{"id":1194,"date":"2019-03-21T19:06:29","date_gmt":"2019-03-21T16:06:29","guid":{"rendered":"http:\/\/trockist.net\/?p=1194"},"modified":"2019-03-21T19:06:31","modified_gmt":"2019-03-21T16:06:31","slug":"krizin-isiginda-kitle-toplumu-ve-kultur-uzerine","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/2019\/03\/21\/krizin-isiginda-kitle-toplumu-ve-kultur-uzerine\/","title":{"rendered":"Krizin \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda &#8220;kitle toplumu ve k\u00fclt\u00fcr&#8221; \u00fczerine"},"content":{"rendered":"\n<p>Kapitalizm, tarihinin en b\u00fcy\u00fck ekonomik krizlerinden birini ya\u015f\u0131yor. D\u00fcnyan\u0131n d\u00f6rt bir yan\u0131nda milyarlarca insan bu ekonomik krizin y\u0131k\u0131c\u0131 sonu\u00e7lar\u0131yla kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya&#8230; D\u00fcnya ekonomik krizinin daha ne kadar devam edece\u011fi, bitip bitmeyece\u011fi, bitti\u011finde ortaya nas\u0131l bir d\u00fcnya durumunun \u00e7\u0131kaca\u011f\u0131 ve olas\u0131 tahribat\u0131n\u0131n boyutlar\u0131n\u0131n ne olaca\u011f\u0131 \u015fimdilik belirsiz. Bu konuda bir\u00e7ok farkl\u0131 g\u00f6r\u00fc\u015f mevcut. D\u00fcnya ekonomik krizini bir i\u015f kazas\u0131 gibi g\u00f6ren ya da bir t\u00fcr do\u011fal afet gibi kar\u015f\u0131layan kapitalizm taraftarlar\u0131 i\u00e7in ya\u015fananlar ge\u00e7ici. \u00dcstelik onlara g\u00f6re bu krizin bir de iyi yan\u0131 var: Sistem ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 bu deneyimlerle daha da g\u00fc\u00e7l\u00fc hale gelecek&#8230; \u0130nsanl\u0131\u011f\u0131n ba\u015fta a\u00e7l\u0131k ve \u00e7evresel y\u0131k\u0131m gibi k\u00fcresel sorunlar kar\u015f\u0131s\u0131nda giderek daha \u00e7aresiz ve geri d\u00f6n\u00fc\u015fs\u00fcz durumlara s\u00fcr\u00fcklendi\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcnenler i\u00e7in ise mevcut d\u00fcnya ekonomik krizi hayati \u00f6nemde bir g\u00f6sterge.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Hangi \u00f6ng\u00f6r\u00fc do\u011fru? Krizin sonucunda daha g\u00fc\u00e7l\u00fc olaca\u011f\u0131m\u0131z m\u0131, k\u00fcresel yok olu\u015fa bir ad\u0131m daha att\u0131\u011f\u0131m\u0131z m\u0131? <em>Mesafe<\/em>\u2019nin bu say\u0131s\u0131nda bu \u00f6ng\u00f6r\u00fcler derinlemesine \u00e7\u00f6z\u00fcmleniyor. G\u00f6rece\u011finiz \u00fczere g\u00fcn\u00fcm\u00fcz d\u00fcnya tablosu genelle\u015fen ve derinle\u015fen i\u015fsizlik, yoksulluk, a\u00e7l\u0131k ve su k\u0131tl\u0131\u011f\u0131yla; b\u00f6lgeler ve s\u0131n\u0131flar aras\u0131 u\u00e7urumla; bitki ve hayvan t\u00fcrlerindeki geri d\u00f6n\u00fc\u015fs\u00fcz tahribat g\u00f6r\u00fcn\u00fcm\u00fcyle zaten gelece\u011fi beklemeden bug\u00fcnden bir felaketi yans\u0131t\u0131yor.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Bu dramatik tabloya ra\u011fmen d\u00fcnyan\u0131n \u00e7ok da k\u00f6t\u00fc bir durumda olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, hatta kapitalizmin insan ve do\u011fa i\u00e7in olabilecek en iyi se\u00e7enek oldu\u011funu iddia edenler de mevcut. Bu d\u00fc\u015f\u00fcncenin \u00f6nde gelenlerinin kapitalist d\u00fcnyan\u0131n burjuva egemenleri ve <em>\u201cliberal m\u00fcritleri\u201d <\/em>olmas\u0131 san\u0131r\u0131z \u015fa\u015f\u0131rt\u0131c\u0131 de\u011fildir. Ku\u015fkusuz onlar\u0131n b\u00f6yle bir d\u00fcnyadan memnun olmalar\u0131 6,5 milyar insan\u0131n da mutlu olmas\u0131 anlam\u0131na gelmiyor. Aksine burada tersine bir orant\u0131 s\u00f6z konusu. D\u00fcnyada 1 milyar insan a\u00e7, 2 milyar insan temiz sudan mahrum. Buna ra\u011fmen n\u00fcfusun y\u00fczde 20\u2019sini olu\u015fturan zengin \u00fclkeler t\u00fcm d\u00fcnya t\u00fcketiminin y\u00fczde 80\u2019ininden fazlas\u0131n\u0131 harc\u0131yor. K\u00fc\u00e7\u00fck bir az\u0131nl\u0131\u011f\u0131n mutlulu\u011fu geni\u015f y\u0131\u011f\u0131nlar\u0131n mutsuzlu\u011funa ra\u011fmen var olup, devam ediyor. D\u00fcnya gelirlerinin y\u00fczde 80\u2019inin n\u00fcfusun sadece y\u00fczde 2\u2019sini olu\u015fturan zengin bir kesimin kontrol\u00fcnde olmas\u0131 da bunun bir g\u00f6stergesi.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>B\u00fct\u00fcn bunlar sadece devletin <em>zor <\/em>ara\u00e7lar\u0131 marifetiyle topluma benimsetilebilir mi? Biliyoruz ki <em>zor<\/em>, tarihin her d\u00f6neminde iktidar sahipleri taraf\u0131ndan kullan\u0131ld\u0131 ve vazge\u00e7ilmez bir y\u00f6ntem oldu. Bununla birlikte toplumun <em>\u201cikna edilmesi\u201d <\/em>i\u00e7in sadece <em>zor <\/em>yetmez; devletin ideolojik ayg\u0131tlar\u0131n\u0131n da devreye girip, i\u015flemesi gerekir. Tekelci kapitalizm a\u015famas\u0131nda kitle ileti\u015fim ara\u00e7lar\u0131, devletin ideolojik ayg\u0131tlar\u0131n\u0131n topluma ta\u015f\u0131nmas\u0131nda ba\u015fat bir rol \u00fcstlenir. \u0130\u015fte bu sayede d\u00fcnya ekonomik krizinin bir yol kazas\u0131 ya da do\u011fal afet gibi sunulmas\u0131, sosyal ve ekonomik y\u0131k\u0131mlara ra\u011fmen <em>\u201ckaybetmiyor, kazan\u0131yoruz\u201d <\/em>propagandas\u0131n\u0131n yap\u0131lmas\u0131 olanakl\u0131 hale gelir. Toplumun bu \u015fekilde kand\u0131r\u0131lmas\u0131nda sistemin <em>\u201ckanaat imalat\u0131 \u00f6nderleri\u201d <\/em>ba\u015frollerde yer al\u0131rlar. Onlar, toplumu bir oyun hamuru gibi istedikleri \u015fekilde bi\u00e7imlendirme ad\u0131na bir <em>\u201ckitle toplumu\u201d <\/em>ve onun <em>\u201ckitle k\u00fclt\u00fcr\u00fc\u201d<\/em>n\u00fc yaratma pe\u015finde ko\u015farlar.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Bir <em>\u201ckitle toplumu\u201d <\/em>yaratmak olanakl\u0131 m\u0131? \u0130\u015fsizleri, a\u00e7lar\u0131, hi\u00e7 say\u0131lanlar\u0131 ya\u015fayabilecekleri en iyi hayat\u0131n ya\u015fad\u0131klar\u0131 hayat oldu\u011funa ikna edebilecek bir kitlesel afyon var m\u0131? D\u00fcnya ekonomik krizinin ba\u015fta i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 ve emek\u00e7i yoksul halklar olmak \u00fczere t\u00fcm ezilen ve s\u00f6m\u00fcr\u00fclenler \u00fczerinde yarataca\u011f\u0131 tahribat\u0131n boyutunu b\u00fcy\u00fck oranda bu soru belirleyecek!&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Biz bir <em>\u201ckitle toplumu\u201d <\/em>yaratamad\u0131klar\u0131n\u0131 ve &#8211; \u00f6zellikle de tekelci kapitalizm a\u015famas\u0131nda &#8211; yaratamayacaklar\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyoruz; ama bir <em>\u201ckitle toplumu\u201d <\/em>yaratma \u00e7abas\u0131n\u0131n da fark\u0131nday\u0131z. Bu yaz\u0131da <em>\u201ckanaat\/imalat\u201d <\/em>teknikleriyle bir <em>\u201ckitle toplumu\u201d <\/em>yaratma ve <em>\u201cinsan\u0131 kaderine boyun e\u011fmeye ikna etmeye dayal\u0131\u201d <\/em>bir <em>\u201ckitle k\u00fclt\u00fcr\u00fc\u201d <\/em>olu\u015fturma s\u00fcre\u00e7lerinin g\u00fcn\u00fcm\u00fcz d\u00fcnya ekonomik krizi vesilesiyle teorik politik bir \u00e7\u00f6z\u00fcmlemesini yapmaya \u00e7al\u0131\u015faca\u011f\u0131m.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Bir Zamanlar D\u00fcnya&#8230;&nbsp;<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>\u0130nsanlar\u0131n b\u00fcy\u00fck \u00e7o\u011funlu\u011fu bug\u00fcnk\u00fc kurumlar\u0131n ve kurallar\u0131n b\u00fct\u00fcn tarih boyunca de\u011fi\u015fmeden var oldu\u011funu san\u0131r. H\u00e2lbuki ger\u00e7ek daha farkl\u0131d\u0131r. \u00dcnl\u00fc ilk\u00e7a\u011f Yunan filozofu <em>Herakleitos<\/em>\u2019a g\u00f6re <em>\u201cher \u015fey akar, her \u015fey s\u00fcrekli d\u00f6n\u00fc\u015fme, olu\u015f ve yok olu\u015f durumundad\u0131r.\u201d&nbsp;<\/em><\/p>\n\n\n\n<p>Din, devlet, ulus gibi kurum ve kavramlar, tarihsel s\u00fcre\u00e7lerin \u00fcr\u00fcnleridir. Daima var olmam\u0131\u015flard\u0131r. Hukuk, ahlak, adalet, sanat, edebiyat, e\u011fitim, sava\u015f gibi kavramlar\u0131n i\u00e7eri\u011fi ve kurallar\u0131 tarih boyunca de\u011fi\u015fikli\u011fe u\u011fram\u0131\u015ft\u0131r. Hi\u00e7 ku\u015fkusuz her geli\u015fme ve de\u011fi\u015fme diyalektik olarak kendinden \u00f6nceki s\u00fcre\u00e7lerin \u00fczerinde y\u00fckselir. Yads\u0131yarak ya da kapsayarak; ama mutlaka \u00f6ncekilerin \u00fczerinde&#8230; Ve sonraki s\u00fcre\u00e7lerin temelini olu\u015fturur.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>T\u00fcm kurumlar, kurallar ve kavramlar b\u00f6ylesi bir zincirleme reaksiyonun tarih i\u00e7indeki yans\u0131malar\u0131d\u0131r. Zorunluluklar\u0131n ve rastlant\u0131lar\u0131n belirledi\u011fi ya\u015fam\u0131m\u0131z binlerce farkl\u0131 olas\u0131l\u0131\u011fa ra\u011fmen tarihsel maddi ko\u015fullar\u0131n s\u0131n\u0131rlar\u0131 i\u00e7inde devinir.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Kurumlar\u0131n ve kurallar\u0131n belirli tarihsel ko\u015fullar\u0131n \u00fcr\u00fcnleri olmas\u0131, yani de\u011fi\u015fim ve geli\u015fim dinami\u011fi, bize, g\u00fcn\u00fcm\u00fcz\u00fcn alg\u0131lanmas\u0131 ve \u00e7\u00f6z\u00fcmlenmesinde olduk\u00e7a geni\u015f bir bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131 sunar. <em>\u201cKitle Toplumu\u201d, \u201cKitle K\u00fclt\u00fcr\u00fc\u201d <\/em>ve benzeri di\u011fer b\u00fct\u00fcn kavramlar, kurumlar, kurallar ve olgular da bu de\u011fi\u015fim ve geli\u015fim dinami\u011fine ba\u011fl\u0131 olarak ele al\u0131nmal\u0131d\u0131r.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>&#8220;<em>D\u00fcnyan\u0131n bir tamamlanm\u0131\u015f \u015feyler karma\u015fas\u0131 olarak de\u011fil de, g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fte durulmu\u015f \u015feylerin, t\u0131pk\u0131 beynimizdeki zihinsel yans\u0131lar\u0131 olan kavramlar gibi, kesintisiz bir olu\u015f ve yok olu\u015f de\u011fi\u015fmesinden ge\u00e7tikleri, son olarak b\u00fct\u00fcn g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fteki rastlant\u0131lara ve ge\u00e7ici geriye d\u00f6n\u00fc\u015flere kar\u015f\u0131n, ilerleyici bir geli\u015fmenin eninde sonunda belirmeye ba\u015flad\u0131\u011f\u0131 bir s\u00fcre\u00e7ler karma\u015fas\u0131 olarak dikkate al\u0131nmas\u0131 gerekti\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcncesi, bu b\u00fcy\u00fck temel d\u00fc\u015f\u00fcnce, \u00f6zellikle Hegel\u2019den beri g\u00fcnl\u00fck bilince \u00f6yle derinlemesine i\u015flemi\u015ftir ki, bu genel bi\u00e7imiyle art\u0131k hemen hemen hi\u00e7bir itirazla kar\u015f\u0131la\u015fmaz. Ama onu s\u00f6zde kabul etmekle, onu pratikte, ayr\u0131nt\u0131l\u0131 olarak, ara\u015ft\u0131rmaya tutulan her alanda uygulamak ayr\u0131 ayr\u0131 \u015feylerdir. Oysa ara\u015ft\u0131rmada hi\u00e7 \u015fa\u015fmadan daima bu g\u00f6r\u00fc\u015f a\u00e7\u0131s\u0131ndan yola \u00e7\u0131k\u0131l\u0131rsa, art\u0131k bir daha kesin \u00e7\u00f6z\u00fcmler ve sonsuz ger\u00e7ekler istemekten kesin olarak vazge\u00e7ilir: her zaman edinilen her bilginin zorunlu olarak s\u0131n\u0131rl\u0131 olma niteli\u011finin ve bu bilginin, i\u00e7inde, kazan\u0131lm\u0131\u015f oldu\u011fu ko\u015fullara ba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131n bilincinde olunur; h\u00e2l\u00e2 ge\u00e7erli olan eski metafizi\u011fin, do\u011fru ve yanl\u0131\u015f, iyi ve k\u00f6t\u00fc, \u00f6zde\u015f ve de\u011fi\u015fik, zorunlu ve olumsal gibi giderilemez kar\u015f\u0131tl\u0131klar\u0131n ancak g\u00f6reli bir de\u011ferleri vard\u0131r, \u015fimdi do\u011fru olarak tan\u0131nan \u015feyin gizli bir yanl\u0131\u015f yan\u0131 da vard\u0131r ve bu, daha sonra ortaya \u00e7\u0131kacakt\u0131r, t\u0131pk\u0131 \u015fimdilik yanl\u0131\u015f tan\u0131nan\u0131n da do\u011fru bir yan\u0131 oldu\u011fu ve bu do\u011fru yan\u0131 y\u00fcz\u00fcnden daha \u00f6nce do\u011fru say\u0131ld\u0131\u011f\u0131 gibi; ve gene bilinir ki, zorunlu oldu\u011fu ileri s\u00fcr\u00fclen \u015fey, salt rastlant\u0131lardan meydana gelmi\u015ftir ve s\u00f6zde rastlant\u0131, zorunlulu\u011fun alt\u0131nda gizlendi\u011fi bi\u00e7imdir \u2013 ve bu b\u00f6yle s\u00fcrer gider.<\/em>&#8220;<strong>(1)<\/strong>&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Demokrasi, S\u0131n\u0131f, \u201cKitle Toplumu\u201d&nbsp;<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>G\u00fcn\u00fcm\u00fcz toplumlar\u0131 kapitalist \u00fcretim ili\u015fkilerinin egemen oldu\u011fu bir ekonomik, sosyal, siyasal ve k\u00fclt\u00fcrel sistemle \u00e7evrelenmi\u015ftir. Burjuva ideolojisi her t\u00fcrl\u00fc ekonomik, sosyal, siyasal ve k\u00fclt\u00fcrel \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn burjuva demokrasi kurumlar\u0131nca, t\u00fcm toplum i\u00e7in garanti alt\u0131na al\u0131nd\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve t\u00fcm bireylerin bu \u00f6zg\u00fcrl\u00fcklerden, burjuva demokrasisinin \u00f6zg\u00fcrl\u00fcklerinden yararlanabilece\u011fi iddias\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131r. Bu sistem <em>\u201cesas olarak, burjuvazinin tan\u0131mlad\u0131\u011f\u0131 \u015fekliyle, \u00fcretim ara\u00e7lar\u0131n\u0131n \u00f6zel m\u00fclkiyetine sayg\u0131 temelinde bir dizi hak ve y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc olan bireylerin, meta sat\u0131c\u0131lar\u0131n\u0131n olu\u015fturdu\u011fu bir toplumda egemen olan sistemdir.\u201d<\/em><strong>(2)<\/strong>&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Bu, teoride herkesin, ama pratikte sadece zenginlerin, bas\u0131n \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc, toplant\u0131 \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc, propaganda yapma ve politik olarak \u00f6rg\u00fctlenme&#8230; hakk\u0131 oldu\u011fu anlam\u0131na gelir. Marksizm \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn bu tan\u0131m\u0131n\u0131 sorgular ve modern kapitalist devletin <em>\u201ciktidar sisteminin i\u015fleyi\u015f bi\u00e7imi\u201d<\/em>nin bir sonucu olarak, burjuvazinin <em>\u201ciktidar\u0131na me\u015fruiyet kazand\u0131rmak\u201d <\/em>amac\u0131yla <em>\u201ckamuya dayanan bir demokratik toplum\u201d <\/em>oldu\u011fu iddias\u0131n\u0131 ideolojik olarak i\u015fledi\u011fini g\u00f6sterir. \u00d6zellikle feodal \u00fcretim tarz\u0131n\u0131n ve \u00fcretim ili\u015fkilerinin bir sonucu olan feodal toplumsal sistemin aksine, liberal demokrasi anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n, bireylerin <em>\u201c\u00f6zg\u00fcr iradeleriyle\u201d <\/em>toplumsal s\u00fcre\u00e7lere <em>\u201ckanaat, g\u00f6r\u00fc\u015f ve kirleriyle\u201d <\/em>kat\u0131l\u0131m\u0131n\u0131n \u00f6n\u00fcn\u00fc a\u00e7t\u0131\u011f\u0131n\u0131 iddia eder. Bu sayede kendinden \u00f6nceki toplumsal sistemlerde hi\u00e7bir bireyin sahip olmad\u0131\u011f\u0131, y\u00f6neticilerin <em>\u201cbelirli politikalar\u0131n\u0131 ele\u015ftirebilme hakk\u0131\u201d<\/em>ndan, gerekti\u011finde kendi \u00e7\u0131kar ve kirleri do\u011frultusunda, benzerleriyle bir araya gelerek birlikte \u00f6rg\u00fctlenebilme hakk\u0131na kadar geni\u015f bir alan bireyin \u00f6n\u00fcnde <em>\u201ca\u00e7\u0131l\u0131r.\u201d <\/em>Ku\u015fkusuz <em>\u201cmeta sat\u0131c\u0131lar\u0131n\u0131n olu\u015fturdu\u011fu bir sistemde, egemen olan sistem\u201d <\/em>d\u00e2hilinde&#8230;&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Burjuva ideologlar\u0131 <em>\u201cbireyi\u201d <\/em>kutsar. <em>\u201cBirey\u201d<\/em>in binlerce y\u0131ll\u0131k esaretine, <em>\u201cbireylerden olu\u015fan modern kapitalist toplum\u201d<\/em>u kurarak son verdi\u011fini ileri s\u00fcren burjuvazi, kapitalist devlet ayg\u0131t\u0131n\u0131n ald\u0131\u011f\u0131 t\u00fcm karar ve uygulamalar\u0131 da <em>\u201cbireyin y\u00fcksek \u00e7\u0131karlar\u0131\u201d <\/em>ad\u0131na ve demokratik bir toplum olman\u0131n gere\u011fi olarak yerine getirdi\u011fi iddias\u0131ndad\u0131r. Di\u011fer yandan,&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>&#8220;<em>&#8230;burjuva ideolojisi toplumun bireylerden olu\u015ftu\u011funu ifade ederken, Marksistler i\u00e7in toplum esas olarak s\u0131n\u0131flardan olu\u015fur. Bu, bireylerin varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 yads\u0131mak i\u00e7in de\u011fil, ama onlar\u0131n s\u0131n\u0131fl\u0131 toplum i\u00e7inde ait olduklar\u0131 konumu belirlemek i\u00e7indir. Bireyler, toplumla s\u0131n\u0131flar arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla ili\u015fkilidirler; onlar s\u0131n\u0131f dolay\u0131m\u0131yla var olurlar. Herkes ayn\u0131 olanaklara sahip de\u011fildir; birinin proleter di\u011ferinin burjuva olmas\u0131, \u00f6zg\u00fcrl\u00fck ve geli\u015fim a\u00e7\u0131s\u0131ndan farkl\u0131 potansiyellere sahip olmalar\u0131na yol a\u00e7ar. Bu nedenle, burjuva ideologlar\u0131 verili bir toplumda bireyler i\u00e7in var olan \u00f6zg\u00fcrl\u00fck derecesini tart\u0131\u015f\u0131rken, Marksistler toplum i\u00e7inde i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n elde etmi\u015f oldu\u011fu \u00f6zg\u00fcrl\u00fcklerin derecesini sorgulayarak i\u015fe ba\u015flarlar. B\u00f6ylece, i\u015f\u00e7ilerin \u00f6zg\u00fcrl\u00fcklerinden s\u00f6z ederken, konuyu iki ayr\u0131 d\u00fczeyde ele al\u0131r\u0131z; birincisi, bir b\u00fct\u00fcn olarak toplum i\u00e7indeki i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131; ikincisi, kendi s\u0131n\u0131flar\u0131 i\u00e7inde birey olarak i\u015f\u00e7iler. Bu iki d\u00fczey ayn\u0131 de\u011fildir: aralar\u0131nda diyalektik bir ili\u015fki vard\u0131r ve bunlar s\u0131k s\u0131k \u00e7eli\u015fir.<\/em><strong>(3)<\/strong>&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><em>&#8230;Bireylerin s\u0131n\u0131flar\u0131 arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla var olmas\u0131 ger\u00e7e\u011fine burjuva ideologlar\u0131 liberal demokrasi anlay\u0131\u015f\u0131yla cevap verirler. Bahsettikleri demokrasi her zaman genel \u00f6zelliktedir. Oysa &#8216;demokrasi&#8217; her zaman i\u00e7in s\u0131n\u0131f diktat\u00f6rl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcn bir bi\u00e7imi olmu\u015ftur. Bundan \u00f6te bir anlam ifade etmemi\u015ftir: Baz\u0131 kesimler i\u00e7in bir diktat\u00f6rl\u00fck olan \u015fey, onlar\u0131 bask\u0131 alt\u0131nda tutan s\u0131n\u0131f ya da kesimler i\u00e7in demokrasidir. S\u0131n\u0131fl\u0131 bir toplumda, demokrasi (&#8230;) burjuva ideolojisi taraf\u0131ndan iddia edildi\u011fi gibi, asla b\u00fct\u00fcn bireyler i\u00e7in var olmam\u0131\u015ft\u0131r.<\/em>&#8220;<strong>(4)<\/strong>&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Buna ra\u011fmen bireyin kendini \u00f6zg\u00fcr bir \u015fekilde ger\u00e7ekle\u015ftirebilece\u011fi sosyal, siyasal, ekonomik ve k\u00fclt\u00fcrel d\u00fczenden bahsediliyor olmas\u0131, bizzat kapitalist sistemin kendi yap\u0131sal \u00f6zelliklerinin bir sonucudur. Ne t\u00fcr bir rejime sahip olursa olsun burjuva devlet, <em>\u201cme\u015fruiyet sahibi bir demokratik toplum ve d\u00fczen\u201d <\/em>iddias\u0131yla hareket ederek, \u00fczerinde y\u00fckseldi\u011fi kitlelerin <em>\u201conay\u0131n\u0131\u201d <\/em>almak zorundad\u0131r. Burjuva iktidar sistemi bu \u015fekilde i\u015fler: y\u00f6netimin iradesinin <em>\u201chalk\u0131n iradesi\u201d <\/em>olarak genelle\u015ftirilmesiyle. Bu s\u00fcre\u00e7 bir\u00e7ok de\u011fi\u015fik bi\u00e7im ve y\u00f6ntem alt\u0131nda ger\u00e7ekle\u015ftirilir. <em>\u201cKitle toplumu\u201d <\/em>ve <em>\u201ckitle k\u00fclt\u00fcr\u00fc\u201d <\/em>\u00e7\u00f6z\u00fcmlemeleri tam olarak bu \u00e7er\u00e7eveye oturmal\u0131d\u0131r. \u00c7\u0131karlar\u0131 <em>\u201cayn\u0131la\u015ft\u0131r\u0131larak\u201d <\/em>b\u00fct\u00fcnle\u015ftirilmi\u015f bir toplum! <em>\u201cYeni ve ba\u015fka bir topluma duyulan umudun, git gide daha da \u2018olumlay\u0131c\u0131 k\u00fclt\u00fcr\u2019 niteli\u011fi kazanan bug\u00fcnk\u00fc k\u00fclt\u00fcr taraf\u0131ndan, y\u0131prat\u0131l\u0131p zay\u0131flat\u0131lmakta oldu\u011fu\u201d<\/em><strong>(5)<\/strong> g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc!.. Bu g\u00f6r\u00fc\u015f ancak, burjuva toplumun \u00e7\u0131karlar\u0131 z\u0131t toplumsal s\u0131n\u0131flardan olu\u015ftu\u011fu ve tarihin esas olarak s\u0131n\u0131flar m\u00fccadelesi tarihi oldu\u011fu bilimsel ger\u00e7e\u011fi ile b\u00fct\u00fcnle\u015ftirilerek ele al\u0131nd\u0131\u011f\u0131 oranda a\u00e7\u0131klay\u0131c\u0131, de\u011fi\u015fim ve <em>\u201ckurtulu\u015f\u201d <\/em>i\u00e7in ipu\u00e7lar\u0131 veren bir g\u00f6r\u00fc\u015f olacakt\u0131r. Aksi yakla\u015f\u0131mlar\u0131n kabul\u00fc tarihin sonunun geldi\u011finin kabul\u00fcd\u00fcr.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>\u201cTeknolojik Belirlenimcilik\u201d ve Wright Mills&nbsp;<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Wright Mills, \u201ckitle toplumu\u201d ve \u201ckitle k\u00fclt\u00fcr\u00fc\u201d yakla\u015f\u0131m\u0131n\u0131, toplumsal yap\u0131 ile ekonomik yap\u0131 aras\u0131nda bir paralellik kurarak a\u00e7\u0131klamaktad\u0131r: <em>\u201cNas\u0131l serbest ekonomide pazardaki fiyatlar anonim, e\u015fit g\u00fc\u00e7te, kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 pazarl\u0131k olana\u011f\u0131na sahip \u00e7ok say\u0131da insanca belirleniyorsa, kamuoyu da kendi ba\u015f\u0131na d\u00fc\u015f\u00fcnebilen, d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc ifade edebilen, herkesin herkesle birlikte bir b\u00fcy\u00fck koronun i\u00e7inde yer alabildi\u011fi toplumsal bir ortam\u0131n \u00fcr\u00fcn\u00fc olmaktad\u0131r.\u201d<\/em><strong>(6)<\/strong> Mills burada 18. y\u00fczy\u0131l\u0131n liberal ekonomi anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n toplumsal hayata yans\u0131mas\u0131n\u0131 ele almaktad\u0131r.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Mills\u2019e g\u00f6re 19. y\u00fczy\u0131l d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrlerinin liberal demokrasi anlay\u0131\u015flar\u0131n\u0131n sonucu olarak kamu toplumu; <em>\u201ckanaat, g\u00f6r\u00fc\u015f ve d\u00fc\u015f\u00fcncelerin ifade edilebildi\u011fi, kamuoyunun a\u00e7\u0131k tart\u0131\u015fmalarla olu\u015fturuldu\u011fu, kamu eylemlerinin etkin \u015fekilde, \u00fcstelik otoriter sisteme kar\u015f\u0131 bile olsa ger\u00e7ekle\u015fti\u011fi ve iktidar\u0131n kamu ve kamuoyu \u00fczerinde \u00f6rt\u00fcl\u00fc y\u00f6ntemlerle n\u00fcfuz kurmaya kalk\u0131\u015fmad\u0131\u011f\u0131\u201d<\/em><strong>(7)<\/strong> bir toplum olarak teorize edilmektedir.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Ku\u015fkusuz Mills\u2019in bu teorik iddias\u0131 kapitalist bir sistem i\u00e7inde s\u00f6z konusu olamaz. Bu anlamda <em>\u201ckamu toplumu\u201d <\/em>tamamen bir soyutlamad\u0131r. \u00d6zellikle 19. y\u00fczy\u0131lda i\u015f\u00e7ilerin ve kad\u0131nlar\u0131n oy hakk\u0131n\u0131n olmad\u0131\u011f\u0131, sendikalar\u0131n yasad\u0131\u015f\u0131 kabul edildi\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcrse, bu yakla\u015f\u0131m\u0131n ham olmaktan \u00f6te ideolojik bir yakla\u015f\u0131m olarak kabul edilmesi daha do\u011frudur. Ayn\u0131 \u015fekilde tekelci kapitalizmin ya\u015fand\u0131\u011f\u0131 g\u00fcn\u00fcm\u00fczde de bir <em>\u201ckamu toplumu\u201d <\/em>olgusundan bahsedilemez.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Mills, <em>\u201ckitle toplumu\u201d<\/em>nun temel \u00f6zelliklerini s\u0131ralarken \u00f6zellikle kitle ileti\u015fim ara\u00e7lar\u0131n\u0131 \u00f6n plana \u00e7\u0131karmaktad\u0131r. Mills\u2019e g\u00f6re bu ara\u00e7lar\u0131n kamu \u00fczerindeki etkisi belirleyici niteliktedir. Kitle ileti\u015fim ara\u00e7lar\u0131na yap\u0131lan bu vurguda, bu ara\u00e7lar vas\u0131tas\u0131yla iktidar, her t\u00fcrl\u00fc denetim, y\u00f6nlendirme, engelleme ve tek y\u00f6nl\u00fc sunum g\u00fcc\u00fcn\u00fcn sahibi olmaktad\u0131r. \u00d6zg\u00fcr ve ba\u011f\u0131ms\u0131z bir tart\u0131\u015fma ve yarat\u0131m olana\u011f\u0131 &#8211; iktidar ve yanda\u015flar\u0131n\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda &#8211; imk\u00e2ns\u0131z hale gelmi\u015ftir.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Mills\u2019e g\u00f6re, bir toplumun egemen ileti\u015fim bi\u00e7imi e\u011fer kitle ileti\u015fim ara\u00e7lar\u0131yla ger\u00e7ekle\u015ftiriliyorsa, o toplum bir <em>\u201ckitle toplumu\u201d<\/em>dur, ve yine Mills\u2019e g\u00f6re g\u00fcn\u00fcm\u00fcz toplumu bu nedenle bir <em>\u201ckamu toplumu\u201d<\/em>ndan daha fazla oranda bir <em>\u201ckitle toplumu\u201d <\/em>\u00f6zelli\u011fi g\u00f6stermekte ve bu durum <em>\u201cliberal iyimserli\u011fin\u201d <\/em>de \u00e7\u00f6k\u00fc\u015f\u00fc anlam\u0131na gelmektedir.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Mills\u2019e g\u00f6re, <em>\u201ckamu toplumu\u201d<\/em>ndan <em>\u201ckitle toplumu\u201d<\/em>na ge\u00e7i\u015f bir tarihsel olgu olarak g\u00f6r\u00fclmelidir. \u0130ktidar\u0131n merkezile\u015fmesi, k\u00fc\u00e7\u00fck iktidar odaklar\u0131n\u0131n yok olmas\u0131 ve\/ veya merkezi iktidara ba\u011f\u0131ml\u0131 hale gelmesi, ekonominin yerelden ulusala, ulusaldan uluslararas\u0131na geni\u015flemesi, ekonomik tekelle\u015fmenin siyasi otoritenin tekelcile\u015fmesine neden olmas\u0131, siyasi ve ekonomik merkezile\u015fme ve tekelle\u015fmenin k\u00fclt\u00fcrel, sosyal ve psikolojik tekelleri yaratmas\u0131 sonucu <em>\u201ckitle toplumu\u201d <\/em>ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><em>\u201cKanaat imalat\u0131 teknikleri\u201d<\/em>ni kullanan tekelci burjuvazinin kar\u015f\u0131s\u0131nda <em>\u201cmodern birey\u201d <\/em>Mills\u2019e g\u00f6re \u00e7aresizdir. Mills\u2019in \u00e7izdi\u011fi bu genel \u00e7er\u00e7eve g\u00fcn\u00fcm\u00fcz toplumunu anlamak i\u00e7in \u00e7ok de\u011ferli ve do\u011fru veriler sunmas\u0131na ra\u011fmen, toplumu \u00e7\u0131karlar\u0131 z\u0131t ve uzla\u015fmaz ekonomik-sosyal s\u0131n\u0131flara g\u00f6re de\u011fil de birey temelinde \u00e7\u00f6z\u00fcmleme yoluna gitmesi nedeniyle yanl\u0131\u015ft\u0131r. Teknolojinin bu derece abart\u0131lmas\u0131 burjuva iktidar\u0131n\u0131 neredeyse \u00f6l\u00fcms\u00fcz Yunan tanr\u0131lar\u0131 yapmaktad\u0131r. Bu nedenle <em>\u201ckitle toplumu\u201d <\/em>ve <em>\u201ckitle k\u00fclt\u00fcr\u00fc\u201d <\/em>\u00e7\u00f6z\u00fcmlemelerinde Mills\u2019den kopmak, de\u011ferli ve do\u011fru verilerini kullanarak, Marx\u2019\u0131n deyimiyle, Mills\u2019de ba\u015f a\u015fa\u011f\u0131 duran bu ideolojik, politik ve k\u00fclt\u00fcrel sistemi ayaklar\u0131 \u00fczerine dikmek gerekir.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Tekelci Kapitalizm&nbsp;<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Ekonomide tekelle\u015fme bir kez ba\u015flad\u0131 m\u0131, bir daha \u00f6n\u00fcne <em>ge\u00e7ilemez<\/em>. O, kendi i\u00e7 yasalar\u0131 ve dinamikleriyle sonuna kadar geni\u015fler. Geni\u015fleyemedi\u011fi, daralma bask\u0131lar\u0131yla kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131 durumlarda kurulu olan\u0131 y\u0131karak krizini a\u015far ve yoluna devam eder. Ekonomik tekelle\u015fme bu nedenle hem siyasal hem sosyal hem de k\u00fclt\u00fcrel tekelle\u015fme e\u011filimi ve bask\u0131lar\u0131n\u0131 yarat\u0131r; ama ayn\u0131 zamanda sermayenin bu uluslararas\u0131 niteli\u011fidir ki eme\u011fin de uluslararas\u0131 bir \u00f6rg\u00fctl\u00fcl\u00fck ve m\u00fccadele s\u00fcrecine girmesine yol a\u00e7ar. Bu ili\u015fki diyalektik olarak bir sarmal olu\u015fturur. Ekonomik tekelle\u015fme sonucu olu\u015fan kriz nas\u0131l var olan\u0131 y\u0131karak ilerleyebilirse ayn\u0131 \u015fekilde k\u00fclt\u00fcrel, siyasal ve sosyal tekelle\u015fmenin y\u00fcr\u00fcmesi i\u00e7in de y\u0131k\u0131mlar ya\u015fanmas\u0131 gerekir. T\u00fcketim, daha \u00e7ok t\u00fcketim, k\u00e2r, <em>\u201cyenilenme,\u201d <\/em>hi\u00e7 durmadan devam eden bir k\u0131s\u0131rd\u00f6ng\u00fc&#8230;&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Kapitalizm bu \u00f6zelli\u011fiyle kendinden \u00f6nceki ekonomik ve sosyal sistemlerden ayr\u0131l\u0131r. Feodal d\u00fczen y\u00fczy\u0131llarca ayn\u0131 \u00fcretim ve t\u00fcketim ili\u015fkisini devam ettirerek ya\u015fayabildi; dura\u011fanl\u0131k feodal d\u00fczenin ya\u015famas\u0131n\u0131n tek yoluydu. Kapitalizm ise ancak <em>ilerleyerek <\/em>ya\u015fayabilir. <em>\u0130lerlemesi <\/em>i\u00e7in y\u0131kmak zorundad\u0131r. G\u00fcn\u00fcm\u00fcz toplumlar\u0131 emperyalist kapitalizm taraf\u0131ndan bu nedenle bir <em>\u201ckitle toplumu\u201d <\/em>olarak \u015fekillendirilmek isteniyor; ama s\u0131n\u0131fl\u0131 bir toplumun s\u00fcrekli ve tam bir \u015fekilde <em>\u201ckitle toplumu <\/em>yap\u0131lmas\u0131 olanakl\u0131 de\u011fil. Kapitalizmin yap\u0131sal karakteri nedeniyle art\u0131k de\u011fer \u00fcreten bir sisteme ihtiyac\u0131 var. Kapitalizmin \u00f6zel m\u00fclkiyete dayal\u0131 s\u0131n\u0131fl\u0131 bir toplum olmas\u0131 da ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz krizler ya\u015famas\u0131na neden olmakta. Bu krizlerin a\u015f\u0131lmas\u0131 ise \u00e7al\u0131\u015fan geni\u015f kitlelerin daha k\u00f6t\u00fc ya\u015fam ko\u015fullar\u0131na boyun e\u011fmesi anlam\u0131na geliyor.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>G\u00fcn\u00fcm\u00fcz d\u00fcnya ekonomik krizi de bunun son \u00f6rneklerinden biri. Nitekim Birle\u015fmi\u015f Milletler Uluslararas\u0131 \u00c7al\u0131\u015fma \u00d6rg\u00fct\u00fc ILO\u2019ya g\u00f6re d\u00fcnya ekonomik krizi nedeniyle 2009 y\u0131l\u0131nda 50 milyon ki\u015finin daha i\u015fsiz kalmas\u0131 bekleniyor. ILO y\u0131l sonu itibariyle d\u00fcnya i\u015fsiz say\u0131s\u0131n\u0131 da 240 milyon olarak \u00f6ng\u00f6r\u00fcyor. B\u00f6ylece kapitalizmin teknolojik geli\u015fmeler ve <em>\u201csosyal uzla\u015fmalar\u201d <\/em>sonucu yaratt\u0131\u011f\u0131 yan\u0131lsamalar d\u00fcnyas\u0131 da son darbelerini yiyor. II. D\u00fcnya Sava\u015f\u0131 sonras\u0131nda <em>\u201cbar\u0131\u015f i\u00e7inde bir arada ya\u015fama\u201d <\/em>politikalar\u0131n\u0131n bir \u00fcr\u00fcn\u00fc olan <em>\u201cuzla\u015fmalar\u201d <\/em>\u00f6zellikle ABD ve Avrupa\u2019da h\u0131zl\u0131 sermaye birikimlerine olanak sa\u011flam\u0131\u015ft\u0131. Bu <em>\u201calt\u0131n y\u0131llar\u0131n\u201d <\/em>bir sonucu olan <em>\u201cgenel refah toplumlar\u0131\u201d <\/em>1970\u2019lerde burjuvazinin d\u00fc\u015fen k\u00e2r oranlar\u0131na ba\u011fl\u0131 olarak ilk darbelerini yemeye ba\u015flad\u0131. Ku\u015fkusuz ne i\u015fsizlik, ne de a\u00e7l\u0131k ve yoksulluk bu \u00fclkelerde hi\u00e7 eksik olmam\u0131\u015ft\u0131. Toplumun her zaman ortalama y\u00fczde 10\u2019u bir g\u00f6reli i\u015fsizlik, a\u00e7l\u0131k, yoksulluk i\u00e7indeydi. D\u00fcnyan\u0131n bu kapitalist merkez \u00fclkeleri d\u0131\u015f\u0131nda kalan \u00fclkeler ise <em>\u201cgenel refah\u0131n\u201d <\/em>faturas\u0131n\u0131 tam bir ekonomik sefalet ve politik bask\u0131 olarak ya\u015fad\u0131. Son 40 y\u0131ll\u0131k s\u00fcre\u00e7te d\u00fcnya \u00e7ap\u0131nda giderek egemen olan neoliberal politikalar\u0131n da bir sonucu olarak g\u00fcn\u00fcm\u00fcz d\u00fcnya ekonomik krizine kadar gelindi. B\u00fct\u00fcn bu s\u00fcre\u00e7lerin ayn\u0131 zamanda daha k\u00f6t\u00fc ya\u015fam ko\u015fullar\u0131na kar\u015f\u0131 tepkinin \u00f6rg\u00fctlenmesinin de d\u00fcnya \u00e7ap\u0131nda yolunu a\u00e7t\u0131\u011f\u0131n\u0131 belirtmemiz gerekir.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><em>\u201cKitle toplumu\u201d <\/em>yaratma \u00e7abas\u0131n\u0131n temelinde emperyalist burjuvazinin daha \u00e7ok k\u00e2r sa\u011flama amac\u0131 vard\u0131r. Rekabete dayal\u0131 bir sistem olan tekelci kapitalizm bunu gerektirir. Bu s\u00fcre\u00e7, sopa ve havu\u00e7 politikalar\u0131 e\u015fli\u011finde d\u00fcnyan\u0131n d\u00f6rt bir yan\u0131nda s\u00fcrd\u00fcr\u00fcl\u00fcr. \u00d6rne\u011fin demokrasi ad\u0131na Vietnam, Panama, Nikaragua, Somali, Irak, Afganistan, L\u00fcbnan i\u015fgal edilir. D\u00fcnya <em>\u201cbar\u0131\u015f\u0131 ve g\u00fcvenli\u011fi\u201d <\/em>i\u00e7in g\u00fcnlerce, televizyonlar\u0131n naklen g\u00f6r\u00fcnt\u00fcleri e\u015fli\u011finde Irak bombalan\u0131r. Emperyalist propaganda mekanizmalar\u0131 gece g\u00fcnd\u00fcz bu sald\u0131r\u0131lar\u0131 askeri olarak zorunlu, siyasi olarak gerekli ve hukuksal olarak da hakl\u0131 g\u00f6stermeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131r. Emperyalist diplomasi t\u00fcm ba\u011f\u0131ml\u0131, yard\u0131mc\u0131 ve m\u00fcttefik h\u00fck\u00fcmetlere sava\u015f\u0131n asl\u0131nda bar\u0131\u015f oldu\u011funu anlat\u0131r! Ama bu s\u00fcre\u00e7, \u00f6rne\u011fin Bosna i\u00e7in, Kosova i\u00e7in, \u00c7e\u00e7enistan i\u00e7in ya da Filistin ve Gazze i\u00e7in i\u015flemez, \u00e7\u00fcnk\u00fc <em>\u201cdemokrasi\u201d<\/em>nin ibresi ba\u015fka bir y\u00f6n\u00fc g\u00f6stermektedir&#8230; E\u011fer kapitalist d\u00fcnya tam anlam\u0131yla bir <em>\u201ckitle toplumu\u201d <\/em>olmu\u015f olsayd\u0131, ku\u015fkusuz ne emperyalist merkezlerde ne de Ortado\u011fu\u2019da \u00f6rne\u011fin Irak\u2019\u0131n i\u015fgaline ve Gazze\u2019nin Siyonist \u0130srail\u2019ce yerle bir edilmesine kar\u015f\u0131 g\u00f6steriler d\u00fczenlenmez, direni\u015fler olamazd\u0131&#8230;&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Lenin, tekelci kapitalizmin bu yap\u0131sal karakterine ili\u015fkin \u015fu can al\u0131c\u0131 \u00f6rne\u011fi verir:&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>&#8220;<em>Demiryollar\u0131 yap\u0131m\u0131, basit, do\u011fal, demokratik, k\u00fclt\u00fcrel, uygarla\u015ft\u0131r\u0131c\u0131 bir giri\u015fim gibi g\u00f6r\u00fcn\u00fcr: Bu, dar kafal\u0131 k\u00fc\u00e7\u00fck burjuvalar\u0131n g\u00f6zlerine b\u00f6yle g\u00f6r\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fc gibi, kapitalist k\u00f6lelili\u011fin i\u011fren\u00e7li\u011fini maskelemeleri i\u00e7in cepleri doldurulan burjuva profes\u00f6rlerinin g\u00f6zlerine de b\u00f6yle g\u00f6r\u00fcn\u00fcr. Asl\u0131nda bu giri\u015fimleri binlerce noktadan \u00fcretim ara\u00e7lar\u0131n\u0131n \u00f6zel m\u00fclkiyetine ba\u011flayan kapitalist ba\u011flar, demiryolu yap\u0131m\u0131n\u0131, (s\u00f6m\u00fcrgelerin ve yar\u0131s\u00f6m\u00fcrgelerin) bir milyar insan i\u00e7in, yani d\u00fcnya n\u00fcfusunun yar\u0131dan fazlas\u0131n\u0131 olu\u015fturan ba\u011f\u0131ml\u0131 \u00fclkelerdeki insanlar i\u00e7in, ve \u2018uygarla\u015fm\u0131\u015f\u2019 \u00fclkelerde sermayenin \u00fccretli k\u00f6leleri i\u00e7in bir bask\u0131 arac\u0131 haline getirmi\u015ftir.<\/em>&#8220;<strong>(8)<\/strong>&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Wright Mills, Frankfurt Okulu\u2019nda Praksis ve \u201cKitle Toplumu ve K\u00fclt\u00fcr\u00fc\u201d&nbsp;<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Mills\u2019in en b\u00fcy\u00fck hatas\u0131 neredeyse iki insan\u0131n yan yana gelip, ortak bir \u00e7\u0131kar ve hedef do\u011frultusunda hareket edemeyece\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcnecek kadar kaderci bir k\u00f6t\u00fcmserlik i\u00e7inde olmas\u0131 ve kapitalist toplumun s\u0131n\u0131flar \u00fczerine kurulu oldu\u011fu ger\u00e7e\u011fini hesaba katmamas\u0131d\u0131r.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>G\u00fcn\u00fcm\u00fcz toplumunda, \u00f6rne\u011fin \u00f6nemli muhalefet merkezlerinden olan sendikalar\u0131n ve benzeri kimi siyasi ve ekonomik \u00f6rg\u00fctlerin, \u00fcyelerinin \u00e7\u0131kar ve kirlerini gerekli \u015fekilde temsil etmedikleri bir ger\u00e7ektir. \u0130lk kez 18. y\u00fczy\u0131lda sanayile\u015fmenin artmas\u0131na ba\u011fl\u0131 olarak i\u015f\u00e7i ve emek\u00e7i s\u0131n\u0131f \u00f6rg\u00fctleri g\u00fcndeme gelmi\u015fti. Bu ba\u011f\u0131ms\u0131z \u00f6rg\u00fctler \u00f6zellikle 19. y\u00fczy\u0131l\u0131n sonlar\u0131na do\u011fru \u00fcyelerini temsil etmekten \u00f6te onlar\u0131 kontrol edip denetleyen, ba\u015fka bir ifadeyle <em>\u201cdevrimci potansiyellerini sistem i\u00e7ine kanalize ederek pasifize eden denge \u00f6rg\u00fctleri\u201d <\/em>haline gelmeye ba\u015flad\u0131. Ayn\u0131 \u015fekilde Kautsky ve Bernstein\u2019\u0131n ba\u015f\u0131n\u0131 \u00e7ekti\u011fi ak\u0131mlar sosyalist \u00f6rg\u00fct ve hareketlerin sosyal demokratla\u015fmas\u0131na neden oldu. Bunlar tarihsel olgular; ama di\u011fer yandan bu \u00f6rg\u00fctler s\u0131n\u0131fl\u0131 toplumun e\u015fitsizliklerinin bir yans\u0131mas\u0131 olarak var ve i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n ve t\u00fcm emek\u00e7ilerin bir kazan\u0131m\u0131. Bu \u00f6rg\u00fctlerin herhangi bir nedenle i\u015flevsizle\u015fmesi ve tamamen kullan\u0131lamaz olmas\u0131, i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n kendisini ba\u015fka \u015fekillerde ifade etmesine yol a\u00e7acakt\u0131r.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>G\u00fcn\u00fcm\u00fcz\u00fcn uzla\u015fmac\u0131\/i\u015fbirlik\u00e7i sendikalar\u0131n\u0131n yap\u0131lanmas\u0131, siyasi iktidarlar\u0131n yap\u0131lanma ve hiyerar\u015fisine benzeyen y\u00f6ntemlerle olmaktad\u0131r, ama s\u0131n\u0131f \u00f6rg\u00fctleri i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n bilincinde me\u015fru ve tarihsel kazan\u0131mlar olarak yer almaktad\u0131r. Sendikalar bir yandan <em>\u201cetkisizle\u015ftirilmi\u015f, y\u0131ld\u0131r\u0131lm\u0131\u015f, \u00fcrk\u00fct\u00fclm\u00fc\u015f\u201d <\/em>bireyleri bar\u0131nd\u0131r\u0131rken, \u00e7ok daha aktif ve kendi kaderlerini ellerine almak isteyen m\u00fccadeleci unsurlar\u0131n oldu\u011fu da bir ger\u00e7ektir. Bu \u00f6rnekleri ba\u015fka s\u0131n\u0131f \u00f6rg\u00fctleri i\u00e7in de vermek olanakl\u0131d\u0131r.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>\u0130lerilik ve geriliklerin burjuva toplumda bir arada ya\u015fanmas\u0131 bizzat kapitalist \u00fcretim tarz\u0131n\u0131n par\u00e7alay\u0131c\u0131, yabanc\u0131la\u015ft\u0131r\u0131c\u0131 do\u011fas\u0131n\u0131n bir sonucudur. Bu nedenle <em>\u201cetkisizle\u015ftirilmi\u015f, y\u0131ld\u0131r\u0131lm\u0131\u015f, \u00fcrk\u00fct\u00fclm\u00fc\u015f\u201d <\/em>bireylerin varl\u0131\u011f\u0131 kapitalizmin ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz bir sonucudur. \u00d6rne\u011fin, daha 1850\u2019lerde&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>&#8220;<em>&#8230; i\u015f\u00e7i ve emek\u00e7i kitlelerine kar\u015f\u0131 sanayi kapitalizminin kurumlar\u0131n\u0131 h\u0131zla peki\u015ftirmeye y\u00f6nelen sanayi burjuvazisi, devlet olanaklar\u0131ndan alabildi\u011fine yararlanmaya ba\u015flam\u0131\u015f; Paris kentini d\u00fcnyan\u0131n bu yeni d\u00f6nemdeki toplumun gerekleri a\u00e7\u0131s\u0131ndan y\u0131k\u0131l\u0131p yeniden kurulmu\u015f ilk ba\u015fkenti yapm\u0131\u015ft\u0131r. Caddeler geni\u015fletilmi\u015f; kendi ya\u015famlar\u0131n\u0131n s\u00fcren karanl\u0131\u011f\u0131 kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131nda ayd\u0131nlat\u0131lan yeni bulvarlardan kentin \u00e7al\u0131\u015fan n\u00fcfus kesimi \u00f6nceleri bir seyirci, sonralar\u0131 ise meta k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fcn g\u00f6z\u00fc kama\u015fm\u0131\u015f hayran\u0131 olarak gezinmeye ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r. Eski Orta \u00c7a\u011f\u0131n kent yap\u0131s\u0131 i\u00e7indeki mahallelerinde bir arada ve yo\u011fun bir bi\u00e7imde kendi aralar\u0131nda ya\u015fayan yoksullar, bu kapal\u0131 d\u00fcnyalar\u0131n\u0131n yeni kent planlamas\u0131 ile kalmamas\u0131 sonucunda, kentin geli\u015fkin semtlerinde oturan egemen s\u0131n\u0131f\u0131n k\u00fclt\u00fcrel denetim d\u00fczenlemeleri alt\u0131nda kentin her yerinde, fakat de\u011fi\u015fik roller ile ya\u015famaya ba\u015flam\u0131\u015flard\u0131r.<\/em>&#8220;<strong>(9)<\/strong>&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Benjamin bu a\u00e7\u0131dan <em>\u201cmodern d\u00f6nemin toplumsal hayat\u0131n\u0131n ger\u00e7ek ya\u015fam deneyiminde erozyona yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6ylemektedir.\u201d<\/em><strong>(10)<\/strong> Benjamin bu konuda \u00fc\u00e7 olgu \u00fczerinde durur:&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>&#8220;<em>\u00d6\u011feleri aras\u0131nda bir tutarl\u0131l\u0131k ve b\u00fct\u00fcnl\u00fck olan \u00f6yk\u00fc anlatma (\u00f6yk\u00fcleme\/narration) yerine, modern d\u00f6nemde, \u00e7\u00f6z\u00fclmeci ve tutarl\u0131l\u0131ktan yoksun enformasyon\u2019a ge\u00e7ilmesi ve bunun g\u00fcn\u00fcm\u00fczde ba\u015fat ileti\u015fim tarz\u0131 haline gelmesi&#8230; Modern hayatta alg\u0131lar\u0131m\u0131zda, sars\u0131c\u0131 (traumatic) \u015foklar\u0131n, belirtken uyar\u0131lar olarak, gitgide daha ba\u015fat bir duruma geli\u015fi&#8230; Baudelaire\u2019in sanat \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131nda kalabal\u0131\u011f\u0131n rol\u00fcn\u00fc de\u011ferlendirme bi\u00e7imine kar\u015f\u0131 ele\u015ftirel bir tutum&#8230;<\/em>&#8220;<strong>(11)&nbsp;<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Baudelaire \u201c<em>kalabal\u0131klar\u0131n i\u00e7indeki &#8230;insan\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr-gezer ( \u00e2neur) ile bir ve ayn\u0131 say\u0131labilece\u011fi anlay\u0131\u015f\u0131ndad\u0131r.\u201d <\/em>Benjamin\u2019e g\u00f6re ise <em>\u201cbu t\u00fcr bir bak\u0131\u015f, onaylanmas\u0131 zor bir bak\u0131\u015f tarz\u0131d\u0131r. Kalabal\u0131klar d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr-gezer olmaktan \u00e7ok uzakt\u0131r.\u201d<\/em><strong>(12)<\/strong>&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Baudelaire\u2019in d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr-gezer insan\u0131 19. y\u00fczy\u0131l Parisi\u2019nde, \u00e7al\u0131\u015fmay\u0131 reddeden, pasajlarda aylak\u00e7a gezinen kalabal\u0131klar i\u00e7inde yaln\u0131z insand\u0131r. <em>\u201cBu yeni d\u00f6nemde \u2018pazar\u2019a ziyarette bulunan fakat g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fte aylak\u00e7a gezinip etrafa bak\u0131nan intelligentsia ger\u00e7ekte kendini satmak i\u00e7in, onu sat\u0131n alacak birini aramakta&#8230; ekonomik konumunun belirsizli\u011fi nedeni ile siyasal i\u015flevlerinde de belirsiz bir durumda bulunmaktad\u0131r.<\/em>\u201d<strong>(13)<\/strong>&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Benjamin \u015f\u00f6yle der: <em>\u201cParis\u2019te a\u00e7\u0131lan ve al\u0131\u015f-veri\u015f yapmaks\u0131z\u0131n da girilip i\u00e7inde gezilebilen, vakit ge\u00e7irilebilen b\u00fcy\u00fck ma\u011fazalar d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr-gezer i\u00e7in Tarih taraf\u0131ndan haz\u0131rlanm\u0131\u015f en son \u015faka olmu\u015ftur.\u201d<\/em><strong>(14)<\/strong>&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Leo L\u00f6wenthal Horkheimer ile yapt\u0131\u011f\u0131 mektupla\u015fmalardan birinde kapitalizmin <em>bu son \u015fakas\u0131 <\/em>\u00fczerine \u015fu de\u011ferlendirmeyi yapar: <em>\u201c&#8230;insan ve do\u011fa \u00fczerinde makinenin ve \u00e7e\u015fitli organizasyonlar\u0131n ac\u0131mas\u0131z etkileri ile g\u00fcn\u00fcm\u00fczde kendini ifade eden b\u00fct\u00fcn bir \u00fcretim idea\u2019s\u0131n\u0131n bilin\u00e7alt\u0131 d\u00fczeyinde de, bilin\u00e7 d\u00fczeyinde de toplumun \u00e7o\u011funlu\u011fu \u00fczerinde yaratt\u0131\u011f\u0131 izler deh\u015fet ve nefretle doludur.\u201d<\/em><strong>(15)<\/strong>&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Horkheimer cevabi mektubunda kapitalizmin t\u00fcketim k\u0131skac\u0131nda insan\u0131 delili\u011fin s\u0131n\u0131rlar\u0131na g\u00f6t\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fcne s\u00f6yler:&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>&#8220;<em>&#8230; bu toplumda, bo\u015f zamanlar\u0131nda insan\u0131 y\u00f6neten mekanizmalar, ayn\u0131 insan\u0131 \u00e7al\u0131\u015f\u0131rken y\u00f6neten mekanizmalar ile bir ve ayn\u0131. Hatta \u015funu dahi s\u00f6yleyebilirim ki, t\u00fcketim alan\u0131ndaki davran\u0131\u015f kal\u0131plar\u0131n\u0131 anlayabilmenin anahtar\u0131, modern insan\u0131n end\u00fcstrideki konumunda, fabrika ve i\u015flikte y\u00fcklendi\u011fi i\u015flerde, b\u00fcro ya da at\u00f6lyedeki \u00f6rg\u00fctlenme bi\u00e7iminde bulunuyor&#8230; yemek, i\u00e7mek, bakmak, seyretmek, sevmek, uyumak birer \u2018t\u00fcketim\u2019e d\u00f6n\u00fc\u015fm\u00fc\u015ft\u00fcr. T\u00fcketim, art\u0131k, insan\u0131 i\u015fliklerinin i\u00e7inde iken de d\u0131\u015f\u0131nda iken de bir makineye d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrm\u00fc\u015f bulunuyor&#8230; G\u00fcn\u00fcm\u00fcz\u00fcn toplumlar\u0131nda insano\u011flunun uyku saatlerinin d\u0131\u015f\u0131ndaki hali ayr\u0131nt\u0131lar\u0131na varana dek d\u00fczenlenmekte oldu\u011fu i\u00e7in, ger\u00e7ek bir ka\u00e7\u0131\u015f, ancak uyumakla ya da delilik i\u00e7inde olabiliyor&#8230;<\/em>&#8220;<strong>(16)<\/strong>&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Bir b\u00fct\u00fcn olarak de\u011ferlendirildi\u011finde Frankfurt Okulu \u00fcyelerinin \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131 <em>\u201ckitle k\u00fclt\u00fcr\u00fc\u201d <\/em>ve <em>\u201ckitle toplumu\u201d <\/em>konusunda olduk\u00e7a geni\u015f bir panorama sunmaktad\u0131r. Genel olarak Frankfurt Okulu\u2019nun <em>\u201ckitle k\u00fclt\u00fcr\u00fc\u201d<\/em>ne yakla\u015f\u0131m ve alg\u0131lay\u0131\u015f\u0131n\u0131 \u015fu c\u00fcmleler net bir \u015fekilde ifade etmektedir:&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>&#8220;<em>Frankfurt Okulu kitle k\u00fclt\u00fcr\u00fcnden hi\u00e7 ho\u015flanm\u0131yordu. Nedeni, kitle k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fcn demokratik bir k\u00fclt\u00fcr olu\u015fu de\u011fildi. Tam tersine, demokratik olmayan bir k\u00fclt\u00fcr olu\u015fu idi. Onlara g\u00f6re \u2018pop\u00fcler k\u00fclt\u00fcr\u2019 kavram\u0131 da ideolojik bir bi\u00e7imde kullan\u0131lmaktayd\u0131. K\u00fclt\u00fcr end\u00fcstrisi ger\u00e7ek bir k\u00fclt\u00fcr de\u011fil, kendili\u011findenli\u011fi olmayan, \u015feyselle\u015fmi\u015f bir kal\u0131p k\u00fclt\u00fcr \u00fcretmektedir. Eski g\u00fcnlerdeki gibi, birbirinden farkl\u0131 y\u00fcksek k\u00fclt\u00fcr ve alt-kesimlerin k\u00fclt\u00fcr\u00fc diye iki ayr\u0131 k\u00fclt\u00fcr de kalmam\u0131\u015ft\u0131r, modern kitle toplumunda. Bu farkl\u0131l\u0131k, bu ayr\u0131l\u0131k bile kitle k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fcn \u2018stilize barbarl\u0131\u011f\u0131\u2019 i\u00e7inde erimi\u015f, yok olup gitmi\u015ftir.<\/em>&#8220;<strong>(17)<\/strong>&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Frankfurt Okulu temsilcilerine g\u00f6re modern kapitalist toplum, ekonomik ve siyasal merkezile\u015fme, standartla\u015ft\u0131rma, s\u0131radanla\u015ft\u0131rma, herkesi ve her \u015feyi birbiriyle benzer hale getirme yoluyla eski k\u00fclt\u00fcrel ayr\u0131mlar\u0131 ortadan kald\u0131rmakta ve t\u00fcm\u00fcn\u00fcn yerine <em>bir \u201ckitle k\u00fclt\u00fcr\u00fc\u201d <\/em>koymaktad\u0131r. Frankfurt Okulu modern toplumun bir <em>\u201ckitle toplumu\u201d <\/em>haline gelmesinin bir sonucu olarak \u00f6zg\u00fcr ve ba\u011f\u0131ms\u0131z bireyin ya\u015fam alan\u0131n\u0131n da kalmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, olanlar\u0131nda toplumsal d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm s\u0131ras\u0131nda devre d\u0131\u015f\u0131 kald\u0131\u011f\u0131na inanmaktad\u0131r.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Jose Ortega y Gasset: \u201c\u00c7a\u011f\u0131m\u0131z\u0131n H\u00e2kimi\u201d; \u201cK\u00fctleler\u201d!&nbsp;<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Jose Ortega y Gasset\u2019in Bedir Yay\u0131nevi taraf\u0131ndan yay\u0131nlanan, <em>K\u00fctlelerin \u0130syan\u0131 <\/em>adl\u0131 kitab\u0131n\u0131n takdimini yapan Nejat Muallimo\u011flu, <em>\u201c\u00e7a\u011f\u0131m\u0131z\u0131n h\u00e2kimi, \u00fc\u00e7 nesil i\u00e7inde tarih sahnesine \u00e7\u0131kar\u0131lan, onu ta\u015f\u0131ran bu insanlar kim?\u201d <\/em>diye soruyor. Ve <em>\u201cmodern d\u00fcnyan\u0131n ger\u00e7eklerini anlayabilmek, her \u015feyden \u00f6nce, bu insanlar\u0131n, \u2018k\u00fctle adam\u0131\u2019n\u0131n ruh\u00ee yap\u0131s\u0131n\u0131 bilmekle olur,\u201d <\/em>diyerek hem problemini hem de y\u00f6ntemini ortaya koyuyor. \u0130lk s\u00f6ylenmesi gereken nokta bizim y\u00f6ntemimizin kesinlikle bu olmayaca\u011f\u0131 ve olmamas\u0131 gerekti\u011fidir.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><em>\u201cKitle Toplumu\u201d<\/em>nu olu\u015fturan kalabal\u0131klar <em>\u201c\u00e7a\u011f\u0131m\u0131z\u0131n h\u00e2kimi\u201d <\/em>de\u011fildir. \u00c7a\u011f\u0131m\u0131z\u0131n h\u00e2kimi, burjuva kapitalist bir d\u00fcnya d\u00fczeni i\u00e7inde olman\u0131n da zorunlu bir gere\u011fi olarak burjuvazi ve onun de\u011fi\u015fik katmanlar\u0131d\u0131r. <em>\u201cK\u00fctle insan\u0131\u201d <\/em>en fazlas\u0131ndan ya\u015fanmakta olan toplumsal de\u011fi\u015fim ve d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm s\u00fcrecinin sonucunda, kendini \u00e7evreleyen d\u00fcnyay\u0131 alg\u0131lamak ve anlamak imk\u00e2nlar\u0131ndan yoksun b\u0131rak\u0131lmak istenen bir <em>\u201ckurban\u201d<\/em>d\u0131r. Di\u011fer yandan <em>\u201ck\u00fctle toplumu\u201d<\/em>nun ve <em>\u201ck\u00fctle insan\u0131\u201d<\/em>n\u0131n ruh\u00ee yap\u0131s\u0131 \u00fczerinde yap\u0131lacak \u00e7al\u0131\u015fmalar nedenlerden \u00e7ok ya\u015fanmakta olan s\u00fcrecin sonu\u00e7lar\u0131na d\u00f6n\u00fck cevaplar verecektir.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Ortega y Gasset\u2019e g\u00f6re insanlar yarad\u0131l\u0131\u015flar\u0131 itibariyle <em>\u201cse\u00e7kinler\u201d <\/em>ve <em>\u201cvas\u0131fs\u0131zlar\u201d <\/em>olarak ikiye ayr\u0131lm\u0131\u015flard\u0131r. Yine toplumlar\u0131n yarad\u0131l\u0131\u015flar\u0131 itibariyle, her zaman y\u00f6neten bir az\u0131nl\u0131k ve y\u00f6netilen bir az\u0131nl\u0131k olmu\u015ftur. \u015eimdiki sorun ise <em>\u201c\u00e7a\u011flar boyunca sosyal sistem i\u00e7inde yerlerini bilen\u201d <\/em>bu tehlikeli kalabal\u0131klar\u0131n tekrar eski konum ve ya\u015famlar\u0131na d\u00f6nmeleri ve toplumun y\u00f6netimini tekrar eski <em>\u201csahipleri\u201d <\/em>olan <em>\u201cse\u00e7kinlere\u201d <\/em>b\u0131rakmalar\u0131d\u0131r.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><em>\u201cAlel\u00e2de insan\u0131n da art\u0131k herkesin kanun \u00f6n\u00fcnde e\u015fit oldu\u011funu \u00f6\u011frenmesi\u201d <\/em>ku\u015fkusuz Gasset i\u00e7in \u00f6nemli bir sorundur, \u00e7\u00fcnk\u00fc&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>&#8220;<em>yiyecek s\u0131k\u0131nt\u0131s\u0131n\u0131n sebep oldu\u011fu huzursuzluk anlar\u0131nda, g\u00fcruh ekmek aramaya koyulur ve onu elde etmek i\u00e7in kulland\u0131\u011f\u0131 vas\u0131talar da, umumiyetle f\u0131r\u0131nlara sald\u0131r\u0131p, k\u0131r\u0131p d\u00f6kmektir. Bu, g\u00fcn\u00fcm\u00fcz\u00fcn k\u00fctlelerinin kendilerini ayakta tutan medeniyete kar\u015f\u0131, daha b\u00fcy\u00fck ve mutlak \u00f6l\u00e7\u00fcde tak\u0131nd\u0131klar\u0131 davran\u0131\u015f\u0131n bir sembol\u00fc olarak ele al\u0131nabilir.<\/em>&#8220;<strong>(18)<\/strong>&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Dolay\u0131s\u0131yla Gasset kendilerini a\u00e7 b\u0131rakan sisteme kar\u015f\u0131 <em>\u201ck\u00fctlelerin\u201d <\/em>sessiz bir \u015fekilde \u00f6lerek sayg\u0131 g\u00f6stermelerini istiyor. \u00c7\u00fcnk\u00fc, diyor Gasset, o sistem onlar\u0131 <em>\u201cayakta tutan\u201d <\/em>sistemdir. A\u00e7 da b\u0131rakabilir, susuz da! Mutlak itaat&#8230; G\u00fcn\u00fcm\u00fcz krizini <em>\u201c\u00e7\u00f6zme\u201d <\/em>pe\u015findeki t\u00fcm d\u00fcnya h\u00fck\u00fcmetlerinin Gasset gibi bir ekonomi bakan\u0131 arzulad\u0131\u011f\u0131 san\u0131r\u0131z \u015f\u00fcphe g\u00f6t\u00fcrmez&#8230;&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>\u201cTa ki, her t\u00fcrl\u00fc geri \u00e7ekili\u015fi olanaks\u0131z k\u0131l\u0131ncaya ve bizzat ko\u015fullar ba\u011f\u0131r\u0131ncaya kadar&#8230;\u201d&nbsp;<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>\u0130htiya\u00e7lar\u0131n\u0131 asgari d\u00fczeyde kar\u015f\u0131layabilen insanlardan kurulu bir toplumsal d\u00fczende, iktidar sahipleri belirli oranlarda yan\u0131lsamalar yaratabilir. \u0130nsanlar\u0131n \u00e7o\u011funlu\u011fu bu yan\u0131lsamalar kar\u015f\u0131s\u0131nda sesiz bir kabul i\u00e7inde olabilir ya da sistem sorunlar\u0131n\u0131 ele\u015ftirmek ve\/veya de\u011fi\u015ftirmek konusunda isteksiz davranabilir.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Di\u011fer yandan asgari ihtiya\u00e7lar\u0131n\u0131 dahi kar\u015f\u0131layamayan insanlardan olu\u015fan bir toplumsal d\u00fczende (\u00f6rne\u011fin g\u00fcn\u00fcm\u00fcz d\u00fcnyas\u0131nda) iktidar, ne kadar g\u00fc\u00e7l\u00fc kitle ileti\u015fim ara\u00e7lar\u0131 deste\u011fine sahip olursa olsun bir <em>\u201ckitle toplumu\u201d <\/em>yaratamaz. Hi\u00e7bir kitle ileti\u015fim arac\u0131 milyonlarca i\u015fsizin zihninde asl\u0131nda bir i\u015fi oldu\u011fu, a\u00e7 ve a\u00e7\u0131kta olmad\u0131\u011f\u0131 yan\u0131lsamas\u0131n\u0131 yaratamaz. Hi\u00e7bir <em>\u201ckitle k\u00fclt\u00fcr\u00fc\u201d <\/em>\u00fcr\u00fcn\u00fc, g\u00fcndelik ya\u015fam\u0131n bu eksisini art\u0131 yapamaz.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>\u00d6yleyse sorun nerede? G\u00fcn\u00fcm\u00fcz\u00fcn tekelci kapitalist devletleri emperyalist ya\u011fmayla b\u00fcy\u00fck kapitalist merkezlerde i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n ve emek\u00e7i halklar\u0131n bir k\u0131sm\u0131n\u0131n asgari ihtiya\u00e7lar\u0131n\u0131 genellikle kar\u015f\u0131lamakta ve niceli\u011fi ko\u015fullara g\u00f6re de\u011fi\u015fen bir i\u015f\u00e7i aristokrasisinin olu\u015fumunu sa\u011flayabilmektedir. Gelirini k\u00fc\u00e7\u00fck ve orta \u00f6l\u00e7ekli ticaretle sa\u011flayanlar\u0131n ve b\u00fcy\u00fck \u015firketlerde orta ve \u00fcst kademe g\u00f6revler \u00fcstlenen \u00e7al\u0131\u015fanlar\u0131n olu\u015fturdu\u011fu k\u00fc\u00e7\u00fck burjuvazi de toplumun alt ve \u00fcst kesimleri aras\u0131nda bir kataliz\u00f6r i\u015flevi g\u00f6rebilmektedir. Bu sayede kapitalist sistem rutin krizlerine <em>\u201cge\u00e7ici \u00e7\u00f6z\u00fcmler\u201d <\/em>\u00fcretebilmektedir. Bu rutin krizlerin ortaya \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131 ge\u00e7ici \u00e7\u00f6z\u00fcmlerin faturas\u0131n\u0131 \u00f6deyen emperyalist boyunduruk alt\u0131ndaki i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 ve emek\u00e7i yoksul halklar ise emperyalizmin, yerel iktidar sahibi burjuvazi ile i\u015fbirli\u011fi sonucu genellikle otoriter ve \u015fiddet yo\u011fun rejimler alt\u0131nda bulunmakta ve bir \u201csopa-havu\u00e7 politikas\u0131\u201d arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla idare edilmek istenmektedir. Bu ise krizlerin genel ve mutlak oldu\u011fu bir g\u00fcndelik ya\u015fam d\u00fczeni yaratmaktad\u0131r.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Bug\u00fcn ya\u015fad\u0131\u011f\u0131m\u0131z devasa d\u00fcnya ekonomik krizi ise b\u00fct\u00fcn d\u00fcnyada i\u015f\u00e7i aristokrasisinin erimesine, toplumun daha az say\u0131da kesiminin asgari ihtiya\u00e7lar\u0131n\u0131 kar\u015f\u0131layabilmesine, k\u00fc\u00e7\u00fck ve orta \u00f6l\u00e7ekli ticaret erbab\u0131n\u0131n gelirlerinin azalmas\u0131na ya da tamamen yitirilmesine, orta ve \u00fcst kademe y\u00f6neticilerin i\u015flerini kaybetmesine, bir b\u00fct\u00fcn olarak toplumun genelinde h\u0131zl\u0131 bir proleterle\u015fmeye yol a\u00e7abilmektedir. \u0130\u015fte bu <em>\u201ckitle toplumu\u201d<\/em>nun ger\u00e7e\u011fin duvar\u0131na toslad\u0131\u011f\u0131 bir\u00e7ok andan biridir. Ku\u015fkusuz eskinin h\u00e2kimiyeti yerini kolayca yeniye b\u0131rakmak istemeyecektir&#8230;&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Bu \u00e7er\u00e7eveden hareketle kapitalizmin t\u00fcm d\u00fcnyada bir <em>\u201ckitle toplumu ve k\u00fclt\u00fcr\u00fc\u201d <\/em>yaratma \u00e7abas\u0131 bir ger\u00e7ektir. Bu \u00e7aba genel anlamda kapitalist merkezlerde daha fazla, geri b\u0131rakt\u0131r\u0131lm\u0131\u015f \u00fclkelerde daha az sonu\u00e7 vermekte, ama bir b\u00fct\u00fcn olarak bir <em>\u201ckitle toplumu\u201d <\/em>nihai anlamda s\u00f6z konusu olamamaktad\u0131r!&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Bunun nedeni bizzat kapitalizmin yap\u0131sal karakteridir. Kapitalizmin \u00f6zel m\u00fclkiyete dayal\u0131, k\u00e2r ama\u00e7l\u0131 yap\u0131s\u0131 sermaye g\u00fc\u00e7leri aras\u0131nda rekabeti zorunlu k\u0131lar; <em>\u201cyedek sanayi ordusu\u201d <\/em>bu sosyoekonomik yap\u0131n\u0131n ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz bir sonucudur. Burjuvazi, a\u015f\u0131r\u0131 \u00fcretime dayanan sermaye krizlerini, ba\u015fta i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 olmak \u00fczere \u00e7al\u0131\u015fan kesimler \u00fczerinde ancak y\u0131k\u0131m yaratarak a\u015fabilir, g\u00fcn\u00fcm\u00fcz d\u00fcnya ekonomik krizinde oldu\u011fu gibi&#8230;&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Bu nedenle <em>\u201ckitle toplumu ve k\u00fclt\u00fcr\u00fc\u201d <\/em>burjuvazinin yaratmak istedi\u011fi, belirli d\u00f6nemlerde ve oranlarda da \u201cba\u015fard\u0131\u011f\u0131\u201d ama yukar\u0131da s\u0131ralad\u0131\u011f\u0131m\u0131z yap\u0131sal nitelikleri nedeniyle s\u00fcrekli ve mutlak \u015fekilde egemen k\u0131lamayaca\u011f\u0131 bir d\u00fc\u015ft\u00fcr. Ku\u015fkusuz kolay vazge\u00e7meyece\u011fi bir d\u00fc\u015f!&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><em>\u201cKitle toplumu ve k\u00fclt\u00fcr\u00fc\u201d<\/em>n\u00fcn bu ideolojik g\u00f6r\u00fcn\u00fcm\u00fcn\u00fcn par\u00e7alanmas\u0131, <em>\u201cyeni ve ba\u015fka bir toplum umudu\u201d<\/em>nun \u015femsiyesi alt\u0131nda kitleleri toplayacak bir enternasyonalist devrimci sosyalist \u00f6nderlikle olanakl\u0131d\u0131r. \u0130nsanl\u0131k ya \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerdeki ola\u011fan\u00fcst\u00fc geli\u015fim olanaklar\u0131yla umuda, ya da kapitalizmin \u00fcretici g\u00fc\u00e7leri tahrip etmesiyle y\u0131k\u0131m\u0131n aralad\u0131\u011f\u0131 kap\u0131dan ge\u00e7erek barbarl\u0131\u011fa gidecek. E\u011fer bug\u00fcn uluslararas\u0131 \u00f6l\u00e7ekte <em>\u201ckitle toplumu ve k\u00fclt\u00fcr\u00fc\u201d <\/em>olgusunun nihai olarak ger\u00e7ekle\u015fti\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorsak, bu durumda geri d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fc olmayan bir kap\u0131dan ge\u00e7mi\u015f bulunuyoruz: umudun de\u011fil ama barbarl\u0131\u011f\u0131n kap\u0131s\u0131ndan&#8230;&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Ama insanl\u0131k hen\u00fcz o kap\u0131dan ge\u00e7medi, ya\u015fad\u0131\u011f\u0131m\u0131z devasa d\u00fcnya ekonomik krizi bir yandan b\u00fcy\u00fck y\u0131k\u0131mlar yarat\u0131rken di\u011fer yandan yeni umutlar\u0131n ye\u015fermesi i\u00e7in her zamankinden daha olgun ve uygun ko\u015fullar\u0131 da beraberinde getirmekte&#8230; \u00d6yleyse Marx\u2019a kulak verip <em>\u201cko\u015fullar\u0131n ba\u011f\u0131rd\u0131\u011f\u0131\u201d <\/em>g\u00fcn\u00fcm\u00fczde yeni bir toplum i\u00e7in <em>raks etmenin <\/em>zaman\u0131d\u0131r&#8230;&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>&#8220;<em>Burjuva devrimleri, 18. y\u00fczy\u0131l\u0131n devrimleri olarak, h\u0131zla ba\u015far\u0131dan ba\u015far\u0131ya at\u0131l\u0131yorlar, onlar\u0131n dramatik etkisi kendilerini de a\u015f\u0131yor, insanlar ve \u015feyler, elmaslar\u0131n par\u0131lt\u0131lar\u0131n\u0131n cazibesine yakalanm\u0131\u015ft\u0131r sanki, s\u0131k s\u0131k vecde gelmek, toplumun s\u00fcrekli durumu olmu\u015ftur, ama bu devrimler k\u0131sa s\u00fcrelidir. \u00c7abucak, en y\u00fcksek noktalar\u0131na var\u0131yorlar ve devrimin f\u0131rt\u0131nal\u0131 d\u00f6neminin sonu\u00e7lar\u0131n\u0131 so\u011fukkanl\u0131l\u0131kla ve a\u011f\u0131rba\u015fl\u0131l\u0131kla kendine m\u00e2l etmeyi \u00f6\u011freninceye kadar, uzun bir huzursuzluk toplumun yakas\u0131na yap\u0131\u015f\u0131yor. Buna kar\u015f\u0131l\u0131k, proletarya devrimleri 19. y\u00fczy\u0131l\u0131n devrimleri olarak, durmadan kendi kendilerini ele\u015ftirirler, her an kendi ak\u0131\u015flar\u0131n\u0131 durdururlar, yeni ba\u015ftan ba\u015flamak \u00fczere, daha \u00f6nce yerine getirilmi\u015f gibi g\u00f6r\u00fcnene geri d\u00f6nerler, kendi ilk giri\u015fimlerinin karars\u0131zl\u0131klar\u0131 ile, zaaflar\u0131 ile ve zavall\u0131l\u0131\u011f\u0131 ile alay ederler, has\u0131mlar\u0131n\u0131, salt, topraktan yeniden g\u00fc\u00e7 almas\u0131na ve yeniden korkun\u00e7 bir g\u00fc\u00e7le kar\u015f\u0131lar\u0131na dikilmesine meydan vermek i\u00e7in yere serermi\u015f gibi g\u00f6r\u00fcn\u00fcrler, kendi ama\u00e7lar\u0131n\u0131n muazzam sonsuzlu\u011fu kar\u015f\u0131s\u0131nda boyuna, daima yeniden gerilerler, ta ki, her t\u00fcrl\u00fc geri \u00e7ekili\u015fi olanaks\u0131z k\u0131l\u0131ncaya ve bizzat ko\u015fullar ba\u011f\u0131r\u0131ncaya kadar: Hi\u00e7 Rhodus, hi\u00e7c salta! G\u00fcl burada, raks etmelisin!<\/em>&#8220;<strong>(19)<\/strong>&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Temmuz 2009&nbsp;<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p><strong>Kaynaklar:&nbsp;<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Alan Swingewood, <strong>Kitle K\u00fclt\u00fcr\u00fc Efsanesi<\/strong>; Bilim ve Sanat Yay\u0131nlar\u0131; 1985<br>Friedrich Engels, <strong>Ludwig Feuerbach ve Klasik Alman Felesefesinin Sonu<\/strong>; \u00e7ev. Sevim Belli, Sol Yay\u0131nlar\u0131, 1979<br>Friedrich Engels, <strong>Anti-D\u00fchring<\/strong>; \u00e7ev. Kenan Somer, Sol Yay\u0131nlar\u0131, 1977<br>Karl Marx, <strong>Louis Bonaparte\u2019\u0131n 18 Brumaire\u2019i<\/strong>; \u00e7ev. Sevim Belli, Sol Yay\u0131nlar\u0131, 1990<br>Karl Marx, <strong>Kapital<\/strong>; \u00e7ev. Alaattin Bilgi; Sol Yay\u0131nlar\u0131, 1986, cilt 3<br>Martin Jay, <strong>Diyalektik \u0130mgelem<\/strong>; \u00e7ev. \u00dcnsal Oskay, Ara Yay\u0131nc\u0131l\u0131k, 1989<br> Nahuel Moreno, <strong>Proletaryan\u0131n Devrimci Diktat\u00f6rl\u00fc\u011f\u00fc<\/strong>; \u00e7ev. Hakan G\u00fclseven; At\u00f6lye Yay\u0131nlar\u0131, 1998<br>Ortega Y Gasset, <strong>K\u00fctlelerin \u0130syan\u0131<\/strong>; \u00e7ev. Nejat Muallimo\u011flu, Bedir Yay\u0131nevi, 1992 \u00dcnsal Oskay, <strong>XIX. Y\u00fczy\u0131ldan G\u00fcn\u00fcm\u00fcze Kitle \u0130leti\u015fimin K\u00fclt\u00fcrel \u0130\u015flevleri<\/strong>, Der Yay\u0131nlar\u0131, 1993<br> V. \u0130. Lenin, <strong>Emperyalizm, Kapitalizmin En Y\u00fcksek A\u015famas\u0131<\/strong>; \u00e7ev. Cemal S\u00fcreyya, Sol Yay\u0131nlar\u0131, 1989<br>Walter Benjamin, <strong>Pasajlar<\/strong>; \u00e7ev. Ahmet Cemal, Yap\u0131 Kredi Yay\u0131nlar\u0131, 1995<br>Wright Mills, <strong>\u0130ktidar Se\u00e7kinleri<\/strong>; \u00e7ev. \u00dcnsal Oskay, Bilgi Yay\u0131nevi,1974&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Dipnotlar:<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p><strong>1.)<\/strong> Friedrich Engels, Ludwig Feuerbach ve Klasik Alman Felsefesinin Sonu, \u00e7ev. Sevim Belli, Sol Yay\u0131nlar\u0131, 1979, s.29-30.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>2.)<\/strong> Nahuel Moreno, <em>Proletaryan\u0131n Devrimci Diktat\u00f6rl\u00fc\u011f\u00fc, <\/em>\u00e7ev. Hakan G\u00fclseven, At\u00f6lye Yay\u0131nlar\u0131, 1998, s.52.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>3.)<\/strong> \u0130bid.., s.53. <br><\/p>\n\n\n\n<p><strong>4.)<\/strong> <em>\u0130bid.<\/em>, s.54. <br><\/p>\n\n\n\n<p><strong>5.)<\/strong>&nbsp;Martin Jay, <em>Diyalektik \u0130mgelem<\/em>, \u00e7ev. \u00dcnsal Oskay, Ara yay\u0131nc\u0131l\u0131k, 1989, s.260. <br><\/p>\n\n\n\n<p><strong>6.)<\/strong>&nbsp;Wright Mills, <em>\u0130ktidar Se\u00e7kinleri<\/em>, \u00e7ev. \u00dcnsal Oskay, Bilgi Yay\u0131nevi,1974, s.418. <br><\/p>\n\n\n\n<p><strong>7.)<\/strong> &nbsp;<em>\u0130bid.<\/em>, s.419. <br><\/p>\n\n\n\n<p><strong>8.)<\/strong> V. \u0130. Lenin, <em>Emperyalizm Kapitalizmin En Y\u00fcksek A\u015famas\u0131<\/em>, \u00e7ev. Cemal S\u00fcreyya, Sol Yay\u0131nlar\u0131, Eyl\u00fcl 1989, s.11.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>9.)<\/strong> \u00dcnsal Oskay, XIX. Y\u00fczy\u0131ldan G\u00fcn\u00fcm\u00fcze Kitle \u0130leti\u015fimin K\u00fclt\u00fcrel \u0130\u015flevleri, Der Yay\u0131nlar\u0131, 1993, s.77&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>10.)<\/strong> Martin Jay, <em>Diyalektik \u0130mgelem<\/em>, \u00e7ev. \u00dcnsal Oskay, Ara yay\u0131nc\u0131l\u0131k, 1989, s.301.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>11.)<\/strong> <em>\u0130bid<\/em>., s.301.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>12.)<\/strong> <em>\u0130bid.<\/em>, s.301, (Benjamin\u2019den al\u0131nt\u0131).&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>13.)<\/strong> \u00dcnsal Oskay, XIX. Y\u00fczy\u0131ldan G\u00fcn\u00fcm\u00fcze Kitle \u0130leti\u015fimin K\u00fclt\u00fcrel \u0130\u015flevleri, Der Yay\u0131nlar\u0131, 1993, s.85 (Benjamin\u2019den al\u0131nt\u0131).&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>14.)<\/strong> <em>\u0130bid.<\/em>, s.85 (Benjamin\u2019den al\u0131nt\u0131).<\/p>\n\n\n\n<p><strong>15.)<\/strong> Martin Jay, <em>Diyalektik \u0130mgelem<\/em>, \u00e7ev. \u00dcnsal Oskay, Ara yay\u0131nc\u0131l\u0131k, 1989, s.307.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>16.)<\/strong> <em>\u0130bid.<\/em>, s.307-308.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>17.)<\/strong> <em>\u0130bid.<\/em>, s.312&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>18.)<\/strong> Ortega Y Gasset, <em>K\u00fctlelerin \u0130syan\u0131<\/em>, \u00e7ev. Nejat Muallimo\u011flu, Bedir Yay\u0131nevi, 1992, s.52.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>19.)<\/strong> Karl Marx, <em>Louis Bonaparte\u2019\u0131n 18 Brumaire\u2019i<\/em>, \u00e7ev. Sevim Belli, Sol Yay\u0131nlar\u0131, 1990, s. 18.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Kapitalizm, tarihinin en b\u00fcy\u00fck ekonomik krizlerinden birini ya\u015f\u0131yor. D\u00fcnyan\u0131n d\u00f6rt bir yan\u0131nda milyarlarca insan bu ekonomik krizin y\u0131k\u0131c\u0131 sonu\u00e7lar\u0131yla kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya&#8230; D\u00fcnya ekonomik krizinin daha ne kadar devam edece\u011fi, bitip bitmeyece\u011fi, bitti\u011finde ortaya nas\u0131l bir d\u00fcnya durumunun \u00e7\u0131kaca\u011f\u0131 ve olas\u0131 tahribat\u0131n\u0131n boyutlar\u0131n\u0131n ne olaca\u011f\u0131 \u015fimdilik belirsiz. Bu konuda bir\u00e7ok farkl\u0131 g\u00f6r\u00fc\u015f mevcut. D\u00fcnya ekonomik krizini [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":4,"featured_media":146,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_exactmetrics_skip_tracking":false,"_exactmetrics_sitenote_active":false,"_exactmetrics_sitenote_note":"","_exactmetrics_sitenote_category":0,"footnotes":""},"categories":[636],"tags":[197,198,196,710,199,59],"class_list":["post-1194","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-ekonomik-kriz","tag-isiginda","tag-kitle","tag-krizin","tag-kultur","tag-toplumu","tag-uzerine"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1194","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/4"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=1194"}],"version-history":[{"count":1,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1194\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":1195,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1194\/revisions\/1195"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media\/146"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=1194"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=1194"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=1194"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}