{"id":9,"date":"2019-01-23T13:33:31","date_gmt":"2019-01-23T10:33:31","guid":{"rendered":"http:\/\/94.237.85.66\/?p=9"},"modified":"2019-02-16T02:24:55","modified_gmt":"2019-02-15T23:24:55","slug":"leninist-emperyalizm-teorisi","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/2019\/01\/23\/leninist-emperyalizm-teorisi\/","title":{"rendered":"Leninist emperyalizm teorisi"},"content":{"rendered":"\n<p>Emperyalizm konusu, sol hareket i\u00e7inde her zaman en tart\u0131\u015fmal\u0131 konulardan biri oldu\u011fu gibi, en fazla manip\u00fcle edilen konular\u0131n da belki en ba\u015f\u0131nda gelmektedir. Emperyalizm teorileri ilk kez, 20. y\u00fczy\u0131l\u0131n ilk \u00e7eyre\u011finde, d\u00fcnya kapitalizminde belirginle\u015fen yeni e\u011filimleri (tekeller, finans kapital, d\u00fcnyan\u0131n B\u00fcy\u00fck G\u00fc\u00e7ler taraf\u0131ndan payla\u015f\u0131lmas\u0131 ve emperyalist sava\u015f) a\u00e7\u0131klayabilmek i\u00e7in geli\u015ftirildi ve do\u011fru bir devrimci siyasal stratejinin temellerini atacak bi\u00e7imde, Lenin taraf\u0131ndan en yetkin hale getirildi.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Ne var ki, Lenin&#8217;in \u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fcn ard\u0131ndan, Lenin&#8217;in emperyalizm teorisi ilk olarak Stalinizm taraf\u0131ndan a\u011f\u0131r bir tahrifata u\u011frad\u0131. Lenin&#8217;in emperyalizmi bir d\u00fcnya ekonomisi olarak kavray\u0131\u015f\u0131 ve emperyalizmin y\u0131k\u0131lmas\u0131 i\u00e7in geli\u015ftirdi\u011fi d\u00fcnya devrimi stratejisi terk edilirken, emperyalizm farkl\u0131 ulusal ekonomilerin bir toplam\u0131 olarak ele al\u0131nd\u0131 ve kuram, tek \u00fclkede sosyalizm \u201cteorisi\u201dnin payandas\u0131 yap\u0131lmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131ld\u0131. Bir di\u011fer tahrifat ise, \u0130kinci D\u00fcnya Sava\u015f\u0131&#8217;n\u0131n ard\u0131ndan ortaya \u00e7\u0131kan Neo-Marksizm (\u201cba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131k kuramc\u0131lar\u0131\u201d) taraf\u0131ndan ger\u00e7ekle\u015ftirildi. Neo-Marksistler, ulusal kurtulu\u015f hareketlerinin ve K\u00fcba Devrimi&#8217;nin etkisi alt\u0131nda, emperyalizmi \u00fcretim ili\u015fkileri alan\u0131ndan yola \u00e7\u0131karak tarif etmek yerine, \u00fclkeler aras\u0131 bir ili\u015fki bi\u00e7imi olarak de\u011ferlendirdiler ve emperyalizmi geli\u015fmi\u015f kapitalist \u00fclkelerin azgeli\u015fmi\u015f \u00fclkeleri s\u00f6m\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc tek yanl\u0131 bir yap\u0131ya indirgediler.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>70&#8217;li y\u0131llar\u0131n sonlar\u0131ndan itibaren, 80&#8217;li ve 90&#8217;l\u0131 y\u0131llar, k\u00fcreselle\u015fme ideolojisinin ve neoliberalizmin d\u00fc\u015f\u00fcnsel hayata egemen oldu\u011fu y\u0131llard\u0131. Bu d\u00f6nemde, sol hareketin geni\u015f kesimleri de bu r\u00fczgardan fazlas\u0131yla etkilendi ve emperyalizm s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fc, siyasal literat\u00fcrde silinmeye y\u00fcz tuttu. K\u00fcreselle\u015fme ideologlar\u0131n\u0131n ulusal s\u0131n\u0131rlar\u0131n silinmekte oldu\u011fu, sava\u015flar\u0131n art\u0131k geride kald\u0131\u011f\u0131, s\u0131n\u0131flar m\u00fccadelesinin yerini sivil toplumun geli\u015fimine b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131 tezleri, sol hareket i\u00e7erisinde de az\u0131msanmayacak bir taraftar kitlesi buldu.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>K\u00fcreselle\u015fme ideologlar\u0131n\u0131n en baya\u011f\u0131 tezleri, Antonio Negri ve Michael Hardt&#8217;in 2000 y\u0131l\u0131nda yay\u0131mlanan<em> \u0130mparatorluk <\/em>kitab\u0131nda, rafine bir bi\u00e7im alt\u0131nda Marksist teoriye dahil edilmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131ld\u0131. 2000&#8217;li y\u0131llar, ABD&#8217;nin Afganistan ve Irak i\u015fgalleri ve bu i\u015fgallere kar\u015f\u0131 geli\u015fen direni\u015f hareketleriyle; \u201ck\u00fcreselle\u015fme\u201dnin iddia edildi\u011fi gibi, toplumsal refah\u0131 art\u0131rmad\u0131\u011f\u0131n\u0131n, k\u00fcresel bar\u0131\u015f\u0131 ve adaleti sa\u011flamad\u0131\u011f\u0131n\u0131n giderek daha fazla a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kmas\u0131yla ve teori alan\u0131nda <em>\u0130mparatorluk<\/em>&#8216;un yaratt\u0131\u011f\u0131 yank\u0131 ve k\u0131\u015fk\u0131rtt\u0131\u011f\u0131 tart\u0131\u015fmalarla, emperyalizm kavram\u0131n\u0131n siyasal literat\u00fcrde ve sol hareket i\u00e7erisinde yeniden yayg\u0131nl\u0131k kazand\u0131\u011f\u0131 bir d\u00f6nem oldu.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Bu d\u00f6nemde, David Harvey, Panitch ve Gindin, Ellen M. Wood gibi Marksist teorisyenler, geli\u015ftirdikleri \u201cyeni-emperyalizm\u201d teorileriyle, temel olarak, Lenin&#8217;in emperyalizm teorisini, siyasal boyutunun eksik oldu\u011fu ve kapsaml\u0131 bir devlet kuram\u0131ndan beslenmedi\u011fi i\u00e7in ele\u015ftirirlerken, esas\u0131nda emperyalizmin \u00fczerinde y\u00fckseldi\u011fi ekonomik temelleri pas ge\u00e7iyorlar ve Lenin&#8217;in emperyalizm tahlilinden \u00e7\u0131kan siyasal sonu\u00e7lar\u0131 (devrimci partinin gereklili\u011fi, burjuva devletin i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 taraf\u0131ndan ele ge\u00e7irilmesi ve proletarya diktat\u00f6rl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcn tesisi, d\u00fcnya devriminin zorunlulu\u011fu) da reddediyorlard\u0131.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Devrimci Marksizm ise, Lenin&#8217;in emperyalizm teorisinin \u00f6z\u00fcn\u00fcn buradan \u00e7\u0131kan siyasal g\u00f6revlerin g\u00fcn\u00fcm\u00fczde ge\u00e7erlili\u011fini tamamen korudu\u011funu savunmaya devam etmektedir. Bu yaz\u0131da, Leninist emperyalizm teorisinin temellerini tan\u0131tmaya, bunu yaparken, emperyalizm kuram\u0131n\u0131n do\u011fu\u015funu ve evrimini de aktarmaya \u00e7al\u0131\u015faca\u011f\u0131z.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Emperyalizmin Reformist Teorisyenleri<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Kapitalizmin hen\u00fcz d\u00fcnyan\u0131n k\u00fc\u00e7\u00fck bir k\u0131sm\u0131nda egemen oldu\u011fu bir d\u00f6nemde, kapitalizmin uluslararas\u0131 bir sistem oldu\u011fu ve bunun hangi dinamiklerle i\u015fledi\u011fi, <em>Manifesto<\/em>&#8216;dan <em>Kapital<\/em>&#8216;e Marx taraf\u0131ndan bir\u00e7ok eserinde, ayr\u0131nt\u0131l\u0131 olarak incelenmi\u015fti. \u00d6te yandan Marx, rekabet yasalar\u0131n\u0131 ve kapitalizmin tekelle\u015fme e\u011filimini incelemekle birlikte, ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 d\u00f6nem itibariyle, ne bu \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131 kapsaml\u0131 ve sistemli bir hale getirebilmi\u015f ne de bir emperyalizm teorisi ortaya koyabilmi\u015fti. Bunu \u00f6zellikle Marx&#8217;\u0131n \u00f6l\u00fcm\u00fcnden sonra giderek belirgin hale gelen tekelle\u015fme ve finans kapital olgusunun ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131yla, yirminci y\u00fczy\u0131l teorisyenleri ger\u00e7ekle\u015ftireceklerdi.<\/p>\n\n\n\n<p>Kapsaml\u0131 bir emperyalizm teorisini ise ilk olarak, liberal ve pasifist gelenekten gelen John A. Hobson 1902&#8217;de yay\u0131mlanan (ve Lenin&#8217;in beslendi\u011fi ba\u015fl\u0131ca kaynaklardan biri olan), <em>Imperialism: A Study<\/em> \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131yla ortaya koydu. Hobson \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131nda, kapitalizmin geli\u015fiminde meta ihrac\u0131n\u0131n yerini sermaye ihrac\u0131na b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131, devlet politikalar\u0131n\u0131n belirlenmesinde sermayedarlar\u0131n giderek belirleyici bir rol oynamaya ba\u015flad\u0131\u011f\u0131 ve emperyalizmin Britanya ekonomisinde, politikas\u0131nda, sosyal hayat\u0131nda tehlikeli ve zararl\u0131 etkiler b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131 bir d\u00f6neme girildi\u011fi gibi tespitlerde bulundu. Hobson emperyalizmi, \u201cdevlet i\u00e7inde y\u00f6netimin dizginlerini ele ge\u00e7iren parasal \u00e7\u0131kar\u0131n, i\u00e7 l\u00fcks\u00fc desteklemek ad\u0131na iktisadi s\u00fcl\u00fckleri, zenginliklerini kurutmak ve yabanc\u0131 b\u00fcnyelere yap\u0131\u015ft\u0131rmak \u00fczere yay\u0131lmaya y\u00f6neldi\u011fi asalaksal bir s\u00fcre\u00e7 olarak\u201d g\u00f6r\u00fcyordu.<strong>(1)<\/strong> Hobson&#8217;a g\u00f6re emperyalizm; milliyet\u00e7ilik, insan do\u011fas\u0131, dini co\u015fku ve militarizm gibi fakt\u00f6rlerin yan\u0131 s\u0131ra, kapitalistlerin s\u00fcrekli daha fazla k\u00e2r aray\u0131\u015flar\u0131n\u0131n bir sonucuydu.\u00a0<\/p>\n\n\n\n<p>Hobson&#8217;a g\u00f6re emperyalizmin ekonomik temelinde, on dokuzuncu y\u00fczy\u0131l\u0131n sonunda ortaya \u00e7\u0131kan s\u0131nai g\u00fcc\u00fcn ve servetin h\u0131zl\u0131 ve artan yo\u011funla\u015fmas\u0131 yat\u0131yordu. Bu durum bir yandan sermayenin a\u015f\u0131r\u0131 birikimine neden olurken, bir yandan da ekonomideki dengesizli\u011fi art\u0131r\u0131yor ve i\u00e7 piyasada eksik t\u00fcketim olgusunun meydana gelmesine neden oluyordu. Bu duruma verilebilecek tek yan\u0131t, d\u0131\u015f yat\u0131r\u0131ma y\u00f6nelmekti. \u201cFakat, ayn\u0131 problem her kapitalist \u00fclkede oldu\u011fu s\u00fcrece, bu d\u0131\u015f yat\u0131r\u0131m, ancak kapitalist olmayan \u00fclkeler &#8216;uygarla\u015ft\u0131r\u0131labilirse&#8217;, &#8216;H\u0131ristiyanla\u015ft\u0131r\u0131labilirse&#8217; ve &#8216;kalk\u0131nd\u0131r\u0131labilirse&#8217; -yani bu \u00fclkelerin geleneksel kurumlar\u0131 zorla tahrip edilir ve halk bask\u0131s\u0131yla piyasa kapitalizminin &#8216;g\u00f6r\u00fcnmez elinin egemenli\u011fine sokulursa &#8211; olas\u0131yd\u0131\u201d.<strong>(2)<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Bu ba\u011flamda, Hobson, emperyalizmi me\u015frula\u015ft\u0131rmaya \u00e7al\u0131\u015fan \u201ca\u015fa\u011f\u0131 \u0131rklar\u0131 uygarla\u015ft\u0131rmak\u201d, \u201ckalk\u0131nd\u0131rmak,\u201d \u201cH\u0131ristiyanl\u0131\u011f\u0131 getirmek\u201d gibi s\u00f6ylemleri ele\u015ftiriyor ve bunlar\u0131n emperyalimin ger\u00e7ek g\u00fcd\u00fclerini gizleyen yalanlar oldu\u011funu belirtiyordu. Fakat, Hobson&#8217;a g\u00f6re, emperyalizm kapitalizmin ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz bir a\u015famas\u0131 de\u011fil, reformlarla \u00f6nlenebilecek bir politika tercihiydi. A\u015f\u0131r\u0131 birikim ve eksik t\u00fcketim sorunlar\u0131, gelir da\u011f\u0131l\u0131m\u0131n\u0131n daha adaletli bir \u015fekilde yap\u0131lmas\u0131yla, \u00f6rne\u011fin i\u015f\u00e7i \u00fccretlerinin art\u0131r\u0131lmas\u0131 ve b\u00f6ylece i\u00e7 piyasada talebin canland\u0131r\u0131lmas\u0131, zenginlerden daha fazla vergi al\u0131nmas\u0131 sonucunda yarat\u0131lacak kaynaklarla sosyal politikalar\u0131n geli\u015ftirilmesi gibi \u00f6nlemlerle, emperyalist politikalara ihtiya\u00e7 duyulmadan \u00e7\u00f6z\u00fclebilirdi.<\/p>\n\n\n\n<p>Emperyalizm konusunda yaz\u0131lm\u0131\u015f ilk kapsaml\u0131 Marksist eser ise, Avusturyal\u0131 Marksist Hilferding&#8217;in 1910&#8217;da yay\u0131mlanan <em>Finans Kapital<\/em> kitab\u0131yd\u0131. Kitab\u0131n yaz\u0131l\u0131\u015f amac\u0131, kapitalizmin son evresinin ekonomik niteliklerini bilimsel olarak anlamaya \u00e7al\u0131\u015fmakt\u0131. Sermayenin yo\u011funla\u015fmas\u0131 ve merkezile\u015fmesi Marx&#8217;\u0131n \u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fcn ard\u0131ndan giderek h\u0131zlanm\u0131\u015ft\u0131. Marx&#8217;\u0131n <em>Kapital<\/em>&#8216;de analiz etti\u011fi anonim \u015firketler vas\u0131tas\u0131yla, kapitalizm h\u0131zl\u0131 bir b\u00fcy\u00fcme s\u00fcrecine girmi\u015fti.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Hilferding, rekabet m\u00fccadelesinin \u015firketleri nas\u0131l bir araya getirdi\u011fini; tar\u0131m ve sanayide, pazar\u0131n anar\u015fik yap\u0131s\u0131n\u0131 kontrol edebilmek i\u00e7in \u015firketlerin karteller, tr\u00f6stler ve sendikalar olu\u015fturma s\u00fcre\u00e7lerini inceledi. Rekabetin d\u00fczenlenmesi, tekelci birlikler vas\u0131tas\u0131yla, fiyat anla\u015fmalar\u0131 belirlemek, \u00fcretim kotalar\u0131 koymak ve arz miktar\u0131n\u0131 k\u0131s\u0131tlamak gibi uygulamalarla ger\u00e7ekle\u015fiyordu. B\u00f6ylece kapitalizmin serbest rekabet d\u00f6nemi yerini, temel amac\u0131 ekonomik hakimiyet sa\u011flamak olan tekelci birliklerin egemen oldu\u011fu yeni bir d\u00f6neme b\u0131rak\u0131yordu.<\/p>\n\n\n\n<p>Kapitalizmin bu yeni d\u00f6neminde, Hilferding iki \u00f6nemli olgunun \u00f6nemine i\u015faret etti: finans kapital ve sermaye ihrac\u0131. Hilferding&#8217;e g\u00f6re finans kapital (veya mali sermaye), sermayenin birle\u015fmesini temsil eder. End\u00fcstriyel, ticari ve finansal sermaye olarak ayr\u0131lm\u0131\u015f olan sermaye, banka sermayesinin hakimiyeti alt\u0131nda kayna\u015f\u0131r. Bu d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm s\u00fcreciyle birlikte finans kapital, tekelci sermayenin ana bi\u00e7imi olarak geli\u015fmi\u015f kapitalist toplumun egemen g\u00fcc\u00fc haline gelir. Bu yeni durum \u00e7er\u00e7evesinde, kapitalist devletin ekonomi kar\u015f\u0131s\u0131ndaki konumu da de\u011fi\u015fir ve liberal devletin yerini m\u00fcdahaleci devlet al\u0131r.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Sermaye ihrac\u0131 ise, Britanya kar\u015f\u0131s\u0131nda Alman ve Birle\u015fik Devletler kapitalizminin giderek geli\u015fmesi sonucunda ortaya \u00e7\u0131kan bir etkendir. Almanya&#8217;n\u0131n ve ABD&#8217;nin, Britanya&#8217;n\u0131n end\u00fcstriyel egemenli\u011fine kar\u015f\u0131 g\u00fcmr\u00fck tarifelerini y\u00fckseltmesi ve d\u00fcnyan\u0131n n\u00fcfuz alanlar\u0131na b\u00f6l\u00fcnmesinin ard\u0131ndan g\u00fcmr\u00fck tarifelerinin yayg\u0131nla\u015fmas\u0131yla, meta ihrac\u0131 yerini sermaye ihrac\u0131na b\u0131rakmaya ba\u015flar.<\/p>\n\n\n\n<p>Sermayenin yo\u011funla\u015fmas\u0131n\u0131n ve merkezile\u015fmesinin artmas\u0131 ve tekellerin olu\u015fmas\u0131yla, ulusal ekonomiler aras\u0131ndaki rekabet de giderek artmaktad\u0131r. Sermaye ihrac\u0131n\u0131n genelle\u015fmesiyle, b\u00fcy\u00fck kapitalist g\u00fc\u00e7ler aras\u0131nda n\u00fcfuz alanlar\u0131 ve s\u00f6m\u00fcrgeler i\u00e7in verilen m\u00fccadele \u015fiddetlenir. Kapitalizmin yeni evresinde daha aktif bir s\u00f6m\u00fcrge politikas\u0131na ihtiya\u00e7 duyuluyor, bu da finans kapitalin daha g\u00fc\u00e7l\u00fc ve m\u00fcdahaleci bir devlet talep etmesine neden oluyordu.<\/p>\n\n\n\n<p>Hilferding, eserinde net bir emperyalizm kavram\u0131 vermemi\u015ftir. Fakat denilebilir ki, Hilferding&#8217;e g\u00f6re de emperyalizm, kapitalistlerin uygulamaktan ka\u00e7\u0131namayacaklar\u0131 bir politikad\u0131r. Emperyalizm hem finans kapitalin &#8220;modern korumac\u0131 politikalar\u0131n\u0131&#8221; yans\u0131tan bir ekonomi politikas\u0131d\u0131r hem de, sermaye ihrac\u0131, g\u00fc\u00e7l\u00fc bir devlet ve yay\u0131lmac\u0131 s\u00f6m\u00fcrge politikas\u0131 olgular\u0131yla s\u0131k\u0131 s\u0131k\u0131ya ba\u011fl\u0131d\u0131r. Finans kapitalin diktat\u00f6rl\u00fc\u011f\u00fcne ve emperyalizme kar\u015f\u0131, Hilferding i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n iktidar\u0131 ele ge\u00e7irmesi ve proletarya diktat\u00f6rl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcn kurulmas\u0131n\u0131 savunur. Fakat bu stratejiyi parlamenter demokrasi \u00e7er\u00e7evesine hapsetti\u011fi i\u00e7in, reformist stratejiye ba\u011fl\u0131 kal\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>Bu \u00e7er\u00e7evede de\u011ferlendirilebilecek bir di\u011fer teorisyen, Karl Kautsky&#8217;dir. II. Enternasyonal&#8217;in (1889-1914) en b\u00fcy\u00fck teorik \u00f6nderi Kautsky&#8217;nin siyasi hayat\u0131nda devrimci bir pozisyondan reformizme do\u011fru savrulmas\u0131, emperyalizme y\u00f6nelik tutumunda da etkisini g\u00f6sterir. 1914 y\u0131l\u0131nda yazd\u0131\u011f\u0131 <em>Ultra Emperyalizm<\/em> makalesinde, emperyalizmin bar\u0131\u015f\u00e7\u0131l bir y\u00f6nde de evrilebilece\u011fini iddia eder. Kautsky&#8217;nin analizine g\u00f6re, sermayenin i\u00e7inde ikili bir yap\u0131 ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r. Bunlardan birisi olan sanayi sermayesi, serbest pazar ticaretinden yanayken, ba\u015f\u0131n\u0131 mali sermayenin \u00e7ekti\u011fi kesim, devlet m\u00fcdahalesinden yanad\u0131r, emperyalist politikalar\u0131n ard\u0131nda da bu kesim vard\u0131r. Bu ba\u011flamda, i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 gerici emperyalist g\u00fc\u00e7lere kar\u015f\u0131 sanayi sermayesiyle ittifak kurmal\u0131, bar\u0131\u015f\u00e7\u0131 burjuva g\u00fc\u00e7leri desteklemelidir. B\u00f6ylelikle, \u201csava\u015fa kar\u015f\u0131 bar\u0131\u015f, gericili\u011fe kar\u015f\u0131 demokrasi, s\u00f6m\u00fcrgecili\u011fe kar\u015f\u0131 serbest ticaret temelinde ekonomik geli\u015fme ve i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n durumunda s\u00fcrekli bir iyile\u015fme sa\u011flanacakt\u0131r.\u201d<strong>(3)<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Kautsky&#8217;nin teorisinin bir di\u011fer ay\u0131rt edici y\u00f6n\u00fc, emperyalizmi temelde ileri kapitalist \u00fclkeler ile geri kalm\u0131\u015f \u00fclkeler aras\u0131ndaki bir ili\u015fki olarak ele almas\u0131, onu bir ilhak politikas\u0131 olarak g\u00f6rmesidir. Sanayi kapitalizminin geli\u015fmesiyle, geli\u015fmi\u015f kapitalist devletler giderek daha fazla oranda tar\u0131msal b\u00f6lgeleri ele ge\u00e7irme ihtiyac\u0131 duymaya ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r. Tar\u0131msal b\u00f6lgelerin n\u00fcfuz alanlar\u0131na b\u00f6l\u00fcnmesiyle de, bu b\u00f6lgeler i\u00e7in rekabet, silahlanma yar\u0131\u015f\u0131na ve d\u00fcnya sava\u015f\u0131n\u0131n patlak vermesine neden olmu\u015ftur. Fakat, Kautsky&#8217;e g\u00f6re, sava\u015f\u0131n bitiminin ard\u0131ndan bu silahlanma yar\u0131\u015f\u0131n\u0131n devam\u0131 i\u00e7in bir ekonomik zorunluluk s\u00f6z konusu de\u011fildir. Kapitalistler, kapitalist&nbsp; ekonominin devletler aras\u0131ndaki \u00e7eli\u015fkilerden \u00f6t\u00fcr\u00fc tehdit alt\u0131nda oldu\u011funun fark\u0131na varabilirler. Bu sayede, emperyalizm ultra emperyalizme d\u00f6n\u00fc\u015ferek, b\u00fcy\u00fck emperyalist g\u00fc\u00e7ler aras\u0131ndaki \u00e7at\u0131\u015fma e\u011filimi ortadan kalkabilir, silahlanma yar\u0131\u015f\u0131ndan vazge\u00e7en emperyalistler aras\u0131nda bir devletler federasyonunun olu\u015fumu ger\u00e7ekle\u015febilir.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Luxemburg ve Buharin<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Yukar\u0131da ele al\u0131nan reformist teorisyenlerden farkl\u0131 olarak Rosa Luxemburg ve Nikolay Buharin, emperyalizm kuramlar\u0131n\u0131, devrimci bir siyasal strateji temelinde \u00f6rmeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131lar. Luxembug emperyalizm \u00fczerine temel eserini, 1913 y\u0131l\u0131nda yay\u0131mlanan <em>Sermaye Birikimi <\/em>ile ortaya koydu. Luxemburg&#8217;un emperyalizm \u00fczerine \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131, II. Enternasyonal i\u00e7erisindeki reformist ve revizyonist e\u011filimlere kar\u015f\u0131 giri\u015fti\u011fi m\u00fccadele \u00fczerinden temellendi. Luxemburg, emperyalizmin kapitalizmin zorunlu bir a\u015famas\u0131 oldu\u011funu g\u00f6stermek ve b\u00f6ylelikle, II. Enternasyonal i\u00e7erisindeki emperyalizm yanl\u0131s\u0131 e\u011filimlerin, Marksizm&#8217;den koptu\u011funu kan\u0131tlamak istiyordu.<\/p>\n\n\n\n<p>Luxemburg emperyalizmi, kapitalist \u00fcretimin genel hareket yasalar\u0131ndan, \u00f6zellikle sermaye birikimi yasalar\u0131ndan yola \u00e7\u0131karak a\u00e7\u0131klamaya giri\u015fmi\u015ftir. Luxemburg&#8217;a g\u00f6re, Marx&#8217;\u0131n<em> Kapital<\/em>&#8216;inin ikinci cildindeki yeniden \u00fcretim tahlili hatal\u0131d\u0131r. Bunun nedeni, Marx&#8217;\u0131n yeniden \u00fcretim \u015femalar\u0131na, d\u0131\u015f ticaret unsurunu dahil etmemesidir. Oysa sermaye birikimi s\u00fcrecinde, kapitalizmin tarihi boyunca d\u0131\u015f ticaretin belirleyici bir yeri olmu\u015ftur. Bunun temelinde, belirli bir \u00fclke s\u0131n\u0131rlar\u0131 i\u00e7erisinde \u00fcretilen mallar\u0131n, yaln\u0131zca o \u00fclke s\u0131n\u0131rlar\u0131 dahilinde t\u00fcketilemeyece\u011fi ger\u00e7e\u011fi yatmaktad\u0131r. Bu durumda, kapitalist alan\u0131n d\u0131\u015f\u0131ndan bir ek talebe ihtiya\u00e7 duyulmaktad\u0131r. Bu ek talep \u00f6ncelikle, ba\u011f\u0131ms\u0131z k\u00fc\u00e7\u00fck \u00fcreticilerin kapitalist \u00fcretim d\u00fcnyas\u0131na ta\u015f\u0131nmas\u0131yla sa\u011flan\u0131r. Fakat kapitalizmin geli\u015fimi s\u00fcrecinde, bu potansiyel kaynaklar t\u00fckenir. Bu noktada, kapitalizm \u00f6ncesi \u00fcretim ili\u015fkilerinin hakim oldu\u011fu b\u00f6lgelere y\u00f6nelik emperyalist yay\u0131lma, kapitalizmin ya\u015famas\u0131 i\u00e7in bir zorunluluk haline gelir.<\/p>\n\n\n\n<p>Ne var ki, bu \u00e7\u00f6z\u00fcm de kal\u0131c\u0131 de\u011fildir. Emperyalizmin b\u00fct\u00fcn d\u00fcnyaya yay\u0131lmas\u0131yla, kapitalizm \u00f6ncesi ili\u015fkilerin d\u00fcnyan\u0131n geri kalan\u0131nda da \u00e7\u00f6z\u00fclmesi, pazar sorununu yeniden g\u00fcndeme getirecek ve bu kez sermaye tarihsel s\u0131n\u0131rlar\u0131na ula\u015facakt\u0131r. Emperyalizmin ortadan kald\u0131r\u0131lmas\u0131 ise, yaln\u0131zca d\u00fcnya proleter devrimiyle m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr.<\/p>\n\n\n\n<p>Luxemburg&#8217;un emperyalizm teorisinin ay\u0131rt edici y\u00f6n\u00fc, \u201ceksik t\u00fcketim\u201d olgusuna vurgu yapmas\u0131 ve Marx&#8217;\u0131n kapitalizmin geli\u015fme s\u00fcrecini tasvir etmek i\u00e7in kulland\u0131\u011f\u0131 \u201cilkel birikim\u201d kavram\u0131n\u0131n, emperyalizmin d\u00f6neminde de ge\u00e7erli oldu\u011funu ileri s\u00fcrmesidir.<strong>(4)<\/strong> Bir di\u011fer y\u00f6n ise Luxemburg&#8217;un, militarizm ve emperyalizm olgular\u0131n\u0131 birlikte inceleyen ilk teorisyen olmas\u0131d\u0131r. Luxemburg kapitalizmin yay\u0131lma s\u00fcrecinde militarizmin temel rol\u00fcn\u00fc vurgulad\u0131\u011f\u0131 gibi, militarizmin kapitalizmin kronik talep a\u00e7\u0131kl\u0131\u011f\u0131n\u0131 dengelemek i\u00e7in kullan\u0131lan bir ara\u00e7 haline geldi\u011fini ileri s\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fcr.<\/p>\n\n\n\n<p>Buharin emperyalizm \u00fczerine temel g\u00f6r\u00fc\u015flerini, 1915 y\u0131l\u0131nda kaleme ald\u0131\u011f\u0131 <em>Emperyalizm ve D\u00fcnya Ekonomisi<\/em> eserinde dile getirmi\u015ftir. Buharin&#8217;in emperyalizm teorisi temel olarak Hilferding&#8217;in tahlilleri \u00fczerinden y\u00fckselmekle birlikte, Buharin&#8217;in ba\u015fl\u0131ca katk\u0131s\u0131, Hilferding&#8217;in tahlillerini sistematize etmesi ve devrimci bir temele oturtmas\u0131yd\u0131. Buharin&#8217;e g\u00f6re, 20. y\u00fczy\u0131l kapitalizminin belirleyici \u00f6zelli\u011fi, birle\u015fik bir d\u00fcnya ekonomisinin olu\u015fmas\u0131yd\u0131. \u00dcretici g\u00fc\u00e7lerin h\u0131zl\u0131 geli\u015fimi yani, bilimin \u00fcretime uygulanmas\u0131 sonucunda ta\u015f\u0131mac\u0131l\u0131k ve ileti\u015fimdeki devasa geli\u015fmelerle, ticaretin ve i\u015fg\u00fcc\u00fcn\u00fcn dola\u015f\u0131m\u0131 ve sermaye uluslararas\u0131 bir nitelik kazanm\u0131\u015f, bu etkenlerin sonucunda da bile\u015fik bir d\u00fcnya ekonomisi do\u011fmu\u015ftur. Bu d\u00f6nemde, kapitalizmin do\u011fas\u0131nda niteliksel d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmler ya\u015fanm\u0131\u015f -sermayenin yo\u011funla\u015fmas\u0131 ve merkezile\u015fmesi, tekelle\u015fme, sermaye ihrac\u0131n\u0131n \u00f6n plana \u00e7\u0131kmas\u0131, devletin ekonomiye artan oranda m\u00fcdahil olmas\u0131- ve rekabet\u00e7i kapitalizm d\u00f6neminden tekelci kapitalizm d\u00f6nemine ge\u00e7ilmi\u015ftir.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Buharin, Hilferding&#8217;i takip ederek, bankalar\u0131n ekonomide belirleyici bir \u00f6nem kazand\u0131\u011f\u0131n\u0131, finans kapitalin ulusal ekonomilerde merkezi bir konuma geldi\u011fini vurgular. Bu durum tekelle\u015fmenin b\u00fcy\u00fcmesini ve tekellerin de giderek devletle kayna\u015fmas\u0131yla, tekelci devlet kapitalizminin olu\u015fumuna neden olur. B\u00f6ylelikle, ulusal ekonomiler i\u00e7erisinde rekabet s\u00f6n\u00fcmlenir ve &#8220;\u00f6rg\u00fctl\u00fc bir kapitalizm&#8221; yap\u0131s\u0131 ortaya \u00e7\u0131kar. Buna kar\u015f\u0131n, rekabet uluslararas\u0131 arenaya ta\u015f\u0131n\u0131r ve ulusal tekeller aras\u0131ndaki rekabet giderek \u015fiddetlenir ve bu ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz bir bi\u00e7imde emperyalist sava\u015flara neden olur. D\u00fcnya Sava\u015f\u0131, tam da bu geli\u015fmelerin bir sonucudur. Buharin bu nedenle, Kautsky&#8217;nin ultra emperyalizm teorisine, yani emperyalist politikalar\u0131n bir zorunluluk de\u011fil kapitalistlerin bir politika tercihi oldu\u011fu ve \u00f6n\u00fcm\u00fczdeki d\u00f6nemde rekabetin t\u00fcm d\u00fcnyada ortadan kalkmas\u0131yla kapitalizmin bar\u0131\u015f\u00e7\u0131l bir evresine girilebilece\u011fi iddias\u0131na \u015fiddetle muhalefet eder. Finans kapitalin emperyalist politikalar\u0131n\u0131n ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz ve reforme edilemez oldu\u011funu \u00f6ne s\u00fcren Buharin, tek \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fcn d\u00fcnya \u00f6l\u00e7e\u011finde finans kapitalin diktat\u00f6rl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcn y\u0131k\u0131larak yerine proletarya diktat\u00f6rl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcn ge\u00e7irilmesi oldu\u011funu savunur.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Lenin: Devrimler ve Kar\u015f\u0131devrimler \u00c7a\u011f\u0131 Olarak Emperyalizm<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Yukar\u0131da aktar\u0131lanlardan g\u00f6r\u00fclece\u011fi \u00fczere, Lenin&#8217;in emperyalizm teorisinin \u00f6nemi, \u00f6zg\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcnden kaynaklanmamakta fakat, Hobson&#8217;dan Buharin&#8217;e teorileri devrimci bir temelde sentezlemesinden, emperyalizmin kapitalizmin en y\u00fcksek a\u015famas\u0131 ve bir sava\u015flar, krizler ve devrimler \u00e7a\u011f\u0131 oldu\u011fu tespitinden ve buradan devrimci bir siyasal strateji \u00e7\u0131karabilmi\u015f olmas\u0131ndan gelmektedir. 1916 y\u0131l\u0131nda yay\u0131mlanan <em>Emperyalizm: Kapitalizmin En Y\u00fcksek A\u015famas\u0131<\/em> eseriyle Lenin&#8217;in temel amac\u0131, emperyalizmin kapsaml\u0131 bir teorisini ortaya koymaktan ziyade (kitab\u0131n b\u00f6yle bir niyeti olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 vurgulamak i\u00e7in Lenin kitaba \u201cpop\u00fcler bir \u00f6zet\u201d alt ba\u015fl\u0131\u011f\u0131n\u0131 koymu\u015ftu), D\u00fcnya Sava\u015f\u0131&#8217;n\u0131n nedenlerini ve emperyalist niteli\u011fini a\u00e7\u0131klayabilmek, Kautsky&#8217;nin ultra emperyalizm teorisini \u00e7\u00fcr\u00fctmek, \u0130kinci Enternasyonal&#8217;in \u00e7\u00f6k\u00fc\u015f\u00fcne a\u00e7\u0131kl\u0131k getirebilmekti.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Lenin tahliline \u00fcretimin giderek b\u00fcy\u00fck i\u015fletmeler i\u00e7inde yo\u011funla\u015ft\u0131\u011f\u0131 tespitiyle ba\u015flar. Alman ve Amerikan \u015firketlerinin b\u00fcy\u00fcme oranlar\u0131na ili\u015fkin verdi\u011fi istatistiklerin ard\u0131ndan Lenin, yo\u011funla\u015fman\u0131n belirli bir a\u015famada tekelleri do\u011furdu\u011funu belirtir. Lenin&#8217;e g\u00f6re, rekabetin tekele d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fc, \u00e7a\u011fda\u015f kapitalizmin ba\u015fl\u0131ca \u00f6zelliklerinden biridir. Farkl\u0131 sekt\u00f6rlerde faaliyet g\u00f6steren i\u015fletmelerin ortak bir \u015firket alt\u0131nda &#8220;birle\u015fmesi&#8221;, modern kapitalizmin bir di\u011fer \u00f6nemli \u00f6zelli\u011fidir. Yo\u011funla\u015fma ve birle\u015fme e\u011filimleri sonucunda, \u00e7e\u015fitli sekt\u00f6rlerde faaliyet g\u00f6steren b\u00fcy\u00fck i\u015fletmeler, yeni dev \u015firketler kurmak i\u00e7in biraraya gelmektedir. Bu dev \u015firketler ise, say\u0131lar\u0131 bir d\u00fczineyi a\u015fmayan bankalar taraf\u0131ndan desteklenmekte ve y\u00f6netilmektedir. Fakat Lenin&#8217;e g\u00f6re, \u00fcretim s\u00fcrecini \u00f6rg\u00fctleyen ve toplumsalla\u015ft\u0131ran tekelle\u015fme s\u00fcreci, kapitalizmin kaotik yap\u0131s\u0131n\u0131 ortadan kald\u0131rmamaktad\u0131r. \u201cTam tersine, belirli sanayi dallar\u0131nda yarat\u0131lan tekel, kapitalist \u00fcretimin <em>b\u00fct\u00fcn\u00fcnde<\/em> zaten var olan anar\u015fiyi daha da art\u0131r\u0131r ve \u015fiddetlendirir.\u201d<strong>(5)<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Yo\u011funla\u015fma ve tekelle\u015fme s\u00fcreci, bankalar\u0131n de\u011fi\u015fen rolleriyle do\u011frudan ili\u015fkilidir. Lenin&#8217;e g\u00f6re, kapitalizmin kapitalist emperyalizme d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fcnde bankalar \u00e7arp\u0131c\u0131 bir rol oynam\u0131\u015ft\u0131r. <em>\u201cBankalar geli\u015ftik\u00e7e ve az say\u0131da kurum halinde yo\u011funla\u015ft\u0131k\u00e7a, m\u00fctevazi arac\u0131lar olmaktan \u00e7\u0131k\u0131p, b\u00fct\u00fcn kapitalistlerin ve k\u00fc\u00e7\u00fck i\u015fadamlar\u0131n\u0131n elindeki hemen hemen b\u00fct\u00fcn para-sermayeyi ve ayr\u0131ca belli bir \u00fclkenin ya da birka\u00e7 \u00fclkenin hammadde kaynaklar\u0131yla \u00fcretim ara\u00e7lar\u0131n\u0131n \u00e7o\u011funu elinin alt\u0131nda bulunduran muazzam tekeller haline gelirler.\u201d<\/em><strong>(6)<\/strong> B\u00f6ylelikle bankalar, sermaye yo\u011funla\u015fmas\u0131n\u0131 ve tekel olu\u015fumunu muazzam derecede g\u00fc\u00e7lendirmekte ve h\u0131zland\u0131rmaktad\u0131r. Yirminci y\u00fczy\u0131l, eski kapitalizmin yeni kapitalizme, genel olarak sermayenin mali sermayenin egemenli\u011fine d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fc bir d\u00f6n\u00fcm noktas\u0131d\u0131r.\u00a0<\/p>\n\n\n\n<p>Hilferding mali sermayeyi (finans kapital) \u201cbankalar\u0131n emrinde olan ama sanayicilerin kulland\u0131\u011f\u0131 sermaye\u201d olarak tan\u0131mlam\u0131\u015ft\u0131. Lenin&#8217;e g\u00f6re bu tan\u0131m do\u011fru olmakla birlikte eksiktir \u00e7\u00fcnk\u00fc, tekelin mali sermayenin olu\u015fumundaki belirleyici rol\u00fcn\u00fc atlamaktad\u0131r. <em>\u201c\u00dcretimin yo\u011funla\u015fmas\u0131, bunun sonucu olarak tekellerin ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131, sanayi ile bankalar\u0131n kayna\u015fmas\u0131 ya da i\u00e7 i\u00e7e girmesi, i\u015fte mali sermayenin olu\u015fum tarihi ve kavram\u0131n \u00f6z\u00fc budur.\u201d<\/em><strong>(7)<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Mali sermayenin en \u00fcst kesimini olu\u015fturan k\u00fc\u00e7\u00fck bir az\u0131nl\u0131k, holding sistemi, hisse senetleri ve devlet tahvilleri arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla, devasa bir etki kazan\u0131r. Bu kesim, mali oligar\u015fidir. D\u0131\u015f bor\u00e7 mekanizmas\u0131yla k\u00e2r oranlar\u0131n\u0131 muazzam boyutlarda art\u0131ran mali oligar\u015fi, \u00fcretim s\u00fcrecinden kendisini ay\u0131rarak, para sermayeden elde etti\u011fi gelirle ya\u015fayan bir rantiye kesimi halini al\u0131r. Mali oligar\u015finin \u00fcretim s\u00fcrecinden kopu\u015fu, \u00e7a\u011f\u0131m\u0131z kapitalizminin bir ba\u015fka tipik \u00f6zelli\u011fidir.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Tekelci kapitalizmin bir di\u011fer ay\u0131rt edici y\u00f6n\u00fc, meta ihrac\u0131n\u0131n \u00f6nde gelen konumunu sermaye ihrac\u0131n\u0131n almas\u0131d\u0131r. Geli\u015fmi\u015f kapitalist \u00fclkelerde tekelci birliklerin ekonominin kontrol\u00fcn\u00fc ele ge\u00e7irmesiyle, bu \u00fclkelerde muazzam bir &#8220;sermaye fazlas\u0131&#8221; olu\u015fur. Sermaye fazlas\u0131, sermaye ihrac\u0131 yoluyla, k\u00e2rlar\u0131n genellikle y\u00fcksek oldu\u011fu geri kalm\u0131\u015f \u00fclkelere do\u011fru akar. Geri \u00fclkelerin d\u00fcnya kapitalist ili\u015fkiler a\u011f\u0131na \u00e7ekilmi\u015f olmas\u0131, bu \u00fclkelere sermaye ihrac\u0131n\u0131 m\u00fcmk\u00fcn k\u0131lar. Birka\u00e7 \u00fclkede kapitalizmin &#8220;a\u015f\u0131r\u0131 olgunla\u015fmas\u0131&#8221; ve sermayenin &#8220;k\u00e2rl\u0131&#8221; yat\u0131r\u0131m alan\u0131 bulamamas\u0131, sermaye ihrac\u0131n\u0131n temel itici g\u00fcc\u00fcd\u00fcr. &nbsp; \u0130ngiltere, Fransa, Almanya gibi emperyalist \u00fclkelerin yabanc\u0131 \u00fclkelere yapt\u0131klar\u0131 yat\u0131r\u0131mdan elde ettikleri devasa gelirler, d\u00fcnya \u00fclkeleri ve uluslar\u0131n\u0131n \u00e7o\u011funun emperyalist bask\u0131 ve s\u00f6m\u00fcr\u00fc alt\u0131na girmesi i\u00e7in sa\u011flam bir temel olu\u015fturmaktad\u0131r.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Tekelci kapitalist birliklerin yurti\u00e7i pazar\u0131 kendi aralar\u0131nda payla\u015fmalar\u0131n\u0131n ve kendi \u00fclkelerinin sanayi \u00fcretiminin kontrol\u00fcn\u00fc ellerine ge\u00e7irmelerinin ard\u0131ndan, s\u0131ra d\u00fcnya pazar\u0131n\u0131n payla\u015f\u0131m\u0131na gelmi\u015ftir. Sermaye ihrac\u0131n\u0131n artmas\u0131 ve b\u00fcy\u00fck tekelci birliklerin yabanc\u0131 \u00fclkelerle ve s\u00f6m\u00fcrgelerle ili\u015fkilerinin ve &#8220;n\u00fcfuz alanlar\u0131n\u0131n&#8221; geni\u015flemesiyle, tekelci birlikler uluslararas\u0131 anla\u015fmalar yapmaya ve uluslararas\u0131 karteller kurmaya y\u00f6nelmi\u015flerdir.<\/p>\n\n\n\n<p>Lenin, Almanya ve ABD elektrik end\u00fcstrisinden, deniz ticaretinden, \u00e7elik end\u00fcstrisinden, vb. verdi\u011fi \u00f6rneklerle d\u00fcnya pazar\u0131n\u0131n tr\u00f6stler taraf\u0131ndan nas\u0131l payla\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 ortaya koyar. Y\u00fczy\u0131l\u0131n ba\u015f\u0131nda Almanya&#8217;da elektrik end\u00fcstrisi yedi veya sekiz \u015firketten olu\u015fmaktad\u0131r. Bu say\u0131 1912 y\u0131l\u0131nda ikiye d\u00fc\u015fm\u00fc\u015f ve bu iki \u015firket \u00fclke pazar\u0131n\u0131 kendi aralar\u0131nda payla\u015fm\u0131\u015flard\u0131r. Bu iki \u015firketten biri olan A.E.G., ondan fazla \u00fclkede faaliyet g\u00f6steren devasa bir tekele d\u00f6n\u00fc\u015fm\u00fc\u015ft\u00fcr. Benzer durum ABD&#8217;de de ya\u015fanm\u0131\u015f, sekt\u00f6rde faaliyet g\u00f6steren \u015firketler General Electric \u015firketinin \u015femsiyesi alt\u0131nda birle\u015fmi\u015flerdir. Alman ve Amerikan tekelleri 1907&#8217;de aralar\u0131nda anla\u015fma yaparak, d\u00fcnya pazar\u0131n\u0131 kendi aralar\u0131nda b\u00f6l\u00fc\u015fm\u00fc\u015flerdir. B\u00f6ylece aralar\u0131ndaki rekabete son vermi\u015fler ve geli\u015fecek potansiyel rakipleri de engelleme kabiliyeti kazanm\u0131\u015flard\u0131r. Fakat d\u00fcnyan\u0131n iki g\u00fc\u00e7l\u00fc tr\u00f6st aras\u0131nda bu \u015fekilde payla\u015f\u0131lm\u0131\u015f olmas\u0131ndan Lenin, Kautsky gibi, uluslararas\u0131 kartellerin aralar\u0131nda yapacaklar\u0131 anla\u015fmalar sayesinde kapitalizmin bar\u0131\u015f\u00e7\u0131l bir \u015fekilde geli\u015febilece\u011fi sonucunu \u00e7\u0131karmaz. Bu durum, \u201cgeli\u015fmenin e\u015fitsizli\u011fi, sava\u015flar, iflaslar gibi sebeplerle g\u00fc\u00e7ler dengesi bozuldu\u011fu takdirde <em>yeni bir payla\u015f\u0131ma<\/em> daha gidilmeyece\u011fi anlam\u0131na gelmez.\u201d<strong>(8)<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>D\u00fcnya ekonomisinin dev tekeller aras\u0131nda payla\u015f\u0131lmas\u0131na, d\u00fcnyan\u0131n b\u00fcy\u00fck devletler taraf\u0131ndan payla\u015f\u0131lmas\u0131 e\u015flik etmektedir. 20. y\u00fczy\u0131l\u0131n ba\u015f\u0131nda, d\u00fcnyan\u0131n tamam\u0131 s\u00f6m\u00fcrgeci g\u00fc\u00e7ler taraf\u0131ndan payla\u015f\u0131lm\u0131\u015f durumdad\u0131r. Fakat d\u00fcnyan\u0131n payla\u015f\u0131m\u0131 tamamlanm\u0131\u015fken, yeniden payla\u015f\u0131m s\u00fcreci sonlanm\u0131\u015f de\u011fildir. 19. y\u00fczy\u0131l\u0131n son d\u00f6neminin ba\u015fl\u0131ca \u00f6zelli\u011fi, d\u00fcnyan\u0131n payla\u015f\u0131m m\u00fccadelesinin yo\u011funla\u015fmas\u0131d\u0131r. Kapitalizmin tekelci a\u015famas\u0131na ge\u00e7i\u015fiyle d\u00fcnyan\u0131n payla\u015f\u0131lmas\u0131 i\u00e7in y\u00fcr\u00fct\u00fclen m\u00fccadelenin \u015fiddetlenmesi, birbirine tamam\u0131yla ba\u011fl\u0131 iki olgudur.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>S\u00f6m\u00fcrgecilik ve emperyalizm, kapitalizmden \u00f6nce de vard\u0131. Fakat, bu iki siyasetin \u00fczerinde y\u00fckseldi\u011fi sosyo-ekonomik temelleri atlayarak s\u00f6m\u00fcrgecilik ve emperyalizm \u00fczerine yap\u0131lacak genellemeler, sorunun \u00f6z\u00fcn\u00fc ka\u00e7\u0131rmak anlam\u0131na gelmektedir. <em>\u201cZira, kapitalizmin \u00f6nceki a\u015famalar\u0131nda bile kapitalist s\u00f6m\u00fcrge siyaseti, mali sermayenin s\u00f6m\u00fcrge siyasetinden \u00f6z\u00fcnde farkl\u0131d\u0131r.\u201d<\/em><strong>(9)<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Tekeller, hammade kaynaklar\u0131na ula\u015f\u0131m\u0131 garanti alt\u0131na almak i\u00e7in, h\u00fck\u00fcmetlerinin s\u00f6m\u00fcrgeci politikalar\u0131n\u0131n en \u00f6nde gelen destek\u00e7ileriydiler. Tekellere yaln\u0131zca s\u00f6m\u00fcrgelere sahip olmalar\u0131, hammadde kaynaklar\u0131na ula\u015f\u0131mda oldu\u011fu kadar, devlet deste\u011fi sayesinde, rakiplerinin bu kaynaklara ula\u015f\u0131m\u0131n\u0131 engellemede tam bir g\u00fcvence sa\u011flamaktayd\u0131.<\/p>\n\n\n\n<p>Lenin, emperyalist devletler ve d\u00fcnyan\u0131n b\u00fcy\u00fck bir kesimini kaplayan s\u00f6m\u00fcrgelerin d\u0131\u015f\u0131nda, \u0130ran, Osmanl\u0131 Devleti ve \u00c7in gibi birer &#8220;ge\u00e7i\u015f bi\u00e7imine&#8221; \u00f6rnek olarak verdi\u011fi yar\u0131s\u00f6m\u00fcrge \u00fclkelerden bahseder. Lenin&#8217;e g\u00f6re bu \u00fclkeler bir &#8220;ara a\u015famay\u0131&#8221; olu\u015fturmaktad\u0131r ve gelecek d\u00f6nemde bu yar\u0131ba\u011f\u0131ml\u0131 \u00fclkeleri ele ge\u00e7irmek i\u00e7in verilen m\u00fccadele k\u0131z\u0131\u015facakt\u0131r. Lenin ayn\u0131 zamanda, yar\u0131s\u00f6m\u00fcrge \u00fclkeler d\u0131\u015f\u0131nda, mali ve diplomatik a\u00e7\u0131dan ba\u011f\u0131ml\u0131 \u00fclke bi\u00e7imleri olarak Arjantin ve Portekiz&#8217;i eler al\u0131r. Arjantin, siyasal a\u00e7\u0131dan \u015feklen ba\u011f\u0131ms\u0131z bir \u00fclke olmas\u0131na kar\u015f\u0131n, \u0130ngiliz mali sermayesinin bu \u00fclkeye d\u00f6n\u00fck yat\u0131r\u0131mlar\u0131n\u0131n ula\u015ft\u0131\u011f\u0131 boyut \u00f6yle bir noktaya varm\u0131\u015ft\u0131r ki, \u0130ngiliz mali sermayesinin <em>\u201cArjantin burjuvazisiyle ve bu \u00fclkenin b\u00fct\u00fcn ekonomik ve siyasal hayat\u0131n\u0131 y\u00f6neten \u00e7evrelerle ne sa\u011flam ili\u015fkiler kurdu\u011funu tahayy\u00fcl etmek zor de\u011fildir.\u201d<\/em><strong>(10)<\/strong> Mali ve diplomatik ba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131\u011f\u0131n benzer bir \u00f6rne\u011fi Portekiz i\u00e7in de ge\u00e7erlidir. Portekiz ba\u011f\u0131ms\u0131z, egemen ve s\u00f6m\u00fcrgelere sahip bir devlettir. Ne var ki, di\u011fer g\u00fc\u00e7l\u00fc devletler kar\u015f\u0131s\u0131nda ayakta kalabilmek, s\u00f6m\u00fcrgelerini koruyabilmek i\u00e7in \u0130ngiliz himayesi alt\u0131na girmi\u015ftir. Bunun kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131nda Portekiz, \u0130ngiltere&#8217;ye ticari imtiyazlar, Portekiz&#8217;e ve s\u00f6m\u00fcrgelerine meta ve sermaye ihrac\u0131nda \u00e7e\u015fitli ayr\u0131cal\u0131klar tan\u0131m\u0131\u015ft\u0131r. Kapitalist emperyalizm \u00e7a\u011f\u0131nda ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz bir \u015fekilde b\u00fct\u00fcn \u00fclkeler, \u201cd\u00fcnyan\u0131n payla\u015f\u0131lmas\u0131n\u0131 \u00f6rg\u00fctleyen ili\u015fkiler a\u011f\u0131\u201dn\u0131n bir par\u00e7as\u0131, \u201cd\u00fcnya mali sermaye i\u015flemleri zincirinin\u201d birer halkas\u0131 haline gelmektedir.\u00a0<\/p>\n\n\n\n<p>\u00c7izdi\u011fi bu \u00e7er\u00e7evenin ard\u0131ndan Lenin, k\u0131sa tan\u0131mlar\u0131n,<em> \u201ctemel nitelikleri \u00f6zetlemesi bak\u0131m\u0131ndan yararl\u0131 olsa da, tan\u0131mlanacak olgunun \u00f6zellikle \u00f6nem arz eden baz\u0131 \u00e7izgilerini d\u0131\u015far\u0131da b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131n\u0131\u201d<\/em> ve <em>\u201cgenel olarak b\u00fct\u00fcn tan\u0131mlar\u0131n tam geli\u015fme s\u00fcrecindeki bir olgunun b\u00fct\u00fcn ba\u011flant\u0131lar\u0131n\u0131 hi\u00e7bir zaman kavrayamayacak olmas\u0131ndan \u00f6t\u00fcr\u00fc sahip oldu\u011fu ko\u015fullu ve g\u00f6reli de\u011feri\u201d<\/em> oldu\u011funu vurgulayarak emperyalizmin be\u015f temel \u00f6zelli\u011fini kapsayan bir tan\u0131m yapar:<\/p>\n\n\n\n<p><em>1) \u00fcretimde ve sermayede g\u00f6r\u00fclen yo\u011funla\u015fma \u00f6yle y\u00fcksek bir geli\u015fme derecesine ula\u015fm\u0131\u015ft\u0131r ki, ekonomik ya\u015famda kesin rol oynayan tekelleri yaratm\u0131\u015ft\u0131r; 2) banka sermayesi sanayi sermayesiyle i\u00e7 i\u00e7e ge\u00e7mi\u015ftir ve bu &#8220;mali sermaye&#8221; temeli \u00fczerinde bir mali oligar\u015fi ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r; 3) meta ihrac\u0131ndan ayr\u0131 olarak, sermaye ihrac\u0131 ola\u011fan\u00fcst\u00fc bir \u00f6nem kazanm\u0131\u015ft\u0131r; 4) d\u00fcnyay\u0131 aralar\u0131nda payla\u015fan uluslararas\u0131 tekelci kapitalist birlikler kurulmu\u015ftur; 5) en b\u00fcy\u00fck kapitalist g\u00fc\u00e7lerce d\u00fcnyan\u0131n toprak bak\u0131m\u0131ndan payla\u015f\u0131m\u0131 tamamlanm\u0131\u015ft\u0131r. Emperyalizm, tekellerin ve mali sermayenin egemenli\u011finin ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131; sermaye ihrac\u0131n\u0131n birinci planda \u00f6nem kazand\u0131\u011f\u0131; d\u00fcnyan\u0131n uluslararas\u0131 tr\u00f6stler aras\u0131nda b\u00f6l\u00fc\u015f\u00fcm\u00fcn\u00fcn ba\u015flam\u0131\u015f oldu\u011fu ve d\u00fcnyadaki b\u00fct\u00fcn topraklar\u0131n en b\u00fcy\u00fck kapitalist \u00fclkeler aras\u0131nda b\u00f6l\u00fc\u015f\u00fcm\u00fcn\u00fcn tamamlanm\u0131\u015f bulundu\u011fu bir geli\u015fme a\u015famas\u0131na ula\u015fm\u0131\u015f kapitalizmdir.<\/em><strong>(11)<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Lenin, in\u015fa etti\u011fi bu temel \u00fczerinden Kautsky ile sert bir polemi\u011fe girer. D\u00fcnya Sava\u015f\u0131&#8217;n\u0131n ba\u015flad\u0131\u011f\u0131 ve halklar\u0131n birbirlerini bo\u011fazlad\u0131\u011f\u0131 bir d\u00f6nemde, emperyalizmin ultra emperyalizme evrilmesiyle bar\u0131\u015f\u00e7\u0131l bir kapitalizmin geli\u015febilece\u011fi hayalleri yayan Kautsky&#8217;e kar\u015f\u0131 Lenin, emperyalist devletler aras\u0131 yeniden payla\u015f\u0131m ve hegemonya m\u00fccadelesinin rekabeti ve \u00e7eli\u015fkileri \u015fiddetlendirdi\u011fini, bu m\u00fccadelenin kapitalist d\u00fczende sava\u015ftan ba\u015fka bir y\u00f6ntemle \u00e7\u00f6z\u00fclemeyece\u011fini vurgular. D\u00fcnya Sava\u015f\u0131&#8217;n\u0131n arka plan\u0131nda da i\u015fte bu ger\u00e7ek yatmaktad\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>\u00d6te yandan, emperyalist devletlerin s\u00f6m\u00fcrgelerden elde ettikleri &#8220;a\u015f\u0131r\u0131&#8221; k\u00e2rlar, i\u015f\u00e7i hareketi \u00fczerinde belirleyici sonu\u00e7lar yaratm\u0131\u015ft\u0131r. S\u00f6m\u00fcrgelerden elde edilen y\u00fcksek tekel k\u00e2rlar\u0131, proletaryan\u0131n \u00fcst katmanlar\u0131na r\u00fc\u015fvet vermeyi ekonomik a\u00e7\u0131dan m\u00fcmk\u00fcn hale getirmi\u015ftir ve bu sayede ekonomik ayr\u0131cal\u0131klara sahip bir az\u0131nl\u0131k olarak i\u015f\u00e7i aristokrasisi do\u011fmu\u015ftur. \u0130\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 i\u00e7erisinde emperyalist politikalar\u0131n destekleyicisi ve II. Enternasyonal partileri i\u00e7inde geli\u015fen ve giderek hakim hale gelen oport\u00fcnizmin sosyal temeli, i\u015f\u00e7i aristokrasisidir. Emperyalizmin i\u015f\u00e7i hareketini b\u00f6lme, onlar aras\u0131nda oport\u00fcnizmi g\u00fc\u00e7lendirme, i\u015f\u00e7i hareketinde ge\u00e7ici bir \u00e7\u00fcr\u00fctme yaratma e\u011filimi, Lenin&#8217;den \u00e7ok \u00f6nce Engels taraf\u0131ndan, \u0130ngiltere i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131na d\u00f6n\u00fck g\u00f6zlemlerinde tespit edilmi\u015fti. Fakat Lenin&#8217;in d\u00f6neminde, \u0130ngiltere&#8217;ye \u00f6zg\u00fc olan bu durum, emperyalist \u00fclkelerin t\u00fcm\u00fcne yay\u0131lm\u0131\u015f ve II. Enternasyonal partilerinin <em>\u201csosyal \u015fovenizm bi\u00e7imi alt\u0131nda burjuva siyasetiyle tamamen kayna\u015fmas\u0131n\u0131n\u201d<\/em> ve D\u00fcnya Sava\u015f\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131nda iflas ederek, kendi burjuvazilerinin saf\u0131nda yer almas\u0131n\u0131n ba\u015fl\u0131ca nedeni olmu\u015ftur.<\/p>\n\n\n\n<p>Lenin&#8217;in yukar\u0131da aktard\u0131\u011f\u0131m\u0131z emperyalizm tan\u0131m\u0131, emperyalizmin kapitalizmin neden \u00f6zel bir a\u015famas\u0131 oldu\u011funa doyurucu bir yan\u0131t getirmektedir. Fakat emperyalizmin kapitalizmin neden son, \u201cen y\u00fcksek a\u015famas\u0131\u201d oldu\u011fu sorusu hen\u00fcz ortadad\u0131r. Kitab\u0131n\u0131n son b\u00f6l\u00fcm\u00fcnde, Lenin bu konuya a\u00e7\u0131kl\u0131k getirir.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><em>B\u00fcy\u00fck bir i\u015fletme dev boyutlara ula\u015f\u0131p, farkl\u0131 verilerin tam hesab\u0131n\u0131 yaparak on milyonlarca insan i\u00e7in  gerekli b\u00fct\u00fcn hammaddenin \u00fc\u00e7te ikisini ya da d\u00f6rtte \u00fc\u00e7\u00fcn\u00fc belli bir plana g\u00f6re tedarik edebilecek \u015fekilde  \u00f6rg\u00fctledi\u011fi zaman; hammaddeler sistemli ve \u00f6rg\u00fctl\u00fc bir bi\u00e7imde bazen birbirinden binlerce, on binlerce kilometre uzakl\u0131ktaki en uygun \u00fcretim yerlerine ula\u015ft\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131 zaman; \u00e7e\u015fitli mamul mal dizilerinin  yap\u0131m\u0131na kadar malzemenin birbirini izleyen i\u015flenme evreleri tek bir merkez taraf\u0131ndan y\u00f6netildi\u011fi zaman; bu \u00fcr\u00fcnler, tek bir  plan i\u00e7inde, on milyonlarca, y\u00fcz milyonlarca t\u00fcketiciye da\u011f\u0131t\u0131ld\u0131\u011f\u0131 zaman (mesela, Amerikan petrol tr\u00f6st\u00fcn\u00fcn Amerika ve Almanya&#8217;daki petrol sat\u0131\u015f\u0131), i\u015fte o zaman, art\u0131k bellidir\u00a0 ki, yaln\u0131zca salt &#8216;i\u00e7 i\u00e7e&#8217; ge\u00e7i\u015ften de\u011fil, \u00fcretimin toplumsalla\u015fmas\u0131n\u0131n kar\u015f\u0131s\u0131nday\u0131z; \u00f6zel ekonomik ili\u015fkiler ile \u00f6zel m\u00fclkiyet ili\u015fkilerinin, art\u0131k i\u00e7indekilere uymayan bir kabuk olu\u015fturdu\u011fundan, par\u00e7alanmas\u0131 yapay olarak geciktirildi\u011fi takdirde bu kabu\u011fun kesinkes \u00e7\u00fcr\u00fcyece\u011finden, bu kabuk belki\u00a0 epey uzunca bir s\u00fcre bu \u00e7\u00fcr\u00fcme durumunda kalabilirse de (tabii e\u011fer en k\u00f6t\u00fc ihtimal ger\u00e7ekle\u015fir ve\u00a0 oport\u00fcnist \u00e7\u0131ban\u0131n iyile\u015fmesi uzun bir zaman al\u0131rsa), sonu\u00e7ta bu kabu\u011fun kesinlikle par\u00e7alanaca\u011f\u0131ndan\u00a0 bahsedebilece\u011fimiz a\u00e7\u0131k hale gelir.<\/em><strong>(12)<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Bankalar\u0131n ve tekelci kapitalist birliklerin ekonominin \u00f6rg\u00fctlenmesinde ula\u015ft\u0131\u011f\u0131 konum, d\u00fcnya ekonomisinin merkezi bir plan \u00e7er\u00e7evesinde \u00f6rg\u00fctlenmesini nesnel olarak m\u00fcmk\u00fcn k\u0131larken, \u00fcretimin toplumsalla\u015fmas\u0131 ile ulusal s\u0131n\u0131rlar ve \u00fcretim ara\u00e7lar\u0131 \u00fczerindeki \u00f6zel m\u00fclkiyet aras\u0131ndaki \u00e7eli\u015fki, \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerin geli\u015fimi \u00fczerinde mutlak bir engel haline gelmi\u015ftir. \u0130nsanl\u0131\u011fa sava\u015flar, krizler ve felaketlerden ba\u015fka bir \u015fey sunmayan emperyalizm, yani \u201ccan \u00e7eki\u015fen kapitalizm\u201d \u00e7a\u011f\u0131nda, d\u00fcnya proleter devriminin ve sosyalizmin \u00f6n ko\u015fullar\u0131 tamamen olgun hale gelmi\u015ftir. Bunun i\u00e7in i\u015f\u00e7i hareketinin reformizm, \u015fovenizm ve oport\u00fcnizmden kopmas\u0131, d\u00fcnya devrimi i\u00e7in m\u00fccadele edecek yeni bir devrimci Enternasyonal&#8217;i in\u015fa etmesi gerekir.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Teorinin G\u00fcncelli\u011fi<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Lenin <em>Emperyalizm<\/em> kitab\u0131n\u0131n yay\u0131mlanmas\u0131ndan bu yana yakla\u015f\u0131k y\u00fczy\u0131l geride kald\u0131. B\u00fct\u00fcn bu d\u00f6nemde, kapitalist emperyalizmin yap\u0131s\u0131nda ve i\u015fleyi\u015finde ku\u015fkusuz \u00f6nemli de\u011fi\u015fimler meydana geldi. \u00d6rne\u011fin, d\u00f6nemin s\u00f6m\u00fcrge imparatorluklar\u0131 zaman i\u00e7inde \u00e7\u00f6kt\u00fc ve o d\u00f6nemde d\u00fcnyan\u0131n neredeyse be\u015fte d\u00f6rd\u00fcn\u00fc olu\u015fturan s\u00f6m\u00fcrgeler, \u015feklen siyasi ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131klar\u0131n\u0131 elde ettiler. Ya da, Lenin&#8217;in \u00f6ng\u00f6r\u00fcs\u00fcn\u00fcn aksine borsalar, \u00f6nemleri azalmak bir yana, d\u00fcnya ekonomisinin i\u015fleyi\u015finde belirleyici etmenlerden biri haline geldiler.<strong>(13) <\/strong>\u00d6rnekler \u00e7o\u011falt\u0131labilir, fakat, Lenin&#8217;in emperyalizm teorisini olu\u015fturan temeller bug\u00fcn, eskisinden de ge\u00e7erli ve g\u00fcncel bir halde. \u00dcretimin yo\u011funla\u015fmas\u0131 ve merkezile\u015fmesi, bankalar\u0131n ve tekellerin ula\u015ft\u0131\u011f\u0131 konum, sermaye ihracat\u0131n\u0131n vard\u0131\u011f\u0131 boyutlar, y\u00fczy\u0131l \u00f6ncesine k\u0131yasla ak\u0131l almaz seviyelere ula\u015ft\u0131. <em>Financial Times<\/em>&#8216;\u0131n haz\u0131rlad\u0131\u011f\u0131 tabloya g\u00f6re, d\u00fcnyan\u0131n en b\u00fcy\u00fck 500 \u00e7okuluslu \u015firketinin 2011 y\u0131l\u0131ndaki toplam net geliri 43,290 trilyon dolard\u0131<strong>(14)<\/strong> (2011 y\u0131l\u0131 d\u00fcnya milli geliri -GSYH- ise 69,9 trilyon dolard\u0131). Ayn\u0131 y\u0131l, k\u00fcresel \u00f6l\u00e7ekte do\u011frudan yabanc\u0131 sermaye yat\u0131r\u0131mlar\u0131 toplam\u0131 1,5 trilyon dolar\u0131 bulmu\u015ftu&#8230;<\/p>\n\n\n\n<p>\u00d6te yandan, Lenin&#8217;in \u201csiyasi gericilik \u00e7a\u011f\u0131\u201d, \u201c\u00e7\u00fcr\u00fcyen\u201d ve \u201ccan \u00e7eki\u015fen kapitalizm\u201d olarak tan\u0131mlad\u0131\u011f\u0131 emperyalizm, bug\u00fcn halen ayaktad\u0131r. Bu durum, Lenin&#8217;in tahlillerinin a\u015f\u0131r\u0131 abart\u0131l\u0131 oldu\u011fu, kapitalizmin ekonomik geli\u015fme olanaklar\u0131n\u0131 hen\u00fcz t\u00fcm\u00fcyle yitirmedi\u011fi, kapitalizmin emperyalizm \u00e7a\u011f\u0131nda da \u00fcretici g\u00fc\u00e7leri geli\u015ftirdi\u011fi, ilerici niteli\u011fini s\u00fcrd\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc anlam\u0131na m\u0131 gelmektedir? Bu sorunun yan\u0131t\u0131 ekonomi alan\u0131nda de\u011fil, politikada aranmal\u0131d\u0131r. Lenin devrim sorununa, hi\u00e7bir zaman, II. Enternasyonal \u00f6nderleri gibi, ekonomik determinist bir bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131yla yakla\u015fmad\u0131. Yani kapitalizmin ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz bir \u015fekilde y\u0131k\u0131laca\u011f\u0131, sosyalizmin de adeta otomatik olarak kapitalizmin y\u0131k\u0131lmas\u0131n\u0131 takiben ger\u00e7ekle\u015fece\u011fi, sosyalist partilerin g\u00f6revinin ise, bu s\u00fcreci h\u0131zland\u0131rmaktan ibaret oldu\u011fu tezini reddetti. Lenin&#8217;e g\u00f6re, e\u011fer i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n partisi, devrimci bir program temelinde kitleleri \u00f6rg\u00fctleyemez ve devrimci bir kriz an\u0131nda iktidar\u0131 ele ge\u00e7irmek i\u00e7in gerekli haz\u0131rl\u0131klar\u0131 yapmazsa, kapitalizmin y\u0131k\u0131lmas\u0131ndan ve sosyalizmden bahsetmek, \u015farlatanl\u0131ktan ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildi. Ekim Devrimi&#8217;nin Bol\u015fevik Parti \u00f6nderli\u011finde zafere ula\u015fmas\u0131 ve d\u00fcnya devrimine \u00f6nderlik etmek \u00fczere Kom\u00fcnist Enternasyonal&#8217;in kurulmas\u0131, Lenin&#8217;in \u00f6znellik ve nesnellik diyalekti\u011fini m\u00fckemmel bir \u015fekilde kavrayan devrim ve parti anlay\u0131\u015f\u0131 sayesinde m\u00fcmk\u00fcn olmu\u015ftu.<\/p>\n\n\n\n<p>Lenin&#8217;e g\u00f6re, Ekim Devrimi&#8217;nin alametifarikas\u0131, Avrupa devriminin k\u0131v\u0131lc\u0131m\u0131n\u0131 \u00e7akacak olmas\u0131ndayd\u0131. Ne var ki, Avrupa&#8217;da Ekim Devrimi&#8217;nin ard\u0131ndan y\u00fckselen ilk devrimci dalgan\u0131n yenilgiye u\u011framas\u0131 ve devrimin geri bir kapitalist \u00fclkede yal\u0131t\u0131lmas\u0131, devrimin Stalinizm \u00f6nderli\u011finde b\u00fcrokratik deformasyona u\u011framas\u0131yla sonu\u00e7land\u0131. Bol\u015fevik Parti&#8217;nin ve Kom\u00fcnist Enternasyonal&#8217;in \u00f6nderli\u011fini ele ge\u00e7iren Stalinist b\u00fcrokrasi, tek \u00fclkede sosyalizm \u201cteorisi\u201d \u00e7er\u00e7evesinde d\u00fcnya devrimi stratejisini tasfiye etti ve 1943 y\u0131l\u0131nda da Kom\u00fcnist Enternasyonal&#8217;in kap\u0131s\u0131na kilit vurdu. Bol\u015fevik Parti ve Kom\u00fcnist Enternasyonal i\u00e7inde b\u00fcrokratik deformasyona ve tek \u00fclkede sosyalizm \u201cteorisi\u201dne kar\u015f\u0131 m\u00fccadele eden ve daha sonra D\u00f6rd\u00fcnc\u00fc Enternasyonal&#8217;i kuran devrimci Marksist kadrolar\u0131n ise neredeyse tamam\u0131, Stalinizm ve Nazizm taraf\u0131ndan katledilecekti. \u0130kinci D\u00fcnya Sava\u015f\u0131&#8217;nin biti\u015fiyle, D\u00f6rd\u00fcnc\u00fc Enternasyonal&#8217;i yeniden in\u015fa etmeye \u00e7al\u0131\u015fan zay\u0131f ve deneyimsiz \u00f6nderli\u011fin, yeni geli\u015fen kitle hareketlerinin b\u00fcrokratik ve k\u00fc\u00e7\u00fck burjuva \u00f6nderliklerine uyarlanmac\u0131 bir \u00e7izgi izlemesi, D\u00f6rd\u00fcnc\u00fc Enternasyonal&#8217;in bir kitle Enternasyonali haline gelebilmesi f\u0131rsatlar\u0131n\u0131n da de\u011ferlendirilememesine neden oldu. B\u00f6ylece 20. y\u00fczy\u0131l, proletaryan\u0131n devrimci \u00f6nderlik sorununun, kronik bir krize d\u00f6n\u00fc\u015fmesiyle sonland\u0131.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Geride b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131m\u0131z y\u00fczy\u0131l, Lenin&#8217;in \u201csava\u015flar, devrimler ve krizler \u00e7a\u011f\u0131\u201d analizini, Rosa Luxemburg&#8217;un insanl\u0131\u011f\u0131n \u201cya sosyalizm, ya barbarl\u0131k\u201d ikilemiyle kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya oldu\u011fu tespitini t\u00fcm\u00fcyle do\u011frulad\u0131. \u00c7a\u011f\u0131m\u0131zda, kapitalist \u00fcretim ili\u015fkileri ve ulusal s\u0131n\u0131rlar, \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerin geli\u015fimi \u00f6n\u00fcnde mutlak bir engel haline gelmi\u015f; teknolojik ve bilimsel geli\u015fmeler kitlelerin ya\u015fam d\u00fczeyini y\u00fckseltmeye de\u011fil, \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerin iki \u00f6nemli bile\u015feninin, insan\u0131n ve do\u011fan\u0131n tahribat\u0131na hizmet etmi\u015ftir. Fa\u015fizmin ve d\u00fcnya sava\u015flar\u0131n\u0131n d\u00fcnya sava\u015flar\u0131n\u0131n neden oldu\u011fu y\u0131k\u0131mlar, sefaletin ve i\u015fsizli\u011fin yayg\u0131nla\u015fmas\u0131, salg\u0131n hastal\u0131klar, b\u00f6lgesel sava\u015flar, soyk\u0131r\u0131mlar, \u00e7evre felaketleri&#8230; kapitalist emperyalizmin b\u00fct\u00fcn bu d\u00f6nemde insanl\u0131\u011fa \u00f6detti\u011fi faturalar olmu\u015ftur. \u00d6te yandan, kapitalizmin neden oldu\u011fu y\u0131k\u0131mlara i\u015f\u00e7iler, ezilen ve s\u00f6m\u00fcr\u00fclen kitleler aral\u0131ks\u0131z bir m\u00fccadele y\u00fcr\u00fctm\u00fc\u015ft\u00fcr. 2008&#8217;de patlak veren d\u00fcnya ekonomik krizi ve ard\u0131ndan Kuzey Afrika ve Ortado\u011fu&#8217;da geli\u015fen devrimci s\u00fcre\u00e7, Avrupa&#8217;da kemer s\u0131kma politikalar\u0131na ger\u00e7ekle\u015fen kitlesel seferberlikler ve Latin Amerika&#8217;da yeniden ve bu kez \u201cpop\u00fclist-ulusalc\u0131\u201d h\u00fck\u00fcmetlere kar\u015f\u0131 yayg\u0131nla\u015fan i\u015f\u00e7i ve halk hareketleri, yeni bir devrimci dalgan\u0131n filizlenmekte oldu\u011funu g\u00f6steriyor. \u0130nsanl\u0131\u011f\u0131n ve gezegenin kaderi, bu m\u00fccadelelerin kapitalizmin y\u0131k\u0131lmas\u0131 ve d\u00fcnya devrimi do\u011frultusunda ilerleyebilmesine ba\u011fl\u0131 olarak \u015fekillenecek.\u00a0<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Dipnotlar:<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p><strong>1.)<\/strong> HOBSON, John,<em> Imperialism: A Study<\/em>, University of Michigan Press, 1965, s. 367 akt.: HUNT, E. K., \u0130ktisadi D\u00fc\u015f\u00fcnceler Tarihi, Ankara, Dost Kitabevi, 2005, s. 439.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>2.)<\/strong> A.g.e., s. 444.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>3.)<\/strong> Sosyalizm ve Toplumsal M\u00fccadeleler Ansiklopedisi, \u0130stanbul, \u0130leti\u015fim Yay\u0131nlar\u0131, Cilt 2, s. 437.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>4.)<\/strong> Luxemburg Marx&#8217;\u0131n yeniden \u00fcretim \u015femalar\u0131n\u0131 yanl\u0131\u015f bir bi\u00e7imde tahlil etti\u011fi gibi, \u201ceksik t\u00fcketim\u201d teorisinden beslenerek geli\u015ftirdi\u011fi kriz teorisi, klasik Marksist kriz teorisiyle \u00e7eli\u015fmektedir. Bu konuda ayr\u0131nt\u0131l\u0131 bilgi i\u00e7in bkz. Jacques Valier, Emperyalizm \u00dczerine, \u0130stanbul, K\u00f6z Yay\u0131nlar\u0131, 1977.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>5.)<\/strong> Lenin, Vladimir \u0130., <em>Emperyalizm: Kapitalizmin En Y\u00fcksek A\u015famas\u0131<\/em>, \u0130stanbul, 2009, Agora Kitapl\u0131\u011f\u0131, s. 19.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>6.)<\/strong> A.g.e., s. 22.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>7.)<\/strong> A.g.e., s. 44.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>8.)<\/strong> A.g.e., s. 73.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>9.)<\/strong> A.g.e., s. 87.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>10.)<\/strong> A.g.e., s. 92.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>11.)<\/strong> A.g.e., s. 96.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>12.)<\/strong> A.g.e., s. 141-2.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>13.)<\/strong> Lenin&#8217;in borsalara d\u00f6n\u00fck analizi i\u00e7in bkz., A.g.e., s. 32-34.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>14.)<\/strong> Bkz. http:\/\/im.ft-static.com\/content\/images\/a81f853e-ca80-11e1-89f8-00144feabdc0.pdf\u00a0<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Emperyalizm konusu, sol hareket i\u00e7inde her zaman en tart\u0131\u015fmal\u0131 konulardan biri oldu\u011fu gibi, en fazla manip\u00fcle edilen konular\u0131n da belki en ba\u015f\u0131nda gelmektedir. Emperyalizm teorileri ilk kez, 20. y\u00fczy\u0131l\u0131n ilk \u00e7eyre\u011finde, d\u00fcnya kapitalizminde belirginle\u015fen yeni e\u011filimleri (tekeller, finans kapital, d\u00fcnyan\u0131n B\u00fcy\u00fck G\u00fc\u00e7ler taraf\u0131ndan payla\u015f\u0131lmas\u0131 ve emperyalist sava\u015f) a\u00e7\u0131klayabilmek i\u00e7in geli\u015ftirildi ve do\u011fru bir devrimci siyasal [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":2,"featured_media":10,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_exactmetrics_skip_tracking":false,"_exactmetrics_sitenote_active":false,"_exactmetrics_sitenote_note":"","_exactmetrics_sitenote_category":0,"footnotes":""},"categories":[634],"tags":[21,20,22],"class_list":["post-9","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-emperyalizm","tag-emperyalizm","tag-leninist","tag-teorisi"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/9","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/2"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=9"}],"version-history":[{"count":2,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/9\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":47,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/9\/revisions\/47"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media\/10"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=9"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=9"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=9"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}