{"id":2952,"date":"2023-12-25T13:19:43","date_gmt":"2023-12-25T10:19:43","guid":{"rendered":"https:\/\/trockist.net\/?p=2952"},"modified":"2023-12-26T18:35:10","modified_gmt":"2023-12-26T15:35:10","slug":"yuzyillik-tehlikeli-sinif-sinifin-karsi-tarihi-kolektif-varolus-pratikleri","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/2023\/12\/25\/yuzyillik-tehlikeli-sinif-sinifin-karsi-tarihi-kolektif-varolus-pratikleri\/","title":{"rendered":"Y\u00fczy\u0131ll\u0131k &#8220;tehlikeli s\u0131n\u0131f&#8221;: S\u0131n\u0131f\u0131n kar\u015f\u0131 tarihi, kolektif varolu\u015f pratikleri"},"content":{"rendered":"\n<p>Bu yaz\u0131n\u0131n daha k\u0131sa bir versiyonu, ilk olarak<em> <a href=\"https:\/\/yeniyasamgazetesi5.com\/yuzyillik-tehlikeli-sinif-sinifin-karsi-tarihi-ve-kolektif-varolus-pratikleri\/\" data-type=\"link\" data-id=\"https:\/\/yeniyasamgazetesi5.com\/yuzyillik-tehlikeli-sinif-sinifin-karsi-tarihi-ve-kolektif-varolus-pratikleri\/\">Yeni Ya\u015fam<\/a><\/em> gazetesinin internet sitesinde yay\u0131mlanm\u0131\u015ft\u0131r. Metin bu haliyle ilk defa <em>trockist.org<\/em>&#8216;da yay\u0131mlanmaktad\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<h4 class=\"wp-block-heading has-text-align-center\"><strong>***<\/strong><\/h4>\n\n\n\n<p>Her ne kadar Cumhuriyetin y\u00fcz\u00fcnc\u00fc y\u0131l\u0131 tart\u0131\u015fmalar\u0131 s\u00f6n\u00fcmlense de asl\u0131nda ba\u015fta i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 ve ezilen halklar\u0131n, s\u00f6m\u00fcr\u00fc, \u015fiddet ve diskriminasyona maruz kalan s\u0131n\u0131f ve kesimlerin g\u00f6z\u00fcnden y\u00fczy\u0131ll\u0131k prati\u011fin de\u011ferlendirilmesi devam edecek ve etmesinde yarar var. Hrank Dink\u2019in katilinin \u00f6d\u00fcllendirici bir \u015fekilde serbest b\u0131rak\u0131lmas\u0131 bu konunun en akt\u00fcel bi\u00e7imi olarak ele al\u0131nabilir. \u0130\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131na y\u00f6nelik stratejik sald\u0131r\u0131lar\u0131n tarihsel istikrar\u0131 i\u00e7in de benzer \u015feyler s\u00f6ylenebilir. \u00d6rnekler \u00e7o\u011falt\u0131labilir. Tart\u0131\u015fmalar\u0131n s\u00fcrmesi kar\u015f\u0131 tarih ve kar\u015f\u0131 hegemonyan\u0131n olu\u015fmas\u0131, in\u015fas\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan da \u00f6nem ta\u015f\u0131maktad\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>Bu manada y\u00fczy\u0131ll\u0131k cumhuriyet tarihi ve s\u0131n\u0131f\u0131n kar\u015f\u0131 tarihi ve kolektif varolu\u015f pratikleri \u00fczerine baz\u0131 vurgular\u0131n yap\u0131lmas\u0131 yararl\u0131 olacakt\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>S\u00fcrekli kar\u015f\u0131devrim tarihi<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>\u0130\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 ve t\u00fcm ezilenler i\u00e7in son 100 y\u0131ll\u0131k tarih s\u00fcrekli kar\u015f\u0131devrim olarak de\u011ferlendirilebilir. T\u00fcrkiye Cumhuriyeti, i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131 \u201ctehlikeli bir s\u0131n\u0131f\u201d olarak g\u00f6rm\u00fc\u015f, her d\u00fczeydeki \u00f6rg\u00fctlenmesini da\u011f\u0131tm\u0131\u015f, s\u0131n\u0131f\u0131n atomizasyonu y\u00f6n\u00fcnde stratejik hamleler yapm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>\u0130\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n nesnel ve \u00f6znel \u015fekilleni\u015fi ve kudreti cumhuriyetin ontolojik korkusudur. \u00d6zellikle Ekim Devrimi\u2019nin muazzam etkisi ve devrimin soluk al\u0131p veri\u015flerinin duyulmas\u0131 (Rusya\u2019yla yak\u0131nl\u0131k ve Kafkas halklar\u0131n\u0131n devrimci aya\u011fa kalk\u0131\u015f\u0131) bu korkuyu beslemi\u015f ve tetiklemi\u015ftir. Ve bu korku egemenler i\u00e7in sahici bir korkudur.<\/p>\n\n\n\n<p>1919-1923 momenti bu manada \u00f6nemlidir. Fakat bu momentin \u00f6nc\u00fclleri \u00fczerine k\u0131saca durmakta yarar var.<\/p>\n\n\n\n<p>Osmanl\u0131-T\u00fcrkiye i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 tarih sahnesine ge\u00e7 \u00e7\u0131km\u0131\u015f ama gen\u00e7 bir s\u0131n\u0131ft\u0131r. Ge\u00e7 \u00e7\u0131kmadan kaynakl\u0131 sorunlar ya\u015famas\u0131na kar\u015f\u0131n, gen\u00e7 bir s\u0131n\u0131f olman\u0131n avantajlar\u0131n\u0131 da ya\u015fam\u0131\u015ft\u0131r. Pozitivist, oryantalist ya da ters oryantalist yorumlara ra\u011fmen i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 kapitalist transformasyona uygun bir bi\u00e7imde aktif bir \u00f6zne olarak \u015fekillenmi\u015f ve Bat\u0131 i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131na benzer geli\u015fim seyri g\u00f6stermi\u015ftir. Bat\u0131 i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n geli\u015fimini \u00fc\u00e7 parametre \u00fczerinden ele alabiliriz: Taban \u00f6rg\u00fctlenmelerin in\u015fas\u0131, grev ve genel grevlerle \u015fekillenme ve Ludist deneyimlerle s\u0131n\u0131fsal \u00f6fke ve aray\u0131\u015flar\u0131n\u0131 d\u0131\u015fa vurmas\u0131. Bu topraklarda 1894-95\u2019te \u0130stanbul Tophane Fabrikas\u0131\u2019nda kurulan Osmanl\u0131 Amele Cemiyeti ilk taban \u00f6rg\u00fctlenmesi olarak \u00f6nem ta\u015f\u0131r. Ayr\u0131ca bu \u00f6rg\u00fctlenmenin illegal olarak kurulmas\u0131 ve faaliyet y\u00fcr\u00fctmesi dikkate \u015fayand\u0131r. 1872\u2019deki Beyo\u011flu Telgraf i\u015f\u00e7ilerinin grevi, ilk grev olarak tarihe ge\u00e7er, \u00e7ok fazla bilinmeyen Ludist deneyimler ise 1834 y\u0131l\u0131nda ba\u015flar, 1845 ve 1851 aras\u0131nda proletaryan\u0131n geli\u015fme g\u00f6sterdi\u011fi her b\u00f6lgeye ba\u015fta Rumeli olmak \u00fczere Bursa ve Beyrut\u2019ta kadar yay\u0131l\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>Di\u011fer taraftan bu topraklarda sosyalizmin k\u00f6kleri g\u00fc\u00e7l\u00fcd\u00fcr. Genellikle 1920 TKP\u2019nin kurulu\u015fuyla ba\u015flat\u0131lan bu tarih, k\u00f6kl\u00fc ve enternasyonal bir ge\u00e7mi\u015fin g\u00f6r\u00fclmemesini hatta yok say\u0131lmas\u0131n\u0131 beraberinde getirmi\u015ftir. Bu yakla\u015f\u0131m bir boyutuyla kom\u00fcnist hareketin burjuva lejimitasyona dikkat etmesi ve lejitimasyona uyumlu davranmas\u0131n\u0131n bir g\u00f6stergesidir.&nbsp; Osmanl\u0131\u2019da sosyalizmin k\u00f6kleri Ermeni ve Rum devrimcilerine dayan\u0131r. Bu noktada iki siyasal olu\u015fum dikkat \u00e7eker. 1887 y\u0131l\u0131nda kurulan Sosyal Demokrat H\u0131n\u00e7ak Partisi bu co\u011frafyada kurulan ilk Marksist olu\u015fumdur. Kurucular\u0131 aras\u0131nda bir kad\u0131n\u0131n bulunmas\u0131 \u00f6nemlidir. Ayn\u0131 tarihlerde Narodnik hareketin kurucu ve \u00f6nder kadrosunun a\u011f\u0131rl\u0131ktaki k\u0131sm\u0131n\u0131n kad\u0131n olmas\u0131 da dikkat \u00e7ekicidir. \u0130lgin\u00e7 paralelliklerdir. 1890 y\u0131l\u0131nda kurulan Ermeni Devrimci Federasyonu ise sol, sosyalist y\u00f6nelimlerine ra\u011fmen daha ulusalc\u0131 bir karakterdedir. \u0130ki yap\u0131 II. Enternasyonal\u2019in \u00fcyesidir. Rus devrimci hareketinden etkilen ve Rus devrimci hareketiyle temas halinde olan iki \u00f6rg\u00fctlenme Plehanov ve Vera Zasuli\u00e7\u2019le birebir g\u00f6r\u00fc\u015fmeler y\u00fcr\u00fct\u00fcr. Plehanov ve Zasuli\u00e7 s\u0131n\u0131f m\u00fccadelesi ve ulusal taleplerin rezonans\u0131 \u00fczerine tavsiyelerde bulunmu\u015ftur. Kafkasya\u2019da geli\u015fen devrimci hareket bu yap\u0131lar\u0131n olu\u015fum ve geli\u015fim s\u00fcre\u00e7lerini etkilemi\u015ftir. H\u0131n\u00e7aklar\u0131n, Ta\u015fnaksutyunlara g\u00f6re kitle i\u00e7inde \u00f6rg\u00fctlenme d\u00fczeyi daha zay\u0131ft\u0131r Yine H\u0131n\u00e7aklar, J\u00f6nt\u00fcrk muhalefetine ba\u015f\u0131ndan itibaren daha mesafelidir. Ermeni Devrimci Fedarasyonu J\u00f6nt\u00fcrk muhalefetine, 1902 ve 1907 Paris Kongre\u2019lerinde oldu\u011fu gibi, daha angajedir.<\/p>\n\n\n\n<p>1887 y\u0131l\u0131nda Beyaz\u0131t Meydan\u0131\u2019nda 19 arkada\u015f\u0131yla as\u0131lan Paramaz, Enternasyonalist bir devrimci ve Sosyal Demokrat H\u0131n\u00e7ak \u00fcyesidir.&nbsp; Ayn\u0131 s\u00fcre\u00e7te Osmanl\u0131 topraklar\u0131nda ilk Anar\u015fist d\u00fc\u015f\u00fcnce ve olu\u015fumlar ortaya \u00e7\u0131kar. Aleksander Atabekyan d\u00f6nemin \u00f6nemli kimliklerinden biri olarak iz b\u0131rak\u0131r. Bulgar ve Yunan devrimci hareketinde de \u00f6nemli geli\u015fmeler ya\u015fan\u0131r. \u00dcsk\u00fcp, Selanik, \u0130stanbul, Zonguldak, Bursa, Sofya, Beyrut, Adana proletaryan\u0131n geli\u015fti\u011fi kentler olarak dikkat \u00e7eker. Selanik i\u015f\u00e7i hareketinin ve sosyalizm d\u00fc\u015f\u00fcncesinin ideolojik ve \u00f6rg\u00fctsel merkezi i\u015flevini g\u00f6r\u00fcr.<\/p>\n\n\n\n<p>B\u00f6ylesi bir k\u00f6k\u00fcn, tarihin ve prati\u011fin yok say\u0131lmas\u0131 T\u00fcrkiye\u2019de sosyalist hareketin tarihsel k\u00f6klerinden kopmas\u0131n\u0131 ve s\u0131n\u0131fsal ve enternasyonal temellinin zay\u0131f olmas\u0131n\u0131 beraberinde getirmi\u015ftir. Ve bu yok say\u0131lan tarih bir yan\u0131yla da T\u00fcrkiye Cumhuriyeti\u2019nin makul g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc bir tarihtir.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>1908: Ge\u00e7 ve kad\u00fck kalm\u0131\u015f 1789<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Yak\u0131n siyasal tarihin en \u00f6nemli tarihsel momenti 1908\u2019dir.<\/p>\n\n\n\n<p>1908 k\u0131sa ve konsantre olarak \u015f\u00f6yle tan\u0131mlanabilir: 1908, ge\u00e7 kalm\u0131\u015f 1789\u2019dur. Ge\u00e7 kald\u0131\u011f\u0131ndan dolay\u0131 da kad\u00fck kalm\u0131\u015f 1789\u2019dur. \u00c7ok milletli ve \u00e7ok s\u0131n\u0131fl\u0131 bir hareket olarak geli\u015fmi\u015f ama \u00f6mr\u00fc k\u0131sa s\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fcr. Asl\u0131nda 1908 akademide ve sosyalist \u00e7evrelerde tek boyutlu ve spek\u00fclatif bir \u015fekilde ele al\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r. En ba\u015fta 1908 momenti k\u00fcresel d\u00fczeyde y\u00fcksek bir konjonkt\u00fcr\u00fcn yans\u0131mas\u0131d\u0131r. \u00d6zellikle bu y\u00f6n\u00fcn ihmali hareketin dinamiklerinin kavranmamas\u0131 ve i\u00e7eri\u011finin anla\u015f\u0131lmamas\u0131n\u0131n yol a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131r. 1873-1896 krizi kapitalizmin ilk yap\u0131sal\/sistemik krizi olarak \u00f6nem ta\u015f\u0131r. Ayn\u0131 s\u00fcre\u00e7 emperyalizm \u00e7a\u011f\u0131na ge\u00e7i\u015fi simgeler. Ayr\u0131ca kapitalist transformasyonda bir s\u0131\u00e7ramay\u0131 ifade eder. Altyap\u0131daki bu ola\u011fan\u00fcst\u00fc alt \u00fcst olu\u015f, kapitalizmin entegrasyon s\u00fcrecini h\u0131zland\u0131rm\u0131\u015f, uluslararas\u0131 i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fcn yeniden in\u015fas\u0131n\u0131n \u00f6n\u00fcn\u00fc a\u00e7m\u0131\u015f, kapitalizmin dikey ve yatay b\u00fct\u00fcnle\u015fmesini, yay\u0131l\u0131m\u0131n\u0131 kendi karma\u015f\u0131kl\u0131\u011f\u0131 i\u00e7inde h\u0131zland\u0131rm\u0131\u015ft\u0131r. \u00d6zellikle \u00e7evre \u00fclkelerin bu s\u00fcre\u00e7ten etkilenmemesi ka\u00e7\u0131n\u0131lmazd\u0131r. Rosa Luxemburg bu s\u00fcreci kapitalist olmayan co\u011frafyalara y\u00f6nelme \u00fczerinden kurar ve sermaye birikimi i\u00e7in bu ad\u0131mlar\u0131n ka\u00e7\u0131n\u0131lmazl\u0131\u011f\u0131 \u00fczerinde durur. Rosa, kapitalizmin s\u00f6m\u00fcrgeci ba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131k ili\u015fkilerini geli\u015ftirmedi\u011fi s\u00fcrece varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcremeyece\u011fini vurgular. Hilferding kapitalist geni\u015fleme s\u00fcrecini sermaye, emek dinami\u011fi\/ hareketleri ve korumac\u0131 devlet politikalar\u0131 \u00fczerinden a\u00e7\u0131klar. Lenin emperyalizmi kapitalizmin yeni bir evresi\/a\u015famas\u0131 olarak ele al\u0131r ve en ba\u015fat karakterinin tekelle\u015fme ve agresyon oldu\u011funu ifade eder ve finans kapitalin ekonomik ve n\u00fcfuz alan\u0131 politikalar\u0131n\u0131 analiz ederek k\u00fcresel d\u00fczeyde kapitalizmin h\u0131zl\u0131 ve y\u0131k\u0131c\u0131 yay\u0131l\u0131m\u0131n\u0131n \u00fczerinde durur. Emperyalizm \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131 yeni evrenin karakteri ve a\u011f\u0131rl\u0131kta iktisadi temellerinin analizlerini i\u00e7erse, Lenin, konuya ili\u015fkin di\u011fer makalelerini Emperyalizm Defterleri adl\u0131 \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131nda toplar. Bu \u00e7al\u0131\u015fmada Lenin, emperyalizmin siyasi muhtevas\u0131 \u00fczerinde durur. Asl\u0131nda iki \u00e7al\u0131\u015fma birbirini tamamlayan i\u00e7eriktedir.<\/p>\n\n\n\n<p>K\u0131saca bu geli\u015fmelerin Osmanl\u0131 \u0130mparatorlu\u011fu dahil \u00e7evre \u00fclkelere yans\u0131mas\u0131, altyap\u0131daki b\u00fcy\u00fck alt \u00fcst olu\u015fa ba\u011fl\u0131 \u00fcstyap\u0131da yeni ve radikal d\u00fczenlemeleri i\u00e7eren sonu\u00e7lar yaratt\u0131. Farkl\u0131 \u00f6zg\u00fcnl\u00fckte politik devrimler ya\u015fand\u0131. Rusya, Polonya, M\u0131s\u0131r, Portekiz, Meksika, \u00c7in gibi \u00fclkelerde 1903-1911 aras\u0131nda benzer geli\u015fmeler g\u00f6r\u00fcld\u00fc.\u00a0<\/p>\n\n\n\n<p>Tatil-i E\u015fgal Kanunu&#8217;nun \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131 (1909) atmosferi bo\u011fan bir etki yaratt\u0131. 6 ay s\u00fcren \u00f6zg\u00fcrl\u00fck ortam\u0131 h\u0131zla da\u011f\u0131ld\u0131. \u00d6zellikle 1912 Balkan Sava\u015f\u0131 yeni bir momentum oldu. Bu s\u00fcre\u00e7 \u015fiddetli gerici bir dalgan\u0131n ba\u015flamas\u0131n\u0131 ve \u0130ttihat ve Terakki\u2019nin proto-fa\u015fist bir karaktere\/yap\u0131ya d\u00f6n\u00fc\u015fmesinin \u00f6n\u00fcn\u00fc a\u00e7t\u0131. \u0130deolojik y\u00f6nelim olarak Osmanl\u0131c\u0131l\u0131k yerini T\u00fcrk\u00e7\u00fcl\u00fc\u011fe b\u0131rakt\u0131. Ard\u0131ndan Bab\u0131\u00e2ali Bask\u0131n\u0131\u2019yla (1913) \u0130ttihat ve Terakki iktidar\u0131 eline ge\u00e7irdi. \u0130ttihat ve Terakki 1913-1918 aras\u0131nda tek politik g\u00fc\u00e7 olarak hareket etti.<\/p>\n\n\n\n<p>Bu s\u00fcre\u00e7 ayn\u0131 zamanda sermayenin ve m\u00fclk\u00fcn T\u00fcrkle\u015fmesi y\u00f6n\u00fcnde operasyonlar\u0131n ger\u00e7ekle\u015fti\u011fi y\u0131llar olacakt\u0131.<\/p>\n\n\n\n<p>1915 sonras\u0131 Anadolu\u2019nun kadim halkalar\u0131na y\u00f6nelik tehcir, s\u00fcrg\u00fcn ve katliamlar bu eksende y\u00fcr\u00fct\u00fcld\u00fc. Bir anlamda B. Anderson\u2019un ifadesiyle Hayali Cemaatin in\u015fas\u0131na ba\u015fland\u0131. Bu noktada I. Payla\u015f\u0131m sava\u015f\u0131na \u0130ttihat ve Terakki\u2019nin emperyal arzularla aktif i\u015ftirak etti\u011finin alt\u0131 \u00f6zellikle \u00e7izilmelidir. Balkanlar\u0131 kaybetmenin yaratt\u0131\u011f\u0131 \u015fok ve ontolojik korku, Rusya\u2019n\u0131n yenilgisi \u00fczerinden Kafkasya ve Orta Asya\u2019n\u0131n ele ge\u00e7irilmesi \u015feklinde pan-T\u00fcrkist politikalara evrildi. Bu ama\u00e7la ge\u00e7 kalan ve bu y\u00f6n\u00fcyle agresyonu \u015fiddetlenmi\u015f Alman emperyalizminin Do\u011fu politikalar\u0131na tam angaje oldu.&nbsp; Ve emperyalist sava\u015fta bir emperyal blokun aktif unsuru olarak tutum ald\u0131. Anadolu\u2019nun homojenle\u015ftirilmesi, demografik ar\u0131nd\u0131r\u0131lmas\u0131 ve sermayenin ve m\u00fclk\u00fcn T\u00fcrkle\u015ftirme operasyonlar\u0131 bu emperyal arzular\u0131n ve proto-fa\u015fist uygulamalar\u0131n bir yans\u0131mas\u0131 ve v\u00fccut bulu\u015fudur.<\/p>\n\n\n\n<p>1919-23 momentini bu arka plan \u00fczerinden okumak gerekir.<\/p>\n\n\n\n<p>\u00d6zellikle Ekim Devrimi\u2019nin yaratt\u0131\u011f\u0131 ve d\u00fcnyay\u0131 sarsan atmosfer, sava\u015f\u0131n yenilgiyle sonu\u00e7lanmas\u0131, y\u0131k\u0131m ve i\u015fgal Anadolu co\u011frafyas\u0131nda ba\u015fka bir tarihi olanakl\u0131 k\u0131labilirdi. Bunun zeminleri de do\u011fdu.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Ba\u015fka bir tarih m\u00fcmk\u00fcnd\u00fc<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>1919 y\u0131l\u0131nda \u015eefik H\u00fcsn\u00fc\u2019n\u00fcn \u00f6nderli\u011finde kurulan T\u00fcrkiye \u0130\u015f\u00e7i \u00c7ift\u00e7i Sosyalist F\u0131rkas\u0131; kendisi eski \u0130ttihat\u00e7\u0131 olan, daha sonra sosyalizmden etkilenen ve m\u00fcthi\u015f bir karizma sahibi, Mustafa Kemal\u2019in en tedirgin oldu\u011fu kimlik \u00c7erkez Ethem ve mobilizasyon g\u00fcc\u00fc y\u00fcksek, gerilla taktikleri uygulayan a\u011f\u0131rl\u0131kta Adigelerden olu\u015fan pratik i\u00e7inde \u015fekillenmi\u015f Kuvay\u0131seyyare ve i\u00e7indeki 700 ki\u015filik Bol\u015fevik taburun varl\u0131\u011f\u0131; \u00c7erkes Ethem ve Karde\u015fleri Tevfik ve Re\u015fit beyin kurucular\u0131 aras\u0131nda oldu\u011fu \u0130slami sosyalizm tasavvuru i\u00e7inde olan ve sosyalizmin kurulmas\u0131 hedefiyle hareket eden Ye\u015fil Ordu; Halk \u0130\u015ftirakiyun F\u0131rkas\u0131 ve Meclisteki Kalpakl\u0131lar; Ekim devriminin etkisiyle Erzincan\u2019da kurulan \u015eura (o d\u00f6nemde Dersim, Bayburt ve Erzincan\u2019\u0131 kapsayan b\u00f6lge Erzincan Vilayeti olarak an\u0131l\u0131yordu ve \u00c7arl\u0131k Rusya\u2019n\u0131n kontrol\u00fcndeydi) ve 1920\u2019de TKP\u2019nin kurulu\u015fu; b\u00fct\u00fcn bunlar Anadolu ve Mezopotamya topraklar\u0131nda ba\u015fka bir tarih ve gelece\u011fi m\u00fcmk\u00fcn k\u0131labilirdi. Ne yaz\u0131k ki, nesnel zeminlerine ra\u011fmen bu ger\u00e7ekle\u015fmedi. Bence bunun iki nedeni bulunuyor: D\u00f6nemdeki devrimci ve alternatif g\u00fc\u00e7lerin koordineli olmamas\u0131 ve bir devrimci programa uygun hareket etmemeleri ya da daha geni\u015f manada bir iktidar perspektifiyle hareket etmemeleri, ciddi ve etkili bir g\u00fc\u00e7 olmalar\u0131na ra\u011fmen (d\u00f6nemin ola\u011fan\u00fcst\u00fc ko\u015fullar\u0131 i\u00e7inde) kolayca etkisizle\u015ftirilmelerine yol a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131r. \u0130kincisi Mustafa Kemal\u2019le simgelenen g\u00fcc\u00fcn ise h\u0131zl\u0131, son derece reel politiker, oport\u00fcnist ve petro-politik olarak \u015fekillenen k\u00fcresel jeopoliti\u011fe uygun hareket edip, g\u00fc\u00e7 toplay\u0131p, olas\u0131 alternatifleri devre d\u0131\u015f\u0131 b\u0131rakmas\u0131d\u0131r. Bu manada T\u00fcrkiye Cumhuriyeti kurtulu\u015f \u00fczerinden de\u011fil, ger\u00e7ek manada bir kurulu\u015f\/in\u015fa s\u00fcreci ya\u015fam\u0131\u015ft\u0131r. D\u00f6nemin ola\u011fan\u00fcst\u00fc konjonkt\u00fcr\u00fc, emperyalizmle Bol\u015fevizm aras\u0131nda bir tampon \u00fclke olarak \u015fekillenen, Ortado\u011fu\u2019yla ba\u011f\u0131 kopmu\u015f, Misak\u0131milliyle s\u0131n\u0131rlanm\u0131\u015f bir \u00fclkeyi tolere etmi\u015ftir. Mustafa Kemal\u2019in performans\u0131 ise bu jeopoliti\u011fi fark etmesi ve buna g\u00f6re konumlanmas\u0131d\u0131r. Kuvay\u0131milliye g\u00fc\u00e7lerini de yekpare g\u00f6rmemek gerekir. 1923 \u00f6ncesi ve sonras\u0131 sert ve kanl\u0131 iktidar sava\u015flar\u0131 ya\u015fanm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>1919- 1923 aras\u0131 bu manada bir i\u00e7 sava\u015f s\u00fcreci olarak ele al\u0131nabilir. Kadim halklar\u0131n tasfiyesi devam etmi\u015f, 1921 Ko\u00e7giri \u0130syan\u0131 bast\u0131r\u0131lm\u0131\u015f, devrimci sosyalist potansiyel ac\u0131mas\u0131zca tasfiye edilmi\u015f, Maria Suphi\u2019yle 16\u2019l\u0131lar katledilmi\u015ftir. 1921 y\u0131l\u0131 kritik bir tarih ve d\u00f6neme\u00e7 olarak dikkat \u00e7eker. Bir anlamda k\u0131r\u0131lma an\u0131d\u0131r. K\u0131saca s\u00fcre\u00e7 kar\u015f\u0131devrimci bir dalga olarak ya\u015fanm\u0131\u015ft\u0131r. 1913-1918\u2019in bir anlamda \u00f6zg\u00fcn bir devam\u0131d\u0131r. 1923 sonras\u0131 i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131na uygulanan politikalarda benzer \u015fekilde bi\u00e7imlenecektir.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>\u201cMali oligar\u015finin Bismarkizmi\u201d<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Militarist bir modernle\u015fme \u015feklinde geli\u015fen bu s\u00fcre\u00e7 i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 ve ezilenler a\u00e7\u0131s\u0131ndan sistematik bir kar\u015f\u0131devrimci s\u00fcre\u00e7 olarak kendini d\u0131\u015fa vurdu. T\u00fcrkiye Cumhuriyeti\u2019nin tampon \u00fclke olarak konumlan\u0131\u015f\u0131, TC\u2019nin I. jeopoliti\u011fi olarak tan\u0131mlanabilir. Bu s\u00fcre\u00e7 ayn\u0131 zamanda kurulu\u015f zeminlerini olu\u015fturdu. Sava\u015f sonras\u0131 kurulan Yeni D\u00fcnya D\u00fczeni Kemalizmin toplumsal-maddi zemini yaratt\u0131. K\u0131v\u0131lc\u0131ml\u0131 Kemalizmi \u201cA\u011fa, tefeci, banker sistemi\u201d olarak de\u011ferlendirir ve ekler \u201cKemalizm mali oligar\u015finin Bismarkizmidir\u201d. \u0130brahim Kaypakkaya son derece y\u0131k\u0131c\u0131 bir teorik arg\u00fcmantasyon geli\u015ftirir. III. Enternasyonalin, Lenin dahil d\u00f6nemin Bol\u015fevik \u00e7izgisinin \u00f6tesinde Kemalizmi kar\u015f\u0131devrimci olarak tan\u0131mlar. Bu y\u00fcksek teorik sezginin oturdu\u011fu ba\u011flam, \u0130brahim\u2019in s\u0131n\u0131fsal antagonizman\u0131n taraf\u0131 olmas\u0131 ve tarih tezini proletaryan\u0131n tarihsel \u00f6zneli\u011fi \u00fczerinden kurmas\u0131yla ilintilidir.<\/p>\n\n\n\n<p>II. Payla\u015f\u0131m sava\u015f\u0131na do\u011fru Ebedi \u015eef yerini Milli \u015eef\u2019e b\u0131rakacakt\u0131r. Bu d\u00f6nemde de tehlikeli s\u0131n\u0131f olarak proletaryaya y\u00f6nelik bask\u0131 ve korporatist devlet uygulamalar\u0131 devam etmi\u015f, rejimin toplumsal temelini geni\u015fletmek i\u00e7in kurulu\u015f d\u00f6neminden ba\u015flayan k\u00f6yc\u00fc bir s\u00f6ylem ve pratik s\u00fcrd\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. Halk Evleri\u2019nin kurulu\u015fu, \u00c7ift\u00e7iyi Toprakland\u0131rma Reformu, K\u00f6y Enst\u00fct\u00fclerinin kurulu\u015fu bu s\u00fcrecin yans\u0131malar\u0131d\u0131r. Benzer uygulamalar\u0131n erken tarihte \u0130talya\u2019da Mussolini fa\u015fizmi ve 1932 sonras\u0131 Almanya\u2019da Nazizm taraf\u0131ndan hayata ge\u00e7irildi\u011fini hat\u0131rlatmak gerekir.<\/p>\n\n\n\n<p>Fa\u015fizmin yenilgisi ve sava\u015f sonras\u0131 d\u00f6nem iki kutuplu d\u00fcnyan\u0131n kurulu\u015funu simgeledi. D\u00f6nem So\u011fuk Sava\u015f d\u00f6nemi olarak \u015fekillendi.<\/p>\n\n\n\n<p>D\u00f6neme s\u0131n\u0131f a\u00e7\u0131s\u0131ndan damgas\u0131n\u0131 vuran geli\u015fme ise 1946 Sendikac\u0131l\u0131\u011f\u0131 oldu. Hareket s\u0131n\u0131f\u0131n nesnel ve \u00f6znel \u015fekillenmesinde \u00e7ok \u00f6nemli bir geli\u015fme olarak dikkat \u00e7ekti. Bu noktada hareketin geli\u015fmesi ve \u015fekillenmesinde hatta somut \u00f6rg\u00fctsel bi\u00e7imleni\u015finde s\u0131n\u0131f i\u00e7inde \u0131srarl\u0131 \u00e7al\u0131\u015fan (Tarihsel TKP\u2019nin s\u0131n\u0131f i\u00e7inde stratejik bir konumlan\u0131\u015f\u0131 hi\u00e7bir zaman olmad\u0131. TKP a\u011f\u0131rl\u0131kta bir ayd\u0131n hareketi olarak bi\u00e7imlendi. Yine de az say\u0131da \u00f6zellikle Balkan g\u00f6\u00e7meni i\u015f\u00e7i kadrolar\u0131 bulunuyordu) kom\u00fcnist i\u015f\u00e7iler \u00e7ok \u00f6nemli rol oynad\u0131. 1952 y\u0131l\u0131nda kurulan T\u00fcrk-\u0130\u015f, ilk ba\u015fta bir So\u011fuk Sava\u015f aparat\u0131 olarak konumland\u0131. S\u0131n\u0131f\u0131n korporatist bir yap\u0131 i\u00e7inde ehlile\u015fmesi ve kontrol alt\u0131nda tutulmas\u0131 ama\u00e7land\u0131. Benzer uygulamalar daha k\u00fc\u00e7\u00fck \u00f6l\u00e7ekte Milli \u015eef d\u00f6neminde ve DP\u2019nin ilk iktidar y\u0131llar\u0131nda devlet g\u00fcd\u00fcml\u00fc kurulan i\u015f\u00e7i b\u00fcrolar\u0131yla yap\u0131lmak istendi.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>\u0130\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n nesnel ve \u00f6znel \u015fekilleni\u015fi<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>27 May\u0131s 1960 darbesi kapitalist transformasyonun akt\u00fcel ihtiya\u00e7lar\u0131na uygun \u00fcstyap\u0131daki de\u011fi\u015fimleri i\u00e7erdi. Darbe ve sonras\u0131 ad\u0131mlar Weberyen anlamda \u00f6z olarak rasyonal kapitalizmin y\u00f6n\u00fcnde d\u00fczenlemeleri kapsar. \u0130ktidar bloku i\u00e7inde silahl\u0131 b\u00fcrokrasinin bu hamlesi finans kapitalin a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131n\u0131 art\u0131ran ve hegemonyas\u0131n\u0131 yayan sonu\u00e7lar yaratt\u0131. 27 May\u0131s ve \u00f6zellikle 1961 Anayasas\u0131 devrimci hareket i\u00e7inde ciddi yan\u0131lsamalara yol a\u00e7t\u0131. \u00d6z\u00fcnde rafine bir burjuva diktat\u00f6rl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcn in\u015fas\u0131n\u0131 ifade eden bu geli\u015fmeler, ayn\u0131 zamanda MGK\u2019ya \u00f6nemli misyon y\u00fckleyerek y\u00fcr\u00fctme erkinin belirleyicili\u011fini art\u0131rmaktayd\u0131. Bir manada bu anayasal d\u00fczenlemeler 12 Mart ve 12 Eyl\u00fcl fa\u015fist darbelerinin hukuksal zeminlerini haz\u0131rlad\u0131. Asl\u0131nda 27 May\u0131s 1960 \u00fczerine yap\u0131lan analizlerde en \u00e7ok ihmal edilen boyut, kapitalizmin bir d\u00fcnya sistemi oldu\u011fu ve interkonnekte bir karakter ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131d\u0131r. 1960 konjonkt\u00fcr\u00fc k\u00fcresel d\u00fczeyde aynen 1903- 1911 momentine benzeyen tarzda, periferide kapitalist yeni uluslararas\u0131 i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fcne uygun \u00fcstyap\u0131daki d\u00fczenlemeleri i\u00e7irir. Ba\u015fta anayasal d\u00fczenlemeler bu i\u015f b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fcn gere\u011fi ve kapitalist rasyona uygun hamlelerdir. Bu noktada yap\u0131lan ilericilik vurgular\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcr\u00fcc\u00fcd\u00fcr ve Kemalizmin devrimci hareket \u00fczerindeki a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131n\u0131 d\u0131\u015favurur. Ayr\u0131ca So\u011fuk Sava\u015f konjonkt\u00fcr\u00fc ve ABD\u2019de Kennedy\u2019nin ba\u015fkan olma fakt\u00f6r\u00fc ve d\u00f6nemde izlenen emperyal konsept yani \u0130lerleme i\u00e7in \u0130ttifak politikalar\u0131 \u00f6nemlidir. Konsept ABD\u2019nin k\u00fcresel hegemonyas\u0131n\u0131 yayan, ba\u015fta Latin Amerika olmak \u00fczere a\u015fa\u011f\u0131dan gelen devrim tehdidine kar\u015f\u0131, kapitalist entegrasyonu derinle\u015ftiren, bu y\u00f6nde ad\u0131mlar atan ayr\u0131ca toprak sorununa y\u00f6nelen, bu noktada k\u0131smi toprak reformlar\u0131n\u0131 program\u0131na alan ve pre-kapitalist unsurlar\u0131n tasfiyesini i\u00e7eren politikalar\u0131 kaps\u0131yordu. \u0130ran\u2019da Ak Devrim s\u00fcreci bu paraleldeki geli\u015fmelerden biridir. Latin Amerika\u2019n\u0131n bir\u00e7ok \u00fclkesinde farkl\u0131 \u00f6zg\u00fcnl\u00fck ve yo\u011funlukta benzer geli\u015fmeler ya\u015fanm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>1960\u2019l\u0131 y\u0131llar ba\u015fka bir ba\u011flamda s\u0131n\u0131f sava\u015flar\u0131n\u0131n yeni bir momentini simgeledi. S\u0131n\u0131f hareketi a\u00e7\u0131s\u0131ndan muhte\u015fem bir d\u00f6neme ge\u00e7i\u015f oldu. Asl\u0131nda \u015f\u00f6yle bir yorum yap\u0131labilir: 1835\u2019le (Feshane Fabrikas\u0131\u2019n\u0131n kurulu\u015fu genel olarak i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n do\u011fu\u015f tarihi olarak kabul edilir)-1960 aras\u0131n\u0131 s\u0131n\u0131f\u0131n uzun s\u00fcreli mayalanma yada biriktirme s\u00fcreci olarak tan\u0131mlayabiliriz.<\/p>\n\n\n\n<p>1960 s\u0131n\u0131f\u0131n toplumsal-maddi g\u00fc\u00e7 olarak ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131n\u0131 simgeler. Bu manada 1961 Sara\u00e7hane Mitingi bu \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131 g\u00f6steren pratik olarak dikkat \u00e7eker. Ayn\u0131 y\u0131l i\u015f\u00e7i ve sendika \u00f6nderleri taraf\u0131ndan kurulan T\u0130P, emek\u00e7i y\u0131\u011f\u0131nlar\u0131n siyasal aray\u0131\u015f\u0131n\u0131 ve sosyalizmle kurdu\u011fu ba\u011f\u0131 ortaya koyar. 1963 Kavel Direni\u015fi ve Grevi, s\u0131n\u0131f\u0131n haklar\u0131n\u0131 kopara kopara alma gelene\u011fini g\u00f6sterir. 1965 Kozlu Direni\u015fi ve 1966 Pa\u015fabah\u00e7e Grevi i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n kendi sendikas\u0131n\u0131 arad\u0131\u011f\u0131 pratiklerdir. 1967\u2019de D\u0130SK kurulur. 1968-1969 Fabrika i\u015fgal eylemleri s\u0131n\u0131f\u0131n kapitalizmin ac\u0131yan yerine vurma deneyimleri olarak \u00f6nem ta\u015f\u0131r. 1969 Alpagut, 1970 G\u00fcnterm \u00f6zy\u00f6netim deneyimleri i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n nas\u0131l bir d\u00fcnya istedi\u011finin manifestolar\u0131d\u0131r. Asl\u0131nda vurgulanan k\u0131saca \u015fudur: \u201c\u00dcreten Biziz, Y\u00f6neten de Biz Olaca\u011f\u0131z\u201d ya da \u201cFabrikalar, Tarlalar, Siyasi \u0130ktidar Her \u015eey Eme\u011fin Olacak\u201d. 1970, 15-16 Haziran ise antikapitalist bir ayaklanma olarak bir kopu\u015fu simgeler. S\u0131n\u0131f\u0131n nesnel ve \u00f6znel \u015fekilleni\u015finin doru\u011fudur.<\/p>\n\n\n\n<p>Bu eylemlerin b\u00fct\u00fcn\u00fc asl\u0131nda devrimci kom\u00fcnist hareketi ana rahmine \u00e7a\u011f\u0131rma eylemleridir. Devrimci kom\u00fcnist hareketin nerede ontolojisini kuraca\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6stermektedir. Rusya\u2019da bu s\u00fcre\u00e7 farkl\u0131 \u015fekillenmi\u015f\/seyretmi\u015ftir. Devrimci kom\u00fcnistler yani Bol\u015fevikler zaten i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n i\u00e7inde var olmu\u015flar, in\u015fa olmu\u015flard\u0131r. Parti \u00f6nc\u00fcl\u00fc d\u00f6nemde ve partinin ilk kurulu\u015f d\u00f6neminde Gece Dersleri, Ajitasyon Komiteleri daha sonralar\u0131 Fabrika H\u00fccreleri, Fabrika Parti Komiteleri gibi \u00f6rg\u00fctlenmeler Bol\u015fevizmin orada\/(s\u0131n\u0131f\u0131n i\u00e7inde olu\u015flar\u0131n\u0131) ve o\/(i\u015f\u00e7i kom\u00fcnistleri) olmalar\u0131n\u0131 simgeler. T\u00fcrkiye\u2019de bu s\u00fcre\u00e7 farkl\u0131 \u015fekillenmi\u015f i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131, eylemleri ve pratikleriyle devrimci kom\u00fcnistleri ana rahmine \u00e7a\u011f\u0131rarak tarihsel rollerini oynam\u0131\u015ft\u0131r. Yukar\u0131da belirti\u011fimiz eylemlerin her biri bu manada i\u015f\u00e7i kom\u00fcnizmi i\u00e7in bir manifesto i\u00e7eri\u011findedir.<\/p>\n\n\n\n<p>\u201971 Devrimcileri s\u0131n\u0131f\u0131n bu \u00e7a\u011fr\u0131s\u0131n\u0131 duymu\u015f, kulak vermi\u015f ve s\u0131n\u0131fla b\u00fct\u00fcnle\u015fmeye \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. \u201971 Devrimcilerinin en ay\u0131rt edici \u00f6zelli\u011fi, bilinenin aksine bu y\u00f6nleridir. Zaten ancak ihtilalci bir \u00e7izgi s\u0131n\u0131f\u0131n \u00e7a\u011fr\u0131s\u0131n\u0131 duyabilir ve harekete ge\u00e7ebilirdi. S\u00fcrecin h\u0131zl\u0131 ve sert ge\u00e7mesi, haz\u0131rl\u0131ks\u0131z olunmas\u0131, devletle a\u00e7\u0131k \u00e7at\u0131\u015fma ve yeterli \u00f6rg\u00fctl\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcn olmamas\u0131 istenen sonu\u00e7lar\u0131 yaratmam\u0131\u015ft\u0131r.&nbsp; Ama THKP-C, THKO\u2019nun i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131na y\u00f6neldi\u011fi, bu y\u00f6nde \u00e7al\u0131\u015fmalar y\u00fcr\u00fctt\u00fc\u011f\u00fc ve kadrolar\u0131n\u0131 seferber etti\u011fi bilinmektedir. TKP-ML benzer faaliyetleri daha yo\u011fun ger\u00e7ekle\u015ftirmi\u015ftir. \u00d6zellikle \u0130brahim Kaypakkaya \u0130stanbul\u2019daki i\u015f\u00e7i eylemlerinin bir\u00e7o\u011fu i\u00e7inde yer alm\u0131\u015f, i\u015ftirak etmi\u015f, baz\u0131 fabrikalarda spesifik \u00e7al\u0131\u015fmalar y\u00fcr\u00fctm\u00fc\u015f, fabrika komiteleri kurma giri\u015fimleri olmu\u015f, hatta i\u015f\u00e7i \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131nda s\u0131n\u0131f\u0131n profilini \u00e7\u0131karm\u0131\u015ft\u0131r. Kendi s\u00f6zleriyle \u201cs\u0131n\u0131f\u0131n en barbar kesimleri\u201d\/en yoksul, h\u0131zla harekete ge\u00e7en ve radikalle\u015fen kesimlerini tespit ederek bu kesimlerle organik ba\u011flar kurmaya \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. \u0130brahim ayn\u0131 zamanda siyasal g\u00f6rev olarak i\u015f\u00e7i \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131 y\u00fcr\u00fctmekle sorumludur. \u015eartlar s\u0131n\u0131fla ontolojik ili\u015fki kurmaya ve derinle\u015ftirmeye olanak vermemi\u015ftir. Ama aray\u0131\u015flar\u0131 ve y\u00f6ntemleri son derece dikkat \u00e7ekicidir. Benzer yakla\u015f\u0131m\u0131 yoksul ve topraks\u0131z k\u00f6yl\u00fcler i\u00e7inde g\u00f6stermi\u015ftir. \u0130brahim, en barbara ula\u015fma ve onu \u00f6rg\u00fctleme arzusuyla hareket eder.<\/p>\n\n\n\n<p>Kapitalist devlet \u00f6zellikle 15-16 Haziran Ayaklanmas\u0131yla alarma ge\u00e7mi\u015f, tarihsel ve ontolojik korkusu \u015fiddetlenmi\u015f ve \u201971 Devrimcileriyle s\u0131n\u0131f\u0131n kuraca\u011f\u0131 rezonans\u0131n y\u0131k\u0131c\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131n fark\u0131nda olarak hareket etmi\u015ftir. Kar\u015f\u0131devrim \u015fiddetle sald\u0131r\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>\u201971 Devrimcileri imha edilmi\u015f, i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 ise bir nevi a\u00e7l\u0131kla ve i\u015fsizlikle terbiye edilmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. 15-16 Haziran sonras\u0131nda hareketin ta\u015f\u0131y\u0131c\u0131 kadrolar\u0131 i\u015ften at\u0131lm\u0131\u015f ve kara listeye al\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r. S\u0131n\u0131f bir nevi i\u015fsiz ve a\u00e7 b\u0131rak\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. B\u00fct\u00fcn bu s\u00fcre\u00e7te D\u0130SK s\u00f6z\u00fcn\u00fc etti\u011fimiz do\u011fal i\u015f\u00e7i \u00f6nderlerini korumak ve desteklemek noktas\u0131nda son derece tutars\u0131z tav\u0131r sergilemi\u015ftir.<\/p>\n\n\n\n<p>12 Mart fa\u015fizmi k\u0131saca y\u0131k\u0131c\u0131 sonu\u00e7lar yaratarak, sermayenin diktat\u00f6rl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc peki\u015ftirdi. Ve devletin yeniden yap\u0131lanmas\u0131n\u0131n \u00f6n\u00fcn\u00fc a\u00e7t\u0131.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Devrimci dalgan\u0131n y\u00fckseli\u015fi, s\u0131n\u0131f\u0131n siyasal aray\u0131\u015flar\u0131<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Dalgan\u0131n geri \u00e7ekili\u015fi 1973 sonras\u0131 \u00f6nce toparlanma ve sonra h\u0131zla geli\u015fme olarak kendini d\u0131\u015fa vurdu.<\/p>\n\n\n\n<p>1970\u2019li y\u0131llar\u0131n ikinci yar\u0131s\u0131ndan sonra T\u00fcrkiye\u2019de bir ba\u015fka alemin yarat\u0131lma \u015fans\u0131 olmas\u0131na ra\u011fmen bu \u015fans de\u011ferlendirilememi\u015ftir. Ayn\u0131 d\u00f6nemde antifa\u015fist m\u00fccadelede ciddi geli\u015fmeler ya\u015fanm\u0131\u015f ve devrimci hareket ola\u011fan\u00fcst\u00fc g\u00fc\u00e7lenmi\u015ftir. Ne yaz\u0131k ki i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131yla stratejik bir ili\u015fki kurulamam\u0131\u015ft\u0131r. Bu y\u00f6n asl\u0131nda devrimci hareket i\u00e7inde sol pop\u00fclist \u00e7izginin a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve k\u00fc\u00e7\u00fck burjuva devrimcili\u011fin belirleyicili\u011fini ortaya koymaktad\u0131r. Bu durum ve olgu ayn\u0131 zamanda bir tercih ve negatif bir Maeksizm \u201cokumas\u0131d\u0131r.\u201d Alan b\u00fct\u00fcn\u00fcyle CHP ve TKP\u2019ye b\u0131rak\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>\u00d6zellikle s\u0131n\u0131f 1970\u2019lerin ortalar\u0131ndan sonra nesnel ve \u00f6znel olarak ciddi geli\u015fmeler g\u00f6sterir. 1976 1 May\u0131s\u0131 bu noktada \u00f6nemli bir \u00e7\u0131k\u0131\u015ft\u0131r. Bir anlamda 12 Mart\u2019\u0131n yaratt\u0131\u011f\u0131 atmosfer b\u00fct\u00fcn\u00fcyle da\u011f\u0131t\u0131l\u0131r. Pasifikasyon k\u0131r\u0131l\u0131r. 1976 DGM direni\u015fi s\u0131n\u0131f\u0131n siyasalla\u015fma hamlesi olarak dikkat \u00e7eker. 1977 1 May\u0131s\u0131, s\u0131n\u0131f\u0131n \u00e7\u0131plak g\u00fcc\u00fcn\u00fc ortaya koyar. MESS Grevleri s\u0131n\u0131f\u0131n a\u00e7\u0131k\u00e7a finans kapitale kafa tutu\u015funu g\u00f6sterir. 1978 16 Mart, 1 May\u0131s, Mara\u015f Katliamlar\u0131 fa\u015fist dalgan\u0131n \u015fiddetlenece\u011fini g\u00f6sterir ve askeri darbeye giden s\u00fcrecin kap\u0131lar\u0131 aralan\u0131r. 16 Mart sonras\u0131nda s\u0131n\u0131f\u0131n Fa\u015fizme \u0130htar Eylemi s\u0131n\u0131f\u0131n siyasalla\u015fmas\u0131n\u0131n ve fa\u015fizme kar\u015f\u0131 kolektif duru\u015fun simgesidir. Ve mobilizasyon g\u00fcc\u00fcn\u00fc ortaya koymas\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan son derece \u00f6nemlidir. Benzer ad\u0131m g\u00f6rkemli ve \u00f6fkeli bir \u015fekilde Kemal T\u00fcrkler\u2019in cenazesinde at\u0131l\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>1980 Tari\u015f Direni\u015fi lokal d\u00fczeyin d\u0131\u015f\u0131na \u00e7\u0131kabilse, \u00e7\u0131kart\u0131labilseydi T\u00fcrkiye\u2019ye yay\u0131lan bir genel ayaklanmay\u0131 tetikleyebilirdi. Ya da ger\u00e7ek manada yenilsek bile bizim Kom\u00fcn\u00fcm\u00fcz olabilirdi, ama haz\u0131rl\u0131ks\u0131zl\u0131k, politik perspektifsizlik, strateji ve program yoksunlu\u011fu, s\u0131n\u0131fla kurulan ili\u015fkinin i\u00e7eri\u011fi ve s\u0131n\u0131f\u0131n y\u0131k\u0131c\u0131 g\u00fcc\u00fcn\u00fcn ger\u00e7ek manada fark\u0131na var\u0131lmamas\u0131 bu f\u0131rsat\u0131n da ka\u00e7mas\u0131na yol a\u00e7t\u0131.<\/p>\n\n\n\n<p>K\u0131sacas\u0131 Tehlikeli S\u0131n\u0131f g\u00fc\u00e7 topluyordu ve siyasal aray\u0131\u015f i\u00e7indeydi ve her g\u00f6rkemli eylemiyle devrimci kom\u00fcnistleri ana rahmine \u00e7a\u011f\u0131rmaya devam ediyordu. Toplumsal muhalefetin ola\u011fan\u00fcst\u00fc geli\u015fmesi ve uluslararas\u0131 konjonkt\u00fcr (\u0130ran\u2019da \u015eah Rejimin y\u0131k\u0131lmas\u0131 ve devrimin ger\u00e7ekle\u015fmesi, Afganistan\u2019\u0131n Sovyetler Birli\u011fi taraf\u0131ndan i\u015fgali, emperyalizmin ekonomik ve n\u00fcfuz alanlar\u0131nda daralma ve ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 sorunlar), 12 Eyl\u00fcl Askeri Fa\u015fist diktat\u00f6rl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcn \u00f6n\u00fcn\u00fc a\u00e7acakt\u0131.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>12 Eyl\u00fcl fa\u015fizmi ve s\u0131n\u0131f\u0131n muhte\u015fem eylemleri<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Neoliberalizm, 12 Eyl\u00fcl fa\u015fizminin ekonomi politi\u011fi oldu. Neoliberal kapitalizmin in\u015fas\u0131 periferide a\u011f\u0131rl\u0131kta fa\u015fist ve askeri diktat\u00f6rl\u00fckler arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla in\u015fa edildi. Latin Amerika bir laboratuvar i\u015flevi g\u00f6rd\u00fc. 1970\u2019lerin ortas\u0131nda kapitalizmin ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 yap\u0131sal kriz, kapitalizmin yeniden yap\u0131lanmas\u0131n\u0131n ve yeni despotik emek rejimlerinin \u00f6n\u00fcn\u00fc a\u00e7t\u0131. 1983 y\u0131l\u0131nda imzalanan Washington Uzla\u015f\u0131s\u0131 finans kapitalin yol haritas\u0131 olacakt\u0131.<\/p>\n\n\n\n<p>T\u00fcrkiye\u2019de 1980 ortalar\u0131ndan sonra i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 mobilize oldu. \u00d6zellikle Neta\u015f Grevi (1986), Kazl\u0131\u00e7e\u015fme, Migros Grevi (1987), Laspetkim-\u0130\u015f\u2019in eylemleri s\u0131n\u0131f\u0131n korku duvar\u0131n\u0131 y\u0131kt\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve harekete ge\u00e7ti\u011fini g\u00f6sterdi. 1988-1989 1 May\u0131slar\u0131 toplumsal muhalefetin \u015fekilleni\u015fini ortaya koydu. Ard\u0131ndan gelen 1 May\u0131slar tam bir kafa tutu\u015f olacakt\u0131. 1989 Bahar Eylemleri yayg\u0131n taban \u00f6rg\u00fctlenmeleriyle s\u0131n\u0131f\u0131n kolektif aya\u011fa kalk\u0131\u015f\u0131n\u0131 simgeledi. 1990-91 Zonguldak Madenci Y\u00fcr\u00fcy\u00fc\u015f\u00fc bir kent grevi olarak muazzam bir eylem oldu. Bir kentin ba\u015fkente y\u00fcr\u00fcy\u00fc\u015f\u00fc i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 m\u00fccadele tarihinde de silinmez izler b\u0131rakacakt\u0131. \u0130\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 bu eylemiyle siyasal iktidar de\u011fi\u015fikli\u011fine yol a\u00e7t\u0131. Eylem d\u00fcnyada bir ilk \u00f6rnek olarak dikkat \u00e7ekti. Birka\u00e7 y\u0131l i\u00e7inde benzer bir eylem Romanya\u2019da ya\u015fanacakt\u0131. 1991 Pa\u015fabah\u00e7e Grevi bir semt, \u00f6zg\u00fcn bir havza grevi olarak \u00f6nem ta\u015f\u0131d\u0131.<\/p>\n\n\n\n<p>1995 sonras\u0131nda kamu \u00e7al\u0131\u015fanlar\u0131n fiili, me\u015fru, militan sendikal \u00f6rg\u00fctlenme aray\u0131\u015flar\u0131 s\u0131n\u0131f hareketine g\u00fc\u00e7 ve m\u00fccadele azmi verdi. T\u00fcrkiye Cumhuriyeti\u2019nin kurulu\u015f s\u00fcrecinden ba\u015flayarak hayata ge\u00e7irilen korporatist uygulamalar\u0131n bir yans\u0131mas\u0131 olarak s\u0131n\u0131f\u0131 i\u00e7inde ayr\u0131cal\u0131k bir kesim yaratma politikas\u0131 uzun y\u0131llar son derece etkili olmu\u015f, ancak 1990\u2019lar\u0131n ortalar\u0131nda tarihle randevu ger\u00e7ekle\u015fmi\u015ftir. Ancak aradan 30 y\u0131l\u0131 yak\u0131n zaman\u0131n ge\u00e7mesine ra\u011fmen, kamu \u00e7al\u0131\u015fanlar\u0131n nesnel ve \u00f6znel \u015fekillenme s\u00fcrecinin devam etti\u011fini s\u00f6yleyebiliriz.<\/p>\n\n\n\n<p>2000\u2019li y\u0131llar\u0131n ba\u015f\u0131 \u00f6zelle\u015ftirmelere kar\u015f\u0131 s\u0131n\u0131f\u0131n etkin eylemlerine tan\u0131kl\u0131k etti. Seydi\u015fehir (2005), Seka (2005), Telekom (2007) gibi \u00f6zelle\u015ftirmelere kar\u015f\u0131 fabrika i\u015fgali eylemleri ve farkl\u0131 radikal eylemler yap\u0131ld\u0131. Tekel Direni\u015fi (2010) s\u0131n\u0131f\u0131n sars\u0131c\u0131 ve muhte\u015fem pratiklerinden biriydi. \u0130\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 ba\u015f\u015fehri i\u015fgal etti. Hava-\u0130\u015f Grevi (2013) stratejik i\u015fkollar\u0131nda \u00f6nemli \u015feylerin yap\u0131labilece\u011fini g\u00f6sterdi ama ge\u00e7 kal\u0131nm\u0131\u015f ve haz\u0131rl\u0131ks\u0131z yakalan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131. Washington Uzla\u015f\u0131s\u0131 devrimci hareket taraf\u0131ndan iyi analiz edilebilse ve s\u0131n\u0131f i\u00e7inde stratejik konumlanma esas al\u0131nabilse ve bu perspektifle kulu\u00e7kaya yat\u0131labilse ve uzun soluklu bir m\u00fccadelenin \u00f6r\u00fclmesi y\u00f6n\u00fcnde hareket edilebilseydi, bu eylemlerin her biri antikapitalist kopu\u015f prati\u011fine d\u00f6n\u00fc\u015febilirdi. Uzla\u015f\u0131 \u00e7ok erken bir d\u00f6nemde k\u00fcresel finans kapitalin s\u0131n\u0131fa y\u00f6nelik y\u0131k\u0131c\u0131 sald\u0131r\u0131lar\u0131n\u0131n hangi stratejik sekt\u00f6rlerden ba\u015flayaca\u011f\u0131n\u0131 alenen a\u00e7\u0131klam\u0131\u015ft\u0131. Sorun s\u0131n\u0131fa bak\u0131\u015f ve s\u0131n\u0131f\u0131n y\u0131k\u0131c\u0131 ve devrimci enerjisinin g\u00f6r\u00fclmesi ve s\u0131n\u0131flar m\u00fccadelesinin ritminin par\u00e7as\u0131 olmakt\u0131. 2013 Gezi Ayaklanmas\u0131 ola\u011fan\u00fcst\u00fc bir deneyimdi ve devrimin imkan\u0131n\u0131 g\u00f6sterdi. Sloganda ifade edildi\u011fi gibi \u201cSanki devrim g\u00f6z k\u0131rpt\u0131\u201d. S\u0131n\u0131f\u0131n yeni segmentinin aya\u011fa kalk\u0131\u015f\u0131n\u0131 g\u00f6steren ve geni\u015f y\u0131\u011f\u0131nlar\u0131 mobilize eden hareket, yukar\u0131da bahsetti\u011fimiz haz\u0131rl\u0131ks\u0131zl\u0131k ve stratejik konumlanma eksikli\u011fiyle geri \u00e7ekildi. 2015 Metal F\u0131rt\u0131nas\u0131 bir havza, kent ve b\u00f6lge grevi olarak dikkat \u00e7ekti. Daha sonraki y\u0131llarda \u00f6zellikle 2022 Ocak-\u015eubat aylar\u0131nda ger\u00e7ekle\u015fen yayg\u0131n lokal eylemler s\u0131n\u0131f\u0131n dirili\u011fini ve aray\u0131\u015flar\u0131n\u0131 ortaya koydu. Yukar\u0131da sayd\u0131\u011f\u0131m\u0131z g\u00f6rkemli eylemleri bir b\u00fct\u00fcn olarak s\u0131n\u0131f\u0131n devrimci kom\u00fcnist hareketi ana rahmine \u00e7a\u011f\u0131rma eylemleri olarak de\u011ferlendirebiliriz.<\/p>\n\n\n\n<p>Maalesef bu \u00e7a\u011fr\u0131lara yan\u0131t \u00fcretilemedi. \u00c7\u00fcnk\u00fc sorunun sadece \u00f6rg\u00fctsel bir sorun de\u011fil, ayn\u0131 zamanda ideolojik-teorik bir sorun oldu\u011fu \u00e7\u0131plak bir bi\u00e7imde ortadad\u0131r. \u0130\u00e7inden ge\u00e7ti\u011fimiz s\u00fcre\u00e7te ideolojik ve teorik ve politik-pratik bir r\u00f6nesans\u0131n ger\u00e7ekle\u015fmesi ya\u015famsald\u0131r. Aksi, ya\u015fanan likidasyonun ve \u00e7\u00fcr\u00fcmenin derinle\u015fmesi anlam\u0131na gelecektir.<\/p>\n\n\n\n<p>Bu s\u00fcrecin bir ba\u015fka boyutta kar\u015f\u0131devrimci geli\u015fmeleri tetiklemesi ka\u00e7\u0131n\u0131lmazd\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>K\u00fcresel fabrikan\u0131n at\u00f6lyesi T\u00fcrkiye<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Son \u00e7eyrek as\u0131rda T\u00fcrkiye kapitalizmi k\u00fcresel kapitalizmin \u00f6nemli tedarik merkezlerinden birine d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fc. Bir anlamda Anadolu ve Mezopotamya co\u011frafyas\u0131 k\u00fcresel fabrikan\u0131n at\u00f6lyesi haline geldi. Bu s\u00fcre\u00e7 bir ba\u015fka boyutuyla modern \u00e7itleme ve proleterle\u015fme s\u00fcreci olarak ya\u015fand\u0131 ve ya\u015fanmaya devam ediyor. 400\u2019e yak\u0131n organize sanayi b\u00f6lgesi, 40\u2019a yak\u0131n \u00f6zel b\u00f6lge ve yine 40\u2019a yak\u0131n serbest b\u00f6lge proletaryan\u0131n yeni merkezleri olarak stratejik \u00f6nem ta\u015f\u0131yor. Art\u0131k K\u00fcrt illeri dahil hemen hemen her il proleter kentlere d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcyor. \u00d6rne\u011fin Gaziantep ve Batman k\u00fcresel tedarik odaklar\u0131 olarak i\u015flev g\u00f6r\u00fcyor.<\/p>\n\n\n\n<p>AKP iktidar\u0131 bu ad\u0131mlar\u0131yla ve hay\u0131rsever kapitalizm uygulamalar\u0131yla b\u00fct\u00fcn\u00fcyle finans kapitalin arzular\u0131na hizmet ediyor. Siyasi iktidar k\u00fclt\u00fcr ve kimlik politikalar\u0131n\u0131 derinle\u015ftirerek s\u0131n\u0131f\u0131n kolektif aksiyon yetene\u011fini massetmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131yor. AKP iktidar\u0131n\u0131 siyasal \u0130slam\u0131n yaratt\u0131\u011f\u0131 olanaklarla cumhuriyet tarihinde en etkin r\u0131za mekanizmalar\u0131 in\u015fa eden ve finans kapitalin k\u00e2r a\u00e7l\u0131\u011f\u0131na en radikal \u00e7\u00f6z\u00fcmler bulan bir siyasal olu\u015fum olarak de\u011ferlendirmek abart\u0131 de\u011fildir. Cumhuriyetin y\u00fcz\u00fcnc\u00fc y\u0131l\u0131nda i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 tam anlam\u0131yla bir abluka ve ku\u015fat\u0131lm\u0131\u015f i\u00e7inde. Despotik emek rejimleriyle a\u011f\u0131r s\u00f6m\u00fcr\u00fcye maruz kal\u0131yor. \u015eiddetli atomizasyon ya\u015f\u0131yor. Y\u00fczy\u0131ll\u0131k burjuva cumhuriyetin tarihinde i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 i\u00e7in de\u011fi\u015fen bir \u015fey yok.&nbsp; Di\u011fer ezilenler ve yok say\u0131lanlarda oldu\u011fu gibi. Gelecek i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n kendi eyleminde\u2026 Gelecek i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n ba\u011f\u0131ms\u0131z, birle\u015fik, \u00f6rg\u00fctl\u00fc m\u00fccadelesinde\u2026<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Bu yaz\u0131n\u0131n daha k\u0131sa bir versiyonu, ilk olarak Yeni Ya\u015fam gazetesinin internet sitesinde yay\u0131mlanm\u0131\u015ft\u0131r. Metin bu haliyle ilk defa trockist.org&#8216;da yay\u0131mlanmaktad\u0131r. *** Her ne kadar Cumhuriyetin y\u00fcz\u00fcnc\u00fc y\u0131l\u0131 tart\u0131\u015fmalar\u0131 s\u00f6n\u00fcmlense de asl\u0131nda ba\u015fta i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 ve ezilen halklar\u0131n, s\u00f6m\u00fcr\u00fc, \u015fiddet ve diskriminasyona maruz kalan s\u0131n\u0131f ve kesimlerin g\u00f6z\u00fcnden y\u00fczy\u0131ll\u0131k prati\u011fin de\u011ferlendirilmesi devam edecek ve etmesinde [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":43,"featured_media":2955,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_exactmetrics_skip_tracking":false,"_exactmetrics_sitenote_active":false,"_exactmetrics_sitenote_note":"","_exactmetrics_sitenote_category":0,"footnotes":""},"categories":[990],"tags":[],"class_list":["post-2952","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-tartisma"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/2952","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/43"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=2952"}],"version-history":[{"count":6,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/2952\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":2961,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/2952\/revisions\/2961"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media\/2955"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=2952"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=2952"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=2952"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}