{"id":1204,"date":"2014-03-22T12:15:30","date_gmt":"2014-03-22T09:15:30","guid":{"rendered":"http:\/\/trockist.net\/?p=1204"},"modified":"2021-01-19T13:17:57","modified_gmt":"2021-01-19T10:17:57","slug":"emperyalizmin-son-donem-dunya-politikalari","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/2014\/03\/22\/emperyalizmin-son-donem-dunya-politikalari\/","title":{"rendered":"Emperyalizmin son d\u00f6nem d\u00fcnya politikalar\u0131"},"content":{"rendered":"\n<p><strong>Giri\u015f<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Marksizm, kendi kurucular\u0131n\u0131n da belirtti\u011fi \u00fczere, salt bir analiz y\u00f6ntemi de\u011fildir. Her ne kadar Avro-kom\u00fcnizm benzeri kimi ak\u0131mlar Marksizmi sadece bir analiz etme arac\u0131 olarak ele al\u0131p onu sakat b\u0131raksalar da, Marksizm ayn\u0131 zamanda ger\u00e7ekli\u011fi devrimci bir tarzda d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrebilecek politikalar\u0131 yaratman\u0131n da ismidir. En nihayetinde, yap\u0131lan analizin ortaya \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131 manzaraya y\u00f6nelik somut m\u00fcdahaleleri geli\u015ftirebilmek, tahlil etme eyleminin biricik amac\u0131d\u0131r. \u0130\u00e7erisinden alternatif bir siyasal \u00f6nerme \u00e7\u0131karmayan her analizin kaderi bo\u015flukta sallanmakt\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>Bu ba\u011flamdan bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, emperyalizmin son d\u00f6nem d\u00fcnya politikalar\u0131na d\u00f6n\u00fck yaz\u0131lm\u0131\u015f bir \u00e7al\u0131\u015fman\u0131n hedefinin de, var oldu\u011fu iddia edilen herhangi bir akademik bo\u015flu\u011fu doldurmak oldu\u011fu s\u00f6ylenemez.&nbsp; Devrimci Marksizm kendi tarihi boyunca, i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131na y\u00f6nelik her t\u00fcrl\u00fc (ekonomik, siyasal, askeri) sald\u0131r\u0131 politikas\u0131n\u0131n uluslararas\u0131 karakterine kar\u015f\u0131l\u0131k, kendisi de uluslararas\u0131 cevaplar ve alternatifler \u00fcretmeye \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. Bu cevaplar\u0131n ve alternatiflerin, izole ve d\u0131\u015f d\u00fcnyan\u0131n ger\u00e7ekliklerinden kopuk bir ortamda olu\u015fturulmam\u0131\u015f olduklar\u0131 barizdir. Bu sebeple \u00fcretilen cevab\u0131n niteli\u011fi, g\u00fc\u00e7ler dengesi terazisinde inisiyatifin i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131ndan m\u0131 yoksa emperyalizmden mi yana d\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fc sorusuyla belirlenir.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Uluslararas\u0131 devrimci sosyalist bir politik hat in\u015fa ederken, bu hatt\u0131 hangi ekonomik s\u00fcre\u00e7lerin ve siyasal tercihlerin kar\u015f\u0131s\u0131na \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131m\u0131z ve hangi toplumsal \u00f6rg\u00fctlenme modeline kar\u015f\u0131l\u0131k bir se\u00e7enek olarak benimsedi\u011fimiz, bu hat ya\u015fam ile i\u00e7 i\u00e7e ge\u00e7erken kapanmayan bo\u015fluklar\u0131n kalmamas\u0131 ad\u0131na b\u00fcy\u00fck bir \u00f6nem ta\u015f\u0131yor. Devrimci Marksistlerin emperyalizmin d\u00f6nemsel politikalar\u0131n\u0131 inceleme ama\u00e7lar\u0131, \u00fcniversite k\u00fct\u00fcphanelerinin raflar\u0131nda yer edinmekten ziyade i\u015f\u00e7ilerin iktidar m\u00fccadelesine kat\u0131lmak ve onu ileriye g\u00f6t\u00fcrmektir. Emperyalist politikalar\u0131n karakterini belirleyebilme ihtiyac\u0131, bu politikalar kar\u015f\u0131s\u0131ndaki enternasyonal, siyasal, sendikal&nbsp; -ve zaman\u0131 geldi\u011finde de askeri- haz\u0131rl\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131 peki\u015ftirmeyi ve g\u00fc\u00e7lendirmeyi hedeflemektedir.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Zira bu hedefi g\u00fctmek \u00f6nemlidir \u00e7\u00fcnk\u00fc emperyalizmin son d\u00f6nem s\u00fcresince ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131 karakter \u00fczerine bir\u00e7ok s\u0131fat ortaya at\u0131lmaktad\u0131r. Sistemin &#8220;k\u00fcresel&#8221;, &#8220;tek kutuplu&#8221;, &#8220;enformatik&#8221; ve &#8220;ulus-\u00f6tesi&#8221; oldu\u011fu s\u00f6ylenerek, kapitalizmin her d\u00f6nemine \u00f6zg\u00fc olan art\u0131 de\u011fere el koyma ve onu biriktirme s\u00fcre\u00e7lerinin ve bu s\u00fcre\u00e7lerin niteliklerinin \u00fczeri \u00e7izilmektedir. Halbuki masaya yat\u0131r\u0131lmas\u0131 gereken olgular farkl\u0131d\u0131r. Mesela, burjuva devletin ekonomiye m\u00fcdahale tarz\u0131 nedir? Emperyalist \u00fclkelerin, s\u00f6m\u00fcrge ve yar\u0131-s\u00f6m\u00fcrge \u00fclkelerin h\u00fck\u00fcmetlerine kabul ettirmeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 h\u00e2kim kapitalist model hangisidir, bu model eski karde\u015flerinden ne gibi farkl\u0131l\u0131klar ta\u015f\u0131maktad\u0131r? Bankalar ve tekeller aras\u0131 rekabetin tipi nedir? Zengin ve yoksul \u00fclkelerde farkl\u0131la\u015fan fabrika i\u00e7i \u00fcretim bi\u00e7imleri hangileridir? Emperyalizm d\u00fcnya olaylar\u0131na hangi yollar ile m\u00fcdahale etmeyi tercih etmektedir? Askeri ve\/ya &#8220;demokratik&#8221; m\u00fcdahalelerin \u00f6zellikleri nelerdir? Bu sorular\u0131n cevaplar\u0131, neo-liberal \u00e7a\u011fda emperyalizmin tercihlerini kavrayabilmek ad\u0131na \u00f6nem ta\u015f\u0131maktad\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>\u00d6nde gelen liberal teorisyenlerin d\u00e2hi sayg\u0131s\u0131n\u0131 kazanm\u0131\u015f yetenekli bir toplumbilimci olan Eric Hobsbawn bile &#8220;A\u015f\u0131r\u0131l\u0131klar \u00c7a\u011f\u0131, K\u0131sa XX. Y\u00fczy\u0131l&#8221; isimli \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131nda, 1914-1945 aras\u0131 d\u00f6nemi &#8220;felaketler \u00e7a\u011f\u0131&#8221; ve 1945-1973 aras\u0131n\u0131 da &#8220;alt\u0131n \u00e7a\u011f&#8221; olarak nitelerken, 1973 ile ba\u015flayan s\u00fcreci &#8220;belirsizlik \u00e7a\u011f\u0131&#8221; olarak adland\u0131rarak son d\u00f6nemin s\u0131n\u0131f dinamiklerine d\u00f6n\u00fck olarak mu\u011flak bir tablo \u00e7iziyordu. Michael Hardt ve Antionio Negri ise daha da ileri giderek &#8220;\u0130mparatorluk&#8221; ad\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131yan me\u015fhur kitaplar\u0131nda, emperyalizm \u00e7a\u011f\u0131n\u0131n sona erdi\u011fini ve Vietnam&#8217;\u0131n son emperyalist m\u00fcdahale oldu\u011funu iddia ederek, tarihin sonunun geldi\u011fini s\u00f6yleyen Francis Fukuyama ile pratikte ayn\u0131 konumu payla\u015f\u0131yorlard\u0131.<strong>(1)<\/strong>&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Emperyalizmin son d\u00f6nem politikalar\u0131na dair geli\u015ftirilen kavram yelpazesinin bunca farkl\u0131l\u0131k g\u00f6stermesi ve &#8220;belirsizlik&#8221; olarak adland\u0131r\u0131lan s\u00fcre\u00e7lerin en \u00fcst d\u00fczeyde olmas\u0131 bir tesad\u00fcf de\u011fil. Bu sorunun kaynaklar\u0131, asl\u0131nda tam da kullan\u0131lan y\u00f6ntemle ilgili. Zira Hardt-Negri oport\u00fcnizminde somutla\u015fan post-modern ekol, Leninist emperyalizm teorisinden olduk\u00e7a radikal bir kopu\u015fu temsil ediyor. Ancak bu kopu\u015f hi\u00e7 sorgulanm\u0131yor. Leninist emperyalizm teorisini var eden ekonomik \u00f6rg\u00fctlenme tipleri, uluslararas\u0131 sosyo-ekonomik dinamikler, ulus-devletlerin kronik krizi, \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerin y\u0131k\u0131c\u0131la\u015fmas\u0131 ve uluslararas\u0131 i\u015f b\u00f6l\u00fcm\u00fc benzeri somut \u015fartlar varl\u0131klar\u0131n\u0131, son derece u\u00e7 boyutlara varmalar\u0131ndan \u00f6t\u00fcr\u00fc \u00e7arp\u0131k bir vaziyette s\u00fcrd\u00fcr\u00fcrken, &#8220;yeni emperyalizm&#8221;lerden bahsetmenin, bize politik olarak nas\u0131l geri d\u00f6nece\u011fi \u00fczerine kafa yormak mecburiyetindeyiz. <strong>(2)<\/strong> Bu d\u00fczlemde, emperyalizmin d\u00fcnya olaylar\u0131na, uluslararas\u0131 ili\u015fkilere ve s\u0131n\u0131f m\u00fccadelelerine d\u00f6n\u00fck \u00e7izdi\u011fi son d\u00f6nem siyasetini mercek alt\u0131na al\u0131rken, emperyalizme ve dolay\u0131s\u0131yla da onun son d\u00f6nem politikalar\u0131na d\u00f6n\u00fck yanl\u0131\u015f bilinen yarg\u0131lar\u0131 da incelemek bir zorunluluk olarak kendisini g\u00f6steriyor.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>A\u00e7\u0131k ki, \u015fu anda varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrmeye devam eden emperyalizmin sahip oldu\u011fu i\u00e7 dinamikler ile emperyalistler aras\u0131 ikinci payla\u015f\u0131m sava\u015f\u0131n\u0131n ertesinde olu\u015fan politik ve askeri dengeler aras\u0131nda b\u00fcy\u00fck farkl\u0131l\u0131klar var. Lenin&#8217;in \u00f6l\u00fcm\u00fcnden bu yana tekelci kapitalizmin i\u015fleyi\u015finde anlaml\u0131 ve \u00f6nemli de\u011fi\u015fimlerin meydana geldi\u011fi elbette ink\u00e2r edilemez. Rekabetin ve art\u0131 de\u011fere el koyman\u0131n yeni bi\u00e7imleri \u015f\u00fcphesiz ki mevcuttur. Ancak Reagan ve Thatcher ile ba\u015flayan neo-liberal ekonomi uygulamas\u0131n\u0131n incelenmesi gereken yeni e\u011filimler ve dinamikler ortaya \u00e7\u0131karm\u0131\u015f olmas\u0131 ve s\u0131n\u0131fsal g\u00fc\u00e7 ili\u015fkilerinde burjuvazinin lehine bir de\u011fi\u015fimin kendisini g\u00f6stermi\u015f olmas\u0131, yeni ve farkl\u0131 bir &#8220;emperyalizm-\u00fcst\u00fc&#8221; a\u015faman\u0131n varl\u0131\u011f\u0131na i\u015faret etmez. Ekonominin toplumsal \u00f6rg\u00fctleni\u015finin bir formasyonundan di\u011ferine ge\u00e7i\u015f, t\u00fcketilmi\u015f olan a\u015faman\u0131n \u00e7eli\u015fkilerinin bir bi\u00e7imde k\u0131sm\u00ee de olsa \u00e7\u00f6z\u00fclmesine ba\u011fl\u0131d\u0131r ki, Lenin&#8217;in tan\u0131mlad\u0131\u011f\u0131 kapitalizmin \u00fcst a\u015famas\u0131 i\u00e7in bunun hen\u00fcz ge\u00e7erli oldu\u011fu s\u00f6ylenemez. Bir yasa olarak tarihsel \u00f6rg\u00fctlenme formasyonlar\u0131 aras\u0131ndaki kritik ge\u00e7i\u015f a\u015famalar\u0131 ve ge\u00e7i\u015flerin kendisi asla mekanik, pasif ve bar\u0131\u015f\u00e7\u0131l bir karakter ta\u015f\u0131mam\u0131\u015ft\u0131r. Yine Hardt ve Negri bu yan\u0131lg\u0131y\u0131 en u\u00e7 noktalar\u0131na vard\u0131r\u0131yorlar ve &#8220;\u0130mparatorluk&#8221; isimli kitaplar\u0131n\u0131n 11. ve 12. b\u00f6l\u00fcmlerinde &#8220;k\u00fcreselle\u015fme&#8221; olarak adland\u0131r\u0131lan s\u00fcreci, Taylorizmin disiplinci yap\u0131s\u0131ndan kurtulmay\u0131 hedefleyen i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n &#8220;\u00f6zg\u00fcrl\u00fck arzusunun&#8221; bir d\u0131\u015favurumu olarak tan\u0131ml\u0131yorlar. Halbuki finans kapitalin co\u011frafi yay\u0131lmac\u0131l\u0131\u011f\u0131 ve uluslararas\u0131 temerk\u00fcz\u00fc asla ve asla geni\u015f emek\u00e7i y\u0131\u011f\u0131nlar\u0131n\u0131n \u00e7\u0131kar\u0131na olmam\u0131\u015ft\u0131r ve mevcut \u00fcretim-t\u00fcketim ili\u015fkileri alt\u0131nda da hi\u00e7bir zaman olamayacakt\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>Bug\u00fcn emperyalizmin mevcut durumu ve emperyalizmin son d\u00f6nem d\u00fcnya politikalar\u0131, neo-liberal politikalar e\u015fli\u011finde ger\u00e7ekle\u015ftirilen revizyonlar\u0131n yanl\u0131\u015fl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve \u00fcretilen yan\u0131lg\u0131lar\u0131n hatalar\u0131n\u0131 (ulus-devletlerin yok olu\u015fu gibi) kan\u0131tlar nitelikte. Bug\u00fcn ekonomi d\u00fcnyas\u0131 37 milyon \u015firkete ev sahipli\u011fi yap\u0131yor. Bunlar\u0131n 43 binini \u00e7okuluslu \u015firketler olu\u015fturuyor. Bu \u00e7okuluslu \u015firketlerin 147&#8217;si d\u00fcnya refah\u0131n\u0131n %40&#8217;\u0131n\u0131 kontrol ediyor. Bu 147 tekelin %75&#8217;i ise finansal kurulu\u015flar. Ayn\u0131 \u015fekilde en b\u00fcy\u00fck 1000 giri\u015fimin toplam sat\u0131\u015f tutar\u0131 31,7 trilyon dolarla ABD GSYH&#8217;sinin iki kat\u0131n\u0131 buluyor. Bu sat\u0131\u015flar\u0131n %60&#8217;\u0131n\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftiren tekellerin merkezleri 5 ana emperyalist \u00fclkede bulunuyor ve k\u00e2rlar\u0131n %40,3&#8217;\u00fcn\u00fc de ABD&#8217;li \u015firketler al\u0131yor. Forbes&#8217;un 2013 verilerine g\u00f6re 200 b\u00fcy\u00fck \u015firketten 112&#8217;si en zengin 5 \u00fclkede bulunuyor.<strong>(3)&nbsp;<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>\u00d6zetle, kapitalist hareket yasalar\u0131 alt\u0131nda biriken sermaye ve ya\u015fanan ekonomik s\u00fcre\u00e7ler, Lenin&#8217;in ve Buharin&#8217;in teorilerinin canl\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6steriyor. Sermayenin yeni ihtiya\u00e7lar\u0131 ve bu yeni ihtiya\u00e7lar\u0131 dolay\u0131s\u0131yla da uygulanan veya uygulanmak istenen yeni politikalar ise, incelenmesi gereken de\u011fi\u015fiklikler olarak bizleri bekliyor. Ancak sermayenin de\u011fi\u015fen ihtiya\u00e7lar\u0131 dolay\u0131s\u0131yla, 20. y\u00fczy\u0131l\u0131n ba\u015flar\u0131 ile k\u0131yasland\u0131\u011f\u0131nda farkl\u0131la\u015fan yeni politik ve ekonomik e\u011filimler, sermaye ihra\u00e7 ederek d\u00fcnyan\u0131n payla\u015f\u0131m\u0131n\u0131 ve yeniden payla\u015f\u0131m\u0131n\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftiren emperyalizmin tarihin karanl\u0131k ge\u00e7mi\u015finde kald\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6stermiyor.&nbsp; &nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Yeni e\u011filimler ile birlikte emperyalizmin i\u00e7eride ve d\u0131\u015far\u0131da ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 gerilimlerin de \u00e7ehresi elbette de\u011fi\u015fiyor. Yeni e\u011filimleri yaz\u0131 boyunca i\u015flemeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131rken, ortaya \u00e7\u0131kan yeni gerilimleri ve bu gerilimlere y\u00f6nelik de emperyalizmin geli\u015ftirdi\u011fi program\u0131 g\u00f6stermeye \u00e7al\u0131\u015faca\u011f\u0131z. Gerilimlerin kayna\u011f\u0131 olan yeni rekabet bi\u00e7imleri ve \u015fartlar\u0131 bize, genel olarak emperyalizmin \u00f6zel olarak ise ABD&#8217;nin egemenlik krizinden bahsetmeye hak tan\u0131maktad\u0131r. ABD&#8217;nin 60 senedir liderli\u011fini peki\u015ftirdi\u011fi ve korudu\u011fu do\u011fru olsa da, Avrupa Birli\u011fi ve Japonya&#8217;y\u0131 istedi\u011fi ba\u011f\u0131ml\u0131 konuma \u00e7ekememi\u015ftir.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>K\u0131sacas\u0131 sermayenin hareketi, temerk\u00fcz\u00fc ve birikimi zorunlu olarak yeni rekabetler do\u011furmaktad\u0131r ve emperyalizm, i\u00e7erisine d\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fc kronik buhran\u0131n da etkisiyle bu ger\u00e7e\u011fi sistemli bir \u015fekilde kontrol edebilecek ara\u00e7lara ve altyap\u0131ya sahip olabilmek i\u00e7in taktik manevralara, stratejik d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmlere, yer yer geri \u00e7ekili\u015flere ve yer yer de fiziksel sald\u0131r\u0131lara ihtiya\u00e7 duymaktad\u0131r.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Sermayenin uluslararas\u0131 hareketi ve de\u011fi\u015fen ekonomik e\u011filimler<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Yeni ekonomik e\u011filimlerin hangi durumlar\u0131n i\u00e7erisinden \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131n\u0131 bilmek, do\u011fumlar\u0131n\u0131 ve geli\u015fimlerini kavrayabilmemizde faydal\u0131 olabilecek birka\u00e7 veriyi bize sunabilir. Hegemonya krizinin ekonomik kaynaklar\u0131 sorunsal\u0131n\u0131 incelerken olu\u015fturaca\u011f\u0131m\u0131z kaba bir panorama bu ihtiyac\u0131n giderilmesi noktas\u0131nda verimli bir i\u015flev g\u00f6recektir.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>\u0130kinci payla\u015f\u0131m sava\u015f\u0131ndan sonra y\u0131k\u0131lm\u0131\u015f Avrupa sermayesinin kar\u015f\u0131s\u0131ndaki konumunu (sava\u015f\u0131n ya\u015fand\u0131\u011f\u0131 ya\u015fl\u0131 k\u0131tadan co\u011frafi olarak bir hayli uzak olmas\u0131n\u0131n da etkisiyle) olduk\u00e7a g\u00fc\u00e7lendiren ABD, G\u00fcmr\u00fck Tarifeleri ve Ticaret Genel Anla\u015fmas\u0131 (GATT), IMF ve D\u00fcnya Bankas\u0131 gibi arac\u0131 kurumlar ve anla\u015fmalar yoluyla, askeri ve mali hegemonyas\u0131n\u0131 tesis etti. Sava\u015f\u0131n ertesinde yeniden imarla ve imha edilmi\u015f olan \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerin yenilenmesiyle olu\u015fan k\u0131sm\u00ee refah Bat\u0131 ve Kuzey Avrupa&#8217;da g\u00f6rece olarak yay\u0131ld\u0131 ve pazar alanlar\u0131n\u0131n geli\u015fimi de tekelci kapitalizmin kronik krizini belirli bir d\u00f6nem bir \u00f6l\u00e7\u00fcde hafifletti. 1960&#8217;l\u0131 senelerde egemen ekonomik programlar \u00f6nerilerine gelirlerin yeniden da\u011f\u0131l\u0131m\u0131, toprak reformu ve artan oranl\u0131 bir vergi sisteminin olu\u015fturulmas\u0131 gibi ba\u015fl\u0131klar\u0131 ekleyebilecek zemini bulabiliyordu.<\/p>\n\n\n\n<p>1970&#8217;lere gelindi\u011finde ise s\u0131n\u0131flar m\u00fccadelesinin de artan \u015fiddetiyle krizin e\u015fik atlad\u0131\u011f\u0131na tan\u0131kl\u0131k edildi. 1968-69 senelerinde, iktisadi b\u00fcy\u00fcmenin ger\u00e7ekle\u015fti\u011fi bir s\u0131rada metropol \u00fclkelerde ger\u00e7ekle\u015fen kitlesel seferberlikler ve ayn\u0131 d\u00f6nemde emperyalizmi bir hayli y\u0131pratan ulusal kurtulu\u015f hareketlerinin geli\u015fimi, e\u015fi\u011fin atlanmas\u0131nda \u00f6nemli bir rol oynad\u0131. Ekonomik b\u00fcy\u00fcme s\u00fcrse de t\u00fcketim ve yat\u0131r\u0131m harcamalar\u0131 azald\u0131, Gayr\u0131 Safi Yurt \u0130\u00e7i Has\u0131la&#8217;da (GSY\u0130H) k\u0131r\u0131lmalar ya\u015fanmaya ba\u015flad\u0131.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>1970&#8217;lerde ise k\u00e2r oranlar\u0131n\u0131n ibresi a\u015fa\u011f\u0131y\u0131 g\u00f6stermeye ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131. 15 Ekim 1973 tarihinde OPEC&#8217;in (Petrol \u0130hra\u00e7 Eden Arap \u00dclkeleri Birli\u011fi) ilan etti\u011fi petrol ambargosu &#8220;1973 Petrol Krizi&#8221; olarak adland\u0131r\u0131lan s\u00fcrece yol a\u00e7t\u0131. Petrol fiyatlar\u0131ndaki nitelikli art\u0131\u015f ve 1973-74 d\u00f6neminde borsan\u0131n fiilen \u00e7\u00f6kmesi, 1929&#8217;dan o tarihe dek ya\u015fanan en derin ekonomik krizin kap\u0131s\u0131n\u0131 aralad\u0131 ve kriz uzun d\u00f6nemli etkilere yol a\u00e7t\u0131.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>1974-75&#8217;te ya\u015fanan resesyonla ba\u015flayan d\u00f6nem, asl\u0131nda bug\u00fcnk\u00fc krizin tohumlar\u0131n\u0131 bar\u0131nd\u0131ran \u00f6nemli e\u011filimlere ev sahipli\u011fi yapt\u0131. Bu d\u00f6nemde genel b\u00fcy\u00fcme oran\u0131 yava\u015flad\u0131, sermaye birikim s\u00fcrecinde finansalla\u015fman\u0131n \u00f6n\u00fc a\u00e7\u0131larak spek\u00fclasyonlar\u0131n ilk ad\u0131m\u0131 at\u0131ld\u0131 ve tekellerin, \u00e7okuluslu \u015firketlerin say\u0131s\u0131ndaki art\u0131\u015f do\u011frudan bir ivme kazand\u0131.<\/p>\n\n\n\n<p>1970&#8217;lerde n\u00fcveleri g\u00f6zlemlenebilen, 1980&#8217;lerde ise farkl\u0131 bir boyut kazanan yeni e\u011filim ise neo-liberal politikalar\u0131n hayata ge\u00e7irilmeye ba\u015flanmas\u0131 idi. \u0130\u015f g\u00fcc\u00fc maliyetlerinin d\u00fc\u015f\u00fcr\u00fclmesi y\u00f6n\u00fcnde radikal ad\u0131mlar at\u0131l\u0131rken, uluslararas\u0131 i\u015f b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fcn yenilenmesi\/d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclmesi ve serbest b\u00f6lgeler olu\u015fturulmas\u0131 gibi y\u00f6ntemler g\u00fcndeme geldi.<\/p>\n\n\n\n<p>Asl\u0131nda ger\u00e7ekte ya\u015fanan, kapitalizmin ekonomik yasalar\u0131 gere\u011fince itici g\u00fcc\u00fcn emperyalist merkezlerdeki birikim s\u00fcreci olarak ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131 ve d\u00fcnyan\u0131n geri kalan\u0131nda ger\u00e7ekle\u015fen \u00fcretimin bu birikimin ihtiya\u00e7lar\u0131n\u0131n kar\u015f\u0131lanmas\u0131 y\u00f6n\u00fcnde piyasa taraf\u0131ndan \u015fekillendirilmesiydi.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Emperyalizm, &#8220;d\u0131\u015far\u0131ya&#8221; aktar\u0131lan harcamalar\u0131n asgariye indirilmesi ad\u0131na, her metay\u0131 d\u00fcnyada en az maliyetle nerede \u00fcretebiliyorsa orada \u00fcretmeyi ve o metalar\u0131 piyasan\u0131n alt\u0131nda belirlenen fiyatlarla i\u00e7 ve d\u0131\u015f pazarlarda kullanmay\u0131 benimsedi. B\u00f6ylece iki dinamik kendini belli eder oldu: 1.) \u0130\u015f b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fcn yeni bi\u00e7imi sebebiyle her meta d\u00fcnyada en ucuz nerede \u00fcretiliyorsa, gerek duyulan s\u0131nai \u00fcretim s\u00fcreci (olduk\u00e7a e\u015fitsiz ve \u00e7arp\u0131k bir \u015fekilde) oraya y\u00f6nlendirildi. 2.) S\u00f6m\u00fcrge&nbsp; ve yar\u0131-s\u00f6m\u00fcrge \u00fclkelere aktar\u0131lan her t\u00fcrl\u00fc kayna\u011f\u0131n asgariye indirilmesi i\u00e7in &#8220;\u00fclkeler-\u00fcst\u00fc&#8221; (s\u00f6m\u00fcrge ve yar\u0131-s\u00f6m\u00fcrge h\u00fck\u00fcmetlerin kontrol\u00fc d\u0131\u015f\u0131nda) serbest b\u00f6lgeler olu\u015fturuldu.<\/p>\n\n\n\n<p>Bu dinamiklerin temel olarak iki sonucu oldu. \u0130lk olarak mallar\u0131n, hizmetlerin ve mali sermayenin d\u00fcnya pazar\u0131n\u0131n verili \u015fartlar\u0131nda \u00f6zg\u00fcrce hareket edebilmesi i\u00e7in emperyalist olmayan \u00fclkelere g\u00fcmr\u00fck, vergi ve benzeri k\u0131s\u0131tlamalar\u0131 en aza indirgemeleri dayat\u0131ld\u0131. \u0130kinci olarak da, emperyalist \u00fclkelerin, \u00fcr\u00fcnleri en ucuza \u00fcretebilecek ve kendi pazar\u0131nda satabilecek ko\u015fulda olan \u00fclkeler ile yat\u0131r\u0131m ve m\u00fcbadele ili\u015fkilerini derinle\u015ftirme arzusu, yar\u0131-s\u00f6m\u00fcrge \u00fclkeler aras\u0131nda \u00fcr\u00fcnlerin asgari maliyetle \u00fcretilmesi y\u00f6n\u00fcnde bir rekabet bas\u0131nc\u0131 yaratt\u0131. Bu durum da \u00c7in ve Hindistan gibi n\u00fcfusun olduk\u00e7a kalabal\u0131k oldu\u011fu \u00fclkelerde i\u015fg\u00fcc\u00fc maliyetlerinin ayl\u0131k 40 dolar ve benzeri seviyelere \u00e7ekilmesini beraberinde getirdi.<\/p>\n\n\n\n<p>Bu s\u00fcre\u00e7te tekellerin \u00fcretimin \u00f6nemli bir b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fc yar\u0131-s\u00f6m\u00fcrge \u00fclkelere kayd\u0131rmas\u0131 yeni \u015fubeler a\u00e7arak ve ortakl\u0131klar (ge\u00e7ici hizmet anla\u015fmalar\u0131) kurarak ilerledi. <strong>(4)<\/strong> \u0130leri teknoloji ve geli\u015fmi\u015f teknikler ana \u015firket taraf\u0131ndan kontrol edilirken, \u00fcretimin de\u011fi\u015fik a\u015famalar\u0131 hammadde kayna\u011f\u0131na, \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerin \u00e7e\u015fitli verilerine, \u00fcretimdeki uzmanl\u0131k alanlar\u0131na ve emperyalizm a\u00e7\u0131s\u0131ndan g\u00f6rece elveri\u015fli ko\u015fullara g\u00f6re s\u00f6m\u00fcrge ve yar\u0131-s\u00f6m\u00fcrge \u00fclkelere kayd\u0131r\u0131ld\u0131.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>\u00dcretimin metropollerden d\u0131\u015far\u0131ya kayd\u0131r\u0131lmas\u0131 emperyalist \u00fclkelerde krizi tetikleyen bir fakt\u00f6r olarak i\u015fsizli\u011fin art\u0131\u015f\u0131n\u0131 dolayl\u0131 olarak tetikledi. Olduk\u00e7a ucuza \u00fcretilen \u00fcr\u00fcnlerin d\u0131\u015far\u0131dan al\u0131nmaya ba\u015flan\u0131p metropol \u00fclkelerdeki i\u015f\u00e7i ve emek\u00e7i s\u0131n\u0131flar\u0131n al\u0131m\u0131na sunulmas\u0131, bu \u00fcr\u00fcnlerle ihtiya\u00e7lar\u0131n tam olarak olmasa bile belirli bir oranda kar\u015f\u0131lanmas\u0131n\u0131 olanakl\u0131 k\u0131ld\u0131. Bu durum do\u011frudan do\u011fruya emperyalist \u00fclkelerin yerel sanayilerinin gerilemesine yol a\u00e7t\u0131. B\u00f6ylece i\u015fsizlik kronik olarak %11-12 seviyesinin alt\u0131na d\u00fc\u015fmez iken, kriz d\u00f6nemlerinde bu oranlar katlanarak artt\u0131.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Bu d\u00f6nem s\u00fcresince ABD&#8217;nin, y\u00fckselme potansiyeli bar\u0131nd\u0131rmas\u0131 sebebiyle ciddi bir tehlike h\u00e2line d\u00f6n\u00fc\u015febilecek enflasyona kar\u015f\u0131 bir \u00f6nlem olarak faizleri %5-6 civarlar\u0131nda tuttu\u011fu g\u00f6r\u00fclebilir. Ancak y\u00fcksek faiz politikalar\u0131n\u0131n da \u00f6n\u00fcne ge\u00e7emedi\u011fi ekonomik gerileme ve art\u0131k \u00f6telenemeyecek bir karakter kazanmaya ba\u015flayan kriz emareleri, daralan ekonominin ihtiya\u00e7lar\u0131n\u0131 ba\u015fka ara\u00e7larla kar\u015f\u0131lamaya \u00e7al\u0131\u015fman\u0131n yollar\u0131n\u0131 a\u00e7t\u0131. Finans sekt\u00f6r\u00fc bu s\u0131ralarda g\u00fcndemin ilk maddesi olurken 2008&#8217;de Mortgage krizi bi\u00e7imine b\u00fcr\u00fcnerek patlak veren in\u015faat ve kredi balonlar\u0131 gibi yapay para balonlar\u0131, bu d\u00f6nemde olu\u015fturuldu. <strong>(5)<\/strong> K\u0131sa vadeli tahviller, g\u00fcvenli olmayan parasal aktar\u0131mlar, borsada bankalar ile yat\u0131r\u0131m fonlar\u0131 aras\u0131ndaki yapay rekabet ve mali balonlar merkez bankalar\u0131n\u0131n denetimi d\u0131\u015f\u0131nda ger\u00e7ekle\u015fen fenomenlerdi ve b\u00fcy\u00fcyen para dola\u015f\u0131m\u0131n\u0131 organize edebilecek bir para birimi de mevcut de\u011fildi.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>\u00c7izdi\u011fimiz panoraman\u0131n g\u00f6sterdiklerinden hareketle diyebiliriz ki tarihsel olarak bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda g\u00fcn\u00fcm\u00fczde i\u00e7erisinde bulundu\u011fumuz \u00fcretim ili\u015fkileri ile kapitalizmin Marx ve Lenin d\u00f6nemlerindeki nitelikleri aras\u0131nda belli ba\u015fl\u0131 \u00f6nemli farkl\u0131l\u0131klar bulmak m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Ancak bu farkl\u0131l\u0131klar yap\u0131sal bir karaktere sahip de\u011fillerdir, sadece emperyalizmin pazarlar\u0131 ve ya\u011fmay\u0131 b\u00fcy\u00fctme ile sermayeyi biriktirme ve kredileri, bor\u00e7lar\u0131, yat\u0131r\u0131mlar\u0131 s\u00fcrd\u00fcrme zorunlulu\u011funu hissetmesiyle ba\u015fvurdu\u011fu de\u011fi\u015fik yollard\u0131r. Bu yollara ba\u015fvurman\u0131n emperyalizm a\u00e7\u0131s\u0131ndan zorunlulu\u011fu krizi s\u00fcrekli olarak erteleme ihtiyac\u0131n\u0131 hissetmesidir. Bu ba\u011flamda kendisini g\u00f6steren yeni ekonomik e\u011filimler \u00f6zg\u00fcr bir iradenin karar\u0131ndan \u00e7ok, piyasa kurallar\u0131n\u0131n finans kapitalin a\u011f\u0131r yaralar almamas\u0131n\u0131 g\u00fcvence alt\u0131na almak i\u00e7in dikta etti\u011fi y\u00f6nelimlerdir.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>20. y\u00fczy\u0131l\u0131n ilk d\u00f6nemleri ile kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda bug\u00fcn hizmet sekt\u00f6r\u00fcn\u00fcn \u00e7ok daha b\u00fcy\u00fck oldu\u011funu ya da ticarete konu olan mallar\u0131n hammaddeler de\u011fil \u00e7o\u011funlukla sanayi \u00fcr\u00fcnlerinin par\u00e7alar\u0131 oldu\u011funu fark edebiliriz. Ancak esas e\u011filimin 1990&#8217;lardan bu yana geli\u015fmekte olan yeni olanaklarda yatt\u0131\u011f\u0131 bir ger\u00e7ektir. A\u015fa\u011f\u0131da daha \u00f6nce e\u015fine rastlanmam\u0131\u015f oranda bir uluslararas\u0131 hareketlili\u011fe ula\u015fan sermayenin son d\u00f6nem e\u011filimlerini ve y\u00f6neli\u015flerini birka\u00e7 ba\u015fl\u0131kta inceleyece\u011fiz.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>\u00c7okuluslu \u015firketler&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Emperyalistlerin kontrol\u00fcndeki sermaye hareketinin kendi a\u00e7\u0131s\u0131nda bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, ya\u015flanm\u0131\u015f bir n\u00fcfusa ancak bunun yan\u0131 s\u0131ra da geli\u015fmi\u015f yat\u0131r\u0131m olanaklar\u0131na ve dolgun fonlara sahip emperyalist \u00fclkelerden, n\u00fcfusu gen\u00e7, ekonomik olarak sermaye yat\u0131r\u0131mlar\u0131na ihtiya\u00e7 duyan ve siyasi, askeri, diplomatik d\u00fczlemlerde son derece ba\u011f\u0131ml\u0131 olan \u00fclkelere y\u00f6nelmek, kendi mant\u0131k \u00e7er\u00e7evesi i\u00e7erisinde &#8220;do\u011fal&#8221; bir tercihtir. Bu tercihe ba\u011fl\u0131 olarak yar\u0131-s\u00f6m\u00fcrge \u00fclke ekonomilerine, emperyalist ekonomiler \u00e7\u0131k\u0131\u015fl\u0131 sermayenin de\u011fi\u015fen ihtiya\u00e7lar\u0131n\u0131n bir ifadesi olan yap\u0131sal uyum programlar\u0131 dayat\u0131lmaktad\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>Uluslararas\u0131la\u015fmak, sermayenin \u00f6n\u00fcndeki yasal ve fizik\u00ee engelleri kald\u0131rmak, yeni pazarlar bulmak, pazarlar\u0131n sahip oldu\u011fu talepleri rekabete a\u00e7mak, \u00e7okuluslu \u015firketler dahilinde uluslararas\u0131 i\u015f b\u00f6l\u00fcmleri yapmak; finans kapitalin son d\u00f6nem ihtiya\u00e7lar\u0131 b\u00fct\u00fcn bu politikalar\u0131n \u00f6n\u00fcn\u00fcn a\u00e7\u0131lmas\u0131na olanak sa\u011flam\u0131\u015ft\u0131r. Leuven \u00dcniversitesi&#8217;nden Prof. Ricardo Petrella, son d\u00f6nem at\u0131l\u0131mlar\u0131n\u0131 \u015fu \u015fekilde \u00f6zetliyor: &#8220;<em>K\u00fcreselle\u015feceksin. Teknolojik yenilikler i\u00e7in durmaks\u0131z\u0131n \u00e7al\u0131\u015facaks\u0131n. Rakiplerini sahan\u0131n d\u0131\u015f\u0131na atacaks\u0131n \u00e7\u00fcnk\u00fc e\u011fer sen yapmazsan onlar sana bunu yapacaklar. Ulusal piyasan\u0131 serbestle\u015ftireceksin. Ekonomide devlet m\u00fcdahalesini desteklemeyeceksin. \u00d6zelle\u015ftireceksin.<\/em>&#8221; <strong>(6)<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Neo-liberal d\u00f6nem i\u00e7erisinde ya\u015fanan sermaye hareketi, b\u00fct\u00fcn y\u00f6nleriyle kapitalizmin tekelci a\u015famas\u0131n\u0131n geni\u015fledi\u011fini ve bunun da ekonomik i\u015fleyi\u015fte ciddi de\u011fi\u015fikliklere yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6steriyor. E\u015fitsiz bile\u015fik geli\u015fimin a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131 artarak ekonomiler aras\u0131 ba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131k derecesi y\u00fckseliyor.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>\u00d6ncelikle \u015firketlerin artan ulus \u00f6tesi faaliyetleri ile kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131yay\u0131z. UNCTAD&#8217;a (Birle\u015fmi\u015f Milletler Ticaret ve Kalk\u0131nma Konferans\u0131) g\u00f6re 1997 gibi g\u00f6rece erken bir tarihte, \u00fclke d\u0131\u015f\u0131nda en az 448 000 \u015fubesi olan 53 000 ulus \u00f6tesi faaliyet g\u00f6steren&nbsp; \u015firket vard\u0131. BIS&#8217;e (Uluslararas\u0131 \u00d6demeler Bankas\u0131) g\u00f6re ulus \u00f6tesi yat\u0131r\u0131mlar 1980&#8217;den beri 20 kattan fazla artt\u0131. Do\u011frudan yabanc\u0131 yat\u0131r\u0131mlar 1990&#8217;lar\u0131n sonunda on y\u0131l \u00f6nceki de\u011ferlerinin iki kat\u0131na kadar \u00e7\u0131kt\u0131. 21. y\u00fczy\u0131l\u0131n ba\u015f\u0131nda uluslararas\u0131 \u00fcretimin \u00e7okuluslu \u015firketlere ba\u011fl\u0131 k\u0131sm\u0131 toplam do\u011frudan yabanc\u0131 yat\u0131r\u0131m sto\u011fu halinde 3,5 trilyon dolar, yabanc\u0131 \u00fclkelerdeki \u015fubelerin hesaplanan k\u00fcresel sat\u0131\u015flar\u0131 halinde ise 9,5 trilyon dolard\u0131. Yine ayn\u0131 d\u00f6nemde do\u011frudan yabanc\u0131 yat\u0131r\u0131mlar\u0131n k\u00fcresel GSY\u0130H&#8217;ya oran\u0131 %21&#8217;di ve d\u0131\u015f \u015fubelerin ihracat toplam\u0131 toplam d\u00fcnya ihracat\u0131n\u0131n \u00fc\u00e7te birine kar\u015f\u0131l\u0131k geliyordu.&nbsp;<strong>(7)<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Elbette, d\u0131\u015f pazars\u0131z bir kapitalizmin ve kendi geli\u015fiminin seyri i\u00e7erisinde uluslararas\u0131la\u015fmayan bir sermaye hareketinin somut durumda bir kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 yoktur. Sermayenin yay\u0131lmas\u0131, yo\u011funla\u015fmas\u0131 ve temerk\u00fcz\u00fc kapitalizmin ilk d\u00f6nemlerinden itibaren vard\u0131r ve d\u00fcnya ticareti ile pazar\u0131n\u0131n da 1800-1825 d\u00f6nemlerinden itibaren (aralardaki k\u00fc\u00e7\u00fck kesilmeler haricinde) istikrarl\u0131 bir \u015fekilde geli\u015fti\u011fi do\u011frudur. Burada s\u00f6z konusu olan sermayenin ihtiya\u00e7lar\u0131na g\u00f6re \u015fekillenen son d\u00f6nem politikalar\u0131n\u0131n var olan\u0131 radikalle\u015ftirmesidir. A\u015fa\u011f\u0131daki tablo tekel ve ba\u011f\u0131ml\u0131 firma say\u0131lar\u0131ndaki de\u011fi\u015fimi g\u00f6stermesi itibariyle faydal\u0131 olacakt\u0131r. <strong>(8)<\/strong><\/p>\n\n\n\n<div class=\"wp-block-image\"><figure class=\"aligncenter\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" width=\"688\" height=\"446\" src=\"http:\/\/94.237.85.66\/wp-content\/uploads\/2019\/01\/1.png\" alt=\"\" class=\"wp-image-13\" srcset=\"https:\/\/trockist.net\/wp-content\/uploads\/2019\/01\/1.png 688w, https:\/\/trockist.net\/wp-content\/uploads\/2019\/01\/1-300x194.png 300w\" sizes=\"auto, (max-width: 688px) 100vw, 688px\" \/><\/figure><\/div>\n\n\n\n<p>1969&#8217;da 27 bin yan i\u015fletmesiyle birlikte 7200 uluslararas\u0131 tekelin d\u00fcnya ticaretindeki pay\u0131 %25, \u00fcretimdeki pay\u0131 ise %10 civar\u0131ndayd\u0131. 2001&#8217;de tabloda g\u00f6r\u00fclece\u011fi \u00fczere say\u0131lar\u0131 bir hayli artan tekellerin ve ba\u011f\u0131ml\u0131 firmalar\u0131n bu paylar\u0131 s\u0131ras\u0131yla %70 ve %25&#8217;e \u00e7\u0131kt\u0131. &nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Bunun yan\u0131 s\u0131ra en b\u00fcy\u00fck be\u015f \u015firket d\u00fcnya tah\u0131l ticaretinin %77&#8217;sini, en b\u00fcy\u00fck \u00fc\u00e7 \u015firket d\u00fcnya \u00e7ay ticaretinin %85&#8217;ini, en b\u00fcy\u00fck 4 \u015firket t\u00fct\u00fcn ticaretinin %87&#8217;sini, en b\u00fcy\u00fck \u00fc\u00e7 kakao \u015firketi bu ticaretin %83&#8217;\u00fcn\u00fc ve muzda d\u00fcnyan\u0131n en b\u00fcy\u00fck \u00fc\u00e7 \u015firketi ise muz ticaretinin %80&#8217;ini ger\u00e7ekle\u015ftiriyor.<\/p>\n\n\n\n<p>Ortalamalara bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda her uluslararas\u0131 tekelin 342 ba\u011f\u0131ml\u0131 i\u015fletmesi var ve bunlar\u0131n %66&#8217;s\u0131 yurt d\u0131\u015f\u0131nda. Yine ortalama olarak her tekel, 40 \u00fclkede faaliyet g\u00f6steriyor. UNCTAD&#8217;\u0131n 2005 verileri ise ilgin\u00e7 bir ger\u00e7e\u011fe \u0131\u015f\u0131k tutuyor. Verilere g\u00f6re emperyalist \u00fclkelerde uluslararas\u0131 tekel say\u0131s\u0131 50 520 ve bunlara ba\u011fl\u0131 firma say\u0131s\u0131 da 247 241. Emperyalizme ba\u011f\u0131ml\u0131 \u00fclkelerde ise bu say\u0131 s\u0131ras\u0131yla 18 029 ve 335 338.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Yap\u0131sal anla\u015fmalar ve politik reaksiyon<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Ana teknolojinin emperyalist merkezlerde tasarlan\u0131p \u00fcretimin ve montaj\u0131n yoksul \u00fclkelere kayd\u0131r\u0131lmas\u0131 s\u00fcreci b\u00f6lgesel bloklar\u0131n, yani serbest ticaret b\u00f6lgelerinin ve ortak pazarlar\u0131n olu\u015fturulmas\u0131na da h\u0131z katt\u0131. AB, NAFTA (ABD, Kanada, Meksika) ve APEC (ABD ve Japonya&#8217;n\u0131n da dahil oldu\u011fu 17 Asya-Pasifik \u00fclkesi) uzun s\u00fcre \u00f6nce olu\u015fturulan birlikler olarak bu ama\u00e7 do\u011frultusunda faydal\u0131 ara\u00e7lar oldular.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>WTO (D\u00fcnya Ticaret \u00d6rg\u00fct\u00fc), 1948-1994 y\u0131llar\u0131 aras\u0131ndaki d\u00f6nemde G\u00fcmr\u00fck Tarifeleri ve Ticaret Anla\u015fmas\u0131&#8217;na (GATT) 109 b\u00f6lgesel anla\u015fma yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131n rapor edildi\u011fini s\u00f6yl\u00fcyor.<strong>(9)<\/strong> Ayn\u0131 \u015fekilde Birle\u015fmi\u015f Milletler Latin Amerika ve Karayipler Ekonomik Komisyonu, bu b\u00f6lgede imzalanan 30&#8217;un \u00fczerinde b\u00f6lgesel pakt oldu\u011funu saptad\u0131.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Emperyalistler taraf\u0131ndan ihracata dayal\u0131 b\u00fcy\u00fcme, serbest ticaret, dereg\u00fclasyon, esnek \u00e7al\u0131\u015fma, \u00f6zelle\u015ftirme, sosyal haklar\u0131n gasp\u0131 ve enflasyona kar\u015f\u0131 fiyat istikrar\u0131n\u0131n korunmas\u0131 gibi maddelerle doldurulan bu yap\u0131sal anla\u015fmalar, s\u00f6m\u00fcrge ve yar\u0131-s\u00f6m\u00fcrgelere do\u011frudan do\u011fruya dayat\u0131l\u0131yor. Zira bu maddelerin kabul\u00fcne yana\u015fmayan veya \u00e7al\u0131\u015fma ko\u015fullar\u0131n\u0131 yeterince esnekle\u015ftirememi\u015f ve \u00fccretleri de kom\u015fu \u00fclkelere k\u0131yasla talep edildi\u011fi oranda eritememi\u015f bir h\u00fck\u00fcmet (yani rekabetin \u015fartlar\u0131n\u0131 yerine getirememi\u015f bir h\u00fck\u00fcmet), sadece yabanc\u0131 yat\u0131r\u0131m, &#8220;ba\u011f\u0131\u015f&#8221;, bor\u00e7 ve kredi ak\u0131\u015flar\u0131ndan muaf tutulmakla kalm\u0131yor, ticari yapt\u0131r\u0131m cezalar\u0131na da maruz b\u0131rak\u0131labiliyor.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Yar\u0131-s\u00f6m\u00fcrge \u00fclkelerin bir birli\u011fi olan G-77&#8217;nin eski ba\u015fkan\u0131 Luis Fernando Jaramillo, hala g\u00f6revini s\u00fcrd\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc s\u0131ralarda GATT g\u00f6r\u00fc\u015fmeleri \u00fczerine \u015funlar\u0131 s\u00f6yl\u00fcyordu: &#8220;<em>G\u00f6r\u00fc\u015fmelerin k\u00fcresel karakterinde \u0131srar etmelerine ra\u011fmen Kuzey \u00fclkeleri, sonunda \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc D\u00fcnya \u00fclkeleriyle her t\u00fcrl\u00fc tart\u0131\u015fmay\u0131 kabul etmeyi (ikili tart\u0131\u015fmalar\u0131 bile) reddettiler.<\/em>&#8220;<strong>(10)<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Emperyalistler a\u00e7\u0131s\u0131ndan yap\u0131sal anla\u015fmalar\u0131n kabul\u00fc (dayat\u0131lmas\u0131) hayat\u00ee bir \u00f6nem ta\u015f\u0131maktad\u0131r. Yeni Zelanda&#8217;da 1994 se\u00e7imlerinde iktidar\u0131 kaybetme tehlikesi ile kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya kalan Ulusal Parti&#8217;nin h\u00fck\u00fcmet etmeye devam edi\u015finin hikayesi bu konu \u00fczerine veciz bir \u00f6rnek olu\u015fturabilir. Ulusal Parti iktidar\u0131n\u0131n tehlikeye girmesiyle piyasalar d\u00f6viz kurlar\u0131n\u0131 ve hisse senedi fiyatlar\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcrm\u00fc\u015f, faiz oranlar\u0131n\u0131 y\u00fckseltmi\u015ftir. Ba\u015fkan Bolger &#8220;ekonomik kaos&#8221; uyar\u0131s\u0131 yapm\u0131\u015f ve muhalefetteki \u0130ttifak Partisi parlamentodaki koltuk say\u0131s\u0131na bak\u0131lmaks\u0131z\u0131n emperyalizmin taleplerinin aktarma kay\u0131\u015f\u0131 rol\u00fcndeki Ulusal Parti&#8217;nin y\u00f6netmeye devam etmesi gerekti\u011fini s\u00f6ylemi\u015ftir. Kriz ancak b\u00f6yle son bulmu\u015f ve yap\u0131sal anla\u015fmalar\u0131n \u00f6ng\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc programlar &#8220;istikrarl\u0131&#8221; bir \u015fekilde hayta ge\u00e7irilmeye devam edilmi\u015ftir.<\/p>\n\n\n\n<p>Emperyalist \u00fclkeler taraf\u0131ndan yoksul \u00fclkelere yap\u0131sal anla\u015fmalar\u0131n dayat\u0131lmas\u0131 politikas\u0131n\u0131n y\u0131k\u0131c\u0131 sonu\u00e7lar\u0131ndan biri de Ekvator&#8217;da g\u00f6zlemlenebilir. 2000 senesinin Ocak ay\u0131nda emperyalizmin taleplerine g\u00f6bekten ba\u011fl\u0131 olan Ba\u015fkan Jaime Mahaud, y\u00fcksek enflasyon ve i\u015fsizlik oranlar\u0131na kar\u015f\u0131, Ekvator para birimini Amerikan dolar\u0131na endekslemeyi ve b\u00f6ylece uluslararas\u0131 neo-liberal piyasayla daha s\u0131k\u0131 bir b\u00fct\u00fcnle\u015fmenin ya\u015fanmas\u0131n\u0131 \u00e7\u00f6z\u00fcm olarak talep etti. Bu \u00f6nerinin hayata ge\u00e7memesi i\u00e7in bir seferberlik dalgas\u0131 y\u00fckseldi. Kitleler ba\u015fkente y\u00fcr\u00fcy\u00fc\u015fe ge\u00e7ti\u011finde ise protestolar\u0131n sistem-i\u00e7i bir d\u00fczleme \u00e7ekilebilmesi i\u00e7in \u00fc\u00e7 ki\u015filik bir cunta y\u00fcr\u00fctme yetkisini devrald\u0131. Cuntadaki albay bir generalle yer de\u011fi\u015ftirdi ve ard\u0131ndan ABD \u00fclkeye &#8220;tavsiyelerini&#8221; iletmek ve ekonomik tecritle tehdit edebilmek i\u00e7in el\u00e7ilerini g\u00f6nderdi. K\u0131sa s\u00fcre i\u00e7erisinde parlamento toplant\u0131ya \u00e7a\u011fr\u0131ld\u0131, eski Ba\u015fkan Yard\u0131mc\u0131s\u0131 Ba\u015fkan olarak atand\u0131 ve yap\u0131sal d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmler uygulanmaya devam etti.<\/p>\n\n\n\n<p>Yap\u0131sal anla\u015fmalar\u0131n bir \u015fekilde dayat\u0131lmas\u0131n\u0131n temel nedenini, anla\u015fman\u0131n etkileyece\u011fi geni\u015f i\u015f\u00e7i-emek\u00e7i y\u0131\u011f\u0131nlar\u0131n\u0131n verdikleri s\u0131n\u0131fsal tepki olu\u015fturuyor. Zira ulusal yerel burjuvazilerin yap\u0131sal anla\u015fmalar kar\u015f\u0131s\u0131nda i\u015f\u00e7ilerin \u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131 temsil eden pozisyonlar ald\u0131\u011f\u0131n\u0131 iddia etmek yanl\u0131\u015f olur. Bu emperyalist olmayan \u00fclkelerin h\u00fck\u00fcmetleri i\u00e7in de ge\u00e7erlidir. Pinochet diktat\u00f6rl\u00fc\u011f\u00fc alt\u0131ndaki \u015eili&#8217;de neo-liberal yap\u0131sal d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmler 1973&#8217;te ba\u015flad\u0131. T\u00fcrkiye&#8217;de ise daha Reagan bile iktidara gelmeden 24 Ocak 1980 kararlar\u0131 ile bu s\u00fcre\u00e7 ba\u015flat\u0131ld\u0131. Emperyalist burjuvazilerin yar\u0131-s\u00f6m\u00fcrge ve s\u00f6m\u00fcrge \u00fclkelere dayatt\u0131\u011f\u0131 yap\u0131sal anla\u015fmalar\u0131n yerel egemen s\u0131n\u0131flar taraf\u0131ndan kabul\u00fc bir yana desteklenmesi, sermayenin ihtiya\u00e7lar\u0131 taraf\u0131nda belirlenen bir tercihtir.<\/p>\n\n\n\n<p>Ancak 2014 senesinde Ukrayna&#8217;da patlak veren kriz, iflas etmek \u00fczere olan yerel sermayelerin IMF ve AB gibi egemen se\u00e7enekler d\u0131\u015f\u0131nda tercihlere gidilebilece\u011fini de g\u00f6steriyor. Troika&#8217;n\u0131n yap\u0131sal yard\u0131m anla\u015fmalar\u0131 sonucu iflas\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klayan Yunanistan burjuvazisinin ya\u015fad\u0131klar\u0131ndan ders \u00e7\u0131karan Ukrayna sermaye s\u0131n\u0131f\u0131, Troika yerine Rusya gibi bir g\u00fcc\u00fcn ihra\u00e7 yard\u0131mlar\u0131na kap\u0131s\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131nca, AB bankerleri olduk\u00e7a panikledi.<strong>(11)<\/strong>  Bu durum, emperyalizmin ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 krizin sadece bir aya\u011f\u0131.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Bu ba\u011flamda emperyalist olmayan \u00fclkeler, mali sermaye ihrac\u0131n\u0131n ve piyasan\u0131n taleplerine uyarlanabilmek i\u00e7in yo\u011fun bir bask\u0131 ve bas\u0131n\u00e7 ile kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131yalar. IMF bu \u00fclkelere ihracatlar\u0131n\u0131 geni\u015fletme ve d\u0131\u015f bor\u00e7lar\u0131n \u00f6denmesine \u00f6ncelik verme konusunda &#8220;\u00f6neriler&#8221; sunuyor. Uluslararas\u0131 sermaye \u00f6rg\u00fctlerinin &#8220;\u00f6nerilerini&#8221; dikkate almamay\u0131 tercih eden veya ekonomik olarak buna mecbur kalm\u0131\u015f bir \u00fclkenin bir tak\u0131m cezaland\u0131rma mekanizmalar\u0131 ile tehdit edildi\u011fi bir ger\u00e7ek. Bug\u00fcn GATT Uruguay Raundu, NAFTA, TPP<strong>(12)<\/strong>, TTIP<strong>(13)<\/strong>, TISA<strong>(14)<\/strong> ve ABD-Kanada Serbest Ticaret Anla\u015fmas\u0131 gibi yap\u0131sal uyum programlar\u0131 ticari birliktelikler olmakla s\u0131n\u0131rl\u0131 kalm\u0131yor, politik ve ekonomik yapt\u0131r\u0131m ara\u00e7lar\u0131 olma \u00f6zelli\u011fi de ta\u015f\u0131yor.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Sanayi \u00fcretiminin da\u011f\u0131l\u0131m\u0131ndaki de\u011fi\u015fim<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Ge\u00e7mi\u015fte bir i\u015fletmenin bir veya birka\u00e7 tamamlanm\u0131\u015f \u00fcr\u00fcn \u00fcretti\u011fini, yar\u0131 mamul ve kendilerince \u00fcretilmeyen mallar\u0131n di\u011fer i\u015fletmelerden sat\u0131n al\u0131nd\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcr\u00fcz. Bu, ge\u00e7mi\u015fte yat\u0131r\u0131mlar\u0131n a\u011f\u0131rl\u0131kl\u0131 olarak sanayi \u00fclkelerine yap\u0131lmas\u0131n\u0131n bir sonucuydu.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Bug\u00fcn ise \u00fcretim s\u00fcrecinde sekt\u00f6re \u00f6zg\u00fc k\u0131smi i\u015fler b\u00f6l\u00fcnmekte, i\u015fletmelerin i\u00e7indeki i\u015fletmelerde yo\u011funla\u015ft\u0131r\u0131lmakta, ba\u015fka yerlere kayd\u0131r\u0131lmaktad\u0131r. Bug\u00fcne dek bir \u00fcr\u00fcn\u00fc komple \u00fcreten i\u015fletmeler farkl\u0131 farkl\u0131 uzmanl\u0131k alanlar\u0131na ayr\u0131\u015ft\u0131r\u0131lmakta, farkl\u0131 alanlar \u00fcr\u00fcn\u00fcn farkl\u0131 par\u00e7alar\u0131n\u0131 \u00fcretmektedirler. B\u00f6ylece bir &#8220;yar\u0131-i\u015fletme&#8221;, s\u00f6z konusu \u00fcr\u00fcn en uygun \u015fartlarda hangi co\u011frafyada \u00fcretilebilirse oraya ta\u015f\u0131nmaktad\u0131r. OECD&#8217;nin \u00e7okuluslu \u015firketler \u00fczerine yapt\u0131\u011f\u0131 \u00e7al\u0131\u015fmaya g\u00f6re yo\u011fun ancak ucuz emek g\u00fcc\u00fc gerektiren \u00fcretim s\u00fcre\u00e7leri s\u00f6m\u00fcrge ve yar\u0131-s\u00f6m\u00fcrge \u00fclkelere kayd\u0131r\u0131l\u0131rken, geli\u015fmi\u015f \u00fclkeler y\u00fcksek teknoloji sanayisinde uzmanla\u015fmaktad\u0131r.<strong>(15)<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>\u00dcretimin da\u011f\u0131l\u0131m\u0131 bu \u015fekilde \u00f6rg\u00fctlenirken, emperyalizm k\u00e2rl\u0131 bir ge\u00e7i\u015fin sa\u011flanabilmesi i\u00e7in bir tak\u0131m isteklerini \u015fart olarak dayatmak durumunda kalm\u0131\u015ft\u0131r. Esnek \u00e7al\u0131\u015fma ko\u015fullar\u0131 kuralla\u015ft\u0131r\u0131lm\u0131\u015f, \u00e7okuluslu \u015firketlerin maddi \u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131n her alanda askeri ve siyasi olarak savunulmas\u0131 istenmi\u015f ve finans kapitalin hareketi \u00f6n\u00fcndeki yasalar kald\u0131r\u0131larak hizmetlerin serbest dola\u015f\u0131m\u0131 talep edilmi\u015ftir.<\/p>\n\n\n\n<p>Sanayi \u00fcretiminin co\u011frafi dokusundaki de\u011fi\u015fiklikler, emperyalizmin son d\u00f6nem ekonomi politikalar\u0131 i\u00e7erisinde \u00f6nemli bir yer tutuyor. \u0130statistiklere g\u00f6re bir milyar dolar\u0131n \u00fczerinde sat\u0131\u015f\u0131 olan 300 \u00e7okuluslu \u015firket, \u00fcretimlerinin %51&#8217;ini, montaj\u0131n %47&#8217;sini, depolaman\u0131n ise%46&#8217;s\u0131n\u0131 kendi \u00fclke merkezlerinin d\u0131\u015far\u0131s\u0131nda ger\u00e7ekle\u015ftiriyor.<strong>(16)<\/strong> \u00d6te yandan d\u00fcnya n\u00fcfusunun %20&#8217;si, \u00fcretilen mallar\u0131n %80&#8217;ini t\u00fcketmekte. Son d\u00f6nem \u00fcretim-payla\u015f\u0131m ili\u015fkilerinin artan e\u015fitsiz yap\u0131s\u0131n\u0131n yaratt\u0131\u011f\u0131 bu \u00e7eli\u015fki yeni de\u011fil ancak sermaye birikiminin yerel, b\u00f6lgesel ve ulusal pazarlar\u0131 a\u015fma e\u011filiminin zorunlu bir s\u00fcre\u00e7 olarak belirmesi ve bunun sonucunda i\u015f b\u00f6l\u00fcm\u00fcyle t\u00fcketim ara\u00e7lar\u0131n\u0131n da\u011f\u0131l\u0131m\u0131n\u0131n olduk\u00e7a e\u015fitsiz ve k\u0131r\u0131lgan bir \u015fekilde yeniden d\u00fczenleni\u015fi, mevcut \u00e7eli\u015fkiyi daha \u00f6nceleri g\u00f6r\u00fclmemi\u015f boyutlara ula\u015ft\u0131rmakta.<\/p>\n\n\n\n<p>\u00dcretimin, en elveri\u015fli alanlara aktar\u0131l\u0131yor olu\u015fu ile sanayi \u00fcretiminin d\u00fcnya haritas\u0131nda bir tak\u0131m de\u011fi\u015fimlerin ya\u015fand\u0131\u011f\u0131n\u0131 tahmin edebiliriz. A\u015fa\u011f\u0131daki tablo, 20. y\u00fczy\u0131l\u0131n sonunda sanayi \u00fcretiminin d\u00fcnya \u00e7ap\u0131ndaki da\u011f\u0131l\u0131m\u0131n\u0131 k\u0131smen g\u00f6sterebilmesiyle faydal\u0131 olacakt\u0131r.<strong>(17)<\/strong><\/p>\n\n\n\n<div class=\"wp-block-image\"><figure class=\"aligncenter\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" width=\"1024\" height=\"813\" src=\"http:\/\/94.237.85.66\/wp-content\/uploads\/2019\/01\/2-1024x813.png\" alt=\"\" class=\"wp-image-14\" srcset=\"https:\/\/trockist.net\/wp-content\/uploads\/2019\/01\/2-1024x813.png 1024w, https:\/\/trockist.net\/wp-content\/uploads\/2019\/01\/2-300x238.png 300w, https:\/\/trockist.net\/wp-content\/uploads\/2019\/01\/2-768x610.png 768w, https:\/\/trockist.net\/wp-content\/uploads\/2019\/01\/2.png 1148w\" sizes=\"auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px\" \/><\/figure><\/div>\n\n\n\n<p>Tablo bizlere Orta ve Do\u011fu Avrupa&#8217;daki (SSCB&#8217;nin y\u0131k\u0131l\u0131\u015f\u0131 ile ili\u015fkili olan) \u00e7\u00f6k\u00fc\u015f\u00fc g\u00f6sterirken ayn\u0131 zamanda G\u00fcney ve Do\u011fu Asya \u00fclkelerinin \u00f6nemli y\u00fckseli\u015fini de g\u00f6steriyor. Bakt\u0131\u011f\u0131m\u0131zda 1980&#8217;de sanayi \u00fclkelerindeki s\u0131nai de\u011fer \u00fcretimi G\u00fcney ve Do\u011fu Asya \u00fclkelerinin s\u0131nai de\u011fer \u00fcretiminden 16 kat, 1990&#8217;da 13 kat, 2001&#8217;de ise 4,6 kat daha fazla. Emperyalist \u00fclkeler d\u0131\u015far\u0131s\u0131ndaki \u00fcretim payla\u015f\u0131m\u0131 konusunda BRICS \u00fclkeleri (Brezilya, Rusya, Hindistan, \u00c7in ve G\u00fcney Afrika) \u00f6nemli bir konuma sahipken, geriye kalan ara k\u0131s\u0131mlar Asya \u00fclkelerine payla\u015ft\u0131r\u0131l\u0131yor. \u00dcr\u00fcn tasar\u0131m\u0131 ve y\u00fcksek teknoloji aktar\u0131mlar\u0131 ise emperyalist merkezlerin tekelinde kalmaya devam ediyor.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Tabloda \u00c7in&#8217;in s\u0131nai \u00fcretimden pay\u0131 2001 senesinde %7,2 g\u00f6z\u00fck\u00fcyor. 2010 y\u0131l\u0131nda ise \u00c7in&#8217;in d\u00fcnya \u00fcretiminin %19&#8217;unu ger\u00e7ekle\u015ftirdi\u011fini biliyoruz. Ancak bu, emperyalizmin kendi merkezlerinde 50&#8217;li ve 70&#8217;li senelerde d\u00fcnya sanayi \u00fcretimini d\u00f6rde katlamas\u0131n\u0131n ard\u0131ndan ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 yetersiz ve zay\u0131f b\u00fcy\u00fcmeyi canland\u0131rmak i\u00e7in ba\u015fvurmak zorunda kald\u0131\u011f\u0131 bir politika. \u00c7in&#8217;in \u00fcretimdeki devasa pay art\u0131\u015f\u0131, \u00c7in&#8217;in ulusal inisiyatifleriyle de\u011fil, yerel pazardaki \u00e7okuluslu \u015firketlerin zorunlu at\u0131l\u0131mlar\u0131yla ger\u00e7ekle\u015fmi\u015ftir. \u00c7in&#8217;de faaliyet g\u00f6steren \u00e7okuluslu \u015firketler \u00c7in ihracat\u0131n\u0131n %85&#8217;ini kar\u015f\u0131lamaktad\u0131r. 144 dolarl\u0131k iPod \u00fcretiminde fiyat\u0131n sadece %4&#8217;l\u00fck k\u0131sm\u0131 \u00c7in&#8217;in katk\u0131s\u0131d\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>S\u0131nai \u00fcretimin co\u011frafi de\u011fi\u015fimi \u00fczerine, 20. y\u00fczy\u0131l sonlar\u0131 ile 21. y\u00fczy\u0131l ba\u015flar\u0131nda emperyalist \u00fclkelerde GSY\u0130H&#8217;da sanayide \u00fcretilen art\u0131 de\u011ferin pay\u0131n\u0131n nas\u0131l bir de\u011fi\u015fime u\u011frad\u0131\u011f\u0131na bakabiliriz. A\u015fa\u011f\u0131daki tablo bunu g\u00f6stermektedir.<strong>(18)<\/strong><\/p>\n\n\n\n<div class=\"wp-block-image\"><figure class=\"aligncenter\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" width=\"1024\" height=\"488\" src=\"http:\/\/94.237.85.66\/wp-content\/uploads\/2019\/01\/3-1024x488.png\" alt=\"\" class=\"wp-image-15\" srcset=\"https:\/\/trockist.net\/wp-content\/uploads\/2019\/01\/3-1024x488.png 1024w, https:\/\/trockist.net\/wp-content\/uploads\/2019\/01\/3-300x143.png 300w, https:\/\/trockist.net\/wp-content\/uploads\/2019\/01\/3-768x366.png 768w, https:\/\/trockist.net\/wp-content\/uploads\/2019\/01\/3.png 1158w\" sizes=\"auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px\" \/><\/figure><\/div>\n\n\n\n<p>G\u00f6r\u00fclebilece\u011fi \u00fczere bu \u00fclkelerde GSY\u0130H&#8217;da sanayide \u00fcretilen art\u0131 de\u011ferin pay\u0131 bir hayli gerilemi\u015ftir. Bahsedilen pay genel olarak %50 civarlar\u0131ndan %30 ile %20 bantlar\u0131na \u00e7ekilmi\u015ftir. Ayn\u0131 paya d\u00fcnya ortalamas\u0131 genelinde bakacak olursak %38,3&#8217;ten %27,7&#8217;ye d\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc g\u00f6r\u00fcr\u00fcz. D\u00fcnya ortalamas\u0131ndaki gerilemenin (son d\u00f6nemlerde finans sekt\u00f6r\u00fcn\u00fcn ne kadar b\u00fcy\u00fcd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc hesaba katarsak) k\u0131smen daha az olmas\u0131, yoksul \u00fclkelerde s\u0131nai \u00fcretimin artt\u0131\u011f\u0131na ve bu \u00fcretimin GSY\u0130H&#8217;daki pay\u0131n\u0131n y\u00fckseldi\u011fine i\u015faret etmektedir. A\u015fa\u011f\u0131daki tabloda bunu g\u00f6rebiliriz.<strong>(19)<\/strong><\/p>\n\n\n\n<div class=\"wp-block-image\"><figure class=\"aligncenter\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" width=\"1024\" height=\"485\" src=\"http:\/\/94.237.85.66\/wp-content\/uploads\/2019\/01\/4-1024x485.png\" alt=\"\" class=\"wp-image-16\" srcset=\"https:\/\/trockist.net\/wp-content\/uploads\/2019\/01\/4-1024x485.png 1024w, https:\/\/trockist.net\/wp-content\/uploads\/2019\/01\/4-300x142.png 300w, https:\/\/trockist.net\/wp-content\/uploads\/2019\/01\/4-768x364.png 768w, https:\/\/trockist.net\/wp-content\/uploads\/2019\/01\/4.png 1170w\" sizes=\"auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px\" \/><\/figure><\/div>\n\n\n\n<p>SSCB&#8217;nin \u00e7\u00f6k\u00fc\u015f\u00fc nedeniyle Rusya&#8217;daki gerilemenin ve Brezilya&#8217;daki d\u00fc\u015f\u00fcs\u00fcn haricinde 1970-2008 zaman aral\u0131\u011f\u0131 i\u00e7erisinde bu \u00fclkelerde GSY\u0130H&#8217;da sanayide \u00fcretilen art\u0131 de\u011ferin pay\u0131 %10 oran\u0131na yakla\u015fan s\u0131\u00e7ramalarda bulunmu\u015ftur. Bu ba\u011flamda ABD ile Fransa&#8217;n\u0131n s\u00f6z konusu &#8220;geli\u015fen&#8221; \u00fclkelerin hepsinden geri durumda oldu\u011fu g\u00f6r\u00fclebilir. Bu, emperyalistlerin s\u0131nai de\u011fer \u00fcretiminde b\u00fcy\u00fck kay\u0131plar ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 \u015feklinde de\u011fil, tam tersine yeni el koyma bi\u00e7imleri geli\u015ftirdi\u011fini g\u00f6sterir. Yar\u0131-s\u00f6m\u00fcrge \u00fclkelerdeki ciddi ilerleme s\u0131nai \u00fcretimden elde edilen de\u011ferlerin s\u00f6m\u00fcr\u00fclmesi ve s\u0131nai altyap\u0131n\u0131n tamamen ba\u011f\u0131ml\u0131 hale getirilmesi pahas\u0131na ya\u015fanm\u0131\u015ft\u0131r. \u00d6rne\u011fin Almanya&#8217;n\u0131n ihracat kalemlerindeki artan verimlilik, \u00fcretimin Do\u011fu Avrupa, Rusya ve Ukrayna&#8217;ya kayd\u0131r\u0131lmas\u0131n\u0131n sonucudur. Bu \u00fclkelerde otomobil sekt\u00f6r\u00fcnde \u00e7al\u0131\u015fanlar\u0131n ortalama \u00fccreti Almanya&#8217;dakinin %17&#8217;sidir.<\/p>\n\n\n\n<p>Sanayi \u00fcretimi \u00f6ncelikle kapsaml\u0131 ve g\u00fcvenilir yat\u0131r\u0131mlara ihtiya\u00e7 duyar. Yar\u0131-s\u00f6m\u00fcrge \u00fclkelerin bu yat\u0131r\u0131mlar\u0131n alt\u0131nda kalkabilecek sosyo-ekonomik g\u00fc\u00e7leri ve kaynaklar\u0131 yoktur \u00e7\u00fcnk\u00fc bunlara s\u00fcrekli olarak el konulmaktad\u0131r. Bu durumda s\u0131nai \u00fcretimin a\u015fama kat etmesi yat\u0131r\u0131mlar i\u00e7in kaynak bulunmas\u0131n\u0131 \u015fart ko\u015far ki, bu kaynaklar \u00e7okuluslu \u015firketlerin ve tekellerin kendisidir.<strong>(20)<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Son olarak emperyalizmin, sanayi alan\u0131ndaki azami k\u00e2rlar\u0131n\u0131 sava\u015f sonras\u0131 elde etti\u011fini ve bu&nbsp; seviyelere tekrar eri\u015femeyerek \u00fcretimi farkl\u0131 yerlere kayd\u0131r\u0131p, onun yerine ba\u015fka bir alana, mali alana kayd\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6ylemek do\u011fru olur.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Finansalla\u015fma<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Finans piyasalar\u0131 bug\u00fcn hi\u00e7 ku\u015fkusuz en uluslararas\u0131la\u015fm\u0131\u015f sekt\u00f6r. Somut \u00fcretimden elde edilen k\u00e2rlar\u0131n 1945-1970 d\u00f6neminde tavan yapm\u0131\u015f olmalar\u0131 ve ard\u0131ndan girilen s\u00fcre\u00e7te bu seviyelerin bir hayli alt\u0131nda kal\u0131nmas\u0131, uluslararas\u0131 sermayenin k\u00e2r aray\u0131\u015flar\u0131nda \u00f6ncelik s\u0131ras\u0131n\u0131 \u00fcretimden finansa kayd\u0131rd\u0131. D\u00fcnya pazar\u0131na d\u00f6n\u00fck olarak somut \u00fcretim s\u00fcre\u00e7lerinin ihtiyac\u0131n\u0131 hissetti\u011fi geni\u015f finans kapital birikimleri, kredi sistemleri \u00fczerinden elde edilip merkezile\u015ftirilmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131ld\u0131.<\/p>\n\n\n\n<p>Bu ba\u011flamda finans piyasalar\u0131 devasa spek\u00fclatif ticaretin \u00e7\u0131k\u0131\u015f noktas\u0131n\u0131 temsil ediyor olsalar da, esasen ger\u00e7ek k\u00e2rlar\u0131n elde edilebilmesi i\u00e7in maddi de\u011ferler \u00fcretiminde, yani sanayi sermayesinde de\u011ferlendirilirler.<\/p>\n\n\n\n<p>Geni\u015fleyen finans piyasas\u0131n\u0131n etkileri en dolays\u0131z h\u00e2liyle d\u00f6viz ticaretleri alan\u0131nda g\u00f6zlemleniyor. Bretton Woods sisteminin 1971&#8217;deki k\u0131smi \u00e7\u00f6k\u00fc\u015f\u00fcnden \u00f6nce d\u00f6viz i\u015flemlerinin %90&#8217;dan fazlas\u0131 ticaret ve yat\u0131r\u0131mlar ile ilgiliyken %10&#8217;dan daha az bir b\u00f6l\u00fcm\u00fc spek\u00fclatif karakter ta\u015f\u0131yordu. Bug\u00fcn bu say\u0131lar tersine d\u00f6nerek yer de\u011fi\u015ftirmi\u015f durumda. Bug\u00fcn d\u00f6viz ticareti art\u0131\u015f\u0131, uluslararas\u0131 sermaye mevcuduna oranla 20 kat artm\u0131\u015ft\u0131r. 1990, 1994 ve 1998&#8217;de uluslararas\u0131 d\u00f6viz al\u0131\u015fveri\u015f hacmi s\u0131ras\u0131yla 500 milyar dolar, 1200 milyar dolar ve 1500 milyar dolar olarak saptand\u0131. D\u00f6viz ticareti geni\u015flerken, bu ticaret \u00fczerindeki tekelle\u015fme e\u011filimleri de derinle\u015fiyor. Bug\u00fcn Deutsche Bank, UBS ve City Bank olmak \u00fczere 3 banka d\u00fcnya d\u00f6viz ticaretinin %40&#8217;\u0131n\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftiriyor.<\/p>\n\n\n\n<p>Reel ekonomik d\u00fczlem ile finans piyasalar\u0131 aras\u0131ndaki a\u00e7\u0131n\u0131n giderek b\u00fcy\u00fcmesi kriz dinamiklerini g\u00fc\u00e7lendiren bir etken olarak ortaya \u00e7\u0131kmaktad\u0131r. A\u015fa\u011f\u0131da parasal varl\u0131klar ile mali varl\u0131klar\u0131n e\u015fitsiz geli\u015fimi \u00fczerine (d\u00fcnya \u00e7ap\u0131nda trilyon dolar olarak)&nbsp; bir grafik g\u00f6sterilmektedir.<strong>(21)<\/strong> Kare ile g\u00f6sterilen \u00e7izgi d\u00fcnya mali varl\u0131klar\u0131n\u0131 g\u00f6sterirken, \u00fc\u00e7gen ile g\u00f6sterilen \u00e7izgi d\u00fcnya gayri safi yurti\u00e7i \u00fcretimi g\u00f6stermektedir.<\/p>\n\n\n\n<div class=\"wp-block-image\"><figure class=\"aligncenter\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" width=\"1024\" height=\"543\" src=\"http:\/\/94.237.85.66\/wp-content\/uploads\/2019\/01\/5-1024x543.png\" alt=\"\" class=\"wp-image-17\" srcset=\"https:\/\/trockist.net\/wp-content\/uploads\/2019\/01\/5-1024x543.png 1024w, https:\/\/trockist.net\/wp-content\/uploads\/2019\/01\/5-300x159.png 300w, https:\/\/trockist.net\/wp-content\/uploads\/2019\/01\/5-768x407.png 768w, https:\/\/trockist.net\/wp-content\/uploads\/2019\/01\/5.png 1094w\" sizes=\"auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px\" \/><\/figure><\/div>\n\n\n\n<p>G\u00f6r\u00fclece\u011fi \u00fczere ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f amac\u0131ndan farkl\u0131 olarak finansalla\u015fma sermaye yat\u0131r\u0131m sorunlar\u0131 do\u011furuyor. 2006 y\u0131l\u0131nda d\u00fcnya GSY\u0130H miktar\u0131 48 trilyon dolarken, ayn\u0131 sene mali balonlar\u0131n varl\u0131k toplamlar\u0131n\u0131n 167 trilyon dolar oldu\u011funu g\u00f6r\u00fcyoruz. Bu durum yat\u0131r\u0131mlar\u0131m yerlerini spek\u00fclatif nitelikli k\u0131sa d\u00f6nemli kararlara b\u0131rak\u0131\u015f\u0131n\u0131n bir ifadesi. Bug\u00fcn reel sekt\u00f6rde kullan\u0131lan her 1 dolara kar\u015f\u0131l\u0131k olarak d\u00fcnya finans piyasalar\u0131nda 25-30 dolarl\u0131k bir i\u015flem hacmi ger\u00e7ekle\u015ftiriliyor.<\/p>\n\n\n\n<p>Ekonomi i\u00e7erisindeki finansal a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131n y\u00fckseli\u015f g\u00f6stermesi uzun d\u00f6nemli istikrars\u0131zl\u0131klara yol a\u00e7\u0131yor ve amac\u0131ndan farkl\u0131 olarak \u00fcretimi artt\u0131rm\u0131yor. Tam aksine bu a\u011f\u0131rl\u0131k y\u00fcz\u00fcnden mali varl\u0131klar\u0131n de\u011ferlerini korumaya d\u00f6n\u00fck politik ad\u0131mlar at\u0131l\u0131yor, bu da son derece sald\u0131rgan neo-liberal politikalar \u015feklinde cisimle\u015fiyor. Bu s\u0131rada finans sekt\u00f6r\u00fcn\u00fcn reel ekonomiden giderek daha \u00e7ok kopmas\u0131 ve ba\u011f\u0131ms\u0131zla\u015fmas\u0131, istikrars\u0131zl\u0131k risklerine kronik bir karakter kazand\u0131r\u0131yor.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>ABD, AB, Japonya: Emperyalistler aras\u0131 rekabetin durumu<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>ABD, AB ve Japonya emperyalizmlerinin kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 ili\u015fkileri, emperyalizmin son d\u00f6nem politikalar\u0131 i\u00e7erisinde i\u015flenmesi gereken \u00f6nemli bir konu olarak duruyor. Bu konu \u00fczerine yap\u0131lan tart\u0131\u015fmalar\u0131n oda\u011f\u0131nda, AB ve Japonya emperyalizmlerinin ABD emperyalizmi kar\u015f\u0131s\u0131nda sahip olduklar\u0131 konum ve bu konumla yak\u0131ndan ilgili olarak uygulad\u0131klar\u0131 d\u00fcnya politikalar\u0131 ile uygulamak arzusunda olduklar\u0131 d\u00fcnya politikalar\u0131n\u0131n aras\u0131ndaki a\u00e7\u0131 var. Bir tak\u0131m ekoller bu konum i\u00e7in ba\u011f\u0131ms\u0131z, bir k\u0131sm\u0131 ise ba\u011f\u0131ml\u0131 diyor. Ancak bu&nbsp; soruya verilecek cevap skolastik ve doktrinci bir karaktere sahip oldu\u011fu s\u00fcrece eksik kalmaya mahk\u00fbm. Zira s\u00f6z konusu bu soru olunca, kal\u0131n duvarlar ile ayr\u0131lan siyah ve beyaz tonlar\u0131n varl\u0131\u011f\u0131ndan bahsetmek hatal\u0131 olur. Emperyalist \u00fclkelerin her birisinin kendi i\u00e7erisinde ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 s\u0131n\u0131f m\u00fccadelelerinden, 2008 krizinden ne denli etkilenildi\u011fine dek, tablonun i\u00e7erisine katmak zorunda oldu\u011fumuz dinamiklerin say\u0131s\u0131 \u00e7ok.<\/p>\n\n\n\n<p>\u00d6ncelikle AB emperyalizminin yarat\u0131c\u0131s\u0131n\u0131n bizzat ABD oldu\u011fu notunu d\u00fc\u015fmemiz gerekiyor. \u0130kinci emperyalist payla\u015f\u0131m sava\u015f\u0131ndan y\u0131k\u0131lm\u0131\u015f ve par\u00e7alanm\u0131\u015f bir halde \u00e7\u0131kan Avrupa sermayesi, k\u0131tada kapitalizmin kitleler taraf\u0131ndan ilga edilmesi tehlikesiyle kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya kald\u0131. Sava\u015ftan \u00f6nce SSCB&#8217;yi yok etmek isteyen Avrupa sermayesi, sava\u015ftan sonra temel g\u00f6revinin SSCB&#8217;yi y\u0131kmaya \u00e7al\u0131\u015fmadan \u00f6nce Avrupa&#8217;da kapitalizmin restore edilmesi oldu\u011funu anlad\u0131. Bu restorasyon \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131 elbette ABD&#8217;nin de \u00e7\u0131kar\u0131nayd\u0131. 1948-1951 seneleri aras\u0131nda hayata ge\u00e7irilen ve ABD emperyalizminin ekonomik olanaklar\u0131n\u0131n Avrupa sermayesinin toparlanmas\u0131 ad\u0131na kullan\u0131lmas\u0131n\u0131 \u00f6ng\u00f6ren Marshall Plan\u0131 b\u00f6yle do\u011fdu. Avrupa emperyalizminin ABD taraf\u0131ndan yarat\u0131lmas\u0131n\u0131n yolunu a\u00e7an bu plan, anti-kom\u00fcnist Kremlin b\u00fcrokrasisi taraf\u0131ndan da desteklendi ve b\u00f6ylece ya\u015fl\u0131 k\u0131tan\u0131n bir\u00e7ok merkezinde kapitalist \u00fcretim ili\u015fkileri restore edildi. \u0130lerleyen seneler boyunca Avrupa emperyalizmi kendisini yaratan ekonomik g\u00fcce nas\u0131l g\u00f6bekten ba\u011fl\u0131 oldu\u011funu (daha do\u011frusu ba\u011fl\u0131 olmak zorunda oldu\u011funu) g\u00f6sterdi ve boynuzun kula\u011f\u0131 ge\u00e7ti\u011fini s\u00f6ylemek i\u00e7in hen\u00fcz \u00e7ok erken.<\/p>\n\n\n\n<p>ABD-AB emperyalizmleri aras\u0131ndaki ili\u015fki ba\u015flang\u0131c\u0131n\u0131 Japonya ile kurulan ili\u015fkide de g\u00f6rmek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Japonya&#8217;n\u0131n Pearl Harbor bombalamas\u0131n\u0131n ard\u0131ndan ABD emperyalizminin Japonya&#8217;ya b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131 iki atom bombas\u0131, sava\u015f\u0131n kazanan\u0131 olarak ABD&#8217;yi \u00f6ne \u00e7\u0131kartt\u0131. B\u00f6ylece Japonya emperyalizmi de, ABD emperyalizminin mali ve askeri izniyle, sava\u015ftan sonra emperyalistler kamp\u0131 aras\u0131ndaki yerini ald\u0131.<\/p>\n\n\n\n<p>AB ve Japonya emperyalizmlerinin ekonomik ve askeri egemenlikleri (birle\u015fmedikleri, daha do\u011frusu birle\u015fmeleri bug\u00fcnk\u00fc ko\u015fullarda nesnel olarak m\u00fcmk\u00fcn olmad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in) ABD&#8217;ye k\u0131yasla bug\u00fcn h\u00e2la daha zay\u0131f. Ancak sava\u015f sonras\u0131 g\u00fcc\u00fcne k\u0131yasla bug\u00fcn zay\u0131flayan ve egemenli\u011finde gedikler a\u00e7\u0131lan ABD, AB ile Japonya&#8217;y\u0131 diledi\u011fi ba\u011f\u0131ml\u0131 konumda da tutamad\u0131. Bu ba\u011flamda AB ve Japonya emperyalizmleri ABD&#8217;yle do\u011frudan bir ba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131k ili\u015fkisi i\u00e7erisinde de\u011fil ancak bu emperyalizmler ba\u011f\u0131ms\u0131z bir g\u00fc\u00e7 de de\u011fil. Denebilir ki AB ve Japonya sermayeleri, ABD&#8217;nin askeri ve mali g\u00fcc\u00fc kar\u015f\u0131s\u0131nda g\u00f6rece \u00f6zerk bir pozisyona sahipler ve bu g\u00f6rece \u00f6zerk pozisyonlar\u0131 dolay\u0131s\u0131yla da \u00fcrettikleri politikalar ABD y\u00f6netimden g\u00f6rece \u00f6zerk ancak kesinlikle ba\u011f\u0131ms\u0131z olmayan bir konumda bulunuyor.<\/p>\n\n\n\n<p>1950-1965 seneleri aras\u0131nda birle\u015fik ve yeniden in\u015fa edilmi\u015f bir Avrupa projesi, ABD emperyalizmi taraf\u0131ndan destekleniyordu. B\u00f6ylesi bir birlik ve askeri yeniden yap\u0131lanma SSCB&#8217;ye kar\u015f\u0131 emperyalizmin elini g\u00fc\u00e7lendirecekti ve Avrupa&#8217;y\u0131 ABD&#8217;nin sermaye ve meta ihra\u00e7lar\u0131 i\u00e7in sa\u011fl\u0131kl\u0131 bir pazara d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrecekti.<strong>(22)<\/strong> 1970&#8217;li senelere dek k\u0131smen bu y\u00f6nde ilerleyen Avrupa politikas\u0131, Bat\u0131 Avrupa \u00fclkelerinin art\u0131k basit\u00e7e ABD emperyalizminin \u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131n (bir yar\u0131-s\u00f6m\u00fcrge \u00fclkenin h\u00fck\u00fcmetine oranla) arkas\u0131na tak\u0131lmamaya ba\u015flamas\u0131yla de\u011fi\u015fti. \u00d6zellikle Bat\u0131 Almanya&#8217;n\u0131n <em>Ostpolitik<\/em>&#8216;i (Do\u011fu politikas\u0131) ve 1980&#8217;lerin ba\u015flar\u0131nda SSCB&#8217;den Bat\u0131 Avrupa&#8217;ya dek uzanan Trans-Avrupa do\u011fal gaz boru hatt\u0131n\u0131n in\u015fas\u0131, her ne kadar bunlar ABD&#8217;nin r\u0131zas\u0131yla da yap\u0131lm\u0131\u015f olsa, ABD ile Avrupa&#8217;n\u0131n k\u0131smen aras\u0131n\u0131 a\u00e7an iki \u00f6nemli olgu oldu. Avrupa emperyalizmi ABD emperyalizminde g\u00f6rece \u00f6zerk davrand\u0131k\u00e7a, ABD birle\u015fik bir Avrupa fikrine so\u011fudu.<\/p>\n\n\n\n<p>Bu ba\u011flamda Avrupa emperyalizmi birle\u015fik bir ordu olu\u015fturma y\u00f6n\u00fcnde politikalar\u0131 hayata ge\u00e7irmeye ba\u015flad\u0131. 1957&#8217;de Avrupa Savunma Toplulu\u011fu fikrini, Almanya emperyalizminin yeniden silahlanmas\u0131n\u0131 \u00e7\u0131kar\u0131 gere\u011fi \u00f6nlemek i\u00e7in reddeden Fransa, 1990&#8217;lar\u0131n ba\u015f\u0131nda bir Avrupa ordusu fikrine s\u0131cak bakmaya ba\u015flad\u0131. Tarihi boyunca yay\u0131lmac\u0131 bir siyaset izleme e\u011filiminde olan Almanya sermayesi teoride bu fikrim mimarlar\u0131ndand\u0131 ancak birle\u015fik bir Avrupa ordusunu fikrinin Beyaz Saray&#8217;da yaratt\u0131\u011f\u0131 gerginlik Almanya&#8217;n\u0131n bu y\u00f6nde ba\u011f\u0131ms\u0131z ad\u0131mlar atmas\u0131n\u0131 engelledi. ABD, NATO arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla d\u00fcnya \u00fclkelerinin verdi\u011fi askeri kararlar \u00fczerinde bir hakimiyet kurmu\u015ftu ve bunu kaybetmek \u00e7\u0131kar\u0131na olmazd\u0131.<\/p>\n\n\n\n<p>2015 senesinin Mart ay\u0131nda, AB emperyalizmi birle\u015fik bir askeri ayg\u0131t sorununu tekrar g\u00fcndemine getirdi.&nbsp; Avrupa emperyalizminin \u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131n do\u011frudan bir temsilcisi olan Jean-Claude Junker s\u00f6z konusu tarihte yapt\u0131\u011f\u0131 bir a\u00e7\u0131klama ile \u201c<em>Avrupa Birli\u011fi\u2019nin kendi ordusuna sahip olmas\u0131 gerekti\u011fini<\/em>\u201d<strong>(23)<\/strong> ifade etti. 20. y\u00fczy\u0131lda Avrupa&#8217;y\u0131 iki kez kendi sermayesi alt\u0131nda sava\u015flar arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla birle\u015ftirmeye \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015f olan Almanya, a\u00e7\u0131klamay\u0131 s\u0131cak kar\u015f\u0131lad\u0131. Hem Almanya&#8217;n\u0131n D\u0131\u015fi\u015fleri Bakan\u0131 Ursula von der Leyen, hem de Angela Merkel\u2019in h\u00fck\u00fcmet orta\u011f\u0131 Sosyal Demokrat Parti, Junker&#8217;in a\u00e7\u0131klamalar\u0131n\u0131 destekleyici deme\u00e7ler verdi.<\/p>\n\n\n\n<p>Ancak bu giri\u015fimin do\u011frudan do\u011fruya ABD&#8217;nin \u00e7\u0131karlar\u0131na bir z\u0131tl\u0131k olu\u015fturdu\u011funu s\u00f6ylemek hatal\u0131 olur. Almanya AB&#8217;yi kendi egemenli\u011fi \u00fczerinden silahland\u0131rmak arzusunda ancak temel kayg\u0131s\u0131 Ukrayna ve K\u0131r\u0131m \u00f6rneklerinde yay\u0131lmac\u0131 hedeflerini d\u0131\u015fa vurmu\u015f olan Rusya. AB&#8217;nin bu kayg\u0131lar\u0131n\u0131 Washington&#8217;un da ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6ylemek yanl\u0131\u015f olmaz. Buna ra\u011fmen bu noktada ABD yine de ba\u011f\u0131ms\u0131z bir silahlanma s\u00fcrecine izin vermeyecektir ve AB temsilcileri deme\u00e7lerinde samimi ise, ABD silahlanma s\u00fcrecinin NATO \u00e7at\u0131s\u0131 alt\u0131nda organize edilmesini \u00f6nerecektir. &nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>7 \u015eubat 1992&#8217;de imzalanan Maastricht Anla\u015fmas\u0131 ile girilen Avrupa Birli\u011fi yolu 2001&#8217;de Euro \u00fczerinden parasal birli\u011fin sa\u011flanmas\u0131yla g\u00fc\u00e7lendi. K\u0131tada belirli bir oranda birli\u011fin sa\u011flanmas\u0131, ABD ve AB aras\u0131ndaki \u00e7\u0131kar ayr\u0131l\u0131klar\u0131n\u0131 derinle\u015ftirdi. Basra K\u00f6rfezi, Afrika&#8217;n\u0131n B\u00fcy\u00fck G\u00f6ller ve Afrika Boynuzu b\u00f6lgeleri ve Balkanlar gibi bir\u00e7ok askeri ve siyasi \u00e7alkalanmada, bu \u00e7\u0131kar ayr\u0131\u015fmas\u0131 su \u00fczerine \u00e7\u0131kt\u0131. ABD emperyalizmi askeri bir bedel \u00f6demekten \u00e7ekindi\u011fi Balkanlar&#8217;da hava sald\u0131r\u0131s\u0131n\u0131 kendisinin ve kara sald\u0131r\u0131s\u0131n\u0131n da AB&#8217;nin \u00fcstlenmesini istedi. Ayn\u0131 \u015fekilde askeri bir bedel \u00f6demek istemeyen AB burjuvazisi, bu i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fcne itiraz etti. Buna ra\u011fmen Yugoslavya Sava\u015f\u0131&#8217;n\u0131n kendisi, AB emperyalizminden yana olan konumuna ra\u011fmen Avrupa&#8217;n\u0131n ABD&#8217;nin izni ve r\u0131zas\u0131 olmadan askeri bir m\u00fcdahaleye kar\u0131\u015famayaca\u011f\u0131n\u0131 kan\u0131tlad\u0131.<\/p>\n\n\n\n<p>AB&#8217;nin askeri \u00f6zerkli\u011finin ABD&#8217;nin idari a\u00e7\u0131klamalar\u0131 ve politik \u00e7\u0131karlar\u0131 gere\u011fince k\u0131r\u0131lgan bir yap\u0131ya sahip oldu\u011fu do\u011fru. Nas\u0131l ki ABD NATO&#8217;yu uluslararas\u0131 askeri operasyonlarda hegemonyas\u0131n\u0131 tesis etmek i\u00e7in bir ara\u00e7 gibi kullan\u0131yorsa, ALCA&#8217;y\u0131 (Amerika Serbest Ticaret B\u00f6lgesi) da ekonomik alanda egemenli\u011fini s\u00fcrd\u00fcrmek i\u00e7in kullan\u0131yor. ALCA esas olarak Avrupa emperyalizminin rekabet g\u00fcc\u00fcn\u00fc bask\u0131layan bir ABD giri\u015fimi. ALCA \u00f6zelle\u015ftirmelerde, patent \u00f6demelerinde ve b\u00fct\u00fcn k\u00e2rl\u0131 i\u015flemlerde, AB&#8217;den \u00f6nce ABD&#8217;ye f\u0131rsat tan\u0131nmas\u0131n\u0131 \u00f6ng\u00f6r\u00fcyor. ALCA ayn\u0131 zamanda ABD burjuvazisine, Avrupa&#8217;l\u0131 sermayedarlar\u0131n sahip olmad\u0131\u011f\u0131 serbest ticaret kolayl\u0131klar\u0131n\u0131 da sa\u011fl\u0131yor. ALCA ile birlikte Birle\u015fik Devletler sermayesi, yasamadan yeniden onay almadan sadece Kongre&#8217;nin izniyle istedi\u011fi \u00fclke ile yap\u0131sal anla\u015fmalar imzalayabilir.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>1970&#8217;lerde Avrupa&#8217;n\u0131n, 1980&#8217;lerde de Japonya&#8217;n\u0131n y\u00fckseli\u015fini abart\u0131l\u0131 bir \u015fekilde okuyan analizler, ABD&#8217;nin emperyalist rakiplerinin (ve ayn\u0131 zamanda karde\u015flerinin!) g\u00fcc\u00fcne e\u015fitlenece\u011fi varsay\u0131m\u0131nda bulundu. Halbuki 1990&#8217;larda ABD&#8217;nin \u00fcstlendi\u011fi rollerle bu tezin yanl\u0131\u015f oldu\u011fu g\u00f6r\u00fcld\u00fc. Reagan ve Bush d\u00f6nemi, ABD&#8217;nin askeri alanda hala b\u00fcy\u00fck tekelleri elinde bulunduran ve di\u011fer ekonomilerin hala ba\u011f\u0131ml\u0131 oldu\u011fu \u00e7okuluslu \u015firketlere sahip olan \u00fclke oldu\u011funu hat\u0131rlatt\u0131. Reagan ABD emperyalizminin \u00e7\u0131karlar\u0131 gere\u011fi kimi d\u00f6nemlerde ihracata a\u011f\u0131rl\u0131k vererek dolar\u0131n de\u011ferini d\u00fc\u015f\u00fcrd\u00fc, kimi d\u00f6nemlerde ise ABD merkezli olmayan sermaye hareketlerinin g\u00fcc\u00fcn\u00fc k\u0131rabilmek i\u00e7in dolar\u0131n de\u011ferini y\u00fckselten politikalar\u0131 tercih etti.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Emperyalistler aras\u0131 rekabette s\u00f6z konusu olan g\u00fc\u00e7 terazisini ve bu terazinin 1973&#8217;ten bu yana nas\u0131l de\u011fi\u015fti\u011fini, h\u00e2kim olan e\u011filimin ne oldu\u011funu, a\u015fa\u011f\u0131da yurt d\u0131\u015f\u0131na do\u011frudan yat\u0131r\u0131mlarda \u00f6nde gelen emperyalist \u00fclkelerin pay\u0131na bakarak anlamaya \u00e7al\u0131\u015fal\u0131m.<strong>(24)&nbsp;<\/strong><\/p>\n\n\n\n<div class=\"wp-block-image\"><figure class=\"aligncenter\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" width=\"1024\" height=\"833\" src=\"http:\/\/94.237.85.66\/wp-content\/uploads\/2019\/01\/6-1024x833.png\" alt=\"\" class=\"wp-image-18\" srcset=\"https:\/\/trockist.net\/wp-content\/uploads\/2019\/01\/6-1024x833.png 1024w, https:\/\/trockist.net\/wp-content\/uploads\/2019\/01\/6-300x244.png 300w, https:\/\/trockist.net\/wp-content\/uploads\/2019\/01\/6-768x625.png 768w, https:\/\/trockist.net\/wp-content\/uploads\/2019\/01\/6.png 1148w\" sizes=\"auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px\" \/><\/figure><\/div>\n\n\n\n<p>G\u00f6r\u00fclece\u011fi \u00fczere uluslararas\u0131 sermaye ihrac\u0131nda ABD emperyalizminin pay\u0131 1973&#8217;te %51,4&#8217;ten, 2007&#8217;de %17,9&#8217;a d\u00fc\u015f\u00fcyor. Bu d\u00fc\u015f\u00fc\u015f ABD&#8217;nin yurt d\u0131\u015f\u0131 yat\u0131r\u0131mlar\u0131 26 kat artt\u0131rmas\u0131na ra\u011fmen ya\u015fan\u0131yor. AB i\u00e7erisinde yer alan Fransa&#8217;n\u0131n pay\u0131 %3,8&#8217;den %9&#8217;a \u00e7\u0131k\u0131yor. AB&#8217;nin pay\u0131 ise %34,1&#8217;den %51,8&#8217;e \u00e7\u0131k\u0131yor.<strong>(25)<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Tabloda g\u00f6zlemlenmesi gereken esas olarak iki e\u011filim var. \u0130lk olarak, ABD pay oran\u0131nda ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 d\u00fc\u015f\u00fc\u015fe ra\u011fmen &#8211; AB tarz\u0131 ticari birlikler aras\u0131nda de\u011fil- \u00fclkeler baz\u0131nda d\u00fcnya sermaye ihrac\u0131nda birincilik konumunu koruyor. Bu, 1970&#8217;lerden 2015&#8217;e ABD&#8217;nin g\u00fcc\u00fcn\u00fcn politika, ekonomi ve sava\u015f alanlar\u0131nda ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fcn \u00f6zeti: Eski g\u00fcc\u00fcn\u00fc kaybetse de, h\u00e2la birinci. Birinci e\u011filim ile ba\u011flant\u0131l\u0131 olan ikinci e\u011filim ise AB&#8217;nin ve Japonya&#8217;n\u0131n ABD&#8217;nin sermaye ihrac\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131nda tam bir ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131\u011fa sahip olmasa bile d\u00fcnyan\u0131n \u00f6nde gelen sermaye ihra\u00e7 eden \u00fclkeleri aras\u0131nda olmalar\u0131.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Bu iki e\u011filimin sentezi \u015fu anlama geliyor: AB ve Japonya emperyalizmleri ABD kar\u015f\u0131s\u0131nda ba\u011f\u0131ms\u0131z de\u011fillerdir ancak \u00f6zerktirler. Bu nedenle AB ve Japonya emperyalizmlerinin politik y\u00f6neli\u015fi de ba\u011f\u0131ms\u0131z de\u011fil, \u00f6zerktir. Almanya, Birle\u015fik Devletler ile ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 finansal bir \u00e7eli\u015fki s\u0131ras\u0131nda Brezilya gibi davranmamaktad\u0131r. Japonya, D\u00fcnya Bankas\u0131 kararlar\u0131n\u0131n kurban\u0131nda \u00e7ok, orta\u011f\u0131d\u0131r. \u0130ngiltere kredi almak i\u00e7in Arjantin gibi diplomatik a\u015fa\u011f\u0131lanmalara katlanmaz, tam tersine \u00e7o\u011fu durumda kendisi kredi verir.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>AB&#8217;nin, ABD&#8217;nin hegemonyas\u0131na rakip olmas\u0131n\u0131n \u015fartlar\u0131 \u00e7eli\u015fkilidir. AB emperyalizminin sermaye alan\u0131nda en b\u00fcy\u00fck d\u00fc\u015fman\u0131, ayn\u0131 zamanda onun en b\u00fcy\u00fck m\u00fcttefiki olan ABD&#8217;dir. \u00c7eli\u015fkiyi olu\u015fturan bir di\u011fer etmen k\u0131ta Avrupa&#8217;s\u0131 ile ABD&#8217;nin farkl\u0131 durumlar i\u00e7erisinde olmas\u0131d\u0131r. 21. y\u00fczy\u0131l\u0131n ba\u015f\u0131nda ABD Merkez Bankas\u0131 faiz oranlar\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcrerek, \u015firketlere s\u00fcbvansiyonlar uygularken Avrupa Merkez Bankas\u0131 kur alan\u0131nda taviz vermeyi kabul etmedi. Zira AB sermayesi resesyona kar\u015f\u0131 politika \u00fcretirken s\u0131n\u0131rl\u0131 bir b\u00fct\u00e7e i\u00e7erisinde hareket etmek zorundayd\u0131. ABD ise 1990&#8217;lardan yeni birikimler ve ticari olanaklar ile \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131.<strong>(26)<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Avrupa emperyalizmi 1992&#8217;de Maastricht Anla\u015fmas\u0131, 1999&#8217;da Avrupa Merkez Bankas\u0131 ve 2001&#8217;de de Euro&#8217;ya ge\u00e7i\u015fle, Dolar&#8217;a alternatif bir para birimi yaratmaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131 ancak dolar\u0131n egemenli\u011fi yeni anla\u015fmalar ve yeni bankalar yoluyla de\u011fil, ancak \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc bir payla\u015f\u0131m sava\u015f\u0131 yoluyla durdurulabilir. Merkezi bir devlet ve ordu yap\u0131lanmas\u0131ndan yoksun olan AB sermayesi i\u00e7in ise g\u00fcndemine yeni bir d\u00fcnya sava\u015f\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131mak i\u00e7in hen\u00fcz erken. 21. y\u00fczy\u0131l\u0131n ba\u015f\u0131nda d\u00fcnya ihracat\u0131n\u0131n yar\u0131s\u0131, ticari faaliyetlerin ise %80&#8217;i Dolar \u00fczerinden yap\u0131lmaktad\u0131r. G\u00f6r\u00fclebilece\u011fi \u00fczere Avrupa y\u00fczy\u0131l\u0131n ba\u015f\u0131nda ger\u00e7ek anlamda birle\u015fmemi\u015ftir, sadece k\u0131ta sermayesinin ABD kar\u015f\u0131s\u0131nda rekabet g\u00fcc\u00fcn\u00fc artt\u0131rabilmek i\u00e7in ad\u0131mlar at\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>Japonya emperyalizmi di\u011fer karde\u015flerine g\u00f6re daha farkl\u0131 bir yol izledi ve izlemeye de devam ediyor. \u0130kinci payla\u015f\u0131m sava\u015f\u0131ndan sonras\u0131na, 1960&#8217;l\u0131 y\u0131llara dek d\u00fc\u015f\u00fck maliyetli sanayi \u00fcr\u00fcnlerinin \u00fcretimine yo\u011funla\u015fm\u0131\u015f olan Japonya, 1970&#8217;li y\u0131llarda, ABD emperyalizminin ihtiya\u00e7lar\u0131n\u0131n bir sonucu olarak b\u00fcy\u00fck bir g\u00fc\u00e7 oldu. ABD, Avrupa&#8217;n\u0131n yan\u0131 s\u0131ra Japonya&#8217;y\u0131 da emperyalist ekonomik etkinli\u011fin merkezine terfi ettirdi ve K\u00f6rfez Sava\u015f\u0131&#8217;n\u0131n masraflar\u0131n\u0131n \u00f6denmesinde oldu\u011fu gibi, Japonya&#8217;n\u0131n g\u00fcc\u00fcn\u00fc kendi \u00e7\u0131karlar\u0131 i\u00e7in bolca kulland\u0131.<\/p>\n\n\n\n<p>Ancak bug\u00fcn Japonya emperyalist zincir i\u00e7erisindeki en zay\u0131f halka. Japonya, en zay\u0131f emperyalist g\u00fc\u00e7 olarak 21. y\u00fczy\u0131la GSY\u0130H&#8217;da s\u0131f\u0131r b\u00fcy\u00fcme kat ederek girdi. 1970-1980 band\u0131nda kaydedilen %6-8&#8217;lik b\u00fcy\u00fcme oranlar\u0131 yerini %0-2 seviyelerine b\u0131rakt\u0131. Japonya emperyalizminin i\u00e7erisine girdi\u011fi bu kronik kriz, sahip oldu\u011fu rezervler ve y\u00fckl\u00fc mevduatlar sayesinde onun emperyalist karakterini de\u011fi\u015ftirmiyor ancak 40 sene \u00f6nceye oranla sermaye ihrac\u0131 alan\u0131ndaki konumunu radikal bir \u015fekilde de\u011fi\u015ftiriyor.<\/p>\n\n\n\n<p>Japonya emperyalizmi, ABD&#8217;nin uluslararas\u0131 ekonomi politikalar\u0131na basit\u00e7e r\u0131za g\u00f6steren g\u00fc\u00e7s\u00fcz bir yar\u0131-s\u00f6m\u00fcrge \u00fclke konumunda elbette de\u011fil ancak ayn\u0131 \u015fekilde bu ekonomi politikalara kar\u015f\u0131 kendi alternatiflerini yaratma kayg\u0131s\u0131nda olan AB emperyalizmi de de\u011fil. Japonya burjuvazisi dikkatini b\u00fct\u00fcn d\u00fcnya pazar\u0131ndan \u00e7ok Asya&#8217;ya y\u00f6neltmi\u015ftir ve Euro arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla Avrupa&#8217;l\u0131 s\u0131n\u0131f karde\u015flerinin yapmaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131n aksine Yen&#8217;den ABD Dolar&#8217;\u0131na alternatif bir para birimi yaratmaya \u00e7al\u0131\u015fmamaktad\u0131r. Japonya, ABD ile olan ekonomik ve politik m\u00fczakerelerinde AB&#8217;ye oranla daha fazla alttan almak durumunda kalmaktad\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>Otomobil end\u00fcstrisi \u00fczerindeki egemenli\u011fini kaybeden ve reel faiz oranlar\u0131 eksili rakamlarda gezinmesine ra\u011fmen canl\u0131 ve g\u00fc\u00e7l\u00fc bir i\u00e7 pazar yaratamayan Japonya emperyalizminin gelece\u011fi, bir\u00e7ok farkl\u0131 etkenin yan\u0131 s\u0131ra sanayi devi \u00c7in ile kuraca\u011f\u0131 mali, askeri ve politik ili\u015fkilerin kaderiyle yak\u0131ndan ilgilidir. &nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Sonu\u00e7 olarak bug\u00fcnk\u00fc g\u00fc\u00e7ler aras\u0131 ili\u015fki tablosu bize olduk\u00e7a berrak bir konjonkt\u00fcr \u00e7iziyor: Avrupa ve Japonya, ABD&#8217;nin askeri ve ekonomik rol\u00fcn\u00fc \u00fcstlenemedi ve bunun olaca\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yleyen \u00f6ng\u00f6r\u00fcler tamamen hatal\u0131 \u00e7\u0131kt\u0131. Ancak \u00f6te yandan ABD&#8217;nin mutlak askeri ve ekonomik hegemonyas\u0131 da ge\u00e7mi\u015fte kald\u0131 ve ABD ikinci payla\u015f\u0131m sava\u015f\u0131 sonras\u0131 g\u00fcc\u00fcne eri\u015fmeye \u00e7al\u0131\u015fmakta ba\u015far\u0131s\u0131z oldu.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Emperyalistler aras\u0131 sava\u015f politikalar\u0131 ve yeni bir payla\u015f\u0131m sava\u015f\u0131 ihtimali<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>20. y\u00fczy\u0131l\u0131n ilk yar\u0131s\u0131nda kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131m\u0131zdan farkl\u0131 olarak, Bat\u0131&#8217;l\u0131 devletler aras\u0131ndaki \u00e7at\u0131\u015fma ve silahlanma iklimi, SSCB&#8217;nin y\u0131k\u0131lmas\u0131na ra\u011fmen tekrar ortaya \u00e7\u0131kmad\u0131 ve bug\u00fcn de \u00e7\u0131k\u0131yormu\u015f gibi durmuyor. \u0130kinci payla\u015f\u0131m sava\u015f\u0131ndan bu yana emperyalistler aras\u0131 \u00e7at\u0131\u015fmalara de\u011fil, b\u00f6lgesel i\u00e7 sava\u015flar bi\u00e7imindeki \u00e7at\u0131\u015fmalara, bloklar aras\u0131 k\u0131s\u0131r \u00e7arp\u0131\u015fmalara ve \u00e7okuluslu \u015firketler aras\u0131ndaki m\u00fccadeleyi belirleyen yeni rekabet bi\u00e7imlerinin yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 gerilimlere tan\u0131kl\u0131k ediyoruz. Bu yeni gerilimler \u00f6zellikle yar\u0131-s\u00f6m\u00fcrge ve s\u00f6m\u00fcrge \u00fclkelerde, \u00fcretimin kapitalist karakteri gere\u011fi geni\u015f \u00e7apl\u0131 fiziksel katliamlara yol a\u00e7t\u0131.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Emperyalistler aras\u0131 geleneksel sava\u015flar\u0131n yerini 20. y\u00fczy\u0131l\u0131n ikinci yar\u0131s\u0131nda s\u00f6m\u00fcrge ve yar\u0131-s\u00f6m\u00fcrge \u00fclkelerdeki emperyalizm kaynakl\u0131 katliamlara b\u0131rakm\u0131\u015f olmas\u0131, sermayenin \u00fcretici g\u00fc\u00e7leri y\u0131k\u0131c\u0131 g\u00fc\u00e7lere \u00e7evirerek onlar\u0131 s\u00fcrekli imha etme gereksinimi duymas\u0131n\u0131n bir ifadesi. Verilere g\u00f6re sadece ikinci payla\u015f\u0131m sava\u015f\u0131 ile 1983 aras\u0131ndaki k\u0131sa s\u00fcrede bile emperyalist olmayan \u00fclkelerde 20 milyon insan\u0131n \u00f6l\u00fcm\u00fcyle sonu\u00e7lanan 100 silahl\u0131 anla\u015fmazl\u0131k ger\u00e7ekle\u015fti.<strong>(27)<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>20. y\u00fczy\u0131l\u0131n ikinci yar\u0131s\u0131nda ve 21. y\u00fczy\u0131l\u0131n ilk on senesinde emperyalistlerin kendi aralar\u0131nda hen\u00fcz bir sava\u015f \u00e7\u0131kartmam\u0131\u015f olmalar\u0131n\u0131n nedeni \u00e7ok y\u00f6nl\u00fc. \u00d6ncelikle d\u00fcnya burjuvazisi, iki d\u00fcnya sava\u015f\u0131n\u0131n ard\u0131ndan da ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 derin krizi h\u00e2la hat\u0131rl\u0131yor. \u0130lk payla\u015f\u0131m sava\u015f\u0131n\u0131n sonucunda&nbsp; Ekim Devrimi&nbsp; ger\u00e7ekle\u015fti, 3. Enternasyonal kuruldu ve 500 milyon proleter emperyalizmden nefret etti. \u0130kinci payla\u015f\u0131m sava\u015f\u0131 ise Nazi&#8217;lerin yenilmesiyle tarihin g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc en devrimci d\u00f6nemin a\u00e7\u0131lmas\u0131na yol a\u00e7t\u0131. \u00d6yle ki, bu d\u00f6nem emperyalizmi tavizler vermek zorunda b\u0131rakt\u0131 ve refah devletleri do\u011fdu. K\u0131sacas\u0131 emperyalizm, kendi aras\u0131nda ger\u00e7ekle\u015ftirdi\u011fi payla\u015f\u0131m sava\u015flar\u0131n\u0131n ard\u0131ndan d\u00fcnyan\u0131n kontrol\u00fcn\u00fc kaybetti\u011fini anlad\u0131.<\/p>\n\n\n\n<p>Ne var ki, \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc bir payla\u015f\u0131m sava\u015f\u0131n\u0131n bug\u00fcn \u00f6n\u00fcnde duran engeller, \u00f6znel istekler de\u011fil nesnel ba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131klar. Emperyalistler aras\u0131 \u00e7eli\u015fkiler eskiden pazarlar\u0131n d\u00fcnya \u00f6l\u00e7e\u011finde ele ge\u00e7irilmesine ili\u015fkindi. Bug\u00fcn ise \u00e7okuluslu \u015firketler \u00fczerinden \u00f6r\u00fclen bir yat\u0131r\u0131m rekabeti ile kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131yay\u0131z. Bu rekabet bug\u00fcn hala s\u00fcr\u00fcyor \u00e7\u00fcnk\u00fc doyum noktas\u0131na ula\u015fm\u0131\u015f veya fethedilmi\u015f de\u011fil. &nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>ABD emperyalizmi dola\u015f\u0131ma sokulan her para \u00fczerinde kurdu\u011fu g\u00fc\u00e7l\u00fc hegemonyayla, sermaye ihrac\u0131nda ba\u015f\u0131 \u00e7ekmesiyle ve pazarlar\u0131n\u0131 son sava\u015ftan bu yana yeterli oranda koruyabilmesiyle \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc bir payla\u015f\u0131m sava\u015f\u0131na ihtiya\u00e7 duymuyor. ABD&#8217;nin gerilemesine ra\u011fmen h\u00e2la d\u00fcnya emperyalizminin en g\u00fc\u00e7l\u00fcs\u00fc olmas\u0131, \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc bir payla\u015f\u0131m sava\u015f\u0131n\u0131 gereksiz k\u0131l\u0131yor. Bug\u00fcn Almanya, Fransa, \u0130ngiltere ve Japonya gibi g\u00fc\u00e7lerin ABD sermayesine g\u00f6sterdikleri teslimiyet, sava\u015f sonras\u0131 durumda oldu\u011fu kadar g\u00fc\u00e7l\u00fc olmasa da, h\u00e2la a\u015f\u0131lamad\u0131. ABD uluslararas\u0131 kaynaklar\u0131n s\u00f6m\u00fcr\u00fcs\u00fc konusunda AB&#8217;nin ve Japonya&#8217;n\u0131n yan rollerde kald\u0131\u011f\u0131ndan emin olmak i\u00e7in b\u00fcy\u00fck \u00e7aba sarf ediyor ve bug\u00fcne kadar da bu \u00e7abas\u0131n\u0131n kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 ald\u0131. \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc bir payla\u015f\u0131m sava\u015f\u0131n\u0131n gelecekte ger\u00e7ekle\u015fmesi olanaklar dahilinde ancak bunun yolunu a\u00e7abilecek olan en \u00f6nemli nesnel ko\u015ful ABD emperyalizminin \u00fcst\u00fcn konumunu yitirmesi.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>ABD&#8217;nin SSCB&#8217;nin y\u0131k\u0131lmas\u0131n\u0131n ard\u0131ndan NATO&#8217;yu&nbsp; nas\u0131l ve hangi ama\u00e7la kulland\u0131\u011f\u0131 bu tart\u0131\u015fmada \u00f6nemli bir yer tutuyor. 1991&#8217;den sonra yerel \u00e7at\u0131\u015fmalar, i\u00e7 sava\u015flar ve devrimci y\u00fckseli\u015flere m\u00fcdahalede bulunmak i\u00e7in kullan\u0131lmas\u0131 \u00f6ng\u00f6r\u00fclen NATO, ayn\u0131 zamanda Bat\u0131 Avrupa&#8217;n\u0131n jeopolitik stratejilerini ba\u011f\u0131ms\u0131zla\u015fmas\u0131n\u0131n \u00f6n\u00fcne ge\u00e7mek i\u00e7in de kullan\u0131l\u0131yor.<strong>(28)<\/strong> ABD, NATO&#8217;yu AB ile birle\u015fik bir politik cephe kurmak i\u00e7in kullan\u0131yor, daha do\u011frusu AB&#8217;ye bunu dayat\u0131yor. AB ise Balkan Sava\u015flar\u0131&#8217;nda oldu\u011fu gibi itirazlar\u0131 oldu\u011funu iletse d\u00e2hi, Almanya, Fransa ve \u0130ngiltere&#8217;nin farkl\u0131la\u015fan \u00e7\u0131karlar\u0131 y\u00fcz\u00fcnden kendi i\u00e7erisinde bir vizyon birli\u011fine ula\u015fam\u0131yor.<strong>(29) <\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>ABD d\u00fcnyan\u0131n en g\u00fc\u00e7l\u00fc ordusuna ve n\u00fckleer silahlar\u0131na sahip bir \u00fclke olarak yava\u015f yava\u015f kan kaybetse de, bu alanlardaki \u00f6nderli\u011fini koruyor ve bu \u00f6nderli\u011fi korumak \u00fczerine de yeni politikalar in\u015fa ediyor. Ancak bu korumac\u0131 politikalarda, ABD&#8217;nin ola\u011fan\u00fcst\u00fc yapt\u0131r\u0131m mekanizmalar\u0131na ra\u011fmen, zaman zaman gedikler a\u00e7\u0131ld\u0131\u011f\u0131 oldu. 2000 senesinin Nisan ay\u0131nda n\u00fckleer yay\u0131lman\u0131n \u00f6n\u00fcne ge\u00e7ebilmek amac\u0131yla toplanan Birle\u015fmi\u015f Milletler konferans\u0131nda ABD&#8217;nin kendisi i\u00e7in bir savunma kalkan\u0131 yaratma \u00e7abas\u0131, oybirli\u011fiyle reddedildi.<strong>(30)<\/strong> Bununla beraber ABD kendisi haricinde bir\u00e7ok \u00fclkenin n\u00fckleer silahlar edinmesinin \u00f6n\u00fcne ge\u00e7emedi. Bu ba\u011flamda ABD&#8217;nin askeri egemenlik kayg\u0131lar\u0131n\u0131n temelini \u015fu anda Avrupa&#8217;n\u0131n do\u011fusunda kalan \u00c7in ve Rusya olu\u015fturuyor. Nisan 2012&#8217;de ABD&nbsp;ve Filipin ordusunun, G\u00fcney \u00c7in Denizi yak\u0131n\u0131nda, Filipinler ile \u00c7in aras\u0131nda ihtilaf konusu olan b\u00f6lgede askeri tatbikat ba\u015flatmas\u0131n\u0131n ard\u0131ndan, \u00c7in de Rusya ile birlikte ilerleyen g\u00fcnlerde donanma birliklerinin kat\u0131ld\u0131\u011f\u0131 ve Sar\u0131 Deniz\u2019de ortak d\u00fczenlenen bir askeri deniz tatbikat\u0131 ba\u015flatt\u0131.<strong>(31)<\/strong> Ayn\u0131 \u015fekilde \u0130ran, 1979 devriminden bu yana ilk kez 2011&#8217;in \u015eubat ay\u0131nda, S\u00fcvey\u015f Kanal\u0131&#8217;n\u0131 sava\u015f gemileriyle ge\u00e7erek Akdeniz&#8217;e a\u00e7\u0131ld\u0131. 2012&#8217;nin \u015eubat ay\u0131nda \u0130ran bunu tekrarlad\u0131. \u0130srail y\u00f6netimi bu eylemi &#8220;provokasyon&#8221; olarak tan\u0131mlay\u0131p yapt\u0131r\u0131m uygulanmas\u0131n\u0131 istemi\u015f olsa da, emperyalizmin b\u00f6lgede ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 kriz m\u00fcdahaleye uygun \u015fartlar\u0131n \u00f6n\u00fcnde bir engeldi.<strong>(32)<\/strong>&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Emperyalizmin politik durumu: \u00c7eli\u015fkili bir a\u015fama<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>\u0130kinci payla\u015f\u0131m sava\u015f\u0131n\u0131n ard\u0131ndan a\u00e7\u0131lan devrimci d\u00f6nem, d\u00fcnyan\u0131n \u00fc\u00e7te birinde burjuvazinin m\u00fclks\u00fczle\u015ftirilmesine tan\u0131kl\u0131k etti. 1968 i\u015f\u00e7i ve \u00f6\u011frenci ayaklanmalar\u0131, Stalinist rejimlere kar\u015f\u0131 y\u00fckselen seferberlik dalgalar\u0131 (1953 Almanya, 1956 Macaristan, 1968 \u00c7ekoslovakya, 1970 sonlar\u0131 Polonya), K\u00fcba ve \u00c7in devrimi, Do\u011fu Avrupa&#8217;da K\u0131z\u0131l Ordu eliyle kurulan i\u015f\u00e7i devletleri, 1979 \u0130ran ve Nikaragua devrimleri \u00f6nemli devrimci s\u00fcre\u00e7ler olarak bu d\u00f6nem i\u00e7erisinde yer ald\u0131lar. Bu d\u00f6nem boyunca inisiyatif emperyalizmden yana de\u011fildi ve ABD a\u00e7\u0131s\u0131ndan a\u011f\u0131r yenilgiler (Vietnam ve Kore) birbirini izliyordu.<\/p>\n\n\n\n<p>Ancak bu d\u00f6nemin 1980&#8217;lerin ba\u015f\u0131nda Polonya&#8217;da politik devrimin yenilgiye u\u011framas\u0131 ve Reagan-Thatcher \u00f6nderli\u011finde neo-liberal sald\u0131r\u0131 politikalar\u0131n\u0131n hayata ge\u00e7mesiyle olumsuzland\u0131\u011f\u0131n\u0131, daha do\u011frusu diyalektik olarak kar\u015f\u0131t\u0131na evrildi\u011fini s\u00f6ylemek hatal\u0131 olmaz.<\/p>\n\n\n\n<p>1980&#8217;lerin ba\u015flar\u0131ndan itibaren al\u0131nan s\u0131n\u0131fsal yenilgileri d\u00fcnya proletaryas\u0131n\u0131n kaybetti\u011fi ola\u011fan\u00fcst\u00fc mevziler izledi. Walesa \u00f6nderli\u011finin ihaneti sonucu Polonya&#8217;da politik devrimin yenilgisi, i\u015f\u00e7i devletini de\u011fil anti-kom\u00fcnist Stalinist b\u00fcrokrasiyi hedef alan grevlerin ve m\u00fccadelelerin sonunu getirdi. Bu durum Do\u011fu Avrupa&#8217;da kapitalist restorasyonu olanakl\u0131 hale getirdi. Bununla birlikte Fiat i\u015f\u00e7ileri \u0130talya&#8217;da 1979-1980 d\u00f6neminde girdikleri m\u00fccadeleyi kaybettiler.<strong>(33)<\/strong> Kuzey Amerika&#8217;da 1981&#8217;de greve \u00e7\u0131kan hava yollar\u0131 denet\u00e7ilerinin greve Reagan taraf\u0131ndan zorla bast\u0131r\u0131ld\u0131 ve on binlerce i\u015f\u00e7i i\u015ften at\u0131ld\u0131. Bunu takiben 1984-1985 senelerinde greve \u00e7\u0131kan Britanya&#8217;l\u0131 madenciler de yenildi. Margaret Thatcher maden kolunda devlet i\u015fletmelerini kapatarak on binlerce i\u015f\u00e7iyi b\u00fcy\u00fck bir yenilgiye u\u011fratt\u0131. Bu s\u00fcre\u00e7leri takiben Latin Amerika&#8217;da y\u00fckselen devrimci dalga geri \u00e7ekildi. Afrika&#8217;daki g\u00f6rece ilerici milliyet\u00e7i s\u00fcre\u00e7ler da\u011f\u0131t\u0131ld\u0131 ve Asya&#8217;da seferberlikler ile halk\u00e7\u0131 hareketlerin \u00f6n\u00fc kesilerek y\u0131\u011f\u0131nlar b\u00fcy\u00fck bir sessizli\u011fe b\u00fcr\u00fcnd\u00fcr\u00fcld\u00fc. SSCB&#8217;de b\u00fcrokrasi eliyle kapitalimiz yeniden in\u015fa edilmesi ve \u00c7in&#8217;deki liberizasyon s\u00fcreci de ileri i\u015f\u00e7ilerin s\u0131n\u0131f bilincinde ciddi k\u0131r\u0131lmalara, bulan\u0131kl\u0131klara ve geri \u00e7ekili\u015flere yol a\u00e7arak emperyalist sald\u0131r\u0131 a\u015famas\u0131n\u0131 kuvvetlendirdi.<\/p>\n\n\n\n<p>Neo-liberal politikalar dalgas\u0131n\u0131n \u00f6n\u00fcn\u00fc a\u00e7an bu geli\u015fmeler, 1970&#8217;lerden itibaren d\u00fc\u015fmeye ba\u015flam\u0131\u015f olan k\u00e2r oranlar\u0131n\u0131n istikrara kavu\u015fturulmas\u0131 i\u00e7in yap\u0131ld\u0131 ve b\u00f6ylece emperyalizm, krizini erteleme f\u0131rsat\u0131 yakalad\u0131. K\u00f6rfez, Irak ve Afganistan m\u00fcdahaleleri ile askeri g\u00fcc\u00fcn\u00fc bir kere daha g\u00f6steren emperyalizm, ABD burjuvazisinin i\u00e7erisinde oldu\u011fu &#8220;Vietnam Sendromu&#8221;nu yer yer t\u00f6rp\u00fclemeyi ba\u015fard\u0131. B\u00f6ylece 1980&#8217;lerin ba\u015f\u0131nda, bizim emperyalist sald\u0131r\u0131 a\u015famas\u0131 olarak adland\u0131rd\u0131\u011f\u0131m\u0131z yeni bir d\u00f6nem a\u00e7\u0131lm\u0131\u015f oldu.<\/p>\n\n\n\n<p>Yeni sald\u0131r\u0131 a\u015famas\u0131 emperyalizmin tart\u0131\u015fmas\u0131z zaferi ve i\u015f\u00e7i hareketinin ola\u011fan\u00fcst\u00fc geri \u00e7ekili\u015fleriyle belirleniyor olsa da \u00e7eli\u015fkili dinamiklere sahip. Bu d\u00f6nem sermayenin sald\u0131r\u0131lar\u0131n\u0131n \u00f6n\u00fcn\u00fcn a\u00e7\u0131ld\u0131\u011f\u0131 bir d\u00f6nem olarak g\u00f6z\u00fckse de, emperyalizmin ciddi boyutlara ula\u015fm\u0131\u015f egemenlik krizine de ev sahipli\u011fi yap\u0131yor. Emperyalizmin egemenlik krizi, yeni g\u00fc\u00e7 ili\u015fkilerinde emek\u00e7ilerin aleyhine olan paradigmay\u0131 tersine \u00e7evirmiyor ancak askeri ve mali sald\u0131r\u0131lar\u0131 giderek daha fazla oranda destekten yoksun b\u0131rak\u0131yor.<\/p>\n\n\n\n<p>Bu ba\u011flamda \u00f6zellikle ABD emperyalizminin g\u00fcc\u00fcnde ciddi bir geri \u00e7ekili\u015f s\u00f6z konusu. SSCB&#8217;nin \u00e7\u00f6k\u00fc\u015f\u00fc ve Avrupa Birli\u011fi&#8217;nin olu\u015fturulmas\u0131yla ortaya \u00e7\u0131kan yeni rekabet gerilimleri ABD&#8217;nin mutlak hegemonyas\u0131n\u0131n yeniden kurulu\u015funu zora sokmaktad\u0131r.&nbsp; ABD ekonomisinin 1995 ile 2000 seneleri aras\u0131ndaki %2,2&#8217;lik b\u00fcy\u00fcmesi, 1975-1995 aras\u0131ndaki %1,1&#8217;lik b\u00fcy\u00fcmeyi ge\u00e7mi\u015ftir ama &#8220;alt\u0131n y\u0131llarda&#8221; (1953-1973) yakalanan %2,6&#8217;l\u0131k b\u00fcy\u00fcmeye eri\u015filememi\u015ftir.<strong>(34)<\/strong> 2000&#8217;ler boyunca i\u00e7erisinde olunan resesyon d\u00f6nemi 2008 kriziyle s\u0131\u00e7rama ger\u00e7ekle\u015ftirmi\u015ftir.<\/p>\n\n\n\n<p>Jeopolitik ili\u015fkilerde ABD&#8217;nin \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc ve uluslararas\u0131 ekonomik faaliyetlerin ABD&#8217;ye olan ba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131\u011f\u0131 elbette ink\u00e2r edilemez ancak &#8220;s\u00fcper-emperyalizm&#8221;, &#8220;imparatorluk&#8221;&nbsp; ve &#8220;tek kutuplu d\u00fcnya&#8221; yorumlamalar\u0131n\u0131 sahiplenen ekollerin<strong>(35)<\/strong> iddia etti\u011finin aksine ABD&#8217;nin ikinci payla\u015f\u0131m sava\u015f\u0131ndan bu yana g\u00fc\u00e7 kaybetti\u011fi bir ger\u00e7ektir. Irak&#8217;ta al\u0131nan yenilgi ve Afganistan&#8217;da zafer denilemeyecek olan a\u015f\u0131r\u0131 maliyetli s\u00fcrecin ABD&#8217;nin ekonomik ve askeri g\u00fcc\u00fcnde yaratt\u0131\u011f\u0131 tahrifat, bu g\u00fc\u00e7 kayb\u0131n\u0131n bir g\u00f6stergesidir.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Bu noktada Castro-Chavezci ak\u0131m\u0131n iddia eti\u011finin aksine Amerikan &#8220;imparatorlu\u011funun&#8221; y\u0131k\u0131lmak \u00fczere oldu\u011fu sonucunu \u00e7\u0131karmak hatal\u0131d\u0131r. Bu ak\u0131m Rusya, \u00c7in, \u0130ran ve Suriye gibi g\u00fc\u00e7lerin &#8220;anti-emperyalist&#8221; olduklar\u0131n\u0131 iddia ederek &#8220;iki kutuplu bir d\u00fcnya&#8221; tablosu \u00e7izmekte ve bu ba\u011flamda &#8220;ilerici&#8221; olduklar\u0131n\u0131 deklare ettikleri emperyalizm yanl\u0131s\u0131 bu burjuva g\u00fc\u00e7lerin desteklenmeleri gerekti\u011fini s\u00f6ylemekte.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Sosyo-ekonomik veriler ve y\u00fckselen s\u0131n\u0131f m\u00fccadeleleri, ABD&#8217;nin daha \u00f6nce g\u00f6r\u00fclmemi\u015f \u00f6l\u00e7\u00fcde ciddi bir ekonomik, siyasi ve askeri kriz i\u00e7erisinde oldu\u011funu ve ge\u00e7mi\u015f d\u00f6nemlerdeki kuvvetini kaybetti\u011fini g\u00f6steriyor olsa da, Britanya emperyalizminin tecr\u00fcbe etti\u011finin aksine ABD emperyalizminin \u00f6nderlik g\u00fcnlerinin sona geldi\u011fini s\u00f6ylemek do\u011fru olmaz.<\/p>\n\n\n\n<p>Bug\u00fcn krizin \u00f6zg\u00fcl a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131n\u0131 olu\u015fturan bile\u015fenler 2008&#8217;de patlak veren kapitalizmin \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc b\u00fcy\u00fck buhran\u0131, Vietnam&#8217;\u0131n ard\u0131ndan al\u0131nan ikinci b\u00fcy\u00fck yenilgi olan Irak m\u00fcdahalesinin ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131\u011f\u0131, Bush-Obama d\u00f6nemleri aras\u0131ndaki tezatla belirlenen politik y\u00f6netim krizi ve d\u00fcnyan\u0131n her yerinden y\u00fckselen kitlesel seferberliklerdir.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>ABD&#8217;nin askeri gerileyi\u015fi<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Birle\u015fik Devletler&#8217;in kendinden \u00f6nceki \u0130ngiltere, Hollanda, vs. gibi egemen uluslara oranla d\u00fcnya pazar\u0131na ekonomik hakimiyetini, sermaye hareketlerini, diplomatik manevralar\u0131n\u0131, r\u00fc\u015fvet politikalar\u0131n\u0131, kirli sava\u015flar\u0131n\u0131 ve askeri m\u00fcdahalelerini daha ba\u015far\u0131l\u0131 bir \u015fekilde ger\u00e7ekle\u015ftiriyor olu\u015fu, yani d\u00fcnya jandarmas\u0131 rol\u00fcnde kendi emperyalizmini tarihsel zirvelere ta\u015f\u0131m\u0131\u015f olmas\u0131, hi\u00e7bir bi\u00e7imde bu egemenli\u011fin sonsuz oldu\u011fu anlam\u0131na gelmiyor. Tam aksine, 1970&#8217;lerden bug\u00fcne ekonomi, politika ve sava\u015f alanlar\u0131nda ya\u015fanan bir\u00e7ok geli\u015fme bize bu egemenli\u011fin istikrarl\u0131 d\u00e2hi olamad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve g\u00fc\u00e7 dengelerinde 1945-1960 d\u00f6nemine oranla azalan bir hat izledi\u011fini g\u00f6steriyor.<strong>(36)<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>ABD \u00f6zellikle G\u00fcney \u00c7in Denizi, Do\u011fu Asya ve Ortado\u011fu b\u00f6lgelerinde askeri varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrme azmini g\u00f6steriyor olsa da, hem bu b\u00f6lgelerde hem de d\u00fcnya genelinde bu varl\u0131klarda dramatik bir d\u00fc\u015f\u00fc\u015f ile kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya. \u0130kinci payla\u015f\u0131m sava\u015f\u0131n\u0131n sonundan Kore Sava\u015f\u0131&#8217;na dek ABD&#8217;nin deniza\u015f\u0131r\u0131 \u00fcslerinin say\u0131s\u0131nda egemen olan e\u011filim azalma oldu. \u00dcslerin g\u00f6rece nicel art\u0131\u015f\u0131n\u0131n Kore Sava\u015f\u0131 ile birlikte sona ermesini Vietnam Sava\u015f\u0131 s\u0131ras\u0131ndaki art\u0131\u015f izledi. Ne var ki ard\u0131ndan Vietnam&#8217;da al\u0131nan devasa tarihsel yenilgi, deniza\u015f\u0131r\u0131 \u00fcs say\u0131s\u0131n\u0131 bir kere d\u00fc\u015f\u00fcrmeye ba\u015flad\u0131.<\/p>\n\n\n\n<p>A\u015fa\u011f\u0131da b\u00f6lgelere g\u00f6re ABD&#8217;nin deniza\u015f\u0131r\u0131 \u00fcslerindeki azalmay\u0131 g\u00f6steren tablonun<strong>(37)<\/strong> da anlatt\u0131\u011f\u0131 \u00fczere, 40 seneye yak\u0131n bir zaman diliminde AB, Kuzey Atlantik ve Kanada b\u00f6lgeleri hari\u00e7 yabanc\u0131 \u00fcslerin say\u0131lar\u0131nda ciddi bir gerileme s\u00f6z konusu. Avrupa&#8217;daki art\u0131\u015f\u0131n arkas\u0131nda yatan neden ise Do\u011fu Avrupa&#8217;da ve Rusya&#8217;da \u00e7\u00f6z\u00fclen b\u00fcrokratik i\u015f\u00e7i devletlerinin geni\u015f co\u011frafi alanlar\u0131n\u0131n, bu \u00e7\u00f6z\u00fcl\u00fc\u015fle birlikte \u00fcs a\u00e7\u0131m\u0131na m\u00fcsait bir pozisyon kazanmalar\u0131.<\/p>\n\n\n\n<div class=\"wp-block-image\"><figure class=\"aligncenter\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" width=\"1002\" height=\"438\" src=\"http:\/\/94.237.85.66\/wp-content\/uploads\/2019\/01\/7.png\" alt=\"\" class=\"wp-image-19\" srcset=\"https:\/\/trockist.net\/wp-content\/uploads\/2019\/01\/7.png 1002w, https:\/\/trockist.net\/wp-content\/uploads\/2019\/01\/7-300x131.png 300w, https:\/\/trockist.net\/wp-content\/uploads\/2019\/01\/7-768x336.png 768w\" sizes=\"auto, (max-width: 1002px) 100vw, 1002px\" \/><figcaption><strong>Kaynak:<\/strong> James R. Blaker, <em>United States Overseas Basing<\/em> (New York: Praeger, 1990), Tablo 1.2 <\/figcaption><\/figure><\/div>\n\n\n\n<p>ABD askeri \u00fcslerinin varl\u0131\u011f\u0131ndaki genel azal\u0131\u015f, esasen \u00fc\u00e7 nedene ba\u011fl\u0131. Bunlardan ilki, ABD&#8217;nin, ikinci payla\u015f\u0131m sava\u015f\u0131 sonras\u0131nda 1945-1970 aras\u0131nda yakalanan &#8220;refah&#8221; d\u00f6neminin ard\u0131ndan, ekonomik g\u00fcc\u00fcn\u00fcn s\u00fcrekli bir \u015fekilde gerilemesidir. ABD, bankalar\u0131, tr\u00f6stleri ve sermaye ihrac\u0131yla bu alanda egemenli\u011fini h\u00e2la koruyor olsa da, bu egemenli\u011fin \u00f6z\u00fc ve g\u00fcc\u00fc 1970&#8217;lerdeki ile bir de\u011fildir. Gerileyen ekonomik g\u00fc\u00e7, i\u00e7erisine girilen sonsuz krizler ve d\u00fc\u015fmeye y\u00fcz tutan k\u00e2rlar, askeri harcamalar\u0131 ve m\u00fcdahaleleri finanse etmeyi bir hayli zorla\u015ft\u0131rmaktad\u0131r.<strong>(38)<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>\u0130kinci neden, ABD&#8217;nin i\u015fgal etti\u011fi veya de\u011fi\u015fik \u00e7aplarda askeri m\u00fcdahalelerde bulundu\u011fu \u00fclkelerde, yabanc\u0131 bir askeri varl\u0131\u011fa duyulan tepkinin fiziksel direni\u015f dinamikleri yarat\u0131yor olmas\u0131d\u0131r.<strong>(39)<\/strong> ABD operasyon \u00f6rg\u00fctledi\u011fi co\u011frafyalarda b\u00f6lge emek\u00e7ilerinin ve yoksul halk kitlelerinin ciddi direni\u015fleri ile kar\u015f\u0131la\u015fmaktad\u0131r. Bu direni\u015flerin yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 ve a\u00e7abilece\u011fi askeri ve ekonomik hasar\u0131, olas\u0131 can kay\u0131plar\u0131 ve ABD&#8217;nin maruz kalaca\u011f\u0131 potansiyel maddi hasarlar olarak g\u00f6rmekte yarar vard\u0131r \u00e7\u00fcnk\u00fc ABD burjuvazisi i\u00e7in sava\u015f\u0131 kazanacak olan kendisi olsa bile, yeterli derece al\u0131nabilecek bir maddi hasar, sava\u015f\u0131 uygulanabilir bir se\u00e7enek olmaktan \u00e7\u0131kartmaktad\u0131r. B\u00f6yle olmas\u0131n\u0131n sebebi a\u015fa\u011f\u0131da s\u0131ralayaca\u011f\u0131m\u0131z \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc nedendir.<\/p>\n\n\n\n<p>Askeri varl\u0131klar\u0131n azal\u0131\u015f\u0131ndaki \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc nedenin, ABD kamuoyunun kendi \u00fclke burjuvazilerinin g\u00fctt\u00fc\u011f\u00fc mali ve askeri davaya olan inan\u00e7 eksikli\u011finin kendisi oldu\u011fu s\u00f6ylenebilir. Vietnam Sava\u015f\u0131 bu konuda olduk\u00e7a kritik bir a\u015famay\u0131 temsil etmi\u015f ve \u00f6zellikle bu a\u015famadan sonra ABD egemen s\u0131n\u0131flar\u0131, kendi sava\u015flar\u0131 ad\u0131na \u00fclke i\u00e7erisini ikna etmekte bir hayli zorlanm\u0131\u015flard\u0131r. Bir s\u0131ralar Nazizmin Avrupa&#8217;da yayd\u0131\u011f\u0131 barbarl\u0131\u011f\u0131 ve Japonya&#8217;n\u0131n Pearl Harbor bombalamas\u0131n\u0131 gerek\u00e7e g\u00f6stererek askeri faaliyetlerini kolayca y\u00fcr\u00fcten ABD, art\u0131k emek\u00e7i y\u0131\u011f\u0131nlar\u0131 sava\u015f\u0131n kendileri a\u00e7\u0131s\u0131ndan hakl\u0131 oldu\u011funa ikna edemeyerek toplumsal r\u0131zay\u0131 sa\u011flayamamaktad\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>ABD&#8217;nin uluslararas\u0131 egemenli\u011fi \u00fczerine yazarken &#8220;<em>hegemonik bir g\u00fc\u00e7 olmak<\/em>&#8221; diyor Wallerstein &#8220;<em>askeri g\u00fc\u00e7 yolunu, \u00e7ok nadiren kullanmak, hatta, hi\u00e7 kullanmak zorunda <\/em><strong><em>kalmamak <\/em><\/strong>(vurgu Wallerstein&#8217;a ait) <em>demektir. Askeri g\u00fc\u00e7 kullanman\u0131n b\u0131rak\u0131n tehdidi, imas\u0131 bile, rakibi pes ettirmeye yeterli olmas\u0131, dolay\u0131s\u0131yla zor kullanmaya gerek kalmamas\u0131 demektir. Durum bir zamanlar, 1945&#8217;ten yakla\u015f\u0131k 1970&#8217;e kadar buydu. Ama art\u0131k de\u011fil.<\/em>&#8220;<strong>(40) <\/strong>&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Bug\u00fcn varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcren askerin \u00fcsler, basit bir askeri fenomen olarak de\u011ferlendirilmemelidir. Bug\u00fcnk\u00fc askeri \u00fcsler, Britanya i\u00e7in ge\u00e7erli olan klasik anlamda s\u00f6m\u00fcrgecili\u011fin var oldu\u011fu ko\u015fullardaki askere \u00fcslere k\u0131yasla ba\u015fka ama\u00e7lara ve niteliklere de sahiptir. \u00dcsler, ABD&#8217;nin emperyalist ekonomisinin ihrac\u0131n\u0131n ara\u00e7lar\u0131 olarak olduk\u00e7a i\u015flevli bir \u015fekilde kullan\u0131lmaktad\u0131r. Ekonomik ihrac\u0131n yan\u0131 s\u0131ra \u00fcsler, yoksul \u00fclkelerin ulusal egemenli\u011fi \u00fczerinde politik denetim sa\u011flanmas\u0131 i\u00e7in de kullan\u0131lmaktad\u0131r. Finans kapitalin d\u00f6nem d\u00f6nem farkl\u0131la\u015fan ihtiya\u00e7lar\u0131 ve siyasal g\u00fc\u00e7 dengeleri bu \u00fcslerin kullan\u0131laca\u011f\u0131n\u0131 belirleyen temel etmenlerdir.<\/p>\n\n\n\n<p>Bu i\u015flevlerin hayati \u00f6nemlerine ra\u011fmen \u00fcs say\u0131lar\u0131ndaki azalma ile ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131 muhtemel olan politik bo\u015flu\u011fun nas\u0131l dolduruldu\u011fu cevaplanmal\u0131d\u0131r. Ekonomik maliyetler, askeri kay\u0131plar ve toplumsal tepkiler ABD&#8217;nin sopa siyasetini olduk\u00e7a zora sokarken, geleneksel askeri temaslar\u0131n yerini &#8220;demokratik&#8221; ancak yine de gerici bir nitelik ta\u015f\u0131yan m\u00fcdahaleler almaktad\u0131r. Demokratik gericilik olarak adland\u0131r\u0131lan bu politik m\u00fcdahaleler, emperyalizmin son d\u00f6nem y\u00f6nelimleri i\u00e7erisinde incelenmesi en kayda de\u011fer e\u011filimlerden birisidir.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Sopa m\u0131 havu\u00e7 mu?<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>ABD emperyalizminin tarihi Vietnam yenilgisinden bu yana, askeri se\u00e7eneklerin d\u0131\u015f\u0131nda politik m\u00fcdahale ara\u00e7lar\u0131 ve y\u00f6ntemleri aray\u0131\u015f\u0131na girmi\u015f oldu\u011fu do\u011fru. Bu aray\u0131\u015f Irak ve Afganistan&#8217;da ya\u015fanan zor anlar\u0131n ard\u0131ndan tekrar peki\u015fti. Vietnam benzeri olduk\u00e7a a\u011f\u0131r bir askeri yenilgi s\u00f6z konusu olmad\u0131ysa da<strong>(41)<\/strong>, emperyalizmin i\u00e7erisinde ya\u015fanan kriz, m\u00fcdahalelerin a\u011f\u0131r maliyeti ve i\u015fgallere d\u00f6n\u00fck olarak kar\u015f\u0131la\u015f\u0131lan direni\u015fler, ABD&#8217;yi askeri g\u00fc\u00e7 kullan\u0131m\u0131n\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda farkl\u0131 y\u00f6ntem ve ara\u00e7lara zorluyor.<\/p>\n\n\n\n<p>Ortado\u011fu \u00fczerinde geli\u015ftirilen demokratik gerici siyaseti detaylar\u0131 ile incelemeden \u00f6nce havu\u00e7 siyasetinin kullan\u0131lmak zorunda kal\u0131nd\u0131\u011f\u0131 di\u011fer b\u00f6lgelerde nas\u0131l bir taktiksel giri\u015fime kar\u015f\u0131l\u0131k geldi\u011fine bakal\u0131m.<\/p>\n\n\n\n<p>Latin Amerika&#8217;da da askeri olarak \u00e7\u0131kmaza giren emperyalizmin k\u0131tada ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 y\u00f6netim buhran\u0131, &#8220;Plan Colombia&#8221; (Kolombiya Plan\u0131) gibi kritik bir yenilgiyle iyiden iyiye derinle\u015fti. ABD&#8217;nin do\u011frudan bir m\u00fcttefiki olan, jeopolitik \u00f6nem olarak \u00f6ne \u00e7\u0131kan ve G\u00fcney Amerika k\u0131tas\u0131na kara ba\u011flant\u0131s\u0131n\u0131 sa\u011flayan Kolombiya&#8217;n\u0131n sa\u011fc\u0131 Ba\u015fkan\u0131 Andres Pastrana, emperyalizmin talepleri do\u011frultusunda 1998-1999 y\u0131llar\u0131nda bu program\u0131 geli\u015ftirdi. Silahl\u0131 gerilla \u00f6rg\u00fct\u00fc FARC ve uyu\u015fturucu ticaretine kar\u015f\u0131 olarak geli\u015ftirildi\u011fi s\u00f6ylenen plan, 1400 Amerikal\u0131 asker ve yetkilinin Kolombiya&#8217;da bar\u0131nmas\u0131n\u0131 da kapsayan maddelere sahipti. Plan ayn\u0131 \u015fekilde Pentagon&#8217;un askeri ve teknik kadrosunun, istihbarat servisinin yeniden konumlanmas\u0131n\u0131, g\u00fc\u00e7lendirilmesini ve \u00fclkenin enerji kaynaklar\u0131n\u0131n tekellerce ya\u011fmalanmas\u0131n\u0131 \u00f6ng\u00f6r\u00fcyordu.<\/p>\n\n\n\n<p>Plan, Ekvator ve Venezuela gibi \u00fclkelerin tepkilerine yol a\u00e7arken, Kolombiya tar\u0131m\u0131n\u0131 par\u00e7alamas\u0131 sebebiyle \u00fclke i\u015f\u00e7i ve emek\u00e7ilerinden beklenilen onay\u0131 alamad\u0131. Zira tar\u0131m\u0131 b\u0131rak\u0131p \u015fehre g\u00f6\u00e7 eden i\u015fsizler ordusunun gerillaya kat\u0131l\u0131m\u0131n\u0131n zeminini, bir ba\u011flamda plan\u0131n \u00f6ng\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc de\u011fi\u015fimler yaratt\u0131. Hem h\u00fck\u00fcmetin y\u00f6netim ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131\u011f\u0131 ve verilen s\u0131n\u0131fsal tepkilerle plan tam olarak fiiliyata ge\u00e7irilemedi.<\/p>\n\n\n\n<p>Kolombiya Plan\u0131 ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131\u011fa u\u011frayan ABD&#8217;nin 2010 senesinde plan\u0131 geni\u015fletece\u011fini duyurmas\u0131 k\u0131ta proletaryas\u0131 i\u00e7erisinde gerilimi tekrar y\u00fckseltti. Bu durum \u00fczerine ABD asker say\u0131s\u0131nda bir art\u0131\u015f olmayaca\u011f\u0131n\u0131 sadece maddi yard\u0131mlar\u0131n geni\u015fletilece\u011fini duyurmak zorunda kald\u0131.<strong>(42)<\/strong> Bir demokratik gericilik plan\u0131 olarak Kolombiya Plan\u0131&#8217;n\u0131n fiilen ba\u015far\u0131s\u0131z olmas\u0131, ABD&#8217;nin k\u0131ta \u00fczerindeki s\u00f6z hakk\u0131n\u0131 ciddi bi\u00e7imde etkiledi.<\/p>\n\n\n\n<p>Sopa politikalar\u0131n\u0131n tek se\u00e7ene\u011fi do\u011frudan do\u011fruya askeri m\u00fcdahaleler de\u011fil elbette. Bu politikalar\u0131n bir di\u011fer anlam\u0131 da askeri darbelerin kendileri. Tarihsel olarak bakt\u0131\u011f\u0131m\u0131zda 1953 y\u0131l\u0131nda \u0130ran, 1954 Guatemela, 1960 Kongo, 1964 Brezilya, 1964 Endonezya, 1964 Dominik Cumhuriyeti, 1965 Gana, 1966 Yunanistan, 1967 Kambo\u00e7ya, 1970 \u015eili, 1973 Arjantin, 1976 Bolivya ve 1980 T\u00fcrkiye darbeleri ya\u015fand\u0131. T\u00fcm bu darbeler ABD, Bat\u0131 Avrupa ve Japonya tekellerinin \u00e7\u0131karlar\u0131 do\u011frultusunda, ABD&#8217;nin verdi\u011fi politik onay ve kredilerle ger\u00e7ekle\u015ftirildi. Kolombiya Plan\u0131&#8217;n\u0131n ard\u0131ndan, k\u0131tada askeri \u00fcs say\u0131s\u0131 zaten olduk\u00e7a azalm\u0131\u015f bulunan ABD, egemenlik krizini s\u00f6k\u00fcp atmak ve hegemonyas\u0131n\u0131n yeniden tesis edebilmek i\u00e7in bir kere daha sopa siyaseti yoluyla 2002&#8217;de Venezuela&#8217;da bir darbe ger\u00e7ekle\u015ftirmeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131. Burada darbe kar\u015f\u0131t\u0131 kitlesel seferberlikler cunta y\u00f6netimini daha iktidara gelemeden parampar\u00e7a etti ve ABD&#8217;nin b\u00fcy\u00fck bir hezimete u\u011framas\u0131n\u0131 sa\u011flad\u0131. 2002&#8217;de Venezuela&#8217;da kazan\u0131lan zafer, ABD&#8217;nin k\u0131taya askeri temaslar\u0131n\u0131 b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde sarst\u0131.<\/p>\n\n\n\n<p>Emperyalizmin havu\u00e7 siyasetine (askeri se\u00e7eneklerin iflas\u0131 nedeniyle) en \u00e7ok ihtiya\u00e7 duydu\u011fu b\u00f6lge olan Ortado\u011fu&#8217;da birbirleriyle birle\u015fen bir\u00e7ok s\u00fcre\u00e7&nbsp; emperyalizmi b\u00f6lgede tecrit olma tehlikesi ile ba\u015f ba\u015fa b\u0131rakt\u0131. B\u00f6lgede emperyalizmin do\u011frudan m\u00fcttefiki olan diktat\u00f6rl\u00fcklerin y\u0131k\u0131lmas\u0131, Irak ve Afganistan&#8217;da al\u0131nan yenilgi ve Filistin m\u00fccadelesinin s\u00fcreklili\u011fi, tecrit krizine yol a\u00e7an bile\u015fenlerdi.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Bu bile\u015fenlerin bir sonucu olarak emperyalizmin b\u00f6lgede ya\u015fanan devrimci s\u00fcre\u00e7lere m\u00fcdahalesi olanakl\u0131 olamad\u0131. Sadece Libya&#8217;ya m\u00fcdahale eden ABD, bunu ancak NATO arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla ger\u00e7ekle\u015ftirebildi. Bir kara harek\u00e2t\u0131n\u0131 organize edebilecek durumda olmayan ABD, bu noktada havu\u00e7 siyasetiyle, yani demokratik gericilikle kendi taleplerini dayatmaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131. Bunun sonucunda b\u00f6lgede emperyalizmin m\u00fcttefiki politik odaklar olarak iktidara ta\u015f\u0131nan M\u00fcsl\u00fcman Karde\u015fler bir bir devrildiler. Sopa siyasetinin bir sonucu olarak havadan askeri m\u00fcdahalelerin ve havu\u00e7 siyasetinin bir sonucu olarak da i\u015fbirlik\u00e7i M\u00fcsl\u00fcman Karde\u015fler iktidar\u0131n\u0131n a\u00e7\u0131k bir \u00e7\u0131kmaza girmesi, emperyalizmin egemenlik krizinin a\u015fama atlamas\u0131n\u0131 sa\u011flad\u0131. Emperyalizmin b\u00f6lgedeki jandarmas\u0131 olan \u0130srail&#8217;in de bu s\u00fcre\u00e7lerden pejoratif y\u00f6nde etkilenmesi ve i\u00e7eride ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 h\u00fck\u00fcmet (daha do\u011frusu h\u00fck\u00fcmet olamama) krizleri, bu \u00fclkenin giderek daha fazla izole olmas\u0131n\u0131 getirdi.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>ABD&#8217;nin ba\u015f m\u00fcttefiki \u0130srail&#8217;i kontrol etmekte zorlanmas\u0131 ve havu\u00e7 siyasetinin belirli bir krize girmesi, b\u00f6lgede yeni m\u00fcttefik aray\u0131\u015flar\u0131n\u0131 g\u00fcndeme getirdi. \u0130ran&#8217;la ya\u015fanan tarihsel anla\u015fmazl\u0131\u011f\u0131n \u0130slam Devleti&#8217;nin (eski ad\u0131yla I\u015e\u0130D) yay\u0131l\u0131\u015f\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131nda yerini askeri eylem birli\u011fine b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6rmek, yeni m\u00fcttefik aray\u0131\u015flar\u0131n\u0131n bir sonucu olarak g\u00f6r\u00fclebilir. Ancak buna kar\u015f\u0131n \u0130srail&#8217;in \u0130ran ile olan gerginli\u011fi t\u0131rmand\u0131rmas\u0131 ve son olarak da \u0130ran&#8217;\u0131n Yemen rejimine do\u011frudan do\u011fruya silah yard\u0131mlar\u0131yla m\u00fcdahalelerde bulunarak yay\u0131lmac\u0131 bir \u00e7izgi izleme e\u011filiminde olmas\u0131, ABD&#8217;nin yeni m\u00fcttefik aray\u0131\u015flar\u0131n\u0131, \u00f6zellikle de Suudi Arabistan<strong>(43)<\/strong> ve Katar h\u00fck\u00fcmetlerinden ald\u0131\u011f\u0131 tepkiyle, zora sokmaktad\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>Emperyalistler a\u00e7\u0131s\u0131ndan, mevcut \u015fartlar\u0131n ve b\u00f6lge dinamiklerinin kendilerine dayatt\u0131\u011f\u0131 \u00e7eli\u015fki ortadad\u0131r: Askeri anlamda emperyalist az-yay\u0131lmac\u0131l\u0131k ve fazla-yay\u0131lmac\u0131l\u0131k se\u00e7enekleri, ikisi de her durumda b\u00fcy\u00fck tehlikeler bar\u0131nd\u0131rmaktad\u0131rlar. Bu \u00e7eli\u015fkinin \u00e7\u0131k\u0131\u015f noktas\u0131n\u0131, havu\u00e7 da olsa sopa da olsa, bi\u00e7imsel olarak farkl\u0131 ancak \u00f6z\u00fc itibariyle benze\u015fen d\u0131\u015f m\u00fcdahale politikalar\u0131n\u0131n, b\u00f6lge i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 ve emek\u00e7ilerinden, yoksul halk kitlelerinden g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc reaksiyon olu\u015fturur. Zira bu &#8220;reaksiyon&#8221; mevcut egemenlik ili\u015fkilerini ve y\u00f6netimin &#8220;ola\u011fan&#8221; ak\u0131\u015f\u0131n\u0131 tehlikeye sokarak g\u00fc\u00e7 dengelerinde ciddi oynamalara, taktiksel geri \u00e7ekili\u015flere ve kimi durumlar da yenilgilere sebebiyet verebilmektedir. ABD&#8217;nin liberal-muhafazakar ve hatta &#8220;solda&#8221; konumlanan ayd\u0131nlar\u0131 aras\u0131nda s\u00fcregelen &#8220;askeri yay\u0131lmac\u0131l\u0131k&#8221; m\u0131 yoksa &#8220;bar\u0131\u015f\u00e7\u0131l yay\u0131lmac\u0131l\u0131k&#8221; m\u0131 tart\u0131\u015fmas\u0131n\u0131n maddi temelleri, Vietnam Sendromu&#8217;nun da tarihsel hat\u0131rlatmalar\u0131yla, bu noktada yatmaktad\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>ABD burjuvazisi, s\u0131n\u0131fl\u0131 toplumlar tarihinin g\u00f6rm\u00fc\u015f oldu\u011fu en \u00f6rg\u00fctl\u00fc egemen s\u0131n\u0131f ve siyasal basiret ba\u011flam\u0131nda da bir hayli tok olan bir kesim olmas\u0131na ra\u011fmen bir\u00e7ok kez (misal bir panikle ger\u00e7ekle\u015ftirmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131p hezimete u\u011frad\u0131\u011f\u0131 2002 Venezuela darbesi gibi), tercih etti\u011fi se\u00e7enekle kendi mezar\u0131n\u0131 kazan ad\u0131mlar att\u0131.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Uluslararas\u0131 s\u0131n\u0131flar m\u00fccadelesinin ve say\u0131s\u0131z ampirik verinin, ABD burjuvazisini se\u00e7enekler aras\u0131 (demokratik gericilik politikalar\u0131 m\u0131 yoksa askeri m\u00fcdahale mi) tercih yapmaya itmesi, genelde uluslararas\u0131 m\u00fcdahale i\u015flevlerini tek ba\u015f\u0131na ger\u00e7ekle\u015ftirebilen ABD emperyalizmini de bu konuda ba\u015fka bir kulvara y\u00f6nlendirdi. Zira 1940&#8217;lar\u0131n sonundan (ikinci emperyalist payla\u015f\u0131m sava\u015f\u0131n\u0131n bitiminden) So\u011fuk Sava\u015f&#8217;\u0131n ard\u0131na dek, para birimi d\u00fcnya pazar\u0131na h\u00e2kim olan ve d\u00fcnyan\u0131n Gayri Safi Milli Has\u0131las\u0131&#8217;n\u0131n toplam\u0131n\u0131n %50&#8217;sini olu\u015fturan ABD, askeri m\u00fcdahale ve \u00fclke i\u015fgalleri gibi faaliyetlerini tek ba\u015f\u0131na yerine getirebiliyordu. Halbuki 1990&#8217;lardan itibaren ABD, bu tip faaliyetlerde en geni\u015f koalisyonlar\u0131 arayan isim oldu. \u00dclke i\u015fgallerinin a\u011f\u0131r ekonomik bilan\u00e7olar\u0131n\u0131 ve politik sorumlulu\u011funu art\u0131k tek ba\u015f\u0131na \u00fcstlenemeyen ABD, &#8220;\u00f6zg\u00fcr&#8221; Irak&#8217;\u0131n yarat\u0131m\u0131nda AB emperyalizminin askeri deste\u011fini a\u00e7\u0131k\u00e7a talep etti.<\/p>\n\n\n\n<p>Bu yeni durumun en temel sebebi, ABD emperyalizminin, rakiplerine kar\u015f\u0131 ikinci payla\u015f\u0131m sava\u015f\u0131n\u0131 takip eden d\u00f6neme k\u0131yasla zay\u0131f olmas\u0131d\u0131r. 1990&#8217;larda yeni pazarlar (SSCB ve Do\u011fu Avrupa) ve kazan\u00e7larla g\u00f6receli olarak ekonomisinde k\u00f6t\u00fcn\u00fcn iyisi bir ilerleme kaydeden ABD (Avrupa ve Japonya&#8217;dan daha h\u0131zl\u0131 bir geli\u015fme yakalam\u0131\u015ft\u0131), buna ra\u011fmen yeni askeri m\u00fcdahaleleri tek ba\u015f\u0131na \u00fcstlenemez ve &#8220;emperyalistler koalisyonuna&#8221; ba\u011f\u0131ml\u0131 bir pozisyondad\u0131r. Bu ger\u00e7eklik son olarak, \u0130slam Devleti&#8217;ne kar\u015f\u0131 askeri bir m\u00fcdahalenin yap\u0131laca\u011f\u0131 kararla\u015ft\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, ABD&#8217;nin bu y\u00f6nde s\u0131k\u0131 bir koalisyon \u00f6rg\u00fctlemesiyle ve kendisinin -ve hatta koalisyonun da!- bir kara sald\u0131r\u0131s\u0131 ba\u015flatamamas\u0131yla g\u00fcndeme gelmi\u015ftir.<\/p>\n\n\n\n<p>Askeri g\u00fc\u00e7teki bu d\u00fc\u015f\u00fc\u015f ABD&#8217;nin h\u00e2la d\u00fcnyan\u0131n en g\u00fc\u00e7l\u00fc ve teknolojik olarak en donan\u0131ml\u0131 ordusuna sahip oldu\u011fu ger\u00e7e\u011fini de\u011fi\u015ftirmiyor. Zaten ABD&#8217;nin tart\u0131\u015fmas\u0131z askeri gerileyi\u015fine ra\u011fmen emperyalist liderli\u011fe aday rakip \u00fclkelerin yeni bir payla\u015f\u0131m sava\u015f\u0131n\u0131 programlar\u0131na koymuyor olu\u015fu ABD&#8217;nin askeri alanda birincili\u011fi h\u00e2la elinde tutuyor olmas\u0131n\u0131n do\u011frudan bir sonucu. Bu paradigman\u0131n de\u011fi\u015fmesini istemeyen ABD&#8217;de Kongre&#8217;nin y\u00f6netimde oldu\u011fu Eyl\u00fcl 2002&#8217;nin Ulusal G\u00fcvenlik Stratejisi demeci \u015f\u00f6yle diyordu. &#8220;<em>ABD, kendisi \u00fczerinde, m\u00fcttefikleri ya da dost \u00fclkeler \u00fczerinde kendi isteklerini ger\u00e7ekle\u015ftirmek isteyen bir d\u00fc\u015fmanda gelen giri\u015fimleri alt edecek g\u00fcce sahip olmal\u0131d\u0131r ve gelecekte de sahip olacakt\u0131r&#8230;G\u00fcc\u00fcm\u00fcz, ABD&#8217;nin g\u00fcc\u00fcn\u00fc a\u015fma ya da ona denk olma \u00fcmidiyle yeniden askeri yap\u0131lanmaya giden potansiyel d\u00fc\u015fmanlar\u0131 cayd\u0131racak kuvvette olmal\u0131d\u0131r.<\/em>&#8220;<strong>(44) <\/strong>&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>K\u00f6rfez m\u00fcdahalesinin zoraki karakteri<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Baba ve o\u011ful Bush&#8217;lar\u0131n Ba\u015fkanl\u0131k d\u00f6nemleriyle adeta \u00f6zde\u015fle\u015fmi\u015f bulunan militer sald\u0131rganl\u0131k e\u011filimleri, demokrasi kisvesi alt\u0131nda yap\u0131lan bask\u0131c\u0131 ve gerici m\u00fcdahaleler i\u00e7erisinde kar\u015f\u0131t bir kutup olu\u015fturuyor. Bu sald\u0131rganl\u0131k d\u00f6neminin, havu\u00e7 siyasetinin olumsuzlamas\u0131 m\u0131 oldu\u011fu yoksa kaideyi bozmayan bir istisna m\u0131 oldu\u011fu \u00f6nemli bir soru olarak kar\u015f\u0131m\u0131zda duruyor. Son tahlilde kurallar\u0131 var eden, istisnalar\u0131n kendisidir.<\/p>\n\n\n\n<p>K\u00f6rfez Sava\u015f\u0131 \u00f6ncesinde Saddam H\u00fcseyin ilgin\u00e7 bir stratejinin yolunu tuttu. ABD, Suudi Arabistan ve Kuveyt gibi \u00fclkeler i\u00e7in b\u00fcy\u00fck bir tehdit olarak ortaya \u00e7\u0131kan \u0130ran rejimine kar\u015f\u0131 (ABD&#8217;nin Ortado\u011fu&#8217;daki s\u0131k\u0131 m\u00fcttefiki ve politik-askeri \u00fcss\u00fc \u0130ran&#8217;da iktidarda olan Pehlevi Hanedan\u0131, 1979 devrimiyle y\u0131k\u0131lm\u0131\u015ft\u0131) ABD&#8217;nin, politik bir m\u00fcttefik ve b\u00f6lgede g\u00fcc\u00fc hissedilen bir devlet olarak da SSCB&#8217;nin deste\u011fini almaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131.<strong>(45)<\/strong> Irak&#8217;\u0131n bu arka planda \u0130ran&#8217;a a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 sava\u015f asl\u0131nda Irak&#8217;a askeri varl\u0131\u011f\u0131n\u0131, diplomatik ili\u015fkilerini ve s\u0131cak para ak\u0131\u015f\u0131n\u0131 g\u00fc\u00e7lendirmesi i\u00e7in uygun bir zemin sa\u011flad\u0131.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>\u0130ran-Irak Sava\u015f\u0131 , Birle\u015fik Devletler&#8217;in b\u00f6lge \u00fczerindeki \u00e7\u0131karlar\u0131yla do\u011frudan do\u011fruya uyu\u015fan bir yap\u0131ya sahipti. \u00d6ncelikle, 1979&#8217;da devrilen \u015eah rejiminin ard\u0131ndan kitlesel bas\u0131n\u00e7lar sonucu ABD ile ili\u015fkileri s\u00fcr\u00fcncemede olan \u0130ran ve 1967&#8217;de \u0130srail ile yap\u0131lan sava\u015f\u0131n ard\u0131ndan ABD ile diplomatik ili\u015fkileri kesilmi\u015f olan Irak; yani b\u00f6lgede ABD&#8217;nin egemenlik alan\u0131n\u0131n i\u00e7erisinde yer almamaya \u00e7al\u0131\u015farak ve dolayl\u0131 veya dolays\u0131z bu egemenli\u011fe muhalefet eden iki tehlikeli askeri g\u00fc\u00e7, birbirleriyle sava\u015f\u0131yorlard\u0131.<\/p>\n\n\n\n<p>Bu ba\u011flamda sava\u015ftan \u00f6nce iki taraf aras\u0131nda ABD&#8217;nin m\u00fcttefiki olarak \u00f6ne \u00e7\u0131kmaya aday olan \u00fclke, i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 hen\u00fcz devrimi tecr\u00fcbe etmemi\u015f olan Irak&#8217;t\u0131. B\u00f6ylece 1980&#8217;deki i\u015fgalden \u00f6nce diplomatik ili\u015fkiler yeniden kuruldu. Diplomatik ili\u015fkilerin yeniden kurulmas\u0131nda kristalize olan i\u015fbirli\u011fi, \u00f6nceki d\u00f6nemlere k\u0131yasla basit bir m\u00fcttefik arama at\u0131l\u0131m\u0131 de\u011fildi. 1979 senesinde kendisine co\u011frafi olarak olduk\u00e7a yak\u0131n olan Nikaragua&#8217;da patlak vermi\u015f olan devrime d\u00e2hi m\u00fcdahalede bulunamam\u0131\u015f<strong>(46)<\/strong> olan ABD, Ortado\u011fu b\u00f6lgesinde \u0130ran&#8217;da ya\u015fanan geli\u015fmelerin yay\u0131lmas\u0131n\u0131 b\u00fcy\u00fck bir tehdit olarak g\u00f6r\u00fcyordu. Bu tehdidin ger\u00e7e\u011fe d\u00f6n\u00fc\u015fmesi emperyalizm a\u00e7\u0131s\u0131ndan ekonomik, politik ve askeri bir y\u0131k\u0131m anlam\u0131na geliyordu. Bu ba\u011flamda Irak y\u00f6netimi ile kurulan ili\u015fki olduk\u00e7a \u00f6zeldi.<strong>(47)&nbsp;<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>ABD, askeri donan\u0131m ve politik g\u00fcvence d\u00fczlemlerinde Irak&#8217;a \u00f6nemli derecede yard\u0131mda bulundu. Bu yard\u0131mlar\u0131n ard\u0131nda yatan temel motivasyon elbette b\u00f6lgede bir krize s\u00fcr\u00fcklenen emperyalist egemenli\u011fin temellerinin sa\u011flamla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131yd\u0131. Ekim 1987&#8217;de ve Nisan 1988&#8217;de ABD ordusu \u0130ran gemilerine do\u011frudan do\u011fruya sald\u0131r\u0131lar d\u00fczenledi ancak ABD&#8217;nin dolays\u0131z m\u00fcdahaleleri bu olaylarla s\u0131n\u0131rl\u0131 kald\u0131.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Eski bir \u00fcst d\u00fczey DIA (Amerikan Savunma \u0130stihbarat \u00d6rg\u00fct\u00fc) yetkilisinin 18 A\u011fustos 2002&#8217;de &#8220;New York Times&#8221;a yapt\u0131\u011f\u0131 a\u00e7\u0131klama, Irak&#8217;\u0131n yenilgisinin nas\u0131l ABD&#8217;nin kontrol kayb\u0131 anlam\u0131na gelece\u011fini g\u00f6steriyor: &#8220;<em>Irak yenilseydi, bu yenilginin Kuveyt ve Suudi Arabistan \u00fczerinde feci sonu\u00e7lar\u0131 olurdu ve b\u00fct\u00fcn b\u00f6lgenin durumu k\u00f6t\u00fcye gidebilirdi, izlenen politikan\u0131n zemini buydu.<\/em>&#8220;<strong>(48)<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>ABD deste\u011finden ve s\u00fcrekli silah yard\u0131mlar\u0131ndan faydalanamayan \u0130ran, Fao yar\u0131madas\u0131n\u0131n d\u00fc\u015fmesiyle ve i\u00e7eride \u00e7\u0131kmas\u0131 muhtemel bir isyan\u0131n belirtilerinin de keskinle\u015fmesiyle, Irak&#8217;la anla\u015fmaya varmak \u00fczere masaya oturmaya karar verdi.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Sava\u015f\u0131n ard\u0131ndan Irak ekonomisinin bilan\u00e7osu bir enkaza i\u015faret ediyordu. Irak&#8217;\u0131n sava\u015f sonras\u0131 borcu 40 milyar dolar\u0131 buluyordu ve bu d\u0131\u015f borcun yan\u0131nda K\u00f6rfez \u00fclkeleri de sava\u015f s\u0131ras\u0131ndaki yard\u0131mlar\u0131n\u0131n kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131nda y\u00fckl\u00fc bir \u00f6deme talep ediyordu. Bunun yan\u0131 s\u0131ra Suudi Arabistan, Kuveyt ve Birle\u015fik Arap Emirlikleri gibi \u00fclkeler petrol \u00fcretimini art\u0131rarak 1986&#8217;da d\u00fc\u015fmeye ba\u015flayan petrol fiyatlar\u0131ndaki bu e\u011filimi bir s\u00fcre\u00e7 olarak uzatt\u0131lar. Irak GSY\u0130H&#8217;s\u0131n\u0131n yar\u0131s\u0131n\u0131 olu\u015fturan petrol\u00fcn fiyatlar\u0131ndaki bu d\u00fc\u015f\u00fc\u015f, Irak ekonomisi \u00fczerinde y\u0131k\u0131c\u0131 bir etki b\u0131rakt\u0131. Varil ba\u015f\u0131na fiyat\u0131n 12 dolara d\u00fc\u015fmesi ile Irak b\u00fct\u00e7esinin 7 milyar dolara d\u00fc\u015fmesi birbirini izledi.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>\u0130ran ve Irak gibi b\u00f6lgedeki iki \u00f6nemli askeri ve ekonomik g\u00fcc\u00fcn sosyo-ekonomik bir y\u0131k\u0131m\u0131n e\u015fi\u011fine gelmi\u015f olmas\u0131 ve bu s\u0131ralarda b\u00f6lge \u00fczerinde belirli bir hakimiyete sahip SSCB&#8217;nin da\u011f\u0131lm\u0131\u015f olmas\u0131, K\u00f6rfez \u00fclkelerini mali olarak kendine ba\u011flam\u0131\u015f olan ABD&#8217;nin, Ortado\u011fu&#8217;daki varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00fc\u00e7lendirmesi ve kendi petrol arz\u0131yla yak\u0131nda ilgili olan b\u00f6lgedeki enerji kaynaklar\u0131n\u0131n \u00fczerindeki rekabeti yeniden \u00f6rg\u00fctlemesi i\u00e7in uygun \u015fartlar do\u011furdu. ABD, Bat\u0131 Avrupa ve Japonya merkezli \u00e7okuluslu \u015firketler, b\u00f6lgede kurulacak olan askeri ve politik hegemonya sayesinde, petrol arz ve fiyatlar\u0131n\u0131 kendi stratejik \u00e7\u0131karlar\u0131 uyar\u0131nca d\u00fczenleyebilecek ve uluslararas\u0131 potansiyel rakiplere kar\u015f\u0131 var olan g\u00fc\u00e7lerini peki\u015ftirebileceklerdi. Ancak burada ABD&#8217;nin \u00f6ncelikle hedefledi\u011fi, petrol varilleri \u00fczerindeki emperyalist rekabetin zor yoluyla de\u011fil m\u00fczakereler ve b\u00f6lge h\u00fck\u00fcmetleriyle e\u015fitsiz ticaret anla\u015fmalar\u0131 yoluyla yeniden \u00f6rg\u00fctlenmesiydi.<\/p>\n\n\n\n<p>Saddam&#8217;\u0131n, Irak&#8217;\u0131n bor\u00e7lar\u0131n\u0131n silinmesi ve K\u00f6rfez \u00fclkelerinin petrol \u00fcretiminin fiyatlar\u0131n istikrarl\u0131 art\u0131\u015f\u0131 ad\u0131na k\u0131s\u0131tlanmas\u0131 gibi taleplerinin yerine getirilmesi i\u00e7in Kuveyt&#8217;in i\u015fgalini bir tehdit olarak kullanmaya ba\u015flamas\u0131, ABD&#8217;nin m\u00fczakereler yoluyla \u00e7\u00f6zmeyi \u00fcmit etti\u011fi rekabetin yeniden \u00f6rg\u00fctleni\u015fini zora soktu.<strong>(49)<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Kuveyt&#8217;in Irak taraf\u0131ndan i\u015fgal edilmesi tehdidi konusunda ABD olduk\u00e7a temkinli davrand\u0131 ve askeri bir m\u00fcdahale olaca\u011f\u0131 y\u00f6n\u00fcnde hi\u00e7bir s\u00f6ylem geli\u015ftirmedi. ABD askeri m\u00fcdahalenin uzun ve hem mali hem de askeri olarak bedeli y\u00fcksek bir sava\u015fa yol a\u00e7abilece\u011fini biliyordu ve bu durumda da Vietnam g\u00fcnlerine d\u00f6n\u00fclmesi politik kayg\u0131lar\u0131n temelini olu\u015fturuyordu. ABD b\u00fcy\u00fckel\u00e7isi, Saddam H\u00fcseyin&#8217;e d\u00f6n\u00fck olarak yapt\u0131\u011f\u0131 olduk\u00e7a yumu\u015fak a\u00e7\u0131klamalarla, i\u015fgal ihtimalini maliyetli askeri operasyonlar ile de\u011fil demokratik gericili\u011fin siyasal ara\u00e7lar\u0131yla elemeyi hedeflediklerini a\u00e7\u0131k\u00e7a s\u00f6yl\u00fcyordu: &#8221; <em>Kuveyt&#8217;le ya\u015fad\u0131\u011f\u0131n\u0131z s\u0131n\u0131r sorunu gibi Araplar aras\u0131ndaki anla\u015fmazl\u0131klar konusunda herhangi bir kanaatimiz yok. (&#8230;) Bu sorunu uygun y\u00f6ntemler kullanarak, Klibi ya da Ba\u015fkan M\u00fcbarek arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla \u00e7\u00f6zebilece\u011fimizi umuyoruz. T\u00fcm istedi\u011fimiz bu sorunlar\u0131n en k\u0131sa zamanda \u00e7\u00f6z\u00fclmesi. B\u00fct\u00fcn bunlarla ilgili olarak, bizim bu konudaki fikrimizi bilmenizi isterim. Bu alanda 25 y\u0131l hizmet vermi\u015f biri olarak, hedefinizin Arap karde\u015flerinizden sa\u011flam destek g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorum. Petrolden bahsediyorum. Ama siz, Say\u0131n Ba\u015fkan, korkun\u00e7 ve zorlu bir sava\u015f\u0131 kazand\u0131n\u0131z. A\u00e7\u0131k\u00e7as\u0131, bizim tek g\u00f6rebildi\u011fimiz g\u00fcneye \u00e7ok say\u0131da birlik yerle\u015ftirdi\u011finiz. Normalde bu konu bizi ilgilendirmez. Ama ulusal g\u00fcn\u00fcn\u00fczde s\u00f6ylediklerinizi ve D\u0131\u015fi\u015fleri Bakan\u0131&#8217;n\u0131n yazd\u0131\u011f\u0131 iki mektubun ayr\u0131nt\u0131lar\u0131n\u0131 g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde bulundurunca, Irak&#8217;\u0131n, Birle\u015fik Arap Emirlikleri ve Kuveyt&#8217;in ald\u0131\u011f\u0131 \u00f6nlemleri Irak&#8217;a kar\u015f\u0131 askeri sald\u0131r\u0131yla paralel tuttu\u011funu g\u00f6r\u00fcyoruz ve bu durumda bu konuyla ilgilenmenin mant\u0131kl\u0131 oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorum. Bu sebeple, size niyetinizin ne oldu\u011funu dost\u00e7a &#8211; d\u00fc\u015fmanca de\u011fil- sormakla g\u00f6revlendirildim.<\/em>&#8220;<strong>(50)<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Arap devletleri aras\u0131nda m\u00fczakereyle \u00e7\u00f6z\u00fclebilece\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclen bir anla\u015fmazl\u0131\u011f\u0131n var oldu\u011fu kan\u0131s\u0131nda olan ABD&#8217;nin konu ile ilgili g\u00f6r\u00fc\u015flerini temsil eden b\u00fcy\u00fckel\u00e7inin \u00e7a\u011fr\u0131s\u0131 havada as\u0131l\u0131 kald\u0131. Irak Kuveyt&#8217;i i\u015fgal etmeye ba\u015flayarak, ABD emperyalizminin askeri m\u00fcdahaleyi se\u00e7enek olarak tercih etmemesinden kaynaklanan g\u00f6rece \u00e7ekingen tutumunu kendi lehine kullanmaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131. Bu ba\u011flamda ABD, Irak&#8217;a verilecek olan tepkiyi organize ederken bir hayli zorland\u0131. 2 A\u011fustos 1990&#8217;da, yani Irak&#8217;\u0131n Kuveyt&#8217;i i\u015fgal etti\u011fin g\u00fcn, ABD Ba\u015fkan\u0131 George Bush, ABD&#8217;nin k\u00fcresel g\u00fcvenlik ihtiya\u00e7lar\u0131n\u0131n 1995&#8217;le beraber 1990&#8217;dakinden %25 daha k\u00fc\u00e7\u00fck aktif bir g\u00fc\u00e7le korunabilece\u011fini s\u00f6yleyen bir a\u00e7\u0131klama yay\u0131nlam\u0131\u015ft\u0131.<strong>(51)<\/strong> ABD&#8217;nin askeri maliyetleri k\u0131smas\u0131 ekonomik daralma taraf\u0131ndan talep ediliyordu ancak K\u00f6rfez petrolleri \u00fczerindeki tekel ve rekabet g\u00fcc\u00fcn\u00fc kaybetmek k\u00e2r oranlar\u0131n\u0131 daha da y\u0131pratan bir durum yaratacakt\u0131.<\/p>\n\n\n\n<p>Koalisyona duyulan yak\u0131c\u0131 ihtiya\u00e7 sebebiyle ABD Kongresi ve Genelkurmay&#8217;\u0131 askeri m\u00fcdahaleden yana tav\u0131r alamad\u0131lar.<strong>(52)<\/strong> Ancak \u0130ngiltere ile Fransa&#8217;n\u0131n da \u00e7ekingen tutum almas\u0131 krizin b\u00fcy\u00fcyebilece\u011fini g\u00f6steriyordu. ABD, egemenlik krizinin \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fc olarak BM G\u00fcvenlik Konseyi&#8217;ni harekete ge\u00e7irmeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131. A\u011fustos 1990&#8217;da kabul edilen 661 say\u0131l\u0131 kararla Irak&#8217;\u0131n Kuveyt&#8217;ten \u00e7ekilmesi istendi. Bu s\u0131rada, askeri m\u00fcdahaleleri art\u0131k tek ba\u015f\u0131na ger\u00e7ekle\u015ftirebilmekten uzak olan ABD, sava\u015f i\u00e7in ihtiya\u00e7 duyulan finansman\u0131 sa\u011flamaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131yordu. B\u00f6ylece 678 say\u0131l\u0131 karar, i\u015fgale kar\u015f\u0131 &#8220;gerekli t\u00fcm imkanlar\u0131n&#8221; kullan\u0131m\u0131 i\u00e7in G\u00fcvenlik Konseyi \u00fcyesi \u00fclkelerin kaynaklar\u0131n\u0131 kullan\u0131ma a\u00e7t\u0131.<\/p>\n\n\n\n<p>ABD bu karar\u0131 ge\u00e7irmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131rken bir hayli zorland\u0131 ve b\u00f6lgede girdi\u011fi krizin yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 ekonomik g\u00fc\u00e7l\u00fcklerin alt\u0131nda ezildi. Zaire, Etiyopya ve Kolombiya gibi \u00fclkelere karar\u0131 onaylamalar\u0131 kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131nda askeri yard\u0131mlar\u0131n yap\u0131laca\u011f\u0131 s\u00f6ylenerek r\u00fc\u015fvet teklif edildi. Yemen karar\u0131 onaylamayan iki \u00fclkeden biri oldu\u011fu i\u00e7in (di\u011feri K\u00fcba&#8217;yd\u0131), \u00fc\u00e7 g\u00fcn i\u00e7erisinde ABD&#8217;den normalde d\u00fczenli olarak almakta oldu\u011fu 70 milyon dolarl\u0131k yard\u0131m b\u00fct\u00e7esini kaybetti.<strong>(53)<\/strong>&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Sonu\u00e7 olarak ABD ancak ve ancak Suudi Arabistan&#8217;\u0131n kendisine \u00fclkeyi \u00fcs olarak kullanma izni vermesiyle<strong>(54)<\/strong> ve d\u00f6rt g\u00fc\u00e7l\u00fc \u00fclkenin (Almanya, Japonya, S. Arabitan, Kuveyt)<strong>(55)<\/strong> mali deste\u011fini almas\u0131yla, askeri harekat\u0131 ba\u015flatabildi. Fiziksel ve mali avantajlara ve g\u00fc\u00e7l\u00fc koalisyonlara ra\u011fmen ABD&#8217;nin Ba\u011fdat&#8217;a y\u00fcr\u00fcmemi\u015f olmas\u0131 \u00f6nemli bir veridir.<strong>(56)<\/strong> K\u00f6rfez m\u00fcdahalesiyle Saddam&#8217;\u0131n g\u00f6z\u00fc korkutuldu ve petrol kaynaklar\u0131 \u00fczerindeki rekabet tekeli ABD&#8217;nin elinde kalmaya g\u00fc\u00e7lenerek devam etti. Ard\u0131ndan koalisyon g\u00fc\u00e7leri Irak&#8217;tan \u00e7ekildi ve Irak ordusunun askeri yap\u0131lanmas\u0131 bir tak\u0131m BM kararlar\u0131yla par\u00e7aland\u0131. Onlarca \u00fclkeyi seferber ederek, ba\u015fka \u00fclkelerin jeopolitik konumlar\u0131na, mali desteklerine ve askeri yard\u0131mlar\u0131na ba\u011f\u0131ml\u0131 kal\u0131narak ger\u00e7ekle\u015ftirilen K\u00f6rfez m\u00fcdahalesi, enerji kaynaklar\u0131n\u0131n \u00fczerindeki emperyalist egemenli\u011fin korunmas\u0131 ve peki\u015ftirilmesi i\u00e7in zoraki bir \u015fekilde do\u011fdu. M\u00fcdahalenin arka plan\u0131nda yatan acizli\u011fe ra\u011fmen Bush, &#8220;<em>Tanr\u0131&#8217;n\u0131n yard\u0131m\u0131yla bir anda ve sonsuza dek Vietnam Sendromu&#8217;ndan kurtulduk<\/em>&#8221; diye ilan etti.<strong>(57)<\/strong> Baba Bush&#8217;un bu beyan\u0131 olduk\u00e7a iddial\u0131 bir \u015fekilde dile getirmesine ra\u011fmen, ABD ordusuna Ba\u011fdat&#8217;a y\u00fcr\u00fcme talimat\u0131n\u0131 vermedi. Aksine ABD g\u00fc\u00e7leri b\u00f6lgeden geri \u00e7ekildi.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Emperyalizmin Irak yenilgisi<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Irak&#8217;ta al\u0131nan yenilgi, emperyalizmin son d\u00f6nem politikalar\u0131 \u00fczerinde belirleyici bir etki yaratt\u0131. E\u011fer Amerikan emperyalizmi Irak&#8217;ta kesin bir yenilgi almam\u0131\u015f olsayd\u0131, sadece politik y\u00f6neli\u015f ba\u011flam\u0131nda de\u011fil, d\u00fcnya durumunun sosyo-ekonomik tahlili ve emperyalizmin egemenlik durumu ba\u011flam\u0131nda da, bamba\u015fka bir tablo ortaya \u00e7\u0131kard\u0131.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>21. y\u00fczy\u0131l\u0131n ba\u015flar\u0131 ABD ekonomisinin son derece verimsiz ve daralan bir s\u00fcrecine tan\u0131kl\u0131k etti. K\u00e2r oranlar\u0131ndaki istikrars\u0131zl\u0131k Beyaz Saray&#8217;da politik endi\u015fenin kayna\u011f\u0131n\u0131 olu\u015fturuyordu. Ekonomistler s\u00f6zde iyile\u015fme d\u00f6nemlerinin varl\u0131\u011f\u0131ndan bahsetseler d\u00e2hi, bu iyile\u015fme istihdam alan\u0131na tezah\u00fcr etmiyordu ve 1930&#8217;lardan o g\u00fcne ya\u015fanan en \u015fiddetli ticari d\u00fc\u015f\u00fc\u015fler ABD emperyalizminin g\u00fcndemini olu\u015fturuyordu.<strong>(58)<\/strong> Bu kriz ortam\u0131, Avrupa ve Japonya&#8217;daki resesyonla da besleniyordu.<\/p>\n\n\n\n<p>Yeni-Muhafazak\u00e2rlar (Neo-Con) olarak adland\u0131r\u0131lan ve asl\u0131nda radikal bir politik y\u00f6nelim program\u0131n\u0131 \u00f6ng\u00f6ren kadrolar\u0131n Beyaz Saray&#8217;a \u00e7\u0131kmas\u0131 bu \u015fartlar alt\u0131nda, bu \u015fartlarla yak\u0131ndan ilgili olarak ger\u00e7ekle\u015fti. Yakla\u015fan ekonomik buhran\u0131 ertelemenin ve istikrars\u0131zla\u015fan k\u00e2r oranlar\u0131n\u0131 dengeye kavu\u015fturman\u0131n&nbsp; \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fcn\u00fc askeri m\u00fcdahaleler sonucu elde edilecek yeni ve daha geni\u015f pazarlarda aramak zorunda kalan ABD emperyalizmi, uzun vadeli k\u00e2r hedeflerinin mevcut paradigma taraf\u0131ndan tehdit edildi\u011finin bilincindeydi. Zira ABD hegemonyas\u0131n\u0131n \u00fc\u00e7 aya\u011f\u0131 da bir kriz i\u00e7erisindeydi: yabanc\u0131 pazarlarda konumlanan askeri \u00fcs say\u0131s\u0131nda istikrarl\u0131 bir d\u00fc\u015f\u00fc\u015f ya\u015fan\u0131yordu, ABD merkezli tekeller ve ulusal ekonomi durmadan kan kaybediyordu ve rakip emperyalist g\u00fc\u00e7lerin konumu yava\u015f yava\u015f ABD&#8217;den ba\u011f\u0131ms\u0131z olmasa bile ondan \u00f6zerk alanlara kaymay\u0131 \u00f6ng\u00f6r\u00fcyordu. &nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>\u0130kinci Bush \u00f6nderli\u011finin ABD emperyalizmi a\u00e7\u0131s\u0131nda \u00f6nemi burada yatmaktayd\u0131: A\u015f\u0131r\u0131 sa\u011fc\u0131 ve muhafazak\u00e2r bir kadronun, havu\u00e7 yerine sopay\u0131 kullanarak ABD ekonomisinin ve&nbsp; emperyalist \u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131n istikrar\u0131n\u0131 yeniden sa\u011flamas\u0131 ve m\u00fcmk\u00fcnse krizin ertelenerek mutlak bir politik ve askeri egemenlik mekanizmas\u0131n\u0131n kazan\u00e7 getiren pazarlar \u00fczerinde kurulmas\u0131.<strong>(59)<\/strong>&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Yeni-Muhafazak\u00e2r kadro iktidara geldi\u011finde, program\u0131 itibariyle ABD burjuvazisinin o d\u00f6nemki ihtiya\u00e7lar\u0131n\u0131 ve \u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131 temsil ediyordu. 2002&#8217;de a\u00e7\u0131klanan ABD Ulusal G\u00fcvenlik Stratejisi&#8217;nde de ifade edilen bu program, \u00f6ncelikle ABD&#8217;nin K\u00f6rfez b\u00f6lgesinde daha etkili ve kal\u0131c\u0131 bir role sahip olmas\u0131 gerekti\u011fini s\u00f6yl\u00fcyordu. Program\u0131n ve ayn\u0131 zamanda Ulusal G\u00fcvenlik Stratejisi&#8217;nin \u00f6zellikle e\u011fildi\u011fi bir konu da ABD&#8217;ye rakip yabanc\u0131 g\u00fc\u00e7ler sorunu idi. Program, yeni bir rakibin \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131n\u0131n engellenmesini ve olas\u0131 rakiplerin de uluslararas\u0131 roller \u00fcstlenmeye kalk\u0131\u015fmadan cayd\u0131r\u0131lmas\u0131n\u0131, \u015fiddetle savunuyordu. Ayn\u0131 \u015fekilde Avrupa Birli\u011fi&#8217;nin birle\u015fik bir askeri ayg\u0131t olu\u015fturma projesinin ba\u011f\u0131ms\u0131z bir ba\u011flamda de\u011fil, NATO \u00e7at\u0131s\u0131 alt\u0131nda y\u00fcr\u00fct\u00fclmesi gerekti\u011fini belirtiyordu. ABD emperyalizminin \u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131n iktidara gelerek s\u00f6zc\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcne soyunan yeni kadro, ABD&#8217;ye y\u00f6nelik politik, ekonomik, askeri, diplomatik ve k\u00fclt\u00fcrel b\u00fct\u00fcn tehditlerin yok edilmesini, krizin ertelenmesi ve k\u00e2r oranlar\u0131n\u0131n istikrara kavu\u015fmas\u0131 ad\u0131na benimsemi\u015fti. Ancak bu taktiksel y\u00f6nelimin \u00f6mr\u00fc, bir stratejiye d\u00f6n\u00fc\u015fme f\u0131rsat\u0131 olmadan, Irak yenilgisine dek s\u00fcrd\u00fc.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>ABD emperyalizminin, gerileyen g\u00fcc\u00fcne ra\u011fmen ekonomi alan\u0131nda K\u00f6rfez b\u00f6lgesinin enerji kaynaklar\u0131 \u00fczerinden ihtiya\u00e7lar\u0131 gere\u011fi bir yeniden payla\u015f\u0131m sava\u015f\u0131na gitmesi, krizi ertelemek bir yana daha da g\u00fc\u00e7lendirdi ve b\u00f6lgede alt\u00fcst olu\u015flara sebebiyet vererek ABD&#8217;nin uluslararas\u0131 politik egemenli\u011fini de sarst\u0131. Evet ABD emperyalizmi Irak petrol\u00fcn\u00fcn \u00fcretiminde ve ihrac\u0131nda \u00f6nemli paylara sahip bir konuma ula\u015ft\u0131 ancak bu ekonomik kazanc\u0131n \u00e7evresinde istikrarl\u0131 bir politik g\u00fcven \u00e7emberi olu\u015fturamad\u0131. Irak&#8217;a s\u00f6m\u00fcrge valisi gibi atad\u0131\u011f\u0131 b\u00fct\u00fcn y\u00f6netimler d\u00fc\u015ft\u00fc ve ciddi askeri kay\u0131plara sebebiyet veren Irak ulusal ayaklanmas\u0131 bast\u0131r\u0131lamad\u0131. Dahas\u0131 elde edilen yeni petro-dolarlar krizi ertelemekte yeterli olmad\u0131 ve sava\u015fa en ba\u015fta ihtiya\u00e7 duyulmas\u0131na neden olan Irak pazar\u0131 \u00fczerindeki ekonomik kazan\u00e7lar\u0131n \u00e7o\u011fu, giderek artan askeri ve lojistik maliyetlere ayr\u0131lmaya ba\u015fland\u0131. K\u00e2rlar\u0131n dramatik d\u00fc\u015f\u00fc\u015f\u00fc kar\u015f\u0131s\u0131nda Yeni-Muhafazak\u00e2rlar \u00f6nderli\u011finde uygulanan sald\u0131rgan program, ABD emperyalizmini tarihinin en ciddi \u00e7eli\u015fkilerinin i\u00e7erisine s\u00fcr\u00fckledi.<\/p>\n\n\n\n<p>Irak&#8217;\u0131n her t\u00fcrl\u00fc y\u00f6nelimini yak\u0131n takibe alm\u0131\u015f bulunan ABD&#8217;nin, Ba\u011fdat&#8217;a y\u00fcr\u00fcyemedi\u011fi K\u00f6rfez m\u00fcdahalesinden bu yana temel arzusu Irak&#8217;ta bir rejim de\u011fi\u015fikli\u011fiydi. Bu ba\u011flamda Irak h\u00fck\u00fcmetine K\u00f6rfez Sava\u015f\u0131&#8217;n\u0131 izleyen senelerde say\u0131s\u0131z su\u00e7lama&nbsp; y\u00f6neltildi: &#8220;Ter\u00f6ristlere&#8221; lojistik ve askeri destek sunmak, New York&#8217;taki 9\/11 sald\u0131r\u0131s\u0131n\u0131n organizasyonunda yard\u0131mda bulunmak, n\u00fckleer silahlar edinmeye \u00e7al\u0131\u015fmak ve hatta baba Bush&#8217;u Nisan 1993&#8217;te Kuveyt&#8217;e yapt\u0131\u011f\u0131 ziyaret s\u0131ras\u0131nda \u00f6ld\u00fcrmeye \u00e7al\u0131\u015fmak.<\/p>\n\n\n\n<p>O\u011ful Bush&#8217;un iktidara geli\u015finden \u00f6nce Clinton, benzer as\u0131ls\u0131z su\u00e7lamalar\u0131 gerek\u00e7e g\u00f6stererek Irak&#8217;a y\u00f6nelik bir sald\u0131r\u0131 plan\u0131 geli\u015ftirdi. Ba\u011fdat&#8217;\u0131n merkezindeki Irak istihbarat kurumunun kararg\u00e2h\u0131na Tomahawk f\u00fczelerinin f\u0131rlat\u0131lmas\u0131 emrini verdi. Saddam&#8217;a kar\u015f\u0131 yap\u0131labilecek potansiyel darbeler i\u00e7in \u00fclke i\u00e7inde ABD&#8217;nin taleplerini do\u011frudan sahiplenen muhalif odaklara milyonlarca dolar aktar\u0131ld\u0131. &#8220;\u00c7\u00f6l Tilkisi Harek\u00e2t\u0131&#8221; olarak bilinen misilleme yap\u0131ld\u0131. Irak&#8217;\u0131n g\u00fcneyi 44 f\u00fczeyle vuruldu ancak hi\u00e7bir sonu\u00e7 al\u0131namad\u0131. Zira bombard\u0131man o kadar gereksizdi ki, Suudi Arabistan y\u00f6netimi d\u00e2hi m\u00fcdahaleye kar\u015f\u0131 ele\u015ftirel bir pozisyon ald\u0131. \u00d6te yandan Saddam da 1996&#8217;da geni\u015f \u00e7apl\u0131 bir operasyonla Irak Ulusal Mutabakat\u0131&#8217;n\u0131n \u00fcyelerini &#8220;toplayarak&#8221; darbe giri\u015fimlerini ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131\u011fa u\u011fratt\u0131.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>2001&#8217;de ABD&#8217;de iktidara gelen Yeni-Muhafazak\u00e2r kadro salt hava sald\u0131r\u0131lar\u0131 ve darbe giri\u015fimleriyle petrol \u00fczerinden yeni ekonomik payla\u015f\u0131m dengelerinin olu\u015fturulamayaca\u011f\u0131n\u0131n ABD emperyalizmi taraf\u0131ndan fark\u0131na var\u0131lmas\u0131n\u0131n bir ifadesiydi. Bu ba\u011flamda iktidara gelen kadro yeni k\u00e2rlar i\u00e7in verimli pazarlara d\u00f6n\u00fck olarak bir &#8220;Ha\u00e7l\u0131 Seferi&#8221;ni \u00f6ng\u00f6r\u00fcyordu ve bunun ilk ad\u0131m\u0131 Irak&#8217;a d\u00f6n\u00fck \u00e7ok y\u00f6nl\u00fc bir sava\u015f\u0131n a\u00e7\u0131lmas\u0131yd\u0131.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Bush h\u00fck\u00fcmetinin sava\u015fa d\u00f6n\u00fck ad\u0131mlar\u0131 Fransa, Almanya ve Rusya taraf\u0131ndan ku\u015fkuyla, \u0130ngiltere taraf\u0131ndan ise destekleyici bir tav\u0131rla kar\u015f\u0131land\u0131.<strong>(60)<\/strong> K\u00f6rfez Sava\u015f\u0131&#8217;n\u0131n ard\u0131ndan Irak&#8217;\u0131n petrol \u00fcretimine ve ihracat\u0131na getirilen yapt\u0131r\u0131mlar Avrupa emperyalizminin bu alandaki rekabet olas\u0131l\u0131klar\u0131n\u0131 ask\u0131ya alm\u0131\u015ft\u0131. BM, 2000 senesinde Irak petrol sanayisinin b\u00f6yle giderse \u00e7\u00f6kece\u011fini a\u00e7\u0131klad\u0131 ancak ABD onar\u0131mlar\u0131n k\u0131sa vadeli tutulmas\u0131nda \u0131srar etti.<strong>(61)<\/strong> 2001&#8217;de Fransa ve Rusya, BM G\u00fcvenlik Konseyi&#8217;ne ba\u015fvurarak Irak petrol pazar\u0131na getirilen yabanc\u0131 yat\u0131r\u0131m k\u0131s\u0131tlamas\u0131n\u0131n kald\u0131r\u0131lmas\u0131n\u0131 talep etti ancak bu talebin de ABD ve \u0130ngiltere taraf\u0131ndan hayata ge\u00e7irilmesi engellendi.<\/p>\n\n\n\n<p>ABD emperyalizminin, mevcut rakiplerinin dikkate de\u011fer ekonomik mevziler elde etmesini istememesi de, Irak i\u015fgalinin birka\u00e7 amac\u0131 aras\u0131nda geldi.<strong>(62)<\/strong> Irak&#8217;\u0131n petrol rezervleri \u00fczerinde yap\u0131lan s\u00f6zle\u015fmelerin yeniden yap\u0131lanmas\u0131 ihtiyac\u0131, ABD merkezli olmayan \u015firketlere Ba\u011fdat taraf\u0131ndan tan\u0131nan ticari imtiyazlar\u0131n geri al\u0131nmas\u0131n\u0131 ve en b\u00fcy\u00fck pay\u0131n ABD&#8217;li \u015firketlere verilmesini \u00f6ng\u00f6r\u00fcyordu. B\u00f6ylece AB ve Rusya gibi gelecek d\u00f6nemde yeniden payla\u015f\u0131m\u0131 g\u00fcndeme getirme arzusunda olabilecek tehditlerin de boyun e\u011fmesi sa\u011flanacakt\u0131. Bu ba\u011flamda Fransa, \u0130talya, Rusya ve benzerleri, i\u015fgal sonras\u0131nda yeniden payla\u015f\u0131m ili\u015fkilerinden men edilmeleri korkusuyla, ABD taraf\u0131ndan sava\u015fa destek y\u00f6n\u00fcnde tutum almalar\u0131 i\u00e7in zorland\u0131.<\/p>\n\n\n\n<p>Irak&#8217;a y\u00f6nelik ilk sald\u0131r\u0131 20 Mart 2003&#8217;te ve t\u0131pk\u0131 1991&#8217;de oldu\u011fu gibi Irak&#8217;\u0131n \u00e7abuk yenilgisini ama\u00e7layan \u015fiddetli bir hava sald\u0131r\u0131s\u0131 ile ba\u015flad\u0131. \u0130lk \u00fc\u00e7 haftan\u0131n Irak a\u00e7\u0131s\u0131ndan bilan\u00e7osu on binlerce \u00f6l\u00fcyd\u00fc. Bunun yan\u0131nda \u00f6len ABD ve \u0130ngiliz askerlerinin say\u0131s\u0131 200&#8217;e bile ula\u015fmam\u0131\u015ft\u0131. Nisan ay\u0131n\u0131n ortalar\u0131na do\u011fru Irak ordusu fiziksel olarak tamamen da\u011f\u0131t\u0131lm\u0131\u015ft\u0131. Irak&#8217;ta merkezi bir yerel y\u00f6netimin komutas\u0131 alt\u0131nda olan daimi bir askeri ayg\u0131t kalmam\u0131\u015ft\u0131. \u00d6yle ki Bush 16 Nisan 2003 tarihinde yapt\u0131\u011f\u0131 a\u00e7\u0131klamada Irak&#8217;\u0131n &#8220;kurtar\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131&#8221; ilan etti.<strong>(63)<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Bush&#8217;un zafer edas\u0131yla yapt\u0131\u011f\u0131 a\u00e7\u0131klamay\u0131 ise ABD ve \u0130ngiltere emperyalizmlerinin \u015fa\u015fk\u0131nl\u0131\u011f\u0131 izledi. Bush&#8217;un Irak&#8217;\u0131n &#8220;kurtar\u0131ld\u0131\u011f\u0131&#8221; y\u00f6n\u00fcnde yapt\u0131\u011f\u0131 mu\u011flak a\u00e7\u0131klaman\u0131n ard\u0131ndan hi\u00e7bir i\u015fgal komutan\u0131ndan zafere ula\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131 y\u00f6n\u00fcnde bir a\u00e7\u0131klama gelmedi. Amerikan ve \u0130ngiliz emperyalizmi Irak ordusunun yok edilmi\u015f olmas\u0131na ra\u011fmen sava\u015f\u0131n sona ermiyor olu\u015funa ba\u015fta anlam veremedi. Ard\u0131ndan ulusal \u00e7apta silahlanm\u0131\u015f bir ayaklanma ile kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya olundu\u011fu anla\u015f\u0131ld\u0131.<strong>(64)<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Bush&#8217;un Nisan 2003 tarihindeki a\u00e7\u0131klamas\u0131n\u0131, ABD emperyalizmi a\u00e7\u0131s\u0131ndan olduk\u00e7a zor g\u00fcnler takip etti. Verilere g\u00f6re ABD askeri g\u00fc\u00e7leri 2004 yaz\u0131nda g\u00fcnde en az 60 kez asilerin silahl\u0131 sald\u0131r\u0131s\u0131na u\u011frad\u0131.<strong>(65)<\/strong> Silahl\u0131 ayaklanmay\u0131 bast\u0131ramayan ABD ordusu a\u011f\u0131r kay\u0131plar verdi. On binlerce asker fiilen da\u011f\u0131lm\u0131\u015f birimlerinden firar etti.<\/p>\n\n\n\n<p>ABD emperyalizmi sadece askeri anlamda zafer elde etme konusunda bir a\u00e7maza girmedi. Irak&#8217;ta saplan\u0131lan batakl\u0131k \u00e7ok y\u00f6nl\u00fc bir y\u00f6netememe buhran\u0131na i\u015faret ediyordu. \u00d6ncelikle b\u00f6lgeye g\u00f6nderilen \u00fcst d\u00fczey yetkililer aras\u0131nda ak\u0131c\u0131 Arap\u00e7a konu\u015fabilen biri yoktu. \u00d6te yandan d\u00fc\u015f\u00fcr\u00fclen h\u00fck\u00fcmet ve sava\u015f, Irak personelinin \u00e7al\u0131\u015fma hayat\u0131na son vermi\u015fti. Kentlerde itfaiye, polis, doktor, \u00e7\u00f6p\u00e7\u00fc vs. yoktu. ABD emperyalizmi ger\u00e7ekten de i\u015fgal \u015fartlar\u0131 alt\u0131nda Irak&#8217;l\u0131 personelin ola\u011fan g\u00f6revlerini s\u00fcrd\u00fcrece\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcnm\u00fc\u015ft\u00fc. B\u00f6ylesine b\u00fcy\u00fck bir bo\u015fluk ile kar\u015f\u0131la\u015fan ABD emperyalizmi, Saddam rejiminin emek\u00e7iler nezdinde en k\u00f6t\u00fc prestijine sahip olan kurumlar\u0131n\u0131 (i\u015fkenceleriyle \u00fcnlenmi\u015f Ebu Gurayb hapishanesi gibi) ba\u015flar\u0131na yine eski rejimden kalma isimleri getirerek y\u00f6netim krizini belli oranda hafifletmeyi denedi. Ancak eski rejime duyulan \u00f6fke sebebiyle de bu manevra krize \u00e7are olmad\u0131 ve ABD g\u00fc\u00e7lerine y\u00f6nelik askeri sald\u0131r\u0131lar giderek ciddile\u015fmeye ba\u015flad\u0131. Zira ilk aylarda sistematik olmayan ve izole kalan sald\u0131r\u0131lar yerini \u00f6rg\u00fctl\u00fc ve b\u00fct\u00fcnl\u00fckl\u00fc sald\u0131r\u0131lara b\u0131rakt\u0131.<\/p>\n\n\n\n<p>Ekim 2004&#8217;e var\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda ulusal ayaklanma kitleler nezdinde h\u0131zl\u0131ca yay\u0131l\u0131r olmu\u015ftu ve aktif sava\u015f\u00e7\u0131lar\u0131n say\u0131s\u0131 20 bini bulmu\u015ftu. Merkezi bir \u00f6nderlikten yoksun olan bu geni\u015f \u00e7apl\u0131 gerilla sava\u015f\u0131n\u0131n sars\u0131c\u0131 etkileri, emperyalizmi yaln\u0131zla\u015ft\u0131rd\u0131. ABD Hindistan&#8217;dan bir t\u00fcmen g\u00f6ndermesini istedi ancak Hindistan bunu reddetti. Ard\u0131ndan \u0130spanya askerlerini geri \u00e7ekti. \u0130ngiltere&#8217;nin g\u00fc\u00e7lerini k\u0131smen eve \u00e7a\u011f\u0131rmaya ba\u015flamas\u0131 ile ABD emperyalizmi paral\u0131 askerler kiralama politikas\u0131n\u0131 g\u00fcndemine ta\u015f\u0131d\u0131.<\/p>\n\n\n\n<p>Bu noktada ABD emperyalizmi kritik bir politik ve askeri y\u00f6nelim de\u011fi\u015fikli\u011fine gitti ve Irak&#8217;\u0131n askeri yap\u0131lar\u0131n\u0131 yeniden olu\u015fturmaya ba\u015flad\u0131. Asl\u0131nda bunu yaparak ABD emperyalizmi askeri bir yenilgi ald\u0131\u011f\u0131n\u0131 kabul etmi\u015f oldu \u00e7\u00fcnk\u00fc daha \u00f6nce t\u0131pk\u0131 Vietnam Sava\u015f\u0131&#8217;nda yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131 \u00fczere sava\u015f yerel askeri birimlere, b\u00f6lgenin merkezile\u015fmi\u015f silahl\u0131 aparatlar\u0131na devredilmek isteniyordu. ABD emperyalizmi kendi ordusunun daha fazla sava\u015famayaca\u011f\u0131n\u0131 kabul ederek direni\u015fin bast\u0131r\u0131lmas\u0131n\u0131 yerel m\u00fcttefiklerinin bir sorumlulu\u011fu haline getirmek istiyordu. ABD, gerilla taktikleriyle y\u00fcr\u00fct\u00fclen bir ulusal sava\u015f\u0131n giderek a\u011f\u0131rla\u015fan ekonomik maliyetlerinin alt\u0131ndan kalkamazd\u0131.<strong>(66)<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Bunun bilincinde olan ABD emperyalizmi, sava\u015f\u0131 askeri de\u011fil siyasal d\u00fczlemde kazanmaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131. Bu ba\u011flamda eski bir general olan Jay Garner, adeta bir s\u00f6m\u00fcrgeye vali atan\u0131r gibi, Ba\u011fdat&#8217;a vali olarak atand\u0131. Garner y\u00f6netim komitesini Irak halk\u0131n\u0131n hi\u00e7 a\u015fina olmad\u0131\u011f\u0131 isimlerle doldurdu ve politik problemlere d\u00f6n\u00fck olarak askeri \u00e7\u00f6z\u00fcmleri \u00f6ng\u00f6ren k\u0131s\u0131r at\u0131l\u0131mlarda bulundu. Bu nedenle bir ay s\u00fcrebilen k\u0131sa g\u00f6rev s\u00fcresi, y\u00f6netememe krizini sadece daha da derinle\u015ftirdi. Garner&#8217;\u0131n yerine atanan emekli diplomat L. Paul Bremer III, selefinin aksine bir havu\u00e7 siyaseti \u00f6rmeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131. Y\u00f6netim konseyinde, bu sefer Irak halk\u0131n\u0131n onay verebilece\u011fi k\u0131sm\u00ee bir denge tutturmaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131.<strong>(67)<\/strong> Bu s\u0131rada g\u00f6stermelik bir ge\u00e7ici anayasa haz\u0131rland\u0131 ve ulusal se\u00e7imler i\u00e7in bir tarih belirlendi. \u0130\u015fgal yetkilileri, ard\u0131 ard\u0131na gelen silahl\u0131 sald\u0131r\u0131lar sonucu y\u00f6netimi g\u00f6n\u00fcls\u00fczce Irak Ge\u00e7ici H\u00fck\u00fcmeti&#8217;ne devretmek zorunda kald\u0131. Se\u00e7ilecek yeni h\u00fck\u00fcmetin yetkileri bir hayli s\u0131n\u0131rland\u0131r\u0131ld\u0131. Yasal olarak \u00f6yle g\u00f6z\u00fckmese de fiilen ABD ordusunun denetimi alt\u0131nda olacak Irak y\u00f6netimine, i\u015fgal d\u00f6neminden kalan kararnameleri de\u011fi\u015ftirme otoritesi tan\u0131nmad\u0131.<\/p>\n\n\n\n<p>ABD emperyalizminin taleplerinin aktarma kay\u0131\u015f\u0131 rol\u00fcndeki yeni &#8220;Irak&#8217;l\u0131&#8221; h\u00fck\u00fcmetler, kabaran ulusal ayaklanman\u0131n \u00f6n\u00fcne ge\u00e7emedi. Tam aksine ayaklanman\u0131n b\u00f6l\u00fcnmesi i\u00e7in izlenen mezhep\u00e7i politikalar, \u0130slam Devleti benzeri cihat\u00e7\u0131 \u00e7eteleri do\u011furdu. ABD emperyalizmi, \u0130slamc\u0131 ter\u00f6rizmi bitirme iddias\u0131yla girdi\u011fi Irak&#8217;ta \u0130slamc\u0131l\u0131\u011f\u0131n en radikal para-militer yap\u0131lanmalar\u0131ndan birinin do\u011fumunun ko\u015fullar\u0131n\u0131 yaratt\u0131.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Irak petrolleri \u00fczerinden bir egemenlik sava\u015f\u0131na giren ABD emperyalizminin b\u00f6lgede ald\u0131\u011f\u0131 a\u011f\u0131r askeri yenilgi, onun krizini derinle\u015ftirdi. Irak yenilgisi, sald\u0131rgan Yeni-Muhafazak\u00e2r kadroyu d\u00fc\u015f\u00fcrd\u00fc&nbsp; ve Ortado\u011fu&#8217;ya d\u00f6n\u00fck yeni bir payla\u015f\u0131m sava\u015f\u0131n\u0131n ve say\u0131s\u0131z potansiyel i\u015fgalin \u00f6n\u00fcne ge\u00e7ti. Irak yenilgisinin 2008 ekonomik krizi ve Arap devrimleri ile birle\u015fmesi ise, ABD y\u00f6netiminin i\u00e7erisine d\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fc \u00e7eli\u015fkileri keskinle\u015ftirdi ve emperyalist hegemonyay\u0131 \u00f6nemli \u00f6l\u00e7\u00fcde y\u0131pratt\u0131.<strong>(68)<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p><strong>G\u00fc\u00e7 kaybeden Siyonist politika<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>\u0130srail devleti, Ortado\u011fu b\u00f6lgesinde emperyalizmin jandarmal\u0131\u011f\u0131n\u0131 yapmay\u0131 s\u00fcrd\u00fcr\u00fcyor. B\u00f6lgenin en g\u00fc\u00e7l\u00fc bankalar\u0131na ve daimi ordusuna sahip olan Siyonist devletin hem i\u00e7eride hem d\u0131\u015far\u0131da girdi\u011fi \u00e7\u0131kmazlar, onu zay\u0131flat\u0131yor. Denebilir ki, \u0130srail ve Siyonist politika, hi\u00e7 bu kadar zay\u0131f olmam\u0131\u015ft\u0131.<\/p>\n\n\n\n<p>1948, 1956, 1967 sava\u015flar\u0131, 1970 Amerikan-\u00dcrd\u00fcn silah i\u015fbirli\u011fiyle ger\u00e7ekle\u015ftirilen &#8220;Kara Eyl\u00fcl&#8221;, 1973 sava\u015f\u0131, 1976&#8217;da ya\u015fanan Tel El Zaatar<strong>(69)<\/strong>, 1982 L\u00fcbnan i\u015fgali, 1996-1999 aras\u0131 bombalamalar, 2002 Bat\u0131 \u015eeria i\u015fgali ve 2008, 2014 i\u015fgallerinin g\u00f6sterdi\u011fi \u00fczere, \u0130srail devletinin varl\u0131\u011f\u0131 ancak s\u00fcreklile\u015fen bir sava\u015f\u0131n varl\u0131\u011f\u0131yla m\u00fcmk\u00fcn. Ancak emperyalizmin do\u011frudan m\u00fcttefiki olmas\u0131n\u0131n \u00f6tesinde onun ileri karakolu olan \u0130srail&#8217;in sava\u015flar\u0131n s\u00fcreklili\u011fini sa\u011flayabilmesi i\u00e7in, kendi i\u00e7inde s\u0131n\u0131flar aras\u0131 bir &#8220;sosyal bar\u0131\u015fa&#8221;, geni\u015f mali ve askeri kaynaklara, b\u00f6lgedeki devrimci s\u00fcre\u00e7lerin s\u00f6n\u00fcmlenmesine veya bast\u0131r\u0131lmas\u0131na ve kendi askeri eylemlerine kar\u015f\u0131 d\u00fcnya kamuoyunda olu\u015facak bir &#8220;tepkisizli\u011fe&#8221; ihtiyac\u0131 var. Denebilir ki, \u0130srail b\u00fct\u00fcn bu alanlarda, 2014&#8217;teki askeri m\u00fcdahalenin yaratt\u0131\u011f\u0131 tepkili atmosferin de etkisiyle, bir krizle kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya.<\/p>\n\n\n\n<p>Ocak 1996&#8217;da \u0130srail&#8217;deki sa\u011f koalisyonun \u00e7\u00f6k\u00fc\u015f\u00fcyle beraber iktidara gelen \u0130\u015f\u00e7i Partisi, varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n devam\u0131 i\u00e7in sava\u015f\u0131 s\u00fcrd\u00fcrmek zorunda kalan \u0130srail devletinin i\u00e7erisine d\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fc \u00e7eli\u015fkili durumu g\u00f6steriyordu. Askeri faaliyetleri sebebiyle b\u00f6lgede emperyalizmin uzun u\u011fra\u015flar ve bir tak\u0131m bedeller sonucu kurdu\u011fu egemenlik ili\u015fkilerini de tehlikeye sokan \u0130srail, ABD&#8217;nin bask\u0131lar\u0131 ve s\u00fcreklile\u015fen direni\u015fin bas\u0131n\u00e7lar\u0131yla 1997&#8217;de El Halil \u015fehrinin tamam\u0131na&nbsp; yak\u0131n\u0131n\u0131 Filistinlilere geri verdi ve 28 Ekim 1998&#8217;de&nbsp; Bat\u0131 \u015eeria&#8217;da i\u015fgalim sonlanmas\u0131n\u0131 \u00f6ng\u00f6ren Wye River Beyannamesi&#8217;ne imza att\u0131. \u0130\u015f\u00e7i Partisi demokratik gerici politikalar\u0131 hayata ge\u00e7irmeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131ysa da ba\u015far\u0131l\u0131 olamad\u0131. Bu ba\u011flamda Suriye&#8217;de ve Filistin&#8217;de &#8220;bar\u0131\u015f&#8221; s\u00fcre\u00e7leri sonu\u00e7 vermedi ancak 21 y\u0131ll\u0131k L\u00fcbnan maceras\u0131 sonland\u0131r\u0131ld\u0131.<\/p>\n\n\n\n<p>\u0130srail burjuvazisi 2000 y\u0131l\u0131nda t\u0131rmanan intifadaya d\u00f6n\u00fck olarak demokratik gericilik takti\u011fini g\u00fcndeminden d\u00fc\u015f\u00fcrd\u00fc ve geleneksel stratejisini s\u00fcrd\u00fcrme e\u011filimi g\u00f6sterdi. 2001 senesinde Siyonist sa\u011f tekrar iktidara geldi ve Siyonist sermaye birikimini tehdit eden ayaklanmaya d\u00f6n\u00fck olarak yeni askeri operasyonlar tekrar ba\u015flat\u0131ld\u0131. 2002&#8217;de Bat\u0131 \u015eeria&#8217;n\u0131n i\u015fgal edilmesiyle \u0130srail, a\u011f\u0131rl\u0131k verdi\u011fi askeri stratejiyle kazanmak istediklerini kazanamad\u0131. \u00d6rg\u00fctl\u00fc direni\u015f gruplar\u0131 ile \u00e7at\u0131\u015famaya giren \u0130srail ordusu a\u011f\u0131r kay\u0131plar verdi. Askeri m\u00fcdahale se\u00e7ene\u011finin bu denli dikkatsizce ve vurdumduymazca kullan\u0131lmas\u0131n\u0131n \u00f6rt pas edilemeyen sonu\u00e7lar\u0131 nedeniyle, \u0130srail&#8217;in emperyalist m\u00fcttefikleri ile aras\u0131n\u0131n a\u00e7\u0131lmas\u0131 bu d\u00f6nemde ba\u015f g\u00f6sterdi. ABD s\u00fcre\u00e7 boyunca \u0130srail y\u00f6netimine havu\u00e7 siyasetine ge\u00e7ilmesini \u00f6nerdi ve bu y\u00f6nde &#8220;yol haritalar\u0131&#8221; a\u00e7\u0131klamaya ba\u015flad\u0131.<strong>(70)<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>ABD \u00f6nc\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcnde haz\u0131rlanan &#8220;yol haritas\u0131&#8221; 2003 Nisan&#8217;\u0131nda, Irak i\u015fgalinin ba\u015flamas\u0131yla yay\u0131nland\u0131. Emperyalizm b\u00f6lgedeki iki b\u00fcy\u00fck i\u015fgalin kitleleri birle\u015ftirebilece\u011finden korkuyordu, bu sebeple ABD kendi askeri \u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131 \u0130srail&#8217;in \u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131n \u00f6n\u00fcne koyarak&nbsp; Siyonist i\u015fgal stratejisinin d\u00f6nemsel ve taktiksel bir de\u011fi\u015fikli\u011fe gitmesini dayat\u0131yordu. B\u00f6ylece 2004&#8217;te \u0130srail Ba\u015fbakan\u0131 Ariel \u015earon, Gazze&#8217;den yerle\u015fimcileri ve askerleri \u00e7ekme plan\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klad\u0131. 2005&#8217;te bu plan ger\u00e7ekle\u015ftirildi.<\/p>\n\n\n\n<p>2006&#8217;da L\u00fcbnan&#8217;a a\u00e7\u0131lan sava\u015f\u0131 \u0130srail k\u00f6t\u00fc y\u00f6netti ve askeri kay\u0131plar kamuoyu taraf\u0131ndan y\u00f6netimin ele\u015ftirilmesine neden oldu. Bu s\u0131rada ABD ve AB, Hamas&#8217;\u0131 mazeret g\u00f6stererek Filistin&#8217;e uluslararas\u0131 bir ambargo uygulamas\u0131na giri\u015fti. Ambargonun as\u0131l sebebi ise ABD&#8217;nin Irak&#8217;ta girdi\u011fi \u00e7\u0131kmazd\u0131. Beklemedi\u011fi bir direni\u015fle kar\u015f\u0131la\u015fan ABD, Irak ve Filistin m\u00fccadelelerinin \u00f6n\u00fcne ge\u00e7ebilmek i\u00e7in, b\u00f6lgede zay\u0131flamakta olan m\u00fcttefiki \u0130srail&#8217;i g\u00fc\u00e7lendirmek ve kendisi askeri olarak geri \u00e7ekilmek zorunda kald\u0131\u011f\u0131nda mevcut payla\u015f\u0131m ili\u015fkilerini oldu\u011fu gibi muhafaza edip koruyacak bir devlet g\u00fcc\u00fcn\u00fc arkas\u0131nda b\u0131rakmak istedi.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Filistin&#8217;in El Fetih ve Hamas aras\u0131nda payla\u015f\u0131lmas\u0131yla Filistin i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n fiilen b\u00f6l\u00fcnmesi, Beyaz Saray&#8217;\u0131 bir kere daha demokratik gerici \u00f6nerilerin g\u00fcndeme getirilmesi y\u00f6n\u00fcnde \u00e7a\u011fr\u0131 yapmaya itti. Aral\u0131k 2008&#8217;de Siyonist devletin Gazze&#8217;ye askeri sald\u0131r\u0131 ba\u015flatmas\u0131ndan da anla\u015f\u0131labilece\u011fi \u00fczere \u00e7a\u011fr\u0131 kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 bulmad\u0131. 2014&#8217;\u00fcn yaz aylar\u0131nda ger\u00e7ekle\u015fen i\u015fgal denemesiyle birlikte daha da keskinle\u015fen ABD-\u0130srail ili\u015fkilerindeki so\u011fuma, 2008&#8217;de de g\u00f6zlendi. Siyonist sald\u0131r\u0131 boyunca ABD emperyalizmi sessiz kald\u0131. Beyaz Saray&#8217;dan yap\u0131lan, \u0130srail&#8217;in kendini koruma hakk\u0131n\u0131n bulundu\u011fu y\u00f6n\u00fcndeki c\u0131l\u0131z ve pasif destek a\u00e7\u0131klamas\u0131 d\u0131\u015f\u0131nda, ABD emperyalizmi Siyonizmin yay\u0131lmac\u0131 hedeflerine ula\u015fmas\u0131 y\u00f6n\u00fcnde aktif bir politika \u00f6rg\u00fctlemeye giri\u015fmedi. Tam aksine, Irak&#8217;ta al\u0131nan yenilgi sonras\u0131nda Ortado\u011fu proleterleri kar\u015f\u0131s\u0131nda politik \u00f6nderlik prestiji yerle bir olmu\u015f Washington y\u00f6netimi, &#8220;bar\u0131\u015f el\u00e7isi&#8221; imaj\u0131n\u0131 g\u00fc\u00e7lendirmek i\u00e7in 2007&#8217;de haz\u0131rlad\u0131\u011f\u0131 Annapolis Anla\u015fmas\u0131&#8217;n\u0131n \u0130srail&#8217;\u0130n sald\u0131rganl\u0131\u011f\u0131 sonucu yok olmas\u0131yla itibar\u0131n\u0131n ve \u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131n tehlikeye girdi\u011fini g\u00f6rd\u00fc ve \u0130srail&#8217;i yaln\u0131z b\u0131rakt\u0131.<\/p>\n\n\n\n<p>2008 ve 2014 i\u015fgal denemelerinin u\u011frad\u0131\u011f\u0131 ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131k, Siyonist politikan\u0131n \u00e7\u0131kmaz\u0131na i\u015faret ediyor. Bu \u00e7\u0131kmaz, esas olarak \u00fc\u00e7 alanda kendisini g\u00f6steriyor. \u0130lk olarak \u0130srail&#8217;in bir asker devleti olarak kendi i\u00e7erisinde ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 bir krizler toplam\u0131 var. \u0130srail&#8217;in tarihinde olduk\u00e7a bol olan her askeri operasyondan sonra, burjuvazinin y\u00f6netim merkezlerinin yeni y\u00f6neli\u015flere ve y\u00f6ntemlere ba\u015fvurmas\u0131n\u0131n zorunlulu\u011fu, sapmalar\u0131n ve karars\u0131zl\u0131klar\u0131n bol oldu\u011fu bir politik g\u00fc\u00e7 tablosu ortaya \u00e7\u0131kar\u0131yor. Bu hem Siyonist sermayenin \u00e7e\u015fitli sekt\u00f6rler nezdinde b\u00f6l\u00fcnm\u00fc\u015fl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcn<strong>(71)<\/strong> bir sonucu, hem de \u0130srail&#8217;de Siyonist olmayan Yahudi kitlelerin i\u015fgal kar\u015f\u0131s\u0131nda seferber olarak yaratt\u0131klar\u0131 bas\u0131nc\u0131n bir sonucu. Bu istikrars\u0131z tablo, 1995 Oslo Anla\u015fmas\u0131 ile emperyalizmin uydusu kukla bir Filistin devlet\u00e7i\u011finin yarat\u0131lmas\u0131n\u0131 hedefleyen ABD ile \u0130ncil&#8217;de vaat edilen topraklar\u0131, yani Filistin&#8217;in geni\u015f pazarlar\u0131n\u0131 ve \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerini kendi devletine d\u00e2hil etmek isteyen Siyonist sermaye aras\u0131nda beliren \u00e7eli\u015fkinin de bir sonucu. \u0130srail, sahip oldu\u011fu muazzam kaynaklara ve aparatlara ra\u011fmen kendi kendini \u00f6rg\u00fctlemekte s\u0131k\u0131nt\u0131 \u00e7ekiyor.<strong>(72)<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>\u0130kinci olarak \u0130srail&#8217;in uluslararas\u0131 kamuoyunu kendi lehine ikna etme faaliyetlerinin a\u00e7\u0131k ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131\u011f\u0131, Siyonist politikay\u0131 zora sokuyor. M\u00fcsl\u00fcman n\u00fcfuslu \u00fclkelerde giderek militanla\u015fan ve kitleselle\u015fen geni\u015f seferberlik dalgalar\u0131 bir kenara, M\u00fcsl\u00fcman olmayan onlarca \u00fclkede de Siyonist i\u015fgale kar\u015f\u0131 say\u0131s\u0131z kitle seferberlikleri ya\u015fan\u0131yor. \u0130srail&#8217;in &#8220;ter\u00f6rizme kar\u015f\u0131 kendimizi savunma hakk\u0131&#8221; olarak \u00f6zetlenebilecek k\u00fcstah mazereti, d\u00fcnya i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 i\u00e7erisinde giderek daha az kabul g\u00f6r\u00fcyor. Kud\u00fcs&#8217;te ve Tel Aviv&#8217;de binlerce Yahudi&#8217;nin kendi devlet politikalar\u0131na isyan\u0131 ve Nazi toplama kamplar\u0131ndan sa\u011f kurtulma \u015fans\u0131n\u0131 yakalam\u0131\u015f y\u00fczlerce Yahudi&#8217;nin \u0130srail&#8217;e d\u00f6n\u00fck olarak &#8220;<em>Yapt\u0131klar\u0131n\u0131 hakl\u0131 g\u00f6stermek i\u00e7in bizim ad\u0131m\u0131za hareket etme!<\/em>&#8220;<strong>(73)<\/strong> uyar\u0131s\u0131nda bulunduklar\u0131 bir bildiriyi kaleme alm\u0131\u015f olmalar\u0131, Siyonist ikna mekanizmalar\u0131n\u0131n krizini g\u00f6zler \u00f6n\u00fcne seriyor.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Siyonist politikan\u0131n girdi\u011fi a\u00e7maz\u0131n \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc ve en \u00f6nemli aya\u011f\u0131n\u0131 ise Filistin direni\u015fi olu\u015fturuyor. Sald\u0131r\u0131 politikalar\u0131n\u0131n politik bilan\u00e7osu uzun s\u00fcredir \u0130srail a\u00e7\u0131s\u0131ndan olumsuz, direni\u015f a\u00e7\u0131s\u0131ndan olumlu oldu. \u0130srail&#8217;in Filistinlileri Hamas&#8217;a ve di\u011fer direni\u015f \u00f6rg\u00fctlerine kar\u015f\u0131 ayakland\u0131rmaya \u00e7al\u0131\u015fma politikalar\u0131 defalarca ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131\u011fa u\u011frad\u0131 ve u\u011framaya da devam ediyor. \u0130srail&#8217;in Gazze&#8217;ye kar\u015f\u0131 a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 sava\u015f\u0131n hedefinde binalar\u0131n y\u0131k\u0131lmas\u0131 veya sivillerin \u00f6ld\u00fcr\u00fclmesinden \u00f6te direni\u015fi ezmek var. Bu ba\u011flamda, direni\u015fin hayatta kalmas\u0131 ve ortadan kalkmamas\u0131 ba\u011flam\u0131nda, Gazze&#8217;ye kar\u015f\u0131 verilen sava\u015flarda yenilen taraf defalarca \u0130srail oldu. Siyonist i\u015fgal siyaseti as\u0131l politik hedeflerine varamadan yerini askeri birliklerin bir s\u00fcreli\u011fine de olsa Gazze&#8217;den \u00e7ekilmesine b\u0131rakt\u0131.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Bu \u00fc\u00e7 temel sebebin \u0130srail&#8217;i d\u00fc\u015f\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc g\u00fc\u00e7s\u00fcz konuma emperyalizmin verdi\u011fi cevap, \u00e7e\u015fitli uluslararas\u0131 kurumsal ara\u00e7larla b\u00f6lgede do\u011frudan do\u011fruya kendi varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 konumland\u0131rmaya \u00e7al\u0131\u015fmakj oldu. 2014&#8217;\u00fcn yaz aylar\u0131nda Gazze&#8217;ye sald\u0131ran Netanyahu, her ne kadar Obama bir noktada kendisini frenlemi\u015f olsa da, \u0130srail devletinin ve askeri aparat\u0131n\u0131n en ciddi tarihsel krizlerinden birine yol a\u00e7t\u0131. Irak yenilgisi ve Arap devrimleri bile\u015fenleriyle birle\u015fen Siyonist kriz, ABD emperyalizminin son d\u00f6nem politikalar\u0131nda manevralara yol a\u00e7t\u0131. \u0130ran-ABD ve Esad-ABD yak\u0131nla\u015fmalar\u0131 bu i\u00e7erikten do\u011fdu.<strong>(74)<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Ancak m\u00fcttefik aray\u0131\u015flar\u0131ndan da \u00f6te, emperyalizm paravan \u00f6rg\u00fctler arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla b\u00f6lgede kendisini bizzat var ederek demokratik gerici bir siyaset izlemeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131yor. Son i\u015fgal \u00e7abas\u0131ndan bu yana Gazze&#8217;nin Birle\u015fmi\u015f Milletler &#8220;korumas\u0131&#8221; alt\u0131na al\u0131nmas\u0131 ve s\u0131n\u0131r noktalar\u0131n\u0131n Avrupa Birli\u011fi m\u00fcfetti\u015flerinin &#8220;denetimine&#8221; verilmesi \u00f6nerilerinin g\u00fcndeme getirilmesinin nedeni bu. \u00d6nerilerden de g\u00f6r\u00fclebilece\u011fi \u00fczere, emperyalizm b\u00f6lgedeki varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 askeri se\u00e7enekler \u00fczerinden de\u011fil, &#8220;demokratik m\u00fcdahale&#8221; \u00e7er\u00e7evesi i\u00e7erisinden tart\u0131\u015fmaya a\u00e7\u0131yor. Emperyalizm i\u00e7erisine girdi\u011fi kriz ve askeri m\u00fcdahalede bulundu\u011fu yerlerde kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131 direni\u015fler itibariyle bu \u00e7er\u00e7evenin i\u00e7erisinde kalmaya mecbur. Bu demokratik gerici \u00e7er\u00e7eve emperyalist \u00e7\u0131karlardan geri ad\u0131m atmamak i\u00e7in (mesela Filistin \u00fczerindeki ambargonun ko\u015fulsuz olarak kald\u0131r\u0131lmamas\u0131 i\u00e7in) olu\u015fturuluyor. Askeri tercihlerin, Vietnam \u00f6rne\u011finde oldu\u011fu gibi yol a\u00e7abilece\u011fi devasa geri \u00e7ekili\u015flerin, tavizlerin ve yenilgilerin \u00f6n\u00fcn\u00fc alabilmek i\u00e7in, emperyalist \u00e7\u0131karlar bir demokrasi makyaj\u0131yla korunuyor.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Emperyalizmin Obama d\u00f6nemi: &#8220;Yumu\u015fak g\u00fc\u00e7&#8221; ABD<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Irak i\u015fgalinde al\u0131nan yenilginin 2007-2008 ekonomik kriziyle birle\u015fik bir s\u00fcre\u00e7 olu\u015fturarak ABD ekonomisinin ve askeri yap\u0131lanmas\u0131n\u0131n \u00fczerine maliyetli bir \u015fekilde \u00e7\u00f6kmesi, ABD emperyalizminin komite toplant\u0131lar\u0131nda al\u0131nan birka\u00e7 sene \u00f6nceki sald\u0131rgan y\u00f6neli\u015f karar\u0131n\u0131n ask\u0131ya al\u0131nmas\u0131na vesile oldu. Beyaz Saray kendi tarihinin \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc b\u00fcy\u00fck ekonomik buhran\u0131 ile kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131yayd\u0131 ve Irak i\u015fgalinin artan maliyetleri buhran sebebiyle iflas\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klayan say\u0131s\u0131z \u015firketin ve bankan\u0131n kurtar\u0131lmas\u0131nda hi\u00e7bir i\u015fe yaramad\u0131, aksine fazladan bir y\u00fck oldu. Bunun yan\u0131 s\u0131ra d\u00fcnya pazar\u0131n\u0131n en kritik b\u00f6lgelerinden olan Ortado\u011fu&#8217;da ABD&#8217;nin yitirdi\u011fi prestijin etkileri ekonomik kazan\u00e7lar\u0131 baltalamaya ve k\u00e2rlar\u0131 a\u015fa\u011f\u0131ya \u00e7ekmeye dek varm\u0131\u015ft\u0131. 2008&#8217;de Afrika k\u00f6kenli bir siyah olan Barack Obama&#8217;n\u0131n Ba\u015fkan olmas\u0131, ABD emperyalizminin d\u0131\u015f politikas\u0131nda ya\u015fanan keskin bir k\u0131r\u0131lmaya, taktiksel bir de\u011fi\u015fikli\u011fe i\u015faret ediyordu.<strong>(75)<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Obama, ABD&#8217;nin prestij kayb\u0131na bir yan\u0131t olarak, emperyalizmin politik d\u00fczlemde y\u00f6neldi\u011fi &#8220;yumu\u015fak g\u00fc\u00e7&#8221; kullan\u0131m\u0131n\u0131n tercih edildi\u011finin bir ifadesi olarak do\u011fdu. Obama&#8217;n\u0131n hem Kahire&#8217;de hem de TBMM&#8217;de yapt\u0131\u011f\u0131 konu\u015fmalar, ABD emperyalizminin \u00f6nceki d\u00f6nemine kar\u015f\u0131t olarak Ortado\u011fu&#8217;da ve d\u00fcnyada demokratik gerici bir siyaset izleyece\u011finin g\u00f6stergeleriydi.<strong>(76)<\/strong> Bush d\u00f6neminin d\u0131\u015f politikas\u0131yla kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131rd\u0131\u011f\u0131m\u0131zda ABD emperyalizmi Obama d\u00f6nemiyle beraber d\u0131\u015f ili\u015fkilerde ve m\u00fcdahalelerde bir restorasyon \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131n\u0131 hedef olarak \u00f6n\u00fcne koydu.<strong>(77)<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>ABD emperyalizminin &#8220;yumu\u015fak g\u00fc\u00e7&#8221; politikas\u0131n\u0131 benimsemesinin ard\u0131nda yatan nesnel sebep, art\u0131k sava\u015flardan \u00e7\u0131kar\u0131n\u0131n olmamas\u0131 veya \u00f6znel r\u0131zas\u0131 ve iradesiyle bar\u0131\u015fa &#8220;inanmaya&#8221; ba\u015flamas\u0131 de\u011fil. Asl\u0131nda ABD, Bush d\u00f6neminin yaratt\u0131\u011f\u0131 y\u0131k\u0131m\u0131n ard\u0131ndan hangi se\u00e7eneklerin kendi emperyalist \u00e7\u0131karlar\u0131na daha iyi hizmet edebilece\u011fini tartarak, &#8220;yumu\u015fak g\u00fc\u00e7&#8221; kullan\u0131m\u0131n\u0131 tercih etti. Zira Bush d\u00f6neminde izlenen geleneksel strateji, ABD&#8217;nin imaj\u0131n\u0131 hem d\u00fcnya i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131, hem de s\u00f6zde &#8220;tarafs\u0131z&#8221; uluslararas\u0131 kurulu\u015flar\u0131n g\u00f6z\u00fcnde bir hayli y\u0131pratm\u0131\u015ft\u0131. Bu ba\u011flamda emperyalist egemenlik ili\u015fkilerinin mevzi kaybetmeden korunarak ve peki\u015ftirilerek ilerletilmesi, sopa siyasetinin yani &#8220;sert g\u00fc\u00e7&#8221; kullan\u0131m\u0131n\u0131n sonland\u0131r\u0131lmas\u0131n\u0131 \u00f6ng\u00f6r\u00fcyordu.<strong>(78)<\/strong>&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Obama bu ba\u011flamda Irak ve Afganistan&#8217;dan geri \u00e7ekili\u015fi organize etmeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131. Ekonomik ve askeri \u00e7\u0131kmazlar\u0131n ABD y\u00f6netimini uygulamaya zorlad\u0131\u011f\u0131 havu\u00e7 siyaseti, ABD&#8217;nin askeri faaliyetlerinde istikrarl\u0131 bir d\u00fc\u015f\u00fc\u015f\u00fc getirdi. Bu d\u00fc\u015f\u00fc\u015f ekonomik krizin zorlad\u0131\u011f\u0131 bir politik tercihti. \u00d6te yandan askeri faaliyetlerin say\u0131s\u0131ndaki d\u00fc\u015f\u00fc\u015f ve niteli\u011findeki devasa geri \u00e7ekili\u015f, emperyalist \u00e7\u0131karlardan vazge\u00e7ildi\u011fi anlam\u0131na gelmiyordu. &#8220;Yumu\u015fak g\u00fc\u00e7&#8221; kullan\u0131m\u0131yla, mesela Irak&#8217;ta kukla bir h\u00fck\u00fcmetin kurulmas\u0131yla ekonomik kazan\u00e7lar ve ili\u015fkilerdeki \u00e7\u0131kar mevzileri korunmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131ld\u0131.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Ancak Obama&#8217;n\u0131n ABD emperyalizminin d\u0131\u015f politikas\u0131nda temsil etti\u011fi d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fcn, &#8220;sert g\u00fcc\u00fcn&#8221; art\u0131k bir se\u00e7enek olarak Washington&#8217;un&nbsp; \u00f6n\u00fcnde durmad\u0131\u011f\u0131 y\u00f6n\u00fcnde okumak da hatal\u0131 bir \u00e7\u0131kar\u0131m olur. 2012 se\u00e7imlerinin g\u00f6sterdi\u011fi \u00fczere ABD burjuvazisinin ciddi bir b\u00f6l\u00fcm\u00fc Romney&#8217;de somutla\u015fan sald\u0131rgan hatt\u0131n arkas\u0131nda. Romney se\u00e7imler s\u00fcresince i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 \u00f6rg\u00fctleri ile \u015fiddetli bir \u00e7at\u0131\u015fmaya girilmesinin ve i\u015f kanunlar\u0131n\u0131n geri \u00e7ekilmesinin propagandas\u0131n\u0131 yapt\u0131. Obama ise i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 \u00f6rg\u00fctleri ile i\u015fverenlerin i\u015fbirli\u011fine ve &#8220;sosyal bar\u0131\u015fa&#8221; vurgu yapt\u0131. Bu ba\u011flamda New York Times gibi kemikle\u015fmi\u015f gazeteler ve borsalar, Obama&#8217;n\u0131n, yani demokratik gerici politikalar\u0131n kazanmas\u0131 y\u00f6n\u00fcnde e\u011filim g\u00f6sterdiler.<strong>(79)<\/strong> Zira 2012 senesinde ABD emperyalizmi ekonomik krizi hala tamamen Avrupa ve d\u00fcnyan\u0131n geri kalan\u0131na ihra\u00e7 edememi\u015fti ve Romney&#8217;de cisimle\u015fecek olan yeni sald\u0131rganl\u0131k d\u00f6nemi krizin etkilerini derinle\u015ftirmekten ba\u015fka bir i\u015fe yaramayacakt\u0131.&nbsp; &nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>ABD finans kapitali, Obama&#8217;y\u0131 sadece d\u0131\u015far\u0131da de\u011fil i\u00e7eride de, istikrar\u0131n\u0131 koruyabilmek i\u00e7in bir &#8220;yumu\u015fak g\u00fc\u00e7&#8221; olarak lanse etti. Temmuz 2012&#8217;de Cumhuriyet\u00e7iler ve Demokratlar aras\u0131nda, h\u00fck\u00fcmetin bor\u00e7 krizine girerek iflas etmesi sebebiyle B\u00fcy\u00fck Uzla\u015fma ad\u0131 verilen bir anla\u015fma yap\u0131ld\u0131. Kamu kaynaklar\u0131ndan ve sosyal harcamalardan 4 trilyon ABD dolar\u0131n\u0131n kesilmesini \u00f6ng\u00f6ren bu sald\u0131r\u0131 anla\u015fmas\u0131, finans kapital taraf\u0131ndan \u00c7ay Partisi&#8217;nin i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131na d\u00f6n\u00fck fa\u015fizan ve sald\u0131rgan tav\u0131rlar\u0131yla de\u011fil, Obama&#8217;n\u0131n &#8220;uzla\u015fma&#8221; ve &#8220;i\u015fbirli\u011fi&#8221; \u00e7a\u011fr\u0131s\u0131 yapan havu\u00e7 siyasetiyle ABD kamuoyuna kabul ettirildi.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Arap devrimlerine Libya hari\u00e7 karadan m\u00fcdahale edememi\u015f olan emperyalizm, Obama d\u00f6nemi sona ermeye yakla\u015f\u0131rken&nbsp; bu zoraki tutumuna sebep olan ko\u015fullar\u0131 a\u015fmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131yor.<strong>(80)<\/strong> Ortado\u011fu&#8217;dan ikinci payla\u015f\u0131m sava\u015f\u0131ndan bu yana hi\u00e7 olmad\u0131\u011f\u0131 kadar izole olan ABD, Irak i\u015fgali s\u0131ras\u0131nda \u00e7\u0131kartt\u0131\u011f\u0131 kararnamelerin kendisine tan\u0131d\u0131\u011f\u0131 yetkiyle b\u00f6lgedeki askeri varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 yeniden g\u00fcndeme getirme u\u011fra\u015f\u0131nda. Haziran 2015 itibariyle ABD y\u00f6netimi Irak&#8217;a 450 asker taburu g\u00f6nderilmesinin yan\u0131 s\u0131ra yeni bir askeri \u00fcss\u00fcn kurulmas\u0131 karar\u0131n\u0131 da ald\u0131.<strong>(81)<\/strong> Yeni \u00fcs a\u00e7\u0131lmas\u0131n\u0131n ve yeni birliklerin g\u00f6nderilmesinin sebebi olarak \u00f6ne s\u00fcr\u00fclen \u0130slam Devleti&#8217;nin yay\u0131l\u0131\u015f\u0131, ABD&#8217;nin yeni askeri operasyonlara giri\u015febilmesi i\u00e7in uygun bir mazeretler zemini sunabilir. \u0130slam Devleti&#8217;nin barbarl\u0131klar\u0131na kar\u015f\u0131 bir kara sald\u0131r\u0131s\u0131 ba\u015flatacak olan ABD, t\u0131pk\u0131 Nazi&#8217;lerin yenilgisinin ertesinde yapt\u0131\u011f\u0131 gibi bu olayla b\u00f6lge emek\u00e7ileri nezdinde prestijini yeniden in\u015fa etmeye ve imaj\u0131n\u0131 tazelemeye \u00e7al\u0131\u015facakt\u0131r. Bu s\u0131rada ABD, b\u00f6lgenin devrimci dinamiklerine ve seferberliklerin \u00fczerinde y\u00fckselen direni\u015f \u00f6rg\u00fctlerine kar\u015f\u0131 da ac\u0131mas\u0131z bir sald\u0131r\u0131y\u0131 ba\u015flatacakt\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Arap devrimlerine d\u00f6n\u00fck emperyalist politika<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Arap devrimlerinin ba\u015flang\u0131c\u0131ndan itibaren, bu m\u00fccadelelere d\u00f6n\u00fck emperyalist politikan\u0131n niteli\u011fi \u00fczerine belirleyici tart\u0131\u015fmalar ya\u015fand\u0131. Tart\u0131\u015fmalarda, solun b\u00fcy\u00fck bir kesimi, \u00f6zellikle de Castro-Chavezci ak\u0131m taraf\u0131ndan sahiplenilen yarg\u0131, bu devrimlerin kendisinin, emperyalist politikalar zincirinin halkalar\u0131 oldu\u011fuydu. Bu yarg\u0131ya g\u00f6re ABD \u00f6nderli\u011findeki emperyalizm, b\u00f6lgede emperyalizmin ekonomik ve siyasal \u00e7\u0131karlar\u0131 ile \u00e7at\u0131\u015fan &#8220;ilerici&#8221; iktidarlar\u0131 devirmek i\u00e7in b\u00f6lge halklar\u0131n\u0131 \u0130slamc\u0131 \u00f6nderlikler arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla silahland\u0131rd\u0131. B\u00f6ylece emperyalizm, do\u011frudan do\u011fruya kendi politik g\u00fcd\u00fcm\u00fcndeki siyasal \u0130slam odaklar\u0131n\u0131 iktidara ta\u015f\u0131mak istedi.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Bu komplocu anti-materyalist arg\u00fcmanlar\u0131n, kendi mant\u0131klar\u0131 i\u00e7erisinde d\u00e2hi \u00e7eli\u015fen taraflar\u0131 var. \u00d6ncelikle, kitleler sokaklara ilk \u00e7\u0131kt\u0131klar\u0131nda hi\u00e7bir \u0130slamc\u0131 \u00f6nderli\u011fin kitleler nezdinde a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131 s\u00f6z konusu de\u011fildi. Bu \u00f6nderlikler ba\u015fta seferberliklere bile kat\u0131lmad\u0131. Bu kar\u015f\u0131-devrimci odaklar m\u00fccadelelere daha sonradan, rejim i\u00e7in geriye d\u00f6n\u00fc\u015f olamayaca\u011f\u0131 anla\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda kat\u0131ld\u0131lar. Bunun yan\u0131 s\u0131ra, siyaset arenas\u0131na aniden \u00e7\u0131k\u0131\u015f yapan y\u0131\u011f\u0131nlar, ilk \u015fa\u015fk\u0131nl\u0131klar\u0131 ile alt\u0131nda k\u0131smen topland\u0131klar\u0131 bu gerici \u00f6nderlikleri, bizzat kendileri y\u0131kt\u0131lar. Emperyalizmin bir komplo politikas\u0131 oldu\u011fu s\u00f6ylenen Arap kitlelerinin seferberlikleri, siyasal \u0130slam&#8217;a kendi tarihinin en a\u011f\u0131r yenilgilerini ya\u015fatt\u0131.<\/p>\n\n\n\n<p>Ger\u00e7ek elbette Casto-Chavezci ak\u0131m\u0131n \u00e7arp\u0131tt\u0131\u011f\u0131 bi\u00e7imde tezah\u00fcr etmedi. Asl\u0131nda emperyalizm devrimler patlak verdi\u011fi andan itibaren devrimlere d\u00f6n\u00fck politik ve askeri m\u00fcdahale konusunda art arda krizler ya\u015fad\u0131. Obama d\u00f6neminin &#8220;yumu\u015fak g\u00fc\u00e7&#8221; kullan\u0131m\u0131 politikas\u0131nda ifadesini bulan askeri harcamalar\u0131n finanse edilmesinin \u00e7\u0131kmaza giri\u015fi, Arap devrimlerine d\u00f6n\u00fck uygulanan emperyalist politikalar\u0131n yumu\u015fak karn\u0131yd\u0131.<\/p>\n\n\n\n<p>2002-2008 tarihleri aras\u0131nda ABD ve AB emperyalizmlerinin Arap \u00fclkelerine d\u00f6n\u00fck do\u011frudan yat\u0131r\u0131m hacimlerinde tarihsel bir b\u00fcy\u00fcme g\u00f6zlemlendi. Zira 1980&#8217;lerden o yana, Arap \u00fclkelerinin t\u00fcm\u00fc IMF ve D\u00fcnya Bankas\u0131 ile yap\u0131sal anla\u015fmalar imzalayarak ulusal kaynaklar\u0131n\u0131 emperyalizmin d\u00fcnya \u00f6rg\u00fctlerine ve \u00e7okuluslu \u015firketlere a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131. Emperyalizm b\u00f6lgedeki petrol yataklar\u0131n\u0131n tekellerce kontrol\u00fc i\u00e7in b\u00f6lge h\u00fck\u00fcmetleri ile diplomatik ba\u011flamda s\u0131cak ili\u015fkiler geli\u015ftirdi ve dahas\u0131, bu h\u00fck\u00fcmetlerin b\u00fcy\u00fck bir \u00e7o\u011funlu\u011fu ABD emperyalizminin Irak i\u015fgali \u00fczerinden y\u00fcr\u00fctt\u00fc\u011f\u00fc &#8220;anti-ter\u00f6rizm m\u00fccadelesi&#8221;ne ciddi lojistik ve askeri destekte bulundu.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Arap devrimlerinin ba\u015flang\u0131c\u0131n\u0131, emperyalizmin b\u00f6lgedeki petrol kaynaklar\u0131na ve jeostratejik konumlan\u0131\u015f\u0131na y\u00f6nelik kayg\u0131s\u0131 izledi. Bu ba\u011flamda ABD ve AB emperyalizmleri devrimlerin ilk a\u015famas\u0131nda b\u00f6lgede hen\u00fcz d\u00fc\u015fece\u011fi kesinle\u015fmemi\u015f olan Bonapartist diktat\u00f6rl\u00fckleri destekledi.<strong>(82)<\/strong> Emperyalizm b\u00f6yle yaparak, kitlesel seferberliklerin rejimi y\u0131pratamayaca\u011f\u0131 y\u00f6n\u00fcnde olan inanc\u0131n\u0131 veya beklentisini if\u015fa etmi\u015f oluyordu. Ancak emperyalizmin d\u0131\u015f politika uzmanlar\u0131, b\u00f6lgedeki egemenliklerinin girdi\u011fi krizin de etkisiyle izlenimcili\u011fe savrularak devrimci enerjinin potansiyelini yanl\u0131\u015f analiz ettiler. Zira rejimlerin devrimler kar\u015f\u0131s\u0131nda dayanamayaca\u011f\u0131 k\u0131sa s\u00fcrede anla\u015f\u0131lm\u0131\u015ft\u0131.<\/p>\n\n\n\n<p>Bu noktada emperyalizm, i\u00e7erisine d\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fc ekonomik ve askeri krizin de etkileriyle ancak Libya&#8217;ya bir kara m\u00fcdahalesi ba\u015flatabildi. G\u00fc\u00e7l\u00fc bir askeri operasyonlar se\u00e7ene\u011finin olas\u0131l\u0131k d\u0131\u015f\u0131 olmas\u0131 emperyalizmi, Arap devrimleri i\u00e7erisinde &#8220;onaylanabilir&#8221; muhalefet hareketleri aramaya itti. Emperyalizmin kredi kurumu Standard and Poor&#8217;s Tunus devrimi s\u0131ras\u0131nda yapt\u0131\u011f\u0131 a\u00e7\u0131klamada &#8220;<em>mevcut<\/em> <em>siyasi iktidars\u0131zl\u0131k ekonomiyi etkileyebilir, kamu maliyesini k\u00f6t\u00fcle\u015ftirebilir<\/em>&#8221; diyerek, yeni h\u00fck\u00fcmetin Bin Ali&#8217;nin uygulad\u0131\u011f\u0131 neo-liberal politikalar\u0131 uygulamaya devam etmemesi h\u00e2linde Tunus&#8217;un kredi notunu d\u00fc\u015f\u00fcrece\u011fini s\u00f6yledi. Ayn\u0131 \u015fekilde ABD ve AB emperyalizmleri de&nbsp; Bin Ali&#8217;nin IMF&#8217;den ald\u0131\u011f\u0131 18 milyar dolarl\u0131k borcun \u00f6denmesinin ba\u015fl\u0131ca g\u00fcndem oldu\u011funu deklare etti. Bu kayg\u0131lar, emperyalizmi Kuzey Afrika&#8217;da, kendi taleplerinin aktarma kay\u0131\u015f\u0131 rol\u00fcnde olacak muhalif politik odaklar aray\u0131\u015f\u0131na itmek durumunda b\u0131rakt\u0131.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Bu kayg\u0131lar\u0131n ortaklar\u0131ndan biri de elbette emperyalizmin ileri karakolu Siyonist \u0130srail&#8217;di. 2011&#8217;in Ocak ay\u0131nda \u0130srail&#8217;in Ba\u015fbakan yard\u0131mc\u0131s\u0131 Silvan Shalom, bir \u0130srail radyosuna yapt\u0131\u011f\u0131 a\u00e7\u0131klamada \u015funlar\u0131 dedi: &#8220;<em>Zine El Abidine Ben Ali&#8217;nin ba\u015f\u0131nda oldu\u011fu rejimin d\u00fc\u015fmesi ba\u015fka \u00fclkelerde benzer olaylar\u0131n ya\u015fanmas\u0131n\u0131n \u00f6nc\u00fcl\u00fc olabilir, bizim sistemimizin istikrar\u0131n\u0131 etkileyebilir. \u0130srail ve Arap \u00fclkelerinin \u00e7o\u011funun bir\u00e7ok ortak \u00e7\u0131kar\u0131 bulunmakta&#8230; Arap d\u00fcnyas\u0131nda ger\u00e7ekle\u015fecek bir demokratik sistem bu birli\u011fi bozabilir. Zira olas\u0131 demokratik sistemler \u0130srail kar\u015f\u0131t\u0131 halklarca y\u00f6netileceklerdir.<\/em>&#8220;<strong>(83)<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Diktat\u00f6rl\u00fcklerin devrilece\u011fi anla\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda emperyalizm M\u00fcsl\u00fcman Karde\u015fler benzeri \u0130slamc\u0131 &#8220;muhalefet&#8221; odaklar\u0131n\u0131 &#8220;onaylay\u0131p&#8221; devrimci s\u00fcreci bu tarz alternatif \u00f6nderliklerle denetimi alt\u0131na almaya \u00e7abalad\u0131. Emperyalizm ayaklanmalar kar\u015f\u0131s\u0131nda uzunca bir s\u00fcre boyunca Bin Ali, M\u00fcbarek ve Esad gibi isimleri destekledi ancak hem devrimleri emperyalizmin \u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131n program\u0131 gere\u011fi denetim alt\u0131na alabilmek i\u00e7in, hem de kamuoyu nezdinde Ortado\u011fu&#8217;da zaten yok olmaya y\u00fcz tutmu\u015f prestijini daha da yitirmemek i\u00e7in zamanla &#8220;demokrasiye d\u00fczenli ge\u00e7i\u015f&#8221; konseptini savunmaya ba\u015flad\u0131.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Emperyalizmin bu &#8220;demokratik ge\u00e7i\u015f&#8221; y\u00f6neliminin amac\u0131, mevcut Arap rejimlerinin temel niteliklerinin korunmas\u0131 ve emperyalizmin g\u00fcd\u00fcm\u00fcndeki alternatif \u00f6nderliklerle rejimlere parlamenter bir bi\u00e7im kazand\u0131r\u0131larak kitle seferberliklerinin s\u00f6n\u00fcmlendirilmesiydi.<strong>(84)<\/strong> Bu emperyalist y\u00f6nelim, b\u00f6lge \u00fclkelerinin ekonomik olarak kapitalizmden kopu\u015funun \u00f6n\u00fcne ge\u00e7ebilmek i\u00e7in ihtiya\u00e7 duyulan bir taktikti. Emperyalizm b\u00f6ylece kitlesel ayaklanmalardan yararlanarak iktidara gelmi\u015f olan M\u00fcsl\u00fcman Karde\u015fler benzeri \u00f6nderlikleri kendi y\u00f6r\u00fcngesinde tutmaya ve devrimleri kendi denetimi alt\u0131na almaya y\u00f6neldi.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>K\u00f6rfez Sava\u015f\u0131&#8217;n\u0131n ard\u0131ndan NATO gibi bir\u00e7ok \u00fclke taraf\u0131ndan finanse edilen uluslararas\u0131 bir kurum sayesinde Ortado\u011fu b\u00f6lgesindeki egemenlik mevzilerini geni\u015fletmeyi denemi\u015f olan ABD&#8217;nin bug\u00fcn, Libya&#8217;daki m\u00fcdahalenin ard\u0131ndan ald\u0131\u011f\u0131 tepkiler ve Suriye&#8217;ye ancak zay\u0131f hava sald\u0131r\u0131lar\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftirebilmesi, devrimlere d\u00f6n\u00fck geni\u015fletilmi\u015f bir kara sald\u0131r\u0131s\u0131 ba\u015flatmas\u0131n\u0131n \u00f6n\u00fcne ge\u00e7iyor. Bu kara sald\u0131r\u0131s\u0131n\u0131n di\u011fer bir engeli, Ukrayna sorununda derin bir krize girmi\u015f bulunan NATO&#8217;nun Rusya&#8217;y\u0131 ve \u00c7in&#8217;i, Suriye&#8217;ye d\u00f6n\u00fck bir askeri m\u00fcdahalenin gereklili\u011fi y\u00f6n\u00fcnde ikna edememi\u015f olmas\u0131. Bu noktada hava sald\u0131r\u0131lar\u0131n\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda emperyalizm ancak Suriye \u00fczerindeki ekonomik yapt\u0131r\u0131mlar\u0131n\u0131 s\u0131k\u0131la\u015ft\u0131rd\u0131 ve Suriye&#8217;den petrol ithalat\u0131n\u0131 durdurdu.<\/p>\n\n\n\n<p>Taktiksel olarak s\u00fcrekli d\u00f6n\u00fc\u015fmesine ve bir\u00e7ok manevraya ba\u015fvurmas\u0131na ra\u011fmen Arap devrimlerine d\u00f6n\u00fck emperyalist politika, daima kar\u015f\u0131-devrimin \u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131 g\u00f6zeten bir pozisyona sahip oldu. Sonraki s\u00fcre\u00e7ler emperyalizmin hem b\u00f6lgede kendi g\u00fcd\u00fcm\u00fcndeki alternatif \u00f6nderlikleri aramaya devam edip onlar\u0131 \u00f6ne \u00e7\u0131karmak isteyece\u011fi, hem de I\u015e\u0130D barbarl\u0131\u011f\u0131n\u0131n mazeret zeminini kullanarak yeni ve geni\u015f \u00e7apl\u0131 kara operasyonlar\u0131n\u0131n denenmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131laca\u011f\u0131 politik y\u00f6nelimlere tan\u0131kl\u0131k edecek. Kesin olan bir \u015fey var ki, 2008 ekonomik krizi ile emperyalizmin ve Siyonizmin b\u00f6lgede tecrit olma tehlikesinin birle\u015fen dinamikleri, Beyaz Saray&#8217;\u0131n \u00f6ncelikli kayg\u0131lar\u0131 aras\u0131nda ve emperyalizmin bu tarihsel buhran\u0131 alt edebilmesi, kendi varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrebilmesi i\u00e7in bir zorunluluk.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Sonu\u00e7lar ve Olas\u0131l\u0131klar<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Emperyalizmin son d\u00f6nem d\u00fcnya politikalar\u0131 ve finans kapitalin ihtiya\u00e7lar\u0131 gere\u011fi ba\u015fvurdu\u011fu yeni y\u00f6nelimler, kapitalist sistem de\u011fi\u015fikli\u011finin de\u011fil, kapitalist sistemdeki de\u011fi\u015fikliklerin s\u00f6z konusu oldu\u011funu g\u00f6steriyor. Nedir bu de\u011fi\u015fiklikler?<\/p>\n\n\n\n<p>\u00d6ncelikle &#8220;k\u00fcreselle\u015fme&#8221; denilerek hatal\u0131 bir \u015fekilde adland\u0131r\u0131lan s\u00fcrecin, kapitalizme i\u00e7kin bir hareket oldu\u011funu g\u00f6rd\u00fck. &#8220;K\u00fcreselle\u015fme&#8221; denilen s\u00fcre\u00e7, asl\u0131nda ikinci payla\u015f\u0131m sava\u015f\u0131 sonras\u0131nda ya\u015fanan ekonomik geni\u015fleme d\u00f6neminin 1970&#8217;lerde ba\u015flayan kriz ile sonlanmas\u0131n\u0131n bir sonucu olarak de\u011fi\u015fen g\u00fc\u00e7ler aras\u0131 dengenin yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 nitel bir de\u011fi\u015fim. &#8220;K\u00fcreselle\u015fme&#8221;, yani asl\u0131nda sermayenin uluslararas\u0131 hareketinin ger\u00e7ekle\u015ftirdi\u011fi bu s\u0131\u00e7rama, emperyalizmin \u00f6nceki d\u00f6nemde ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 durgun b\u00fcy\u00fcmeye ve k\u00e2r oranlar\u0131ndaki d\u00fc\u015f\u00fc\u015fe d\u00f6n\u00fck olarak verdi\u011fi bir tepki ve kapitalist yeniden yap\u0131lanmaya ihtiya\u00e7 duymas\u0131n\u0131n basit bir sonucu. Emperyalistler durgun b\u00fcy\u00fcme oranlar\u0131 ve d\u00fc\u015fen k\u00e2r oranlar\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131nda daha ucuz hammadde ve i\u015fg\u00fcc\u00fc girdisi i\u00e7in, yeni pazarlar ve k\u00e2rlar i\u00e7in yeni olas\u0131l\u0131klar\u0131 ortaya \u00e7\u0131karmaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131lar. Sermaye hareketinin \u00f6n\u00fcndeki engelleri ortadan kald\u0131rd\u0131lar ve h\u00fck\u00fcmetlere bask\u0131 kurdular.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Bu ba\u011flamda finans sekt\u00f6r\u00fcnde ya\u015fanan geli\u015fme, s\u00fcrekli k\u00e2r etme ihtiyac\u0131nda olan sermayenin, s\u0131nai yat\u0131r\u0131mlar alan\u0131nda azami k\u00e2rlar\u0131na ula\u015famamas\u0131n\u0131n ve yeni kazan\u00e7lar elde etmek i\u00e7in ba\u015fka alanlara y\u00f6nelmek zorunda kalmas\u0131n\u0131n bir sonucudur. Sermayenin bu hareketi, kapitalist \u00fcretim yasalar\u0131n\u0131n \u00e7er\u00e7evesi i\u00e7erisinde ger\u00e7ekle\u015fmi\u015ftir. Yine 1960&#8217;lardan bu yana, hammaddelerin kontrol\u00fc ve pazarlar\u0131n geni\u015fletilmesi sermaye ihrac\u0131n\u0131n esas i\u015flevi olmaktan \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r ve ola\u011fan bir i\u015flevi h\u00e2line gelmi\u015ftir. Bug\u00fcn sermaye ihrac\u0131n\u0131n esas i\u015flevi, emperyalist \u00fclkeler ve tekeller \u00e7\u0131k\u0131\u015fl\u0131 sermayenin kendisini uluslararas\u0131 \u00e7apta ger\u00e7ekle\u015ftirmesi, yani geni\u015fletmesi ihtiyac\u0131 ile belirlenmektedir. Bu yeni belirlenim, d\u00fc\u015fen k\u00e2r oranlar\u0131na d\u00f6n\u00fck olarak dengenin sa\u011flanabilmesi i\u00e7in emek-g\u00fcc\u00fcn\u00fcn uluslararas\u0131 boyutta bir neo-liberal ya\u011fmaya tabi tutulmas\u0131 zorunlulu\u011fundan do\u011fmaktad\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>Bu durum, yerli sanayi burjuvazilerinin emperyalist sermayenin egemenli\u011fi alt\u0131nda ve onun \u00e7\u0131karlar\u0131 gere\u011fince \u015fekillenmesine yol a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131r. Yar\u0131-s\u00f6m\u00fcrge ve s\u00f6m\u00fcrge \u00fclkelerde ulusal gelir i\u00e7inde sanayinin pay\u0131 artt\u0131k\u00e7a emperyalizme olan ba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131k katsay\u0131s\u0131 da artm\u0131\u015ft\u0131r. S\u0131n\u0131f ili\u015fkilerinin bu yeni geli\u015fiminin \u00e7ok \u00f6nemli bir politik getirisi olmu\u015ftur. Komprador burjuvazi-toprak a\u011falar\u0131-emperyalizm ittifak\u0131na kar\u015f\u0131 olarak &#8220;ilerici&#8221; milli sanayi burjuvazisine &#8220;devrimci&#8221; bir rol atfeden a\u015famac\u0131 Stalinist politikan\u0131n yanl\u0131\u015fl\u0131\u011f\u0131 bir kere daha kan\u0131tlanm\u0131\u015ft\u0131r. Stalinizmin politik bir gelenek olarak kuyru\u011funa tak\u0131ld\u0131\u011f\u0131, kendi s\u00f6m\u00fcr\u00fcc\u00fc \u00e7\u0131karlar\u0131 i\u00e7in arada bir yabanc\u0131 mallar\u0131n ithaline kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131karak &#8220;ilericilik&#8221; payesi alan yerli sanayi burjuvazileri, emperyalizmin son d\u00f6nem y\u00f6neldi\u011fi ekonomi politi\u011fi gere\u011fi ayn\u0131 mallar\u0131 kendisi \u00fcretmeye ba\u015flay\u0131nca, emperyalizmle olduk\u00e7a kal\u0131c\u0131 ve g\u00fcvenilir bir ba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131k ili\u015fkileri a\u011f\u0131 kurmu\u015ftur. Bunun anlam\u0131 emperyalist olmayan \u00fclkelerde, s\u00fcrekli devrim teorimizin \u00f6ng\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc ko\u015fullar\u0131n ve s\u0131n\u0131f ili\u015fkileri ile dinamiklerinin hi\u00e7 olmad\u0131\u011f\u0131 kadar olgunla\u015fm\u0131\u015f oldu\u011fudur.<\/p>\n\n\n\n<p>Yar\u0131-s\u00f6m\u00fcrge ve s\u00f6m\u00fcrge \u00fclkelerde s\u00fcrekli devrim politikam\u0131z\u0131n olgunla\u015fan ko\u015fullar\u0131, emperyalizmin metropoller de dahil d\u00fcnya genelinde girdi\u011fi krizle tamamlan\u0131yor. Bu kriz, tarihte daha \u00f6nce tan\u0131kl\u0131k etmedi\u011fimiz bir tak\u0131m \u00f6zg\u00fcl zay\u0131fl\u0131klar\u0131 do\u011furuyor. D\u00f6nemden d\u00f6neme de\u011fi\u015fen ihtiya\u00e7lar ve krizin farkl\u0131la\u015fan etkileri, emperyalizmin \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc koruman\u0131n en etkili yollar\u0131 konusunda farkl\u0131 politikalar\u0131n ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131n\u0131 sa\u011fl\u0131yor. Bu d\u00fczlemde askeri m\u00fcdahaleler de, demokratik gericilik siyaseti de emperyalizmin \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc koruman\u0131n pe\u015finde olan se\u00e7enekler. Emperyalistler a\u00e7\u0131s\u0131ndan as\u0131l tart\u0131\u015fma, bu \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc koruman\u0131n en etkili yolunun hangisi oldu\u011fu.<\/p>\n\n\n\n<p>ABD son d\u00f6nemde ald\u0131\u011f\u0131, Irak&#8217;taki askeri varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 nicel olarak \u00e7o\u011faltma ve yeni bir \u00fcs a\u00e7ma karar\u0131yla, Ortado\u011fu&#8217;da son s\u00fcre\u00e7te ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 zay\u0131flamay\u0131 a\u015fma \u00e7abas\u0131nda. Irak&#8217;ta al\u0131nan sava\u015f yenilgisi, despotik diktat\u00f6rl\u00fckleri deviren kitlesel devrimler ve Filistin direni\u015finin s\u00fcreklili\u011fi, b\u00f6lgede emperyalizmi ve Siyonizmi tecrit edilme tehlikesi ile ba\u015f ba\u015fa b\u0131rakarak, sosyalist devrim ad\u0131na tarihsel bir f\u0131rsat yaratt\u0131. ABD, \u0130slamc\u0131-fa\u015fist para-militer \u00e7etelerin ilerleyi\u015fini mazeret olarak g\u00f6stererek bu tarihsel f\u0131rsat\u0131n sosyal dayanaklar\u0131n\u0131 yok etme arzusunda. Kendi \u00e7\u0131karlar\u0131 ad\u0131na ger\u00e7ekle\u015ftirdi\u011fi askeri operasyonlar\u0131 kamuoyuna kabul ettirmekte zorlanan ABD emperyalizmi, \u0130slam Devleti&#8217;nin yay\u0131lmac\u0131 siyasetiyle tarihsel bir f\u0131rsat yakalam\u0131\u015f bulunuyor.ABD burjuvazisi, \u0130slam Devleti&#8217;nin barbarl\u0131\u011f\u0131n\u0131 uzun senelerdir arad\u0131\u011f\u0131 me\u015fruiyet zemini olarak kullanarak, b\u00f6lge emek\u00e7ileri nezdinde prestijini yeniden in\u015fa etmek ve b\u00f6lgedeki devrimci s\u00fcreci sonland\u0131rmak istiyor. B\u00f6lgede devrimlerin kar\u015f\u0131s\u0131nda yer alarak bask\u0131c\u0131 rejimlere yedeklenen Castro-Chavizm benzeri Stalinizmin \u00e7e\u015fitli varyantlar\u0131, kendi burjuvazilerinin jeo-stratejik kayg\u0131lar\u0131n\u0131 payla\u015farak kar\u015f\u0131-devrim cephesinde yer alm\u0131\u015f olan Avrupa sosyal-demokrasisi ve bu sosyal-demokrasinin politik yarg\u0131lar\u0131n\u0131 payla\u015fan Syriza ve Podemos benzeri yeni ulusal &#8220;anti-kapitalist&#8221; partiler, ABD&#8217;nin bu hedefine ula\u015fmas\u0131na dolayl\u0131 veya dolays\u0131z yoldan yard\u0131m ediyorlar.<\/p>\n\n\n\n<p>Her ne kadar ABD, ekonomik krizi belirli bir oranda Avrupa&#8217;ya ihra\u00e7 etmeyi ba\u015farm\u0131\u015f da olsa, ABD&#8217;nin mevcut ekonomisi, Ortado\u011fu&#8217;da yeni bir askeri kara sald\u0131r\u0131s\u0131 politikas\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrmek i\u00e7in orta ve uzun vadede destek\u00e7i olmayacakt\u0131r. Buna ra\u011fmen, emperyalistler ABD \u00f6nderli\u011finde k\u0131sm\u00ee \u00e7\u0131kar farkl\u0131l\u0131klar\u0131n\u0131 bir kenara b\u0131rakarak, b\u00f6lgedeki devrimci dinamiklere kar\u015f\u0131 yeni bir askeri koalisyon \u00f6rg\u00fctleyebilirler.<\/p>\n\n\n\n<p>Uluslararas\u0131 ak\u0131m\u0131m\u0131z, emperyalizmin g\u00f6rece zay\u0131fl\u0131\u011f\u0131ndan yararlanarak Arap devrimlerine ve Avrupa seferberliklerine m\u00fcdahale konusunda, kendi iste\u011fine ba\u011fl\u0131 olmayarak etkili olamam\u0131\u015ft\u0131r. Tarihsel olanaklar\u0131n yaratt\u0131\u011f\u0131 geni\u015f politik ve askeri f\u0131rsatlar, ak\u0131m\u0131m\u0131z\u0131n program\u0131na ihtiya\u00e7 duymaktad\u0131r. Nas\u0131l ki bug\u00fcn emperyalizmin ve kar\u015f\u0131-devrimin motoru ABD ise, sosyalist devrimin motoru da D\u00f6rd\u00fcnc\u00fc Enternasyonal&#8217;dir.<\/p>\n\n\n\n<p>Geni\u015f politik ve askeri f\u0131rsatlar\u0131n ak\u0131m\u0131m\u0131z\u0131n program\u0131na ihtiyac\u0131 oldu\u011fu gibi, ak\u0131m\u0131m\u0131z\u0131n da devrimci ilkeler \u00fczerinde in\u015fa edilen taktiksel eylem birliklerine ve stratejik birle\u015fmelere ihtiyac\u0131 vard\u0131r. Bug\u00fcn ise Ortado\u011fu&#8217;daki devrimci durumun bize sundu\u011fu politik ve askeri olanaklar, s\u00fcrekli devrim politikam\u0131z\u0131n ko\u015fullar\u0131n\u0131n \u00e7\u00fcr\u00fcmeye y\u00fcz tutacak derecede olgunla\u015fm\u0131\u015f olmas\u0131, \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc b\u00fcy\u00fck ekonomik buhran, emperyalizmin tarihsel krizi ve ABD&#8217;nin yeni bir kara sald\u0131r\u0131s\u0131 ba\u015flatma olas\u0131l\u0131\u011f\u0131, y\u00fckselen seferberlikler \u00fczerinden ya\u015fanabilecek yeni birlikleri ve birle\u015fmeleri enternasyonalistlerin g\u00fcndemine almas\u0131n\u0131 zorluyor. Bu ba\u011flamda Leninist bir d\u00fcnya partisinin in\u015fas\u0131 yolunda devrimcilerin birli\u011finin \u00f6nemi, uluslararas\u0131 s\u0131n\u0131flar m\u00fccadelesinin her alan\u0131nda kendini hat\u0131rlat\u0131yor.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>17.06.2015<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p><strong>Dipnotlar:<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p><strong>1.)<\/strong> Hardt ile Negri&#8217;nin Leninist emperyalizm teorisine dair revizyonlar\u0131 bununla da s\u0131n\u0131rl\u0131 kalmad\u0131. \u0130kisi de &#8220;k\u00fcreselle\u015fme&#8221; denilen s\u00fcrecin &#8220;Birinci ve \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc D\u00fcnya&#8221;&nbsp; aras\u0131ndaki s\u0131n\u0131rlar\u0131 t\u00f6rp\u00fcledi\u011fini iddia etti. Aktaran i\u00e7in bkz. &#8220;XXI. Y\u00fczy\u0131lda Emperyalizm&#8221;, Claudia Katz, Yaz\u0131n Yay\u0131nc\u0131l\u0131k, Kas\u0131m 2004, sf. 64. Bu iddia ciddi bir teorik cevab\u0131 hak etmemektedir ancak yine de, 1880&#8217;de emperyalist \u00fclkelerde Gayri Safi Yurt \u0130\u00e7i Has\u0131lan\u0131n s\u00f6m\u00fcrge ve yar\u0131-s\u00f6m\u00fcrge \u00fclkelerdekinin 2 kat\u0131 oldu\u011fu ve bu fark\u0131n 1903&#8217;te 3 kata, 1950&#8217;de 5 kata, 1970&#8217;de ise 7 kata \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131n\u0131 ifade etmek yeterli olacakt\u0131r. Kapitalizmin mant\u0131\u011f\u0131 gere\u011fi bu fark, katlanarak a\u00e7\u0131lmaktad\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>2.)<\/strong> Veciz bir \u00f6rnek verelim. Emperyalizmin yoksul d\u00fcnya halklar\u0131n\u0131 &#8220;yeniden s\u00f6m\u00fcrgele\u015ftirdi\u011fini&#8221; iddia eden LIT-CI \u00f6nderli\u011fi, tam da bu tezi kabul etti\u011fi i\u00e7in politik program\u0131nda, klasik anlamda s\u00f6m\u00fcrgecilik kar\u015f\u0131t\u0131 olan yeni devrimlerin patlak verece\u011fi yan\u0131lg\u0131s\u0131na d\u00fc\u015f\u00fcyor. Uluslararas\u0131 yay\u0131n organlar\u0131nda emperyalizm \u00fczerine \u00e7\u0131kan bir yaz\u0131dan k\u0131sa bir pasaj al\u0131nt\u0131layal\u0131m: &#8220;<em>Yukarda ki durumdan dolay\u0131 bu \u00fclkelerin yeniden s\u00f6m\u00fcrgele\u015ftirilmesi ulusal burjuvazinin direncinden de\u011fil bu \u00fclkelere y\u00f6nelik b\u00fct\u00fcnl\u00fckl\u00fc ekonomik, politik ve askeri sald\u0131r\u0131lar\u0131n sonucunda travmatik olacak.&nbsp; Bu sald\u0131r\u0131lara kar\u015f\u0131 halk\u0131n direni\u015fi ise d\u00fcnya devriminin \u00f6zel bir k\u0131sm\u0131 olarak s\u00f6m\u00fcrgecilik kar\u015f\u0131t\u0131 devrimleri a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131karacakt\u0131r.&#8221; <\/em>Bkz. &#8220;<a href=\"http:\/\/www.litci.org\/en\/index.php?option=com_content&amp;view=article&amp;id=2568:the-validity-of-lenins-imperialism-theory&amp;catid=729:international-courier&amp;Itemid=39\">The validity of Lenin&#8217;s imperialism theory<\/a>&#8220;, Nazareno Godeiro, (http:\/\/www.litci.org\/en\/index.php?option=com_content&amp;view=article&amp;id=2568:the-validity-of-lenins-imperialism-theory&amp;catid=729:international-courier&amp;Itemid=39). Eri\u015fim tarihi 03.04.2015.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>3.)<\/strong> Aktaran i\u00e7in bkz. http:\/\/enternasyonalbulten.blogspot.com.tr\/2015\/01\/emperyalizm.html<\/p>\n\n\n\n<p><strong>4.)<\/strong> Bu durum K\u00fcresel De\u011fer Zinciri (Global Value Chain-GVC) olarak adland\u0131r\u0131l\u0131yor.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>5.)<\/strong> 30-40 y\u0131l vadeli, d\u00fc\u015f\u00fck faizli kredilerle ve arac\u0131 sigorta kurumlar\u0131yla in\u015faat sekt\u00f6r\u00fcnde bir canlanma ger\u00e7ekten de ya\u015fand\u0131. Hollanda&#8217;da kent merkezlerine yak\u0131n alanlarda ikinci payla\u015f\u0131m sava\u015f\u0131ndan bu yana konut yap\u0131lmas\u0131 yasak olmas\u0131na ra\u011fmen h\u0131zl\u0131 bir yap\u0131la\u015fma kendisini o b\u00f6lgelerde d\u00e2hi hissettirdi. Bkz. &#8220;Emperyalizm Nereye? Bir Krizin Panoramas\u0131 ve S\u00fcrece Dair Analizler&#8221;, Devrimci Hareket Yay\u0131nlar\u0131, G\u00fcncel Defter 5, Aral\u0131k 2008, sf. 10. Ancak bu canlanma kriz ihtimalini ortadan kald\u0131rmad\u0131 sadece \u00f6teledi. Hollanda&#8217;l\u0131 Belediye Meclis \u00fcyesi Adrie Duivesteijn devletin konut pazar\u0131ndan \u00e7ekilmesinin sonu\u00e7lar\u0131n\u0131 \u015f\u00f6yle \u00f6zetliyor: &#8220;<em>Hollanda Avrupa i\u00e7erisinde kiralar\u0131n en uygun oldu\u011fu \u00fclke. Yakla\u015fan kira art\u0131\u015f\u0131 d\u00f6nemiyle beraber kiran\u0131n en y\u00fcksek oldu\u011fu \u00fclke haline gelece\u011fiz&#8230;D\u00fc\u015f\u00fck gelirli insanlar konut stokunun giderek k\u00fc\u00e7\u00fclen bir b\u00f6l\u00fcm\u00fcnde bar\u0131n\u0131yorlar. Bar\u0131nma, Hollanda&#8217;da \u015fehirlerde fiziksel ayr\u0131m\u0131n motor g\u00fcc\u00fc haline geldi.<\/em>&#8221; Aktaran i\u00e7in bkz. &#8220;K\u00fcreselle\u015fme, Neoliberal \u0130ddialar Radikal Yan\u0131tlar&#8221;, Robert Went, Yaz\u0131n Yay\u0131nc\u0131l\u0131k, 1. bask\u0131, Ekim 2001, sf 52.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>6.)<\/strong> Ricardo Petrella, &#8220;Les Nouvelles Tables de la Loi&#8221;, Le Monde Diplomatique, Ekim 1995. Akt. i\u00e7in bkz. Robert Went, agy. sf.17.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>7.)&nbsp;<\/strong>Bkz. Robert Went, agy, sf. 37.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>8.)<\/strong> Kaynak i\u00e7in bkz. &#8220;G\u00fcn\u00fcm\u00fczde Emperyalizm, Sermaye ve \u00dcretimin Uluslararas\u0131la\u015fma S\u00fcreci&#8221;, \u0130brahim Ok\u00e7uo\u011flu, Akademi Yay\u0131nlar\u0131, Birinci Bask\u0131, Kas\u0131m 2011, sf. 125.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>9.)<\/strong> Bkz. Robert Went, agy. sf. 41.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>10.)<\/strong> Bkz. Robert Went, agy. sf. 42<\/p>\n\n\n\n<p><strong>11.)<\/strong> IMF, DB, DT\u00d6 gibi egemen kurumlar\u0131n yerel sermayeyi iflasa g\u00f6t\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc ve ulusal egemen g\u00fc\u00e7lerin de bu iflastan do\u011fal olarak y\u00fcksek zararlara \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 bir ger\u00e7ek. UNCTAD&#8217;\u0131n yapt\u0131\u011f\u0131 bir \u00e7al\u0131\u015fmaya g\u00f6re Uruguay Raundu&#8217;nun sonu\u00e7lar\u0131ndan birisi de, en yoksul 48 \u00fclkenin azalan ihracat ve y\u00fckselen g\u0131da ithali sebebiyle y\u0131lda 300 milyar dolardan 600 milyar dolara kadar u\u011frayaca\u011f\u0131 y\u0131k\u0131c\u0131 zarar\u0131n kendisi.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>12.)<\/strong> TPP, yani Pasifik \u00d6tesi Ticaret Anla\u015fmas\u0131. 2011 y\u0131l\u0131n\u0131n 12 Kas\u0131m\u2019\u0131nda, ABD ve ABD \u00f6nderli\u011findeki Avustralya, Brunei Darussalam, \u015eili, Malezya, Yeni Zelanda, Peru, Singapur ve Vietnam gibi \u00fclkelerin g\u00fcndemine gelen ortakl\u0131k anla\u015fmas\u0131. Daha sonra gruba Meksika, Kanada ve Japonya\u2019n\u0131n da kat\u0131lmas\u0131yla b\u00fcy\u00fcyerek 12 \u00fclkeyi kapsam\u0131\u015f olan ekonomik bir &#8220;ortakl\u0131k&#8221;.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>13.)<\/strong> Trans Atlantik Ticaret ve Yat\u0131r\u0131m Ortakl\u0131\u011f\u0131&#8217;n\u0131n m\u00fczakerelerine 2013 y\u0131l\u0131nda ba\u015fland\u0131. Taraflar ABD ve 28 Avrupa Birli\u011fi \u00fclkesinde olu\u015fuyor. Anla\u015fman\u0131n temel hedefi iki b\u00f6lge aras\u0131ndaki yat\u0131r\u0131m ve ticaretin geli\u015ftirilmesi.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>14.)<\/strong> Hizmet Ticaret Anla\u015fmas\u0131. Olduk\u00e7a farkl\u0131 co\u011frafyalardan olu\u015fan toplam 50 \u00fclkenin 23 h\u00fck\u00fcmetiyle m\u00fczakereleri devam eden ve uluslararas\u0131 hizmet ticaretini konu alan bir anla\u015fma.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>15.)<\/strong> S\u00f6z konusu \u00e7al\u0131\u015fma i\u00e7in bkz. (http:\/\/www.oecd.org\/sti\/ind\/interconnected-economies-GVCs-synthesis.pdf). Eri\u015fim tarihi 25.05.2015<\/p>\n\n\n\n<p><strong>16.)<\/strong> Bkz. MIT Center for Transportation and Logistics, 2009. Aktaran i\u00e7in bkz. (http:\/\/enternasyonalbulten.blogspot.com.tr\/2015\/01\/emperyalizm.html). Eri\u015fim tarihi 19.05.2015<\/p>\n\n\n\n<p><strong>17.)<\/strong> Kaynak i\u00e7in bkz. \u0130brahim Ok\u00e7uo\u011flu, agy. sf. 252.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>18.)<\/strong> Kaynak i\u00e7in bkz. \u0130brahim Ok\u00e7uo\u011flu, agy. sf. 253.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>19.)<\/strong> Kaynak i\u00e7in bkz. \u0130brahim Ok\u00e7uo\u011flu, agy. sf. 254.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>20.)<\/strong> T\u00fcrkiye&#8217;de Tro\u00e7kist \u00e7evrelerin ilk \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131 yay\u0131nlardan birisinde bu durum i\u00e7in &#8220;<em>ba\u011f\u0131ml\u0131 sanayile\u015fme<\/em>&#8221; deniliyor. Pasaj \u015f\u00f6yle: &#8220;<em>Art\u0131k bu \u00fclkelerle emperyalist \u00fclkeler aras\u0131ndaki ili\u015fki sadece tar\u0131mla sanayi ili\u015fkisi olarak g\u00f6r\u00fclemez, \u00e7\u00fcnk\u00fc s\u00f6z konusu olan bu \u00fclkelerin yabanc\u0131 sermayenin egemenli\u011fi alt\u0131nda ve onun \u00e7\u0131karlar\u0131 do\u011frultusunda da olsa, belirli bir sanayile\u015fmeye girmi\u015f olmalar\u0131 ve kapitalizm \u00f6ncesi ili\u015fkilerin tasfiyesinin h\u0131zlanmas\u0131d\u0131r. Buna bir ba\u011f\u0131ml\u0131 sanayile\u015fme ad\u0131n\u0131 verebiliriz.<\/em>&#8221; Bkz. &#8220;T\u00fcrkiye Nereye Gidiyor? T\u00fcrkiye&#8217;de S\u00fcrekli Devrim&#8221;, Ele\u015ftiri Yay\u0131nevi, Birinci Bask\u0131, Haziran 1980, sf. 52.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>21.)<\/strong> Kaynak i\u00e7in bkz. McKinsey\/FAZ. Aktaran i\u00e7in bkz. \u0130brahim Ok\u00e7uo\u011flu, agy. sf. 180.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>22.)<\/strong> A\u015fa\u011f\u0131da g\u00f6rece\u011fimiz \u00fczere ABD&#8217;nin y\u00f6nlendirmesi arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla olu\u015fturulacak sava\u015f sonras\u0131 Avrupa, ABD&#8217;nin k\u0131ta genelinde askeri \u00fcs a\u00e7mas\u0131n\u0131 da olduk\u00e7a kolayla\u015ft\u0131rd\u0131.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>23.)<\/strong> Aktaran i\u00e7in bkz. (http:\/\/iscicephesi.net\/uluslararas\/97-avrupa\/2528-avrupa-kime-karsi-silahlaniyor). Eri\u015fim tarihi 05.04.2015.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>24.)<\/strong>&nbsp;Kaynak i\u00e7in bkz. \u0130brahim Ok\u00e7uo\u011flu, agy. sf.217.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>25.)<\/strong> Bu tablo ayn\u0131 zamanda Avrupa Birli\u011fi i\u00e7erisinde ya\u015fanan \u00e7atlaklar\u0131 abart\u0131l\u0131 ve asl\u0131nda d\u00fcped\u00fcz hatal\u0131 bir \u015fekilde yorumlayan \u00f6l\u00fc do\u011fan analizleri de te\u015fhir ediyor. Bunun en g\u00fczel \u00f6rne\u011fini <em>Ya\u015fayan Marksizm <\/em>dergisinde yay\u0131mlam\u0131\u015f bir makaleden verebiliriz. Emperyalizmin mevcut durumunun tart\u0131\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131 yaz\u0131da \u015f\u00f6yle deniyor: &#8220;<em>B\u00f6ylece Almanya&#8217;n\u0131n ba\u015f\u0131n\u0131 \u00e7ekti\u011fi cari fazlaya sahip &#8216;Merkez \u00dclkeler Blo\u011fu&#8217; ile Fransa&#8217;n\u0131n ba\u015f\u0131n\u0131 \u00e7ekti\u011fi cari a\u00e7\u0131\u011fa sahip &#8216;\u00c7evre \u00dclkeler Blo\u011fu&#8217; \u015feklinde bir ayr\u0131\u015fma g\u00f6r\u00fclmektedir.<\/em>&#8221; Bkz. Ya\u015fayan Marksizm, Yerel S\u00fcreli Yay\u0131n, Say\u0131 3, sf. 182. E\u011fer yazar\u0131n dedi\u011fi do\u011fru ise, Fransa ve Almanya aras\u0131nda geli\u015febilecek olas\u0131 bir sava\u015f durumunda, sosyalistler iki emperyalist \u00fclkenin sava\u015fmas\u0131 durumunda ba\u015fvurduklar\u0131 devrimci yenilgicilik takti\u011fini bir kenara b\u0131rakarak emperyalist Fransa&#8217;y\u0131 desteklemek durumunda kalacakt\u0131r. Ancak \u00f6te yandan yazar, &#8220;\u00e7evre \u00fclkeler blo\u011funun&#8221; ba\u015f\u0131n\u0131 \u00e7ekti\u011fini iddia etti\u011fi Fransa&#8217;n\u0131n emperyalist karakterini kaybedip kaybetmedi\u011fi \u00fczerine bir \u00f6nerme getirmemektedir, b\u00f6ylece b\u00fct\u00fcn tezleri havada kalmaktad\u0131r. Bu tezin bir di\u011fer tehlikesi de &#8220;\u00e7evre \u00fclkeler blo\u011funun&#8221; ba\u015f\u0131 oldu\u011fu s\u00f6ylenen Fransa&#8217;n\u0131n Mali i\u015fgali ile Rusya&#8217;n\u0131n K\u0131r\u0131m i\u015fgalini birbirlerine do\u011frudan do\u011fruya e\u015fitlemesidir. Bu tam olarak 2. dipnotta bahsetti\u011fimiz duruma bir \u00f6rnektir.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>26.)<\/strong> 1996-2000 seneleri aras\u0131nda ABD&#8217;nin yakalad\u0131\u011f\u0131 ivme Avrupa&#8217;y\u0131 geride b\u0131rakm\u0131\u015ft\u0131.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>27.)<\/strong> Aktaran i\u00e7in bkz. C. Katz. agy. sf 17.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>28.)<\/strong>&nbsp;1999&#8217;da Polonya, \u00c7ek Cumhuriyeti ve Macaristan NATO&#8217;ya kat\u0131lmadan birka\u00e7 g\u00fcn \u00f6nce d\u00f6nemin \u0130ngiltere Ba\u015fbakan\u0131 Tony Blair, NATO&#8217;dan ba\u011f\u0131ms\u0131z bir Avrupa ordusu kurma yolundaki faaliyetlere kat\u0131laca\u011f\u0131n\u0131 duyurmu\u015ftu. Bkz. &#8220;G\u00fcncel Yorumlar&#8221;, Immanuel Wallerstein, Aram Yay\u0131nc\u0131l\u0131k, Eyl\u00fcl 2001, sf. 63.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>29.)<\/strong> Bu durumun ilgin\u00e7 bir istisnas\u0131 Ekim 1999&#8217;da ya\u015fand\u0131. Fransa Cumhurba\u015fkan\u0131 Jacques Chirac, \u0130ngiltere Ba\u015fbakan\u0131 Tony Blair ve Almanya \u015eans\u00f6lyesi Gerhard Schr\u00f6der taraf\u0131ndan ortakla\u015fa imzalanm\u0131\u015f bir bildiri, &#8220;Hepimizin \u0130htiyac\u0131 Olan Bir Anla\u015fma&#8221; ba\u015fl\u0131\u011f\u0131yla <em>New York Times<\/em>&#8216;da 8 Ekim 1999 tarihinde yay\u0131nland\u0131. Bildiride ABD&#8217;nin n\u00fckleer silahlanma konusunda izledi\u011fi haks\u0131z ve e\u015fitsiz politikan\u0131n de\u011fi\u015ftirilmesi talep ediliyordu ve bu y\u00f6nde yeni bir anla\u015fman\u0131n yap\u0131lmas\u0131 gerekti\u011fi vurgulan\u0131yordu. Metin &#8220;<em>reddin ayn\u0131 zamanda NATO i\u00e7inde k\u00f6kl\u00fc g\u00f6r\u00fc\u015f ayr\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131n mevcut oldu\u011funun ifadesi anlam\u0131na gelece\u011fini<\/em>&#8221; s\u00f6yl\u00fcyordu. Bu tehdide ra\u011fmen ABD senatosu, Kapsaml\u0131 N\u00fckleer Test Yasa\u011f\u0131 Anla\u015fmas\u0131&#8217;n\u0131 onaylamad\u0131. Bkz. I. Wallerstein, agy. sf. 95,96.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>30.)<\/strong> Fransa ve \u0130ngiltere de ABD&#8217;ye kar\u015f\u0131 oy kullananlar aras\u0131ndayd\u0131.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>31.)<\/strong>&nbsp;Bkz. &#8220;G\u00fcney \u00c7in Denizi yak\u0131nlar\u0131ndaki tatbikat \u00c7in&#8217;i k\u0131zd\u0131rd\u0131&#8221;, (http:\/\/tr.euronews.com\/2012\/04\/17\/guney-cin-denizi-yakinlarindaki-tatbikat-cin-i-kizdirdi\/) ve &#8220;Rusya ve \u00c7in&#8217;den ortak deniz tatbikat\u0131&#8221;, (http:\/\/tr.euronews.com\/2012\/04\/22\/rusya-ve-cin-den-ortak-deniz-tatbikati\/). Haberde \u015f\u00f6yle yaz\u0131yor: &#8220;<em>Bununla birlikte \u00c7inli yetkililer tatbikat\u0131n \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc taraflara g\u00f6zda\u011f\u0131 vermek i\u00e7in yap\u0131lmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6ylese de tatbikat, Amerika Birle\u015fik Devletleri\u2019nin Pasifik\u2019teki stratejik etkinli\u011fine y\u00f6nelik ciddi bir tehdit olarak yorumlan\u0131yor<\/em>&#8220;. Linklere eri\u015fim tarihi 03.06.2015.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>32.)<\/strong> Bkz. (http:\/\/www.bbc.com\/news\/world-middle-east-17083791). Eri\u015fim tarihi 27.05.2015.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>33.)<\/strong> Bkz. &#8220;1980: Defeat at Fiat&#8221;, Marco Revelli, 18 Ocak 2010 (https:\/\/libcom.org\/history\/1980-defeat-fiat-marco-revelli). Eri\u015fim tarihi 01.06.2015.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>34.)<\/strong> Bkz. C. Katz, agy. sf.19.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>35.)<\/strong>&nbsp;Bu ekollerin en iyi bilineni, emperyalizm teorisi \u00fczerine hat\u0131r\u0131 say\u0131l\u0131 bir literat\u00fcr\u00fcn sahibi olan Monthly Review dergisidir. Ne var ki &#8220;imparatorluk&#8221; tahlili derginin bir\u00e7ok ba\u015far\u0131l\u0131 analizini ve yorumlamas\u0131n\u0131 uluslararas\u0131 g\u00fc\u00e7 ili\u015fkilerinin anla\u015f\u0131lmas\u0131nda ger\u00e7ek\u00e7ilik d\u0131\u015f\u0131 sonu\u00e7lara ula\u015ft\u0131rmaktad\u0131r ve yer yer konspiratif bulgulara g\u00f6t\u00fcrmektedir.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>36.)<\/strong>1999 tarihli &#8220;Army War College&#8221; \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131n\u0131n verilerine g\u00f6re &#8220;<em>s\u00fcrekli deniza\u015f\u0131r\u0131 varl\u0131k dramatik bi\u00e7imde azal\u0131rken, operasyonel konu\u015fland\u0131rmalar katlanarak artm\u0131\u015ft\u0131r.<\/em>&#8221; Aktaran i\u00e7in bkz. &#8220;Emperyalizmin Yeniden Ke\u015ffi&#8221;, John Bellamy Foster, Kalkedon Yay\u0131nlar\u0131, 2. bask\u0131, Ekim 2006, sf. 101.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>37.)<\/strong>&nbsp;Aktaran i\u00e7in bkz.&nbsp; John Bellamy Foster, agy. sf. 99.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>38.)<\/strong> Y\u00fcksek maliyetli ABD tanklar\u0131n\u0131n Irak&#8217;ta \u00e7\u00f6l ikliminde aras\u0131na kum ka\u00e7t\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in nas\u0131l i\u015flemez hale geldikleri bilinen bir olgu.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>39.)<\/strong> Burada sadece tepki olarak verilen silahl\u0131 direni\u015f \u00f6rneklerini kastetmiyoruz. Mesela bkz. &#8220;Thousands protest over US military bases in Japan for third day&#8221;, Ashoka Jegroo, 17 May\u0131s 2015, (http:\/\/wagingnonviolence.org\/2015\/05\/protest-military-bases-in-japan\/). Eri\u015fim tarihi 28.05.2015. Okinawa&#8217;daki \u00fcslerin tarihi daha da gerilere gidiyor. Zira Okinawa ABD&#8217;nin Pasifik&#8217;teki deniza\u015f\u0131r\u0131 \u00fcs sisteminin merkezi. Okinawa Adas\u0131 esasen Pentagon&#8217;un askeri bir s\u00f6m\u00fcrgesi. Hava Kuvvetleri, Donanma Birlikleri, Ye\u015fil Bereliler ve Savunma \u0130stihbarat Ajans\u0131 i\u00e7in g\u00fcvenilir bir cennet.&nbsp;Okinawa&#8217;daki \u00fcs kar\u015f\u0131t\u0131 protestolar 1995&#8217;te, adada \u00fc\u00e7 ABD askerinin 12 ya\u015f\u0131ndaki bir k\u0131z \u00e7ocu\u011funa tecav\u00fcz etmesiyle daha da \u015fiddetlendi. Olaydan sonra Pasifik sorumlusu Amiral Richard C. Macke, tecav\u00fcz edecekleri yere g\u00f6t\u00fcrmek i\u00e7in araba kiralayan \u00fc\u00e7 ABD&#8217;li askere d\u00f6n\u00fck olarak, &#8220;tecav\u00fcz\u00fcn aptalca oldu\u011funa inan\u0131yorum. Arabay\u0131 kiralamak i\u00e7in verdikleri parayla k\u0131z bulabilirlerdi&#8221; dedi. \u00d6te yandan sa\u011fc\u0131 bir Japon gazetesi olan <em>Nihon Keizai Shimbun<\/em>&#8216;a g\u00f6re ABD askerlerinin \u00fcs alan\u0131nda 1972 ile 1995 aras\u0131nda i\u015flenen 4716 su\u00e7la ili\u015fkisi var. Benzer bir durum ABD \u00e7ekilmeden \u00f6nce Filipinler&#8217;de de ya\u015fand\u0131. Filipinler&#8217;deki Subic K\u00f6rfezi&#8217;nde bulunan ABD \u00fcss\u00fcn\u00fcn yan\u0131ndaki Olopango \u015fehri, ABD askerlerinin &#8220;dinlenme ve e\u011flence&#8221; yeri olarak ayr\u0131lm\u0131\u015ft\u0131 ve bu durum geni\u015f protestolara yol a\u00e7t\u0131. Aktaran i\u00e7in bkz. John Bellamy Foster, agy. sf. 106.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>40.)<\/strong> Bkz. Immanuel Wallerstein, agy. sf. 16.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>41.)<\/strong> ABD Irak&#8217;ta 11 bin askerini kaybetti, Vietnam&#8217;da ise 60 bine yak\u0131n askerini kaybetmi\u015fti. Ayn\u0131 \u015fekilde Vietnam&#8217;da 300 bine yak\u0131n ABD askeri yaraland\u0131. Bu say\u0131 Irak&#8217;takinin 10 kat\u0131 kadar.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>42.)<\/strong> Bkz. (http:\/\/www.tuicakademi.org\/index.php\/yazarlar1\/85-aslihan-baser-tum-yazilari\/703-kolombiya-ve-farc-sorunu). Eri\u015fim tarihi 02.06.2015.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>43.) <\/strong>Suudi Arabistan&#8217;\u0131n yeni kral\u0131n\u0131n ABD ile olan ili\u015fkilerini \u00f6nceye oranla so\u011futmas\u0131 \u00fczerine bkz. (http:\/\/www.nytimes.com\/2015\/05\/11\/world\/middleeast\/king-salman-upends-status-quo-in-region-and-the-royal-family.html?_r=0). Eri\u015fim tarihi 02.06.2015.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>44.)<\/strong> Aktaran i\u00e7in bkz. John Bellamy Foster, agy. sf. 47 ve 48.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>45.)<\/strong> Irak, 1958&#8217;den itibaren, geli\u015fmi\u015f teknolojik donan\u0131mlara sahip Sovyet silahlar\u0131 i\u00e7in \u00f6nemli bir pazar h\u00e2lini alm\u0131\u015ft\u0131. 1972&#8217;de Irak, SSCB ile 15 y\u0131ll\u0131k dostluk ve i\u015fbirli\u011fi anla\u015fmas\u0131 imzalad\u0131.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>46.)<\/strong> Burada elbette dolays\u0131z askeri i\u015fgalden bahsediyoruz. Yoksa ABD, CIA k\u00f6kenli el\u00e7ilerini veya yard\u0131m kurulu\u015flar\u0131n\u0131 paravan kurumlar olarak kullanarak kiralad\u0131\u011f\u0131 kar\u015f\u0131-devrimci kadrolar\u0131n\u0131 \u00fclke i\u00e7ine sokmu\u015ftu. Bununla ula\u015fmak istedi\u011fi ama\u00e7 kar\u015f\u0131-devrimi \u00f6rg\u00fctlemek, devrimin rejimi ezip ge\u00e7mesine \u00f6nlemek, o olmazsa devrimin &#8220;demokratik a\u015famas\u0131nda&#8221; kalmas\u0131n\u0131 sa\u011flamak ve m\u00fccadeleyi yozla\u015ft\u0131r\u0131p s\u00f6n\u00fcmlenmesini sa\u011flamakt\u0131.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>47.)<\/strong> Birle\u015fmi\u015f Milletler&#8217;in (BM) 1984&#8217;te Irak&#8217;\u0131n \u0130ran askerlerine kar\u015f\u0131 kimyasal silah kulland\u0131\u011f\u0131n\u0131 tespit etmesiyle ABD ile olan diplomatik ili\u015fkilerde bir s\u0131\u00e7rama ya\u015fand\u0131 \u00e7\u00fcnk\u00fc kimyasal silah ihrac\u0131 ABD \u00e7\u0131k\u0131\u015fl\u0131yd\u0131. ABD D\u0131\u015fi\u015fleri Bakanl\u0131\u011f\u0131, Irak&#8217;\u0131 &#8220;ter\u00f6rizmi destekleyen devletler&#8221; listesinden \u00e7\u0131kard\u0131. Reagan&#8217;\u0131n Irak&#8217;la g\u00f6r\u00fc\u015fmesi i\u00e7in b\u00f6lgeye g\u00f6nderdi\u011fi el\u00e7i, daha sonra ABD Savunma Bakan\u0131 olacak Donald Rumsfeld&#8217;d\u0131. 1986&#8217;da BM G\u00fcvenlik Konseyi&#8217;nin Irak&#8217;\u0131 hardal gaz\u0131 kulland\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in k\u0131nayan karar\u0131na kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kan tek \u00fclke ABD idi.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>48.)<\/strong> Aktaran i\u00e7in bkz. &#8220;Irak i\u015fgalinin perde arkas\u0131&#8221;, RUPE, Yordam Kitap, Birinci Bas\u0131m, Haziran 2007, sf. 41. Bu ba\u011flamda ABD, sava\u015f\u0131 Irak&#8217;\u0131n kazanmas\u0131 i\u00e7in elinden geleni yapt\u0131. 1995&#8217;te ABD Senatosu&#8217;nun yapt\u0131\u011f\u0131 bir ara\u015ft\u0131rmaya g\u00f6re sava\u015f s\u0131ras\u0131nda Irak&#8217;\u0131n biyolojik silah yapmak i\u00e7in kulland\u0131\u011f\u0131 b\u00fct\u00fcn \u00f6rnekler ABD taraf\u0131ndan g\u00f6nderilmi\u015fti.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>49.)<\/strong>&nbsp;1961 ve 1965 seneleri aras\u0131nda ABD D\u0131\u015fi\u015fleri Bakanl\u0131\u011f\u0131&#8217;na ba\u011fl\u0131 Politika Planlama Konseyi&#8217;nde \u00e7al\u0131\u015fan ve Amerikan Ortado\u011fu Ara\u015ft\u0131rmalar\u0131 Birli\u011fi&#8217;nin kurucular\u0131ndan olan William R. Polk durumu \u015f\u00f6yle anlat\u0131yor: &#8220;<em>ABD h\u00fck\u00fcmetinin Arap devletleri aras\u0131ndaki s\u0131n\u0131r anla\u015fmazl\u0131klar\u0131yla ilgilenmedi\u011fi yolundaki m\u00fckerrer beyanlar\u0131n\u0131n en akla yak\u0131n a\u00e7\u0131klamas\u0131 Kuveytlileri m\u00fczakereye zorlama iste\u011fidir. (&#8230;) Bir Amerikan Kongre \u00fcyesinin alayl\u0131 bir \u015fekilde belirtti\u011fi gibi, &#8216;Kuveyt petrol yerine muz \u00fcretseydi&#8217; Saddam&#8217;\u0131n gasp\u0131na ho\u015fg\u00f6r\u00fcyle bak\u0131labilirdi.<\/em>&#8221; Bkz. &#8220;Irak&#8217;\u0131 Anlamak&#8221;, William R. Polk, NTV Yay\u0131nlar\u0131, 1. bask\u0131, \u015eubat 2007, sf. 162-165.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>50.)<\/strong> Aktaran i\u00e7in bkz. RUPE, agy. sf. 48.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>51.)<\/strong> Bkz. John Bellamy Foster, agy. sf. 100.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>52.)<\/strong> Bkz. I. Wallerstein, agy. sf. 29.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>53.)<\/strong> ABD el\u00e7isi Yemen el\u00e7isini \u015f\u00f6yle tehdit etti: &#8220;<em>Bu oy, verdi\u011finiz oylar\u0131n en pahal\u0131ya mal olacak olan\u0131yd\u0131.<\/em>&#8221; Zira \u00f6yle de oldu. Bkz. RUPE, agy. sf. 49.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>54.)<\/strong> Bu noktada farkl\u0131 spek\u00fclasyonlar var. Baz\u0131 kaynaklar ABD&#8217;nin kendi birliklerini Suudi Arabistan&#8217;a yerle\u015ftirebilmek i\u00e7in Irak kuvvetlerini Suudi s\u0131n\u0131r\u0131nda g\u00f6steren sahte uydu foto\u011fraflar\u0131n\u0131n kullan\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yl\u00fcyor.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>55.)<\/strong>&nbsp;Ancak koalisyon elbette bununla s\u0131n\u0131rl\u0131 de\u011fildi. Koalisyon 36 \u00fclkeden olu\u015fuyordu ve bunlar\u0131n 14&#8217;\u00fc ABD&#8217;ye do\u011frudan do\u011fruya askeri yard\u0131mlarda bulunmak zorunda kald\u0131.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>56.)<\/strong> Baba Bush, kendi Ba\u015fkanl\u0131k d\u00f6nemine ili\u015fkin olarak Brent Scowcroft ile ortakla\u015fa kaleme ald\u0131\u011f\u0131 &#8220;<em>D\u00f6n\u00fc\u015fen Bir D\u00fcnya<\/em>&#8221; (orijinal ismi &#8220;<em>A World Tranformed<\/em>&#8220;) isimli kitab\u0131nda durumu \u015f\u00f6yle anlat\u0131yor: &#8220;<em>E\u011fer istila yoluna gitmi\u015f olsayd\u0131k, akla yak\u0131n bir olas\u0131l\u0131kla ABD \u015fu anda keskin d\u00fc\u015fmanl\u0131k besleyen bir \u00fclkede i\u015fgalci g\u00fc\u00e7 konumunda olabilirdi<\/em>&#8220;. Aktaran i\u00e7in bkz. William R. Polk, agy. sf. 172.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>57.)<\/strong> Aktaran i\u00e7in bkz. John Bellamy Foster, agy. sf. 101.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>58.)<\/strong> ABD burjuvazisi kendi i\u00e7erisinde bir a\u015f\u0131r\u0131 \u00fcretim sorunu ile kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131yayd\u0131. A\u015f\u0131r\u0131 \u00fcretimle birlikte biriken meta stoku krizin etkilerini derinle\u015ftirdi. ABD Merkez Bankas\u0131&#8217;na g\u00f6re 2003 senesinde imalat\u00e7\u0131lar kapasitenin sadece %73,5&#8217;ini kulland\u0131. Bu say\u0131 1990-1991 krizindeki seviyeden %3,5 daha d\u00fc\u015f\u00fckt\u00fc. ABD&#8217;nin ikinci b\u00fcy\u00fck havayollar\u0131 \u015firketi iflas\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klad\u0131 ve Boeing de u\u00e7ak teslimatlar\u0131n\u0131n %28 oran\u0131nda daha d\u00fc\u015f\u00fck olaca\u011f\u0131n\u0131 deklare etti. Ayn\u0131 \u015fekilde yar\u0131 iletken madde \u00fcreten 45 fabrika kapand\u0131. Ford \u015firketi ise 5 fabrikas\u0131n\u0131 kapatarak 12 000 ki\u015finin i\u015fine son verdi. Bkz. RUPE, agy. sf. 98.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>59.)<\/strong> Burada pazarlar \u00fczerindeki egemenlik meselesini eski s\u00f6m\u00fcrgeci i\u015fgal tipi giri\u015fimler gibi ele almaktan ka\u00e7\u0131nmak gerekiyor. As\u0131l faaliyet, yukar\u0131da da i\u015fledi\u011fimiz gibi ulus devletlerin ulusal pazarlar\u0131n\u0131 \u00e7okuluslu \u015firketlere ve tekellere a\u00e7mas\u0131n\u0131 zorlamak ve bu y\u00f6nde farkl\u0131 tarzlarda (ekonomik, diplomatik, askeri ve benzerleri) dayatmalar yapmak. Petrol yataklar\u0131 \u00fczerindeki egemenlik ili\u015fkileri bu yeni bi\u00e7ime istisna olu\u015fturabilecek \u00f6rnekler elbette sunuyor. Bu da petrol\u00fcn stratejik \u00f6neminden kaynaklanan bir durum.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>60.)<\/strong> \u0130ngiltere&#8217;de Tony Blair asl\u0131nda, kendi partisini kar\u015f\u0131s\u0131na almak ve y\u00f6netimi b\u00f6lmek pahas\u0131na sava\u015fa ye\u015fil \u0131\u015f\u0131k yakt\u0131.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>61.)<\/strong>&nbsp;Bkz. RUPE, agy. sf. 62.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>62.)<\/strong> Irak i\u015fgalinden \u00f6nce 2001&#8217;de \u0130\u015fvi\u00e7re&#8217;nin Davos kentinde bir araya gelen emperyalistlerin ger\u00e7ekle\u015ftirdi\u011fi toplant\u0131lar ilgin\u00e7 y\u00f6nelimleri a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kard\u0131. 2000 senesinde Bill Clinton&#8217;\u0131n kat\u0131ld\u0131\u011f\u0131 toplant\u0131lara 2001&#8217;de George Bush kat\u0131lmam\u0131\u015ft\u0131 ve yeni kabinesinden de kimseyi g\u00f6ndermedi. Toplant\u0131larda ABD ekonomisinin durumu \u00fczerine AB emperyalizmi ciddi tart\u0131\u015fmalar ger\u00e7ekle\u015ftirdi. <em>The Wall Street Journal<\/em> durumu &#8220;<em>Bu Avrupa&#8217;n\u0131n On Y\u0131l\u0131 M\u0131 Olacak?<\/em>&#8221; man\u015fetiyle g\u00fcndemine ta\u015f\u0131d\u0131. <em>International Herald Tribune<\/em>&#8216;\u00fcn (<em>IHT<\/em>) ba\u015fl\u0131\u011f\u0131 &#8220;<em>Davos&#8217;taki Konu: Bu Avrupa&#8217;n\u0131n Y\u0131l\u0131<\/em>&#8221; idi. Alman Finans Bakan\u0131 Vekili, Avrupa&#8217;n\u0131n kendine g\u00fcvendi\u011fi y\u00f6n\u00fcnde deme\u00e7ler verdi ve ABD&#8217;nin Iowa Eyaleti&#8217;nden Cumhuriyet\u00e7i Jim Leach g\u00fc\u00e7lerin &#8220;<em>e\u015fitlenmesi<\/em>&#8221; \u00fczerine \u015fa\u015fk\u0131n oldu\u011funu a\u00e7\u0131klad\u0131. Davos bulu\u015fmas\u0131ndan bir ay sonra Merkezi Haberalma \u00d6rg\u00fct\u00fc (CIA) Ba\u015fkan\u0131 George J. Tenet, ABD Senatosu \u0130stihbarat Se\u00e7ilmi\u015fler Komitesi \u00f6n\u00fcne \u00e7\u0131karak, di\u011fer \u00fclkelerin &#8220;<em>ABD&#8217;nin konvansiyonel askeri g\u00fc\u00e7 konusundaki avantaj\u0131n\u0131 \u00f6nemsizle\u015ftirme ve alt etme potansiyeline<\/em>&#8221; sahip oldu\u011funu s\u00f6yledi ve mevcut durumu ABD&#8217;nin \u015fimdiye kadar kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya kald\u0131\u011f\u0131 en zor durum olarak okudu\u011funu a\u00e7\u0131klad\u0131. K\u0131sacas\u0131 ABD, Irak i\u015fgaliyle sadece Saddam&#8217;\u0131 de\u011fil, rakip emperyalist g\u00fc\u00e7leri ve kendi zay\u0131fl\u0131\u011f\u0131n\u0131 da yenmek istiyordu. Yukar\u0131da aktar\u0131lanlar i\u00e7in bkz. I. Wallerstein, agy. sf. 194, 196, 197.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>63.)<\/strong> Aktaran i\u00e7in bkz. William R. Polk, agy. sf. 190.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>64.)<\/strong> Bu noktada ABD ger\u00e7ekten olaylar\u0131 ba\u015far\u0131s\u0131z bir \u015fekilde yorumlad\u0131 ve bir\u00e7ok konuda geriden geldi. Mesela Amerikan Kongresi, 380 ton miktar\u0131nda olduk\u00e7a g\u00fc\u00e7l\u00fc ve \u015fiddetli konvansiyonel patlay\u0131c\u0131lar\u0131n bulundu\u011fu bir deponun Irak&#8217;l\u0131 silahl\u0131 gruplar taraf\u0131ndan Nisan 2003 tarihinde ya\u011fmaland\u0131\u011f\u0131n\u0131 ancak 18 ay sonra \u00f6\u011frendi. Bkz. William R. Polk, agy. sf. 192.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>65.)<\/strong> Bkz. William R. Polk, agy. sf. 212.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>66.)<\/strong> ABD Birinci Piyade T\u00fcmeni&#8217;nin komutan\u0131 T\u00fcmgeneral John Batiste, sanki Vietnam&#8217;a g\u00f6nderme yapar gibi, b\u00f6yle sava\u015flar\u0131n &#8220;<em>askeri bak\u0131mdan kazan\u0131lamayaca\u011f\u0131n\u0131<\/em>&#8221; savundu. Aktaran i\u00e7in bkz. William R. Polk, agy. sf. 199.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>67.)<\/strong>&nbsp;Irak Kom\u00fcnist Partisi&#8217;nin tarihsel bir ihaneti daha burada ya\u015fand\u0131. Ortado\u011fu i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131na yan\u0131lt\u0131c\u0131 politikalar \u00f6nermekte ve onlara i\u015fgale boyun e\u011fmeleri gerekti\u011fini vaaz etmekte ustala\u015fan bu &#8220;kom\u00fcnist&#8221; temsilciler ABD&#8217;nin talep etmesiyle konseye girdiler.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>68.)<\/strong> Irak yenilgisi sadece ABD emperyalizmini de\u011fil, genel olarak AB ve Japonya emperyalizmlerini de y\u0131pratt\u0131. Bug\u00fcn Kuzey Afrika&#8217;ya d\u00f6n\u00fck kapsaml\u0131 ve \u00e7ok y\u00f6nl\u00fc bir askeri m\u00fcdahaleyi ABD haricinde AB de tasavvur edemiyor.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>69.)<\/strong> L\u00fcbnan&#8217;da falanjistlerin, silahs\u0131z Filistinli m\u00fcltecilere d\u00f6n\u00fck ger\u00e7ekle\u015ftirdi\u011fi katliam.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>70.)<\/strong> CIA&#8217;in eski direkt\u00f6r\u00fc George Tenet ate\u015fkesin nas\u0131l uygulanabilece\u011fine dair \u00f6neriler haz\u0131rlad\u0131. ABD, Birle\u015fmi\u015f Milletler ve Avrupa Birli\u011fi ile beraber &#8220;\u00e7\u00f6z\u00fcm s\u00fcrecini&#8221; yeniden canland\u0131rmaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131. Bkz. (www.bianet.org\/bianet\/siyaset\/53881-israil-filistin-sorununun-tarihcesi#1979). Eri\u015fim tarihi 27.05.2015. 2008 senesindeki a\u011f\u0131r Siyonist sald\u0131r\u0131n\u0131n ard\u0131ndan ise Hamas \u00f6rg\u00fct\u00fcn\u00fcn liderlerinden Ebu Musa Marzuk, <em>Daily Telegraph<\/em>&#8216;a \u015f\u00f6yle bir deme\u00e7 verdi: &#8220;<em>(Barack Obama&#8217;n\u0131n Ortado\u011fu \u00f6zel temsilcisi) George Mitchell, \u0130srail&#8217;in yerle\u015fim alanlar\u0131n\u0131 geni\u015fletmesini durdurmas\u0131n\u0131 isteyen ilk Amerikal\u0131 yetkili oldu. \u0130rlanda&#8217;da Cumhuriyet\u00e7ilerin as\u0131rl\u0131k d\u00fc\u015flerini ger\u00e7ekle\u015ftirerek bar\u0131\u015f\u0131 sa\u011flad\u0131<\/em>&#8220;. Bkz. Mesafe, \u00dc\u00e7 Ayl\u0131k Sosyalist D\u00fc\u015f\u00fcnce Dergisi, Enternasyonal Yay\u0131nc\u0131l\u0131k, Say\u0131 1, 2009 Yaz, sf. 17,18. Ayn\u0131 yaz\u0131da sayfa 17&#8217;de \u015f\u00f6yle yaz\u0131l\u0131yor: &#8220;<em>ABD ve AB emperyalizmlerinin Filistin politikalar\u0131 ne olursa olsun (par\u00e7alanm\u0131\u015f ve geriye kalm\u0131\u015f topraklarda bir kukla Filistin devlet\u00e7i\u011fi), Siyonizm kendi g\u00fcndemini uygulamakta, kendilerine b\u0131rak\u0131lan bir avu\u00e7 toprakta bile Filistinlilerin devlet kurumla\u015fmas\u0131na gitmelerini engellemeye \u00e7al\u0131\u015fmakta<\/em>.&#8221;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>71.)<\/strong> \u0130srail&#8217;de az\u0131msanamayacak say\u0131daki bir tak\u0131m m\u00fclk sahipleri ve sermayedarlar, h\u00fck\u00fcmetin &#8220;bar\u0131\u015f&#8221; g\u00f6r\u00fc\u015fmelerine \u015fans tan\u0131mamas\u0131ndan \u015fikayet\u00e7i. Zira ulusal ba\u011flamda i\u00e7eri\u011fi bo\u015falt\u0131lm\u0131\u015f ve emperyalizmin uydusu olan bir kukla Filistin devletinin, Arap b\u00f6lgelerine akan yabanc\u0131 sermaye yat\u0131r\u0131m oran\u0131n\u0131 y\u00fckseltece\u011fini ve b\u00f6ylece kazanc\u0131 bol yeni pazarlar\u0131n ortaya \u00e7\u0131kaca\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorlar.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>72.)<\/strong> &#8220;D\u00f6kme Kur\u015fun Operasyonu&#8221; bir ba\u011flamda \u0130srail&#8217;in kendi i\u00e7inde ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 politik krize de \u00e7\u00f6z\u00fcm ar\u0131yordu. \u0130ktidar partisinin ortaya sa\u00e7\u0131lan yolsuzluklar\u0131, partinin oy oran\u0131n\u0131 pejoratif anlamda etkilemi\u015fti.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>73.)<\/strong>&nbsp;Aktaran i\u00e7in bkz. Patronsuz, Generalsiz, B\u00fcrokrats\u0131z Sosyalizm, Ayl\u0131k Siyasi Dergi, Say\u0131:47, Kas\u0131m 2014, sf. 91.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>74.)<\/strong> ABD&#8217;nin b\u00f6lgedeki hakimiyet kayb\u0131 ve kitlesel seferberlikten duydu\u011fu korkunun bir ba\u015fka g\u00f6stergesi de, M\u00fcsl\u00fcman Karde\u015fleri deviren muzaffer devrimci dalgan\u0131n sahte \u00f6nderli\u011fine soyunarak onu sistem i\u00e7i s\u0131n\u0131rlara \u00e7ekme u\u011fra\u015f\u0131nda olan M\u0131s\u0131r&#8217;l\u0131 Sisi y\u00f6netimine verilen ola\u011fan\u00fcst\u00fc askeri deste\u011fin kendisi. Verilere g\u00f6re ABD&#8217;nin ge\u00e7en sene M\u0131s\u0131r&#8217;l\u0131 darbecilere yapt\u0131\u011f\u0131 askeri yard\u0131m, yine askeri yard\u0131m yap\u0131lan 73 \u00fclkenin ald\u0131klar\u0131 toplam yard\u0131mlara e\u015fit.&nbsp; &#8220;<em>ABD\u2019nin toplam askeri yard\u0131m\u0131n\u0131n y\u00fczde 23\u2019\u00fcn\u00fc alan M\u0131s\u0131r\u2019a 2014\u2019te 1 milyar 300 milyon dolar (3 milyar 365 milyon T\u00fcrk liras\u0131) de\u011ferinde askeri yard\u0131m yap\u0131ld\u0131. Bu, ABD\u2019nin askeri yard\u0131m yapt\u0131\u011f\u0131 75 \u00fclkeden 73\u2019\u00fcn\u00fcn toplamda ald\u0131\u011f\u0131 yard\u0131mla M\u0131s\u0131r\u2019\u0131n tek ba\u015f\u0131na ald\u0131\u011f\u0131 yard\u0131m\u0131n e\u015fit oldu\u011fu anlam\u0131na geliyor.<\/em>&#8221; Bkz. (http:\/\/www.yurtgazetesi.com.tr\/dunya\/abdnin-misira-yaptigi-askeri-yardim-73-ulkeye-esit-h88518.html). Eri\u015fim tarihi 01.06.2015.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>75.)<\/strong> Burada komplocu bir anlay\u0131\u015fla Obama&#8217;y\u0131 Ba\u015fkan se\u00e7en g\u00fcc\u00fcn do\u011frudan do\u011fruya ABD emperyalizminin oldu\u011funu iddia etmiyoruz. Emperyalizm, mevcut durum kar\u015f\u0131s\u0131nda ve mevcut duruma m\u00fcdahale edebilmek i\u00e7in kendi \u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131 temsilen demokratik gerici bir politika geli\u015ftirdi.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>76.)<\/strong> Obama&#8217;n\u0131n Kahire konu\u015fmas\u0131ndan bir b\u00f6l\u00fcm: &#8220;<em>Ben Kahire\u2019ye Amerika Birle\u015fik Devletleri ile d\u00fcnyadaki M\u00fcsl\u00fcmanlar aras\u0131nda kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 \u00e7\u0131kar ve kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 sayg\u0131ya dayanan, Amerika ve \u0130slam\u2019\u0131n birbirleriyle z\u0131t olmad\u0131\u011f\u0131 ve rekabete gerek bulunmad\u0131\u011f\u0131 ger\u00e7e\u011fine dayanan yeni bir ba\u015flang\u0131\u00e7 aray\u0131\u015f\u0131 ile geldim. Asl\u0131nda onlar birbirini tamamlar, adalet ve geli\u015fim, ho\u015fg\u00f6r\u00fc ve b\u00fct\u00fcn insanlar\u0131n sayg\u0131nl\u0131\u011f\u0131 gibi ortak ilkeleri payla\u015f\u0131r.<\/em>&#8221; Aktaran i\u00e7in bkz. (http:\/\/www.siyasaliletisim.org\/pdf\/obamaimajiveABDdispolitikasi.pdf). Eri\u015fim tarihi 07.06.2015.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>77.)<\/strong> Bu restorasyon bir\u00e7ok \u015fekilde kendini a\u00e7\u0131\u011fa vurdu. Obama\u2019n\u0131n ilk r\u00f6portaj\u0131n\u0131 Suudi kanal\u0131 olan El-Arabiya\u2019ya vermesi,&nbsp; Amerika\u2019n\u0131n \u0130slam d\u00fcnyas\u0131n\u0131n bir d\u00fc\u015fman\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 vurgulamas\u0131 ve Filistin-\u0130srail sorununun \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fcnde iki taraf\u0131 da dinleyece\u011fini s\u00f6ylemesi bu ba\u011flamda okunabilir. Obama, ABD&#8217;nin b\u00f6lgede sahip \u00e7\u0131kmaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 emperyalist \u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131 demokratik gericilik siyaseti ile korumaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131yordu.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>78.)<\/strong> Hillary Clinton, devlet sekreterli\u011fine getirildi\u011finde &#8220;yumu\u015fak&#8221; ve &#8220;sert&#8221; g\u00fcc\u00fcn bir sentezi olan &#8220;ak\u0131ll\u0131 g\u00fcc\u00fcn&#8221; \u00f6neminden bahseden deme\u00e7ler verdi. Bkz. (http:\/\/foreignpolicy.com\/2011\/04\/12\/the-war-on-soft-power\/). 07.06.2015. &#8220;Yumu\u015fak g\u00fc\u00e7&#8221; takti\u011fi \u00fczerine ayr\u0131nt\u0131l\u0131 okuma yapmak isteyenler bu metnin yazar\u0131 olan &nbsp;Joseph S. Nye Jr.&#8217;\u0131n \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131na g\u00f6z atabilirler. &nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>79.)<\/strong> Bkz. &#8220;Patronsuz, Generalsiz, B\u00fcrokrats\u0131z&nbsp;Sosyalizm&#8221;, Ayl\u0131k Siyasi Dergi, Mart 2013, 45. say\u0131, sf. 65.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>80.)<\/strong> Bkz. The National Military Strategy of the United States of America 2015, Joint Chiefs of Staff, June 2015. 2015 tarihli <em>Ulusal Askeri Stratejisi Raporu<\/em>\u2019nda, Pentagon \u00f6n\u00fcm\u00fczdeki d\u00f6nemde uluslararas\u0131 \u00e7at\u0131\u015fmalar\u0131n art\u0131k \u00e7ok daha h\u0131zl\u0131 geli\u015fece\u011fini ve&nbsp; daha uzun s\u00fcrece\u011fini s\u00f6yl\u00fcyor ve bu ba\u011flamda \u00c7in, Rusya, \u0130ran ve K. Kore\u2019den olu\u015fan d\u00f6rt \u00fclkeyi ve I\u015eID\u2019i d\u00fc\u015fman kuvvetler olarak tan\u0131ml\u0131yor.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>81.)<\/strong> Bkz. (http:\/\/sputniknews.com\/middleeast\/20150610\/1023195031.html). Eri\u015fim tarihi 11.06.2015. ABD&#8217;nin ayr\u0131ca Orta Amerika&#8217;da ve Meksika&#8217;da yeniden silahlanmaya gidi\u015fi \u00fczerine bilgi i\u00e7in bkz. (https:\/\/nacla.org\/article\/us-re-militarization-central-america-and-mexico). Ayr\u0131ca Mart 2015 tarihli &#8220;<em>21. Y\u00fczy\u0131l\u0131n Deniz G\u00fcc\u00fc Kurumsal Stratejisi<\/em>&#8221; (CS21R) ba\u015fl\u0131kl\u0131 son ABD deniz stratejisi belgesi, ABD\u2019nin Asya\u2019da stratejik bir rol oynamak i\u00e7in nas\u0131l bir bask\u0131 yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve \u00c7in\u2019e kar\u015f\u0131 askeri bir y\u0131\u011f\u0131na\u011fa ba\u015flad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ortaya koyuyor. Bkz. (http:\/\/www.wsws.org\/en\/articles\/2015\/03\/14\/pers-m14.html). Eri\u015fim tarihi 15.07.2015.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>82.)<\/strong> Bkz. (http:\/\/www.france24.com\/en\/20110205-us-envoy-wisner-says-mubarak-must-stay-steer-transition-egypt). Eri\u015fim tarihi 14.07.2015. ABD el\u00e7isi &#8220;ge\u00e7i\u015f&#8221; d\u00f6neminin &#8220;sa\u011fl\u0131kl\u0131&#8221; olabilmesi i\u00e7in diktat\u00f6r M\u00fcbarek&#8217;in kalmas\u0131 gerekti\u011fini s\u00f6yl\u00fcyor. Ayr\u0131ca \u0130srail&#8217;in Siyonist y\u00f6netiminin Esad&#8217;\u0131n kalmas\u0131 gerekti\u011fi y\u00f6n\u00fcnde yapt\u0131\u011f\u0131 a\u00e7\u0131klama i\u00e7in bkz. (http:\/\/www.timesofisrael.com\/israel-prefers-assad-to-islamist-rebels\/).&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>83.)<\/strong> Avram.org, 15 Ocak 2011. Aktaran i\u00e7in bkz. PGB Sosyalizm, Ayl\u0131k Siyasi Dergi, Say\u0131:43, sf. 12.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>84.) <\/strong>Mesela Esad rejiminin ba\u011f\u0131ms\u0131z devrimci tugaylarca son d\u00f6nemlerde bir\u00e7ok cephede yenilgiye u\u011frat\u0131lmas\u0131n\u0131n ard\u0131ndan emperyalizm h\u0131zl\u0131 bir manevra d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fc yapt\u0131. \u0130ngiltere D\u0131\u015fi\u015fleri Bakanl\u0131\u011f\u0131, Esad rejiminin y\u0131k\u0131lmad\u0131\u011f\u0131 bir &#8220;ge\u00e7i\u015f a\u015famas\u0131&#8221; talep etti. Bkz. http:\/\/www.radikal.com.tr\/dunya\/ingiltere_suriyede_siyasi_gecis_istiyoruz-1401758. Ayn\u0131 \u015fekilde CIA Ba\u015fkan\u0131 Brennan, ABD&#8217;nin despotik Baas monar\u015fisinin y\u0131k\u0131lmas\u0131n\u0131 istemedi\u011fini s\u00f6yledi. Bkz. http:\/\/www.timesofisrael.com\/cia-us-does-not-want-to-see-syrian-regime-collapse\/. &nbsp;<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Giri\u015f Marksizm, kendi kurucular\u0131n\u0131n da belirtti\u011fi \u00fczere, salt bir analiz y\u00f6ntemi de\u011fildir. Her ne kadar Avro-kom\u00fcnizm benzeri kimi ak\u0131mlar Marksizmi sadece bir analiz etme arac\u0131 olarak ele al\u0131p onu sakat b\u0131raksalar da, Marksizm ayn\u0131 zamanda ger\u00e7ekli\u011fi devrimci bir tarzda d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrebilecek politikalar\u0131 yaratman\u0131n da ismidir. En nihayetinde, yap\u0131lan analizin ortaya \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131 manzaraya y\u00f6nelik somut m\u00fcdahaleleri geli\u015ftirebilmek, [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":6,"featured_media":20,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_exactmetrics_skip_tracking":false,"_exactmetrics_sitenote_active":false,"_exactmetrics_sitenote_note":"","_exactmetrics_sitenote_category":0,"footnotes":""},"categories":[634],"tags":[25,26,23,27,24],"class_list":["post-1204","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-emperyalizm","tag-donem","tag-dunya","tag-emperyalizmin","tag-politikalari","tag-son"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1204","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/6"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=1204"}],"version-history":[{"count":1,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1204\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":1205,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1204\/revisions\/1205"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media\/20"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=1204"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=1204"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=1204"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}