{"id":1799,"date":"2020-05-16T09:37:16","date_gmt":"2020-05-16T06:37:16","guid":{"rendered":"http:\/\/trockist.net\/?p=1799"},"modified":"2020-05-16T16:28:34","modified_gmt":"2020-05-16T13:28:34","slug":"tarihin-diyalektik-maddeci-yorumunda-iradecilik-ve-belirlenimcilik","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/2020\/05\/16\/tarihin-diyalektik-maddeci-yorumunda-iradecilik-ve-belirlenimcilik\/","title":{"rendered":"Tarihin diyalektik maddeci yorumunda iradecilik ve belirlenimcilik \u00a0"},"content":{"rendered":"\n<p><strong>Yazar:<\/strong> Ramazan Kumek<\/p>\n\n\n\n<p><strong>G\u00f6rsel<\/strong>: <em>God and the State: Fig 1 &#8211; Idealism and Materialism<\/em> (Tanr\u0131 ve Devlet: Fig 1 &#8211; \u0130dealizm ve Materyalizm), Brandon Spence<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Yay\u0131n Kurulu&#8217;nun notu:<\/strong> A\u015fa\u011f\u0131da okuyucular\u0131m\u0131zdan Ramazan Kumek&#8217;in, Tro\u00e7kist&#8217;in Yay\u0131n Kurulu&#8217;na ula\u015ft\u0131rm\u0131\u015f oldu\u011fu bir yaz\u0131s\u0131n\u0131 payla\u015f\u0131yoruz. Kumek&#8217;in yaz\u0131s\u0131, olduk\u00e7a de\u011ferli bir felsef\u00ee tart\u0131\u015fmay\u0131 g\u00fcndemine alm\u0131\u015f olmas\u0131ndan dolay\u0131 taraf\u0131m\u0131zdan dikkatlice incelenmi\u015f, ard\u0131ndan yaz\u0131n\u0131n yay\u0131mlanmas\u0131na karar verilmi\u015ftir. Bu ba\u011flamda bu metnin ele ald\u0131\u011f\u0131 felsef\u00ee metodoloji sorununun b\u00fct\u00fcn okuyucular\u0131m\u0131z\u0131n dikkatini \u00e7ekece\u011fine ve metnin \u00f6nemli bir tart\u0131\u015fman\u0131n ilk ad\u0131m\u0131 olaca\u011f\u0131na eminiz. <\/p>\n\n\n\n<p class=\"has-text-align-center\"><strong>***<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Tarihsel maddecilikte altyap\u0131 ile \u00fcstyap\u0131 aras\u0131ndaki ili\u015fkinin nas\u0131l bir ili\u015fki oldu\u011fu sorunu Marksizm i\u00e7i tart\u0131\u015fmalar\u0131 fazlas\u0131yla me\u015fgul eden konular aras\u0131ndad\u0131r. Marksist tarih tezinin tarihsel geli\u015fimi, maddi temelin, kimilerince daha \u00f6zelde salt \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerin d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fc ba\u011flam\u0131nda a\u00e7\u0131klamas\u0131 bu ilerlemenin ne derece \u00fcstyap\u0131dan yal\u0131t\u0131k oldu\u011fu konusunda yoruma m\u00fcsait bir alan b\u0131rakm\u0131\u015ft\u0131. Ba\u015fat rol\u00fcn altyap\u0131da oldu\u011funun ifade bi\u00e7imi olan tarihsel maddecilikte ekonomik olmayan fakt\u00f6rlerin \u00f6zerk hale gelip \u00fczerinde y\u00fckseldi\u011fi temelle diyalektik bir ili\u015fki i\u00e7ine girmesi, Marksizm i\u00e7inde farkl\u0131 a\u00e7\u0131lardan yakla\u015f\u0131l\u0131p tart\u0131\u015f\u0131lmakla beraber, tarihsel geli\u015fimin bu ekonomik yorumu d\u0131\u015far\u0131dan getirilen ele\u015ftirilere de muhatap olmu\u015ftur.\u00a0<\/p>\n\n\n\n<p>Marx&#8217;\u0131n, tarihsel niteli\u011fini belirtmek amac\u0131yla kapitalizmin ge\u00e7ici oldu\u011funa i\u015faret eden ifadeler kullanmas\u0131, tarihsel geli\u015fim i\u00e7in \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerin ilerlemesini zorunluluk olarak kar\u015f\u0131m\u0131za koymas\u0131, y\u00fczeysel bir bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131yla tarihsel geli\u015fimin tarih \u00fcst\u00fc ya da tarih i\u00e7i mutlak yasalarca belirlendi\u011fi \u015feklinde okunmu\u015ftur. Buna g\u00f6re altyap\u0131ya ve \u00fcretici g\u00fc\u00e7lere yap\u0131lan vurgu, \u00f6znel fakt\u00f6rlerin belirleyicili\u011fini d\u0131\u015farda b\u0131rak\u0131yor, tarih \u00f6nceden yaz\u0131lm\u0131\u015f bir plana g\u00f6re hareket ediyordu.<\/p>\n\n\n\n<p>Ne var ki bu ele\u015ftiri ya da okumalar b\u00fct\u00fcnsellikten yoksundur, zira tarihsel maddecili\u011fin Hegelci teleolojik tarih anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n bir kopyas\u0131 oldu\u011fu, \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerin tarihsel geli\u015fimin biricik fakt\u00f6r\u00fc oldu\u011fu, insan\u0131n \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcne yer a\u00e7mad\u0131\u011f\u0131, ekonomik yasalar\u0131n tek yanl\u0131 olarak belirleyici oldu\u011fu \u015feklindeki okumalar veya ele\u015ftirileri tek bir noktaya, tarihin, \u00fcstyap\u0131n\u0131n, daha \u00f6zelde \u00f6znel fakt\u00f6rlerin mutlak yasalarca belirlendi\u011fi ve y\u00f6netildi\u011fi iddias\u0131na indirgeyebilsek de hareket noktalar\u0131 birbirlerinden farkl\u0131d\u0131r. Bu yaz\u0131da ilk \u00f6nce, Hegelci mirastan kaynaklanm\u0131\u015f da olsa, tarihsel maddecili\u011fi Hegelci teleolojik tarih anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n kopyas\u0131na indirgeyen iddia ile hesapla\u015faca\u011f\u0131m. \u0130kinci olarak altyap\u0131n\u0131n \u00fcstyap\u0131 ile ili\u015fkisini ele al\u0131p, Marksizm&#8217;de, tarihte, insan\u0131n d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fcc\u00fc g\u00fcc\u00fc ile \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerin belirlenimcili\u011fi aras\u0131ndaki ikililik problemine nas\u0131l bak\u0131labilece\u011fi ile sonland\u0131raca\u011f\u0131m. &nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Kaderimizin mutlak yasalarca belirlendi\u011fi t\u00fcrden okumalar birbirleri i\u00e7in hem \u00f6nc\u00fcl hem de sonu\u00e7 olabildi\u011finden dolay\u0131 kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 olarak birbirlerini beslerler. S\u00f6z konusu ele\u015ftiri ya da okumalarda bir taraftan Hegel&#8217;de mistik bir yap\u0131ya sahip olan diyalektik oldu\u011fu gibi al\u0131n\u0131p do\u011fa ve tarihe aktar\u0131ld\u0131\u011f\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcrken di\u011fer taraftan \u00fcstyap\u0131n\u0131n kendi dinamikleri, onun diyalektik karakteri g\u00f6z ard\u0131 edilerek altyap\u0131 i\u00e7inde eritilmi\u015ftir. Yaz\u0131da bu tarihin ve diyalekti\u011fin maddeci karakteri, insan\u0131n do\u011fa ve toplumla girdi\u011fi ili\u015fki temelinde a\u00e7\u0131klanacakt\u0131r. Fakat ilk \u00f6nce tarihsel maddecilik ile Hegel&#8217;in teleolojik tarih kuram\u0131n\u0131n yollar\u0131n\u0131 ay\u0131ral\u0131m. &nbsp;<\/p>\n\n\n\n<h4 class=\"wp-block-heading\"><strong>1.)<\/strong> <strong>Hegelci teleolojik tarih anlay\u0131\u015f\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131nda tarihin maddeci diyalektik yorumu<\/strong><\/h4>\n\n\n\n<p>Hegel&#8217;in tarih felsefesi en temel d\u00fczeyde <em>Mutlak \u0130de<\/em>&#8216;nin tarihsel s\u00fcre\u00e7te yasaya uygun bir \u015fekilde kendisini ger\u00e7ekle\u015ftirdi\u011fini ifade eder. Hegel&#8217;e g\u00f6re tarih kaotik olaylar\u0131n bir b\u00fct\u00fcn\u00fc ya da bir rastlant\u0131sall\u0131k alan\u0131 de\u011fil, yasalarla ilerleyen bir s\u00fcre\u00e7ti. Kendisini uydurmak zorunda oldu\u011fu bir ere\u011fi vard\u0131: Tin&#8217;in \u00f6zfark\u0131ndal\u0131\u011f\u0131 ya da di\u011fer bir deyi\u015fle \u00f6zg\u00fcrl\u00fck bilinci. &nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>\u00d6zg\u00fcrl\u00fck bilinci kendisini sadece tarihte g\u00f6sterir. Tarih bu \u00f6zg\u00fcrl\u00fck bilincine do\u011fru diyalektik tarzda s\u00fcrekli bir ilerleme kaydeder. Hegel bu ilerlemeyi tinsel bir niteli\u011fe sahip olan Akl\u0131n bir ilerlemesi olarak g\u00f6r\u00fcr. Tin&#8217;in varl\u0131\u011f\u0131 ile insan\u0131n zihinsel yan\u0131yla ili\u015fki kuran Hegel&#8217;e g\u00f6re Mutlak \u0130de, \u00f6zg\u00fcrl\u00fck bilincini do\u011fa alan\u0131nda de\u011fil, Tin alan\u0131nda ger\u00e7ekle\u015ftiriyordu. Ona g\u00f6re Tin, Mutlak \u0130de&#8217;yi kendi i\u00e7inde ta\u015f\u0131yordu. Dolay\u0131s\u0131yla \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc de.<\/p>\n\n\n\n<p>Mutlak \u0130de, Tin alan\u0131nda kendisini g\u00f6sterdi\u011finden dolay\u0131 tarihsel s\u00fcre\u00e7 salt mekanik yasalarla a\u00e7\u0131klanamazd\u0131. O, tarihin teleolojik bir yan\u0131ndan da s\u00f6z eder. Bu anlamda tarihin kendisini uydurmak zorunda oldu\u011fu bir ere\u011fi s\u00f6z konusudur. Mutlak \u0130de&#8217;ye i\u00e7kin olan bu erek, Tin&#8217;in en son a\u015famas\u0131 olan Mutlak Tin&#8217;de kendi \u00f6zg\u00fcrl\u00fck bilincine kavu\u015fuyordu. Bu demektir ki tarihsel geli\u015fme tinsel alanda ger\u00e7ekle\u015fiyordu. Hegel&#8217;e g\u00f6re Tin, ancak insan bilincinde bir varolu\u015fa sahip olmakla beraber kendisini insan\u0131n d\u00fcnyas\u0131nda a\u00e7\u0131yordu. Hegel&#8217;de tarih felsefesi i\u015fte bu Mutlak \u0130de&#8217;nin kendisini Tin alan\u0131nda nas\u0131l ger\u00e7ekle\u015ftirdi\u011fini, dolay\u0131s\u0131yla diyalektik s\u00fcrecini konu al\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>Hegel, \u00f6zne-nesne \u00f6zde\u015fli\u011fi ilkesiyle, \u00f6znel ile nesnel, somut ile soyut ikilili\u011fini Spinozac\u0131 tarzda a\u015ft\u0131\u011f\u0131 iddias\u0131ndaysa da Marx onun soyut d\u00fczlemde kald\u0131\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyordu. Ona g\u00f6re Hegel, insan\u0131n do\u011fayla, somut olanla ili\u015fkisini g\u00f6z ard\u0131 etmi\u015f, tarihsel s\u00fcreci soyut d\u00fczlemde \u00e7\u00f6z\u00fcmlemi\u015ftir. \u201cBu tarih yaz\u0131m\u0131nda\u201d diyordu Marx, \u201cger\u00e7ek, hatta politik \u00e7\u0131karlar bile de\u011fil, saf d\u00fc\u015f\u00fcnceler s\u00f6z konusudur.\u201d<strong>(1)<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Marx&#8217;\u0131n ya\u015famsal sorunlar\u0131n yan\u0131t\u0131n\u0131 ya\u015fam\u0131n prati\u011finde aramas\u0131 ve tarihsel g\u00fc\u00e7lerin geli\u015fimini insan\u0131n bu somut ya\u015fam ile girdi\u011fi ili\u015fkiler kapsam\u0131nda a\u00e7\u0131klamas\u0131 yeni bir d\u00f6nemin sayfas\u0131n\u0131 a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131; zira toplumsal ger\u00e7eklikten yal\u0131t\u0131k incelenen bilin\u00e7, toplumsal ya\u015fam\u0131n bir b\u00fct\u00fcn\u00fc olarak g\u00f6r\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fc. Dolay\u0131s\u0131yla Marx incelenmesi gereken \u015feyin insan\u0131n pratik hayat\u0131 oldu\u011funu belirtiyordu: \u201cYap\u0131lmas\u0131 gereken teorik laflar\u0131, verili ger\u00e7ek ili\u015fkilerle a\u00e7\u0131klamakt\u0131r.\u201d <strong>(2)<\/strong> Maddi ili\u015fkilerin bilin\u00e7ten \u00f6nce geldi\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcncesi Marx&#8217;\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcncesinin maddeci temelini meydana getiriyordu. Ayn\u0131 zamanda tarih tezinin ba\u015flang\u0131\u00e7 noktas\u0131n\u0131 da. \u00a0<\/p>\n\n\n\n<p>Marx&#8217;ta tarihin geli\u015fim s\u00fcreci maddeci temelde a\u00e7\u0131klan\u0131rken, Hegel&#8217;de tarih Mutlak \u0130de&#8217;nin bir a\u00e7\u0131l\u0131m\u0131yd\u0131. Marx, Hegel&#8217;in tarih tezinden \u201cAlman tarih yaz\u0131m\u0131n\u0131n en saf ifadesi\u201d <strong>(3)<\/strong>&nbsp;olarak s\u00f6z ediyordu, zira Marx&#8217;a g\u00f6re Hegel, idealist tarih yaz\u0131c\u0131l\u0131\u011f\u0131nda oldu\u011fu gibi, insan\u0131n do\u011fayla olan ili\u015fkisini tarihten \u00e7\u0131karmaktayd\u0131. Dolay\u0131s\u0131yla Hegelci tarih tezindeki esas sorun tarihsel geli\u015fimin pratik ya\u015fam ile ili\u015fkisini kuramam\u0131\u015f olmas\u0131d\u0131r. Oysa Marx i\u00e7in yap\u0131lmas\u0131 gereken tarihsel geli\u015fimin toplumsal ya\u015fam ile alakas\u0131n\u0131 ortaya koymak, bilinci (Tin) bu ba\u011flamda maddi ili\u015fkiler ile a\u00e7\u0131klamakt\u0131r. Marx&#8217;\u0131n tarihsel maddecili\u011fi i\u015fte bu beklentiye kar\u015f\u0131l\u0131k verir.<\/p>\n\n\n\n<p>Marx bir di\u011fer \u00fcnl\u00fc pasaj\u0131nda \u015f\u00f6yle yazacakt\u0131r: \u201cHegel i\u00e7in idea ad\u0131 alt\u0131nda ba\u011f\u0131ms\u0131z bir \u00f6zneye bile d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc d\u00fc\u015f\u00fcnme s\u00fcreci, bu s\u00fcrecin sadece d\u0131\u015f g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc olu\u015fturan ger\u00e7ekli\u011fin <em>demiurgos<\/em>\u2019udur. Bendeyse, tam tersine, d\u00fc\u015f\u00fcnsel olan, maddi olan\u0131n insan kafas\u0131na yerle\u015ftirilmi\u015f ve terc\u00fcme edilmi\u015f bi\u00e7iminden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir.\u201d<strong>(4)<\/strong>&nbsp;Bu, diyalektik y\u00f6ntemin i\u00e7eri\u011finin de\u011fi\u015fmesi demek oluyordu: \u201cBenim diyalektik y\u00f6ntemim, temelinde, Hegelci diyalektik y\u00f6ntemden farkl\u0131 de\u011fil, onun do\u011frudan kar\u015f\u0131t\u0131d\u0131r.\u201d<strong>(5)&nbsp;<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Hegel&#8217;de diyalektik, hem bilincin hem de b\u00fct\u00fcn olarak varl\u0131\u011f\u0131n (ide ve do\u011fa) geli\u015fim bi\u00e7imiydi. \u00d6zne-nesne \u00f6zde\u015fli\u011fi ilkesiyle, zihinsel ve maddesel ikilili\u011fi a\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyor, diyalektik y\u00f6ntemini evrensel y\u00f6ntem haline getiriyordu. Fakat Marx ve Engels, Hegel&#8217;in bu \u00f6zde\u015fli\u011fi kuramad\u0131\u011f\u0131n\u0131, somutu ihmal etti\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyor, onun diyalekti\u011fini idealist buluyordu. Engels&#8217;ten aktaracak olursak: \u201cDo\u011fada ve tarihte kendisini g\u00f6steren diyalektik geli\u015fim, Hegel&#8217;e g\u00f6re Fikrin ba\u011f\u0131ms\u0131z hareketinin bir kopyas\u0131ndan ibarettir.\u201d<strong>(6)<\/strong>&nbsp;Ne var ki mesele g\u00f6r\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fcnden daha karma\u015f\u0131kt\u0131r. Ancak konu yaz\u0131n\u0131n kapsam\u0131n\u0131 a\u015ft\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in bu tart\u0131\u015fmay\u0131 \u015fimdilik ge\u00e7ece\u011fim.<\/p>\n\n\n\n<p>Hegel&#8217;de Mutlak \u0130de&#8217;nin tarihe h\u00fckmetti\u011fini s\u00f6ylemi\u015ftik. Marx&#8217;ta ise tarihin d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fc, maddi d\u00fcnyan\u0131n gerisinde bulunan bir ger\u00e7ekli\u011fin hareketi de\u011fil, onu \u00f6nceleyen maddi ili\u015fkilerin de\u011fi\u015fimi temelinde a\u00e7\u0131klan\u0131yordu. \u201cB\u00f6ylece diyalektik\u201d diyor Engels, \u201cd\u0131\u015f d\u00fcnyan\u0131n oldu\u011fu kadar insan d\u00fc\u015f\u00fcncesinin de hareketinin genel yasalar\u0131 haline (&#8230;) indirgenmi\u015f oldu. Fikrin diyalekti\u011fi, ger\u00e7ek d\u00fcnyan\u0131n diyalektik hareketinin sadece bilin\u00e7li bir yans\u0131mas\u0131 haline geldi.\u201d<strong>(7)<\/strong>&nbsp;Marx&#8217;\u0131n deyimiyle \u201cgizemsel kabu\u011fun i\u00e7indeki rasyonel \u00f6z\u201d bulunmu\u015f oluyordu.<strong>(8)<\/strong>&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Marx&#8217;\u0131n tarih tezinin diyalektik y\u00f6ntemini ayr\u0131ca ele almamas\u0131, bu konuda Hegel&#8217;e g\u00f6ndermelerde bulunmakla yetinmesi, Marksist tarih tezinde yanl\u0131\u015f anla\u015f\u0131lmaya m\u00fcsait bir alan b\u0131rakm\u0131\u015ft\u0131r. Hegelci teleolojik tarih okumas\u0131 ile maddeci tarih anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n nerede bulu\u015fup nerede yollar\u0131n\u0131n ayr\u0131ld\u0131\u011f\u0131 bulan\u0131kla\u015fm\u0131\u015f, dahas\u0131 Marksist tarih kuram\u0131 teleolojik tarzda okunmu\u015f, ona indirgenmi\u015ftir. B\u00f6ylece tarih kaderci tarzda ele al\u0131nm\u0131\u015f, zorunlulukla bir ere\u011fe do\u011fru ilerledi\u011fi \u015feklinde okunmu\u015ftur, zira Hegel&#8217;de diyalektik s\u00fcre\u00e7, tarihin erekselli\u011fiyle de ili\u015fkiliydi. Tarih, Tin&#8217;in hem ilerlemesini ifade ediyor hem de kendisini bu ere\u011fe g\u00f6re bi\u00e7imlendiriyordu. Hegel, tarihin bu erekselligini <em>Akl\u0131n Hilesi<\/em> teziyle a\u00e7\u0131klar. Buna g\u00f6re Ak\u0131l, insanlar\u0131 kendi ere\u011fini ger\u00e7ekle\u015ftirmek i\u00e7in kullan\u0131yordu. \u0130nsanlar kendi \u00e7\u0131karlar\u0131 pe\u015finden ko\u015fuyor olsa da bilin\u00e7siz bir \u015fekilde tarihin ere\u011fini yerine getiriyordu.<\/p>\n\n\n\n<p>Peki Hegel&#8217;de mistik bir yap\u0131ya sahip olan diyalektik s\u00fcre\u00e7, Marx&#8217;ta do\u011frudan do\u011fa ve tarihe mi aktar\u0131lm\u0131\u015ft\u0131? Sorun da tam olarak burada beliriyordu. Bu noktada Stalin, Marx&#8217;\u0131 Hegel&#8217;in teorik \u00e7izgisine ba\u011flayarak okur. Yvon Quiniou, diyalekti\u011fin ontolojik \u00e7arp\u0131t\u0131lmas\u0131n\u0131n Stalin&#8217;inin miras\u0131 oldu\u011funu belirtir. O, diyalektik maddecili\u011fin Stalinist yorumu i\u00e7in \u015f\u00f6yle diyecektir: \u201cKar\u015f\u0131tlar\u0131n m\u00fccadelesinin her yerde haz\u0131r ve naz\u0131rl\u0131\u011f\u0131 gibi b\u00fct\u00fcn cepheleriyle ger\u00e7ekli\u011fi y\u00f6netti\u011fi varsay\u0131lan materyalist ve diyalektik nitelikli bir dizi tez veya yasadan olu\u015fur.\u201d <strong>(9)<\/strong>&nbsp;Stalin, diyalektik maddecili\u011fi, olgusal ger\u00e7ekli\u011fi bilmenin bir y\u00f6ntemi olarak ele alm\u0131yor, ger\u00e7ekli\u011fi diyalektik yasalar i\u00e7inde eritiyordu.&nbsp;<em>Diyalektik ve Tarihsel Materyalizm<\/em>&#8216;de, diyalektik yasalar\u0131n tarihe h\u00fckmetti\u011fini belirtir: \u201cYava\u015f nicel de\u011fi\u015fmelerden h\u0131zl\u0131 ve ani nitel de\u011fi\u015fmelere ge\u00e7i\u015f bir geli\u015fme yasas\u0131ysa, ezilen s\u0131n\u0131flar\u0131n yapt\u0131\u011f\u0131 devrimlerin \u00e7ok normal ve ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz oldu\u011fu da apa\u00e7\u0131k ortaya \u00e7\u0131kar.\u201d<strong>(10)<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>En ba\u015fta Althusser olmak \u00fczere bir\u00e7oklar\u0131n\u0131n hakl\u0131 olarak hedef ald\u0131\u011f\u0131 bir noktayd\u0131 bu, zira Marx ve Engels, Hegelci diyalekti\u011fin cazibesine kap\u0131lm\u0131\u015f, yer yer tarihin ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz bir \u015fekilde ilerledi\u011fini s\u00f6ylemi\u015flerdir. Marx, Waydemer&#8217;e mektubunda kendisinin \u00f6zg\u00fcn yan\u0131n\u0131n s\u0131n\u0131f sava\u015f\u0131m\u0131n\u0131n zorunlu olarak proletarya diktat\u00f6rl\u00fc\u011f\u00fcne g\u00f6t\u00fcrece\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcncesi oldu\u011funu yaz\u0131yordu.<strong>(11)<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Hegel&#8217;in Tini yerine maddeyi koymak ya da Tin&#8217;in hareket bi\u00e7imi olan Hegelci diyalekti\u011fi Marx&#8217;\u0131n oldu\u011fu gibi al\u0131p maddi ili\u015fkilere aktard\u0131\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnmek tarihsel geli\u015fimi teleolojik bir tarih anlay\u0131\u015f\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fcr. Fakat Marksist maddecilik, do\u011fas\u0131 itibar\u0131yla diyalekti\u011fin bu mistik yan\u0131n\u0131 yads\u0131r. Hegel&#8217;in \u201cba\u015f a\u015fa\u011f\u0131\u201d duran diyalektik s\u00fcreci, do\u011fan\u0131n ve tarihin hareketine indirgemek ayn\u0131 zamanda onun mistik kabu\u011funu da k\u0131rmak demek oluyordu, zira Hegelci diyalektik, do\u011faya ve tarihe indirgendi\u011finde diyalektik s\u00fcre\u00e7 kusursuz bir \u015fekilde kendisini ger\u00e7ekle\u015ftiremiyordu.<\/p>\n\n\n\n<p>Marx&#8217;a g\u00f6re tarihi yapan sadece insand\u0131. Tarihin maddeci diyalektik a\u00e7\u0131klamas\u0131nda \u00e7at\u0131\u015fmalar\u0131 \u00e7\u00f6zecek manevi bir g\u00fc\u00e7 olmad\u0131\u011f\u0131ndan dolay\u0131 tarihsel s\u00fcre\u00e7 olumsal bir nitelik ta\u015f\u0131r. Maddeci diyalektikte ger\u00e7eklik, kendisini \u00e7eli\u015fkilerden olu\u015ftursa da, bu \u00e7at\u0131\u015fmalar\u0131 \u00e7\u00f6zen bir Ak\u0131l yoktur. Tarihin diyalektik s\u00fcreci, Hegel&#8217;in Tin&#8217;in de oldu\u011fu bi\u00e7imiyle bir ere\u011fe tabii de\u011fildi. Dolay\u0131s\u0131yla tarihin maddeci diyalektik okumas\u0131nda tarihin Hegelci anlam\u0131yla kendi ba\u015f\u0131na bir ere\u011fi ya da belirlenimi bulunmuyor. Marx, Hegelci teleolojik tarih anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n etkisinde kalm\u0131\u015f olsa da, materyalist tarih kuram\u0131 \u00f6z\u00fc itibar\u0131yla bu teleolojik tarih g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc d\u0131\u015flar.<\/p>\n\n\n\n<p>Marx ve Engels,&nbsp;<em>Kutsal Aile<\/em>&#8216;de teleolojik tarih felsefesini kar\u015f\u0131lar\u0131na alm\u0131\u015flard\u0131:&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<blockquote class=\"wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow\"><p>\u201cTarih hi\u00e7bir \u015fey yapmaz, engin zenginli\u011fe sahip de\u011fildir, o \u00e7at\u0131\u015fmalara giri\u015fmez! Tersine b\u00fct\u00fcn bunlara sahip bulunan ve \u00e7at\u0131\u015fmalara giri\u015fen insand\u0131r, ger\u00e7ek ve ya\u015fayan insan; hi\u00e7 ku\u015fkunuz olmas\u0131n insan\u0131 kendi ereklerini ger\u00e7ekle\u015ftirmek i\u00e7in kullanan -sanki kendi ba\u015f\u0131na bir ki\u015fiymi\u015f gibi- \u00a0tarih de\u011fildir; tarih, kendi \u00f6z erekleri ard\u0131ndan ko\u015fan insan\u0131n etkinli\u011finden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir.\u201d<strong>(12)<\/strong><\/p><\/blockquote>\n\n\n\n<p>Marx&#8217;\u0131n tarih tezinin \u00f6zg\u00fcn yan\u0131 tarihsel geli\u015fimi insan\u0131n ya\u015fam ko\u015fullar\u0131n\u0131 iyile\u015ftirmek i\u00e7in girdi\u011fi ili\u015fkiler kapsam\u0131nda a\u00e7\u0131klamas\u0131yd\u0131. Ona g\u00f6re b\u00fct\u00fcn tarih anlay\u0131\u015flar\u0131 tarihin bu toplumsal y\u00f6n\u00fcn\u00fc g\u00f6z ard\u0131 etmi\u015fti. \u201cYa\u015fam\u0131n ger\u00e7ek \u00fcretimi\u201d diyor Marx, \u201cger\u00e7ek d\u0131\u015f\u0131, tarihsel olan ise ola\u011fan ya\u015famdan ayr\u0131, tamamen d\u00fcnya \u00fcst\u00fc bir \u015fey olarak g\u00f6r\u00fcl\u00fcyor[du].\u201d<strong>(13)<\/strong>&nbsp;Sonu\u00e7 olarak Marx, insanlar\u0131n kendi iradelerinden ba\u011f\u0131ms\u0131z bir g\u00fcc\u00fcn tarihi bi\u00e7imlendirdi\u011fi tezini yads\u0131r. Marx&#8217;\u0131n tarihsel geli\u015fimi maddi ili\u015fkilerin diyalektik d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fc temelinde a\u00e7\u0131klamas\u0131, onu Hegelci teleolojik tarih anlay\u0131\u015f\u0131ndan ay\u0131r\u0131yor.<\/p>\n\n\n\n<h4 class=\"wp-block-heading\"><strong>2.)<\/strong> <strong>Tarihsel maddecilikte nedensel \u00f6ncelik<\/strong><\/h4>\n\n\n\n<p>Marx&#8217;ta insan\u0131n d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fcc\u00fc g\u00fcc\u00fc ile altyap\u0131 aras\u0131ndaki belirleyicilik ayn\u0131 derecede etkili de\u011fildir. Marx&#8217;\u0131n da i\u015faret etti\u011fi gibi insanlar ge\u00e7mi\u015ften kalan, verili ko\u015fullar i\u00e7inde tarihlerini yapar. Dolay\u0131s\u0131yla insan\u0131n d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fcc\u00fc g\u00fcc\u00fc s\u0131n\u0131rland\u0131r\u0131lm\u0131\u015fken, maddi ili\u015fkiler do\u011frudan bilincin d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fcc\u00fc g\u00fcc\u00fcne etkide bulunabiliyordu. Bu ba\u015fl\u0131k kapsam\u0131nda ekonomik ve \u00fcretici g\u00fc\u00e7ler belirlenimcili\u011fi okumalar\u0131 \u00fczerinden altyap\u0131n\u0131n, daha \u00f6zelde ise \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerin \u00f6znel fakt\u00f6rlerle diyalektik ili\u015fkisini inceleyece\u011fim &nbsp;<\/p>\n\n\n\n<h4 class=\"wp-block-heading\"><strong>a.) Ekonomik belirlenimcilik<\/strong><\/h4>\n\n\n\n<p>Marks hi\u00e7 tart\u0131\u015fmas\u0131z altyap\u0131 ve \u00fcstyap\u0131 aras\u0131ndaki belirlenimde nedensel \u00f6nceli\u011fin maddi ili\u015fkilerde oldu\u011funu vurgulam\u0131\u015ft\u0131r. Buna g\u00f6re b\u00fct\u00fcn bir \u00fcstyap\u0131 toplumsal ili\u015fkilerin \u00fczerinde y\u00fckselir. Bu anlamda insan\u0131n bilinci, maddi \u00fcretim ili\u015fkilerinden sonra gelir. Marx&#8217;\u0131n ifadesiyle bu, \u015fu demek oluyordu: <\/p>\n\n\n\n<blockquote class=\"wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow\"><p>\u201cAhlak, din, metafizik ve ideolojinin di\u011fer b\u00fct\u00fcn \u00e7e\u015fitleri ile bunlara kar\u015f\u0131l\u0131k gelen bilin\u00e7 bi\u00e7imleri art\u0131k ba\u011f\u0131ms\u0131z g\u00f6r\u00fcn\u00fcmlerini yitirir. (&#8230;) Ya\u015fam\u0131 belirleyen bilin\u00e7 de\u011fildir, tersine bilinci belirleyen ya\u015famd\u0131r.\u201d<strong>(14)<\/strong><\/p><\/blockquote>\n\n\n\n<p>Marx ve Engels her ne kadar altyap\u0131 ve \u00fcstyap\u0131 aras\u0131nda kurdu\u011fu ili\u015fkiyle mekanik-kaderci okumalar\u0131 kar\u015f\u0131lar\u0131na alm\u0131\u015flarsa da, ekonomik determinizm su\u00e7lamalar\u0131ndan paylar\u0131n\u0131 alm\u0131\u015flard\u0131r. \u00d6znel fakt\u00f6rlerin altyap\u0131 i\u00e7inde asimile edildi\u011fi y\u00f6n\u00fcndeki bu ele\u015ftiri, tarihsel geli\u015fimde \u00f6zg\u00fcrl\u00fck ve zorunluluk aras\u0131ndaki ili\u015fkiyi birbirinin kar\u015f\u0131s\u0131na koyuyordu. Marx&#8217;\u0131n toplumsal \u00fcretim ili\u015fkilerine yapt\u0131\u011f\u0131 vurgu, \u00fcstyap\u0131n\u0131n, \u00fczerinde y\u00fckseldi\u011fi altyap\u0131n\u0131n pasif bir yans\u0131mas\u0131 olmas\u0131 olarak okunuyordu. Dolay\u0131s\u0131yla insan\u0131n d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fcc\u00fc g\u00fcc\u00fc altyap\u0131 i\u00e7inde eritiliyor, b\u00fct\u00fcn bir \u00fcstyap\u0131 mekanik olarak maddi ili\u015fkiler ile belirleniyordu.<\/p>\n\n\n\n<p>Tarihsel materyalizme y\u00f6ntemi itibariyle b\u00fct\u00fcn olarak bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda bunun hi\u00e7 de \u00f6yle olmad\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fclecektir. Marx, Hegel&#8217;in \u00f6zg\u00fcrl\u00fck (Tin alan\u0131) ile zorunluluk (Do\u011fa alan\u0131) aras\u0131nda kurdu\u011fu diyalektik ili\u015fkiyi izleyerek, benzer bir ili\u015fkiyi \u00f6znel fakt\u00f6rler ile altyap\u0131 aras\u0131nda ger\u00e7ekle\u015ftiriyordu. Engels&#8217;in, devletin \u00f6zerk hale gelip iktisadi geli\u015fim \u00fczerindeki etkisinden bahsetti\u011fi Schmidt&#8217;e olan mektubunda belirtti\u011fi \u00fczere: \u201cBu baylar\u0131n yoksun olduklar\u0131 \u015fey diyalektik.\u201d<strong>(15)<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Engels\u2019in \u201chi\u00e7bir \u015fey, bilin\u00e7li bir hesap, istenen bir sonu\u00e7 olmadan meydana gelmez\u201d deyi\u015finde de ifade etti\u011fi \u00fczere, tarihte ilerlemeyi sa\u011flayan t\u00f6z isten\u00e7tir.<strong>(16)<\/strong> \u0130nsan ya\u015fam ko\u015fullar\u0131n\u0131 iyile\u015ftirdi\u011fi \u00f6l\u00e7\u00fcde tarihi d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fcr. Marx bunu, \u201cinsanlar\u0131n toplumsal tarihi, bireysel geli\u015fimlerinin tarihinden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir\u201d ifadesiyle \u00f6zetler.<strong>(17)<\/strong> Fakat ya\u015fam\u0131n\u0131 iyile\u015ftirmesi i\u00e7in de do\u011fay\u0131 d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrmek, mutlak bir zorunluluk olarak kar\u015f\u0131lar\u0131na \u00e7\u0131kar. Bu a\u00e7\u0131dan tarihin geli\u015fimi, do\u011fan\u0131n ya da maddi ili\u015fkilerin d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fcd\u00fcr. Dolay\u0131s\u0131yla insan, maddi ili\u015fkilerden yal\u0131t\u0131k olarak kendi tarihini d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrmez. Onlar taraf\u0131ndan s\u0131n\u0131rland\u0131r\u0131l\u0131r ve belirlenir. Engels&#8217;in de ifade etti\u011fi gibi: \u201c\u0130nsanlar\u0131 harekete ge\u00e7iren \u015fey zorunlu olarak beyinlerinden ge\u00e7melidir, fakat bunun beyinlerde b\u00fcr\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fc bi\u00e7im geni\u015f \u00f6l\u00e7\u00fcde ko\u015fullara ba\u011fl\u0131d\u0131r.\u201d<strong>(18)<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>O halde tarihe egemen olan yasalar maddi ili\u015fkilerdedir. Fakat nihayetinde bu yasalar insan taraf\u0131ndan uyar\u0131l\u0131r, zira isten\u00e7, Hegel&#8217;de oldu\u011fu bi\u00e7imiyle tarih \u00fcst\u00fc bir g\u00fcc\u00fcn ere\u011fini ger\u00e7ekle\u015ftirmez, Akl\u0131n Hilesi de\u011fildir. Bu isten\u00e7, insan\u0131n salt ya\u015fam\u0131n\u0131 \u00fcretmesi demektir. \u00a0Engels bunu \u015f\u00f6yle \u00f6zetler: \u201c\u0130ktisadi durumun kendili\u011finden bir etkisi yoktur; tersine tarihi yapanlar insanlar\u0131n kendileridir.\u201d<strong>(19)<\/strong>\u00a0Yine bir ba\u015fka yerde Engels buna uygun olarak \u015f\u00f6yle der: <\/p>\n\n\n\n<blockquote class=\"wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow\"><p>\u201cTarih her biri bir s\u00fcr\u00fc \u00f6zel ya\u015fam ko\u015fulu taraf\u0131ndan olduklar\u0131 hale getirilen, b\u00fcy\u00fck say\u0131da bireysel istencin \u00e7at\u0131\u015fmas\u0131ndan eninde sonunda daima ortaya bir sonucun \u00e7\u0131kmas\u0131 suretiyle ger\u00e7ekle\u015fir; demek ki, burada birbirleriyle kar\u015f\u0131t d\u00fc\u015fen say\u0131s\u0131z g\u00fc\u00e7, \u00e7eki\u015fen g\u00fc\u00e7lerin olu\u015fturdu\u011fu ve bilin\u00e7siz ve k\u00f6r bir b\u00fct\u00fcn olarak hareket eden bir g\u00fcc\u00fcn \u00fcr\u00fcn\u00fc gibi g\u00f6r\u00fclebilecek bir bile\u015fke -tarihsel olay- veren, sonsuz say\u0131da paralelkenar\u0131n etkisi s\u00f6z konusudur (&#8230;) B\u00f6ylece g\u00fcn\u00fcm\u00fcze dek tarih bir do\u011fa s\u00fcreci gibi geli\u015fir ve temelde do\u011fayla ayn\u0131 hareket yasalar\u0131na ba\u011fl\u0131d\u0131r.\u201d<strong>(20)<\/strong><\/p><\/blockquote>\n\n\n\n<p>\u0130nsanlar do\u011fay\u0131 d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrerek tarihlerini ger\u00e7ekle\u015ftirir fakat bu s\u00fcre\u00e7te maddi ili\u015fkiler taraf\u0131ndan s\u0131n\u0131rland\u0131r\u0131lm\u0131\u015flard\u0131r. Maddi ili\u015fkilerin \u00fczerinde mutlak bir ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131kla tarihini d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrmez. Marx bunu \u015fu ifadeyle \u00f6zetler: \u201c\u0130nsanlar tarihlerini kendileri yaparlar, ama onu \u00f6zg\u00fcr iradeleriyle de\u011fil, kendi se\u00e7tikleri ko\u015fullar alt\u0131nda de\u011fil, dolays\u0131z olarak \u00f6nlerinde bulduklar\u0131, verili ge\u00e7mi\u015ften devrolan ko\u015fullar alt\u0131nda yaparlar.\u201d<strong>(21)<\/strong>&nbsp;Bundan dolay\u0131 tarihsel maddecilik, tarihsel geli\u015fimin kar\u015f\u0131t dinamiklerini, kar\u015f\u0131tlar\u0131n birli\u011fi olarak diyalektik bir b\u00fct\u00fcn i\u00e7inde \u00e7\u00f6z\u00fcmler. Tarihsel s\u00fcre\u00e7te toplumsal ya\u015fam\u0131 d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcren ekonomik temel ile insan\u0131n d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fcc\u00fc g\u00fcc\u00fcn\u00fc birbirinin kar\u015f\u0131s\u0131na koymaz. \u0130kisini diyalektik bir ili\u015fki i\u00e7inde kavrar. Marx&#8217;\u0131n maddeci tarih anlay\u0131\u015f\u0131, tarihin b\u00fcy\u00fck adamlar taraf\u0131ndan ger\u00e7ekle\u015ftirildi\u011fi tezini kar\u015f\u0131s\u0131na al\u0131yordu fakat bunu, tarihi, salt ekonomik etkenlere indirgemeden yap\u0131yordu. Marx nedensel \u00f6nceli\u011fin ekonomik temelde oldu\u011funu s\u00f6ylese de, \u00fcstyap\u0131 ile altyap\u0131 aras\u0131ndaki diyalektik belirlenim, tarihsel geli\u015fmede \u00f6znel fakt\u00f6rlerin belirleyici rol\u00fcn\u00fc de vurguluyordu.<\/p>\n\n\n\n<p>Ernest Mandel, tarihsel maddecili\u011fin, sosyoekonomik bir determinizm oldu\u011funu belirtir: <\/p>\n\n\n\n<blockquote class=\"wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow\"><p>\u201cTarihsel materyalizm hi\u00e7 de maddi \u00fcretimin t\u00fcm \u00fcstyap\u0131 olarak tabir edilen faaliyetlerinin i\u00e7erik ve bi\u00e7imini do\u011frudan do\u011fruya ve hemen belirlemez. Toplumsal temel hi\u00e7 de oldu\u011fu gibi \u00fcretim faaliyeti ya da tek ba\u015f\u0131na ele al\u0131nan maddi \u00fcretim de\u011fildir; s\u00f6z konusu olan maddi hayatlar\u0131n\u0131n \u00fcretiminde insanlar\u0131n kurduklar\u0131 toplumsal ili\u015fkilerdir. Dolay\u0131s\u0131yla tarihsel materyalizm, \u00f6zet olarak s\u00f6ylemek gerekirse iktisadi bir determinizm de\u011fil, sosyoekonomik bir determinizmdir.\u201d<strong>(22)<\/strong><\/p><\/blockquote>\n\n\n\n<p>Bu t\u00fcrden indirgemeci ele\u015ftirilere en a\u00e7\u0131k ve sade bi\u00e7imiyle Engels cevap vermi\u015ftir. A\u015fa\u011f\u0131da kendisinden aktard\u0131\u011f\u0131m pasaj, altyap\u0131n\u0131n hangi anlamda, son kertede belirleyici oldu\u011fu noktas\u0131nda yoruma m\u00fcsait bir alan b\u0131rakm\u0131\u015f olsa da, tarihsel maddecili\u011fin ekonomik belirlenimci olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131n kendi a\u011fz\u0131ndan ifade edilmesi a\u00e7\u0131s\u0131ndan \u00f6nemlidir:&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<blockquote class=\"wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow\"><p>\u201cMaddeci tarih g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcne g\u00f6re, tarihin belirleyici etmeni, son belirlemede, ger\u00e7ek ya\u015fam\u0131n \u00fcretimi ve yeniden \u00fcretimidir. Ne Marx ne de ben bunun \u00f6tesinde bir \u015fey s\u00f6ylemedik. Bundan sonra biri kalkar da bu \u00f6nermeye, iktisadi etmen tek belirleyici etmendir dedirtecek kadar i\u015fkence ederse, onu, bo\u015f, soyut, sa\u00e7ma bir t\u00fcmce durumuna d\u00fc\u015f\u00fcr\u00fcr. \u0130ktisadi etmen temeldir ama \u00fcstyap\u0131n\u0131n \u00e7e\u015fitli \u00f6\u011feleri &#8211; s\u0131n\u0131f sava\u015f\u0131m\u0131n\u0131n siyasal bi\u00e7imleri ve sonu\u00e7lar\u0131, sava\u015f\u0131 kazand\u0131ktan sonra kazanan s\u0131n\u0131f\u0131n yapt\u0131\u011f\u0131 anayasalar, vb., &#8211; hukuk kal\u0131plar\u0131 ve hatta b\u00fct\u00fcn bu ger\u00e7ek sava\u015f\u0131mlar\u0131n sava\u015fan taraf\u0131n beyinlerindeki yans\u0131malar\u0131, siyasal, t\u00fczel [hukuki], felsefi kuramlar, dinsel g\u00f6r\u00fc\u015fler ve bunlar\u0131n daha sonra dogmatik dizgeler bi\u00e7imindeki geli\u015fmeleri de tarihsel sava\u015f\u0131mlar\u0131n ak\u0131\u015f\u0131 \u00fczerine etki ederler ve bir\u00e7ok durumda bu sava\u015f\u0131mlar\u0131n bi\u00e7imini \u00f6ncelikle belirlerler.\u201d<strong>(23)\u00a0<\/strong><\/p><\/blockquote>\n\n\n\n<h4 class=\"wp-block-heading\"><strong>b.) \u00dcretici g\u00fc\u00e7ler belirlenimcili\u011fi &nbsp;<\/strong><\/h4>\n\n\n\n<p>\u00dcretici g\u00fc\u00e7ler ile \u00fcretim ili\u015fkileri aras\u0131ndaki ili\u015fki Marx&#8217;\u0131n tarih anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n temelini olu\u015fturur. Bu diyalektik ili\u015fkide \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerin geli\u015fim d\u00fczeyi, \u00fcretim ili\u015fkisine tekab\u00fcl eder. \u00dcretim ili\u015fkilerinin, \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerin geli\u015fim d\u00fczeyine ba\u011fl\u0131 olarak kendisine \u00f6zg\u00fcl toplumsal \u00fcretim ili\u015fkileri vard\u0131r. Marx bunun i\u00e7in \u015f\u00f6yle yazar: \u201c\u0130nsanlar\u0131n \u00fcretim g\u00fc\u00e7lerinin belirli bir d\u00fczeyini varsay\u0131n, insanlar aras\u0131 ili\u015fkilerin ve t\u00fcketimin belirli bir bi\u00e7imini elde edersiniz.\u201d<strong>(24)<\/strong>\u00a0Bundan dolay\u0131 Marx, bir toplumsal d\u00fczenin y\u0131k\u0131lmas\u0131nda \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerin geli\u015fmesini zorunluluk olarak kar\u015f\u0131m\u0131za koymu\u015ftur. O, buna uygun olarak \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerin geli\u015fim d\u00fczeyinin \u00f6nemini\u00a0<em>Ekonomi Politi\u011fin Ele\u015ftirisine Katk\u0131 <\/em>kitab\u0131n\u0131n <em>\u00d6ns\u00f6z<\/em>&#8216;\u00fcnde \u015f\u00f6yle vurgular: \u201cGeli\u015fimlerinin belirli bir a\u015famas\u0131nda, toplumun maddi \u00fcretici g\u00fc\u00e7leri, mevcut \u00fcretim ili\u015fkilerine ters d\u00fc\u015fer. \u00dcretici g\u00fc\u00e7lerin geli\u015fmesinin bi\u00e7imleri olan bu ili\u015fkiler onlar\u0131n engelleri haline gelir, o zaman bir toplumsal devrim \u00e7a\u011f\u0131 ba\u015flar.\u201d<strong>(25)\u00a0<\/strong>Marx&#8217;\u0131n \u00fcretici g\u00fc\u00e7lere yapt\u0131\u011f\u0131 bu vurgu, hem Marksizm i\u00e7inde hem d\u0131\u015f\u0131nda ba\u011flam\u0131ndan kopar\u0131larak toplumsal d\u00fczenin y\u0131k\u0131lmas\u0131nda \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerin tek ba\u015f\u0131na belirleyici oldu\u011fu \u015feklinde okunmu\u015ftur. Bu ba\u011flamda, Hegel&#8217;in \u201cTin&#8217;i&#8221; yerine Marx&#8217;\u0131n \u00fcretici g\u00fc\u00e7leri yerle\u015ftirdi\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcr. \u0130ddiaya g\u00f6re tarih, biricik olarak \u00fcretici g\u00fc\u00e7ler taraf\u0131ndan y\u00f6netiliyor, \u00f6nceden yaz\u0131lm\u0131\u015f bir plana g\u00f6re hareket ediyordu. B\u00f6ylece tarihsel maddecilik, tarihin kendili\u011finden bir dizi a\u015famay\u0131 otomatik olarak ge\u00e7mesi gerekti\u011fine ili\u015fkin bir kurama indirgeniyordu.<\/p>\n\n\n\n<p>Kautsky tarihsel maddecili\u011fi b\u00f6yle bir a\u015famac\u0131 modelle okumu\u015ftu: <\/p>\n\n\n\n<blockquote class=\"wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow\"><p>\u201cMarx ve Engels devrimin herhangi bir zamanda ve iste\u011fe ba\u011fl\u0131 olarak de\u011fil, bilakis yaln\u0131zca belirli ko\u015fullar\u0131n zorunlu sonucuna ba\u011fl\u0131 olarak ger\u00e7ekle\u015febilece\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorlard\u0131. Nitekim bu ko\u015fullar\u0131n eksikli\u011fi durumunda devrimin ger\u00e7ekle\u015fmesi de m\u00fcmk\u00fcn olmayacakt\u0131. Devrim yaln\u0131zca kapitalist \u00fcretim sisteminin y\u00fcksek bir geli\u015fmi\u015flik d\u00fczeyine ula\u015ft\u0131\u011f\u0131 ve \u00fcretim ara\u00e7lar\u0131n\u0131n ortak m\u00fclkiyetine izin veren iktisadi ko\u015fullar\u0131n ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 bir durumda ger\u00e7ekle\u015fecekti.\u201d<strong>(26)<\/strong>\u00a0<\/p><\/blockquote>\n\n\n\n<p>O, Marx&#8217;\u0131n azgeli\u015fmi\u015f \u00fclkelerin ileri sanayi \u00fclkelerinin izledi\u011fi yoldan mekanik bir \u015fekilde ilerleyece\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcncesini temel al\u0131yordu. Marx&#8217;\u0131n,\u00a0<em>Kapital<\/em>&#8216;inin\u00a0<em>\u00d6ns\u00f6z<\/em>&#8216;\u00fcnde s\u00f6yledi\u011fi \u00fczere: \u201cSanayi bak\u0131m\u0131ndan daha geli\u015fmi\u015f olan \u00fclke, daha az geli\u015fmi\u015f olan\u0131na, yaln\u0131zca kendi gelece\u011finin imgesini g\u00f6sterir.\u201d<strong>(27)<\/strong>\u00a0Blackledge,\u00a0<em>Marksist Tarih Kuram<\/em>&#8216;\u0131 isimli eserinde Marx&#8217;\u0131n toplumsal geli\u015fimin bu mekanik yorumunu \u201csermaye birikiminin ba\u015flam\u0131\u015f oldu\u011fu Bat\u0131 Avrupa \u00fclkelerine at\u0131f yap\u0131yordu, o yola hen\u00fcz girmemi\u015f \u00fclkelere de\u011fil\u201d \u015feklinde yorumlar.<strong>(28)<\/strong>\u00a0Tro\u00e7ki ise buna uygun olarak \u015f\u00f6yle demi\u015fti: \u201c\u0130ngiltere, Fransa\u2019n\u0131n ve daha az \u00f6l\u00e7\u00fcde de Almanya\u2019n\u0131n gelece\u011fini g\u00f6steriyordu, ama kesinlikle Rusya\u2019n\u0131n veya Hindistan&#8217;\u0131n de\u011fil.\u201d<strong>(29)<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Marx bize Stalin&#8217;in tersine, her bir toplumun ya\u015famas\u0131 gerekti\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fc bir evrim modeli sunmam\u0131\u015ft\u0131r. Devrimlerin biricik itici g\u00fcc\u00fcn\u00fcn \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerin geli\u015fim d\u00fczeyinde oldu\u011funu reddetmi\u015ftir.\u00a0<em>Kom\u00fcnist Manifesto&#8217;<\/em>nun\u00a0<em>\u00d6ns\u00f6z<\/em>&#8216;\u00fcnde Marx ve Engels, Rusya \u00f6zelinde devrimci olgunlu\u011fun enternasyonalist karakterine i\u015faret eder: <\/p>\n\n\n\n<blockquote class=\"wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow\"><p>\u201cBir hayli \u00e7\u00f6k\u00fcnt\u00fcye u\u011fram\u0131\u015f olmakla birlikte yine de ilkel ortak m\u00fclkiyet bi\u00e7imine sahip olan Rus k\u00f6y toplulu\u011fu daha ileri kom\u00fcnist ortak m\u00fclkiyet bi\u00e7imine do\u011frudan varabilir mi? Yoksa o da \u00f6nce Bat\u0131&#8217;n\u0131n tarihi evrimi olan \u00e7\u00f6z\u00fclme s\u00fcrecinden mi ge\u00e7melidir? (&#8230;) E\u011fer Rus devrimi Bat\u0131&#8217;da bir proleter devrimine \u0131\u015f\u0131k yakar da bu iki devrim b\u00f6ylece birbirini tamamlarsa, bug\u00fcnk\u00fc Rus ortak m\u00fclkiyeti kom\u00fcnist bir geli\u015fim i\u00e7in hareket noktas\u0131 yerine ge\u00e7ebilir.\u201d<strong>(30)<\/strong><\/p><\/blockquote>\n\n\n\n<p>Rus sosyal demokrasisi, daha \u00f6zelde Plekhanov tarihsel materyalizmin kaba yorumuyla sosyalizme mekanik ge\u00e7i\u015fi Rus toplumunda \u00f6ng\u00f6r\u00fcyordu. \u00dcretici g\u00fc\u00e7lerin geli\u015fiminin, tarihin geli\u015fiminin biricik temeli oldu\u011fu d\u00fc\u015f\u00fcncesine uygun olarak, Rusya&#8217;da devrimci olgunlu\u011fun ancak kapitalizmin geli\u015fimini tamamlamas\u0131 durumunda s\u00f6z konusu olabilece\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorlard\u0131. Buna g\u00f6re Rus devrimi ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz olarak burjuva demokrat bir muhtevaya sahip olacakt\u0131. Kapitalizmin evrim yasalar\u0131n\u0131 Rusya\u2019ya giydirilmesini ilk olarak sorgulayan Tro\u00e7ki olmu\u015ftu. O,\u00a0<em>Sonu\u00e7lar ve Olas\u0131l\u0131klar<\/em>\u2019da \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerin itici g\u00fcc\u00fc ile be\u015feri fakt\u00f6rler aras\u0131ndaki diyalektik ili\u015fkiyi \u015f\u00f6yle vurgular:\u00a0<\/p>\n\n\n\n<blockquote class=\"wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow\"><p>\u201cKapitalizmin geli\u015fmesi proletaryan\u0131n da diktat\u00f6rl\u00fc\u011fe do\u011fru geli\u015fmesi demektir. Ne var ki, iktidar\u0131n i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n eline ge\u00e7ece\u011fi g\u00fcn ve saat, do\u011frudan do\u011fruya \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerin d\u00fczeyine de\u011fil ama s\u0131n\u0131f m\u00fccadelesi i\u00e7indeki ili\u015fkilere, uluslararas\u0131 duruma ve nihayet bir tak\u0131m \u00f6znel etkenlere (gelenekler, i\u015f\u00e7ilerin inisiyatifi ve sava\u015fa haz\u0131r olma durumlar\u0131) ba\u011fl\u0131d\u0131r. (&#8230;) Proletaryan\u0131n diktat\u00f6rl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcn teknik geli\u015fmeye ve \u00fclkenin kaynaklar\u0131na \u015fu veya bu \u015fekilde otomatik olarak ba\u011fl\u0131 oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcnmek, sa\u00e7mal\u0131\u011fa var\u0131ncaya kadar basitle\u015ftirilmi\u015f \u2018ekonomik\u2019 maddecili\u011fin \u00f6nyarg\u0131lar\u0131ndan biridir.\u201d<strong>(31)<\/strong><\/p><\/blockquote>\n\n\n\n<p>Marx&#8217;\u0131n ileri sanayile\u015fmi\u015f \u00fclkelerde ilk olarak sosyalist devrimlerin ger\u00e7ekle\u015fece\u011fine ili\u015fkin \u00f6ng\u00f6r\u00fcs\u00fc, \u00fcretici g\u00fc\u00e7ler ile tarihin geli\u015fim seyri aras\u0131nda kurdu\u011fu paralelli\u011fe dayan\u0131yor. \u0130leri seviyede geli\u015fen \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerle birlikte e\u015fzamanl\u0131 olarak olgunla\u015fan proletaryan\u0131n ancak t\u00fcm toplumlar\u0131n ihtiya\u00e7lar\u0131n\u0131 yerine getirebilece\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcnm\u00fc\u015ft\u00fc. <em>Alman \u0130deolojisi<\/em>&#8216;nde bunun bir \u00f6nko\u015ful oldu\u011funu vurgular: \u201c\u00dcretici g\u00fc\u00e7lerin bu geli\u015fiminin (bu ayn\u0131 zamanda daha \u015fimdiden insanlar\u0131n yerel \u00f6l\u00e7ekte de\u011fil, evrensel-tarihsel plandaki ampirik varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 sa\u011flar) mutlak zorunlu pratik bir \u00f6nko\u015ful olmas\u0131n\u0131n bir di\u011fer nedeni de \u015fudur: Bu ko\u015ful olmaks\u0131z\u0131n yaln\u0131zca yoksunluk geli\u015fi; yani yokluk ile birlikte zorunlu ihtiya\u00e7lar u\u011fruna \u00e7at\u0131\u015fma yeniden ba\u015flar.\u201d<strong>(32)<\/strong>&nbsp;Sosyalist devrim i\u00e7in Marx&#8217;\u0131n \u00f6ng\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc ko\u015fullar Rusya&#8217;da yoktu. Marx ve Engels&#8217;in Rus devriminin ancak Bat\u0131\u2019da sosyalist devrimle tamamlanmas\u0131 halinde kom\u00fcnist \u00fcretim ili\u015fkilerinin yerle\u015ftirebilece\u011fi tespitini de bu ba\u011flamda d\u00fc\u015f\u00fcnmek laz\u0131m. Rusya&#8217;da sosyalizmin \u00f6n\u00fcndeki engel, Stalin&#8217;in d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fc gibi tek ba\u015f\u0131na sanayile\u015fme hamlesiyle a\u015f\u0131lamaz idi, zira \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerin geli\u015fimi ulusal s\u0131n\u0131rlar\u0131 a\u015fm\u0131\u015ft\u0131.<\/p>\n\n\n\n<p>Tro\u00e7ki&#8217;de buna uygun olarak Ekim Devrimi\u2019ni uluslararas\u0131 bir perspektifle okumu\u015ftu. Ona g\u00f6re \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerin ula\u015ft\u0131\u011f\u0131 uluslararas\u0131 d\u00fczey, kendisinden yerel \u00f6l\u00e7ekte daha \u00fcst\u00fcn olan \u00fcretim ili\u015fkilerinden daha geride olamazd\u0131: \u201cMarksizm kendisine kalk\u0131\u015f noktas\u0131 olarak ald\u0131\u011f\u0131 d\u00fcnya ekonomisine, ulusal par\u00e7alar\u0131n basit bir toplam\u0131 olarak de\u011fil, i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fcn uluslararas\u0131 bir nitelik kazanmas\u0131 ve ba\u011f\u0131ms\u0131z bir ger\u00e7eklik olarak bakar. Kapitalist toplumun \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerinin geli\u015fimi \u00e7oktan beri ulusal s\u0131n\u0131rlar\u0131n d\u0131\u015f\u0131na ta\u015fm\u0131\u015f durumdad\u0131r (&#8230;) \u00dcretim tekni\u011fi a\u00e7\u0131s\u0131ndan sosyalist toplum, kapitalizmden daha y\u00fcksek bir d\u00fczeyi temsil etmelidir. Ulusal olarak tecrit edilmi\u015f sosyalist bir toplum kurmay\u0131 ama\u00e7lamak, ge\u00e7mi\u015fteki t\u00fcm ba\u015far\u0131lara ra\u011fmen, \u00fcretici g\u00fc\u00e7leri kapitalizme g\u00f6re daha geriye itmek olur\u201d<strong>(33)&nbsp;<\/strong>Dolay\u0131s\u0131yla \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerin ula\u015ft\u0131\u011f\u0131 d\u00fczey tek bir \u00fclke a\u00e7\u0131s\u0131ndan d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmemelidir. Marx&#8217;\u0131n yine <em>Alman \u0130deolojisi<\/em>&#8216;nde belirtti\u011fi \u00fczere: \u201cKom\u00fcnizm ancak egemen halklar\u0131n &#8216;hep birden&#8217; ve e\u015fzamanl\u0131 eylemiyle m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Bu da \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerin evrensel geli\u015fimini ve buna ba\u011fl\u0131 olan d\u00fcnya \u00e7ap\u0131nda ekonomik ili\u015fkileri gerektirir.\u201d<strong>(34)<\/strong>&nbsp;Tro\u00e7ki de, Marx&#8217;\u0131n&nbsp;\u201c<em>b\u00fct\u00fcn \u00fcretici g\u00fc\u00e7ler yeteri kadar geli\u015fmeden \u00f6nce hi\u00e7bir toplumsal d\u00fczen y\u0131k\u0131lamaz\u201d<\/em>&nbsp;form\u00fcl\u00fcn\u00fcn uluslararas\u0131l\u0131\u011f\u0131na vurgu yapar: \u201cKalk\u0131\u015f noktas\u0131 olarak tek bir \u00fclkeyi de\u011fil, bir evrensel toplumsal yap\u0131lar silsilesini al\u0131r.\u201d<strong>(35)<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>\u00d6yleyse \u015funu s\u00f6yleyebiliriz: Yeni bir toplumsal d\u00fczen i\u00e7in olgunluk, \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerin ula\u015ft\u0131\u011f\u0131 uluslararas\u0131 d\u00fczeye ba\u011fl\u0131d\u0131r. Fakat bundan devrimlerin itici g\u00fcc\u00fcn\u00fcn biricik olarak \u00fcretici g\u00fc\u00e7ler taraf\u0131ndan belirlendi\u011fi sonucu \u00e7\u0131kmaz. \u00dcretim ili\u015fkilerinin \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerin geli\u015fim d\u00fczeyine tekab\u00fcl etti\u011fi do\u011fru olmakla birlikte, yazg\u0131s\u0131 yaln\u0131z ve kesinlikle onlar taraf\u0131ndan belirlenmez. \u00dcretici g\u00fc\u00e7ler sadece muhtemel olan\u0131 ortaya koyar. Yeni bir toplumsal d\u00fczen i\u00e7in uygun ko\u015fullar, kapitalizmin \u00fcretici g\u00fc\u00e7leri ile feodalizmin kal\u0131nt\u0131lar\u0131 aras\u0131ndaki \u00e7at\u0131\u015fmadan do\u011fmam\u0131\u015f olan Rus ve \u00c7in devrimleri de g\u00f6stermi\u015ftir ki, kendili\u011finden olu\u015fmaz. Tarih bize alternatifler sunabilir. Dolay\u0131s\u0131yla devrimler, \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerin geli\u015fiminin otomatik bir sonucu olarak vuku bulmaz. \u00dcstyap\u0131sal \u00f6\u011feler taraf\u0131ndan da tetiklenebilir. Fakat bu devrimlerin ekonomik taban ya da \u00fcretici g\u00fc\u00e7ler ile hi\u00e7bir ili\u015fkisi olmad\u0131\u011f\u0131 anlam\u0131na da gelmez. Zira Bol\u015fevik Devrimi, Rusya\u2019n\u0131n kapitalizmin e\u015fitsiz geli\u015fim yasas\u0131na uygun olarak bir dizi a\u015famalar\u0131n \u00fczerinden atlayarak modern bir proletarya ortaya \u00e7\u0131karmas\u0131yla da ilintiliydi. Yine de sosyalist toplum i\u00e7in olgunlu\u011fu son kertede belirleyecek olan \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerin geli\u015fmi\u015flik d\u00fczeyi olacakt\u0131r. Tro\u00e7ki&#8217;den aktaracak olursak: \u201cDevrimin siyasal mekani\u011fi son tahlilde (sadece ulusal de\u011fil ayn\u0131 zamanda uluslararas\u0131) bir ekonomik tabana dayansa da, soyut bir ak\u0131l y\u00fcr\u00fctme arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla bu ekonomik tabandan \u00e7\u0131karsanamaz.\u201d<strong>(36)<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Sonu\u00e7 olarak yeni bir toplumsal d\u00fczen i\u00e7in olgunluk, \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerin geli\u015fim d\u00fczeyine ba\u011fl\u0131 iken, yeni toplumsal d\u00fczeni getirecek olan \u015fey tek ba\u015f\u0131na \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerin ula\u015ft\u0131\u011f\u0131 d\u00fczey de\u011fildir. Marx&#8217;\u0131n da&nbsp;<em>Alman \u0130deolojisi<\/em>&#8216;nde i\u015faret etti\u011fi \u00fczere: \u201cE\u011fer eksiksiz bir devrimin bu maddi unsurlar\u0131; yani mevcut \u00fcretici g\u00fc\u00e7ler, di\u011fer tarafta da yaln\u0131zca mevcut toplumun \u015fu ya da bu ko\u015fullar\u0131na de\u011fil mevcut &#8216;ya\u015fam \u00fcretimi&#8217;nin kendisine, onun dayand\u0131\u011f\u0131, &#8216;toplumsal faaliyet&#8217;e ba\u015fkald\u0131ran devrimci bir y\u0131\u011f\u0131n yoksa e\u011fer (&#8230;) bu devrim fikrinin binlerce kez dile getirilmi\u015f olmas\u0131n\u0131n pratik geli\u015fim a\u00e7\u0131s\u0131ndan hi\u00e7bir \u00f6nemi yoktur.\u201d<strong>(37)<\/strong> Ball ve Blackledge&#8217;nin i\u015faret etti\u011fi \u00fczere \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerin ula\u015ft\u0131\u011f\u0131 d\u00fczey sadece olay\u0131n parametrelerini belirler.&nbsp;Di\u011fer bir deyi\u015fle \u00fcretici g\u00fc\u00e7ler sadece olabilecek olan\u0131 koyar ortaya.<strong>(38)<\/strong>&nbsp;Di\u011fer taraftan ise tarih bize alternatifler sunuyor olsa da \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerin geli\u015fmesi, yeni bir toplumsal d\u00fczenin tam zaferi i\u00e7in Marx&#8217;\u0131n da ortaya koydu\u011fu \u00fczere \u201cmutlak \u015fekilde gerekli bir pratik \u00f6nko\u015fuldur.\u201d<strong>(39)<\/strong>&nbsp;Tarihin geli\u015fim seyri bu anlamda \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerin ula\u015ft\u0131\u011f\u0131 uluslararas\u0131 d\u00fczeye ba\u011fl\u0131d\u0131r; sosyalist toplum i\u00e7in olgunlu\u011fu sa\u011flayacak olan \u015fey, son tahlilde ekonomik taband\u0131r. &nbsp;<\/p>\n\n\n\n<h4 class=\"wp-block-heading\"><strong>Sonu\u00e7<\/strong>&nbsp;<\/h4>\n\n\n\n<p>Tarihsel maddecilik tarihin b\u00fcy\u00fck adamlar\u0131n \u00fcr\u00fcn\u00fc oldu\u011fu anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131na ald\u0131\u011f\u0131 gibi, tarihin dar anlam\u0131yla ekonomik yasalar ya da bilinmeyen g\u00fc\u00e7ler taraf\u0131ndan y\u00f6netildi\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcncesini de yads\u0131r. Marx salt iradecilik ya da belirlenimcilik ayartmas\u0131na d\u00fc\u015fmeden, ikisini diyalektik bir ili\u015fki i\u00e7inde ele al\u0131r. Bu diyalektik ili\u015fkide, ekonomik yasalar\u0131n belirleyici etkisi kabul edilir, fakat bu temel \u00fczerinde insan\u0131n \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcne de yer a\u00e7ar. \u0130nsanlar yine kendisinin \u00fcr\u00fcn\u00fc olan bu temel \u00fczerinde, belirlenmi\u015f ko\u015fullarda tarihlerini yapar. Tarih sadece bize belirli ko\u015fullarda belirli alternatifler sunar. Tarih \u00fcst\u00fc ya da i\u00e7i \u00f6znel fakt\u00f6rleri yads\u0131yan hi\u00e7bir mutlak yasan\u0131n olmamas\u0131, ekonomik taban ile \u00f6znel fakt\u00f6rlerin diyalektik ili\u015fkisi bizi tarihin \u00f6nceden planlanm\u0131\u015f, belirlenmi\u015f bir ere\u011fe do\u011fru ilerlemedi\u011fini g\u00f6sterir. &nbsp;<\/p>\n\n\n\n<h4 class=\"wp-block-heading\"><strong>Dipnotlar:<\/strong><\/h4>\n\n\n\n<p><strong>1.)<\/strong>\u00a0Karl Marx ve Friedrich Engels,\u00a0<em>Alman \u0130deolojisi<\/em>, Olcay Gerid\u00f6nmez ve Tongu\u00e7 Ok (\u00e7ev.), Kor Kitap, \u0130stanbul 2018, s. 47. \u00a0<\/p>\n\n\n\n<p><strong>2.) <\/strong>Marx ve Engels,&nbsp;<em>Alman \u0130deolojisi<\/em>, s. 48. &nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>3.)<\/strong>&nbsp;Marx ve Engels,&nbsp;<em>Alman \u0130deolojisi<\/em>, s. 47. &nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>4.)<\/strong>&nbsp;Karl Marx,&nbsp;<em>Kapital<\/em>,&nbsp;<em>C 1<\/em>, Mehmet Selik ve Nail Satl\u0131gan (\u00e7ev.), Yordam Kitap, Onbirinci Bas\u0131m, \u0130stanbul 2018, s. 28-29. &nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>5.)<\/strong>&nbsp;Marx,&nbsp;<em>Kapital<\/em>,&nbsp;<em>C 1<\/em>, s. 28. &nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>6.)<\/strong>&nbsp;Karl Marx ve Friedrich Engels,&nbsp;<em>Felsefe<\/em>&nbsp;<em>\u0130ncelemeleri<\/em>, Cem Ero\u011ful (\u00e7ev.), Yordam Kitap, D\u00f6rd\u00fcnc\u00fc Bas\u0131m, \u0130stanbul 2017, s. 55. &nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>7.)<\/strong>&nbsp;Marx ve Engels,&nbsp;<em>Felsefe \u0130ncelemeleri<\/em>, s.56 &nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>8.)<\/strong>&nbsp;Karl Marx,&nbsp;<em>Kapital<\/em>,<em>&nbsp;C 1<\/em>, Yordam Kitap, Mehmet Selik ve Nail Satl\u0131gan (\u00e7ev.), 11. Bas\u0131m, \u0130stanbul 2018, s. 29. &nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>9.)<\/strong>&nbsp;Yvon Quiniou,&nbsp;<em>Yayg\u0131n Yanl\u0131\u015f Fikirler<\/em>&nbsp;<em>K\u0131skac\u0131nda Karl Marx<\/em>, Sava\u015f K\u0131l\u0131\u00e7 (\u00e7ev.), Versus Kitap, \u0130stanbul 2009, s. 26. &nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>10.)<\/strong>&nbsp;Josef Stalin,&nbsp;<em>Diyalektik Materyalizm ve Tarihsel Materyalizm<\/em>, Zeynep Zeyhan (\u00e7ev.), Bilim ve Sosyalizm Yay\u0131nlar\u0131, Onuncu Bas\u0131m, Ankara 1989, s. 20.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>11.)<\/strong>&nbsp;Karl Marx ve Friedrich Engels,&nbsp;<em>Felsefe<\/em>&nbsp;<em>\u0130ncelemeleri<\/em>, Cem Ero\u011ful (\u00e7ev.), Yordam Kitap, D\u00f6rd\u00fcnc\u00fc Bas\u0131m, \u0130stanbul 2017, s. 163. &nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>12.)<\/strong>&nbsp;Karl Marx ve Friedrich Engels,&nbsp;<em>Kutsal<\/em>&nbsp;<em>Aile<\/em>, Kenan Somer (\u00e7ev.), Sol Yay\u0131nlar\u0131, Birinci Bas\u0131m, Ankara 1976, s. 422. &nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>13.)<\/strong>&nbsp;Karl Marx ve Friedrich Engels,&nbsp;<em>Alman<\/em>&nbsp;<em>\u0130deolojisi<\/em>, Olcay Gerid\u00f6nmez ve Tongu\u00e7 Ok (\u00e7ev.), Kor Kitap, \u0130stanbul 2018, s. 47. &nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>14.)<\/strong>&nbsp;Marx ve Engels,&nbsp;<em>Alman \u0130deolojisi<\/em>, s. 35. &nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>15.)<\/strong>&nbsp;Karl Marx ve Friedrich Engels,&nbsp;<em>Felsefe<\/em>&nbsp;<em>\u0130ncelemeleri<\/em>, Cem Ero\u011ful (\u00e7ev.), Yordam Kitap, D\u00f6rd\u00fcnc\u00fc Bas\u0131m, \u0130stanbul 2017, s. 178. &nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>16.)<\/strong>&nbsp;Marx ve Engels,&nbsp;<em>Felsefe \u0130ncelemeleri<\/em>, s. 61. &nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>17.)<\/strong>&nbsp;Marx ve Engels,&nbsp;<em>Felsefe \u0130ncelemeleri<\/em>, s. 157. &nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>18.)<\/strong>&nbsp;Marx ve Engels,&nbsp;<em>Felsefe \u0130ncelemeleri<\/em>, s. 64. &nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>19.)<\/strong>&nbsp;Marx ve Engels,&nbsp;<em>Felsefe \u0130ncelemeleri<\/em>, s. 180-181. &nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>20.)<\/strong>&nbsp;Marx ve Engels,&nbsp;<em>Felsefe \u0130ncelemeleri<\/em>, s. 169-170. &nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>21.)<\/strong>&nbsp;Karl Marx,&nbsp;<em>Louis Bonaparte&#8217;in 18<\/em>&nbsp;<em>Brumaire&#8217;i<\/em>, Erkin \u00d6zalp (\u00e7ev.), Yordam Kitap, \u0130stanbul 2016, s. 19. &nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>22.)<\/strong>&nbsp;Ernest Mandel,&nbsp;<em>Marksizme Giri\u015f<\/em>, Ohna Dilber, \u015eadi Ozans\u00fc, B\u00fclent Tanatar ve Osman Binatl\u0131 (\u00e7ev.), Yaz\u0131n Yay\u0131nc\u0131l\u0131k, Be\u015finci Bas\u0131m, \u0130stanbul 2011, s. 249-250. &nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>23.)<\/strong>&nbsp;&nbsp;Karl Marx ve Friedrich Engels,&nbsp;<em>Felsefe<\/em>&nbsp;<em>\u0130ncelemeleri<\/em>, Cem Ero\u011ful (\u00e7ev.), Yordam Kitap, D\u00f6rd\u00fcnc\u00fc Bas\u0131m, \u0130stanbul 2017, s. 168. &nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>24.)<\/strong>&nbsp;Karl Marx ve Friedrich Engels,&nbsp;<em>Felsefe<\/em>&nbsp;<em>\u0130ncelemeleri<\/em>, Cem Ero\u011ful (\u00e7ev.), Yordam Kitap, D\u00f6rd\u00fcnc\u00fc Bas\u0131m, \u0130stanbul 2017, s. 156. &nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>25.)<\/strong> Karl Marx,&nbsp;<em>Ekonomi Politi\u011fin Ele\u015ftirisine<\/em>&nbsp;<em>Katk\u0131<\/em>, Sevim Belli (\u00e7ev.), D\u00f6rd\u00fcnc\u00fc Bas\u0131m, Ankara 1979, s. 25-26. &nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>26.)<\/strong>&nbsp;Michael L\u00f6wy,&nbsp;<em>S\u00fcrekli Devrim Teorisi<\/em>, Asl\u0131 \u00d6nal (\u00e7ev.), Ayr\u0131nt\u0131 Yay\u0131nlar\u0131, \u0130stanbul 2016, s. 8. &nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>27.)<\/strong>&nbsp;Karl Marx,&nbsp;<em>Kapital<\/em>,&nbsp;<em>C 1<\/em>, Mehmet Selik ve Nail Satl\u0131gan (\u00e7ev.), Yordam Kitap, 11. Bas\u0131m, \u0130stanbul 2018, s. 18. &nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>28.)<\/strong>&nbsp;Paul Blackledge,&nbsp;<em>Marksist Tarih Kuram\u0131<\/em>,&nbsp;\u015e\u00fckr\u00fc Alpagut (\u00e7ev.), Yordam Kitap, \u0130stanbul 2017, s. 63. &nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>29.)<\/strong>\u00a0Lev Tro\u00e7ki, &#8220;<em>Tek \u00dclkede Sosyalizm<\/em>&#8220;, \u00a0https:\/\/www.marxists.org\/turkce\/trocki\/1930\/tus.htm, (28.01.2020), Elif \u00c7a\u011fl\u0131 (\u00e7ev.) \u00a0<\/p>\n\n\n\n<p><strong>30.)<\/strong>&nbsp;Karl Marx ve F. Engels,&nbsp;<em>Kom\u00fcnist<\/em>&nbsp;<em>Manifesto<\/em>, Nail Satl\u0131gan, Tekta\u015f A\u011fao\u011flu, Olcay G\u00f6\u00e7men ve \u015e\u00fckr\u00fc Alpagut (\u00e7ev.), Yordam Kitap, Yedinci Bas\u0131m, \u0130stanbul 2018, s. 58. &nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>31.)&nbsp;<\/strong>Lev Tro\u00e7ki,&nbsp;<em>S\u00fcrekli Devrim<\/em>, Ahmet Muhittin (\u00e7ev.), Yaz\u0131n Yay\u0131nc\u0131l\u0131k, D\u00f6rd\u00fcnc\u00fc Bas\u0131m, \u0130stanbul 2017, s 242. &nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>32.)<\/strong>&nbsp;Karl Marx ve Friedrich Engels,&nbsp;<em>Alman<\/em>&nbsp;<em>\u0130deolojisi<\/em>, Olcay Gerid\u00f6nmez ve Tongu\u00e7 Ok (\u00e7ev.), Kor Kitap, \u0130stanbul 2018, s. 42. &nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>33.)<\/strong>&nbsp;Lev Tro\u00e7ki,&nbsp;<em>S\u00fcrekli Devrim<\/em>, Ahmet Muhittin (\u00e7ev.), Yaz\u0131n Yay\u0131nc\u0131l\u0131k, D\u00f6rd\u00fcnc\u00fc Bas\u0131m, \u0130stanbul 2017, s 32. &nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>34.)<\/strong> Karl Marx ve F. Engels,&nbsp;<em>Alman<\/em>&nbsp;<em>\u0130deolojisi<\/em>, Olcay Gerid\u00f6nmez ve<\/p>\n\n\n\n<p>Tongu\u00e7 Ok (\u00e7ev.), Kor Kitap, \u0130stanbul 2018, s. 42.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>35.)<\/strong> Lev Tro\u00e7ki, &#8220;<em>Tek \u00dclkede Sosyalizm<\/em>&#8220;, \u00a0https:\/\/www.marxists.org\/turkce\/trocki\/1930\/tus.htm, (28.01.2020), Elif \u00c7a\u011fl\u0131 (\u00e7ev.) \u00a0<\/p>\n\n\n\n<p><strong>36.)<\/strong>&nbsp;Michael L\u00f6wy,&nbsp;<em>S\u00fcrekli Devrim Teorisi<\/em>, Asl\u0131 \u00d6nal (\u00e7ev.), Ayr\u0131nt\u0131 Yay\u0131nlar\u0131, \u0130stanbul 2016, s. 121. &nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>37.)<\/strong>&nbsp;Karl Marx ve F. Engels,&nbsp;<em>Alman<\/em>&nbsp;<em>\u0130deolojisi<\/em>, Olcay Gerid\u00f6nmez ve Tongu\u00e7 Ok (\u00e7ev.), Kor Kitap, \u0130stanbul 2018, s. 45. &nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>38.)<\/strong>&nbsp;Paul Blackledge,&nbsp;<em>Marksist Tarih Kuram\u0131<\/em>, \u015e\u00fckr\u00fc Alpagut (\u00e7ev.), Yordam Kitap, \u0130stanbul 2017, s. 77-78. &nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>39.)<\/strong>&nbsp;Karl Marx ve Friedrich Engels,&nbsp;<em>Alman<\/em>&nbsp;<em>\u0130deolojisi<\/em>, Olcay Gerid\u00f6nmez ve Tongu\u00e7 Ok (\u00e7ev.), Kor Kitap, \u0130stanbul 2018, s. 42. &nbsp;<\/p>\n\n\n\n<h4 class=\"wp-block-heading\"><strong>Kaynak\u00e7a<\/strong>&nbsp;<\/h4>\n\n\n\n<p>Beiser, Frederick,&nbsp;<em>Hegel<\/em>, (\u00e7ev Se\u00e7im Beyaz\u0131t), Alfa Yay\u0131nlar\u0131, \u0130stanbul 2019. &nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Blackledg, Paul,&nbsp;<em>Marksist Tarih Kuram\u0131<\/em>, (\u00c7ev. \u015e\u00fckr\u00fc Alpagut) Yordam Kitap, \u0130stanbul 2017. &nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Callinicos, Alex,&nbsp;<em>Marx&#8217;\u0131n Devrimci Fikirleri<\/em>, (\u00c7ev. Atilla Tuygan), Marx21 Yay\u0131nlar\u0131, \u0130kinci Bas\u0131m, \u0130stanbul 2018. &nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Gokberk, Macit,&nbsp;<em>Felsefe Tarihi<\/em>, Remzi Kitabevi, Yirminci Bas\u0131m, \u0130stanbul 2010. &nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>L\u00f6wy, Michael,&nbsp;<em>S\u00fcrekli Devrim Teorisi<\/em>, (\u00c7ev. Asl\u0131 \u00d6nal), Ayr\u0131nt\u0131 Yay\u0131nlar\u0131, \u0130stanbul 2016. &nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Marx, Karl and Engels, Friedrich,&nbsp;<em>Alman<\/em>&nbsp;<em>\u0130deolojisi<\/em>, (\u00c7ev. Olcay Gerid\u00f6nmez ve Tongu\u00e7 Ok), Kor Kitap, \u0130stanbul 2018, s. 27-77.<\/p>\n\n\n\n<p>Marx, Karl,&nbsp;<em>Kapital<\/em>,&nbsp;<em>C 1<\/em>, (\u00c7ev. Mehmet Selik ve Nail Satl\u0131gan), Yordam Kitap, Onbirinci Bas\u0131m, \u0130stanbul 2018, s. 17-29. &nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Marx, Karl ve Engels, Friedrich,&nbsp;<em>Felsefe<\/em>&nbsp;<em>\u0130ncelemeleri<\/em>, (\u00c7ev. Cem Ero\u011ful), Yordam Kitap, D\u00f6rd\u00fcnc\u00fc Bas\u0131m, \u0130stanbul 2017, s. 55. &nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Marx, Karl ve Engels, Friedrich,&nbsp;<em>Kutsal Aile<\/em>, (\u00c7ev. Kenan Somer), Sol Yay\u0131nlar\u0131, Ankara 1976. &nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Marx, Karl,&nbsp;<em>Louis Bonaparte&#8217;in 18 Brumaire&#8217;i<\/em>, (\u00c7ev. Erkin \u00d6zalp), Yordam Kitap, \u0130stanbul 2016. &nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Marx, Karl,&nbsp;<em>Ekonomi Politi\u011fin Ele\u015ftirisine Katk\u0131<\/em>, (\u00c7ev. Sevim Belli), D\u00f6rd\u00fcnc\u00fc Bas\u0131m, Ankara 1979, s. 25-26. &nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Marx, Karl ve Engels, Friedrich,&nbsp;<em>Kom\u00fcnist<\/em>&nbsp;<em>Manifesto<\/em>, (\u00c7ev. Nail Satl\u0131gan, Tekta\u015f A\u011fao\u011flu, Olcay G\u00f6\u00e7men ve \u015e\u00fckr\u00fc Alpagut), Yordam &nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Kitap, Yedinci Bas\u0131m, \u0130stanbul 2018.<\/p>\n\n\n\n<p>Mandel Ernest,&nbsp;<em>Marksizme Giri\u015f<\/em>, (\u00c7ev. Ohna Dilber, \u015eadi Ozans\u00fc, B\u00fclent Tanatar ve Osman Binatl\u0131), Yaz\u0131n Yay\u0131nc\u0131l\u0131k, Be\u015finci Bas\u0131m, \u0130stanbul 2011.<\/p>\n\n\n\n<p>Stalin, Josef,&nbsp;<em>Diyalektik Materyalizm ve<\/em>&nbsp;<em>Tarihsel Materyalizm<\/em>, (\u00c7ev. Zeynep Zeyhan), Bilim ve Sosyalizm Yay\u0131nlar\u0131, Onuncu Bas\u0131m, Ankara 1989.<\/p>\n\n\n\n<p>Tro\u00e7ki, Lev,&nbsp;<em>S\u00fcrekli Devrim<\/em>, Yaz\u0131n Yay\u0131nc\u0131l\u0131k, (\u00c7ev. Ahmet Muhittin), D\u00f6rd\u00fcnc\u00fc Bas\u0131m, \u0130stanbul 2017.<\/p>\n\n\n\n<p>Tro\u00e7ki, Lev, &#8220;<em>Tek \u00dclkede Sosyalizm<\/em>&#8220;, https:\/\/www.marxists.org\/turkce\/trocki\/1930\/tus.htm, (28.01.2020), (\u00c7ev. Elif \u00c7a\u011fl\u0131). &nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Quiniou, Yvon,&nbsp;<em>Yayg\u0131n Yanl\u0131\u015f Fikirler<\/em>&nbsp;<em>K\u0131skac\u0131nda Karl Marx<\/em>, (\u00c7ev. Sava\u015f K\u0131l\u0131\u00e7), Versus Kitap, \u0130stanbul 2009.&nbsp;<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Yazar: Ramazan Kumek G\u00f6rsel: God and the State: Fig 1 &#8211; Idealism and Materialism (Tanr\u0131 ve Devlet: Fig 1 &#8211; \u0130dealizm ve Materyalizm), Brandon Spence Yay\u0131n Kurulu&#8217;nun notu: A\u015fa\u011f\u0131da okuyucular\u0131m\u0131zdan Ramazan Kumek&#8217;in, Tro\u00e7kist&#8217;in Yay\u0131n Kurulu&#8217;na ula\u015ft\u0131rm\u0131\u015f oldu\u011fu bir yaz\u0131s\u0131n\u0131 payla\u015f\u0131yoruz. Kumek&#8217;in yaz\u0131s\u0131, olduk\u00e7a de\u011ferli bir felsef\u00ee tart\u0131\u015fmay\u0131 g\u00fcndemine alm\u0131\u015f olmas\u0131ndan dolay\u0131 taraf\u0131m\u0131zdan dikkatlice incelenmi\u015f, ard\u0131ndan [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":8,"featured_media":1804,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_exactmetrics_skip_tracking":false,"_exactmetrics_sitenote_active":false,"_exactmetrics_sitenote_note":"","_exactmetrics_sitenote_category":0,"footnotes":""},"categories":[706],"tags":[937,938,870,871,936],"class_list":["post-1799","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-felsefe","tag-belirlenimcilik","tag-determinizm","tag-diyalektik","tag-diyalektik-materyalizm","tag-iradecilik"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1799","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/8"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=1799"}],"version-history":[{"count":6,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1799\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":1811,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1799\/revisions\/1811"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media\/1804"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=1799"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=1799"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=1799"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}