{"id":86,"date":"2019-02-16T01:40:02","date_gmt":"2019-02-15T22:40:02","guid":{"rendered":"http:\/\/94.237.85.66\/?p=86"},"modified":"2019-02-16T01:40:03","modified_gmt":"2019-02-15T22:40:03","slug":"ucuncu-cephe-uzerine","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/2019\/02\/16\/ucuncu-cephe-uzerine\/","title":{"rendered":"\u201c\u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc Cephe\u201d \u00fczerine"},"content":{"rendered":"\n<p>Toplumsal ve politik kutupla\u015fman\u0131n \u015fiddetlendi\u011fi zamanlarda genellikle radikal solda, \u00f6zellikle de kendini Tro\u00e7kist olarak adland\u0131ran kimi \u00e7evrelerde derhal bir \u201c\u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc cephe\u201d s\u00f6ylemi olu\u015fmakta.<\/p>\n\n\n\n<p>Bu tip kutupla\u015fmalar\u0131n genellikle g\u00fc\u00e7lerin ve m\u00fccadelelerin farkl\u0131 iki kutbun \u00e7evresinde yo\u011funla\u015fmas\u0131 bi\u00e7iminde ger\u00e7ekle\u015fti\u011fi dikkate al\u0131nacak olursa, radikal solun \u201c\u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc\u201d kutup ya da cephe bi\u00e7iminde bir slogan ileri s\u00fcrmesi, onun iki kutbu da s\u0131n\u0131fsal ya da politik i\u00e7eri\u011fi bak\u0131m\u0131ndan onaylamad\u0131\u011f\u0131na i\u015faret eder. Bu tepki anlaml\u0131, hatta sa\u011fl\u0131kl\u0131 olarak alg\u0131lanabilir, zira son tahlilde \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc cephe \u00e7a\u011fr\u0131s\u0131n\u0131 yapanlar proleter devrimci programlar\u0131n\u0131, as\u0131l kutuplar\u0131 olu\u015fturan emperyalist, burjuva ya da k\u00fc\u00e7\u00fck burjuva parti ve ak\u0131mlar\u0131nkiyle kar\u0131\u015ft\u0131rmak istemiyorlard\u0131r. \u201cNe Milo\u00e7evi\u00e7, ne NATO\u201d, \u201cNe ABD, ne Saddam\u201d, \u201cNe \u0130slamc\u0131l\u0131k, ne Kemalizm\u201d, \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc cephecili\u011fin son d\u00f6nemlerdeki \u015fiarlar\u0131ndan baz\u0131lar\u0131n\u0131 olu\u015fturmu\u015ftur. Kuramsal d\u00fczlemde devrimci duyarl\u0131\u011fa kar\u015f\u0131l\u0131k geliyor g\u00f6z\u00fckmekle birlikte, bu t\u00fcr bir \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc cepheci politikan\u0131n somut politik kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131n olup olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 biraz daha ayr\u0131nt\u0131l\u0131 incelemekte yarar var.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Sava\u015f s\u0131ras\u0131nda cepheler<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Elektromanyetizm d\u00fcnyas\u0131nda ikiden \u00e7ok z\u0131t kutuplu etkile\u015fim alanlar\u0131 yarat\u0131labilir mi bilemiyoruz, ama sosyal ve siyasal m\u00fccadeleler alan\u0131nda \u00f6zellikle derin kriz ve sava\u015f anlar\u0131nda kitleler temel olarak iki cepheye ayr\u0131l\u0131r. Tarihte \u00fc\u00e7 ordunun ayn\u0131 anda birbiriyle kap\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 sava\u015flara herhalde pek rastlanmam\u0131\u015ft\u0131r, varsa bile \u00e7ok ender olmal\u0131 ki sava\u015f stratejisi \u00f6\u011fretilerine al\u0131nmayacak denli istisnai kabul edilmi\u015f. Bununla birlikte sava\u015fan taraflardan birinin (ya da her ikisinin birden) saflar\u0131nda da\u011f\u0131lmalara, cephe gerisinde isyanlara, hatta saf de\u011fi\u015ftirip kar\u015f\u0131 kampa kat\u0131lmalara s\u0131k\u00e7a rastlanm\u0131\u015ft\u0131r. Sava\u015f\u0131n \u00fclke i\u00e7inde devrimci ayaklanmalara ve devrimlere yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 da g\u00f6r\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. Gene de, bu kopu\u015f ve da\u011f\u0131lmalar aralar\u0131ndaki \u00e7arp\u0131\u015fmay\u0131 s\u00fcrd\u00fcren taraflardan her ikisine birden kar\u015f\u0131 sava\u015fmaya ba\u015flayan bir \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc cephenin olu\u015fmas\u0131na yol a\u00e7mam\u0131\u015ft\u0131r. \u00d6rne\u011fin son d\u00f6nemde Filistin\u2019de FK\u00d6 ile Hamas\u2019\u0131n \u00e7at\u0131\u015fmas\u0131, Hamas\u2019\u0131n bir \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc cephe yaratmas\u0131yla sonu\u00e7lanmam\u0131\u015f, cepheler aras\u0131nda ittifak de\u011fi\u015fikliklerine (FK\u00d6-\u0130srail yak\u0131nla\u015fmas\u0131) ve Gazze\u2019de cephe \u00f6nderli\u011finin de\u011fi\u015fmesine yol a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>Sava\u015f\u0131n ne denli derin devrimci kopu\u015flara yol a\u00e7abilece\u011finin en iyi \u00f6rne\u011fi Rus devrimidir. Birinci D\u00fcnya Sava\u015f\u0131 s\u0131ras\u0131nda Almanya ve Rusya uzun ve kanl\u0131 bir bo\u011fazla\u015fmaya giri\u015ftiklerinde Rus devrimcilerinin (Bol\u015fevikler) politikas\u0131 sava\u015f\u0131n emperyalist niteli\u011fi gere\u011fi \u201cbozgunculuk\u201d, yani silahlar\u0131n kar\u015f\u0131 cephedeki proleter karde\u015flerine de\u011fil \u201ci\u00e7erdeki d\u00fc\u015fmana\u201d, kendi \u00fclkelerindeki emperyalist h\u00fck\u00fcmete \u00e7evrilmesi olmu\u015ftu. Dolay\u0131s\u0131yla, emperyalist Alman ve Rus ordular\u0131na kar\u015f\u0131 bir \u201c\u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc cephe\u201d \u00e7a\u011fr\u0131s\u0131 yap\u0131p her ikisine kar\u015f\u0131 birden bir sava\u015fa giri\u015fmek yerine, Rus birlikleri (Tro\u00e7ki\u2019nin deyi\u015fiyle \u201c\u00fczerine asker \u00fcniformas\u0131 ge\u00e7irilmi\u015f i\u015f\u00e7iler ve yoksul k\u00f6yl\u00fcler\u201d) i\u00e7inde bozguncu propaganda ve ajitasyon yapm\u0131\u015flar, ve sonu\u00e7ta asker Sovyetlerinin kurulmas\u0131n\u0131 sa\u011flayarak \u015eubat devriminin ger\u00e7ekle\u015fmesine katk\u0131da bulunmu\u015flar, ard\u0131ndan da Ekim devrimine \u00f6nderlik etmi\u015flerdi.<\/p>\n\n\n\n<p>Emperyalist sald\u0131rganl\u0131\u011f\u0131n yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 sava\u015flarda ise Tro\u00e7kistlerin politikas\u0131, bu kez de bir \u201c\u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc cephe\u201d a\u00e7mak de\u011fil, ama o an\u0131n en \u00f6nemli d\u00fc\u015fman\u0131 olan emperyalizme kar\u015f\u0131 m\u00fccadeledir. Bu tip sava\u015flar\u0131n en son \u00f6rneklerinden biri ABD emperyalizminin Irak\u2019a kar\u015f\u0131 giri\u015fti\u011fi i\u015fgaldir. B\u00f6ylesi bir sava\u015fta devrimci Marksistler, sald\u0131r\u0131ya u\u011frayan s\u00f6m\u00fcrge ya da yar\u0131-s\u00f6m\u00fcrge \u00fclkeyi rejiminin niteli\u011finden ba\u011f\u0131ms\u0131z olarak emperyalist sald\u0131rganl\u0131\u011fa kar\u015f\u0131 desteklerler. Oysa pek \u00e7ok sol ak\u0131m, hatta kendini Tro\u00e7kist olarak adland\u0131ran \u00e7evre Saddam rejiminin fa\u015fizan niteli\u011fini gerek\u00e7e g\u00f6stererek \u201cne ABD emperyalizmi, ne Saddam\u201d diyerek bir \u201c\u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc cephe\u201d \u00e7a\u011fr\u0131s\u0131nda bulunmu\u015flar, ama bu t\u00fcr bir cephenin ya\u015fama ge\u00e7irilmesinin olanaks\u0131zl\u0131\u011f\u0131 nedeniyle sonu\u00e7ta emperyalizme teslim olmu\u015flar, ABD\u2019nin Irak\u2019ta olu\u015fturdu\u011fu kukla rejim i\u00e7inde ya da \u00e7evresinde yer alm\u0131\u015flard\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>Pekiyi, devrimci Tro\u00e7kistlerin bu politikas\u0131 emperyalizme kar\u015f\u0131 gerici rejimlerle ayn\u0131 cephe i\u00e7inde yer almak gerekti\u011fi anlam\u0131na m\u0131 gelir? Kesinlikle hay\u0131r. Bizim politikam\u0131z her zaman \u201cs\u0131n\u0131f ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131\u011f\u0131\u201dd\u0131r. Bu, ne bir \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc cephe a\u00e7\u0131p hem emperyalizme hem de bask\u0131c\u0131 rejime kar\u015f\u0131 ayn\u0131 anda sava\u015fmak, ne de rejimin ordusu i\u00e7inde erimek ya da onunla ayn\u0131 \u201ccephe\u201d i\u00e7inde yer almak anlam\u0131na gelir. S\u0131n\u0131f ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131\u011f\u0131n\u0131 temel alan strateji, proletaryan\u0131n ve yoksul kitlelerin kendi ba\u011f\u0131ms\u0131z \u00f6rg\u00fctlenmelerini, olanakl\u0131ysa kendi milislerini kurmalar\u0131n\u0131 sa\u011flamalar\u0131 esas\u0131na dayan\u0131r. Ku\u015fkusuz emperyalizme kar\u015f\u0131 m\u00fccadelede, farkl\u0131 s\u0131n\u0131f nitelikli g\u00fc\u00e7lerle, hatta rejimin birlikleriyle g\u00fc\u00e7 birlikleri, askeri anla\u015fmalar yapmak olanakl\u0131d\u0131r, hatta sava\u015f gere\u011fi bu \u00e7o\u011fu kez zorunlu olabilir, ancak bu asla devrimci partinin in\u015fas\u0131 ve proletaryan\u0131n ba\u011f\u0131ms\u0131z \u00f6rg\u00fctlenmesinden vazge\u00e7ilmesi anlam\u0131na gelmez. Bu politikan\u0131n en \u00f6nemli savunucular\u0131ndan biri, 1926\u2019da \u00c7in halk\u0131n\u0131n Japon emperyalizme kar\u015f\u0131 verdi\u011fi m\u00fccadele s\u0131ras\u0131nda Tro\u00e7ki olmu\u015ftur. Stalinist b\u00fcrokrasinin \u00c7in kom\u00fcnistlerini, \u201ci\u015f\u00e7ilerin ve k\u00f6yl\u00fclerin demokratik diktat\u00f6rl\u00fc\u011f\u00fc\u201d olarak kabul etti\u011fi Komintang\u2019a kay\u0131ts\u0131z ko\u015fulsuz kat\u0131lmaya zorlad\u0131\u011f\u0131 bir d\u00f6nemde Tro\u00e7ki \u00c7KP\u2019yi Japon emperyalizmine kar\u015f\u0131 ba\u011f\u0131ms\u0131z proleter temelde ve s\u00fcrekli devrim ekseninde m\u00fccadele etmeye \u00e7a\u011f\u0131rm\u0131\u015ft\u0131r. Tro\u00e7ki\u2019nin bu \u00e7a\u011fr\u0131s\u0131, Japon emperyalizmine ve Komintang\u2019a kar\u015f\u0131 bir \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc cephe a\u00e7\u0131lmas\u0131 de\u011fil, \u00c7in kom\u00fcnistlerinin as\u0131l d\u00fc\u015fman olan Japon emperyalizmine kar\u015f\u0131 m\u00fccadeleyi (askeri ve politik) ba\u011f\u0131ms\u0131z proleter temelde s\u00fcrd\u00fcrmeleri talebidir.<\/p>\n\n\n\n<p>Emperyalist sald\u0131r\u0131 d\u00f6nemlerinde devrimci politikan\u0131n eksenini emperyalizme kar\u015f\u0131 m\u00fccadelenin olu\u015fturmas\u0131, devrimci Marksizm\u2019in herhangi bir t\u00fcr \u201cyurtsever\u201d ya da \u201culusalc\u0131\u201d kavray\u0131\u015f\u0131ndan kaynaklanmaz. Bu politikan\u0131n temelinde yatan anlay\u0131\u015f, emperyalist sald\u0131r\u0131 ve i\u015fgalin, o \u00fclkedeki i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n ve yoksul halk\u0131n enerjisini t\u00fcketmeye, onlar\u0131n ba\u011f\u0131ms\u0131z \u00f6rg\u00fctlenmelerini ya da bunun olanaklar\u0131n\u0131 ortadan kald\u0131rmaya, kitleleri k\u00f6lece bir ya\u015fama mahkum etmeye, onlar\u0131n bilincini emperyalist \u201cuygarl\u0131k ve demokrasi\u201d kavray\u0131\u015f\u0131yla buland\u0131rmaya y\u00f6nelik olmas\u0131d\u0131r. B\u00fct\u00fcn bu tahribat kitleleri, o ana kadarki ulusal rejimleri ne denli diktatoryal olursa olsun, onun y\u00f6netimi alt\u0131nda sahip olduklar\u0131 olanak ve ko\u015fullar\u0131n \u00e7ok daha k\u00f6t\u00fcs\u00fcne mahkum eder ve devrimin imkanlar\u0131n\u0131 iyiden iyiye s\u0131n\u0131rland\u0131r\u0131r. Bir anlamda devrimin program\u0131 geriler, ulusal burjuva rejimin proleter devrimiyle y\u0131k\u0131lmas\u0131 g\u00fcndeminin yerini, \u00fclkenin emperyalizmden ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131\u011f\u0131n\u0131n sa\u011flanmas\u0131 ve ulusun yeniden in\u015fas\u0131 \u015fiarlar\u0131 al\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Kriz d\u00f6nemlerinde cephele\u015fme<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Sava\u015flar politikan\u0131n silahlar\u0131n zoruyla s\u00fcrd\u00fcr\u00fclmesiyse, krizler de kitlelerin politik duyarl\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131n had safhaya ula\u015ft\u0131\u011f\u0131, politik kurumlar\u0131n g\u00fcndelik i\u015flerli\u011finin akamete u\u011frad\u0131\u011f\u0131, demokratik ve yasal \u00e7\u0131k\u0131\u015f yollar\u0131n\u0131n t\u0131kanmaya ba\u015flad\u0131\u011f\u0131 ya da hepten t\u0131kand\u0131\u011f\u0131 d\u00f6nemlerdir. Yasama ya da y\u00fcr\u00fctme organlar\u0131 i\u00e7inde veya d\u0131\u015f\u0131nda patlak veren bir politik anla\u015fmazl\u0131k, farkl\u0131 s\u0131n\u0131fsal taleplerin yaratt\u0131\u011f\u0131 bir toplumsal uyu\u015fmazl\u0131k, kitlelerin g\u00fcndelik ya\u015fam\u0131n\u0131 sarsan bir ekonomik \u00e7\u00f6k\u00fcnt\u00fc gibi nedenlerle h\u00fck\u00fcmet ya da rejim d\u00fczeyinde az ya da \u00e7ok \u015fiddetli krizler ya\u015fanabilir. 1992\u2019de Cezayir\u2019de \u0130slami Selamet Cephesi\u2019nin (FIS) genel se\u00e7imleri kazanmas\u0131na kar\u015f\u0131l\u0131k Ordunun bir darbeyle iktidar\u0131 eline almas\u0131 (ve ard\u0131ndan gelen kanl\u0131 i\u00e7 sava\u015f), 2000\u2019lerin ilk be\u015f y\u0131l\u0131 i\u00e7inde Bolivya\u2019da i\u015f\u00e7i ve halk kitlelerinin ulusal maden ve gaz kaynaklar\u0131n\u0131 emperyalist s\u00f6m\u00fcr\u00fcye kar\u015f\u0131 korumak amac\u0131yla giri\u015ftikleri seferberlikler sonucunda ard\u0131 ard\u0131na bir dizi devlet ba\u015fkan\u0131n\u0131n devrilmesi, \u00e7ok farkl\u0131 \u00f6zellikler i\u00e7ermekle birlikte, rejim krizine en iyi \u00f6rneklerden ikisidir.<\/p>\n\n\n\n<p>Bu tip krizlere ili\u015fkin olarak \u00f6nce bir noktaya dikkat \u00e7ekmekte yarar var: Krizler bir dizi nesnel ve \u00f6znel ko\u015fulun bir araya gelmesi sonucunda patlak vermekle birlikte politik kutupla\u015fma esas olarak merkezi tek bir sorun \u00e7evresinde yo\u011funla\u015f\u0131r. Birinci Cezayir \u00f6rne\u011finde g\u00fcndemi se\u00e7imlerin iptal eden ordunun y\u00f6netime el koymas\u0131 olu\u015fturmu\u015ftur ve \u00f6ne \u00e7\u0131km\u0131\u015f olan bir demokrasi sorunudur. \u0130kinci Bolivya \u00f6rne\u011finde ise s\u00f6z konusu olan hidrokarb\u00fcr yataklar\u0131n\u0131n \u00f6zelle\u015ftirilerek emperyalist \u00e7okuluslu \u015firketlere pe\u015fke\u015f \u00e7ekilmesinin \u00f6nlenmesidir ve kitleleri harekete ge\u00e7iren sorun ekonomik temellidir. Sorun kitleleri ve politik gruplar\u0131 s\u0131n\u0131f temelinde ya da yatay olarak b\u00f6ler ve genellikle ikiye ay\u0131r\u0131r. \u00d6rne\u011fin Cezayir de patlak veren sorunun \u00e7evresinde sadece iki tutum s\u00f6z konusu olabilirdi: ya (k\u0131r\u0131nt\u0131 halinde bile olsa) demokratik haklar ve se\u00e7im sonucu ortaya \u00e7\u0131kan parlamento savunularak askeri darbeye kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131k\u0131lacak, ya da darbeye ve askeri diktat\u00f6rl\u00fc\u011fe destek verilecekti. Bolivya\u2019da da, savlar ne olursa olsun, ya \u00f6zelle\u015ftirmeler savunulacak ya da bunun kar\u015f\u0131s\u0131nda tutum al\u0131nacakt\u0131.<\/p>\n\n\n\n<p>Bu sorunlar\u0131n ve onlar\u0131n olu\u015fturdu\u011fu g\u00fcndemin kendilerini ilgilendirmedi\u011fini, ya da bu konularda bir tav\u0131r almaya gerek olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 savunmak, bu tavr\u0131n sahiplerini kitlelerin d\u0131\u015f\u0131na d\u00fc\u015fmeye, marjinalle\u015fmeye mahkum eder, kitle seferberliklerini kendi programlar\u0131 do\u011frultusunda y\u00f6nlendirme olanaklar\u0131ndan yoksun k\u0131lar. Krizlerin ko\u015fullar\u0131 nesneldir ve krizin olu\u015fturdu\u011fu g\u00fcndemin yerine yeni bir g\u00fcndem icat etmemiz olanakl\u0131 de\u011fildir. Krizin olu\u015fturdu\u011fu ikilem kar\u015f\u0131s\u0131nda da kitleler hakl\u0131 olarak politik gruplardan net bir tutum almalar\u0131n\u0131 bekler: savunulan tutumun gerek\u00e7elendirilmesinden ba\u011f\u0131ms\u0131z olarak, askeri diktat\u00f6rl\u00fck ya da \u00f6zelle\u015ftirmeler ya desteklenecek ya da bunlar\u0131n kar\u015f\u0131s\u0131nda yer al\u0131nacakt\u0131r. G\u00fcndemin bizim d\u0131\u015f\u0131m\u0131zda, hatta i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n m\u00fcdahale alanlar\u0131n\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda ger\u00e7ekle\u015fmi\u015f olmas\u0131, onun \u201cyapay\u201d oldu\u011fu anlam\u0131na gelmez.<\/p>\n\n\n\n<p>Ama Bolivya ve Cezayir \u00f6rneklerini bir ba\u015fka a\u00e7\u0131dan da, i\u015f\u00e7i ve emek\u00e7i y\u0131\u011f\u0131nlar\u0131n kriz s\u0131ras\u0131nda oynad\u0131klar\u0131 rol a\u00e7\u0131s\u0131ndan da incelemekte yarar var. Bolivya\u2019da ger\u00e7ekle\u015fen kriz esas itibariyle i\u015f\u00e7i ve halk kitlelerinin h\u00fck\u00fcmete kar\u015f\u0131 g\u00fc\u00e7l\u00fc seferberlikleri sonucunda patlak vermi\u015f, kutupla\u015fma ya da cephele\u015fme emek\u00e7i kitleler ile rejimin g\u00fc\u00e7leri aras\u0131nda do\u011fmu\u015ftu. Tro\u00e7kistler genel hatlar\u0131yla bu t\u00fcr bir s\u00fcrece g\u00f6rece daha haz\u0131rl\u0131kl\u0131d\u0131rlar, stratejik \u00e7izgileri daha belirgindir. B\u00f6ylesine i\u015f\u00e7i ve emek\u00e7i seferberlikleri s\u0131ras\u0131nda g\u00f6rev, bu seferberliklere aktif bir bi\u00e7imde kat\u0131lmak, ve krizin niteli\u011fine uygun ve kitleleri kurulacak Sovyet tipi \u00f6rg\u00fctlenmeler arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla iktidar\u0131n devrimci zapt\u0131na y\u00f6nlendirebilecek acil, demokratik ve ge\u00e7i\u015f talepleri do\u011frultusunda y\u00f6nlendirmeye \u00e7al\u0131\u015fmak. Ve bunun i\u00e7in elbette devrimci partinin in\u015fas\u0131n\u0131 seferberli\u011fin i\u00e7ine ta\u015f\u0131yarak g\u00fc\u00e7lendirmek ve geli\u015ftirmek. B\u00f6yle bir s\u00fcre\u00e7te hi\u00e7bir Tro\u00e7kist\u2019in akl\u0131ndan, \u00e7at\u0131\u015fma halindeki kitleler ile rejimin d\u0131\u015f\u0131nda bir \u201c\u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc cephe\u201d olu\u015fturmak ge\u00e7mez.<\/p>\n\n\n\n<p>Bununla birlikte kitlelerin \u00f6nderli\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcnde durum biraz daha karma\u015f\u0131k bir hal alabilir. Bolivya \u00f6rne\u011finden devam edecek olursak, e\u011fer kitlelerin \u00f6nderli\u011fi Evo Morales\u2019in MAS\u2019\u0131 (Sosyalizme Do\u011fru Hareket) gibi reformist bir partinin denetimindeyse, ve bu \u00f6nderlik izledi\u011fi politikalarla kitlelerin devrimci seferberli\u011fini bo\u011fmaya giri\u015fmi\u015fse, nas\u0131l bir \u00e7izgi izlemek gerekir? MAS\u2019\u0131n \u00f6nderli\u011finde olan ama ayn\u0131 zamanda kitlelerin seferberlik organlar\u0131 olma i\u015flevi \u00fcstlenmi\u015f sendikalardan, yerli halk \u00f6rg\u00fctlerinden, komite ve konseylerden koparak, onlar\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda bir \u201c\u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc cephe\u201d \u00f6rg\u00fctlenmesine giri\u015fmek d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclebilir mi? Kesinlikle hay\u0131r. Tro\u00e7kizm, devrimci partiyi, onun in\u015fas\u0131n\u0131 kitlelerden koparan, yal\u0131tan, \u201ck\u0131z\u0131l sendikalar ya da Sovyetler\u201d kurmaya hevesli bu t\u00fcrden macerac\u0131 sol sekterli\u011fe (Lenin\u2019in deyi\u015fiyle \u201csol \u00e7ocukluk hastal\u0131\u011f\u0131na\u201d) kesinlikle izin vermez. Yap\u0131lmas\u0131 gereken kitle m\u00fccadelelerinin ve \u00f6rg\u00fctlerinin i\u00e7inde bir yandan i\u015f\u00e7i ve halk y\u0131\u011f\u0131nlar\u0131n\u0131n birli\u011fini savunurken bir yandan da reformist \u00f6nderli\u011fe ve her t\u00fcrl\u00fc b\u00fcrokrasiye kar\u015f\u0131 devrimci program temelinde m\u00fccadele etmek, devrimci partiyi in\u015fa etmek ve onu seferberli\u011fin \u00f6nderli\u011fi haline getirmeye \u00e7al\u0131\u015fmakt\u0131r. Bol\u015fevikler Rus devrimi s\u0131ras\u0131nda proletaryan\u0131n birle\u015fik cephesini olu\u015fturan i\u015f\u00e7i Sovyetlerinden, bunlar\u0131n \u00f6nderli\u011fi reformist ve sosyal \u015foven Men\u015feviklerin ve Sosyal Devrimcilerin elinde olmas\u0131na ra\u011fmen kopup bir \u201c\u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc cephe\u201d kurmaya y\u00f6nelmemi\u015fler, t\u00fcm politikalar\u0131n\u0131 Sovyetler i\u00e7inde \u00e7o\u011funluk haline gelme noktas\u0131nda yo\u011funla\u015ft\u0131rm\u0131\u015flard\u0131. Bunu ba\u015fard\u0131klar\u0131nda Sovyetler ger\u00e7ekten devrimci bir nitelik kazanm\u0131\u015f ve 1917 Ekim\u2019inde t\u00fcm iktidar\u0131 kendi ellerinde toplam\u0131\u015ft\u0131.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>\u0130slamc\u0131 hareketin tetikledi\u011fi cephele\u015fme<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Ama as\u0131l sorun, Bolivya tipi g\u00f6rece \u201cklasik\u201d bir durumdan \u00e7ok, Cezayir \u00f6rne\u011finde g\u00f6r\u00fclen tipten krizlerdedir. Zira b\u00f6ylesi durumlarda kriz burjuvazinin ya da egemen kesimlerin kendi aralar\u0131ndaki m\u00fccadeleler sonucunda patlak verir ve \u00e7o\u011funlukla halk kitlelerini enlemesine b\u00f6ler. Cezayir\u2019de ulusalc\u0131 militarist kesimler ile \u0130slamc\u0131 sermaye ars\u0131ndaki m\u00fccadele sonu\u00e7ta i\u015f\u00e7i ve yoksul halk y\u0131\u011f\u0131nlar\u0131n\u0131 g\u00fc\u00e7 merkezlerine olan uzakl\u0131klar\u0131na ba\u011fl\u0131 olarak, din (ideoloji), b\u00f6lge, a\u015firet vs. temellerinde ayr\u0131\u015ft\u0131r\u0131p birbirlerine kar\u015f\u0131 son derece kanl\u0131 bir bo\u011fazla\u015fmaya s\u00fcr\u00fcklemi\u015fti. Kriz s\u0131ras\u0131nda olu\u015fan kutup ya da cephelerden hi\u00e7 biri do\u011frudan (reformist ya da devrimci) i\u015f\u00e7i ve halk nitelikli de\u011fildi, ama i\u015f\u00e7i ve halk kitlelerinin kendi \u00e7evrelerinde toplanmas\u0131na (\u00f6zellikle \u0130slamc\u0131 cephe etraf\u0131nda) yol a\u00e7m\u0131\u015flard\u0131. B\u00f6ylesi bir kriz s\u0131ras\u0131nda devrimci partinin politikas\u0131 ne olmal\u0131d\u0131r? Bir \u201c\u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc cephe\u201d politikas\u0131 m\u0131?<\/p>\n\n\n\n<p>Ne yaz\u0131k ki Cezayir krizi s\u0131ras\u0131nda kendini Tro\u00e7kist olarak adland\u0131ran ak\u0131mlar\u0131n b\u00fcy\u00fck b\u00f6l\u00fcm\u00fc k\u00f6t\u00fc bir s\u0131nav vermi\u015flerdir, \u00f6zellikle de \u00fclkenin eski bir Frans\u0131z s\u00f6m\u00fcrgesi olmas\u0131 nedeniyle burada k\u00f6k salm\u0131\u015f olan Lambert\u00e7i \u0130\u015f\u00e7i Partisi (PT). Baz\u0131 ak\u0131mlar \u0130slamc\u0131 hareketin militarist rejim kar\u015f\u0131t\u0131 ve anti-emperyalist s\u00f6yleminden etkilenerek FIS\u2019i desteklerken, di\u011ferleri FIS\u2019in ve \u00f6zellikle de GIA\u2019n\u0131n (Silahl\u0131 \u0130slamc\u0131 Grup) \u015feriat\u00e7\u0131 program\u0131n\u0131n kar\u015f\u0131s\u0131nda laik ulusalc\u0131 rejimin desteklenmesini \u00f6nermi\u015flerdir. Elbette \u201c\u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc cepheciler\u201d de olmu\u015f, militaristlerin ve \u0130slamc\u0131lar\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda ve kar\u015f\u0131s\u0131nda yeni bir cephenin kurulmas\u0131n\u0131 \u00f6nermi\u015flerdir. Ne var ki bu \u00f6neri, \u00fclkenin ikiye b\u00f6l\u00fcn\u00fcp i\u00e7 sava\u015fa s\u00fcr\u00fcklendi\u011fi bir s\u00fcre\u00e7te elbette havada as\u0131l\u0131 kalan bir propaganda \u015fiar\u0131 olman\u0131n \u00f6tesine ge\u00e7ememi\u015ftir.<\/p>\n\n\n\n<p>\u0130\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n do\u011frudan taraf olmad\u0131\u011f\u0131 ve hatta iki burjuva gerici kamp aras\u0131nda b\u00f6l\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fc kriz ko\u015fullar\u0131nda hareket noktas\u0131, bu kamplar\u0131n \u00f6nderliklerinin niteli\u011finden \u00f6nce, krizin temelinde yatan nesnel s\u00fcrecin Marksist kavray\u0131\u015f\u0131 olmak durumundad\u0131r. Bu noktadan bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda Cezayir\u2019de i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n ve yoksul halk\u0131n kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya oldu\u011fu ekonomik, toplumsal ve politik sorunlar\u0131n, yoksullu\u011fun, sefaletin ve bask\u0131n\u0131n ana kayna\u011f\u0131n\u0131n emperyalizm i\u015fbirlik\u00e7isi militarist rejim oldu\u011fu tespitine ula\u015fmak zor olmaz. \u0130slamc\u0131 burjuvazinin kurdu\u011fu ak\u0131mlar\u0131n yoksul kitlelerin b\u00fcy\u00fck b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fc harekete ge\u00e7irebilmesi ve deste\u011fine alabilmesinin ana nedeni de, bu rejimin temel dayana\u011f\u0131 olan ulusalc\u0131 ve Stalinist partilerin hain politikalar\u0131ndan ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir. Dolay\u0131s\u0131yla bu tip ko\u015fullarda Tro\u00e7kist partinin acil eylem program\u0131n\u0131n ilk maddesi emperyalizm yanl\u0131s\u0131 militarist diktat\u00f6rl\u00fcklerin y\u0131k\u0131lmas\u0131 olmak durumundad\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>Militarist diktat\u00f6rl\u00fc\u011fe kar\u015f\u0131 seferberliklerin \u00f6nderli\u011fi verili ko\u015fullarda gerici, kar\u015f\u0131-devrimci \u015feriat\u00e7\u0131 ak\u0131mlar\u0131n elinde olmas\u0131 Tro\u00e7kizmin bu program\u0131n\u0131 de\u011fi\u015ftirmez. G\u00f6rev t\u00fcm demokratik kazan\u0131mlar\u0131 bask\u0131c\u0131 rejime kar\u015f\u0131 korumak, yeni kazan\u0131mlara y\u00f6nelerek \u00fclkede devrimci demokratik bir d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fcn yolunu a\u00e7makt\u0131r. \u0130\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131 iktidara do\u011fru yakla\u015ft\u0131racak olan m\u00fccadele \u00f6nce militarist diktat\u00f6rl\u00fc\u011f\u00fcn y\u0131k\u0131lmas\u0131ndan ge\u00e7er. Bunun sa\u011flan\u0131\u015f bi\u00e7imi ve i\u00e7eri\u011fi sosyalist devrimin de kaderini belirleyecektir. Kriz s\u0131ras\u0131nda rejimin kar\u015f\u0131s\u0131nda olu\u015fan cephenin \u00f6nderli\u011finde \u0130slamc\u0131lar\u0131n bulunmas\u0131 nedeniyle \u201claik\u201d diktat\u00f6rl\u00fc\u011f\u00fcn saflar\u0131na ge\u00e7mek kitlelere ihanetten ba\u015fka bir anlam ta\u015f\u0131maz.<\/p>\n\n\n\n<p>\u00d6te yandan \u0130slamc\u0131 hareketle de ayn\u0131 cephe i\u00e7inde bulunulamaz, ve bunun nedeni bu hareketin ideolojik s\u00f6yleminden \u00f6nce s\u0131n\u0131f karakteri, yani burjuva niteli\u011fidir. \u015eeriat\u00e7\u0131 hareketler ve onlar\u0131n olu\u015fturduklar\u0131 \u00f6rg\u00fctler asla birle\u015fik i\u015f\u00e7i cephesi organlar\u0131 olarak alg\u0131lanamaz. Ne de i\u00e7 sava\u015f ya da anti-emperyalist m\u00fccadele ko\u015fullar\u0131nda proletaryay\u0131 onlar\u0131n milislerine kat\u0131lmaya \u00e7a\u011f\u0131rmam\u0131z s\u00f6z konusu olabilir. Tro\u00e7kist politika, rejime kar\u015f\u0131 m\u00fccadeleyi, \u00c7in \u00f6rne\u011finde oldu\u011fu gibi, ba\u011f\u0131ms\u0131z s\u0131n\u0131f temelinde s\u00fcrd\u00fcrebilmektir. E\u011fer Cezayir\u2019de oldu\u011fu gibi, \u0130slamc\u0131lar\u0131n kazand\u0131\u011f\u0131 demokratik se\u00e7imler bir darbeyle iptal edilmi\u015fse, kitleleri darbeye kar\u015f\u0131 parlamentoyu ve yerel y\u00f6netim organlar\u0131n\u0131 savunmaya \u00e7a\u011f\u0131rmam\u0131z, e\u011fer rejim silahl\u0131 bir sald\u0131r\u0131ya ge\u00e7mi\u015fse proletaryay\u0131 ve yoksul k\u00f6yl\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc kurulmas\u0131na bizzat bizim \u00f6nc\u00fcl\u00fck edece\u011fimiz devrimci milislerde \u00f6rg\u00fctlenmeye davet etmemiz gerekmektedir. \u0130slamc\u0131lar m\u00fccadeleyi \u015feriat devletinin kurulmas\u0131 do\u011frultusunda \u00f6rg\u00fctlerken, biz s\u00fcrekli devrim program\u0131 do\u011frultusunda birle\u015ftirmeye gayret edece\u011fizdir. \u0130slamc\u0131lar bize sald\u0131r\u0131rsa kendimizi savunaca\u011f\u0131z, ama bir yandan da rejime kar\u015f\u0131 m\u00fccadelede onlarla k\u0131smi askeri anla\u015fmalar yapma kap\u0131s\u0131n\u0131 da aral\u0131k tutaca\u011f\u0131zd\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>Dolay\u0131s\u0131yla bu tip ko\u015fullarda Tro\u00e7kist politika \u201cne askeri rejim, ne \u015feriat\u00e7\u0131lar\u201d temelli hayali bir \u201c\u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc cephe\u201d \u00e7izgisi de\u011fil, militarist diktat\u00f6rl\u00fc\u011fe kar\u015f\u0131 s\u0131n\u0131f temelli ba\u011f\u0131ms\u0131z m\u00fccadele hatt\u0131n\u0131n in\u015fas\u0131 olmak durumundad\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>T\u00fcrkiye\u2019de \u201c\u0130slamc\u0131-laik\u201d cephele\u015fmesi<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>T\u00fcrkiye\u2019de May\u0131s ay\u0131 ba\u015flar\u0131nda Cumhurba\u015fkanl\u0131\u011f\u0131 se\u00e7imiyle birlikte patlak veren rejim krizinin yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 \u201c\u0130slamc\u0131-laik cephele\u015fmesi\u201d diye adland\u0131r\u0131lan kutupla\u015fma, baz\u0131 bak\u0131mlardan Cezayir\u2019deki militarist rejim ile \u015feriat\u00e7\u0131 ak\u0131mlar aras\u0131nda olu\u015fan kampla\u015fmay\u0131 and\u0131r\u0131yor olmakla birlikte, temel nitelikleri bak\u0131m\u0131ndan farkl\u0131l\u0131k g\u00f6stermektedir. Bunlar\u0131n ba\u015f\u0131nda da \u0130slamc\u0131 cepheyi olu\u015fturan AKP ve \u00e7evresinin temsil etti\u011fi burjuvazinin esas itibariyle mali burjuvazinin bir kesimini olu\u015fturuyor olmas\u0131d\u0131r. Cezayir\u2019de FIS esas olarak emperyalist sermaye kar\u015f\u0131s\u0131nda y\u0131k\u0131ma u\u011frayan ulusal burjuvaziyi temsil ederken, AKP Avrupa ve ABD finans sekt\u00f6rleriyle i\u015fbirli\u011fi i\u00e7inde olan ve emperyalist sermayenin giri\u015fiyle birlikte daha da zenginle\u015fen mali burjuvazinin temsilcisidir.<\/p>\n\n\n\n<p>Bu \u00f6nemli \u00f6zelli\u011fi, AKP\u2019nin MSP gelene\u011finden kopmas\u0131n\u0131 oldu\u011fu kadar Avrupa yanl\u0131s\u0131 ve ABD m\u00fcttefiki olmas\u0131 \u00f6zelliklerini de a\u00e7\u0131klar. Bir anlamda T\u00fcrkiye\u2019de \u0130slami sermaye evrimini tamamlay\u0131p T\u00fcrk mali burjuvazisi i\u00e7indeki yerini alm\u0131\u015ft\u0131r. Ama \u0130slami sermaye mali burjuvazinin bizzat kendisi de\u011fil, sadece bir par\u00e7as\u0131d\u0131r ve di\u011fer b\u00f6l\u00fcmleriyle olan rekabeti politik iktidar d\u00fczeyinde de s\u00fcrmektedir. \u00d6te yandan bu palazlanma evriminde geride kalm\u0131\u015f olan k\u00fc\u00e7\u00fck yerli sermaye \u00e7evrelerinin nefesi ve bask\u0131s\u0131 hala AKP liderli\u011finin ensesindedir. Bu y\u00fczden de AKP ne \u201ctam laik\u201d ne de \u201ctam \u015feriat\u00e7\u0131d\u0131r\u201d, Bat\u0131 bas\u0131n\u0131n\u0131n deyimiyle \u201c\u0131l\u0131ml\u0131 \u0130slamc\u0131\u201d ya da \u201c\u0130slami demokrat\u201dt\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>AKP\u2019nin bu \u00f6zelli\u011fi, T\u00fcrkiye\u2019deki krizi Cezayir \u00f6rne\u011finden ay\u0131ran ikinci noktay\u0131 da ayd\u0131nlat\u0131r. FIS\u2019in kazand\u0131\u011f\u0131 se\u00e7imlerin rejim taraf\u0131ndan iptal edilmesi ve y\u00f6netimi askeri bir diktat\u00f6rl\u00fc\u011f\u00fcn \u00fcstlenmesi kar\u015f\u0131s\u0131nda \u0130slamc\u0131 ak\u0131mlar\u0131n kitle seferberlikleri ba\u015flatmas\u0131na kar\u015f\u0131l\u0131k, T\u00fcrkiye\u2019de ne AKP ne de onun \u00e7o\u011funlu\u011fu alt\u0131ndaki Meclis, Silahl\u0131 Kuvvetlerin bildirili m\u00fcdahalesi kar\u015f\u0131s\u0131nda demokrasiyi savunmak i\u00e7in k\u0131l\u0131n\u0131 k\u0131p\u0131rdatmam\u0131\u015ft\u0131r. Tam tersine, belki de Cezayir dersini iyi \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015f olmas\u0131 nedeniyle, askeri kesim milyonluk mitinglerle kendisine ba\u011fl\u0131 kesimleri harekete ge\u00e7irirken AKP, Cumhurba\u015fkan\u0131 aday\u0131 G\u00fcl\u2019\u00fcn deyi\u015fiyle, \u201c\u00fclkeyi cephelere b\u00f6lmekten ka\u00e7\u0131nm\u0131\u015f\u201d, yani burjuvazinin kitle seferberlikleri kar\u015f\u0131s\u0131nda duydu\u011fu korkunun refleksiyle ba\u015f\u0131n\u0131 kuma g\u00f6m\u00fcp demokrasiyi Allah\u2019\u0131na emanet etmi\u015ftir. AKP, b\u0131rak\u0131n demokrasiyi, Hamas kadar bile kendini ve kendi parlamenter me\u015fruiyetini savunma g\u00fcc\u00fcnden yoksundur. Bu a\u00e7\u0131dan bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda ortada bir \u201c\u0130slami cephenin\u201d bulundu\u011funu s\u00f6ylemek bile bir abartma olacakt\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>Osmanl\u0131 d\u00f6nemini bir kenara b\u0131rakacak olursak, Cumhuriyet\u2019in ba\u015f\u0131ndan itibaren kendini koruyan, istikrarl\u0131 tek bir \u201ccephe\u201d olagelmi\u015ftir: askeriye. Kurumsal (ekonomik, politik, sosyal) d\u00fczeyde elinde bulundurdu\u011fu olanaklar\u0131 ve ayr\u0131cal\u0131klar\u0131 her zaman korumas\u0131n\u0131 bilmi\u015f, bunlar\u0131 toplumsal ve ekonomik d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmler s\u00fcrecine uydurmu\u015f, s\u00fcrecin kendisi i\u00e7in tehlike olu\u015fturdu\u011fu anlarda ise demokratik d\u00fczene kar\u015f\u0131 k\u0131l\u0131c\u0131n\u0131 \u00e7ekmi\u015ftir. Bug\u00fcn de olan budur. AKP\u2019nin \u00f6nderlik etti\u011fi yeni liberal reformlar, bu reformlar\u0131n gerektirdi\u011fi ulusal ve uluslararas\u0131 politikalar, burjuvazinin bir par\u00e7as\u0131n\u0131 olu\u015fturan ordu \u00fcst y\u00f6netiminin devlet organlar\u0131 (\u00f6zellikle de MGK) i\u00e7indeki a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131n\u0131 tehdit eder duruma geldik\u00e7e, generaller \u201cen etkili savunma sald\u0131r\u0131d\u0131r\u201d \u015fiar\u0131 uyar\u0131nca AKP h\u00fck\u00fcmetine ve parlamento \u00e7o\u011funlu\u011funa kar\u015f\u0131 sava\u015f a\u00e7m\u0131\u015flard\u0131r. Bu ama\u00e7la da, \u201claik cephe\u201d ad\u0131n\u0131 verdikleri kendilerinin kar\u015f\u0131s\u0131nda, olmayan bir \u015feriat korkusu yayarak (bas\u0131n yay\u0131n organlar\u0131n\u0131n da yard\u0131m\u0131yla) bir \u201c\u0130slami cephe\u201d icat etmi\u015flerdir. E\u011fer ayn\u0131 d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmleri bir ba\u015fka parti (\u00f6rne\u011fin DYP veya ANAP) ger\u00e7ekle\u015ftiriyor olsayd\u0131, generaller herhalde kar\u015f\u0131lar\u0131nda bir ba\u015fka s\u0131fatl\u0131 \u201ccephe\u201dler ilan etmek zorunda kalacaklard\u0131.<\/p>\n\n\n\n<p>O halde Marksistler olarak soruna, rejim krizini tetiklemi\u015f olan ordunun kavramla\u015ft\u0131rd\u0131\u011f\u0131 \u201c\u0130slamc\u0131-laik cepheler\u201d perspektifinden de\u011fil de, nesnel durumun politik tahlili ve devrimin \u00e7\u0131karlar\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan bakacak olursak, demokratik kazan\u0131mlara y\u00f6nelik bir Bonapartist tehdidin, hatta bir diktat\u00f6rl\u00fck tehlikesinin bulundu\u011funu, buna kar\u015f\u0131 burjuva partilerinin, \u00f6zellikle de iktidardaki (ve se\u00e7imler sonras\u0131nda b\u00fcy\u00fck olas\u0131l\u0131kla mecliste birinci parti olacak olan) AKP\u2019nin kendisine b\u0131rak\u0131lan \u201cdemokrasi\u201d alan\u0131nda \u00e7e\u015fitli manevralar yapman\u0131n \u00f6tesinde herhangi bir diren\u00e7 g\u00f6steremedi\u011fini ve g\u00f6steremeyece\u011fini, i\u015f\u00e7i ve emek\u00e7i y\u0131\u011f\u0131nlar\u0131n\u0131n ba\u011f\u0131ms\u0131z alternatifinin de hen\u00fcz bulunmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6rebiliriz. Dolay\u0131s\u0131yla, ordu destekli burjuva medyas\u0131n\u0131n yaratt\u0131\u011f\u0131 \u201c\u0130slamc\u0131-laik cepheler\u201d gibi propaganda eksenli kavramlar\u0131n esiri olman\u0131n yerine, proletaryan\u0131n ba\u011f\u0131ms\u0131z alternatifinin nas\u0131l in\u015fa edilece\u011fi \u00fczerinde yo\u011funla\u015fmam\u0131z gerekmektedir.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Ne t\u00fcr \u201cCephe\u201d?<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Ordu-CHP kaynakl\u0131 propagandan\u0131n yaymaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 haz\u0131r \u201c\u0130slamc\u0131-laik cepheler\u201d tan\u0131m\u0131n\u0131 irdelemeksizin hemen kabul eden baz\u0131 sol ak\u0131mlar, bir de bunun kar\u015f\u0131s\u0131nda bir \u201c\u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc\u201d cephenin kurulmas\u0131n\u0131, bunun da bir \u201ci\u015f\u00e7i cephesi\u201d olmas\u0131 gerekti\u011fini savunmaya ba\u015flam\u0131\u015flard\u0131r. Biz ise ortada bu tip cepheler de\u011fil, ordu kaynakl\u0131 bir Bonapartist tehdidin ve diktat\u00f6rl\u00fck tehlikesinin bulundu\u011funu, buna kar\u015f\u0131 i\u015f\u00e7i ve emek\u00e7i halk m\u00fccadelesinin \u00f6rg\u00fctlenmesi gerekti\u011fini s\u00f6yl\u00fcyoruz. Ku\u015fkusuz bu tip bir tehdit kar\u015f\u0131s\u0131nda en etkili m\u00fccadele (\u201c\u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc cephe kavram\u0131yla kar\u0131\u015ft\u0131r\u0131lmamak kayd\u0131yla) Birle\u015fik \u0130\u015f\u00e7i Cephesidir (B\u0130C).<\/p>\n\n\n\n<p>B\u0130C\u2019in olanaklar\u0131n\u0131 ara\u015ft\u0131rmadan \u00f6nce, kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131kabilecek bir ba\u015fka cephe anlay\u0131\u015f\u0131na, olas\u0131 Halk Cephesi \u00f6nerilerine de\u011finmekte yarar var. Stalinist ve reformist solun, demokratik kazan\u0131mlar\u0131n tehdit alt\u0131nda oldu\u011fu d\u00f6nemlerde, burjuvazi i\u00e7inde \u201cdemokratik\u201d kesimler icat ederek i\u015f\u00e7i ve emek\u00e7i y\u0131\u011f\u0131nlar\u0131 bu kesimlerle bir \u201cittifaka\u201d yani ayn\u0131 cephe i\u00e7ine sokup \u201casgari demokratik program\u201dl\u0131 Halk Cepheleri \u00f6nerdi\u011fini biliyoruz. Ama i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 m\u00fccadeleleri tarihinden, emperyalist \u00e7a\u011fda burjuvazinin bir b\u00fct\u00fcn olarak demokratik niteli\u011fini ve enerjisini yitirdi\u011fini, i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131 burjuvaziyle ittifaka sokman\u0131n ve \u201casgari demokratik programla\u201d s\u0131n\u0131rlaman\u0131n gericili\u011fin zaferi ve kitle m\u00fccadelelerinin yenilgisi anlam\u0131na geldi\u011fi dersini de \u00e7\u0131karm\u0131\u015f durumday\u0131z. Bug\u00fcn T\u00fcrkiye\u2019de bu ger\u00e7eklik AKP ve di\u011fer t\u00fcm burjuva partilerinin \u015fahs\u0131nda bir kez daha kan\u0131tlanm\u0131\u015f durumda. Bu y\u00fczden de, i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n burjuvaziden ba\u011f\u0131ms\u0131z alternatifinin geli\u015ftirilmesinde \u0131srar ediyoruz, ve halk cephesi nitelikli herhangi bir \u201c\u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc\u201d cephe \u00f6nerisine kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131k\u0131yoruz.<\/p>\n\n\n\n<p>Pekiyi, B\u0130C olanakl\u0131 m\u0131? B\u0130C, Bonapartist ve fa\u015fizan tehdit ve tehlikeler kar\u015f\u0131s\u0131nda i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n savunma birli\u011fini ger\u00e7ekle\u015ftirebilmek ve gericili\u011fin etkisi alt\u0131ndaki halk kesimlerine birle\u015fik bir proleter \u00f6nderlik sunabilmek a\u00e7\u0131s\u0131ndan son derece \u00f6nemli bir taktiktir. Bununla birlikte, bu takti\u011fin ya\u015fama ge\u00e7ebilmesi bak\u0131m\u0131ndan baz\u0131 ko\u015fullar\u0131n bulunmas\u0131 da gerekmektedir. \u00d6rne\u011fin, bu tip bir cephenin temelini olu\u015fturacak i\u015f\u00e7i kitle \u00f6rg\u00fctlerinin ve bunlar\u0131n ba\u015f\u0131n\u0131 \u00e7eken partilerinin varl\u0131\u011f\u0131na ihtiya\u00e7 bulunur. E\u011fer ortada i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 kitlelerini y\u00f6nlendiren, reformist, merkezci ya da devrimci partiler yoksa, B\u0130C \u00f6nerisi kime yap\u0131lacakt\u0131r? Kendisini \u201ci\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n devrimci partisi\u201d olarak g\u00f6ren, ama kitle hareketinde herhangi bir \u00f6nderlik g\u00fcc\u00fcne sahip olmayan baz\u0131 grup ya da partilere g\u00f6t\u00fcr\u00fclebilecek bir B\u0130C \u00f6nerisi, sadece soyut bir propaganda unsuru olmakla kalmayacak, proleter hareketin ve Tro\u00e7kizmin en \u00f6nemli taktiklerinden birinin i\u00e7i bo\u015falt\u0131lm\u0131\u015f olacakt\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>Elbette ki devrimci sol grup ve partilere i\u015fbirli\u011fi, eylem birli\u011fi, hatta cephe \u00f6nerileri yap\u0131labilir, ve yeri geldi\u011fi her zaman da yapmak gerekir. Ancak, kitle m\u00fccadelelerine y\u00f6n verme etkisine sahip olmayan devrimci gruplarla yap\u0131lacak cepheler B\u0130C de\u011fil, olsa olsa Devrimcilerin Birle\u015fik Cephesi olabilir. Devrimci partinin in\u015fas\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan b\u00fcy\u00fck \u00f6nem ta\u015f\u0131yan bu takti\u011fi B\u0130C olarak sunmak, kendi k\u00fc\u00e7\u00fck enternasyonal merkezini 4. Enternasyonal olarak ilan etmekle ayn\u0131 anlam\u0131 ta\u015f\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>\u00d6te yandan, e\u011fer s\u0131n\u0131f\u0131n kitle \u00f6rg\u00fctleri olan sendikalarda, diktat\u00f6rl\u00fck tehlikesine kar\u015f\u0131 direni\u015f anlay\u0131\u015f\u0131na yakla\u015fabilecek \u00f6nderlikler, ya da sendikalar\u0131 bu do\u011frultuda etkileyebilecek g\u00fc\u00e7te ak\u0131mlar yoksa, \u00f6nemli bir b\u00f6l\u00fcm\u00fc ordunun muht\u0131ras\u0131n\u0131 destekleyen mevcut sendika b\u00fcrokrasisini, yeni muht\u0131ralar ve darbe tehlikesine kar\u015f\u0131 bir araya getirmenin olana\u011f\u0131 olabilir mi? Ger\u00e7ekli\u011fi kavramam\u0131z ve oradan hareket etmemiz gerekir. Elbette i\u015f\u00e7i ve emek\u00e7i y\u0131\u011f\u0131nlar i\u00e7inde, hatta sendikalar\u0131n \u00f6nderlik d\u00fczeylerinde demokratik kazan\u0131mlar\u0131 diktat\u00f6rl\u00fck tehdidine kar\u015f\u0131 savunma do\u011frultusunda harekete ge\u00e7ebilecek kesimler vard\u0131r, ne var ki bunlar son derece az\u0131nl\u0131ktad\u0131r. S\u0131n\u0131f\u0131n b\u00fcy\u00fck b\u00f6l\u00fcm\u00fc \u015fa\u015f\u0131rm\u0131\u015f haldedir, belli kesimleri CHP ve benzeri partilerin etkisiyle ordunun m\u00fcdahalesini me\u015fru g\u00f6r\u00fcrken, \u00e7o\u011funlu\u011fu DYP\/ANAP veya benzeri partilere oy vermekten ba\u015fka bir yol g\u00f6rmemektedir. Sendikalar B\u0130C\u2019in do\u011fal temel \u00f6rg\u00fctleridir ve \u00f6ncelikli g\u00f6rev bunlar\u0131n i\u00e7inde s\u0131n\u0131f\u0131n (burjuvaziden ve onun partilerinden) ba\u011f\u0131ms\u0131z politik se\u00e7ene\u011fini geli\u015ftirebilmemiz gerekmektedir. Bu olmadan ve sendikalar\u0131 d\u0131\u015flayarak B\u0130C kurulamayaca\u011f\u0131 gibi, hayali B\u0130C organlar\u0131 yaratmaya \u00e7al\u0131\u015fmak da bizzat bunu \u00f6neren \u00e7evrelerin y\u0131k\u0131m\u0131na yard\u0131mc\u0131 olur.<\/p>\n\n\n\n<p>\u0130\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n ba\u011f\u0131ms\u0131z m\u00fccadele hatt\u0131n\u0131n geli\u015ftirilebilmesi her \u015feyden \u00f6nce politik bir g\u00f6revdir. Ger\u00e7ekli\u011fe kar\u015f\u0131l\u0131k veremeyen hayali cephe \u00f6nerileri geli\u015ftirmekten \u00f6nce, i\u015f\u00e7i ve emek\u00e7i m\u00fccadelesinin politik g\u00f6revlerini tespit edebilmek gerekiyor. Ne yaz\u0131k ki, \u201c\u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc cephe\u201d s\u00f6ylemine kap\u0131lm\u0131\u015f \u00e7evrelerde bu konuda net bir \u00f6neriye rastlayam\u0131yoruz. Biz, 1982 Anayasas\u0131n\u0131n ilga edilerek, K\u00fcrt halk\u0131n\u0131n kendi kaderini tayin hakk\u0131 da d\u00e2hil olmak \u00fczere her t\u00fcrl\u00fc demokratik hak ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fcklerle donat\u0131lm\u0131\u015f yeni bir Anayasa ve bu anayasay\u0131 haz\u0131rlamak \u00fczere halk oyuyla se\u00e7ilmi\u015f bir Kurucu Meclis hedefleri konulmad\u0131\u011f\u0131 s\u00fcrece, i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n ve yoksul halk kesimlerinin b\u00f6l\u00fcnm\u00fc\u015fl\u00fckten ve burjuva partilerinin etkisinden kurtulamayaca\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyoruz. Sendikalar, di\u011fer i\u015f\u00e7i ve halk \u00f6rg\u00fctleri, kendini i\u015f\u00e7i-emek\u00e7i partisi olarak g\u00f6ren ak\u0131mlar bu \u015fiarlar etraf\u0131nda topland\u0131k\u00e7a, sadece B\u0130C\u2019in temelleri do\u011fmaya ba\u015flamakla kalmayacak, ama ayn\u0131 zamanda \u201c\u0130slamc\u0131-laik cepheler\u201d diye tan\u0131mlanan kutupla\u015fman\u0131n nas\u0131l eriyip tek bir cephede, kar\u015f\u0131-devrim cephesinde kayna\u015ft\u0131\u011f\u0131na tan\u0131k olunacakt\u0131r. Ve b\u00f6ylece B\u0130C, devrim cephesine d\u00f6n\u00fc\u015fmenin olanaklar\u0131n\u0131 yakalayacakt\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>18 Haziran 2007<\/strong><\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Toplumsal ve politik kutupla\u015fman\u0131n \u015fiddetlendi\u011fi zamanlarda genellikle radikal solda, \u00f6zellikle de kendini Tro\u00e7kist olarak adland\u0131ran kimi \u00e7evrelerde derhal bir \u201c\u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc cephe\u201d s\u00f6ylemi olu\u015fmakta. Bu tip kutupla\u015fmalar\u0131n genellikle g\u00fc\u00e7lerin ve m\u00fccadelelerin farkl\u0131 iki kutbun \u00e7evresinde yo\u011funla\u015fmas\u0131 bi\u00e7iminde ger\u00e7ekle\u015fti\u011fi dikkate al\u0131nacak olursa, radikal solun \u201c\u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc\u201d kutup ya da cephe bi\u00e7iminde bir slogan ileri s\u00fcrmesi, onun iki kutbu [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":3,"featured_media":87,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_exactmetrics_skip_tracking":false,"_exactmetrics_sitenote_active":false,"_exactmetrics_sitenote_note":"","_exactmetrics_sitenote_category":0,"footnotes":""},"categories":[639],"tags":[134,133,59],"class_list":["post-86","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-devrimci-strateji","tag-cephe","tag-ucuncu","tag-uzerine"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/86","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/3"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=86"}],"version-history":[{"count":1,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/86\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":88,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/86\/revisions\/88"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media\/87"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=86"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=86"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=86"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}