{"id":750,"date":"2013-02-05T21:47:11","date_gmt":"2013-02-05T18:47:11","guid":{"rendered":"http:\/\/trockist.net\/?p=750"},"modified":"2019-03-15T21:16:17","modified_gmt":"2019-03-15T18:16:17","slug":"turkiyede-politik-durum-2013","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/2013\/02\/05\/turkiyede-politik-durum-2013\/","title":{"rendered":"T\u00fcrkiye\u2019de politik durum &#8211; 2013"},"content":{"rendered":"\n<p>1. T\u00fcrkiye\u2019de 1980\u2019den bu yana -giderek artan \u00f6l\u00e7\u00fcde- b\u00fct\u00fcn h\u00fck\u00fcmetlerin temel y\u00f6nelimi neoliberal politikalar do\u011frultusunda emperyalist d\u00fcnya sistemiyle tam bir uyum ve b\u00fct\u00fcnle\u015fme y\u00f6n\u00fcndedir. Devletin ekonomik faaliyetlerden \u00e7ekilmesi anlam\u0131nda k\u00fc\u00e7\u00fclmesine kar\u015f\u0131l\u0131k gelen bu neoliberal politikalar, bir yandan e\u011fitimden sa\u011fl\u0131\u011fa her t\u00fcrl\u00fc hizmetin \u00f6zelle\u015ftirme yolu ile piyasala\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 ve sosyal haklar\u0131n gasp\u0131 gibi sonu\u00e7lar do\u011fururken, bir yandan da \u00fcretim s\u00fcrecinin esnekle\u015fmesi, g\u00fcvencesizle\u015fmesi ve \u00fcretenlerin \u00f6rg\u00fcts\u00fczle\u015fmesi sonu\u00e7lar\u0131n\u0131 beraberinde getirdi. \u00d6zelle\u015ftirme, ta\u015feronla\u015ft\u0131rma, sendikas\u0131zla\u015ft\u0131rma, esnekle\u015ftirme ve sosyal politikalar\u0131n tasfiyesi son otuz y\u0131lda sermaye lehine emek aleyhine e\u015fitsiz bir tablo olu\u015fmas\u0131na yol a\u00e7t\u0131.<\/p>\n\n\n\n<p>2008\u2019de a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kan d\u00fcnya ekonomik kriziyle birlikte bu emek kar\u015f\u0131t\u0131 neoliberal kar\u015f\u0131devrimci tablo daha da derinle\u015ferek yerle\u015fik bir karakter kazanmaya ba\u015flad\u0131. T\u00fcrkiye i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 1990\u2019l\u0131 y\u0131llarda iki kez h\u00fck\u00fcmet y\u0131kan kitle seferberliklerine \u00f6nc\u00fcl\u00fck etmesine ra\u011fmen \u00f6zellikle AKP h\u00fck\u00fcmetleri d\u00f6neminde inisiyatif belirgin \u015fekilde sermayenin eline ge\u00e7ti. AKP 10 y\u0131ll\u0131k iktidar\u0131 boyunca neoliberal politikalar\u0131n h\u0131zl\u0131 ve istikrarl\u0131 uygulay\u0131c\u0131lar\u0131ndan biri olarak, egemen burjuvazinin, \u00f6zellikle \u00d6zal\u2019\u0131n \u00f6l\u00fcm\u00fcnden sonra ve derin ekonomik bunal\u0131mla birlikte ya\u015famaya ba\u015flad\u0131\u011f\u0131 \u00f6nderlik krizini a\u015fmas\u0131na katk\u0131 sundu. Arkas\u0131na ald\u0131\u011f\u0131 kitle deste\u011fi ile birlikte emperyalizm yanl\u0131s\u0131 mali ve s\u0131na\u00ee sermayenin de temsiline aday tek parti oldu\u011funu g\u00f6sterdi. 10 y\u0131ll\u0131k AKP h\u00fck\u00fcmetleri d\u00f6neminde g\u00f6rece bir ekonomik b\u00fcy\u00fcme ya\u015fayan T\u00fcrkiye, d\u00fcnya ekonomisinde eskiye g\u00f6re nicel a\u00e7\u0131dan daha ileri ve g\u00fc\u00e7l\u00fc bir konuma geldi [2003-2012 OECD verilerine g\u00f6re d\u00fcnya ekonomisi %3,5, OECD \u00fclkeleri %1,7 b\u00fcy\u00fcrken T\u00fcrkiye ekonomisi ortalama %5,1 b\u00fcy\u00fcd\u00fc; ekonomik b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fc son 10 y\u0131lda 200 milyar dolardan 1 trilyon dolara ula\u015ft\u0131]. T\u00fcrkiye\u2019nin bununla birlikte sahip oldu\u011fu s\u0131n\u0131rl\u0131 sermaye birikimi nedeniyle emperyalist devletlerle olan ba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131k ili\u015fkisinde nitel bir de\u011fi\u015fim olmad\u0131.<\/p>\n\n\n\n<p>2. AKP h\u00fck\u00fcmetlerinin son 10 y\u0131ll\u0131k iktidar\u0131 boyunca burjuvazi taraf\u0131ndan belirleyici politikalar\u0131 genel olarak iki ba\u015fl\u0131kta \u00f6zetlenebilir; I) neo-liberal ekonomi politikalar\u0131n\u0131n uygulanmas\u0131, II) bu politikalar\u0131n uygulanmas\u0131 \u00f6n\u00fcnde engel te\u015fkil eden niteliklerinden ar\u0131nd\u0131rarak devlet erkinin yeniden yap\u0131land\u0131r\u0131lmas\u0131. Tekelci ve yerel sermayelerin emperyalist sistemle entegrasyon ve geli\u015fimleri \u00f6n\u00fcndeki engellerin kald\u0131r\u0131lmas\u0131 gayesinin bir sonucu olan bu yeniden yap\u0131land\u0131rma politikalar\u0131 askeri-sivil b\u00fcrokrasinin ayr\u0131cal\u0131klar\u0131n\u0131 t\u00f6rp\u00fcleme, yasama ve yarg\u0131 organlar\u0131ndaki n\u00fcfuzlar\u0131n\u0131 engelleme yoluyla kendini a\u00e7\u0131\u011fa vurdu. Bu politikalar neticesinde s\u00fcrekli bir politik kriz kayna\u011f\u0131 olmak anlam\u0131nda rejimin \u00e7ok ba\u015fl\u0131l\u0131\u011f\u0131na b\u00fcy\u00fck oranda son verildi. Parlamento (Yasama) ve H\u00fck\u00fcmet (Y\u00fcr\u00fctme) rejimin di\u011fer t\u00fcm temel kurumlar\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131nda belirleyici bir konuma ula\u015ft\u0131. Temel kurumlar aras\u0131 hiyerar\u015fi ve i\u015fleyi\u015f mekanizmalar\u0131n\u0131n yasal d\u00fczenlemelerle ortak bir politik \u00fcstyap\u0131sal niteli\u011fe kavu\u015fturulmas\u0131 konusunda bir\u00e7ok ad\u0131m at\u0131ld\u0131. Yeni bir anayasan\u0131n haz\u0131rlanmas\u0131 h\u00fck\u00fcmet ve egemen burjuvazi taraf\u0131ndan bu s\u00fcrecin tamamlamas\u0131nda nihai bir hedef olarak ortaya konuldu. T\u00fcrkiye\u2019de rejim bu anlamda Bonapartizm\u2019den yar\u0131 Bonapartizme do\u011fru bir d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm s\u00fcrecine girdi. T\u00fcrkiye\u2019nin diktat\u00f6rl\u00fck ile burjuva demokrasisi aras\u0131nda sal\u0131nmas\u0131 anlam\u0131na gelen bu s\u00fcre\u00e7te burjuva demokratik kurumlar g\u00fc\u00e7lenmekle birlikte rejimin temelindeki Bonapartist \u00f6zellikler kendini s\u00fcrd\u00fcrmekte. Dolay\u0131s\u0131yla bu de\u011fi\u015fim salt bir demokratikle\u015fme s\u00fcreci olarak okunamaz. Nitekim yeni sermaye birikim modelinin bir gere\u011fi olarak Bonapartist rejim, reformist bir yolla, yar\u0131 demokratik bir karakter kazan\u0131rken AKP h\u00fck\u00fcmeti giderek kitleler kar\u015f\u0131s\u0131nda daha otoriter bir niteli\u011fe b\u00fcr\u00fcnebilmekte. Bug\u00fcn pek \u00e7ok ileri Avrupa demokrasisinde de ya\u015fanan bu durumun \u00f6nde gelen nedeni h\u00fck\u00fcmetlerin b\u00fcy\u00fck oranda kriz kaynakl\u0131 ekonomik-politik tedbirleri kitlelere kabul ettirmek ve uygulamak i\u00e7in g\u00fcndelik y\u00f6netsel i\u015flevlerini ancak ve giderek daha fazla oranda bask\u0131 ara\u00e7lar\u0131 vas\u0131tas\u0131yla yapabiliyor olmas\u0131ndan kaynaklanmakta. T\u00fcrkiye\u2019de de rejimin yar\u0131 demokratik bir karakter kazanmas\u0131yla h\u00fck\u00fcmetin anti-demokratik uygulamalar\u0131 bu nedenle birbirine tezat olu\u015fturacak \u015fekilde bir arada y\u00fcr\u00fcmekte. Rejimin demokratik karakterinin reformist yolla g\u00fc\u00e7lenmesi esas olarak yerli burjuvazinin kendi geli\u015fmesi \u00f6n\u00fcnde engel olarak g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc asker-sivil b\u00fcrokrasiyi etkisizle\u015ftirme m\u00fccadelesinin bir yoluydu. Egemen s\u0131n\u0131flar aras\u0131 ekonomik \u00e7\u0131kar \u00e7at\u0131\u015fmas\u0131n\u0131n bir ifadesi olan bu durum yerli burjuvazinin \u00fcst tabakalar\u0131yla tekelci mali ve s\u0131na\u00ee burjuvazinin kayna\u015fmas\u0131na ve sonunda asker-sivil b\u00fcrokrasinin rejimin ana belirleyici g\u00fcc\u00fc olmaktan -b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde- \u00e7\u0131kar\u0131lmas\u0131na ve direnen unsurlar\u0131n tasfiye edilmesine yol a\u00e7t\u0131. AKP h\u00fck\u00fcmeti \u0130stanbul k\u00f6kenli tekelci mali ve s\u0131na\u00ee burjuvaziyi, Anadolu k\u00f6kenli yerel burjuvaziyi ve yeniden yap\u0131lanma s\u00fcrecine onay veren askeri-sivil b\u00fcrokrasiyi kendi etraf\u0131nda toplama ba\u015far\u0131s\u0131yla bu m\u00fccadelenin politik \u00f6nc\u00fcs\u00fc olarak i\u015flev g\u00f6rd\u00fc. Nihayetinde gelinen noktada egemen burjuvazi ve AKP h\u00fck\u00fcmeti i\u00e7in rejimin demokratik karakterinin [yeni bir anayasan\u0131n haz\u0131rlanmas\u0131 ve buna ba\u011fl\u0131 olarak bir dizi yasal-kurumsal de\u011fi\u015fiklik d\u0131\u015f\u0131nda] daha da g\u00fc\u00e7lenmesini gerektirecek temel bir itici g\u00fc\u00e7 kalmad\u0131. AB\u2019ye entegrasyon at\u0131l\u0131m\u0131yla birlikte bug\u00fcn tekelci, emperyalizm yanl\u0131s\u0131 mali ve s\u0131nai sermayenin temsilini \u00fcstlenmi\u015f durumda olan AKP h\u00fck\u00fcmeti, ABD ve AB yanl\u0131s\u0131 pro-emperyalist program\u0131yla demokratik bir d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fcn ne program\u0131na ne de \u00f6nderlik kapasitesine ve iste\u011fine sahiptir. Ger\u00e7ek bir demokratik d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm i\u00e7in T\u00fcrkiye\u2019nin temel demokratik sorunlar\u0131n\u0131n \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fc gerekir. Bunlar; K\u00fcrt halk\u0131na kendi kaderinin tayin hakk\u0131n\u0131n tan\u0131nmas\u0131; tar\u0131m devriminin ger\u00e7ekle\u015ftirilmesi, kitlelerin s\u00f6z ve eylem \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc sa\u011flayacak siyasal bir demokrasinin sa\u011flanmas\u0131 ve emperyalizmden kopulmas\u0131 yoluyla olanakl\u0131d\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>3. AKP h\u00fck\u00fcmetlerinin son on y\u0131ll\u0131k icraatlar\u0131 boyunca en fazla manip\u00fcle etti\u011fi konu demokratikle\u015fme oldu. Askeri b\u00fcrokrasinin h\u00e2kimiyetinin k\u0131r\u0131l\u0131p sivil iradenin egemen k\u0131l\u0131nd\u0131\u011f\u0131 yeni bir d\u00fczen i\u00e7in m\u00fccadele edildi\u011fi ve bunun T\u00fcrkiye\u2019yi ger\u00e7ek bir demokrasiye kavu\u015fturaca\u011f\u0131 kand\u0131rmacas\u0131 \u00e7ok \u00e7e\u015fitli kesimlerin AKP h\u00fck\u00fcmetlerini uzun bir s\u00fcre desteklemesine yol a\u00e7t\u0131. Bu beklenti do\u011frultusunda halen AKP h\u00fck\u00fcmetine y\u00f6nelik geni\u015f bir destek s\u00f6z konusu. \u00d6zellikle \u0130mral\u0131 s\u00fcreciyle birlikte K\u00fcrt sorununun \u00e7\u00f6z\u00fcme kavu\u015faca\u011f\u0131 ve yeni bir anayasayla bu durumun kurumsal bir nitelik kazanaca\u011f\u0131 beklentisi halen g\u00fcndemde. Oysa sadece mevcut anayasan\u0131n baz\u0131 maddelerinin de\u011fi\u015ftirilmesi do\u011frultusunda ger\u00e7ekle\u015ftirilen 12 Eyl\u00fcl 2010 referandumu s\u0131ras\u0131nda hem AKP h\u00fck\u00fcmetinin hem de bu de\u011fi\u015fiklikleri tamamen ya da k\u0131smen destekleyenlerin beklenti ve \u00f6ng\u00f6r\u00fcleriyle geride kalan yakla\u015f\u0131k 2,5 y\u0131ll\u0131k s\u00fcre\u00e7te ortaya \u00e7\u0131kan tablo aras\u0131ndaki tezat, sermaye cephesinin yeni bir anayasadan ne anlad\u0131\u011f\u0131 ve bekledi\u011fini net bir \u015fekilde g\u00f6stermekte. Bu nedenle b\u00fct\u00fcn umudunu sermayenin kendi neoliberal \u00e7\u0131karlar\u0131 do\u011frultusunda devleti ve toplumu yeniden yap\u0131land\u0131rmas\u0131nda kendine de bir pay d\u00fc\u015fece\u011fi \u00fczerine kuranlar\u0131n ya\u015fayacaklar\u0131n\u0131n sadece hayal k\u0131r\u0131kl\u0131\u011f\u0131yla s\u0131n\u0131rl\u0131 olmayaca\u011f\u0131 \u00e7ok a\u00e7\u0131k. Dolay\u0131s\u0131yla AKP h\u00fck\u00fcmeti ulusal ve demokratik taleplerin \u00e7\u00f6z\u00fcm mercii olmad\u0131\u011f\u0131 gibi tersine g\u00f6stermelik kimi kozmetik d\u00fczenlemelerle a\u011f\u0131zlara bir parmak bal \u00e7alarken yapt\u0131\u011f\u0131 esas olarak demokrasi i\u00e7in demokrasiyi s\u0131n\u0131rlamaktan; \u00f6zg\u00fcrl\u00fck i\u00e7in \u00f6zg\u00fcrl\u00fckleri tehdit olarak g\u00f6stermekten ibaret. Bu hileli ve otoriter tablonun ne anlama geldi\u011finin en iyi sahnelerinden biri 1 May\u0131s\u2019ta \u0130stanbul\u2019da ya\u015fand\u0131. 1 May\u0131s\u2019\u0131n Taksim\u2019de ger\u00e7ekle\u015fmesinin g\u00f6stericilerin sa\u011fl\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in tehlikeli olabilece\u011fini s\u00f6yleyerek Taksim\u2019de 1 May\u0131s\u2019\u0131 yasaklayan AKP h\u00fck\u00fcmeti adeta b\u00fct\u00fcn \u0130stanbul\u2019u s\u0131k\u0131y\u00f6netim alt\u0131na ald\u0131; buna ra\u011fmen alana ula\u015fmak isteyenlere de hi\u00e7bir \u00e7ukura d\u00fc\u015ferek alamayacaklar\u0131 zarar\u0131n daha fazlas\u0131n\u0131 kendi eliyle vermekten \u00e7ekinmedi. Benzer \u015fekilde 12 Eyl\u00fcl 2010 referandumunda y\u00fczde 90\u2019\u0131 herhangi bir sendikal haktan yararlanamayan i\u015f\u00e7i ve emek\u00e7ilere bir yetmez iki, o da yetmez istedi\u011fin kadar sendika diyen AKP h\u00fck\u00fcmeti Toplu \u0130\u015f \u0130li\u015fkileri Kanunu ile birlikte grevli-toplu s\u00f6zle\u015fmeli sendika hakk\u0131n\u0131 neredeyse imkas\u0131z hale getirdi. 2023, 2053, 2071 gibi hedef tarihlerle adeta \u00f6l\u00fcms\u00fcz bir iktidar hevesini ortaya koyan AKP\u2019nin ebedi varolu\u015f i\u00e7in ba\u015fkanl\u0131k sistemini i\u015faret etmesi tabii ki bo\u015funa de\u011fil. B\u00fct\u00fcn bu tabloya ra\u011fmen AKP h\u00fck\u00fcmetinin neoliberal yalanlar\u0131ndan medet ummak f\u0131rt\u0131nal\u0131 bir havada delik bir kay\u0131kla okyanusa a\u00e7\u0131lmaktan farks\u0131z olacakt\u0131r\u2026 Tam da bu nedenle AKP h\u00fck\u00fcmetinin bar\u0131\u015f ve demokratikle\u015fme yalan\u0131na kar\u015f\u0131 i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n ba\u011f\u0131ms\u0131z politik varl\u0131\u011f\u0131 ve birli\u011fi, yoksul halklar\u0131n \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc, e\u015fitli\u011fi ve dayan\u0131\u015fmas\u0131n\u0131n sa\u011flanmas\u0131 hayati bir \u00f6nem ta\u015f\u0131makta. \u0130\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n politik \u00f6nc\u00fcs\u00fcne d\u00fc\u015fen g\u00f6rev, yarat\u0131lmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131lan bu i\u015fbirlik\u00e7i\/uyarlanmac\u0131 yalanc\u0131 bahar \u00e7izgisi kar\u015f\u0131s\u0131nda m\u00fccadeleci bir \u00e7izgiyi sonuna dek kararl\u0131 ve \u0131srarl\u0131 bir \u015fekilde s\u00fcrd\u00fcrmek ve ilerletmektir. Bu do\u011frultuda i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 ve kitle seferberlikleri i\u00e7inde enternasyonalist devrimci bir i\u015f\u00e7i partisinin in\u015fas\u0131 zorunluluktur. Ge\u00e7i\u015f program\u0131 anlay\u0131\u015fla, acil ekonomik ve demokratik taleplerle m\u00fccadelenin tam oda\u011f\u0131na yerle\u015fmek i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n politik \u00f6nc\u00fcs\u00fc i\u00e7in ertelenemez bir g\u00f6revdir.<\/p>\n\n\n\n<p>4. \u0130\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n mevcut s\u0131n\u0131f bilinci ve \u00f6rg\u00fctl\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc de\u011ferlendirildi\u011finde d\u00fcnya ekonomik krizinin a\u011f\u0131r ekonomik-politik sonu\u00e7lar\u0131na ra\u011fmen T\u00fcrkiye\u2019de devrimci olmayan bir durum ya\u015fanmaktad\u0131r. Bununla birlikte kronikle\u015fen krizin ve hak kay\u0131plar\u0131n\u0131n barda\u011f\u0131 ta\u015f\u0131ran son damla etkisini ne zaman, nerede ve ne \u015fekilde g\u00f6sterece\u011fini tam olarak bilmek m\u00fcmk\u00fcn olmasa da daha<\/p>\n\n\n\n<p>derin ve yayg\u0131n toplumsal sorunlara gebe k\u0131r\u0131lgan bir d\u00f6nem i\u00e7indeyiz. Bu durum i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n \u00e7ok par\u00e7al\u0131 savunma m\u00fccadelelerine ra\u011fmen \u00e7ok \u00f6nemli bir potansiyel ta\u015f\u0131maktad\u0131r. Neoliberal kar\u015f\u0131devrim sald\u0131r\u0131s\u0131n\u0131n bir sonucu olarak bug\u00fcn i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n \u00f6zellikle gen\u00e7 ku\u015fak b\u00fcy\u00fck \u00e7o\u011funlu\u011fu i\u00e7in sigortal\u0131-sendikal\u0131 \u00e7al\u0131\u015fma, ya\u015fam\u0131 boyunca ya \u00e7ok k\u0131sa s\u00fcreli ya da hi\u00e7 elde edemedi\u011fi haklar haline geldi. S\u0131n\u0131f bilincinin geli\u015fimini engelleyen bu ger\u00e7eklik, d\u00fcnya ekonomik kriziyle birlikte \u00e7ok daha a\u011f\u0131r \u015fekilde ya\u015fanan hak kay\u0131plar\u0131na ra\u011fmen bu kesimlerin \u00f6rg\u00fctl\u00fc \u015fekilde harekete ge\u00e7me imk\u00e2nlar\u0131n\u0131 s\u0131n\u0131rlayabilmekte; \u00e7are bireysel\/yerel kalabilmekte, \u00e7o\u011funlukla da ba\u015fa gelen sineye \u00e7ekilebilmekte. Ancak s\u0131n\u0131rl\u0131 say\u0131da toplu i\u015ften \u00e7\u0131karma s\u00fcre\u00e7lerinde birlikte m\u00fccadele etme ve \u00e7\u00f6z\u00fcm arama yoluna gidildi\u011fi g\u00f6r\u00fclmekte ki bunlar da yine tekil\/yerel kalmakta. \u00c7al\u0131\u015fma hak ve ko\u015fullar\u0131nda ya\u015fanan uzun s\u00fcreli gerileme ve dibe vurman\u0131n hem nedeni hem de sonucu olan bu durum s\u0131n\u0131f bilinci \u00fczerinde \u00e7\u00fcr\u00fct\u00fcc\u00fc bir etki yaratmakta. Neoliberal AKP h\u00fck\u00fcmetinin toplumun yar\u0131s\u0131n\u0131n deste\u011fine sahip olmas\u0131 bu tablonun bir g\u00f6stergesi. Ba\u015fta i\u015f\u00e7i sendikalar\u0131 olmak \u00fczere s\u0131n\u0131f \u00f6rg\u00fctlerinin b\u00fcy\u00fck \u00e7o\u011funlu\u011funda egemen hale gelen i\u015fbirlik\u00e7i\/uyarlanmac\u0131 politik \u00e7izgi bu tablonun ana \u015fekillendiricisi. \u0130\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 ancak m\u00fccadele i\u00e7inde \u00f6\u011frenir ama s\u0131n\u0131f \u00f6rg\u00fctleri olmaks\u0131z\u0131n m\u00fccadeleler kendili\u011findenci bir \u015fekilde zafere ula\u015famaz.<\/p>\n\n\n\n<p>5. \u0130\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n \u00f6nc\u00fcs\u00fcne d\u00fc\u015fen g\u00f6rev ekonomik sald\u0131r\u0131lara, i\u015fsizli\u011fe ve yoksullu\u011fa, bask\u0131c\u0131 rejimin anti-demokratik uygulamalar\u0131na, cinsiyet\u00e7ili\u011fe, ezilen K\u00fcrt halk\u0131n\u0131n kendi kaderini tayin hakk\u0131n\u0131n reddedilmesine, emperyalizmle i\u015fbirli\u011fi politikalar\u0131na ve do\u011fan\u0131n tahribat\u0131na kar\u015f\u0131 olu\u015fturulacak eylem program\u0131 ile toplumun t\u00fcm s\u00f6m\u00fcr\u00fclen ve ezilen kesimlerine \u00f6nderlik etmesidir. Kitlelerin ba\u011f\u0131ms\u0131z s\u0131n\u0131f seferberliklerini ama\u00e7layan b\u00f6yle bir eylem program\u0131 \u00f6ncelikle i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n ve emek\u00e7i halklar\u0131n beklenti ve umutlar\u0131n\u0131 manip\u00fcle etmeyi ama\u00e7layan AKP h\u00fck\u00fcmetinin sermaye yanl\u0131s\u0131 neoliberal y\u00fcz\u00fcn\u00fc te\u015fhir edebilmelidir. AKP h\u00fck\u00fcmetinin yalanlar\u0131 d\u00f6rt temel sa\u00e7 aya\u011f\u0131 \u00fczerine oturmaktad\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>Birinci yalan ekonominin b\u00fcy\u00fcy\u00fcp g\u00fc\u00e7lendi\u011fi ve t\u00fcm toplumun bundan yararland\u0131\u011f\u0131d\u0131r. Ger\u00e7ek son 10 y\u0131ll\u0131k AKP h\u00fck\u00fcmetleri d\u00f6neminde \u00e7al\u0131\u015fma ve sosyal haklar\u0131n tarihsel \u00f6l\u00e7\u00fcde yitirilmesidir. Ta\u015feronluk, esnek \u00e7al\u0131\u015fma ve sendikas\u0131zla\u015ft\u0131rma di\u011fer bir ifadeyle g\u00fcvencesizlik hi\u00e7bir d\u00f6nemde AKP d\u00f6neminde oldu\u011fu kadar yayg\u0131n olmam\u0131\u015ft\u0131r. \u0130\u015f\u00e7i sa\u011fl\u0131\u011f\u0131 ve g\u00fcvenli\u011finden \u00e7al\u0131\u015fma \u015fart ve ko\u015fullar\u0131na kadar her \u015fey sermayenin daha fazla k\u00e2r ve rekabet edebilme \u00e7\u0131kar\u0131na g\u00f6re d\u00fczenlenmektedir. \u0130\u015f\u00e7i ve emek\u00e7ilerin bu tabloda pay\u0131na d\u00fc\u015fen ise i\u015f cinayetleri, d\u00fc\u015f\u00fck \u00fccret, \u00f6rg\u00fcts\u00fczl\u00fck ve \u00e7ok daha fazla i\u015fsizlik-yoksulluk olmaktad\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>\u0130kinci yalan T\u00fcrkiye\u2019nin demokratikle\u015fti\u011fi, hak ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fckler \u00f6n\u00fcndeki engellerin kald\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131, K\u00fcrt sorunu gibi tarihsel sorunlar\u0131n \u00e7\u00f6z\u00fcmlendi\u011fi ve yeni bir anayasa ile b\u00fct\u00fcn bunlar\u0131n yasal ve kurumsal bir yap\u0131ya kavu\u015faca\u011f\u0131d\u0131r. Oysa cezaevleri dolup ta\u015fmaktad\u0131r. \u0130ktidar\u0131n ho\u015funa gitmeyen her d\u00fc\u015f\u00fcnce ve eylem ter\u00f6r olarak yaftalanmaktad\u0131r. Siyasetten medyaya, akademiden sanata t\u00fcm alanlarda tek tip d\u00fc\u015f\u00fcnce ve davran\u0131\u015f hukuk kisvesi alt\u0131nda topluma dayat\u0131lmaktad\u0131r. \u0130mral\u0131 S\u00fcreci ile K\u00fcrt sorununda kal\u0131c\u0131 ve tarihsel bir bar\u0131\u015f beklentisi \u201cmilli birlik ve beraberlik\u201d etiketiyle damgalanmaktad\u0131r. Yakla\u015f\u0131k 30 y\u0131ld\u0131r akan kan ve g\u00f6zya\u015f\u0131n\u0131n durmas\u0131nda referans haline getirilen \u201cyeni anayasa\u201d sermayenin neoliberal \u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131n idari, hukuki ve siyasi planda yasal ve kurumsal bir yap\u0131ya kavu\u015fturulmas\u0131ndan ibarettir. Bu noktada \u201cbar\u0131\u015f\u201d bir suiistimal alan\u0131d\u0131r\u2026<\/p>\n\n\n\n<p>\u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc yalan kom\u015fularla s\u0131f\u0131r sorun politikas\u0131d\u0131r. AKP h\u00fck\u00fcmeti kom\u015fu halklarla de\u011fil ba\u015flar\u0131ndaki diktat\u00f6rlerle s\u0131f\u0131r sorun politikas\u0131 geli\u015ftirme yoluna girmi\u015ftir. Ba\u015fta Ortado\u011fu ve Kuzey Afrika olmak \u00fczere t\u00fcm b\u00f6lgede stat\u00fckoya yat\u0131r\u0131m yapan, bu do\u011frultuda Kaddafi, M\u00fcbarek, Esad gibi diktat\u00f6rlerle anla\u015fmalar yapmaktan \u00e7ekinmeyen Erdo\u011fan h\u00fck\u00fcmeti Ortado\u011fu ve Kuzey Afirka devrimleri s\u00fcreciyle birlikte bel ba\u011flad\u0131\u011f\u0131 diktat\u00f6rlerin y\u0131k\u0131lmaya ba\u015flamas\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131nda uzun bir bocalama ya\u015fam\u0131\u015ft\u0131r. Ancak y\u0131k\u0131lmakta olan diktat\u00f6rlerin geri d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fc olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc noktada diktat\u00f6rlere kar\u015f\u0131y\u0131z, halklar\u0131n yan\u0131nday\u0131z yalan\u0131na sar\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. AKP h\u00fck\u00fcmetinin \u201cArap Bahar\u0131\u201dn\u0131n kendi politikalar\u0131n\u0131n bir sonucu oldu\u011funu s\u00f6ylemesi ise tam bir iki y\u00fczl\u00fcl\u00fckt\u00fcr. T\u00fcrkiye\u2019de K\u00fcrtlerin anadilde e\u011fitim hakk\u0131n\u0131 kullanmas\u0131n\u0131 dahi kabul edilemez bulan Ba\u015fbakan Erdo\u011fan\u2019\u0131 e\u011fer b\u00f6lge halklar\u0131 ba\u015flar\u0131ndaki diktat\u00f6rl\u00fckleri y\u0131kmak i\u00e7in ayaklanmam\u0131\u015f olsalard\u0131 bug\u00fcn Kaddafi, M\u00fcbarek ve Esad ile kol kola g\u00f6rece\u011fimiz \u00e7ok a\u00e7\u0131kt\u0131r. Irak\u2019ta ba\u011f\u0131ms\u0131z bir K\u00fcrt b\u00f6lgesinin olu\u015fmamas\u0131 ad\u0131na Irak\u2019a y\u00f6nelik y\u0131llarca her t\u00fcrl\u00fc bask\u0131 ve \u015fantaj politikas\u0131 g\u00fcden T\u00fcrkiye\u2019nin halklar\u0131n \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcnden bahsetmesi inanad\u0131r\u0131c\u0131 de\u011fildir. AKP h\u00fck\u00fcmeti halklar\u0131n de\u011fil \u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131n yan\u0131ndad\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>D\u00f6rd\u00fcnc\u00fc yalan do\u011fayla uyum i\u00e7inde, tarihe ve k\u00fclt\u00fcre yat\u0131r\u0131m yapan bir T\u00fcrkiye\u2019nin in\u015fa edildi\u011fidir. AKP h\u00fck\u00fcmetleri d\u00f6neminde ekonomik kalk\u0131nma ve b\u00fcy\u00fcme ad\u0131na do\u011fan\u0131n ve k\u00fclt\u00fcr miraslar\u0131n\u0131n tahribat\u0131 mubah k\u0131l\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r. T\u00fcrkiye\u2019nin d\u00f6rt bir yan\u0131nda suyun ticarile\u015ftirilmesinden n\u00fckleer ya da hidroelektrik enerji santralleri i\u00e7in derelerin, ormanlar\u0131n, yaban hayat\u0131n katledilmesine, e\u015fi benzeri olmayan tarihi eserlerin \u00e7anak-\u00e7\u00f6mlek olarak k\u00fc\u00e7\u00fcmsenmesine, kentsel d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm ad\u0131na i\u015f\u00e7i ve emek\u00e7ilerin kent merkezlerinden s\u00fcr\u00fclmesine, kent merkezlerinin rant merkezlerine d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclmesine dek uzanan bir tablo s\u00f6z konusudur\u2026<\/p>\n\n\n\n<p>S\u0131n\u0131f M\u00fccadelesinin Durumu<\/p>\n\n\n\n<p>6. \u0130ktidara geldi\u011fi 2002 y\u0131l\u0131ndan bu yana AKP h\u00fck\u00fcmetinin emek\u00e7i d\u00fc\u015fman\u0131 uygulamalar\u0131n\u0131n ana eksenlerinden birini i\u015fg\u00fcc\u00fc maliyetlerini d\u00fc\u015f\u00fcrmek olu\u015fturdu. Bu hedefe y\u00f6nelik olarak, iki y\u00f6ntem sistematik olarak uyguland\u0131 ve uygulanmaya devam ediyor: d\u00fc\u015f\u00fck \u00fccretler ve sosyal haklar\u0131n gasp\u0131. B\u00f6ylece i\u015f\u00e7inin hem devlet hem de i\u015fveren taraf\u0131ndan bir y\u00fck olarak g\u00f6r\u00fclen maliyeti gittik\u00e7e azald\u0131; yoksulluk ve g\u00fcvencesizlik ise s\u00fcrekli artt\u0131. \u00d6yle ki bug\u00fcn resmi olarak 16 milyon \u00fccretli i\u015f\u00e7inin y\u00fczde 44\u2019\u00fc asgari \u00fccretle \u00e7al\u0131\u015f\u0131yor ve a\u00e7l\u0131k s\u0131n\u0131r\u0131nda bir ya\u015fam s\u00fcr\u00fcyor. \u00c7\u00fcnk\u00fc bir toplu pazarl\u0131k s\u00fcrecini gerektiren asgari \u00fccret kapal\u0131 kap\u0131lar ard\u0131nda h\u00fck\u00fcmet ve i\u015fverenin s\u0131n\u0131f \u00e7\u0131karlar\u0131 do\u011frultusunda belirleniyor ve dayat\u0131l\u0131yor. En temel hak olan g\u00fcvenceli bir i\u015f ve insanca ya\u015fam \u00fccreti ise bug\u00fcn bu nedenle en \u00f6nemli m\u00fccadele taleplerimizden biri olmaya devam ediyor<\/p>\n\n\n\n<p>7. AKP sosyal haklar\u0131n gasp\u0131 noktas\u0131nda da planl\u0131 bir \u015fekilde ilerledi ve i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n bir\u00e7ok hakk\u0131n\u0131 gasp ederek g\u00fcvencesiz ve esnek \u00e7al\u0131\u015fma ko\u015fullar\u0131n\u0131 h\u00e2lihaz\u0131rda dayatt\u0131. \u00d6zellikle 2008 y\u0131l\u0131nda patlayan d\u00fcnya ekonomik krizinin \u00fclkeleri iflas e\u015fi\u011fine getirmesi kemer s\u0131kma politikalar\u0131n\u0131 d\u00fcnya \u00e7ap\u0131nda d\u00fczeyde bir zorunluluk haline getirdi. AKP h\u00fck\u00fcmeti de krizin faturas\u0131n\u0131 i\u015f\u00e7ilere kesen neoliberal sald\u0131r\u0131 program\u0131n\u0131 uygulamaya koyarak krizin T\u00fcrkiye burjuvazisini te\u011fet ge\u00e7mesini sa\u011flad\u0131. Bunun \u00f6nemli ad\u0131mlar\u0131ndan biri 2008 y\u0131l\u0131nda y\u00fcr\u00fcrl\u00fc\u011fe giren 5510 say\u0131l\u0131 Sosyal Sigortalar ve Genel Sa\u011fl\u0131k Sigortas\u0131 Kanunu\u2019dur. Bu kanun ile sa\u011fl\u0131k ve sosyal g\u00fcvenlik bir hak olmaktan \u00e7\u0131kt\u0131 ve piyasala\u015ft\u0131r\u0131ld\u0131. Bir di\u011fer \u00f6nemli geli\u015fme 2009\u2019da Yeni \u0130\u015fsizlik Sigortas\u0131 Kanunu\u2019nun onaylanmas\u0131 ile ger\u00e7ekle\u015fti. \u0130\u015fsizli\u011fin muazzam derecede artt\u0131\u011f\u0131 ko\u015fullarda, i\u015fsiz kalma durumlar\u0131nda emek\u00e7ilerin kullan\u0131m\u0131 i\u00e7in -\u00fcstelik onlar\u0131n \u00fccretlerinden kesilmi\u015f primlerle- olu\u015fturulmu\u015f fon, i\u015fverene te\u015fvik amac\u0131yla gasp edilmi\u015f oldu. 2010 referandumunda iktidar\u0131 ve politikalar\u0131 ad\u0131na bir g\u00fcvenoyu alan AKP, 2011 y\u0131l\u0131na ise Torba Yasa olarak sundu\u011fu bir di\u011fer sald\u0131r\u0131 paketi ile ba\u015flad\u0131. Yeni yasal de\u011fi\u015fiklikler i\u00e7eren bu Torba Yasa birka\u00e7 maddesi d\u0131\u015f\u0131nda 2011 \u015eubat ay\u0131nda kabul edildi ve esnek \u00e7al\u0131\u015fma ko\u015fullar\u0131n\u0131 yasalla\u015ft\u0131rd\u0131. T\u00fcm bu sald\u0131r\u0131lar\u0131n ard\u0131nda, 8 \u015eubat 2012 tarihinde Ulusal \u0130stihdam Strateji Tasla\u011f\u0131 olarak a\u00e7\u0131\u011fa vurulan belgenin i\u015faret etti\u011fi \u00fczere i\u015fg\u00fcc\u00fc piyasas\u0131n\u0131n g\u00fcvencesizle\u015ftirilmesi ve esnekle\u015ftirilmesi hedeflendi. 2012-2023 y\u0131llar\u0131 aras\u0131na y\u00f6nelik planlama i\u00e7eren bu belge, \u201cg\u00fcvenceli esneklik\u201d kavram\u0131 \u00fczerinden, esnek \u00e7al\u0131\u015fma bi\u00e7imlerini yayg\u0131nla\u015ft\u0131rarak, K\u0131dem Tazminat\u0131n\u0131n Kald\u0131r\u0131lmas\u0131, B\u00f6lgesel Asgari \u00dccret Uygulamas\u0131, \u00d6zel \u0130stihdam B\u00fcrolar\u0131 \u00fczerinden \u015fekillendirdi\u011fi yeni bir sald\u0131r\u0131 dalgas\u0131 sunuyor.<\/p>\n\n\n\n<p>8. Bu sald\u0131r\u0131lar asgari bir ya\u015fam s\u00fcrd\u00fcrmeyi zorla\u015ft\u0131r\u0131rken, var olan i\u015fsizler ordusu \u00e7al\u0131\u015fanlar\u0131n bu ko\u015fullara boyun e\u011fmesinin bir arac\u0131 haline gelmi\u015f durumda. En son a\u00e7\u0131klanan resmi rakamlara g\u00f6re i\u015fsiz say\u0131m\u0131z 2 milyon 554 bin ve i\u015fsizlik oran\u0131 da y\u00fczde 9,1. T\u00fcrkiye\u2019de \u00e7al\u0131\u015fma \u00e7a\u011f\u0131ndaki her iki ki\u015fiden biri \u00e7al\u0131\u015fm\u0131yor. \u0130\u015fg\u00fcc\u00fcne kat\u0131l\u0131m oran\u0131 Ekim 2012 d\u00f6nemi i\u00e7in %51 d\u00fczeyinde. \u0130\u015fsiz say\u0131lmayan umudu kesik i\u015fsizlerin say\u0131s\u0131 ve ev i\u00e7i eme\u011fin g\u00f6r\u00fcnmez olmas\u0131n\u0131n sonucunda a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kan bu durum, T\u00fcrkiye\u2019de i\u015fsizli\u011fi oldu\u011fundan d\u00fc\u015f\u00fck g\u00f6steriyor. AB \u00fclkeleri i\u00e7in Eurostat 2011 y\u0131l\u0131 verilerine g\u00f6re i\u015fg\u00fcc\u00fcne kat\u0131l\u0131m oran\u0131 %71,2 d\u00fczeyinde. T\u00fcrkiye\u2019de i\u015f isteyenlerin ve istihdam edilenlerin (i\u015fg\u00fcc\u00fcne kat\u0131l\u0131m) oran\u0131 AB ortalamas\u0131 kadar olsayd\u0131, T\u00fcrkiye 11 milyon 110 bin ki\u015fiye daha i\u015f yaratmak zorunda olacakt\u0131. Bu ki\u015filerin i\u015f bulamamas\u0131 halinde i\u015fsiz say\u0131s\u0131 13 milyon 652 bin olacakt\u0131. Buna g\u00f6re i\u015fsizlik oran\u0131 ise y\u00fczde 34,9 d\u00fczeyine \u00e7\u0131kacakt\u0131. Gen\u00e7ler i\u00e7in ise durum daha da k\u00f6t\u00fc. Gen\u00e7lerin %52\u2019si kay\u0131td\u0131\u015f\u0131 \u00e7al\u0131\u015f\u0131yor. Umudu kesik i\u015fsizlerle birlikte her 4 gen\u00e7ten biri i\u015fsizdir.<\/p>\n\n\n\n<p>9. Giderek artan esnek ve kurals\u0131z \u00e7al\u0131\u015fma bi\u00e7imleri, kay\u0131ts\u0131z \u00e7al\u0131\u015fma ve uzun \u00e7al\u0131\u015fma s\u00fcrelerinin i\u015f cinayetlerinde devasa bir art\u0131\u015fa neden oldu\u011funu s\u00f6yleyebiliriz. T\u00fcrkiye\u2019de son 10 y\u0131lda toplam 10.723 i\u015f\u00e7i, her y\u0131l ortalama 1072 i\u015f\u00e7i \u00f6lm\u00fc\u015ft\u00fcr. Bu tablonun en \u00f6nemli nedeni i\u015f sa\u011fl\u0131\u011f\u0131 ve g\u00fcvenli\u011fi \u00f6nlemlerinin, i\u015fverenlerin ezici<\/p>\n\n\n\n<p>\u00e7o\u011funlu\u011fu taraf\u0131ndan bir maliyet unsuru olarak ele al\u0131nmas\u0131, kurallara uyulmamas\u0131 ve i\u015fyerlerine sendika sokulmamas\u0131 ve i\u015fyerlerinin denetlenmemesidir. \u00d6zellikle ta\u015feronluk zincirleri i\u015f kazalar\u0131na adeta davetiye \u00e7\u0131karmaktad\u0131r. \u00d6te yandan d\u00fc\u015f\u00fck sendikala\u015fma oran\u0131 y\u00fcksek i\u015f\u00e7i \u00f6l\u00fcm\u00fc anlam\u0131na gelmektedir. \u00d6rne\u011fin Zonguldak havzas\u0131nda sendikal\u0131 i\u015fletmelerde \u00e7\u0131kar\u0131lan 100 bin ton k\u00f6m\u00fcr ba\u015f\u0131na i\u015f\u00e7i \u00f6l\u00fcm\u00fc 0,3 iken, sendikas\u0131z ta\u015feron i\u015fletmelerde bu say\u0131 8,3. Aradaki fark tam 34 kat. \u00d6zel sekt\u00f6rde sendikala\u015fma oran\u0131n\u0131n y\u00fczde 3\u2019lerde seyretti\u011fi bir \u00fclkede i\u015f cinayetlerinin giderek kitleselle\u015fmesi rastlant\u0131 de\u011fildir.<\/p>\n\n\n\n<p>10. \u0130\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131, bu ko\u015fullara kar\u015f\u0131l\u0131k sendikal\u0131 ve sendikas\u0131z i\u015fyerlerinde m\u00fccadeleler \u00f6rg\u00fctlemektedir ancak bu m\u00fccadeleler savunma hatt\u0131n\u0131 ge\u00e7ememektedir. Sendikal\u0131 olmayan i\u015fyerlerinde direni\u015fin gelece\u011fi i\u015f\u00e7ilerin dayanma g\u00fcc\u00fcn\u00fcn s\u0131n\u0131r\u0131na tabi olurken, sendikal\u0131 i\u015fyerlerinde ise s\u00fcre\u00e7 sendikan\u0131n politik \u00e7izgisine g\u00f6re de\u011fi\u015fmektedir. Bilhassa sendikal faaliyet-\u00f6rg\u00fctlenme nedeniyle i\u015ften \u00e7\u0131karmalar\u0131n oldu\u011fu i\u015fyerlerinde sendikalar daha m\u00fccadeleci olabilmekte, daha uzun soluklu direni\u015fler s\u00fcrd\u00fcrebilmektedirler. Bu m\u00fccadelenin ak\u0131beti ise bir yandan i\u015f\u00e7ilerin i\u015fyerindeki \u00f6rg\u00fctl\u00fcl\u00fck d\u00fczeyi bir yandan da sendikan\u0131n kararl\u0131l\u0131\u011f\u0131 ile belirlenmektedir. Sendikal\u0131 \/ sendikal\u0131 olmayan \/ sendikala\u015fan i\u015fyerleri olsun s\u00fcregiden her m\u00fccadelenin ileriye gitme dinami\u011fini olu\u015fturacak s\u0131n\u0131f birli\u011fi ve dayan\u0131\u015fmas\u0131ndaki zay\u0131fl\u0131k, sald\u0131r\u0131lar kar\u015f\u0131s\u0131ndaki savunma g\u00fcc\u00fcn\u00fcn de niteli\u011fini ortaya koymaktad\u0131r. Var olan savunma g\u00fcc\u00fc, s\u0131n\u0131f\u0131n \u00f6rg\u00fcts\u00fcz, direni\u015flerin par\u00e7al\u0131 yap\u0131s\u0131 nedeni ile olduk\u00e7a zay\u0131f kalmaktad\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>11. Bu zay\u0131fl\u0131k, AKP h\u00fck\u00fcmetinin demokrasi maskesi alt\u0131nda i\u015f\u00e7i ve emek\u00e7i y\u0131\u011f\u0131nlar \u00fczerinde kulland\u0131\u011f\u0131 \u201cikna\u201d ve yetmedi\u011finde \u201czor\u201d ara\u00e7lar\u0131 i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 aleyhine bir durumu g\u00fc\u00e7lendirmektedir. K\u0131dem tazminat\u0131 gasp\u0131ndan pek \u00e7ok sendikal hak ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fcklerin ortadan kald\u0131r\u0131lmas\u0131na varana kadar t\u00fcm yasal d\u00fczenlemelerin \u201cTa\u015feron i\u015f\u00e7ilere m\u00fcjde\u201d, \u201c\u00f6rg\u00fctlenme \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc\u201d \u015feklinde sunulmas\u0131 bu yan\u0131lsamay\u0131 g\u00fc\u00e7lendirmektedir.<\/p>\n\n\n\n<p>12. Sendikala\u015fmada d\u00fcnya \u00e7ap\u0131nda da genel olarak bir d\u00fc\u015f\u00fc\u015f ya\u015fanmaktad\u0131r. Ancak T\u00fcrkiye\u2019de ya\u015fanan d\u00fc\u015f\u00fc\u015f OECD ortalamas\u0131n\u0131n \u00fc\u00e7 kat\u0131ndan fazlad\u0131r. Son 10 y\u0131lda OECD \u00fclkelerinde sendikala\u015fmada y\u00fczde 11 oran\u0131nda bir gerileme ya\u015fan\u0131rken, T\u00fcrkiye\u2019de gerileme y\u00fczde 38 d\u00fczeyindedir. \u00d6te yandan T\u00fcrkiye\u2019nin OECD\u2019nin en sendikas\u0131z \u00fclkesi oldu\u011fu dikkate al\u0131nacak olursa bu gerileme daha da \u00fcrk\u00fct\u00fcc\u00fc boyutlara ula\u015fmaktad\u0131r. Ayn\u0131 zamanda h\u00fck\u00fcmet taraf\u0131ndan \u00e7\u0131kar\u0131lan yeni yasalarla sendikalar i\u015flevlerini giderek kaybetmektedir. Bunun son \u00f6rneklerinden biri olan 6356 say\u0131l\u0131 Sendikalar ve Toplu \u0130\u015f S\u00f6zle\u015fmesi Kanunu (ST\u0130SK), neoliberal emek rejiminin yasal dayanaklar\u0131ndan biri olarak kabul edilmelidir. Bu yasa ile, 6 milyon 298 bin i\u015f\u00e7i i\u00e7in Toplu \u0130\u015f S\u00f6zle\u015fmesi (T\u0130S) hayal haline gelecek, 7 i\u015fkolunda i\u015f\u00e7iler yetkili sendika bulamayacak. Yine toplu s\u00f6zle\u015fme yapma yetkisi bulunan 51 sendikadan 31\u2019i yetkisini kaybedecek. \u00d6te yandan, \u201csendika \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcn g\u00fcvencesi\u201d olan sendikal tazminat kald\u0131r\u0131lm\u0131\u015f olup, T\u0130S s\u00fcreci patronlar\u0131n yasal itirazlar\u0131na a\u00e7\u0131k hale getirildi. K\u0131sacas\u0131, sermaye, AKP h\u00fck\u00fcmeti sayesinde emek s\u00f6m\u00fcr\u00fcs\u00fcn\u00fc g\u00fc\u00e7lendirirken, AKP iktidar\u0131, s\u0131n\u0131fsal karakterine ve otoriter y\u00f6netim anlay\u0131\u015f\u0131na uygun olarak dayatt\u0131\u011f\u0131 yasa ile toplu i\u015f ili\u015fkilerini ta\u015feron, g\u00fcvencesiz, esnek ve ge\u00e7ici \u00e7al\u0131\u015fma bi\u00e7imine dayal\u0131 olan \u201cg\u00fcvencesiz esneklik\u201d paradigmas\u0131 do\u011frultusunda yeniden yap\u0131land\u0131rd\u0131.<\/p>\n\n\n\n<p>13. 12 Eyl\u00fcl rejimi ve hukuku taraf\u0131ndan marjinalle\u015ftirilen i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n sendikalar\u0131 ve \u00f6rg\u00fctl\u00fc kesimlerinin, bu yeni yasayla tamamen etkisiz hale getirilmesi ama\u00e7lanmaktad\u0131r. \u00d6te yandan s\u0131n\u0131f\u0131n az say\u0131da \u00f6rg\u00fctl\u00fc kesimine kar\u015f\u0131l\u0131k gelen sendikalarda, sendikal b\u00fcrokrasilerin s\u0131n\u0131f uzla\u015fmac\u0131 tavr\u0131 bu sald\u0131r\u0131lara kar\u015f\u0131 etkin bir m\u00fccadele \u00f6rg\u00fctleyememekte ya da m\u00fccadelenin \u00f6n\u00fcnde durabilmektedir. Taban bas\u0131nc\u0131 ve\/ya bizzat kendi varolu\u015f kayg\u0131lar\u0131 nedeniyle ba\u015flatt\u0131klar\u0131\/destekledikleri eylemlilikleri ise belli bir a\u015famada yava\u015flatma, yaln\u0131zla\u015ft\u0131rma ve sonu\u00e7 olarak s\u00f6n\u00fcmlendirme i\u015flevi g\u00f6rebilmektedirler.<\/p>\n\n\n\n<p>14. AKP H\u00fck\u00fcmeti d\u00f6neminde sendikalara ili\u015fkin olarak \u201cyanda\u015f sendika\u201d olarak bilinen h\u00fck\u00fcmetin deste\u011fiyle g\u00fc\u00e7lenen sendikalar\u0131n kurulmas\u0131\/\u00e7o\u011falmas\u0131 ve bu sendikalar\u0131n bir t\u00fcr iktidar\u0131n politik-ideolojik hegemonyas\u0131n\u0131 peki\u015ftiren aktar\u0131m kay\u0131\u015flar\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015fmesi \u00e7arp\u0131c\u0131 bir olgudur. \u00d6te yandan bu sendikalar, arkalar\u0131na ald\u0131klar\u0131 iktidar deste\u011fi ile bask\u0131, zorlama ve tehdit yoluyla \u00e7al\u0131\u015fanlar\u0131, y\u0131llard\u0131r \u00fcyesi olduklar\u0131 sendikalardan istifa ederek kendi sendikalar\u0131na \u00fcye olmaya zorla\u015ft\u0131rm\u0131\u015flard\u0131r. Bunun en \u00e7arp\u0131c\u0131 \u00f6rne\u011fi ise Memur-Sen\u2019dir. Memur-Sen\u2019in \u00fcye say\u0131s\u0131 8 y\u0131lda 79 binden 400 bine ula\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. \u00d6te yandan, bu politika m\u00fccadele gelene\u011fi olan baz\u0131 sendikalar\u0131n h\u0131zla taban kaybetmesine, yetkisizle\u015fmesine yol a\u00e7maktad\u0131r. Buna kar\u015f\u0131n, yak\u0131n zamanda metal sekt\u00f6r\u00fcnde i\u015f\u00e7iler ba\u011fl\u0131 bulunduklar\u0131 sendikan\u0131n b\u00fcrokrasisine kar\u015f\u0131 eyleme ge\u00e7erek, daha m\u00fccadeleci bulduklar\u0131 ba\u015fka bir sendikaya ge\u00e7mi\u015flerdir. Bu tip olumlu \u00f6rnekler \u00f6n\u00fcm\u00fczdeki d\u00f6nemde daha s\u0131k g\u00fcndeme gelebilir.<\/p>\n\n\n\n<p>15. Sol parti ve gruplar\u0131n \u00e7o\u011funlu\u011fu s\u0131n\u0131f\u0131n bilinci ve hareketinin mevcut durumunu zaman zaman izlenimci zaman zaman hareket\u00e7i bir anlay\u0131\u015fla yorumlayarak s\u0131n\u0131f\u0131n s\u00fcre giden \u00f6nderlik krizine \u00e7\u00f6z\u00fcm yaratmaktan uzak durmaktad\u0131rlar. Kimi sekter tutumlar direni\u015flerin bir araya gelmesini engeller hatta kendi i\u00e7inde b\u00f6l\u00fcnmesine bile neden olurken, kimi uyarlanmac\u0131 e\u011filimler de anti-partici tutumlar\u0131 ile birlikte i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131 m\u00fccadelenin \u00f6znesi olma konumundan uzakla\u015ft\u0131rmakta, i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n iktidar hedefini ihmal etmektedir.<\/p>\n\n\n\n<p>16. \u0130\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n iktidar hedefini ihmal eden siyasi kurumlar\u0131n kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya kald\u0131\u011f\u0131 bir di\u011fer sorun ise mevcut toplumsal hareketlerin taleplerini ve bunun s\u0131n\u0131f m\u00fccadelesi ile ba\u011flar\u0131n\u0131 kurma yetisini g\u00f6sterememektir. Bunun iki temel sonucu vard\u0131r: Birincisi, Sol\u2019un \u00e7o\u011fu kesimi bu hareketlerle ili\u015fkisini kendi g\u00fcncel duyarl\u0131l\u0131\u011f\u0131 oran\u0131nca bir \u201cdayan\u0131\u015fma\u201d olarak ortaya koymakta ve eylem birliklerine y\u00f6nelik bir \u00e7abaya giri\u015fmemektedir. \u0130kincisi, Sol\u2019un belli kesimleri t\u00fcm m\u00fccadele alanlar\u0131n\u0131 ve in\u015fa perspektiflerini bu hareketlerin i\u00e7inden kendilerince taktiksel g\u00f6rd\u00fckleri baz\u0131lar\u0131n\u0131n -genellikle birinin- m\u00fccadelesine indirgemektedir. Neticede, kad\u0131n hareketi, lgbtt hareketi, \u00f6\u011frenci hareketi, \u00e7evre hareketi, hepsi ayr\u0131 \u00f6znelerce ayr\u0131 birer m\u00fccadele alan\u0131 olarak tarif edilmekte, g\u00f6reli y\u00fckseli\u015flerine g\u00f6re de\u011fer bi\u00e7ilmekte ve daha \u00f6nemlisi bu sorunlar\u0131n her biri programs\u0131zla\u015ft\u0131r\u0131lmaktad\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>K\u00fcrt ulusal m\u00fccadelesi<\/p>\n\n\n\n<p>17. K\u00fcrt sorunu T\u00fcrkiye Cumhuriyeti\u2019nin tek devlet, tek bayrak, tek millet kurulu\u015f ideolojisinden beslenen ink\u00e2r ve imha politikalar\u0131n\u0131n bir sonucudur. Bu ideolojik-politik hat do\u011frultusunda 1990\u2019l\u0131 y\u0131llara kadar K\u00fcrt kimli\u011fi resmi olarak yok say\u0131ld\u0131. K\u00fcrtl\u00fck ad\u0131na her d\u00fc\u015f\u00fcnce ve tutum yasal ve yasa d\u0131\u015f\u0131 y\u00f6ntemlerle en a\u011f\u0131r \u015fekilde cezaland\u0131r\u0131ld\u0131. Reaksiyoner PKK\u2019nin 1984\u2019te ba\u015flatt\u0131\u011f\u0131 silahl\u0131 m\u00fccadele K\u00fcrt sorununu g\u00f6r\u00fcn\u00fcr k\u0131larak T\u00fcrkiye\u2019nin birinci g\u00fcndem maddesi haline getirdi. On binlerce insan\u0131n hayat\u0131n\u0131 kaybetmesine yol a\u00e7an \u201cd\u00fc\u015f\u00fck yo\u011funluklu sava\u015f\u201d Bonapartist rejimi ve burjuva h\u00fck\u00fcmetleri do\u011frudan \u015fekillendirmeye ba\u015flad\u0131.<\/p>\n\n\n\n<p>18. 1989\u2019da Berlin Duvar\u0131\u2019n\u0131n ve ard\u0131ndan SSCB ve Do\u011fu Bloku\u2019nun y\u0131k\u0131lmas\u0131; ba\u015f\u0131n\u0131 ABD\u2019nin \u00e7ekti\u011fi emperyalist g\u00fc\u00e7lerin Irak\u2019\u0131 i\u015fgal giri\u015fimi; 36. paralelde Irak K\u00fcrdistan b\u00f6lgesinin temellerinin at\u0131lmas\u0131 gibi i\u00e7 ve d\u0131\u015f fakt\u00f6rlerin \u00fclke, b\u00f6lge ve d\u00fcnya g\u00fc\u00e7 dengelerini de\u011fi\u015ftirdi\u011fi bir konjonkt\u00fcrde ilk kez resmi olarak \u201cK\u00fcrt realitesi\u201dnden de bahsedilme noktas\u0131na gelindi. 1990\u2019l\u0131 y\u0131llar tek devlet, tek bayrak, tek millet fikri \u00fczerine kurulan ve s\u0131n\u0131fs\u0131z, imtiyazs\u0131z, kayna\u015fm\u0131\u015f bir kitle propagandas\u0131yla ayakta tutulmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131lan toplum modelinin ideolojik, politik ve ekonomik temellerinin \u00e7at\u0131rdamaya ba\u015flad\u0131\u011f\u0131 y\u0131llar oldu.<\/p>\n\n\n\n<p>19. 1980 ve 1990\u2019l\u0131 y\u0131llar boyunca do\u011frudan kontrgerilla y\u00f6ntemleriyle fiziksel olarak yok edilmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131lan K\u00fcrt siyasal hareketi 1999\u2019da \u00d6calan\u2019\u0131n uluslararas\u0131 bir operasyonla ele ge\u00e7irilmesine ra\u011fmen g\u00fc\u00e7 ve yayg\u0131nl\u0131k kazanmaya devam etti. Bununla birlikte \u00d6calan yakalanmas\u0131ndan \u00e7ok \u00f6nce \u201cba\u011f\u0131ms\u0131z K\u00fcrdistan\u201d hedefini revize ederek \u201cdemokratik cumhuriyet\u201d fikrini geli\u015ftirmeye ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131. Ayr\u0131 bir K\u00fcrt devleti yerine \u201ck\u00fclt\u00fcrel otonomiye\u201d ve \u201cyerinden y\u00f6netim\u201de imk\u00e2n verme temelinde yeniden yap\u0131lanan demokratik tek devlet anlam\u0131na gelen bu projenin daha \u00d6zal d\u00f6neminde burjuvazide kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 vard\u0131. Bu kar\u015f\u0131l\u0131k; giderek g\u00fc\u00e7lenen yerel burjuvazinin ve \u00e7\u0131karlar\u0131 b\u00fcrokratik devlet ayg\u0131t\u0131n\u0131n gev\u015fetilmesinden yana olan egemen burjuvazisinin bir kesiminin, yeni sermaye birikim s\u00fcreci ihtiya\u00e7lar\u0131ndan ve d\u00fcnya konjonkt\u00fcr\u00fcn\u00fcn de\u011fi\u015fen dengelerine uyum sa\u011flama aray\u0131\u015f\u0131ndan kaynaklan\u0131yordu. Kurulu d\u00fczenin egemen politik-ekonomik g\u00fc\u00e7leri ise aleyhlerine geli\u015fecek bu s\u00fcreci akamete u\u011fratmak i\u00e7in askeri darbe d\u00e2hil t\u00fcm kozlar\u0131n\u0131 devreye soktu. Rejim i\u00e7i g\u00fc\u00e7 dengelerinin de\u011fi\u015fmesine yol a\u00e7an bu kap\u0131\u015fma AKP h\u00fck\u00fcmetleriyle birlikte eski rejim g\u00fc\u00e7lerinin b\u00fcy\u00fck oranda etkisizle\u015ftirildi\u011fi yeni bir denge olu\u015fmas\u0131n\u0131 sa\u011flad\u0131.<\/p>\n\n\n\n<p>20. AKP h\u00fck\u00fcmetleri Bonapartist rejimin klasik bask\u0131-\u015fiddet politikalar\u0131n\u0131 K\u00fcrt siyasi hareketine kar\u015f\u0131 uygulamaktan hi\u00e7 vazge\u00e7medi. Bununla birlikte 30 y\u0131ll\u0131k \u201cd\u00fc\u015f\u00fck yo\u011funluklu sava\u015f\u201d\u0131n K\u00fcrt ulusal bilincinde yaratt\u0131\u011f\u0131 s\u0131\u00e7ramay\u0131 ve m\u00fccadele sonucu fiilen elde edilen kazan\u0131mlar\u0131 tolere ve manip\u00fcle etmek isteyen AKP h\u00fck\u00fcmetleri bir yandan bu ama\u00e7la kimi k\u0131smi demokratik a\u00e7\u0131l\u0131mlara giri\u015fti. Her biri rejim duvarlar\u0131na hapsolmas\u0131na<\/p>\n\n\n\n<p>ra\u011fmen \u00d6calan bu a\u00e7\u0131l\u0131mlar\u0131n g\u00fc\u00e7lenerek devam etmesi ad\u0131na AKP h\u00fck\u00fcmetlerini -kendi deyimiyle- zora sokacak i\u015flere giri\u015fmedi. Rejimin yeniden yap\u0131lanmas\u0131nda kritik bir k\u0131r\u0131lma ve a\u015fama olan 12 Eyl\u00fcl referandumunda boykot tutumuyla pasif destek sundu. \u00c7\u00f6z\u00fcm noktas\u0131nda belirleyici a\u015fama olarak lanse edilen \u0130mral\u0131 S\u00fcreci b\u00f6ylesi bir politik-tarihsel arka plan \u00e7er\u00e7evesinde geli\u015fti. Kendi kaderini tayin hakk\u0131n\u0131 i\u00e7ermeyen bu uyarlanmac\u0131 s\u00fcre\u00e7 PKK\u2019nin silahl\u0131-reformist karakterinin de bir ifadesi olarak \u015fekillendi.<\/p>\n\n\n\n<p>21. Bask\u0131 ve \u015fiddet rejiminin ezilen halklar i\u00e7in devrimci d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fc ancak kaderini tayin hakk\u0131 etraf\u0131nda \u00f6r\u00fclebilir. Kaderini tayin hakk\u0131 K\u00fcrt halk\u0131n\u0131n hi\u00e7bir bask\u0131, s\u0131n\u0131rlama ve y\u00f6nlendirme alt\u0131nda kalmadan, ayr\u0131lma hakk\u0131 d\u00e2hil olmak \u00fczere \u00f6zg\u00fcr iradesiyle nas\u0131l ya\u015fayaca\u011f\u0131na karar verme hakk\u0131d\u0131r. Oysa \u0130mral\u0131 s\u00fcrecinde m\u00fczakerenin s\u0131n\u0131rlar\u0131 AKP h\u00fck\u00fcmetinin \u00e7izdi\u011fi k\u0131rm\u0131z\u0131 \u00e7izgilerle belirlenmekte. Bu nedenle \u0130mral\u0131 s\u00fcreci K\u00fcrt halk\u0131n\u0131n kendi kaderini tayin etti\u011fi de\u011fil teslim etti\u011fi bir s\u00fcre\u00e7 dinami\u011fi ta\u015f\u0131makta.<\/p>\n\n\n\n<p>22. 40 y\u0131ld\u0131r d\u00fcnya emek\u00e7ilerini ve yoksul halklar\u0131 daha k\u00f6t\u00fc \u00e7al\u0131\u015fma ve ya\u015fam ko\u015fullar\u0131na iten kar\u015f\u0131 devrimci neo-liberal politikalar d\u00fcnya ekonomik kriziyle \u00e7ok daha a\u011f\u0131r ve kal\u0131c\u0131 ko\u015fullara d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcrken; Arap devrimleri b\u00f6lge ve d\u00fcnya s\u0131n\u0131flar m\u00fccadelesini sarsarken; Avrupa, Asya ve Latin Amerika\u2019da i\u015f\u00e7iler ve emek\u00e7i yoksul halklar emperyalist-kapitalist sistemin \u00e7\u00f6z\u00fcm \u00f6nerilerine kar\u015f\u0131 m\u00fccadelelere giri\u015firken; d\u00fcnya devriminin en \u00f6nemli merkezlerinden biri olan Ortado\u011fu\u2019da neredeyse 30 y\u0131ld\u0131r m\u00fccadelenin kalbi olmu\u015f bir halk hareketinin, K\u00fcrt siyasal hareketinin, nihai amac\u0131 b\u00f6lgenin emperyal g\u00fcc\u00fc olmak olan bir h\u00fck\u00fcmetle kendi kaderini tayin hakk\u0131n\u0131 devre d\u0131\u015f\u0131 b\u0131rakarak, \u00fcstelik hi\u00e7bir kal\u0131c\u0131l\u0131k garantisi olmayan k\u0131smi haklar i\u00e7in m\u00fczakere masas\u0131na oturuyor olmas\u0131 s\u0131n\u0131flar m\u00fccadelesi a\u00e7\u0131s\u0131ndan ancak tarihsel \u00f6l\u00e7ekte dramatik bir yenilgi ve hayal k\u0131r\u0131kl\u0131\u011f\u0131 olabilir.<\/p>\n\n\n\n<p>23. K\u00fcrt halk\u0131n\u0131n tek ve ger\u00e7ek m\u00fcttefiki\/dostu i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131d\u0131r, b\u00f6lgenin emek\u00e7i yoksul halklar\u0131d\u0131r. HDK ve benzeri yap\u0131lar ideolojik-politik\/programatik nedenlerle proletaryan\u0131n ve emek eksenli m\u00fccadelenin ihtiya\u00e7lar\u0131n\u0131 kar\u015f\u0131lamaktan uzakt\u0131r. \u0130mral\u0131 s\u00fcreci bunun en a\u00e7\u0131k g\u00f6stergesidir. 10 y\u0131ld\u0131r izledi\u011fi neoliberal politikalarla cumhuriyet tarihinin en i\u015f\u00e7i d\u00fc\u015fman\u0131 h\u00fck\u00fcmeti olan AKP\u2019yi demokrasinin in\u015fas\u0131nda referans haline getiren bu anlay\u0131\u015flar kendi bindikleri dal\u0131 kesmektedir.<\/p>\n\n\n\n<p>Acil Taleplerimiz<\/p>\n\n\n\n<p>\u2014Emperyalizmden kopu\u015f!<\/p>\n\n\n\n<p>T\u00fcrkiye derhal NATO\u2019dan \u00e7\u0131ks\u0131n!<\/p>\n\n\n\n<p>Emperyalizmle yap\u0131lm\u0131\u015f t\u00fcm antla\u015fmalar feshedilsin!<\/p>\n\n\n\n<p>Emperyalist i\u015fgal ve sald\u0131rganl\u0131\u011fa hay\u0131r!<\/p>\n\n\n\n<p>Emperyalizm Ortado\u011fu ve Kuzey Afrika devrimlerinden elini \u00e7ek!<\/p>\n\n\n\n<p>Y\u0131k\u0131ls\u0131n Siyonist \u0130srail Devleti!<\/p>\n\n\n\n<p>Ya\u015fas\u0131n birle\u015fik, laik, demokratik ve \u0131rk\u00e7\u0131 olmayan Filistin!<\/p>\n\n\n\n<p>Bankalar millile\u015ftirilsin, borsa yasaklans\u0131n!<\/p>\n\n\n\n<p>D\u0131\u015f bor\u00e7 \u00f6demelerine hay\u0131r!<\/p>\n\n\n\n<p>\u2014Siyasal demokrasi!<\/p>\n\n\n\n<p>Demokratik haklar ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fckler \u00f6n\u00fcndeki t\u00fcm fiili ve yasal engeller kald\u0131r\u0131ls\u0131n!<\/p>\n\n\n\n<p>Rejimin bask\u0131 ve \u015fiddet uygulamalar\u0131na son!<\/p>\n\n\n\n<p>Se\u00e7im baraj\u0131 kald\u0131r\u0131ls\u0131n!<\/p>\n\n\n\n<p>Emekten ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fcklerden yana yeni bir demokratik anayasa i\u00e7in Kurucu Meclis!<\/p>\n\n\n\n<p>Herkes i\u00e7in sendikala\u015fma hakk\u0131!<\/p>\n\n\n\n<p>K\u00fcrt halk\u0131 i\u00e7in kendi kaderini tayin hakk\u0131!<\/p>\n\n\n\n<p>Anadilde e\u011fitim hakk\u0131!<\/p>\n\n\n\n<p>Siyasi ve askeri operasyonlara son! T\u00fcm tutsaklar i\u00e7in genel af!<\/p>\n\n\n\n<p>\u2014Herkes i\u00e7in g\u00fcvenceli bir i\u015f ve insanca ya\u015fam \u00fccreti!<\/p>\n\n\n\n<p>\u00d6zelle\u015ftirmeler yoluyla kamu ad\u0131na \u00fcretim ve hizmetleri tasfiye eden,<\/p>\n\n\n\n<p>G\u00fcvencesiz ve esnek \u00e7al\u0131\u015fma ko\u015fullar\u0131n\u0131 ba\u015fat k\u0131lan,<\/p>\n\n\n\n<p>Sa\u011fl\u0131k ve sosyal g\u00fcvenli\u011fi bir hak olmaktan \u00e7\u0131kar\u0131p piyasala\u015ft\u0131ran,<\/p>\n\n\n\n<p>Esnek, uzun, kay\u0131ts\u0131z ve kurals\u0131z \u00e7al\u0131\u015fma bi\u00e7imleriyle i\u015f cinayetlerinde devasa bir art\u0131\u015fa neden olan,<\/p>\n\n\n\n<p>Krizin faturas\u0131n\u0131 i\u015f\u00e7ilere \u00e7\u0131karan, i\u015fsizlik fonunu dahi i\u015fverene sermaye yapmaktan \u00e7ekinmeyen AKP h\u00fck\u00fcmetinin sermaye yanl\u0131s\u0131 neo-liberal politikalar\u0131n\u0131 reddediyoruz\u2026<\/p>\n\n\n\n<p>\u00d6zelle\u015ftirilmelere son! \u00d6zelle\u015ftirilmi\u015f t\u00fcm i\u015fletmler i\u015f\u00e7ilerin kontrol\u00fc alt\u0131nda millile\u015ftirilsin!<\/p>\n\n\n\n<p>K\u0131dem tazminat\u0131n\u0131n tasfiyesine hay\u0131r! T\u00fcm \u00e7al\u0131\u015fanlar i\u00e7in K\u0131dem tazminat\u0131 hakk\u0131!<\/p>\n\n\n\n<p>B\u00f6lgesel Asgari \u00dccret Uygulamas\u0131\u2019na hay\u0131r! Herkes i\u00e7in insanca ya\u015fam \u00fccreti!<\/p>\n\n\n\n<p>\u00d6zel \u0130stihdam B\u00fcrolar\u0131\u2019na hay\u0131r! \u0130nsan onuruna uygun emek d\u00fczeni!<\/p>\n\n\n\n<p>Ta\u015feron \u00e7al\u0131\u015fmaya hay\u0131r! Herkes i\u00e7in g\u00fcvenceli bir i\u015f!<\/p>\n\n\n\n<p>Mezarda emeklili\u011fe hay\u0131r! T\u00fcm \u00e7al\u0131\u015fanlar i\u00e7in ula\u015f\u0131labilir emeklilik!<\/p>\n\n\n\n<p>\u0130\u015ften atmalar yasaklans\u0131n! \u00dccretler d\u00fc\u015f\u00fcr\u00fclmeksizin 6 saat 4 vardiya \u00e7al\u0131\u015fma!<\/p>\n\n\n\n<p>\u0130\u015fsizlik fonunun i\u015fverene sermaye olmas\u0131na hay\u0131r! Fon t\u00fcm \u00e7al\u0131\u015fanlar\u0131n hizmetine!<\/p>\n\n\n\n<p>\u201cG\u00fcvenceli esneklik\u201d bir yaland\u0131r! Herkes i\u00e7in g\u00fcvenceli bir i\u015f ve insanca ya\u015fam \u00fccreti!<\/p>\n\n\n\n<p>\u2014Cinsiyet\u00e7i uygulamalara son!<\/p>\n\n\n\n<p>Cinsiyet\u00e7i i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fcne hay\u0131r!<\/p>\n\n\n\n<p>Esnek de\u011fil, g\u00fcvenceli i\u015f; e\u015fde\u011fer i\u015fe e\u015fit \u00fccret!<\/p>\n\n\n\n<p>Her i\u015fyerine ve mahalleye kre\u015f!<\/p>\n\n\n\n<p>Her mahalleye, il\u00e7eye nitelikli s\u0131\u011f\u0131nma evleri!<\/p>\n\n\n\n<p>Kad\u0131n katillerine, taciz ve tecav\u00fczc\u00fclere ceza indirimine son!<\/p>\n\n\n\n<p>Her kad\u0131na \u00fccretsiz ve g\u00fcvenli k\u00fcrtaj hakk\u0131!<\/p>\n\n\n\n<p>\u2014Do\u011fan\u0131n tahribine hay\u0131r!<\/p>\n\n\n\n<p>Kentsel d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm ad\u0131na do\u011fan\u0131n y\u0131k\u0131m\u0131na, bar\u0131nma hakk\u0131n\u0131n gasp\u0131na hay\u0131r!<\/p>\n\n\n\n<p>N\u00fckleer santrallere hay\u0131r!<\/p>\n\n\n\n<p>HES \u0130n\u015faatlar\u0131 durdurulsun!<\/p>\n\n\n\n<p>Suyun ticarile\u015ftirilmesine hay\u0131r!<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>1. T\u00fcrkiye\u2019de 1980\u2019den bu yana -giderek artan \u00f6l\u00e7\u00fcde- b\u00fct\u00fcn h\u00fck\u00fcmetlerin temel y\u00f6nelimi neoliberal politikalar do\u011frultusunda emperyalist d\u00fcnya sistemiyle tam bir uyum ve b\u00fct\u00fcnle\u015fme y\u00f6n\u00fcndedir. Devletin ekonomik faaliyetlerden \u00e7ekilmesi anlam\u0131nda k\u00fc\u00e7\u00fclmesine kar\u015f\u0131l\u0131k gelen bu neoliberal politikalar, bir yandan e\u011fitimden sa\u011fl\u0131\u011fa her t\u00fcrl\u00fc hizmetin \u00f6zelle\u015ftirme yolu ile piyasala\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 ve sosyal haklar\u0131n gasp\u0131 gibi sonu\u00e7lar do\u011fururken, bir yandan [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":19,"featured_media":1090,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_exactmetrics_skip_tracking":false,"_exactmetrics_sitenote_active":false,"_exactmetrics_sitenote_note":"","_exactmetrics_sitenote_category":0,"footnotes":""},"categories":[633],"tags":[654,618,617,204],"class_list":["post-750","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-dokumanlar","tag-654","tag-durum","tag-politik","tag-turkiyede"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/750","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/19"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=750"}],"version-history":[{"count":1,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/750\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":751,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/750\/revisions\/751"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media\/1090"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=750"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=750"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=750"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}