Lenin: “Kornilov’la savaşacağız, Kerenski’yi desteklemeyeceğiz”

image_pdf

Aşağıda V. İ. Lenin’in, 30 Ağustos 1917’de Bolşevik Parti Merkez Komite’sine yazdığı mektubu paylaşıyoruz. Bu mektup, Lenin’in sol görünümlü sınıf işbirlikçi hükümetlere ve bu hükümetlerin yüzleştiği askerî darbe tehditlerine karşı önerdiği bağımsız devrimci sınıf politikasının temellerini özetlemektedir. Lenin, darbeci general Kornilov devrimin başkentine doğru harekete geçmişken, darbe girişimi ve Kerenski hükümeti karşısında izlenecek yol üzerine kendi önerilerini bu mektubunda somutlamıştı.

Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi Merkez Komitesi’ne

Olaylar büyük bir devir hızıyla yaşandığı için, bu satırların geç gelmesi muhtemeldir. Bunu 30 Ağustos Çarşamba günü yazıyorum; alıcılar bunu 2 Eylül Cuma’dan önce okumayacaklar ama her şeyle ve bundan dolayı da riske girerek, aşağıdakileri yazmanın görevim olduğunu düşünüyorum:

Kornilov’un isyanı, olayların son derece beklenmedik bir şekilde (biçimde ve zamanda beklenmedik) değiştiğini ve inanılmazca ortaya çıktığını gösteriyor.  Bütün ani dönüşlerde olduğu üzere, bir revizyona ve taktiklerde değişikliğe ihtiyaç duyuyor. Ve herhangi bir revizyonda olduğu gibi, bununla birlikte de ilkelerin eksikliğine kapılmamak için olağanüstü ihtiyatlı olunmalıdır.

Benim görüşüme göre, Geçici Hükümet’i desteklemek için savunuculuğun pozisyonlarına inmek (Volodarski gibi) veya sosyalistlerle blok kurmak (diğer Bolşevikler gibi) ilkelerin eksikliğidir.

Ancak iktidar proletaryaya geçtikten sonra, barış önerisini yaptıktan sonra, bankalarla var olan gizli anlaşmalardan ve bağlardan koptuktan sonra, ancak bunlardan sonra savunmacı olacağız. Ne Riga’nın, ne de Petrograd’ın düşmesi bizi savunmasız yapar. (Bunun Volodarski’ye okunması için dua edin.) O zamana dek, biz savaşın karşısında, proleter devriminin yanında olacağız ve savunmacı olmayacağız.

Şu anda bile Kerenski hükümetini desteklememeliyiz. Bu ilkelerin eksikliğidir. Bize soracaklar: Kornilov’a karşı bir mücadele mümkün değil mi? Tabii ki! Fakat aynı şey değil; bunun bir sınırı var; ve bu sınır bazı Bolşevikleri olaylar tarafından tarif edilen ‘uzlaştırıcı bir konuma’ düşürerek yer değiştiriyor.

Kerenski’nin birliklerinin yaptığı gibi Kornilov’la savaşacağız ve savaşacağız, ama biz Kerenski’yi desteklemiyoruz, biz onun zayıflığını teşhir ettik, işte fark burada. Bu son derece ince bir fark, ancak kimsenin unutmaması gereken bir fark.

Kornilov ayaklanmasından sonra taktiklerimizdeki değişim nedir? Kerenski’ye karşı mücadelemizin şeklini değiştiriyoruz. Onun aleyhine söylediğimiz tek bir kelimeyi kaldırmadan, Kerenski’yi devirme hedefinden feragat etmeden, ona karşı düşmanlığımızı zayıflatmadan diyoruz ki: Şu anki durum dikkate alınmalıdır; Kerenski’yi bir an önce devirmeyeceğiz; şu anda ona karşı mücadele etme göreviyle karşı karşıyayız; yani Kerenski’nin zayıflıklarını ve tereddütlerini Kornilov’la savaşan halka açıklayacağız. Bu daha önce yapıldı, ama şimdi en temel şey haline geldi; değişiklik budur. Daha sonra değişimin sıkılaşacağı yer, Kerenski’ye yapacağımız ‘kısmi talepler’ ismini verdiğimiz ajitasyonumuzu yoğunlaştırmaktır: Milyukov’u tutuklamak, Petrograd işçilerini silahlandırmak, Petrograd’a Kronştat, Viborg ve Helsingfors birliklerini çağırmak, devlet Duma’sını dağıtmak, Rodzianko’yu tutuklamak, buğday ile fabrikaların işçi kontrolünde olması anlamına gelecek olan toprak sahiplerinin topraklarının köylülere verilmesini sağlamak vs., vs. Ve bu talepleri sadece Kerenski’ye sunmamalıyız, Kerenski’den çok Kornilov’a karşı mücadeleye atılmış olan işçilere, askerlere ve köylülere sunmalıyız. Onları mücadeleye çekmeye devam edin, onları kamuya açık bir şekilde Kornilov’un lehine konuşan generalleri ve subayları yok etmek için cesaretlendirin, onları toprakların bir an önce köylülere verilmesi için, Rodzianko ile Milyukov’un tutuklanması için, devlet Duma’sının kapatılması için, Rech ve diğer burjuva gazetelerinin kapatılması için ve bir yargı soruşturması başlatılmasında inisiyatif almaları için acile ettirin. Bu yönde ilerlemek zorunda olanlar, sol kanattır.

Proletaryanın iktidar fethinin hedefinden saptığımızı düşünmek yanlıştır. Hayır. Ona olağanüstü yaklaştık, ancak doğrudan değil, yanından. Ve tam şu anda ajitasyon yapmak bir ihtiyaçtır, tamı tamına Kerenski karşıtı değil ancak aynı zamanda ona da karşıt bir ajitasyon; Kornilov’a karşı canlı, çok canlı, açıkça devrimci bir savaşın verilmesi ajitasyonu…

Vatan savunması, devrimci demokrasinin birleşik cephesi, Geçici Hükümet’in savunulması vs., vs. gibi söylemlere karşı acımasızca savaşmalıyız; onların tam da sadece söylemler olduğunu göstererek. Demeliyiz ki, şu an çalışma zamanı: Siz, beyler, devrimciler ve Menşevikler, bu söylemleri çok uzun zamandır kullanıyorsunuz. Bugün ise eylem vaktidir. Kornilov’a karşı savaş devrimci yoldan verilmelidir, kitleleri uyararak, onları uyandırarak, onları alevlendirerek (ve Kerenski kitlelerden korkmaktadır, halktan korkmaktadır). Almanlarla olan savaşta, şu an harekete geçmeye kesinlikle gerek var: Kesin koşullar temelinde hemen ve mutlak olarak barış önermeliyiz. Eğer bu yapılırsa, hızlı bir barışı veya savaşı devrimci bir savaşa çevirmeyi başarmak mümkün olacaktır. Aksi halde, tüm Menşevikler ve Sosyalistler, emperyalizmin fakirleri olarak kalacaklardır.”