{"id":1198,"date":"2019-03-21T19:26:19","date_gmt":"2019-03-21T16:26:19","guid":{"rendered":"http:\/\/trockist.net\/?p=1198"},"modified":"2019-03-21T19:26:21","modified_gmt":"2019-03-21T16:26:21","slug":"jose-martins-ile-soylesi-avrofelaket-yaklasiyor","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/2019\/03\/21\/jose-martins-ile-soylesi-avrofelaket-yaklasiyor\/","title":{"rendered":"Jos\u00e9 Martins ile s\u00f6yle\u015fi: Avrofelaket yakla\u015f\u0131yor"},"content":{"rendered":"\n<p><em>Jos\u00e9 Martins ile s\u00f6yle\u015fi&nbsp;Brezilya as\u0131ll\u0131 Marksist ekonomist Jos\u00e9 Martins, Paris I \u00dcniversitesi\u2019nde (Panth\u00e9on-Sorbonne) uluslararas\u0131 ekonomi politik dersleri veriyor. Haftal\u0131k Ekonomi Ele\u015ftirileri (http:\/\/www.criticasemanal.org) b\u00fclteninin redakt\u00f6rl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc yapan Martins\u2019in yay\u0131mlad\u0131\u011f\u0131 kitaplardan baz\u0131lar\u0131, Sermayenin Zenginli\u011fi ve Uluslar\u0131n Sefaleti (1994), Ter\u00f6r \u0130mparatorlu\u011fu \u2013 ABD, ekonomik \u00e7evrimler ve XXI. Y\u00fczy\u0131l Ba\u015f\u0131 Sava\u015flar\u0131 (2006), ba\u015fl\u0131klar\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131yor. Raquel Varela ve Renato Guedes taraf\u0131ndan ger\u00e7ekle\u015ftirilen a\u015fa\u011f\u0131daki s\u00f6yle\u015fi, Brezilya\u2019daki Rubra dergisinin Ocak 2009 tarihli 4. say\u0131s\u0131nda yay\u0131mlanm\u0131\u015ft\u0131r.&nbsp;<\/em><\/p>\n\n\n\n<p><strong>Marx a\u00e7\u0131s\u0131ndan kriz ayn\u0131 zamanda bir f\u0131rsat anlam\u0131na geliyordu. Bu konuda ne d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorsunuz?&nbsp;<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p><strong>Jos\u00e9 Martins: <\/strong>Evet Marx kapitalist krizden memnuniyet duyuyordu. Ekonomik kriz, objektif a\u00e7\u0131dan kapitalist devletin zay\u0131flamas\u0131n\u0131n ve i\u015fleyi\u015finin aksamas\u0131n\u0131n yegane f\u0131rsat\u0131d\u0131r. Devlet, sermayenin de\u011ferlendi\u011fi, birikimin yo\u011funla\u015ft\u0131\u011f\u0131 d\u00f6nemlerde son derece sa\u011flam bir politik \u00f6rg\u00fct g\u00f6r\u00fcnt\u00fcs\u00fc kazan\u0131r. Ekonomik kriz ise bu monolitik blo\u011fu zay\u0131 at\u0131r. Kriz, bir toplumda temel \u00f6nem ta\u015f\u0131yan \u00fc\u00e7 \u00f6rg\u00fctlenme sorununa \u2013 ne \u00fcretmek, nas\u0131l \u00fcretmek ve kimin i\u00e7in \u00fcretmek- toplum ad\u0131na karar vermekte, toplumu y\u00f6netmekte, burjuvazinin ne denli yetersiz kald\u0131\u011f\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kar\u0131r. Marx ve Engels a\u00e7\u0131s\u0131ndan y\u0131k\u0131c\u0131 bir kriz, devrimin zorunlu ko\u015fullar\u0131ndan biriydi.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Farkl\u0131 burjuva sekt\u00f6rleri ile uluslararas\u0131 kapitalist ve emperyalist g\u00fc\u00e7ler aras\u0131ndaki belirleyici \u00e7at\u0131\u015fmalar, yaln\u0131zca sermayenin genel kriziyle birlikte a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kar. T\u00fcm toplumun bo\u011faz\u0131na dek batm\u0131\u015f oldu\u011fu bask\u0131c\u0131 d\u00fczenin yenilmezlik z\u0131rh\u0131n\u0131n, yaln\u0131zca bir g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015ften ibaret oldu\u011funu a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kartan bu e\u015fsiz anlar Marx\u2019\u0131 heyecanland\u0131rmaktayd\u0131.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>\u0130\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n, burjuvaziyi yaln\u0131zca onun g\u00f6r\u00fc\u015flerini te\u015fhir ederek yenilgiye u\u011fratmas\u0131 olanakl\u0131 de\u011fildir. \u00dcstelik bu \u00e7aba toplumsal bar\u0131\u015f ko\u015fullar\u0131n\u0131n egemen oldu\u011fu d\u00f6nemlerde iyice olanaks\u0131zla\u015f\u0131r. Yaln\u0131zca kriz, i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n toplumsal sava\u015ftan muzaffer \u00e7\u0131kmas\u0131n\u0131n ve ne \u00fcretilece\u011fine, nas\u0131l \u00fcretilece\u011fine ve kimin i\u00e7in \u00fcretilece\u011fine bizzat kendisinin karar vermesinin maddi ko\u015fullar\u0131n\u0131 yarat\u0131r.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>\u0130kinci D\u00fcnya Sava\u015f\u0131 1929 krizine bir yan\u0131tt\u0131 ve size g\u00f6re Irak\u2019\u0131n i\u015fgali de 2000- 2001 krizinden \u00e7\u0131kmaya y\u00f6nelik bir yan\u0131t oldu. Obama\u2019n\u0131n Afganistan\u2019daki sava\u015f\u0131 yo\u011funla\u015ft\u0131rma perspektifi de mevcut krize y\u00f6nelik bir yan\u0131t giri\u015fimi olabilir mi?&nbsp;<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p><strong>Jos\u00e9 Martins: <\/strong>Sava\u015f ekonomisi, kapitalistlere bir genel krizi a\u015fmalar\u0131n\u0131 olanakl\u0131 k\u0131lan yegane imkand\u0131r. Kapitalist rejimin genelle\u015fmi\u015f bir krizi a\u015fmak i\u00e7in g\u00fcndeme getirdi\u011fi ihtiya\u00e7lar, temel t\u00fcketim piyasalar\u0131n\u0131n taleplerini a\u015fan \u201cy\u0131k\u0131m ara\u00e7lar\u0131 olarak adland\u0131r\u0131lan\u201d son derece \u00f6zel bir piyasan\u0131n belirleyicilik kazanmas\u0131n\u0131 g\u00fcndeme getirmektedir. Bu konu ekonomi politikte \u2013 \u00fcstelik bir devrimci olarak &#8211; herkesten daha derin bir kavray\u0131\u015fa sahip olan Rosa Luxemburg <em>(L\u00fcksemburg) <\/em>taraf\u0131ndan kapsaml\u0131 olarak ele al\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r. Bankalara aktar\u0131lm\u0131\u015f olan para, bizzat sistemin kendi d\u00f6ng\u00fcs\u00fc i\u00e7inde buharla\u015f\u0131r, ama h\u00fck\u00fcmet i\u00e7in silahlanma sekt\u00f6r\u00fcne aktar\u0131lan sermaye, \u00f6zel sanayinin birikim oranlar\u0131n\u0131 yeniden y\u00fckseltmesine olanak tan\u0131r. Sava\u015f sanayisi, kapitalistlere ola\u011fan\u00fcst\u00fc bir alan sunar.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Silah \u00fcretim sanayisi, ayn\u0131 zamanda di\u011fer t\u00fcm sanayi sekt\u00f6rleri \u00fczerinde de kesin bir talep art\u0131\u015f\u0131 etkisi yarat\u0131r; demir \u00e7elik sanayisi, petro-kimya, havac\u0131l\u0131k, otomotiv, vb. T\u00fcm bu sekt\u00f6rler silahlanma yat\u0131r\u0131mlar\u0131ndan etkilenir. Ama sonu\u00e7 olarak, son derece \u00f6zel bir t\u00fcketim bi\u00e7imini zorunlu k\u0131lan bir piyasayla kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131yay\u0131zd\u0131r: Bu piyasa i\u00e7in, bombalanacak insan topluluklar\u0131 ve b\u00f6lgeler bir gerekliliktir.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Bu a\u015famada, emperyalist devlet bu piyasan\u0131n ihtiya\u00e7lar\u0131n\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftirmeye olanak tan\u0131yacak bir d\u0131\u015f politika geli\u015ftirme u\u011fra\u015f\u0131na giri\u015fmeye ba\u015flar, yani kamuoyunu sava\u015f\u0131n bir zorunluluk oldu\u011funa ikna etmeye d\u00f6n\u00fck olarak, \u201cter\u00f6re kar\u015f\u0131 sava\u015f\u201d t\u00fcr\u00fcnden gerek\u00e7eler yaratmaya koyulur. Silah sanayisine d\u00f6n\u00fck bu yat\u0131r\u0131m, ulusal ekonomik sistem a\u00e7\u0131s\u0131ndan ayn\u0131 zamanda birikim oranlar\u0131nda bir art\u0131\u015f anlam\u0131na gelecektir. Sava\u015f anlar\u0131nda i\u015fsizlik t\u00fcm\u00fcyle ortadan kalkar. \u00d6rne\u011fin \u0130kinci D\u00fcnya Sava\u015f\u0131 esnas\u0131nda Almanya, ABD ve \u0130ngiltere\u2019deki i\u015fsizlik oranlar\u0131 \u201cs\u0131f\u0131rd\u0131r\u201d. \u00dcretim hatlar\u0131 yerlerini y\u0131k\u0131m hatlar\u0131na b\u0131rak\u0131r. E\u011fer s\u00fcrekli sava\u015fabilmek olanakl\u0131 olsayd\u0131, kapitalist krizler de ortadan kalkard\u0131.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>ATTAC\u2019\u0131n(1)<\/strong> <strong>pozisyonlar\u0131n\u0131 savunan ya da s\u00f6zc\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc yapan ekonomistler \u2013 ki onlar\u0131n g\u00f6r\u00fc\u015flerini pek \u00e7ok Avrupa \u00fclkesinde \u00f6nemli tirajlara sahip olan <em>Le Monde Diplomatique <\/em>de savunmaktad\u0131r &#8211; krizin \u00fcstesinden gelinebilmesi i\u00e7in, finans i\u015flemlerinin vergilendirilmesi (Tobin vergisi), <em>offshore<\/em>\u2019lara(2)<\/strong> <strong>son verilmesi gibi uygulamalar\u0131n ger\u00e7ekle\u015ftirilmesini savunmaktalar. Siz bu tip \u00f6nlemlerin gelece\u011fi hakk\u0131nda ne d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorsunuz?&nbsp;<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p><strong>Jos\u00e9 Martins: <\/strong>Marksizm a\u00e7\u0131s\u0131ndan, kriz daima bir finansal kriz bi\u00e7iminde patlak verir, ama ya\u015fanan temelde sermayenin bir a\u015f\u0131r\u0131 \u00fcretim krizidir. Bir tip \u201cmelez Marksizm\u201d anlay\u0131\u015f\u0131na dayanan yukar\u0131daki t\u00fcrden reformist \u00f6nlemler, sonu\u00e7 olarak hastal\u0131\u011f\u0131n kendisine kar\u015f\u0131 de\u011fil ama belirtilerinden birine kar\u015f\u0131 aspirin kullanmaya benzer. Ayr\u0131ca, bu \u00e7izgiyi savunanlar h\u00fck\u00fcmetlerin uygulamaya koydu\u011fu yeni \u00f6nlemler kar\u015f\u0131s\u0131nda t\u00fcm\u00fcyle utan\u0131lacak duruma d\u00fc\u015fmekteler. ATTAC\u2019\u0131n \u201cfinansalc\u0131lar\u0131\u201d Tobin vergisini savunadursunlar, burjuvazi bankalar\u0131 millile\u015ftirmeye ba\u015flad\u0131 bile. Burjuvazi bankalar\u0131 millile\u015ftiriyor ve dahas\u0131 sanayiyi millile\u015ftirmeyi vaat ediyor! Burjuvazi pratikte, bizim d\u00fc\u015f\u00fcncede \u201cMarksistlerimizden\u201d \u00e7ok daha radikal. San\u0131r\u0131m bu sekt\u00f6rler, bir dizi temel analizde ciddi yan\u0131lg\u0131 i\u00e7indeler. <em>Forbes <\/em>dergisinin baz\u0131 istatistik verilerine bir g\u00f6z at\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, d\u00fcnyadaki 100 b\u00fcy\u00fck \u015firketin en az\u0131ndan %80\u2019inin sanayi temelli \u015firketler oldu\u011fu \u2013 Boeing, General electric vb -, %15\u2019inin ticari \u015firketler oldu\u011fu -Walmart, Carrefour vb -, %5\u2019inin ise bankalar oldu\u011fu g\u00f6ze \u00e7arpacakt\u0131r. \u201cMali sermayenin, sanayi sermayesi \u00fczerinde bask\u0131n ve egemen oldu\u011funu\u201d ileri s\u00fcrmek ciddi bir teorik ve pratik hatad\u0131r. \u0130kinci olarak \u015funu belirtmek gerekiyor ki, bu \u201cfinansalc\u0131\u201d sekt\u00f6rlerin s\u00fcrekli yineledikleri \u00fczere, ABD b\u00fcy\u00fck bir d\u00fcnya g\u00fcc\u00fc olmakta sona yakla\u015fmakta ve ABD sanayisi b\u00fcy\u00fck bir \u00e7\u00f6k\u00fc\u015f ya\u015famakta. Pekiyi, bu sekt\u00f6rlere g\u00f6re yeni y\u00fckselen y\u0131ld\u0131z kim? \u00c7in! Bu kesinlikle do\u011fru de\u011fil. ABD sanayisi her ge\u00e7en g\u00fcn d\u00fcnyan\u0131n ba\u015fl\u0131ca s\u0131nai g\u00fcc\u00fc olma durumunu peki\u015ftiriyor. Bunu anlamak i\u00e7in verilere bakmak yeterli. Sanayi \u00fcretimi ve kullan\u0131m kapasitesine y\u00f6nelik ayl\u0131k FED<strong>(3)<\/strong> raporlar\u0131na g\u00f6re, ABD\u2019deki sanayi \u00fcretimi 3 trilyon dolardan fazla, yani d\u00fcnya \u00fcretiminin \u00fc\u00e7te birine tekab\u00fcl etmekte. Almanya ve Japonya\u2019daki d\u00fczeyin 3 kat fazlas\u0131na, \u00c7in\u2019deki \u00fcretimin ise 4 kat\u0131ndan fazlas\u0131na sahip. Yine bu \u00fclkenin gayri sa yurt i\u00e7i has\u0131las\u0131 (GSYH) 13 trilyon dolar. \u00c7in sanayi \u00fcretimi olarak adland\u0131r\u0131lan \u015feyin \u00e7ok b\u00fcy\u00fck bir k\u0131sm\u0131 ger\u00e7ekte Kuzey Amerikan ve di\u011fer d\u00fcnya \u015firketlerine ait. O halde bu 3 trilyon dolarl\u0131k ABD i\u00e7i \u00fcretim oran\u0131, d\u0131\u015f \u00fcretimle birlikte bir %20 oran\u0131nda art\u0131r\u0131larak hesaplanmal\u0131.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Ama ayn\u0131 zamanda \u00c7in\u2019in ABD a\u00e7\u0131s\u0131ndan bir tehdit unsuru oldu\u011fu s\u00f6yleniyor&nbsp;<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p><strong>Jos\u00e9 Martins: <\/strong>Bu \u00f6nerme asl\u0131nda b\u00fcy\u00fck bir hayalperestlikten ba\u015fka bir \u015fey de\u011fil. ABD\u2019nin ekonomik g\u00fcc\u00fc son y\u0131llarda somut bir bi\u00e7imde geli\u015fti. Avrupa ve Japonya\u2019n\u0131nki ise d\u00fc\u015f\u00fc\u015f g\u00f6sterdi. \u00c7in ne bilim ne de teknoloji geli\u015ftiremeyen yoksul bir \u00fclke. \u00c7in\u2019deki \u00fcretimin \u00f6nemli bir b\u00f6l\u00fcm\u00fc global \u015firketlerce ger\u00e7ekle\u015ftirilmekte. ABD, Avrupa, hatta Brezilya \u015firketlerinden s\u00f6z ediyoruz. \u00c7in, t\u0131pk\u0131 Vietnam ve Hindistan gibi d\u00fcnyan\u0131n fabrikas\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015fm\u00fc\u015f durumda. Bu \u00fclkede yakla\u015f\u0131k 500 milyon i\u015f\u00e7i var ve bu oran\u0131n yakla\u015f\u0131k 200 milyonu art\u0131k de\u011fer \u00fcreten mavi yakal\u0131 i\u015f\u00e7iler. K\u0131rda her ge\u00e7en g\u00fcn vah\u015fi bir g\u00f6r\u00fcn\u00fcm kazanan kapitalist ili\u015fkileri de hesaba katarak, \u00c7in\u2019de global bir rezerv haline gelmi\u015f muazzam bir sanayi ordusuyla kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya oldu\u011fumuzu anlar\u0131z.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Bir bu\u00e7uk y\u0131l kadar \u00f6nce b\u00fcltenlerinizde sermaye i\u00e7in tehlikenin \u201clikidite kapan\u0131\u201d ya da \u201cdeflasyon\u201d oldu\u011funu yazd\u0131n\u0131z. Avrupa\u2019da deflasyon deneyimine sahip birini bulmak g\u00fc\u00e7, ya\u015fad\u0131\u011f\u0131m\u0131z hep enflasyon olmu\u015ftur. Ama Aral\u0131k ay\u0131nda burjuva bas\u0131n organlar\u0131n\u0131n ekonomistleri deflasyondan s\u00f6z etmeye ba\u015flad\u0131lar&#8230;&nbsp;<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p><strong>Jos\u00e9 Martins: <\/strong>FED\u2019in faiz oran\u0131, alt\u0131nda likidite kapan\u0131 ve deflasyon bo\u015flu\u011fundan ba\u015fka bir \u015fey bulunmayan bir d\u00fczeye (y\u0131ll\u0131k %0,25) indi. Bunun anlam\u0131 ne? D\u00fcnyan\u0131n en b\u00fcy\u00fck ekonomisi, tamamen birbirine dolanm\u0131\u015f bir para ve \u00f6zel kredi sistemi seline kap\u0131lm\u0131\u015f durumda. \u00c7ok para var, kredi yok. Bu durum, d\u00fcnya sisteminin b\u00fct\u00fcn ekonomilerine yay\u0131lm\u0131\u015f halde. Ayr\u0131ms\u0131z hepsine. Bankalar bor\u00e7 vermek, \u015firketler de bor\u00e7 talep etmek istemiyorlar. Bu, \u201clikidite kapan\u0131\u201d denen \u015feyi tan\u0131mlar; h\u00e2l\u00e2 g\u00fcvenli bor\u00e7lanma ko\u015fullar\u0131na sahip bir avu\u00e7 sanayi \u015firketinin, bankalar\u0131n neredeyse bedava \u00f6nerdikleri kredilere ilgi duymad\u0131klar\u0131 bir durum bu. Para-Sermaye donduruyorlar ve biriktiriyorlar. Para-Sermaye\u2019yi saf kan paraya d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fcyorlar. \u00dcretmeyi durduruyorlar. Getirisi olmayacaksa neden \u00fcretsinler? Bu paradoks, bir yanda para seli ve \u00f6b\u00fcr yanda kredi \u00e7\u00f6l\u00fc, kendini bireysel t\u00fcketimde de g\u00f6steriyor. H\u00e2l\u00e2 bir gelir kayna\u011f\u0131na sahip olan t\u00fcketiciler, yeni al\u0131\u015fveri\u015fler i\u00e7in bor\u00e7lanmak istemiyorlar.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Bu y\u0131l\u0131n [2008] sonlar\u0131nda, \u00e7\u00fcr\u00fct\u00fcc\u00fc ve genelle\u015fmi\u015f bir de enflasyon, fiyat d\u00fc\u015f\u00fc\u015fleri s\u00fcreci ba\u015flad\u0131. Likidite kapan\u0131 ve de enflasyon ayn\u0131 paran\u0131n iki y\u00fcz\u00fcd\u00fcr, ekonomik felaketin dola\u015f\u0131mdaki paras\u0131n\u0131n iki y\u00fcz\u00fc. Deflasyon neden olu\u015fur? \u00c7\u00fcnk\u00fc hemen \u00f6ncesinde, k\u00e2rlarda ve \u00fcretim fiyatlar\u0131nda \u00e7\u00f6k\u00fcnt\u00fc olmu\u015ftur.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Yaz\u0131lar\u0131n\u0131zda, deflasyon(4)<\/strong> <strong>e\u011fiminin giderek belirginle\u015fti\u011finden s\u00f6z ediyorsunuz. Deflasyon alt\u0131nda ya\u015fayan bir i\u015f\u00e7inin memnun olmas\u0131 gerekmez mi? Zira deflasyon sayesinde fiyatlar d\u00fc\u015f\u00fc\u015fe ge\u00e7er.&nbsp;<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p><strong>Jos\u00e9 Martins: <\/strong>Hay\u0131r! Ekonomistlerin dedi\u011fi gibi, \u201c\u00fc\u00e7 kuru\u015fa be\u015f k\u00f6fte almak\u201d m\u00fcmk\u00fcn olmuyor ne yaz\u0131k ki. Deflasyon s\u00fcre\u00e7lerinde her \u015feyin d\u00fc\u015f\u00fc\u015fe ge\u00e7ti\u011fini kavramak gerekiyor. \u00dcretim maliyetlerinden ba\u015flay\u0131p, \u00fcretkenli\u011fe, bizzat eme\u011fe, kapitalistlerin k\u00e2r oranlar\u0131ndan, piyasa ve \u00fcr\u00fcn fiyatlar\u0131na, sermayenin birikim oranlar\u0131ndan, son olarak ulusal \u00fcretimdeki ani d\u00fc\u015f\u00fc\u015flere kadar her \u015fey&#8230; Sizin ki\u015fisel kazan\u00e7lar\u0131n\u0131z, \u00fccretlerdeki d\u00fc\u015f\u00fc\u015ften \u00e7ok daha b\u00fcy\u00fck bir s\u00fcratle d\u00fc\u015f\u00fc\u015fe ge\u00e7er. Deflasyon s\u00fcre\u00e7lerinde, i\u015fsizlik ve a\u00e7l\u0131k d\u0131\u015f\u0131nda her \u015fey d\u00fc\u015f\u00fc\u015fe ge\u00e7er.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Yirminci y\u00fczy\u0131lda ya\u015fanan ve kendini \u00fccretlerdeki deflasyonla ortaya koyan di\u011fer \u00f6rnekler hangileridir?&nbsp;<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p><strong>Jos\u00e9 Martins: <\/strong>1929 krizi ve ondan \u00f6nceki t\u00fcm krizler \u00f6rnek verilebilir. 1929 krizi, deflasyonun dip noktaya ula\u015ft\u0131\u011f\u0131 son krizdi. \u0130kinci D\u00fcnya Sava\u015f\u0131\u2019n\u0131n ard\u0131ndan ya\u015fanan t\u00fcm \u00e7evrimsel krizlerde, deflasyon ihmal edilebilir oranlarda g\u00f6r\u00fcnd\u00fc ve kapitalistlerce bir genel kriz olas\u0131l\u0131\u011f\u0131yla birlikte \u00f6telenebildi. Son on y\u0131l boyunca Japonya\u2019da ya\u015fanan deflasyon \u00f6rne\u011fi bu olguyu yeterince a\u00e7\u0131klamaktad\u0131r.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Deflasyon ve ekonomik depresyon ikiz karde\u015flerdir diyebilir miyiz?&nbsp;<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p><strong>Jos\u00e9 Martins: <\/strong>Evet, yaln\u0131z ters y\u00f6nden bir ikiz karde\u015fliktir bu. Bir depresyon daima piyasa fiyatlar\u0131ndaki ve maliyet fiyatlar\u0131ndaki genel bir d\u00fc\u015f\u00fc\u015fle belirlenen deflasyon e\u015fili\u011finde g\u00fcndeme gelir.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Ekonomi b\u00fcltenlerinizde, \u015fimdi kendisini riskli ipotek kredileri (<em>subprime<\/em>) ve di\u011fer kredi t\u00fcrlerinde a\u00e7\u0131\u011fa vuran krizin kamu kredileri alan\u0131nda patlak verdi\u011finde, o bankalar\u0131n kendi aralar\u0131nda para transferleri yapmas\u0131 nedeniyle, \u00e7ok daha a\u011f\u0131r hale gelece\u011fini yazm\u0131\u015ft\u0131n\u0131z.&nbsp;<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p><strong>Jos\u00e9 Martins: <\/strong>Ekonomik depresyonun somut bir \u00f6l\u00e7e\u011fi olarak nas\u0131l deflasyondan s\u00f6z ediyorsak, kamu kredisi krizi de katastrofik krizin gerekli bir d\u0131\u015fa vurumudur. Bu kurtarma paketleri, b\u00fcy\u00fck b\u00f6l\u00fcm\u00fc hazineye geri d\u00f6nmeyecek paralard\u0131r. \u00dcretici olmayan harcamalar haline gelmi\u015ftir ve kamu a\u00e7\u0131\u011f\u0131 b\u00fcy\u00fcmektedir. Kamu a\u00e7\u0131\u011f\u0131 b\u00fcy\u00fcd\u00fck\u00e7e, devletin ve paran\u0131n rol\u00fcne olan g\u00fcven azal\u0131r. Piyasa aptal de\u011fildir. Piyasa, e\u011fer Bernanke<strong>(5)<\/strong> para basma makinas\u0131n\u0131 \u00e7al\u0131\u015ft\u0131r\u0131rsa, bu paran\u0131n de\u011ferinin olmayaca\u011f\u0131n\u0131, \u00fcretim kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131n olmayaca\u011f\u0131n\u0131 bilir. Basit bir \u015feyden s\u00f6z ediyorum, ama bu Keynes\u00e7ilerin ve \u201cfinansalc\u0131lar\u0131n\u201d akl\u0131n\u0131n ucundan bile ge\u00e7miyor. Onlar de\u011fer-sermayenin \u00fcretim hatlar\u0131nda, fabrikalarda ve tarlalarda s\u00f6m\u00fcr\u00fclen insan eme\u011finde de\u011fil, merkez bankas\u0131nda yarat\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 san\u0131yorlar. Bernanke\u2019nin de\u011fer yaratt\u0131\u011f\u0131n\u0131 san\u0131yorlar. F\u0131r\u0131na gitmeden ekmek \u00e7o\u011falacak sanki. Sorun kamu a\u00e7\u0131\u011f\u0131 bi\u00e7iminde beliriyor, sonra da paraya ve hisse senetlerine g\u00fcvensizlik bi\u00e7iminde. Bence, ABD\u2019de kredi krizi uluslararas\u0131 rezerv paras\u0131 olan dolar\u0131n d\u00fc\u015f\u00fc\u015f\u00fcyle ve ka\u011f\u0131tlardan, hazine bonolar\u0131ndan, ABD\u2019deki 10 y\u0131ll\u0131k kamu senetlerinden ka\u00e7\u0131\u015fla belirlenecektir. B\u00f6yle bir anda, t\u00fcm d\u00fcnyadaki h\u00fck\u00fcmetler ve rant sahipleri kendilerini, Amerikan kamu senetleri alarak korumaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131rlar. \u00d6zellikle de 10 y\u0131ll\u0131k senetler. Bu senetlerin piyasa fiyat\u0131 hi\u00e7 bug\u00fcnk\u00fc kadar y\u00fcksek olmam\u0131\u015ft\u0131r. Ve dolar da ayn\u0131 \u015fekilde, ilk anda di\u011fer paralar kar\u015f\u0131s\u0131nda de\u011ferlenmeye ba\u015flayacakt\u0131r, avro ve yen kar\u015f\u0131s\u0131nda da. Ve ABD\u2019de kamu kredisi krizi patlak vermeden \u00f6nce, bu kriz Avrupa ve Japonya\u2019da patlak verecektir. Epeyce bir s\u00fcre \u00f6nce yazd\u0131\u011f\u0131m \u201cAvrofelaket\u201d ba\u015fl\u0131kl\u0131 bir yaz\u0131da, kamu kredisi krizine batacak \u00fc\u00e7 b\u00fcy\u00fcklerden ilkinin Avrupa olaca\u011f\u0131n\u0131 ileri s\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fcm. Ama mevcut konjonkt\u00fcr, ABD ve Japonya\u2019n\u0131n bu \u00f6ng\u00f6r\u00fcy\u00fc yalanlayabilece\u011fine i\u015faret ediyor. G\u00f6rece\u011fiz.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>\u0130\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 sermayeye kar\u015f\u0131 m\u00fccadelede bu ko\u015fullar alt\u0131nda nas\u0131l m\u00fccadele etmeli?&nbsp;<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p><strong>Jos\u00e9 Martins: <\/strong>Bir s\u00fcre \u00f6nce Brezilya\u2019da \u00e7ok uluslu \u015firketlerin b\u00fcy\u00fck k\u0131sm\u0131n\u0131n \u00fcretim yapt\u0131\u011f\u0131 Campinas b\u00f6lgesinde metal\u00fcrji i\u015f\u00e7ileri sendikas\u0131n\u0131n davetlisi olarak bulundum. Oradaki i\u015f\u00e7ilere \u00f6nerdi\u011fim tek \u015fey, bir yolda\u015f i\u015ften at\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda patronlara verilecek yan\u0131t\u0131n fabrikay\u0131 i\u015fgal etmek olmas\u0131 gerekti\u011fiydi. \u0130\u015f\u00e7iler fabrikalar\u0131 i\u015fgal etmeyi g\u00fcndemlerine almak zorunda. Fabrikay\u0131 i\u015fgal etmek ve i\u015f\u00e7i denetimi alt\u0131nda \u00fcretimi s\u00fcrd\u00fcrmek. Ama sonu\u00e7ta ben sadece bir tek ki\u015fiyim. Bir ekonomist olarak i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131na ekonomik dinamiklerle ilgili vas\u0131fl\u0131 ve b\u00fct\u00fcnc\u00fcl bilgiler ula\u015ft\u0131rmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131yorum. B\u00fct\u00fcn bu bilgi ve tespitlerden hareketle neler yap\u0131lmas\u0131na karar verecek olan bireyler de\u011fil, i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n kendisi. Sonu\u00e7ta, devrim d\u00fcnya \u00fczerindeki milyonlarca i\u015f\u00e7inin eseri olacak.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Siz, krizin i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 \u00fczerinde etkisini kitlesel i\u015fsizlikle birlikte son derece sert bir bi\u00e7imde g\u00f6sterece\u011fini ileri s\u00fcr\u00fcyorsunuz. Robert Kurz, Holloway ve di\u011ferlerinin emek kavram\u0131n\u0131n kendisinden ku\u015fku duyulmas\u0131 gerekti\u011fi yolundaki g\u00f6r\u00fc\u015fleri hakk\u0131nda ne d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorsunuz?&nbsp;<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p><strong>Jos\u00e9 Martins: <\/strong>Bence kriz ger\u00e7ekli\u011fi bu teorileri lay\u0131k olduklar\u0131 yere yollayacak, yani \u00e7\u00f6pe. \u0130\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 daima nesnel olarak de\u011fer kavram\u0131n\u0131 sorgulam\u0131\u015ft\u0131r, emek kavram\u0131 buna tabidir. Emek, bu ideologlar i\u00e7in, i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 reddederek soyut bir insanl\u0131k kavram\u0131n\u0131 \u00f6ne \u00e7\u0131karmalar\u0131n\u0131 olanakl\u0131 k\u0131lan bir kavramsal genellemeden ibaret. Ger\u00e7ekte bu analizlerin \u00e7\u0131k\u0131\u015f noktas\u0131, \u00fcst\u00fc \u00f6rt\u00fck bir bi\u00e7imde toplumsal s\u0131n\u0131flar\u0131n art\u0131k var olmad\u0131\u011f\u0131 ve kapitalizmin yap\u0131sal krizi d\u00fc\u015f\u00fcncelerine dayanmakta.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>\u00d6rne\u011fin, \u0130stvan Mezsaros bu yap\u0131sal kriz teorisini savunuyor.&nbsp;<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p><strong>Jos\u00e9 Martins: <\/strong>\u0130stvan Mezsaros ve di\u011fer bir\u00e7ok Marksist akademisyen, gerek akademik d\u00fcnyada gerekse orta s\u0131n\u0131f entelekt\u00fcelleri aras\u0131nda \u00e7ok tutuluyorlar. Macar sosyolog a\u00e7\u0131s\u0131ndan sermayenin periyodik ve \u00e7evrimsel a\u015f\u0131r\u0131 \u00fcretim krizleri art\u0131k mevcut de\u011fil. Mezsaros\u2019a g\u00f6re var olan \u015fey, yap\u0131sal, s\u00fcrekli bir kriz, hayali bir \u201cinsanl\u0131k\u201d tan\u0131m\u0131na dayanan bir kriz. Ona g\u00f6re t\u00fcm\u00fcyle spek\u00fclasyona dayal\u0131 finans kapital \u201cinsanl\u0131\u011f\u0131\u201d tehdit etmekte. Mezsaros, Marx ve Engels taraf\u0131ndan form\u00fcle edilmi\u015f kriz karakterini reddediyor. Marx\u2019\u0131n yapt\u0131\u011f\u0131 en temel \u015fey, tak\u0131nt\u0131l\u0131 bir bi\u00e7imde sistemin k\u0131r\u0131lma noktalar\u0131n\u0131 ara\u015ft\u0131rmakt\u0131. Unutmayal\u0131m ki Marx, kapitalist rejimin anatomisini incelemekten \u00e7ok onun \u00f6l\u00fcm ko\u015fullar\u0131n\u0131 ortaya koymaya hasretmi\u015fti kendini. Marx\u2019\u0131n teorisi sonu\u00e7 olarak bir kriz teorisidir ve dahas\u0131 Marx\u2019\u0131n kriz teorisi \u00e7evrimsel ve periyodik kriz teorisidir. Marx asla yap\u0131sal krizden s\u00f6z etmez. Bu s\u00fcrekli (yap\u0131sal) kriz kavram\u0131 Maltus\u00e7u kriz yakla\u015f\u0131m\u0131d\u0131r ve Marx ve Engels\u2019e t\u00fcm\u00fcyle yabanc\u0131d\u0131r.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Sonu\u00e7 itibariyle siz bu krizi nas\u0131l tan\u0131ml\u0131yorsunuz?&nbsp;<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p><strong>Jos\u00e9 Martins: <\/strong>Bu sermayenin bir a\u015f\u0131r\u0131 \u00fcretim krizi. Bu tip krizler kapitalist rejimin modern krizleri olarak, tarihsel a\u00e7\u0131dan ancak 1815\u2019ten itibaren g\u00fcndeme gelmeye ba\u015flad\u0131. G\u00fcncel olarak ya\u015famakta oldu\u011fumuz kriz bir kredi krizi ya da yetersiz t\u00fcketimden kaynaklanan &#8211; ki kapitalizm \u00f6ncesi d\u00f6nemde ya\u015fanan talep yetersizli\u011fine dayal\u0131 krizler b\u00f6yleydi &#8211; bir kriz de\u011fil. Mevcut kriz, Marx\u2019\u0131n <em>Kapital<\/em>\u2019de ortaya koydu\u011fu \u00fcnl\u00fc periyodik ve \u00e7evrimsel a\u015f\u0131r\u0131 \u00fcretim krizi. Bunu kavrayabilmemiz i\u00e7in sermayenin ne oldu\u011funu bilmemiz gerekiyor. Bu sayede sermaye parayla, sermaye makinayla ya da sermaye saf bir \u00fcretim ili\u015fkisiyle daha fazla kar\u0131\u015ft\u0131r\u0131lmam\u0131\u015f olacak. Sermayeyi, i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n \u00fczerindeki s\u00f6m\u00fcr\u00fcn\u00fcn yo\u011funla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 sayesinde de\u011fer kazanmaya \u00e7al\u0131\u015fan, s\u00fcre\u00e7 halindeki bir de\u011fer olarak ele almak gerekiyor. Sermayenin a\u015f\u0131r\u0131 \u00fcretimi tam anlam\u0131yla bu, yani art\u0131k de\u011fer, sermaye ve kazan\u00e7 getirici sanayi sekt\u00f6rlerinde, global i\u015fg\u00fcc\u00fc \u00fcretkenli\u011finde \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fcz bir bi\u00e7imde yo\u011funla\u015fmas\u0131. Bu k\u00e2r ya da ortalama k\u00e2r oranlar\u0131n\u0131n korunmas\u0131 aray\u0131\u015f\u0131 hareketlerinde, sermaye \u00e7eli\u015fkili bir \u015fekilde a\u015f\u0131r\u0131 \u00fcreterek ayn\u0131 zamanda k\u00e2r oranlar\u0131nda bir d\u00fc\u015f\u00fc\u015fe yol a\u00e7\u0131yor. Bu noktada, her ne kadar birbirleriyle ili\u015fkili de olsalar ticari a\u015f\u0131r\u0131 \u00fcretim ile sermayenin a\u015f\u0131r\u0131 \u00fcretiminin iki ayr\u0131 olgu oldu\u011funun alt\u0131n\u0131 \u00e7izmekte yarar var. Sorun sat\u0131lamayan bir ticari bolluk sorunu de\u011fil. Sorun, sat\u0131\u015flar\u0131n belirli bir k\u00e2r oran\u0131 \u00fczerinden ger\u00e7ekle\u015ftirilemiyor olu\u015fundan kaynaklan\u0131yor. Mevcut krizin karakteri de tam anlam\u0131yla bu i\u015fte, k\u00e2r oranlar\u0131ndaki d\u00fc\u015f\u00fc\u015f kendini uzun s\u00fcreli bir bi\u00e7im alt\u0131nda de\u011fil, aksine periyodik ve \u00e7evrimsel bir bi\u00e7im alt\u0131nda tekrar etmekte. Bu a\u015f\u0131r\u0131 \u00fcretimin son a\u015famas\u0131 2000-2001 y\u0131llar\u0131nda ger\u00e7ekle\u015fmi\u015fti; hen\u00fcz tam olarak sonu\u00e7lar\u0131 hesaplanamaz durumda da olsa, \u015fimdi bir \u00f6ncekinden \u00e7ok daha b\u00fcy\u00fck bir yo\u011funlukla tekrar etti\u011fi su g\u00f6t\u00fcrmez bir ger\u00e7ek.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Neden yetersiz t\u00fcketim ve kredi krizlerinin, kapitalizm \u00f6ncesi d\u00f6neme ait krizler oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorsunuz?&nbsp;<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p><strong>Jos\u00e9 Martins: <\/strong>\u00c7\u00fcnk\u00fc, medya organlar\u0131nda s\u00fcrekli olarak duydu\u011fumuz \u015fey, bu krizin bir kredi krizi ya da i\u015f\u00e7ilerin yeterince t\u00fcketim yapamamas\u0131ndan kaynakl\u0131 bir kriz oldu\u011fu. Kapitalist \u00fcretim bi\u00e7imi d\u00f6neminde i\u015f\u00e7i, kapitalistler taraf\u0131ndan t\u00fcketici olmas\u0131 amac\u0131yla yarat\u0131lmam\u0131\u015ft\u0131r. Kapitalist rejimde i\u015f\u00e7i, art\u0131k de\u011fer ve sermaye \u00fcretmesi i\u00e7in vard\u0131r. \u015euras\u0131 \u00e7ok a\u00e7\u0131k ki, i\u015f\u00e7iler olarak neredeyse s\u00fcrekli bir \u015fekilde yetersiz t\u00fcketim e\u011filimine, b\u00fcy\u00fcyen bir sefalete itiliriz. Ama sermayenin bir a\u015f\u0131r\u0131 \u00fcretim krizini belirleyen ya da karakterize eden bu de\u011fildir. Lenin\u2019in bir s\u00f6z\u00fc akl\u0131ma geliyor; krizin, kitlelerin yetersiz t\u00fcketiminden kaynakland\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6ylediklerinde, yan\u0131t\u0131, \u201cO halde sizler \u015fimdiki rejimden, kapitalist sistemden, daha farkl\u0131 bir \u015fey bekliyorsunuz. Kapitalist sistem var olduk\u00e7a i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 da yetersiz t\u00fcketecektir\u201d olmu\u015ftu.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Krizin a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 ilk noktalar, g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fte bir finansal kriz, bir kredi kriziyle kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya oldu\u011fumuzu d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fc&#8230;&nbsp;<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p><strong>Jos\u00e9 Martins: <\/strong>\u00c7evrimsel krizler, ilk olarak bir finansal kriz, bir kredi krizi \u015feklinde kendini g\u00f6sterir. Kriz, en y\u00fczeysel ve \u00fcretken olmayan alanlardanki bu alan finansal aland\u0131r &#8211; ba\u015flay\u0131p, krizin ger\u00e7ek nedeni olan \u00fcretken sekt\u00f6rlere, sanayiye s\u0131\u00e7rayan belirli bir tempo ta\u015f\u0131r. Belirli bir anda kapitalistlerin, sanayide i\u015f\u00e7iler \u00fczerindeki s\u00f6m\u00fcr\u00fc ve art\u0131k de\u011fer oranlar\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrmekte yetersizlik ya\u015famas\u0131 \u015feklinde a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kar ve e\u011fer izlenen ekonomi politikalar\u0131 ve devletin di\u011fer m\u00fcdahale ara\u00e7lar\u0131nda somutla\u015fan kapitalistlerin \u00e7abalar\u0131 beklenen sonucu vermezse, sanayi krizi, d\u00fcnya \u00e7ap\u0131nda bir tar\u0131m kriziyle birle\u015ferek genel bir kriz anlam\u0131na gelen \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc ve son safhas\u0131na eri\u015fir. Y\u00f6nelim bu y\u00f6ndedir. Yak\u0131nlarda, bu krizin hemen \u00f6ncesinde, <em>The Economist <\/em>dergisi, \u201cAvroafrika\u201d ba\u015fl\u0131kl\u0131 b\u00fcltenlerimden birinde kulland\u0131\u011f\u0131m \u00e7ok ilgin\u00e7 bir makale yay\u0131mlad\u0131 (\u201cBring out your models\u201d, <em>Economist.com<\/em>, 31 Temmuz 2008). Bu makalede baz\u0131 AB uzmanlar\u0131, Avrupa\u2019da radikal bir g\u0131da k\u0131tl\u0131\u011f\u0131n\u0131n ya\u015fanabilece\u011fini ileri s\u00fcr\u00fcyorlard\u0131, dahas\u0131 Do\u011fu Avrupa\u2019dan de\u011fil \u201cZengin Avrupa\u2019dan\u201d, \u00f6rne\u011fin \u0130ngiltere\u2019den s\u00f6z ediyorlard\u0131. O d\u00f6nemde yakla\u015fmakta oldu\u011fu \u00f6ng\u00f6r\u00fclen ve \u015fimdi ya\u015famakta oldu\u011fumuz t\u00fcrden bir krizin \u015fokuyla Avrupa\u2019da bir beslenme felaketi ya\u015fanabilece\u011fini ileri s\u00fcrmekteydiler. Sermayenin ya\u015fam m\u00fccadelesi s\u00f6z konusu oldu\u011funda burjuvazinin sahip olabilece\u011fi analiz berrakl\u0131\u011f\u0131na bir bak\u0131n.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Size g\u00f6re bu krizin sorumlular\u0131 kimler?&nbsp;<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p><strong>Jos\u00e9 Martins: <\/strong>Bu krizin sorumlusu \u00e7ok a\u00e7\u0131k ki, \u00fcretim ara\u00e7lar\u0131n\u0131n m\u00fclkiyetini elinde bulundurarak, \u00fcretimin kaderini ve toplumsal yeniden \u00fcretimi belirleyen burjuvazi. Dikkat ederseniz, bir spek\u00fclat\u00f6r \u201cYahudiler \u00e7etesi\u201dnden ya da \u201ca\u00e7g\u00f6zl\u00fc\u201d \u015firket y\u00f6neticilerinden s\u00f6z etmiyorum ya da finans\u00e7\u0131lar\u0131n su\u00e7lamakta olduklar\u0131 \u201csanal\u201d sermaye t\u00fcr\u00fcnden, krizi a\u00e7\u0131klamak konusunda ikincil \u00f6nem arz eden olgulardan da. Spek\u00fclasyon, periyodik olarak ger\u00e7ekle\u015fen kriz, geni\u015fleme ve h\u0131zlanma s\u00fcre\u00e7lerinde belirleyicilik ta\u015f\u0131maz. Bu s\u00fcre\u00e7lerde belirleyici rol oynayan etmen, burjuvazinin sanayi faaliyetleri, sermayenin ve art\u0131k de\u011ferin \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fcz \u00fcretimidir.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Dipnotlar<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p><strong>1.)<\/strong> ATTAC, Association pour la taxation des transactions nanci\u00e8res et pour l\u2019action citoyenne[ (\u201cFinansal \u0130\u015flemlerin Vergilendirilmesi ve Yurtta\u015flara Yard\u0131m Derne\u011fi\u201d); 1998\u2019de Fransa\u2019da ba\u015flayarak bir\u00e7ok ileri \u00fclkeye yayg\u0131nla\u015fan, kapitalizmin \u201cvah\u015fi\u201d \u00f6zelliklerine kar\u015f\u0131 m\u00fccadeleyi \u00f6ng\u00f6ren reformcu \u00f6rg\u00fctlenme. (\u00e7.n.)&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>2.)<\/strong> \u0130\u015fletmelerin, i\u015fg\u00fcc\u00fcn\u00fcn yat\u0131n\u0131n daha d\u00fc\u015f\u00fck oldu\u011fu yar\u0131s\u00f6m\u00fcrge \u00fclkelere ta\u015f\u0131nmas\u0131. (\u00e7.n.)&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>3.)<\/strong> FED, ABD Federal Rezervi. (\u00e7.n.)&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>4.)<\/strong> Enflasyonun tersine olarak, mal ve hizmet yatlar\u0131n\u0131n d\u00fc\u015fmesi e\u011filimi. (\u00e7.n.)&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>5.)<\/strong> Ben Bernanke, ABD Federal Rezervi\u2019nin ba\u015fkan\u0131. <br> <\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Jos\u00e9 Martins ile s\u00f6yle\u015fi&nbsp;Brezilya as\u0131ll\u0131 Marksist ekonomist Jos\u00e9 Martins, Paris I \u00dcniversitesi\u2019nde (Panth\u00e9on-Sorbonne) uluslararas\u0131 ekonomi politik dersleri veriyor. Haftal\u0131k Ekonomi Ele\u015ftirileri (http:\/\/www.criticasemanal.org) b\u00fclteninin redakt\u00f6rl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc yapan Martins\u2019in yay\u0131mlad\u0131\u011f\u0131 kitaplardan baz\u0131lar\u0131, Sermayenin Zenginli\u011fi ve Uluslar\u0131n Sefaleti (1994), Ter\u00f6r \u0130mparatorlu\u011fu \u2013 ABD, ekonomik \u00e7evrimler ve XXI. Y\u00fczy\u0131l Ba\u015f\u0131 Sava\u015flar\u0131 (2006), ba\u015fl\u0131klar\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131yor. Raquel Varela ve Renato Guedes taraf\u0131ndan [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":8,"featured_media":128,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_exactmetrics_skip_tracking":false,"_exactmetrics_sitenote_active":false,"_exactmetrics_sitenote_note":"","_exactmetrics_sitenote_category":0,"footnotes":""},"categories":[636],"tags":[189,64,186,187,188,190],"class_list":["post-1198","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-ekonomik-kriz","tag-avrofelaket","tag-ile","tag-jose","tag-martins","tag-soylesi","tag-yaklasiyor"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1198","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/8"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=1198"}],"version-history":[{"count":1,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1198\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":1199,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1198\/revisions\/1199"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media\/128"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=1198"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=1198"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=1198"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}