{"id":391,"date":"2019-01-28T01:59:20","date_gmt":"2019-01-27T22:59:20","guid":{"rendered":"http:\/\/94.237.85.66\/?p=391"},"modified":"2019-02-16T02:31:04","modified_gmt":"2019-02-15T23:31:04","slug":"neoliberalizm-tabiat-ve-dogal-afetler","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/2019\/01\/28\/neoliberalizm-tabiat-ve-dogal-afetler\/","title":{"rendered":"Neoliberalizm, tabiat ve do\u011fal afetler"},"content":{"rendered":"\n<p><strong>29.05.2014<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Toplumsal \u00fcretim s\u00fcre\u00e7leri, \u00f6zlerine bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, bir\u00e7ok olgunun yan\u0131 s\u0131ra, tabiat\u0131n d\u00fc\u015fman kuvvetleriyle girilen m\u00fccadelenin de bir ifadesini olu\u015ftururlar. \u00dcretici g\u00fc\u00e7lerin geli\u015fimi y\u00f6n\u00fcndeki her bir ad\u0131m, ayn\u0131 zamanda insan-do\u011fa ili\u015fkisinin rasyonalize edilmesi \u00e7abalar\u0131nda ileriye do\u011fru at\u0131lan bir hamledir. Ekonominin toplumsal \u00f6rg\u00fctleni\u015finin imk\u00e2n verdi\u011fi \u00f6l\u00e7\u00fcde, m\u00fcmk\u00fcn olan en az emek-zaman cetvelinde en fazla \u00fcretimi ve verimi ger\u00e7ekle\u015ftirebilme hedefi, tabiat kuvvetlerine g\u00f6sterilen ba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131\u011f\u0131n bir \u015fekilde \u00e7\u00f6z\u00fcl\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc \u015fart ko\u015far. Bir ba\u011flamda topluma h\u00e2kim olan \u00fcretim ili\u015fkileri, toplumun do\u011fayla ve onun g\u00fcndelik hayata etki eden y\u0131k\u0131c\u0131 ve\/ya yap\u0131c\u0131 yanlar\u0131yla girdi\u011fi ili\u015fkide belirleyicidir. Elbette tek ba\u015f\u0131na bu \u00fcretim ili\u015fkileri, toplum-do\u011fa diyalekti\u011fini in\u015fa edemez (\u00fcretici g\u00fc\u00e7lerin geli\u015fimi, teknik ve teknolojik yeterlilik, \u00fcretenlerin \u00fcretirken edindikleri bilgi, g\u00f6renek ve geleneklerin \u00e7a\u011flar boyu birikip s\u0131\u00e7ramalarda bulunmas\u0131, vb. gibi say\u0131s\u0131z farkl\u0131 somut etkenin de bu in\u015fa s\u0131ras\u0131nda rol ald\u0131\u011f\u0131 g\u00f6zlemlenebilir), ancak parantez i\u00e7inde say\u0131lan ko\u015fullar\u0131n olgunla\u015fm\u0131\u015f ve hatta dalda kalan bir meyve gibi \u00e7\u00fcr\u00fcmeye y\u00fcz tutmu\u015f oldu\u011fu bir konjonkt\u00fcrde (ki bu tekelci kapitalizm a\u015famas\u0131 olur), son tahlilde belirleyici olan\u0131n bu ili\u015fkiler ve bu ili\u015fkilerin etkile\u015fimde oldu\u011fu \u00fcretim tarz\u0131 oldu\u011funu s\u00f6ylemek abart\u0131ya ka\u00e7mak olmaz.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>\u0130nsanlar\u0131 \u00fcretirken kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 olarak girdikleri ili\u015fkiler ve kar\u0131nlar\u0131n\u0131 doyurma tarzlar\u0131 de\u011fi\u015ftik\u00e7e, onlar\u0131n ve toplumun tabiat ile girdikleri ili\u015fkiler de de\u011fi\u015fime u\u011fruyorsa e\u011fer, mant\u0131\u011f\u0131n en basit yasalar\u0131ndan birini kullanma hakk\u0131n\u0131 kendimizde bulabiliriz: B, A\u2019y\u0131 takip ediyor ise, B ile A aras\u0131nda bir nedensellik vard\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>\tNe var ki bu yaz\u0131, s\u0131n\u0131fl\u0131 toplumun de\u011fi\u015fik varyantlar\u0131 (k\u00f6leci, feodal, asyatik, vs.) alt\u0131nda toplum-do\u011fa ili\u015fkisinin nas\u0131l bi\u00e7im de\u011fi\u015ftirdi\u011fini de\u011fil, sadece neo-liberal ekonomi politikalar\u0131n bu ili\u015fkiyi nas\u0131l etkiledi\u011fini konu alacakt\u0131r.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Afetlerin artan etkisi ve nedenleri<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Yukar\u0131da s\u0131ralad\u0131klar\u0131m\u0131z\u0131 akl\u0131m\u0131zda tutarak, neo-liberal politikalar\u0131n 1980\u2019lerde g\u00fcndeme gelemeye ba\u015flamas\u0131yla, do\u011fal afetlerin toplum ile \u201ckurdu\u011fu\u201d ili\u015fkide ya\u015fanan g\u00f6rece de\u011fi\u015fikli\u011fin ne gibi sonu\u00e7lar do\u011furdu\u011funa g\u00f6z atal\u0131m.<\/p>\n\n\n\n<p>PreventionWeb.net internet sayfas\u0131n\u0131n verilerine g\u00f6re, 1980\u2019lerden g\u00fcn\u00fcm\u00fcze do\u011fal afetlerin yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 sosyal hasar\u0131n grafi\u011fi \u00e7\u0131kar\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, 2000\u2019li seneler en \u00e7ok can ve mal kayb\u0131n\u0131n ya\u015fand\u0131\u011f\u0131 d\u00f6nem olarak g\u00f6z\u00fck\u00fcyor. Bu istatistiklere ABD merkezli Ulusal Kas\u0131rga Merkezi\u2019nin raporlar\u0131 da kat\u0131l\u0131yor. T\u0131pk\u0131, sesten daha h\u0131zl\u0131 u\u00e7an bir jetin s\u00fcrt\u00fcnme dolay\u0131s\u0131yla \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131 seslerin, onun arkas\u0131ndan gelmesi gibi, neo-liberal programlar\u0131n yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 y\u0131k\u0131m\u0131n boyutu da, hayata ge\u00e7irilmeye ba\u015fland\u0131klar\u0131ndan seneler sonra etrafa sa\u00e7\u0131l\u0131yor.\u00a0<\/p>\n\n\n\n<p>Zira sadece ABD\u2019de (o da resmi say\u0131lara g\u00f6re), 1980-2012 y\u0131llar\u0131 aras\u0131 d\u00f6nemde, afetler nedeniyle a\u00e7\u0131lan 544 milyar dolar emek\u00e7ilerin vergilerinden al\u0131n\u0131p ve \u00fccretlerinden \u00e7al\u0131n\u0131rken, 12 366 hayat da, yine bu afetlere kar\u015f\u0131 gerekli teknik ve toplumsal \u00f6nlemleri alma kapasitesine sahip olmayan finans kapital nedeniyle son buldu. Bu muazzam y\u0131k\u0131m\u0131n boyutlar\u0131n\u0131 kavrayabilmek i\u00e7in bir kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131rma yapal\u0131m: Yine ABD\u2019de 1930\u2019lar boyunca devam eden ve ismine \u201cToz \u00c7ana\u011f\u0131\u201d denilen kurakl\u0131k d\u00f6nemini ak\u0131llara getirelim. Bu d\u00f6nem boyunca, \u00fclkenin orta b\u00f6lgesinde yer alan ve kilometrelere yay\u0131lan verimli b\u00fcy\u00fck ovalar, \u201cB\u00fcy\u00fck Amerikan \u00c7\u00f6l\u00fc\u201dne d\u00f6n\u00fc\u015fm\u00fc\u015ft\u00fc. Sonu\u00e7 olarak, kapitalizmin tarihinin en b\u00fcy\u00fck mali krizlerinden biri olan \u201c1929 buhran\u0131\u201d ile de birle\u015fen bu kurakl\u0131k, 1 milyar dolarl\u0131k bir zarar ve 7 bin ki\u015finin \u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fc getirdi.\u00a0<\/p>\n\n\n\n<p>Bu noktada, mali ve insani kayb\u0131n nedeninin, en temel can g\u00fcvenli\u011fi \u00f6nlemlerini alamayan sermayenin oldu\u011funu s\u00f6ylemenin, \u201cindirgemecilik\u201d olaca\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yleyenler olabilir ve olacakt\u0131r da. Ancak bu arg\u00fcman\u0131m\u0131z, ger\u00e7eklere sad\u0131k kalma pahas\u0131na ortaya at\u0131lmaktad\u0131r. Zira ABD Senatosu\u2019nda do\u011fal afetlere kar\u015f\u0131 olu\u015fturulacak politikalar zinciri tart\u0131\u015f\u0131l\u0131rken, can ve m\u00fclkiyet kayb\u0131n\u0131 \u00f6nleyecek siyasal hatt\u0131n uygulanabilmesi i\u00e7in g\u00f6zden \u00e7\u0131kar\u0131lmas\u0131 gereken ekonomik maliyetin, do\u011fal afetlerin yarataca\u011f\u0131 zarardan \u00e7ok daha fazla olabilece\u011fini belirten Cumhuriyet\u00e7iler, gerekli tedbirlerin al\u0131nmas\u0131n\u0131 burjuvazi ad\u0131na durdururlarken, arg\u00fcman\u0131m\u0131z i\u00e7in kullanabilece\u011fimiz en veciz \u00f6rne\u011fi de vermi\u015f bulunuyorlar.<\/p>\n\n\n\n<p>Ba\u015fka bir itiraz ise, \u201cas\u0131l\u201d su\u00e7lunun sermayenin de\u011fil ancak iklim de\u011fi\u015fikli\u011fine ba\u011fl\u0131 olarak k\u00fcresel \u0131s\u0131nman\u0131n oldu\u011fu y\u00f6n\u00fcnde yap\u0131labilir. Kapitalist sermaye birikim s\u00fcreci ad\u0131na yap\u0131lanlar\u0131n ve g\u00f6z ard\u0131 edilen \u201cdetaylar\u0131n\u201d, bizi genetik olarak dejenerasyona u\u011fratt\u0131\u011f\u0131 ve gezegeni, \u00fczerinde herhangi sa\u011fl\u0131kl\u0131 bir ya\u015fam formunun ya\u015fayamayaca\u011f\u0131 bir \u00e7\u00f6le d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrme yolunda ilerletti\u011fi su g\u00f6t\u00fcrmez bir ger\u00e7ekliktir. Ancak bu itiraz\u0131n zay\u0131f noktas\u0131, yukar\u0131daki c\u00fcmleden de anla\u015f\u0131labilece\u011fi \u00fczere, afetlerin artan nitel etkilerinin sorumlular\u0131yla, tan\u0131k oldu\u011fumuz barbar iklim ve enerji politikalar\u0131n\u0131n, \u00f6znelerinin bir ve ayn\u0131 oldu\u011fudur.<\/p>\n\n\n\n<p>Bu \u00e7\u0131kar\u0131m bir kenara, \u201cABD\u201dde insanlar\u0131n neden oldu\u011fu k\u00fcresel \u0131s\u0131nmaya ba\u011fl\u0131 hava olaylar\u0131nda art\u0131\u015f olmam\u0131\u015ft\u0131r. Tersine son 60 y\u0131ld\u0131r en g\u00fc\u00e7l\u00fc kas\u0131rgalar\u0131n say\u0131s\u0131nda azalma olmu\u015ftur.\u201d diyen Colorado State \u00dcniversitesi Atmosferik Bilimler Fak\u00fcltesi\u2019nde Profes\u00f6r Emeritus olarak g\u00f6rev yapan meteoroloji uzman\u0131 Roger Pielke\u2019e kulak kabartal\u0131m ve elimizdeki verileri kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131ral\u0131m; \u201cazalan g\u00fc\u00e7l\u00fc kas\u0131rga say\u0131s\u0131\u201d ile \u201cartan mali ve insani kay\u0131p\u201d olgular\u0131 aras\u0131nda bir \u00e7eli\u015fki var m\u0131?<strong>(1)<\/strong> Tam tersine! Bu iki olgu aras\u0131nda bir \u00e7eli\u015fki g\u00f6renler, veri toplayan uluslararas\u0131 burjuva kurumlar\u0131n\u0131n vas\u0131fs\u0131z ve y\u00fczeysel raport\u00f6rleridir, ki onlar da \u00e7o\u011fu zaman \u201c\u00e7eli\u015fkilerin\u201d \u00fczerinden atlamay\u0131 g\u00f6revleri bilirler.<\/p>\n\n\n\n<p> Pekiyi, ABD\u2019de g\u00fc\u00e7l\u00fc kas\u0131rgalar\u0131n say\u0131s\u0131 azal\u0131rken, nas\u0131l oluyor da sosyo-ekonomik yara daha da derinle\u015febiliyor? \u00c7\u00fcnk\u00fc kendi ulusal egemen s\u0131n\u0131flar\u0131n\u0131n profesyonel temsilcili\u011fini yapan neo-liberal h\u00fck\u00fcmetler, k\u00e2r hadlerini yukar\u0131da tutabilmek i\u00e7in, savunulabilir b\u00f6lgeler olu\u015fturmaktan ise<strong>(2)<\/strong>, bu b\u00f6lgeleri \u00f6zelle\u015ftirmek zorunda. Yine ayn\u0131 ili\u015fki g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde tutularak, yerle\u015fim birimleri ve konutlar bina edilirken, sa\u011flaml\u0131k, dayan\u0131kl\u0131l\u0131k, can ve mal g\u00fcvenli\u011fi gibi unsurlar de\u011fil, en az maliyet ile en fazla k\u00e2r gibi unsurlar \u00f6n plana \u00e7\u0131k\u0131yor. Bir liste \u00e7\u0131kartacak olursak, \u00e7o\u011fu \u00fclkede, ger\u00e7ek\u00e7i afet \u00f6nleme programlar\u0131n\u0131n \u201ckalk\u0131nma programlar\u0131\u201d d\u00e2hilinde bile olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 fark ederiz. Zira bu, emek-g\u00fcc\u00fc s\u00f6m\u00fcr\u00fcs\u00fc \u00fczerinde y\u00fckselen \u201ckalk\u0131nman\u0131n\u201d \u201ck\u0131smetini\u201d t\u0131kayabilir.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Tabiat m\u0131? \u201cLaissez-faire\u201d (B\u0131rak\u0131n\u0131z yaps\u0131nlar) !<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p> \u201c<em>Do\u011fal felaket riskleri yoksullu\u011fun hem sebebi, hem de sonucudur. Kent yerle\u015fim b\u00f6lgelerinde h\u00fck\u00fcmetin k\u00f6t\u00fc y\u00f6netimi, ileriyi g\u00f6rememesi ve hatal\u0131 imar programlar\u0131 afet riskini daha da artt\u0131r\u0131yor<\/em>.\u201d Hay\u0131r bu c\u00fcmleleri sarf eden bir Marksist de\u011fil, Filipinli burjuva senat\u00f6r Loren Legarda.<\/p>\n\n\n\n<p>Elbette, ekonomik temelli yoksullu\u011fun tek ve ana sebebi do\u011fal afetler de\u011fil ancak Legarda \u015fu noktada \u00e7ok hakl\u0131 bir noktaya parmak bas\u0131yor: Felaket riskleri, yoksullu\u011fun, yani parantez i\u00e7in s\u0131n\u0131fl\u0131 toplum \u00f6rg\u00fctlenmesinin bir sonucudur.<\/p>\n\n\n\n<p>Yukar\u0131daki iddiay\u0131 teorik olarak derinle\u015ftirmeden \u00f6nce, Birle\u015fmi\u015f Milletler\u2019in (BM) \u201cUluslararas\u0131 Afet Riskini Azaltma Program\u0131\u201d \u00fczerine konu\u015furken BM Genel Sekreter Yard\u0131mc\u0131s\u0131 Margareta Wahistr\u00f6m\u2019\u00fcn bilin\u00e7sizce verdi\u011fi itiraf\u0131 da masaya yat\u0131ral\u0131m. Wahistr\u00f6m, afetlere kar\u015f\u0131 al\u0131nabilecek y\u00fczeysel, teknik ve k\u00e2r oranlar\u0131n\u0131 baltalamayacak olan tedbirleri say\u0131yor ve ard\u0131ndan ekliyor: \u201c<em>Ama t\u00fcm bunlar hayata ge\u00e7irilmi\u015f olsa bile yine de afetler devam edecektir.\u201d Keza Filipinli senat\u00f6r Legarda da, konu\u015fmas\u0131n\u0131n ba\u015f\u0131nda, ayn\u0131 yarg\u0131y\u0131 dile getirmi\u015fti: \u201cDo\u011fal felaketlere kar\u015f\u0131 fazla bir \u015fey yapamay\u0131z.<\/em>\u201d<\/p>\n\n\n\n<p>Kapitalizm kaotik ve anar\u015fik bir ekonomik sistemin ad\u0131d\u0131r. Bu alt yap\u0131s\u0131 sebebiyledir ki, kapitalizm kendi toplumsal ili\u015fkilerini bir b\u00fct\u00fcn olarak kontrol edemez. Plans\u0131z ekonomik d\u00fczlem, toplumsal ili\u015fkileri, kapitalist toplum i\u00e7erisindeki bireyin kar\u015f\u0131s\u0131na b\u00fcy\u00fck bir g\u00fc\u00e7 olarak koyar. Birey bu ili\u015fkilere (gelenekler, yasalar, aile de\u011ferleri, ahlak\u00ee talimatlar) yabanc\u0131la\u015fm\u0131\u015ft\u0131r ve ili\u015fkiler b\u00fct\u00fcn\u00fcne itaat etmek zorunda kal\u0131r. Kapitalizm, insan ile toplum aras\u0131ndaki etkile\u015fime bu tarz bir karakter verirken, insan ile do\u011fa aras\u0131ndaki ili\u015fkiye de benzer bir nitelik atfeder. On binlerce y\u0131l giderek ivme kazanarak ilerleyen toplumsal, teknolojik ve bilimsel geli\u015fimin sonucunda, insan h\u00e2la tabiat kuvvetlerine ba\u011f\u0131ml\u0131d\u0131r ve bu kuvvetleri kontrol edemedi\u011finden onlara kar\u015f\u0131 yabanc\u0131la\u015fm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>Kapitalizmin, insan-do\u011fa ili\u015fkisine politik yakla\u015f\u0131m\u0131, insan-piyasa ili\u015fkisine yakla\u015f\u0131m\u0131na benzer: \u201claissez-faire\u201d (b\u0131rak\u0131n\u0131z yaps\u0131nlar)\u2026 Kapitalist toplum kendi ekonomik, sosyal ve do\u011fal hayat\u0131n\u0131 kontrol edemez. Bu durum en a\u00e7\u0131k ve en keskin h\u00e2liyle sava\u015f, kriz, devrim ve \u201cdo\u011fal\u201d felaket zamanlar\u0131nda g\u00f6r\u00fcl\u00fcr.<\/p>\n\n\n\n<p>Marx, Kapital\u2019in 1. cildinde, bizi y\u00f6netti\u011fi s\u00f6ylenen tabiat kanunlar\u0131n\u0131n \u201ceylemleri do\u011fa kanunlar\u0131na tabi olanlar\u0131n bilgi eksikli\u011fine dayand\u0131\u011f\u0131n\u0131\u201d belirtiyor. Ger\u00e7ekten de antik \u00e7a\u011flar\u0131n M\u0131s\u0131r ve Rusya\u2019s\u0131ndaki ideoloji \u00fcreticiler, k\u00f6yl\u00fclerin talepleri kar\u015f\u0131s\u0131nda Nil ve Volga nehirlerinin ne zaman ta\u015faca\u011f\u0131n\u0131n hesaplanmas\u0131n\u0131n imk\u00e2ns\u0131z oldu\u011funu iddia etmi\u015fler miydi? Asl\u0131nda mesele, bunu iddia edip etmedikleri de\u011fil. Zira sorunsal\u0131 bu cevaba indirgemek, tarihsel ve objektif etkenleri d\u0131\u015flayarak, sosyal geli\u015fimi \u00f6znel h\u0131rslara indirgemek olurdu. Antik zaman\u0131n ideoloji \u00fcreticileri, ve evet hatta ruhban s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n \u00fcyeleri, nehirlerin ne zaman ta\u015faca\u011f\u0131n\u0131 hesaplayabildi \u00e7\u00fcnk\u00fc onlar\u0131n bu d\u00fc\u015f\u00fcnsel faaliyetle u\u011fra\u015fmalar\u0131 i\u00e7in ihtiya\u00e7 duyduklar\u0131 bo\u015f zaman\u0131 yaratan ve onlar\u0131n yerine de maddi \u00fcretimi s\u00fcrd\u00fcren bir k\u00f6le s\u0131n\u0131f\u0131 vard\u0131. Y\u00f6netim fonksiyonlar\u0131ndan soyutlanan bu \u00fcretici s\u0131n\u0131f\u0131n, toplumda \u201cayr\u0131cal\u0131kl\u0131\u201d bir kesime sa\u011flad\u0131\u011f\u0131 bo\u015f zaman olanaklar\u0131 sayesinde, bug\u00fcn gezegenimiz ile Ay aras\u0131ndaki \u00e7ekim yasalar\u0131ndan faydalanarak gerekli hesaplamalar\u0131 yapabiliyor ve bunun somut \u00f6nlemlerini alabiliyoruz. Dahas\u0131, \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerin tarihsel at\u0131l\u0131mlar\u0131yla \u00fcretim ve t\u00fcketim ara\u00e7lar\u0131nda ya\u015fanan s\u0131\u00e7ramalar, ta\u015fan nehirlerin yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 y\u0131k\u0131c\u0131 faaliyetlerin dinami\u011fini tamamen d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrebiliyor ve \u00f6rne\u011fin, bu \u201cy\u0131k\u0131c\u0131l\u0131ktan\u201d ola\u011fan\u00fcst\u00fc boyutlarda enerji \u00fcretilebiliyor.<\/p>\n\n\n\n<p>O h\u00e2lde g\u00fcn\u00fcm\u00fczde, insanl\u0131\u011f\u0131n tabiata ve onun kuvvetlerine g\u00f6sterdi\u011fi ac\u0131nas\u0131 ba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131\u011f\u0131n nesnel \u015fartlar\u0131n\u0131 nas\u0131l yok edece\u011fiz? Emek\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n diline k\u00f6k salm\u0131\u015f \u201cin\u015fallah\u201d yarg\u0131s\u0131n\u0131, ayd\u0131nlanmac\u0131 bir y\u00f6ntemle c\u00fcmlelerimizi s\u0131n\u0131fsal kibrin renklerine boyayarak m\u0131, yoksa bu kelimenin do\u011fu\u015funa neden olan insan-toplum ve insan-do\u011fa ili\u015fkilerini rasyonel bir d\u00fczlemde \u00e7\u00f6z\u00fcmleyip, toplumu da do\u011fay\u0131 da bilin\u00e7li bir \u015fekilde ba\u015ftan \u00f6rg\u00fctleyerek mi yok edece\u011fiz?\u00a0<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Eme\u011fin \u00f6zg\u00fcrle\u015fmesi ve do\u011fay\u0131 t\u0131mar etmek<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>\u201c<em>Ger\u00e7ekten \u00f6zg\u00fcr emek<\/em> (\u2026) <em>tamamen do\u011fal, ilkel y\u00f6nlerinden vazge\u00e7er ve \u00fcretim s\u00fcrecinde do\u011fan\u0131n b\u00fct\u00fcn g\u00fc\u00e7lerine h\u00fckmeden bir \u00f6znenin etkinli\u011fi olur.<\/em>\u201d diye yaz\u0131yor Marx Grundrisse\u2019de.\u00a0<\/p>\n\n\n\n<p>Belki de bug\u00fcn insan g\u00f6nencini, refah\u0131n\u0131, sa\u011fl\u0131\u011f\u0131n\u0131 do\u011faya h\u00e2kim olarak y\u00fckseltmekten, tabiat\u0131n i\u00e7ine nak\u015fedilmi\u015f yasalar\u0131 ke\u015ffederek insan ya\u015fam\u0131n\u0131 iyile\u015ftirmekten, \u00f6rt\u00fcy\u00fc-pe\u00e7eyi kald\u0131r\u0131p de\u015fifre etmekten ve evrene h\u00fckmetmekten bahsetti\u011fimizde, bunun \u201csa\u011fduyulu\u201d olmayaca\u011f\u0131 s\u00f6ylenecektir bize. Ancak sa\u011fduyu hi\u00e7bir zaman bilimsel bir duygu olmam\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>\u00d6zel m\u00fclkiyetin kendisi de d\u00e2hil olmak \u00fczere, bu y\u00f6nde kurdu\u011fu engeller ortadan kald\u0131r\u0131l\u0131p eme\u011fin \u00f6zg\u00fcrle\u015ftirilmesi tamamland\u0131\u011f\u0131nda, da\u011flar\u0131n dizili\u015f bi\u00e7imleri, nehirlerin akt\u0131klar\u0131 farkl\u0131 y\u00f6nler ve okyanuslar\u0131n derinlikleri, \u00fcretimin ve geli\u015fimin \u00f6n\u00fcndeki engeller olmaktan \u00e7\u0131kacaklar. 1844 El Yazmalar\u0131\u2019nda, kom\u00fcnizmde \u201cdo\u011fa insan olmu\u015ftur\u201d iddias\u0131nda bulunan Marx, \u201c<em>Bu, insan ve do\u011fa aras\u0131ndaki m\u00fccadelenin hakiki \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fcd\u00fcr.<\/em>\u201d diyerek, tarihsel materyalist metodu mant\u0131ksal sonucuna vard\u0131r\u0131yordu.<\/p>\n\n\n\n<p>S\u0131n\u0131fs\u0131z toplum, tarih boyunca ilk olarak \u201cdo\u011fal\u201d kabul edilen tabiat kanunlar\u0131n\u0131 ve s\u00fcre\u00e7lerini ele alacak ve onlar\u0131 bilin\u00e7li bir vaziyette inceleyip \u201cdo\u011fal\u201d niteliklerini s\u00f6k\u00fcp atacak ve ta\u015f\u0131d\u0131klar\u0131 potansiyeli toplumun ortakla\u015fan \u00e7\u0131karlar\u0131na tabi k\u0131lacakt\u0131r. Bu hedefe giden yolu, Latin Amerikal\u0131 i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 \u00f6nderi Nahuel Moreno, bundan 34 sene \u00f6nce yazm\u0131\u015ft\u0131:\u00a0<\/p>\n\n\n\n<p>\u201c<em>Tro\u00e7kizmin \u00f6nderli\u011fi alt\u0131nda ancak proletarya, insanl\u0131\u011f\u0131n g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc bu en b\u00fcy\u00fck zorlu\u011fa bir \u00e7\u00f6z\u00fcm \u00fcretebilir: evrenin fethi. Evrenin fethi, bug\u00fcn Marksizmin \u00f6zg\u00fcrl\u00fck ve zorunluluk aras\u0131ndaki geleneksel diyalekti\u011fini de\u011fi\u015ftiren mutlak bir ihtiya\u00e7t\u0131r.<\/em> (\u2026) <em>Sosyalist insanl\u0131k ise hala \u00e7ok daha b\u00fcy\u00fck bir zorlukla, insanl\u0131\u011f\u0131n g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc bu en b\u00fcy\u00fck zorlukla kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131yad\u0131r: Emperyalist rejimin veya b\u00fcrokratik rejimlerin varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n devam\u0131, bizi insan \u0131rk\u0131n\u0131n yok olu\u015fu s\u0131n\u0131r\u0131na do\u011fru itti\u011fi tam bu esnada, Tro\u00e7kizm insanl\u0131\u011f\u0131n ger\u00e7ekle\u015ftirmi\u015f olaca\u011f\u0131 en b\u00fcy\u00fck s\u0131\u00e7raman\u0131n olabilirli\u011fini, evrenin sosyalizm taraf\u0131ndan fethini i\u015faret etmektedir.<\/em>\u201d<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Dipnotlar:<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p><strong>1.)<\/strong>\u00a0Hemen ekleyelim, ayn\u0131 zamanda H\u00fck\u00fcmetleraras\u0131 \u0130klim De\u011fi\u015fikli\u011fi Paneli\u2019nin (IPCC) raporuna g\u00f6re, iklim de\u011fi\u015fikli\u011fi ge\u00e7en son 15 y\u0131lda yava\u015flad\u0131. Rapor, bunun okyanuslar\u0131n beklenenden daha fazla \u0131s\u0131 depolamas\u0131ndan kaynaklanm\u0131\u015f olabilece\u011fini belirtiyor.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>2.)<\/strong>\u00a0Carnegie Enstit\u00fcs\u00fc K\u00fcresel Ekoloji B\u00f6l\u00fcm\u00fc kurucu ba\u015fkan\u0131 Profes\u00f6r Chris Field, afetlerden sa\u011f \u00e7\u0131kabilmek i\u00e7in yap\u0131 kodlar\u0131n\u0131n ve savunulabilir b\u00f6lgelerin olu\u015fturulmas\u0131n\u0131 \u00f6neriyor.\u00a0<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>29.05.2014 Toplumsal \u00fcretim s\u00fcre\u00e7leri, \u00f6zlerine bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, bir\u00e7ok olgunun yan\u0131 s\u0131ra, tabiat\u0131n d\u00fc\u015fman kuvvetleriyle girilen m\u00fccadelenin de bir ifadesini olu\u015ftururlar. \u00dcretici g\u00fc\u00e7lerin geli\u015fimi y\u00f6n\u00fcndeki her bir ad\u0131m, ayn\u0131 zamanda insan-do\u011fa ili\u015fkisinin rasyonalize edilmesi \u00e7abalar\u0131nda ileriye do\u011fru at\u0131lan bir hamledir. Ekonominin toplumsal \u00f6rg\u00fctleni\u015finin imk\u00e2n verdi\u011fi \u00f6l\u00e7\u00fcde, m\u00fcmk\u00fcn olan en az emek-zaman cetvelinde en fazla \u00fcretimi ve verimi [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":6,"featured_media":392,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_exactmetrics_skip_tracking":false,"_exactmetrics_sitenote_active":false,"_exactmetrics_sitenote_note":"","_exactmetrics_sitenote_category":0,"footnotes":""},"categories":[647],"tags":[450,449,445,448,47],"class_list":["post-391","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-ekoloji-ve-kent","tag-afetler","tag-dogal","tag-neoliberalizm","tag-tabiat","tag-ve"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/391","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/6"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=391"}],"version-history":[{"count":1,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/391\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":393,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/391\/revisions\/393"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media\/392"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=391"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=391"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=391"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}