{"id":1218,"date":"2019-03-22T14:14:07","date_gmt":"2019-03-22T11:14:07","guid":{"rendered":"http:\/\/trockist.net\/?p=1218"},"modified":"2019-03-22T14:14:09","modified_gmt":"2019-03-22T11:14:09","slug":"sinema-ve-siyaset-iliskisi-uzerine-dusunceler","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/2019\/03\/22\/sinema-ve-siyaset-iliskisi-uzerine-dusunceler\/","title":{"rendered":"Sinema ve siyaset ili\u015fkisi \u00fczerine d\u00fc\u015f\u00fcnceler"},"content":{"rendered":"\n<p><strong>Cemre Sava ve Oktay Orhun&nbsp;<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Her film kadrajlardan<strong>(1)<\/strong> olu\u015fur ve her kadraj bir \u015feyi se\u00e7erken bir di\u011ferini\/di\u011ferlerini d\u0131\u015far\u0131da b\u0131rakmay\u0131 mecbur k\u0131lar. Daha masaba\u015f\u0131 \u00fcretim s\u00fcrecinde ba\u015flayan bu \u201cse\u00e7me\u201d mecburiyeti sinemay\u0131 ister kurmaca (imgesel) olsun ister belgesel olsun, siyaset ile ili\u015fkilendiren en \u00f6nemli fakt\u00f6rlerin ba\u015f\u0131nda gelir; zira sinemasal ger\u00e7eklik; bu s\u0131n\u0131rlar\u0131n, a\u015f\u0131lmas\u0131 ve\/veya bozulmas\u0131, ve yeniden \u00fcretilmesi ile sa\u011flan\u0131r. Ger\u00e7ekli\u011fin bu par\u00e7alanmas\u0131 (resmin en son molek\u00fcler bile\u015fenlerine, soyutlamalar\u0131na ula\u015fma y\u00f6n\u00fcndeki g\u00fc\u00e7l\u00fc arzusuyla beraber) sanayinin onu mahk\u00fbm etmeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 anlat\u0131sal dramatik kaderi a\u015fma y\u00f6n\u00fcnde<strong>(2)<\/strong>, sineman\u0131n siyasetle beraber att\u0131\u011f\u0131 bir ad\u0131md\u0131r.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>En \u00f6nce senarist ama ondan da fazla y\u00f6netmen (ya da belki bir author<strong>(3)<\/strong>), \u00f6nyap\u0131m (pre-production) s\u00fcrecinden \u00f6teyap\u0131m (yap\u0131m sonras\u0131, post-production) a\u015famas\u0131n\u0131n sonuna kadar belli se\u00e7imler yaparak ilerler. Niye sunduklar\u0131ndan ba\u015flamakla birlikte, ne sunduklar\u0131 ve nas\u0131l sunduklar\u0131 siyaseti h\u00fck\u00fcmet etmeye indirgemeyen her yakla\u015f\u0131m i\u00e7in a\u00e7\u0131k bir siyasal belirlenimdir: Lev Tro\u00e7ki\u2019nin <em>Edebiyat ve Devrim <\/em>kitab\u0131nda vurgulad\u0131\u011f\u0131, klasik sanat, devrimci sanat ve barok sanat s\u0131n\u0131fland\u0131rmas\u0131ndan yola \u00e7\u0131karak s\u00f6yleyebilir ki; \u00e7a\u011f\u0131m\u0131zda her sanat eseri ya egemen olan\u0131 g\u00fc\u00e7lendirir, ya alternatif olan\u0131 geli\u015ftirir ya da nostaljiyi canl\u0131 tutar.<strong>(4)<\/strong> \u00c7\u00fcnk\u00fc her insan bir toplumsal \u00fcretim s\u00fcrecinin etken ve edilgen bir par\u00e7as\u0131d\u0131r. \u00dcretim tarz\u0131 ve \u00fcretim ili\u015fkileri aras\u0131ndaki diyalektik bu s\u00fcre\u00e7le birlikte insan\u0131 sosyal bir varl\u0131k olarak yeniden \u00fcretir. \u0130\u015fte bu, insan\u0131 dura\u011fan bir kavram olman\u0131n \u00f6tesine ta\u015f\u0131r ve onu de\u011fi\u015fimlere tepki veren, onlara direnen yahut onlar\u0131 h\u0131zland\u0131ran bir \u00f6zneye d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fcr.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>\u0130nsan, \u201cmaddi \u00fcretimle ili\u015fkili olan belli g\u00fc\u00e7ler ve toplumsal ili\u015fkilerin birli\u011fi olarak\u201d<strong>(5)<\/strong> \u00fcretim bi\u00e7iminin hem mek\u00e2nsal hem tarihsel ta\u015f\u0131y\u0131c\u0131s\u0131 olma niteli\u011fi ile (ve bizzat \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerden biri olmas\u0131 sonucunda sahip oldu\u011fu devindirici g\u00fcc\u00fc ile) belirlendi\u011fi ve belirledi\u011fi \u00fcstyap\u0131n\u0131n \u2013 en somut ifade olarak siyasetin \u2013 \u00e7e\u015fitli g\u00f6r\u00fcn\u00fcmlerine kar\u015f\u0131l\u0131k gelir ve bunlar\u0131 sahiplenerek ya da yads\u0131yarak \u00fcretim s\u00fcrecinin bir bile\u015feni olur. Bu y\u00fczden sanat, <em>praxis <\/em>kavram\u0131 ile de birlikte d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcnde hem bu s\u00fcrecin bir \u00fcr\u00fcn\u00fcd\u00fcr, hem de insan\u0131n etkin bir varl\u0131k olarak bu s\u00fcrece kat\u0131l\u0131m\u0131n\u0131n belki en \u00f6nemli \u00f6rne\u011fidir.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>\u00d6te yandan bu, b\u00fct\u00fcn bir sanat tarihini ve dolay\u0131s\u0131yla sinemay\u0131, ihtiyac\u0131n tan\u0131mlanmas\u0131ndan, ara\u00e7lar\u0131n belirlenmesine kadar en temelde bu de\u011fi\u015fkenle (siyaset ile) birlikte incelemeyi gerekli k\u0131lar. S\u00f6zgelimi Georg Luk\u00e1cs, her insan davran\u0131\u015f\u0131n\u0131n ard\u0131nda bir neden yatt\u0131\u011f\u0131 varsay\u0131m\u0131ndan hareketle, her sanatsal \u00fcretiminde bir <em>etik kayg\u0131s\u0131 <\/em>oldu\u011funa inan\u0131r. Bu ba\u011flamda g\u00f6r\u00fcng\u00fc ve \u00f6z\u00fcn, \u00f6zne ve nesne, olay ve hukuk, deney ve kavram, i\u00e7sel ve d\u0131\u015fsal, bi\u00e7im ve i\u00e7erik, ontolojik temeline g\u00f6re, toplumsal ve tarihsel \u00e7evresinden ba\u011f\u0131ms\u0131z ele al\u0131namaz.<strong>(6)<\/strong>&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>\u0130mdi, sinemay\u0131 var eden teknik gereklerden, ruhbilimsel gerek\u00e7elere kadar bir\u00e7ok unsur ele al\u0131nd\u0131\u011f\u0131nda siyasi olan\u0131n daha da fazla \u00f6nem kazand\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. Sinematograf\u0131n<strong>(7)<\/strong> bulu\u015funu da i\u00e7eren teknik gerekler \u00fcretim ara\u00e7lar\u0131n\u0131n belli bir geli\u015fmi\u015flik d\u00fczeyine tekab\u00fcl etmektedir, \u00f6te yandan bu d\u00fczey ulus ile birlikte toplumun\/toplumsal\u0131n, kitlesel olan\u0131n tan\u0131mlanmaya ba\u015flad\u0131\u011f\u0131, bunlar\u0131n giderek \u00f6nem kazand\u0131\u011f\u0131 ve \u00f6zne k\u0131l\u0131nd\u0131\u011f\u0131 bir d\u00f6nemin altyap\u0131s\u0131n\u0131 olu\u015fturmu\u015f ve sinema, kitlesel bir ara\u00e7 olma i\u015flevini kar\u015f\u0131lad\u0131k\u00e7a g\u00fc\u00e7 kazanm\u0131\u015ft\u0131r. Kitlesel bir ara\u00e7 olman\u0131n ayn\u0131 zamanda bu kitleyi \u015fekillendirmek ve y\u00f6nlendirmek anlam\u0131na gelebilece\u011fi anla\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda ise sinema bir ideolojik ara\u00e7 olarak kullan\u0131lmaya ba\u015flanm\u0131\u015ft\u0131r. S\u00f6zgelimi, Sovyetler Birli\u011fi\u2019nde Tro\u00e7ki, sineman\u0131n bu g\u00fcc\u00fcn\u00fc, kolektif bir e\u011fitim arac\u0131 olmas\u0131 y\u00f6n\u00fcnden vurgular:&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><em>Kapitalist kentlerin g\u00fcndelik hayat\u0131nda sinema, g\u00fcncel hayat\u0131n b\u00fct\u00fcnleyici bir par\u00e7as\u0131, birahane, kilise veya \u00f6b\u00fcr zorunlu kurumlar gibi hayat\u0131n ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz bir unsuru olup \u00e7\u0131kt\u0131. (&#8230;) Sinema b\u00fct\u00fcn ihtiya\u00e7lar\u0131 tamam\u0131yla dolays\u0131z, yani g\u00f6r\u00fcp seyretme yoluyla canl\u0131 ve \u015fiirsel bir bi\u00e7imde kar\u015f\u0131lamakta, seyredenlerden de hi\u00e7bir \u015fey beklememektedir, hatta seyircilerin okuryazar olmas\u0131 bile gerekmiyor, onlar\u0131n bitip t\u00fckenmez izlem ve heyecanlarla dolup ta\u015fan sinemaya bu kadar b\u00fcy\u00fck bir tutkuyla ba\u011flanmalar\u0131n\u0131n nedeni budur. \u0130\u015fte bu durum sosyalist e\u011fitim enerjimizi uygulamak i\u00e7in bize geni\u015f bir alan sa\u011fl\u0131yor. (&#8230;) Bana sahip \u00e7\u0131k\u0131n diye bas bas ba\u011f\u0131ran bir silah propaganda i\u00e7in en \u00fcst\u00fcn silaht\u0131r&#8230;<\/em><strong>(8)<\/strong>&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Ayn\u0131 \u015fekilde Lenin de \u201csinema b\u00fct\u00fcn sanatlar i\u00e7inde en \u00f6nemli olan\u0131d\u0131r\u201d demi\u015ftir.<strong>(9)<\/strong> Buna ba\u011fl\u0131 olarak, Sovyetler Birli\u011fi Devlet Sinema Enstit\u00fcs\u00fc (VGIK) 1919\u2019da film end\u00fcstrisinin devlet\u00e7e kamula\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131ndan sonra, Lenin\u2019in ve Tro\u00e7ki\u2019nin te\u015fviki ile kurulmu\u015f ve t\u00fcm Sovyetlerde \u00f6rg\u00fctlenmeye ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r.<strong>(10)<\/strong> Sovyetler Birli\u011fi\u2019nde ilk d\u00f6nem yarat\u0131c\u0131 (Politb\u00fcro taraf\u0131ndan sanatsal sitillere kar\u0131\u015fmama karar\u0131 al\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r), ikinci d\u00f6nem (1928\u2019de Stalin\u2019in iktidar\u0131nda toplanan Sovyet Sinema Kongresi\u2019nden sonra bu karar iptal edilmi\u015ftir) ise b\u00fcrokratik ve kaba bir bi\u00e7imde y\u00fcr\u00fct\u00fclen t\u00fcm sinema tart\u0131\u015fmalar\u0131 bu ba\u011flam i\u00e7inde incelenebilir.<strong>(11)<\/strong> Bu \u00f6rneklerde net bir bi\u00e7imde g\u00f6r\u00fcl\u00fcr ki, bizzat sineman\u0131n do\u011fu\u015fu ve bir ara\u00e7 olarak \u015fekillenmesi politik belirleyenin etkisindedir ve bir ara sonu\u00e7 olarak denebilir ki, sinema \u201cend\u00fcstri ve politik yetkeyle girift ili\u015fkileri olan kitlesel bir sanat dal\u0131 olmas\u0131 nedeniyle, toplumsal belirleyicileri fazlas\u0131yla i\u00e7 alan\u0131na yans\u0131tan bir sanatt\u0131r.\u201d<strong>(12)<\/strong>&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>\u00d6te yandan, siyaset, sineman\u0131n yaln\u0131zca i\u015flevini de\u011fil; i\u00e7eri\u011fini ve bi\u00e7imini (ve bi\u00e7emini) de etkilemi\u015ftir. Sinema tarihinde yer etmi\u015f farkl\u0131 ak\u0131mlar (D\u0131\u015favurumculuk, Yeni Ger\u00e7ek\u00e7ilik, Yeni Dalga&#8230; ya da Vertov\u2019un Sineg\u00f6z kuram\u0131 vb. gibi) bu etkiye g\u00f6re konumlanm\u0131\u015f; di\u011fer yandan zamanla k\u00fclt\u00fcrel temsili i\u00e7eri\u011fin \u00f6tesine ta\u015f\u0131yarak bi\u00e7imde de somut k\u0131lan b\u00f6lgesel sinema dilleri olu\u015fmu\u015ftur (Avrupa, Amerikan, Uzakdo\u011fu, \u0130ran sinemas\u0131 vb.). S\u00f6zgelimi, 1945 senesinde Roberto Rossellini\u2019nin <em>Roma A\u00e7\u0131k \u015eehir <\/em>filmi ile ba\u015flayan \u0130talyan Yeni-Ger\u00e7ek\u00e7ili\u011fi avangart bir tarz olarak, d\u00f6nemin toplumsal-siyasal \u00f6nc\u00fcllerine ko\u015fut olarak geli\u015fir. \u201cSava\u015f sonras\u0131 \u0130talya\u2019s\u0131n\u0131n en zengin ve karma\u015f\u0131k k\u00fclt\u00fcrel olgular\u0131ndan biri olan yeni-ge\u00e7ek\u00e7ili\u011fi, anti-fa\u015fist ittifak i\u00e7inde yer alm\u0131\u015f b\u00fct\u00fcn aktivist \u00e7evreler sahiplenir ve kendi ideolojileri \u00e7er\u00e7evesinde (o d\u00f6nemde \u00f6zellikle Kom\u00fcnist ve Katolik gruplar etkindir) tan\u0131mlamaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131r.\u201d<strong>(13)<\/strong>&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>T\u00fcm bu ak\u0131mlar, bunlara i\u00e7kin ya da ba\u011f\u0131ms\u0131z olarak geli\u015fen farkl\u0131 sinema dilleri \u2013 kimi bizzat politik sinema olarak nitelendirilsin, kimi nitelendirilmesin, kimi bilin\u00e7li bir s\u00fcre\u00e7 olsun, kimi olmas\u0131n \u2013 var olan politik atmosferden (eserin ge\u00e7mi\u015fle, bug\u00fcnle ve yar\u0131nla kurdu\u011fu ili\u015fkinin sonucunda) ba\u011f\u0131ms\u0131z okunamaz; s\u0131n\u0131f, iktidar, toplum analizi, modernitenin \u00f6zel ve kamusal ayr\u0131m prati\u011fi, gelecek tasviri, kahraman veya anti-kahraman olu\u015fturma kriterleri vb. senaristin ve y\u00f6netmenin b\u00fct\u00fcnle kesi\u015fti\u011fi noktada \u015fekillenmeye ba\u015flar o b\u00fct\u00fcnden ayr\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 noktaya do\u011fru evrilir ve ki\u015fiselle\u015fir.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Bir ba\u015fka a\u00e7\u0131dan bakarsak da, sineman\u0131n siyaset ile ili\u015fkisi onun konvansiyonel bir sanat olup olmad\u0131\u011f\u0131na dair s\u00fcren t\u00fcm bir tart\u0131\u015fmayla da \u00f6zetlenebilir. \u00d6te yandan, Benjamin\u2019in de\u011fimiyle, \u201co, modern ayg\u0131tlarca temsil edilen zaman\u0131n ve ritmin b\u00fct\u00fcn g\u00f6rselle\u015ftirme bi\u00e7imlerinin ifadesidir, \u00f6yle ki, \u00e7a\u011fda\u015f sanat\u0131n b\u00fct\u00fcn sorunlar\u0131, temel \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fcn\u00fc sadece sinema alan\u0131nda bulur.\u201d<strong>(14)<\/strong>&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Buraya kadar siyasetin sinema \u00fczerindeki etkisinden bahsetmi\u015f olsak da ancak bunu tek tara \u0131 bir ili\u015fki olarak g\u00f6rmedi\u011fimizi de belirtmek isteriz. Sineman\u0131n siyaset ile ili\u015fkisi, onun siyasal olan\u0131 yeniden \u00fcretme, sorgulama ve kurabilme g\u00fcc\u00fcyle de yak\u0131ndan ilgilidir. Ki siyasetin iktisat \u00fczerinde belirleyici oldu\u011funu \u015fu \u00e7a\u011fda bu sineman\u0131n \u00f6nemini artt\u0131rmakta ve teknik geli\u015fimin de olanaklar\u0131 ile birlikte ona kuvvetli bir ba\u011f\u0131ms\u0131zla\u015fma e\u011filimi vermektedir.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>\u00d6te yandan bu e\u011filim, sinema seyircisinin s\u00fcrece d\u00e2hil olmas\u0131 ile de geli\u015fmektedir. \u00c7\u00fcnk\u00fc bir film ne anlat\u0131rsa anlats\u0131n, sinema seyircisi onu kendi alg\u0131s\u0131nda ve dolay\u0131s\u0131yla siyasal konumlan\u0131\u015f\u0131nda yeniden \u00fcretme \u015fans\u0131na sahiptir. Bu durumda, sinema ve siyaset ili\u015fkisini kendine konu edinen bu k\u0131sa metin, \u00f6zellikle sinema kuram\u0131 ve tarihi konusunda yapt\u0131\u011f\u0131 ara\u015ft\u0131rmalarla tan\u0131nan Mario Pezella\u2019dan bir al\u0131nt\u0131yla sonu\u00e7land\u0131r\u0131labilir. Pezella\u2019n\u0131n de\u011fimiyle sinema, \u201cedilgen \u00f6zde\u015fle\u015fmeyi ve k\u0131smen seyircinin b\u00fcy\u00fcl\u00fc hayranl\u0131\u011f\u0131n\u0131 yarat\u0131yorsa, \u2018ele\u015ftirel anlat\u0131mc\u0131\u2019 sinema onun, bak\u0131\u015f\u0131n\u0131n \u00f6n\u00fcnden ge\u00e7en g\u00f6r\u00fcnt\u00fclerin ak\u0131\u015f\u0131n\u0131 ele\u015ftirel bi\u00e7imde derinle\u015ftirmeye ve geli\u015ftirmeye \u00e7al\u0131\u015facakt\u0131r.\u201d<strong>(15)<\/strong>&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Dipnotlar:<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p><strong>1.)<\/strong>&nbsp;\u00c7er\u00e7eve ve \u00e7er\u00e7evelemenin hem sinemada hem resim sanat\u0131ndaki s\u0131n\u0131rlar\u0131. <br><\/p>\n\n\n\n<p><strong>2.)<\/strong>&nbsp;Pascal Bonitzer, <em>K\u00f6r Alan ve Dekadrajlar<\/em>, \u00e7ev. \u0130zzet Ya\u015far, Metis Yay\u0131nlar\u0131, \u0130stanbul 2006. <br><\/p>\n\n\n\n<p><strong>3.)<\/strong>&nbsp;1950\u2019lerde ortaya \u00e7\u0131kar Auteur kuram\u0131, y\u00f6netmenin filmin t\u00fcm\u00fcne (senaryo, y\u00f6netim ve hatta \u00e7o\u011fu zaman kurgu) ki\u015fisel yarat\u0131c\u0131 vizyonunu aktarmas\u0131 anlam\u0131na gelir. Bu filmlerin bir\u00e7o\u011funda yap\u0131mc\u0131 da filmin y\u00f6netmenidir. <br><\/p>\n\n\n\n<p><strong>4.) <\/strong>L. D. Tro\u00e7ki, <em>Edebiyat ve Devrim<\/em>, \u00e7ev. H. Portakal, Kabalc\u0131 Yay\u0131nlar\u0131, \u0130stanbul 1989.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>5.)<\/strong> Terry Eagleton, <em>Ele\u015ftiri ve \u0130deoloji<\/em>, \u0130leti\u015fim Yay\u0131nlar\u0131, \u0130stanbul 2009, s. 50.<br><\/p>\n\n\n\n<p><strong>6.)<\/strong> Aktaran: Asl\u0131 Daldal, <em>1960 Darbesi ve T\u00fcrk Sinemas\u0131nda Toplumsal Ger\u00e7ek\u00e7ilik<\/em>, Homer kitapevi, \u0130stanbul 2005, s. 6. Kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r: Georg Luk\u00e1cs, Avrupa Ger\u00e7ek\u00e7ili\u011fi, \u00e7ev. Mehmet H. Do\u011fan, Payel Yay\u0131nlar\u0131, \u0130stanbul 1987.<br><\/p>\n\n\n\n<p><strong>7.)<\/strong> Auguste Lumiere ve Louis Lumiere\u2019in tasarlad\u0131\u011f\u0131, 13 \u015eubat 1895\u2019te Fransa i\u00e7in patentini ald\u0131klar\u0131, g\u00f6r\u00fcnt\u00fcleri kaydetmeye ve bir ekran \u00fczerinde yans\u0131tmaya yarayan ayg\u0131t.<br><\/p>\n\n\n\n<p><strong>8.)<\/strong> Lev Tro\u00e7ki, <em>G\u00fcndelik Hayat\u0131n Sorunlar\u0131<\/em>, \u00e7ev. Y\u0131lmaz \u00d6ner, Yaz\u0131n Yay\u0131nc\u0131l\u0131k, \u0130stanbul 2000, s. 35-36.<br><\/p>\n\n\n\n<p><strong>9.)<\/strong> Aktaran: Sergei Eisenstein, <em>Sinema Sanat\u0131 <\/em>(der.), der. Jay Leyla, Payel Yay\u0131nlar\u0131, \u0130stanbul 1993, s. 23.<br><\/p>\n\n\n\n<p><strong>10.)<\/strong> G\u00fcven \u015eener ve G\u00fcrkan Tosun, \u201cDevrim Sinemas\u0131, Eisenstein ve VGIK\u201d, 25. Kare. S. 1, s. 86-87, \u0130stanbul 1990.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>11.)<\/strong>&nbsp;Ba\u015fta, Sergei Eisenstein, Alexander Dovzhenko, Vsevolod Pudovkin, Sergei Yutkevich, Boris Barnet, Vasilyev Kardesler, Lev Kuleshov, Mikhail Romm, Grigori Kozintsev ve Leonid Trauberg olmak \u00fczere. (Ayr\u0131nt\u0131l\u0131 okuma i\u00e7in bak: Anderi Plakhov, <em>Sovyet Sinemas\u0131<\/em>, \u00e7ev. Yasemin Giritlio\u011flu, A. Suha \u00c7alkivik, Cem Ofset, \u0130stanbul 1989). <br><\/p>\n\n\n\n<p><strong>12.)<\/strong>&nbsp;Asl\u0131 Daldal, <em>1960 Darbesi ve T\u00fcrk Sinemas\u0131nda Toplumsal Ger\u00e7ek\u00e7ilik<\/em>, Homer kitapevi, \u0130stanbul 2005. <br><\/p>\n\n\n\n<p><strong>13.)<\/strong> &nbsp;Asl\u0131 Daldal, a.g.e., s. 46. <br><\/p>\n\n\n\n<p><strong>14.)<\/strong> &nbsp;Walter Benjamin, <em>Pasajlar<\/em>, \u00e7ev. Ahmet Cemal, Yap\u0131 Kredi Yay\u0131nlar\u0131, \u0130stanbul 1993. <br><\/p>\n\n\n\n<p><strong>15.)<\/strong> &nbsp;Mario Pezzela, <em>Sinemada Estetik<\/em>, \u00e7ev. Fisun Demir, Dost Kitapevi, Ankara 2006, s. 11. <br> <\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Cemre Sava ve Oktay Orhun&nbsp; Her film kadrajlardan(1) olu\u015fur ve her kadraj bir \u015feyi se\u00e7erken bir di\u011ferini\/di\u011ferlerini d\u0131\u015far\u0131da b\u0131rakmay\u0131 mecbur k\u0131lar. Daha masaba\u015f\u0131 \u00fcretim s\u00fcrecinde ba\u015flayan bu \u201cse\u00e7me\u201d mecburiyeti sinemay\u0131 ister kurmaca (imgesel) olsun ister belgesel olsun, siyaset ile ili\u015fkilendiren en \u00f6nemli fakt\u00f6rlerin ba\u015f\u0131nda gelir; zira sinemasal ger\u00e7eklik; bu s\u0131n\u0131rlar\u0131n, a\u015f\u0131lmas\u0131 ve\/veya bozulmas\u0131, ve yeniden [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":7,"featured_media":521,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_exactmetrics_skip_tracking":false,"_exactmetrics_sitenote_active":false,"_exactmetrics_sitenote_note":"","_exactmetrics_sitenote_category":0,"footnotes":""},"categories":[707],"tags":[602,601,599,600,59],"class_list":["post-1218","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-kultur","tag-dusunceler","tag-iliskisi","tag-sinema","tag-siyaset","tag-uzerine"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1218","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/7"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=1218"}],"version-history":[{"count":1,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1218\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":1219,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1218\/revisions\/1219"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media\/521"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=1218"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=1218"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=1218"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}