{"id":612,"date":"2012-02-03T19:30:04","date_gmt":"2012-02-03T16:30:04","guid":{"rendered":"http:\/\/trockist.net\/?p=612"},"modified":"2019-03-15T21:40:12","modified_gmt":"2019-03-15T18:40:12","slug":"avrupada-kriz-ve-sinif-mucadeleleri-2012","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/2012\/02\/03\/avrupada-kriz-ve-sinif-mucadeleleri-2012\/","title":{"rendered":"Avrupa&#8217;da kriz ve s\u0131n\u0131f m\u00fccadeleleri &#8211; 2012"},"content":{"rendered":"\n<p><strong>Uluslararas\u0131 Birlik Komitesi<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p><strong>I. KAP\u0130TAL\u0130ST KR\u0130Z<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p><strong>1) Yeni bir resesyonun e\u015fi\u011finde: <\/strong>T\u00fcm g\u00f6stergeler, yeni bir durgunluk s\u00fcrecine i\u015faret etmekte. ABD, Almanya ve Fransa ekonomileri durmu\u015f vaziyette. Yeni bir bor\u00e7 dalgas\u0131, finansal sistemin sorgulanmas\u0131na yol a\u00e7makta ve h\u00fck\u00fcmetler, bir kez daha astronomik mebla\u011flardaki kamu kaynaklar\u0131n\u0131 bankalar\u0131n emrine sunmakta. S\u00f6z\u00fcn\u00fc etti\u011fimiz bu ikinci durgunluk dalgas\u0131 tam da banka kasalar\u0131n\u0131n, bir \u00f6nceki dalgan\u0131n sonucu olarak \u201cBanka Kurtarma Planlar\u0131\u201d ile muazzam miktarda kamu kayna\u011f\u0131n\u0131 t\u00fcketmi\u015f olmas\u0131n\u0131n ard\u0131ndan tam tak\u0131r oldu\u011fu bir d\u00f6nemde gelmekte. Lenin \u201cEmperyalizm; Kapitalizmin en y\u00fcksek a\u015famas\u0131\u201d adl\u0131 eserinde emperyalist a\u015faman\u0131n, esas olarak finans kapitalin di\u011fer sermaye kesimleri kar\u015f\u0131s\u0131ndaki \u2013 end\u00fcstri ve ticaret sermayesi- belirleyicili\u011fiyle karakterize oldu\u011funu vurgulamaktayd\u0131. Mevcut kriz ko\u015fullar\u0131nda, bu belirleyicili\u011fi t\u00fcm \u015fiddetiyle g\u00f6zlemlemek m\u00fcmk\u00fcn. Her \u015fey Bankalar\u0131 memnun etmeye endekslenirken d\u00fcnyan\u0131n geri kalan\u0131nda i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n b\u00fcy\u00fck \u00e7o\u011funlu\u011fu giderek yayg\u0131nla\u015fan i\u015fsizlik ve sefaletle m\u00fccadele etmekte.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>2) Krizin karakteri: <\/strong>Kapitalizme i\u00e7kin bir a\u015f\u0131r\u0131 \u00fcretim krizi ile kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131yay\u0131z. Kar oranlar\u0131nda ya\u015fanan d\u00fc\u015f\u00fc\u015f e\u011filimi, \u00fcretim yo\u011funla\u015fmas\u0131n\u0131 \u2013 globalizasyon- k\u0131\u015fk\u0131rtarak \u00fccretlerin a\u015fa\u011f\u0131 \u00e7ekilmesine y\u00f6nelik korkun\u00e7 bir bas\u0131nca yol a\u00e7\u0131yor \u2013 neoliberalizm- Mevcut krizin ilk belirtileri i\u00e7in 2000 y\u0131l\u0131na gitmek gerekiyor. Zira o y\u0131l\u0131n yaz d\u00f6neminde 80\u2019li y\u0131llar\u0131n ba\u015f\u0131nda Reagan ve Thatcher politikalar\u0131n\u0131n bir sonucu olarak kar oranlar\u0131nda ya\u015fanmaya ba\u015flayan y\u00fckseli\u015f e\u011frisi t\u00fckenmeye y\u00fcz tuttu. Bush h\u00fck\u00fcmeti bu s\u00fcrecin sonu\u00e7lar\u0131ndan kurtulabilmek i\u00e7in yeni bir manevraya giri\u015fecekti. Afganistan ve Irak sava\u015flar\u0131 arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla kolay ve karl\u0131 kaynaklar\u0131n zapt\u0131 ve b\u00f6ylelikle ABD ekonomisinin \u00e7\u00f6k\u00fc\u015ften kurtulu\u015f i\u00e7in gereksinim duydu\u011fu sermayenin ak\u0131\u015fkanl\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrebilmek. Hayal edilen petrodolarlar\u0131n gelece\u011fi beklentisiyle, Cumhuriyet\u00e7i h\u00fck\u00fcmet, devletin askeri harcamalar\u0131n\u0131 yo\u011funla\u015ft\u0131rd\u0131 ve durma noktas\u0131na gelmi\u015f ekonomiyi yeniden harekete ge\u00e7irebilme umuduyla, kitlesel bir t\u00fcketime dayal\u0131 bor\u00e7lanma s\u00fcrecini \u2013 \u00f6zellikle konut ve otomotiv alan\u0131nda- k\u0131\u015fk\u0131rtmaya giri\u015fti. A\u00e7\u0131k\u00e7as\u0131 bu politika, ba\u015flang\u0131\u00e7ta bu taze para enjeksiyonu ile i\u015fler gibi g\u00f6z\u00fckt\u00fc. Ne var ki, plan i\u015fgale kar\u015f\u0131 Afganistan ve Irak\u2019ta geli\u015fen direni\u015f duvar\u0131na \u00e7arpacakt\u0131. \u00c7ok ge\u00e7meden taze kaynaklara eri\u015fme plan\u0131, devasa bir masraf kap\u0131s\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015fecekti. 2007 y\u0131l\u0131nda durum, kitlesel bor\u00e7luluk d\u00fczeyleriyle daha da yo\u011funla\u015fm\u0131\u015f ve 2000 y\u0131l\u0131ndan \u00e7ok daha kapsaml\u0131 yeni bir krize yol a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>3) Kriz \u00e7evrimi spiral \u015fekilde ilerliyor ve yeniden \u015fiddetleniyor:<\/strong> Mevcut kriz, 1929 y\u0131l\u0131nda borsa kriziyle patlak veren ve b\u00fcy\u00fck bir depresyona d\u00f6n\u00fc\u015fen 30\u2019lu y\u0131llar\u0131n kriziyle b\u00fcy\u00fck paralellikler ta\u015f\u0131makta. Kredi politikalar\u0131n\u0131n bir sonucu olarak ya\u015fanmakta olan a\u015f\u0131r\u0131 \u00fcretim krizi, t\u00fcketim kapasitesinin s\u00fcratle ini\u015fe ge\u00e7ti\u011fi ve \u015firketlerin kitlesel \u015fekilde kapanmaya ba\u015flad\u0131\u011f\u0131 finansal bir krize d\u00f6n\u00fc\u015fmekte. \u015eu anda da i\u015fletmelerin b\u00fcy\u00fck bir k\u0131sm\u0131 ya kapat\u0131lm\u0131\u015f vaziyette ya sermayenin uygulamaya soktu\u011fu \u201c\u00f6nleyici\u201d tedbirler \u00e7er\u00e7evesinde d\u00fc\u015f\u00fck \u00f6l\u00e7ekte \u00fcretim yapar durumda ya da,&nbsp; f\u0131rsattan istifade ederek b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7ekte i\u015f\u00e7i \u00e7\u0131kart\u0131r bir pozisyondalar ki, bu durumun durgunlu\u011fu tetiklemesi ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz. Devletler bankalar\u0131 besleyebilmek ad\u0131na devasa \u00f6l\u00e7\u00fcde kamu kayna\u011f\u0131n\u0131 aktarmaya devam ediyorlar. Bankalarda birikmi\u015f durumdaki \u00f6zel bor\u00e7lar, kamu bor\u00e7lar\u0131 haline d\u00f6n\u00fc\u015fmekte. H\u00fck\u00fcmetler kamu harcamalar\u0131nda muazzam k\u0131s\u0131tlamalara gidiyor, kamu \u00e7al\u0131\u015fanlar\u0131na y\u00f6nelik kitlesel i\u015ften \u00e7\u0131kartmalar ger\u00e7ekle\u015ftiriyor ve kirizin faturas\u0131, kamu ya da \u00f6zel i\u015fletmelerin kapanmas\u0131yla birlikte i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131na \u00f6detilmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131lmakta. Bu durum, b\u00fcy\u00fck bir \u00e7o\u011funlu\u011fun t\u00fcketim kapasitesinde yeni bir d\u00fc\u015f\u00fc\u015f dalgas\u0131na yol a\u00e7arak ekonomik b\u00fcy\u00fcme imk\u00e2nlar\u0131n\u0131 bir kez daha durma noktas\u0131na ta\u015f\u0131yor ve yeni bir durgunluk tehdidi bu kez tam tak\u0131r hale gelmi\u015f kamu kaynaklar\u0131n\u0131n belirledi\u011fi ko\u015fullarda g\u00fcndeme geliyor.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>4) Emperyalist olmayan \u00fclkeler krizden kurtulabilir mi?<\/strong> : Mevcut krizin geli\u015fti\u011fi d\u00f6nem boyunca, baz\u0131 \u00fclkelerde ya\u015fanan ekonomik geli\u015fim, bu \u00fclkelerin krizin etkilerinden s\u0131yr\u0131lmay\u0131 ba\u015fard\u0131\u011f\u0131 y\u00f6n\u00fcnde bir izlenime yol a\u00e7abilir. Ne var ki her bir \u00f6rne\u011fe dair ritmler ve durumlar farkl\u0131 olmakla birlikte, b\u00f6yle olaca\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6ylemek m\u00fcmk\u00fcn de\u011fil. Bir yanda muazzam geli\u015fmesini \u00fcretimin s\u0131n\u0131rlar \u00f6tesi boyut kazanmas\u0131na ve neredeyse k\u00f6le i\u015fg\u00fcc\u00fcnden yararlanmaya bor\u00e7lu \u00c7in \u00f6rne\u011fi durmakta. \u00dcretiminin yakla\u015f\u0131k y\u00fczde 17\u2019lik kesimini \u00c7in topraklar\u0131nda ger\u00e7ekle\u015ftiren ABD a\u00e7\u0131klay\u0131c\u0131 bir g\u00f6sterge. \u00d6te yandan bu durum \u00fcretiminin b\u00fcy\u00fck bir b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fc emperyalist devletlere ihra\u00e7 etmekte olan \u00c7in a\u00e7\u0131s\u0131ndan ba\u011f\u0131ml\u0131 bir ekonomiye yol a\u00e7makta. \u00c7in a\u00e7\u0131s\u0131ndan \u00f6zellikle ihracat boyutunda ya\u015fanan \u2013 ki bu ihracat kaleminin yakla\u015f\u0131k y\u00fczde 70\u2019lik bir oran\u0131 ba\u015fta ABD olmak \u00fczere yabanc\u0131 sermaye\u2019ye endeksli- ba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131k, d\u00fcnya \u00e7ap\u0131ndaki kriz ko\u015fullar\u0131 g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde bulunduruldu\u011funda, h\u00fck\u00fcmeti uluslar aras\u0131 rekabet g\u00fcc\u00fcn\u00fc canl\u0131 tutabilmek ad\u0131na ulusal para birimi Yuan\u2019\u0131n de\u011ferini d\u00fc\u015f\u00fcrmeye itmekte. ABD ve \u00c7in aras\u0131nda gerilimlere yol a\u00e7arak, 2010 y\u0131l\u0131n\u0131n ortas\u0131ndan itibaren d\u00f6viz sava\u015flar\u0131 olarak adland\u0131r\u0131lan ve sol i\u00e7inde karma\u015falara yol a\u00e7an s\u00fcre\u00e7 b\u00f6yle bir zemine sahipti. Ku\u015fkusuz \u00c7in ve ABD aras\u0131ndaki ili\u015fki bir yandan bu iki \u00fclke aras\u0131nda da bir kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 ba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131\u011fa yol a\u00e7\u0131yor, di\u011fer yandan bu d\u00f6viz sava\u015flar\u0131 esnas\u0131nda \u00c7in sermayesinin, ABD\u2019nin bor\u00e7lanmas\u0131n\u0131 kolayla\u015ft\u0131rmak ad\u0131na 1. 160 milyar dolar kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 ABD hazine tahvili sat\u0131n almaya zorlanm\u0131\u015f olmas\u0131 hem bu ili\u015fkinin bariz bir bi\u00e7imde bir ast \u00fcst ili\u015fkisine tabi oldu\u011funu hem de art\u0131k \u00c7in\u2019in kaderinin her zamankinden daha \u00e7ok ABD\u2019nin gelece\u011fine tabi oldu\u011funu g\u00f6steriyor. Bu nedenle \u00c7in, ABD bor\u00e7lar\u0131n\u0131n sat\u0131n al\u0131narak \u00fcstlenilmi\u015f olmas\u0131n\u0131n ard\u0131ndan bu \u00fclkenin ya\u015famakta oldu\u011fu ekonomik krizin belirleyici bir halkas\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015fm\u00fc\u015f durumda ve \u015fimdiden 2012 y\u0131l\u0131na ili\u015fkin \u00f6ng\u00f6r\u00fcler \u00c7in ekonomisinin k\u00fc\u00e7\u00fclecek olmas\u0131na dair alarm zillerini \u00e7almaya ba\u015fl\u0131yor. Bir di\u011fer parametre ise, Asya ve \u00c7in\u2019deki ekonomik b\u00fcy\u00fcmenin ve y\u00fcksek talep nedeniyle hammadde fiyatlar\u0131ndaki y\u00fckseli\u015fin \u2013 Soya, petrokimya \u00fcr\u00fcnleri vb- uluslar aras\u0131 \u00f6l\u00e7ekte faiz oranlar\u0131nda ya\u015fanan d\u00fc\u015f\u00fc\u015f\u00fcn yaratt\u0131\u011f\u0131 \u0131l\u0131man r\u00fczg\u00e2rlar\u0131n sayesinde y\u00fckseli\u015fe ge\u00e7en Latin Amerika ekonomilerinin durumu. \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc bir grup ise, Chesnai\u2019nin tabiriyle, Global sistemin d\u0131\u015f\u0131nda kalm\u0131\u015f olan ve gezegenin geni\u015f bir kesimini i\u00e7eren Asya\u2019n\u0131n orta kesimleri ve \u00f6zellikle Sahra alt\u0131 Afrika ekonomileri. Bu ekonomiler, spek\u00fclatif sermayenin \u00f6zellikle temel g\u0131da kaynaklar\u0131na y\u00f6nelik politikalar\u0131 nedeniyle \u00e7ok say\u0131da k\u0131tl\u0131k zinciriyle kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya kald\u0131. Bu s\u00fcrecin zirve noktas\u0131 Somali\u2019de 2011- 2012 y\u0131llar\u0131nda ya\u015fanan k\u0131tl\u0131k ko\u015fullar\u0131yd\u0131. T\u00fcm g\u00f6stergeler kapitalizmin bir d\u00fcnya sistemi oldu\u011fu gibi, bu sistemin ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 krizin de b\u00f6lgesel a\u00e7\u0131dan farkl\u0131l\u0131klar i\u00e7ermekle birlikte d\u00fcnya d\u00fczeyinde oldu\u011funu ortaya koymaktad\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>5) Krizden \u00e7\u0131k\u0131\u015f politik bir sorundur; <\/strong>Mevcut krizden \u00e7\u0131k\u0131\u015f y\u00f6n\u00fc yaln\u0131zca s\u0131n\u0131flar m\u00fccadelesince tayin edilebilecek politik bir sorundur. Kapitalizm d\u00fc\u015fmekte olan kar oranlar\u0131n\u0131 yeniden g\u00fc\u00e7lendirebilmek ve b\u00fcy\u00fcme k\u0131v\u0131lc\u0131mlar\u0131na ula\u015fabilmek i\u00e7in muazzam boyutta ve her alanda bir sermaye y\u0131k\u0131m\u0131na gereksinim duymakta &nbsp; \u2013 Fabrikalar, \u00fcretim, para, bonolar ve kad\u0131n ve erkek \u00e7al\u0131\u015fanlar \u00fczerinde- 30\u2019lu y\u0131llarda ve benzer ko\u015fullar alt\u0131nda \u00e7\u0131k\u0131\u015f ancak 2. D\u00fcnya sava\u015f\u0131 sayesinde m\u00fcmk\u00fcn olabilmi\u015fti; Bedeli enkaza d\u00f6nm\u00fc\u015f bir Avrupa ve 60 milyonun \u00fczerinde \u00f6l\u00fc idi. \u0130\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 ve halklar kapitalist krizin yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 y\u0131k\u0131ma dayanabilirler mi?&nbsp; Ne zamana dek katlanabilirler bu y\u0131k\u0131ma? \u00c7ok yak\u0131nda emperyalizmin ilk \u00e7\u0131k\u0131\u015f ad\u0131m\u0131 olan yeni sava\u015flar g\u00fcndeme gelecek ve bunlara \u00fccretler, \u00e7al\u0131\u015fma hayat\u0131 ve kamu hizmetleri \u00fczerindeki devasa y\u0131k\u0131m planlar\u0131 e\u015flik edecek. Nitekim tam da b\u00f6yle e\u015fitsiz ve bile\u015fik bir s\u00fcre\u00e7te emperyalizm Irak ve Afganistan\u2019da bata\u011fa sapland\u0131 ve di\u011fer yandan Yunanistan\u2019\u0131n ba\u015f\u0131n\u0131 \u00e7ekti\u011fi Avrupa\u2019da ekonomik y\u0131k\u0131m planlar\u0131n\u0131 durdurmak \u00fczere i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 yan\u0131tlar geli\u015ftirmeye ba\u015flad\u0131. Krizin sonu\u00e7lar\u0131 ve y\u0131llanm\u0131\u015f diktat\u00f6rl\u00fcklerin vah\u015feti kar\u015f\u0131s\u0131nda Kuzey Afrika ve Ortado\u011fu\u2019da bile\u015fik bir bi\u00e7im alt\u0131nda ve bu stratejik b\u00f6lgede emperyalizmin kontrol\u00fcn\u00fc sarsarak birbiri ard\u0131na devrimler g\u00fcndeme gelmeye ba\u015flad\u0131.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>6) Etap; 2008 y\u0131l\u0131 ile birlikte inisiyatifin burjuvazinin ellerinde oldu\u011fu bir a\u015f\u0131r\u0131 \u00fcretim krizine girdik<\/strong>. Ger\u00e7ekle\u015fmesinde Polonya i\u015f\u00e7i hareketinin ve politik devrim s\u00fcrecinin u\u011frad\u0131\u011f\u0131 yenilgi belirleyici olan<strong>, <\/strong>Reagan ve Thatcher ile \u00f6zde\u015fle\u015ferek, ileride neoliberalizm ve globalizm olarak adland\u0131r\u0131lacak ve 81- 82 y\u0131l\u0131ndan itibaren ba\u015flayan emperyalist kar\u015f\u0131 devrimle a\u00e7\u0131lan etap mevcudiyetini halen s\u00fcrd\u00fcrmekte. Neoliberal politika ile birlikte refah devleti anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n ve bat\u0131 i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n kazan\u0131mlar\u0131n\u0131n imhas\u0131na giri\u015filecekti. Bu d\u00f6nemin bir di\u011fer belirleyeni ise emperyalizmin \u201cglobalizm\u201d arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla gezegenin geri kalan\u0131na d\u00f6n\u00fck kaynaklara devasa \u00f6l\u00e7\u00fcde yo\u011funla\u015fmas\u0131yd\u0131. Yine de bundan yakla\u015f\u0131k 30 y\u0131l kadar \u00f6nce kar oranlar\u0131nda ya\u015fanmaya ba\u015flanan toparlanma periyodunun daha berrak bir bi\u00e7imde kavranabilmesi i\u00e7in Rusya ve \u00c7in\u2019de ya\u015fanan kapitalist restorasyon s\u00fcrecinin bu s\u00fcrece olan muazzam katk\u0131s\u0131n\u0131 g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde bulundurmak gerekmekte. \u00d6zellikle bu s\u00fcre\u00e7 boyunca \u00c7in\u2019deki devlet aparat\u0131n\u0131n korunmu\u015f olmas\u0131, ayn\u0131 zamanda kapitalist restorasyona kontroll\u00fc ge\u00e7i\u015f planlar\u0131n\u0131 olanakl\u0131 k\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. \u015e\u00fcphesiz Do\u011fu Avrupa ve Rusya\u2019daki hareketler \u2013 \u00f6zellikle Berlin duvar\u0131n\u0131n \u00e7\u00f6k\u00fc\u015f\u00fcyle birlikte-, 2000\u20132010 y\u0131llar\u0131 aras\u0131nda Latin Amerika\u2019da ya\u015fanan devrimci s\u00fcre\u00e7ler, Afgan ve \u00f6zellikle Irak direni\u015fi bu s\u00f6z\u00fcn\u00fc etti\u011fimiz b\u00f6lgelerdeki devrimci durumlar\u0131n \u00e7er\u00e7evesini ortaya koyan belirleyici m\u00fccadele u\u011fraklar\u0131 oldular. \u00d6te yandan baz\u0131 \u00f6rnekler siyasi duruma damgalar\u0131n\u0131 vurdular. Yine de d\u00fcnya \u00f6l\u00e7e\u011finde s\u0131n\u0131flar m\u00fccadelesinin g\u00fc\u00e7 dengelerini d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcme u\u011fratacak ve yeni bir etap tarifini ihtiya\u00e7 haline getirecek t\u00fcrden yenilgi ya da zaferler g\u00fcndeme gelmedi. Kuzey Afrika ve Ortado\u011fu\u2019da ya\u015fanan devrimler \u00f6rne\u011fiyle birlikte, b\u00fct\u00fcn bu b\u00f6lgede devrimci bir durum ya\u015fanmaya ba\u015flamas\u0131yla birlikte mevcut etab\u0131n karakterini de\u011fi\u015ftirecek geli\u015fmelerin g\u00fcndeme gelmesi ise ihtimal d\u00e2hilinde.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>7) Kuzey Afrika ve Ortado\u011fu\u2019da ya\u015fanan devrimler etab\u0131 de\u011fi\u015ftirebilir; <\/strong>Tunus merkezli olarak do\u011fan s\u00fcrecin a\u00e7\u0131k karakteristik \u00f6zelliklerinden biri de kazand\u0131\u011f\u0131 uluslar aras\u0131 \u00f6l\u00e7ekteki yayg\u0131nl\u0131kt\u0131. Bu b\u00f6lge mevcut s\u0131n\u0131f m\u00fccadelesinin merkezi noktalar\u0131ndan biridir. Dahas\u0131 Ortado\u011fu\u2019da Suriye ile birlikte ve Libya\u2019dan sonra Kuzey Afrika\u2019daki devrimci dalgan\u0131n merkezidir. Bu devrimci hareketin ba\u015f\u0131n\u0131, i\u015fsizlik ve esnek \u00e7al\u0131\u015fma ko\u015fullar\u0131n\u0131n ama ayn\u0131 zamanda bask\u0131n\u0131n, diktat\u00f6rl\u00fcklerin zulm\u00fcn\u00fcn ve zay\u0131f demokrasinin kurban\u0131 olan gen\u00e7lik \u00e7ekmektedir. Bu devrimci s\u00fcre\u00e7ler temelde demokratik bir i\u00e7eri\u011fe sahiptirler ve emperyalizmin bu b\u00f6lge \u00fczerindeki kontrol mekanizmalar\u0131n\u0131 dengesizle\u015ftirmi\u015flerdir. Bu s\u00fcreci eski rejimlerden koparak tamamlanmam\u0131\u015f olmakla birlikte, diktat\u00f6rleri yenilgiye u\u011fratm\u0131\u015f politik devrimler olarak de\u011ferlendirmekteyiz. Bununla birlikte ne \u00f6nce demokratik devrimlerin ger\u00e7ekle\u015ftirilip sosyal ve s\u0131n\u0131fsal sorunlar\u0131n sonra g\u00fcndeme gelmesini savunan a\u015famac\u0131 anlay\u0131\u015f\u0131n temsilcilerinin ne de bu devrimlerde sosyalist g\u00f6r\u00fcn\u00fcmler g\u00f6rmek isteyen sekt\u00f6rlerin g\u00f6r\u00fc\u015flerini payla\u015fmaktay\u0131z. Var olan sefalete son vermeye ve i\u015f taleplerine y\u00f6nelik sosyal ve demokratik taleplerin aras\u0131ndaki ili\u015fki, ayn\u0131 zamanda kaydetti\u011fi ilerlemelerde kilit bir rol \u00fcstlenmi\u015flerdir. E\u011fer gen\u00e7lere y\u00f6nelik i\u015fsizli\u011fe dair bir \u00e7\u0131k\u0131\u015f sa\u011flanamazsa demokratik devrimin sosyal bir devrime d\u00f6n\u00fc\u015fmesi m\u00fcmk\u00fcn olmayaca\u011f\u0131 gibi, b\u00fcy\u00fck bir olas\u0131l\u0131kla eski rejimin temellerini korumaya d\u00f6n\u00fck bir duraklama da g\u00fcndeme gelebilecektir. Politik devrim sosyal i\u00e7erikli talepleri \u00fcstlenmek ya da imha olma tehdidi ile kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131yad\u0131r. Bizim s\u00fcrekli devrim kavray\u0131\u015f\u0131m\u0131z\u0131n temelini olu\u015fturan bu yakla\u015f\u0131m ayn\u0131 zamanda devrimin kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya kald\u0131\u011f\u0131 yol ayr\u0131m\u0131na i\u015faret etmektedir. Kuzey Afrika devrimlerinin en b\u00fcy\u00fck sorunu i\u015f\u00e7ilerin demokrasi i\u00e7in m\u00fccadele etmekle birlikte hen\u00fcz sosyalizm bayra\u011f\u0131 u\u011fruna m\u00fccadele etmemekte olmay\u0131\u015f\u0131d\u0131r. Ve bu s\u0131n\u0131rl\u0131l\u0131k, devrimci \u00f6rg\u00fctlerin yoklu\u011fu ya da mevcut zay\u0131fl\u0131\u011f\u0131 ko\u015fullar\u0131nda b\u00fct\u00fcn \u00fclkelerdeki devrimci s\u00fcre\u00e7leri tehdit eden ba\u015fl\u0131ca fakt\u00f6re d\u00f6n\u00fc\u015fm\u00fc\u015f durumdad\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>8) Emperyalizm yeni ger\u00e7eklik kar\u015f\u0131s\u0131nda yeniden konumlanmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131yor; <\/strong>Emperyalizm Kuzey Afrika ve Ortado\u011fu\u2019daki diktat\u00f6rl\u00fcklere son ana dek destek sunmay\u0131 s\u00fcrd\u00fcrm\u00fc\u015flerdir. BM\u2019nin Libya\u2019ya m\u00fcdahale karar\u0131 hi\u00e7bir anlamda halk i\u00e7in g\u00fcndeme gelmemi\u015f, tam tersine b\u00f6lgedeki politik inisiyatifi yeniden ele ge\u00e7irmek ve devrimci s\u00fcrece kar\u015f\u0131 ate\u015f a\u00e7mak maksad\u0131yla hayata ge\u00e7irilmi\u015ftir.( Bknz 5. B\u00f6l\u00fcm) Suriye ulusal konseyi emperyalizmin politikalar\u0131na hizmet etmektedir.Emperyalist m\u00fcdahalenin t\u00fcm bi\u00e7imlerini reddediyoruz. Zira emperyalizm Libya\u2019da ya\u015fand\u0131\u011f\u0131 gibi yaln\u0131zca askeri olarak m\u00fcdahale etmemekte, Tunus ve M\u0131s\u0131r \u00f6rneklerinde g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz \u00fczere eski rejimlerden nihayi kopu\u015fu \u00f6ng\u00f6rmeyen \u0130slamc\u0131 partilerin galip \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 se\u00e7imlerden hareketle devrimci s\u00fcreci akamete u\u011fra\u015fmaya \u00e7abalamaktad\u0131r. Emperyalizmin plan\u0131 hemen t\u00fcm \u00fclkelerde ayn\u0131 zemin \u00fczerinden hareket etmektedir; devrimci s\u00fcrecin derinle\u015fmesinin \u00f6n\u00fcne ge\u00e7mek&nbsp; ve fakat devrimci s\u00fcre\u00e7 bir ka\u00e7\u0131n\u0131lmazl\u0131k halini ald\u0131\u011f\u0131nda ise sistemin de\u011fi\u015fime u\u011framamas\u0131 ad\u0131na rejim de\u011fi\u015fimini kontrol alt\u0131na almaya \u00e7al\u0131\u015fmak.&nbsp; \u00d6te yandan b\u00f6lgedeki halklar Filistin halk\u0131yla a\u00e7\u0131k bir dayan\u0131\u015fma sergilemekteler. Devrimci s\u00fcre\u00e7lerin derinle\u015fme e\u011filimi kazanmas\u0131 \u0130sral\u2019e kar\u015f\u0131 Filistin m\u00fccadelesinin yeniden do\u011fu\u015funa yol a\u00e7abilir. Emperyalizmin stratejik plan\u0131, b\u00f6lgedeki en b\u00fcy\u00fck askeri g\u00fc\u00e7 olarak \u0130sral\u2019i batmayan bir u\u00e7ak gemisi olarak sa\u011flamla\u015ft\u0131rmak ve bu yolla onu di\u011fer rejimler \u00fcserinde bir do\u011frudan kontrol arac\u0131 olmak \u00fczerine \u015fekillenmektedir. Bu nedenle Siyonist h\u00fck\u00fcmet \u00f6nce Irak ve \u015fimdide \u0130ran gibi&nbsp; rejimlere y\u00f6nelik sald\u0131rganl\u0131kta s\u00fcrekli olarak ba\u015f\u0131 \u00e7ekmektedir. Devrimci m\u00fccadelenin ana ekseni, Filistin halk\u0131n\u0131n saflar\u0131nda ve Siyonist \u0130srail devletinin y\u0131k\u0131larak yerine birle\u015fik, laik ve demokratik bir Filistin u\u011fruna sava\u015fmaktan ge\u00e7mektedir.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>II. AVRUPA FIRTINANIN ORTASINDA<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p><strong>9) Avrupa ve ABD; <\/strong>Global krizin ABD\u2019de ba\u015flad\u0131ktan sonra kendine \u00f6zg\u00fc dinamikler \u00fczerinden Avrupa\u2019ya yerle\u015fmi\u015f olu\u015fu bir tesad\u00fcf\u00fcn eseri de\u011fil. Zira ABD askeri ve finansal hegomonik bir g\u00fc\u00e7. Dolar uluslararas\u0131 de\u011fi\u015fim g\u00fcc\u00fc pozisyonunu halen s\u00fcrd\u00fcrmekte ve bu ayr\u0131cal\u0131kl\u0131 pozisyon ABD\u2019ye kendi krizini d\u0131\u015far\u0131ya ihra\u00e7 etme \u015fans\u0131 tan\u0131makta. Emperyalizmin askeri m\u00fcdahale ihtiyac\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131nda, di\u011fer Avrupa emperyalizmleri Amerikan askeri kapasitesinin olduk\u00e7a gerisinde seyretmekteler. Breton Woods anla\u015fmas\u0131&nbsp; -1944-&nbsp; ikinci d\u00fcnya sava\u015f\u0131n\u0131n ard\u0131ndan geli\u015fen bu hegomonyan\u0131n ve Dolar\u0131n bir uluslararas\u0131 de\u011fi\u015fim paras\u0131 olarak kurgulanmas\u0131n\u0131n bir ifadesiydi. Bu anla\u015fman\u0131n h\u00e2kimiyeti olduk\u00e7a uzun s\u00fcrd\u00fc. 1971 y\u0131l\u0131nda Vietnam sava\u015f\u0131nda al\u0131nan ma\u011flubiyet bu anla\u015fman\u0131n etki d\u00fczeyinde bir k\u0131r\u0131lmaya yol a\u00e7acak ve b\u00f6ylelikle ABD alt\u0131n kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 olmaks\u0131z\u0131n dolar basma ayr\u0131cal\u0131\u011f\u0131ndan vaz ge\u00e7ecekti. Ne var ki bu durum, bu \u00fclkenini hegomonik karakterini de\u011fi\u015ftirmedi\u011fi gibi ayn\u0131 zamanda para birimi olan Dolar, d\u00fcnya ticaretinin temel de\u011fi\u015fim de\u011feri olmay\u0131 s\u00fcrd\u00fcrecekti. Di\u011fer \u00fclkeler rezervleri i\u00e7in, dolar toplamay\u0131 s\u00fcrd\u00fcrd\u00fcler ve bu nedenle dolar\u0131n de\u011feri yaln\u0131zca Kuzey Amerika\u2019n\u0131n zenginli\u011finin de\u011fil ayn\u0131 zamanda di\u011fer \u00fclkelerin zenginli\u011finin de bir \u00f6l\u00e7\u00fct\u00fcne d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fc. Ne var ki, s\u00f6z konusu de\u011feri belirleyen, gerekti\u011finde daha fazla k\u00e2\u011f\u0131t para basarak ya da deval\u00fce ederek dolara m\u00fcdahale eden Federal Rezerv Bankas\u0131n\u0131n izlemekte oldu\u011fu t\u00fcm enflasyonist politikalar ayn\u0131 zamanda bu politikalar\u0131n sonu\u00e7lar\u0131n\u0131n di\u011fer \u00fclkelere ihra\u00e7 edilmesiyle sonu\u00e7lanacakt\u0131. Bu ba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131\u011f\u0131n sonu\u00e7lar\u0131ndan kurtulmak isteyen Venez\u00fcella gibi \u00fclkeler, rezervlerini Euro\u2019ya d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrmeye \u00e7abalad\u0131lar ya da \u0130ran\u2019\u0131n k\u0131\u015fk\u0131rtt\u0131\u011f\u0131 t\u00fcrden bir petrol pazar\u0131 \u00fczerinden rezervlerini kurgulamaya giri\u015ftiler. Sonu\u00e7 olarak bu \u00e7abalar\u0131n t\u00fcm\u00fc ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131\u011fa u\u011frarken d\u00fcnya \u00fczerindeki ticari de\u011fi\u015fimin \u00fc\u00e7te ikisinin Dolar \u00fczerinden ger\u00e7ekle\u015fmeye devam etti\u011fi bir d\u00f6nemde mevcut d\u00fcnya ekonomik kriziyle y\u00fcz y\u00fcze gelindi. Bu g\u00fcn yaln\u0131zca Almanya, \u0130talya ve Fransa\u2019n\u0131n Dolar rezervlerinin toplam\u0131 \u2013 603 milyar Dolar 2011 itibariyle \u2013 bu \u00fclkeleri \u00c7in ve Japonya\u2019n\u0131n ard\u0131ndan, d\u00fcnyan\u0131n 3. Dolar i\u015flemcisi konumuna getirmekte. B\u00f6ylelikle krizin ABD\u2019ye ula\u015fmas\u0131n\u0131n ard\u0131ndan, bu \u00fclkede s\u00fcratle rezervlerini deval\u00fce ederek krizini di\u011fer \u00fclkelere ihra\u00e7 etmi\u015ftir. Bu durumun etkileri Japonya\u2019da olduk\u00e7a y\u0131k\u0131c\u0131 bir bi\u00e7imde tezah\u00fcr etmi\u015ftir \u2013 \u00fcst\u00fcne \u00fcstl\u00fck bu y\u0131k\u0131c\u0131 ekonomik sars\u0131nt\u0131 bir de Tsunami ve Fukushima N\u00fckleer tesisi kazas\u0131yla birle\u015fmi\u015ftir.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>10)<\/strong> <strong>Dolar ve Euro. <\/strong>\u00d6te yandan bu nakledilmi\u015f krizin AB \u00fclkelerindeki tesiri,&nbsp; AB Merkez Bankas\u0131n\u0131n, finans kapitalin bas\u0131nc\u0131yla hayata ge\u00e7irdi\u011fi ekonomik tedbirlerle iki kat\u0131na ula\u015fm\u0131\u015f durumdad\u0131r.&nbsp; Bu manzara ayn\u0131 zamanda bir ba\u015fka belirleyici fakt\u00f6r\u00fcn alt\u0131n\u0131 \u00e7izmektedir; AB\u2019nin d\u00fcnya pazarlarr\u0131nda ABD ile rekabet edebilmesindeki di\u011fer bir b\u00fcy\u00fck zaaf\u0131, arkas\u0131nda koruyup, kollay\u0131c\u0131 bir devletin bulunmad\u0131\u011f\u0131 ko\u015fullarda ortak bir pazar ve para birimi in\u015fa etmekte olu\u015fundan kaynaklanmaktad\u0131r. Para birimi \u00fczerinde koruyuculu\u011fu olan \u2013 gerekti\u011finde deval\u00fce edebilecek ya da de\u011fer kazand\u0131rabilecek- bir devletin yoklu\u011funda Euro s\u0131ska bacakl\u0131 bir dev g\u00f6r\u00fcn\u00fcm\u00fc kazanmakta e\u015fitsiz, hiyerar\u015fik ve d\u00fczensiz ekonomik ve politik ili\u015fkilerin belirledi\u011fi \u015fartlar alt\u0131nda t\u00fcm\u00fcyle ekonomik krizin etkilerine ve bu ko\u015fullardan yararlanarak y\u00fcksek rantlar elde etme u\u011fra\u015f\u0131ndaki spek\u00fclasyon hareketlerine tabi bir araca d\u00f6n\u00fc\u015fm\u00fc\u015f durumdad\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>II.a. Almanya\u2019n\u0131n hegamonik rol\u00fc<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p><strong>11) Berlin duvar\u0131n\u0131n y\u0131k\u0131lmas\u0131 ve Almanya\u2019n\u0131n birle\u015fmesi.<\/strong> 1989 y\u0131l\u0131nda Berlin duvar\u0131n\u0131n d\u00fc\u015f\u00fc\u015f\u00fc, sava\u015f sonras\u0131 Yatla ve Potsdam\u2019da olu\u015fturulmu\u015f Avrupa\u2019n\u0131n da \u2013 yani Avrupa\u2019n\u0131n, Almanya\u2019n\u0131n ve k\u0131tan\u0131n en g\u00fc\u00e7l\u00fc ve kalabal\u0131k proletaryas\u0131n\u0131n emperyalizm ve Stalinist B\u00fcrokrasi aras\u0131nda payla\u015f\u0131lmas\u0131n\u0131n- sonu olmu\u015ftur. Almanya\u2019n\u0131n \u2013 kitle hareketlerinin etkisiyle- yeniden birle\u015fmesi, bir ilerleme anlam\u0131na geldi\u011fi gibi ayn\u0131 zamanda Do\u011fu Avrupa\u2019daki Stalinist rejimlerin \u00e7\u00f6k\u00fc\u015f\u00fcyle birle\u015fmi\u015f ve yeni bir Avrupa ger\u00e7ekli\u011fi belirmeye ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r. Bir yandan Almanya Fransa\u2019y\u0131 ikinci planda b\u0131rakarak, merkezi bir g\u00fc\u00e7 pozisyonunu sa\u011flamla\u015ft\u0131rm\u0131\u015f, di\u011fer yandan Alman i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 yeniden birle\u015fmi\u015ftir. Ama, ger\u00e7ekte bu talebin kitlelerce dile getirilip burjuvazi taraf\u0131ndan ger\u00e7ekle\u015ftirilmi\u015f olmas\u0131 aras\u0131nda yatan \u00e7eli\u015fki, birle\u015fmenin burjuva karakterli olmas\u0131na yol a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>&nbsp;12) Alman \u201cmucizesi\u201d. <\/strong>Alman burjuvazisi birle\u015fme s\u00fcrecine \u00f6nc\u00fcl\u00fck etti ve Do\u011fu kesimindeki t\u00fcm \u00fcretim ayg\u0131t\u0131n\u0131n tahribine y\u00f6neldi: Treuhand\u2019\u0131n denetimindeki 8,500 devlet i\u015fletmesinden, 1994\u2019te sadece 400 adeti geriye kalm\u0131\u015f durumdayd\u0131; bu i\u015fletmelerde \u00e7al\u0131\u015fanlar\u0131n %60\u2019\u0131 ise -2,5 milyon i\u015f\u00e7i- i\u015fsiz kalm\u0131\u015ft\u0131. Bu dev i\u015fsizler ordusu, i\u00e7 emek pazar\u0131nda i\u015f\u00e7i \u00fccretlerinin ve \u00e7al\u0131\u015fma ko\u015fullar\u0131n\u0131n a\u015fa\u011f\u0131ya \u00e7ekilmesinde, dolay\u0131s\u0131yla da k\u00e2rl\u0131l\u0131k oran\u0131n\u0131n art\u0131r\u0131lmas\u0131nda kullan\u0131lacakt\u0131.1997 ile 2010 ars\u0131nda ger\u00e7ek \u00fccretler %10 oran\u0131nda d\u00fc\u015ft\u00fc ve saat ba\u015f\u0131na \u00fcretkenlik %8 oran\u0131nda artt\u0131, bu da birim emek ba\u015f\u0131na harcamalar\u0131n genel olarak %25 oran\u0131nda azalmas\u0131na, \u201cemek esnekli\u011finin\u201d g\u00fc\u00e7lenmesine neden oldu. 2004\u2019te Schr\u00f6der ba\u015fkanl\u0131\u011f\u0131ndaki SPD h\u00fck\u00fcmetini \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131 \u201cHartz IV\u201d yasas\u0131 uyar\u0131nca i\u015fsizlik \u00f6dentisi bir y\u0131lla s\u0131n\u0131rland\u0131, bu d\u00f6nemin ard\u0131ndan i\u015fsizlere \u00f6nerilen herhangi i\u015fi -saat ba\u015f\u0131na 1 euroluk, i\u015f\u00e7inin vasf\u0131yla ilgisiz, ikametinin \u00e7ok uza\u011f\u0131nda..) kabul etme ko\u015fulu kondu. Krizin en derin an\u0131nda (2009\u2019da GSMH \u2013%4.7)&nbsp; sanayi i\u015fletmeleri i\u015f\u00e7i say\u0131s\u0131n\u0131 azaltmay\u0131p, Kamu istihdam Dairesi s\u00fcbvansiyonu sayesinde,&nbsp; \u00e7al\u0131\u015fma saatlerini k\u0131saltmaya y\u00f6neldiler: b\u00f6ylece k\u0131smi s\u00f6zle\u015fmelerde m\u00fcthi\u015f bir art\u0131\u015f ya\u015fanacakt\u0131. B\u00f6yklece 2011\u2019de, sabit s\u00f6zle\u015fmelerin say\u0131s\u0131 azal\u0131rken, yar\u0131m g\u00fcn ve ge\u00e7ici (tazminats\u0131z i\u015ften \u00e7\u0131kar\u0131lanlar) olarak \u00e7al\u0131\u015fanlar\u0131n say\u0131s\u0131 bir milyona y\u00fckselecekti. \u201c400 euroluk i\u015fler\u201d denilen bu ge\u00e7ici i\u015flerde \u00e7al\u0131\u015fan ge\u00e7ici i\u015f\u00e7ilerin miktar\u0131 2012\u2019de 2,7 milyona ul\u015fm\u0131\u015f durumdad\u0131r. Ayn\u0131 y\u0131l, erkek ve kad\u0131n i\u015f\u00e7iler aras\u0131ndaki \u00fccret fark\u0131, kad\u0131nlar\u0131n aleyhine %23\u2019e \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r (Avrupa ortalamas\u0131 %16). Yoksullar\u0131n durumu umutsuzluk d\u00fczeyindedir.\u00dc\u00e7 milyonu i\u015fsiz olmak \u00fczere 7 milyon Alman, \u00e7e\u015fitli devlet yard\u0131m\u0131yla ge\u00e7inmektedir. 2010 sonlar\u0131nda Merkel bu yard\u0131mlar\u0131 364 euro\u2019yla s\u0131n\u0131rlad\u0131. \u201cYeni yedekler ordusunu\u201d olu\u015fturan bu yedi milyon insan \u00e7al\u0131\u015fma ko\u015fullar\u0131n\u0131n daha da a\u015fa\u011f\u0131lara \u00e7ekilmesinde kullan\u0131lmaktad\u0131r.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Sendika \u00f6nderliklerinin suskunlu\u011fu sayesinde geli\u015fen bu panaroma, t\u00fcm \u00fclkelerde ger\u00e7ekle\u015ftirilmekte olan mevcut i\u015f reformlar\u0131na model olu\u015fturmaktad\u0131r. Bu reformlar\u0131n hepsinde \u2013ve baz\u0131lar\u0131nda \u00e7ok y\u00fcksek oranlarda-&nbsp; tercihli kurbanlar g\u00f6\u00e7menler \u2013\u00f6rne\u011fin ispanya\u2019da g\u00f6\u00e7menler aras\u0131nda i\u015fsizlik oran\u0131 %30,4- ve gen\u00e7lerdir \u2013Avrupa ortalamas\u0131 %21, \u0130spanya\u2019da bunun iki kat\u0131-.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>13)<\/strong> <strong>Alman bankalar\u0131n\u0131n g\u00fcc\u00fc: Emek\u00e7ilerden elde edilen art\u0131k-de\u011fer sayesinde sermaye ihrac\u0131. <\/strong>Birle\u015fmenin ard\u0131ndan Almanya do\u011frudan bir bir oran\u0131nda \u201cMarka\u201d ge\u00e7i\u015fin de etkisiyle 10 y\u0131ll\u0131k bir s\u00fcrece yay\u0131lacak a\u011f\u0131r bir ekonomik bedel \u00fcstlenmek durumunda kald\u0131.. B\u00fct\u00fcn bu on y\u0131l boyunca \u00fclke,&nbsp; bir sermaye ve kredi al\u0131c\u0131s\u0131 g\u00f6r\u00fcn\u00fcm\u00fcndeydi. Ne var ki, yukardaki b\u00f6l\u00fcmde de\u011finilen vah\u015fi \u00e7al\u0131\u015fma ko\u015fullar\u0131 alt\u0131nda, 2000 ve 2007 y\u0131llar\u0131 aras\u0131nda 99 milyar Euro\u2019luk ek bir karl\u0131l\u0131k g\u00fcndeme gelecek, ortalama \u00fccretlerdeki art\u0131\u015f %1,1 d\u00fczeyinde ger\u00e7ekle\u015firken,&nbsp; \u00f6zel sekt\u00f6r ve devlet girdilerindeki y\u00fckseli\u015f, %7,7 d\u00fczeylerine s\u0131\u00e7rayacakt\u0131. Bu sermaye bikrim s\u00fcrecinin ard\u0131ndan 2001 y\u0131l\u0131ndan itibaren Almanya 270 milyar Euro\u2019luk bir ilk dilimle d\u0131\u015far\u0131ya d\u00f6n\u00fck sermaye ihracat\u0131na ba\u015flad\u0131. Bu sermaye ihrac\u0131 t\u00fcm\u00fcyle emlak balonu ya da \u00fcretim d\u0131\u015f\u0131 sekt\u00f6rler olarak tabir edilen spek\u00fclatif alanlara y\u00f6nelik bir karakter kazan\u0131yor, dahas\u0131 bu krediler arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla periferideki \u00fclkelere sonu belirsiz bir s\u00fcre\u00e7 boyunca Alman \u00fcr\u00fcnleri sat\u0131n almalar\u0131n\u0131n yolu a\u00e7\u0131lm\u0131\u015f oluyordu. B\u00f6ylece ilerde pek \u00e7ok \u00fclke taraf\u0131ndan devletle\u015ftirilmek durumunda kalacak \u00f6zel bankalar arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla muazzam \u00f6l\u00e7eklerde bir \u00f6zel bor\u00e7 \u2013 ve banka bor\u00e7lar\u0131-&nbsp; y\u00fck\u00fc yarat\u0131lm\u0131\u015f oluyordu. B\u00fct\u00fcn bu s\u00fcrecin sonunda bu g\u00fcn Alman bankalar\u0131 korkun\u00e7 bir tehlikenin k\u0131y\u0131s\u0131ndalar. Yat\u0131rm\u0131\u015f olduklar\u0131 sermayeyi geri alabilmek ad\u0131na, bu g\u00fcne dek iliklerine dek s\u00f6m\u00fcrd\u00fckleri uluslara, e\u015fi benzeri g\u00f6r\u00fclmemi\u015f bir ya\u011fmay\u0131 dayatmaktalar.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>&nbsp;14) Yeni AB\u2019de Almanya-Fransa.<\/strong> Bu durum Fransa ile Almanya aras\u0131ndaki g\u00fc\u00e7 dengelerinde ciddi bir de\u011fi\u015fime yol a\u00e7t\u0131, Fransa\u2019n\u0131n politik dengelerinde yeni sonu\u00e7lar do\u011furdu. AB\u2019nin olu\u015fumunda \u00f6nemli bir yer tutan ve birlik b\u00fct\u00e7esinin %80\u2019ini so\u011furan Ortak Tar\u0131m Anla\u015fmas\u0131 (OTA), Sava\u015f\u2019ta askeri olarak tahrip olmu\u015f Alman sanayisinin Frans\u0131z tar\u0131m burjuvazisini finanse etmesi anlam\u0131na geliyordu. Almanya\u2019n\u0131n birle\u015fmesinden sonra bu \u00fclke dev harcamalarla kendi g\u00fcc\u00fcn\u00fc yeniden bi\u00e7imlendirdi ve OTA arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla ger\u00e7ekle\u015ftirdi\u011fi s\u00fcbvansiyonlar\u0131 kesmeye ba\u015flad\u0131. K\u00fc\u00e7\u00fck burjuvazinin yoksulla\u015fmas\u0131n\u0131n, di\u011fer sosyal s\u0131n\u0131flar\u0131 da etkilemekle birlikte, a\u015f\u0131r\u0131 sa\u011f\u0131n kendini yeniden in\u015fa etme s\u00fcreeciyle do\u011frudan bir ili\u015fkisi bulunmakta. Yeni g\u00fc\u00e7ler dengesinin bir ba\u015fka unsuru da Almanya\u2019n\u0131n AB\u2019yi Do\u011fu\u2019ya do\u011fru h\u0131zla geni\u015fletme kararlal\u0131\u011f\u0131d\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>15) Merkel- Sarkozy ikilisi: <\/strong>Almanya\u2019n\u0131n kendisini empoze etmekte oldu\u011fu yeni hiyerar\u015fide, Almanya ve Fransa AB\u2019nin temel iki s\u00fcper g\u00fcc\u00fc olmaya devam etmektedirler. Bu durum <em>Merkozy<\/em> s\u00f6ylemine neden olmu\u015ftur. Bu g\u00fcn Avrupa devletlerinin ger\u00e7ekle\u015ftirmekte oldu\u011fu cari ili\u015fkilerin yar\u0131s\u0131ndan fazlas\u0131 Alman d\u0131\u015f ticaretine y\u00f6nelik durumda. Ama ayn\u0131 zamanda Almanya \u00e7evre \u00fclkelere y\u00f6nelik yat\u0131r\u0131mc\u0131l\u0131\u011f\u0131nda 568.600 milyar Euro ile ba\u015f\u0131n\u0131 \u00e7ekmekte. Bu \u00fclkeyi 440 milyar Euro\u2019luk yat\u0131r\u0131m\u0131yla Fransa, 96.400 milyar ile \u0130talya takip etmekte. \u0130spanya 127.600 milyar Euro tutar\u0131n\u0131n yan\u0131 s\u0131ra Portekiz\u2019in de 99.800 milyar Euro bor\u00e7lu oldu\u011funu hat\u0131rlatal\u0131m. Demek oluyor ki, \u015fu ana y\u00fcr\u00fcrl\u00fc\u011fe sokulmakta olan \u201ckurtarma paketleri\u201d esas olarak \u2013 b\u00fcy\u00fck oranda Alman ve ikincil d\u00fczeyde Frans\u0131z- b\u00fcy\u00fck Avrupa bankalar\u0131n\u0131n fiktif sermayelerini kurtarma \u00e7abalar\u0131ndan ba\u015fka bir \u015fey de\u011fil. \u0130\u015fte Merkel- Sarkozy ikilsinin al\u00e2metifarikas\u0131 da tam olarak bu. Bu g\u00f6r\u00fcn\u00fcm bize AB saflar\u0131ndaki hiyerar\u015fiyi sergilemekle kalm\u0131yor, ayn\u0131 zamanda bu iki \u00fclkedeki s\u0131n\u0131flar aras\u0131nda ya\u015fanan g\u00fc\u00e7 ili\u015fkilerinin de bir yans\u0131mas\u0131n\u0131 olu\u015fturuyor; Daha sava\u015f\u00e7\u0131 bir g\u00f6r\u00fcn\u00fcm arz eden Frans\u0131z i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131, Almanya\u2019da uygulanan \u00f6l\u00e7ekte \u015fiddetli planlar\u0131n uygulanmas\u0131n\u0131 durdurmay\u0131 ba\u015farm\u0131\u015ft\u0131.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>16) Do\u011fu Avrupa: Alman yay\u0131lmac\u0131l\u0131\u011f\u0131ndan krize ve IMF\u2019nin giri\u015fi: <\/strong>AB\u2019nin Do\u011fu Avrupa\u2019ya y\u00f6nelik a\u00e7\u0131l\u0131m\u0131 esas olarak, Almanya\u2019n\u0131n birle\u015fmesinin ard\u0131ndan Do\u011fu Avrupa\u2019daki yak\u0131n ili\u015fkilerini derinle\u015ftiren ve ayr\u0131cal\u0131kl\u0131 pozisyonuyla seferber olan Alman \u00e7ok uluslu \u015firketlerinin bir talebiydi. Bu \u00e7ok uluslu \u015firketler, temelde s\u00f6z konusu co\u011frafyadaki kitlesel \u00f6zelle\u015ftirmelerin sundu\u011fu uygun fiyatlardan, kalifiye ve ucuz i\u015f g\u00fcc\u00fcnden yararlanmak, b\u00f6ylece hem end\u00fcstriyel yat\u0131r\u0131mlar\u0131n\u0131 kayd\u0131racak uygun b\u00f6lgelere yerle\u015fmenin hem de \u015firketlerinin \u00fcretim maliyetlerini d\u00fc\u015f\u00fcrmenin aray\u0131\u015f\u0131ndayd\u0131lar. Almanya\u2019n\u0131n sermaye ihrac\u0131 politikas\u0131 bu siyasetten beslenmekteydi ve nihayetinde ailelerin bor\u00e7land\u0131r\u0131lmas\u0131na dayal\u0131 g\u00fc\u00e7l\u00fc bir b\u00fcy\u00fcme s\u00fcrecinin ard\u0131ndan 2008 y\u0131l\u0131 ve 2009 y\u0131l\u0131n\u0131n sonundan itibaren t\u00fcm Avrupa e\u015fi benzeri g\u00f6r\u00fclmemi\u015f bir durgunlu\u011fun pen\u00e7esine d\u00fc\u015fecekti. Polonya ve \u00c7ek Cumhuriyeti, bu durgunluk dalgas\u0131ndan s\u0131yr\u0131lmay\u0131 ve 2010 ve 2011 y\u0131llar\u0131nda pozitif g\u00f6r\u00fcn\u00fcml\u00fc P\u0130B \u2013 gayr\u0131 safi milli h\u00e2s\u0131la-&nbsp; oranlar\u0131na ula\u015fmay\u0131 ba\u015fard\u0131lar ne var ki bu m\u00fcspet g\u00f6r\u00fcnt\u00fc b\u00f6lgenin geri kalan \u00fclkeleri i\u00e7in ge\u00e7erli de\u011fildi. Bu b\u00f6lgedeki pek \u00e7ok \u00fclkede ailelerin \u00f6deyemedi\u011fi ipotek kredileri nedeniyle y\u0131\u011f\u0131nsal emlak krizleri art arda ba\u015f g\u00f6sterdi. Macaristan\u2019daki ipotek krizi, devasa \u00f6l\u00e7ekte bir bor\u00e7 birikmesiyle birle\u015ferek kamu bor\u00e7lar\u0131n\u0131n GSMH\u2019n\u0131n y\u00fczde 72,9\u2019 u oran\u0131na f\u0131rlamas\u0131na ve ard\u0131ndan g\u00fc\u00e7l\u00fc bir sosyal direni\u015fin kayna\u011f\u0131 haline d\u00f6n\u00fc\u015fecek \u2013 ba\u015fta sa\u011fl\u0131k sekt\u00f6r\u00fc olmak \u00fczere- bir \u00f6zelle\u015ftirme dalgas\u0131na yol verecekti. AB Merkez Bankas\u0131n\u0131n kaynaklar\u0131 Euro B\u00f6lgesindeki \u00fclkelerin taleplerine yan\u0131t vermekten uzakt\u0131. \u00d6te yandan t\u00fcm \u00e7aba, \u201cDo\u011fu\u2019ya\u201d para enjekte etmeye<strong>, <\/strong>b\u00f6ylelikle Do\u011fu \u00fclkelerinin \u201cBat\u0131l\u0131\u201d bankalara bor\u00e7lar\u0131n\u0131 \u00f6deyebilmesini garanti alt\u0131na almaya kilitlenmi\u015fti. Sonu\u00e7ta Avrupa kaynaklar\u0131 yetmeyince, devreye \u0130MF \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fc sokuldu. G 20, \u201cDo\u011fu\u2019ya\u201d yard\u0131m gerek\u00e7esiyle kaynaklar\u0131n\u0131 \u00fc\u00e7 kat\u0131na \u00e7\u0131kartt\u0131. 2008 ve 2009 y\u0131llar\u0131 boyunca AB, \u0130MF ve di\u011fer bankalar\u0131n Macaristan, Letonya ve Romanya\u2019ya aktard\u0131klar\u0131 \u201cyard\u0131mlar\u0131n\u201d sonu\u00e7lar\u0131 korkun\u00e7 oldu; Macaristan\u2019da \u00f6zelle\u015ftirmelerin bir sonucu olarak GSMH i\u00e7inde kamu harcamalar\u0131 y\u00fczde 2,5 oran\u0131nda, memur maa\u015flar\u0131 y\u00fczde 30 oran\u0131nda d\u00fc\u015f\u00fc\u015f g\u00f6sterirken geri kalan \u00fccretlilerin maa\u015flar\u0131 ise dondurulacakt\u0131. Letonya\u2019da emekli maa\u015flar\u0131 y\u00fczde 10 oran\u0131nda, \u00f6\u011fretmen maa\u015flar\u0131 y\u00fczde 50 oran\u0131nda d\u00fc\u015f\u00fcr\u00fcl\u00fcrken, sa\u011fl\u0131k harcamalar\u0131 ise \u00fc\u00e7te bir oran\u0131nda kesintiye u\u011frayacakt\u0131. Romanya\u2019ya gelince; edinilecek yard\u0131mlar\u0131 bedeli, \u00fccretlerin be\u015f y\u0131l i\u00e7inde \u00fc\u00e7te bir oran\u0131nda a\u015fa\u011f\u0131 \u00e7ekilmesi, 100 bin memurun i\u015ften \u00e7\u0131kart\u0131lmas\u0131 ve emeklilik haklar\u0131n\u0131n tahrip edilmesi suretiyle \u00f6denecekti. 2009 Mart\u0131 ile 2010 Mart\u0131 aras\u0131nda Letonya\u2019da i\u015fsizlik, y\u00fczde 14,3 oran\u0131ndan y\u00fczde 22,3\u2019e f\u0131rlarken, GSMH iki y\u0131l i\u00e7ersinde y\u00fczde 20\u2019den fazla d\u00fc\u015f\u00fc\u015f g\u00f6sterdi. 2012 Mart\u0131nda, Avrupa Komisyonu, Macaristan\u2019a y\u00f6nelik mali desteklerini bu \u00fclkenin devasa bor\u00e7 oranlar\u0131n\u0131 gerek\u00e7e g\u00f6stererek ask\u0131ya ald\u0131klar\u0131n\u0131 ilan etti ve yeni bir kesinti plan\u0131 talep etti.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>17) Bor\u00e7 denetimi ile b\u00fcy\u00fcme ikilemi aras\u0131nda.<\/strong> Bu tart\u0131\u015fma burjuva sekt\u00f6rleri aras\u0131nda yayg\u0131nla\u015fm\u0131\u015f durumda. Bir yandan kaynaklar\u0131n da\u011f\u0131t\u0131m\u0131na ili\u015fkin burjuvazi aras\u0131ndaki gerginliklere \u2013\u00fcretken sekt\u00f6rler de \u201cb\u00fcy\u00fcme te\u015fvikleri\u201d gibisinden kamu kaynaklar\u0131 talep etmekteler- i\u015faret ederken, bir yandan da bor\u00e7 \u00f6demelerindeki k\u0131smi bir gev\u015fetmenin t\u00fcketimin belli oranda artmas\u0131n\u0131 olanakl\u0131 k\u0131laca\u011f\u0131 ileri s\u00fcr\u00fclmekte. Ama ayn\u0131 zamanda, kitlelerin politik k\u0131s\u0131tlamalar kar\u015f\u0131s\u0131ndaki tepkilerine yan\u0131t olarak, k\u0131smi bir gev\u015femenin do\u011frudan bir s\u0131n\u0131f \u00e7at\u0131\u015fmas\u0131n\u0131 savu\u015fturaca\u011f\u0131 belirtilmekte. Bu politikan\u0131n temel savunculu\u011funu, Hollande \u00f6nderli\u011findeki sosyal demokrasidir; son d\u00f6nemde yerel se\u00e7imlerde kazan\u00e7l\u0131 \u00e7\u0131kan Alman sosyal demokratlar\u0131 ve sanayi kesimleri de bu politikay\u0131 savunmaktad\u0131r. Obama\u2019y\u0131 \u00f6rnek g\u00f6steren bu kesimler art\u0131k sosyal demokrasiyle s\u0131n\u0131rl\u0131 kalmay\u0131p, belirli burjuva sekt\u00f6rleri de i\u00e7rmektedir; \u00f6rne\u011fin \u0130spanyol burjuvazisi de bor\u00e7 denetiminde esnekle\u015fme talep etmektedir. Ancak bu durum kar\u015f\u0131s\u0131nda yan\u0131lg\u0131ya d\u00fc\u015fmemek gerekir: her iki politika da, emperyalizmin i\u015f\u00e7ilere \u00f6detmek istedi\u011fi ayn\u0131 kriz madalyanonunun iki ayr\u0131 y\u00fcz\u00fcnden ibarettir. \u00dcretim te\u015fviklerinin kimin cebinden \u00e7\u0131kaca\u011f\u0131 herkes\u00e7e bilinmiyor mu? B\u00fcy\u00fcme ad\u0131na, i\u015f\u00e7ilerin ya\u015fam\u0131n\u0131 daha da k\u00f6t\u00fcle\u015ftirecek olan yeni i\u015f reformu yasalar\u0131yla kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya kalaca\u011f\u0131z.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>II.b. Kamu borcu krizi ve kurtama operasyonlar\u0131<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p><strong>18) Finansal karlar\u0131n garant\u00f6r\u00fc olarak Avrupa Merkez Bankas\u0131; <\/strong>Asl\u0131na bak\u0131l\u0131rsa devlet bor\u00e7lar\u0131n\u0131n finansman\u0131 kazan\u00e7l\u0131 bir s\u00fcreci ifade ediyor. Avrupa Merkez Bankas\u0131 (AMB) devletlerin bor\u00e7 faizleri y\u00fczde 6 civar\u0131nda iken \u2013 ki ge\u00e7ti\u011fimiz Kas\u0131m ay\u0131nda 10 y\u0131ll\u0131k \u00f6demeler i\u00e7in y\u00fczde 14\u2019leri, Yunan tahvillerinin 3 y\u0131ll\u0131k geri \u00f6demeleri i\u00e7in ise y\u00fczde 20\u2019ler d\u00fczeyine s\u0131\u00e7ram\u0131\u015f durumdayd\u0131- B\u00fcy\u00fck bankalara y\u00fczde 1 civar\u0131nda bir faiz oran\u0131 ile para aktar\u0131yor. Bu muazzam karl\u0131l\u0131k oranlar\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrebilmek i\u00e7in b\u00fcy\u00fck bankalar, mali kaynak kullanan \u00fclkelerin h\u00fck\u00fcmetleri korkun\u00e7 bir k\u0131skaca alarak ger\u00e7ekte bu bor\u00e7lar\u0131 zaman\u0131nda \u00f6denemez d\u00fczeye getirmekteler. \u015eu g\u00fcnlerde Alman h\u00fck\u00fcmeti arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla Alman b\u00fcy\u00fck bankalar\u0131n\u0131n ve onlar\u0131n takip\u00e7isi durumundaki Frans\u0131z bankalar\u0131n\u0131n b\u00fct\u00fcn \u00e7abas\u0131, bu bol k\u00f6p\u00fckl\u00fc karlar\u0131n s\u00fcrekli\u011finin garanti alt\u0131na al\u0131nmas\u0131na endekslenmi\u015f durumda. Mali anla\u015fma olarak adland\u0131r\u0131lan giri\u015fim, esas olarak bor\u00e7lu \u00fclkelerin h\u00fck\u00fcmetlerine gerekti\u011finde anayasal reformlar da yapmak suretiyle kamu harcamalar\u0131nda y\u0131k\u0131c\u0131 sonu\u00e7lar\u0131 olacak k\u0131s\u0131tlamalar getirerek ve sosyal harcamalara, emeklilik haklar\u0131na ve \u00fccretlere sald\u0131rarak bu garantileri elde etme \u00e7abas\u0131ndan ba\u015fka bir \u015fey de\u011fil.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>19) Yunanistan; Euro b\u00f6lgesinin zay\u0131f halkas\u0131. Kurtarma planlar\u0131; <\/strong>A\u015f\u0131r\u0131 bor\u00e7lanma zinciri, uluslar aras\u0131 finans kapitalin b\u00fcy\u00fck sald\u0131r\u0131 dalgas\u0131n\u0131n hemen ard\u0131ndan, en zay\u0131f yerinden kopmu\u015f durumda. Kesinti planlar\u0131n\u0131n hemen ard\u0131ndan,&nbsp; \u00e7\u00f6k\u00fc\u015f tehdidi ve ilk kurtarma planlar\u0131 devreye sokuldu. Bu kurtarma planlar\u0131n\u0131n \u00f6ncelikli hedefi, Yunanistan\u2019\u0131 bulundu\u011fu durumdan kurtarmak de\u011fil, esasen bu \u00fclkeye kredi veren Frans\u0131z ve Alman bankalar\u0131n\u0131n \u00e7\u00f6k\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc engellemekti. \u0130lk kurtarma plan\u0131n\u0131n \u00fczerinden 1 y\u0131l ge\u00e7tikten sonra \u00fclkenin borcu \u00e7ok daha b\u00fcy\u00fcm\u00fc\u015f ve dahas\u0131 bu kapsamda bir borcun \u00f6denebilme imk\u00e2n\u0131 daha da olanaks\u0131zla\u015fm\u0131\u015f oldu. \u0130\u015fsizlik oranlar\u0131 ileri do\u011fru f\u0131rlarken, adaletsizlik yo\u011funla\u015fm\u0131\u015f, \u00fccretler ve emekli maa\u015flar\u0131 yerlerde s\u00fcr\u00fcn\u00fcr olmu\u015ftu. \u0130lk plan\u0131n ard\u0131ndan, Yunanistan\u2019\u0131n mevcut bor\u00e7 y\u00fck\u00fc halen ola\u011fan\u00fcst\u00fc bir d\u00fczeyde seyrediyordu. Bu geli\u015fmeler \u00fczerine,&nbsp; Troyka \u2013 AB Merkez Bankas\u0131, AB ve \u0130MF- Yunan politikas\u0131 \u00fczerinde, Latin Amerika\u2019da 90\u2019l\u0131 y\u0131llar boyunca \u0130MF ve BM eliyle uygulanan t\u00fcrden yukar\u0131dan a\u015fa\u011f\u0131 bir kontrol uygulamaya giri\u015fecekti. 20 Ekim 2010 tarihinde AB \u2013 \u0130MF ile anla\u015farak- Yunanistan\u2019a ikinci bir kurtarma plan\u0131 i\u00e7in yeni \u015fartlar dayatmaya giri\u015fti.2012 Oca\u011f\u0131nda yeni bir finansman deste\u011fi kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131nda bu \u015fartlara daha fazla kesinti ve i\u015ften \u00e7\u0131kartma dalgas\u0131n\u0131n eklenmesi g\u00fcndeme gelecekti.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>20) Bankalar i\u00e7in daha fazla para: \u0130kinci kurtarma plan\u0131; <\/strong>\u0130lk kurtarma planlar\u0131 i\u00e7in AB \u00fcyesi devletlerin bankalara aktard\u0131\u011f\u0131 para Barroso\u2019nun aktar\u0131m\u0131na g\u00f6re yakla\u015f\u0131k 400 Milyar Euro tutar\u0131n\u0131 bulmu\u015ftu. Ne var ki, bankalara aktar\u0131lan bu tutar, finansal durumu d\u00fczeltmek bir yana, durumun daha da i\u00e7in den \u00e7\u0131k\u0131lmaz bir hal almas\u0131na yol a\u00e7t\u0131. Frans\u0131z\/Bel\u00e7ika k\u00f6kenli Daixa bankas\u0131n\u0131n \u00e7\u00f6k\u00fc\u015f\u00fc, asl\u0131nda bankac\u0131l\u0131k sistemi a\u00e7\u0131s\u0131ndan devletlerin i\u00e7inde bulundu\u011fu \u00e7\u0131k\u0131\u015fs\u0131zl\u0131\u011f\u0131n ilan\u0131ndan ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildi. 27 Ekim tarihli zirvede 100 milyar Euro\u2019nun daha do\u011frudan ya da dolayl\u0131 olarak bankalar\u0131n yeniden finansman hizmetine sunulmas\u0131 kararla\u015ft\u0131r\u0131ld\u0131. Mekanizman\u0131n mant\u0131\u011f\u0131 hep ayn\u0131 \u015fekilde i\u015flemekteydi; mevcut fonlar\u0131n devam edebilmesi ad\u0131na, bankalar\u0131n \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fcl bor\u00e7lular\u0131na geni\u015f tavizler sunulmas\u0131 hedeflenmekteydi. Bor\u00e7 krizi art\u0131k Avrupa\u2019n\u0131n kalbine do\u011fru ilerlemekteydi. Fransa\u2019n\u0131n birincil d\u00fczeyde risk ta\u015f\u0131makta oldu\u011funun ilan\u0131 asl\u0131nda alarm zillerinin \u00e7almaya ba\u015flad\u0131\u011f\u0131n\u0131n bir g\u00f6stergesiydi. \u00d6nceki \u00e7abalar\u0131n yetersiz kald\u0131\u011f\u0131 ko\u015fullarda yakla\u015fan tehlikeyi durdurabilmek ad\u0131na yeni planlar g\u00fcndeme al\u0131nd\u0131. Ne var ki, 100 milyarlarca Euro\u2019luk bu yeni bedel nas\u0131l \u00f6denecekti? Avrupa emek\u00e7i halklar\u0131 bir kez daha hedef tahtas\u0131ndayd\u0131.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>21) \u0130spanya bankalar\u0131n\u0131 kurtarma plan\u0131.<\/strong> 9 Haziran\u2019da AB, IMF ve AMB ile birlikte, \u0130spanyol bankalar\u0131 i\u00e7in 100 milyar Avro de\u011ferinde bir kurtarma plan\u0131 kabul etti. Plan\u0131n amac\u0131, \u00fccretlerin ya da emekli maa\u015flar\u0131n\u0131n \u00f6denmesi olmay\u0131p, bankalar\u0131n\u0131 kurtarabilmesi amac\u0131yla \u0130spanya devletine a\u00e7\u0131lm\u0131\u015f bir kredi; kredinin geri \u00f6denebilmesi i\u00e7in de \u0130spanyol h\u00fck\u00fcmetinden yeni tedbirler almas\u0131 istenmekte (kamu harcamalar\u0131n\u0131n k\u0131s\u0131tlanmas\u0131, memur maa\u015flar\u0131nda indirim yap\u0131lmas\u0131, KDV\u2019nin art\u0131r\u0131lmas\u0131&#8230;). Bu yeni \u201cse\u00e7mece kurtarma plan\u0131\u201d bankalara, daha sonra halk y\u0131\u011f\u0131nlar\u0131nca \u00f6denecek yeni paralar\u0131n aktar\u0131lmas\u0131 anlam\u0131na geliyor.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>22) Euro\u2019nun sonu mu? <\/strong>Sermayenin emek\u00e7ilere y\u00f6nelik sald\u0131r\u0131s\u0131, egemenleri g\u00fc\u00e7l\u00fc bir i\u00e7 \u00e7at\u0131\u015fmadan azade k\u0131lmad\u0131. Zira \u00e7ok say\u0131da tart\u0131\u015fma bu s\u00fcre\u00e7te a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kacakt\u0131; Fransa ve Almanya aras\u0131nda, Faturan\u0131n \u00f6denmesi ve ileriye d\u00f6n\u00fck politikalar \u00fczerine, Alman bankalar\u0131 ve AB Merkez bankas\u0131 aras\u0131nda AB Merkez bankas\u0131n\u0131n bor\u00e7lar\u0131 sat\u0131n almas\u0131n\u0131 protesto ederek istifa eden iki merkez bankas\u0131 \u00fcyesi \u00fczerine, ayr\u0131ca Alman burjuvazisiyle \u00e7evre \u00fclke burjuvazileri aras\u0131nda bu d\u00f6nem boyunca t\u00fcrl\u00fc nedenlerle \u00e7at\u0131\u015fmalar g\u00fcndeme geldi. Bu \u00e7er\u00e7evede, Alman banka sekt\u00f6rleri art\u0131k do\u011frudan Euro\u2019da \u0131srar\u0131n beyhude oldu\u011fu ya da bor\u00e7 y\u00fckleri nedeniyle a\u011f\u0131r bir cezay\u0131 hak eden \u00e7evre \u00fclkelerin Euro b\u00f6lgesinin d\u0131\u015f\u0131na \u00e7\u0131kart\u0131lmas\u0131 veyahut bu \u00fclkelerde Euro\u2019nun ikincil bir para birimi olarak kullan\u0131lmas\u0131 y\u00f6n\u00fcnde fikirleri daha y\u00fcksek sesle ifade eder oldular. Bu kesimler aras\u0131nda y\u00fcr\u00fct\u00fclen tart\u0131\u015fma, esasen AB Merkez bankas\u0131nca sat\u0131n al\u0131nm\u0131\u015f durumdaki bor\u00e7lar\u0131n merkez \u00fclkelerce payla\u015f\u0131lmas\u0131n\u0131n Euro\u2019yu zay\u0131flat\u0131p zay\u0131flatmayaca\u011f\u0131 sorunu etraf\u0131nda merkezile\u015fmekte. G\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc \u00fczere Kapitalist ekonomi mant\u0131\u011f\u0131ndan hareketle sorunlar yuma\u011f\u0131na bir \u00e7\u00f6z\u00fcm ufukta g\u00f6r\u00fcnm\u00fcyor. Bu nedenle \u00e7\u00f6z\u00fcm, b\u00fct\u00fcn\u00fcyle s\u0131n\u0131flar m\u00fccadelesinin sath\u0131na ta\u015f\u0131nm\u0131\u015f durumda; Ya sermaye i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 ve di\u011fer halk kesimleri \u00fczerinde a\u011f\u0131r bir y\u0131k\u0131m ger\u00e7ekle\u015ftirecek ya da bu s\u0131n\u0131flar Kapitalizme bir son verecek. Y\u00f6neli\u015fin kaderini b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde bu \u00e7er\u00e7eve belirleyecek.<strong> \u015e\u00fcphesiz m\u00fcdahaleye u\u011frayan \u00fclkelerin burjuvazileri ile merkez burjuvazileri aras\u0131nda \u00f6denmesi gereken bedel konusunda bir dizi anla\u015fmazl\u0131k mevcut, \u00f6te yandan burjuvazinin t\u00fcm sekt\u00f6rleri, kemer s\u0131kma paketleri arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla bedelin b\u00fcy\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131na \u00f6detmek konusunda anla\u015fm\u0131\u015f g\u00f6r\u00fcn\u00fcyorlar.&nbsp;<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p><strong>II.c. Sosyal haklara ve \u00e7al\u0131\u015fma ko\u015fullar\u0131na sald\u0131r\u0131&nbsp;<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p><strong>23) \u0130\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131na y\u00f6nelik durmak bilmeyen bir sald\u0131r\u0131; <\/strong>Avrupa h\u00fck\u00fcmetleri ve patronlar\u0131, krizin t\u00fcm y\u00fck\u00fcn\u00fc i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131na y\u0131kmak i\u00e7in kurumlar\u0131 arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla ve bankalar\u0131n dayatmalar\u0131yla \u015fekillenen kesintisiz bir h\u00fccuma kalkm\u0131\u015f durumda. \u015eirketler, h\u00fck\u00fcmetlerin dayatmalar\u0131 ve sendikalar\u0131n pasif tutumlar\u0131 e\u015fli\u011finde, i\u015f yerlerinde k\u00fc\u00e7\u00fclmeye ve \u00fccretlerde kesintilere gitmekteler. Mevcut h\u00fck\u00fcmetler sistematik bir bi\u00e7imde, kamu sekt\u00f6r\u00fcnde \u00e7al\u0131\u015fan memurlar\u0131n, emeklilerin maa\u015flar\u0131nda, e\u011fitim ve sa\u011fl\u0131k alan\u0131ndaki kamu yat\u0131r\u0131mlar\u0131nda kesintilere gidiyorlar. Devasa m\u00fccadelelerin \u00fcr\u00fcn\u00fc olan kazan\u0131mlar bir anda tarihe kar\u0131\u015f\u0131veriyor. \u0130\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n ya\u015fam ko\u015fullar\u0131 ciddi \u00f6l\u00e7ekte gerilemeye y\u00fcz tutuyor. E\u015fitsizlik ve yoksulluk t\u00fcm Avrupa genelinde yayg\u0131nla\u015f\u0131yor \u2013 kimi Avrupa \u00fclkelerinde bu oran y\u00fczde 26 oranlar\u0131na ula\u015fm\u0131\u015f durumda- \u00d6te yandan yayg\u0131nla\u015fan sefalet ko\u015fullar\u0131n\u0131n tehdit etti\u011fi en \u00f6nemli kesimin kad\u0131nlar oldu\u011fu vurgulanmal\u0131.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>24)<\/strong> <strong>G\u00f6\u00e7menlerin su\u00e7lu d\u00fczeyine d\u00fc\u015f\u00fcr\u00fclmesi, Shengen&#8230; yetmedi\u011finde, s\u0131n\u0131rlar\u0131n yeniden ihsas\u0131.<\/strong> Shengen\u2019in g\u00fcvence alt\u0131na ald\u0131\u011f\u0131 korumal\u0131 Avrupa politikas\u0131, \u00e7e\u015fitli Avrupa \u00fclkelerindeki g\u00f6\u00e7menler yasalar\u0131n\u0131n ve bunlar\u0131n daha sonraki reformlar\u0131n\u0131n temelelini olu\u015fturmu\u015ftur. Ancak, krizin derinle\u015fmesinin ve Kuzey Avrupa devrimlerinin sonucunda AB s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131n koruyucusu durumundaki diktat\u00f6rl\u00fcklerin devrilmesinin do\u011furdu\u011fu bas\u0131nc\u0131n etkisiyle,&nbsp; g\u00f6\u00e7menler politikas\u0131n\u0131n uygulanmas\u0131nda k\u00f6kl\u00fc bir d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm ger\u00e7ekle\u015fti.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>\tG\u00f6\u00e7menler yasalar\u0131nda yap\u0131lan de\u011fi\u015fiklikler, h\u00fck\u00fcmetlerin sendikalar\u0131n temsil ettikleri i\u015f\u00e7i aristokrasisi kesimleriyle do\u011frudan \u00e7at\u0131\u015fmaya girmeksizin ger\u00e7ekle\u015ftirdikleri en iyi i\u015f reformlar\u0131 oldu. Dev ka\u00e7ak (\u201cka\u011f\u0131ts\u0131z\u201d) emek ordular\u0131, her an otruma ve \u00e7al\u0131\u015fma izinlerini yitirme tehlikesiyle kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya durumdaki g\u00f6\u00e7menlerle birlikte, ba\u015fka \u00fclkelere g\u00f6\u00e7emeyen \u00fcretim kesimleri i\u00e7in \u2013in\u015faat, tar\u0131m, otel-lokanta vs i\u015fletmecili\u011fi..) zayi edilebilecek piyonlar haline geldiler, mevcut \u00e7al\u0131\u015fma ko\u015fullar\u0131n\u0131n a\u011f\u0131rla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131nda ve \u00f6zellikle de i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n b\u00f6l\u00fcnmesinde ve onun saflar\u0131nda yabanc\u0131 d\u00fc\u015fmanl\u0131\u011f\u0131n\u0131n yayg\u0131nla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131nda kullan\u0131ld\u0131lar. 2009 ba\u015flar\u0131nda Ingiltere\u2019de ger\u00e7ekle\u015ftirilen <em>\u201c\u0130ngiliz i\u015fleri \u0130ngiliz i\u015f\u00e7ilere\u201d<\/em> grevi bunun en a\u00e7\u0131k yans\u0131malar\u0131ndan birini olu\u015fturdu.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>\t2008\u2019de ka\u00e7ak g\u00f6\u00e7mebnleri su\u00e7u durumuna d\u00fc\u015f\u00fcren Berlusconi, t\u00fcm AB d\u00fczeyinde ka\u00e7ak av\u0131n\u0131ngenelle\u015fmesinde \u00f6nc\u00fc rol\u00fc g\u00f6rd\u00fc. 2010\u2019da Sarkozy g\u00f6\u00e7men romanlar\u0131 hi\u00e7bir su\u00e7 iddias\u0131 olmaks\u0131z\u0131n yasa d\u0131\u015f\u0131 bir bi\u00e7imde yurt d\u0131\u015f\u0131 ettikten sonra g\u00f6\u00e7menler yasas\u0131n\u0131 daha da a\u011f\u0131rla\u015ft\u0131rd\u0131. Yapt\u0131\u011f\u0131 de\u011fi\u015fikler aras\u0131nda, Frans\u0131z k\u00f6kenli olmayanlar\u0131n su\u00e7 i\u015flemeleri haline bunlar\u0131n yurtta\u015fl\u0131klar\u0131n\u0131n geri al\u0131n\u0131p yurt d\u0131\u015f\u0131 edilmeleri yer al\u0131yordu: ayn\u0131 y\u0131l 28 bin, ertesi y\u0131l ise 33 bin ki\u015fi yurt d\u0131\u015f\u0131 edildi. G\u00f6\u00e7menler yasas\u0131ndaki her a\u011f\u0131rla\u015ft\u0131rma, geride kalanlar\u0131n yeralt\u0131na itilmesine, daha krizin ba\u015f\u0131nda i\u015fsizler ordusunu ilk olu\u015fturan bu ki\u015filerin (\u00f6rne\u011fin \u0130spanya gibi \u00fclkelerde, in\u015faat sekt\u00f6r\u00fcnde) daha da fazla k\u00f6lele\u015ftirilmelerine ve marjinalli\u011fe itilmelerine yol a\u00e7maktad\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>\tAncak durum daha da keskinle\u015fti\u011finde \u2013ve Shengen\u2019in AB i\u00e7inde serbest dola\u015f\u0131m\u0131 s\u0131n\u0131rlayacak bi\u00e7imde ask\u0131ya al\u0131nabilirli\u011finin \u00f6ng\u00f6r\u00fclm\u00fc\u015f olmas\u0131na ra\u011fmen- yasalardaki de\u011fi\u015fiklikler de yetmemekte ve bu kez s\u0131n\u0131rlar g\u00fc\u00e7lendirilmektedir. Tunuslu ve Libyal\u0131 g\u00f6\u00e7menlerin bu \u00fclkelerdeki devrimler s\u0131ras\u0131nda kitleler halinde Lampedusa\u2019ya (\u0130talya) gelmeleri kar\u015f\u0131s\u0131nda Fransa Shengen\u2019in ask\u0131ya al\u0131n\u0131p gzden ge\u00e7irilmesini istedi, Sarkozy bu talebi 2012 se\u00e7im program\u0131na ald\u0131. Danimarka daha da ileriye giderek s\u0131n\u0131r denetimlerini yeniden tesis etti.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>25) \u201cRefah devletinin\u201d ilgas\u0131. <\/strong>II. DS\u2019n\u0131n ard\u0131ndan burjuva devletlerinin yeniden in\u015fas\u0131, \u00e7e\u015fitli \u00fclkelerde Nazi i\u015fgaline kar\u015f\u0131 m\u00fccadele eden silahl\u0131 kitle hareketinin da\u011f\u0131t\u0131lmas\u0131n\u0131 gerektiriyordu. Bu ama\u00e7la Stalin\u2019in emriyle KP\u2019lerin ihanetine ihtiya\u00e7 vard\u0131. Bu do\u011frultuda Stalin, Avrupa\u2019y\u0131, \u00f6zellikle de Almanya\u2019y\u0131 b\u00f6len ve Yunan devriminin ezilmesini olanakl\u0131 k\u0131lan Yalta ve Potsdam anla\u015fmalar\u0131n\u0131 imzalad\u0131; Bat\u0131\u2019da da KP\u2019ler kitlelerin silahs\u0131zland\u0131r\u0131lmas\u0131na \u00f6nc\u00fcl\u00fck ettiler. Burjuvazi k\u00fcllerinden yeniden do\u011fma olana\u011f\u0131na kavu\u015ftu, ama buna kar\u015f\u0131l\u0131k sosyal demokrat ve kom\u00fcnist partiler ile onlar\u0131n \u00f6nderli\u011findeki sendikalara ciddi iktidar kotalar\u0131 bah\u015fetmek durumunda kald\u0131. Burjuvazinin zay\u0131fl\u0131\u011f\u0131 ve sava\u015f sonras\u0131nda y\u00fckselen kitle m\u00fccadeleleri \u2013s\u00f6m\u00fcrgelerdeki ulusal kurtulu\u015f m\u00fccadelelerindeki \u015fiddetlenmeyle birlikte- \u201cRefah devleti\u201d denen olgunun temelini olu\u015fturdu. T\u00fcm toplumun temel ihtiya\u00e7lar\u0131n\u0131n (emeklilik, e\u011fitim, sa\u011fl\u0131k ve sosyal hizmetler) kar\u015f\u0131lanmas\u0131n\u0131 garanti alt\u0131na alan <strong>genel sosyal g\u00fcvenlik sisteminin (\u00fccretlerin her iki b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fcn \u2013do\u011frudan ve dolayl\u0131- bu amaca y\u00f6nlendirilmesiyle) olanakl\u0131 k\u0131lan, sava\u015f sonras\u0131n\u0131n i\u015f\u00e7i m\u00fccadeleleri olmu\u015ftur<\/strong>. Y\u00fcksek refah d\u00fczeylerinin \u2013burjuvaziden \u00e7ekip kopar\u0131larak- olu\u015fmas\u0131n\u0131 sa\u011flayan bu ko\u015fullar, bir sonraki art\u0131k \u00fcretim krizinin 1970\u2019lere de\u011fin yirmi y\u0131l s\u00fcreyle ertelenebilmesini ve ard\u0131ndan da, bir \u00e7\u00f6k\u00fcnt\u00fcye spiraline girilmeksizin a\u015f\u0131labilmesini olanakl\u0131 k\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Ama k\u00e2rl\u0131l\u0131k oranlar\u0131 d\u00fc\u015fmeye devam etmi\u015f ve 1980\u2019lerden itibaren mali sermaye kendini h\u00fck\u00fcmetlere dayatmaya ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r; b\u00f6ylece h\u00fck\u00fcmetler, yukar\u0131da de\u011finilen iki \u00fccret b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fc i\u015f\u00e7ilerin kullan\u0131m\u0131ndan \u00e7ekip alarak, onlardan elde etti\u011fi art\u0131k de\u011ferin artt\u0131r\u0131lmas\u0131na y\u00f6nelmi\u015ftir. Ve b\u00f6ylece emeklilik \u00f6dentileri, sa\u011fl\u0131k, e\u011fitim&#8230;vb. alanlar\u0131ndaki \u00f6zelle\u015ftirme sald\u0131r\u0131lar\u0131yla bu sekt\u00f6rlerdeki k\u00e2rl\u0131l\u0131k art\u0131r\u0131lmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>\tMevcut kriz ko\u015fullar\u0131nda bu sald\u0131r\u0131lar daha da \u00f6telere varmaktad\u0131r. \u015eimdi bu paralar\u0131n d\u0131\u015f bor\u00e7lar\u0131n \u00f6denmesinde kullan\u0131labilmesi i\u00e7in refah devletinin tamamen ilgas\u0131na ihtiya\u00e7 duyulmaktad\u0131r. B\u00f6ylece dolayl\u0131 \u00fccretlere el koymak amac\u0131yla, sosyal servisler kapat\u0131lmakta, ya da zaten \u00f6dedi\u011fimiz hizmetler bir kez daha \u00fccretli hale getirilmekte, sa\u011fl\u0131kta ortak \u00f6deme sistemi y\u00fcr\u00fcrl\u00fc\u011fe konmakta, \u00fcniversite kay\u0131t \u00f6dentileri y\u00fckseltilmekte&#8230; Do\u011frudan \u00fccretlere el koyma ise, i\u015fsizlik ve emeklilik \u00fccretlerindeki kesintiler, emeklilik ya\u015f\u0131n\u0131n uzat\u0131lmas\u0131, vb. bi\u00e7imnlerini almaktad\u0131r. Sosyal hizmetlerin ilgas\u0131 ya \u00f6zelle\u015ftirilmesi de, kamu hizmetlilerinin i\u015ften \u00e7\u0131kar\u0131lmas\u0131 e\u015fli\u011finde dolays\u0131z \u00fccretlere el konmas\u0131n\u0131 anlam\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131maktad\u0131r. Ayn\u0131 \u015fekilde do\u011frudan vergiler (gelir vergisi) ile dolays\u0131z vergilerde (KDV) yap\u0131lan art\u0131r\u0131mlar da, a\u011f\u0131r d\u0131\u015f bor\u00e7 faizlerinin \u00f6denmesinde kullan\u0131lmaktad\u0131r. Ve bu kesintilerin \u00f6zel kurbanlar\u0131ndan biri gene, sosyal hizmetlerin verilmedi\u011fi alanlarda (\u00e7ocuk yuvalar\u0131n\u0131n giderek azalmas\u0131, zaten gerekli hizmeti alamayan ya\u015fl\u0131lar\u0131n bak\u0131m\u0131, vb.) bu g\u00f6revleri s\u0131rtlanacak olan kad\u0131nlar olmaktad\u0131r. Mevcut kesinti \u00f6nlemlerinin temel ta\u015flar\u0131n\u0131, farkl\u0131 d\u00fczeyler ve farkl\u0131 h\u0131zlarda ger\u00e7ekle\u015ftirilen bu uygulamalar olu\u015fturmaktad\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>III. SERMAYEN\u0130N AVRUPASI VE DEMOKRAT\u0130K HAKLAR<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p><strong>III.a. Polis devletlerine do\u011fru<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p><strong>26) AB, sermayenin Avrupas\u0131; <\/strong>Finans kapitalin hizmetinde bir ara\u00e7 olarak AB\u2019nin karakteri \u015f\u00fcpheye yer vermeyecek \u00f6l\u00e7ekte a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131km\u0131\u015f durumda. B\u00fcy\u00fcme, i\u015f\u00e7iler ya da i\u015fsizlik gibi di\u011fer ekonomik sorunlar g\u00fcndem d\u0131\u015f\u0131na \u00e7\u0131km\u0131\u015f durumda. Tek hedef, b\u00fcy\u00fck finans patronlar\u0131n\u0131n \u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131 garanti alt\u0131na almaya endekslenmi\u015f durumda. Avrupa pazar\u0131n\u0131n, her ge\u00e7en g\u00fcn merkeze- Almanya- daha fazla ba\u011f\u0131ml\u0131 ve bor\u00e7lu bir \u00e7evre ile \u00fcretimi besleyen ve \u00e7evreye para aktararak g\u00fc\u00e7l\u00fc bir finans sitemi yaratan merkez aras\u0131nda in\u015fa edilmesinden kaynakl\u0131 farkl\u0131l\u0131klar, Euro\u2019dan kopu\u015fun ko\u015fullar\u0131n\u0131 olgunla\u015ft\u0131rmakta. <strong>Bu krizin geli\u015fimi \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda, varsay\u0131ld\u0131\u011f\u0131 bi\u00e7imde bir Avrupa emperyalizminin yoklu\u011fu, buna kar\u015f\u0131n, Alman emperyalizminin di\u011fer Avrupa emperyalizmlerini belirledi\u011fi tart\u0131\u015fmas\u0131z bir hiyerar\u015finin varl\u0131\u011f\u0131 bir kez daha a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r.<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>\u00c7okuluslu \u015firketler yeni pazarlar a\u00e7abilmek ya da di\u011fer rakipler kar\u015f\u0131s\u0131nda savunma kurabilmek gereksinimleri kar\u015f\u0131s\u0131nda propaganda edildi\u011fi t\u00fcrden, yurtsuz devletsiz kurumlar olarak hareket etmemektedirler; bu \u015fartlar alt\u0131nda sermayenin Avrupas\u0131, i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131na kar\u015f\u0131 a\u00e7\u0131lm\u0131\u015f s\u0131n\u0131rs\u0131z bir sava\u015ftan ba\u015fka bir anlam ta\u015f\u0131mamaktad\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>27) Egemenli\u011fin azalmas\u0131 devletlerin yap\u0131s\u0131n\u0131 zay\u0131flatmamakta aksine onlar\u0131 g\u00fc\u00e7lendirmektedir; <\/strong>Avrupa komisyonu ve konseyi \u00f6nc\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcnde geli\u015ftirilen ve devletler arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla devreye sokulanD\u00fczen ve b\u00fcy\u00fcme pakt\u0131, yap\u0131sal reform pakt\u0131 ve Euro pakt\u0131 t\u00fcr\u00fcnden anla\u015fmalar bir Avrupa yurtta\u015fl\u0131\u011f\u0131 varsay\u0131m\u0131na dayanmakta iken, ulusal egemenli\u011fin kayb\u0131 tart\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131n bir kez daha tart\u0131\u015fma masas\u0131na yat\u0131r\u0131lmas\u0131na vesile olmu\u015f durumdad\u0131r. Kimi sekt\u00f6rler yukar\u0131daki \u00fc\u00e7 pakt \u00fczerinden temellenen Avrupa ekonomik y\u00f6netiminin asl\u0131nda ulusal egemenliklere kar\u015f\u0131 ger\u00e7ek bir \u201c sessiz darbe\u201d oldu\u011fundan s\u00f6z etmekteler. Bu yakla\u015f\u0131ma g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fte muhalif bir tutum ise, Avrupa anayasas\u0131na d\u00f6n\u00fck Fransa\u2019daki referandum da ulus devletlerin a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131n\u0131n zay\u0131flamas\u0131n\u0131 ve Avrupa\u2019n\u0131n a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131n\u0131n artaca\u011f\u0131 varsay\u0131m\u0131ndan hareketle destek oyu \u00e7a\u011fr\u0131s\u0131nda bulunan Negri\u2019den gelmi\u015fti. Asl\u0131na bak\u0131l\u0131rsa her iki pozisyon da egemenli\u011fin azalmas\u0131yla ulus devletler kar\u015f\u0131s\u0131nda Avrupa Birli\u011fine niteliksel bir \u00f6nem atfetmekteler. Ne var ki, ger\u00e7ek durum b\u00f6yle de\u011fil. T\u00fcm belirleyicilik b\u00fcy\u00fck \u00e7ok uluslu \u015firketlerin denetiminde ve \u00fclkelerdeki s\u0131n\u0131f m\u00fccadelelerinin gelgitleri halen \u00f6nemli bir fakt\u00f6r olmaya devam ediyor. \u00d6te yandan, AB kurumlar\u0131nda yap\u0131lan d\u00fczenlemeler, devletin rol\u00fc \u00fczerinde niteliksel d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmler anlam\u0131na gelmiyor. Yaln\u0131zca ulus devletlerin temellerini s\u00fcrd\u00fcrmesine olanak sa\u011flam\u0131yor \u2013 Engelsin ifadesiyle s\u0131n\u0131f egemenli\u011fini s\u00fcrd\u00fcrmek i\u00e7in silahlanm\u0131\u015f insanlar\u0131n birli\u011fi- her bir \u00fclkedeki i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131 en bask\u0131c\u0131 ve anti demokratik y\u00f6ntemlerle bast\u0131rmak i\u00e7in onlar\u0131 g\u00fc\u00e7lendirmeye olanak sa\u011fl\u0131yor. <strong>Bu nedenle AB, daha k\u00fc\u00e7\u00fclm\u00fc\u015f bir devleti de\u011fil, sermayenin gelece\u011fini garanti alt\u0131na alabilmek i\u00e7in halklara kar\u015f\u0131 en vah\u015fi ve Bonapartist y\u00f6ntemleri devreye sokmaktan \u00e7ekinmeyen bir devler b\u00fct\u00fcn\u00fcn\u00fc temsil ediyor.&nbsp;<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p><strong>AB bu nedenle i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131na kar\u015f\u0131 olu\u015fturulmu\u015f bir devletler cephesinden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fil. <\/strong>Dahas\u0131 bu cephe d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclebilir bir cephe de\u011fil. <strong>Dolay\u0131s\u0131yla i\u015f\u00e7ilerin ve halklar\u0131n Avrupa\u2019s\u0131n\u0131 in\u015fa etmek yolunda bu cephenin y\u0131k\u0131lmas\u0131 ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz bir g\u00f6rev.<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p><strong>28) AB hi\u00e7bir zaman demokratik bir niteli\u011fe sahip olmad\u0131<\/strong>. Bu \u00f6zelli\u011fi, kurulu\u015fundan beri \u00e7ok s\u0131n\u0131rl\u0131 yetkiyle donatt\u0131\u011f\u0131 Avrupa Parlamentosu\u2019na bi\u00e7ti\u011fi rolle belli olmu\u015fu. Kararlar\u0131n\u0131n merkezinde, \u00fcye devletlerin temsilcilerini bir araya getiren, bir devletler cephesi halindeki Avrupa Konseyi yer almakta. Ama bu yap\u0131n\u0131n dahi, \u00e7okuluslu \u015firketlerin ve mali sermayenin denetimini garanti alt\u0131na alabilmek i\u00e7in g\u00fc\u00e7lendirilme ihtiyac\u0131 duymu\u015ftur. Bu ama\u00e7la Avrupa Anayasas\u0131 olu\u015fturuklmak istenmi\u015f, ama bu giri\u015fim \u00e7e\u015fitli referandumlarda, \u00f6zellikle 2005\u2019te Fransa\u2019da yenilgiye u\u011fray\u0131nca terk edilmi\u015ftir. AB\u2019nin bizzat kendisini tehlikeye sokan bu t\u00f6kezlemeyi a\u015fabilmek i\u00e7in Anayasa tasla\u011f\u0131 yeni bir makyaja tabi tutulmu\u015f ve Lizbon Antla\u015fmas\u0131 bi\u00e7iminde yeniden g\u00fcndeme getirilmi\u015ftir. Bu kez hi\u00e7bir h\u00fck\u00fcmet riske girmek istememi\u015f ve \u0130rlanda d\u0131\u015f\u0131nda hi\u00e7bir \u00fclkede referanduma unulmam\u0131\u015ft\u0131r.&nbsp; \u00c7okuluslu \u015firketler, istikrars\u0131zl\u0131\u011fa s\u00fcr\u00fcklenebilecek \u00fclkelerdeki \u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131 koruyabilmek amac\u0131yla, AB i\u015flerli\u011fi i\u00e7inde konum sahibi olmak istemi\u015flerdir. Derin bir kriz ya\u015famakta olan \u0130rlanda\u2019da ise, Nis metninin reddedilmesinin ard\u0131ndan 2010\u2019da yenilene referandumda, Antla\u015fma bu kez kabul edilmi\u015ftir. AB, herhangi bir yerde istedi\u011fini elde edemeyince, ona ula\u015fana de\u011fin s\u00fcre\u00e7leri istedi\u011fi gibi tekrarlayabilmektedir.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>29)<\/strong> <strong>Demokrasi ile kapitalist kriz birbiriyle uyu\u015fmamaktad\u0131r<\/strong>. Yunanistan\u2019da referandum s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcn kendisi bile Avrupa Merkez Bankas\u0131 (AMB), \u00fcye h\u00fck\u00fcmetler ve AB kurumlar\u0131 nezdinde t\u00fcm alarmlar\u0131n \u00e7almas\u0131na neden olmu\u015ftur. Papandreu s\u00f6z\u00fcnde durmaz, sorumsuz, sorun yarat\u0131c\u0131 olmakla su\u00e7lanm\u0131\u015ft\u0131r&#8230; s\u0131rf h\u00fck\u00fcmeti, kitlelere ya\u015famlar\u0131na ili\u015fkin \u00f6nemli bir soruna, ekonomik krize verilecek yan\u0131ta il\u015fikin s\u00f6z hakk\u0131 tan\u0131mak istedi\u011fi i\u00e7in. Nas\u0131l olur da \u2013Avrupal\u0131 liderlere g\u00f6re- Yunanl\u0131lara ikinci kurtarma plan\u0131n\u0131 kabul edip etmedikleri sorulabilirdi ki? Demokrasinin be\u015fi\u011finde halka s\u00f6z hakk\u0131 tan\u0131mak bir skandal anlam\u0131 ta\u015f\u0131yordu. T\u00fcm d\u00fcnyaya demokrasi dersi verenler halk\u0131n \u00f6ncelikli olan\u0131n piyasalar m\u0131 yoksa i\u015f\u00e7iler mi oldu\u011funa ili\u015fkin g\u00f6r\u00fc\u015f belirtme olas\u0131l\u0131\u011f\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131nda deh\u015fete d\u00fc\u015fm\u00fc\u015flerdi. Ya bu istek t\u00fcm AB \u00fclkelerinde yay\u0131lsayd\u0131? Neticede Papandreu referandumdan vaz ge\u00e7mek zorunda b\u0131rak\u0131ld\u0131 ve Troyka\u2019n\u0131n haz\u0131rlad\u0131\u011f\u0131 m\u00fcdahaleyle Papademos ba\u015fkanl\u0131\u011f\u0131nda, parlamentodaki \u00e7o\u011funluk partilerinin deste\u011finin istendi\u011fi, \u201cteknokratlar\u201d h\u00fck\u00fcmeti kuruldu. Kapitalizm ve onun t\u00fcm kurumlar\u0131 halk\u0131n sesinden korkmaktad\u0131r. Halk\u0131n kendi kaderini tayin hakk\u0131na tam destek!<\/p>\n\n\n\n<p><strong>30) Yeni bir Bonapartizm ve \u201culusal birlik\u201d politikas\u0131.<\/strong> Yunanistan\u2019\u0131n ard\u0131ndan \u0130talya da Troyka\u2019n\u0131n denetimi ve g\u00f6zetimi alt\u0131na sokuldu. Kriz <em>cavaglieri<\/em>\u2019yi m\u00fcttefiklerinden uzakla\u015ft\u0131r\u0131p h\u00fck\u00fcmeti zay\u0131flat\u0131rken, bir yandan da seferberlikler yayg\u0131nla\u015fmaktayd\u0131. Bu durum, \u0130talya\u2019n\u0131n kamu bor\u00e7lar\u0131na spek\u00fclat\u00f6rlerin sald\u0131rarak ya\u011fl\u0131 k\u00e2rlar elde etmeleri i\u00e7in m\u00fckemmel i\u00e7in m\u00fckemmel bir ortam yaratmaktayd\u0131. Neticede, AMK\u2019n\u0131n bir dizi m\u00fcdahaleyle \u0130talyan bor\u00e7 senetlerini sat\u0131n almas\u0131n\u0131n ard\u0131ndan, Berlusconi uzakla\u015ft\u0131r\u0131larak yerine \u201cteknokrat\u201d Mario Monti ge\u00e7irildi. Mussolini\u2019nin ard\u0131ndan ilk kez, tek bir \u00fcyesi bile se\u00e7imle gelmemi\u015f olan bir h\u00fck\u00fcmet kuruldu. Papademos \u00f6rne\u011finde oldu\u011fu gibi, Monti h\u00fck\u00fcmetinin ard\u0131ndan ulusal birlik dayat\u0131ld\u0131 ve h\u00fck\u00fcmet Parlamentodan ge\u00e7irildi. Her ikisi de eski Goldman Sachs \u00e7al\u0131\u015fan\u0131 olan ba\u015fbakanlar alt\u0131ndaki bu iki h\u00fck\u00fcmetin de amac\u0131, Troyka\u2019n\u0131n belirledi\u011fi politikalar\u0131 gecikmeksizin y\u00fcr\u00fcrl\u00fc\u011fe koymakt\u0131. \u201cTeknokrat\u201d h\u00fck\u00fcmetler partiler aras\u0131ndaki politik \u00e7eki\u015fmelerin ve se\u00e7im hesaplar\u0131n\u0131n \u00fczerine \u00e7\u0131karak, \u0130talyan ve Yunan burjuvazisi de dahil olmak \u00fczre b\u00fcy\u00fck sermayeye hizmet etmeye hedeflenmi\u015f durumdad\u0131r. Bu, uluslararas\u0131 mali sermayenin bas\u0131nc\u0131 alt\u0131nda ve burjuvazinin onay\u0131yla hareket eden bir Bonapartizmdir. D\u0131\u015f bor\u00e7 y\u00fck\u00fc alt\u0131ndaki Latin Amerika\u2019da oldu\u011fu gibi ulusal egemenlik ihlal edilmekte, ama buna kar\u015f\u0131l\u0131k ulusal devletin ve onun kurumlar\u0131n\u0131n \u00fczerinde y\u00fckseldi\u011fi hukuki sisteme dokunulmamaktad\u0131r (aksi takdirde daha klasik tip bir Bonapartizm s\u00f6z konusu olurdu).&nbsp; Bunlar, s\u0131n\u0131f m\u00fccadelesinin keskinle\u015fmesi kar\u015f\u0131s\u0131nda polisiye \u00f6nlemleri g\u00fc\u00e7lendiren h\u00fck\u00fcmetlerdir.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>III.b. A\u015f\u0131r\u0131 sa\u011f\u0131n yeniden bi\u00e7imlenmesi<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p><strong>31) A\u015f\u0131r\u0131 sa\u011f yeniden bi\u00e7imlenmekte.<\/strong> Sermayenin kendi iradesini ve kararlar\u0131n\u0131 i\u015f\u00e7ilere dayatmak i\u00e7in ba\u015fvurabilece\u011fi \u00e7areler sadece bununla s\u0131n\u0131rl\u0131 de\u011fildir. Yunanistan\u2019da halihaz\u0131rda k\u0131s\u0131k sesle de olsa bir h\u00fck\u00fcmet darbesi olas\u0131l\u0131\u011f\u0131ndan s\u00f6z edilmeye ba\u015flam\u0131\u015f ve Papandreu referandumu g\u00fcndeme getirdi\u011fi g\u00fcnlerde Yunan genel kurmay\u0131nda de\u011fi\u015fiklikler yapm\u0131\u015ft\u0131. Ancak bu olas\u0131l\u0131\u011f\u0131n ger\u00e7ekle\u015fmemesi veya yetersiz kalmas\u0131 olas\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde tutan mali sermaye, Avrupa\u2019da a\u015f\u0131r\u0131 sa\u011f\u0131n yeniden bi\u00e7imlenmesini y\u00fcreklendirmekte ve finanse etmektedir. Fa\u015fizm, kapitalizmin baruthanesindeki en son fi\u015fektir. Kriz anlar\u0131nda kutupla\u015fma artar ve a\u015f\u0131r\u0131 sa\u011f g\u00fc\u00e7lenir. 1930\u2019larda Almanya\u2019da Hitler, \u00fclkeyi b\u00fcy\u00fck depresyondan \u00e7\u0131karabilmek amac\u0131yla a\u011f\u0131r ve umars\u0131z kemer s\u0131kma politikalar\u0131 uygulayan ve g\u00fc\u00e7l\u00fc i\u015f\u00e7i m\u00fccadelelerine yol a\u00e7an Br\u00fcning h\u00fck\u00fcmetinin ard\u0131ndan iktidara gelmi\u015fti. Avrupa\u2019daki son d\u00f6nem se\u00e7imlerinde a\u015f\u0131r\u0131 sa\u011f II. D\u00fcnya Sava\u015f\u0131\u2019ndan sonraki en iyi sonu\u00e7lar\u0131n\u0131 elde etmi\u015f ve baz\u0131 \u00fclkelerde (Avusturya, Macaristan, Hollanda, \u0130talya, \u0130svi\u00e7re, Yunanistan, Norve\u00e7, Danimarka) h\u00fck\u00fcmetlere girmi\u015f ya da onlar\u0131 ko\u015fulland\u0131rm\u0131\u015ft\u0131r.&nbsp; G\u00f6\u00e7men kar\u015f\u0131t\u0131, M\u00fcsl\u00fcmanl\u0131k kar\u015f\u0131t\u0131, ultraliberal ve a\u015f\u0131r\u0131 milliyet\u00e7i s\u00f6ylemle a\u015f\u0131r\u0131 sa\u011f, krizin darbeleri alt\u0131ndaki k\u00fc\u00e7\u00fck burjuva ve i\u015f\u00e7i kesimlerden oy toplayabilmektedir.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>32) Fa\u015fizme kar\u015f\u0131 m\u00fccadele.<\/strong> 2011 yaz\u0131nda, Avrupa\u2019da son y\u0131llar\u0131n en vah\u015fi fa\u015fist sald\u0131r\u0131s\u0131 ya\u015fand\u0131. Oslo\u2019da sendikal bir alan olan Utoya adas\u0131nda sosyal demokrat partinin yaz kamp\u0131na kat\u0131lan gen\u00e7lerden 84\u2019\u00fc, a\u015f\u0131r\u0131 sa\u011fc\u0131 \u0130lerleme Partisi\u2019nin eski bbir militan\u0131 taraf\u0131ndan katledildi. Sosyal demokrat h\u00fck\u00fcmet katili deli bir ki\u015fi olarak tan\u0131mlad\u0131 ve mahkameler de davay\u0131 ayn\u0131 bi\u00e7imde ele alarak hapis cezas\u0131n\u0131n g\u00fcndemden d\u00fc\u015fme olas\u0131l\u0131\u011f\u0131na kap\u0131 a\u00e7t\u0131. Sendikalar\u0131n ve sol politik \u00f6rg\u00fctlerin fa\u015fizme kar\u015f\u0131 bir cephede toplanmas\u0131, bunun arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla genel grev \u00e7a\u011f\u0131r\u0131s\u0131 ve katilin devlet ayg\u0131t\u0131yla olan ba\u011flant\u0131lar\u0131n\u0131n ara\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 talebi olmaks\u0131z\u0131n, olay sanki trajik bir felaket haline indirgenmi\u015f oldu. Radikal solun b\u00fcy\u00fck b\u00f6l\u00fcm\u00fc de i\u015f\u00e7i \u00f6rg\u00fcitlerine y\u00f6nelik bu fa\u015fist sald\u0131r\u0131ya yeterli \u00f6nemi g\u00f6stermedi, Avrupa\u2019daki sosyal demokrat \u00f6nderliklele olan m\u00fccadelelerini \u00f6n plana \u00e7\u0131kararak bu \u00f6nderliklerin geni\u015f i\u015f\u00e7i kitle tabanlar\u0131na ve yayg\u0131n bir etkiye sahip olduklar\u0131 sendikalara y\u00f6nelik somut herhangi bir politika geli\u015ftirmedi. <strong>Fa\u015fizme kar\u015f\u0131 m\u00fccadeleyi sektelikten uzak bir bi\u00e7imde ele almak ve bu ama\u00e7la s\u0131n\u0131f ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131\u011f\u0131 temelinde i\u015f\u00e7i ve halk tabanl\u0131 politik ve sendikal \u00f6rg\u00fctlerden olu\u015fan bir geni\u015f cephe politikas\u0131 izlemek gerekmektedir<\/strong>. Burjuva demokrat partileri a\u015f\u0131r\u0131 sa\u011f ak\u0131mlardan ayr\u0131\u015ft\u0131ramay\u0131z; bu hatay\u0131, Le Pen\u2019e kar\u015f\u0131 Chirac\u2019a oy \u00e7a\u011f\u0131r\u0131s\u0131nda bulunan Frans\u0131z solunun bir kesimi i\u015flemi\u015fti. Bu iki kesim birbirinin uzla\u015fmaz d\u00fc\u015fman\u0131 de\u011fil tamamlay\u0131c\u0131s\u0131d\u0131r, t\u0131`k\u0131 1930\u2019lardaki halk cepheleri d\u00f6neminde g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc gibi; gerekti\u011finde demokratlar saf de\u011fi\u015fitirmekte ve fa\u015fizmin yolunu a\u00e7maktad\u0131rlar.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>III.c. Ulusal sorun<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p><strong>33) Avrupa\u2019da ulusal sorun<\/strong> mevcut devletlerin \u00e7o\u011fundaki i\u00e7 gerginliklerin temelinde yatmaktad\u0131r ve <strong>s\u0131n\u0131f m\u00fccadelesinin temel bir bile\u015fenidir<\/strong>. tarihsel Marksist analizden hareketle S\u00f6m\u00fcrge kal\u0131nt\u0131lar\u0131, ayr\u0131mc\u0131l\u0131k olgular\u0131 ve \u00e7\u00f6z\u00fcmlenmemi\u015f ulusal sorunlar aras\u0131ndaki farklar\u0131 tespit edebilmek gerekmektedir, zira her durumda devrimci politika farkl\u0131 nitelik kazan\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>\t<strong>S\u00f6m\u00fcrge rejiminin kal\u0131nt\u0131lar\u0131yla ilgili olarak<\/strong>, \u00f6rne\u011fin Kuzey \u0130rlanda\u2019da, \u0130rlanda\u2019n\u0131n birli\u011fi u\u011fruna m\u00fccadele kendi kaderini tayin hakk\u0131n\u0131 d\u0131\u015flar (<em>Kutsal Cuma Antla\u015fmas\u0131n\u0131n<\/em> merkezi noktalar\u0131nda biri), aksi takdirde maruz kald\u0131\u011f\u0131 s\u00f6m\u00fcrgeci i\u015fgalin me\u015fruiyeti tan\u0131nm\u0131\u015f olur. Ingiltere\u2019nin Kuzey \u0130rlanda\u2019dan \u00e7ekilmesi ve \u0130rlanda\u2019n\u0131n birli\u011finden yanay\u0131z. Ayn\u0131 \u015feyi \u0130ngiltere\u2019nin s\u00f6m\u00fcrge kal\u0131nt\u0131lar\u0131 olan Malvinas ve Cebelitar\u0131k i\u00e7in, \u0130spanya devletinin <strong>s\u00f6m\u00fcrge kal\u0131nt\u0131lar\u0131<\/strong> olan Ceuta ve Melilla i\u00e7in talep ediyoruz; buralar\u0131n kendi kaderini tayin hakk\u0131 de\u011fil, ait olduklar\u0131 \u00fclkeye iadesi savunulmal\u0131d\u0131r. Fransa\u2019n\u0131n deni\u015f a\u015f\u0131r\u0131 s\u00f6m\u00fcrgeleri i\u00e7in ise ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131k talebi ge\u00e7erlidir.<\/p>\n\n\n\n<p>\t<strong>Burjuvazinin i\u015f\u00e7iler aras\u0131nda \u00e7at\u0131\u015fma ve b\u00f6l\u00fcnme yaratma politikalar\u0131na<\/strong> ili\u015fkin olarak &#8211; \u0130talya\u2019n\u0131n yoksul g\u00fcney kesimleriyle olan ayr\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 derinle\u015ftirmeye \u00e7al\u0131\u015fan, gerici burjuva hareketi Kuzey Birli\u011fi \u00f6rne\u011finde oldu\u011fu gibi- bu politikalar\u0131 s\u00fcerkli te\u015fhir etmemiz gerekmektedir.<\/p>\n\n\n\n<p>\t<strong>Bir di\u011fer durum da ezilen uluslar sorunudur<\/strong> (Bask, Katalunya, \u0130sko\u00e7ya, K\u00fcrdistan&#8230;) Bu, Marksizmin ele ald\u0131\u011f\u0131 ulusal sorundur. Kapitalizm alt\u0131nda demokratik sorun \u00e7\u00f6z\u00fcms\u00fcz kald\u0131\u011f\u0131 s\u00fcrece, bu sorun bir ge\u00e7i\u015f talebi niteli\u011fi kazanmaktad\u0131r, zira verili devletlerin s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 tehdit etmekte ve bu nedenle de, nesnel olarak,&nbsp; bu devletlerde egemen olan rejimleri sorgulamakta\u0131r, dolay\u0131s\u0131yla da ezilen ulusun yan\u0131nda yer al\u0131r\u0131z ve kendi kaderini tayin hakk\u0131n\u0131 savunuruz. Ulusal hareketlerin burjuva ya da k\u00fc\u00e7\u00fck burjuva \u00f6nderliklerinin politikas\u0131 bu de\u011fildir ya da y\u00f6nlendirdikleri hareketi tutarl\u0131 bi\u00e7ime sonuna de\u011fin savunmamaktad\u0131rlar. Tersine, hareketi g\u00fc\u00e7lenen Bonapartizme hizmet poltikas\u0131yla uyu\u015fturmaya \u00e7al\u0131\u015fmaktad\u0131rlar ve devletlerin varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 sorgulamadan kendilerine B\u00f6lgeler Avrupas\u0131 i\u00e7inde bir yer ay\u0131rmaya gayret etmektedirler. Ancak biz politikam\u0131z\u0131 onlar\u0131n tutumlar\u0131na g\u00f6re de\u011fil, m\u00fccadelenin ba\u015f\u0131n\u0131 \u00e7ekmesi ve k\u00fc\u00e7\u00fck burjuva y\u0131\u011f\u0131nlar\u0131 ard\u0131ndan s\u00fcr\u00fcklemesi gereken i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n ihtiya\u00e7lar\u0131 do\u011frultusunda belirleriz. Bu nedenle <strong>politikam\u0131z, ezilen ulusun m\u00fccadelesini proletaryan\u0131n \u00f6nderli\u011fine tabi k\u0131lmak ve kendi kaderini tayin hakk\u0131n\u0131 devletler ve rejimlerle y\u00fczle\u015fmeyle b\u00fct\u00fcnle\u015ftirici tutarl\u0131 bir m\u00fccadele geli\u015ftirmek ve desteklemektir<\/strong>. Bir yandan kendi kaderini tayin hakk\u0131n\u0131 destekleyerek ulusal sorunun savunusunu i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131na ve onun \u00f6rg\u00fctlerine \u2013genellikle ezen ulus milliyet\u00e7ili\u011fine e\u011filimlidirler- ta\u015f\u0131mak, bir yandan da burjuva ve k\u00fc\u00e7\u00fck burjuva ulusalc\u0131 \u00f6nderliklerin s\u0131n\u0131f perspektifinden yoksun \u2013dolay\u0131s\u0131yla tutars\u0131z- politikalar\u0131na kar\u015f\u0131 m\u00fccadele etmek, b\u00f6ylece b\u00fct\u00fcn kesimleri egemen devlete ve rejime kar\u015f\u0131 tek bir m\u00fccadele i\u00e7inde birle\u015ftirmeye \u00e7al\u0131\u015fmak, ak\u0131nt\u0131ya kar\u015f\u0131 m\u00fccadele etmektir. Devletlerin egemen ulus milliyet\u00e7ili\u011finden hareketle yapt\u0131klar\u0131 gibi sorunu inkar etmek bizim politikam\u0131z olamaz. Ulusal sorunun bulundu\u011fu \u00fclkelerde bu sorun devrimci program\u0131n temel bir par\u00e7as\u0131d\u0131r; t\u0131pk\u0131 Tro\u00e7ki\u2019nin 1936\u2019da \u0130spanya i\u00e7in belirtti\u011fi gibi. Bizim tutumumuz, enternasyonalizm ad\u0131na s\u0131n\u0131r duvarlar\u0131n\u0131n y\u0131k\u0131lmas\u0131 amac\u0131yla ilhaklar\u0131 savunmaya varan gen\u00e7 Marx ve Rosa Luksemburg\u2019un tutumu de\u011fil; sadece ulusal sorunu s\u0131n\u0131f\u0131n birli\u011fine tabi k\u0131lmakla kalmay\u0131p, bunlar\u0131 diyalektik olarak birle\u015ftiren ve sorunun \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fcn\u00fc devrim sonras\u0131na ertelemeyip an\u0131n g\u00f6revi haline getiren, hatta bu ama\u00e7la \u201cbar\u0131\u015f\u00e7\u0131l\u201d ayr\u0131lmay\u0131 savunan (Norve\u00e7\u2019in \u0130sve\u00e7\u2019ten ayr\u0131lmas\u0131na ili\u015fkin tavr\u0131) Lenin\u2019in tutumudur.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>34) Emperyalizmin ulusal seferberlikleri y\u00f6nlendirme politikas\u0131<\/strong>, uluslar\u0131 \u00e7\u00f6zeltip devleti ayakta tutmaya y\u00f6neliktir; t\u0131pk\u0131 \u0130spanya\u2019da ge\u00e7i\u015f d\u00f6neminde burjuvazinin uygulad\u0131\u011f\u0131 \u201cherkese kahve\u201d politikas\u0131nda oldu\u011fu gibi. Bug\u00fcn AB nezdinde bu politika <strong>B\u00f6lgeler Avrupas\u0131<\/strong> \u00e7er\u00e7evesinde g\u00fcndeme getirilmektedir (b\u00f6ylece ayr\u0131ca \u00e7okuluslu \u015firketlerin rekabet g\u00fcc\u00fc art\u0131r\u0131lmakta ve emek g\u00fcc\u00fc ucuzla\u015ft\u0131r\u0131lmaktad\u0131r); zira burjuvazi ulusal sorunun bir \u015fekilde ele al\u0131nmas\u0131 gerekti\u011finin fark\u0131ndad\u0131r ve bir yandan da bunu, \u0130spanya\u2019da oldu\u011fu gibi, <strong>devletlerin g\u00fc\u00e7lendirilip s\u0131n\u0131f m\u00fccadelesinin denetlenmesi amac\u0131na tabi k\u0131lmaya<\/strong> \u00e7al\u0131\u015fmaktad\u0131r. Bu nedenle, ulusalc\u0131 burjuva ve k\u00fc\u00e7\u00fck burjuva partilerin devletlerle y\u00fczle\u015fmeyi savu\u015fturmak amac\u0131yla ulusal sorunun B\u00f6lgeler Avrupas\u0131 \u00e7er\u00e7evesinde \u00e7\u00f6z\u00fclebilece\u011fine ili\u015fkin yaratt\u0131klar\u0131 hayaller y\u0131k\u0131lmaya mahkumdur: yegane \u00e7\u00f6z\u00fcm, var olan devletleri ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz bi\u00e7imde sorgulayan kendi kaderini tayin hakk\u0131 ve bu talebin devrimci m\u00fccadeleye yapt\u0131\u011f\u0131 katk\u0131d\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>\tDevletlerin politikas\u0131, becerebildikleri s\u00fcrece ulusal m\u00fccadeleyi <strong>y\u00f6nlendirmektir, bunu beceremediklerinde de \u015fiddete y\u00f6nelmektedirler<\/strong>: Bosna h\u00e2l\u00e2 belleklerdedir; Kosova\u2019y\u0131 tan\u0131may\u0131 reddetmekte olan \u0130spanya\u2019n\u0131n politikas\u0131 da. \u015eubat 2008\u2019den beri T\u00fcrk ordusu PKK\u2019ye kar\u015f\u0131 bir askeri kampanya s\u00fcrd\u00fcrmekte, kendi s\u0131n\u0131rlar\u0131 dahilindekilerinin yan\u0131 s\u0131ra Irak\u2019taki K\u00fcrt k\u00f6ylerini de tahrip ederek \u0130rak K\u00fcrdistan\u0131 h\u00fck\u00fcmetini zay\u0131flatmaya \u00e7al\u0131\u015fmaktad\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>III.c. Kad\u0131nlar \u00fczerindeki bask\u0131lar<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p><strong>35) Kad\u0131n. Kilise. Laiklik.<\/strong> \u0130\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n mevcut ekonomik \u00e7er\u00e7evede maruz kald\u0131\u011f\u0131 \u00f6zg\u00fcn sorunlara i\u015faret ettik. Bunlara, bu sorunlar\u0131n sonucu olarak \u015fiddetlenen ve toplumum ataerkil yap\u0131s\u0131ndan kaynaklanan cinsiyet\u00e7i \u015fiddeti de eklememiz gerekmektedir. AB\u2019de kad\u0131nlar\u0131n yakla\u015f\u0131k %25\u2019i olgun ya\u015f diliminde fiziki \u015fiddete maruz kalmaktad (Eurostat\u2019\u0131n 2012 verilerine g\u00f6re y\u0131lda bunlar\u0131n 700-900\u2019\u00fc ya\u015fam\u0131n\u0131 yitirmekte) ve %10\u2019dan fazlas\u0131 da cinsel tacize u\u011framaktad\u0131r. Ancak cinsiyet\u00e7i \u015fiddet ne sadece ekonomik krize ba\u011fl\u0131 olarak artmakta ne de cinsiyet\u00e7i e\u011fitimin bir \u00fcr\u00fcn\u00fc olmaktad\u0131r, zira Finlandiya, \u0130svi\u00e7re ve Almanya\u2019da kad\u0131nlar\u0131n %40-%50\u2019si bu sald\u0131r\u0131y\u0131 ya\u015famaktad\u0131r.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>\tDevletlerin anti-demokratik nitelikleri g\u00fc\u00e7lendik\u00e7e ve h\u00fck\u00fcmetler \u00fczerinde a\u015f\u0131r\u0131 sa\u011f\u0131n etkisi art\u0131k\u00e7a, kad\u0131n \u00f6zg\u00fcrl\u00fcklerinde de ciddi kesintiler olu\u015fmaktad\u0131r. Bu gerilemeler, egemen dinin gerici ve erkek egemen karakterine dayal\u0131 ideolojik \u00f6gelerle me\u015frula\u015ft\u0131r\u0131lmaktad\u0131r. Bunun en iyi \u00f6rneklerinden biri, Avrupa anayasas\u0131 tasla\u011f\u0131n\u0131n haz\u0131rlan\u0131\u015f\u0131nda \u00e7e\u015fitli Katolik \u00fclkelerin \u201cH\u0131ristiyan mirasa\u201d a\u00e7\u0131k\u00e7a de\u011finilmesini talep etmi\u015f olmalar\u0131d\u0131r. Sonunda bu talep tasla\u011fa \u201cdini miras\u201d olarak yans\u0131m\u0131\u015f olmakla birlikte, as\u0131l ama\u00e7 g\u00f6\u00e7menlerin \u00e7o\u011funlu\u011funun sahip oldu\u011fu \u0130slam dininin ayr\u0131mc\u0131l\u0131\u011fa tabi tutulmas\u0131 ve marjinalle\u015ftirilmesi olmu\u015ftur. Ama her durumda, de\u011fi\u015fen oranlarda ve d\u00fczeylerde de olsa hepsi bask\u0131ya dayal\u0131 olan dinlerde kad\u0131n as\u0131l kaybeden olmaktad\u0131r; bizim politikam\u0131z her somut durumda laikli\u011fin s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 belirlemek ve onun ad\u0131na az\u0131nl\u0131ktaki kad\u0131nlara y\u00f6nelik sald\u0131r\u0131lara (\u00f6rne\u011fin, \u0130spanya\u2019da \u00e7e\u015fitli yerlerde \u00e7ar\u015faf ve pe\u00e7eye kar\u015f\u0131 geli\u015ftirilen uygulamalar) kar\u015f\u0131 durmakt\u0131r.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>\tAvrupal\u0131 H\u0131ristiyanlar aras\u0131nda Katoliklik, Vatikan devleti d\u00fczeyinde ve Kiliselerin \u0130talya ve \u0130spanya devletleriyle oldu\u011fu gibi \u00e7e\u015fitli devletlerle yapt\u0131\u011f\u0131 anla\u015fmalar arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla giderek \u00f6zel bir \u00f6nem kazanmaktad\u0131r. B\u00f6ylece, \u00f6rne\u011fin k\u00fcrtaj hakk\u0131 devletten devlete de\u011fi\u015fmekte, ama bu hak AB \u00fclkelerinin \u00e7o\u011funda yasalla\u015fm\u0131\u015f durumdad\u0131r. En s\u0131n\u0131rlay\u0131c\u0131 politikalara ise \u0130rlanda gibi Katolik \u00fclkelerde rastlanmaktad\u0131r. Portekiz ve \u0130spanya\u2019da bu hak baz\u0131 ko\u015fullarla yasalla\u015ft\u0131r\u0131lm\u0131\u015f, ama Halk\u00e7\u0131 Parti\u2019nin (PP) tekrar iktidara gelmesiyle birlikte zaten yetersiz olan k\u00fcrtaj yasas\u0131nda yeni s\u0131n\u0131rlamalar yap\u0131lmaya ba\u015flanm\u0131\u015f ve kamu sa\u011fl\u0131\u011f\u0131 g\u00fcvencesinin d\u0131\u015f\u0131na ta\u015f\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r. Gene Katolik yakla\u015f\u0131mla Polonya\u2019da bu hak, k\u0131rk y\u0131ll\u0131k bir yasall\u0131\u011f\u0131n ard\u0131ndan tekrar yasad\u0131\u015f\u0131 kabul edilmi\u015ftir.&nbsp; Her durumda kad\u0131n\u0131n kendi bedeni \u00fczerinde hak sahibi olmas\u0131 d\u0131\u015flanmaktad\u0131r. Bu durumun en a\u00e7\u0131k \u00f6rne\u011fine, \u0130slama kar\u015f\u0131n laiklik ad\u0131na serbest b\u0131rak\u0131lm\u0131\u015f olmas\u0131na ra\u011fmen, T\u00fcrkiye\u2019de rastlanmaktad\u0131r: bu hak yasald\u0131r \u20131936\u2019dan beri, annenin risk alt\u0131nda olmas\u0131 ya da ceninin bozuk olu\u015fumu ko\u015fullar\u0131 alt\u0131nda; di\u011fer Avrupa \u00fclkelerinde de 1983\u2019ten beri benzer ko\u015fullarla-, ama e\u011fer evliyse, <em>kocas\u0131n\u0131n kabul\u00fc \u015fart\u0131yla<\/em>. <strong>Kad\u0131n\u0131n bedeni \u00fczerinde hak sahibi olmas\u0131n\u0131n desteklenmesi, ayn\u0131 \u015fekilde devlet ile din aras\u0131ndaki ba\u011f\u0131n kopar\u0131lmas\u0131 talebi<\/strong> \u2013\u00f6zellikle \u0130spanya\u2019dakine benzer devlet-Vatikan anla\u015fmalar\u0131n\u0131n iptali- politikam\u0131z\u0131n ayr\u0131lmaz par\u00e7alar\u0131d\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>IV- AB BURJUVAZ\u0130LER\u0130N\u0130N EMPERYAL\u0130ST KARAKTER\u0130<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p><strong>36) D\u00fcnya jandarmas\u0131 ABD ile anla\u015fmalar temelinde askeri m\u00fcdahaleler. <\/strong>AB\u2018in d\u0131\u015f politika geli\u015ftirme konusundaki yetersizli\u011fi, genellikle bu \u00fclkelerin burjuvazilerinin gerek AB\u2019nin arka bah\u00e7esi olarak tan\u0131mlanabilecek b\u00f6lgelerdeki m\u00fcdahalelerde \u2013 Bosna sava\u015f\u0131, Kosova ve Belgrad bombard\u0131man\u0131- gerekse d\u0131\u015f b\u00f6lgelerdeki m\u00fcdahalelerde \u2013 1. K\u00f6rfez Sava\u015f\u0131 ve Afganistan- ABD\u2019nin saflar\u0131nda s\u0131ralanmalar\u0131n\u0131 beraberinde getirdi. \u00c7\u0131karlar\u0131n\u0131 ortakla\u015ft\u0131rmak konusunda yetersiz kalan bir dizi burjuva devletin varl\u0131\u011f\u0131 \u2013 dolay\u0131s\u0131yla birbiriyle rekabet halindeki emperyalizmlerin varl\u0131\u011f\u0131- &nbsp; Irak sava\u015f\u0131 deneyiminde g\u00f6r\u00fclece\u011fi \u00fczere ABD ile farkl\u0131l\u0131klar\u0131n belirginle\u015fmesi sonucunu do\u011furacakt\u0131. Bu durum m\u00fcdahalecili\u011fe d\u00f6n\u00fck farkl\u0131 anlay\u0131\u015f bi\u00e7imlerine \u2013 biri sava\u015f yanl\u0131s\u0131 ve di\u011feri bar\u0131\u015f\u00e7\u0131l- de\u011fil esasen, kar\u015f\u0131t \u00e7\u0131karlar\u0131n varl\u0131\u011f\u0131na i\u015faret etmekteydi. B\u00f6ylece Blair ve Aznar petrol hedeflerine odakl\u0131 bir bi\u00e7imde Bush ile birlikte saf tutmu\u015f oldu. Chevron, Texaco ve Halliburton gibi \u00e7ok uluslu firmalar\u0131n hizmetindeki ABD, bir yandan Irak petrol kaynaklar\u0131na g\u00f6z\u00fcn\u00fc dikmi\u015f, di\u011fer yandan ise ticari faaliyetlerini Euro \u00fczerinde ger\u00e7ekle\u015ftirmekte olan Cezayir, Libya, \u0130ran ve Venez\u00fcella ile OPEP t\u00fcr\u00fc bir anla\u015fman\u0131n ko\u015fullar\u0131n\u0131 yaratmaya hedeflenmi\u015fti. Bu ama\u00e7lara eri\u015filmesi oran\u0131nda, kar\u0131n bir miktar\u0131 hizmetleri kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131nda \u0130ngiliz Royal Dutch Shell ile daha k\u00fc\u00e7\u00fck bir oranda \u0130spanyol Repsol firmas\u0131 aras\u0131nda payla\u015ft\u0131r\u0131lacakt\u0131. Di\u011fer yandan, Fransa daha \u00f6nceden Total, Fina ve Elf ad\u0131na Saddam H\u00fcseyin ile imzalam\u0131\u015f oldu\u011fu anla\u015fmalar sayesinde Kuzey Irak b\u00f6lgesi petrol rezervleri \u00fczerinde elde etti\u011fi imtiyazlar nedeniyle Irak\u2019\u0131n i\u015fgaline mesafeli bir g\u00f6r\u00fcn\u00fcm \u00e7iziyordu. B\u00fct\u00fcn bunlar\u0131n tersine, Alman finans kapitali petrol ticaretini Euro \u00fczerinde y\u00fcr\u00fctmek isteyen \u00fclkelere destek vermeye daha e\u011filimli g\u00f6r\u00fcnmekteydi. Bu manzara, end\u00fcstri kapitalizmini \u2013 \u00f6zellikle ABD\u2019ye d\u00f6n\u00fck ara\u00e7 ihracat\u0131nda ya\u015fanan d\u00fc\u015f\u00fc\u015ften endi\u015feli otomotiv sekt\u00f6r\u00fc- zorlu bir konuma itecekti.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>37) Kuzey Afrika devrimleri kar\u015f\u0131s\u0131nda emperyalist anla\u015fma. <\/strong>Eski imparatorluklar t\u00fcm Afrika boyunca geride -kendi aralar\u0131nda kap\u0131\u015ft\u0131klar\u0131 d\u00f6nemlerin d\u0131\u015f\u0131nda-, eski s\u00f6m\u00fcrgeleri \u00fczerinde yeni bir bi\u00e7imde kurgulanm\u0131\u015f ya\u011fma ve katliam sistemati\u011fiyle belirlenen yar\u0131 ba\u011f\u0131ml\u0131 devletler b\u0131rakt\u0131lar. Asl\u0131na bak\u0131l\u0131rsa, Frans\u0131zlar\u0131n b\u00f6lge \u00fczerindeki h\u00e2kimiyeti \u2013 Fruit Company, 41 Afrika \u00fclkesinde terminallere ve \u00fcretim alanlar\u0131na sahip end\u00fcstri \u015firketi Bollore, Su, elektrik gibi kamu hizmetlerini \u00fcstlenen Bouygues grubu, Nijerya\u2019ya yerle\u015fmi\u015f durumdaki Total, Nijer\u2019deki uranyum \u00fcretim tesisleriyle d\u00fcnya enerji devi Areva- dikensiz bir g\u00fcl bah\u00e7esinden ge\u00e7erek elde edilmi\u015f de\u011fildi. Frans\u0131z \u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131n savunusu temelinde, diplomasiden, diktat\u00f6rlere deste\u011fe, silah ve paral\u0131 asker yollamaya geni\u015f bir yelpaze devreye sokulmu\u015ftu. Bu ara\u00e7lar\u0131n yetersiz kald\u0131\u011f\u0131 durumlarda- 1994 y\u0131l\u0131nda Hutular ve Tutsiler aras\u0131ndaki sava\u015fta Fransa\u2019n\u0131n m\u00fcdahalesi ya da \u0130spanyol ve Fasl\u0131 bal\u0131k\u00e7\u0131l\u0131k sorununun \u00e7\u00f6z\u00fcm s\u00fcrecinde ya\u015fand\u0131\u011f\u0131 gibi- de\u011fi\u015fik devletlerin ordular\u0131n\u0131n m\u00fcdahalesi g\u00fcndeme gelecekti.<\/p>\n\n\n\n<p>\u00d6te yandan b\u00fct\u00fcn bu s\u00f6m\u00fcrgecilik sonras\u0131 d\u00f6nem boyunca kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 anla\u015fmalar \u00e7er\u00e7evesinde Kuzey Afrika\u2019daki diktat\u00f6rl\u00fck rejimlerine destek temelinde hareket eden eski Avrupa emperyalizmleri, Kuzey Afrika\u2019da patlak veren devrimci geli\u015fmelerin ard\u0131ndan, \u00f6n saflarda yer tutmaya ba\u015flad\u0131lar. \u2013 Almanya d\u0131\u015f\u0131nda- Bin Ali \u00f6rne\u011finde, diktat\u00f6r bavullar\u0131n\u0131 haz\u0131rlam\u0131\u015fken, Frans\u0131z d\u0131\u015fi\u015fleri bakan\u0131n\u0131 gerekli \u015fiddetle isyan\u0131 bast\u0131rmas\u0131 i\u00e7in Bin Ali\u2019ye silah aktar\u0131m\u0131 \u00f6nerisinde bulunmu\u015f olmas\u0131 son derece \u00e7arp\u0131c\u0131yd\u0131. Ama ard\u0131ndan Sarkozy, B\u00fcy\u00fck Britanya ve \u0130talya ile birlikte \u00f6n\u00fcne ge\u00e7ilemez hale gelen Libya\u2019daki devrimci s\u00fcre\u00e7te yeniden konumlanabilmek ad\u0131na b\u00f6lgeye NATO m\u00fcdahalesi \u00e7a\u011fr\u0131c\u0131lar\u0131n\u0131n ba\u015f\u0131na ge\u00e7iverdi. Sarkozy h\u00fck\u00fcmeti, Cameron ile birlikte Libya\u2019daki ge\u00e7ici h\u00fck\u00fcmeti \u2013 CNT- ilk tan\u0131yan y\u00f6netim olaca\u011f\u0131 gibi, Tripoli\u2019de Kaddafi\u2019nin d\u00fc\u015f\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcn ard\u0131ndan s\u00fcrece m\u00fcdahil olanlar\u0131n da ba\u015f\u0131nda geliyordu. \u015e\u00fcphesiz Libya petrol kaynaklar\u0131n\u0131n y\u00fczde 75\u2019lik bir oran\u0131n\u0131n, -\u0130talyan petrol \u015firketi EN\u0130 arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla- \u0130talya\u2019ya, -Avusturya petrol \u015firketi OMV arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla- Almanya\u2019ya, &#8211; Total petrol \u015firketi arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla- Fransa\u2019ya ve \u2013Repsol petrol \u015firketi arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla- \u0130spanya\u2019ya ta\u015f\u0131n\u0131yor olu\u015fu bir tesad\u00fcf\u00fcn \u00fcr\u00fcn\u00fc de\u011fildi.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>38) T\u00fcrkiye\u2019nin rol\u00fc ve \u0131l\u0131ml\u0131 \u0130slamc\u0131l\u0131k kalkan\u0131. <\/strong>T\u00fcrkiye bir emperyalist \u00fclke konumunda olmamas\u0131na kar\u015f\u0131n, Ab emperyalist \u00fclkeleri a\u00e7\u0131s\u0131ndan kilit \u00f6nem ta\u015f\u0131yan bir \u2013 sub metropol- Alt emperyalist? \u00dclke noktas\u0131na eri\u015fti.&nbsp; Uzun y\u0131llard\u0131r AB\u2019ye giri\u015f beklentisi i\u00e7indeki T\u00fcrk Burjuvazisi, Kuzey Afrika ve Ortado\u011fu\u2019daki devrimler kar\u015f\u0131s\u0131nda \u00fcstlendi\u011fi \u015femsiye g\u00f6reviyle y\u00fckselen bir de\u011fer konumuna eri\u015fmi\u015f oldu. Neoliberal\/ \u0130slamc\u0131 h\u00fck\u00fcmet, T\u00fcrkiye\u2019yi t\u00fcm b\u00f6lgede AB ve ABD ile s\u0131n\u0131rlara sahip bir alt emperyalist g\u00fc\u00e7 haline d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrmenin u\u011fra\u015f\u0131nda. \u0130slamc\u0131 h\u00fck\u00fcmet, Mavi Marmara \u00e7at\u0131\u015fmas\u0131 nedeniyle ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 gerginli\u011fe ra\u011fmen ger\u00e7ekte Filistin direni\u015fi kar\u015f\u0131s\u0131nda Siyonist \u0130srail rejiminin en iyi m\u00fcttefiki olmay\u0131 s\u00fcrd\u00fcr\u00fcyor ve belki de bu \u00e7at\u0131\u015fma bizzat h\u00fck\u00fcmet taraf\u0131ndan b\u00f6lge halklar\u0131n\u0131n g\u00f6zlerini boyamak i\u00e7in bilin\u00e7li olarak k\u0131\u015fk\u0131rt\u0131l\u0131yor. T\u00fcrk h\u00fck\u00fcmeti, Irak ve L\u00fcbnan\u2019da me\u015fruiyetten yoksun ve emperyalizm yanl\u0131s\u0131 h\u00fck\u00fcmetlere olanca deste\u011fini sunarken, bir yandan da Afgan halk\u0131n\u0131n direni\u015fine kar\u015f\u0131, emperyalist i\u015fgale destek olmak ad\u0131na bu \u00fclkede askeri birliklerini konu\u015flu tutuyor ve dahas\u0131 \u0130ran\u2019a y\u00f6nelik bir muhtemel sald\u0131r\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131nda Washington y\u00f6netimine a\u00e7\u0131k deste\u011fini sunuyor. T\u00fcm bunlar ger\u00e7ekte AKP h\u00fck\u00fcmetinin gerici ve emperyalizm yanl\u0131s\u0131 karakterini ve ayn\u0131 zamanda \u0130slamc\u0131 partilerin burjuvazinin ihtiya\u00e7lar\u0131na yan\u0131t verebilme kapasitelerini berrak bir bi\u00e7imde ortaya koyuyor. Kuzey Afrika ve Ortado\u011fu\u2019da ya\u015fanan devrimci s\u00fcre\u00e7, askerlerin de deste\u011fi ile Tunus ve M\u0131s\u0131r\u2019da \u0130slamc\u0131 partileri y\u00f6netime ta\u015f\u0131d\u0131 ve T\u00fcrkiye hi\u00e7 ku\u015fku yok ki, b\u00f6lgede etki kazanan yeni bir politik g\u00fc\u00e7 olarak devrimci s\u00fcreci emperyalizmle i\u015fbirli\u011fi halinde durdurabilmenin \u00e7abas\u0131nda. T\u00fcrkiye\u2019nin rol\u00fc, esas olarak i\u015fsiz gen\u00e7ler, sefalet ko\u015fullar\u0131ndaki i\u015f\u00e7iler, ya\u015fanmakta olan \u015fiddetin sorumlusu olanlar\u0131n cezaland\u0131r\u0131lmas\u0131n\u0131 talep eden \u00f6rg\u00fctlerin patlamal\u0131 m\u00fccadeleleri kar\u015f\u0131s\u0131nda, bu patlamalar\u0131n Avrupa emperyalizmiyle bir \u00e7at\u0131\u015fmaya d\u00f6n\u00fc\u015fmesini frenlemeye endekslenmi\u015f durumda.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>39) Mali ve ticari ortak \u00e7\u0131karlar\u0131n s\u00fcreklili\u011fi i\u00e7in Avrupa G\u00fcvenlik ve Savunma Politikas\u0131 (AGSP). <\/strong>Almanya\u2019n\u0131n Afrika\u2019daki ya\u011fmaya m\u00fcdahil olmas\u0131n\u0131n ard\u0131ndan, temel hammadde fiyatlar\u0131ndaki art\u0131\u015f ve bu \u00fclkenin yat\u0131r\u0131mlar\u0131nda bir s\u0131\u00e7rama noktas\u0131 te\u015fkil eden sermaye ihrac\u0131 politikas\u0131 sayesinde, AB Afrika \u00fclkeleriyle 2007 y\u0131l\u0131ndan itibaren serbest ticaret b\u00f6lgeleri \u00f6nerme \u00e7izgisine yo\u011funla\u015fm\u0131\u015f oldu. \u2013 EPA\/ Ekonomik \u0130\u015fbirli\u011fi Antla\u015fmas\u0131- B\u00f6ylelikle, Afrika Ordusu\u2019nun finansman\u0131n\u0131 da kapsayan bir \u015fekilde \u201cmilyarlarca Euro\u2019luk Kalk\u0131nma deste\u011fi \u201c devreye sokulacakt\u0131. Bu \u201cKalk\u0131nma yard\u0131m\u0131\u201d kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131nda Avrupa\u2019dan g\u00f6nderilen g\u00f6\u00e7menlerin kovulma masraflar\u0131 da \u00fcstlenilmi\u015f olacakt\u0131. Afrika Birli\u011fi, Ticaret serbest\u00eesinden \u00f6t\u00fcr\u00fc u\u011frad\u0131\u011f\u0131 kay\u0131plar\u0131 telafi etmeyi \u00f6neren AB yetkilileri kar\u015f\u0131s\u0131nda, b\u00f6lgeye yerle\u015fme te\u015febb\u00fcslerini yo\u011funla\u015ft\u0131ran \u00c7in taraf\u0131ndan \u00f6nerilen destekleri de g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde bulundurarak 2011 itibariyle serbest ticaret anla\u015fmas\u0131n\u0131 imzalamaya yana\u015fmamaktayd\u0131. AB\u2019nin benzer bir serbest ticaret b\u00f6lgesi giri\u015fimi de Latin Amerika ve Karayip b\u00f6lgesinde hezimete u\u011frad\u0131. AB t\u00fcm bu giri\u015fimleri kendi \u00e7ap\u0131n\u0131n s\u0131n\u0131rl\u0131l\u0131klar\u0131yla malul olmaktayd\u0131.<\/p>\n\n\n\n<p>Dolay\u0131s\u0131yla g\u00fcn\u00fcm\u00fcze kadar hayata ge\u00e7irilmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131lan AGSP \u2013 ekonomik ve askeri i\u015fbirli\u011fi- politikalar\u0131n\u0131n \u00e7ok az\u0131n\u0131n -o da \u00f6zg\u00fcn \u00e7\u0131karlar\u0131n i\u00e7 i\u00e7e ge\u00e7mesi nedeniyle- somutla\u015fabildi\u011fi g\u00f6r\u00fclebilmekte. \u00d6rne\u011fin Fransa\u2019n\u0131n Almanya ve Bel\u00e7ika\u2019n\u0131n deste\u011fiyle, Kongo\u2019da konu\u015fland\u0131rd\u0131\u011f\u0131 ve g\u00fcn\u00fcm\u00fcze kadar varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcren Askeri dan\u0131\u015fmanl\u0131k \u2013EUSEC- ve polis destek \u2013EUPOL- misyonlar\u0131 ve bunun yan\u0131 s\u0131ra BM\u2019nin 2003 y\u0131l\u0131ndan beri b\u00f6lgede konu\u015flu bulundurdu\u011fu 20 bini a\u015fk\u0131n mavi bereli g\u00fcc\u00fc bunlar aras\u0131nda say\u0131labilir. Bu birlikler, ba\u015flang\u0131\u00e7ta Ruanda\u2019da ABD\u2019nin do\u011furdu\u011fu bo\u015flu\u011fun \u00fcstesinden gelmeye yo\u011funla\u015fm\u0131\u015flarsa da 2009 y\u0131l\u0131ndan itibaren t\u00fcm g\u00fc\u00e7lerini b\u00f6lgede yayg\u0131nla\u015fan \u00c7inli \u015firketlerin kontratlar\u0131n\u0131n \u00f6n\u00fcne ge\u00e7meye hasredeceklerdi. \u0130nsani yard\u0131m ya da kalk\u0131nma deste\u011fi kisvesi alt\u0131nda k\u0131tadaki askeri AB taraf\u0131ndan Kongo\u2019daki misyonlara yap\u0131lan maddi yat\u0131r\u0131m\u0131n oran\u0131 2008 ve 2012 y\u0131llar\u0131 aras\u0131nda milyarlarca Euro\u2019yu bulmu\u015fken, yakla\u015f\u0131k ayn\u0131 oranda bir maddi aktar\u0131m da Britanya ve ABD taraf\u0131ndan Ruanda\u2019ya ger\u00e7ekle\u015ftirilmi\u015fti. T\u00fcm bu \u00e7aban\u0131n ana eksenini Anglo \u2013 America adl\u0131 \u0130ngiliz elmas \u015firketi, 2001 y\u0131l\u0131ndan beri Frans\u0131z LVMH \u015firketi ile birle\u015ferek d\u00fcnya pazar\u0131n\u0131n y\u00fczde 50\u2019sini kontrol etmeye ba\u015flayan G\u00fcney Afrika \u015firketi De Beers, k\u0131tadaki Kotlan madenlerinin y\u00fczde 80\u2019nini i\u015fletme \u00e7abas\u0131ndaki Alman Bayer firmas\u0131n\u0131n i\u015ftiraki HC Starck, \u0130ngiliz ya da Bel\u00e7ikal\u0131 arac\u0131lar A&amp;M Metals ve Sogem t\u00fcr\u00fcnden maden \u015firketlerinin s\u00fcreklili\u011fini garanti alt\u0131na alma \u00e7abas\u0131 olu\u015fturmakta. Di\u011fer yandan \u0130ngiliz petrol \u015firketleri, SOCO ve Dominion Virunga do\u011fal park\u0131 s\u0131n\u0131rlar\u0131 i\u00e7inde yer alan kaynaklar\u0131n i\u015fletim hakk\u0131na eri\u015fmek i\u00e7in Kongo demokratik cumhuriyetinin kendilerine ye\u015fil \u0131\u015f\u0131k yakmas\u0131n\u0131 beklemekteler.<\/p>\n\n\n\n<p>Benzer bir bi\u00e7imde \u201cAtalanta Operasyonu\u2019nun\u201d halen ge\u00e7erlili\u011fini korudu\u011fu s\u00f6ylenebilir &#8211; 2008 y\u0131l\u0131nda Bask k\u00f6kenli bal\u0131k\u00e7\u0131 teknesinin Bakio plaj\u0131 yak\u0131nlar\u0131nda ka\u00e7\u0131r\u0131lmas\u0131n\u0131n ard\u0131ndan y\u00fcr\u00fcl\u00fc\u011fe konan bu anla\u015fma Fransa ve \u0130spanyan\u0131n ba\u015f\u0131 \u00e7ekmesiyle g\u00fcndeme gelmi\u015f ve Somali deniz k\u0131y\u0131lar\u0131nda yabanc\u0131 bal\u0131k\u00e7\u0131 filolar\u0131na ve bal\u0131k\u00e7\u0131l\u0131\u011fa ili\u015fkin d\u00fczenlemeler getirmi\u015fti) Ama temel hedef bu g\u00f6r\u00fcnen gerek\u00e7eden \u00e7ok daha fazlas\u0131n\u0131 i\u00e7ermekte ve b\u00f6lgedeki ticari trafi\u011fi \u2013 \u00f6zellikle de petrol-&nbsp; kontrol etmeye odaklanmaktayd\u0131. Ormuz bo\u011faz\u0131 boyunca ABD eliyle hayata ge\u00e7irilmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131lan askeri tahkimat\u0131n u\u011frad\u0131\u011f\u0131 ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131k nedeniyle,&nbsp; bu operasyon sadece b\u00f6lgede bal\u0131k\u00e7\u0131lar\u0131n silahland\u0131r\u0131lmas\u0131 ya da \u0130spanyol h\u00fck\u00fcmetinin yapt\u0131\u011f\u0131 gibi paral\u0131 askerlerin b\u00f6lgeye yerle\u015ftirilmesiyle s\u0131n\u0131rl\u0131 kald\u0131. Mart 2012 tarihinde Yunan birliklerini de operasyon kapsam\u0131ndan \u00e7ekilmesiyle, bu operasyon i\u00e7in b\u00f6lgede konu\u015flu yaln\u0131zca tek bir sava\u015f gemisi kalm\u0131\u015f olacakt\u0131.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>40) Latin Amerika\u2019n\u0131n ya\u011fmalanmas\u0131na devam. <\/strong>Latin Amerika\u2019da \u0130spanyol emperyalizminin \u00fcstlendi\u011fi rol\u00fc kavramaks\u0131z\u0131n, \u0130spanyol borsas\u0131nda yer alan 35 firman\u0131n kriz f\u0131rt\u0131nas\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131nda nas\u0131l olup da dayanabildi\u011fini anlamak olanaks\u0131zla\u015f\u0131r.Telefonica, BBVA ya da Santander Bankas\u0131n\u0131n 2010 y\u0131l\u0131na ait kar oranlar\u0131n\u0131n y\u00fczde 37 ile 45\u2019lik bir kesimi do\u011frudan Latin Amerika\u2019dan elde edilmi\u015ftir. Ayn\u0131 y\u0131l Santander, Meksika\u2019daki i\u015ftirak\u0131n\u0131n t\u00fcm kontrol\u00fcn\u00fc ele ge\u00e7irirken, Telefonica\u2019da ayn\u0131 i\u015fi Brezilya\u2019da Vivo adl\u0131 i\u015ftiraki \u00fczerinden ger\u00e7ekle\u015ftirecek, Repsol ise Brezilya\u2019da daha yo\u011fun bir Hidrocarb\u00fcr aray\u0131\u015f\u0131 i\u00e7in yo\u011fun bir yat\u0131r\u0131mda bulunaca\u011f\u0131n\u0131 ilan edecekti. Bunun yan\u0131 s\u0131ra Do\u011fal Gaz \u015firketi Fenol, Meksika\u2019da gaz pazarl\u0131\u011f\u0131na oturmaktayd\u0131. Bu \u00e7ok uluslu \u0130spanyol \u015firketlerinin \u2013 ki bir \u00e7o\u011funun g\u00fcc\u00fc Latin Amerika\u2019daki i\u015ftiraklerinden gelmekte- temel g\u00fcc\u00fc bu g\u00fcne dek hem PSOE hem de PP h\u00fck\u00fcmetleri \u00fczerinde belirleyici bir rol oynad\u0131. \u00d6yle ki, 2001 krizi ve Argentinazo\u2019nun patlak verdi\u011fi d\u00f6nemde Sosyal demokrat Solchaga\u2019n\u0131n Arjantin ekonomi bakan\u0131 Carvall\u2019nun dan\u0131\u015fman\u0131 s\u0131fat\u0131yla ve Felipe Gonzales\u2019in Fenosa\u2019n\u0131n temsilcisi olarak m\u00fcdahaleleri, ard\u0131ndan Aznar\u2019\u0131n giri\u015fimleri temelde \u0130spanyol \u015firketlerinin \u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131 garanti alt\u0131na almaya odaklanm\u0131\u015ft\u0131. PP h\u00fck\u00fcmeti, Chavez\u2019in petrol politikalar\u0131 ard\u0131ndan Venez\u00fcella\u2019da ya\u015fanan darbe giri\u015fiminin fazlas\u0131yla i\u00e7inde g\u00f6r\u00fcnmekteydi. 2004 y\u0131l\u0131ndan itibaren ABD\u2019nin dayatmas\u0131yla Haiti\u2019nin \u0130\u015fgaline y\u00f6nelik olarak bu \u00fclkeye yerle\u015ftirilen \u0130spanyol birlikleri halen burada bulunmaktalar. Bununla birlikte ve Avrupa\u2019n\u0131n en etkili unsurlar\u0131ndan biri olarak Latin Amerika\u2019da yerle\u015fik durumdaki \u0130spanyol emperyalizminin yaln\u0131z oldu\u011funu s\u00f6ylemek m\u00fcmk\u00fcn de\u011fil. Di\u011fer Avrupa \u00fclkelerinin, bu k\u0131taya d\u00f6n\u00fck sermaye yat\u0131r\u0131mlar\u0131 esas olarak end\u00fcstriyel \u2013 Michelin, Renault, Volkswagen, Phlips, Fiat, Daymler- ya da petrokimya- Shell, BP, Philips Petroleum- kaynakl\u0131 olarak yo\u011funla\u015fm\u0131\u015f durumda. Bu \u015firketlerin en belirgin \u00f6zelliklerinin ba\u015f\u0131nda ise, \u00e7ok uluslu global \u015firketler olmalar\u0131 gelmekte. Bu Avrupal\u0131 \u015firketlerin Meksika\u2019daki i\u015ftiraklerine bir g\u00f6z atmak, ayn\u0131 zamanda bu \u015firketlerin yerle\u015fikliklerinin nas\u0131l ABD\u2019ye y\u00f6nelik bir ihracat platformu olarak i\u015flev g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc anlam\u0131z\u0131 kolayla\u015ft\u0131rmakta; Daimler-Chrysler, Volkswagen, Michelin, Unilever, Siemens, Philips Electronics, BASF y Nokia. T\u00fcm bu \u015firketler otomotiv ya da elektronik sekt\u00f6r\u00fcne yo\u011funla\u015fm\u0131\u015f durumdad\u0131r. Ne yeni a\u015f\u0131r\u0131 s\u00f6m\u00fcr\u00fc y\u00f6ntemlerini uygulamaktan ne de \u201cMavi Alt\u0131n\u201d gibi kaynaklara da e\u011filmekten geri durmaktad\u0131rlar. Son on y\u0131l i\u00e7inde bir dolu \u00e7ok uluslu su \u015firketi k\u0131tadaki 11 b\u00f6lgeye yerle\u015ferek BM ve \u0130MF\u2019nin \u00f6zelle\u015ftirmeci dayatmalar\u0131n\u0131n yaratt\u0131\u011f\u0131 uygun zeminden yararlanma yoluna girmi\u015flerdir. D\u00fcnya pazar\u0131n\u0131n y\u00fczde 70\u2019ini aralar\u0131nda payla\u015fan iki Frans\u0131z su \u015firketi Vivendi ve Suez Lyonnaise des Eaux, Alman RWE ve Britanya\u2019dan United Utilities bunlardan yaln\u0131zca birka\u00e7\u0131 ve bir k\u0131sm\u0131 ayn\u0131 zamanda Barcelona Su da\u011f\u0131t\u0131m sisteminin kontrol\u00fcn\u00fc ellerine ge\u00e7irmenin \u00e7abas\u0131nda. \u00d6te yandan Cochabamba\u2019daki su sava\u015flar\u0131 ger\u00e7ekte, sermayenin bu b\u00f6lgedeki vah\u015fi ya\u011fmas\u0131na kar\u015f\u0131 y\u0131\u011f\u0131nlar\u0131n bir cevab\u0131yd\u0131. Son olarak Avrupa ve ABD\u2019nin biyo yak\u0131t talebi Latin Amerika tar\u0131m\u0131n insan t\u00fcketimi u\u011fruna feda edilmesinin bir ad\u0131m\u0131 haline d\u00f6n\u00fc\u015fm\u00fc\u015f durumda.T\u00fcm bu vah\u015fi ya\u011fma asl\u0131nda&nbsp; biri Frans\u0131z men\u015feli Luis Dreyfuss olmak \u00fczere d\u00fcnya pazar\u0131n\u0131 kontrol etmekte olan&nbsp; 4 \u00e7ok uluslu \u015firketin \u00e7\u0131karlar\u0131na endekslenmi\u015f halde.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>V. M\u00dcCADELELER, SEFERBERLIKLER VE \u00d6RG\u00dcTLER<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p><strong>41) Bir AB Kurumu olarak ASK. <\/strong>Avrupa Sendikalar Konfederasyonu ASK, Avrupa d\u00fczeyinde yakla\u015f\u0131k 80 milyon \u00fcyeye sahip sendikalar\u0131n bir araya gelmesiyle olu\u015fturuldu. Son kongresini ge\u00e7ti\u011fimiz y\u0131l May\u0131s ay\u0131nda Atina\u2019da ger\u00e7ekle\u015ftirmesine kar\u015f\u0131n sermayenin sald\u0131r\u0131 dalgas\u0131na set \u00e7ekecek bir hareket yaratmak ad\u0131na bu kongrede tek bir s\u00f6zc\u00fck kullan\u0131lmad\u0131. ASK, Yunanistan i\u00e7in yeni bir Marshall plan\u0131 ve krizden \u00e7\u0131k\u0131\u015f ad\u0131na da faturan\u0131n i\u015f\u00e7iler ve patronlar aras\u0131nda e\u015fit olarak payla\u015f\u0131lmas\u0131na dayal\u0131 bir New Deal talep etmekte.Bu konfederasyona yak\u0131nlarda genel sekreter olarak atanan Frans\u0131z Bernadette Segole\u2019nin ise hi\u00e7bir zaman bir sendikaya \u00fcye olmam\u0131\u015f oldu\u011funu da ekleyelim.ASK, AB\u2019nin dikte etti\u011fi planlar\u0131n hizmetinde olan bir kurum ve bu nedenle Avrupa i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n ihtiyac\u0131 olan m\u00fccadelelerin koordine edilmesini \u00fcstlenmesini beklemek hayalcilik olur. \u0130spanyol CCOO ve UGT ya da Frans\u0131z CGT t\u00fcr\u00fcnden b\u00fcrokratik olarak yozla\u015fm\u0131\u015f durumdaki sendikal i\u015f\u00e7i \u00f6rg\u00fctleriyle asl\u0131nda AB\u2019nin planlar\u0131 i\u00e7in i\u015fbirlik\u00e7i bir araca d\u00f6n\u00fc\u015fm\u00fc\u015f ASK t\u00fcr\u00fcnden \u00f6rg\u00fctler aras\u0131nda niteliksel bir fark oldu\u011fu \u00e7ok a\u00e7\u0131k.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>42) \u0130\u015f\u00e7i m\u00fccadeleleri temel olarak savunmac\u0131 bir karaktere sahip ve b\u00fcy\u00fck bir b\u00f6l\u00fcm\u00fc bu m\u00fccadeleleri birbirinden izole ederek ma\u011flubiyete ta\u015f\u0131yan sendikal ya da politik aayg\u0131tlarca kontrol edilmekte. <\/strong>\u0130\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131, bu \u00f6nderliklerle kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya kalma s\u00fcrecine, kendini t\u00fcm ruhu ve bedeniyle sistemin devaml\u0131l\u0131\u011f\u0131na adayan hain sendikal ve politik \u00f6rg\u00fctlere duydu\u011fu derin g\u00fcvensizlik ve fakat devrimci referanslar\u0131 sahiplenen alternatif sendikal ve politik \u00f6nderliklerin devasa \u00f6l\u00e7\u00fcde gecikmeli sahne almas\u0131 ko\u015fullar\u0131nda yakalanm\u0131\u015ft\u0131r. Son m\u00fccadele dalgas\u0131 2010 y\u0131l\u0131 itibar\u0131yla ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r. S\u00f6z konusu y\u0131l i\u00e7inde Yunanistan\u2019da ger\u00e7ekle\u015fen 12 genel grev, ayn\u0131 zamanda bu seferberlikler s\u00fcrecinin zirve noktas\u0131n\u0131 te\u015fkil eder. Yunanl\u0131 sol sendikac\u0131lara g\u00f6re birlik konusunda ya\u015fanan g\u00fc\u00e7l\u00fckler ve m\u00fccadelelerin s\u00fcreklili\u011fini sa\u011flayacak yap\u0131lar\u0131n in\u015fas\u0131n\u0131n olanaks\u0131zl\u0131\u011f\u0131 bu d\u00f6neme damgas\u0131n\u0131 vuran ba\u015fl\u0131ca sorunlard\u0131r. Ayn\u0131 d\u00f6nemde 2 genel grev \u0130talya\u2019da, 1 genel grev Portekiz\u2019de ve daha zay\u0131f d\u00fczeyde 1 genel grev ise \u0130spanya\u2019da ger\u00e7ekle\u015fmi\u015ftir. \u00d6te yandan \u0130ngiltere\u2019de ve \u0130rlanda\u2019da ger\u00e7ekle\u015ftirilen kitlesel seferberlikler ve par\u00e7al\u0131 sekt\u00f6rel grevler de mutlaka g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde bulundurulmal\u0131d\u0131r. Fransa\u2019da 2010 y\u0131l\u0131n\u0131n sonuna do\u011fru, 1 y\u0131l i\u00e7inde 9 genel grevle belirlenen bir m\u00fccadele dalgas\u0131 ve 2 ay boyunca mazot naklinin bloke edilmesiyle sendikal b\u00fcrokrasinin etkisinin k\u0131r\u0131lmas\u0131 umutlar\u0131n\u0131 da beraberinde getiren seferberlikler dizisi ya\u015fanm\u0131\u015fsa da bu m\u00fccadelelerin genelle\u015ftirilmesi m\u00fcmk\u00fcn olmam\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>2011 y\u0131l\u0131 i\u00e7inde \u00f6nce Papandreu h\u00fck\u00fcmetine kar\u015f\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftirilen 5 genel grev ve ard\u0131ndan Papadimosun teknokrat h\u00fck\u00fcmetine kar\u015f\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftirilen 1 genel grev, Yunanistan\u2019\u0131 yeniden m\u00fccadelenin \u00f6nc\u00fcs\u00fc konumuna y\u00fckseltmi\u015ftir. Bu y\u0131l i\u00e7ersinde \u0130talya\u2019da Berlusconi\u2019ye kar\u015f\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftirilen 2 genel grev, \u0130spanya\u2019da ve Portekiz\u2019de ya\u015fanan kitlesel seferberliklerin yan\u0131 s\u0131ra, Britanya\u2019da kamu \u00e7al\u0131\u015fanlar\u0131n\u0131n kitlesel seferberliklerinin \u00fclkeyi durma noktas\u0131na getirdi\u011fini de vurgulamal\u0131y\u0131z. Almanya\u2019da genel grev ger\u00e7ekle\u015ftirmek yasak olmas\u0131na kar\u015f\u0131n, 2011\u2019in son aylar\u0131nda ve 2012 y\u0131l\u0131 ba\u015flar\u0131nda ger\u00e7ekle\u015ftirilen sekt\u00f6rel i\u015f b\u0131rakmalar, 2012 Mart\u0131nda Lufthansa gibi \u00f6nemli \u015firketleri ve kamu sekt\u00f6r\u00fcn\u00fc yo\u011fun \u015fekilde belirlemi\u015ftir. Bel\u00e7ika\u2019da, 2011 y\u0131l\u0131nda 1 genel grev ve Elio Di Rupo\u2019nun sosyalist h\u00fck\u00fcmetinin i\u015fba\u015f\u0131na ge\u00e7mesinin hemen ard\u0131ndan ger\u00e7ekle\u015ftirilen kamu \u00e7al\u0131\u015fanlar\u0131 grevi ve 2012 ba\u015f\u0131ndaki genel grev, \u0130talya\u2019da Ocak ay\u0131ndaki ula\u015ft\u0131rma grevi ve yine ayn\u0131 sekt\u00f6r \u00e7al\u0131\u015fanlar\u0131n\u0131n Portekiz\u2019de ger\u00e7ekle\u015ftirece\u011fi grev d\u00f6nemin \u00f6ne \u00e7\u0131kan m\u00fccadeleleriydi. B\u00fct\u00fcn bu geli\u015fmelerden hareketle seferberliklerin olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6ylemek m\u00fcmk\u00fcn de\u011fil ne var ki, sorun esas olarak t\u00fcm bu m\u00fccadelelerin b\u00fcrokratik \u00f6nderliklerin kontrol\u00fc alt\u0131nda olmas\u0131 ve alternatif olarak adland\u0131r\u0131lan sekt\u00f6rlerin sadece say\u0131sal d\u00fczlemde de\u011fil ama ayn\u0131 zamanda sekter tutumlar geli\u015ftirmelerinden hareketle taban\u0131 \u00f6rg\u00fctleme kapasitelerinin \u00e7ok d\u00fc\u015f\u00fck kalmas\u0131ndan ileri gelmekte. Dolay\u0131s\u0131yla bu s\u00fcreci, par\u00e7alanm\u0131\u015fl\u0131k, s\u00fcreksizlik ve en ileri d\u00fczeyi temsil eden Yunan halk\u0131n\u0131n yal\u0131t\u0131lm\u0131\u015f kalma sorununa \u00e7\u00f6z\u00fcms\u00fczl\u00fckle belirlendi\u011fini vurgulamak do\u011fru olacak.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>43) Genel grevler elbette sonu\u00e7 vermekte. <\/strong>G\u00fcvensizlik ve korku aras\u0131nda, m\u00fccadeleler bu \u00f6l\u00e7ekte bir sald\u0131r\u0131 dalgas\u0131yla y\u00fczle\u015fmek noktas\u0131nda g\u00fc\u00e7l\u00fckler bar\u0131nd\u0131rmakta. \u201c daha fazlas\u0131 yap\u0131lmal\u0131\u201d&nbsp; ya da \u201c genel grevler bir i\u015fe yaram\u0131yor\u201d s\u00f6zlerini pek \u00e7ok yerde duymak m\u00fcmk\u00fcn. Sald\u0131r\u0131n\u0131n d\u00fczeyinin kendisi, otomatik bir bi\u00e7imde seferberliklerin d\u00fczeyine etki etmiyor. \u00d6yle ki, \u0130spanya\u2019da ya\u015fanan i\u015fsizlik oranlar\u0131, Yunanistan\u2019\u0131n, Portekiz ve \u0130rlanda\u2019n\u0131n \u00e7ok ilerisinde; GSMH\u2019si sadece Portekiz\u2019in \u00fcst\u00fcnde seyretmekte ve di\u011fer Avrupa \u00fclkelerinin \u00e7ok gerisinde kalmakta. \u00d6te yandan, emeklilik ya\u015f\u0131 \u2013 68 ya\u015f- yaln\u0131zca \u0130rlanda\u2019dan d\u00fc\u015f\u00fck iken, Portekiz ve Yunanistan halen 65 ya\u015f\u0131nda emeklilik hakk\u0131n\u0131 korumakta. B\u00fct\u00fcn bunlara kar\u015f\u0131n, seferberlikler bu sorunlar yuma\u011f\u0131na yan\u0131t vermekten uzak kalmakta.<\/p>\n\n\n\n<p>Portekiz\u2019de zincirlerinden bo\u015falan bir genel grev ve seferberlik dalgas\u0131 PEC1 ve PEC 2 olarak adland\u0131r\u0131lan kesinti planlar\u0131n\u0131 hayata ge\u00e7irmeye \u00e7al\u0131\u015fan Socrates h\u00fck\u00fcmetini ala\u015fa\u011f\u0131 etti. Genel grev ve di\u011fer sekt\u00f6rel grevler, 12 Mart 2011 tarihli&nbsp; \u201c\u00c7\u00f6pl\u00fck Ku\u015fa\u011f\u0131\u201d mitingleri, CGTP mitingi, Ula\u015ft\u0131rma grevi yetersiz kalacak ve bir s\u00fcre sonra Socrates h\u00fck\u00fcmeti, ilk kurtarma program\u0131na alan a\u00e7mak ad\u0131na Nisan ay\u0131nda d\u00fc\u015fecekti. Papandreu\u2019nun ger\u00e7ekle\u015ftirdi\u011fi referandum \u00e7a\u011fr\u0131s\u0131 asl\u0131nda bir \u00f6nceki y\u0131l boyunca 12 kez ve bu y\u0131l da 1 kez ger\u00e7ekle\u015ftirilen ve 1 in\u015faat sendikas\u0131 liderinin hayat\u0131na mal olan genel grev ve m\u00fccadele dalgas\u0131n\u0131n dolayl\u0131 sonucuydu. Ayn\u0131 g\u00fcn devasa bir kesinti paketini oylamaya sunan ve t\u00fcm g\u00fcc\u00fcyle i\u015f\u00e7ileri b\u00f6lmek ve birbirleriyle kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya getirmek i\u00e7in seferber olan h\u00fck\u00fcmetin giri\u015fimleri ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131\u011fa u\u011frayacakt\u0131. Sorunun merkezinde Yunan i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 m\u00fccadelesinin bir t\u00fcrl\u00fc \u00fcstesinden gelinemeyen yal\u0131t\u0131k g\u00f6r\u00fcn\u00fcm\u00fc yer al\u0131yor. Bu manzaray\u0131, PASOK kontrol\u00fcndeki GEES konfederasyonunun b\u00fcrokratik \u00f6nderli\u011finin ve muhalif PAME\u2019nin sekter tutumlar\u0131 ve sorumsuzluklar\u0131 tamamlamakta.<\/p>\n\n\n\n<p>Bu s\u00fcrecin yans\u0131malar\u0131n\u0131 Berlusconi\u2019nin son d\u00f6nemlerinde \u0130talya\u2019da g\u00f6rmek m\u00fcmk\u00fcn, zira \u201cForza \u0130talya\u201d arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla parlamentoya gelen ve Sacconi yasas\u0131 olarak adland\u0131r\u0131lan giri\u015fim, kentlerin, yollar\u0131n ve havalimanlar\u0131n\u0131n fiziken bloke edilmesini yasaklamaya dolays\u0131yla grev hakk\u0131n\u0131 yasaklamaya d\u00f6n\u00fck bir karakter kazand\u0131. Bu tip \u00f6nleyici\/ yasak\u00e7\u0131 tedbirler, m\u00fccadelelerin par\u00e7al\u0131 karakteri, grevler aras\u0131nda uzayan zaman dilimleri s\u00fcre\u00e7 \u00fczerinde belirleyici bir rol oynamaya ba\u015flad\u0131. Bu g\u00fcnlerde yeni oylanan i\u015f reformu kanunu ile \u0130spanya\u2019da da grevlerin kanuni ko\u015fullara uygun olma zorunlulu\u011fu g\u00fcndeme gelmi\u015f oldu.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>44) Yunanistan\u2019da \u00f6ndevrimci durum.<\/strong> Yunanistan Avrupa burjuvazilerinin sald\u0131r\u0131 hedefi haline d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcrken ayn\u0131 zamanda i\u015f\u00e7iler i\u00e7in de direni\u015fin referans noktas\u0131 durumuna gelmi\u015ftir. Yogun m\u00fccadeleler bu \u00fclkede derin bir politik kriz yaratmakta. May\u0131s ay\u0131ndaki se\u00e7imlerinde Papademos h\u00fck\u00fcmetini ve Troyka\u2019n\u0131n ikinci kurtarma anla\u015fmas\u0131n\u0131 destekleyen partiler sert bi\u00e7imde cezaland\u0131r\u0131ld\u0131lar. Bunun \u00fczerine 17 Haziran\u2019da d\u00fczenlenen yeni genel se\u00e7imlerde&#8230;<\/p>\n\n\n\n<p>Yunanistan\u2019da, Moreno\u2019nun \u00f6ndevrimci durumlara ili\u015fkin tan\u0131mlamas\u0131n\u0131n t\u00fcm \u00f6gelerine rastlamaktay\u0131z: <em>\u201c&#8230;burjuvazinin krizi, orta s\u0131n\u0131flar\u0131n sola y\u00f6neli\u015fi ve proletaryan\u0131n devrimci iradesi, bir devrimin do\u011fabilmesi i\u00e7in gerekli ortam\u0131 yaratmakta\u201d<\/em>. (Moreno, XX Y\u00fczy\u0131l Devrimleri). Yunanistan\u2019daki m\u00fccadeleler yal\u0131t\u0131lm\u0131\u015fl\u0131klar\u0131n\u0131 a\u015fabilmeleri durumunda, k\u0131tan\u0131n t\u00fcm\u00fcndeki bir durum de\u011fi\u015fikli\u011fine yol a\u00e7abilir.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>45) Fransa ve Britanya\u2019da gen\u00e7li\u011fin, \u00f6rg\u00fctl\u00fc i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131ndan kopuk patlamal\u0131 seferberlikleri. <\/strong>60\u2019l\u0131 y\u0131llar boyunca ucuz i\u015f g\u00fcc\u00fcne duyulan ihtiya\u00e7 nedeniyle in\u015fa edilen ve \u00e7o\u011funlukla eski s\u00f6m\u00fcrgelerden getirilen emek\u00e7ilerin yerle\u015fik oldu\u011fu marjinallik ve sefaletle \u00e7evrili gettolarda y\u0131llar boyu polis bask\u0131s\u0131, su\u00e7, \u0131rk\u00e7\u0131l\u0131k ve d\u0131\u015flanm\u0131\u015fl\u0131kla biriken \u00f6fke ve nefret bir patlamaya d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fc. \u0130\u015fsizlik, a\u015f\u0131r\u0131 boyutlardaki g\u00fcvencesiz \u00e7al\u0131\u015fma ko\u015fullar\u0131 ve emlak spek\u00fclasyonlar\u0131, gen\u00e7li\u011fe ama en \u00e7ok da g\u00f6\u00e7men gen\u00e7li\u011fe a\u011f\u0131r darbeler indirmekte. Nicolas Sarkozy\u2019nin cumhurba\u015fkanl\u0131\u011f\u0131na var\u0131ncaya dek Clichy \u2013 Sous mahallesinde gen\u00e7lerin \u00f6l\u00fcm\u00fcyle sonu\u00e7lanan olaylar\u0131n ard\u0131ndan mahalle gen\u00e7lerine y\u00f6nelik daha i\u00e7 i\u015fleri bakanl\u0131\u011f\u0131 d\u00f6neminden itibaren geli\u015ftirdi\u011fi pop\u00fclist ve \u0131rk\u00e7\u0131 s\u00f6yleminin,&nbsp; k\u0131\u015fk\u0131rtma ve hakaretlerin ard\u0131 kesilmedi. B\u00fct\u00fcn bu geli\u015fmelerin ya\u015fand\u0131\u011f\u0131 ve 15 gece boyunca 6000\u2019den fazla arac\u0131n yak\u0131ld\u0131\u011f\u0131 \u00e7at\u0131\u015fmalar boyunca m\u00fccadelenin t\u00fcm\u00fcyle kendili\u011finden ve \u00f6rg\u00fcts\u00fcz ger\u00e7ekle\u015ftirildi\u011fi ve tek slogan\u0131n\u0131n \u201c kahrolsun Sarkozy\u201d oldu\u011fu vurgulanmal\u0131. Di\u011fer yandan, sendikalar ve sol politik yap\u0131lar\u0131n tepkisi ancak h\u00fck\u00fcmetin ola\u011fan\u00fcst\u00fc hal durumu ilan etmesinin ard\u0131ndan \u2013 yani isyan\u0131n patlak vermesinden tam 3 hafta sonra- gelecekti. Temel eksen isyana m\u00fcdahale ve bundan b\u00f6yle bu gettolara y\u00f6nelik daha fazla sosyal politika uygulanmas\u0131 talebinden ibaretti. Bu tutumda ne bir s\u0131n\u0131f vurgusundan ne de gen\u00e7ler aras\u0131nda yayg\u0131n durumdaki g\u00fcvensizli\u011fi a\u015fmaya d\u00f6n\u00fck bir \u00e7abadan eser yoktu. Bu geli\u015fmelerin ve h\u00fck\u00fcmetin polisiye \u015fiddetinin ard\u0131ndan \u2013 2 binden fazla tutuklama ve y\u00fczlerce s\u0131n\u0131r d\u0131\u015f\u0131 edilen gen\u00e7- m\u00fccadele Frans\u0131z h\u00fck\u00fcmetinin i\u015fsiz ya da g\u00fcvencesiz ko\u015fullarda, ka\u011f\u0131ts\u0131z gen\u00e7 i\u015f\u00e7ilere kar\u015f\u0131 \u2013 yerli ya da g\u00f6\u00e7men- vah\u015fi politikas\u0131na kar\u015f\u0131 belirleyici bir ba\u015far\u0131 elde edilemeden s\u00f6n\u00fcmlenecekti.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Bu tip patlamal\u0131 m\u00fccadeleler daha k\u00fc\u00e7\u00fck \u00f6l\u00e7eklerde 2005 y\u0131l\u0131nda Bel\u00e7ika ve Almanya\u2019da g\u00fcndeme gelecek, 2010 y\u0131l\u0131nda Fransa\u2019da tekrar ederek 2011 A\u011fustosunda gen\u00e7 Duggan\u2019\u0131n Londra polisinin elinde katledilmesinin ard\u0131ndan patlak veren Britanya gen\u00e7li\u011finin seferberli\u011finin ortak haf\u0131zas\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015fecekti. Ne var ki bu kez, m\u00fccadele \u00e7o\u011funlu\u011fu g\u00f6\u00e7menlerden olu\u015fan mahallelerden \u2013 1981 ve 85 y\u0131llar\u0131nda da sosyal patlamalar\u0131n ya\u015fand\u0131\u011f\u0131- farkl\u0131 ya\u015flardan ve etnik k\u00f6kenlerden gen\u00e7lerin ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 \u2013 tutuklanan en k\u00fc\u00e7\u00fck gen\u00e7 11 ya\u015f\u0131ndayd\u0131- semtlere s\u0131\u00e7rayacakt\u0131. Kitleler \u00f6nce polise sald\u0131racak, ard\u0131ndan geleceksiz b\u0131rak\u0131lm\u0131\u015f, sistem taraf\u0131ndan a\u011f\u0131r darbeler alm\u0131\u015f \u2013i\u015fsizlik, e\u011fitim kesintileri vb- \u015fiddete maruz kalm\u0131\u015f \u2013 polis bask\u0131s\u0131 vb \u2013 gen\u00e7lerin d\u00fckkanlara ve ticari kurulu\u015flara y\u00f6nelik ya\u011fma giri\u015fimleri g\u00fcndeme geldi.Bu hareketler ve gen\u00e7ler de hem sendikalar hem de politik \u00f6rg\u00fctlerce mahkum edilecek, Cameron\u2019un emriyle ba\u015flayan polis operasyonunda tutuklanan ve yar\u0131s\u0131 18 ya\u015f\u0131ndan k\u00fc\u00e7\u00fck 1400 ki\u015fi kurulan mahkemelerde alelacele hapse mahkum edilecekti.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>46) 15M <em>(\u00d6fkeliler)<\/em> hareketi ve Gen\u00e7lik; <\/strong>\u0130spanya\u2019da 15M (15 Mart 2011) hareketinin ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131, di\u011fer \u00fclkelere yay\u0131lma dinami\u011finde g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc \u00fczere, -ABD\u2019de Occupy Wall Street hareketi gibi- politik sahnede \u00f6nemli sonu\u00e7lara yol a\u00e7t\u0131. Bu hareketin Avrupa\u2019da eldi etti\u011fi yans\u0131madan hareketle \u2013 Londra\u2019da St Paul katedralinin 2012 \u015eubat\u0131nda bo\u015falt\u0131lmas\u0131 gibi \u00f6rneklerde bir\u00e7ok giri\u015fim zamanla etkisini yitirecekti-&nbsp; Yunanistan\u2019daki \u00f6rne\u011fin, genel grevler ve var olan m\u00fccadelelerle kitlesel \u00f6l\u00e7ekte b\u00fct\u00fcnle\u015febilen tek \u00f6rnek olarak \u00f6ne \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 s\u00f6ylenebilir. Portekiz\u2019de 15 M\u2019nin muadili olan \u201c\u00e7\u00f6pl\u00fck ku\u015fa\u011f\u0131\u201d hareketinin ger\u00e7ekle\u015ftirilen eylemliliklerle kesinti politikalar\u0131yla y\u00fczle\u015ferek, Socrates h\u00fck\u00fcmetinin d\u00fc\u015f\u00fc\u015f\u00fcnde bir rol oynad\u0131\u011f\u0131 s\u00f6ylenebilir. Asl\u0131na bak\u0131l\u0131rsa daha ba\u015flang\u0131c\u0131ndan itibaren hareket, bankalar\u0131, kapitalizmin mant\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve temel sorunlar\u0131n kayna\u011f\u0131 olan bu sistemi y\u00f6neten h\u00fck\u00fcmetleri sorgular bir karakterdeydi. \u00d6te yandan, bi\u00e7imsel demokrasi ve onun g\u00fc\u00e7l\u00fclerin y\u00f6nlendirmesine a\u00e7\u0131k karakteri sorgulanarak politik temsil sisteminin \u00e7\u00fcr\u00fcm\u00fc\u015fl\u00fc\u011f\u00fcne i\u015faret edildi. Belki de \u201c bizi temsil etmiyorlar\u201d slogan\u0131n\u0131n bu hareketle \u00f6zde\u015fle\u015fmi\u015f olmas\u0131n\u0131n a\u00e7\u0131klamas\u0131 burada. 15M hareketi, i\u015f\u00e7i gen\u00e7lik aras\u0131na n\u00fcfuz etmek noktas\u0131nda s\u0131k\u0131nt\u0131larla kar\u015f\u0131la\u015fsa da \u00f6zellikle y\u00fcz binlerce gen\u00e7 aras\u0131nda ciddi bir politik tart\u0131\u015fman\u0131n a\u00e7\u0131lmas\u0131na vesile oldu. Ne var ki, bu devasa politik birikim somut bir m\u00fccadele hareketinin in\u015fas\u0131, s\u00fcreklilik, talepler geli\u015ftirme ve var olan somut m\u00fccadelelere eklemlenmek noktas\u0131nda ya\u015fanan s\u0131n\u0131rl\u0131l\u0131klar nedeniyle s\u00f6n\u00fcmlenmeye y\u00fcz tuttu. Di\u011fer yandan mevcut durumun di\u011fer y\u00fcz\u00fcn\u00fc, politik ve sendikal \u00f6rg\u00fctlerde de \u00fcst\u00fc \u00f6rt\u00fck bir bi\u00e7imde s\u0131k\u00e7a ya\u015fanan \u201c hi\u00e7 biri beni temsil etmiyor\u201d bireycili\u011finin olu\u015fturdu\u011funu vurgulamak gerekli.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>VI. B\u0130R EYLEM PROGRAMI \u0130\u00c7\u0130N \u00d6GELER<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p><strong>47) Bor\u00e7lar\u0131n \u00f6denmesine hay\u0131r. <\/strong>Kriz ve kesintiler kar\u015f\u0131s\u0131nda ulusal \u00f6l\u00e7ekli grevlerin ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131 de\u011fer ve s\u0131n\u0131rl\u0131l\u0131klar\u0131 g\u00f6rm\u00fc\u015f olduk. Ama s\u00fcre\u00e7 ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz olarak d\u0131\u015f bor\u00e7lar\u0131n \u00f6denmemesi ve bunun sonucunda Avro\u2019dan \u00e7\u0131k\u0131lmas\u0131 t\u00fcr\u00fcnden b\u00fcy\u00fck hedeflere gelip dayanacak, bu tip taleplerin yayg\u0131nla\u015fmas\u0131yla da devrimci durumlara d\u00f6n\u00fc\u015fme potansiyeli ta\u015f\u0131yacakt\u0131r. Bu nedenle Yunanistan\u2019daki g\u00fcn be g\u00fcn geli\u015fen s\u00fcrecin merkezi rol\u00fcne vurgu yapmak b\u00fcy\u00fck \u00f6nem ta\u015f\u0131yor. Bor\u00e7lar\u0131n \u00f6denmemesi talebi, bankalar\u0131n bor\u00e7lar\u0131n\u0131n toplumsalla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131na kar\u015f\u0131 verilen m\u00fccadelenin eksenini olu\u015fturmaktad\u0131r. Sa\u011fl\u0131k, e\u011fitim ve sosyal hizmetlerin s\u00fcrd\u00fcr\u00fclebilmesi ve kamu i\u015f alanlar\u0131n\u0131n yarat\u0131labilmesi i\u00e7in bu paralara ihtiya\u00e7 vard\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>48) Bankalar\u0131n tazminats\u0131z olarak millile\u015ftirilmesi ve emek\u00e7i halk\u0131n ihtiya\u00e7lar\u0131 do\u011frultusunda i\u015f\u00e7i denetiminde hizmete sokulmas\u0131.<\/strong> Kamu yarad\u0131m\u0131 alm\u0131\u015f olanlar\u0131ndan ba\u015flayarak bankalar\u0131n tazminats\u0131z olarak kamula\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 ve buna dayal\u0131 oklarak i\u015f\u00e7ilerin denetiminde bir kamu bankas\u0131n\u0131n yarat\u0131lmas\u0131. K\u00fc\u00e7\u00fck tasarruflar\u0131n g\u00fcvence alt\u0131na al\u0131nmas\u0131, di\u011fer bankalara olan bor\u00e7lar\u0131n reddi ve sermaye ka\u00e7\u0131\u015f\u0131n\u0131 engellemek i\u00e7in fonlar\u0131n bloke edilmesi. Bu fonlarla i\u015f alanlar\u0131n\u0131n yarat\u0131lmas\u0131 planlar\u0131n\u0131n y\u00fcr\u00fcrl\u00fc\u011fe sokulmas\u0131.<\/p>\n\n\n\n<p>\tKamula\u015ft\u0131r\u0131lan bankalar\u0131n gayrimenkul portf\u00f6ylerinden hareketle, toplumsal kira sistemine dayal\u0131 kamu konutlar\u0131n\u0131n halka a\u00e7\u0131lmas\u0131. Ekonomik nedenlere dayal\u0131 konut tahliyelerinin durdurulmas\u0131 ve bu konutlar\u0131n derhal kamu konut park\u0131na dahil edilmesi.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>49) H\u00fck\u00fcmet istifa! \u0130\u015f\u00e7i ve halk h\u00fck\u00fcmetleri i\u00e7in ileri!<\/strong> Bu talebi s\u00fcrekli elimizde bulundurmak ve ileri s\u00fcr\u00fclen \u00fclkenin \u00f6zelliklerini ve i\u00e7inde bulunulan an\u0131n ko\u015fullar\u0131n\u0131 dikkate alarak bi\u00e7imlendirmemiz gerekmektedir. Belirli durumlarda salt propaganda de\u011feri ta\u015f\u0131yan bu slogan, -\u015fu s\u0131ralarda \u0130spanya devletinde g\u00f6zlemlemekte oldu\u011fumuz \u00fczere- giderek bir ajitasyon \u00f6gesi haline d\u00f6n\u00fc\u015febilmektedir.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>50) Seferberliklerin g\u00fc\u00e7lendirilmesi ve genel grev. <\/strong>M\u00fccadeleye ve genel greve \u00e7a\u011fr\u0131, mevcut ko\u015fullar alt\u0131nda i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131 harekete ge\u00e7irmek ve dahas\u0131 h\u00fck\u00fcmetler ve patronlar kar\u015f\u0131s\u0131nda birle\u015ftirebilmek i\u00e7in temel gereksinimlerden biri olarak \u00f6ne \u00e7\u0131kmakta. \u00d6te yandan g\u00fcn\u00fcm\u00fcz ko\u015fullar\u0131nda yaln\u0131zca resmi sendikalar sabit bir tarihte bu \u00e7a\u011fr\u0131lar\u0131 hayata ge\u00e7irebilme olanaklar\u0131na sahipler. Bu nedenle, grev sorununa d\u00f6n\u00fck her politik tutum, ayn\u0131 zamanda t\u00fcm sendikalara ama en \u00e7ok da bu tip sendikalara d\u00f6n\u00fck olmay\u0131 dayat\u0131yor. Sekter tutumlara kar\u015f\u0131 durmak her d\u00f6nemde elzem olmakla birlikte, \u015fimdiki gibi \u201csavunma d\u00f6nemlerinde\u201d her zamankinden b\u00fcy\u00fck \u00f6nem arz etmekte. Peki, CES \u00fcyesi pozisyonundaki bu sendikalar\u0131n bir genel grev \u00e7a\u011fr\u0131s\u0131 yapmas\u0131 olanak d\u00e2hilinde mi? Yunanistan\u2019da ya\u015fanan deneyim \u00f6\u011fretici bir \u00f6rnek te\u015fkil ediyor; Papandreu,&nbsp; PASOK\u2019un politik kontrol\u00fc alt\u0131ndaki GEES ve ADED\u0130- kamu \u00e7al\u0131\u015fanlar\u0131 sendikas\u0131- konfederasyonlar\u0131n\u0131n \u00f6nderliklerine ra\u011fmen genel grev \u00e7a\u011fr\u0131s\u0131nda bulunmas\u0131n\u0131n \u00f6n\u00fcne ge\u00e7emedi. Zira aksi bir tutum halinde bu konfederasyonlar, ola\u011fan\u00fcst\u00fc bir kitle bas\u0131nc\u0131n\u0131n da etkisiyle y\u0131\u011f\u0131nsal \u00f6l\u00e7ekte \u00fcye kay\u0131plar\u0131na maruz kalabilirdi. Bu \u015fartlar alt\u0131nda benzer olaylar\u0131n kaderin etkisiyle yenilenmesini beklemek m\u00fcmk\u00fcn de\u011fil. Aksine aktif bir bi\u00e7imde m\u00fccadele s\u00fcre\u00e7lerine m\u00fcdahil olarak, i\u015f yerlerinde taban hareketleri yaratmak, t\u00fcm sendikalar \u00fczerinden birle\u015fik bir genel grev talebini derinle\u015ftirmek, k\u00fc\u00e7\u00fck \u00f6nergelerden ba\u015flayarak i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 i\u00e7inde bu talebin yayg\u0131nla\u015fmas\u0131n\u0131 ve bu do\u011frultuda bir hareketin geli\u015fimini garanti alt\u0131na almak m\u00fcmk\u00fcn. B\u00f6yle bir hareketin geli\u015fmesi halinde 1- Ya \u00e7o\u011funluk sendikalar\u0131 m\u00fccadele \u00e7a\u011fr\u0131s\u0131 yapmaya son verecek 2- Ya bu \u00f6nderliklerden bilin\u00e7li bir kopu\u015f s\u00fcreci a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kacak ve hatta 3 \u2013 Ya da \u00e7o\u011funluk sendikalar\u0131n\u0131n m\u00fccadele \u00e7a\u011fr\u0131s\u0131 yapmalar\u0131n\u0131 beklemeksizin genel grev \u00e7a\u011fr\u0131s\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftirebilecek kapasitede g\u00fc\u00e7lerin birle\u015fme dinami\u011fi do\u011fmu\u015f olacak. Genel grev asla bir feti\u015f haline getirilmemelidir. \u00d6te yandan biz genel grevi, h\u00fck\u00fcmetin politikalar\u0131n\u0131 yenilgiye u\u011fratabilmek i\u00e7in i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n seferberli\u011fine yol a\u00e7an \u00f6nemli bir ad\u0131m olarak sahiplenmekteyiz. Genel grev, kimilerinin \u2013 24 saatlik i\u015f b\u0131rakmadan ibaret olarak- alg\u0131lad\u0131\u011f\u0131 gibi t\u00fcm sorunlar\u0131 \u00e7\u00f6zmeye muktedir sihirli bir de\u011fnek olarak g\u00f6r\u00fclmemeli. H\u00fck\u00fcmetlerin planlar\u0131n\u0131 yenilgiye u\u011fratabilmek i\u00e7in bir genel grevden daha fazlas\u0131 gerekmekte, genel grevin onlar\u0131 bir ad\u0131m ileriye ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131 ve fakat i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131na iktidar\u0131n yolunu a\u00e7acak ad\u0131mlarla bu genel grevlerin s\u00fcrd\u00fcr\u00fclmesi gerekli\u011fi bilincinin i\u015f\u00e7i hareketine n\u00fcfuz etmesi gerekmekte. Bu nedenle genel grevin ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131 \u00f6nem, s\u00fcreci belirlemesinden taban \u00f6rg\u00fctlenmelerinde genel grevin s\u00fcrd\u00fcr\u00fclmesi ihtiyac\u0131n\u0131n k\u0131\u015fk\u0131rt\u0131lmas\u0131ndan ve sonras\u0131nda sendikal ve politik taleplerle i\u00e7 i\u00e7e ge\u00e7mesi gerekli bir m\u00fccadele program\u0131yla \u2013 Yunanistan ya da \u0130zlanda\u2019daki referandumlar t\u00fcr\u00fcnde-&nbsp; s\u00fcrece s\u00fcreklilik kazand\u0131r\u0131lmas\u0131 gereklili\u011finden gelmektedir. \u00d6te yandan 12 \u015eubatta ger\u00e7ekle\u015fen Yunan genel grevinin ard\u0131ndan bir hastanenin i\u015f\u00e7i kontrol\u00fcnde i\u015fgal edilmesi yoluyla yayg\u0131nla\u015fma dinami\u011fi kazanan ve h\u00fck\u00fcmetin me\u015fruiyetini sorgulatan giri\u015fimler belirleyici \u00f6nem ta\u015f\u0131makta.&nbsp; \u0130\u015f\u00e7ileri \u00fcretimin kontrol\u00fcn\u00fc ellerine almaya k\u0131\u015fk\u0131rtacak bu t\u00fcrden somut eylemler, objektif a\u00e7\u0131dan sosyalist bir karakter ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131 gibi, yayg\u0131nla\u015fmalar\u0131 halinde s\u00fcrecin niteli\u011finde bir s\u0131\u00e7rama noktas\u0131n\u0131 temsil etmeleri de m\u00fcmk\u00fcn.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>51) M\u00fccadelenin uluslararas\u0131la\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 i\u00e7in.<\/strong> Yunanistan swermayenin sald\u0131r\u0131s\u0131n\u0131 y\u00f6netmekte olan Troyka\u2019ya (IMF, AB ve AMB) kar\u015f\u0131 m\u00fccadelenin ba\u015f\u0131n\u0131 \u00e7ekmektedir. B\u00fcy\u00fck sendikalar\u0131n i\u00e7inde, ya da onlar\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda, sekterli\u011f d\u0131\u015flayan bir politika ekseninde g\u00fc\u00e7leri birle\u015ftirmek gerekmektedir. <strong>Avrupa genel grevine<\/strong> y\u00f6nelik bir hareketin yarat\u0131lmas\u0131 gerekmektedir.<\/p>\n\n\n\n<p>Sermayenin Avrupas\u0131 olarak AB\u2019ye kar\u015f\u0131 m\u00fccadelemiz ulusal egemenliklerin korunmas\u0131 de\u011fil, enternasyonalizm temeline dayanmaktad\u0131r. Bizim projemiz, i\u015f\u00e7ilerin ve halklar\u0131n birle\u015fmi\u015f bir Avrupas\u0131, yani Avrupa Sosyalist Devletler Birli\u011fi\u2019dir. Mevcut AB projesi, burjuvazinin Avrupa i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131flar\u0131na sald\u0131r\u0131 projesidir ve ona kar\u015f m\u00fccadelemiz bu s\u0131n\u0131f perspektifine dayan\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Yunan i\u015f\u00e7ilerinin m\u00fccadelesiyle uluslararas\u0131 dayan\u0131\u015fma kampanyas\u0131<\/strong>, daha \u00fcst d\u00fczey bir uluslararas\u0131 m\u00fccadelenin ilk ad\u0131m\u0131n\u0131 olu\u015fturabilir.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>53)<\/strong> Bunu ger\u00e7ekle\u015ftirebilmek ve gelece\u011fi haz\u0131rlayabilmek ad\u0131na,&nbsp; <strong>Avrupa\u2019da sol bir sendikal ak\u0131m\u0131n in\u015fas\u0131<\/strong> acillik kazanm\u0131\u015f durumda. Sermaye, h\u00fck\u00fcmetler, uluslararas\u0131 kurumlar, b\u00fcy\u00fck patronlar birlikte vurmakta ve mevcut g\u00fc\u00e7leri bizim b\u00f6l\u00fcnm\u00fc\u015fl\u00fc\u011f\u00fcm\u00fczden kaynaklanmakta. Yunan i\u015f\u00e7iler tecrit edilmi\u015f haldedir ve tek ba\u015flar\u0131na m\u00fccadele etmektedirler. Bu nedenle <strong>tek tek \u00fclkelerde, Avrupa d\u00fczeyinde AB ve IMF politikalar\u0131ndan kopu\u015f temelinde bir politik \u00f6rg\u00fctler ve sendikalar cephesinin yarat\u0131lmas\u0131 temel bir ihtiya\u00e7 halini alm\u0131\u015ft\u0131r<\/strong>. 1- Bor\u00e7lar\u0131n \u00f6denmesine hay\u0131r! bu para temel sosyal hizmetlerin s\u00fcrd\u00fcr\u00fclebilmesi ve kamu sekt\u00f6r\u00fcnde istihdam\u0131n yarat\u0131labilmesi i\u00e7in kullan\u0131ls\u0131n. 2- Ekonomik a\u00e7\u0131dan hayati \u00f6nem ta\u015f\u0131yan sekt\u00f6rlerin ve bankalar\u0131n i\u015f\u00e7ilerin denetimi alt\u0131nda millile\u015ftirilmesi. 3- Onurlu \u00fccretler i\u00e7in kamusal yat\u0131r\u0131m plan\u0131 olu\u015fturulmas\u0131. 4- \u00dccretler d\u00fc\u015f\u00fcr\u00fclmeksizin mevcut t\u00fcm i\u015flerin t\u00fcm emek\u00e7iler aras\u0131nda payla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131. 5- \u00dccretlerin ve emekli maa\u015flar\u0131n\u0131n garanti alt\u0131na al\u0131nmas\u0131.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>54) Partilerin in\u015fas\u0131, IV. Enternasyonalin Avrupa\u2019da yeniden in\u015fas\u0131. <\/strong>Kriz durumu h\u0131zla evrimle\u015fmektedir, ne var ki en olumsuz durum, direni\u015f m\u00fccadelelerini y\u00f6nlendirebilecek ve devrime do\u011fru yolu a\u00e7abilecek \u00f6rg\u00fctlere sahip olmay\u0131\u015f\u0131m\u0131zd\u0131r. G\u00fcn\u00fcm\u00fczde en \u00f6nemli g\u00f6rev bu olumsuzlu\u011fun a\u015f\u0131lmas\u0131d\u0131r. Bu, tek tek \u00fclkelerde oldu\u011fu kadar Avrupa ve uluslararas\u0131 d\u00fczeylerde ge\u00e7erli olan bir g\u00f6revdir.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Devrimci sol ak\u0131mlar sekter politikalar\u0131 d\u0131\u015flamal\u0131 ve m\u00fccadelelere yan\u0131tlar somut direni\u015f g\u00f6revlerince belirlenmelidir. Devrimci s\u00fcre\u00e7 yeni birliklere ve ayr\u0131l\u0131klara yol a\u00e7acakt\u0131r. Devrimci sol ak\u0131mlar\u0131n koordinasyonuna y\u00f6nelik etkin politikalar izlenmelidir. Ama bu g\u00f6revi ayn\u0131 zamanda kapitalist sald\u0131r\u0131y\u0131 durudurmaya y\u00f6nelik g\u00f6revlerden, Yunanistan\u2019daki m\u00fccadeleyle ve Kuzey Afrika ve Ortado\u011fu\u2019daki devrimci s\u00fcre\u00e7lerle dayan\u0131\u015fma g\u00f6revlerinden kopmadan ger\u00e7ekle\u015ftirmemiz gerekmektedir.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Uluslararas\u0131 Birlik Komitesi I. KAP\u0130TAL\u0130ST KR\u0130Z 1) Yeni bir resesyonun e\u015fi\u011finde: T\u00fcm g\u00f6stergeler, yeni bir durgunluk s\u00fcrecine i\u015faret etmekte. ABD, Almanya ve Fransa ekonomileri durmu\u015f vaziyette. Yeni bir bor\u00e7 dalgas\u0131, finansal sistemin sorgulanmas\u0131na yol a\u00e7makta ve h\u00fck\u00fcmetler, bir kez daha astronomik mebla\u011flardaki kamu kaynaklar\u0131n\u0131 bankalar\u0131n emrine sunmakta. S\u00f6z\u00fcn\u00fc etti\u011fimiz bu ikinci durgunluk dalgas\u0131 tam da [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":20,"featured_media":1100,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_exactmetrics_skip_tracking":false,"_exactmetrics_sitenote_active":false,"_exactmetrics_sitenote_note":"","_exactmetrics_sitenote_category":0,"footnotes":""},"categories":[633],"tags":[124,193,622,144,47],"class_list":["post-612","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-dokumanlar","tag-avrupada","tag-kriz","tag-mucadeleleri","tag-sinif","tag-ve"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/612","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/20"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=612"}],"version-history":[{"count":2,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/612\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":615,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/612\/revisions\/615"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media\/1100"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=612"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=612"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=612"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}