{"id":132,"date":"2019-02-04T21:29:09","date_gmt":"2019-02-04T18:29:09","guid":{"rendered":"http:\/\/94.237.85.66\/?p=132"},"modified":"2019-02-16T02:23:13","modified_gmt":"2019-02-15T23:23:13","slug":"dunya-ekonomik-krizi-ve-olasiliklar","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/2019\/02\/04\/dunya-ekonomik-krizi-ve-olasiliklar\/","title":{"rendered":"D\u00fcnya ekonomik krizi ve olas\u0131l\u0131klar"},"content":{"rendered":"\n<p>2007 ortalar\u0131nda ABD konut piyasas\u0131nda patlak veren \u201cipotek krizi\u201dnin tetikledi\u011fi mali sars\u0131nt\u0131, aradan ge\u00e7en iki y\u0131l i\u00e7inde d\u00fcnya ekonomisinin t\u00fcm sinir sistemine yay\u0131lm\u0131\u015f durumda. D\u00fcnya mali sermayesinin \u00f6nde gelen kredi ve yat\u0131r\u0131m devleri birbiri ard\u0131na devriliyor, borsalardaki d\u00fc\u015f\u00fc\u015fler \u00f6nlenemiyor, dev tarihi \u015firketler iflas bayra\u011f\u0131 \u00e7ekiyor, d\u00fcnya ekonomisinin motoru say\u0131lan \u00fclkelerde \u00fcretim gerilemeye devam ediyor, h\u00fck\u00fcmetlerin ekonomiye milyarlarca dolar pompalayarak ger\u00e7ekle\u015ftirdi\u011fi operasyonlar\u0131n g\u00fcn\u00fc kurtarmaya yetip yetmeyece\u011fi bile tart\u0131\u015f\u0131l\u0131yor. En iyimser burjuva ekonomistlerin bile kapitalizmin 1929 Bunal\u0131m\u0131\u2019ndan sonra ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 en derin kriz olarak tan\u0131mlad\u0131klar\u0131 bug\u00fcnk\u00fc sars\u0131nt\u0131 s\u00fcrecinin d\u00f6nemsel (konjonkt\u00fcrel) bir kriz olmad\u0131\u011f\u0131, dolay\u0131s\u0131yla d\u00f6nemsel mali y\u00f6ntemler ve k\u0131smi ekonomik reformlarla a\u015f\u0131lamayaca\u011f\u0131 anla\u015f\u0131lm\u0131\u015f durumda. \u015eimdi sorun, bu krizin \u201cbunal\u0131m\u0131n e\u015fi\u011finde \u00e7\u0131rp\u0131nan uzun s\u00fcreli bir gerileme\u201d olarak m\u0131 ya\u015fanaca\u011f\u0131, yoksa 1929 benzeri ya da daha k\u00f6t\u00fcs\u00fc bir bunal\u0131ma m\u0131 s\u00fcr\u00fcklenilmekte oldu\u011fu noktas\u0131nda incelenmekte. Varsay\u0131mlar hangi y\u00f6ne i\u015faret ederse etsin, d\u00fcnya i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 ve emek\u00e7i kitleler daha \u015fimdiden kapitalist bunal\u0131m\u0131n sonu\u00e7lar\u0131n\u0131 ya\u015famaya ba\u015flam\u0131\u015f durumdalar: Yayg\u0131n i\u015fsizlik, gelir d\u00fczeylerindeki m\u00fcthi\u015f \u00e7\u00f6k\u00fcnt\u00fc, sosyal harcamalardaki devasa k\u0131s\u0131nt\u0131lar, pek \u00e7ok yar\u0131 s\u00f6m\u00fcrge ve ba\u011f\u0131ml\u0131 \u00fclkede ya\u015fanmakta olan a\u00e7l\u0131k ve sefaletin geli\u015fmi\u015f \u00fclkelere do\u011fru yayg\u0131nla\u015fmas\u0131. Dahas\u0131, her g\u00fcn y\u00fczlerce k\u00fc\u00e7\u00fck ve orta \u00f6l\u00e7ekli i\u015fletmenin kapanmas\u0131, toplumsal ve politik istikrar\u0131n \u00e7ivisi olarak kabul edilen orta s\u0131n\u0131flar\u0131n da krizin etkisiyle sars\u0131ld\u0131\u011f\u0131na, yoksulla\u015fma s\u00fcrecine girdi\u011fine, dolay\u0131s\u0131yla politik dengesini yitirme olas\u0131l\u0131\u011f\u0131na a\u00e7\u0131k hale geldi\u011fine i\u015faret etmekte.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>A\u015fa\u011f\u0131da anlatmaya \u00e7al\u0131\u015faca\u011f\u0131m\u0131z gibi, d\u00fcnya kapitalizmi tarihi ve yap\u0131sal bir bunal\u0131m ya\u015f\u0131yor, ve ku\u015fkusuz b\u00f6yle bir bunal\u0131m\u0131n \u00fclkeler d\u00fczeyinde ve d\u00fcnya i\u015f\u00e7i hareketinde yap\u0131sal ve tarihi sonu\u00e7lar\u0131 olacak. Her \u015feyden \u00f6nce neoliberal iddialar\u0131n (tarihin sonu geldi\u011fi, i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n yok oldu\u011fu, vb.) \u00e7\u00fcr\u00fckl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcn ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131, d\u00fcnya emperyalizminin \u00f6nde gelen s\u00f6zc\u00fclerinin bile (Sarkozy\u2019nin deyi\u015fiyle) kapitalizmin \u201cyeniden kurulmas\u0131ndan\u201d s\u00f6z etmeye ba\u015flamalar\u0131, \u201cpost modernist\u201d burjuva ideolojisi kar\u015f\u0131s\u0131nda devrimci Marksizm i\u00e7in geni\u015f bir alan a\u00e7\u0131lm\u0131\u015f oldu\u011funu g\u00f6steriyor. \u00d6te yandan, ister sa\u011f (liberal ya da muhafazakar), ister sol (sosyal demokrat ya da sosyalist) h\u00fck\u00fcmetlerce y\u00f6netiliyor olsun, hemen hemen t\u00fcm \u00fclkelerde ekonomi \u00fczerinde ger\u00e7ekle\u015ftirilen ve \u201cyeni Keynes\u00e7i\u201d olarak tan\u0131mlanan devlet m\u00fcdahalelerinin, bunal\u0131m\u0131n atlat\u0131l\u0131p istikrarl\u0131 bir \u00fcretim ve t\u00fcketim sistemine ge\u00e7ilmesine yetmemesi ve sadece \u201czararlar\u0131n sosyalle\u015ftirilmesi\u201d d\u00fczeyinde kalmas\u0131, devlet\u00e7i kapitalist programlar\u0131n da g\u00fcvenilirli\u011fini yitirmesine yol a\u00e7\u0131yor. Bu programlar\u0131n i\u015f\u00e7i hareketini denetim alt\u0131nda tutan sendika b\u00fcrokrasileri ve reformist partilerce destekleniyor olmas\u0131, son \u00e7are olarak ba\u015fvurulan devlet m\u00fcdahalesi politikalar\u0131n\u0131n iflas\u0131yla birlikte i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n \u00f6nderlik bunal\u0131m\u0131n\u0131n da derinle\u015fmesine neden olacak ve kitlelerin b\u00fcnyesinde yeni olu\u015fumlara kap\u0131 aralayacakt\u0131r.\u00a0<\/p>\n\n\n\n<p>Krizlerin kendili\u011finden bi\u00e7imde ayaklanmalara ve devrimlere yol a\u00e7aca\u011f\u0131na inanm\u0131yoruz. Hatta tam tersi geli\u015fmeler bile do\u011fabilir: \u00e7aresizli\u011fin ve kadercili\u011fin yayg\u0131nla\u015fmas\u0131, grevlerin ve m\u00fccadelelerin geri \u00e7ekilmesi, teslimiyet ve yenilgi duygusunun genelle\u015fmesi, vb. Ama ya\u015fanmakta olan baz\u0131 olgular bunun tersine i\u015faret etmekte: Her \u015feyden \u00f6nce Filistin, Irak ve Afganistan\u2019daki direni\u015fler ile Latin Amerika halklar\u0131 aras\u0131ndaki anti-emperyalist seferberlikler s\u00fcrmekte; ABD proletaryas\u0131, sadece zenci bir ba\u015fkan se\u00e7erek de\u011fil, giri\u015fti\u011fi yeni grevlerle<strong>(1)<\/strong> uzun bir k\u0131\u015f uykusundan uyanmakta oldu\u011funu belli etmekte; Avrupa\u2019da grevler yayg\u0131nla\u015fmakta (Fransa, Almanya, \u0130talya, Yunanistan, \u0130spanya ve Do\u011fu Avrupa \u00fclkeleri) ve \u00f6\u011frenci ve gen\u00e7lik seferberlikleri patlak vermekte; \u00c7in\u2019de rejimin t\u00fcm bask\u0131 ve sans\u00fcr\u00fcne kar\u015f\u0131n, her g\u00fcn onlarca yeni grevin ve k\u00f6yl\u00fc isyan\u0131n\u0131n ya\u015fand\u0131\u011f\u0131 bildirilmekte<strong>(2)<\/strong>. B\u00fct\u00fcn bunlar, \u201cy\u00f6netilenlerin art\u0131k eskisi gibi y\u00f6netilmek istememeye\u201d ba\u015flad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6stermekte. \u00d6te yandan son Avrupa Parlamentosu se\u00e7imleri (7 Haziran), geleneksel kitle partilerinin hemen hemen t\u00fcm\u00fcn\u00fcn y\u0131pranmakta oldu\u011funu, fa\u015fist ve a\u015f\u0131r\u0131 sa\u011fc\u0131 ak\u0131mlar ile devrimci sol se\u00e7eneklerin g\u00fc\u00e7lenmesiyle birlikte, kitlelerin ba\u011fr\u0131nda politik bir kutupla\u015fman\u0131n ya\u015fand\u0131\u011f\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131\u011fa vurdu. Dolay\u0131s\u0131yla, pek \u00e7ok yeni toplumsal ve politik geli\u015fmeye a\u00e7\u0131k bir d\u00f6neme girdi\u011fimizi s\u00f6ylemek yanl\u0131\u015f olmaz. Bu d\u00f6nemin yarataca\u011f\u0131 olas\u0131l\u0131klara haz\u0131rlanabilmek i\u00e7in d\u00fcnya kapitalizminin ya\u015famakta oldu\u011fu bunal\u0131m\u0131n \u00e7er\u00e7evesini, niteli\u011fini ve y\u00f6n\u00fcn\u00fc elimizden geldi\u011fince do\u011fru tespit edebilmemiz gerekiyor.\u00a0<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Krizin K\u00f6kenleri&nbsp;<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Kapitalist \u00fcretim sisteminin ancak krizlerle birlikte d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclebilece\u011fini ve bu krizlerin alt\u0131nda yatan temel nedenleri ortaya \u00e7\u0131karan Karl Marx oldu. Marx\u2019a g\u00f6re, kapitalist krizlerin k\u00f6keninde yatan s\u00fcre\u00e7ler a\u015f\u0131r\u0131 meta \u00fcretimi (yani olanakl\u0131 talebin \u00f6tesinde \u00fcretim) ve a\u015f\u0131r\u0131 sermaye birikimidir. Sistematik bir bi\u00e7imde d\u00f6nemsel krizlere neden olan bu do\u011frudan nedenlerin yan\u0131 s\u0131ra, Marx bir de \u201ck\u00e2r oranlar\u0131ndaki azalma e\u011filiminden\u201d s\u00f6z eder. Marx\u2019\u0131n kuram\u0131na g\u00f6re ortalama k\u00e2r oran\u0131, \u00fcretim s\u00fcrecinde eme\u011fin olu\u015fturdu\u011fu art\u0131k de\u011ferin (yani kapitalistin herhangi bir kar\u015f\u0131l\u0131k \u00f6demeden el koydu\u011fu \u00fcretim b\u00f6l\u00fcm\u00fc), toplam sermayeye olan oran\u0131d\u0131r. Sermaye ise iki b\u00f6l\u00fcmden olu\u015fur: de\u011fi\u015fen sermaye (yani i\u015f\u00e7i \u00fccretleri) ve de\u011fi\u015fmeyen sermaye (yani makineler, hammaddeler, vb). Marx, kapitalizmin tarihsel geli\u015fimi i\u00e7inde, \u00f6zellikle de sermayeler aras\u0131ndaki rekabetin etkisiyle, toplam sermaye i\u00e7inde de\u011fi\u015fmeyen sermayenin de\u011fi\u015fen sermayeye g\u00f6re oran\u0131n\u0131n (yani sermayenin organik bile\u015fiminin) giderek artt\u0131\u011f\u0131n\u0131, yani i\u015f\u00e7i \u00fccretlerinin toplam sermaye yat\u0131r\u0131m\u0131 i\u00e7indeki pay\u0131n\u0131n azald\u0131\u011f\u0131n\u0131 belirtir. De\u011fi\u015fmeyen sermaye oran\u0131n\u0131n, \u00f6zellikle teknolojik yat\u0131r\u0131m harcamalar\u0131n\u0131n, bu bi\u00e7imde b\u00fcy\u00fcmesi emek \u00fcretkenli\u011fini art\u0131rd\u0131\u011f\u0131ndan, ba\u015flang\u0131\u00e7ta k\u00e2r oranlar\u0131nda y\u00fckseli\u015f g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. Ama art\u0131k de\u011ferin olu\u015fmas\u0131na yol a\u00e7an yegane unsur emek g\u00fcc\u00fc oldu\u011fundan, sermayenin organik bile\u015fimindeki b\u00fcy\u00fcme ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz olarak k\u00e2r oranlar\u0131n\u0131n d\u00fc\u015fmesiyle sonu\u00e7lan\u0131r. Bu y\u00fckseli\u015f ve d\u00fc\u015f\u00fc\u015fler, kapitalizmin yakla\u015f\u0131k 8-10 y\u0131ll\u0131k aral\u0131klarla<strong>(3)<\/strong> ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 \u00e7evrimlerini olu\u015fturur.\u00a0<\/p>\n\n\n\n<p>K\u00e2r oranlar\u0131ndaki d\u00fc\u015f\u00fc\u015f t\u00fcm kapitalist krizlerin temelinde yatan unsurdur, ancak bu unsur kendini \u201ca\u015f\u0131r\u0131 \u00fcretim krizi\u201d bi\u00e7iminde a\u00e7\u0131\u011fa vurur. Yani kapitalistlerin piyasaya s\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc mallar\u0131n toplam\u0131, bu mallara olan talebin \u00fczerindedir, dolay\u0131s\u0131yla bunlar al\u0131c\u0131s\u0131z kal\u0131r. B\u00f6ylece art\u0131k de\u011ferin ger\u00e7ekle\u015fmesi olanaks\u0131zla\u015f\u0131r. Emperyalist d\u00f6nemde mali sermayenin ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131, a\u015fa\u011f\u0131da incelemeye \u00e7al\u0131\u015faca\u011f\u0131m\u0131z gibi, sermaye piyasalar\u0131nda krizlerin do\u011fmas\u0131na neden olmakla birlikte; bu kapitalist krizlerin \u00f6z\u00fcnde de k\u00e2r oranlar\u0131ndaki d\u00fc\u015f\u00fc\u015f yatar.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Bununla birlikte, kapitalizmin do\u011fas\u0131 gere\u011fi \u00fcretti\u011fi bu krizler kesintisiz ya da do\u011frusal bir bi\u00e7imde i\u015flemez. Bu nedenle Marx, k\u00e2r oranlar\u0131ndaki d\u00fc\u015f\u00fc\u015f\u00fc \u201ce\u011filimsel bir yasa\u201d olarak form\u00fcle etmi\u015ftir. Kapitalistler bu e\u011filimi durdurabilmek ve \u00e7evrimi y\u00fckseli\u015fe ge\u00e7irebilmek i\u00e7in bir dizi \u00f6nleme ba\u015fvururlar. Ger\u00e7ek \u00fccretlerin nominal de\u011ferinin d\u00fc\u015f\u00fcr\u00fclmesi, \u00e7al\u0131\u015fma saatlerinin uzat\u0131lmas\u0131, i\u015f yo\u011funlu\u011funun art\u0131r\u0131lmas\u0131 ya da emek \u00fcretkenli\u011finin art\u0131r\u0131lmas\u0131na y\u00f6nelik teknolojik giri\u015fimler sayesinde art\u0131k de\u011ferin mutlak miktar\u0131 \u00e7o\u011falt\u0131lmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131l\u0131r. Sermayenin daha d\u00fc\u015f\u00fck organik bile\u015fimli ekonomilere (yani i\u015f\u00e7i \u00fccretlerinin ve sosyal haklar\u0131n \u00e7ok daha d\u00fc\u015f\u00fck, sendikal haklar\u0131n daha k\u0131s\u0131tl\u0131 oldu\u011fu \u00fclkelere) kaymas\u0131 ya da yat\u0131r\u0131mlar\u0131n kapitalist \u00f6rg\u00fctlenmenin hen\u00fcz bulunmad\u0131\u011f\u0131 sekt\u00f6rlere y\u00f6neltilmesi de ba\u015fvurulan \u00f6nlemler aras\u0131ndad\u0131r.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Kriz ayn\u0131 zamanda piyasada \u201csermaye temizli\u011fine\u201d yol a\u00e7ar, yani \u00f6zellikle i\u015fyerlerinin kapanmas\u0131 sonucunda baz\u0131 sekt\u00f6rlerde rekabetin \u015fiddeti ha er ve k\u00e2r oranlar\u0131ndaki d\u00fc\u015fme e\u011filimi yava\u015flar ya da tersine d\u00f6ner. Bu tip \u201ctemizli\u011fin\u201d devasa boyutlara varan son \u00f6rne\u011fi II. D\u00fcnya Sava\u015f\u0131 s\u0131ras\u0131nda ger\u00e7ekle\u015fmi\u015f ve tahminlere g\u00f6re o d\u00f6neme de\u011fin var olan d\u00fcnya sermayesinin \u00fc\u00e7te birlik b\u00f6l\u00fcm\u00fc tahrip olmu\u015ftu. Sava\u015f sonras\u0131nda kapitalizm ancak \u00fcretici g\u00fc\u00e7ler \u00fczerinde ger\u00e7ekle\u015ftirdi\u011fi bu m\u00fcthi\u015f y\u0131k\u0131m sayesinde ve tabii Stalinist b\u00fcrokrasinin emperyalizm ile i\u015fbirli\u011finin yard\u0131m\u0131yla da, tekrar k\u00e2r oranlar\u0131n\u0131 art\u0131rmay\u0131 ba\u015farm\u0131\u015ft\u0131. \u201cFazla\u201d sermayenin piyasadan yok olmas\u0131n\u0131 olanakl\u0131 k\u0131lan bu tip y\u0131k\u0131mlar\u0131n, sermayenin tekrardan yo\u011funla\u015fmas\u0131 ve merkezile\u015fmesi do\u011frultusunda elveri\u015fli ko\u015fullar yaratt\u0131\u011f\u0131 do\u011fru olmakla birlikte, bunlar do\u011fal ya da kendili\u011finden (politik m\u00fcdahalesiz) i\u015fleyen s\u00fcre\u00e7ler de\u011fildir. Politik krizler, bask\u0131c\u0131 rejimlerin kurulmas\u0131, reformist ya da kar\u015f\u0131devrimci i\u015f\u00e7i \u00f6nderliklerinin b\u00fcy\u00fck ihanetleri, sava\u015flar gibi ekonomi d\u0131\u015f\u0131 etmenler, kapitalizmin \u00fcretici g\u00fc\u00e7leri tahrip ederek yeniden aya\u011fa kalkabilmesini olanakl\u0131 k\u0131lan ortam\u0131n olu\u015fmas\u0131n\u0131 sa\u011flar.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Bu \u00e7er\u00e7evede, genellikle ekonomik ve politik \u00f6nlemlerle ve piyasa mekanizmalar\u0131yla a\u015f\u0131lmas\u0131 olanakl\u0131 k\u0131l\u0131nan 5-10 y\u0131ll\u0131k \u00e7evrimsel krizler ile, ciddi fazla sermaye temizlikleri gerektiren ve \u00fcretici g\u00fc\u00e7ler \u00fczerinde b\u00fcy\u00fck y\u0131k\u0131mlar\u0131 zorunlu k\u0131lan \u201cuzun dalgalar\u201d aras\u0131ndaki ayr\u0131m\u0131 g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde tutmak gerekiyor.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Uzun Dalgalar&nbsp;<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Kapitalizmde k\u0131sa vadeli \u00e7evrimlerin yan\u0131 s\u0131ra, bu \u00e7evrimleri de i\u00e7eren ama daha uzun zaman dilimlerine yay\u0131lan uzun dalgalar\u0131n bulunup bulunmad\u0131\u011f\u0131 hep tart\u0131\u015fma konusu olmu\u015ftur. Uzun dalgalar\u0131n varl\u0131\u011f\u0131na ili\u015fkin ilk g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc 1913\u2019te Hollandal\u0131 Marksist van Gelderen geli\u015ftirmi\u015f olmakla birlikte, bu konuyu sistematik olarak ilk ele alan, 1920\u2019lerde Moskova\u2019daki Ekonomik Ara\u015ft\u0131rmalar Enstit\u00fcs\u00fc\u2019n\u00fcn ba\u015fkanl\u0131\u011f\u0131n\u0131 yapm\u0131\u015f olan Dimitriy Kondratieff\u2019tir. Kondratieff, kapitalist d\u00fcnya ekonomisinin ortalama 50- 60 y\u0131ll\u0131k \u00e7evrimlerle dalgaland\u0131\u011f\u0131n\u0131; her dalgan\u0131n y\u00fckseli\u015f d\u00f6neminde genel refah art\u0131\u015f\u0131 g\u00f6r\u00fcl\u00fcrken, d\u00fc\u015f\u00fc\u015flerin krizlerle sonu\u00e7land\u0131\u011f\u0131n\u0131; her d\u00fc\u015f\u00fc\u015ften sonra yeni y\u00fckseli\u015fin bir dizi yeni teknoloji ve ileti\u015fim sisteminin ke\u015ffiyle ve yeni s\u00f6m\u00fcrgelerin edinilmesiyle belirlendi\u011fini; uzun dalgan\u0131n doruklar\u0131nda b\u00fcy\u00fck devrimlere ve sava\u015flara rastland\u0131\u011f\u0131n\u0131 belirtir. ABD, Fransa ve \u0130ngiltere\u2019deki meta \u00fcretimi ve fiyat dalgalanmalar\u0131n\u0131 inceleyerek de 18. y\u00fczy\u0131l\u0131n sonlar\u0131ndan kendi g\u00fcn\u00fcne de\u011fin \u00fc\u00e7 uzun dalgan\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 saptar: 1. uzun dalga 1780-90 aras\u0131nda ba\u015flam\u0131\u015f, 1814\u2019te tepe noktas\u0131na ula\u015f\u0131p d\u00fc\u015f\u00fc\u015fe ge\u00e7mi\u015f ve 1849\u2019ta sonu\u00e7lanm\u0131\u015ft\u0131r; 2. uzun dalga, 1849\u2019ta ba\u015flay\u0131p 1896\u2019ya kadar s\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fcr ve dalgan\u0131n tepe noktas\u0131 1870-75 y\u0131llar\u0131 aras\u0131na rastlar; 3. dalga ise, 1896\u2019da y\u00fckselmeye ba\u015flam\u0131\u015f, 1920\u2019lerin ba\u015f\u0131nda ise d\u00fc\u015f\u00fc\u015fe ge\u00e7mi\u015ftir.<strong>(4)<\/strong>\u00a0<\/p>\n\n\n\n<p>Kondratieff\u2019e g\u00f6re her uzun dalgan\u0131n d\u00fc\u015f\u00fc\u015f s\u00fcreci kapitalizmin yap\u0131sal krize girmesi anlam\u0131na gelir. Bu yap\u0131sal krizden \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131 ise, eski teknolojilere dayal\u0131 \u015firketlerin piyasadan \u00e7ekilip, emek \u00fcretkenli\u011finde k\u00f6kl\u00fc art\u0131\u015flar yaratan yeni tekniklerin uyguland\u0131\u011f\u0131 sermaye yat\u0131r\u0131mlar\u0131yla olanakl\u0131 olur. Dolay\u0131s\u0131yla, kapitalizmin yap\u0131sal krizleri ve y\u0131k\u0131m s\u00fcreci \u201cyarat\u0131c\u0131d\u0131r\u201d; \u00e7\u00fcnk\u00fc yeni teknoloji ve \u00fcretim teknikleriyle, yeni y\u00fckseli\u015fin ve refah d\u00f6neminin yolunu a\u00e7ar. Birinci dalgan\u0131n teknolojik yenili\u011fi su g\u00fcc\u00fcyle \u00e7al\u0131\u015fan makinelerin uygulanmas\u0131yla sanayi devriminin ba\u015flat\u0131lmas\u0131 ve tekstilde fabrika sistemine ge\u00e7i\u015f olmu\u015f; ikinci dalgan\u0131n teknolojik devrimini buhar makinesi, demiryollar\u0131 ve telgraf temsil etmi\u015f; \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc uzun konjonkt\u00fcr\u00fcn itici g\u00fcc\u00fcn\u00fc ise elektrikli makineler, \u00e7elik rayl\u0131 demiryollar\u0131 ve telefon olu\u015fturmu\u015ftur.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Tro\u00e7ki de bu tip uzun dalgalar\u0131n varl\u0131\u011f\u0131na i\u015faret eder:&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>&#8220;<em>Tarihte homojen \u00e7evrimlerin diziler halinde grupland\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6zlemleriz. \u00c7e\u015fitli \u00e7evrimlerin, k\u0131sa s\u00fcreli ha f krizlerden net bir bi\u00e7imde ayr\u0131ld\u0131\u011f\u0131 refah d\u00f6nemleriyle belirlenen kapitalist geli\u015fme \u00e7a\u011flar\u0131 vard\u0131r. Bunun sonucunda, kapitalist geli\u015fmenin temel e\u011frisinde dik bir y\u00fckselme hareketi g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. E\u011frinin, k\u0131smi \u00e7evrimsel sal\u0131n\u0131mlardan ge\u00e7mekle birlikte, on y\u0131llar boyunca hemen hemen ayn\u0131 d\u00fczeyde kald\u0131\u011f\u0131 durgunluk d\u00f6nemleri olu\u015fur. Nihayet, baz\u0131 tarihsel d\u00f6nemlerde temel e\u011fri (hep \u00e7evrimsel sal\u0131n\u0131mlar g\u00f6stermekle birlikte) bir b\u00fct\u00fcn olarak a\u015fa\u011f\u0131 do\u011fru k\u0131vr\u0131larak, \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerin ini\u015fe ge\u00e7ti\u011fine i\u015faret eder.<\/em>&#8220;<em><strong>(<\/strong><\/em><strong>5)<\/strong>\u00a0<\/p>\n\n\n\n<p>Tro\u00e7ki uzun dalgalar\u0131n tarihlendirilmesinde de Kondratieff\u2019le ayn\u0131 g\u00f6r\u00fc\u015ftedir, ne var ki bu dalgalardaki ini\u015f \u00e7\u0131k\u0131\u015flar\u0131n gerek\u00e7elendirilmesinde ondan ayr\u0131l\u0131r:<\/p>\n\n\n\n<p>&#8220;<em>Profesor Kondratiev\u2019in b\u00fcy\u00fck \u00e7evrimleri, k\u00fc\u00e7\u00fck \u00e7evrimlerde g\u00f6r\u00fclen tamamen bar\u0131\u015f\u00e7\u0131l ritmin ayn\u0131s\u0131yla \u00e7izme giri\u015fimini reddetmek olanakl\u0131d\u0131r; ku\u015fkusuz, bi\u00e7imsel bir analojiden hareket eden yanl\u0131\u015f bir genelleme s\u00f6z konudur. K\u00fc\u00e7\u00fck \u00e7evrimlerin periyodik olarak tekrarlanmas\u0131, kapitalist kuvvetlerin i\u00e7 dinami\u011finden ileri geliyor ve piyasan\u0131n var olageldi\u011fi her yerde her zaman kendini g\u00f6steriyor. Prof. Kondratiev\u2019\u0131n ihtiyats\u0131z bir tutumla, \u00e7evrimler olarak g\u00f6rmek istedi\u011fi b\u00fcy\u00fck (elli y\u0131ll\u0131k) kapitalist geli\u015fme dilimlerine gelince, bu dilimlerin karakterini ve s\u00fcresini kapitalist kuvvetler aras\u0131ndaki kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 etkiler de\u011fil, ama kapitalist geli\u015fmeyi kanallar\u0131ndan ge\u00e7irip ak\u0131tan \u015fartlar belirlemektedir. Yeni \u00fclkelerde ve k\u0131talarda kapitalizmin yerle\u015fmesi, yeni tabii kaynaklar\u0131n ke\u015ffi ya da bu ke\u015fif yerle\u015fmeler \u00f6ncesinde, sava\u015flar ve devrimler gibi \u201c\u00fcst yap\u0131\u201d d\u00fczenine ba\u011fl\u0131 b\u00fcy\u00fck \u00e7apta olaylar, yani b\u00fct\u00fcn bunlar kapitalist geli\u015fmenin y\u00fckseli\u015f, duraklama ve \u00e7\u00f6k\u00fc\u015f d\u00f6nemlerini ve s\u0131ralanmas\u0131n\u0131 niteler.<\/em>&#8220;<strong>(6)<\/strong>\u00a0<\/p>\n\n\n\n<p>Dolay\u0131s\u0131yla Tro\u00e7ki\u2019ye g\u00f6re, kapitalist geli\u015fmenin uzun y\u00fckselme ve al\u00e7alma e\u011filimleriyle tan\u0131mlanabilecek e\u011frileri vard\u0131r; ne var ki bu y\u00fckselme ve al\u00e7almalar k\u0131sa erimli \u00e7evrimlerde oldu\u011funun aksine, ekonomik s\u00fcrecin i\u00e7 dinamiklerinden \u00e7ok, s\u0131n\u0131f m\u00fccadeleleriyle (sava\u015flar, devrimler), geni\u015flemelerle (yeni s\u00f6m\u00fcrgelerin edinilmesi) ve teknolojik evrimle ba\u011f\u0131nt\u0131l\u0131 d\u0131\u015f etmenlerce belirlenir.<strong>(7)<\/strong> Tro\u00e7ki, 1921\u2019de, yani son uzun dalgan\u0131n d\u00fc\u015fme e\u011filiminde oldu\u011fu bir d\u00f6nemde (1929 Bunal\u0131m\u0131\u2019n\u0131n e\u015fi\u011finde), Kom\u00fcnist Enternasyonal\u2019e sundu\u011fu raporda, bu d\u00fc\u015f\u00fc\u015fle s\u0131n\u0131f m\u00fccadelesinin ba\u011f\u0131n\u0131 parlak bir bi\u00e7imde kurar:\u00a0<\/p>\n\n\n\n<p><em>&#8220;\u0130kircimli ve yar\u0131-yolda kalan 1848 Devrimi, buna ra\u011fmen lonca ve serflik rejiminin kal\u0131nt\u0131lar\u0131n\u0131 silip s\u00fcp\u00fcrd\u00fc ve b\u00f6ylelikle kapitalist geli\u015fmenin \u00e7er\u00e7evesini geni\u015fletti. Ancak ve ancak bu ko\u015fullar alt\u0131nda 1851 boom\u2019u 1873\u2019e kadar s\u00fcren b\u00fct\u00fcn bir kapitalist refah d\u00f6neminin ba\u015flang\u0131c\u0131na i\u015faret ediyordu. 1919-20\u2019nin ekonomik y\u00fckseli\u015finin de ayn\u0131 etkileri g\u00f6sterece\u011fini umabilir miyiz? Hi\u00e7bir ko\u015ful alt\u0131nda. Burada kapitalist geli\u015fme \u00e7er\u00e7evesinin geni\u015flemesi bile s\u00f6z konusu de\u011fildi. Bu, gelecekte, ya da en az\u0131ndan yak\u0131n bir gelecekte yeni bir ticari-s\u0131nai y\u00fckseli\u015fin d\u0131\u015fland\u0131\u011f\u0131 anlam\u0131na gelmiyor mu? Hi\u00e7 de \u00f6yle de\u011fil. Biraz \u00f6nce s\u00f6yledi\u011fim gibi kapitalizm canl\u0131 kald\u0131\u011f\u0131 s\u00fcrece nefes al\u0131p vermeyi s\u00fcrd\u00fcrecektir. Ancak i\u00e7ine girdi\u011fimiz d\u00f6nemde \u2013sava\u015f d\u00f6neminin pisli\u011fi ve tahribat\u0131n\u0131n cezas\u0131n\u0131 \u00f6deme ve tersinden d\u00fczl\u00fc\u011fe \u00e7\u0131kma d\u00f6nemi\u2013 krizler giderek \u00e7ok daha uzun s\u00fcreli ve derin olurken, y\u00fckseli\u015fler yaln\u0131zca y\u00fczeysel ve temel olarak spek\u00fclatif karakterli olabilir. Bu durumda, kapitalist dengenin yeni temeller \u00fczerinde kurulmas\u0131 olanakl\u0131 m\u0131? \u0130\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n devrimci m\u00fccadeleyi y\u00fckseltmekte ba\u015far\u0131s\u0131z kal\u0131p, burjuvaziye d\u00fcnyan\u0131n yazg\u0131s\u0131na uzun y\u0131llar, diyelim ki yirmi ya da otuz y\u0131l hakim olma f\u0131rsat\u0131n\u0131 verece\u011fini varsayacak \u2013bir an i\u00e7in varsayal\u0131m\u2013 olursak, o zaman elbette bir t\u00fcr yeni denge in\u015fa edilecektir. Avrupa \u015fiddetli bir geri vites d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcne maruz kalacakt\u0131r. Milyonlarca Avrupal\u0131 i\u015f\u00e7i, i\u015fsizlik ve yeteriz beslenmeden dolay\u0131 \u00f6lecektir. Birle\u015fik Devletler kendisini yeniden d\u00fcnya pazar\u0131na y\u00f6nlendirmek, sanayisini eski haline d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrmek ve uzun bir d\u00f6nem i\u00e7in k\u0131s\u0131tlamaya katlanmak zorunda kalacakt\u0131r. Ard\u0131ndan, yeni bir uluslararas\u0131 i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fcn 15, 20 ya da 25 y\u0131l i\u00e7in sanc\u0131l\u0131 bir \u015fekilde kurulmas\u0131ndan sonra, muhtemelen yeni bir kapitalist y\u00fckseli\u015f d\u00f6nemi gelebilir.<\/em>&#8220;<strong>(8)<\/strong>\u00a0<\/p>\n\n\n\n<p>Tro\u00e7ki\u2019nin bu \u00f6ng\u00f6r\u00fcs\u00fcn\u00fcn do\u011fru \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131n\u0131, kapitalizmin tarihinin en b\u00fcy\u00fck bunal\u0131m\u0131na girdikten (1929) ve II. D\u00fcnya Sava\u015f\u0131 y\u0131k\u0131m\u0131n\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftirdikten (1939-45) sonra, ve ancak bu ko\u015fullar alt\u0131nda tekrar y\u00fckseli\u015fe ge\u00e7ti\u011fini biliyoruz.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Sava\u015f\u0131 Sonras\u0131 Y\u00fckseli\u015f ve D\u00fc\u015f\u00fc\u015f&nbsp;<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>1945 sonras\u0131 y\u0131llar, ABD emperyalizminin d\u00fcnya \u00f6l\u00e7e\u011findeki ekonomik ve politik egemenli\u011fini per\u00e7inledi\u011fi d\u00f6nem oldu. Asl\u0131nda ABD bir \u201cs\u00fcper g\u00fc\u00e7\u201d olarak tarih sahnesine 19. y\u00fczy\u0131l\u0131n sonlar\u0131nda, \u0130spanya ile Latin Amerika\u2019daki s\u00f6m\u00fcrgeler \u00fczerine giri\u015fti\u011fi sava\u015flardan (1898) sonra girmeye ba\u015flam\u0131\u015f; Avrupa\u2019y\u0131 sarsan 1873 ekonomik \u00e7\u00f6k\u00fcnt\u00fcs\u00fc, I. D\u00fcnya Sava\u015f\u0131 (1914-18) ve 1929 B\u00fcy\u00fck Bunal\u0131m\u0131\u2019n\u0131n Britanya\u2019y\u0131 d\u00fcnya imparatorlu\u011fu olarak gerileme s\u00fcrecine sokmas\u0131yla birlikte emperyalist \u00f6nderli\u011fi eline ge\u00e7irmi\u015fti.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>1944\u2019te emperyalist g\u00fc\u00e7lerin Bretton Woods\u2019da (ABD), Uluslararas\u0131 Para Fonu (IMF) ve D\u00fcnya Bankas\u0131\u2019n\u0131n kurulmas\u0131yla sonu\u00e7lanacak olan yeni uluslararas\u0131 para sistemi konusunda anla\u015fmaya varmalar\u0131, kapitalist sistemin yeni uzun y\u00fckseli\u015finin ba\u015flang\u0131c\u0131na i\u015faret ediyordu. Yeni para sistemine g\u00f6re alt\u0131n temel de\u011fer birimi olmaktan \u00e7\u0131k\u0131p yerini dolara b\u0131rak\u0131yor, dolar alt\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclebilir yegane para haline geliyor ve dolar\u0131n alt\u0131n kar\u015f\u0131s\u0131ndaki de\u011ferinin belirlenmesi yetkisi ise ABD Merkez Bankas\u0131 ve Federal Rezerv Sistemi\u2019ne devrediliyordu. B\u00f6ylece dolar uluslararas\u0131 ticarette kullan\u0131lan yegane para birimine d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcyordu.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Tablo 1\u2019de ABD\u2019nin Gayri Sa Milli Has\u0131las\u0131n\u0131n (GSMH) t\u00fcm d\u00fcnya GSMH\u2019si i\u00e7indeki pay\u0131n\u0131n nas\u0131l bir tempoyla artm\u0131\u015f oldu\u011fu g\u00f6r\u00fclebilmektedir (rakamlar 1990 y\u0131l\u0131 dolar de\u011feri temelinde hesap edilmi\u015ftir). 1873 krizi \u00f6ncesinde \u0130ngiltere %9,02\u2019lik d\u00fcnya pay\u0131yla temel emperyalist g\u00fc\u00e7 iken kriz sonras\u0131nda bu \u00f6nderli\u011fini ABD\u2019ye kapt\u0131r\u0131r, hatta Almanya\u2019n\u0131n gerisine d\u00fc\u015fmeye ba\u015flar. ABD ise ikinci emperyalist sava\u015ftan sonra egemenli\u011fini sadece ele ge\u00e7irmekle kalmaz, 6-7 y\u0131l gibi k\u0131sa bir s\u00fcre i\u00e7inde d\u00fcnya GSMH\u2019sinin d\u00f6rtte birinden fazla bir b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fc olu\u015fturmaya ba\u015flar. 1950 ve 60\u2019l\u0131 y\u0131llarda ABD d\u00fcnyan\u0131n en b\u00fcy\u00fck \u00fcretici ve ihracat\u00e7\u0131 \u00fclkesidir, ticaret dengesi s\u00fcrekli fazla vermektedir. ABD Merkez Bankas\u0131\u2019n\u0131n piyasaya ihtiya\u00e7 fazlas\u0131 miktarda dolar s\u00fcrmesi durumunda di\u011fer \u00fclkeler para sistemlerini dengede tutabilmek i\u00e7in dolar sat\u0131n almak zorundad\u0131rlar. Bretton Woods anla\u015fmas\u0131ndan kaynaklanan mekanizma ABD\u2019nin d\u00fcnya ticaretini denetim alt\u0131nda tutmas\u0131n\u0131 sa\u011flar.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Tablo 1: \u00c7e\u015fitli \u00dclke GSMH\u2019lar\u0131n\u0131n D\u00fcnya Toplam\u0131ndaki Pay\u0131&nbsp;<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>(Kaynak: http:\/\/en.wikipedia.org\/wiki\/Geary-Khamis_dollar)\u00a0<\/p>\n\n\n\n<div class=\"wp-block-image\"><figure class=\"aligncenter\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" width=\"1024\" height=\"674\" src=\"http:\/\/94.237.85.66\/wp-content\/uploads\/2019\/01\/Tablo-1-Barman-1024x674.png\" alt=\"\" class=\"wp-image-133\" srcset=\"https:\/\/trockist.net\/wp-content\/uploads\/2019\/01\/Tablo-1-Barman-1024x674.png 1024w, https:\/\/trockist.net\/wp-content\/uploads\/2019\/01\/Tablo-1-Barman-300x197.png 300w, https:\/\/trockist.net\/wp-content\/uploads\/2019\/01\/Tablo-1-Barman-768x506.png 768w, https:\/\/trockist.net\/wp-content\/uploads\/2019\/01\/Tablo-1-Barman.png 1276w\" sizes=\"auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px\" \/><\/figure><\/div>\n\n\n\n<p>D\u00f6nemin dikkat \u00e7eken bir di\u011fer \u00f6zelli\u011fi ise, Sovyetler Birli\u011fi\u2019nin II. D\u00fcnya Sava\u015f\u0131 s\u0131ras\u0131nda Nazi Almanyas\u0131\u2019n\u0131n sald\u0131r\u0131lar\u0131 alt\u0131nda b\u00fcy\u00fck y\u0131k\u0131m ya\u015fam\u0131\u015f olmakla birlikte, sava\u015f\u0131n hemen sonras\u0131nda eski \u00fcretim de\u011ferlerini k\u0131sa s\u00fcrede yakalamas\u0131 ve hatta 1960\u2019larda ABD ile d\u00fcnya \u00f6l\u00e7e\u011finde rekabet edebilecek duruma gelmi\u015f olmas\u0131d\u0131r. Stalinist b\u00fcrokrasinin Yalta ve Potsdam\u2019da emperyalizm ile giri\u015fti\u011fi i\u015fbirli\u011finin yan\u0131 s\u0131ra planl\u0131 ekonominin \u00e7e\u015fitli Do\u011fu Avrupa \u00fclkelerine yayg\u0131nla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131, Sovyet sisteminin bu t\u00fcr bir at\u0131l\u0131m yapmas\u0131n\u0131 olanakl\u0131 k\u0131lar. Ne var ki, \u00f6zellikle Avrupa devrimlerine (\u0130spanya, \u0130talya, Yunanistan, vb) ihanet edilmesi pahas\u0131na ba\u015fta elde edilen bu b\u00fcy\u00fcme, daha sonra \u2013 bizzat bu ihanetin tarihsel sonu\u00e7lar\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan &#8211; tersine d\u00f6necek ve Sovyet ekonomisinin y\u0131k\u0131m\u0131n\u0131n temellerini haz\u0131rlayacakt\u0131r. 1980 sonlar\u0131ndan itibaren Sovyet b\u00fcrokrasisi \u00fclkeyi d\u00fcnya kapitalizmine eklemeye karar verdi\u011finde planl\u0131 ekonomi \u00e7\u00f6km\u00fc\u015ft\u00fcr ve 2000\u2019lerin Rusyas\u0131 art\u0131k Almanya ve Japonya\u2019n\u0131n bile gerisinde kalm\u0131\u015ft\u0131r.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Sava\u015ftan yenik \u00e7\u0131kan Almanya ve Japonya ise silahs\u0131zland\u0131r\u0131lm\u0131\u015flard\u0131r ve bunu bir avantaja d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrerek, ABD sermayesinin Marshall Plan\u0131 (1948-51) \u00e7er\u00e7evesindeki yat\u0131r\u0131m ve kredi sald\u0131r\u0131s\u0131n\u0131n da yard\u0131m\u0131yla, t\u00fcm enerjilerini \u00fcretim altyap\u0131lar\u0131n\u0131n yeniden in\u015fas\u0131na yo\u011funla\u015ft\u0131r\u0131rlar. Bu \u00fclkelerin GSMH\u2019lerindeki art\u0131\u015f di\u011fer \u00fclkelerdekinden \u00e7ok daha h\u0131zl\u0131 ger\u00e7ekle\u015fir ve ekonomileri ABD ile yar\u0131\u015fabilecek d\u00fczeye yakla\u015f\u0131r (Tablo 2).&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Tablo 2: GSMH Art\u0131\u015f Oranlar\u0131&nbsp;<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>(Kaynak: http:\/\/www.ggdc.net\/maddison\/)\u00a0<\/p>\n\n\n\n<div class=\"wp-block-image\"><figure class=\"aligncenter\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" width=\"1010\" height=\"510\" src=\"http:\/\/94.237.85.66\/wp-content\/uploads\/2019\/01\/Tablo-2-Barman.png\" alt=\"\" class=\"wp-image-134\" srcset=\"https:\/\/trockist.net\/wp-content\/uploads\/2019\/01\/Tablo-2-Barman.png 1010w, https:\/\/trockist.net\/wp-content\/uploads\/2019\/01\/Tablo-2-Barman-300x151.png 300w, https:\/\/trockist.net\/wp-content\/uploads\/2019\/01\/Tablo-2-Barman-768x388.png 768w\" sizes=\"auto, (max-width: 1010px) 100vw, 1010px\" \/><\/figure><\/div>\n\n\n\n<p>Sava\u015f sonras\u0131 d\u00f6nemin dikkat \u00e7eken \u00f6zelliklerin de biri de devletin ekonomi \u00fczerindeki artan rol\u00fc ve etkisidir. Emperyalist \u00fclke devletleri, bir yandan ekonominin tekellerin gereksinimleri do\u011frultusunda \u201cplanlanmas\u0131n\u0131\u201d \u00fcstlenirken, bir yandan da masraflar\u0131n \u201csosyalle\u015ftirilmesi\u201d yoluyla yeniden sermaye birikiminin kaynaklar\u0131n\u0131 sa\u011flar. K\u00e2r oranlar\u0131n\u0131n y\u00fckseltilebilmesi i\u00e7in gerekli olan teknolojik ara\u015ft\u0131rma ve geli\u015ftirme \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131 da devletler taraf\u0131ndan \u00f6zendirilir<strong>(9)<\/strong>, b\u00fcy\u00fck sanayi yat\u0131r\u0131mlar\u0131 i\u00e7in gerekli olan teknik yeniliklerin harcamalar\u0131 h\u00fck\u00fcmetler taraf\u0131ndan \u00fcstlenilir. S\u00f6m\u00fcrge ve yar\u0131s\u00f6m\u00fcrge \u00fclkelerden elde edilen ucuz hammaddeler emperyalist tekellerin hizmetine sunulur.\u00a0<\/p>\n\n\n\n<p>Bu Keynes\u00e7i ekonomi politikalar\u0131n\u0131n \u00e7er\u00e7evesinde kurulan \u201csosyal devlet\u201d de burjuvazinin hizmetindedir: Sosyal harcamalar bir yandan emperyalist \u00fclkelerde i\u015f\u00e7i aristokrasisinin yeniden olu\u015fmas\u0131n\u0131 olanakl\u0131 k\u0131larak, Stalinist ve sosyal demokrat b\u00fcrokrasilerin kitleler \u00fczerindeki denetimini g\u00fc\u00e7lendirir; \u00f6te yandan da, kitleler aras\u0131nda t\u00fcketimin yayg\u0131nla\u015fmas\u0131na b\u00f6ylece \u015firket k\u00e2rlar\u0131n\u0131n y\u00fckselmesine \u00f6nayak olur. \u00d6yle ki, devletlerin sosyal harcamalara ay\u0131rd\u0131\u011f\u0131 fonlar\u0131n GSMH i\u00e7indeki yeri ABD\u2019de 1913\u2019teki %7,1 oran\u0131ndan 1965\u2019te %30\u2019a, Almanya\u2019da ise %5,7\u2019den %40\u2019a (1961) y\u00fckselir. H\u00fck\u00fcmetler ayn\u0131 zamanda kredi politikalar\u0131yla denetimli bir enflasyon d\u00fczeyi olu\u015fturarak t\u00fcketicilerin ger\u00e7ek gelirlerinin \u00f6tesinde harcama yapabilmelerini k\u0131\u015fk\u0131rt\u0131r ve b\u00f6ylece k\u00e2r oranlar\u0131nda bir geriye d\u00fc\u015f\u00fc\u015f\u00fc engellemeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131rlar.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>B\u00fct\u00fcn bu \u00f6\u011felerin bile\u015fimi sonucunda d\u00fcnya kapitalizmi ciddi bir <em>boom <\/em>ya\u015far. Ger\u00e7i bu y\u00fckseli\u015f \u201cbar\u0131\u015f\u00e7\u0131l\u201d bir politik d\u00fcnya konjonkt\u00fcr\u00fcnde ger\u00e7ekle\u015fiyor de\u011fildir. 1949\u2019daki \u00c7in devrimi d\u00fcnya n\u00fcfusunun \u00f6nemli bir kesimini kapitalist pazar\u0131n d\u0131\u015f\u0131na \u00e7ekerken, 1950-53 Kore sava\u015f\u0131, 1954\u2019te Vietnam\u2019da Frans\u0131z emperyalizminin ald\u0131\u011f\u0131 yenilgi, emperyalist yeniden in\u015fan\u0131n en az\u0131ndan d\u00fcnyan\u0131n bu b\u00f6lgesinde sorunsuz olmayaca\u011f\u0131n\u0131n i\u015faretlerini olu\u015fturur. 1953\u2019te Do\u011fu Almanya\u2019daki ve 1956\u2019da Macaristan\u2019daki Stalinist b\u00fcrokrasilere kar\u015f\u0131 politik devrim giri\u015fimlerinin ezilmesi, Ortado\u011fu\u2019daki Arap halklar\u0131n\u0131n uyan\u0131\u015f\u0131n\u0131n ve Afrika\u2019da lizlenmeye ba\u015flayan ulusal kurtulu\u015f m\u00fccadelelerinin denetimi ise b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde Moskova b\u00fcrokrasisine ve ona ba\u011fl\u0131 kom\u00fcnist partilere b\u0131rak\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Yani yeni dalgan\u0131n y\u00fckseli\u015fi, k\u00e2r oranlar\u0131n\u0131n kapitalizmin organik i\u015flerli\u011fi i\u00e7inde otomatik olarak artmas\u0131 sonucunda de\u011fil, emperyalizmin sava\u015flar i\u00e7inde ve devrimler ve devrim giri\u015fimleri kar\u015f\u0131s\u0131nda uygulamaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 kar\u015f\u0131 devrimci politikalar\u0131 arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla ger\u00e7ekle\u015fmi\u015ftir.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>D\u00f6nemin ba\u015f\u0131ndaki k\u00e2r oranlar\u0131 \u00e7arp\u0131c\u0131 y\u00fcksekliktedir (Tablo 3). Oranlardaki, \u00f6zellikle Almanya \u00f6zelinde, sistematik d\u00fc\u015f\u00fc\u015fe kar\u015f\u0131n 1948\u2019den 1969\u2019a kadarki yirmi y\u0131ll\u0131k d\u00f6nemde ABD i\u00e7in ortalama k\u00e2r oran\u0131 %15, Japonya i\u00e7in %21 ve Almanya i\u00e7in %20 dolay\u0131ndad\u0131r.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Tablo 3: K\u00e2r Oranlar\u0131ndaki De\u011fi\u015fim(10)<\/strong>\u00a0<\/p>\n\n\n\n<div class=\"wp-block-image\"><figure class=\"aligncenter\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" width=\"1024\" height=\"634\" src=\"http:\/\/94.237.85.66\/wp-content\/uploads\/2019\/01\/Tablo-3-Barman-1024x634.png\" alt=\"\" class=\"wp-image-135\" srcset=\"https:\/\/trockist.net\/wp-content\/uploads\/2019\/01\/Tablo-3-Barman-1024x634.png 1024w, https:\/\/trockist.net\/wp-content\/uploads\/2019\/01\/Tablo-3-Barman-300x186.png 300w, https:\/\/trockist.net\/wp-content\/uploads\/2019\/01\/Tablo-3-Barman-768x476.png 768w, https:\/\/trockist.net\/wp-content\/uploads\/2019\/01\/Tablo-3-Barman.png 1114w\" sizes=\"auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px\" \/><\/figure><\/div>\n\n\n\n<p>Bununla birlikte bu oranlar 1960\u2019lar\u0131n sonundan itibaren yerini genelle\u015fen bir azalmaya b\u0131rak\u0131r, 20-25 y\u0131ll\u0131k uzun dalga y\u00fckseli\u015fi d\u00fc\u015f\u00fc\u015fe ge\u00e7er. Bir dizi nedenin etkisiyle. \u00d6ncelikle, b\u00fcy\u00fck miktarlarda art\u0131k de\u011fer \u00fcretimini olanakl\u0131 k\u0131larak k\u00e2r oranlar\u0131ndaki d\u00fc\u015fme e\u011filimini bir \u00f6l\u00e7\u00fcde frenleyen y\u00fcksek \u00fcretkenlik oranlar\u0131, sermayenin organik bile\u015fimindeki art\u0131\u015f nedeniyle (y\u00fcksek teknoloji) yava\u015flamaya ba\u015flar. Emperyalist \u00fclkelerde neredeyse tam istihdam ko\u015fullar\u0131nda ortaya \u00e7\u0131kan bu durum kar\u015f\u0131s\u0131nda burjuvazinin art\u0131k de\u011fer oranlar\u0131n\u0131 y\u00fckseltebilmek i\u00e7in i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131na kar\u015f\u0131 sald\u0131r\u0131 ba\u015flatmas\u0131, ayn\u0131 zamanda 1968-76 d\u00f6neminin devrimci d\u00fcnya durumu ko\u015fullar\u0131n\u0131n olu\u015fmas\u0131na neden olur. Avrupa\u2019da i\u015f\u00e7i ve \u00f6\u011frenci hareketlerinin patlak vermesi, Ortado\u011fu\u2019da \u00f6zellikle Filistin halk\u0131n\u0131n g\u00fc\u00e7l\u00fc bir direni\u015f at\u0131l\u0131m\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftirmesi, ABD\u2019nin Vietnam, Laos ve Kambo\u00e7ya\u2019da yenilgiyi kabul ederek geri \u00e7ekilmeye ba\u015flamas\u0131, \u00c7ekoslovakya\u2019da i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n politik devrim at\u0131l\u0131m\u0131, Afrika\u2019da birbiri ard\u0131na gelen ulusal kurtulu\u015f m\u00fccadelesi zaferleri ve Portekiz\u2019de fa\u015fist rejimi y\u0131kan i\u015f\u00e7i-asker devrimi, d\u00f6nemin belirleyici m\u00fccadeleleridir. B\u00fct\u00fcn bu geli\u015fmeler emperyalizmin d\u00fcnyay\u0131 zapturapt alt\u0131na alarak sermayenin yay\u0131lmas\u0131 i\u00e7in ona g\u00fcven verici ko\u015fullar\u0131 olu\u015fturabilmesini, i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131 ve emek\u00e7i kitleleri a\u011f\u0131r yenilgilere u\u011fratarak kazan\u0131lm\u0131\u015f haklar\u0131n ilga edilebilmesini, s\u00f6m\u00fcr\u00fc oranlar\u0131n\u0131n sermayece istenilen miktarlarda y\u00fckseltebilmesini engeller.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Burjuvazi bu m\u00fccadeleler kar\u015f\u0131s\u0131nda k\u00e2r oranlar\u0131ndaki d\u00fc\u015f\u00fc\u015f\u00fc engellemenin yolunu, Bat\u0131 Avrupa\u2019da kitleler kar\u015f\u0131s\u0131nda verdi\u011fi tavizlerde arar. Latin Amerika\u2019daki, \u00f6zellikle Arjantin, \u015eili ve Uruguay\u2019daki devrimci y\u00fckseli\u015f kar\u015f\u0131s\u0131ndaki tutumu ise askeri darbeler ve kanl\u0131 diktat\u00f6rl\u00fcklerin kurulmas\u0131d\u0131r. 1967\u2019de Yunanistan\u2019daki Albaylar Cuntas\u0131 ve 1971\u2019de T\u00fcrkiye\u2019deki askeri darbe de bu \u00e7er\u00e7evede ger\u00e7ekle\u015ftirilir. Afrika ve Do\u011fu Asya\u2019daki ulusal kurtulu\u015f m\u00fccadelelerinin bu b\u00f6lgeleri emperyalist d\u00fcnya sisteminden koparmas\u0131n\u0131 engellenmesi g\u00f6revini ise, \u201ckapitalist olmayan kalk\u0131nma yolu\u201d kuram\u0131 arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla Stalinist b\u00fcrokrasi \u00fcstlenir.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>1960\u2019lar\u0131n sonlar\u0131nda Alman ve Japon sanayileri \u00fcretim kapasiteleri bak\u0131m\u0131ndan ABD sanayisinin \u00f6n\u00fcne ge\u00e7meye ba\u015flam\u0131\u015f ve emperyalist sistem i\u00e7indeki \u201cuyumlu geli\u015fme\u201d yerini artan rekabete b\u0131rakmaya ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r. 1969\u2019da d\u00f6viz piyasalar\u0131nda Alman mark\u0131 \u00fczerinde olu\u015fan bas\u0131n\u00e7, Bretton Woods\u2019ta kararla\u015ft\u0131r\u0131lan pariteyi koruyabilmek amac\u0131yla Bundesbank\u2019\u0131 piyasalardan b\u00fcy\u00fck miktarlarda dolar toplamaya iter. Bu m\u00fcdahaleye kar\u015f\u0131n Alman mali otoriteleri ayn\u0131 y\u0131l\u0131n sonlar\u0131nda dolar sat\u0131n almay\u0131 keserek mark\u0131n de\u011ferini dalgalanmaya b\u0131rak\u0131rlar. B\u00f6ylece Bretton Woods sistemi ilk darbesini alm\u0131\u015f olur, zira bu durum ayn\u0131 zamanda ABD\u2019nin dolar\u0131n alt\u0131na \u00e7evrilebilirli\u011fini garanti etme kapasitesinin de sorgulanmas\u0131na yol a\u00e7ar. \u00d6yle ki, ABD Federal Rezervi 1970 ba\u015flar\u0131nda di\u011fer \u00fclkelerin ellerindeki dolarlar\u0131 alt\u0131na \u00e7evirme taleplerini kar\u015f\u0131layamaz duruma gelir ve nihayet A\u011fustos 1971\u2019de Richard Nixon tek yanl\u0131 olarak Bretton Woods anla\u015fmas\u0131n\u0131 iptal eder ve dolar\u0131 yegane para \u00f6l\u00e7\u00fc birimi ilan eder.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Bu arada hammadde, \u00f6zellikle de petrol fiyatlar\u0131ndaki sistematik y\u00fckseli\u015f (1973 petrol bunal\u0131m\u0131), sermayenin organik bile\u015fiminin artmas\u0131na, dolay\u0131s\u0131yla k\u00e2r oranlar\u0131ndaki d\u00fc\u015fme e\u011filimine katk\u0131da bulunur. Y\u00fckseli\u015f d\u00f6nemindeki b\u00fcy\u00fcme ve sermaye birikimi s\u0131\u00e7ramalar\u0131 da \u00fcretim kapasitelerinin t\u00fcketicilerin al\u0131m g\u00fcc\u00fcndeki art\u0131\u015f\u0131n \u00fczerinde ger\u00e7ekle\u015fmesine yol a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131r ve bu durum, piyasalar\u0131n emebilece\u011finin \u00f6tesinde bir a\u015f\u0131r\u0131 \u00fcretim bunal\u0131m\u0131n\u0131n ko\u015fullar\u0131n\u0131 haz\u0131rlar. \u00d6te yandan, y\u00fcksek b\u00fcy\u00fcme ve k\u00e2r oranlar\u0131 d\u00f6nemlerinde, yat\u0131r\u0131mlar ve t\u00fcketim \u00fczerinde olumlu rol oynayarak \u00e7evrimsel bunal\u0131mlar\u0131n atlat\u0131lmas\u0131n\u0131 olanakl\u0131 k\u0131lan enflasyon, d\u00fc\u015f\u00fc\u015f d\u00f6neminde kronik ve yap\u0131sal bir \u00f6zellik kazan\u0131r, bunun kar\u015f\u0131s\u0131nda geli\u015ftirilen kredi politikalar\u0131 ise, devletlerin, \u015firketlerin ve ailelerin devasa oranlarda bor\u00e7lanmas\u0131na neden olur. B\u00fct\u00fcn bu etmenler sonucunda kitleler yoksulla\u015f\u0131rken, ekonominin \u201cfinansalla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131n\u0131n\u201d temelleri haz\u0131rlanm\u0131\u015f olur.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>II. D\u00fcnya Sava\u015f\u0131 sonras\u0131 uzun dalgas\u0131n\u0131n 1970\u2019ler sonunda dibe vurmas\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131nda burjuvazi, k\u00e2r oranlar\u0131n\u0131 yeniden art\u0131rabilmenin yeni bir yolunu bulmak zorunlulu\u011fuyla kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya kalm\u0131\u015ft\u0131r.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Neo-liberalizm ve \u201cK\u00fcreselle\u015fme\u201d&nbsp;<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>1960\u2019lar\u0131n sonlar\u0131nda d\u00fcnya kapitalizminin d\u00fc\u015f\u00fc\u015f e\u011filimine girmesi, 1973-75 y\u0131llar\u0131 aras\u0131nda g\u00fc\u00e7l\u00fc bir gerilemeye (resesyon) yol a\u00e7ar. 1975\u2019te OECD \u00fclkelerinin b\u00fct\u00fcn\u00fcnde sava\u015f sonras\u0131n\u0131n ilk gerilemesi ya\u015fan\u0131r ve bunu izleyen y\u0131llarda y\u00fckseli\u015f d\u00f6neminin %6\u2019l\u0131k b\u00fcy\u00fcme oran\u0131 %2\u2019ye iner. Keynes\u00e7i politikalar da art\u0131k t\u00fckenmi\u015ftir, dahas\u0131 bu politikalar \u201cstagflasyon\u201d diye adland\u0131r\u0131lan yeni bir olgunun do\u011fmas\u0131na neden olmaktad\u0131r: enflasyon i\u00e7inde durgunluk. OECD \u00fclkeleri baz\u0131nda 1976-79 aras\u0131 enflasyon oran\u0131 ortalama %12 d\u00fczeyine y\u00fckselir, 1979-81 aras\u0131nda ekonomik durgunluk \u00e7er\u00e7evesinde devasa bir bor\u00e7lanma bunal\u0131m\u0131 patlak verir.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Burjuvazi, k\u00e2r oranlar\u0131ndaki sistematik d\u00fc\u015f\u00fc\u015f\u00fc \u00f6nlemenin yolunu, d\u00f6nemin ABD ba\u015fkan\u0131 Ronald Reagen ile \u0130ngiltere ba\u015fbakan\u0131 Margaret Thatcher\u2019\u0131n adlar\u0131yla an\u0131lacak olan neoliberal bir y\u00f6neli\u015fte arayacakt\u0131r. Bu politikalar\u0131n hede Keynes\u00e7ili\u011fin noktalanmas\u0131 ve devletin ekonomi \u00fczerindeki m\u00fcdahalesi en aza indirilerek her alanda denetimsiz ve kurals\u0131z bir \u201cpiyasa\u201d i\u015flerli\u011fine ge\u00e7ilmesidir. Akademik alanda \u201cmonetaristler\u201d olarak adland\u0131r\u0131lan ideologlar\u0131n h\u00fck\u00fcmetlere \u00f6nerdi\u011fi, uzun vadede kronik bir yap\u0131sal i\u015fsizli\u011fin (i\u015fsizler ordusunun) olu\u015fturulmas\u0131, \u201cbireysel sorumluluk duygusunun yayg\u0131nla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131\u201d (yani sosyal g\u00fcvenlik kurumlar\u0131n\u0131n zay\u0131 at\u0131lmas\u0131 ve sosyal harcamalar\u0131n k\u0131s\u0131lmas\u0131) ve genelle\u015fmi\u015f bir kemer s\u0131kma politikas\u0131n\u0131n ya\u015fama ge\u00e7irilmesidir (yani ger\u00e7ek \u00fccretlerin dondurulmas\u0131 ve geriletilmesi).&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Ku\u015fkusuz bu politikalar\u0131n uygulanabilmesi burjuvazi a\u00e7\u0131s\u0131ndan i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131yla onun kazan\u0131lm\u0131\u015f haklar\u0131 ve \u00f6rg\u00fctl\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc \u00fczerinde bir \u00e7arp\u0131\u015fmaya girmesini zorunlu k\u0131l\u0131yordu. Bu \u00e7arp\u0131\u015fmalardan, s\u0131n\u0131f hareketindeki d\u00f6nemsel gerilemenin ilk i\u015faretlerini olu\u015fturacak iki m\u00fccadele \u00f6nem ta\u015f\u0131r: 1982\u2019de ABD\u2019de hava kontrol g\u00f6revlilerinin grevinin, 1985\u2019te de \u0130ngiltere\u2019de madenciler grevinin yenilgiye u\u011frat\u0131lmas\u0131. 1970\u2019lerde ileri kapitalist \u00fclkelerdeki Stalinist kom\u00fcnist partilerin Avrokom\u00fcnizm anlay\u0131\u015f\u0131 \u00e7er\u00e7evesinde geli\u015ftirdikleri i\u015fbirlik\u00e7i politikalarla da birle\u015fti\u011finde, bu iki b\u00fcy\u00fck ve tarihsel grevin yenilgisi burjuvazinin sald\u0131r\u0131s\u0131n\u0131 yayg\u0131nla\u015ft\u0131r\u0131p derinle\u015ftirmesini kolayla\u015ft\u0131r\u0131r. T\u00fcrkiye\u2019de de 1980\u2019lerin ikinci yar\u0131s\u0131, g\u00fcc\u00fcn\u00fc ve me\u015fruiyetini 1980 askeri cuntas\u0131n\u0131n haz\u0131rlad\u0131\u011f\u0131 1982 Anayasas\u0131\u2019ndan alan \u00d6zalc\u0131 neoliberal ekonomi politikalar\u0131 g\u00fcndeme sokulur. Buna g\u00f6re \u201cdevlet k\u00fc\u00e7\u00fclecek\u201d ve her yerde piyasan\u0131n egemenli\u011fi sa\u011flanacakt\u0131r. Ama asl\u0131nda ne T\u00fcrkiye\u2019de; ne de bir ba\u015fka \u00fclkede devlet k\u00fc\u00e7\u00fclmektedir, sadece emperyalist \u00e7a\u011f\u0131n bu yeni a\u015famas\u0131nda g\u00f6rev ve i\u015flerli\u011finde yeni d\u00fczenlemelere gidilmektedir.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>B\u00f6ylece burjuvazi 1982\u2019den ba\u015flayarak k\u00e2r oranlar\u0131n\u0131 art\u0131rman\u0131n politik olanaklar\u0131na kavu\u015fur (Tablo 4\u2019te g\u00f6r\u00fclen ABD temelli i\u015fletmelerin k\u00e2r oranlar\u0131ndaki de\u011fi\u015fimler e\u011frisi ger\u00e7ekte genel d\u00fcnya durumunun bir yans\u0131mas\u0131 olarak kabul edilebilir) <strong>(11)<\/strong> ve bunu bir dizi ba\u015fka ekonomik ve politik \u00f6nlem ve geli\u015fmeyle birle\u015ftirir.\u00a0<\/p>\n\n\n\n<div class=\"wp-block-image\"><figure class=\"aligncenter\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" width=\"1024\" height=\"661\" src=\"http:\/\/94.237.85.66\/wp-content\/uploads\/2019\/01\/Tablo-4-Barman-1024x661.png\" alt=\"\" class=\"wp-image-136\" srcset=\"https:\/\/trockist.net\/wp-content\/uploads\/2019\/01\/Tablo-4-Barman-1024x661.png 1024w, https:\/\/trockist.net\/wp-content\/uploads\/2019\/01\/Tablo-4-Barman-300x194.png 300w, https:\/\/trockist.net\/wp-content\/uploads\/2019\/01\/Tablo-4-Barman-768x495.png 768w, https:\/\/trockist.net\/wp-content\/uploads\/2019\/01\/Tablo-4-Barman.png 1082w\" sizes=\"auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px\" \/><\/figure><\/div>\n\n\n\n<p>Bu geli\u015fmelerin ba\u015f\u0131nda ku\u015fkusuz 1985\u2019te Mihail Gorba\u00e7ov\u2019un ilan etti\u011fi \u201c<em>perestroika<\/em>\u201d (yeniden yap\u0131lanma) politikas\u0131yla birlikte Sovyetler Birli\u011fi\u2019nin kapitalizmin yeniden in\u015fas\u0131na y\u00f6nelmesi geliyordu. 1989\u2019da Berlin Duvar\u0131\u2019n\u0131n y\u0131k\u0131lmas\u0131n\u0131n ard\u0131ndan Do\u011fu Avrupa \u00fclkelerinde patlak veren devrimci durumlar ve bu s\u00fcrecin sosyalist devrimci bir se\u00e7ene\u011fin yoklu\u011fu ko\u015fullar\u0131nda yeni burjuva devletlerin in\u015fas\u0131yla sonu\u00e7lanmas\u0131, ayn\u0131 geli\u015fmenin 1991\u2019den itibaren eski SSCB\u2019den kopan yeni cumhuriyetlerde tekrarlanmas\u0131, kapitalizmin devasa bir yeni co\u011frafi alana yay\u0131lmas\u0131n\u0131 ve emperyalist sermayeye k\u00e2r oranlar\u0131 y\u00fcksek yeni yat\u0131r\u0131mlara y\u00f6nelmesini, yeni t\u00fcketim pazarlar\u0131na ula\u015fmas\u0131n\u0131 olanakl\u0131 k\u0131ld\u0131.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Sermayenin bu bi\u00e7imde \u201ck\u00fcreselle\u015fmesi\u201d sadece co\u011frafi planda de\u011fil, ama ayn\u0131 zamanda sekt\u00f6rel temelde de i\u015fliyordu. Yukar\u0131da da de\u011findi\u011fimiz gibi; sa\u011fl\u0131k, e\u011fitim ve sosyal hizmetler alanlar\u0131nda yap\u0131lan \u00f6zelle\u015ftirmeler sermayeye, y\u00fcksek k\u00e2rlar elde etmesini olanakl\u0131 k\u0131lan yeni yat\u0131r\u0131m alanlar\u0131n\u0131n a\u00e7\u0131lmas\u0131n\u0131 sa\u011fl\u0131yordu. Ama yaln\u0131zca bu da de\u011fil: yeni teknolojiler ekonomiye yeni \u00fcretim ve t\u00fcketim dallar\u0131 kazand\u0131r\u0131yordu. 1980\u2019lerin ba\u015flar\u0131ndan itibaren bilgisayar temelli ayg\u0131tlarda g\u00f6r\u00fclen h\u0131zl\u0131 yayg\u0131nla\u015fma ve ard\u0131ndan cep telefonlar\u0131n\u0131n ortaya \u00e7\u0131k\u0131p geni\u015f t\u00fcketici kitlelere mal olmas\u0131 y\u00fckseli\u015fi h\u0131zland\u0131ran etmenlerdi. Ger\u00e7i bu yeni teknolojiler sermayenin organik bile\u015fiminin b\u00fcy\u00fcmesine neden oluyordu, ama bu b\u00fcy\u00fcmeyi dengeleyen ve k\u00e2r oranlar\u0131ndaki art\u0131\u015f\u0131n s\u00fcrmesini olanakl\u0131 k\u0131lan bir \u00f6\u011fe vard\u0131: Uzak Do\u011fu \u00fclkeleri (Tayvan, Singapur, Hong Kong, G\u00fcney Kore, vb) ile planl\u0131 ekonomileri y\u0131k\u0131larak d\u00fcnya kapitalizmine entegre olan Do\u011fu Avrupa \u00fclkelerinin sundu\u011fu son derece ucuz emek g\u00fcc\u00fc. Bu geli\u015fmeler, ABD ve Bat\u0131 Avrupa\u2019ya y\u00f6nelen yeni g\u00f6\u00e7 dalgalar\u0131yla da birle\u015fince, sermaye d\u00fcnya \u00f6l\u00e7e\u011finde ucuz emek kaynaklar\u0131na ula\u015fm\u0131\u015f ve ayn\u0131 zamanda bunu ileri \u00fclkelerdeki i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n kazan\u0131lm\u0131\u015f haklar\u0131 \u00fczerinde bir bas\u0131nca d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrmenin ko\u015fullar\u0131n\u0131 da yakalam\u0131\u015f oluyordu. H\u00fck\u00fcmetlerin sendika b\u00fcrokrasileriyle anla\u015farak ger\u00e7ekle\u015ftirdikleri \u201creformlar\u201d sonucunda emek piyasas\u0131n\u0131n, i\u015f saatlerinin, \u00e7al\u0131\u015fma ko\u015fullar\u0131n\u0131n vb. \u201cesnekle\u015ftirilmesi\u201d, i\u015ften \u00e7\u0131karmalar\u0131 kolayla\u015ft\u0131ran, k\u0131dem ve ihbar tazminatlar\u0131n\u0131 ucuzla\u015ft\u0131ran, sendikas\u0131zla\u015fmay\u0131 yayg\u0131nla\u015ft\u0131ran onlarca \u201cbireysel s\u00f6zle\u015fme\u201d t\u00fcr\u00fcn\u00fcn icad\u0131, bu d\u00f6nemde i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131na y\u00f6nelik en \u00f6nemli sald\u0131r\u0131lar olmu\u015ftur.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>D\u00fcnya kapitalizminin 1980\u2019lerin ikinci yar\u0131s\u0131ndan itibaren g\u00f6sterdi\u011fi g\u00fc\u00e7l\u00fc y\u00fckseli\u015fin ard\u0131nda yatan en \u00f6nemli nedenlerden biri de \u00c7in Halk Cumhuriyeti\u2019nde kapitalizmin nihai olarak yeniden in\u015fas\u0131na ge\u00e7ilmi\u015f olmas\u0131d\u0131r. \u00d6nce tar\u0131mda kolektif uygulamalar\u0131 durdurarak \u00f6zel m\u00fclkiyete izin veren \u00c7in h\u00fck\u00fcmeti ard\u0131ndan ekonomi \u00fczerindeki merkezi planlamay\u0131 ve d\u0131\u015f ticaret \u00fczerindeki devlet tekelini ilga ederek, kap\u0131lar\u0131n\u0131 emperyalist sermayeye a\u00e7ar. Ard\u0131ndan, 1991\u2019de D\u00fcnya Ticaret \u00d6rg\u00fct\u00fc\u2019ne kat\u0131l\u0131r ve ordu dahil devlet kurumlar\u0131 ile Kom\u00fcnist Parti birimlerini kapitalist i\u015fletmelere d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrmeye y\u00f6nelir. Bu arada emek\u00e7i y\u0131\u011f\u0131nlar \u00fczerinde s\u00fcren Stalinist diktat\u00f6rl\u00fck, 1989\u2019da Tiananmen ayaklanmas\u0131n\u0131 bast\u0131rmay\u0131 ba\u015farmas\u0131ndan da g\u00fc\u00e7 alarak, bask\u0131 uygulamalar\u0131yla \u00fclkeyi kapitalizmin neredeyse k\u00f6le eme\u011fi d\u00fczeyine yakla\u015fan ucuz emek pazar\u0131 durumuna d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fcr. B\u00f6ylece %10\u2019lar\u0131n \u00fczerine \u00e7\u0131kan b\u00fcy\u00fcme tempolar\u0131 yakalar ve d\u00fcnya kapitalizminin daha rahat nefes al\u0131p vermesini olanakl\u0131 k\u0131lan \u201cci\u011feri\u201d haline gelir. \u00c7in ayr\u0131ca, elde etti\u011fi m\u00fcthi\u015f d\u00f6viz gelirleriyle ABD hazine bonolar\u0131n\u0131 sat\u0131n alarak bir yandan ABD\u2019deki t\u00fcketici kitlelere yeni kredi ve bor\u00e7lanma olanaklar\u0131 sa\u011flar, \u00f6te yandan da kendi mallar\u0131n\u0131n d\u00fczenli olarak d\u00fcnyan\u0131n bu en b\u00fcy\u00fck t\u00fcketim pazar\u0131na ihra\u00e7 edilebilmesinin ko\u015fullar\u0131n\u0131 yarat\u0131r. ABD\u2019nin devasa oranlarda bor\u00e7lanmas\u0131na neden olan ve g\u00fcn\u00fcm\u00fczdeki mali krizin temellerini haz\u0131rlayan bu d\u00f6ng\u00fc, gene de 2000\u2019lerin ortalar\u0131na de\u011fin t\u00fcketim d\u00fczeyinin ayakta kalmas\u0131n\u0131 ve k\u00e2r oranlar\u0131n\u0131n korunabilmesini olanakl\u0131 k\u0131lar.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>B\u00fct\u00fcn bu geli\u015fmelerle birlikte kapitalizmin 1980 ve 90\u2019larda g\u00f6rece bir b\u00fcy\u00fcme potansiyeli yakalamas\u0131 neoliberal d\u00f6nemin d\u00fcnya kapitalizminde yeni bir uzun y\u00fckseli\u015f dalgas\u0131 yakalad\u0131\u011f\u0131, bir \u00f6nceki d\u00f6nemin \u00e7eli\u015fkilerinin \u00fczerinden geldi\u011fine y\u00f6nelik tezlerin ileri s\u00fcr\u00fclmesine, hatta bu tezlerin sol hareket i\u00e7inde bile taraftar bulmas\u0131na yol a\u00e7\u0131yordu. Ekonomi ve finans alanlar\u0131nda giderek yayg\u0131nla\u015fan bir \u201ck\u00fcreselle\u015fmenin\u201d varl\u0131\u011f\u0131, yeni bir \u201cteknolojik devrim\u201din ger\u00e7ekle\u015ftirilmi\u015f oldu\u011fu, ve \u00f6zellikle de eski Sovyet sisteminde ve \u00c7in\u2019de kapitalizmin yeniden in\u015fa edilmesi, bu iddialar\u0131n temelini olu\u015fturan yorumlar\u0131n ba\u015f\u0131nda geliyordu. Tezlerin kuramc\u0131lar\u0131na g\u00f6re, eski i\u015f\u00e7i devletlerinde kapitalizmin yeniden in\u015fas\u0131 d\u00fcnya kapitalizmine uzunca bir d\u00f6nem i\u00e7in yeni geli\u015fme perspektifleri yarat\u0131yordu ve bunun kabul etmeyenler politik a\u00e7\u0131dan \u201cfelaket tellall\u0131\u011f\u0131\u201d yapmaktayd\u0131lar.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Oysa 1980\u2019lerin ortalar\u0131ndan itibaren k\u00e2r oranlar\u0131ndaki g\u00f6r\u00fclen art\u0131\u015f e\u011filimi d\u00fcnya kapitalizminin potansiyel dengesizliklerinin artmas\u0131 pahas\u0131na ger\u00e7ekle\u015fiyordu, ayr\u0131ca art\u0131\u015flar k\u0131smiydi, asla sava\u015f sonras\u0131 d\u00f6nemin <em>boom<\/em>\u2019u d\u00fczeylerine ula\u015fam\u0131yordu ve al\u00e7alan ve y\u00fckselen k\u0131sa \u00e7evrimlerle sars\u0131l\u0131yordu. Her iyile\u015fmeyi bir kriz izliyordu: 1982 d\u0131\u015f bor\u00e7 krizi, 1987 Wall Street borsas\u0131 \u00e7\u00f6k\u00fcnt\u00fcs\u00fc, 1990 Japon emlak piyasas\u0131 krizi, 1992 Avrupa para sistemi krizi, 1995 Meksika (\u201ctekila\u201d) krizi, 1997 Asya krizi, 1998 Rusya krizi, 2001 \u201cnoktacom\u201d krizi ve ayn\u0131 y\u0131l Arjantin ekonomisinin \u00e7\u00f6kmesi&#8230; Bu krizler d\u00fcnya \u00f6l\u00e7e\u011finde yayg\u0131nla\u015fan bir genel \u00e7\u00f6k\u00fcnt\u00fcye yol a\u00e7mamakla birlikte, d\u00fcnya politikas\u0131 ve ekonomisindeki dengesizliklerin g\u00f6stergesi ve \u015fiddetlendirici unsurlar\u0131 olmu\u015ftur. Zira k\u00e2r oranlar\u0131n\u0131n art\u0131r\u0131lmas\u0131 ya da korunmas\u0131n\u0131 olanakl\u0131 k\u0131lan ko\u015fullara kal\u0131c\u0131 ve s\u00fcrekli bir sermaye birikimi e\u015flik etmiyordu \u2013 \u00c7in d\u0131\u015f\u0131nda -; bunun tersine, sermaye sadece belirli baz\u0131 \u00fcretim noktalar\u0131nda ve spek\u00fclatif ticaret alanlar\u0131nda toplan\u0131yor, b\u00f6ylece finans sekt\u00f6r\u00fcnde o d\u00f6neme de\u011fin g\u00f6r\u00fclmemi\u015f bir \u201c\u0131s\u0131nmaya\u201d neden oluyordu. Mali sermaye sadece k\u0131sa zaman aral\u0131klar\u0131nda ve icat etti\u011fi yeni parasal i\u015flerliklerle b\u00fcy\u00fck k\u00e2rlar elde edebiliyordu.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Ekonominin \u201cFinansalla\u015fmas\u0131\u201d ve Emlak \u201cBalonu\u201d&nbsp;<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Kapitalizmin i\u00e7inde bulundu\u011fumuz emperyalist a\u015famada giderek spek\u00fclatif bir nitelik kazanmas\u0131 yeni bir olgu de\u011fildi. Lenin, <em>Emperyalizm, Kapitalizmin En \u00dcst A\u015famas\u0131 <\/em>adl\u0131 incelemesinde (1916), banka sermayesi ile sanayi sermayesinin birle\u015fmesi sonucunda olu\u015fan mali sermayenin (finans kapital) \u00f6zelliklerini incelemi\u015f ve onun \u201cparazit\u201d bir yap\u0131ya sahip oldu\u011funu g\u00f6stermi\u015fti. Yani mali sermaye b\u00fcy\u00fck b\u00f6l\u00fcm\u00fcyle herhangi bir yeni de\u011fer \u00fcretmiyor ya da yeni de\u011fer \u00fcretiminin ko\u015fullar\u0131na katk\u0131da bulunmuyor, tam tersine toplumsal olarak \u00fcretilen art\u0131k de\u011fere el koymaya y\u00f6neliyordu. Bu ama\u00e7la da spek\u00fclasyon alanlar\u0131na akarak kolay ve h\u0131zl\u0131 k\u00e2rlar ar\u0131yordu. Mali operasyonlara ayr\u0131lan paralar\u0131n birikimi sonucunda ortaya bir \u201csanal sermaye\u201d (fiktif kapital) \u00e7\u0131k\u0131yor ve s\u00fcrekli artma, b\u00fcy\u00fcme e\u011filimi g\u00f6steriyordu. Ger\u00e7ek maddi zenginlik a\u00e7\u0131s\u0131ndan herhangi bir kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 olmayan bu sanal sermaye b\u00fcy\u00fcd\u00fck\u00e7e ekonomiler giderek \u201cfinansal\u201d bir yap\u0131 kazan\u0131yor, yat\u0131r\u0131mc\u0131lar ve \u015firketler tasarruflar\u0131n\u0131 ger\u00e7ek \u00fcretim yerine spek\u00fclatif alanlara y\u00f6neltiyordu.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Kapitalizmin k\u00fcreselle\u015fmenin en \u00f6nemli sonu\u00e7lar\u0131ndan biri, bu s\u00fcrecin derinle\u015fmesi ve genelle\u015fmesi olmu\u015ftur. \u0130lk d\u00f6nemlerde metropol \u00fclkelerden \u00e7\u0131kan sermaye, s\u00f6m\u00fcrgelerden hammade al\u0131m\u0131na ya da bu \u00fclkelerde sanayi yat\u0131r\u0131mlar\u0131na y\u00f6nelmekte ve geriye d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc mamul madde \u00f6demeleri bi\u00e7iminde ger\u00e7ekle\u015ftirmekteyken, g\u00fcn\u00fcm\u00fczde herhangi bir yat\u0131r\u0131m yapmadan yar\u0131s\u00f6m\u00fcrgelerden metropollere kesintisiz ve net bir kaynak ak\u0131\u015f\u0131 sa\u011flamaktad\u0131r. G\u00fcn\u00fcm\u00fczde mali sermayenin ba\u015fl\u0131ca \u201cyat\u0131r\u0131m\u201d alanlar\u0131, \u00fcretim de\u011fil, ba\u011f\u0131ml\u0131 \u00fclkelerin bor\u00e7land\u0131r\u0131lmas\u0131, emlak spek\u00fclasyonu, narkotrafik, silah ticareti, d\u00f6viz borsalar\u0131 ve bunun gibi parazit, Marx\u2019\u0131n deyi\u015fiyle \u201cinsani olmayan\u201d sekt\u00f6rlerdir. 1990\u2019larda ileti\u015fim teknolojisindeki at\u0131l\u0131mlar, sermayenin bu bi\u00e7imdeki dolan\u0131m\u0131na b\u00fcy\u00fck katk\u0131da bulunmu\u015f ve 1992\u2019de bilgisayarlar sayesinde mali piyasalarda ger\u00e7ekle\u015ftirilen i\u015flemler y\u0131lda 200 trilyon dolar d\u00fczeyine, yani t\u00fcm sanayile\u015fmi\u015f Bat\u0131 \u00fclkelerinin toplam GSMH\u2019sinin 10 kat\u0131na ula\u015fm\u0131\u015ft\u0131.<strong>(12)<\/strong>\u00a0<\/p>\n\n\n\n<p>Sanal sermayenin bu bi\u00e7imde b\u00fcy\u00fcmesi ve ekonominin b\u00f6ylece giderek finansalla\u015fmas\u0131 elbette krizlerin olu\u015fumu \u00fczerinde etkide bulunmakta. Ekonomistlerin kestirimlerine g\u00f6re g\u00fcn\u00fcm\u00fczde d\u00fcnya \u00f6l\u00e7e\u011findeki mali operasyonlar\u0131n toplam\u0131, d\u00fcnya \u00fcretiminin ve maddi aktiflerin gerektirdi\u011finin be\u015f kat\u0131 d\u00fczeyinde. Bu mali sermayenin bir b\u00f6l\u00fcm\u00fc ku\u015fkusuz spek\u00fclatif y\u00f6ntemlerle \u201cde\u011ferlenmekte\u201d, yani nominal olarak b\u00fcy\u00fcmekte, dolay\u0131s\u0131yla sanal sermaye iyiden iyiye \u015fi\u015fmekte. Onun bu \u015fekilde b\u00fcy\u00fcmesi ise son tahlilde sermayenin organik bile\u015fiminin daha da artarak, art\u0131k de\u011fer s\u00f6m\u00fcr\u00fc oran\u0131n\u0131n ve de k\u00e2r oranlar\u0131n\u0131n azalmas\u0131yla sonu\u00e7lanmakta, bu da kapitalizmin kriz ko\u015fullar\u0131n\u0131 \u015fiddetlendirmekte. Zira de\u011fi\u015fmeyen sermayenin de\u011fi\u015fen sermayeye olan oran\u0131na bu sanal sermaye de eklenerek onu yukar\u0131ya do\u011fru \u00e7ekmekte. B\u00f6ylece, k\u0131sa aral\u0131kl\u0131 spek\u00fclatif d\u00f6nemlerde ekonominin dinami\u011fine katk\u0131da bulunarak k\u00e2r oranlar\u0131n\u0131n y\u00fckselmesini olanakl\u0131 k\u0131lan sanal sermaye, uzun vadede d\u00fc\u015f\u00fc\u015f\u00fcn \u015fiddetlenmesine yol a\u00e7makta ve krizleri patlamal\u0131 hale getirebilmektedir. \u0130\u015fte bu i\u015flerli\u011fin son \u00f6rne\u011fi, bug\u00fcnk\u00fc kriz d\u00f6neminde t\u00fcm \u00e7\u0131plakl\u0131\u011f\u0131yla a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>2002 y\u0131l\u0131 ABD ve d\u00fcnya ekonomisi a\u00e7\u0131s\u0131ndan kritik bir y\u0131l olmu\u015f, bir dizi politik ve ekonomik etmenin bile\u015fimi sonucunda \u00f6zellikle ABD\u2019de ciddi bir ekonomik gerileme (resesyon) ya\u015fanmaya ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131. 11 Eyl\u00fcl 2001\u2019de New York\u2019taki \u0130kiz Kuleler\u2019e ger\u00e7ekle\u015ftirilen sald\u0131r\u0131, bunun hemen ard\u0131ndan ABD\u2019nin Afganistan\u2019\u0131 i\u015fgal etmesi; ertesi y\u0131l Arjantin ekonomisinin \u00e7\u00f6kerek \u00fclkenin ayaklanmalarla sars\u0131lmaya ba\u015flamas\u0131 ve devrimci bir durumun do\u011fmas\u0131; Hugo Chavez\u2019in \u201cBolivarc\u0131 devrim\u201d \u015fiar\u0131n\u0131n Latin Amerika\u2019daki emperyalizm kar\u015f\u0131t\u0131 hareketi g\u00fc\u00e7lendirmesi ve 2002 sonlar\u0131nda Brezilya\u2019da Lula\u2019n\u0131n iktidara gelmesi gibi politik geli\u015fmeler emperyalist burjuvaziyi \u201c\u00fcrk\u00fctm\u00fc\u015f\u201d, d\u00fcnya borsalar\u0131nda dalgalanmalara yol a\u00e7m\u0131\u015f, sermaye yat\u0131r\u0131mlar\u0131n\u0131 geriletmi\u015f, petrol ve di\u011fer hammadde fiyatlar\u0131n\u0131n y\u00fckselmeye ba\u015flamas\u0131na neden olmu\u015ftu. \u00d6te yandan Avrupa Birli\u011fi\u2019nde <em>avro<\/em>\u2019nun ortak para birimi olarak kullan\u0131ma girmesi dolar\u0131 sarsan bir etmen olmu\u015f, 2001\u2019deki \u201cnoktacom\u201d kriziyle de Internet alan\u0131ndaki spek\u00fclatif \u015fi\u015fme patlam\u0131\u015f, bu teknoloji alan\u0131ndaki \u015firketlerin kat\u0131ld\u0131\u011f\u0131 New York Nasdaq borsas\u0131 2002 Mart\u0131\u2019ndan Eyl\u00fcl\u00fc\u2019ne kadar olan s\u00fcrede %74.4 oran\u0131nda de\u011fer kaybetmi\u015fti. D\u00fcnya has\u0131las\u0131n\u0131n \u00fc\u00e7te birini yaratan ABD\u2019deki bu gerileme, t\u00fcm d\u00fcnya ekonomilerine do\u011fru yay\u0131larak mal, sermaye, i\u015fg\u00fcc\u00fc, turizm hareketlerini yava\u015flatmaya, \u00f6zellikle di\u011fer geli\u015fmi\u015f \u00fclke ekonomilerini tehdit etmeye ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Burjuvazi bu krizin \u00fcstesinden gelebilmek i\u00e7in iki yan\u0131t geli\u015ftirdi. Bunlardan birincisi Mart 2003\u2019te Irak\u2019\u0131n i\u015fgalini haz\u0131rlayarak ABD\u2019de sava\u015f teknolojisine dayal\u0131 \u015firketlere milyarlarca dolar ak\u0131tmaya ba\u015flad\u0131. Bu sekt\u00f6rde biriken mallar\u0131n t\u00fcketimi (yani \u00fcretilmi\u015f olan bombalar, tanklar, u\u00e7aklar ve di\u011fer \u00f6l\u00fcm makineleriyle on binlerce Irakl\u0131n\u0131n katledilmesi) ve yenilerinin \u00fcretilmesi, k\u00e2r oranlar\u0131ndaki d\u00fc\u015f\u00fc\u015f\u00fcn durdurulmas\u0131 ve ayn\u0131 zamanda ABD\u2019nin d\u00fcnya politikas\u0131ndaki egemenli\u011finin per\u00e7inlenmesi a\u00e7\u0131s\u0131ndan \u2013 ba\u015flang\u0131\u00e7ta &#8211; etkili olacakt\u0131. \u0130kinci geli\u015fme ise, sermayenin spek\u00fclatif alanlara do\u011fru akmas\u0131 ve buralarda yeni k\u00e2rlar aramaya y\u00f6nelmesi oldu. Bu alanlar\u0131n ba\u015f\u0131nda da konut sekt\u00f6r\u00fc geliyordu ve buradaki yat\u0131r\u0131mlar\u0131 ve \u201ct\u00fcketimi\u201d art\u0131rabilmek i\u00e7in yeni mekanizmalar icat etmek gerekiyordu. \u201cEmlak balonu\u201d denen olgunun \u015fi\u015fmeye ba\u015flamas\u0131 ve g\u00fcn\u00fcm\u00fczdeki krizi tetiklemesi i\u015fte bu geli\u015fmeye dayan\u0131r.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>ABD\u2019de mali sermayenin toplanm\u0131\u015f ve merkezile\u015fmi\u015f oldu\u011fu bankalar, sermaye \u015firketleri, sigorta ve emeklilik \u015firketleri, vb. hepsi birden pek \u00e7ok kredi t\u00fcr\u00fc geli\u015ftirerek bunlar\u0131 kitlelere da\u011f\u0131tmaya ba\u015flad\u0131lar. Bunlar\u0131n aras\u0131nda en yayg\u0131n olan\u0131 ise <em>subprime <\/em>diye adland\u0131r\u0131lan riskli ipotek kredileriydi. Bu krediler, krediyi alanlar\u0131n bu bor\u00e7lar\u0131n\u0131 geri \u00f6deyip \u00f6deyememe ko\u015fullar\u0131 de\u011ferlendirilmeden ve giderek y\u00fckselen faiz oranlar\u0131yla kolayca verilir oldu. ABD\u2019li emek\u00e7ilerin ve yoksul kitlelerin ev sahibi olabilmek i\u00e7in h\u0131zla y\u00f6neldikleri bu mekanizma konut fiyatlar\u0131n\u0131n spek\u00fclatif bir bi\u00e7imde y\u00fckselmesini ve b\u00f6ylece kredi taleplerinin giderek b\u00fcy\u00fcmesini tetikledi. Konut \u00fcretimini ve emlak al\u0131mlar\u0131n\u0131 h\u0131zland\u0131ran spek\u00fclasyoncular sadece konut fiyatlar\u0131n\u0131n astronomik de\u011ferlere ula\u015fmas\u0131na neden olmakla kalmad\u0131lar, kredi borcu senetlerini birbirlerine satmaya ve di\u011fer borsa hisseleri gibi piyasaya arz etmeye y\u00f6neldiler. D\u00fcnya \u00f6l\u00e7e\u011findeki t\u00fcm finans kurulu\u015flar\u0131n\u0131n kat\u0131ld\u0131\u011f\u0131 bu \u201coyun\u201d, trilyonlarca dolar\u0131n s\u00f6z konusu oldu\u011fu bor\u00e7 senetlerinden elde edilen k\u00e2rlar\u0131n b\u00fcy\u00fcmesine ve sanal sermayenin iyiden iyiye \u015fi\u015fmesine katk\u0131da bulundu. K\u0131sacas\u0131, kredi bor\u00e7lar\u0131n\u0131 \u00f6deyemeyecekleri mali kurulu\u015flarca gayet iyi bilinen yoksullar, k\u00e2r oranlar\u0131n\u0131n erimesi kar\u015f\u0131s\u0131nda burjuvazi taraf\u0131ndan ara\u00e7 olarak kullan\u0131ld\u0131lar.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Ku\u015fkusuz bu durum ger\u00e7ek ya\u015fam\u0131n duvar\u0131na \u00e7arpacak ve maddi bir kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 olmayan sanal sermaye yapay \u015fi\u015fmesinin s\u0131n\u0131rlar\u0131na dayanacak ve nihayet \u201cpatlayacakt\u0131\u201d. Zira, k\u0131sa bir d\u00f6nem (2002-2006) spek\u00fclatif k\u00e2rlar\u0131n elde edilmesi olanakl\u0131 olsa da, tarihsel \u00f6l\u00e7ekte k\u00e2r oranlar\u0131ndaki d\u00fc\u015f\u00fc\u015f s\u00fcr\u00fcyordu ve emperyalizm bu e\u011filimi tersine \u00e7evirecek politik ve ekonomik ko\u015fullar\u0131 yaratam\u0131yordu. 2003 sonlar\u0131ndan itibaren Irak\u2019taki direni\u015f \u00f6rg\u00fctl\u00fc bir hal kazanm\u0131\u015f ve \u015fiddetlenmi\u015fti; ayn\u0131 \u015fey 2005 sonlar\u0131ndan itibaren Afganistan\u2019da ger\u00e7ekle\u015fecekti; 2006\u2019da L\u00fcbnan\u2019da Hizbullah\u2019\u0131n i\u015fgalci \u0130srail ordusunu yenilgiye u\u011fratarak geri \u00e7ekilmek zorunda b\u0131rakmas\u0131 ve ayn\u0131 y\u0131l Filistin halk\u0131n\u0131n emperyalizmle uzla\u015fan FK\u00d6 kar\u015f\u0131s\u0131nda Hamas\u2019\u0131 iktidara getirmesi, Ortado\u011fu\u2019daki ABD-Siyonizm egemenli\u011fine kar\u015f\u0131 direni\u015fin s\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fcne i\u015faret ediyordu; Latin Amerika\u2019da devrimci \u00f6nderlik yoklu\u011fu nedeniyle devrimci durumlarda bir geri \u00e7ekilme ya\u015fanmakla birlikte ba\u015fta Bolivya ve Ekvador olmak \u00fczere bir dizi \u00fclkede sol ulusalc\u0131 ak\u0131mlar iktidara y\u00fckselmi\u015f ve ABD hegemonyas\u0131yla s\u00fcrt\u00fc\u015fme s\u00fcrecine girmi\u015flerdi.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Bizzat ABD\u2019de de Bush ve sava\u015f kar\u015f\u0131t\u0131 e\u011filimler yayg\u0131nla\u015fmaktayd\u0131. \u00d6te yandan t\u00fcketim mallar\u0131ndaki fiyat art\u0131\u015flar\u0131, yayg\u0131nla\u015fan i\u015fsizlik, i\u015fsizlik \u00f6dentilerinin kesilmesi gibi geli\u015fmeler, o d\u00f6neme de\u011fin kendisini \u201corta s\u0131n\u0131f\u201d olarak g\u00f6rm\u00fc\u015f olan kitlelerin yoksulla\u015fmas\u0131na neden oluyor ve kredi bor\u00e7lar\u0131n\u0131n geri \u00f6denmesini olanaks\u0131zla\u015ft\u0131r\u0131yordu. B\u00f6ylece kredi veren kurulu\u015flar, borcunu \u00f6deyemeyen aileleri konutlar\u0131ndan \u00e7\u0131kartarak bu konutlar\u0131 tekrar piyasaya s\u00fcrd\u00fcler, ama bu durum bir anda piyasada al\u0131c\u0131 bulamayan y\u00fcz binlerce konutun birikmesine ve 2007 yaz\u0131ndan itibaren emlak fiyatlar\u0131n\u0131n h\u0131zla d\u00fc\u015fmesine neden olacakt\u0131. \u201cEmlak balonu\u201d patlam\u0131\u015ft\u0131. Bankalar\u0131n kar\u015f\u0131s\u0131nda borcunu \u00f6deyemeyen y\u00fcz binlerce ipotekli aile, ellerinde ise hi\u00e7bir i\u015fe yaramayan bir o kadar konut vard\u0131. Mali kriz diye adland\u0131r\u0131lan bunal\u0131m ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>ABD\u2019de 2008\u2019de konut fiyatlar\u0131 %18 d\u00fczeyinde d\u00fc\u015fer.<strong>(13)<\/strong> Kredi borcunu \u00f6deyemeyenlerin miktar\u0131 2006\u2019ya oranla %225 ve 2007\u2019ye oranla %81 oran\u0131nda artar ve konutlar\u0131n\u0131 bo\u015faltmak zorunda kalan aile say\u0131s\u0131 3 milyonu a\u015far. \u0130potek bor\u00e7lar\u0131n\u0131n GSMH\u2019ye olan oran\u0131 2008\u2019de %73 gibi inan\u0131lmaz bir d\u00fczeye ve toplam 10,5 trilyon dolara ula\u015f\u0131r. 2009 ortalar\u0131nda uzmanlara g\u00f6re, ABD\u2019de &#8211; toplam n\u00fcfusun \u00fc\u00e7te ikisini olu\u015fturan &#8211; bireysel konut sahiplerinin d\u00f6rtte biri teknik a\u00e7\u0131dan iflas durumundad\u0131r, zira emlak borsalar\u0131nda hisse fiyatlar\u0131, bu hisselerin ilintili oldu\u011fu ipoteklerin alt\u0131na inmi\u015ftir. Benzer bir kriz \u0130spanya\u2019da da kendini g\u00f6sterir. 2006-2009 aras\u0131nda konut sat\u0131\u015flar\u0131 %60 oran\u0131nda, fiyatlar ise 2008-2009 May\u0131s aylar\u0131 aras\u0131nda %12 oran\u0131nda geriler.\u00a0<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Krizin Boyutlar\u0131&nbsp;<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>2007 ortalar\u0131nda patlak veren emlak krizi \u00f6nce banka sekt\u00f6r\u00fcn\u00fc \u00e7\u00f6k\u00fcnt\u00fcn\u00fcn e\u015fi\u011fine s\u00fcr\u00fckler. 2008\u2019de ABD banka ve finans devleri birbiri ard\u0131na devrilerek ya rakip kurulu\u015flarca yutulur ya da merkez bankas\u0131nca \u201ckurtar\u0131lmak\u201d durumunda kal\u0131rlar. Wall Street\u2019in be\u015finci b\u00fcy\u00fck bankas\u0131 Bear Sterns; \u00fclkenin en b\u00fcy\u00fck iki kredi kurulu\u015fu Freddy Mac ve Fannie Mae (toplam varl\u0131klar\u0131 850 milyar dolar); d\u00fcnyan\u0131n en b\u00fcy\u00fck finansal arac\u0131 ve dan\u0131\u015fmanl\u0131k kurulu\u015flar\u0131ndan Merril Lynch, gene d\u00fcnyan\u0131n en \u00f6nemli sigorta \u015firketlerinden AIG (American International Group) bunlar\u0131n aras\u0131ndad\u0131r. \u0130sko\u00e7ya\u2019n\u0131n ikinci b\u00fcy\u00fck bankas\u0131 HBOS ile \u0130ngiliz bankas\u0131 Northern Rock ile Fransa, Bel\u00e7ika ve L\u00fcksemburg sermayeli finans \u015firketi Dexia da sars\u0131nt\u0131n\u0131n alt\u0131nda kalanlardand\u0131r. Bu arada tarihsel boyutlu i aslar ya\u015fan\u0131r. Temmuz 2008\u2019de ABD\u2019nin en b\u00fcy\u00fck kredi \u015firketlerinden Indymac, Federal h\u00fck\u00fcmetin denetimine al\u0131n\u0131r. Onu birka\u00e7 g\u00fcn sonra \u00fclkenin d\u00f6rd\u00fcnc\u00fc b\u00fcy\u00fck bankas\u0131 olan Lehman Brothers izler; banka, 613 milyar dolara ula\u015fan bor\u00e7lar\u0131n\u0131 \u00f6deyemiyordur ve i as bayra\u011f\u0131n\u0131 \u00e7eker. \u0130ki hafta sonra s\u0131ra \u00fclkenin en \u00f6nemli bankac\u0131l\u0131k, mali hizmetler ve kredi kurulu\u015fu Washington Mutual\u2019dad\u0131r; WaMu da kap\u0131lar\u0131n\u0131 kapar.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>H\u00fck\u00fcmetlerin krize kar\u015f\u0131 ilk tepkileri, bankalar\u0131n ve di\u011fer mali kurulu\u015flar\u0131n \u201ckay\u0131plar\u0131n\u0131 sosyalle\u015ftirmek\u201d olur ve devlet hazinesinden bu kurulu\u015flara milyarlarca dolar ak\u0131tmaya ba\u015flarlar. ABD\u2019de 2008 sonlar\u0131nda Bush h\u00fck\u00fcmeti \u201cPaulson Plan\u0131\u201d gere\u011fince mali piyasalara 700 milyar dolar \u015f\u0131r\u0131nga eder. Ama Nobel \u00f6d\u00fcll\u00fc ekonomist Paul Krugman\u2019a g\u00f6re, ABD\u2019nin 2009 i\u00e7in \u00f6ng\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc GSMH\u2019nin %9\u2019undan fazlas\u0131n\u0131 olu\u015fturan bu yard\u0131m simidi, resesyonun \u015fiddetini biraz azaltman\u0131n \u00f6tesine ge\u00e7emeyecektir. Avrupa h\u00fck\u00fcmetleri ise \u00e7ok daha \u015fa\u015fk\u0131nd\u0131r, \u00fcstelik t\u00fcm \u201cTek Avrupa\u201d s\u00f6ylemlerine kar\u015f\u0131n aralar\u0131nda herhangi bir e\u015fg\u00fcd\u00fcm sa\u011flaman\u0131n \u00e7ok uza\u011f\u0131ndad\u0131rlar. \u0130ngiltere GSMH\u2019sinin %1,9\u2019unu, Fransa %1\u2019ini, Almanya %0,8\u2019ini, \u0130talya %0,1\u2019ini \u201ckurtarma\u201d operasyonlar\u0131na ay\u0131r\u0131r. S\u00f6zde \u201cAvrupa Plan\u0131\u201dn\u0131n \u00f6ng\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc 400 milyar avronun b\u00fcy\u00fck b\u00f6l\u00fcm\u00fc ise yeni yat\u0131r\u0131mlara, zaten planlanm\u0131\u015f projelerin ilerletilmesine, hatta kimi h\u00fck\u00fcmetlerin b\u00fct\u00e7e harcamalar\u0131na ayr\u0131lan paradan ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir ve neredeyse t\u00fcm\u00fcyle tekil devletlerin ulusal b\u00fct\u00e7elerinde \u00f6ng\u00f6r\u00fclen \u201cyard\u0131mlar\u0131n\u201d toplam\u0131ndan ibarettir.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Devlet fonlar\u0131n\u0131n kapitalizmi kurtarmak amac\u0131yla bu bi\u00e7imde harekete ge\u00e7irilmesini kimi serbest piyasa silah\u015f\u00f6rleri \u201csosyalist \u00f6nlemler\u201d olarak ele\u015ftirirken, ger\u00e7ek bunun \u00e7ok uza\u011f\u0131ndad\u0131r. Paulson plan\u0131n\u0131n takip\u00e7isi Obama\u2019n\u0131n ve onun Avrupal\u0131 meslekta\u015flar\u0131n\u0131n politikalar\u0131, \u0130kinci D\u00fcnya Sava\u015f\u0131 sonras\u0131nda burjuva h\u00fck\u00fcmetlerin bankalar \u00fczerinde uygulad\u0131klar\u0131 \u201cmillile\u015ftirme\u201d uygulamalar\u0131n\u0131n bile \u00e7ok uza\u011f\u0131ndad\u0131r. Obama h\u00fck\u00fcmeti devletin bankalar nezdinde \u201cpasif yat\u0131r\u0131mc\u0131\u201d olaca\u011f\u0131n\u0131 ilan eder, yani kurulu\u015fun y\u00f6netim organlar\u0131nda yer almayacak, hatta bunlar tekrar k\u00e2ra ge\u00e7ecek olsa bile hisse pay\u0131 talep etmeyecektir. Buna kar\u015f\u0131l\u0131k \u00f6ne s\u00fcr\u00fclen ko\u015ful, bankalar\u0131n alacaklar\u0131 yard\u0131m\u0131 yeni kredi da\u011f\u0131t\u0131m\u0131na ay\u0131rmak ya da konutlar\u0131n\u0131 yitirmek \u00fczere olan bor\u00e7lularla ipotek ko\u015fullar\u0131n\u0131 yeniden pazarl\u0131k etmek olacakt\u0131r. Bir iki g\u00f6stermelik i\u015ften ay\u0131rman\u0131n ya da suistimal davas\u0131n\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda, y\u0131llar boyunca servetlerine milyonlarca dolar katm\u0131\u015f olan banka y\u00f6neticileri mevkilerinde kalacak ve b\u00fcy\u00fck hissedarlara pay \u00f6denmesine devam edilecektir.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>B\u00fct\u00fcn bu para enjeksiyonu operasyonlar\u0131n\u0131n do\u011fal sonucu, beklenece\u011fi gibi, devletlerin bor\u00e7lar\u0131n\u0131n devasa miktarlara y\u00fckselmesi, halk\u0131n m\u00fclks\u00fczle\u015ftirilmesi ve gelecek ku\u015faklar\u0131n milyarl\u0131k ipotekler alt\u0131na sokulmas\u0131 olacakt\u0131r. Ekonomistler ABD\u2019nin bor\u00e7lar\u0131n\u0131n GSMH\u2019sinin %10\u2019u d\u00fczeyine \u00e7\u0131kabilece\u011finden ve bunun devleti iflas\u0131n e\u015fi\u011fine s\u00fcr\u00fckleyebilece\u011finden s\u00f6z etmeye ba\u015flarlar. \u00d6te yandan, b\u00fct\u00fcn bu milyarl\u0131k yard\u0131mlar, uluslararas\u0131 mali sistemi ani bir \u00e7\u00f6k\u00fc\u015ften ge\u00e7ici olarak kurtarmakla birlikte, borsalardaki d\u00fc\u015f\u00fc\u015f e\u011filimini tersine \u00e7evirmeye ve resesyonun t\u00fcm d\u00fcnyaya sirayet etmesini engellemeye yetmez.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>B\u00fct\u00fcn \u201ckurtarma operasyonlar\u0131na\u201d ra\u011fmen, finans d\u00fcnyas\u0131n\u0131n kaleleri birbiri ard\u0131na devrilirken, onlar\u0131n d\u00fcnya ekonomisinde olu\u015fturduklar\u0131 \u201ckara delik\u201d in boyutlar\u0131n\u0131 kimse bilmiyordur; b\u0131rak\u0131n d\u00fcnyay\u0131, ABD\u2019de kimin kime ve nereye ne kadar borcu vard\u0131r, a\u00e7\u0131lan yara ne kadard\u0131r, hesaplanabilirin \u00f6tesindedir. Mali operasyonlarla para kazanman\u0131n ve ger\u00e7ek ekonomideki k\u00e2r oranlar\u0131n\u0131n d\u00fc\u015fme e\u011filimini bu \u201csuni teneff\u00fcs\u201d ile \u00f6nleyebilmenin sonu geldi\u011finde, yani \u201cbalon patlad\u0131\u011f\u0131nda\u201d ekonominin t\u00fcm\u00fc ciddi bir \u015foka girer ve \u201creel ekonomi\u201d diye adland\u0131r\u0131lan \u00fcretim sekt\u00f6rlerinde d\u00fc\u015f\u00fc\u015fler ya\u015fanmaya ba\u015flar. ABD\u2019nin Ulusal Ekonomik Ara\u015ft\u0131rmalar B\u00fcrosu (NBER) ABD\u2019nin Aral\u0131k 2007\u2019den itibaren gerilemeye (resesyon) girdi\u011fini ilan eder.<strong>(14)<\/strong> GSMH 2008\u2019de %6,3, 2009\u2019un ilk \u00e7eyre\u011finde ise %5,5 oranlar\u0131nda gerilemeye devam eder.<strong>(15)<\/strong> D\u00fcnyan\u0131n en b\u00fcy\u00fck sanayi ve finans kurulu\u015flar\u0131n\u0131n borsalardaki hisse fiyatlar\u0131 m\u00fcthi\u015f bir d\u00fc\u015f\u00fc\u015fe u\u011frar: General Motors -%92, Exxon Mobil -%39, Bank of America -%89, AIG -%97, JP Morgan Chase -%57, Hewlett Packard -%51.<strong>(16)<\/strong> Pek \u00e7ok ekonomist, bu arada Wall Street\u2019in en \u201cg\u00fcvenilen\u201d analizcilerinden Nouriel Roubini, d\u00fc\u015f\u00fc\u015f\u00fcn 2010\u2019da da %5 dolay\u0131nda s\u00fcrece\u011fini \u00f6ne s\u00fcrerler.\u00a0<\/p>\n\n\n\n<p>Ekonomik \u0130\u015fbirli\u011fi ve Kalk\u0131nma \u00d6rg\u00fct\u00fc (OECD) ise, t\u00fcm Avrupa\u2019n\u0131n 2009\u2019da resesyon ya\u015fayaca\u011f\u0131n\u0131 duyurur.<strong>(17)<\/strong> Deutsche Bank, Alman ekonomisinin 2009 i\u00e7inde %4 oran\u0131nda gerileyece\u011fini bildirir, ama 2009 May\u0131s\u0131\u2019nda bu oran\u0131n daha da k\u00f6t\u00fc, %7 oldu\u011fu anla\u015f\u0131l\u0131r. Gerileme kendini \u00f6zellikle b\u00fcy\u00fck rmalarda hissettirir. \u00d6rne\u011fin, 2009\u2019un ilk \u00e7eyre\u011finde Adidas\u2019\u0131n k\u00e2rlar\u0131 %95 oran\u0131nda azal\u0131r; \u00fclkenin \u00f6nde gelen bankalar\u0131ndan Hypo Real Estate 382 milyon avro kay\u0131p bildirir.<strong>(18)<\/strong> Bir b\u00fct\u00fcn olarak Avro b\u00f6lgesinde GSMH\u2019deki gerileme %4,6 d\u00fczeyindedir. D\u00fc\u015f\u00fc\u015fler \u0130talya\u2019da %5,9, \u0130ngiltere\u2019de %4,1, Fransa\u2019da %3,2 ve \u0130spanya\u2019da %2,9 d\u00fczeyindedir.<strong>(19)<\/strong> Japonya\u2019daki gerileme d\u00fczeyi ise \u00e7ift rakaml\u0131d\u0131r: 2008\u2019de ekonomi %12,7 oran\u0131nda k\u00fc\u00e7\u00fcl\u00fcr, ihracat\u0131 %13,9 d\u00fczeyinde azal\u0131r.<strong>(20)<\/strong> D\u00fcnya ekonomisinin \u201cnefes al\u0131p vermesini\u201d olanakl\u0131 k\u0131lan \u00c7in ekonomisi de, d\u00fcnya resesyonundan etkilenir ve 7.000 ihracat\u00e7\u0131 \u015firket kap\u0131s\u0131na kilit asarak \u00fclke ekonomisindeki gerilemenin ilk sinyallerini verir.<strong>(21)<\/strong>\u00a0<\/p>\n\n\n\n<p>2009\u2019da art\u0131k herkes ya\u015fanmakta olan d\u00fcnya ekonomik krizinin 1929 B\u00fcy\u00fck \u00c7\u00f6k\u00fcnt\u00fcs\u00fc\u2019nden sonraki en derin bunal\u0131m oldu\u011fu konusunda g\u00f6r\u00fc\u015f birli\u011findedir. \u015eimdi art\u0131k tart\u0131\u015fma, bunun 1929\u2019dakine benzer bir depresyona yol a\u00e7\u0131p a\u00e7mayaca\u011f\u0131 ya da bunal\u0131mdan \u201c\u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131n\u201d olanaklar\u0131 \u00fczerinedir. Mart 2009\u2019da IMF genel direkt\u00f6r\u00fc Dominique Strauss-Kahn, d\u00fcnya \u00f6l\u00e7e\u011finde bir \u201cB\u00fcy\u00fck Depresyon\u201d ya\u015fand\u0131\u011f\u0131n\u0131 duyurur.<strong>(22)<\/strong> Bu konuda ekonomist Ahmet Tonak a\u00e7\u0131klay\u0131c\u0131 ve ilgin\u00e7 bir kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131rma yapar ve \u015f\u00f6yle der:\u00a0<\/p>\n\n\n\n<p><em>Ya\u015fad\u0131\u011f\u0131m\u0131z buhran, b\u0131rak\u0131n sona ermeyi, bir\u00e7ok bak\u0131mdan 1930\u2019lar buhran\u0131 ile yar\u0131\u015fmaya devam ediyor. Sadece iki \u00f6nemli bulguyu aktaray\u0131m: D\u00fcnya sanayi \u00fcretimi 1930\u2019lar seviyesinde seyretmeye devam ediyor. A\u015fa\u011f\u0131daki \u015fekil bu kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131rmay\u0131 yans\u0131t\u0131yor.\u00a0<\/em><\/p>\n\n\n\n<div class=\"wp-block-image\"><figure class=\"aligncenter\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" width=\"1002\" height=\"666\" src=\"http:\/\/94.237.85.66\/wp-content\/uploads\/2019\/01\/Tablo-5-Barman.png\" alt=\"\" class=\"wp-image-137\" srcset=\"https:\/\/trockist.net\/wp-content\/uploads\/2019\/01\/Tablo-5-Barman.png 1002w, https:\/\/trockist.net\/wp-content\/uploads\/2019\/01\/Tablo-5-Barman-300x199.png 300w, https:\/\/trockist.net\/wp-content\/uploads\/2019\/01\/Tablo-5-Barman-768x510.png 768w\" sizes=\"auto, (max-width: 1002px) 100vw, 1002px\" \/><\/figure><\/div>\n\n\n\n<p><em>Keza, d\u00fcnya ticaret hacmi d\u00fc\u015fmemekle birlikte, seviyesi itibariye 1930\u2019lar seviyesinin bir hayli alt\u0131nda seyretmeye devam ediyor.\u00a0<\/em><\/p>\n\n\n\n<div class=\"wp-block-image\"><figure class=\"aligncenter\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" width=\"1024\" height=\"659\" src=\"http:\/\/94.237.85.66\/wp-content\/uploads\/2019\/01\/Tablo-6-Barman-1024x659.png\" alt=\"\" class=\"wp-image-138\" srcset=\"https:\/\/trockist.net\/wp-content\/uploads\/2019\/01\/Tablo-6-Barman-1024x659.png 1024w, https:\/\/trockist.net\/wp-content\/uploads\/2019\/01\/Tablo-6-Barman-300x193.png 300w, https:\/\/trockist.net\/wp-content\/uploads\/2019\/01\/Tablo-6-Barman-768x494.png 768w, https:\/\/trockist.net\/wp-content\/uploads\/2019\/01\/Tablo-6-Barman.png 1044w\" sizes=\"auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px\" \/><\/figure><\/div>\n\n\n\n<p><em>Bu ve benzeri de\u011ferlendirmelerden benim \u00e7\u0131karsad\u0131\u011f\u0131m, tahmin edilebilece\u011fi \u00fczere Eko Diyalog mensuplar\u0131n\u0131n g\u00f6r\u00fc\u015flerinden \u00e7ok farkl\u0131. E\u011filmez gibi krizin nedenlerini denetimsizlikte g\u00f6rmedi\u011fimden, G\u00f6k\u00e7e gibi, krizin sonunun geldi\u011fi \u015feklinde iyimser bir sonuca varam\u0131yorum. Aksine, bu krizin kayna\u011f\u0131 yeterince h\u0131zl\u0131 artt\u0131r\u0131lamayan art\u0131k de\u011ferin, \u00fcretici ve \u00fcretken olmayan \u015firketler (finans ve ticaret) aras\u0131nda payla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131nda yatt\u0131\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fcmden, bunca pompalanan paraya ve kamula\u015ft\u0131rmalara ra\u011fmen krizin \u2018dibini g\u00f6rme\u2019nin zahiri ve ge\u00e7ici oldu\u011fu g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcndeyim.<strong>(<\/strong><\/em><strong>23)\u00a0<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Mevcut krizin B\u00fcy\u00fck \u00c7\u00f6k\u00fcnt\u00fc\u2019y\u00fc tekrarlay\u0131p tekrarlamayaca\u011f\u0131n\u0131 yak\u0131n gelecekte g\u00f6rece\u011fiz, ama bug\u00fcn bilinen ger\u00e7ek b\u00fct\u00fcn bu s\u00fcrecin kurbanlar\u0131n\u0131n ku\u015fkusuz i\u015f\u00e7i ve emek\u00e7i y\u0131\u011f\u0131nlar oldu\u011fudur. \u00d6deyemedikleri ipotekler nedeniyle evlerini yitirenlere milyonlarca i\u015fsiz kat\u0131l\u0131r. Kapanan ya da kitlesel tensikatlara y\u00f6nelen sanayi kurulu\u015flar\u0131 aras\u0131nda d\u00fcnya devleri vard\u0131r. Japonya\u2019da Sony, 8 bini sabit s\u00f6zle\u015fmeli 16 bin i\u015f\u00e7isini i\u015ften \u00e7\u0131kart\u0131r. 2009\u2019un ortalar\u0131na gelindi\u011finde ABD\u2019de 24 milyon i\u015f\u00e7i, yani her alt\u0131 i\u015f\u00e7iden biri i\u015fsizdir ya da g\u00fcndelik g\u00f6t\u00fcr\u00fc i\u015flerle ayakta durmaya \u00e7al\u0131\u015fmaktad\u0131r. Fransa\u2019da y\u0131l\u0131n ilk \u00fc\u00e7 ay\u0131 i\u00e7inde uzun s\u00fcreli i\u015fsizlerin oran\u0131 %4,6 artm\u0131\u015f ve toplam i\u015fsiz say\u0131s\u0131 3 milyona dayanm\u0131\u015ft\u0131r. Emlak krizi ABD\u2019nin d\u0131\u015f\u0131nda \u00f6zellikle \u0130spanya\u2019y\u0131 vurmu\u015ftur ve yakla\u015f\u0131k 1 milyon in\u015faat i\u015f\u00e7isi i\u015fini yitirmi\u015ftir; 2009\u2019un ilk \u00e7eyre\u011finde i\u015fsizlik oran\u0131 %18,7\u2019ye ve toplam i\u015fsiz say\u0131s\u0131 5 milyona ula\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. Avrupa Birli\u011fi\u2019nin t\u00fcm\u00fcnde sadece \u015eubat 2009\u2019da i\u015fsiz say\u0131s\u0131 yar\u0131m milyon artarak toplam 20 milyona yakla\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. Avro alan\u0131nda i\u015fsizlik oran\u0131 %9,5\u2019e ula\u015fm\u0131\u015ft\u0131r.<strong>(24)<\/strong> (Bak. Tablo 5.) <strong>(25)<\/strong>\u00a0<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Tablo 5: \u0130\u015fsizlik Oranlar\u0131 (May\u0131s 2008 &#8211; May\u0131s 2009 &#8211; %)\u00a0<\/strong><\/p>\n\n\n\n<div class=\"wp-block-image\"><figure class=\"aligncenter\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" width=\"1024\" height=\"647\" src=\"http:\/\/94.237.85.66\/wp-content\/uploads\/2019\/01\/Tablo-7-Barman-1024x647.png\" alt=\"\" class=\"wp-image-139\" srcset=\"https:\/\/trockist.net\/wp-content\/uploads\/2019\/01\/Tablo-7-Barman-1024x647.png 1024w, https:\/\/trockist.net\/wp-content\/uploads\/2019\/01\/Tablo-7-Barman-300x190.png 300w, https:\/\/trockist.net\/wp-content\/uploads\/2019\/01\/Tablo-7-Barman-768x485.png 768w, https:\/\/trockist.net\/wp-content\/uploads\/2019\/01\/Tablo-7-Barman.png 1070w\" sizes=\"auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px\" \/><\/figure><\/div>\n\n\n\n<div class=\"wp-block-image\"><figure class=\"aligncenter\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" width=\"1024\" height=\"680\" src=\"http:\/\/94.237.85.66\/wp-content\/uploads\/2019\/01\/Tablo-8-Barman-1024x680.png\" alt=\"\" class=\"wp-image-140\" srcset=\"https:\/\/trockist.net\/wp-content\/uploads\/2019\/01\/Tablo-8-Barman-1024x680.png 1024w, https:\/\/trockist.net\/wp-content\/uploads\/2019\/01\/Tablo-8-Barman-300x199.png 300w, https:\/\/trockist.net\/wp-content\/uploads\/2019\/01\/Tablo-8-Barman-768x510.png 768w, https:\/\/trockist.net\/wp-content\/uploads\/2019\/01\/Tablo-8-Barman.png 1130w\" sizes=\"auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px\" \/><\/figure><\/div>\n\n\n\n<p>ABD\u2019de \u00f6zellikle bankac\u0131l\u0131k sekt\u00f6r\u00fcnde tam bir katliam ya\u015fanmaktad\u0131r: D\u00fcnyan\u0131n en b\u00fcy\u00fck bankalar\u0131ndan Citigroup 2008\u2019de 23 bin \u00e7al\u0131\u015fan\u0131n\u0131 i\u015ften \u00e7\u0131kart\u0131r ve bu rakam\u0131n 50 bine ula\u015faca\u011f\u0131n\u0131 ilan eder. Bu sekt\u00f6rde ABD ve \u0130ngiltere\u2019de toplam i\u015ften \u00e7\u0131kar\u0131lan say\u0131s\u0131 260 bini a\u015far. A\u011f\u0131r darbe yiyen sekt\u00f6rlerden bir di\u011feri de otomotiv sanayisidir. 2008 sonunda otomobil sat\u0131\u015flar\u0131 %30 dolay\u0131nda d\u00fc\u015fm\u00fc\u015ft\u00fcr ve b\u00f6ylece b\u00fcy\u00fck firmalar\u0131n yan\u0131 s\u0131ra bu sekt\u00f6re malzeme \u00fcreten yan sanayiler de \u00e7\u00f6k\u00fcnt\u00fcye u\u011frar. Fransa\u2019n\u0131n ba\u015fta gelen otomobil \u00fcreticilerinden Renault 2008 Kas\u0131m\u0131\u2019nda \u00fcretimini neredeyse t\u00fcm\u00fcyle durdurur. Toyota, Japonya\u2019daki fabrikalar\u0131ndan 6 bin ge\u00e7ici i\u015f\u00e7iyi i\u015ften \u00e7\u0131kar\u0131r. ABD\u2019de ise \u00fcnl\u00fc \u201cDetroit \u00fc\u00e7l\u00fcs\u00fc\u201dn\u00fcn (General Motors, Chrysler, Ford) ba\u015f\u0131 derttedir, iflas\u0131n e\u015fi\u011findedirler. H\u00fck\u00fcmetin bunlara yapt\u0131\u011f\u0131 15 milyar dolarl\u0131k yard\u0131m durumlar\u0131n\u0131 kurtarmaya yetmez, olas\u0131 i aslar yan sanayilerle birlikte 3 milyona yak\u0131n i\u015f\u00e7inin i\u015fini tehdit eder duruma gelir. Sonu\u00e7ta, \u201cGeneral Motors i\u00e7in iyi olan Amerika i\u00e7in de iyidir\u201d felsefesiyle, daha do\u011frusu yayg\u0131n i\u015fsizli\u011fin toplumsal bir ba\u015fkald\u0131r\u0131 dalgas\u0131n\u0131 k\u0131\u015fk\u0131rtabilece\u011fi korkusuyla, Barack Obama GM\u2019i \u201cmillile\u015ftirir\u201d; tabii, \u015firket bir kez \u201csa\u011fl\u0131\u011f\u0131na kavu\u015ftu\u011funda onu sahiplerine iade etmek\u201d kayd\u0131yla.\u00a0<\/p>\n\n\n\n<p>2009\u2019un ortalar\u0131na gelindi\u011finde, y\u0131l\u0131n ilk \u00e7eyre\u011fine ili\u015fkin veriler netlik kazan\u0131r ve \u201cpiyasalara g\u00fcven vermeye\u201d \u00e7al\u0131\u015fan h\u00fck\u00fcmetler ve baz\u0131 ekonomistler ABD\u2019de olu\u015fmakta olan \u201cye\u015fil tomurcuklardan\u201d, yani krizin \u201cdibe vurmakta\u201d oldu\u011fundan ve d\u00fczelmenin ilk i\u015faretlerinin g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcnden s\u00f6z etmeye ba\u015flarlar. Ger\u00e7ekte s\u00f6z ettikleri rakamlardaki k\u00f6t\u00fcle\u015fme e\u011filimlerindeki bir yava\u015flama, genel d\u00fc\u015f\u00fc\u015f e\u011frisindeki ha f bir d\u00fczle\u015fmedir, yoksa kriz h\u00e2l\u00e2 t\u00fcm \u015fiddetiyle s\u00fcrmektedir. D\u00fcnyan\u0131n \u00f6nde gelen ekonomik g\u00fc\u00e7lerinin GSMH de\u011fi\u015fim oranlar\u0131 Tablo 6\u2019da g\u00f6r\u00fclmektedir.<strong>(26)<\/strong>\u00a0<\/p>\n\n\n\n<div class=\"wp-block-image\"><figure class=\"aligncenter\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" width=\"1024\" height=\"493\" src=\"http:\/\/94.237.85.66\/wp-content\/uploads\/2019\/01\/Tablo-9-Barman-1024x493.png\" alt=\"\" class=\"wp-image-141\" srcset=\"https:\/\/trockist.net\/wp-content\/uploads\/2019\/01\/Tablo-9-Barman-1024x493.png 1024w, https:\/\/trockist.net\/wp-content\/uploads\/2019\/01\/Tablo-9-Barman-300x145.png 300w, https:\/\/trockist.net\/wp-content\/uploads\/2019\/01\/Tablo-9-Barman-768x370.png 768w, https:\/\/trockist.net\/wp-content\/uploads\/2019\/01\/Tablo-9-Barman.png 1324w\" sizes=\"auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px\" \/><\/figure><\/div>\n\n\n\n<p>ABD ekonomisindeki daralma 2008\u2019in ikinci \u00e7eyre\u011findeki zoraki bir y\u00fckselmenin ard\u0131ndan serbest d\u00fc\u015f\u00fc\u015fe ge\u00e7mi\u015f haldedir ve 2009 ortalar\u0131na gelindi\u011finde y\u0131ll\u0131k gerileme -%5,7 oran\u0131ndad\u0131r. ABD ekonomisinin d\u00fcze \u00e7\u0131kaca\u011f\u0131na ili\u015fkin iddialar, y\u0131l\u0131n ilk \u00e7eyre\u011finde t\u00fcketimin %2,2 art\u0131\u011f\u0131na ve \u015firket k\u00e2rlar\u0131n\u0131n da 42,6 milyar y\u00fckseldi\u011fine dayand\u0131r\u0131lmakta (oysa 2008\u2019in son \u00e7eyre\u011finde 250 milyar gerilemi\u015fti). Ama ba\u015fka rakamlar bu iyimserli\u011fi g\u00f6lgelemekte: emlak sekt\u00f6r\u00fcndeki \u015firket yat\u0131r\u0131mlar\u0131 son bir y\u0131l i\u00e7inde %38 d\u00fc\u015fm\u00fc\u015f, sanayi \u00fcretimi 2009\u2019un ilk d\u00f6rt ay\u0131 boyunca gerilemeye devam etmi\u015f (-%5,3), i\u015fsizlik sistematik olarak y\u00fckselerek %9,36 d\u00fczeyine ula\u015fm\u0131\u015ft\u0131r (Haziran\u2019da eklenen yar\u0131m milyon yeni i\u015fsizle birlikte toplam 14,7 milyon ki\u015fi).<strong>(27)\u00a0<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Durum Avrupa Birli\u011fi a\u00e7\u0131\u015f\u0131ndan da i\u00e7 a\u00e7\u0131c\u0131 de\u011fil. AB genelinde de \u00fcretim gerilemekte (-%4,6) ve i\u015fsizlik y\u00fckselmekte (%8,6). Bunlar\u0131n aras\u0131nda en k\u00f6t\u00fc veriler ku\u015fkusuz \u00e7ift rakaml\u0131 gerileme oranlar\u0131 g\u00f6steren Do\u011fu Avrupa \u00fclkelerine aittir, bununla birlikte \u0130ngiltere ve Almanya\u2019da da kriz ciddi yaralar a\u00e7maktad\u0131r. Alman ekonomisi, \u00f6zellikle ihracat olanaklar\u0131ndaki d\u00fc\u015f\u00fc\u015f nedeniyle -%3,5 oran\u0131nda gerilemi\u015f durumdad\u0131r; bu rakam Fransa\u2019da -%3,2, \u0130talya\u2019da -%4,1, \u0130spanya\u2019da ise -%3 oran\u0131ndad\u0131r. Bu arada \u0130zlanda, -%11,6 oran\u0131nda gerilemenin ard\u0131ndan \u201ciflas etti\u011fini\u201d a\u00e7\u0131klam\u0131\u015ft\u0131r; \u0130rlanda\u2019da da gerileme m\u00fcthi\u015f bir d\u00fczeydedir: -%9. D\u00fcnya \u00f6l\u00e7e\u011finde, \u015firketlerin de\u011feri Ekim 2007\u2019de 60,8 trilyon dolardan, Ekim 2008\u2019de 33,6 trilyon dolara d\u00fc\u015fm\u00fc\u015ft\u00fcr ve 2009 sonuna kadar %20 d\u00fczeyinde yeni bir d\u00fc\u015f\u00fc\u015f beklenmektedir. IMF\u2019ye g\u00f6re 60 y\u0131ldan beri ilk kez d\u00fcnya b\u00fcy\u00fcmesi negatif olacakt\u0131r.<strong>(28)<\/strong>\u00a0<\/p>\n\n\n\n<p>G\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc gibi d\u00fcnya krizi emperyalizmin merkezinde t\u00fcm \u015fiddetiyle s\u00fcrmekte ve hemen hepsinin ekonomisi daralmakta. Buna kar\u015f\u0131l\u0131k 2009\u2019un ilk \u00e7eyre\u011finde \u00c7in\u2019de %6\u2019l\u0131k bir b\u00fcy\u00fcme g\u00f6zleniyor. Kimi iyimser burjuva ekonomistler \u00c7in\u2019in bu performans\u0131n\u0131n t\u00fcm d\u00fcnya ekonomisi \u00fczerinde lokomotif etkisi g\u00f6stererek krizden \u00e7\u0131k\u0131lmas\u0131na yard\u0131mc\u0131 olaca\u011f\u0131n\u0131 iddia ediyorlar. Bununla birlikte \u00c7in\u2019in son on y\u0131l boyunca y\u0131ll\u0131k %12-13 d\u00fczeylerinde b\u00fcy\u00fcm\u00fc\u015f oldu\u011fu dikkate al\u0131nd\u0131\u011f\u0131nda, mevcut rakam\u0131n asl\u0131nda ciddi bir d\u00fc\u015f\u00fc\u015fe (yar\u0131 yar\u0131ya) i\u015faret etti\u011fi g\u00f6r\u00fclebilir. \u00c7in\u2019deki bu d\u00fc\u015f\u00fc\u015f\u00fcn en \u00f6nemli nedeni ku\u015fkusuz ihracat hacminin krizin etkisiyle b\u00fcy\u00fck oranda daralm\u0131\u015f olmas\u0131. May\u0131s 2009\u2019da \u00fclke toplam ihracat\u0131n\u0131n y\u0131ll\u0131k gerilemesi -%26,4\u2019e dayanm\u0131\u015f durumda. Ard\u0131 ard\u0131na kapanan i\u015fletmelerden \u00e7\u0131kar\u0131lan i\u015f\u00e7ilerin say\u0131s\u0131n\u0131n ise 20 milyon civar\u0131nda oldu\u011fu tahmin edilmekte. Son d\u00f6nemlerde \u00e7al\u0131\u015fmak \u00fczere k\u0131rsal kesimden kentlere gelenlerin %15,3\u2019\u00fc evlerine geri d\u00f6n\u00fcyor. Kentsel i\u015fsizlik d\u00fczeyi ise, 2008\u2019deki %4,2\u2019lik d\u00fczeyinden 2009\u2019un ilk \u00e7eyre\u011finde %4,6\u2019ya (yakla\u015f\u0131k 60 milyon i\u015fsize) s\u0131\u00e7ram\u0131\u015f halde.<strong>(29)<\/strong> D\u00fcnyan\u0131n \u201cgeli\u015fmekte olan devleri\u201d olarak tan\u0131mlanan Brezilya, Hindistan ve Rusya\u2019n\u0131n ekonomileri de 2008\u2019in son \u00e7eyre\u011finde a\u011f\u0131r bi\u00e7imde gerilemeye u\u011frad\u0131 (s\u0131ras\u0131yla, -%3,6; -%2,0; -%1,6).<strong>(30)<\/strong>\u00a0<\/p>\n\n\n\n<p>\u00d6te yandan, D\u00fcnya \u00c7al\u0131\u015fma \u00d6rg\u00fct\u00fc\u2019n\u00fcn Haziran 2009 ortalar\u0131nda yapt\u0131\u011f\u0131 kestirimlere g\u00f6re, y\u0131l sonu itibariyle t\u00fcm d\u00fcnyada i\u015fsizlerin say\u0131s\u0131 240 milyonu bulacak, yani k\u00fcresel i\u015fsizlik oran\u0131 %6,5 ile %7,4aras\u0131nda olacakt\u0131r. \u00d6rg\u00fcte g\u00f6re, 200 milyon i\u015f\u00e7i de yoksulluk s\u0131n\u0131r\u0131n\u0131n e\u015fi\u011findedir, yani g\u00fcnde 2 dolardan az bir gelirle ya\u015famak durumundad\u0131r. \u0130\u015fsiz gen\u00e7lerin say\u0131s\u0131 ise 2009\u2019da 11 milyon artarak, gen\u00e7lik i\u00e7indeki i\u015fsizlik oran\u0131n\u0131 %15 d\u00fczeyine \u00e7\u0131karacakt\u0131r. Ayr\u0131ca y\u0131l i\u00e7inde 45 milyon ki\u015fi daha emek pazar\u0131na kat\u0131lacakt\u0131r. \u00d6rg\u00fct, \u00f6n\u00fcm\u00fczdeki d\u00f6nemde d\u00fcnya \u00f6l\u00e7e\u011finde yeni i\u015f alanlar\u0131n\u0131n a\u00e7\u0131lma temposunu en \u00e7ok %0,1 olarak g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcnden ve kriz \u00f6ncesi istihdam d\u00fczeyine tekrardan eri\u015febilmek i\u00e7in 300 milyon yeni i\u015fe gerek oldu\u011fundan, \u201ciyile\u015fmenin\u201d be\u015f ya da alt\u0131 y\u0131ldan \u00f6nce ger\u00e7ekle\u015femeyece\u011fi sonucuna ula\u015fmakta.<strong>(31)<\/strong>\u00a0<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Olas\u0131l\u0131klar&nbsp;<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Krizin s\u00fcreklili\u011fi ya da ondan \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131n \u00fczerine kestirimler (ya da spek\u00fclasyonlar) ne olursa olsun, tarihsel bir ger\u00e7eklik var: Kapitalizm var olu\u015fundan beri ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 t\u00fcm krizleri geride b\u0131rakm\u0131\u015f ve emperyalist \u00e7a\u011fda g\u00fcn\u00fcm\u00fcze de\u011fin ya\u015fayagelmi\u015ftir. Bunu ancak d\u00f6nem d\u00f6nem \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerini tahrip ederek ve milyonlarca emek\u00e7inin cesetlerine basarak ba\u015farm\u0131\u015ft\u0131r. Tro\u00e7ki\u2019nin dedi\u011fi gibi, t\u00fcm teknik yeniliklere kar\u015f\u0131n art\u0131k \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerin geli\u015fimi durmu\u015f, ve Rosa Luxemburg\u2019un ifadesiyle, kapitalizm insanl\u0131\u011f\u0131 barbarl\u0131\u011fa do\u011fru s\u00fcr\u00fcklemeye koyulmu\u015ftur. Bu dinamikler bug\u00fcn de i\u015flerliktedir ve mevcut krizle birlikte daha da yal\u0131n hale gelmektedir. Dolay\u0131s\u0131yla, krizin yarataca\u011f\u0131 olas\u0131l\u0131klar\u0131 irdelerken, ekonomik verilerle birlikte bu verilerin i\u00e7inde \u015fekillendi\u011fi s\u0131n\u0131f m\u00fccadelesi ko\u015fullar\u0131n\u0131 da tan\u0131mlayabilmemiz gerekmekte.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Ekonomik d\u00fczlemden ba\u015flayacak olursak, krizden \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131n ne anlama geldi\u011fini yan\u0131tlayabilmemiz gerekiyor. Ekonomistler genellikle ekonomik istikrar\u0131, dengeli ve istikrarl\u0131 b\u00fcy\u00fcme, arz ve talep dengesi, kabul edilebilir cari a\u00e7\u0131k ve bor\u00e7lanma d\u00fczeyleri, denetimli ve makul enflasyon oran\u0131, gene kabul edilebilir bir i\u015fsizlik d\u00fczeyi, istikrarl\u0131 sermaye birikimi ve k\u00e2r oranlar\u0131 gibi parametrelere dayal\u0131 olarak tan\u0131mlarlar. Bu g\u00f6stergeler y\u00fckselme ve al\u00e7almalardan olu\u015fan (W bi\u00e7iminde) 7-10 y\u0131ll\u0131k \u00e7evrimler olu\u015fturur. Bu \u00e7evrimlerin olu\u015fmas\u0131na yol a\u00e7an ba\u015fl\u0131ca etmen ise, kapitalizmin vazge\u00e7ilmez \u00f6zelli\u011fi olan rekabet unsurudur. Belirli bir \u00fcretim alan\u0131nda y\u00fcksek k\u00e2r d\u00fczeyi tespit eden sermaye oraya do\u011fru akar ve bu sayede yat\u0131r\u0131m, \u00fcretim, istihdam, sermaye birikimi gibi g\u00f6stergeler yukar\u0131 do\u011fru seyreder, ayn\u0131 zamanda t\u00fcketim d\u00fczeyinde de bir y\u00fckselme g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. Ama bu s\u00fcrecin ard\u0131ndan, o sekt\u00f6rde faaliyet g\u00f6steren sermaye miktar\u0131 \u00e7o\u011fal\u0131p arz d\u00fczeyi olanakl\u0131 t\u00fcketimin \u00fcst\u00fcne \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131nda k\u00e2r oranlar\u0131 d\u00fc\u015fmeye ba\u015flar ve an\u0131lan g\u00f6stergeler ters d\u00f6nerek d\u00fc\u015f\u00fc\u015fe ge\u00e7er.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Bu ini\u015f \u00e7\u0131k\u0131\u015fl\u0131 \u00e7evrimlerin d\u00fczenini esas olarak piyasa ko\u015fullar\u0131, yani bizzat rekabetin kendisi kurar. \u00c7evrimin sonunda, k\u00e2r oranlar\u0131 d\u00fc\u015fen sekt\u00f6rlerde baz\u0131 sermayeler yanar (iflaslar, i\u015fyeri kapatmalar\u0131, vs), baz\u0131 sermaye gruplar\u0131 aralar\u0131nda birle\u015ferek daha g\u00fc\u00e7l\u00fc hale gelmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131r, baz\u0131lar\u0131 teknolojik yeniliklere ba\u015fvurarak art\u0131k de\u011fer oranlar\u0131n\u0131 y\u00fckseltmeye y\u00f6nelir, baz\u0131lar\u0131 sendikalara sava\u015f a\u00e7arak \u00fccretleri d\u00fc\u015f\u00fcrmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131r, vb. Burjuva h\u00fck\u00fcmetler de kredi politikalar\u0131yla, te\u015fvik uygulamalar\u0131yla, ara\u015ft\u0131rma ve geli\u015ftirme destekleriyle, \u00f6zelle\u015ftirmelerle kapitalistlere yard\u0131mc\u0131 olur, onlara k\u00e2r oranlar\u0131 y\u00fcksek yeni yat\u0131r\u0131m alanlar\u0131 yaratmaya gayret g\u00f6sterir, i\u015f\u00e7i hareketi ve talepleri kar\u015f\u0131s\u0131nda kolluk g\u00fc\u00e7lerini seferber etmekten \u00e7ekinmez.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>K\u0131sa s\u00fcreli \u00e7evrimlerde y\u00fckselme ve al\u00e7almalar\u0131n dikli\u011fi ve s\u00fcresi genellikle bunlar\u0131n \u201cuzun dalgan\u0131n\u201d hangi safhas\u0131nda olu\u015ftu\u011funa ba\u011fl\u0131d\u0131r. E\u011fer uzun dalga genel y\u00fckselme e\u011frisi \u00e7iziyorsa (\u00f6rne\u011fin, 1945-72 aras\u0131nda oldu\u011fu gibi), k\u0131sa \u00e7evrimlerdeki y\u00fckselme daha g\u00fc\u00e7l\u00fc, d\u00fc\u015f\u00fc\u015fler ise daha k\u0131sa s\u00fcrelidir. Ama uzun dalga d\u00fc\u015f\u00fc\u015f g\u00f6steriyorsa, k\u0131sa \u00e7evrimlerdeki d\u00fc\u015f\u00fc\u015fler daha sarpt\u0131r ve daha derine iner, ayr\u0131ca y\u00fckselmeler genellikle \u00f6nceki d\u00fczeylerine ula\u015famadan ve daha k\u0131sa s\u00fcrede tepe noktas\u0131na ula\u015f\u0131p tekrar ini\u015fe ge\u00e7er. B\u00f6ylece uzun dalga derinlere do\u011fru iner, kapitalizmin art\u0131k \u00e7evrimsel de\u011fil, tarihi bir yap\u0131sal krizinden s\u00f6z edilmeye ba\u015flan\u0131r.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Bu genel kabullerden hareketle, ve e\u011fer k\u00e2r oranlar\u0131n\u0131n sistematik bir bi\u00e7imde d\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fc, d\u00fcnya ekonomisinin yap\u0131sal bir a\u015f\u0131r\u0131 \u00fcretim bunal\u0131m\u0131 ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 bir uzun dalga ini\u015fi a\u015famas\u0131nda bulundu\u011fumuz tespiti do\u011fruysa (Marksist ekonomistlerin b\u00fcy\u00fck \u00e7o\u011funlu\u011fu bu g\u00f6r\u00fc\u015fte), gelece\u011fe y\u00f6nelik olarak, ekonomik g\u00f6stergelerde g\u00f6r\u00fclebilecek k\u0131sa s\u00fcreli iyile\u015fmelere kar\u015f\u0131n krizin uzun s\u00fcreli bir gerileme bi\u00e7iminde s\u00fcrece\u011fini s\u00f6yleyebiliriz. Bu k\u0131smi iyile\u015fmeleri daha keskin ve derin d\u00fc\u015f\u00fc\u015fler izleyecek, her kriz bir \u00f6nceki d\u00f6nemin iyile\u015fmelerini sildi\u011fi gibi, \u00fcretici g\u00fc\u00e7ler \u00fczerinde daha y\u0131k\u0131c\u0131 etkilere yol a\u00e7acakt\u0131r. Krizin ABD, Avrupa Birli\u011fi ve her ge\u00e7en g\u00fcn daha fazla \u00c7in gibi d\u00fcnya ekonomisine y\u00f6n veren \u00fclkeleri ve b\u00f6lgeleri vurdu\u011fu g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde tutulacak olursa, d\u00fcnya ekonomisinin bug\u00fcnk\u00fc k\u00fcreselle\u015fmi\u015f evresinde, herhangi bir ulusal ekonominin, hele an\u0131lan metropollere ba\u011f\u0131ml\u0131 olanlar\u0131n, tek ba\u015f\u0131na krizden \u00e7\u0131kabilece\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcnmek olanakl\u0131 de\u011fildir. Mevcut bunal\u0131m, kapitalizmin d\u00fcnya \u00f6l\u00e7e\u011findeki bir yap\u0131sal krizidir.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Bu tip bir krizin sona ermesi, yani uzun dalgan\u0131n dibe vurup tekrar y\u00fckseli\u015fe ge\u00e7ebilmesi, devasa bor\u00e7lanmalarla iyiden iyiye y\u00fcklenmi\u015f olan a\u015f\u0131r\u0131 kapasitenin \u00fcstesinden gelinebilmesine ba\u011fl\u0131d\u0131r. K\u0131sacas\u0131, d\u00fcnya \u00f6l\u00e7e\u011finde bir \u201csermaye temizli\u011fine\u201d ihtiya\u00e7 vard\u0131r. Ancak y\u00fcksek maliyetli ve d\u00fc\u015f\u00fck k\u00e2rl\u0131 \u015firketlerin piyasadan \u00e7ekilmesi ve ard\u0131ndan \u00fcretim ara\u00e7lar\u0131yla eme\u011fin fiyat\u0131n\u0131n ucuzlat\u0131lmas\u0131 sonucunda k\u00e2r oranlar\u0131nda yeni bir y\u00fckseli\u015f olanakl\u0131 olabilecektir. Yukar\u0131da da belirtti\u011fimiz gibi, bir \u00f6nceki dalgan\u0131n sonunda bu \u201ctemizli\u011fi\u201d II. D\u00fcnya Sava\u015f\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftirmi\u015f, d\u00fcnya sermayesinin \u00fc\u00e7te birini yok edip, \u00fcretici g\u00fc\u00e7leri m\u00fcthi\u015f bir y\u0131k\u0131ma u\u011fratarak, k\u00e2r oranlar\u0131nda yeni bir uzun y\u00fckseli\u015fin nesnel ko\u015fullar\u0131n\u0131 yaratm\u0131\u015f, Stalinizm de kar\u015f\u0131devrimci d\u00fcnya politikalar\u0131yla emperyalizmin kendini yeniden in\u015fa edebilmesine yard\u0131mc\u0131 olmu\u015ftu.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Bug\u00fcnk\u00fc ko\u015fullarda bu tip bir tarihsel \u201ctemizli\u011fi\u201d kim ve nas\u0131l ger\u00e7ekle\u015ftirecek? Marksist iktisat\u00e7\u0131 Robert Brenner, bu zorunlulu\u011fun 1970\u2019lerin ba\u015f\u0131ndaki krizden beri hep ertelendi\u011fi i\u00e7in g\u00fcn\u00fcm\u00fczde daha acil ve k\u00f6kl\u00fc bir operasyon gerektirdi\u011fini s\u00f6ylemekte.<strong>(32)<\/strong> Krizin \u201corganik\u201d etkisiyle olu\u015fan \u015firket i aslar\u0131 ve kapanmalar bu tip bir temizli\u011fin ger\u00e7ekle\u015fmesine yetecek mi? Ingiltere ve Galler\u2019de 2007\u2019de iflas nedeniyle kapanan \u015firket say\u0131s\u0131 11.791<strong>(33)<\/strong> olmu\u015ftu; \u0130spanya\u2019da daha 2008\u2019in ba\u015f\u0131nda i\u015fyeri kapatmalar\u0131 %42,5 oran\u0131nda artarak 8,536\u2019ya ula\u015fm\u0131\u015f (toplam 21 binin \u00fczerinde i\u015fyeri), yeni i\u015fyeri kurulu\u015flar\u0131nda ise -%26\u2019l\u0131k bir d\u00fc\u015f\u00fc\u015f ger\u00e7ekle\u015fmi\u015fti<strong>(34)<\/strong>. <em>Financial Times<\/em>\u2019\u0131n risk y\u00f6netimi \u015firketi Euler Hermes\u2019in tahminlerine dayanarak yapt\u0131\u011f\u0131 habere g\u00f6re, iflas haberleri y\u0131l sonuna kadar artarak s\u00fcrecek. Ara\u015ft\u0131rmaya g\u00f6re, 2009 y\u0131l\u0131nda i as a\u00e7\u0131klayan \u0130ngiliz \u015firketlerinin say\u0131s\u0131 %15 artarak 38.201\u2019e ula\u015facak. Bu rakam Bat\u0131 Avrupa\u2019da %16,7 art\u0131\u015fla 197.248\u2019e, ABD\u2019de ise %50,4 art\u0131\u015fla 61.966\u2019ya \u00e7\u0131kacak. FT\u2019nin tahminlerine g\u00f6re bu y\u0131l Japonya\u2019daki iflas say\u0131s\u0131 ise 17.000\u2019i ge\u00e7erek bir \u00f6nceki y\u0131la g\u00f6re %8 art\u0131\u015f g\u00f6sterecek. \u0130flaslar\u0131n yan\u0131 s\u0131ra d\u00fcnya perakende devlerinin k\u00fc\u00e7\u00fclmeleri ve ma\u011faza kapatmalar\u0131 da s\u00fcrecek. Al\u0131\u015fveri\u015f Merkezleri Konseyi\u2019nin tahminlerine g\u00f6re, y\u0131l sonunda kapanan ma\u011faza say\u0131s\u0131 sadece ABD\u2019de 148 bine ula\u015facak. 2001\u2019deki krizde toplam 151 bin ma\u011faza kapanm\u0131\u015ft\u0131.<strong>(35)<\/strong>\u00a0<\/p>\n\n\n\n<p>B\u00fct\u00fcn bu iflas ve kapanmalar artan i\u015fsiz say\u0131lar\u0131yla birlikte d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcnde, sermaye ve \u015firket piyasalar\u0131nda ciddi bir elenme dinami\u011finin ya\u015fand\u0131\u011f\u0131 anla\u015f\u0131lmakta. Sekt\u00f6rler d\u00fczeyinde ise \u00f6zellikle in\u015faat ve otomotiv alanlar\u0131nda m\u00fcthi\u015f bir k\u0131y\u0131m ve erime s\u00fcrmekte. Krizin yaratt\u0131\u011f\u0131 bu tahribatlar\u0131n yat\u0131r\u0131m sekt\u00f6rlerini yeniden k\u00e2rl\u0131 hale getirip getiremeyece\u011fini bug\u00fcnden s\u00f6ylemek olduk\u00e7a zor. Ancak 2009 ortalar\u0131ndaki bir geli\u015fme bu konuda ku\u015fkular\u0131n artmas\u0131na yol a\u00e7t\u0131. Haziran\u2019da Rusya\u2019n\u0131n Yekaterinburg kentinde toplanan BRIC (Brezilya, Rusya, Hindistan ve \u00c7in) devlet ba\u015fkanlar\u0131, rezerv birimi olarak dolar\u0131n rol\u00fcn\u00fc sorgulad\u0131lar, G-20 diye adland\u0131r\u0131lan \u00fclkeler grubunun i\u015flevlerini g\u00f6zden ge\u00e7irdiler, d\u00fcnya ticaretinin yeniden \u00f6rg\u00fctlenmesi konusunu g\u00f6r\u00fc\u015ft\u00fcler ve d\u00fcnya \u00f6l\u00e7e\u011findeki kararlar\u0131n al\u0131nmas\u0131nda daha a\u011f\u0131rl\u0131kl\u0131 bir i\u015flev \u00fcstlenme karar\u0131na vard\u0131lar. D\u00fcnya n\u00fcfusunun yar\u0131s\u0131n\u0131, k\u00fcresel GSMH\u2019nin %23\u2019\u00fcn\u00fc ve yery\u00fcz\u00fc co\u011frafyas\u0131n\u0131n %40\u2019\u0131n\u0131 temsil eden bu \u00fclkeler grubunun kriz ko\u015fullar\u0131nda bir araya gelip ortak davran\u0131\u015f geli\u015ftirmesi, d\u00fcnya ekonomik g\u00fc\u00e7leri aras\u0131nda yeni bir d\u00fczenleme ihtiyac\u0131n\u0131n do\u011fdu\u011funa i\u015faret ediyor. Kriz, yumu\u015fak ve do\u011frusal bir \u00e7\u0131k\u0131\u015ftan \u00e7ok; rekabetin a\u011f\u0131r bast\u0131\u011f\u0131, yeni ittifaklar\u0131n ve k\u00fcmele\u015fmelerin olu\u015fumuna do\u011fru ilerliyor.\u00a0<\/p>\n\n\n\n<p>Dev kapitalist g\u00fc\u00e7ler aras\u0131ndaki rekabetin korumac\u0131l\u0131\u011fa yol a\u00e7mas\u0131 da kuramsal olarak mevcut. \u00c7in\u2019deki krizin a\u011f\u0131rla\u015fmas\u0131, bu \u00fclkenin ABD\u2019nin a\u00e7\u0131\u011f\u0131n\u0131 daha fazla finanse edemeyece\u011fi bir boyuta ula\u015f\u0131rsa ya da giderek artan ABD bor\u00e7lar\u0131 ve Federal Rezerv\u2019in s\u0131n\u0131rs\u0131z para bas\u0131m\u0131 dolar\u0131n t\u00fcmden \u00e7\u00f6kmesine neden olursa, gerilemenin \u00e7\u00f6k\u00fcnt\u00fc boyutuna ula\u015fmas\u0131 elbette ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz olacakt\u0131r. Bu durumda ABD kapitalizmine yaln\u0131zca korumac\u0131l\u0131\u011fa ba\u015fvurma \u00e7aresi kalacak, bu da milliyet\u00e7ili\u011fin ve hatta sava\u015f olas\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131n artmas\u0131na neden olabilecektir. Yani 1939\u2019a geri d\u00f6nme dinamikleri g\u00fcndeme gelecektir. Bug\u00fcn i\u00e7in d\u00fcnya kapitalist elitlerinin korumac\u0131 \u00f6nlemlere hen\u00fcz ba\u015fvurmuyor olmas\u0131n\u0131n nedeni, mali ve s\u0131nai sermayenin k\u00fcresel boyutlara ula\u015fm\u0131\u015f olmas\u0131. Herhangi bir \u00fclkenin uygulamaya koyaca\u011f\u0131 korumac\u0131 \u00f6nlemler, ayn\u0131 e\u011filimin di\u011fer \u00fclkelere de yay\u0131lmas\u0131na yol a\u00e7acak, ard\u0131ndan gelecek millile\u015ftirmelerle birlikte yurtd\u0131\u015f\u0131 yat\u0131r\u0131mlarda ve ihracat gelirlerinde b\u00fcy\u00fck kay\u0131plara u\u011franabilecektir. Bu tehlike \u015fimdilik uzakta tutulmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131l\u0131yor.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Emperyalistler aras\u0131 rekabet dinamikleri ya da \u00f6rne\u011fin BRIC grubu ile ABD ve AB aras\u0131ndaki \u00e7eli\u015fkiler \u015fiddetlenmekle birlikte, bunun s\u0131cak bir d\u00fcnya sava\u015f\u0131na yol a\u00e7mas\u0131 olas\u0131l\u0131\u011f\u0131 bug\u00fcn i\u00e7in g\u00fcndemde g\u00f6r\u00fcnm\u00fcyor, ama sava\u015f tehlikesi bir ba\u015fka noktadan tekrar kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131k\u0131yor: t\u00fcketim zorunlulu\u011fu. Mali sistemin \u00e7\u00f6k\u00fcnt\u00fcde olmas\u0131 ve kredi imkanlar\u0131n\u0131n darl\u0131\u011f\u0131, kitlelerin artan yoksulla\u015fmas\u0131 ve devletlerin bor\u00e7lar\u0131 nedeniyle sosyal \u00fcretim alanlar\u0131 a\u00e7ma kapasitelerinin s\u0131n\u0131rlanmas\u0131, Keynes\u00e7i politikalar\u0131 yetersiz hale getirebilir ve k\u00e2r oranlar\u0131 artmaya ba\u015flasa bile mevcut talep d\u00fczeyi sistemin t\u00fcketim gereksinimlerini kar\u015f\u0131lamayabilir. \u0130\u015fte bu noktada sava\u015f, a\u015f\u0131r\u0131 t\u00fcketim pompalamas\u0131 yaratarak burjuvazinin ba\u015fvuraca\u011f\u0131 bir ara\u00e7 haline gelebilir; t\u0131pk\u0131 ABD\u2019nin 2002 krizi s\u0131ras\u0131nda Afganistan\u2019\u0131 ve ard\u0131ndan Irak\u2019\u0131 i\u015fgal etmi\u015f oldu\u011fu gibi. B\u00f6yle bir durumda, Afganistan\u2019daki sava\u015f daha da yo\u011funla\u015ft\u0131r\u0131laca\u011f\u0131 gibi; \u0130ran, Kuzey Kore ve hatta Pakistan da hedef \u00fclkeler listesinin ba\u015f\u0131nda yer alabilir. B\u00f6lge jandarmas\u0131 Siyonist devlet arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla Filistin\u2019deki soyk\u0131r\u0131m yo\u011funla\u015ft\u0131r\u0131labilecek ve L\u00fcbnan\u2019\u0131n yeniden i\u015fgali, oradan da Suriye\u2019nin d\u00fc\u015f\u00fcr\u00fclmesi g\u00fcndeme gelebilecektir. Latin Amerika\u2019da ise, Kolombiya arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla \u00f6nce FARC gerillalar\u0131na uygun provokasyonlar, sonras\u0131nda da Venezuela ve Bolivya\u2019ya y\u00f6nelik askeri operasyon planlar\u0131 yeniden masaya konabilecektir.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>K\u00e2r oranlar\u0131n\u0131n istenen d\u00fczeylere y\u00fckseltilebilmesinin bir yolu da ku\u015fkusuz yeni teknolojilerin \u00fcretim s\u00fcrecine sokulmas\u0131. Barack Obama\u2019n\u0131n yenilenebilir enerji bi\u00e7imlerini \u00f6zendirmesi ya da \u0130spanya ba\u015fbakan\u0131 Zapatero\u2019nun g\u00fcne\u015f enerjisiyle \u00e7al\u0131\u015fan otomobil \u00fcretecek rmalara kredi a\u00e7mas\u0131, bu aray\u0131\u015flar do\u011frultusunda at\u0131lm\u0131\u015f ilk ad\u0131mlar gibi g\u00f6z\u00fck\u00fcyor. Ne var ki, bu tip teknolojik d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmler hem bug\u00fcnk\u00fc kriz ko\u015fullar\u0131nda kar\u015f\u0131lanamayacak denli b\u00fcy\u00fck yat\u0131r\u0131mlar gerektiriyor; hem de sonu\u00e7lar\u0131n\u0131 uzun vadede g\u00f6steriyor. Dolay\u0131s\u0131yla burjuva h\u00fck\u00fcmetler, orta ve uzun vadeli bu tip \u00f6nlemleri g\u00fcndeme getirmekle birlikte, acil \u00e7\u00f6z\u00fcm bekleyen soruna, yani k\u00e2r oranlar\u0131n\u0131 y\u00fckseltebilmek i\u00e7in art\u0131k de\u011fer s\u00f6m\u00fcr\u00fcs\u00fcn\u00fcn yo\u011funla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 gereksinimine, ellerindeki yegane ara\u00e7la yan\u0131t vermeye \u00e7al\u0131\u015facaklard\u0131r: eme\u011fin fiyat\u0131n\u0131n ucuzlat\u0131lmas\u0131 ve s\u00f6m\u00fcr\u00fcn\u00fcn yo\u011funla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Burjuvazi eme\u011fin fiyat\u0131n\u0131 ucuzlatabilmek i\u00e7in pek \u00e7ok y\u00f6nteme ba\u015fvurmakta. Bunlar\u0131n aras\u0131nda en \u00e7\u0131plak olan\u0131, i\u015f\u00e7ilerin mevcut \u00fccretlerinin alt\u0131nda bir fiyata \u00e7al\u0131\u015fmak zorunda b\u0131rak\u0131lmas\u0131. \u00d6rne\u011fin \u0130spanya\u2019da ba\u015fta banka devi BBVA olmak \u00fczere bankac\u0131l\u0131k ve finans sekt\u00f6r\u00fcnde, Microsoft ve Hewlett Packard gibi \u00f6nde gelen \u015firketlerin de i\u00e7inde oldu\u011fu bili\u015fim alan\u0131nda, daha da yayg\u0131n olarak otomotiv ve in\u015faat sekt\u00f6rlerinde i\u015fverenler, \u00fccret indirimlerini toplu tensikatlara ya da i\u015fyeri kapamalar\u0131na kar\u015f\u0131 bir se\u00e7enek olarak sunmakta ve pek \u00e7ok yerde \u2013 sendika b\u00fcrokrasilerinin i\u015fbirli\u011fi ve alternatif \u00f6nderlik yoksunlu\u011fu ko\u015fullar\u0131nda &#8211; kabul ettirebilmektedir. Ayn\u0131 bi\u00e7imde \u0130rlanda\u2019da h\u00fck\u00fcmet kamu i\u015f\u00e7ilerinin \u00fccretlerini %7 oran\u0131nda d\u00fc\u015f\u00fcr\u00fcrken, Litvanya h\u00fck\u00fcmeti \u00fccret indirimini Ocak 2009\u2019da %15 olarak belirlemi\u015f durumda; Macaristan h\u00fck\u00fcmeti ise kamu \u00fccretlilerinin y\u0131ll\u0131k ikramiyesini iptal etmeye karar verdi. Avrupa Merkez Bankas\u0131 ba\u015fkan\u0131 Jean-Claude Trichet ise, Mart ba\u015f\u0131nda b\u00fct\u00fcn Avrupa h\u00fck\u00fcmetlerini \u201c\u00f6zellikle kamu sekt\u00f6r\u00fc \u00fccretlerinde s\u0131k\u0131 b\u00fct\u00e7e politikalar\u0131 izlemeye\u201d davet ediyordu. Ayn\u0131 bas\u0131n\u00e7 ABD\u2019de de i\u015flemekte: \u00dccret ve maa\u015flar\u0131n ulusal gelir i\u00e7indeki pay\u0131 daha 2006\u2019da 1929\u2019daki d\u00fczeyine inmi\u015f, bu oran 2001\u2019de %55 iken aradan ge\u00e7en alt\u0131 y\u0131l boyunca s\u00fcrekli d\u00fc\u015ferek %51,6\u2019ya kadar gerilemi\u015f durumda.<strong>(36)<\/strong> ABD, Fransa ve Almanya gibi \u00f6nde gelen emperyalist \u00fclkeleri kapsayan G-7 \u201cZenginler Grubu\u201d b\u00fct\u00fcn\u00fcne bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, \u00fccretlerdeki gerileme \u00e7ok daha \u00e7arp\u0131c\u0131 bir hal almakta:\u00a0<\/p>\n\n\n\n<div class=\"wp-block-image\"><figure class=\"aligncenter\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" width=\"1024\" height=\"556\" src=\"http:\/\/94.237.85.66\/wp-content\/uploads\/2019\/01\/Tablo-10-Barman-1024x556.png\" alt=\"\" class=\"wp-image-142\" srcset=\"https:\/\/trockist.net\/wp-content\/uploads\/2019\/01\/Tablo-10-Barman.png 1024w, https:\/\/trockist.net\/wp-content\/uploads\/2019\/01\/Tablo-10-Barman-300x163.png 300w, https:\/\/trockist.net\/wp-content\/uploads\/2019\/01\/Tablo-10-Barman-768x417.png 768w\" sizes=\"auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px\" \/><\/figure><\/div>\n\n\n\n<p>Art\u0131k de\u011fer s\u00f6m\u00fcr\u00fcs\u00fcn\u00fcn yo\u011funla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 amac\u0131yla i\u015f saatlerinin uzat\u0131lmas\u0131<strong>(37)<\/strong> ya da \u201cesnekle\u015ftirilmesi\u201d, \u00e7al\u0131\u015fma tempolar\u0131n\u0131n h\u0131zland\u0131r\u0131lmas\u0131, fazla mesai \u00fccretlerinin kesilmesi, k\u0131dem tazminatlar\u0131n\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcr\u00fclmesi gibi bir dizi \u201cklasik\u201d ve yeni icat edilmi\u015f \u00f6nlemler daha \u015fimdiden i\u015fverenlerin \u201creform\u201d talepleri aras\u0131ndaki yerlerini alm\u0131\u015f durumda. \u00d6te yandan toplumsal olarak \u00fcretilen art\u0131k de\u011ferden hizmetler bi\u00e7iminde emek\u00e7ilere d\u00f6nen b\u00f6l\u00fcmlerin k\u0131s\u0131larak bu miktarlar\u0131n burjuvazinin hizmetine sunulabilmesi i\u00e7in de ku\u015fkusuz e\u011fitim, sa\u011fl\u0131k, toplu ta\u015f\u0131mac\u0131l\u0131k gibi alanlarda, ayr\u0131ca i\u015fsizlik \u00f6dentileri, emekli maa\u015flar\u0131 ve yoksulluk yard\u0131mlar\u0131nda \u00f6nemli k\u0131s\u0131nt\u0131lara gidilmi\u015f durumda.\u00a0<\/p>\n\n\n\n<p>B\u00fct\u00fcn bu uygulamalar\u0131n kitlesel yoksulla\u015fmalara neden oldu\u011fu bilinen bir ger\u00e7ek. Ama as\u0131l \u00e7arp\u0131c\u0131 olan, krizin d\u00fcnya kapitalizminin en g\u00fc\u00e7l\u00fc \u00fclkesi olan ABD\u2019de yapt\u0131\u011f\u0131 tahribatlar. ABD\u2019deki B\u00fct\u00e7e ve Politika \u00d6ncelikleri Merkezi\u2019nce haz\u0131rlanan bir raporda, ekonomik gerilemenin yoksul ve \u201cderin yoksul\u201d (yoksulluk b\u00f6lgesinin alt yar\u0131s\u0131nda bulunanlar) say\u0131s\u0131nda g\u00f6r\u00fclmemi\u015f art\u0131\u015fa neden oldu\u011fu belirtilmekte. Rapora g\u00f6re, 2009 sonunda \u00fclkedeki yoksullar\u0131n say\u0131s\u0131 7,5-10,3 milyona, yoksul \u00e7ocuk say\u0131s\u0131 ise 3,3 milyona ula\u015facak. \u00dclke n\u00fcfusu i\u00e7inde \u00f6nemli bir yer i\u015fgal eden 25 ya\u015f \u00fczeri e\u011fitimsiz d\u00fcz i\u015f\u00e7iler aras\u0131ndaki i\u015fsizlik oran\u0131 2006-2008 aras\u0131nda %6,3\u2019ten %10,3\u2019e y\u00fckselmi\u015f durumda; ama bu i\u015fsizlerin b\u00fcy\u00fck b\u00f6l\u00fcm\u00fc devletten herhangi bir \u00f6denti alam\u0131yor, zira pek \u00e7ok federal h\u00fck\u00fcmet yar\u0131 zaman \u00e7al\u0131\u015fan ya da belirli bir \u201cs\u00fcre temelinde\u201d yeterli kazan\u00e7 edinememi\u015f olan ki\u015filere i\u015fsizlik \u00f6demesi yapm\u0131yor, dolay\u0131s\u0131yla da bu insanlar yoksullu\u011fun daha derin kesimlerine do\u011fru itiliyorlar. Yoksulla\u015fman\u0131n boyutlar\u0131na i\u015faret eden bir ba\u015fka g\u00f6sterge de, sosyal hizmet servislerinden yiyecek yard\u0131m\u0131 talep edenlerinin say\u0131s\u0131n\u0131n A\u011fustos 2007 ile A\u011fustos 2008 aras\u0131nda 2,6 milyon (%9,6) artm\u0131\u015f olmas\u0131.<strong>(38)<\/strong>\u00a0<\/p>\n\n\n\n<p>\u00d6zetle, sermaye k\u00e2r oranlar\u0131n\u0131 y\u00fckseltebilmek i\u00e7in emek\u00e7i s\u0131n\u0131flara her y\u00f6nden sald\u0131rmaktad\u0131r ve bu sald\u0131r\u0131lar\u0131n\u0131 \u00f6n\u00fcm\u00fczdeki d\u00f6nemde \u015fiddetlendirecektir. Kapitalizmin derin yap\u0131sal bunal\u0131mlara s\u00fcr\u00fcklendi\u011fi benzer d\u00f6nemlerde, krizden ekonominin klasik i\u015flerli\u011fi i\u00e7inde \u201corganik\u201d bir \u00e7\u0131k\u0131\u015f olana\u011f\u0131 yoktur. Burjuvazi b\u00f6yle d\u00f6nemlerde \u201ctarihsel\u201d kararlar alma zorunlulu\u011fuyla kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya kal\u0131r ve devletler, Marx\u2019\u0131n ifade etmi\u015f oldu\u011fu gibi, burjuvazinin bask\u0131 ayg\u0131t\u0131 olma \u00f6zelliklerini yal\u0131n bi\u00e7imde a\u00e7\u0131\u011fa vururlar. Sermaye bu krizi elbette \u201czararlar\u0131 toplumsalla\u015ft\u0131rarak\u201d, faturay\u0131 emek\u00e7ilere \u00f6deterek atlatma gayreti i\u00e7inde olacakt\u0131r. Sorun, d\u00fcnya proletaryas\u0131n\u0131n ve emek\u00e7i halklar\u0131n\u0131n bu sald\u0131r\u0131ya verece\u011fi yan\u0131tta yat\u0131yor.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Program ve Seferberlik&nbsp;<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Kapitalizmin i\u00e7ine s\u00fcr\u00fcklenmi\u015f oldu\u011fu bug\u00fcnk\u00fc derin krizin \u00f6zellikle emperyalist metropoller proletaryas\u0131n\u0131 bir anlamda \u201chabersiz\u201d yakalam\u0131\u015f oldu\u011funu ve gerek krizin yay\u0131lma temposunun gerekse ABD ve Avrupa\u2019daki i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 haklar\u0131n\u0131n \u201csa\u011flaml\u0131\u011f\u0131na\u201d ili\u015fkin \u201cg\u00fcven\u201d fakt\u00f6r\u00fcn\u00fcn, emek\u00e7ilerin verdi\u011fi yan\u0131t\u0131n farkl\u0131 ve e\u015fitsiz olmas\u0131na yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yleyebiliriz. Krizin burjuvazi taraf\u0131ndan i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131na \u00f6dettirilece\u011fine ili\u015fkin belirtilere kar\u015f\u0131 ilk direni\u015f tepkileri, Bel\u00e7ika\u2019da borsa \u00e7\u00f6k\u00fcnt\u00fcs\u00fc ortam\u0131nda i\u015f\u00e7ilerin \u00fccretlerin enflasyon oran\u0131nda g\u00fcncellenmesi talebiyle ger\u00e7ekle\u015ftirdikleri genel grev, gene ayn\u0131 do\u011frultuda sendikalar\u0131n Yunanistan\u2019da giri\u015ftikleri genel grev eylemi ve \u0130talya\u2019da i\u015f\u00e7ilerin ve \u00f6\u011frencilerin Berlusconi h\u00fck\u00fcmetinin \u00fccretlerde ve sosyal yard\u0131mlarda yapmay\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fc kesintiler plan\u0131na kar\u015f\u0131 giri\u015ftikleri seferberlikler oldu. \u0130spanya\u2019da da Nissan, Seat gibi b\u00fcy\u00fck otomotiv fabrikalar\u0131nda i\u015ften \u00e7\u0131karmalara kar\u015f\u0131 direni\u015fler ve seferberlikler d\u00fczenlendi. Kas\u0131m 2008\u2019de Litvanya\u2019da sosyal demokrat h\u00fck\u00fcmet ciddi bir ayaklanmayla sars\u0131ld\u0131 ve istifa etti. Aral\u0131k 2008 ba\u015f\u0131nda Yunanistan\u2019da polisin bir \u00f6\u011frenciyi \u00f6ld\u00fcrmesi \u00fczerine patlak veren gen\u00e7lik ayaklanmas\u0131 10 Aral\u0131k\u2019ta genel grevle birle\u015fti ve alt\u0131 g\u00fcn boyunca muhafazakar Karamanlis h\u00fck\u00fcmetini temellerinden sarst\u0131. 2009 ba\u015flar\u0131nda Portekiz, \u0130talya, \u0130spanya ve Fransa\u2019da genel grevler ve seferberlikler \u00f6rg\u00fctlendi. \u015eubat\u2019ta \u0130zlanda ve Letonya h\u00fck\u00fcmetleri, Mart sonlar\u0131nda da Macaristan h\u00fck\u00fcmeti \u00fccret kesintilerine kar\u015f\u0131 patlak veren seferberlikler sonucunda d\u00fc\u015ft\u00fc, 21 \u015eubat\u2019ta \u0130rlanda\u2019da 120 bin ki\u015finin kat\u0131ld\u0131\u011f\u0131 dev bir g\u00f6steri d\u00fczenlendi. Romanya, Polonya ve \u00c7ek Cumhuriyeti i\u015f\u00e7i ve halk kitlelerinin protesto g\u00f6sterileriyle sars\u0131ld\u0131.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Bununla birlikte, bu ilk tepkiler, Bat\u0131 proletaryas\u0131n\u0131n krizin faturas\u0131n\u0131n kendisine kesilmesine kar\u015f\u0131 direnme g\u00fcc\u00fcn\u00fc a\u00e7\u0131\u011fa vurmu\u015f olmakla birlikte, m\u00fccadeleler esas olarak savunma d\u00fczeyinde kalm\u0131\u015f, ulusal ve uluslararas\u0131 \u00f6l\u00e7ekte genelle\u015fmemi\u015f ve 2009\u2019un ortalar\u0131na do\u011fru geri \u00e7ekilme e\u011filimine girmi\u015ftir. \u00c7ok \u015fiddetli toplumsal patlamalara, devrimci ve kar\u015f\u0131devrimci seferberlik dalgalar\u0131na yol a\u00e7m\u0131\u015f olan 1929 \u00e7\u00f6k\u00fcnt\u00fcs\u00fcn\u00fcn tersine, bug\u00fcnk\u00fc krizin daha yava\u015f i\u015fleyen yayg\u0131nla\u015fma ve derinle\u015fme temposu, gerek sermayenin sald\u0131r\u0131lar\u0131n\u0131n, gerekse bu sald\u0131r\u0131lara kar\u015f\u0131 direni\u015flerin genelle\u015fme ve birle\u015fme s\u00fcre\u00e7lerinde de yava\u015flat\u0131c\u0131 bir etki olu\u015fturmaktad\u0131r. \u00d6te yandan h\u00fck\u00fcmetlerin, krizi frenleyebilmek i\u00e7in uygulad\u0131klar\u0131 ekonomik ve toplumsal politikalar asl\u0131nda krizin acil etkilerinin \u00f6telenmesine y\u00f6neliktir ve bu politikalar\u0131n sonu\u00e7lar\u0131 \u00f6n\u00fcm\u00fczdeki d\u00f6nemde a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kacakt\u0131r. \u00d6rne\u011fin i\u015fsizli\u011fin en a\u011f\u0131r oldu\u011fu Avrupa \u00fclkelerinden \u0130spanya\u2019da h\u00fck\u00fcmet uzun s\u00fcreli i\u015fsizliklerde, 6 ay ile 1,5 y\u0131l aras\u0131nda de\u011fi\u015fen i\u015fsizlik \u00f6demesi s\u00fcrelerini bir y\u0131l daha uzatarak toplumsal bas\u0131nc\u0131 ha etme \u00e7abas\u0131na y\u00f6nelmektedir.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Ama ilk dalga i\u015f\u00e7i ve emek\u00e7i m\u00fccadelelerinin geri \u00e7ekilmesinin ana nedeni, i\u015f\u00e7i hareketini kontrol\u00fc alt\u0131nda tutan reformist sol ve sosyal demokrat partilerin ve sendikalar\u0131n kar\u015f\u0131devrimci politikalar\u0131nda yatmaktad\u0131r. Neo-liberal sald\u0131r\u0131lar\u0131n ba\u015flamas\u0131yla birlikte, \u00f6zellikle metropol \u00fclkelerdeki i\u015f\u00e7i sendikalar\u0131n\u0131n burjuva devletle giderek daha fazla b\u00fct\u00fcnle\u015fmesi, \u00f6te yandan eski i\u015f\u00e7i kitle partilerinin liberal demokratik sistemin her ge\u00e7en g\u00fcn biraz daha fazla zay\u0131 ayan bir par\u00e7as\u0131 haline d\u00f6n\u00fc\u015fmesi, ve buna kar\u015f\u0131l\u0131k devrimci alternatifin giderilemeyen zay\u0131fl\u0131\u011f\u0131, i\u015f\u00e7i ve emek\u00e7i y\u0131\u011f\u0131nlar\u0131 liberal ideoloji ve politikalar kar\u015f\u0131s\u0131nda yaln\u0131zla\u015ft\u0131rm\u0131\u015f ve onlar\u0131n etkisine a\u00e7\u0131k hale getirmi\u015ftir. S\u0131n\u0131f bilinci yerini b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde orta s\u0131n\u0131f tahayy\u00fcllerine b\u0131rakm\u0131\u015f, \u00f6rg\u00fctl\u00fcl\u00fck ve seferberlik anlay\u0131\u015f\u0131 gerilemi\u015f, m\u00fccadeleler k\u0131smi ve savunma d\u00fczeyinde kalm\u0131\u015ft\u0131r. Sendika b\u00fcrokrasileri ve sosyal demokrat ve \u201csol birlik\u201d partileri i\u015f\u00e7ileri kriz konusunda sadece uyarmamakla ve onlara krize kar\u015f\u0131 bir emek\u00e7i m\u00fccadele program\u0131 sunmamakla kalmam\u0131\u015flar, tam tersine krizin ilk belirtilerinin hissedildi\u011fi andan itibaren \u201ctoplumsal bar\u0131\u015f\u201d ve \u201ct\u00fcketimin desteklenmesi\u201d ama\u00e7lar\u0131yla patronlarla ve burjuva h\u00fck\u00fcmetlerle \u201creform\u201d pazarl\u0131klar\u0131na giri\u015fmi\u015flerdir.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Dolay\u0131s\u0131yla da i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n krize kar\u015f\u0131 ilk tepkisi yerel ve s\u0131n\u0131rl\u0131 kalm\u0131\u015ft\u0131r. ABD\u2019de ve \u0130spanya\u2019da in\u015faat sekt\u00f6r\u00fc \u00e7\u00f6kt\u00fc\u011f\u00fcnde, bu alanda b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde istihdam edilmekte olan g\u00f6\u00e7men i\u015f\u00e7iler (ABD\u2019de Latin Amerikal\u0131lar, \u0130spanya\u2019da Latinlerin yan\u0131 s\u0131ra Siyah Afrika ve M\u00fcsl\u00fcman d\u00fcnya emek\u00e7ileri) \u00f6rg\u00fcts\u00fcz ve perspektifsiz ortada kalm\u0131\u015flar, \u0131rk\u00e7\u0131 ve ayr\u0131mc\u0131 s\u00f6ylemlerin g\u00fc\u00e7 kazanmas\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131nda korkuya ve endi\u015feye kap\u0131lm\u0131\u015flar, sonu\u00e7ta h\u00fck\u00fcmetlerin bir-iki ayl\u0131k toplumsal yard\u0131m programlar\u0131na s\u0131\u011f\u0131nmakla yetinmi\u015fler ya da \u201ceve d\u00f6n\u00fc\u015f\u201d planlar\u0131na tutunmu\u015flard\u0131r. Ceplerindeki \u00fc\u00e7-be\u015f kuru\u015fluk birikimlerini ucuz kredi vaatleriyle bankalara ve emlak \u015firketlerine kapt\u0131rm\u0131\u015f olan bu milyonlarca g\u00f6\u00e7men i\u015f\u00e7i, bug\u00fcn sadece evlerini ve i\u015flerini kaybetmi\u015f olmakla kalmay\u0131p sefaletin derinliklerine do\u011fru itilmekte, \u00fcstelik her ge\u00e7en g\u00fcn a\u015f\u0131r\u0131 sa\u011f\u0131n ve fa\u015fist hareketlerin sald\u0131r\u0131s\u0131na maruz kalmaktad\u0131r.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>ABD ve Avrupa\u2019da krizin ilk darbelerini yiyen kesimlerden biri olan otomotiv sekt\u00f6r\u00fcndeki (ABD\u2019de General Motors, Ford, Chrysler, Avrupa\u2019da Nissan, Volkswagen, Renault, MG Rover, Mercedes Benz, Japonya\u2019da Suzuki, Honda, vb) i\u015ften \u00e7\u0131karmalar ve \u00fccret kesintileri kar\u015f\u0131s\u0131nda sendikalar\u0131n tutumu da tam bir ihanet \u00f6rne\u011fi olmu\u015ftur. Sendika b\u00fcrokratlar\u0131 tensikatlara kar\u015f\u0131 ciddi bir m\u00fccadele vermek yerine \u00e7ok uluslu otomobil \u015firketlerinin y\u00f6netimleriyle i\u015ften \u00e7\u0131kar\u0131lacaklar\u0131n say\u0131s\u0131, hatta isim listeleri \u00fczerinde pazarl\u0131\u011fa oturmu\u015flar, \u201cd\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcml\u00fc tensikatlar\u0131\u201d kabul etmi\u015fler, krizin k\u0131sa s\u00fcrede atlat\u0131laca\u011f\u0131 ve \u00e7\u0131kar\u0131lanlar\u0131n derhal i\u015flerine d\u00f6necekleri yalanlar\u0131yla i\u015f\u00e7ilerin m\u00fccadele isteklerini frenlemi\u015fler, hi\u00e7bir yerel seferberli\u011fi desteklememi\u015fler, tam tersine patronlar\u0131n planlar\u0131n\u0131 \u201creferandum\u201d yoluyla i\u015f\u00e7ilerin onay\u0131na sunmu\u015flard\u0131r. B\u00fcy\u00fck fabrikalarda patlak veren seferberlikleri temsilcilikleri arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla b\u00f6lmeye giri\u015fmi\u015fler, b\u00fcrokratlar\u0131n bu uygulamalar\u0131n\u0131 reddeden temsilcileri sendikadan ihra\u00e7 etmi\u015flerdir. Ve sonunda hi\u00e7bir m\u00fccadele yerel ve savunma nitelikli olmaktan kurtulamam\u0131\u015f, farkl\u0131 fabrikalardaki m\u00fccadelelerin birle\u015ftirilmesi \u00e7abalar\u0131 sonu\u00e7 vermemi\u015f ve \u00e7o\u011fu yerde patronlar\u0131n planlar\u0131 uygulamaya konabilmi\u015ftir.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>B\u00fcy\u00fck sanayi i\u015fletmelerindeki kriz dalga dalga yan sanayilere de yay\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Ana sanayi dallar\u0131na girdi mal \u00fcreten y\u00fczlerce \u015firketin kapanmas\u0131 ve bu i\u015fletmelerde \u00e7al\u0131\u015fan on binlerce i\u015f\u00e7inin sokakta kalmas\u0131 art\u0131k gazetelerin man\u015fetlerinden inmi\u015f, haber olma niteli\u011fini bile yitirmi\u015ftir. Metropol \u00fclkelere mal ihrac\u0131na dayal\u0131 ba\u011f\u0131ml\u0131 \u00fclkelerin ekonomileri de m\u00fcthi\u015f bir daralmaya girmi\u015f, ihracat hacminin Do\u011fu Avrupa \u00fclkelerinde %35, Asya\u2019da %25 ve Latin Amerika\u2019da %20 oran\u0131nda azalm\u0131\u015f olmas\u0131<strong>(39)<\/strong> bu \u00fclkelerin zaten b\u00fcy\u00fck sorunu olan i\u015fsizli\u011fi toplumsal bir y\u0131k\u0131m haline d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fcr. D\u00fcnya \u00c7al\u0131\u015fma \u00d6rg\u00fct\u00fc 2009 sonunda i\u015fsizli\u011fin Latin Amerika\u2019da 18 milyona ve %9,2 d\u00fczeyine, Ortado\u011fu\u2019da %25\u2019e, Do\u011fu Avrupa\u2019da %35\u20193, Sahra alt\u0131 Afrika\u2019da y\u00fczde 70\u2019lere, d\u00fcnya toplam\u0131nda da %7,4\u2019e (239 milyon ki\u015fi) ula\u015faca\u011f\u0131n\u0131 tahmin etmektedir.<strong>(40)<\/strong>\u00a0<\/p>\n\n\n\n<p>Krizin ilk etkilerine kar\u015f\u0131 patlak veren ilk m\u00fccadeleler hain i\u015f\u00e7i \u00f6nderliklerinin burjuvaziyle uzla\u015fmas\u0131 sonucunda geri \u00e7ekilmi\u015f olmakla birlikte, patronlar\u0131n sald\u0131r\u0131lar\u0131 s\u00fcrmektedir ve kapitalizmin yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 y\u0131k\u0131mlar\u0131n ikinci bir m\u00fccadele dalgas\u0131n\u0131 ba\u015flatmas\u0131 ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz olacakt\u0131r. Bu yeni a\u015famada Tro\u00e7kizmin elindeki silah olan <em>Ge\u00e7i\u015f Program\u0131 <\/em>her zamankinden daha yak\u0131c\u0131 bi\u00e7imde g\u00fcndemi olu\u015fturacakt\u0131r; ve sadece bir propaganda arac\u0131 olarak de\u011fil, farkl\u0131 \u00fclkelerdeki s\u0131n\u0131f m\u00fccadelelerinin kazanaca\u011f\u0131 niteli\u011fe, i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n politik olgunla\u015fma d\u00fczeyine ve devrimci proleter \u00f6rg\u00fctl\u00fcl\u00fcklerin geli\u015fim temposuna ba\u011fl\u0131 olarak, bir eylem program\u0131 olarak acillik kazanacakt\u0131r. Devrimci sosyalist bir \u00e7\u00f6z\u00fcm i\u00e7in daha da olgun hale gelecek olan nesnel ko\u015fullar politik s\u0131n\u0131f bilincinin yetersizli\u011fiyle \u00e7eli\u015fkiye girecek ve Ge\u00e7i\u015f Program\u0131n\u0131n \u201ck\u00f6pr\u00fc\u201d \u00f6zelli\u011fi bu \u00e7eli\u015fkinin a\u015f\u0131labilmesinde yegane ara\u00e7 olacakt\u0131r.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Ku\u015fkusuz her \u00fclkede m\u00fccadelenin seyri farkl\u0131 kanallardan olacakt\u0131r ve bunlar\u0131n hepsi i\u00e7in ge\u00e7erli olabilecek tek bir form\u00fcl geli\u015ftirmek olanakl\u0131 de\u011fildir. Bununla birlikte, burjuvazinin krize ili\u015fkin arad\u0131\u011f\u0131 ve uygulamaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 baz\u0131 evrensel politikalara kar\u015f\u0131 ileri s\u00fcr\u00fclmesi gereken bir dizi y\u00f6ntemsel talepten s\u00f6z etmek olanakl\u0131d\u0131r. Bunlar\u0131n ba\u015f\u0131nda da, burjuvazinin krizin faturas\u0131n\u0131 kronik i\u015fsizlere d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrece\u011fi proleterlerin s\u0131rt\u0131na y\u00fckleme \u00e7abas\u0131na kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131k\u0131lmas\u0131 gelmektedir. Tensikatlar ve \u00fccret kesintileri, i\u015f\u00e7ileri aileleriyle birlikte yoksullu\u011fun ve sefaletin i\u00e7ine s\u00fcr\u00fckleme arac\u0131 haline gelmi\u015ftir. Bu uygulamalara kar\u015f\u0131 devrimci Marksistlerin i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131na mutlaka <em>\u00fccret kesintilerine kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131k\u0131lmas\u0131<\/em>, dahas\u0131 <em>\u00fccretlerin enflasyon oran\u0131nda otomatik olarak ayarlanmas\u0131 <\/em>ve tensikatlara kar\u015f\u0131 da, tek bir i\u015f\u00e7inin bile i\u015ften \u00e7\u0131kar\u0131lmas\u0131na kar\u015f\u0131 durarak <em>var olan i\u015flerin t\u00fcm i\u015f\u00e7iler aras\u0131nda payla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 <\/em>talepleri do\u011frultusunda seferberlik \u00e7a\u011fr\u0131s\u0131nda bulunmalar\u0131 gerekmektedir. Bu talep, istihdam halinde olan <em>i\u015f\u00e7ilerin t\u00fcm i\u015fsizlerle m\u00fccadele birli\u011fi <\/em>kurmalar\u0131n\u0131 da zorunlu k\u0131lmaktad\u0131r.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Bu \u00e7er\u00e7evede \u00f6zellikle emperyalist \u00fclkelerde krizin en a\u011f\u0131r darbelerine maruz kalan g\u00f6\u00e7men i\u015f\u00e7ilerin mevcut i\u015f\u00e7i \u00f6rg\u00fctlerinde \u00f6rg\u00fctlenerek s\u0131n\u0131f\u0131n birli\u011finin sa\u011flanmas\u0131 ve \u0131rk\u00e7\u0131 ve fa\u015fist uygulamalara ve h\u00fck\u00fcmetlerin <em>g\u00f6\u00e7men i\u015f\u00e7i kar\u015f\u0131t\u0131 ayr\u0131mc\u0131 politikalar\u0131na tek bir s\u0131n\u0131f olarak kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131k\u0131lmas\u0131 <\/em>yak\u0131c\u0131 bir acillik kazanmaktad\u0131r. Burjuvazi bug\u00fcn i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131 \u00f6nce g\u00f6\u00e7men-yerli ayr\u0131m\u0131yla par\u00e7alamaya, var olan zorluklar\u0131n kayna\u011f\u0131 olarak g\u00f6\u00e7menleri g\u00f6stererek proletaryan\u0131n bilincini buland\u0131rmaya gayret etmektedir. Onun bu politikas\u0131na kar\u015f\u0131 slogan\u0131m\u0131z, \u201cYerli ya da yabanc\u0131, hepsi ayn\u0131 i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131\u201d olmal\u0131d\u0131r.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Toplu tensikatlar ve i\u015fyeri kapatmalar\u0131, burjuvazinin neden oldu\u011fu krizin i\u015f\u00e7ilere \u00f6detilmesi politikas\u0131 oldu\u011fu kadar, kriz bahanesiyle i\u015fg\u00fcc\u00fc maliyetini ucuzlatmaya \u00e7al\u0131\u015fan patronlar\u0131n ba\u015fvurduklar\u0131 yayg\u0131n bir uygulama haline gelmi\u015ftir. Dolay\u0131s\u0131yla, i\u015f\u00e7iler \u00f6nce <em>i\u015fyeri hesap defterlerinin a\u00e7\u0131lmas\u0131n\u0131 <\/em>ve bilan\u00e7olar\u0131n do\u011fru bir bi\u00e7imde s\u0131n\u0131f\u0131n \u00f6n\u00fcne konmas\u0131n\u0131 talep etmelidirler. Ayr\u0131ca, \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerin tahribat\u0131na izin vermeden, <em>i\u015fyerinin tazminats\u0131z ve i\u015f\u00e7i denetimi alt\u0131nda ulusalla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 ve \u00fcretimin i\u015f\u00e7ilerin y\u00f6netiminde s\u00fcrd\u00fcr\u00fclmesi <\/em>do\u011frultusunda seferber olmal\u0131d\u0131rlar. Bu ku\u015fkusuz zor bir m\u00fccadeledir, zira do\u011frudan kapitalistlerin m\u00fclks\u00fczle\u015ftirilmesi anlam\u0131na gelir ve patronlar ve h\u00fck\u00fcmetler ile i\u015f\u00e7ileri s\u0131cak bir \u00e7at\u0131\u015fman\u0131n i\u00e7ine s\u00fcr\u00fckler. Bu konuda proletaryan\u0131n tarihsel deneyimleri, bu tip el koyma m\u00fccadelelerinin kendi i\u015fyerleriyle s\u0131n\u0131rl\u0131 kalmamas\u0131, yayg\u0131nla\u015farak en az\u0131ndan b\u00f6lgesel d\u00fczeyde \u201cpatronsuz fabrika y\u00f6netimleri\u201d konseylerinin kurulmas\u0131 zorunlulu\u011funa i\u015faret etmektedir. B\u00fct\u00fcn bu m\u00fccadeleler <em>i\u015f\u00e7i denetimindeki bir planl\u0131 ekonomi <\/em>i\u00e7in m\u00fccadelenin n\u00fcvelerini olu\u015fturacakt\u0131r.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Ba\u015fta gelen kapitalist \u00fclkeler b\u00fcy\u00fck bankalar\u0131 ve mali sermaye elitlerini bataktan kurtarmak i\u00e7in halk\u0131n milyarlarca liras\u0131n\u0131 bunlar\u0131n hizmetine sunmakta, sonra da bunu \u201culusalla\u015ft\u0131rma\u201d olarak adland\u0131rmaktad\u0131rlar. Kaynaklar\u0131n kapitalistlerin hizmetine sunulmas\u0131na y\u00f6nelik bu aldatmacaya kar\u015f\u0131 <em>\u00f6zel bankalar\u0131n tazminats\u0131z ve i\u015f\u00e7i denetiminde ulusalla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 <\/em>ve <em>tek bir devlet bankas\u0131n\u0131n kurulmas\u0131<\/em>, kredi ve yat\u0131r\u0131m sisteminin merkezile\u015ftirilmesi ve bunun i\u015f\u00e7i ve emek\u00e7i halk\u0131n \u00e7\u0131karlar\u0131 do\u011frultusunda i\u015fletilmesi a\u00e7\u0131s\u0131ndan b\u00fcy\u00fck \u00f6nem ta\u015f\u0131maktad\u0131r. K\u00fc\u00e7\u00fck tasarruf sahiplerinin mali sermaye lehine m\u00fclks\u00fczle\u015ftirilmelerini \u00f6nleyebilmenin ve \u00f6zellikle yar\u0131 s\u00f6m\u00fcrge \u00fclkelerden sermaye ka\u00e7\u0131\u015flar\u0131n\u0131n engellenebilmesi i\u00e7in bu mutlak bir zorunluluktur. Ayn\u0131 bi\u00e7imde, \u00e7ok uluslu sanayi i\u015fletmelerinin ve emperyalist \u00fclke bankalar\u0131n\u0131n ve mali kurulu\u015flar\u0131n\u0131n, k\u00e2r transferleri yoluyla ba\u011f\u0131ml\u0131 \u00fclkeleri ya\u011fmalamas\u0131n\u0131n \u00f6n\u00fcne ge\u00e7ilmesi amac\u0131yla <em>d\u0131\u015f ticaretin ulusalla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 <\/em>ve devlet tekeline al\u0131nmas\u0131 gerekmektedir.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Biz devrimci Marksistler, y\u00f6netimleri ne denli b\u00fcrokratla\u015fm\u0131\u015f, hainle\u015fmi\u015f ve devletle i\u00e7 i\u00e7e ge\u00e7mi\u015f hale gelmi\u015f olsa da, sendikalarda m\u00fccadeleyi asla reddetmeyiz ve bunlar\u0131n m\u00fccadeleci s\u0131n\u0131f y\u00f6netimlerine sahip olmas\u0131 i\u00e7in gayret g\u00f6steririz. Bu m\u00fccadele \u00f6n\u00fcm\u00fczdeki d\u00f6nemde \u015fiddetlenecektir, zira b\u00fcrokrasiler patronlar\u0131n ilk koruyucular\u0131 ve savunucular\u0131 olarak i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n kar\u015f\u0131s\u0131na \u00e7\u0131kmakta ve \u00f6n\u00fcnde engel olu\u015fturmaktad\u0131r. Sendika temsilciliklerinin taban\u0131n deste\u011fiyle ve m\u00fccadeleci i\u015f\u00e7ilerce olu\u015fturulmas\u0131, bu tip temsilcilikler arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla <em>b\u00fcrokrat \u00f6nderlerin sendikalar\u0131n ba\u015f\u0131ndan \u2013 ve gerekirse i\u00e7inden &#8211; uzakla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131<\/em>, i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n \u00f6nderlik se\u00e7eneksizli\u011finin giderilmesi yolunda at\u0131lacak ad\u0131mlar\u0131 olu\u015fturacakt\u0131r.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Ama \u00f6te yandan, sendikalar i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n k\u00fc\u00e7\u00fck bir kesimini ve genellikle \u00fcst katmanlar\u0131n\u0131 b\u00fcnyesinde \u00f6rg\u00fctlemi\u015flerdir ve sendika b\u00fcrokrasilerinin \u00f6rg\u00fctl\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc s\u0131n\u0131f\u0131n t\u00fcm\u00fcne do\u011fru yaymaya hi\u00e7 istekleri yoktur. Dolay\u0131s\u0131yla, krizin etkisi alt\u0131nda kalan y\u00fcz binlerce, hatta milyonlarca i\u015f\u00e7i hi\u00e7bir \u00f6rg\u00fctl\u00fcl\u00fc\u011fe sahip de\u011fildir ve bu durum s\u0131n\u0131f\u0131n ba\u011fr\u0131nda b\u00f6l\u00fcnmelere neden olmaktad\u0131r. Bu durum kar\u015f\u0131s\u0131nda devrimci Marksistlerin g\u00f6revi, <em>fabrika komiteleri <\/em>ya da <em>i\u015fyeri komiteleri <\/em>arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla emek\u00e7ilerin \u00f6rg\u00fctlenmesine yard\u0131mc\u0131 olmak ve bu komiteler aras\u0131nda m\u00fccadele e\u015fg\u00fcd\u00fcm\u00fcn\u00fcn sa\u011flanmas\u0131 yoluyla <em>i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n birle\u015fik cephesinin <\/em>olu\u015fmas\u0131na katk\u0131da bulunmakt\u0131r. S\u0131n\u0131f\u0131 \u00f6n\u00fcm\u00fczdeki yeni d\u00f6nemde bekleyen s\u0131cak m\u00fccadeleler s\u0131ras\u0131nda <em>grev komitesi <\/em>ya da <em>direni\u015f komitesi <\/em>bi\u00e7imini alabilecek olan bu \u00f6rg\u00fctl\u00fcl\u00fckler, i\u015f\u00e7iler taraf\u0131ndan se\u00e7ilen temsilcilerden olu\u015ftu\u011fu oranda sadece burjuva demokrasisi organlar\u0131ndan bin kat daha demokratik olmakla kalmayacak, ama ayn\u0131 zamanda patronlar\u0131n iktidar\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131nda i\u015f\u00e7i ve emek\u00e7i halk\u0131n y\u00f6netim n\u00fcveleri olma \u00f6zelli\u011fi kazanacakt\u0131r.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Ve nihayet, burjuvazinin k\u00fcresel krizi kar\u015f\u0131s\u0131nda elinde tutmaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 en b\u00fcy\u00fck kozun, emperyalizmin ve ba\u015fta da ABD\u2019nin d\u00fcnya \u00f6l\u00e7e\u011findeki politik ve askeri egemenli\u011fi oldu\u011funu unutmamam\u0131z gerekmektedir. Kapitalizmin d\u00fcnya borsalar\u0131na \u201cistikrar\u201d kazand\u0131rabilmesi, s\u00f6m\u00fcrge ve yar\u0131 s\u00f6m\u00fcrge \u00fclkeleri hammadde kaynaklar\u0131 olarak ve k\u00e2r transferleri yoluyla ya\u011fmalayabilmesi, buralardaki ucuz i\u015fg\u00fcc\u00fcn\u00fc k\u00f6le eme\u011fi gibi s\u00f6m\u00fcrebilmesi, k\u0131sacas\u0131 krizin y\u00fck\u00fcn\u00fc yoksul halklar\u0131n s\u0131rt\u0131na y\u0131k\u0131p kendi k\u00e2r oranlar\u0131n\u0131 y\u00fckseltebilmesi, emperyalizmin halklar \u00fczerindeki egemenli\u011fini elinden ka\u00e7\u0131rmamas\u0131na, hatta bunu \u00f6n\u00fcm\u00fczdeki d\u00f6nemde daha da yo\u011funla\u015ft\u0131rmas\u0131na ba\u011fl\u0131d\u0131r. Bunu ba\u015fard\u0131\u011f\u0131 oranda metropollerdeki i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 \u00fczerindeki denetimini de g\u00fc\u00e7lendirebilecektir.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Barack Obama bunu, Bush\u2019un sald\u0131rgan politikalar\u0131ndan ziyade, \u201cdemokratik gericilik\u201d y\u00f6ntemleriyle ger\u00e7ekle\u015ftirmeye \u00e7al\u0131\u015facakt\u0131r: Irak\u2019tan \u00e7ekilip y\u00f6netimin burada kendine ba\u011f\u0131ml\u0131 mollalara devredilmesi, bu \u00e7er\u00e7evede \u0130ran rejimiyle yeniden bulu\u015fma \u00e7abalar\u0131n\u0131n geli\u015ftirilmesi, \u0130srail\u2019in a\u015f\u0131r\u0131 \u0131rk\u00e7\u0131 sald\u0131rganl\u0131\u011f\u0131n\u0131n frenlenip FK\u00d6 y\u00f6netiminin Hamas \u00fczerinde egemenli\u011finin sa\u011flanmas\u0131, Honduras\u2019taki askeri darbenin desteklenmeyip Chavez ve Eva Morales ile, hatta K\u00fcba y\u00f6netimi ile \u00f6rt ili\u015fkilerinin aranmas\u0131 vb, bask\u0131 ve imhadan \u00e7ok kendine \u00e7ekme ve i\u00e7inde eritme uygulamalar\u0131 olarak g\u00fcndeme gelmektedir. Ama ABD \u00f6te yandan Afganistan\u2019daki sald\u0131r\u0131s\u0131n\u0131 \u015fiddetlendirme, \u0130ran\u2019a y\u00f6nelik sald\u0131r\u0131 opsiyonunu reddetmemekte, Do\u011fu Avrupa \u00fclkelerine anti-misil f\u00fczeler yerle\u015ftirme plan\u0131ndan vazge\u00e7memekte, gezegen \u00fczerine yay\u0131lm\u0131\u015f askeri \u00fcslerinden birini bile kapatmay\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnmemektedir.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Bu durum kar\u015f\u0131s\u0131nda devrimci Marksistler olarak emperyalistlerin Afganistan, Irak ve t\u00fcm Ortado\u011fu\u2019dan t\u00fcm\u00fcyle \u00e7ekilmesi; Latin Amerika\u2019da K\u00fcba \u00fczerindeki ambargonun kald\u0131r\u0131lmas\u0131, Kolombiya plan\u0131n\u0131n reddedilmesi, Haiti\u2019deki i\u015fgale son verilmesi; Uzakdo\u011fu Asya\u2019da Kuzey Kore \u00fczerindeki yapt\u0131r\u0131mlar\u0131n kald\u0131r\u0131lmas\u0131; Afrika\u2019da Kongo ve Zimbabve gibi \u00fclkelerdeki kar\u015f\u0131devrimci paramiliter g\u00fc\u00e7lerin \u00f6rg\u00fctlenmesi ve desteklenmesinin durdurulmas\u0131 \u00e7a\u011fr\u0131lar\u0131n\u0131 sistemli bir bi\u00e7imde s\u00fcrd\u00fcrmek ve bu do\u011frultuda yeni uluslararas\u0131 kampanyalar \u00f6rg\u00fctlememiz gerekecektir.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>B\u00fct\u00fcn bu talep ve sloganlar do\u011frultusunda somut ad\u0131mlar at\u0131ld\u0131k\u00e7a, kapitalizm kitleler kar\u015f\u0131s\u0131ndaki me\u015fruiyetini giderek daha fazla yitirecek ve Marksist d\u00fc\u015f\u00fcnce ve sosyalizm perspektifi milyonlarca emek\u00e7i i\u00e7in ger\u00e7ekle\u015ftirilebilir bir referans haline d\u00f6n\u00fc\u015febilecek, b\u00f6ylece Sovyetler Birli\u011fi\u2019nin y\u0131k\u0131lmas\u0131 ve kapitalizmin eski b\u00fcrokratik i\u015f\u00e7i devletlerinde yeniden in\u015fas\u0131n\u0131n yayg\u0131nla\u015fmas\u0131yla birlikte do\u011fan gerici ideolojik iklim tersine d\u00f6nmeye ba\u015flayabilecektir. B\u00f6ylece, sosyalist devrim i\u00e7in vazge\u00e7ilmez ko\u015ful olan devrimci partinin in\u015fas\u0131 yolunda \u00f6nemli mesafeler kat edilebilecek ve Tro\u00e7ki\u2019nin deyi\u015fiyle, devrimci \u00f6nderlik krizine indirgenmi\u015f durumda olan insanl\u0131\u011f\u0131n krizinin a\u015f\u0131lmas\u0131 yolunda zaferler d\u00f6nemi a\u00e7\u0131labilecektir.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Temmuz 2009&nbsp;<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p><strong>Dipnotlar:<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p><strong>1.)<\/strong> Aral\u0131k 2008\u2019de Chicago\u2019da Republic Windows and Doors fabrikas\u0131n\u0131n 250 i\u015f\u00e7isinin \u00fccret ve sosyal haklar\u0131 i\u00e7in ger\u00e7ekle\u015ftirdikleri be\u015f g\u00fcnl\u00fck i\u015fgal, son otuz y\u0131ldan beri bu \u00fclkede giri\u015filen \u2013 ve ba\u015far\u0131yla biten &#8211; ilk i\u015fyeri i\u015fgal eylemi oldu.\u00a0<\/p>\n\n\n\n<p><strong>2.)<\/strong> \u00c7in Kamu G\u00fcvenli\u011fi Bakanl\u0131\u011f\u0131\u2019na g\u00f6re on y\u0131l \u00f6nce y\u0131lda 10 bin dolay\u0131nda olan b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7ekli toplu protestolar\u0131n say\u0131s\u0131 2005\u2019te 87 bine y\u00fckselmi\u015f durumda. Bak: http:\/\/libcom.org\/news\/chinas-emerging-labour-movement-10102006. \u00c7in\u2019deki m\u00fccadelelerle ilgili olarak, ayr\u0131ca bak.: http:\/\/es.globalvoicesonline.org\/2008\/12\/22\/china-huelga-de-profesores-a-nivel-nacional\/; http:\/\/libcom.org\/news\/article.php\/china-vietnam-strike-textile-210206; ; http:\/\/ uit-ci.org\/modules\/news\/article.php?storyid=557; http:\/\/libcom.org\/forums\/news\/10000-workers-strike-take-streets-collective-action-higher-wages-dongguan-guangdong-; http:\/\/ libcom.org\/news\/20-000-farmer-workers-riot-china-12032007.\u00a0<\/p>\n\n\n\n<p><strong>3.)<\/strong> Bu \u00e7evrimlerin s\u0131kl\u0131\u011f\u0131 \u00f6zellikle 1970\u2019lerin ba\u015f\u0131ndaki krizden beri 5-8 y\u0131la \u00e7\u0131km\u0131\u015f durumdad\u0131r.\u00a0<\/p>\n\n\n\n<p><strong>4.)<\/strong> N.D. Kondratieff ve W.F. Stolper, \u201cThe Long Waves in Economic Life\u201d, <em>The Review of Economics and Statistics<\/em>, 1935, cilt 17, no.6, s.105-115.\u00a0<\/p>\n\n\n\n<p><strong>5.)<\/strong> Tro\u00e7ki, \u201cKapitalist Geli\u015fme E\u011frisi\u201d, <em>Sosyalizmin G\u00fcncel Meseleleri<\/em>, s.348\u00a0<\/p>\n\n\n\n<p><strong>6.)<\/strong> Ibid.\u00a0<\/p>\n\n\n\n<p><strong>7.)<\/strong> Uzun dalgalar konusunda teorik katk\u0131lar geli\u015ftiren, D\u00f6rd\u00fcnc\u00fc Enternasyonal Birle\u015fik Sekreterli\u011fi \u00f6nderlerinden Ernest Mandel, bu dalgalar\u0131n y\u00fckselme ve al\u00e7alma a\u015famalar\u0131n\u0131n ge\u00e7i\u015flerine ili\u015fkin olarak Kondratieff ile Tro\u00e7ki aras\u0131nda bir tutum alm\u0131\u015ft\u0131. Mandel\u2019e g\u00f6re al\u00e7alan bir uzun dalgan\u0131n y\u00fckseli\u015fe ge\u00e7mesi i\u00e7in ekonomi d\u0131\u015f\u0131 etmenler gerekirken, y\u00fckseli\u015ften d\u00fc\u015f\u00fc\u015fe ge\u00e7i\u015f kapitalizmin i\u00e7 i\u015flerli\u011fi sonunda ger\u00e7ekle\u015fiyordu. Bu tart\u0131\u015fmalara ili\u015fkin olara bak.: A.Kleinknecht, E.Mandel ve I.Wallerstein, <em>New Findings in Long Wave Research<\/em>, St. Martin Press, 1992.\u00a0<\/p>\n\n\n\n<p><strong>8.)<\/strong> Tro\u00e7ki, \u201cD\u00fcnya Ekonomik Krizi ve Kom\u00fcnist Enternasyonal\u2019in Yeni G\u00f6revleri \u00dczerine Rapor\u201d, bak. http:\/\/www.marksist.com\/kitaplik\/ceviriler\/Trocki-%20Dunya%20Ekonomisi.htm#m0.\u00a0<\/p>\n\n\n\n<p><strong>9.) <\/strong>Ger\u00e7ekte bizzat sava\u015flar\u0131n kendisi, daha sonra emperyalist tekeller taraf\u0131ndan kullan\u0131lan yeni teknolojilerin geli\u015ftirildi\u011fi ko\u015fullar\u0131 yarat\u0131r. \u00d6te yandan, sava\u015f sonras\u0131 d\u00f6nemde ba\u015flat\u0131lan silahlanma ve \u201cuzay\u0131n\u201d fethi yar\u0131\u015flar\u0131, h\u00fck\u00fcmetlerin dev kapitalist tekellere milyarlarca dolar aktararak k\u00e2r oranlar\u0131n\u0131n y\u00fckselmesine yard\u0131mc\u0131 olmas\u0131n\u0131 olanakl\u0131 k\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.\u00a0<\/p>\n\n\n\n<p><strong>10.)<\/strong> Bak.: http:\/\/people.umass.edu\/woojin\/ConferencePapers\/BrennerAfterBoomBubbleBustPa-geProofsFinal1May2005.pdf\u00a0<\/p>\n\n\n\n<p><strong>11.)<\/strong> ABD Ticaret Bakanl\u0131\u011f\u0131na ba\u011fl\u0131 Ekonomik Analizler B\u00fcrosu\u2019nun yay\u0131mlad\u0131\u011f\u0131 Ulusal Gelir ve \u00dcretim Hesaplar\u0131 (NIPA) tablolar\u0131na dayan\u0131larak haz\u0131rlanm\u0131\u015ft\u0131r.\u00a0<\/p>\n\n\n\n<p><strong>12.)<\/strong> Joel Kurtzman, \u201cLa muerte de dinero?\u201d, <em>Cuadernos de Cr\u00edtica de la Cultura<\/em>, No. 99, K\u0131\u015f 1999, s.77.\u00a0<\/p>\n\n\n\n<p><strong>13.)<\/strong> Emlak krizine ili\u015fkin bilgilere, di\u011ferlerinin yan\u0131 s\u0131ra, \u015fu kaynaklardan ula\u015f\u0131labilir: http:\/\/ www.marketwatch.com\/story\/home-prices-off-record-18-in-past-year-case-shiller-says; http:\/\/www.usatoday.com\/money\/economy\/housing\/2009-01-14-foreclosure-record-lings_N.htm; http:\/\/www.americanprogress.org\/issues\/2007\/03\/foreclosure_paper.html; http:\/\/money.cnn.com\/2009\/05\/27\/news\/mortgage.overhang.fortune\/index.htm; http:\/\/www.libertaddigital.com\/economia\/el-precio-de-la-vivienda-caera-un-20-este-ano-y-seguira-bajando-hasta-2012-1276363113\/; http:\/\/www.fotocasa.es\/indice-inmobiliario__fotocasa.aspx.\u00a0<\/p>\n\n\n\n<p><strong>14.)<\/strong> Teknik bir terim olarak resesyon \u201cte\u015fhisi\u201d, \u00fclke ekonomisinin \u00fcst \u00fcste y\u0131l\u0131n iki \u00e7eyrek d\u00f6neminde negatif b\u00fcy\u00fcme g\u00f6stermesi halinde konur.\u00a0<\/p>\n\n\n\n<p><strong>15.)<\/strong> Bureau of Economic Analysis (BEA), bak.: http:\/\/www.bea.gov\/newsreleases\/national\/gdp\/gdpnewsrelease.htm.\u00a0<\/p>\n\n\n\n<p><strong>16.)<\/strong> <em>Clarin <\/em>(Arjantin), 8 Mart 2009.\u00a0<\/p>\n\n\n\n<p><strong>17.)<\/strong> \u00a0Bak.: http:\/\/contreinfo.info\/article.php3?id_article=2351.\u00a0<\/p>\n\n\n\n<p><strong>18.)<\/strong> \u00a0Deutsche Presse-Agentur, 5 May\u0131s 2009.\u00a0<\/p>\n\n\n\n<p><strong>19.)<\/strong> \u00a0Bak.: http:\/\/www.expansion.com\/2009\/05\/15\/economia-politica\/1242423222.html.\u00a0<\/p>\n\n\n\n<p><strong>20.)<\/strong> Bak.: http:\/\/news.bbc.co.uk\/hi\/spanish\/business\/newsid_7891000\/7891850.stm.\u00a0<\/p>\n\n\n\n<p><strong>21.)<\/strong> Bak.: http:\/\/www.publico.es\/internacional\/181265\/recesion\/mundial\/deja\/china\/paro.\u00a0<\/p>\n\n\n\n<p><strong>22.)<\/strong> <em>Clarin <\/em>(Arjantin), 11 Mart 2009.\u00a0<\/p>\n\n\n\n<p><strong>23.)<\/strong> Ahmet Tonak, 16 Haziran 2009, bak.: http:\/\/web.me.com\/eatonak\/page1\/page1. html.\u00a0<\/p>\n\n\n\n<p><strong>24.)<\/strong> <em>El Pa\u00eds<\/em>, 14 Temmuz 2009.\u00a0<\/p>\n\n\n\n<p><strong>25.)<\/strong> OECD, bak.: http:\/\/stats.oecd.org\/Index.aspx?QueryName=251&amp;QueryType=View&amp;L ang=en.\u00a0<\/p>\n\n\n\n<p><strong>26.)<\/strong> OECD verilerinden hareketle haz\u0131rlanm\u0131\u015ft\u0131r, bak.: http:\/\/stats.oecd.org\/Index.aspx?DatasetCode=SNA_TABLE1.\u00a0<\/p>\n\n\n\n<p><strong>27.)<\/strong> <em>Cumhuriyet<\/em>, 2 Temmuz 2009, bak.: http:\/\/yhs.cumhuriyet.com. tr\/?im=yhs&amp;hn=66164&amp;kn=9.\u00a0<\/p>\n\n\n\n<p><strong>28.)<\/strong> <em>The Economist<\/em>, 23 Nisan 2009.\u00a0<\/p>\n\n\n\n<p><strong>29.)<\/strong> Bak.: http:\/\/news.xinhuanet.com\/english\/2009-02\/07\/content_10778188.htm.\u00a0<\/p>\n\n\n\n<p><strong>30.)<\/strong> OECD, bak.: http:\/\/stats.oecd.org\/Index.aspx?QueryName=251&amp;QueryType=View&amp;L ang=en\u00a0<\/p>\n\n\n\n<p><strong>31.)<\/strong> <em>Europe Press<\/em>, bak.: http:\/\/www.rebelion.org\/noticia.php?id=87635&amp;titular=la-oit-cal-cula-que-har\u00e1n-falta-300-millones-de-empleos-para-recuperar-el-nivel-anterior-.\u00a0<\/p>\n\n\n\n<p><strong>32.)<\/strong> <em>Hankyoreh <\/em>(G\u00fcney Kore), 22 Ocak 2009.<br><\/p>\n\n\n\n<p><strong>33.)<\/strong> BBC News, bak.: http:\/\/news.bbc.co.uk\/2\/hi\/business\/7246570.stm.\u00a0<\/p>\n\n\n\n<p><strong>34.)<\/strong> <em>El Pa\u00eds<\/em>, 7 May\u0131s 2008.\u00a0<\/p>\n\n\n\n<p><strong>35.)<\/strong> Bak.: http:\/\/www.eulerhermes.es\/es\/documentos\/insolvencias1ersemestre2009.pdf\/.\u00a0<\/p>\n\n\n\n<p><strong>36.) <\/strong>Aviva Aron-Dine, \u201cShare of National Income Going to Wages and Salaries at record Low in 2006\u201d, bak.: http:\/\/www.cbpp.org\/cms\/?fa=view&amp;id=634.\u00a0<\/p>\n\n\n\n<p><strong>37.)<\/strong> AB, 64 saatlik i\u015f haftas\u0131 tasar\u0131s\u0131n\u0131 mutlaka tekrar g\u00fcndeme getirecektir.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>38.)<\/strong> Sharon Parrott, \u201cRecession Could Cause Large Increases in Poverty and Push Millions into Deep Poverty\u201d, bak.: <a href=\"https:\/\/www.cbpp.org\/cms\/index.cfm?fa=view&amp;id=1290\">https:\/\/www.cbpp.org\/cms\/index.cfm?fa=view&amp;id=1290<\/a>.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>39.)<\/strong> D\u00fcnya Bankas\u0131, <em>La Vanguardia<\/em>, 06 Temmuz 2009.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>40.)<\/strong> D\u00c7\u00d6, bak.: http:\/\/www.oit.org.pe\/portal\/index.php?option=com_content&amp;task=view&amp;id=2277&amp;Itemid=1305; http:\/\/www.ilocarib.org.tt\/portal\/index.php?option=com_content &amp;task=view&amp;id=1272&amp;Itemid=368.\u00a0<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>2007 ortalar\u0131nda ABD konut piyasas\u0131nda patlak veren \u201cipotek krizi\u201dnin tetikledi\u011fi mali sars\u0131nt\u0131, aradan ge\u00e7en iki y\u0131l i\u00e7inde d\u00fcnya ekonomisinin t\u00fcm sinir sistemine yay\u0131lm\u0131\u015f durumda. D\u00fcnya mali sermayesinin \u00f6nde gelen kredi ve yat\u0131r\u0131m devleri birbiri ard\u0131na devriliyor, borsalardaki d\u00fc\u015f\u00fc\u015fler \u00f6nlenemiyor, dev tarihi \u015firketler iflas bayra\u011f\u0131 \u00e7ekiyor, d\u00fcnya ekonomisinin motoru say\u0131lan \u00fclkelerde \u00fcretim gerilemeye devam ediyor, h\u00fck\u00fcmetlerin [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":3,"featured_media":143,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_exactmetrics_skip_tracking":false,"_exactmetrics_sitenote_active":false,"_exactmetrics_sitenote_note":"","_exactmetrics_sitenote_category":0,"footnotes":""},"categories":[636],"tags":[26,191,194,195,47],"class_list":["post-132","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-ekonomik-kriz","tag-dunya","tag-ekonomik","tag-krizi","tag-olasiliklar","tag-ve"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/132","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/3"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=132"}],"version-history":[{"count":1,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/132\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":144,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/132\/revisions\/144"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media\/143"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=132"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=132"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=132"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}