{"id":333,"date":"2017-03-27T23:25:01","date_gmt":"2017-03-27T20:25:01","guid":{"rendered":"http:\/\/94.237.85.66\/?p=333"},"modified":"2019-02-16T01:49:48","modified_gmt":"2019-02-15T22:49:48","slug":"suremeyen-devrim-burjuvazinin-sefaleti-ve-sefaletin-burjuvazisi-uzerine-bes-tez","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/2017\/03\/27\/suremeyen-devrim-burjuvazinin-sefaleti-ve-sefaletin-burjuvazisi-uzerine-bes-tez\/","title":{"rendered":"S\u00fcremeyen devrim: Burjuvazinin sefaleti ve sefaletin burjuvazisi \u00fczerine be\u015f tez"},"content":{"rendered":"\n<p><strong>1.) Ba\u015fkanl\u0131k g\u00fcndemi, 1908 devriminin yar\u0131m kalan g\u00f6revleri ile 2008 ekonomik krizinin y\u0131k\u0131c\u0131 etkilerinin sentezlenmesinin do\u011frudan bir sonucudur.<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>3 Temmuz 1908\u2019de Osmanl\u0131 ordusu i\u00e7erisinden bir grup askerin ayaklanarak ard\u0131ndan gelecek olan devrimi ba\u015flatacak olmas\u0131, II. Ald\u00fclhamit\u2019in de egemenli\u011finin bir ba\u011flamda sonlanmas\u0131n\u0131 beraberinde getiriyordu. Temmuz sonlar\u0131na dek devam eden s\u00fcre\u00e7 hanedanl\u0131\u011f\u0131n daha \u00f6nce e\u015fine rastlamad\u0131\u011f\u0131 t\u00fcrden uluslar \u00f6tesi bir devrim dalgas\u0131n\u0131n kendisiydi. O s\u0131ralarda \u0130ttihat ve Terakki\u2019nin s\u0131radan bir \u00fcyesinden daha fazlas\u0131 olmayan Mustafa Kemal, Selanik\u2019te kald\u0131\u011f\u0131 otelin balkonundan b\u00fct\u00fcn gece s\u00fcren i\u015f\u00e7i ve k\u00f6yl\u00fc kutlamalar\u0131n\u0131 \u015fa\u015fk\u0131nl\u0131kla izliyor; y\u00fcksek ihtimalle ilerde, monar\u015fiyi sonland\u0131ran bu muzaffer seferberli\u011fin kazan\u0131mlar\u0131n\u0131 asl\u0131nda kendisinin iyi niyetinin bir l\u00fctfuymu\u015f gibi lanse etmek zorunda kalaca\u011f\u0131n\u0131 bilmiyordu. Konstantinopolis \u015fehri ise devrimin en ate\u015fli savunucular\u0131 olan ilerici s\u0131n\u0131flar\u0131n bir komuta merkezi haline gelmi\u015fti. B\u00fct\u00fcn sokaklarda yank\u0131lanan \u201c\u00d6zg\u00fcrl\u00fck, E\u015fitlik, Karde\u015flik\u201d sloganlar\u0131 yaln\u0131zca sarayda de\u011fil, dertli pazar t\u00fcccarlar\u0131n\u0131n evlerinde ve b\u00fcy\u00fckel\u00e7iliklerin kriz masalar\u0131nda da tedirginlik ve korku yarat\u0131yordu. Dini ve etnik farkl\u0131l\u0131klar\u0131n\u0131 de\u011fil, s\u0131n\u0131fsal ortakl\u0131klar\u0131n\u0131 temel alan yoksullar kol kola girmi\u015f bir halde, bu b\u00fcy\u00fck \u015fehrin hayat\u0131na egemen oluyorlard\u0131.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>1908\u2019in \u00fczerinden 100 sene ge\u00e7ti. 2008 y\u0131l\u0131nda Birle\u015fik Devletler\u2019de kapitalizmin tarihinin \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc en b\u00fcy\u00fck depresyonu boy g\u00f6sterdi. Krizin etkileri, sistemin do\u011fas\u0131 gere\u011fi ulusal boyutlarla s\u0131n\u0131rl\u0131 kalmad\u0131 ve okyanus \u00f6tesinde de kendisini hissettirdi. Kapitalizm bir kere daha proletaryay\u0131 y\u0131k\u0131ma ta\u015f\u0131d\u0131. Onun haklar\u0131na ve \u00fccretlerine sald\u0131rarak bankalar\u0131n\u0131 kurtarmaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131. Buna ra\u011fmen bir\u00e7ok mali kurumunun iflas\u0131yla ba\u015f edemedi. Uluslararas\u0131 \u00e7apta \u00f6rg\u00fctlenen kar\u015f\u0131devrimci bir s\u00fcre\u00e7le i\u015f\u00e7ilerin evlerine, \u00fccretlerine, sosyal haklar\u0131na, sendikalar\u0131na; k\u0131sacas\u0131 insanca ya\u015fama ko\u015fullar\u0131na el konuldu. \u00c7okuluslu \u015firketlere a\u00e7\u0131lan yeni rekabet alanlar\u0131na, vergi h\u0131rs\u0131zl\u0131klar\u0131na, a\u015fa\u011f\u0131 ve orta-alt s\u0131n\u0131flar\u0131n toptan m\u00fclks\u00fczle\u015ftirilmesine ve yeni yolsuzluklar ile yo\u011funla\u015fan s\u00f6m\u00fcr\u00fc politikalar\u0131na ra\u011fmen krizin art\u00e7\u0131 dalgalar\u0131 kontrol alt\u0131na al\u0131namad\u0131, y\u0131k\u0131c\u0131 etkilerinden ka\u00e7\u0131n\u0131lamad\u0131. Her g\u00fcn yeni bankalar ile ulusal pazarlar toplu bir \u00e7\u00f6z\u00fcl\u00fc\u015f riskiyle kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya kal\u0131rken, kapitalizmin 2008 krizinden \u00e7\u0131k\u0131\u015f yolunu bulmu\u015f oldu\u011funu s\u00f6ylemek, keskin bir rasyonal d\u0131\u015f\u0131l\u0131\u011fa i\u015faret etmeyi s\u00fcrd\u00fcr\u00fcyor.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Erdo\u011fan\u2019\u0131n T\u00fcrkiye\u2019yi \u201cte\u011fet ge\u00e7ti\u011fini\u201d s\u00f6yledi\u011fi 2008 krizinden bug\u00fcne 8 sene ge\u00e7ti. 1908 Temmuz\u2019unun Konstantinopolis\u2019inin \u00e7izdi\u011fi devrimci tablonun \u00fczerinden ise tam olarak 108 sene ge\u00e7ti. T\u0131pk\u0131 1908 senesinde oldu\u011fu \u00fczere yine bir Temmuz ak\u015fam\u0131, ismi \u0130stanbul olarak de\u011fi\u015ftirilen ayn\u0131 \u015fehrin sokaklar\u0131, bu sefer devrim sloganlar\u0131yla de\u011fil sava\u015f u\u00e7aklar\u0131n\u0131n \u00e7\u0131\u011fl\u0131klar\u0131yla yank\u0131lan\u0131yordu. \u015eehir \u00fczerinde ter\u00f6r estiren F-16\u2019lar\u0131n seslerinin aras\u0131na camilerden okunan selalar kar\u0131\u015f\u0131yordu. Tank paletlerinin g\u0131c\u0131rt\u0131lar\u0131n\u0131 tekbir sloganlar\u0131 bast\u0131r\u0131yordu. O gece geleneksel daimi ordu ikiye b\u00f6l\u00fcnd\u00fc. Toplam say\u0131lar\u0131 360 civar\u0131nda olan general ve amirallerin neredeyse yar\u0131s\u0131 darbe giri\u015fimi i\u00e7erisinde yer ald\u0131 ve ard\u0131ndan bu su\u00e7lamayla tutukland\u0131. Binlerce albay, yarbay, binba\u015f\u0131, y\u00fczba\u015f\u0131, te\u011fmen ve astsubay, 40 kentin en \u00f6nemli tabur, kolordu ve ordular\u0131n\u0131n komutanlar\u0131 darbeye kat\u0131ld\u0131. Hava, kara ve denizcilik istihbarat daireleri ile en \u00f6nemli jet \u00fcslerinin komutanlar\u0131, cuntan\u0131n bir par\u00e7as\u0131 olarak harekete ge\u00e7ti. O Temmuz gecesinin ard\u0131ndan ise ayn\u0131 \u015fehir yine, bu sefer bombal\u0131 sald\u0131r\u0131lar arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla, s\u00fcrekli olarak sars\u0131lacakt\u0131. \u0130stanbul\u2019un \u00fczerine korku ve atalet sinecekti. Burjuva iktidar ola\u011fan\u00fcst\u00fc hal ilan edecek ve silahl\u0131 \u00f6zel birimler \u015fehrin her k\u00f6\u015fesini i\u015fgal edecekti. Bir as\u0131r \u00f6nce koca bir imparatorlu\u011fu sarsan bir seferberlik dalgas\u0131n\u0131n merkezi olarak an\u0131lan bu \u015fehir, en b\u00fcy\u00fck \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc kapitalist krizin kendisini \u201cte\u011fet ge\u00e7ti\u011finin\u201d bir yalan oldu\u011funu da hissederek ter\u00f6rize olacakt\u0131.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>1908\u2019in Temmuz ay\u0131 ile 2016\u2019n\u0131n Temmuz\u2019u aras\u0131ndaki bu kar\u015f\u0131tl\u0131k, son derece derin bir tak\u0131m politik ve tarihsel s\u00fcre\u00e7lerin kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 etkile\u015fimleri ve ba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131klar\u0131 sonucunda ortaya \u00e7\u0131kt\u0131. Ancak unutmamak gerekir ki, bu iki tablo a\u00e7\u0131k bir kar\u015f\u0131tl\u0131k sergiliyor da olsa, birisi di\u011ferinin i\u00e7erisinde \u00e7\u0131kt\u0131: 1908\u2019in ald\u0131\u011f\u0131 y\u00f6n ve durdu\u011fu yer, 2016 Temmuz\u2019unu do\u011furan toplumsal ko\u015fullar dizisini yaratt\u0131. Psikanalitik terimler ile a\u00e7\u0131klayacak olursak o\u011ful, babas\u0131n\u0131n bir par\u00e7as\u0131yd\u0131 ancak ondan nefret ediyor ve bilin\u00e7alt\u0131nda onu \u00f6ld\u00fcrme refleksiyle hareket ediyordu. 2008 krizi ise bu noktada bir kataliz\u00f6r g\u00f6revi \u00fcstleniyordu. Bu kriz, o\u011fulun babas\u0131n\u0131n can\u0131n\u0131 almak i\u00e7in kullanaca\u011f\u0131 silah\u0131 bileyecekti; adeta onlar\u0131n aras\u0131ndaki d\u00fc\u015fmanl\u0131\u011f\u0131 yeniden g\u00fcndeme ta\u015f\u0131yan bir role sahip olacakt\u0131. 1908 ve 2008\u2019in anla\u015f\u0131lmas\u0131, bug\u00fcn T\u00fcrk kapitalizminin ekonomik ve politik d\u00fczlemlerde m\u00fccadele halinde oldu\u011fu krizler ile i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya oldu\u011fu toplumsal g\u00f6revlerin ayd\u0131nlat\u0131lmas\u0131nda birincil bir \u00f6nem ta\u015f\u0131yor.<\/p>\n\n\n\n<p>Erdo\u011fan\u2019\u0131n Be\u015ftepe\u2019ye bir saray in\u015fa etmesine ve ba\u015fkanl\u0131k rejimini referandumda oylamaya sunabilmesine m\u00fcsaade eden \u015fartlar\u0131n, \u00f6zelde 1908 devriminin yar\u0131m kalan sonu\u00e7lar\u0131 ve genelde bu sonu\u00e7lar\u0131 bug\u00fcn g\u00fcndeme getiren 2008 ekonomik krizi taraf\u0131ndan olgunla\u015ft\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6zlemleyebilmek m\u00fcmk\u00fcn. Kapitalizmin \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc b\u00fcy\u00fck ekonomik krizi, bir\u00e7ok farkl\u0131 ulusun kar\u015f\u0131s\u0131na, kendi proletaryalar\u0131 taraf\u0131ndan do\u011fal sonu\u00e7lar\u0131na kesintisiz bir \u015fekilde ula\u015ft\u0131ralamam\u0131\u015f olan politik kriz dinamiklerini ola\u011fanca heybetiyle, bir kere daha ve bu sefer olduk\u00e7a derinlemesine bir \u015fekilde \u00e7\u0131kard\u0131. Bu y\u00f6n\u00fcyle referanduma sunulacak anayasa de\u011fi\u015fikli\u011fi, Erdo\u011fan ile onun hizbinin bireysel h\u0131rslar\u0131ndan ziyade, T\u00fcrk kapitalizminin azgeli\u015fmi\u015fli\u011fi kar\u015f\u0131s\u0131nda uzun s\u00fcreli bir karakter kazanan ulusal sosyo-politik burjuva egemenlik krizinin, d\u00fcnya kapitalizminin uzun s\u00fcreli uluslararas\u0131 finansal buhran\u0131yla olu\u015fturdu\u011fu kendili\u011finden sentezin T\u00fcrkiye\u2019deki gerici ve Bonapartist bir d\u0131\u015favurumunu temsil ediyor. Tamamlanmam\u0131\u015f bir devrimin hayaleti, y\u0131k\u0131c\u0131 bir iktisadi buhran\u0131n i\u00e7 \u00e7eki\u015fiyle birle\u015fiyor ve yeni Bonapartlar\u0131n ruhlar\u0131na ya\u015fam \u00fcfl\u00fcyor!<\/p>\n\n\n\n<p><strong>2.) Liberal burjuvazi politik olarak ba\u015fkanl\u0131\u011f\u0131 durdurabilme yetene\u011finden yoksundur. Onun rahats\u0131zl\u0131\u011f\u0131 \u201ctek adaml\u0131\u011fa\u201d de\u011fil, \u201ctek adam\u201d aday\u0131 olarak Erdo\u011fan\u2019\u0131n artan \u015fahsi etkisine d\u00f6n\u00fckt\u00fcr.&nbsp;<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>T\u00fcrk liberalizmi, t\u0131pk\u0131 savunuculu\u011funu \u00fcstlendi\u011fi yar\u0131-s\u00f6m\u00fcrge karakterli ulusal s\u00f6m\u00fcr\u00fc d\u00fczeninin kendisi gibi, daima politik bir sefaletin ta\u015f\u0131y\u0131c\u0131s\u0131 olarak hareket etti. Pratikte ya\u011fmur ya\u011farken, teoride \u015femsiyeleri delikti. Bu liberalizm, temsil etti\u011fi s\u0131n\u0131flar\u0131n siyasal bilin\u00e7lerinin ve basiretlerinin karbon kopyas\u0131 olarak kendi kapitalizminin do\u011fas\u0131n\u0131 okuma ve anlama yetene\u011finden daima yoksundu, hala da \u00f6yle. \u00d6rne\u011fin Ahmet Altan, 17 A\u011fustos 2012\u2019de Taraf gazetesinde \u015f\u00f6yle yaz\u0131yordu:<\/p>\n\n\n\n<p>\u201c<em>Ak\u0131ll\u0131 biri bana, ekonomisi bu kadar iyi giden, ekonomik verileri neredeyse mucizevi par\u0131lt\u0131lar g\u00f6steren, b\u00fct\u00fcn \u00fclkeler i\u015fsizlikten k\u0131r\u0131l\u0131rken i\u015fsizli\u011fi azaltan bir \u00fclkenin neden siyasi bir i\u011fneli f\u0131\u00e7\u0131n\u0131n i\u00e7inde ya\u015famak oldu\u011funu anlats\u0131n. B\u00fct\u00fcn d\u00fcnya ekonomik bir kaosun i\u00e7inde \u00e7alkalan\u0131rken bir \u2018cennet adas\u0131\u2019 gibi huzurla yolumuza devam edebilecekken neden b\u00f6ylesine fa\u015fizan bir bask\u0131yla ve b\u00fct\u00fcn \u00fclkeyi yaralayan gerginliklerle ya\u015famak zorunday\u0131z? En zorunu ba\u015far\u0131rken, zaten daha \u00f6nceden ba\u015farm\u0131\u015f oldu\u011fumuzu \u015fimdi bozman\u0131n esbab-\u0131 mucibesi nedir? Ben bunu hakikaten anlayam\u0131yorum\u2026 Haz\u0131r ekonomimiz bu kadar iyiyken, bu ekonomik temel \u00fczerine fa\u015fizmi bina edece\u011fimize, ekonominin g\u00fcc\u00fcnden yararlanarak sorunlar\u0131 \u00e7\u00f6z\u00fcp ge\u00e7sek daha iyi olmaz m\u0131?<\/em>\u201d<\/p>\n\n\n\n<p>Ahmet Altan, ekonomik liberalle\u015fme ile siyasi daralma aras\u0131ndaki ili\u015fkinin ger\u00e7ek karakterini \u0131skal\u0131yordu. Karde\u015fi Mehmet Altan ise daha erken bir tarihte, 5 Nisan 2009\u2019da Star gazetesinde \u015f\u00f6yle yaz\u0131yordu:<\/p>\n\n\n\n<p>\u201c<em>Bush silah\u00e7\u0131 ve petrolc\u00fclerin iktidar\u0131n\u0131 temsil ediyordu, Obama \u00e7ok daha farkl\u0131 bir anlay\u0131\u015f\u0131 yans\u0131tan bilgisayarc\u0131lar\u0131n temsilcisi. Birincisi kur\u015fun at\u0131nca para kazan\u0131rken, ikinciler bilgisayar sat\u0131nca para kazanacak. Bilgisayar satmak i\u00e7in geli\u015fmi\u015f, zengin, bar\u0131\u015f\u00e7\u0131, huzurlu ve istikrarl\u0131 bir d\u00fcnyaya ihtiya\u00e7 var. T\u00fcm kan, g\u00f6zya\u015f\u0131, ac\u0131 ve \u0131st\u0131raba ra\u011fmen \u00abeski d\u00fcnya d\u00fczeni\u00bb yava\u015ftan kaybolmakta. D\u00fcnya, uluslararas\u0131 sistem ve ABD, AK Parti iktidar\u0131 ile T\u00fcrkiye\u2019nin bu b\u00f6lgede yeni bir g\u00f6rev \u00fcstlenmesine \u00e7al\u0131\u015f\u0131p duruyor. M\u00fcsl\u00fcman bir \u00fclkenin, insan haklar\u0131, demokrasi ve piyasa ekonomisi ile kol kola y\u00fcr\u00fcyebilece\u011fini, idealler do\u011frultusunda vatanda\u015flar\u0131n\u0131 \u00f6zg\u00fcrle\u015ftirip zenginle\u015ftirebilece\u011fini T\u00fcrkiye\u2019nin g\u00f6stermesini istiyor. \u2026Obama\u2019n\u0131n da M\u00fcsl\u00fcman T\u00fcrkiye\u2019nin AB kriterleri ile evlenmesini sa\u011flamak i\u00e7in \u00e7al\u0131\u015faca\u011f\u0131n\u0131 ilk ba\u015ftan a\u00e7\u0131klamas\u0131 bu y\u00fczden. ABD\u2019nin \u00f6rnek \u00fclke olarak M\u00fcsl\u00fcman d\u00fcnyaya g\u00f6sterece\u011fi T\u00fcrkiye, AB standartlar\u0131nda bir \u00fclke haline gelecek.<\/em>\u201d<\/p>\n\n\n\n<p>Avrupa s\u0131n\u0131r kap\u0131lar\u0131nda bekleyen, teknoloji ve kaynak ihrac\u0131 i\u00e7in AB\u2019nin g\u00f6zlerinin i\u00e7erisine bakan T\u00fcrkiye burjuvazisi i\u00e7in asker-sivil b\u00fcrokrasinin, tekelci sermayenin g\u00fcndemlerinden adeta ba\u011f\u0131ms\u0131zla\u015fmaya ba\u015flayan kayg\u0131larla hareket etmeye al\u0131\u015fm\u0131\u015f olmas\u0131, ordunun devlet ayg\u0131t\u0131n\u0131 kendi \u00f6zel m\u00fclkiyetiymi\u015f gibi \u00e7\u0131karlar\u0131 uyar\u0131nca kullan\u0131p s\u00fcrekli yeniden \u015fekillendiriyor olmas\u0131 s\u00fcrd\u00fcr\u00fclebilirli\u011fi olan bir konjonkt\u00fcr de\u011fildi. AKP ve Erdo\u011fan &#8211; \u00d6zal, Demirel, Cem Boyner ve Yeni Demokrasi Hareketi ile Kemal Dervi\u015fli CHP\u2019nin ard\u0131ndan &#8211; bu ba\u011flam i\u00e7erisinde hayat bulmu\u015f olan fenomenlerdi. Ancak AKP h\u00fck\u00fcmeti bu sorunu \u00e7\u00f6zmek bir yana, kendisi de \u201csarayla\u015farak\u201d yetki, erk ve zenginlik \u00fczerinde s\u00fcren payla\u015f\u0131m sava\u015f\u0131n\u0131n eli sopal\u0131 bir taraf\u0131 haline geldi. T\u00fcrk kapitalizmi birikim krizini yar\u0131-burjuva liberal metotlarla \u00e7\u00f6zmek isterken, onu daha da derinle\u015ftirdi. Bug\u00fcn, ekonomi politikalar\u0131 itibariyle bir s\u0131ralar has\u0131m olarak g\u00f6r\u00fclen ulusalc\u0131 devlet kadrolar\u0131, AKP\u2019nin en b\u00fcy\u00fck m\u00fcttefiklerinden birisi halini alm\u0131\u015ft\u0131r.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Burjuvazinin bir siyasal temsilcisinin, burjuvazi \u00fczerinde siyasi hegemonya kurmaya \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131 birka\u00e7 dinami\u011fin g\u00f6stergesidir. \u00d6ncelikle bu s\u00f6z konusu egemen s\u0131n\u0131f\u0131n toplumsal ve siyasal basiretsizli\u011finin, yani kronik olarak ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 sermaye birikim krizinin politik bir d\u0131\u015favurumudur. \u0130kincisi, sermaye gruplar\u0131n\u0131n ulusal pazar\u0131 \u201cb\u00f6l\u00fcnmez bir b\u00fct\u00fcnl\u00fck\u201d halinde korumas\u0131 i\u00e7in g\u00f6revlendirdi\u011fi kadrolar\u0131n direksiyonuna ge\u00e7ti\u011fi rejimin Bonapartistle\u015fmesine, yani kapitalist s\u0131n\u0131f\u0131n ihtiya\u00e7lar\u0131 ile rejimin g\u00fcndemleri aras\u0131ndaki a\u00e7\u0131n\u0131n geni\u015fliyor olmas\u0131na i\u015faret eder. B\u00fcy\u00fck T\u00fcrk burjuvazisi AB reformalar\u0131n\u0131n yeniden ba\u015flat\u0131l\u0131p ilerletilmesi ile Erdo\u011fan\u2019\u0131n d\u0131\u015fland\u0131\u011f\u0131 yeni bir anayasan\u0131n yap\u0131m\u0131na ihtiya\u00e7 hissederken, saray rejiminin ajandas\u0131nda ayk\u0131r\u0131 sesleri \u015fiddetle sindirmek ve ba\u015fkanl\u0131k hedefini hayata ge\u00e7irmek vard\u0131r. Bu iki ayr\u0131 y\u00f6nelimin parlamento kurumu arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla silahlar\u0131n patlamayaca\u011f\u0131 g\u00f6n\u00fcll\u00fc bir uzla\u015fmayla sentezlenebilme olana\u011f\u0131 ise a\u00e7\u0131lm\u0131\u015f olan yeni konjonkt\u00fcr i\u00e7erisinde m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fcs\u00fc ise, rejimin mali ve siyasi d\u00fczlemdeki dayatmac\u0131 reflekslerinin devlet ayg\u0131t\u0131 i\u00e7erisindeki gerilimleri g\u00fc\u00e7lendirmesidir.&nbsp; &nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>T\u00fcrkiye parlamentosunun bug\u00fcn \u00e7izdi\u011fi tablo, burjuvaziyle birlikte rejimin de i\u00e7erisinde oldu\u011fu a\u00e7mazlar\u0131n bir foto\u011fraf\u0131 niteli\u011findedir. T\u00fcrk kapitalizmi a\u00e7\u0131s\u0131ndan Erdo\u011fan fakt\u00f6r\u00fcn\u00fcn meclis i\u00e7erisinde bu denli belirleyici olmas\u0131 bir s\u0131k\u0131nt\u0131 iken, Erdo\u011fan\u2019\u0131n meclis i\u00e7erisinde diledi\u011fi oranda belirleyici olamay\u0131p s\u00fcrekli pragmatik ittifaklar\u0131n (MHP gibi) \u00f6r\u00fclmesi zorunlulu\u011fu ile kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya kalmas\u0131, saray rejiminin kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131 bir engel olarak kendisini g\u00f6stermektedir. \u0130ki taraf\u0131n da kaybetmese dahi kazanamad\u0131\u011f\u0131 bu \u00e7eli\u015fkili paradigma ise ola\u011fan ve s\u0131n\u0131rl\u0131 bir parlamenter demokrasinin d\u00e2hi i\u015fleyemez olmas\u0131n\u0131 tetiklemektedir.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>15 Temmuz cuntas\u0131 saray rejimine oranla, istikrar aray\u0131\u015f\u0131ndaki egemen mali s\u0131n\u0131flara ihtiyac\u0131 olanlar\u0131 vaat edemedi. D\u0131\u015f politikadaki ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131k ve muhalifler ile K\u00fcrt halk\u0131na uygulanan \u015fiddetli yapt\u0131r\u0131mlar tekelci T\u00fcrk sermayesinin uluslararas\u0131 ili\u015fkilerini y\u0131prat\u0131p, Bat\u0131\u2019dan yap\u0131lan sermaye ihra\u00e7lar\u0131n\u0131 aksat\u0131rken ve b\u00f6ylece kapitalist birikimi zora sokarken, darbeciler y\u00f6netici elit ile burjuvazi aras\u0131ndaki bu t\u0131kan\u0131kl\u0131\u011f\u0131 \u00e7\u00f6z\u00fcme kavu\u015fturacak bir programa sahip de\u011fildi. Ordu ve b\u00fcrokrasi i\u00e7erisindeki k\u0131r\u0131lgan ve par\u00e7alanmaya m\u00fcsait yetkileri ile mevzilerine g\u00fcvenen darbe giri\u015fimi, uluslararas\u0131 finans kapital i\u00e7in merkezi bir hegemonya kurabilece\u011finin g\u00fcvenini veremeyerek \u00e7\u00f6z\u00fcld\u00fc. Burjuvazinin bu tutumu ilkesel de\u011fil, pragmatikti. T\u00fcrk kapitalistleri kendi burjuva&nbsp; iktidarlar\u0131n\u0131 konsolide edebilecekleri metotlar\u0131n hen\u00fcz askeri darbeyle s\u0131n\u0131rl\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131n bilincinde olarak ve Erdo\u011fan\u2019\u0131n ifade etti\u011fi rejimin, bir i\u015f\u00e7i seferberli\u011fi dalgas\u0131n\u0131n aksine kapitalizmin hayati d\u00f6ng\u00fcs\u00fcn\u00fc tahrif etmedi\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcnerek, tanklar\u0131n ve jetlerin ter\u00f6r estirmesine onay vermedi. E\u011fer Erdo\u011fan, Mursi gibi sokaklar\u0131n kontrol\u00fcn\u00fc kent proleterlerine kaybetmi\u015f olsayd\u0131, T\u00fcrk burjuvazisi kendi El Sisi\u2019lerini ayakta alk\u0131\u015flamak i\u00e7in s\u0131raya girerdi. Ancak 15 Temmuz gecesinin ko\u015fullar\u0131 alt\u0131nda T\u00fcrk burjuvazisi \u201ckraldan \u00e7ok kralc\u0131yd\u0131.\u201d<\/p>\n\n\n\n<p>B\u00fct\u00fcn bunlara ra\u011fmen Erdo\u011fan\u2019\u0131n in\u015fa etmek istedi\u011fi ba\u015fkanl\u0131k rejiminin politik ihtiya\u00e7lar\u0131 ile sermayenin ekonomik zorunluluklar\u0131, bir uyum i\u00e7erisinde de\u011fil. Bu belirsizlik, T\u00fcrk kapitalizmi i\u00e7in s\u00fcrd\u00fcr\u00fclebilir de\u011fildir. Bir taraf di\u011ferini, \u015fantajlar ve tehditler e\u015fli\u011finde kendi program\u0131na zorla ikna etmeli ya da uyumsuzlu\u011fu keskinle\u015ftiren unsurlar\u0131 fiziksel olarak tasfiye etmelidir. Saray\u0131n ba\u015fkanl\u0131k projesi, T\u00fcrk burjuvazisinin uzun seneler \u00f6nce \u00f6ne s\u00fcrm\u00fc\u015f oldu\u011fu bir \u00f6neriydi. Ancak bug\u00fcnk\u00fc g\u00fcndeme geli\u015f tarz\u0131 itibariyle Erdo\u011fan\u2019\u0131n ba\u015fkanl\u0131\u011f\u0131 burjuvazi i\u00e7in tercih edilebilir de\u011fildir. Mevcut \u201cyerli ve milli\u201d siyasi rejimin Bat\u0131\u2019yla olan \u00e7eli\u015fkileri artt\u0131k\u00e7a, mevcut \u201cyerli ve milli\u201d kapitalist ekonominin Bat\u0131\u2019ya olan ihtiyac\u0131 da artmaktad\u0131r. Buna ra\u011fmen sermaye gruplar\u0131 ve egemen bloklar ile saray aras\u0131nda s\u00fcren ba\u015fkanl\u0131k tart\u0131\u015fmalar\u0131 ilksesel de\u011fil, taktiksel farkl\u0131l\u0131klar \u00fczerinden ilerlemektedir.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Bug\u00fcn \u00e7eli\u015fkili bir bi\u00e7imde, T\u00fcrk kapitalizmine d\u00f6n\u00fck y\u0131k\u0131c\u0131 politik atmosferin ba\u015fl\u0131ca mimarlar\u0131, d\u00fczen partilerinin kendileridir. Elbette bu, d\u00fczen partilerinin Gezi ayaklanmas\u0131, Kobane serhildan\u0131, metal grevi s\u00fcreci ve 7 Haziran se\u00e7imlerinin ard\u0131ndan toplumu ve onun daimi hareketini kontrol edememeleriyle, bu devrimci at\u0131l\u0131mlar\u0131n ard\u0131ndan devleti ve \u00fclkeyi y\u00f6netebilme ve y\u00f6nlendirebilme yeteneklerini kaybetmeleriyle yak\u0131ndan ilgilidir. T\u00fcrk kapitalizmi ile s\u00f6zde demokrasisi aras\u0131ndaki tezatl\u0131k, tarihin hi\u00e7bir d\u00f6neminde bu denli keskin bir yar\u0131lmaya i\u015faret etmemi\u015fti. Zira d\u00fczen partileri bu s\u00f6zde demokrasinin yasalar\u0131na ba\u011fl\u0131 kald\u0131k\u00e7a, kapitalizme ve onun devlet ayg\u0131t\u0131na d\u00f6n\u00fck y\u0131k\u0131c\u0131l\u0131kla ba\u015f edemiyorlar. Ancak ayn\u0131 \u015fekilde T\u00fcrk kapitalizminin i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 \u00fczerinde kurdu\u011fu ya\u011fma ve y\u0131k\u0131m ancak d\u00fczen partilerinin yasalar\u0131 \u00e7i\u011fnemesi sonucunda hayatta kalabilir. D\u00fczen partileri bu y\u00fcce ama\u00e7 u\u011fruna anayasan\u0131n \u00e7i\u011fnenmesi ve ard\u0131ndan yeni t\u00fcrde bir mutlakiyet\u00e7ili\u011fe d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fc ifade eden yar\u0131-diktatoryal yeni bir anayasan\u0131n haz\u0131rlanmas\u0131 noktas\u0131nda sonuna kadar gitmeye raz\u0131lar. Aralar\u0131ndaki tart\u0131\u015fma ba\u015fkanl\u0131k rejiminin bir ihtiya\u00e7 olup olmad\u0131\u011f\u0131 de\u011fil, kimin ba\u015fkan olaca\u011f\u0131d\u0131r. Yoksa hepsi, bir koro gibi ulusun yeni \u201ckurucu babas\u0131n\u0131\u201d beklerken i\u015fverenlerinin arzular\u0131n\u0131 hayk\u0131rmaktad\u0131r: Regis voluntas suprema lex (Kral\u0131n iradesi en y\u00fcce yasad\u0131r)!<\/p>\n\n\n\n<p><strong>3.) Saray rejimi ve darbeler, T\u00fcrk kapitalizminin do\u011fas\u0131na i\u00e7kindir; bunun nedeni 1908\u2019in yar\u0131m kalan sonu\u00e7lar\u0131d\u0131r.<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>1908 devriminin ve Gezi ayaklanmas\u0131n\u0131n kesintiye u\u011fram\u0131\u015f olmas\u0131, bug\u00fcnk\u00fc OHAL\u2019in s\u00fcreklile\u015fmesinin yolunu a\u00e7\u0131yor, dahas\u0131 bunu zorunlu k\u0131l\u0131yor. 1908 devriminin burjuva \u00f6znelerce kesintiye u\u011frat\u0131lmas\u0131 etkilerini bir as\u0131r sonra, Gezi ayaklanmas\u0131n\u0131n s\u00f6n\u00fcmlendirilmesi ise etkilerini yaln\u0131zca birka\u00e7 sene sonra T\u00fcrk Bonapartizminin y\u00f6netmek u\u011fruna ola\u011fan\u00fcst\u00fc yetkilere ve h\u00e2le duydu\u011fu ihtiyac\u0131n kesintisizle\u015fmesinde hissettiriyor. Neden mi? \u00c7\u00fcnk\u00fc T\u00fcrk kapitalizminin do\u011fumundan bug\u00fcne y\u00fczle\u015fti\u011fi yap\u0131sal kriz dinamikleri bir hayli derinle\u015fmi\u015f durumda. Emperyalizme ba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131k (d\u0131\u015f bor\u00e7 ve sermaye ihrac\u0131na ihtiya\u00e7), burjuva kapamda dahi olsa bir demokrasinin bina edilememesi (TBMM\u2019nin darbeciler taraf\u0131ndan bombalanmas\u0131 ve meclisi feshi anlam\u0131n\u0131 gelen ba\u015fkanl\u0131k), ulusal sorun \u00fczerine ba\u015flat\u0131lan s\u00f6zde \u201c\u00e7\u00f6z\u00fcm\u201d s\u00fcre\u00e7lerinin iflas\u0131 (Do\u011fu illerinin yeniden i\u015fgali ve s\u00f6m\u00fcrgele\u015ftirilmesi) ve toprak ve tar\u0131m reformunun ba\u015flat\u0131lamamas\u0131 (tohumlar\u0131n dahi ithal edilmesi ve tar\u0131msal \u00fcretimin emperyalist pazara ba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131\u011f\u0131n sonucu olarak yok olmas\u0131): Kemalist kadrolar eliyle az\u0131nl\u0131klar\u0131n m\u00fclks\u00fczle\u015ftirilmesi arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla yarat\u0131lan T\u00fcrk burjuvazisi, kendi ulusal pazar\u0131n\u0131n istikrar\u0131n\u0131 ve gelece\u011fini dahi tehdit etse de, bu misyonlar\u0131n hi\u00e7birini nihai sonu\u00e7lar\u0131na ula\u015ft\u0131ramam\u0131\u015ft\u0131r. Saray rejimi bu ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131\u011f\u0131n do\u011frudan bir sonucudur. Ancak buradaki toplumsal ili\u015fkilerin \u00e7eli\u015fkili temeli bir ba\u015fka dinamikte yatmaktad\u0131r. Kapitalist ekonomi yasalar\u0131yla i\u015fleyen ulusal pazar\u0131n istikrar\u0131n\u0131 ve hatta varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 tehdit eden demokratik g\u00f6revlerin \u00e7\u00f6z\u00fcms\u00fczl\u00fc\u011f\u00fc, T\u00fcrk sermaye gruplar\u0131 i\u00e7in kronikle\u015fmi\u015f bir sorun iken bu g\u00f6revlerin kendi sosyo-ekonomik mant\u0131ksal sonu\u00e7lar\u0131na ula\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 kapitalist m\u00fclkiyet ili\u015fkilerinde gedikler a\u00e7\u0131lmas\u0131n\u0131 zorunlu k\u0131ld\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in, ulusal pazar\u0131n kapitalist karakterinin ilgas\u0131 anlam\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131yacakt\u0131r. Rejim de, T\u00fcrk kapitalizmi de bu \u00e7eli\u015fkiyi \u00e7\u00f6z\u00fcme ula\u015ft\u0131racak toplumsal yetenekten ve siyasal basiretten yoksundur.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Demokratik sorunlar\u0131 \u00e7\u00f6zemeyen bir burjuva rejimi, bu sorunlar\u0131n kar\u015f\u0131s\u0131nda \u00e7\u00f6z\u00fclmeye mahkumdur. Osmanl\u0131 despotizminin hayaleti, yar\u0131m kalan 1908 devriminin mant\u0131ksal sonu\u00e7lar\u0131na ula\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 gereken siyasal g\u00f6revleri \u00fczerinden s\u0131r\u0131tmaktad\u0131r. Tam olarak bu ba\u011flamda saray rejiminin elde etti\u011fi her \u201czafer\u201d, kazand\u0131\u011f\u0131 her \u201cmevzi\u201d, ileriye do\u011fru att\u0131\u011f\u0131 her \u201cad\u0131m\u201d, asl\u0131nda kendisini ala\u015fa\u011f\u0131 edecek toplumsal ve s\u0131n\u0131fsal dinamikleri mayalamaktad\u0131r.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Erdo\u011fan\u2019\u0131n G\u00fclen cemaatini devletten ve kamudan tasfiye dalgas\u0131 ise yeni kriz dinamiklerini do\u011furdu. Cemaat ismiyle an\u0131lan yap\u0131lanma, ulusal T\u00fcrk burjuva devlet ayg\u0131t\u0131na d\u0131\u015fsal bir \u00f6rg\u00fctlenme de\u011fildi. Aksine bu yap\u0131lanma, devlet ayg\u0131t\u0131n\u0131n yar\u0131-s\u00f6m\u00fcrge karakterinden ileri gelen bir tak\u0131m zaaflar\u0131n\u0131 ve zay\u0131fl\u0131klar\u0131n\u0131 para-militer, hukuksal, siyasal ve finansal alanlarda kapama gereksiniminin, bizzat ABD emperyalizminin istihbarat servisleri eliyle olu\u015fturulmu\u015f bir \u00fcr\u00fcn\u00fcyd\u00fc. Bug\u00fcn bu yap\u0131lanman\u0131n tasfiyesiyle devlet ayg\u0131t\u0131n\u0131n s\u00f6z konusu zaaflar\u0131 ve zay\u0131fl\u0131klar\u0131 derinle\u015fme, daha derin bir buhrana evrilme e\u011filimindedir. Cemaatin oynad\u0131\u011f\u0131 kar\u015f\u0131devrimci rol\u00fcn yaratt\u0131\u011f\u0131 bo\u015fluk e\u011fer alternatif bir odak taraf\u0131ndan doldurulamaz ise T\u00fcrk devlet ayg\u0131t\u0131n\u0131n y\u0131pranm\u0131\u015fl\u0131\u011f\u0131 ile par\u00e7alanm\u0131\u015fl\u0131\u011f\u0131n\u0131n kronik karakterine katk\u0131da bulunacakt\u0131r, e\u011fer bu bo\u015fluk yeni kapitalist tarikat\/\u015firket birle\u015fimleri taraf\u0131ndan doldurulursa yeni silahl\u0131 egemenlik m\u00fccadelelerine alan a\u00e7acakt\u0131r.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>T\u00fcrk kapitalizmi OHAL\u2019in ger\u00e7ekle\u015ftirmi\u015f oldu\u011fu ve \u00f6ng\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc siyasal operasyonlar\u0131 kendi ekonomi sald\u0131r\u0131 paketlerini somula\u015ft\u0131rma y\u00f6n\u00fcnde bir s\u0131\u00e7rama tahtas\u0131 olarak kullanmak istiyor. Kamu i\u015f\u00e7ilerinin mahkemeye gitmesinin yasaklanmas\u0131, i\u015ften \u00e7\u0131karmalar i\u00e7in e\u015fsiz bir ortam\u0131n ve mazeretin yarat\u0131lm\u0131\u015f olmas\u0131, mesai saatlerinin OHAL mazeret edilerek uzat\u0131labilecek olmas\u0131 ve ihra\u00e7 edilen on binlerin yerlerini kiral\u0131k i\u015f\u00e7i b\u00fcrolar\u0131n\u0131n kapsam\u0131na giren ta\u015feronlarla doldurma f\u0131rsat\u0131, sermayenin i\u015ftah\u0131n\u0131 kabart\u0131yor. \u00d6te yandan OHAL ilan\u0131n\u0131n sermaye i\u00e7in avantajl\u0131 olmayan son derece \u00f6nemli ba\u015fka bir y\u00f6n\u00fc daha mevcut. Erdo\u011fan OHAL ilan ederek kendi iktidar\u0131n\u0131n k\u0131r\u0131lganl\u0131\u011f\u0131n\u0131, bir b\u00fct\u00fcn olarak s\u0131n\u0131fsal burjuva iktidar\u0131n\u0131n k\u0131r\u0131lganl\u0131\u011f\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrd\u00fc. Bu sebeple T\u00dcS\u0130AD ve benzeri sermaye \u00e7evreleri OHAL\u2019in uzat\u0131lmamas\u0131n\u0131 talep etti.<\/p>\n\n\n\n<p>Bu durum \u015f\u00f6yle \u00f6zetlenebilir: T\u00fcrk burjuvazisinin kendi sermaye d\u00f6ng\u00fcs\u00fcn\u00fcn aksamamas\u0131 i\u00e7in gereksinim duydu\u011fu sald\u0131r\u0131 paketleri ancak ola\u011fan\u00fcst\u00fc siyasal yetkilerle hayata ge\u00e7irilebilecek iken, bu burjuvazinin belirli bir siyasal temsilciler grubuna bu ola\u011fan\u00fcst\u00fc yetkilerin verilmesi, siyasi temsilcilerin \u00f6nderli\u011findeki rejimin y\u00f6netim krizini, burjuva iktidar\u0131n ve devlet aparat\u0131n\u0131n krizine do\u011fru genelle\u015ftirmektedir. B\u00f6ylece ulusal T\u00fcrk kapitalizmine i\u00e7kin olmak durumunda olan OHAL, onun mezar\u0131n\u0131 da kazmaktad\u0131r.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Bir y\u00f6netim bi\u00e7imi olarak cuntalar\u0131n ve OHAL\u2019in T\u00fcrk demokrasisizli\u011fine (yani demokrasisine!) i\u00e7kin olmas\u0131 durumu, onun temellerinin toplumun geni\u015f kesimlerinin de\u011fil, b\u00fcrokrasinin ve y\u00f6netici erkin dar \u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131n \u00fczerine kurulmu\u015f olmas\u0131nda yatmaktad\u0131r. Bununla beraber \u201cT\u00fcrk tipi kapitalizm\u201d, kendi \u00fcretim tarz\u0131n\u0131n s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 ihl\u00e2l etmeyen dar kapsaml\u0131 bir burjuva demokrasisini, toplumun geni\u015f kesimlerini; yani ezici \u00e7o\u011funlu\u011fu olu\u015fturan s\u00f6m\u00fcr\u00fclenleri odak ve \u00f6zne olarak belirleyerek ve ona dayanarak kuramaz. Zira bu yap\u0131l\u0131rsa, onun ad\u0131 zaten burjuva demokrasisi olmaz. Proletaryan\u0131n s\u0131n\u0131f iktidar\u0131n\u0131n organlar\u0131n\u0131n tesis edilmesi, hi\u00e7 \u015f\u00fcphe yok ki, saray rejimlerinin i\u00e7kin oldu\u011fu demokrasisizlikten yola \u00e7\u0131k\u0131larak de\u011fil, ancak onun tavizsiz tasfiyesi ve y\u0131k\u0131m\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftirilerek m\u00fcmk\u00fcn olabilecektir.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>4.) Ba\u015fkanl\u0131k anayasas\u0131n\u0131n fiili bir mutabakat sa\u011flamas\u0131n\u0131n ko\u015fulu T\u00fcrk kapitalizminin kriz ortam\u0131na ra\u011fmen b\u00fcy\u00fcmesi ve derinle\u015fmesidir; ancak bu nesnel olarak olanaks\u0131zd\u0131r.&nbsp;<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>T\u00fcrk devleti, Rousseau\u2019nun kulland\u0131\u011f\u0131 anlamda olmasa dahi, bir s\u00f6zle\u015fmenin \u00fcr\u00fcn\u00fc olarak kurulmu\u015ftu. Bu \u00f6ncelikle palazlanmakta olan yeni ulusal burjuvazinin kendi aras\u0131nda, daha sonra bu burjuvazi ile devlet ve ordu ayg\u0131t\u0131 aras\u0131nda yap\u0131lm\u0131\u015f olan bir s\u00f6zle\u015fmeydi. Hi\u00e7 \u015f\u00fcphesiz emperyalizm de bu s\u00f6zle\u015fmenin bir taraf\u0131 ve imzac\u0131s\u0131yd\u0131. Ancak kendi s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n asgari burjuva demokratik g\u00f6revlerini dahi yerine getiremeyen T\u00fcrk egemen s\u0131n\u0131flar\u0131n\u0131n ihtiya\u00e7lar\u0131, kendi ulusal kapitalist pazar\u0131n\u0131n kronikle\u015fen sermaye birikim kriziyle beraber bu s\u00f6zle\u015fmenin ihl\u00e2l edilmesini, taraflar\u0131n kendileri taraf\u0131ndan onun rafa kald\u0131r\u0131lmas\u0131n\u0131 getirdi. Asl\u0131nda ya\u015fanmakta olan politik kriz, eski rejimin parampar\u00e7a edilmesinin ancak yenisinin hen\u00fcz kurulamam\u0131\u015f olmas\u0131n\u0131n bir tezah\u00fcr\u00fc g\u00f6r\u00fcn\u00fcm\u00fcn\u00fc \u00e7iziyor olsa da, daha derinlerde eski s\u00f6zle\u015fmenin bozulmas\u0131yla yenisinin hen\u00fcz olu\u015fturalamam\u0131\u015f olmas\u0131n\u0131n \u00fcr\u00fcn\u00fcd\u00fcr. Saray, T\u00fcrk kapitalizminin sa\u011flad\u0131\u011f\u0131 art\u0131 de\u011ferin, devlet ayg\u0131t\u0131n\u0131n ve silahlar\u0131n payla\u015f\u0131m\u0131n\u0131, emek\u00e7i s\u0131n\u0131flar da dahil b\u00fct\u00fcn taraflar\u0131 ikna eden yeni bir s\u00f6zle\u015fme alt\u0131nda hen\u00fcz organize edememi\u015ftir. Ancak T\u00fcrk kapitalizminin yar\u0131-s\u00f6m\u00fcrge karakteri, b\u00fct\u00fcn taraflar\u0131n r\u00fc\u015fvet kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131nda memnun kalaca\u011f\u0131 bir sermaye birikim bollu\u011funa engel olmaktad\u0131r. Rejim i\u00e7erisinde devlet ayg\u0131t\u0131 ve silahlar \u00fczerindeki egemenlik m\u00fccadelesi s\u00fcrerken, pastan\u0131n payla\u015f\u0131m\u0131 noktas\u0131nda bir mutabakata var\u0131lamam\u0131\u015ft\u0131r. Saray rejimi politik bask\u0131 ara\u00e7lar\u0131 \u00fczerindeki g\u00f6receli hegemonyas\u0131n\u0131 Rusya ve \u00c7in gibi Do\u011fulu despot rejimlere yaslanarak kuvvetlendirmek isterken, T\u00fcrk sermayesinin tekele\u015fmi\u015f kesimleri Bat\u0131\u2019n\u0131n emperyalist merkezlerinden akan finans kapital ihrac\u0131n\u0131n kesintiye u\u011framamas\u0131 i\u00e7in \u00e7al\u0131\u015fmaktad\u0131r. Bu tezatl\u0131k, s\u0131n\u0131rl\u0131 yerel ve b\u00f6lgesel patronlar\u0131n, k\u00fc\u00e7\u00fck \u00f6l\u00e7ekli ticaret erbab\u0131n\u0131n ve pazar t\u00fcccarlar\u0131n\u0131n ulusal art\u0131 de\u011ferden daha y\u00fcksek seviyelerde bir orana el koymay\u0131 talep etmesiyle derinle\u015fmektedir. T\u00fcrk kapitalizminin s\u00fcreklile\u015fen geni\u015fleme ve derinle\u015fme ihtiyac\u0131n\u0131n, bir\u00e7ok etkenin bir sonucu olarak ger\u00e7ekle\u015fememi\u015f olmas\u0131, taraflar aras\u0131ndaki eski s\u00f6zle\u015fmenin fiilen sonunu getirdi. Gelinen noktada \u00fclke g\u00fcndemini i\u015fgal etmi\u015f bulunan yeni anayasa tart\u0131\u015fmalar\u0131, T\u00fcrk kapitalizminin taraflar\u0131 aras\u0131nda hen\u00fcz ilan edilmemi\u015f olan yeni s\u00f6zle\u015fmenin hukuki boyutunu olu\u015fturuyor. Ancak a\u00e7\u0131k olan bir ger\u00e7ek var ki, yeni s\u00f6zle\u015fme \u00fczerinde var\u0131lacak olan mutabakat, sermaye birikim krizinin mant\u0131\u011f\u0131ndan dolay\u0131 ancak zorak\u00ee bir anla\u015fma olabilir ve bunun tek yolu da kan d\u00f6k\u00fclmesidir. Burjuvazinin kendi i\u00e7erisinde, daha sonra da kendi siyasal temsilcileri\/partileri ve devlet ayg\u0131t\u0131 ile ordu aras\u0131nda yap\u0131lacak olan yeni s\u00f6zle\u015fmenin imzalar\u0131 parlamentoda de\u011fil, karakollarda ve k\u0131\u015flalarda at\u0131lacak.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Ulusal pazar\u0131n, devlet ayg\u0131t\u0131n\u0131n ve silahlar\u0131n yetki da\u011f\u0131t\u0131m\u0131 ve b\u00f6l\u00fc\u015f\u00fcm\u00fc \u00fczerinde var\u0131lacak olan mutabakat\u0131n silahlar\u0131n patlamas\u0131n\u0131 \u015fart ko\u015fmas\u0131, Osmanl\u0131\u2019dan Cumhuriyet\u2019e dek varan iktisadi bir s\u00fcreklili\u011fin sonucu. Bu s\u00fcreklili\u011fin kapitalist karakterinin etkileri T\u00fcrkiye emek\u00e7i s\u0131n\u0131flar\u0131n\u0131n hayatta kalma \u015fartlar\u0131n\u0131n kesintisiz bir bi\u00e7imde budanmas\u0131n\u0131 beraberinde getirdi. Bu budanman\u0131n politik getirisi ise kal\u0131c\u0131la\u015fan bir bask\u0131 ve \u015fiddet rejimi oldu. Ancak Osmanl\u0131\u2019dan Cumhuriyet\u2019e dek uzanan yar\u0131-s\u00f6m\u00fcrge karakterli kapitalist bir ekonomik mant\u0131k, her ne kadar Bonapartist aparatlar\u0131n varl\u0131\u011f\u0131 ile eylemlerini siyasal ve askeri bir zorunluluk olarak var ettiyse de, bu ekonomik rejim i\u00e7erisinde a\u015f\u0131lmas\u0131 olanaks\u0131z olan \u00e7eli\u015fkileri de do\u011furdu. Eski devlet ayg\u0131t\u0131n\u0131 parampar\u00e7a edip yerine hen\u00fcz yenisini bina edememi\u015f olan Erdo\u011fan\u2019\u0131n siyasal hedefleri de, elbette bu \u00e7eli\u015fkilerden muaf de\u011fil. Saray rejiminin \u00e7eli\u015fkileri, saray rejiminden daha g\u00fc\u00e7l\u00fc.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>\u0130zmir \u0130ktisat Kongresi\u2019nden 24 Ocak Kararlar\u0131\u2019na dek uzanan ya\u011fmac\u0131 mant\u0131k, T\u00fcrk kapitalizminin kronik yap\u0131sal s\u0131k\u0131\u015fm\u0131\u015fl\u0131\u011f\u0131na i\u015fverenler cephesinden \u00fcretilen \u00e7\u00f6z\u00fcm \u00f6nerilerine bir son kullanma tarihi belirledi. Saray rejimi ile yeni ve \u00fcst bir Bonapartizm \u00f6nerisi olan ba\u015fkanl\u0131k projesi, bu son kullanma tarihi yakla\u015ft\u0131k\u00e7a ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 siyasal felce \u201cdemokratik\u201d bir re\u00e7ete bulamam\u0131\u015f olan T\u00fcrk burjuvazisinin toplumsal ve politik sefaletinin bask\u0131c\u0131 bir tezah\u00fcr\u00fcd\u00fcr. T\u00fcrk kapitalizminin \u201cgeli\u015fmi\u015flik\u201d d\u00fczeyi ile saray rejiminin sosyo-politik g\u00fcc\u00fc aras\u0131ndaki ili\u015fkinin ters orant\u0131l\u0131 niteli\u011fi, bu tarihsel yasa arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla hayat bulmaktad\u0131r. T\u00fcrk kapitalizmi zenginle\u015femedi\u011fi, yani birikim krizine \u00e7are olarak s\u00f6m\u00fcr\u00fc ili\u015fkilerini ve hatta yay\u0131lmac\u0131 i\u015fgal ve sava\u015f stratejilerini ba\u015far\u0131yla hayata ge\u00e7iremedi\u011fi her a\u015famada, saray bu ger\u00e7ekli\u011fi egemen bloklar ve alt s\u0131n\u0131flar i\u00e7erisinde r\u0131za toplamaya \u00e7al\u0131\u015fmak ve ard\u0131ndan siyasal bask\u0131 aparatlar\u0131n\u0131 konsolide etmek i\u00e7in kullacak. Bunun yan\u0131 s\u0131ra \u00e7eli\u015fkili bir bi\u00e7imde, her ne kadar saray bu tarihi ve yap\u0131sal birikim sorununu kendi politik egemenli\u011finin kayna\u011f\u0131 olarak kullan\u0131yor ve kullan\u0131cak olsa da, bu krizin kendisi onun kendi toplumsal hegemonyas\u0131n\u0131n dokusunda da gedikler a\u00e7acak. Dahas\u0131 saray rejiminin kendi varl\u0131\u011f\u0131, bu krizi derinle\u015ftiren bir h\u00e2l alacak. Kendi kapitalizminin sermaye birikim krizini, kendi varl\u0131k \u015fartlar\u0131n\u0131 ve \u201csarayla\u015fma\u201d ko\u015fullar\u0131n\u0131 yaratan etken olarak bulan rejimin, bizzat ayn\u0131 etken taraf\u0131ndan, yani T\u00fcrk kapitalizminin azgeli\u015fmi\u015fli\u011fi sebebiyle nihai siyasal hedeflerine ula\u015famayacak olu\u015fu, bu rejimin bir paradoks te\u015fkil eden hayatta kalma \u015fartlar\u0131na \u0131\u015f\u0131k tutmaktad\u0131r.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>T\u00fcrk kapitalizminin azgeli\u015fmi\u015fli\u011fi, kendi burjuvazisini en asgari burjuva demokratik sorumluluklar kar\u015f\u0131s\u0131nda toplumsal bir felce maruz b\u0131rak\u0131rken, bu felcin re\u00e7etesi olarak ortaya \u00e7\u0131kan T\u00fcrk Bonapartizminin saraylar\u0131 Topkap\u0131\u2019dan Be\u015ftepe\u2019ye ta\u015f\u0131nsalar da, varl\u0131klar\u0131n\u0131 muhafaza edip s\u00fcrd\u00fcr\u00fcyorlar. \u0130mparatorluk\u2019tan Cumhuriyet\u2019e dek varan iktisadi s\u00fcreklili\u011fin en keskin g\u00f6stergesi, Topkap\u0131\u2019dan Be\u015ftepe\u2019ye dek varan saraylar\u0131n s\u00fcreklili\u011fidir.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Osmanl\u0131\u2019n\u0131n son y\u00fczy\u0131l\u0131ndaki \u0131slahat \u00e7abalar\u0131ndan \u0130ttihat ve Terakki\u2019ye, 1950\u2019lerdeki Demokrat Parti\u2019den 1980\u2019lerdeki \u00d6zal\u2019a, 90\u2019lardaki Demirel\u2019den 2000\u2019lerin AKP\u2019sine dek, egemen s\u0131n\u0131flar\u0131n farkl\u0131 siyasal kesimlerinin istisnas\u0131z hepsinin, kendi kapitalizmlerinin azgeli\u015fmi\u015fli\u011fi kar\u015f\u0131s\u0131nda demokratik g\u00f6revlere g\u00f6sterdikleri d\u00fc\u015fmanl\u0131k ve sald\u0131rganl\u0131k, ancak despotizm arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla s\u00f6m\u00fcrebildiklerini, yani \u201czincirin zay\u0131f halkas\u0131 olduklar\u0131n\u0131\u201d, g\u00fc\u00e7s\u00fczl\u00fcklerini ortaya koymaktad\u0131r. B\u00fct\u00fcn bu burjuva kadrolar\u0131n, kendi gerici kapitalist kapsam\u0131n\u0131 a\u015fmayan bir demokrasi dahi in\u015fa edememelerinin tarihi, ayn\u0131 zamanda T\u00fcrk kapitalizminin, ayn\u0131 zamanda T\u00fcrkiye\u2019deki s\u00fcrekli devrim stratejisinin dinamiklerinin tarihidir. T\u00fcrkiye\u2019de demokrasi s\u0131nav\u0131nda kirlenmemi\u015f sermaye grubu yoktur.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>T\u00fcrk kapitalizmi gereksinim duydu\u011fu yeni bir \u201cyasa ve d\u00fczen koyucusu ile koruyucusunu\u201d do\u011furabilecek bir kapasiteye sahip midir? Abd\u00fclhamit rejiminin enkazlar\u0131 aras\u0131ndan yeniden bina edilen bu kapitalizm, ulusun Mustafa Kemal\u2019in ard\u0131nda yeni bir Bonapartist d\u00fczenin i\u00e7erisinde s\u0131raya girmesini, ancak ve ancak b\u00fcy\u00fck bir sava\u015f\u0131n ve i\u015fgalin yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 y\u0131k\u0131mlar\u0131 kullan\u0131\u015fl\u0131 birer ara\u00e7 haline getirerek m\u00fcmk\u00fcn k\u0131lm\u0131\u015ft\u0131. Topkap\u0131\u2019dan kovulan Abd\u00fclhamit\u2019in koltu\u011funa \u0130ttihat ve Terakki\u2019nin iktidar heyeti taraf\u0131ndan el konulunca, bu heyetin kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya kald\u0131\u011f\u0131 sosyoekonomik manzara, &#8211; zaten ba\u015flam\u0131\u015f bulunan &#8211; ekonomik bir da\u011f\u0131lma ile y\u0131k\u0131m\u0131n durdurulup engellenmesinin kendi dar burjuva programlar\u0131 \u00e7er\u00e7evesinde tek olas\u0131 yolunun, yabanc\u0131 pazarlara d\u00f6n\u00fck askeri bir y\u0131k\u0131m politikas\u0131 oldu\u011funu g\u00f6steriyordu. Birinci emperyalist payla\u015f\u0131m sava\u015f\u0131na bir taraf olarak kat\u0131l\u0131m g\u00f6sterme iradesi, krizin a\u015f\u0131lmas\u0131 i\u00e7in sava\u015fa girilmesini \u00f6ng\u00f6ren bir program\u0131n toplumsal ve politik r\u0131za biriktirme gayretiydi. Bunun bedeli, asl\u0131nda hi\u00e7bir zaman \u201corganik\u201d bir b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011fe sahip olamam\u0131\u015f olan Osmanl\u0131 pazar\u0131n\u0131n geri d\u00f6n\u00fc\u015fs\u00fcz bir \u015fekilde par\u00e7alanmas\u0131n\u0131n derinle\u015fmesi ve Misak-\u0131 Milli s\u0131n\u0131rlar\u0131na \u00e7ekilmesi olmu\u015ftu. Ve bug\u00fcn yeniden T\u00dcS\u0130AD ya da di\u011fer ulusal egemen s\u0131n\u0131f gruplar\u0131 pazarlar\u0131n\u0131 geni\u015fletme f\u0131rsat\u0131yla de\u011fil, kaybetme veya sava\u015f politikalar\u0131 sebebiyle bu pazarlar\u0131n felce u\u011framalar\u0131 riskiyle kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131yad\u0131r. Zira T\u00fcrkiye Ortado\u011fu\u2019daki kapitalist payla\u015f\u0131m mutabakat\u0131ndan hem ABD hem de Rusya taraf\u0131ndan d\u0131\u015flanm\u0131\u015f durumdad\u0131r ve K\u0131br\u0131s m\u00fczakereleri s\u0131ras\u0131nda saray\u0131n, s\u00f6z etmeye de\u011fer hi\u00e7bir a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131 hissedilememi\u015ftir. Saray rejiminin, kendi eliyle yaratt\u0131\u011f\u0131 ko\u015fullar\u0131n yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 sorunlar\u0131n hepsini, sorumlusu kendi dahi olsa, \u201cd\u0131\u015f mihraklar\u0131n\u201d sorumlulu\u011funa y\u0131karak mazlum rol\u00fc oynamaya \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131n\u0131n bir sebebi de budur.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>5.) \u0130\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n demokratik \u00f6zlemleri ile sosyo-ekonomik m\u00fccadelesi i\u00e7 i\u00e7e ge\u00e7mi\u015ftir. Saray rejiminin devrilmesinin \u015fartlar\u0131 ile T\u00fcrkiye devriminin demokratik g\u00f6revleri birbirlerine indirgenmi\u015ftir.<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Saray rejiminin ba\u015fkanl\u0131k hedefi, salt bir siyasal bask\u0131 ve g\u00fc\u00e7 arzusu olarak okunamaz, okunmamal\u0131. Saray rejiminin politik program\u0131nda ba\u015fkanl\u0131k sisteminin tesis edilmesinin ajandan\u0131n en \u00fcst\u00fcnde yer ald\u0131\u011f\u0131n\u0131n ifade edilmesi, bu sisteme duyulan ihtiyac\u0131 yaratan toplumsal ve ekonomik bir ko\u015fullar b\u00fct\u00fcn\u00fcn\u00fcn var oldu\u011funa tekab\u00fcl ediyor. Bu ko\u015fullar\u0131n anlamland\u0131r\u0131lmas\u0131, bug\u00fcn\u00fcn ve yar\u0131n\u0131n \u201cba\u015fkanl\u0131k\u201d denemeleri ile krizlerinin k\u00f6kten bir devrimci \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fcn\u00fcn bina edilmesinde ya\u015famsal bir \u00f6nem ta\u015f\u0131yor. Bu ko\u015fullar\u0131n en \u00f6nemli aya\u011f\u0131n\u0131 T\u00fcrk kapitalizminin geri kalm\u0131\u015fl\u0131\u011f\u0131, geli\u015fmemi\u015fli\u011fi ve s\u0131n\u0131rl\u0131 da olsa s\u00fcrekli bir burjuva demokrasisini finanse etmesini m\u00fcmk\u00fcn k\u0131lamayan yetersiz sermaye birikimi olu\u015fturuyor. Yap\u0131sal bir niteli\u011fe sahip olan sermaye birikim krizi, T\u00fcrk egemen bloklar\u0131n\u0131n en asgari burjuva demokratik sorumluluklar kar\u015f\u0131s\u0131nda yalpalamas\u0131na ve topallamas\u0131na sebebiyet verdik\u00e7e, demokratik g\u00f6revlerin yerine getirilmesi misyonu devrimci s\u0131n\u0131flar\u0131n g\u00fcndemine giriyor. Rejim ise bu \u00e7eli\u015fkinin \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fcn\u00fc parlamento yerine saray in\u015fa etmekte g\u00f6r\u00fcyor. Zira emek\u00e7i kitlelerin demokratik \u00f6zlemleri kendilerinin ekonomik kurtulu\u015f ko\u015fullar\u0131 ile i\u00e7 i\u00e7e ge\u00e7tik\u00e7e siyasal iflas\u0131n\u0131 derinle\u015ftiren parlamento, kendisinin \u00fczerinde y\u00fckseldi\u011fi yasalar\u0131 hi\u00e7e sayan bir saray\u0131n egemenli\u011fine artan derecelerde teslim oluyor.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Liberalizmin teorik sefaleti T\u00fcrkiye\u2019nin G20 \u00fcyesi olmas\u0131 ve d\u00fcnyan\u0131n en b\u00fcy\u00fck 20 ekonomisi i\u00e7erisinde yer almas\u0131n\u0131, T\u00fcrkiye\u2019de darbeler s\u00fcrecinin kapanmas\u0131 ve bir \u201cAvrupa demokrasisi\u201d olunmas\u0131 y\u00f6n\u00fcndeki sahte s\u00fcre\u00e7le paralel ilerleyen bir dinamik olarak ele ald\u0131. Halbuki uluslararas\u0131 ekonomik altyap\u0131n\u0131n karakteri, yery\u00fcz\u00fc \u00fczerinde bir \u201cAvrupa demokrasisini\u201d daha i\u00e7erisinde muhafaza etmek y\u00f6n\u00fcnde \u201cisteksizdi\u201d. Dahas\u0131 emperyalist ekonomik yap\u0131, T\u00fcrk kapitalizminde ekonomik liberalle\u015fme ile demokratik krizlerin \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fc aras\u0131ndaki ili\u015fkiye e\u015fitsiz ve bile\u015fik bir nitelik kazand\u0131rm\u0131\u015ft\u0131. Patronlara ekonomik \u00f6zg\u00fcrl\u00fck alanlar\u0131 a\u00e7\u0131ld\u0131k\u00e7a i\u015f\u00e7iler \u00fczerinde kurulan s\u00f6m\u00fcr\u00fc ili\u015fkileri yo\u011funla\u015f\u0131yor, dolay\u0131s\u0131yla da budanan hayatta kalma \u015fartlar\u0131na itiraz etmemesi istenen proletarya siyasal olarak bask\u0131 alt\u0131na al\u0131n\u0131yordu. Sermayenin kapitalist birikimi ile temerk\u00fcz\u00fc, demokratik mevziler ile daima ters orant\u0131l\u0131yd\u0131. Sermaye yeniden ve yeniden \u00fcretildik\u00e7e, burjuva demokratik kazan\u0131mlar yeniden ve yeniden mevzi kaybetti. Onlar mevzi kaybetti\u011fi oranda, liberalle\u015fme dalgas\u0131 alt\u0131nda s\u00f6m\u00fcr\u00fclen i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n g\u00fcndemine konu oldular. \u00d6yle ki proletaryan\u0131n demokratik \u00f6zlemleri ile sosyo-ekonomik kurtulu\u015f \u015fartlar\u0131n\u0131n olu\u015fturdu\u011fu birle\u015fik k\u00fcmenin \u00fczerindeki b\u00fct\u00fcn makyaj, saray g\u00fc\u00e7lendik\u00e7e akt\u0131.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>T\u00fcrkiye devriminin s\u00fcreklile\u015fmi\u015f karakteri, saray rejiminin kronikle\u015fmi\u015f politik ve ekonomik problemleri birbirleriyle y\u00fcksek oranlarda kayna\u015ft\u0131rmas\u0131n\u0131n da bir sonucu. Erdo\u011fan\u2019\u0131n saray rejimi, daha \u00f6nce hi\u00e7bir T\u00fcrk burjuva rejiminin yapamad\u0131\u011f\u0131 derecede ekmek ve demokrasi taleplerini i\u00e7 i\u00e7e ge\u00e7irdi. Saray, bu taleplerin ger\u00e7ekle\u015fme \u015fartlar\u0131n\u0131, kendisinin iktidardan d\u00fc\u015f\u00fcr\u00fclme \u015fartlar\u0131yla kayna\u015ft\u0131rd\u0131. T\u00fcrkiye devriminin bu \u00f6zg\u00fcl niteli\u011fi, kendisine a\u015famac\u0131 bir mant\u0131k e\u015fli\u011finde m\u00fcdahale edilmesini de imkans\u0131z k\u0131ld\u0131.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Saray rejiminin T\u00fcrk kapitalizminde ve toplumunda derinle\u015ftirdi\u011fi \u00e7eli\u015fkilerin demokratik g\u00f6revlerin \u00f6n plana \u00e7\u0131kaca\u011f\u0131 seferberliklerin ko\u015fullar\u0131n\u0131 olu\u015fturmada ve g\u00fc\u00e7lendirmede kataliz\u00f6r g\u00f6revi g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc, bu demokratik g\u00f6revlerin ise ancak ekonomide anti-kapitalist \u00f6nlemler al\u0131narak kendisini ger\u00e7ekle\u015ftirebilece\u011fini unutmayal\u0131m. Demokrasi i\u00e7in ihtiya\u00e7 duydu\u011fu ekme\u011fin hammaddelerini dahi ithal etmek durumunda olan T\u00fcrkiye\u2019nin, d\u0131\u015f ticaretinde tekel uygulamadan ve emperyalist pazara g\u00f6bekten ba\u011fl\u0131 ulusal burjuva sekt\u00f6rlerini \u00fcretim ve y\u00f6netim s\u00fcrecinden s\u00fcrg\u00fcn etmeden, herhangi bir kal\u0131c\u0131 demokratik s\u00fcrece girebilece\u011fini \u00f6ng\u00f6rmek, vahim bir yan\u0131lg\u0131d\u0131r.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>15 Temmuz gecesinde ve ertesinde, ayn\u0131 zamanda referandumun yakla\u015ft\u0131\u011f\u0131 bug\u00fcnlerde de T\u00fcrkiye i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n geni\u015f kesimleri, kendilerini sava\u015f ve me\u015fruiyet arac\u0131 olarak kullanan, b\u00f6ylece onlar\u0131 \u00f6znele\u015ftirmemeyi ba\u015fararak nesnele\u015ftiren \u00e7e\u015fitli egemen s\u0131n\u0131f bloklar\u0131n\u0131n rejim \u00fczerindeki egemenlik m\u00fccadelelerinin bir par\u00e7as\u0131 olmaya zorlan\u0131yor. 15 Temmuz\u2019un ard\u0131ndan vuku bulan \u201cdemokrasi\u201d mitinglerinden Erdo\u011fan\u2019\u0131n saray rejimine kitlesel r\u0131za \u00fcretmenin arac\u0131 olarak ger\u00e7ekle\u015ftirdi\u011fi kalabal\u0131k konu\u015fmalara dek ya\u015fananlar\u0131n hi\u00e7birisi proletaryan\u0131n saray rejimini destekledi\u011fini g\u00f6stermemektedir sadece bu rejimin proletarya \u00fczerinde bir otoriteye ve kontrole sahip oldu\u011funu kan\u0131tlamaktad\u0131r. Ancak bu otorite Bursa\u2019da, Kocaeli\u2019de, Manisa\u2019da ve di\u011fer nice sanayi merkezinde k\u0131r\u0131lmaya mahkum bir karaktere sahiptir. Saray\u0131n toplumsal ve s\u0131n\u0131fsal \u00e7eli\u015fkileri \u00f6rtmeye ve sindirmeye d\u00f6n\u00fck her at\u0131l\u0131m\u0131, \u00e7eli\u015fkilerin alan\u0131n\u0131 geni\u015fletip, \u015fiddetini artt\u0131rmaktad\u0131r.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>T\u00fcrk ve K\u00fcrt i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 hareketinin \u00f6rg\u00fctlenmesine dair y\u00f6ntem sorunlar\u0131 \u015fablonlar arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla de\u011fil, ya\u015fayan s\u0131n\u0131f hareketinin gereksinimlerinden, eksikliklerinden ve y\u00f6n bulma aray\u0131\u015f\u0131ndan yola \u00e7\u0131k\u0131larak g\u00fcndeme getirilebilir. Saray rejiminin oynad\u0131\u011f\u0131 kumar, kendi hegemonyas\u0131n\u0131n i\u015f\u00e7i havzalar\u0131nda son bulmas\u0131 halinde, genel burjuva egemenlik bi\u00e7imlerinin de bu havzalarda yok olmas\u0131n\u0131 \u00f6ng\u00f6r\u00fcyor. Zira bu ya\u015fan\u0131rsa, T\u00fcrkiye\u2019nin proleter merkezlerinde&nbsp; kapitalizm d\u0131\u015f\u0131 yeni bir toplum durumu, r\u00fc\u015feym halinde kendisini var edecektir. 2015 Nisan\u2019\u0131nda ba\u015flayan ve h\u0131zl\u0131 bir \u015fekilde metal sekt\u00f6r\u00fc i\u015f\u00e7ilerinin b\u00fcy\u00fck bir b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fc i\u00e7erisine \u00e7eken grev hareketi, s\u0131n\u0131f\u0131n \u201cbar\u0131\u015f\u201d d\u00f6nemlerinin a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131na ve niteli\u011fine ra\u011fmen, derhal olmak \u00fczere s\u0131n\u0131f kavgas\u0131n\u0131n dinamiklerini nas\u0131l alevlendirdi\u011fini g\u00f6sterdi. Emek\u00e7i s\u0131n\u0131flar i\u00e7erisinde bir az\u0131nl\u0131k olan metal i\u015f\u00e7ilerinin, yaln\u0131zca toplu i\u015f s\u00f6zle\u015fmelerinde k\u0131sa bir s\u00fcreli\u011fine kendi kaderlerini tayin etmeyi talep etmeleri, Mustafa Ko\u00e7 ile Erdo\u011fan\u2019\u0131n ek s\u0131k\u0131\u015ft\u0131klar\u0131 foto\u011frafla ifade edilebilecek olan T\u00fcrk kapitalizmini yang\u0131n yerine \u00e7evirdi. Bunu proletaryan\u0131n yaln\u0131zca k\u00fc\u00e7\u00fck bir taburu, d\u00fcnyay\u0131 de\u011fil k\u0131r\u0131nt\u0131lar\u0131n\u0131 isteyerek ba\u015fard\u0131.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Saray kendisini var edebilmek i\u00e7in, miras\u00e7\u0131s\u0131 oldu\u011fu hi\u00e7bir iktidar\u0131n daha \u00f6nce cesaret edemedi\u011fi derecede, proletaryan\u0131n sosyal \u00fcretiminin art\u0131-de\u011ferlerini gaspetmek zorundad\u0131r. Mevcut durumda hangi proleter nefes almak isterse, sadece kapitalist \u00fcretim ili\u015fkilerini de\u011fil, bu \u00fcretim a\u011f\u0131yla kayna\u015fm\u0131\u015f sarayla da kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya gelecektir. Ufak bir grev, kapitalist \u00fcretim ili\u015fkilerini saray rejimiyle ve devlet ayg\u0131t\u0131yla bir b\u00fct\u00fcn olarak saracak denli b\u00fcy\u00fck bir \u00e7ap kazanma potansiyeline, hi\u00e7 olmad\u0131\u011f\u0131 kadar sahiptir. Ekonominin bir sekt\u00f6r\u00fcndeki i\u015f\u00e7ilerin hareketi, \u00fcretim a\u011f\u0131n\u0131n di\u011fer par\u00e7alar\u0131nda bulunanlar\u0131 kesintisiz olarak etkileyecek ve uyaracakt\u0131r.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Saray\u0131n en kuvvetli tarihsel-politik dayanak noktas\u0131, 1908 devriminin Thermidor\u2019u olarak iktidara yerle\u015fen 1923\u2019\u00fcn geleneksel Osmanl\u0131 asker-sivil b\u00fcrokrasisinin \u00f6nderli\u011fi alt\u0131nda, tepeden bir d\u00fczenleme arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla cumhuriyeti ilan etmesiydi. \u201cKurucu\u201d b\u00fcrokrasi ve ordu, emek\u00e7i s\u0131n\u0131flar\u0131n m\u00fccadelelerini ve zaferini \u00e7ald\u0131, bunu yaparak da onu sistem i\u00e7i mevzilere \u00e7ekmeyi ba\u015fard\u0131. 1923 kadrolar\u0131 cumhuriyeti, Osmanl\u0131\u2019dan miras kalan asyatik\/despotik metotlarla ilan etti. Bunun en b\u00fcy\u00fck nedeni 1908\u2019in mant\u0131ksal sonu\u00e7lar\u0131na ula\u015fmas\u0131n\u0131n engellenmek istenmesiydi. Bu y\u00f6n\u00fcyle saray rejiminin ba\u015fkanl\u0131k hedefi, ertelenmi\u015f bir devrimci krizin seferberlik haline ge\u00e7ememesiyle, otoriter bir \u00e7er\u00e7evede denetim alt\u0131na al\u0131nmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131lmas\u0131na benziyor.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Bu ba\u011flamda, iyi bir okul olan son d\u00f6nemlerin \u00f6\u011fretti\u011fi bir ders varsa, o da T\u00fcrk kapitalizminin iktidar\u0131n\u0131n, ayg\u0131tlar\u0131n\u0131n ve silahlar\u0131n\u0131n \u201cdemokratik ehlile\u015ftirmesinin\u201d m\u00fcmk\u00fcn olmad\u0131\u011f\u0131d\u0131r. Onlar, bir b\u00fct\u00fcn olarak, proletarya taraf\u0131ndan ortadan kald\u0131r\u0131lmal\u0131d\u0131r. Krizin ve kaosun \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fc, burjuvazinin elindeki iktidar\u0131n ve kontrol\u00fcn yok edilmesidir.&nbsp;<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>1.) Ba\u015fkanl\u0131k g\u00fcndemi, 1908 devriminin yar\u0131m kalan g\u00f6revleri ile 2008 ekonomik krizinin y\u0131k\u0131c\u0131 etkilerinin sentezlenmesinin do\u011frudan bir sonucudur. 3 Temmuz 1908\u2019de Osmanl\u0131 ordusu i\u00e7erisinden bir grup askerin ayaklanarak ard\u0131ndan gelecek olan devrimi ba\u015flatacak olmas\u0131, II. Ald\u00fclhamit\u2019in de egemenli\u011finin bir ba\u011flamda sonlanmas\u0131n\u0131 beraberinde getiriyordu. Temmuz sonlar\u0131na dek devam eden s\u00fcre\u00e7 hanedanl\u0131\u011f\u0131n daha \u00f6nce e\u015fine rastlamad\u0131\u011f\u0131 t\u00fcrden [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":6,"featured_media":334,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_exactmetrics_skip_tracking":false,"_exactmetrics_sitenote_active":false,"_exactmetrics_sitenote_note":"","_exactmetrics_sitenote_category":0,"footnotes":""},"categories":[645],"tags":[409,405,408,127,406,407,404,410,59,47],"class_list":["post-333","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-devlet-ve-rejim","tag-bes","tag-burjuvazinin","tag-burjuvazisi","tag-devrim","tag-sefaleti","tag-sefaletin","tag-suremeyen","tag-tez","tag-uzerine","tag-ve"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/333","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/6"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=333"}],"version-history":[{"count":1,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/333\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":335,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/333\/revisions\/335"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media\/334"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=333"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=333"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=333"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}