{"id":1113,"date":"1939-04-19T15:47:02","date_gmt":"1939-04-19T12:47:02","guid":{"rendered":"http:\/\/trockist.net\/?p=1113"},"modified":"2020-04-24T13:14:32","modified_gmt":"2020-04-24T10:14:32","slug":"zamanimizda-marksizm","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/1939\/04\/19\/zamanimizda-marksizm\/","title":{"rendered":"Zaman\u0131m\u0131zda Marksizm"},"content":{"rendered":"\n<p style=\"text-align:left\"><em>A\u015fa\u011f\u0131daki metin Marksist Tutum&#8217;dan al\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r.<\/em><\/p>\n\n\n\n<p style=\"text-align:center\"><strong>***<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p><strong>19 Nisan 1939\u00a0<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Bu kitap, Marx\u2019\u0131n ekonomik \u00f6\u011fretisinin temellerini Marx\u2019\u0131n kendi s\u00f6zleriyle \u00f6zl\u00fc bir bi\u00e7imde ortaya koymaktad\u0131r. Her \u015feyden \u00f6nce, halen hi\u00e7 kimse emek de\u011fer teorisini Marx\u2019tan daha iyi a\u00e7\u0131klayamam\u0131\u015ft\u0131r. <em>Kapital<\/em>\u2019in birinci cildinin \u2013Marx\u2019\u0131n t\u00fcm ekonomik sisteminin temeli\u2013 \u00f6zeti Otto R\u00fchle<a href=\"http:\/\/www.marksist.com\/print\/588%23_edn2\">[2]<\/a> taraf\u0131ndan, b\u00fcy\u00fck bir dikkatle ve derin bir g\u00f6rev bilinciyle yap\u0131lm\u0131\u015f. \u0130lk elenmesi gerekenler, zaman\u0131 ge\u00e7mi\u015f \u00f6rnekler ve g\u00f6stergelerdi; daha sonra, bug\u00fcn sadece tarihi bir ilginin konusu olabilecek yaz\u0131lardan al\u0131nt\u0131lar, unutulmu\u015f yazarlarla polemikler ve son olarak da, verili d\u00f6nemi anlamaktaki \u00f6nemi her ne olursa olsun, tarihi olmaktan ziyade teorik hedefler g\u00fcden \u00f6zl\u00fc bir a\u00e7\u0131klamada yeri olmayan say\u0131s\u0131z belge \u2013Parlamento Yasalar\u0131, fabrika m\u00fcfetti\u015flerinin raporlar\u0131 vb.\u2013 geliyordu. Ayn\u0131 zamanda R\u00fchle, \u00f6zetin b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc oldu\u011fu kadar bilimsel analizin geli\u015fimindeki s\u00fcreklili\u011fi de korumak i\u00e7in her \u015feyi yapt\u0131. Mant\u0131ksal \u00e7\u0131kar\u0131mlar ve diyalektik d\u00fc\u015f\u00fcnce ge\u00e7i\u015fleri, inan\u0131yoruz ki hi\u00e7bir noktada ihl\u00e2l edilmemi\u015f. Bu \u00f6zet, dikkatle ve ciddi olarak ele al\u0131nmay\u0131 hak ediyor. R\u00fchle okuyucuya yard\u0131mc\u0131 olabilmek i\u00e7in metne k\u0131sa kenar ba\u015fl\u0131klar\u0131 eklemi\u015f.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Marx\u2019\u0131n \u00f6zellikle ilk ve en zor b\u00f6l\u00fcmdeki baz\u0131 muhakemeleri, yeni ba\u015flayan okura \u00e7ok fazla daldan dala atlayan, k\u0131l\u0131 k\u0131rk yaran veya \u201cmetafizik\u201d muhakemelermi\u015f gibi gelebilir. \u0130\u015fin ger\u00e7e\u011fi, bu izlenim, son derece al\u0131\u015f\u0131lm\u0131\u015f olgulara bilimsel olarak yakla\u015fma al\u0131\u015fkanl\u0131\u011f\u0131n\u0131n olmay\u0131\u015f\u0131ndan kaynaklanmaktad\u0131r. Meta, g\u00fcndelik varolu\u015fumuzun \u00f6ylesine her yan\u0131na sinmi\u015f, geleneksel ve al\u0131\u015f\u0131lm\u0131\u015f bir par\u00e7as\u0131 haline gelmi\u015ftir ki, ayakta uyuyan bizler, insan\u0131n, herhangi bir d\u00fcnyevi kullan\u0131m\u0131 olmayan minnac\u0131k alt\u0131n veya g\u00fcm\u00fc\u015f sikkeler kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131nda, ya\u015fam\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrmek i\u00e7in ihtiya\u00e7 duydu\u011fu \u00f6nemli nesnelerden neden vazge\u00e7ti\u011fi \u00fczerine kafa patlatmay\u0131 denemeyiz bile. Mesele sadece metayla da s\u0131n\u0131rl\u0131 de\u011fil. Pazar ekonomisinin kategorilerinin (temel kavramlar\u0131n\u0131n) hepsi, sanki besbelliymi\u015f gibi, sanki insan ili\u015fkilerinin do\u011fal temelleriymi\u015f gibi irdelenmeksizin kabul edilmi\u015f g\u00f6r\u00fcn\u00fcrler. Ancak, insan eme\u011fi, hammadde, aletler, makineler, i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fc, bitmi\u015f \u00fcr\u00fcnleri emek s\u00fcreci kat\u0131l\u0131mc\u0131lar\u0131 aras\u0131nda da\u011f\u0131tma zorunlulu\u011fu, vs. ekonomik s\u00fcrecin ger\u00e7ekleri iken, \u201cmeta\u201d, \u201cpara\u201d, \u201c\u00fccret\u201d, \u201csermaye\u201d, \u201ck\u00e2r\u201d, \u201cvergi\u201d ve benzeri b\u00f6ylesi kategoriler, insanlar\u0131n anlamad\u0131klar\u0131 ve kontrollerinde de olmayan ekonomik bir s\u00fcrecin \u00e7e\u015fitli y\u00f6nlerinin kafalardaki yar\u0131-mistik yans\u0131malar\u0131d\u0131rlar. Onlar\u0131 de\u015fifre etmek i\u00e7in m\u00fckemmel bir bilimsel analiz zorunludur.<\/p>\n\n\n\n<p>Birle\u015fik Devletler\u2019de, bir milyonu olan birinin bir milyon de\u011ferinde g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc bu \u00fclkede, pazar kavramlar\u0131 herhangi bir ba\u015fka yerde oldu\u011fundan \u00e7ok daha derinlere i\u015flemi\u015ftir. \u00c7ok yak\u0131n tarihe kadar Amerikal\u0131lar ekonomik ili\u015fkilerin do\u011fas\u0131n\u0131 anlamaya pek az \u00e7aba g\u00f6stermi\u015flerdi. En g\u00fc\u00e7l\u00fc ekonomik sistemin topra\u011f\u0131nda ekonomik teori son derece k\u0131s\u0131r kalmay\u0131 s\u00fcrd\u00fcrd\u00fc. Ancak Amerikan ekonomisinin derinle\u015fen mevcut krizi, kamuoyunu birden bire kapitalist toplumun temel sorunlar\u0131yla y\u00fcz y\u00fcze getirdi. Herhangi bir olayda, ekonomik geli\u015fimin haz\u0131rlop ideolojik yans\u0131malar\u0131n\u0131 ele\u015ftirmeksizin kabul etme al\u0131\u015fkanl\u0131\u011f\u0131n\u0131 yenemeyen ve Marx\u2019\u0131n ayak izlerinden giderek, metan\u0131n esas do\u011fas\u0131n\u0131 kapitalist organizman\u0131n temel h\u00fccresi olarak \u00e7\u00f6z\u00fcmleyemeyen herkes, \u00e7a\u011f\u0131m\u0131z\u0131n en \u00f6nemli ve en \u015fiddetli belirtilerini bilimsel olarak kavramaktan aciz oldu\u011funu daima kan\u0131tlayacakt\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Marx\u2019\u0131n Y\u00f6ntemi<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Do\u011fadaki nesnel tekerr\u00fcrlerin kavran\u0131\u015f\u0131 olarak bilimi in\u015fa eden insano\u011flu, kendisi i\u00e7in, do\u011fa\u00fcst\u00fc g\u00fc\u00e7lerle farazi ili\u015fkiler (din) veya zaman d\u0131\u015f\u0131 ahl\u00e2ki h\u00fck\u00fcmler (idealizm) bi\u00e7iminde \u00f6zel ayr\u0131cal\u0131klar yaratarak, inatla ve \u0131srarla kendisini bilimden d\u0131\u015flamaya \u00e7abalad\u0131. Marx, insano\u011fluna, maddi do\u011fan\u0131n evrim s\u00fcreci i\u00e7erisinde do\u011fal bir halka; insan toplumuna, \u00fcretimin ve da\u011f\u0131t\u0131m\u0131n \u00f6rg\u00fct\u00fc; kapitalizme de, insan toplumunun geli\u015fiminde bir a\u015fama g\u00f6z\u00fcyle bakarak, onu bu i\u011fren\u00e7 ayr\u0131cal\u0131klardan kesinkes ve sonsuza kadar mahrum etti.<\/p>\n\n\n\n<p>Ekonominin \u201cebedi yasalar\u0131n\u0131\u201d ke\u015ffetmek, Marx\u2019\u0131n amac\u0131 de\u011fildi. B\u00f6ylesi yasalar\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 reddetti. \u0130nsan toplumunun geli\u015fim tarihi, her biri kendi yasalar\u0131na uygun olarak i\u015fleyen \u00e7e\u015fitli ekonomik sistemlerin birbirini izlemesinin tarihidir. Bir sistemden di\u011ferine ge\u00e7i\u015f daima \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerin \u2013yani tekni\u011fin ve eme\u011fin \u00f6rg\u00fctlenmesinin\u2013 geli\u015fimi taraf\u0131ndan tayin edilir. Belli bir noktaya kadar, toplumsal de\u011fi\u015fimler nicel karakterdedirler ve toplumun temellerini \u2013yani h\u00fck\u00fcm s\u00fcren m\u00fclkiyet bi\u00e7imlerini\u2013 de\u011fi\u015ftirmezler. Ancak, ne zaman ki, olgunla\u015fan \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerin art\u0131k eski m\u00fclkiyet bi\u00e7imlerine s\u0131\u011fmad\u0131\u011f\u0131 bir noktaya ula\u015f\u0131l\u0131r; ard\u0131ndan, toplumsal d\u00fczende sars\u0131nt\u0131lar\u0131n e\u015flik etti\u011fi radikal bir de\u011fi\u015fim gelir. K\u00f6lelik ilkel kom\u00fcn\u00fcn yerini ald\u0131 veya onu tamamlad\u0131; serflik kendi feodal \u00fcstyap\u0131s\u0131yla birlikte k\u00f6leli\u011fin yerini ald\u0131; \u015fehirlerin ticari geli\u015fimi, Avrupa\u2019ya on alt\u0131nc\u0131 y\u00fczy\u0131lda \u2013takiben bir\u00e7ok a\u015famadan ge\u00e7en\u2013 kapitalist d\u00fczeni getirdi. Marx <em>Kapital<\/em>\u2019inde genel olarak ekonomiyi de\u011fil, kendi \u00f6zg\u00fcl yasalar\u0131na sahip olan kapitalist ekonomiyi irdeler. Di\u011fer ekonomik sistemlere, kapitalizmin \u00f6zelliklerini ayd\u0131nlatmak i\u00e7in sadece ge\u00e7erken de\u011finir.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>\u0130lkel k\u00f6yl\u00fc ailesinin kendine yeterli ekonomisi, bir \u201cpolitik ekonomi\u201dye ihtiya\u00e7 duymaz, \u00e7\u00fcnk\u00fc bir yandan do\u011fa g\u00fc\u00e7lerinin, di\u011fer yandan geleneklerin egemenli\u011fi alt\u0131ndad\u0131r. Yunanl\u0131lar\u0131n ve Romal\u0131lar\u0131n k\u00f6le eme\u011fine dayanan kendi i\u00e7ine kapal\u0131 do\u011fal ekonomileri, k\u00f6le sahiplerinin, \u201cplan\u201d\u0131 do\u011frudan do\u011fa ve al\u0131\u015fkanl\u0131klar taraf\u0131ndan belirlenen iradesi taraf\u0131ndan y\u00f6netiliyordu. Ayn\u0131 \u015fey Orta\u00e7a\u011f devletiyle onun k\u00f6yl\u00fc serfleri i\u00e7in de s\u00f6ylenebilir. T\u00fcm bu \u00f6rneklerde ekonomik ili\u015fkiler ilkel kabal\u0131klar\u0131 i\u00e7inde a\u00e7\u0131k ve \u015feffaft\u0131rlar. Ancak \u00e7a\u011fda\u015f toplumun durumu t\u00fcm\u00fcyle farkl\u0131d\u0131r. O, t\u00fcm eski kendi i\u00e7ine kapal\u0131 ba\u011flant\u0131lar\u0131 ve miras kalan emek bi\u00e7imlerini y\u0131kt\u0131. Yeni ekonomik ili\u015fkiler \u015fehirleri ve k\u00f6yleri, eyaletleri ve uluslar\u0131 birbirine ba\u011flad\u0131. \u0130\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fc, gelenek ve al\u0131\u015fkanl\u0131klar\u0131 parampar\u00e7a ederek t\u00fcm gezegeni sard\u0131, bu ili\u015fkiler kendilerini belirli bir plana g\u00f6re olu\u015fturmad\u0131, tersine insan bilinci ve \u00f6nsezisinden ayr\u0131 olarak olu\u015ftu ve sanki insan\u0131n \u00e7ok gerisindeymi\u015f gibi g\u00f6r\u00fcnd\u00fc. \u0130nsanlar\u0131n, gruplar\u0131n, s\u0131n\u0131flar\u0131n, uluslar\u0131n, i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fcnden do\u011fan kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 ba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131\u011f\u0131 hi\u00e7 kimse taraf\u0131ndan y\u00f6netilmedi veya idare edilmedi. \u0130nsanlar, kim olduklar\u0131n\u0131 bilmeksizin, onlar\u0131n ihtiya\u00e7lar\u0131 hakk\u0131nda bilgi edinmeksizin di\u011ferleri i\u00e7in \u00e7al\u0131\u015f\u0131rlar. Ve bunu genel olarak, ili\u015fkilerinin nas\u0131l olsa kendilerini bir d\u00fczene sokaca\u011f\u0131 umudu ve hatta g\u00fcveniyle yaparlar ya da daha ziyade yapma al\u0131\u015fkanl\u0131\u011f\u0131ndad\u0131rlar.<\/p>\n\n\n\n<p>Kapitalist toplumun tekerr\u00fcrlerinin nedenlerini, bu toplumun \u00fcyelerinin \u00f6znel bilincinde \u2013niyet veya planlar\u0131nda\u2013 aramak d\u00fcped\u00fcz imk\u00e2ns\u0131zd\u0131r. Kapitalizmin nesnel tekerr\u00fcrleri, bilim onun hakk\u0131nda ciddi olarak d\u00fc\u015f\u00fcnmeye ba\u015flamadan \u00f6nce form\u00fcle edilmi\u015fti. Bug\u00fcne kadar da insanlar\u0131n b\u00fcy\u00fck \u00e7o\u011funlu\u011fu kapitalist ekonomiye h\u00fckmeden yasalar hakk\u0131nda hi\u00e7bir \u015fey bilmiyorlard\u0131. Marx\u2019\u0131n y\u00f6nteminin t\u00fcm g\u00fcc\u00fc, ekonomik olgulara, belirli insanlar\u0131n \u00f6znellikleri a\u00e7\u0131s\u0131ndan de\u011fil, tam da deneyci bir do\u011fa bilimcisinin bir ar\u0131 kovan\u0131na ya da kar\u0131nca yuvas\u0131na yakla\u015ft\u0131\u011f\u0131 gibi, bir b\u00fct\u00fcn olarak toplumun nesnelli\u011fi a\u00e7\u0131s\u0131ndan yakla\u015fmas\u0131ndad\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>Ekonomi bilimi i\u00e7in belirleyici \u00f6nemi olan \u015fey, insanlar\u0131n neyi nas\u0131l yapt\u0131\u011f\u0131d\u0131r, kendilerinin kendi eylemleri hakk\u0131nda ne d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fckleri de\u011fil. Toplumun k\u00f6keninde yatan din ve ahl\u00e2k de\u011fil, emek ve do\u011fad\u0131r. Marx\u2019\u0131n y\u00f6ntemi materyalisttir, \u00e7\u00fcnk\u00fc varl\u0131ktan bilince ilerler, ba\u015fka bir yoldan de\u011fil. Marx\u2019\u0131n y\u00f6ntemi diyalektiktir, \u00e7\u00fcnk\u00fc do\u011faya ve topluma, evrimleri i\u00e7inde ve evrimin kendisine de, kar\u015f\u0131t g\u00fc\u00e7lerin s\u00fcre giden m\u00fccadelesi olarak bakar.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Marksizm ve Resmi Bilim<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Marx\u2019\u0131n \u00f6ncelleri vard\u0131. Klasik politik ekonomi \u2013Adam Smith, David Ricardo\u2013 en verimli d\u00f6nemine, kapitalizm eskimeden, hen\u00fcz yar\u0131nlar\u0131ndan korku duymaya ba\u015flamadan \u00f6nce ula\u015ft\u0131. Marx, her iki b\u00fcy\u00fck klasik\u00e7iye de \u00e7ok derin minnettarl\u0131\u011f\u0131n\u0131n eksiksiz bir sayg\u0131s\u0131n\u0131 g\u00f6sterdi. Yine de, klasik ekonominin temel hatas\u0131, kapitalizmi, toplumun geli\u015fiminde yaln\u0131zca tarihsel bir a\u015fama olarak de\u011fil, insanl\u0131\u011f\u0131n her zamanki normal ya\u015fay\u0131\u015f bi\u00e7imi olarak g\u00f6rmesiydi. Marx, bu politik ekonominin ele\u015ftirisiyle i\u015fe ba\u015flad\u0131, onun hatalar\u0131n\u0131n yan\u0131 s\u0131ra kapitalizmin \u00e7eli\u015fkilerini de sergiledi ve \u00e7\u00f6k\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcn ka\u00e7\u0131n\u0131lmazl\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6sterdi. Rosa Luxemburg\u2019un tam da yerinde g\u00f6zlemledi\u011fi gibi, Marx\u2019\u0131n ekonomik \u00f6\u011fretisi klasik ekonominin \u00e7ocu\u011fudur, do\u011fumu annesinin ya\u015fam\u0131na malolan bir \u00e7ocuk.<\/p>\n\n\n\n<p>Bilim, d\u0131\u015f etkilere kapal\u0131 bir okul \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131nda de\u011fil, kanl\u0131-canl\u0131 toplumda amac\u0131na ula\u015f\u0131r. Toplumu par\u00e7alara ay\u0131ran \u00e7\u0131kar ve tutkular, bilimin \u2013\u00f6zelikle politik ekonominin, zenginlik ve yoksullu\u011fun biliminin\u2013 geli\u015fimi \u00fczerinde de etkilerini g\u00f6sterir. \u0130\u015f\u00e7ilerin kapitalistlere kar\u015f\u0131 m\u00fccadelesi, burjuvazinin teorisyenlerini, s\u00f6m\u00fcr\u00fc sisteminin bilimsel analizine s\u0131rtlar\u0131n\u0131 d\u00f6nmeye ve kendilerini ekonomik olgular\u0131n salt tan\u0131mlanmas\u0131yla, ekonomik ge\u00e7mi\u015fin incelenmesiyle oyalamaya, ve \u00e7ok daha k\u00f6t\u00fcs\u00fc, kapitalist rejimi temize \u00e7\u0131karma amac\u0131nda olduklar\u0131ndan olgular\u0131 b\u00fcsb\u00fct\u00fcn \u00e7arp\u0131tmaya zorlad\u0131. Bug\u00fcnlerde resmi e\u011fitim kurumlar\u0131nda okutulmakta olan ve burjuva bas\u0131nda da vaaz edilen ekonomik doktrin, \u00f6nemli olgusal materyallerin k\u0131tl\u0131\u011f\u0131n\u0131 \u00e7ekmemektedir, ama yine de bir b\u00fct\u00fcn olarak ekonomik s\u00fcreci kavramakta ve onun yasalar\u0131n\u0131 ve perspektiflerini ke\u015ffetmekte d\u00fcped\u00fcz yetersizdir, \u00fcstelik bunu yapmaya niyeti de yoktur. Resmi politik ekonomi \u00f6lm\u00fc\u015ft\u00fcr. Kapitalist toplumun ger\u00e7ek bilgisi ancak Marx\u2019\u0131n <em>Kapital<\/em>\u2019i arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla elde edilebilir.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Emek De\u011fer Yasas\u0131<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>\u00c7a\u011fda\u015f toplumda insan\u0131n temel ili\u015fkisi m\u00fcbadeledir. M\u00fcbadele s\u00fcrecine giren her emek \u00fcr\u00fcn\u00fc meta haline gelir. Marx, incelemesine meta ile ba\u015flad\u0131 ve kapitalizmin bu temel h\u00fccresinden, insan iradesinden ba\u011f\u0131ms\u0131z bir \u015fekilde kendisini nesnel olarak m\u00fcbadele temelinde bi\u00e7imlendiren toplumsal ili\u015fkileri \u00e7\u0131kartt\u0131. Temel bilmecenin \u2013herkesin kendisini d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fc ve kimsenin kimseyi d\u00fc\u015f\u00fcnmedi\u011fi kapitalist toplumda, ya\u015fam i\u00e7in vazge\u00e7ilmez olan ekonominin \u00e7e\u015fitli dallar\u0131n\u0131n nispi oranlar\u0131n\u0131n nas\u0131l olu\u015ftu\u011fu\u2013 \u00e7\u00f6z\u00fclmesi, sadece bu yolun takip edilmesiyle m\u00fcmk\u00fcn olabilir.<\/p>\n\n\n\n<p>\u0130\u015f\u00e7i emek-g\u00fcc\u00fcn\u00fc satar, \u00e7ift\u00e7i \u00fcretti\u011fini pazara g\u00f6t\u00fcr\u00fcr, tefeci banker bor\u00e7 verir, d\u00fckk\u00e2nc\u0131lar bir mal t\u00fcr\u00fcn\u00fc satar, sanayici bir fabrika kurar, spek\u00fclat\u00f6r bono ve senet al\u0131p satar; her birinin \u00fccret veya k\u00e2r hakk\u0131nda kendi tasar\u0131mlar\u0131, kendi \u00f6zel planlar\u0131, kendi kayg\u0131lar\u0131 vard\u0131r. Bununla birlikte, bu bireysel u\u011fra\u015f\u0131lar ve eylemler kaosundan belli bir ekonomik b\u00fct\u00fcn do\u011far. Do\u011frudur, bu b\u00fct\u00fcn uyumlu de\u011fil \u00e7eli\u015fkilidir, ama yine de topluma s\u0131rf var olma olana\u011f\u0131n\u0131 de\u011fil, ayn\u0131 zamanda geli\u015fme olana\u011f\u0131n\u0131 da sunar. Bu, her \u015feyden \u00f6nce, kaosun pek de kaos olmad\u0131\u011f\u0131, e\u011fer bilin\u00e7li olarak de\u011filse bile bir \u015fekilde otomatik olarak d\u00fczenlendi\u011fi anlam\u0131na gelir. Ekonominin pek \u00e7ok y\u00f6n\u00fcn\u00fc g\u00f6reli bir denge durumuna getiren mekanizmay\u0131 anlamak, kapitalizmin nesnel yasalar\u0131n\u0131n ke\u015ffedilmesi demektir.<\/p>\n\n\n\n<p>A\u00e7\u0131k\u00e7as\u0131, kapitalist ekonominin \u00e7e\u015fitli alanlar\u0131na \u2013\u00fccretler, fiyat, toprak, rant, k\u00e2r, faiz, kredi, borsa\u2013 h\u00fckmeden yasalar, say\u0131s\u0131z ve karma\u015f\u0131kt\u0131r. Ancak son tahlilde, Marx\u2019\u0131n buldu\u011fu ve sonuna kadar dikkatle inceledi\u011fi tek bir yasaya indirgenirler; ger\u00e7ekte kapitalist ekonominin temel d\u00fczenleyicisi olan emek-de\u011fer yasas\u0131na. Bu yasan\u0131n anlam\u0131 basittir. Toplumun elinin alt\u0131nda belirli bir canl\u0131 emek-g\u00fcc\u00fc rezervi vard\u0131r. Bu g\u00fc\u00e7, do\u011faya uyguland\u0131\u011f\u0131nda insan ihtiya\u00e7lar\u0131n\u0131n giderilmesi i\u00e7in gerekli \u00fcr\u00fcnleri \u00fcretir. Ba\u011f\u0131ms\u0131z \u00fcreticiler aras\u0131ndaki i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fcn sonucu olarak, \u00fcr\u00fcnler meta halini al\u0131r. Metalar bir di\u011fer metayla, belirli bir oran kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131nda, ba\u015flang\u0131\u00e7ta dolays\u0131z olarak ve en sonunda da alt\u0131n veya g\u00fcm\u00fc\u015f arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla m\u00fcbadele edilirler. Belirli bir ili\u015fki i\u00e7erisinde onlar\u0131 bir di\u011ferine e\u015fit k\u0131lan, metalar\u0131n temel \u00f6zelli\u011fi, onlara harcanan insan eme\u011fidir; soyut emek, genel olarak emek. \u0130\u015fte bu insan eme\u011fi, de\u011ferin \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fc ve temelidir. Milyonlarca da\u011f\u0131n\u0131k \u00fcretici aras\u0131ndaki i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fc toplumun da\u011f\u0131lmas\u0131na yol a\u00e7maz, \u00e7\u00fcnk\u00fc metalar onlara harcanan toplumsal olarak gerekli emek zaman\u0131na g\u00f6re m\u00fcbadele edilirler. M\u00fcbadele sahas\u0131 olarak pazar, metalar\u0131 kabul veya reddederek, onlar\u0131n kendi i\u00e7lerinde toplumsal olarak gerekli eme\u011fi i\u00e7erip i\u00e7ermediklerine karar verir, b\u00f6ylece toplum i\u00e7in gerekli \u00e7ok \u00e7e\u015fitli metalar\u0131n oranlar\u0131n\u0131 ve sonu\u00e7 olarak da emek-g\u00fcc\u00fcn\u00fcn \u00e7e\u015fitli i\u015fkollar\u0131na g\u00f6re da\u011f\u0131l\u0131m\u0131n\u0131 belirler.<\/p>\n\n\n\n<p>Pazar\u0131n ger\u00e7ek i\u015fleyi\u015fi, burada sadece birka\u00e7 sat\u0131rla ortaya konulandan kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131lmaz \u00f6l\u00e7\u00fcde daha karma\u015f\u0131kt\u0131r. Bu nedenle, emek de\u011feri etraf\u0131nda sal\u0131nan fiyatlar \u00f6nemli \u00f6l\u00e7\u00fcde de\u011ferlerinin alt\u0131nda ve \u00fcst\u00fcnde dalgalan\u0131rlar. Bu dalgalanmalar\u0131n nedenleri Marx taraf\u0131ndan, \u201cbir b\u00fct\u00fcn olarak de\u011ferlendirilen kapitalist \u00fcretim s\u00fcreci\u201dni tasvir eden <em>Kapital<\/em>\u2019in \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc cildinde tam olarak a\u00e7\u0131klanm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>Bununla birlikte, tekil durumlarda metalar\u0131n fiyatlar\u0131 ile de\u011ferleri aras\u0131ndaki farkl\u0131l\u0131k ne kadar b\u00fcy\u00fck olursa olsun, t\u00fcm fiyatlar\u0131n toplam\u0131 t\u00fcm de\u011ferlerin toplam\u0131na e\u015fittir, \u00e7\u00fcnk\u00fc son tahlilde sadece insan eme\u011fi taraf\u0131ndan yarat\u0131lm\u0131\u015f olan de\u011ferler toplumun hizmetindedir ve fiyatlar, tr\u00f6stlerin tekel fiyatlar\u0131 da dahil, bu s\u0131n\u0131rlamay\u0131 k\u0131ramazlar; eme\u011fin yeni bir de\u011fer yaratmad\u0131\u011f\u0131 yerde, Rockefeller bile hi\u00e7bir \u015fey elde edemez.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>E\u015fitsizlik ve S\u00f6m\u00fcr\u00fc<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Peki metalar di\u011fer metalarla i\u00e7erdikleri emek miktar\u0131na g\u00f6re m\u00fcbadele ediliyorlarsa, e\u015fitlikten e\u015fitsizlik nas\u0131l do\u011fuyor? Marx bu bilmeceyi, t\u00fcm di\u011fer metalar\u0131n k\u00f6keninde yatan metalardan birinin, yani emek-g\u00fcc\u00fcn\u00fcn \u00f6zg\u00fcn do\u011fas\u0131n\u0131 sergileyerek \u00e7\u00f6zd\u00fc. \u00dcretim ara\u00e7lar\u0131n\u0131n sahibi, kapitalist, emek-g\u00fcc\u00fcn\u00fc sat\u0131n al\u0131r. T\u00fcm di\u011fer metalar gibi, ona da i\u00e7erdi\u011fi emek miktar\u0131na g\u00f6re, yani i\u015f\u00e7inin yeniden \u00fcretimi ve ya\u015fam\u0131n\u0131 devam ettirmesi i\u00e7in gerekli ge\u00e7im ara\u00e7lar\u0131 kadar de\u011fer bi\u00e7ilir. Ancak bu metan\u0131n \u2013emek-g\u00fcc\u00fcn\u00fcn\u2013 t\u00fcketimi \u00e7al\u0131\u015fmaktan, yani yeni de\u011ferler yaratmaktan ibarettir. Bu yeni de\u011ferlerin miktar\u0131 i\u015f\u00e7inin kendisinin ald\u0131\u011f\u0131ndan ve kendisine bakmak i\u00e7in harcad\u0131\u011f\u0131ndan daha fazlad\u0131r. Kapitalist emek-g\u00fcc\u00fcn\u00fc onu s\u00f6m\u00fcrmek i\u00e7in al\u0131r. E\u015fitsizli\u011fin kayna\u011f\u0131 olan \u015fey de bu s\u00f6m\u00fcr\u00fcd\u00fcr.<\/p>\n\n\n\n<p>Marx, \u00fcr\u00fcn\u00fcn, bizzat i\u015f\u00e7inin varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 korumaya giden k\u0131sm\u0131n\u0131, gerekli-\u00fcr\u00fcn olarak adland\u0131rd\u0131; i\u015f\u00e7inin bunun \u00fczerinde \u00fcretti\u011fi k\u0131s\u0131m ise art\u0131-\u00fcr\u00fcnd\u00fcr. Art\u0131-\u00fcr\u00fcn k\u00f6le taraf\u0131ndan \u00fcretilmek zorundayd\u0131, aksi halde k\u00f6le sahibi hi\u00e7bir k\u00f6leyi elinde tutmazd\u0131. Art\u0131-\u00fcr\u00fcn serf taraf\u0131ndan \u00fcretilmek zorundayd\u0131, aksi halde serfli\u011fin arazi sahibi efendiler i\u00e7in hi\u00e7bir yarar\u0131 olmazd\u0131. Art\u0131-\u00fcr\u00fcn, ayn\u0131 \u015fekilde, \u00e7ok daha b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde, \u00fccretli i\u015f\u00e7i taraf\u0131ndan \u00fcretilmektedir, aksi takdirde kapitalist, emek-g\u00fcc\u00fcn\u00fc sat\u0131n alma gereksinimi duymazd\u0131. S\u0131n\u0131f m\u00fccadelesi art\u0131-\u00fcr\u00fcn i\u00e7in verilen m\u00fccadeleden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir. Art\u0131-\u00fcr\u00fcne sahip olan durumun h\u00e2kimidir; zenginli\u011fe sahiptir, devlete sahiptir, kilisenin, mahkemenin, bilimin ve sanat\u0131n anahtar\u0131n\u0131 elinde tutar.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Rekabet ve Tekel<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>\u0130\u015f\u00e7ileri s\u00f6m\u00fcren kapitalistlerin kendi aralar\u0131ndaki ili\u015fkiler, uzun zamand\u0131r kapitalist geli\u015fimin ana zembere\u011fi i\u015flevini g\u00f6ren rekabet taraf\u0131ndan belirlenir. B\u00fcy\u00fck te\u015febb\u00fcsler, k\u00fc\u00e7\u00fckler \u00fczerinde teknik, mali, \u00f6rg\u00fctsel, ekonomik ve en sonu \u2013ancak en \u00f6nemsizi de\u011fil\u2013 politik avantajlar\u0131n keyfini s\u00fcrerler. Sermaye b\u00fcy\u00fcd\u00fck\u00e7e, daha b\u00fcy\u00fck say\u0131lardaki i\u015f\u00e7ileri s\u00f6m\u00fcrme imk\u00e2n\u0131na kavu\u015fur ve ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz olarak yar\u0131\u015fmadan muzaffer \u00e7\u0131kar. Sermayenin yo\u011funla\u015fma ve merkezile\u015fme s\u00fcrecinin de\u011fi\u015fmez temelidir bu.<\/p>\n\n\n\n<p>Rekabet, tekni\u011fin ilerici geli\u015fimini te\u015fvik ederken, sadece orta katmanlar\u0131 de\u011fil, ayn\u0131 zamanda kendisini de tedricen t\u00fcketir. K\u00fc\u00e7\u00fck ve orta kapitalistlerin cesetleri ve yar\u0131-cesetleri \u00fczerinde, her zamankinden daha g\u00fc\u00e7l\u00fc, hep daha azalan say\u0131da kapitalist lordlar y\u00fckselir. B\u00f6ylece, \u201cd\u00fcr\u00fcst\u201d, \u201cdemokratik\u201d, \u201cilerici\u201d rekabet, \u201czararl\u0131\u201d, \u201casalak\u201d, \u201cgerici\u201d tekeli ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz olarak b\u00fcy\u00fct\u00fcr. Tekel, egemenli\u011fini ge\u00e7en y\u00fczy\u0131l\u0131n seksenli y\u0131llar\u0131nda dayatmaya ba\u015flad\u0131 ve kesin \u015feklini bu y\u00fczy\u0131la ge\u00e7erken ald\u0131. \u015eimdiyse tekelin zaferi burjuva toplumun en resmi temsilcileri taraf\u0131ndan a\u00e7\u0131k\u00e7a onaylanmaktad\u0131r. Birle\u015fik Devletler eski Adalet Bakan\u0131 Homer S. Cummings, rekabetin engelleyici bir etki olarak derece derece kayboldu\u011fundan ve pek \u00e7ok alanda sadece \u201cbir zamanlar var olan ko\u015fullar\u0131n hayal meyal bir hat\u0131rlat\u0131c\u0131s\u0131\u201d olarak var oldu\u011fundan \u015fikayet ediyor. Ama Marx, te\u015fhisi esnas\u0131nda, tekeli ilkin kapitalizmin tabiat\u0131nda var olan e\u011filimlerden t\u00fcretti\u011finde, burjuva d\u00fcnyas\u0131 hen\u00fcz rekabete do\u011fan\u0131n ebedi bir yasas\u0131 olarak bak\u0131yordu.<\/p>\n\n\n\n<p>Rekabetin tekel taraf\u0131ndan bertaraf edilmesi, kapitalist toplumun da\u011f\u0131lmas\u0131n\u0131n ba\u015flang\u0131c\u0131na i\u015faret eder. Rekabet kapitalizmin yarat\u0131c\u0131 zembere\u011fi ve kapitalistin de tarihsel aklan\u0131\u015f\u0131d\u0131r. Rekabetin bertaraf edilmesi de ayn\u0131 \u015fekilde, borsac\u0131lar\u0131n toplumsal parazitlere d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fcne i\u015faret eder. Rekabet, belirli \u00f6zg\u00fcrl\u00fcklere, liberal bir atmosfere, demokratik bir rejime, bir ticari kozmopolitlik rejimine sahip olmak zorundayd\u0131. Tekel ise m\u00fcmk\u00fcn oldu\u011fu kadar otoriter bir h\u00fck\u00fcmete, g\u00fcmr\u00fck duvarlar\u0131na, \u201ckendine ait\u201d hammadde kaynaklar\u0131na ve pazar alanlar\u0131na (s\u00f6m\u00fcrgeler) ihtiya\u00e7 duyar. Tekelci sermayenin da\u011f\u0131lmas\u0131ndaki son s\u00f6z fa\u015fizmdir.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Zenginli\u011fin Yo\u011funla\u015fmas\u0131 ve S\u0131n\u0131f \u00c7eli\u015fkilerinin B\u00fcy\u00fcmesi<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Kapitalistler ve onlar\u0131n savunucular\u0131, zenginli\u011fin yo\u011funla\u015fmas\u0131n\u0131n ger\u00e7ek boyutlar\u0131n\u0131 vergi memurlar\u0131n\u0131n g\u00f6zlerinden oldu\u011fu kadar halk\u0131n g\u00f6zlerinden de her yolla saklamay\u0131 deniyorlar. Her \u015fey meydanda olmas\u0131na ra\u011fmen, burjuva bas\u0131n h\u00e2l\u00e2 kapitalist yat\u0131r\u0131m\u0131n \u201cdemokratik\u201d da\u011f\u0131l\u0131m\u0131 hayalini s\u00fcrd\u00fcrmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131yor. <em>New York Times<\/em>, Marksistleri yalanlayarak \u00fc\u00e7 il\u00e2 be\u015f milyon aras\u0131nda ayr\u0131 i\u015fveren oldu\u011funa i\u015faret ediyor. Anonim ortakl\u0131klar, \u00fc\u00e7 il\u00e2 be\u015f milyon ayr\u0131 i\u015fverenden daha b\u00fcy\u00fck sermaye yo\u011funla\u015fmas\u0131n\u0131 temsil ediyor, yine de Birle\u015fik Devletler\u2019de \u201cyar\u0131m milyon t\u00fczel ki\u015filik\u201d vard\u0131r. Y\u0131\u011f\u0131nsal toplamlarla ve ortalama say\u0131larla bu \u00e7e\u015fit bir oyalanmaya, olgular\u0131 olduklar\u0131 gibi if\u015fa etmek i\u00e7in de\u011fil, onlar\u0131n \u00fcst\u00fcn\u00fc \u00f6rtmek i\u00e7in ba\u015fvurulmaktad\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>Sava\u015f\u0131n ba\u015flang\u0131c\u0131ndan 1923\u2019e kadar, Birle\u015fik Devletler\u2019deki fabrika ve i\u015fletmelerin endeks g\u00f6stergesi 100\u2019den 98,7\u2019ye d\u00fc\u015ferken sanayi \u00fcretiminin a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131 100\u2019den 156,3\u2019e y\u00fckselmi\u015f. Herkesin zenginle\u015fir g\u00f6r\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fc sansasyonel refah d\u00f6nemi (1923-1929) s\u0131ras\u0131nda bile, \u00fcretim 100\u2019den 113\u2019e y\u00fckselirken, kurulu\u015flar\u0131n say\u0131s\u0131 100\u2019den 93,8\u2019e d\u00fc\u015ft\u00fc. Ticari kurulu\u015flar\u0131n hantal maddi g\u00f6vdelerini birle\u015ftirerek yo\u011funla\u015fmas\u0131, ruhlar\u0131n\u0131n, yani m\u00fclkiyetin yo\u011funla\u015fmas\u0131n\u0131n hen\u00fcz \u00e7ok gerisindedir. 1929\u2019da Birle\u015fik Devletler ger\u00e7ekten de, <em>New York Times<\/em>\u2019\u0131n do\u011fru g\u00f6zlemledi\u011fi gibi 300 binden fazla t\u00fczel ki\u015fili\u011fe sahipti. Ancak eklemek gerekir ki, bunlar\u0131n 200 tanesi, yani t\u00fcm say\u0131n\u0131n y\u00fczde 0,07\u2019si t\u00fcm t\u00fczel ki\u015filiklerin mal varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n do\u011frudan do\u011fruya y\u00fczde 49,2\u2019sini kontrol ediyordu, d\u00f6rt y\u0131l sonra bu oran \u00e7oktan y\u00fczde 56\u2019ya y\u00fckselmi\u015fti ve Roosevelt\u2019in y\u00f6netimi boyunca daha da y\u00fckseldi\u011fi \u015f\u00fcphe g\u00f6t\u00fcrmez. \u00d6nde gelen bu 200 t\u00fczel ki\u015filik i\u00e7inde ger\u00e7ek egemenlik k\u00fc\u00e7\u00fck bir az\u0131nl\u0131\u011fa aittir. 1937 \u015eubat\u0131nda bir Senato komitesi, ge\u00e7en yirmi y\u0131l boyunca en b\u00fcy\u00fck t\u00fczel ki\u015filiklerin on iki tanesinin kararlar\u0131n\u0131n, Amerikan end\u00fcstrisinin b\u00fcy\u00fck bir kesimi i\u00e7in direktif anlam\u0131na geldi\u011fini ortaya \u00e7\u0131kard\u0131. Bu t\u00fczel ki\u015filiklerin y\u00f6netim kurullar\u0131n\u0131n ba\u015fkanlar\u0131n\u0131n say\u0131s\u0131, cumhuriyet h\u00fck\u00fcmetinin y\u00fcr\u00fctme kolu olan Birle\u015fik Devletler Ba\u015fkan\u0131n\u0131n kabinesinin \u00fcye say\u0131s\u0131 ile ayn\u0131d\u0131r. Ancak y\u00f6netim kurullar\u0131n\u0131n bu ba\u015fkanlar\u0131, kabine \u00fcyelerinden kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131lamaz \u00f6l\u00e7\u00fcde daha g\u00fc\u00e7l\u00fcd\u00fcr.<\/p>\n\n\n\n<p>Ayn\u0131 s\u00fcre\u00e7ler banka ve sigorta sistemlerinde de g\u00f6zlemlenebilir. Birle\u015fik Devletler\u2019deki sigorta \u015firketlerinden en b\u00fcy\u00fck be\u015fi, yaln\u0131zca di\u011fer \u015firketleri de\u011fil, pek \u00e7ok bankay\u0131 da yuttu. Bankalar\u0131n toplam say\u0131s\u0131, en \u00e7ok s\u00f6zde \u201cbirle\u015fmeler\u201d bi\u00e7iminde, i\u015fin asl\u0131nda ise yutularak azalt\u0131ld\u0131. Cirolar b\u00fcy\u00fck bir h\u0131zla art\u0131yor. Bankalar\u0131n \u00fczerinde s\u00fcper-bankalar oligar\u015fisi y\u00fckseliyor. Banka sermayesi, sanayi sermayesiyle, mali s\u00fcper-sermaye i\u00e7inde kayna\u015f\u0131yor. Sanayi ve bankalar\u0131n yo\u011funla\u015fmas\u0131n\u0131n y\u00fczy\u0131l\u0131n son \u00e7eyre\u011findeki h\u0131zla ilerleyece\u011fi bile kabul edilse \u2013i\u015fin ger\u00e7e\u011fi, yo\u011funla\u015fma temposu y\u00fckseli\u015ftedir\u2013 hemen \u00f6n\u00fcm\u00fczdeki \u00e7eyrek y\u00fczy\u0131l s\u00fcrecinde, tekeller, geriye dulun kefen paras\u0131ndan ba\u015fka pek bir \u015fey b\u0131rakmayarak t\u00fcm \u00fclke ekonomisini kendi ellerinde toplayacaklard\u0131r.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Burada Birle\u015fik Devletler\u2019in istatistiklerine ba\u015fvurulmas\u0131n\u0131n nedeni, sadece daha kesin ve daha \u00e7arp\u0131c\u0131 olduklar\u0131 i\u00e7indir. Asl\u0131nda yo\u011funla\u015fma s\u00fcreci uluslararas\u0131 niteliktedir. Kapitalizmin \u00e7e\u015fitli a\u015famalar\u0131 boyunca, konjonkt\u00fcrel \u00e7evrim evrelerinden, her t\u00fcr politik rejimden, bar\u0131\u015f d\u00f6nemlerinden oldu\u011fu kadar silahl\u0131 \u00e7at\u0131\u015fma d\u00f6nemlerinden de ge\u00e7erek, t\u00fcm b\u00fcy\u00fck servetlerin giderek daha az say\u0131da elde yo\u011funla\u015fmas\u0131 s\u00fcreci devam etti ve bitmeksizin s\u00fcrecek de. B\u00fcy\u00fck Sava\u015f y\u0131llar\u0131 s\u0131ras\u0131nda, uluslar kan i\u00e7inde can \u00e7eki\u015firken, burjuvazinin t\u00fcm politik ayg\u0131t\u0131 ulusal bor\u00e7lar\u0131n a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131 alt\u0131nda ezilmi\u015f yatarken, hazine sistemleri orta s\u0131n\u0131flar\u0131 da pe\u015finden s\u00fcr\u00fckleyerek u\u00e7uruma yuvarlanm\u0131\u015fken, tekeller bu kan ve pisli\u011fin i\u00e7inden e\u015fi g\u00f6r\u00fclmemi\u015f k\u00e2rlar elde ediyorlard\u0131. Birle\u015fik Devletler\u2019in en g\u00fc\u00e7l\u00fc \u015firketleri mal varl\u0131klar\u0131n\u0131 sava\u015f y\u0131llar\u0131 s\u0131ras\u0131nda ikiye, \u00fc\u00e7e, d\u00f6rde ve hatta daha da fazlas\u0131na katlad\u0131lar ve k\u00e2r hisselerini y\u00fczde 300, 400, 900 ve daha fazla artt\u0131rd\u0131lar.<\/p>\n\n\n\n<p>1840\u2019ta, <em>Kom\u00fcnist Parti Manifestosu<\/em>\u2019nun Marx ve Engels taraf\u0131ndan yay\u0131nlanmas\u0131ndan sekiz y\u0131l \u00f6nce, \u00fcnl\u00fc Frans\u0131z yazar\u0131 Alexis de Tocqueville, kitab\u0131nda Amerika\u2019daki demokrasi \u00fczerine \u015f\u00f6yle yaz\u0131yordu: \u201cB\u00fcy\u00fck zenginlik kaybolma e\u011filiminde, k\u00fc\u00e7\u00fck servetlerin say\u0131s\u0131 art\u0131yor\u201d. Bu d\u00fc\u015f\u00fcnce say\u0131s\u0131z kez tekrarland\u0131, ilk ba\u015flarda referans Birle\u015fik Devletler\u2019di, sonralar\u0131 buna di\u011fer gen\u00e7 demokrasiler, Avustralya ve Yeni Zelanda da kat\u0131ld\u0131. \u015e\u00fcphesiz, de Tocqueville\u2019in d\u00fc\u015f\u00fcncesi kendi zaman\u0131nda da zaten yanl\u0131\u015ft\u0131. Buna ra\u011fmen, zenginli\u011fin ger\u00e7ek yo\u011funla\u015fmas\u0131, ancak de Tocqueville\u2019in hemen arifesinde \u00f6ld\u00fc\u011f\u00fc Amerikan \u0130\u00e7 Sava\u015f\u0131n\u0131n sonras\u0131nda ba\u015flad\u0131. Ya\u015fad\u0131\u011f\u0131m\u0131z y\u00fczy\u0131l\u0131n ba\u015f\u0131nda, Amerikan n\u00fcfusunun y\u00fczde ikisi t\u00fcm \u00fclke zenginli\u011finin yar\u0131s\u0131ndan fazlas\u0131na sahipti; 1929\u2019da ise ayn\u0131 y\u00fczde iki ulusal zenginli\u011fin be\u015fte \u00fc\u00e7\u00fcne sahipti. Ayn\u0131 zamanda 36 bin zengin aile, 11 milyon orta halli ve fakir aileden daha b\u00fcy\u00fck gelire sahipti. 1929-1933 krizi s\u0131ras\u0131nda tekelci kurulu\u015flar\u0131n hay\u0131r kurumlar\u0131na yalvarmaya ihtiyac\u0131 yoktu, tam tersine onlar ulusal ekonominin genel d\u00fc\u015f\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcn \u00fczerinde, hi\u00e7bir zaman olmad\u0131\u011f\u0131 kadar y\u00fckseklere \u00e7\u0131kt\u0131lar. Sanayinin a\u011f\u0131r aksak canlan\u0131\u015f\u0131 s\u0131ras\u0131nda, tekeller, <em>New Deal<\/em> pastas\u0131n\u0131n \u00fcst\u00fcndeki kreman\u0131n yine olduk\u00e7a y\u00fckl\u00fc k\u0131sm\u0131n\u0131 s\u0131y\u0131rd\u0131lar. \u0130\u015fsizlerin say\u0131s\u0131 en iyi durumda 20 milyondan 10 milyona d\u00fc\u015ft\u00fc; ayn\u0131 zamanda kapitalist toplumun \u00fcst kabu\u011fu \u20136 bin yeti\u015fkinden fazla de\u011fildir\u2013 inan\u0131lmaz k\u00e2rlar elde etti; H\u00fck\u00fcmet Avukat\u0131 Robert H. Jackson\u2019\u0131n, Anti-Tr\u00f6st\u2019ten sorumlu Adalet Bakan\u0131 Yard\u0131mc\u0131s\u0131 olarak g\u00f6revde kald\u0131\u011f\u0131 s\u00fcre boyunca rakamlarla kan\u0131tlad\u0131\u011f\u0131 \u015fey tam da budur.<\/p>\n\n\n\n<p>Bilgi\u00e7 insafl\u0131l\u0131\u011f\u0131ndan dolay\u0131 daha ziyade tutucu bir ekonomist olan Ferdinand Lunberg, bir hayli kar\u0131\u015f\u0131kl\u0131k yaratan kitab\u0131nda \u015f\u00f6yle yaz\u0131yor: \u201cBirle\u015fik Devletler bug\u00fcn, nispeten daha az mal varl\u0131\u011f\u0131na sahip doksandan az aile taraf\u0131ndan desteklenen, en zengin altm\u0131\u015f ailenin hiyerar\u015fisinin sahipli\u011fi ve egemenli\u011fi alt\u0131ndad\u0131r\u201d. Belki buna bir \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc olarak, y\u0131ll\u0131k geliri y\u00fcz bin dolar\u0131n \u00fczerinde olan bir di\u011fer \u00fc\u00e7 y\u00fcz elli aile eklenebilir. Burada as\u0131l egemen konum, yaln\u0131zca pazara de\u011fil, ancak h\u00fck\u00fcmetin t\u00fcm kademelerine de h\u00e2kim olan altm\u0131\u015f ailelik ilk gruba aittir. Onlar ger\u00e7ek h\u00fck\u00fcmettir, \u201cdolar demokrasisinde paran\u0131n h\u00fck\u00fcmeti.\u201d<\/p>\n\n\n\n<p>B\u00f6ylece \u201ctekelci kapitalizm\u201d soyut kavram\u0131 bizim a\u00e7\u0131m\u0131zdan ete kemi\u011fe b\u00fcr\u00fcnm\u00fc\u015f oluyor. Bunun anlam\u0131, se\u00e7kin bir kapitalist oligar\u015fiye ortak \u00e7\u0131kar ve akrabal\u0131k ba\u011flar\u0131yla ba\u011fl\u0131 bir avu\u00e7 ailenin, b\u00fcy\u00fck bir ulusun ekonomik ve politik kaderini elinden ald\u0131\u011f\u0131d\u0131r. Teslim edilmelidir ki, Marksist yo\u011funla\u015fma yasas\u0131 m\u00fckemmel bir \u015fekilde i\u015flemi\u015ftir!<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Marx\u2019\u0131n \u00d6\u011fretisinin Modas\u0131 Ge\u00e7ti mi?<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Rekabet, zenginli\u011fin yo\u011funla\u015fmas\u0131 ve tekel sorunlar\u0131, do\u011fal olarak, g\u00fcn\u00fcm\u00fczde Marx\u2019\u0131n ekonomi teorisinin \u2013\u00f6rne\u011fin, Adam Smith\u2019in teorisi gibi\u2013 sadece tarihsel bir merak konusu mu oldu\u011fu, yoksa g\u00fcncel \u00f6nemini ta\u015f\u0131maya devam m\u0131 etti\u011fi sorusunu g\u00fcndeme getiriyor. Bu soruya verilecek cevab\u0131n \u00f6l\u00e7\u00fct\u00fc basittir: E\u011fer teori geli\u015fimin rotas\u0131n\u0131 do\u011fru bir bi\u00e7imde kestirebiliyor ve gelece\u011fi \u00f6ng\u00f6rebiliyorsa, isterse binlerce y\u0131l ya\u015f\u0131nda olsun, zaman\u0131m\u0131z\u0131n en ileri teorisi olarak kal\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>Kariyerinin ba\u015flang\u0131c\u0131nda bir Marksist olan, ancak sonras\u0131nda Marx\u2019\u0131n \u00f6\u011fretisinin en devrimci yanlar\u0131n\u0131, \u00f6zellikle de burjuvazi a\u00e7\u0131s\u0131ndan en yenmez yutulmaz olanlar\u0131 revize eden \u00fcnl\u00fc Alman iktisat\u00e7\u0131 Werner Sombart, kariyerinin sonlar\u0131nda, 1928\u2019de, Marx\u2019\u0131n <em>Kapital<\/em>\u2019ine, bir\u00e7ok dile \u00e7evrilen ve burjuvazinin ekonomik savunusunun belki de g\u00fcn\u00fcm\u00fczdeki en bilinen d\u0131\u015favurumu olan kendi <em>Kapitalizm<\/em>\u2019i ile kar\u015f\u0131l\u0131k verdi. <em>Kapital<\/em>\u2019in yazar\u0131n\u0131n inan\u00e7lar\u0131na duydu\u011fu platonik minnettarl\u0131k borcunu \u00f6dedikten sonra Sombart \u015f\u00f6yle yaz\u0131yor: \u201cKarl Marx\u2019\u0131n kehanetleri \u015funlard\u0131r: \u0130lkin, \u00fccretli emek\u00e7ilerin artan sefaleti; ikincisi, zanaatk\u00e2r ve k\u00f6yl\u00fc s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n yok olu\u015fuyla birlikte genel \u2018yo\u011funla\u015fma\u2019; \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fcs\u00fc, kapitalizmin fel\u00e2ketvari \u00e7\u00f6k\u00fc\u015f\u00fc. Buna benzer hi\u00e7bir \u015fey ger\u00e7ekle\u015fmedi.\u201d Bu yanl\u0131\u015f te\u015fhisin kar\u015f\u0131s\u0131na Sombart kendi \u201ckesin bilimsel\u201d te\u015fhisini koyuyor. Ona g\u00f6re, \u201cKapitalizm, kendisini \u2013\u00e7oktan d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrmeye ba\u015flad\u0131\u011f\u0131 y\u00f6nde\u2013 i\u00e7sel olarak d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrmeye devam edecek, doruk noktas\u0131nda, ya\u015fland\u0131k\u00e7a, giderek daha sakin, daha a\u011f\u0131r ba\u015fl\u0131, daha makul hale gelecektir.\u201d En az\u0131ndan temel \u00e7izgi itibariyle, \u015fu ikisinden hangisinin hakl\u0131 oldu\u011funu saptamaya \u00e7al\u0131\u015fal\u0131m; fel\u00e2ket te\u015fhisi ile Marx m\u0131, yoksa t\u00fcm burjuva ekonomisi ad\u0131na i\u015flerin \u201csakin, a\u011f\u0131rba\u015fl\u0131, makul\u201d halledilece\u011fini vaat eden Sombart m\u0131? Okuyucu, sorunun dikkate de\u011fer oldu\u011funa kat\u0131lacakt\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Artan Sefalet Teorisi<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Marx, Sombart\u2019tan altm\u0131\u015f y\u0131l \u00f6nce, \u201cbir kutupta zenginli\u011fin birikimi\u201d diyordu, \u201cb\u00f6ylece, ayn\u0131 zamanda, z\u0131t kutupta, yani sermaye bi\u00e7imindeki \u00fcr\u00fcn\u00fc \u00fcreten s\u0131n\u0131f\u0131n taraf\u0131nda, sefaletin, \u00e7al\u0131\u015fma \u0131st\u0131rab\u0131n\u0131n, k\u00f6leli\u011fin, cehaletin, yabanili\u011fin, zihinsel gerilemenin birikimidir\u201d. Marx\u2019\u0131n bu tezi, \u201cartan sefalet teorisi\u201d ad\u0131 alt\u0131nda, \u00f6zellikle 1896-1914 d\u00f6neminde kapitalizmin h\u0131zla geli\u015fti\u011fi ve i\u015f\u00e7ilere, \u00f6zellikle de onlar\u0131n \u00fcst tabakalar\u0131na belirli tavizler verdi\u011fi s\u0131rada aral\u0131ks\u0131z sald\u0131r\u0131lara konu olmu\u015ftu. D\u00fcnya Sava\u015f\u0131ndan sonra, kendi cinayetlerinden ve Ekim Devriminden korkan burjuvazi, enflasyon ve i\u015fsizlik taraf\u0131ndan ayn\u0131 anda bir pa\u00e7avraya d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclen toplumsal reformlar il\u00e2n etme yolunu tuttu\u011fu zaman, kapitalist toplumun ilerici d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fc teorisi reformculara ve burjuva profes\u00f6rlerine tamamen g\u00fcvencelenmi\u015f g\u00f6r\u00fcnd\u00fc. 1928\u2019de Sombart bizi temin ediyordu ki, \u201c\u00fccretli eme\u011fin sat\u0131n alma g\u00fcc\u00fc, kapitalist \u00fcretimin geni\u015flemesi ile do\u011fru orant\u0131l\u0131 olarak artm\u0131\u015ft\u0131r.\u201d&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>\u0130\u015fin asl\u0131, emek\u00e7ilerin belli bir tabakas\u0131n\u0131n ya\u015fam standartlar\u0131nda bazen olduk\u00e7a geni\u015f \u00f6l\u00e7\u00fclere varan y\u00fckseli\u015fin, proletaryan\u0131n ulusal gelirden ald\u0131\u011f\u0131 pay\u0131n d\u00fc\u015f\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc dikkatsiz g\u00f6zlerden saklad\u0131\u011f\u0131 kapitalist geli\u015fimin en m\u00fcreffeh d\u00f6nemleri boyunca, proletarya ile burjuvazi aras\u0131ndaki ekonomik \u00e7eli\u015fki a\u011f\u0131rla\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. Bu nedenle, tam da durgunlu\u011fa s\u00fcr\u00fcklenmesinden hemen \u00f6nce Birle\u015fik Devletler\u2019in sanayi \u00fcretimi, 1920 ve 1930 y\u0131llar\u0131 aras\u0131nda y\u00fczde 50 artarken \u00fccretlere \u00f6denen toplam sadece y\u00fczde 30 art\u0131yordu. Bu, Sombart\u2019\u0131n vaatlerine ra\u011fmen ulusal gelirde eme\u011fin pay\u0131n\u0131n muazzam \u00f6l\u00e7\u00fcde d\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fc anlam\u0131na gelir. 1930\u2019da i\u015fsizlikte hayra alamet olmayan bir art\u0131\u015f ba\u015f g\u00f6sterdi ve 1933\u2019te, \u00fccretler bi\u00e7iminde kaybetmi\u015f olduklar\u0131n\u0131n ancak yar\u0131s\u0131ndan biraz fazlas\u0131n\u0131 yard\u0131m bi\u00e7iminde alan i\u015fsizlere, hemen hemen sistematik bir yard\u0131m yap\u0131lmaya ba\u015fland\u0131. T\u00fcm s\u0131n\u0131flar\u0131n kesintisiz \u201cilerlemesi\u201d hayalinin zerresi bile kalmad\u0131. Kitlelerin ya\u015fam standartlar\u0131n\u0131n g\u00f6reli d\u00fc\u015f\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcn yerini mutlak d\u00fc\u015f\u00fc\u015f ald\u0131, \u00f6nce yar\u0131m yamalak e\u011flencelerinden ba\u015flayan i\u015f\u00e7iler, sonra giyeceklerinde ve sonra da yiyeceklerinde kesintiye gittiler. Orta kalitedeki \u00fcr\u00fcn ve e\u015fyalar\u0131n yerini kalitesiz olanlar ve kalitesizlerin de yerini en k\u00f6t\u00fcleri ald\u0131. Sendikalar, h\u0131zla a\u015fa\u011f\u0131 inen bir y\u00fcr\u00fcyen merdivene s\u0131ms\u0131k\u0131 yap\u0131\u015fm\u0131\u015f bir adama benzemeye ba\u015flad\u0131lar.<\/p>\n\n\n\n<p>D\u00fcnya n\u00fcfusunun y\u00fczde alt\u0131s\u0131na sahip Birle\u015fik Devletler, d\u00fcnya zenginli\u011finin y\u00fczde k\u0131rk\u0131n\u0131 elinde tutar. Halen, n\u00fcfusun \u00fc\u00e7te biri, Roosevelt\u2019in kendisinin de kabul etti\u011fi gibi, yeterince beslenememekte, giyinememekte ve insanl\u0131k d\u0131\u015f\u0131 ko\u015fullarda ya\u015famaktad\u0131r. \u00d6yleyse \u00e7ok daha az ayr\u0131cal\u0131kl\u0131 \u00fclkelere ne demeli? Son sava\u015ftan beri kapitalist d\u00fcnya tarihi, s\u00f6ylenegeldi\u011fi haliyle \u201cartan sefalet teorisini\u201d \u00e7\u00fcr\u00fct\u00fclemeyecek \u015fekilde do\u011frulam\u0131\u015ft\u0131r. Toplumun sosyal kutupla\u015fmas\u0131ndaki art\u0131\u015f bug\u00fcn yaln\u0131zca b\u00fct\u00fcn ehil istatistik\u00e7iler taraf\u0131ndan de\u011fil, aritmeti\u011fin basit kurallar\u0131n\u0131 hat\u0131rlayan her devlet adam\u0131 taraf\u0131ndan da itiraf ediliyor.<\/p>\n\n\n\n<p>Kapitalizmin yozla\u015fmas\u0131, proletaryan\u0131n ya\u015fam standard\u0131ndaki bir y\u00fckseli\u015fe dair hayalleri s\u00fcrd\u00fcrme olana\u011f\u0131n\u0131 tamamen yok etti\u011fi zaman, emperyalist kapitalizmin do\u011fas\u0131nda var olan gerilemenin ve gericili\u011fin sadece en son s\u0131n\u0131r\u0131na indirgenmi\u015f hali olan fa\u015fist rejim ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz hale gelir. Fa\u015fist diktat\u00f6rl\u00fck, daha zengin emperyalist demokrasilerin halen gizlemeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131klar\u0131 yoksulla\u015fma e\u011filiminin a\u00e7\u0131k itiraf\u0131d\u0131r. Mussolini ve Hitler\u2019in Marksizme b\u00f6ylesine kesin bir nefretle zulmetmesi, tam da onlar\u0131n rejiminin Marksist kehanetin en deh\u015fet verici kan\u0131t\u0131 olmas\u0131ndand\u0131r. G\u00f6ring, cell\u00e2t edas\u0131yla ve kendine \u00f6zg\u00fc bir soytar\u0131l\u0131kla, silahlar\u0131n tereya\u011f\u0131ndan daha \u00f6nemli oldu\u011funu a\u00e7\u0131klad\u0131\u011f\u0131nda veya Cagliostro-Casanova-Mussolini \u0130talyan i\u015f\u00e7ilerine kara g\u00f6mleklerinin \u00fczerindeki kemerlerini daha da s\u0131kmay\u0131 \u00f6\u011frenmeleri tavsiyesinde bulundu\u011funda, uygar d\u00fcnya \u00f6fkeden kudurmu\u015f ya da kendisine bu s\u00fcs\u00fc vermi\u015fti. Ancak, emperyalist demokrasilerde de \u00f6z\u00fc itibariyle ayn\u0131 \u015feyler ya\u015fanm\u0131yor mu? Tereya\u011f\u0131 her yerde silahlar\u0131 ya\u011flamak i\u00e7in kullan\u0131l\u0131r. Fransa\u2019n\u0131n, \u0130ngiltere\u2019nin ve Birle\u015fik Devletler\u2019in i\u015f\u00e7ileri, kara g\u00f6mlekleri olmaks\u0131z\u0131n kemerleri s\u0131kmay\u0131 \u00f6\u011freniyorlar. D\u00fcnyan\u0131n en zengin \u00fclkesinde milyonlarca i\u015f\u00e7i, federal, devlet, belediye veya \u00f6zel hay\u0131r kurumlar\u0131 hesab\u0131na ya\u015fayan sefillere d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fc.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Yedek \u0130\u015f\u00e7i Ordusu ve \u0130\u015fsizlerin Yeni Alt-S\u0131n\u0131f\u0131<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Yedek sanayi ordusu da, fabrika depolar\u0131ndaki hammadde ve makine stoku veya ma\u011fazalardaki mamul madde stoku kadar kapitalizmin toplumsal mekanizmas\u0131n\u0131n vazge\u00e7ilmez bir bile\u015fenini olu\u015fturur. Yedek bir emek-g\u00fcc\u00fc olmaks\u0131z\u0131n, ne \u00fcretimin genel geni\u015flemesi, ne de sermayenin s\u0131nai \u00e7evrimlerin gelgitlerine uyarlanmas\u0131 m\u00fcmk\u00fcn olurdu. Marx, kapitalist geli\u015fimin genel e\u011filiminden \u2013sabit sermayenin (makine ve hammaddeler) de\u011fi\u015fken sermaye (emek-g\u00fcc\u00fc) pahas\u0131na art\u0131\u015f\u0131\u2013 \u015fu sonuca ula\u015f\u0131yordu: \u201cToplumsal zenginlik ne kadar b\u00fcy\u00fcrse; yedek sanayi ordusu da o kadar b\u00fcy\u00fcr; peki\u015fmi\u015f bir art\u0131-n\u00fcfus kitlesi de o kadar b\u00fcy\u00fcr; resmi yoksulluk da o kadar b\u00fcy\u00fcr. Bu, kapitalist birikimin mutlak genel yasas\u0131d\u0131r.\u201d<\/p>\n\n\n\n<p>\u201cArtan sefalet teorisi\u201dne ayr\u0131lmaz ba\u011flarla ba\u011fl\u0131 olan ve uzun y\u0131llar boyunca \u201cabart\u0131lm\u0131\u015f\u201d, \u201cmaksatl\u0131\u201d ve \u201cdemagojik\u201d olarak su\u00e7lanan bu tez, \u015fimdi, olgular\u0131n olduklar\u0131 haliyle teorik tasviri haline gelmi\u015ftir. Mevcut i\u015fsizler ordusuna art\u0131k bir \u201cyedek ordu\u201d g\u00f6z\u00fcyle bak\u0131lamaz, \u00e7\u00fcnk\u00fc onun asli k\u00fctlesi art\u0131k i\u015fe d\u00f6nmek i\u00e7in hi\u00e7bir umut besleyemez: tam tersine, eklenen i\u015fsizlerin kesintisiz ak\u0131\u015f\u0131 taraf\u0131ndan \u015fi\u015firilmeye mahk\u00fbmdur. Da\u011f\u0131lmakta olan kapitalizm daha \u00f6nce hi\u00e7bir i\u015fe sahip olmam\u0131\u015f ve olma umuduna da sahip olmayan t\u00fcm bir gen\u00e7 insan ku\u015fa\u011f\u0131n\u0131 beraberinde getirdi. Proletarya ve yar\u0131-proletarya aras\u0131ndaki bu yeni alt-s\u0131n\u0131f, toplum pahas\u0131na ya\u015famaya zorlan\u0131yor. Dokuz y\u0131l boyunca (1930-1938) i\u015fsizli\u011fin, 43 milyondan fazla i\u015f-y\u0131l\u0131n\u0131 Birle\u015fik Devletler ekonomisinin d\u0131\u015f\u0131na att\u0131\u011f\u0131 tahmin edilmektedir. 1929 y\u0131l\u0131nda, refah\u0131n doru\u011funda, Birle\u015fik Devletler\u2019de iki milyon i\u015fsizin oldu\u011fu ve bu dokuz y\u0131l s\u00fcresince potansiyel i\u015f\u00e7ilerin say\u0131s\u0131n\u0131n be\u015f milyona \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 g\u00f6z \u00f6n\u00fcne al\u0131nd\u0131\u011f\u0131nda, kay\u0131p i\u015f-y\u0131l\u0131 kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131lamayacak kadar y\u00fcksek olmal\u0131d\u0131r. B\u00f6ylesi bir veba taraf\u0131ndan tahrip edilen toplumsal rejim \u00f6l\u00fcmc\u00fcl derecede hastad\u0131r. Bu illetin do\u011fru te\u015fhisi, seksen y\u0131l kadar \u00f6nce, hen\u00fcz hastal\u0131\u011f\u0131n kendisi sadece tohum halindeyken yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Orta S\u0131n\u0131flar\u0131n Gerilemesi<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Sermayenin yo\u011funla\u015fmas\u0131n\u0131 sergileyen rakamlar b\u00f6ylece g\u00f6stermektedir ki, k\u00fc\u00e7\u00fck m\u00fclkler b\u00fcy\u00fckler taraf\u0131ndan b\u00fct\u00fcn\u00fcyle yutulurken ya da katlan\u0131lmaz bir \u00e7al\u0131\u015fman\u0131n ve \u00fcmitsiz bir yoksullu\u011fun basit bir simgesi haline gelerek k\u00fc\u00e7\u00fclt\u00fcl\u00fcrken ve ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131klar\u0131ndan mahrum edilirken, orta s\u0131n\u0131flar\u0131n \u00fcretimdeki \u00f6zg\u00fcl a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131 ve ulusal gelirden ald\u0131klar\u0131 pay s\u00fcrekli olarak gerilemi\u015ftir. Ayn\u0131 zamanda, kapitalizmin geli\u015fimi, teknisyenler, y\u00f6neticiler, hizmetliler, k\u00e2tipler, avukatlar, doktorlar, vs. \u2013tek kelimeyle s\u00f6zde \u201cyeni orta-s\u0131n\u0131flar\u201d\u2013 ordusunda g\u00f6zle g\u00f6r\u00fcl\u00fcr bir art\u0131\u015f yaratm\u0131\u015f g\u00f6r\u00fcn\u00fcyor, bu do\u011fru. Ancak zaten geli\u015fimi Marx i\u00e7in bile bir s\u0131r olmayan bu tabakan\u0131n, kendi \u00fcretim ara\u00e7lar\u0131n\u0131n m\u00fclkiyetinde somut bir ekonomik ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131k garantisine sahip olan eski orta s\u0131n\u0131flarla ortak noktas\u0131 pek yoktur. \u201cYeni orta s\u0131n\u0131f\u201d, b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde amiri durumunda oldu\u011fu i\u015f\u00e7ilere g\u00f6re kapitalistlere \u00e7ok daha do\u011frudan ba\u011f\u0131ml\u0131d\u0131r, \u00fcstelik onun saflar\u0131nda da, toplumun g\u00f6z\u00fcnde itibardan d\u00fc\u015fmesinin k\u00f6t\u00fc sonu\u00e7lar\u0131n\u0131n yan\u0131 s\u0131ra hat\u0131r\u0131 say\u0131l\u0131r bir a\u015f\u0131r\u0131 \u00fcretim dikkati \u00e7ekmektedir.<\/p>\n\n\n\n<p>Daha \u00f6nce and\u0131\u011f\u0131m\u0131z Adalet Bakan\u0131 Homer S. Cummings kadar Marksizme uzak olan biri, \u201cg\u00fcvenilir istatistiksel bilgiler, pek \u00e7ok s\u0131nai birimin tamamen yok oldu\u011funu ve ya\u015fan\u0131lan\u0131n, k\u00fc\u00e7\u00fck i\u015fadam\u0131n\u0131n Amerikan ya\u015fam\u0131nda bir fakt\u00f6r olarak ad\u0131m ad\u0131m tasfiyesi oldu\u011funu g\u00f6stermektedir\u201d diyor.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Ancak, pek \u00e7ok selefleri ve halefleri aras\u0131ndan Sombart, yine de, Marx\u2019a ra\u011fmen \u201czanaat\u00e7\u0131 ve k\u00f6yl\u00fc s\u0131n\u0131flar\u0131n yok olu\u015fu ile birlikte genel yo\u011funla\u015fma\u201dn\u0131n hen\u00fcz ger\u00e7ekle\u015fmedi\u011fi itiraz\u0131n\u0131 y\u00fckseltiyor. B\u00f6ylesi bir arg\u00fcmanda neyin daha a\u011f\u0131r bast\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6ylemek zor, sorumsuzluk mu k\u00f6t\u00fc niyet mi? Marx da, her teorisyen gibi, temel e\u011filimleri en sade bi\u00e7imleriyle soyutlamakla i\u015fe ba\u015flad\u0131; aksi takdirde, kapitalist toplumun al\u0131nyaz\u0131s\u0131n\u0131 anlamak t\u00fcmden imk\u00e2ns\u0131z olurdu. Ne var ki, Marx\u2019\u0131n kendisi, somut analiz \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda, hayat\u0131n g\u00f6r\u00fcng\u00fclerini farkl\u0131 tarihsel etkenlerin yo\u011funla\u015fmas\u0131n\u0131n bir \u00fcr\u00fcn\u00fc olarak m\u00fckemmelen g\u00f6sterme yetene\u011findeydi. Ku\u015fkusuz, Newton\u2019un yasalar\u0131, d\u00fc\u015fen cisimlerin h\u0131z art\u0131\u015f\u0131n\u0131n farkl\u0131 ko\u015fullar alt\u0131nda de\u011fi\u015fiklik g\u00f6stermesiyle veya gezegenlerin y\u00f6r\u00fcngelerinin bozulmalara maruz kalmas\u0131yla ge\u00e7ersiz hale gelmez.<\/p>\n\n\n\n<p>Orta s\u0131n\u0131flar\u0131n s\u00f6zde \u201cinad\u0131\u201dn\u0131 anlamak i\u00e7in, \u015fu iki e\u011filimin, orta s\u0131n\u0131flar\u0131n y\u0131k\u0131ma u\u011framas\u0131 ve bu y\u0131k\u0131ma u\u011frayanlar\u0131n proleterlere d\u00f6n\u00fc\u015fmesi e\u011filiminin, e\u015fit bir h\u0131zla ya da ayn\u0131 menzilde geli\u015fmedi\u011fini ak\u0131lda tutmak isabetli olur. Makinenin emek-g\u00fcc\u00fc \u00fczerindeki artan \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcnden \u015fu sonu\u00e7 \u00e7\u0131kmaktad\u0131r; orta s\u0131n\u0131flar\u0131n y\u0131k\u0131m s\u00fcreci ne kadar ilerlerse, bu s\u00fcre\u00e7 onlar\u0131n proleterle\u015fme s\u00fcre\u00e7lerini o kadar geride b\u0131rak\u0131r; ger\u00e7ekten de, belirli bir durumda sonuncusu b\u00fcsb\u00fct\u00fcn durmak ve hatta gerilemek zorundad\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>T\u0131pk\u0131 fizyolojik yasalar\u0131n i\u015fleyi\u015finin b\u00fcy\u00fcmekte olanla \u00f6lmekte olan bir organizmada farkl\u0131 sonu\u00e7lar vermesi gibi, Marksist ekonomi yasalar\u0131 da, geli\u015fmekte veya da\u011f\u0131lmakta olan bir kapitalizmde, otoritelerini farkl\u0131 \u015fekilde kurarlar. Bu farkl\u0131l\u0131k, kent ve k\u0131r\u0131n kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 ili\u015fkilerinde \u00f6zel bir a\u00e7\u0131kl\u0131kla g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. Birle\u015fik Devletler\u2019in toplam n\u00fcfusla kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda daha az artan k\u0131rsal n\u00fcfusu, 32 milyonu ge\u00e7ti\u011fi 1910 y\u0131l\u0131na kadar kesin rakamlarla y\u00fckselmeyi s\u00fcrd\u00fcrd\u00fc. M\u00fcteakip yirmi y\u0131l s\u00fcresince, \u00fclkenin toplam n\u00fcfusunun h\u0131zla artmas\u0131na ra\u011fmen 30,4 milyona d\u00fc\u015ft\u00fc, yani 1,6 milyon azald\u0131. Ancak 1935\u2019te, 1930 ile kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda 2,4 milyon artarak yeniden 32,8 milyona y\u00fckseldi. \u00c7ark\u0131n ilk bak\u0131\u015fta \u015fa\u015f\u0131rtan bu d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fc, kentli n\u00fcfusun k\u0131rsal n\u00fcfus pahas\u0131na artma e\u011filimini ya da orta s\u0131n\u0131flar\u0131n atomize olma e\u011filimini zerre kadar \u00e7\u00fcr\u00fctmedi\u011fi gibi, ayn\u0131 zamanda bir b\u00fct\u00fcn olarak kapitalist sistemin da\u011f\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 da en anlaml\u0131 \u015fekilde sergilemektedir. 1930-1935 \u015fiddetli kriz d\u00f6nemi s\u0131ras\u0131nda k\u0131rsal n\u00fcfustaki art\u0131\u015f, basit\u00e7e yakla\u015f\u0131k iki milyon kentli n\u00fcfusun, veya as\u0131l anlam\u0131yla, iki milyon a\u00e7 i\u015fsizin ta\u015fraya \u2013toplum taraf\u0131ndan reddedilen emek g\u00fc\u00e7lerini, t\u00fcmden a\u00e7l\u0131ktan \u00f6lmek yerine topraktan yar\u0131-a\u00e7 bir ya\u015fam \u00e7\u0131kartabilmek i\u00e7in do\u011fal \u00fcretken ekonomiye uygulamak \u00fczere, \u00e7ift\u00e7iler taraf\u0131ndan terk edilen arazi par\u00e7alar\u0131na veya h\u0131s\u0131m akrabalar\u0131n\u0131n \u00e7iftliklerine\u2013 ta\u015f\u0131nmas\u0131 olgusu ile a\u00e7\u0131klan\u0131r.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Bu nedenle sorun, k\u00fc\u00e7\u00fck \u00e7ift\u00e7ilerin, zanaatk\u00e2rlar\u0131n ve d\u00fckk\u00e2nc\u0131lar\u0131n istikrar\u0131 de\u011fil, daha \u00e7ok onlar\u0131n durumunun sefil \u00e7aresizli\u011fi sorunudur. Gelece\u011fin bir garantisi olmak \u015f\u00f6yle dursun, orta s\u0131n\u0131f, ge\u00e7mi\u015fin talihsiz ve trajik bir kal\u0131nt\u0131s\u0131d\u0131r. Onu toptan yok edemeyen kapitalizm, k\u00fc\u00e7\u00fclmenin en alt derecesine ve \u0131st\u0131raplara d\u00fc\u015f\u00fcrmeyi ba\u015farm\u0131\u015ft\u0131r. \u00c7ift\u00e7i yaln\u0131zca k\u00fc\u00e7\u00fck arazisinin kiras\u0131ndan ve yat\u0131rd\u0131\u011f\u0131 sermayenin kazanc\u0131ndan de\u011fil, ayn\u0131 zamanda \u00fccretinin y\u00fckl\u00fc bir b\u00f6l\u00fcm\u00fcnden bile mahrum edilmektedir. \u015eehirdeki k\u00fc\u00e7\u00fck akranlar\u0131 da ekonomik ya\u015fam ile \u00f6l\u00fcm aras\u0131nda kendilerine ayr\u0131lan mesafeyi benzer \u015fekilde kat ettiler. Orta s\u0131n\u0131f sadece fakirle\u015fti\u011fi i\u00e7in proleterle\u015fmemektedir. Bu noktada, kapitalizm lehine bir \u015feyler bulmak, Marx\u2019a kar\u015f\u0131 bir arg\u00fcman bulmak kadar zordur.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>S\u0131nai Kriz<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Ge\u00e7en y\u00fczy\u0131l\u0131n sonlar\u0131 ve bu y\u00fczy\u0131l\u0131n ba\u015flar\u0131, kapitalizm taraf\u0131ndan \u00f6ylesi ezici bir ilerlemeyle damgaland\u0131 ki, \u00e7evrimsel krizler art\u0131k \u201crastlant\u0131sal\u201d s\u0131k\u0131nt\u0131lardan \u00f6te bir \u015fey olarak g\u00f6r\u00fclm\u00fcyordu. Hemen hemen evrensel olan kapitalist iyimserlik y\u0131llar\u0131 boyunca, Marx\u2019\u0131 ele\u015ftirenler, tr\u00f6stlerin, sendikalar\u0131n<a href=\"http:\/\/www.marksist.com\/print\/588%23_edn3\">[3]<\/a> ve kartellerin ulusal ve uluslararas\u0131 geli\u015fiminin pazar\u0131n planl\u0131 kontrol\u00fcn\u00fc ba\u015flatt\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve kriz \u00fczerindeki nihai zaferi m\u00fcjdeledi\u011fini temin ediyorlard\u0131. Sombart\u2019a g\u00f6re, krizler sava\u015ftan \u00f6nce kapitalizmin kendi mekanizmas\u0131 taraf\u0131ndan zaten \u201cortadan kald\u0131r\u0131lm\u0131\u015ft\u0131\u201d, b\u00f6ylece de \u201ckriz sorunu bug\u00fcn bizi fiilen ilgilendirmiyor\u201ddu. \u015eimdi, yaln\u0131zca on y\u0131l sonra, Marx\u2019\u0131n te\u015fhisi trajik sa\u011flaml\u0131\u011f\u0131n\u0131n t\u00fcm \u00f6l\u00e7\u00fcleriyle tam da g\u00fcn\u00fcm\u00fczde kar\u015f\u0131m\u0131za dikilmi\u015fken, bu s\u00f6zler kof maskaral\u0131k gibi geliyor. Kan\u0131 zehirlenmi\u015f bir organizmada, her rastlant\u0131sal hastal\u0131k kronik bir karaktere b\u00fcr\u00fcnme e\u011filimindedir; ayn\u0131 \u015fekilde, krizler, tekelci kapitalizmin koku\u015fmu\u015f organizmas\u0131nda \u00f6zellikle \u00f6ld\u00fcr\u00fcc\u00fc bir bi\u00e7ime b\u00fcr\u00fcn\u00fcr.<\/p>\n\n\n\n<p>Tekellerin ger\u00e7ek varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 yar\u0131m yamalak ink\u00e2r etmeye \u00e7al\u0131\u015fan kapitalist bas\u0131n\u0131n, kapitalist anar\u015fiyi de yar\u0131m yamalak ink\u00e2r etmek i\u00e7in bu ayn\u0131 tekellere ba\u015fvurmas\u0131 vurgulanmaya de\u011fer. E\u011fer altm\u0131\u015f aile Birle\u015fik Devletler\u2019in ekonomisini kontrol ediyorsa, diye ironik bir bi\u00e7imde g\u00f6zlemliyor <em>New York Times<\/em>, \u201cbu, Amerikan kapitalizminin b\u0131rak\u0131n plans\u0131z olmas\u0131n\u0131, muazzam bir ustal\u0131kla \u00f6rg\u00fctlenmi\u015f oldu\u011funu g\u00f6sterir.\u201d Bu arg\u00fcman hedefi \u0131skal\u0131yor.<\/p>\n\n\n\n<p>Kapitalizm, e\u011filimlerinden bir tekini bile nihai sonuna kadar geli\u015ftirme yetene\u011finde olmam\u0131\u015ft\u0131r. T\u0131pk\u0131 zenginli\u011fin yo\u011funla\u015fmas\u0131 orta s\u0131n\u0131flar\u0131 ortadan kald\u0131rmad\u0131\u011f\u0131 gibi, tekel de rekabeti ortadan kald\u0131rmaz, ancak h\u0131zla onun \u00fcst\u00fcne y\u00fcr\u00fcr ve onu ezer. Altm\u0131\u015f ailenin her birinin \u201cplan\u201d\u0131ndan az olmamak \u00fczere bu planlar\u0131n t\u00fcrl\u00fc \u00e7e\u015fitlemeleri de, ekonominin farkl\u0131 dallar\u0131n\u0131 koordine etmekle en k\u00fc\u00e7\u00fck bir \u015fekilde bile ilgilenmeyip, di\u011fer kliklerin ve t\u00fcm ulusun pahas\u0131na kendi tekelci kliklerinin k\u00e2rlar\u0131n\u0131 artt\u0131rmakla ilgilenmektedir. Bu planlar\u0131n kesi\u015fmesi, ulusal ekonomideki anar\u015fiyi son tahlilde yaln\u0131zca derinle\u015ftirir. Tekelci diktat\u00f6rl\u00fck ve kaos birbirini d\u0131\u015flamaz; bil\u00e2kis birbirlerini besler ve tamamlar.<\/p>\n\n\n\n<p>Sombart, kendi \u201cbiliminin\u201d, kriz sorunuyla d\u00fcped\u00fcz ilgisiz oldu\u011funu il\u00e2n ettikten bir y\u0131l sonra, Birle\u015fik Devletler\u2019de 1929 krizi patlak verdi. Birle\u015fik Devletler ekonomisi g\u00f6r\u00fclmemi\u015f refah\u0131n doruklar\u0131ndan korkun\u00e7 bir takatsizlik u\u00e7urumuna yuvarland\u0131. Marx\u2019\u0131n zaman\u0131nda hi\u00e7 kimse b\u00f6ylesi \u015fiddetli sars\u0131nt\u0131lar\u0131 tasavvur edemezdi! Birle\u015fik Devletler\u2019in ulusal geliri ilk kez 1920\u2019de, altm\u0131\u015f dokuz milyar dolara y\u00fckseldi, ancak hemen arkas\u0131ndan gelen birka\u00e7 y\u0131lda elli milyar dolara d\u00fc\u015ft\u00fc, yani y\u00fczde 27\u2019lik bir d\u00fc\u015f\u00fc\u015f. Ulusal gelir sonraki birka\u00e7 y\u0131ll\u0131k refah\u0131n sonucu olarak, 1929\u2019da tekrar seksen bir milyar dolarl\u0131k en y\u00fcksek seviyesine y\u00fckseldi, ancak 1932\u2019de k\u0131rk milyar dolara d\u00fc\u015ft\u00fc, yani yar\u0131dan da fazla! \u201cSadece\u201d iki milyon i\u015fsizin var oldu\u011fu 1929 y\u0131l\u0131n\u0131n emek ve gelir normlar\u0131n\u0131 al\u0131rsak, 1930-1938 aras\u0131 dokuz y\u0131l boyunca, yakla\u015f\u0131k olarak k\u0131rk \u00fc\u00e7 milyon i\u015f-y\u0131l\u0131 ve 133 milyar dolarl\u0131k ulusal gelir kaybedildi. E\u011fer t\u00fcm bunlar anar\u015fi de\u011filse, bu s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fcn anlam\u0131 nedir?<\/p>\n\n\n\n<p><strong>\u201c\u00c7\u00f6k\u00fc\u015f Teorisi\u201d<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Orta s\u0131n\u0131f ayd\u0131nlar\u0131n\u0131n ve sendika b\u00fcrokratlar\u0131n\u0131n kalpleri de, kafalar\u0131 da, Marx\u2019\u0131n \u00f6l\u00fcm\u00fc ile D\u00fcnya Sava\u015f\u0131n\u0131n patlak vermesi aras\u0131ndaki d\u00f6nemde, kapitalizmin ba\u015far\u0131lar\u0131 taraf\u0131ndan neredeyse b\u00fct\u00fcn\u00fcyle fethedilmi\u015fti. Devrim fikri barbarl\u0131\u011f\u0131n yaln\u0131zca bir kal\u0131nt\u0131s\u0131 gibi g\u00f6r\u00fcn\u00fcrken, tedrici ilerleme (\u201cevrim\u201d) fikri, her zaman i\u00e7in sa\u011flam bir fikir olarak g\u00f6r\u00fcl\u00fcyordu. Marx\u2019\u0131n, sermayenin artan yo\u011funla\u015fmas\u0131, s\u0131n\u0131f \u00e7eli\u015fkilerinin keskinle\u015fmesi, derinle\u015fen krizler ve kapitalizmin fel\u00e2ketvari \u00e7\u00f6k\u00fc\u015f\u00fc ile ilgili te\u015fhisleri, k\u0131smen d\u00fczeltilerek ve daha kesin bir hale getirilerek \u0131slah edilmedi, tersine, ulusal gelirin daha dengeli da\u011f\u0131l\u0131m\u0131, s\u0131n\u0131f \u00e7eli\u015fkilerinin yumu\u015famas\u0131 ve kapitalist toplumun a\u015famal\u0131 \u0131slah\u0131 ile ilgili, nitelik olarak tam ters te\u015fhislerle kar\u015f\u0131land\u0131. Klasik d\u00f6nem sosyal demokratlar\u0131n\u0131n en yeteneklisi Jean Jaur\u00e9s, politik demokrasiyi tedrici bir bi\u00e7imde toplumsal bir i\u00e7erikle dolduraca\u011f\u0131n\u0131 umuyordu. Reformizmin \u00f6z\u00fc burada yatmaktad\u0131r. Alternatif te\u015fhis buydu. Bundan geriye ne kald\u0131?<\/p>\n\n\n\n<p>Zaman\u0131m\u0131zda tekelci kapitalizmin ya\u015fam\u0131 bir krizler zinciridir. Her kriz bir fel\u00e2kettir. Bu k\u0131smi krizlerden g\u00fcmr\u00fck tarifeleri, enflasyon, h\u00fck\u00fcmet harcamalar\u0131n\u0131n ve bor\u00e7lar\u0131n\u0131n art\u0131\u015f\u0131 vas\u0131tas\u0131yla kurtulma gereklili\u011fi, katmerli, daha derin ve daha yayg\u0131n krizler i\u00e7in zemin haz\u0131rlar. Pazar i\u00e7in, hammadde i\u00e7in, s\u00f6m\u00fcrgeler i\u00e7in verilen m\u00fccadeleler, askeri fel\u00e2ketleri ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz k\u0131lar. Ve en \u00f6nemlisi, devrimci fel\u00e2ketleri haz\u0131rlar. Ya\u015flanan kapitalizmin giderek daha \u201csakin, a\u011f\u0131rba\u015fl\u0131 ve makul\u201d hale gelece\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcncesinde Sombart\u2019a kat\u0131lmak ger\u00e7ekten de kolay de\u011fil. Onun son ak\u0131l k\u0131r\u0131nt\u0131lar\u0131n\u0131 da kaybetmekte oldu\u011funu s\u00f6ylemek daha yerinde olur. \u201c\u00c7\u00f6k\u00fc\u015f teorisinin\u201d bar\u0131\u015f\u00e7\u0131l geli\u015fim teorisine kar\u015f\u0131, her olayda zafer kazand\u0131\u011f\u0131na dair \u015f\u00fcphe duyulamaz.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Kapitalizmin \u00c7\u00fcr\u00fcmesi<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Pazar\u0131n denetimi toplum i\u00e7in her ne kadar pahal\u0131ya patlasa da, belirli bir safhaya kadar, yakla\u015f\u0131k olarak D\u00fcnya Sava\u015f\u0131na kadar, insano\u011flu, k\u0131smi ve genel krizlerden ge\u00e7erek b\u00fcy\u00fcd\u00fc, geli\u015fti ve kendisini zenginle\u015ftirdi. \u00dcretim ara\u00e7lar\u0131n\u0131n \u00f6zel m\u00fclkiyeti, bu d\u00f6nemde g\u00f6reli olarak ilerici bir etken olmay\u0131 s\u00fcrd\u00fcrd\u00fc. Ancak \u015fimdi de\u011fer yasas\u0131n\u0131n k\u00f6r denetimi daha fazla hizmet etmeyi reddediyor. \u0130nsan\u0131n ilerlemesi \u00e7\u0131kmaz bir sokakta s\u0131k\u0131\u015f\u0131p kalm\u0131\u015ft\u0131r. Teknik d\u00fc\u015f\u00fcncenin son zaferlerine ra\u011fmen, maddi \u00fcretici g\u00fc\u00e7ler art\u0131k geli\u015fmiyor. Ekonominin temel dallar\u0131ndaki yeni yat\u0131r\u0131mlar\u0131n t\u0131kanmas\u0131n\u0131n bir sonucu olarak d\u00fcnya in\u015faat sanayisindeki durgunluk, gerilemenin en belirgin ve hatas\u0131z belirtisidir. Kapitalistler kendi sistemlerinin gelece\u011fine art\u0131k kolayca inanam\u0131yorlar. H\u00fck\u00fcmet taraf\u0131ndan te\u015fvik edilen yat\u0131r\u0131mlar, vergilerin y\u00fckselmesi ve \u201cserbest\u201d ulusal gelirin daralmas\u0131 anlam\u0131na gelir, \u00f6zellikle de h\u00fck\u00fcmetin yeni yat\u0131r\u0131mlar\u0131n\u0131n ana b\u00f6l\u00fcm\u00fc do\u011frudan sava\u015f hedefleri i\u00e7in tasarland\u0131\u011f\u0131 s\u00fcrece.<\/p>\n\n\n\n<p>Kuruma<a href=\"http:\/\/www.marksist.com\/print\/588%23_edn4\">[4]<\/a>, insan\u0131n en temel ya\u015famsal gereksinimlerine s\u0131k\u0131 s\u0131k\u0131ya ba\u011fl\u0131 olan, insan faaliyetinin en antik alan\u0131nda \u2013tar\u0131m alan\u0131nda\u2013 \u00f6zellikle \u00f6l\u00fcmc\u00fcl ve al\u00e7alt\u0131c\u0131 bir niteli\u011fe b\u00fcr\u00fcnm\u00fc\u015ft\u00fcr. \u00d6zel m\u00fclkiyetin en gerici bi\u00e7imi olan k\u00fc\u00e7\u00fck toprak sahipli\u011finin tar\u0131m\u0131n geli\u015fiminin \u00f6n\u00fcne dikti\u011fi engellerle art\u0131k tatmin olmayan kapitalist h\u00fck\u00fcmetler, hi\u00e7 de ender olmayan bir \u015fekilde, \u00fcretimi, gerileme d\u00f6neminde loncalardaki zanaatk\u00e2rlar\u0131 \u00fcrk\u00fcten yasal ve idari \u00f6nlemler yard\u0131m\u0131yla, yapay bir bi\u00e7imde s\u0131n\u0131rlamak zorunda kald\u0131lar. En g\u00fc\u00e7l\u00fc kapitalist \u00fclke h\u00fck\u00fcmetinin, \u00e7ift\u00e7ilere fidelerini kesmeleri i\u00e7in, yani zaten d\u00fc\u015fmekte olan ulusal geliri suni olarak azaltmak i\u00e7in prim da\u011f\u0131tmas\u0131 tarihe ge\u00e7ecektir. Sonu\u00e7 kendili\u011finden g\u00f6r\u00fcl\u00fcyor: Deneyim ve bilim taraf\u0131ndan sa\u011flanan muazzam \u00fcretici olanaklara ra\u011fmen, a\u00e7lar\u0131n, yani insano\u011flunun b\u00fcy\u00fck \u00e7o\u011funlu\u011funun say\u0131s\u0131n\u0131n gezegenimizin n\u00fcfusundan daha h\u0131zl\u0131 artmaya devam etti\u011fi bir d\u00f6nemde, tar\u0131m ekonomisi \u00e7\u00fcr\u00fcm\u00fc\u015f bir krizden \u00e7\u0131km\u0131yor. Muhafazak\u00e2rlar, b\u00f6ylesi y\u0131k\u0131c\u0131 \u00e7\u0131lg\u0131nl\u0131klara batm\u0131\u015f toplumsal d\u00fczeni savunmay\u0131 duyarl\u0131 politika olarak g\u00f6r\u00fcyorlar ve bu \u00e7\u0131lg\u0131nl\u0131\u011fa kar\u015f\u0131 sosyalist sava\u015f\u0131m\u0131 y\u0131k\u0131c\u0131 \u00fctopyac\u0131l\u0131k olarak mahk\u00fbm ediyorlar.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Fa\u015fizm ve New Deal<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Tarihsel olarak \u00f6l\u00fcme mahk\u00fbm edilen kapitalizmi korumak i\u00e7in, bug\u00fcn d\u00fcnya arenas\u0131nda iki y\u00f6ntem birbiriyle yar\u0131\u015f\u0131yor; t\u00fcm d\u0131\u015favurumlar\u0131yla fa\u015fizm ve New Deal. Fa\u015fizm, proletaryan\u0131n s\u0131n\u0131f m\u00fccadelesinin yeniden canlan\u0131\u015f\u0131n\u0131n \u00f6n\u00fcne ge\u00e7mek i\u00e7in program\u0131n\u0131, i\u015f\u00e7i \u00f6rg\u00fctlerinin y\u0131k\u0131lmas\u0131, sosyal reformlar\u0131n yok edilmesi ve demokratik haklar\u0131n t\u00fcmden imhas\u0131 \u00fczerine kuruyor. Fa\u015fist devlet i\u015f\u00e7ilerin gerilemesini ve orta s\u0131n\u0131flar\u0131n yoksulla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131n\u0131, resmi a\u011f\u0131zlarda \u201culusu\u201d ve \u201c\u0131rk\u0131\u201d \u2013\u00e7\u00fcr\u00fcyen kapitalizmi simgeleyen k\u00fcstah kavramlar\u2013 korumak ad\u0131na me\u015frula\u015ft\u0131r\u0131yor.<\/p>\n\n\n\n<p>Emperyalist demokrasiyi, i\u015f\u00e7i ve \u00e7ift\u00e7i aristokrasisine r\u00fc\u015fvet verme yoluyla korumaya \u00e7al\u0131\u015fan New Deal politikas\u0131, geni\u015f kapsam\u0131yla sadece en zengin uluslar i\u00e7in uygulanabilir ve bu ba\u011flamda da aslen Amerikan politikas\u0131na e\u015fde\u011ferdir. H\u00fck\u00fcmet, onlar\u0131 \u00fccretleri y\u00fckseltmeye ve i\u015fg\u00fcn\u00fcn\u00fc k\u0131saltmaya, b\u00f6ylece de n\u00fcfusun sat\u0131n alma g\u00fcc\u00fcn\u00fc y\u00fckselterek \u00fcretimi geni\u015fletmeye te\u015fvik ederek, bu politikan\u0131n maliyetinin bir k\u0131sm\u0131n\u0131 tekellerin s\u0131rt\u0131na y\u00fcklemeyi denedi. L\u00e9on Blum da bu vaaz\u0131 ilkokul Frans\u0131zcas\u0131na terc\u00fcme etmeye giri\u015fti. Bo\u015funa! Frans\u0131z kapitalistleri de t\u0131pk\u0131 Amerikan kapitalizmi gibi \u00fcretim hat\u0131r\u0131na de\u011fil, k\u00e2r i\u00e7in \u00fcretiyorlar. E\u011fer bunu yapmakla ulusal gelirdeki kendi pay\u0131 artacaksa, \u00fcretimi k\u0131smaya ve hatta mamul \u00fcr\u00fcnleri yok etmeye dahi her zaman haz\u0131rd\u0131r.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>New Deal program\u0131 haydi haydi tutars\u0131zd\u0131r; h\u00fck\u00fcmet bir yandan sermaye kodamanlar\u0131na bollu\u011fun k\u0131tl\u0131\u011fa kar\u015f\u0131 avantajlar\u0131 hakk\u0131nda vaazlar verirken, bir yandan da \u00fcretimde k\u0131s\u0131nt\u0131ya gitmeleri i\u00e7in te\u015fvik da\u011f\u0131t\u0131yor. Daha b\u00fcy\u00fck bir kafa kar\u0131\u015f\u0131kl\u0131\u011f\u0131 m\u00fcmk\u00fcn m\u00fc? H\u00fck\u00fcmet, kendisini ele\u015ftirenleri \u015fu meydan okumayla \u00e7\u00fcr\u00fct\u00fcyor: Daha iyisini yapabilir misin? T\u00fcm bunlar\u0131n anlam\u0131 kapitalizm temelinde durumun \u00fcmitsiz oldu\u011fudur.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>1933\u2019ten ba\u015flayarak, yani son alt\u0131 y\u0131l boyunca, federal h\u00fck\u00fcmet, devlet ve belediyeler i\u015fsizlere yakla\u015f\u0131k olarak on be\u015f milyar dolar\u0131 yard\u0131m olarak da\u011f\u0131tt\u0131lar; kendi ba\u015f\u0131na olduk\u00e7a yetersiz ve \u00fccretlerden kaybedilen miktar\u0131n yaln\u0131zca k\u00fc\u00e7\u00fck bir b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fc temsil eden, fakat ayn\u0131 zamanda ulusal gelirdeki d\u00fc\u015f\u00fc\u015f g\u00f6z \u00f6n\u00fcne al\u0131n\u0131nca muazzam bir rakam. Nispeten bir ekonomik canlanma y\u0131l\u0131 olan 1938 s\u00fcresince, Birle\u015fik Devletler\u2019in ulusal borcu iki milyar dolar artarak, otuz sekiz milyar dolara y\u00fckseldi, yani D\u00fcnya Sava\u015f\u0131n\u0131n sonundaki en y\u00fcksek seviyesini on iki milyar dolar a\u015ft\u0131. 1939\u2019un hemen ba\u015flar\u0131nda k\u0131rk milyar dolar\u0131 ge\u00e7ti. Ya sonra? Ulusal borcun t\u0131rman\u0131\u015f\u0131 elbette ki yeni gelecek ku\u015faklar\u0131n \u00fczerinde bir y\u00fckt\u00fcr. Oysa bizzat New Deal, ancak ge\u00e7mi\u015f ku\u015faklar taraf\u0131ndan biriktirilmi\u015f muazzam zenginlik sayesinde m\u00fcmk\u00fcn olabildi. Yaln\u0131zca \u00e7ok zengin bir ulus b\u00f6ylesi savurgan bir politikaya m\u00fcsamaha g\u00f6sterebilir. Ancak b\u00f6ylesi bir ulus dahi, ge\u00e7mi\u015f ku\u015faklar pahas\u0131na ya\u015fam\u0131n\u0131 sonsuza kadar s\u00fcrd\u00fcremez. Sahte ba\u015far\u0131lar\u0131 ve ulusal bor\u00e7ta ger\u00e7ekten yaratt\u0131\u011f\u0131 art\u0131\u015fla New Deal politikas\u0131, ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz olarak vah\u015fi kapitalist gericili\u011fe ve emperyalizmin tahripk\u00e2r patlamas\u0131na yol a\u00e7maktad\u0131r. Bir ba\u015fka deyi\u015fle, fa\u015fizmin politikas\u0131yla ayn\u0131 kanallara y\u00f6nelmi\u015ftir.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Anormallik mi, norm mu?<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>\u0130\u00e7i\u015fleri Sekreteri Harold L. Ickes, Amerika\u2019n\u0131n, \u201ctarihteki en acayip anormalliklerden biri\u201d olarak, bi\u00e7imde demokratik, \u00f6zde otokratik oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyor: \u201cEn az\u0131ndan 1933\u2019e (!) kadar, s\u0131ras\u0131 geldi\u011finde \u00e7ok az say\u0131daki hissedarlar\u0131n denetimindeki tekeller taraf\u0131ndan y\u00f6netilen, \u00e7o\u011funluk egemenli\u011finin \u00fclkesi Amerika.\u201d Roosevelt\u2019in geli\u015fiyle tekellerin egemenli\u011finin son buldu\u011fu ya da zay\u0131flad\u0131\u011f\u0131 imas\u0131 hari\u00e7 te\u015fhis do\u011fru. Ickes\u2019\u0131n \u201ctarihteki en acayip anormalliklerden biri\u201d olarak adland\u0131rd\u0131\u011f\u0131 \u015fey, ger\u00e7ekte kapitalizmin su g\u00f6t\u00fcrmez normudur. G\u00fc\u00e7l\u00fcn\u00fcn zay\u0131f, az\u0131nl\u0131\u011f\u0131n \u00e7o\u011funluk, s\u00f6m\u00fcr\u00fcc\u00fclerin emek\u00e7iler \u00fczerindeki egemenli\u011fi, burjuva demokrasisinin temel bir yasas\u0131d\u0131r. Birle\u015fik Devletler\u2019i di\u011fer \u00fclkelerden ay\u0131ran \u015fey, sadece onun kapitalizminin \u00e7eli\u015fkilerinin daha b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7ekli ve daha i\u011fren\u00e7 olmas\u0131d\u0131r. Feodal bir ge\u00e7mi\u015fin yoklu\u011fu, zengin do\u011fal kaynaklar, \u00e7al\u0131\u015fkan ve giri\u015fimci bir halk, k\u0131sacas\u0131, demokrasinin kesintisiz bir geli\u015fimini haber veren t\u00fcm \u00f6nko\u015fullar, ger\u00e7ekten de inan\u0131lmaz yo\u011funlukta bir zenginli\u011fi beraberinde getirdi.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Bu kez, muzaffer sona dek tekellerle m\u00fccadele etmeye s\u00f6z veren Ickes, pervas\u0131zca, Franklin D. Roosevelt\u2019in \u00f6ncelleri olan Thomas Jefferson, Andrew Jackson, Abraham Lincoln, Theodor Roosevelt ve Woodrow Wilson\u2019a kadar uzan\u0131yor. \u201cHemen hemen t\u00fcm ya da en b\u00fcy\u00fck tarihsel \u015fahsiyetlerimiz&#8221; diyor 30 Aral\u0131k 1937\u2019de, \u201czenginli\u011fin ve iktidar\u0131n birka\u00e7 elde a\u015f\u0131r\u0131 yo\u011funla\u015fmas\u0131n\u0131 engellemek ve kontrol alt\u0131na almak i\u00e7in verdikleri kararl\u0131 ve cesur m\u00fccadeleyle \u00fcnl\u00fcd\u00fcrler.\u201d Ancak bu \u201ckararl\u0131 ve cesur m\u00fccadele\u201dnin meyvesinin, pl\u00fctokrasinin<a href=\"http:\/\/www.marksist.com\/print\/588%23_edn5\">[5]<\/a> demokrasiye tam egemenli\u011fi oldu\u011fu, onun kendi s\u00f6zlerinden \u00e7\u0131k\u0131yor.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Baz\u0131 anla\u015f\u0131lmaz nedenlerden \u00f6t\u00fcr\u00fc, Ickes, zaferin bu sefer garantilendi\u011fini, m\u00fccadelenin \u201cNew Deal ile orta derecede ayd\u0131n i\u015fadamlar\u0131 aras\u0131nda de\u011fil, New Deal ile Birle\u015fik Devletler\u2019deki t\u00fcm di\u011fer i\u015fadamlar\u0131n\u0131 egemenliklerinin ter\u00f6r\u00fcne boyun e\u011fdiren altm\u0131\u015f Bourbon ailesi aras\u0131nda oldu\u011funu\u201d halk\u0131n anlamas\u0131n\u0131n sa\u011fland\u0131\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyor. Bu yetkin konu\u015fmac\u0131, \u201cBourbonlar\u201d\u0131n, demokrasiye ve \u201cen b\u00fcy\u00fck tarihsel \u015fahsiyetler\u201din \u00e7abalar\u0131na ra\u011fmen, t\u00fcm ayd\u0131n i\u015fadamlar\u0131na boyun e\u011fdirmeyi nas\u0131l olup da ba\u015fard\u0131klar\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klam\u0131yor. Rockefellerlar, Morganlar, Mellonlar, Vanderbiltler, Guggenheimler, Fords &amp; Co., Amerika\u2019y\u0131, Cortez\u2019in Meksika\u2019y\u0131 zaptetti\u011fi gibi d\u0131\u015far\u0131dan zaptetmediler; onlar, \u201chalk\u0131n\u201d ya da daha kesin olarak, \u201cayd\u0131n sanayici ve i\u015fadamlar\u0131\u201dn\u0131n i\u00e7inden \u00e7\u0131kt\u0131lar ve Marx\u2019\u0131n kehanetini do\u011frular bir \u015fekilde de, kapitalizmin do\u011fal zirvesi haline geldiler. En parlak d\u00f6nemindeki gen\u00e7 ve g\u00fc\u00e7l\u00fc bir demokrasi, zenginli\u011fin yo\u011funla\u015fmas\u0131n\u0131 s\u00fcre\u00e7 hen\u00fcz ba\u015flang\u0131\u00e7 d\u00f6nemindeyken kontrol edemedi\u011fi halde, y\u0131k\u0131lmakta olan bir demokrasinin, en \u00fcst s\u0131n\u0131r\u0131na ula\u015fm\u0131\u015f s\u0131n\u0131fsal \u00e7eli\u015fkileri zay\u0131flatabilece\u011fine bir an i\u00e7in bile inanmak m\u00fcmk\u00fcn m\u00fcd\u00fcr? Ne olursa olsun, New Deal deneyimi b\u00f6ylesi bir iyimserlik i\u00e7in hi\u00e7bir temel yaratmad\u0131. B\u00fcy\u00fck i\u015f d\u00fcnyas\u0131n\u0131n h\u00fck\u00fcmet aleyhine ithamlar\u0131n\u0131 \u00e7\u00fcr\u00fcten Robert H. Jackson \u2013idari meclislerde \u00fcst d\u00fczey bir ki\u015fi\u2013, Roosevelt d\u00f6neminde sanayi kodamanlar\u0131n\u0131n k\u00e2rlar\u0131n\u0131n, Hoover\u2019in son ba\u015fkanl\u0131k d\u00f6nemi s\u0131ras\u0131nda kendilerinin dahi hayal edemeyecekleri kadar y\u00fckseldi\u011fini rakamlarla ispatlad\u0131; bundan da her hal\u00fck\u00e2rda, Roosevelt\u2019in tekellere kar\u015f\u0131 m\u00fccadelesinin kendi \u00f6ncellerinin m\u00fccadelelerinden daha b\u00fcy\u00fck bir ba\u015far\u0131yla ta\u00e7lanmad\u0131\u011f\u0131 sonucu \u00e7\u0131kar.<\/p>\n\n\n\n<p>Reformcular, her ne kadar kendilerini kapitalizmin temellerini savunmak i\u00e7in g\u00f6reve \u00e7a\u011f\u0131r\u0131lm\u0131\u015f hissetseler de, e\u015fyan\u0131n tabiat\u0131na uygun olarak, onun yasalar\u0131n\u0131 polisiye ekonomik \u00f6nlemlerle kontrol alt\u0131na almakta ne kadar g\u00fc\u00e7s\u00fcz olduklar\u0131n\u0131 g\u00f6sterdiler. Ahl\u00e2k dersi vermekten ba\u015fka ne yapabilirlerdi ki? New Deal\u2019\u0131n di\u011fer kabine \u00fcyeleri ve politika yazarlar\u0131 gibi Ickes da, sonunda, demokrasinin adap ve ilkelerini unutmamalar\u0131 i\u00e7in tekellere yalvarma noktas\u0131na geliyor. \u015eimdi bunun ya\u011fmur duas\u0131na \u00e7\u0131kanlardan ne fark\u0131 var? \u015e\u00fcphesiz, Marx\u2019\u0131n \u00fcretim ara\u00e7lar\u0131n\u0131n sahiplerine bak\u0131\u015f\u0131 \u00e7ok daha bilimseldir. <em>Kapital<\/em>\u2019den okuyoruz: \u201cBir kapitalist olarak, o, yaln\u0131zca sermayenin bir ki\u015file\u015fmesidir. Ruhu sermayenin ruhudur. Ancak sermaye ya\u015famda tek bir amaca sahiptir; art\u0131-de\u011fer yaratmak.\u201d Kapitalistin tavr\u0131, onun bireysel ruhunun \u00f6zellikleri veya \u0130\u00e7i\u015fleri Bakan\u0131n\u0131n lirik s\u0131zlanmalar\u0131 taraf\u0131ndan belirlenseydi, ne ortalama fiyatlar, ne ortalama \u00fccretler, ne muhasebecilik, ne de t\u00fcm kapitalist ekonomi m\u00fcmk\u00fcn olabilirdi. Muhasebecilik, tarihin materyalist kavran\u0131\u015f\u0131 lehine g\u00fc\u00e7l\u00fc bir arg\u00fcman olarak halen i\u015flemeye devam ediyor.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Hukuki \u015earlatanl\u0131k<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Birle\u015fik Devletler Adalet Bakan\u0131 Homer S. Cummings, Kas\u0131m 1937\u2019de, \u201cTekelcili\u011fi y\u0131kmad\u0131\u011f\u0131m\u0131z s\u00fcrece, tekel, reformlar\u0131m\u0131z\u0131n \u00e7o\u011funu y\u0131kman\u0131n ve sonu\u00e7ta da ortak ya\u015fam standartlar\u0131m\u0131z\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcrmenin yollar\u0131n\u0131 bulacakt\u0131r\u201d diyor. \u201cZenginli\u011fin ve ekonomik kontrol\u00fcn a\u015f\u0131r\u0131 yo\u011funla\u015fmas\u0131na do\u011fru bir e\u011filimin a\u015fik\u00e2r oldu\u011funu\u201d kan\u0131tlamak i\u00e7in \u00fcrk\u00fct\u00fcc\u00fc rakamlar al\u0131nt\u0131layan Cummings, ayn\u0131 zamanda da tr\u00f6stlere kar\u015f\u0131 yasal ve hukuki kavgan\u0131n hi\u00e7bir yere ula\u015fmayaca\u011f\u0131n\u0131 kabul etmek zorunda kal\u0131yor. Bu bir \u201cekonomik sonu\u00e7lar\u201d sorunuyken, \u201cu\u011fursuz bir amac\u0131 kabul ettirmek zordur\u201d diye \u015fikayet ediyor. \u0130\u015fte konu tam da bu! Bundan daha da k\u00f6t\u00fcs\u00fc: Tr\u00f6stlere kar\u015f\u0131 hukuki m\u00fccadele, \u201cdaha kahrolas\u0131 bir kar\u0131\u015f\u0131kl\u0131\u011fa\u201d yol a\u00e7t\u0131. Bu isabetli laf kalabal\u0131\u011f\u0131, demokratik yarg\u0131n\u0131n Marksist de\u011fer yasas\u0131na kar\u015f\u0131 sava\u015f\u0131nda \u00e7aresizli\u011fini olduk\u00e7a yerinde ifade ediyor. Ekonomik d\u00fc\u015f\u00fcnce alan\u0131ndaki \u00fcmitsiz \u015farlatanl\u0131\u011fa fazlas\u0131yla tan\u0131kl\u0131k eden bu g\u00f6revleri, Cummings\u2019in halefi Frank Murphy\u2019nin \u00e7\u00f6zmekte daha \u015fansl\u0131 olaca\u011f\u0131n\u0131 ummak i\u00e7in hi\u00e7bir neden yoktur.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>D\u00fcn\u00fc Geri Getirmek<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Roosevelt H\u00fck\u00fcmetinin eski B\u00fct\u00e7e M\u00fcd\u00fcr\u00fc Profes\u00f6r Lewis W. Douglass, h\u00fck\u00fcmeti \u201ctekellere bir alanda sald\u0131r\u0131rken di\u011fer pek \u00e7ok alanda te\u015fvik etti\u011fi\u201d i\u00e7in ay\u0131plad\u0131\u011f\u0131nda, ona kat\u0131lmamak elde de\u011fil. Yine de e\u015fyan\u0131n do\u011fas\u0131 gere\u011fi ba\u015fka t\u00fcrl\u00fc olamaz. Marx\u2019a g\u00f6re, h\u00fck\u00fcmet egemen s\u0131n\u0131f\u0131n y\u00fcr\u00fctme komitesidir.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Tekeller bug\u00fcn egemen s\u0131n\u0131f\u0131n en g\u00fc\u00e7l\u00fc kesimidir. H\u00fck\u00fcmet hi\u00e7bir durumda genel olarak tekellere kar\u015f\u0131, yani onun arzusu uyar\u0131nca egemenli\u011fini y\u00fcr\u00fctt\u00fc\u011f\u00fc s\u0131n\u0131fa kar\u015f\u0131 sava\u015famaz. Tekelin bir dal\u0131na sald\u0131r\u0131rken ba\u015fka bir dal\u0131 i\u00e7inden kendisine m\u00fcttefik aramak zorundad\u0131r. Bankalarla ve hafif sanayi ile birlik olarak, a\u011f\u0131r sanayi tr\u00f6stlerine kar\u015f\u0131 ar\u0131zi darbeler indirebilir; ama bu tr\u00f6stler bundan dolay\u0131 inan\u0131lmaz k\u00e2rlar elde etmeyi durdurmayacaklard\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>Lewis Douglas, resmi \u015farlatanl\u0131\u011f\u0131n kar\u015f\u0131s\u0131na bilimi de\u011fil, ba\u015fka t\u00fcrden bir \u015farlatanl\u0131\u011f\u0131 koyuyor. Tekelin kayna\u011f\u0131n\u0131 kapitalizmde de\u011fil korumac\u0131l\u0131kta buluyor ve buna uygun olarak da, toplumun kurtulu\u015funu \u00fcretim ara\u00e7lar\u0131n\u0131n \u00f6zel m\u00fclkiyetinin kald\u0131r\u0131lmas\u0131nda de\u011fil, g\u00fcmr\u00fck tarifelerinin d\u00fc\u015f\u00fcr\u00fclmesinde buluyor. \u201cPazarlar\u0131n \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc yeniden sa\u011flanmad\u0131k\u00e7a\u201d diye kehanette bulunuyor, \u201ckurumlar\u0131n \u2013giri\u015fim, konu\u015fma, e\u011fitim, din\u2013 \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc \u015f\u00fcphelidir.\u201d Ba\u015fka bir deyi\u015fle, uluslararas\u0131 ticaret \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc yeniden sa\u011flanmaks\u0131z\u0131n, demokrasi, nerede ve ka\u00e7 y\u0131ld\u0131r ya\u015f\u0131yor olursa olsun, yerini ya devrimci ya da fa\u015fist bir diktat\u00f6rl\u00fc\u011fe b\u0131rakmak zorundad\u0131r. Ancak uluslararas\u0131 ticaret \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc, i\u00e7 ticaret \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc, yani rekabet olmaks\u0131z\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclemez. Ve rekabet \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc tekel egemenli\u011fi alt\u0131nda d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclemez. Ne yaz\u0131k ki, Douglas, t\u0131pk\u0131 Ickes gibi, Jackson gibi, Cummings gibi ve bizzat Roosevelt gibi, tekelci kapitalizme kar\u015f\u0131 re\u00e7etesini ve b\u00f6ylelikle de bir devrime ya da totaliter bir rejime kar\u015f\u0131 re\u00e7etesini bize tan\u0131tma zahmetine girmedi.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Ticaret \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc de, ayn\u0131 rekabet \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc gibi, ayn\u0131 orta s\u0131n\u0131f\u0131n refah\u0131 gibi, geri getirilemeyecek olan ge\u00e7mi\u015fe aittir. D\u00fcn\u00fc geri getirmek, \u015fimdilerde kapitalizmin demokratik reformcular\u0131n\u0131n yeg\u00e2ne re\u00e7etesidir; k\u00fc\u00e7\u00fck ve orta \u00f6l\u00e7ekli sanayicilere ve i\u015fadamlar\u0131na daha fazla \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc geri getirmek, para ve kredi sistemini kendi lehlerine \u00e7evirmek, pazar\u0131 tr\u00f6stlerin idaresinden kurtarmak, menkul k\u0131ymetler borsas\u0131ndan profesyonel spek\u00fclat\u00f6rleri tasfiye etmek, uluslararas\u0131 ticaret \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc yeniden sa\u011flamak, vs., vs.. Reformcular, makine kullan\u0131m\u0131n\u0131 s\u0131n\u0131rlama ve toplumsal dengeyi bozan ve pek \u00e7ok \u00fcz\u00fcnt\u00fcye neden olan tekni\u011fe yasaklama getirme hayalleri dahi kuruyorlar. Bu hususta, \u00f6nde gelen bir Amerikal\u0131 bilim adam\u0131, sert bir alayla, g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fe g\u00f6re g\u00fcvenli\u011fin ancak mutlu amipe, ya da bu ba\u015far\u0131lamazsa, kanaatk\u00e2r domuza geri d\u00f6n\u00fclerek sa\u011flanabilece\u011fine i\u015faret etmektedir.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Millikan ve Marksizm<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Yine de ne yaz\u0131k ki bu \u00f6nemli bilim adam\u0131, Dr. Robert A. Millikan, ileriden \u00e7ok geriye bakar g\u00f6r\u00fcn\u00fcyor. 7 Aral\u0131k 1937\u2019de bilimi savunmak ad\u0131na konu\u015furken \u015fu g\u00f6zlemini aktar\u0131yordu: \u201cBirle\u015fik Devletler istatistikleri, bilimin en h\u0131zla uyguland\u0131\u011f\u0131 son elli y\u0131ld\u0131r, ba\u015far\u0131yla istihdam edilen n\u00fcfus oran\u0131n\u0131n s\u00fcrekli olarak y\u00fckseldi\u011fini g\u00f6stermektedir.\u201d Bilim savunusu k\u0131l\u0131\u011f\u0131 alt\u0131nda yap\u0131lan bu kapitalizm savunusunun sevindirici oldu\u011fu s\u00f6ylenemez. \u201cG\u00fcncel ko\u015fullarla ba\u011flant\u0131n\u0131n kopmas\u0131\u201d ve ekonomi ile tekni\u011fin kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 ili\u015fkisinin keskin bir \u015fekilde de\u011fi\u015fmesi, tam da bu son yar\u0131m y\u00fczy\u0131lda oldu. Millikan\u2019\u0131n referans verdi\u011fi d\u00f6nem, kapitalist refah\u0131n en y\u00fcksek noktas\u0131n\u0131 kapsad\u0131\u011f\u0131 gibi, kapitalist d\u00fc\u015f\u00fc\u015f\u00fcn ba\u015flang\u0131c\u0131n\u0131 da kapsamaktad\u0131r.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>D\u00fcnya \u00e7ap\u0131ndaki bu d\u00fc\u015f\u00fc\u015f\u00fcn ba\u015flang\u0131c\u0131n\u0131 \u00f6rtbas etmek, kapitalizmin savunucusu olarak \u00f6ne \u00e7\u0131kmakt\u0131r. Henry Ford\u2019a bile olsa olsa onur verecek arg\u00fcmanlar\u0131n yard\u0131m\u0131yla, sosyalizmi elinin tersi ile iter bir tarzla reddeden Dr. Millikan, bize hi\u00e7bir da\u011f\u0131t\u0131m sisteminin insan ihtiya\u00e7lar\u0131n\u0131 \u00fcretimi artt\u0131rmadan kar\u015f\u0131layamayaca\u011f\u0131n\u0131 anlat\u0131yor. \u015e\u00fcphesiz! Ancak ne yaz\u0131k ki me\u015fhur fizik\u00e7imiz, milyonlarca Amerikal\u0131 i\u015fsize, ulusal geliri artt\u0131rmaya nas\u0131l i\u015ftirak edeceklerini a\u00e7\u0131klamad\u0131. Bireysel inisiyatifin cazibesini ve y\u00fcksek emek \u00fcretkenli\u011fini korumak \u00fczerine soyut vaazlar, elbette ki ne i\u015fsizlere i\u015f sa\u011flar, ne b\u00fct\u00e7e a\u00e7\u0131\u011f\u0131n\u0131 kapat\u0131r, ne de ulusal sermayeyi i\u00e7inde bulundu\u011fu k\u00f6r yoldan kurtar\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>Marx\u2019\u0131 ay\u0131rt eden \u015fey, onun dehas\u0131n\u0131n evrenselli\u011fi, \u00e7e\u015fitli alanlar\u0131n olgular\u0131n\u0131 ve geli\u015fimlerini asli ba\u011flant\u0131lar\u0131 i\u00e7inde anlama yetene\u011fidir. O, do\u011fal bilimlerde bir uzman olmaks\u0131z\u0131n, bu alandaki muazzam ke\u015fiflerin anlamlar\u0131n\u0131 ilk takdir edenlerden biriydi; \u00f6rne\u011fin Darwin\u2019in teorisi. Marx, bu \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc, zek\u00e2s\u0131ndan \u00e7ok y\u00f6ntemi sayesinde sa\u011flad\u0131. Burjuva kafal\u0131 bilim adamlar\u0131 sosyalizmin ilerisinde olduklar\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnebilirler; \u015fu anda Robert Millikan\u2019\u0131n durumu, onlar\u0131n sosyoloji alan\u0131nda da \u00fcmitsiz \u015farlatanlar olmay\u0131 s\u00fcrd\u00fcrd\u00fcklerini yaln\u0131zca bir kez daha kan\u0131tl\u0131yor. Onlar bilimsel d\u00fc\u015f\u00fcnmeyi Marx\u2019tan \u00f6\u011frenmelidirler.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>\u00dcretim Olanaklar\u0131 ve \u00d6zel M\u00fclkiyet<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>1937\u2019nin ba\u015flar\u0131nda Kongreye mesaj\u0131nda Ba\u015fkan Roosevelt, ulusal geliri 90 veya 100 milyar dolara y\u00fckseltme arzusunu a\u00e7\u0131klam\u0131\u015ft\u0131, ancak bunun nas\u0131l yap\u0131laca\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6stermemi\u015fti. Kendi i\u00e7inde bu program son derece makuld\u00fcr. 1929\u2019da yakla\u015f\u0131k 2 milyon i\u015fsiz varken, ulusal gelir 81 milyar dolara ula\u015fm\u0131\u015ft\u0131. Mevcut \u00fcretici g\u00fc\u00e7ler harekete ge\u00e7irildi\u011finde, Roosevelt\u2019in program\u0131n\u0131 ya\u015fama ge\u00e7irmekle yetinmeyecek ve hatta onu g\u00f6zle g\u00f6r\u00fcl\u00fcr \u015fekilde a\u015facakt\u0131r. Makineler, hammadde, i\u015f\u00e7iler, her \u015fey uygundur, halk\u0131n \u00fcr\u00fcnlere olan ihtiyac\u0131ndan s\u00f6z etmeye bile gerek yok. Buna ra\u011fmen e\u011fer plan ya\u015fama ge\u00e7irilemezse \u2013ki ge\u00e7irilemez\u2013, bunun tek nedeni kapitalist m\u00fclkiyet ile toplumun geni\u015fleyen \u00fcretime duydu\u011fu ihtiya\u00e7 aras\u0131ndaki uzla\u015fmaz kar\u015f\u0131tl\u0131kt\u0131r. H\u00fck\u00fcmet destekli \u00fcnl\u00fc Potansiyel \u00dcretim Kapasitesi Ulusal Ara\u015ft\u0131rmas\u0131, 1929\u2019da kullan\u0131lan \u00fcretim ve hizmetlerin toplam maliyetinin, perakende sat\u0131\u015f fiyat\u0131 \u00fczerinden hesaplanarak, yakla\u015f\u0131k olarak 94 milyar dolar tuttu\u011fu karar\u0131na vard\u0131. E\u011fer \u00fcretimin t\u00fcm g\u00fcncel olanaklar\u0131 kullan\u0131lm\u0131\u015f olsayd\u0131 bu rakam 135 milyar dolara \u00e7\u0131kacakt\u0131, ki bu da aile ba\u015f\u0131na y\u0131lda ortalama 4370 dolar ederdi ve iyi ve rahat bir ya\u015fam elde etmek i\u00e7in yeterli olurdu. Buna, Ulusal Ara\u015ft\u0131rma hesaplar\u0131n\u0131n, Birle\u015fik Devletler\u2019deki mevcut \u00fcretim \u00f6rg\u00fctlenmesine \u2013kapitalizmin anar\u015fik tarihinden \u00e7\u0131k\u0131p geldi\u011fi haliyle\u2013 dayand\u0131\u011f\u0131n\u0131 eklemek gerekir. Bizzat bu malzeme sosyalist bir birle\u015fik plan temelinde yeniden donat\u0131lsayd\u0131, \u00fcretim hesaplar\u0131 g\u00f6zle g\u00f6r\u00fcn\u00fcr \u015fekilde a\u015f\u0131labilir ve t\u00fcm halka son derece k\u0131sa bir i\u015fg\u00fcn\u00fc temelinde y\u00fcksek bir ya\u015fam standard\u0131 temin edilebilirdi.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Bu nedenle, toplumu korumak i\u00e7in, tekni\u011fin geli\u015fimini denetlemek, fabrikalar\u0131 kapatmak, \u00e7ift\u00e7ileri tar\u0131m\u0131 sabote etmeleri i\u00e7in primlerle \u00f6d\u00fcllendirmek, i\u015f\u00e7ilerin \u00fc\u00e7te birini sefillere \u00e7evirmek ya da manyaklar\u0131 diktat\u00f6r olmalar\u0131 i\u00e7in \u00e7a\u011f\u0131rmak gerekmiyor. Toplum \u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131n i\u011fren\u00e7 bir \u015fekilde alaya al\u0131nmas\u0131 olan bu \u00f6nlemlerin hi\u00e7biri gerekli de\u011fildir. Zorunlu ve acil olan, \u00fcretim ara\u00e7lar\u0131n\u0131 \u015fimdiki asalak sahiplerinden ay\u0131rmak ve toplumu ger\u00e7ek\u00e7i bir plana g\u00f6re \u00f6rg\u00fctlemektir. Ard\u0131ndan toplumun hastal\u0131klar\u0131na \u00e7are bulmak ger\u00e7ekten ilk kez m\u00fcmk\u00fcn olabilecektir. \u00c7al\u0131\u015fabilecek herkes i\u015f bulabilecektir. \u0130\u015fg\u00fcn\u00fc kademe kademe k\u0131salacakt\u0131r. Toplumun t\u00fcm \u00fcyelerinin istemleri artan \u00f6l\u00e7\u00fcde tatmin edilecektir. \u201cM\u00fclkiyet\u201d, \u201ckriz\u201d, \u201cs\u00f6m\u00fcr\u00fc\u201d s\u00f6zc\u00fckleri kullan\u0131mdan kalkacakt\u0131r. \u0130nsano\u011flu sonunda ger\u00e7ek insanl\u0131k e\u015fi\u011fini ge\u00e7ecektir.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Sosyalizmin Ka\u00e7\u0131n\u0131lmazl\u0131\u011f\u0131<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>\u201cB\u00fcy\u00fck sermaye sahiplerinin say\u0131lar\u0131ndaki s\u00fcrekli azalmayla birlikte\u2026\u201d diyor Marx, \u201cyoksullu\u011fun, ezilenlerin, gerileyenlerin, s\u00f6m\u00fcr\u00fclenlerin ve k\u00f6leli\u011fin kitlesi b\u00fcy\u00fcr; ancak bununla birlikte de, say\u0131ca daima artan, disiplinli, birle\u015fmi\u015f, tam da kapitalist \u00fcretim s\u00fcrecinin kendi mekanizmas\u0131 taraf\u0131ndan \u00f6rg\u00fctlenmi\u015f bir s\u0131n\u0131f\u0131n, i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n isyan\u0131 geli\u015fir. \u00dcretim ara\u00e7lar\u0131n\u0131n merkezile\u015fmesi ve eme\u011fin toplumsalla\u015fmas\u0131, sonunda, kapitalist kabuk ile ba\u011fda\u015famaz hale gelir. Bu ba\u011fda\u015fmazl\u0131k patlayarak parampar\u00e7a olur. Kapitalist \u00f6zel m\u00fclkiyetin matem \u00e7an\u0131 \u00e7alar. M\u00fclks\u00fczle\u015ftirenler m\u00fclks\u00fczle\u015ftirilir.\u201d Sosyalist devrim budur. Marx\u2019a g\u00f6re, toplumu yeniden yap\u0131land\u0131rma sorunu, onun ki\u015fisel tercihleri taraf\u0131ndan g\u00fcd\u00fclenen baz\u0131 h\u00fck\u00fcmlerden do\u011fmad\u0131; demirden tarihsel zorunluluktan \u2013bir yandan \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerin ula\u015fm\u0131\u015f oldu\u011fu g\u00fc\u00e7l\u00fc olgunluktan; di\u011fer yandan kaderi emek de\u011fer yasas\u0131na ba\u011fl\u0131 olan bu g\u00fc\u00e7leri ileri g\u00f6t\u00fcrmenin olanaks\u0131zl\u0131\u011f\u0131ndan\u2013 \u00e7\u0131k\u0131p geldi. Baz\u0131 ayd\u0131nlar\u0131n, Marx\u2019\u0131n \u00f6\u011fretisine ald\u0131r\u0131\u015f etmeksizin, sosyalizmin ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz de\u011fil, ancak m\u00fcmk\u00fcn oldu\u011fu temas\u0131n\u0131 i\u015fleyen eserleri, i\u00e7erikten hepten yoksundur. A\u00e7\u0131k\u00e7as\u0131, Marx, sosyalizmin insan\u0131n irade ve eylemi olmaks\u0131z\u0131n ger\u00e7ekle\u015febilece\u011fini ima etmedi: B\u00f6ylesi bir fikir d\u00fcped\u00fcz sa\u00e7mal\u0131kt\u0131r. Marx, kapitalist geli\u015fmenin ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz olarak ula\u015fmak zorunda oldu\u011fu son noktadaki ekonomik \u00e7\u00f6k\u00fc\u015ften \u2013ve bu \u00e7\u00f6k\u00fc\u015f g\u00f6zler \u00f6n\u00fcndedir\u2013, \u00fcretim ara\u00e7lar\u0131n\u0131n toplumsalla\u015fmas\u0131 d\u0131\u015f\u0131nda hi\u00e7bir \u00e7\u0131k\u0131\u015f yolu olamayaca\u011f\u0131n\u0131 \u00f6nceden haber verdi. \u00dcretici g\u00fc\u00e7ler yeni bir \u00f6rg\u00fctleyiciye ve yeni bir efendiye gereksinim duyacakt\u0131r ve varolu\u015f bilinci belirledi\u011fi i\u00e7in, Marx\u2019\u0131n, i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n hatalar ve yenilgiler pahas\u0131na ger\u00e7ek durumu anlar hale gelece\u011fine ve er ge\u00e7 zorunlu pratik sonu\u00e7lara ula\u015faca\u011f\u0131na dair hi\u00e7bir \u015f\u00fcphesi olamazd\u0131.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Kapitalizmin yaratt\u0131\u011f\u0131 \u00fcretim ara\u00e7lar\u0131n\u0131n toplumsalla\u015fmas\u0131n\u0131n ekonomik a\u00e7\u0131dan muazzam faydal\u0131 oldu\u011fu, bug\u00fcn sadece teoride de\u011fil, ayn\u0131 zamanda t\u00fcm s\u0131n\u0131rl\u0131l\u0131klar\u0131na ra\u011fmen SSCB deneyiminden de g\u00f6r\u00fclebilir. Do\u011fru, kapitalist gericiler, hi\u00e7 de beceriksizce de\u011fil, Stalin rejimini sosyalizm fikirlerine kar\u015f\u0131 bir bostan korkulu\u011fu olarak kullan\u0131yorlar. Ger\u00e7ekte, Marx hi\u00e7bir zaman sosyalizmin bir tek ve dahas\u0131 geri bir \u00fclkede ba\u015far\u0131labilece\u011fini s\u00f6ylemedi. SSCB\u2019deki kitlelerin devam eden yoksullu\u011fu, kendisini ulusun ve onun yoksullu\u011funun \u00fczerinde y\u00fckselten ayr\u0131cal\u0131kl\u0131 kast\u0131n mutlak kudreti, nihayet, b\u00fcrokratlar\u0131n kudurgan sopa-yasas\u0131, sosyalist ekonomi y\u00f6nteminin de\u011fil, kapitalist ku\u015fatma \u00e7emberine yakalanan SSCB\u2019nin yal\u0131t\u0131kl\u0131\u011f\u0131 ve gerili\u011finin sonucudur. \u015ea\u015f\u0131lacak olan \u015fey, planl\u0131 ekonominin b\u00f6ylesi istisnai elveri\u015fsiz ko\u015fullar alt\u0131nda bile, yenilmez faydalar\u0131n\u0131 g\u00f6stermeyi ba\u015farm\u0131\u015f olmas\u0131d\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>Kapitalizmin demokratik t\u00fcr\u00fcn\u00fcn oldu\u011fu kadar fa\u015fist t\u00fcr\u00fcn\u00fcn de t\u00fcm koruyucular\u0131, \u201cm\u00fclks\u00fczle\u015ftirenlerin m\u00fclks\u00fczle\u015ftirilmelerini\u201d engellemek i\u00e7in sermaye kodamanlar\u0131n\u0131n iktidar\u0131n\u0131 s\u0131n\u0131rlamaya ya da en az\u0131ndan \u00fcst\u00fcn\u00fc \u00f6rtmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131yorlar. Reformist giri\u015fimlerinin ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131\u011f\u0131n\u0131n ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz olarak sosyalist devrime yol a\u00e7aca\u011f\u0131n\u0131n hepsi fark\u0131nda ve pek \u00e7o\u011fu da bunu a\u00e7\u0131k\u00e7a kabul etmekte. Hepsi de kapitalizmi koruma y\u00f6ntemlerinin ancak gerici ve \u00fcmitsiz bir \u015farlatanl\u0131k oldu\u011funu g\u00f6stermeyi ba\u015fard\u0131lar. Marx\u2019\u0131n sosyalizmin ka\u00e7\u0131n\u0131lmazl\u0131\u011f\u0131 \u00f6ng\u00f6r\u00fcs\u00fc, b\u00f6ylelikle olumsuzundan kan\u0131tlama yoluyla t\u00fcm\u00fcyle do\u011frulanm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Sosyalist Devrimin Ka\u00e7\u0131n\u0131lmazl\u0131\u011f\u0131<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>1929-1932\u2019deki b\u00fcy\u00fck kriz d\u00f6neminde geli\u015ftirilen \u201cTeknokrasi\u201d program\u0131, ekonominin, sadece bilimin doruklar\u0131ndaki teknik ile toplumun hizmetindeki h\u00fck\u00fcmetin bile\u015fimi arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla ak\u0131lc\u0131 bir bi\u00e7imde d\u00fczenlenebilece\u011fi do\u011fru \u00f6nc\u00fcl\u00fc \u00fczerine kurulmu\u015ftu. B\u00f6ylesi bir bile\u015fim, sa\u011flanan teknik ve h\u00fck\u00fcmet \u00f6zel m\u00fclkiyetin k\u00f6leli\u011finden kurtar\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. B\u00fcy\u00fck devrimci g\u00f6revin ba\u015flad\u0131\u011f\u0131 yer i\u015fte buras\u0131d\u0131r. Tekni\u011fi \u00f6zel \u00e7\u0131karlar kli\u011finin elinden kurtarmak ve toplumun hizmetindeki h\u00fck\u00fcmete vermek i\u00e7in, \u201cm\u00fclk sahiplerinin m\u00fclks\u00fczle\u015ftirilmeleri\u201d zorunludur. Yaln\u0131zca, \u00e7\u0131karlar\u0131 kendi kurtulu\u015funda yatan ve tekelci s\u00f6m\u00fcr\u00fcc\u00fclere kar\u015f\u0131 olan g\u00fc\u00e7l\u00fc bir s\u0131n\u0131f bu g\u00f6revi tamamlayabilir. Yaln\u0131zca proleter bir h\u00fck\u00fcmet ile uyum i\u00e7indeki kalifiye teknisyen tabakas\u0131, ger\u00e7ekten bilimsel, ger\u00e7ekten ulusal, yani sosyalist bir ekonomi in\u015fa edebilir.<\/p>\n\n\n\n<p>Bu amac\u0131 bar\u0131\u015f\u00e7\u0131l, a\u015famal\u0131, demokratik yoldan ba\u015farmak, \u015f\u00fcphesiz en g\u00fczeli olurdu. Ancak kendi \u00f6mr\u00fcn\u00fc t\u00fcketmi\u015f bir toplumsal d\u00fczen, yerini ard\u0131l\u0131na hi\u00e7bir zaman direnmeksizin b\u0131rakmaz. E\u011fer gen\u00e7, g\u00fc\u00e7l\u00fc demokrasi, zaman\u0131nda zenginli\u011fin ve iktidar\u0131n pl\u00fctokrasi taraf\u0131ndan zapt edilmesinin \u00f6n\u00fcne ge\u00e7ememi\u015fse, bunak ve harap bir demokrasiden, altm\u0131\u015f ailenin s\u0131n\u0131rs\u0131z egemenli\u011fi \u00fczerine kurulu olan bir toplumsal d\u00fczeni d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrme yetene\u011finde oldu\u011funu kan\u0131tlamas\u0131n\u0131 beklemek olanakl\u0131 m\u0131d\u0131r? Teori ve tarih, bir toplumsal rejim de\u011fi\u015fikli\u011finin s\u0131n\u0131f m\u00fccadelesinin en y\u00fcksek bi\u00e7imini, yani devrimi \u00f6n gerektirdi\u011fini \u00f6\u011fretmektedir. K\u00f6lelik dahi Birle\u015fik Devletler\u2019de bir i\u00e7 sava\u015f olmaks\u0131z\u0131n kald\u0131r\u0131lamad\u0131. \u201cZor, yeni bir topluma gebe her eski toplumun ebesidir.\u201d S\u0131n\u0131fl\u0131 toplum sosyolojisinde bu temel prensip \u00fczerine Marx\u2019\u0131 \u00e7\u00fcr\u00fctebilen hen\u00fcz olmam\u0131\u015ft\u0131r. Sosyalizme giden yolu ancak sosyalist bir devrim temizleyebilir.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Birle\u015fik Devletler\u2019de Marksizm<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Kuzey Amerika Cumhuriyeti teknik ve \u00fcretim \u00f6rg\u00fctlenmesi alan\u0131nda di\u011ferlerinden daha ileri gitti. Sadece Amerikal\u0131lar de\u011fil, t\u00fcm insanl\u0131k bu temel \u00fczerine dayanacakt\u0131r. Bununla birlikte, toplumsal s\u00fcrecin \u00e7e\u015fitli evreleri, bir ve ayn\u0131 ulusta, \u00f6zel tarihsel ko\u015fullara ba\u011fl\u0131 olarak de\u011fi\u015fen ritmlere sahiptir. Birle\u015fik Devletler teknolojide muazzam bir \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011fe sahipken, hem sa\u011f hem de sol kanatta ekonomik d\u00fc\u015f\u00fcncesi a\u015f\u0131r\u0131 geridir. John L. Lewis, Franklin D. Roosevelt ile yakla\u015f\u0131k ayn\u0131 g\u00f6r\u00fc\u015flere sahiptir. G\u00f6revinin do\u011fas\u0131 g\u00f6z \u00f6n\u00fcne al\u0131n\u0131rsa, Lewis\u2019in toplumsal i\u015flevi Roosevelt\u2019inkinden kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131lamayacak kadar, haydi gerici demeyelim, daha muhafazak\u00e2rd\u0131r. Belirli Amerikan \u00e7evrelerinde \u015fu ya da bu radikal teoriyi, en ufak bilimsel ele\u015ftiri olmaks\u0131z\u0131n, basit\u00e7e \u201cAmerikal\u0131 de\u011fil\u201d diye b\u0131rakarak reddetme e\u011filimi vard\u0131r. \u0130yi ama, bunun ay\u0131r\u0131c\u0131 kriterini nereden buluyorsunuz?<\/p>\n\n\n\n<p>H\u0131ristiyanl\u0131k, Birle\u015fik Devletler\u2019e, beraberinde, logaritma, Shakespeare\u2019in \u015fiirleri, insan ve yurtta\u015f haklar\u0131 kavramlar\u0131 ve insan d\u00fc\u015f\u00fcncesinin daha az \u00f6nemli olmayan di\u011fer \u00fcr\u00fcnleri ile ithal edildi. Bug\u00fcn, Marksizm de ayn\u0131 kategoride yer almaktad\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>Tar\u0131m Bakan\u0131 Henry A. Wallace, bu sat\u0131rlar\u0131n yazar\u0131na, \u201cson derece gayri Amerikan, dogmatik bir s\u0131\u011fl\u0131k\u201d su\u00e7lamas\u0131n\u0131 getirdi ve Rus dogmatizminin kar\u015f\u0131s\u0131na da, muhalifleriyle nas\u0131l ge\u00e7inece\u011fini bilen Jefferson\u2019\u0131n oport\u00fcnist ruhunu koydu. A\u00e7\u0131k\u00e7as\u0131, bir uzla\u015fma politikas\u0131n\u0131n maddi olmayan birtak\u0131m ulusal ruhlar\u0131n i\u015fi de\u011fil de, maddi ko\u015fullar\u0131n bir \u00fcr\u00fcn\u00fc oldu\u011fu Wallace\u2019a hi\u00e7 mal\u00fbm olmam\u0131\u015f. H\u0131zla zenginle\u015fen bir ulus, d\u00fc\u015fman s\u0131n\u0131f ve partiler aras\u0131nda uzla\u015fmay\u0131 sa\u011flamak i\u00e7in yeterli kayna\u011fa sahiptir. \u00d6te yandan, toplumsal \u00e7eli\u015fkiler keskinle\u015fti\u011finde, uzla\u015fman\u0131n zemini de yok olur. Sadece bakir alanlar\u0131n taze kan\u0131na, bitmez t\u00fckenmez ulusal zenginlik kaynaklar\u0131na ve, \u00f6yle g\u00f6r\u00fcn\u00fcyor ki, s\u0131n\u0131rs\u0131z zenginle\u015fme f\u0131rsatlar\u0131na sahip oldu\u011fu i\u00e7in Amerika, \u201cdogmatik s\u0131\u011fl\u0131k\u201dtan muaft\u0131. Elbette, bu ko\u015fullar alt\u0131nda dahi uzla\u015fma ruhu, zaman\u0131 gelince \u0130\u00e7 Sava\u015f\u0131 engelleyememi\u015ftir. Her hal\u00fck\u00e2rda, \u201cAmerikanc\u0131l\u0131k\u201d\u0131n temelini olu\u015fturan maddi ko\u015fullar, bug\u00fcn h\u0131zla ge\u00e7mi\u015fe havale ediliyorlar. Sonu\u00e7, geleneksel Amerikan ideolojisinin \u015fiddetli krizidir.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Marx\u2019\u0131n de\u011fer yasalar\u0131 herkesin d\u00fc\u015f\u00fcncesine uydu\u011fu s\u00fcrece, zaman zaman acil g\u00f6revlerin \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fcyle s\u0131n\u0131rl\u0131 olan ampirik d\u00fc\u015f\u00fcnce, burjuva \u00e7evrelerde oldu\u011fu kadar i\u015f\u00e7i \u00e7evrelerinde de yeterli g\u00f6r\u00fcld\u00fc. Ancak bug\u00fcn bu \u00f6nemli yasa, kendisiyle uzla\u015fmaz bir \u00e7eli\u015fki i\u00e7indedir. Ekonomiyi ileri \u00e7ekmek yerine, onun alt\u0131n\u0131 oymaktad\u0131r. Uzla\u015fmac\u0131 eklektik d\u00fc\u015f\u00fcnce, felsefi doru\u011fu pragmatizm ile birlikte t\u00fcm\u00fcyle yetersiz hale gelirken, bir \u201cdogma\u201d olarak Marksizme kar\u015f\u0131 kibirli ve ters tutum giderek daha \u00f6nemsiz, gerici ve b\u00fcsb\u00fct\u00fcn g\u00fcl\u00fcn\u00e7 olmaktad\u0131r. Oysa, hatalardan ve kar\u0131\u015f\u0131kl\u0131ktan ba\u015fka hi\u00e7bir \u015feye yol a\u00e7mayan cans\u0131z, donmu\u015f \u201cdogma\u201d, geleneksel Amerikanc\u0131l\u0131k d\u00fc\u015f\u00fcncesinin ta kendisidir. \u00d6te yandan, Marx\u2019\u0131n ekonomi \u00f6\u011fretisi Birle\u015fik Devletler i\u00e7in \u00f6zel bir ge\u00e7erlilik ve anlam kazanm\u0131\u015ft\u0131r. <em>Kapital<\/em> her ne kadar uluslararas\u0131, \u00e7o\u011funlukla da \u0130ngiliz malzemeye dayan\u0131yorsa da, teorik zemininde o, saf kapitalizmin, genel olarak kapitalizmin, asl\u0131nda kapitalizmin analizidir. \u015e\u00fcphesiz, Amerika\u2019n\u0131n bakir ve tarihsel olmayan topra\u011f\u0131nda geli\u015fen kapitalizm, kapitalizmin ideal tipine en yakla\u015fan\u0131d\u0131r.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Amerika, ha\u015fa Wallace\u2019\u0131n huzurundan, ekonomik olarak Jefferson\u2019un ilkeleri uyar\u0131nca de\u011fil, Marx\u2019\u0131n fikirlerine uygun olarak geli\u015fti. Bunu kabul etmekte, Amerika\u2019n\u0131n Newton yasalar\u0131na uygun olarak g\u00fcne\u015fin etraf\u0131nda d\u00f6nd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc kabul etmekte oldu\u011fu gibi, ulusal \u00f6z-sayg\u0131y\u0131 k\u0131r\u0131c\u0131 zerre kadar bir \u015fey yoktur. Marx Birle\u015fik Devletler\u2019de g\u00f6rmezden gelindik\u00e7e, onun \u00f6\u011fretisi \u015fimdi daha da zorunlu hale geliyor. <em>Kapital<\/em>, hastal\u0131\u011f\u0131n hatas\u0131z ve yeri doldurulmaz bir \u00f6ng\u00f6r\u00fcs\u00fcn\u00fc sunuyor. Bu anlamda yeni \u201cAmerikanc\u0131l\u0131k\u201d, Hoover ve Roosevelt\u2019in, Green ve Lewis\u2019in fikirlerinden \u00e7ok daha fazla Marx\u2019\u0131n \u00f6\u011fretisinden etkilenmi\u015ftir.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Do\u011frudur, Birle\u015fik Devletler\u2019de Amerikan ekonomisinin krizine adanm\u0131\u015f pek yayg\u0131n orijinal bir literat\u00fcr vard\u0131r. \u0130nsafl\u0131 ekonomistler Amerikan kapitalizminin y\u0131k\u0131c\u0131 e\u011filimlerinin objektif bir resmini \u00e7izdik\u00e7e, ara\u015ft\u0131rmalar\u0131, genellikle yoksun olduklar\u0131 teorik \u00f6nc\u00fclleri bir yana, Marx\u2019\u0131n teorisinin do\u011frudan bir \u00f6rne\u011fine benzemektedir. Bununla birlikte, muhafazak\u00e2r gelenek, bu yazarlar kendilerini kasvetli tahminlerle s\u0131n\u0131rlayarak veya \u201c\u00fclke bunu anlamal\u0131\u201d, \u201ckamuoyu bunu kesinlikle hesaba katmal\u0131\u201d ve benzeri basmakal\u0131p laflar\u0131 geveleyerek kendilerini nihai sonu\u00e7lardan inatla al\u0131koyduklar\u0131nda kendisini g\u00f6steriyor. Bu kitaplar, k\u00f6r b\u0131\u00e7aklara ya da ibresi olmayan pusulalara benziyorlar.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Birle\u015fik Devletler\u2019de ge\u00e7mi\u015fte de Marksistlerin oldu\u011fu do\u011frudur, ancak onlar farkl\u0131 tipte veya daha do\u011frusu \u00fc\u00e7 farkl\u0131 tipte Marksistlerdi. Birinci s\u0131rada, ellerinden geleni yapm\u0131\u015f ancak hi\u00e7bir cevap alamam\u0131\u015f olan Avrupa\u2019dan s\u0131n\u0131r d\u0131\u015f\u0131 edilenler; ikinci s\u0131rada, olaylar\u0131n seyri i\u00e7inde ve kendi hatalar\u0131ndan dolay\u0131 kendilerini tarikatlara d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcren De Leoncular gibi yal\u0131t\u0131k Amerikal\u0131 gruplar; \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc s\u0131rada da Amerika ile pek al\u00e2kas\u0131 olmayan, Ekim Devriminden etkilenmi\u015f ve egzotik bir \u00f6\u011freti olarak Marksizme sempati duyan akl\u0131 havada olanlar yer al\u0131yor. Onlar\u0131n g\u00fcn\u00fc doldu. \u015eimdi proletaryaya, ba\u011f\u0131ms\u0131z bir s\u0131n\u0131f hareketinin ve ayn\u0131 zamanda da ger\u00e7ek Marksizmin yeni bir d\u00f6nemi s\u00f6k\u00fcn ediyor. Bunda da Amerika birka\u00e7 s\u0131\u00e7ray\u0131\u015fla Avrupa\u2019y\u0131 yakalayacak ve onu geride b\u0131rakacakt\u0131r. \u0130leri teknik ve ileri toplumsal yap\u0131, doktrinin \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda kendi yolunu d\u00f6\u015feyecektir. Marksizmin en iyi teorisyenleri Amerikan topra\u011f\u0131nda belirecektir. Marx ileri Amerikan i\u015f\u00e7ilerinin hocas\u0131 haline gelecektir. Onlar i\u00e7in ilk cildin bu \u00f6zetlenmi\u015f a\u00e7\u0131klamas\u0131, tam Marx\u2019a do\u011fru sadece bir ilk ad\u0131m haline gelecektir.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Kapitalizmin \u0130deal Aynas\u0131<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p><em>Kapital<\/em>\u2019in birinci cildi ilk kez yay\u0131nland\u0131\u011f\u0131nda, \u0130ngiliz burjuvazisinin d\u00fcnya egemenli\u011fi hen\u00fcz su g\u00f6t\u00fcrmezdi. Meta ekonomisinin soyut yasalar\u0131, en tam, yani ge\u00e7mi\u015fin etkilerine en az ba\u011f\u0131ml\u0131 olan ifadesini do\u011fal olarak kapitalizmin en y\u00fcksek geli\u015fime ula\u015ft\u0131\u011f\u0131 yerde bulmu\u015ftu. Marx, analizini temelde \u0130ngiltere \u00fczerine dayand\u0131r\u0131rken, sadece \u0130ngiltere\u2019yi de\u011fil, t\u00fcm kapitalist d\u00fcnyay\u0131 g\u00f6z \u00f6n\u00fcne ald\u0131. O zamanlar\u0131n \u0130ngiltere\u2019sini kapitalizmin en \u00e7a\u011fda\u015f aynas\u0131 olarak kulland\u0131.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>\u015eimdi \u0130ngiliz hegemonyas\u0131ndan geriye kalan yaln\u0131zca an\u0131lard\u0131r. Kapitalizmin ilk b\u00fcy\u00fck evl\u00e2d\u0131 olman\u0131n avantajlar\u0131 dezavantaja d\u00f6n\u00fc\u015fm\u00fc\u015f durumda. \u0130ngiltere\u2019nin teknik ve ekonomik yap\u0131s\u0131 eskidi. \u00dclke, aktif ekonomik potansiyelin yerine, ge\u00e7mi\u015fin bir kal\u0131nt\u0131s\u0131na, s\u00f6m\u00fcrge imparatorlu\u011funa dayal\u0131 evrensel konumuna ba\u011f\u0131ml\u0131 olmay\u0131 s\u00fcrd\u00fcr\u00fcyor. Laf aras\u0131nda, bu, Chamberlain\u2019in fa\u015fistlerin uluslararas\u0131 gangsterli\u011fine kar\u015f\u0131 herkesi hayrete d\u00fc\u015f\u00fcren H\u0131ristiyan sevecenli\u011fini a\u00e7\u0131kl\u0131yor. Ekonomik d\u00fc\u015f\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcn d\u00fcnya \u00fczerindeki konumu ile tamamen ba\u011fda\u015fmaz hale geldi\u011fini ve yeni bir sava\u015f\u0131n kendisini \u0130ngiliz \u0130mparatorlu\u011funun \u00e7\u00f6k\u00fc\u015f\u00fcne yol a\u00e7makla tehdit etti\u011fini kavrayan \u0130ngiliz burjuvazisinin elinden bir \u015fey gelmez. Asl\u0131nda Fransa\u2019n\u0131n pasifizminin ekonomik temeli i\u00e7in de benzer bir durum ge\u00e7erlidir.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Almanya, tam tersine, h\u0131zl\u0131 kapitalist y\u00fckseli\u015finde kendisini Avrupa\u2019n\u0131n en ileri tekni\u011fi ile donatarak tarihi gerili\u011finin avantajlar\u0131n\u0131 kulland\u0131. Dar bir ulusal tabana ve k\u0131t ulusal kaynaklara sahip olan Almanya\u2019n\u0131n zoraki dinamik kapitalizmi, s\u00f6zde d\u00fcnya g\u00fc\u00e7 dengelerinin en patlay\u0131c\u0131 unsuru haline geldi. Hitler\u2019in histerik ideolojisi, Alman kapitalizminin histerisinin sadece yans\u0131yan g\u00f6r\u00fcnt\u00fcs\u00fcd\u00fcr.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Tarihsel bir niteli\u011fin paha bi\u00e7ilmez say\u0131s\u0131z avantaj\u0131na ek olarak, Birle\u015fik Devletler\u2019deki geli\u015fim, Almanya ile kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131lamayacak kadar b\u00fcy\u00fck ulusal zenginli\u011fin ve s\u0131n\u0131rs\u0131z geni\u015flikteki topraklar\u0131n \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcnden yararland\u0131. Kuzey Amerika Cumhuriyeti, bu y\u00fczy\u0131l\u0131n ba\u015f\u0131nda B\u00fcy\u00fck Britanya\u2019y\u0131 g\u00f6zle g\u00f6r\u00fcl\u00fcr \u015fekilde geride b\u0131rakarak d\u00fcnya burjuvazisinin ba\u015f kalesi haline geldi. Kapitalizmin i\u00e7erdi\u011fi t\u00fcm potansiyeller orada en y\u00fcksek ifadesini buldu. Burjuvazi, gezegenimizin ba\u015fka hi\u00e7bir yerinde ve hi\u00e7bir bi\u00e7imde, yirminci y\u00fczy\u0131lda kapitalizmin en m\u00fckemmel aynas\u0131 haline gelmi\u015f dolar cumhuriyetindeki ba\u015far\u0131lar\u0131n\u0131 a\u015famaz.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Marx, ayn\u0131 nedenlerden \u00f6t\u00fcr\u00fc kendi a\u00e7\u0131klamalar\u0131n\u0131 \u0130ngiliz istatistiklerine, \u0130ngiliz parlamento raporlar\u0131na, \u0130ngiliz \u201cKabine Raporlar\u0131\u201dna dayand\u0131rmay\u0131 tercih etti ve benzer \u015fekilde biz de m\u00fctevaz\u0131 \u00f6ns\u00f6z\u00fcm\u00fczde Birle\u015fik Devletler\u2019in ekonomik ve politik deneyiminin ba\u015fl\u0131ca delillerine ba\u015fvurduk. Herhangi bir ba\u015fka kapitalist \u00fclkenin ya\u015fam\u0131ndan benzer olgular ve rakamlar al\u0131nt\u0131laman\u0131n hi\u00e7 de zor bir \u015fey olmayaca\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6ylemeye gerek bile yok. Ancak bunun \u00f6zde herhangi bir katk\u0131s\u0131 da olmayacakt\u0131r. De\u011ferlendirmeler ayn\u0131 kalacak, sadece \u00f6rnekler daha az vurucu olacakt\u0131r.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Fransa\u2019da Halk Cephesinin ekonomik politikas\u0131, finans\u00f6rlerinden birinin de tam yerinde s\u00f6yledi\u011fi gibi, New Deal\u2019\u0131n \u201cLilliputlulara \u00f6zg\u00fc\u201d bir uyarlamas\u0131d\u0131r. Teorik analizde, Lilliput<a href=\"http:\/\/www.marksist.com\/print\/588%23_edn6\">[6]<\/a> yerine Cyclop<a href=\"http:\/\/www.marksist.com\/print\/588%23_edn7\">[7]<\/a> \u00f6l\u00e7\u00fctleri ile u\u011fra\u015fman\u0131n kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131lamayacak kadar daha elveri\u015fli oldu\u011fu yeterince a\u00e7\u0131kt\u0131r. D\u00fcnya \u00f6l\u00e7e\u011findeki kapitalist sistemi ancak bir mucizenin koruyabilece\u011fini g\u00f6steren \u015fey, muazzam \u00f6nemdeki Roosevelt deneyidir. Fakat ne yaz\u0131k ki mucizelerin \u00fcretimine son veren de kapitalist \u00fcretimin kendisidir. B\u00fcy\u00fcc\u00fcler ve duac\u0131lar boldur, ama mucizeler asla gelmez. Yine de kapitalizmin gen\u00e7le\u015fme mucizesi e\u011fer bir yerlerde ger\u00e7ekle\u015fecekse, oras\u0131n\u0131n Birle\u015fik Devletler\u2019den ba\u015fkas\u0131 olamayaca\u011f\u0131 da a\u00e7\u0131kt\u0131r. Bu gen\u00e7le\u015fme halen ba\u015far\u0131lamad\u0131. Cycloplular\u0131n ula\u015famad\u0131klar\u0131 \u015feyi Lilliputlular hi\u00e7 ba\u015faramazlar. Bu asli de\u011ferlendirmenin temellerini, Amerika\u2019n\u0131n ekonomi sahas\u0131na yapt\u0131\u011f\u0131m\u0131z gezi ba\u011flam\u0131nda d\u00f6\u015feyebiliyoruz.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Ana \u00dclkeler ve S\u00f6m\u00fcrgeler<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>\u201cS\u0131nai olarak daha geli\u015fkin \u00fclke, daha az geli\u015fmi\u015f olana kendi gelece\u011finin resmini g\u00f6sterir\u201d diye yaz\u0131yor Marx <em>Kapital<\/em>\u2019in birinci cildinde. Bu d\u00fc\u015f\u00fcnce, hi\u00e7bir ko\u015ful alt\u0131nda harfi harfine al\u0131nmamal\u0131d\u0131r. \u00dcretici g\u00fc\u00e7lerin b\u00fcy\u00fcmeleri ve toplumsal \u00e7eli\u015fkilerin derinle\u015fmesi, \u015f\u00fcphesiz burjuva geli\u015fim yolunu tutan her \u00fclkenin kaderidir. Bununla birlikte, insanl\u0131\u011f\u0131n t\u00fcm geli\u015fimi boyunca s\u00fcregelen ve temelde tarihsel nedenlerinin yan\u0131 s\u0131ra do\u011fal nedenlere de sahip olan tempolar\u0131n ve standartlar\u0131n orans\u0131zl\u0131\u011f\u0131, kapitalizm alt\u0131nda daha da keskinle\u015fmekle kalmaz, ayn\u0131 zamanda farkl\u0131 ekonomik tipteki \u00fclkeler aras\u0131ndaki kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 karma\u015f\u0131k ba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131\u011f\u0131, s\u00f6m\u00fcr\u00fcy\u00fc ve bask\u0131y\u0131 da artt\u0131r\u0131r.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>\u00dclkelerin sadece bir az\u0131nl\u0131\u011f\u0131, Marx\u2019\u0131n \u00e7ok detayl\u0131 bir analize tabi tuttu\u011fu, yerli man\u00fcfakt\u00fcr arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla el sanatlar\u0131ndan fabrikalara do\u011fru sistematik ve mant\u0131ksal bir geli\u015fmeden tam olarak ge\u00e7mi\u015ftir. Ticari, s\u0131nai ve mali sermaye, yerli ekonominin ilkel bi\u00e7imlerini k\u0131smen par\u00e7alayarak ve k\u0131smen de Bat\u0131n\u0131n d\u00fcnya \u00e7ap\u0131ndaki sanayi ve banka sistemine tabi k\u0131larak, geri \u00fclkeleri d\u0131\u015far\u0131dan istil\u00e2 etti. Emperyalizmin k\u0131rbac\u0131 alt\u0131nda, s\u00f6m\u00fcrge ve yar\u0131-s\u00f6m\u00fcrgeler, ara a\u015famalar\u0131 \u00f6nemsememek ve ayn\u0131 zamanda da yapay olarak o veya bu seviyeye ula\u015fmak i\u00e7in \u00e7abalamak zorunda kald\u0131lar. Hindistan\u2019\u0131n geli\u015fimi \u0130ngiltere\u2019yi kopya etmedi; ona eklemlendi. Yine de, Hindistan gibi geri ve ba\u011f\u0131ml\u0131 \u00fclkelerin bile\u015fik tipteki geli\u015fimlerini anlamak i\u00e7in, Marx\u2019\u0131n \u0130ngiltere\u2019nin geli\u015fiminden t\u00fcretti\u011fi klasik \u015femay\u0131 daima ak\u0131lda tutmak gerekir. Emek de\u011fer yasas\u0131, Londra \u015fehir merkezindeki spek\u00fclat\u00f6rlerin hesaplar\u0131n\u0131 ve Haydarabat\u2019\u0131n en \u00fccra k\u00f6\u015felerindeki para de\u011fi\u015fim i\u015flemlerini, bu ikincinin durumunda daha basit ve daha az h\u00fcner isteyen bi\u00e7imler almas\u0131 hari\u00e7, e\u015fit \u00f6l\u00e7\u00fcde y\u00f6nlendirir.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Geli\u015fimin bu orans\u0131zl\u0131\u011f\u0131, onlar\u0131 s\u00f6m\u00fcrerek, onlar\u0131 kendi s\u00f6m\u00fcrgelerine d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrerek veya en az\u0131ndan onlar\u0131n kapitalist aristokrasi aras\u0131na kat\u0131lmalar\u0131n\u0131 imk\u00e2ns\u0131z hale getirerek, farkl\u0131 derecelerde de olsa geri \u00fclkeler pahas\u0131na geli\u015fmelerini s\u00fcrd\u00fcren ileri \u00fclkelere muazzam k\u00e2rlar getirdi. \u0130spanya, Hollanda, \u0130ngiltere ve Fransa\u2019n\u0131n zenginlikleri sadece kendi \u00fclkelerinin proletaryas\u0131n\u0131n art\u0131-de\u011ferinden de\u011fil, sadece kendi k\u00fc\u00e7\u00fck burjuvazilerini y\u0131karak de\u011fil, ayn\u0131 zamanda da deniza\u015f\u0131r\u0131 servetlerin sistematik ya\u011fmas\u0131 ile elde edildi. Uluslar\u0131n s\u00f6m\u00fcr\u00fcs\u00fc, s\u0131n\u0131flar\u0131n s\u00f6m\u00fcr\u00fcs\u00fcn\u00fc tamamlad\u0131 ve onun g\u00fcc\u00fcn\u00fc de artt\u0131rd\u0131. Ana \u00fclkelerin burjuvazileri, s\u00f6m\u00fcrgelerden elde edilen s\u00fcper k\u00e2rlar\u0131n bir miktar\u0131n\u0131 \u00f6deyerek, kendi proletaryas\u0131na ve \u00f6zellikle de onun \u00fcst kademelerine ayr\u0131cal\u0131kl\u0131 bir konum sa\u011flama olana\u011f\u0131na kavu\u015ftu. Bu olmaks\u0131z\u0131n herhangi tipte istikrarl\u0131 bir demokratik rejim d\u00fcped\u00fcz imk\u00e2ns\u0131z olurdu. G\u00f6r\u00fcn\u00fcr geli\u015fmi\u015f haliyle burjuva demokrasisi, sadece en aristokrat ve en s\u00f6m\u00fcr\u00fcc\u00fc uluslara uygulanabilir bir h\u00fck\u00fcmet bi\u00e7imi haline gelmi\u015ftir ve b\u00f6yle olmay\u0131 da s\u00fcrd\u00fcrmektedir. Antik demokrasi k\u00f6lelik \u00fczerine kuruluydu, emperyalist demokrasi ise s\u00f6m\u00fcrgelerin ya\u011fma edilmesi \u00fczerine.<\/p>\n\n\n\n<p>Resmi olarak hemen hi\u00e7 s\u00f6m\u00fcrgeye sahip olmayan Birle\u015fik Devletler, buna ra\u011fmen tarihteki t\u00fcm uluslar\u0131n en ayr\u0131cal\u0131kl\u0131s\u0131d\u0131r. Avrupa\u2019n\u0131n aktif g\u00f6\u00e7menleri, a\u015f\u0131r\u0131 zengin bir k\u0131tan\u0131n zilyetini ald\u0131lar, yerli halk\u0131 yok ettiler, Meksika\u2019n\u0131n en iyi par\u00e7as\u0131n\u0131 i\u015fgal ettiler ve d\u00fcnya zenginli\u011finin aslan pay\u0131n\u0131 \u00e7ald\u0131lar. B\u00f6ylece biriken ya\u011f\u0131n tortusu, bug\u00fcn gerileme d\u00f6neminde bile, demokrasinin \u00e7ark ve di\u015flilerini ya\u011flamakta faydal\u0131 olmay\u0131 s\u00fcrd\u00fcr\u00fcyor.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Teorik analizin yan\u0131 s\u0131ra son g\u00fcnlerin tarihsel deneyimi de, demokrasinin geli\u015fim ve istikrar oran\u0131n\u0131n s\u0131n\u0131f \u00e7eli\u015fkilerinin gerilimi ile ters orant\u0131l\u0131 oldu\u011funu a\u00e7\u0131k\u00e7a g\u00f6stermektedir. Say\u0131ca b\u00fcy\u00fck ve istikrarl\u0131 bir i\u015f\u00e7i aristokrasisi yaratamayan daha az ayr\u0131cal\u0131kl\u0131 kapitalist \u00fclkelerde (bir tarafta Rusya, di\u011fer tarafta Almanya, \u0130talya, ve benzerleri), demokrasi hi\u00e7bir alanda geli\u015femedi ve nispeten kolayca diktat\u00f6rl\u00fc\u011fe yenik d\u00fc\u015ft\u00fc. Bununla birlikte, kapitalizmin s\u00fcrekli daha k\u00f6t\u00fcye giden fel\u00e7li hali, en ayr\u0131cal\u0131kl\u0131 ve en zengin uluslar\u0131n demokrasileri i\u00e7in de ayn\u0131 kaderi haz\u0131rlamaktad\u0131r; tek fark tarihlerdedir. \u0130\u015f\u00e7ilerin ya\u015fam ko\u015fullar\u0131ndaki kontrol edilmesi olanaks\u0131z bozulma, burjuvazi i\u00e7in, kitlelere politik ya\u015fama kat\u0131lma hakk\u0131n\u0131n ba\u011f\u0131\u015flanmas\u0131n\u0131, burjuva parlamentarizminin s\u0131n\u0131rl\u0131 \u00e7er\u00e7evesinde bile giderek daha az olanakl\u0131 hale getirmektedir. Demokrasinin fa\u015fizm taraf\u0131ndan kap\u0131 d\u0131\u015far\u0131 edilmesi s\u00fcrecinin herhangi bir ba\u015fka a\u00e7\u0131klamas\u0131, ya var olan \u015feylerin idealist bir tahrifat\u0131d\u0131r ya da kendini aldatmakt\u0131r.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Emperyalizm, sermayenin ya\u015fl\u0131 ana \u00fclkelerinde demokrasiyi par\u00e7alarken, ayn\u0131 zamanda da, geri \u00fclkelerde demokrasinin y\u00fckseli\u015fini engellemektedir. Yeni d\u00f6nemde s\u00f6m\u00fcrge veya yar\u0131-s\u00f6m\u00fcrgelerin tek bir tanesinin bile demokratik devrimini \u2013her \u015feyden \u00f6nce tar\u0131msal ili\u015fkiler alan\u0131nda\u2013 tamamlayamam\u0131\u015f olmas\u0131 olgusu, ekonomik ve politik geli\u015fimin \u00f6n\u00fcndeki ba\u015fl\u0131ca engel haline gelen emperyalizme tamam\u0131yla ithaf edilebilir. Tekelci kodamanlar ve onlar\u0131n h\u00fck\u00fcmetleri, geri \u00fclkelerin ulusal zenginliklerini ya\u011fma etmeleri ve sanayilerinin ba\u011f\u0131ms\u0131z olarak geli\u015fmesine kasten mani olmalar\u0131yla e\u015f zamanl\u0131 olarak, yerli s\u00f6m\u00fcr\u00fcc\u00fclerin en gerici, asalak, yar\u0131-feodal gruplar\u0131na mali, politik ve askeri destek sa\u011fl\u0131yorlar. Yapay olarak korunan tar\u0131m barbarl\u0131\u011f\u0131, bug\u00fcn \u00e7a\u011fda\u015f d\u00fcnya ekonomisinin ba\u015f\u0131ndaki en u\u011fursuz bel\u00e2d\u0131r. S\u00f6m\u00fcrge halklar\u0131n\u0131n \u00f6zg\u00fcrl\u00fck kavgas\u0131, ara a\u015famalar\u0131n \u00fczerinden atlayarak, zorunlu olarak emperyalizme kar\u015f\u0131 bir kavga bi\u00e7imine d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcyor ve b\u00f6ylece de ana \u00fclkelerdeki proletaryan\u0131n m\u00fccadelesiyle birle\u015fiyor. S\u00f6m\u00fcrge ayaklanmalar\u0131 ve sava\u015flar\u0131, s\u0131ras\u0131 gelince kapitalist d\u00fcnyan\u0131n temellerini her zaman oldu\u011fundan \u00e7ok sarsacak ve onun yeniden canlan\u0131\u015f mucizesini her zaman oldu\u011fundan \u00e7ok daha az olanakl\u0131 k\u0131lacakt\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Planl\u0131 D\u00fcnya Ekonomisi<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Kapitalizm, ikiz tarihsel meziyetler olan, tekni\u011fi y\u00fcksek bir seviyeye \u00e7\u0131karma ve d\u00fcnyan\u0131n her par\u00e7as\u0131n\u0131 ekonomik ba\u011flarla birbirine ba\u011flamay\u0131 ba\u015farm\u0131\u015ft\u0131r. B\u00f6ylelikle, gezegenimizin t\u00fcm kaynaklar\u0131n\u0131n sistemli kullan\u0131m\u0131 i\u00e7in maddi \u00f6n gereklilikleri temin etmi\u015ftir. Bununla birlikte, kapitalizm bu ivedi g\u00f6revi hi\u00e7bir durumda yerine getiremez. Onun geli\u015fti\u011fi mikrop yuvas\u0131, g\u00fcmr\u00fckleri ve ordular\u0131yla s\u0131n\u0131rlar\u0131 \u00e7izilmi\u015f milliyet\u00e7i devletlerden ibaret olmay\u0131 s\u00fcrd\u00fcr\u00fcyor. Halihaz\u0131rda \u00fcretici g\u00fc\u00e7ler ulusal devlet s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131n \u00e7ok \u00fcst\u00fcnde geli\u015fmi\u015f durumdad\u0131r, bir zamanlar tarihsel olarak ilerici olan etken, b\u00f6ylelikle dayan\u0131lmaz bir engele d\u00f6n\u00fc\u015fm\u00fc\u015ft\u00fcr. Emperyalist sava\u015flar, \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerin art\u0131k \u00e7ok dar gelen devlet duvarlar\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131nda patlamas\u0131ndan ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir. S\u00f6zde otar\u015fi program\u0131n\u0131n, kendi kendine yeterli, s\u0131n\u0131rl\u0131 bir ekonomiye geri d\u00f6nmek ile hi\u00e7bir ilgisi yoktur. Bu sadece, ulusal zeminin yeni bir sava\u015f i\u00e7in haz\u0131rland\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6steriyor.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Versailles Anla\u015fmas\u0131n\u0131n imzalanmas\u0131n\u0131n ard\u0131ndan, genel olarak yer k\u00fcrenin pek g\u00fczel \u015fekilde yeniden b\u00f6l\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fcne inan\u0131l\u0131yordu. Ancak daha sonraki olaylar, gezegenimizin halen ya\u011fmalanmam\u0131\u015f ya da yeterince ya\u011fmalanmam\u0131\u015f yerlere sahip oldu\u011funu hat\u0131rlatmaya yarad\u0131. \u0130talya Habe\u015fistan\u2019\u0131 k\u00f6lele\u015ftirdi. Japonya, \u00c7in\u2019e egemen olmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131yor. \u00d6nceki s\u00f6m\u00fcrgelerinin geri d\u00f6nmesini beklemekten yorulmu\u015f olan Almanya, \u00c7ekoslovakya\u2019y\u0131 bir s\u00f6m\u00fcrgeye \u00e7evirdi. \u0130talya Arnavutluk\u2019a girdi. Balkan yar\u0131madas\u0131n\u0131n kaderi tart\u0131\u015f\u0131l\u0131yor. Birle\u015fik Devletler, Latin Amerika\u2019da \u201cyabanc\u0131lar\u0131n\u201d tecav\u00fcz\u00fcne kar\u015f\u0131 alarma ge\u00e7ti. S\u00f6m\u00fcrgeler i\u00e7in m\u00fccadele, emperyalist kapitalizm politikas\u0131n\u0131n bir par\u00e7as\u0131 ve topra\u011f\u0131 olmay\u0131 s\u00fcrd\u00fcr\u00fcyor. D\u00fcnyan\u0131n ne kadar iyi payla\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131 hi\u00e7 fark etmez, bu s\u00fcre\u00e7 hi\u00e7bir zaman sona ermez, ancak sadece, emperyalist g\u00fc\u00e7ler aras\u0131nda de\u011fi\u015fen ili\u015fkilere paralel olarak d\u00fcnyan\u0131n yeniden b\u00f6l\u00fcnmesi sorununu yeniden ve yeniden g\u00fcndeme yerle\u015ftirir. Bug\u00fcnk\u00fc yeniden silahlanman\u0131n, diplomatik sars\u0131nt\u0131lar\u0131n ve sava\u015f grupla\u015fmalar\u0131n\u0131n ger\u00e7ek sebebi budur.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Yakla\u015fmakta olan sava\u015f\u0131, demokrasi ile fa\u015fizm fikirleri aras\u0131ndaki bir \u00e7at\u0131\u015fma olarak g\u00f6sterme giri\u015fimleri ya \u015farlatanlar ya da aptallar diyar\u0131na aittir. Politik bi\u00e7imler de\u011fi\u015fir, kapitalist i\u015ftah kal\u0131r. E\u011fer yar\u0131n \u0130ngiliz kanal\u0131n\u0131n iki yakas\u0131ndan birinde fa\u015fist bir rejim kurulacak olursa \u2013herhangi birinin b\u00f6yle bir olas\u0131l\u0131\u011f\u0131 ink\u00e2r etmeye cesaret etmesi zor\u2013, Mussolini ve Hitler\u2019in s\u00f6m\u00fcrge iddialar\u0131ndan vazge\u00e7memeleri gibi, Paris ve Londra diktat\u00f6rlerinin de s\u00f6m\u00fcrge egemenliklerinden vazge\u00e7meleri hi\u00e7 de olanakl\u0131 olmayacakt\u0131r. D\u00fcnyan\u0131n yeniden b\u00f6l\u00fcnmesi i\u00e7in verilen azg\u0131n ve \u00fcmitsiz m\u00fccadele, kar\u015f\u0131 konulmaz bir bi\u00e7imde kapitalist sistemin \u00f6l\u00fcmc\u00fcl krizinden kaynaklanmaktad\u0131r.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>K\u0131smi reformlar\u0131n ve yamalar\u0131n hi\u00e7bir faydas\u0131 olmayacakt\u0131r. Tarihsel geli\u015fim, sadece kitlelerin do\u011frudan m\u00fcdahalesinin gerici engelleri s\u00fcp\u00fcrebilece\u011fi ve yeni bir rejimin temellerini atabilece\u011fi belirleyici basamaklardan birine gelmi\u015f bulunuyor. \u00dcretim ara\u00e7lar\u0131nda \u00f6zel m\u00fclkiyetin kald\u0131r\u0131lmas\u0131, \u00f6nce ulusal son olarak da d\u00fcnya \u00e7ap\u0131nda planl\u0131 bir ekonomi i\u00e7in, yani mant\u0131\u011f\u0131n insan ili\u015fkileri alan\u0131na girmesi i\u00e7in ilk \u00f6n gerekliliktir. Sosyalist devrim bir kez ba\u015flad\u0131\u011f\u0131nda \u00fclkeden \u00fclkeye, bug\u00fcn fa\u015fizmin yay\u0131ld\u0131\u011f\u0131ndan kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131lamayacak kadar daha b\u00fcy\u00fck bir g\u00fc\u00e7le yay\u0131lacakt\u0131r. \u0130leri uluslar\u0131n yard\u0131m\u0131 ve \u00f6rnek olmas\u0131 ile, geri uluslar da sosyalizmin ana ak\u0131nt\u0131s\u0131na \u00e7ekilecektir. Adamak\u0131ll\u0131 \u00e7\u00fcr\u00fcm\u00fc\u015f g\u00fcmr\u00fck kap\u0131lar\u0131 y\u0131k\u0131lacakt\u0131r. Avrupa\u2019y\u0131 ve t\u00fcm d\u00fcnyay\u0131 ikiye ay\u0131ran \u00e7eli\u015fkiler, Avrupa\u2019da oldu\u011fu gibi d\u00fcnyan\u0131n t\u00fcm di\u011fer par\u00e7alar\u0131nda da, do\u011fal ve bar\u0131\u015f\u00e7\u0131l \u00e7\u00f6z\u00fcmlerini, Birle\u015fik Sosyalist Devletler \u00e7at\u0131s\u0131 alt\u0131nda bulacaklard\u0131r. \u00d6zg\u00fcrle\u015fmi\u015f insanl\u0131k, kendi doruklar\u0131na \u00e7\u0131kacakt\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p><em>Coyoacan<\/em>, D. F., Meksika<\/p>\n\n\n\n<p>18 Nisan 1939<\/p>\n\n\n\n<p><a href=\"http:\/\/www.marksist.com\/print\/588%23_ednref1\">[1]<\/a> Bu yaz\u0131, Otto R\u00fchle\u2019nin Living Thoughts of Karl Marx adl\u0131 kitab\u0131na \u00f6ns\u00f6z olarak kaleme al\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p><a href=\"http:\/\/www.marksist.com\/print\/588%23_ednref2\">[2]<\/a> Otto R\u00fchle (1874-1943), 1912\u2019de Alman Sosyal Demokrat Partisinden milletvekili se\u00e7ildi. Sava\u015f s\u0131ras\u0131nda enternasyonalist bir etkinlik g\u00f6sterdi. 1919\u2019da Alman Kom\u00fcnist Partisine kat\u0131ld\u0131. 1921\u2019de partiden ayr\u0131larak yazarl\u0131k \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131na a\u011f\u0131rl\u0131k verdi. Bir Marx biyografisi yazd\u0131 (1928). Hitler\u2019in iktidara geli\u015finden sonra Meksika\u2019ya yerle\u015fti ve orada \u00f6ld\u00fc.<\/p>\n\n\n\n<p><a href=\"http:\/\/www.marksist.com\/print\/588%23_ednref3\">[3]<\/a> \u0130\u015f\u00e7i sendikalar\u0131 de\u011fil, i\u015fveren birlikleri kastediliyor.<\/p>\n\n\n\n<p><a href=\"http:\/\/www.marksist.com\/print\/588%23_ednref4\">[4]<\/a> Orijinali <em>marasmus<\/em>. Kuruyup zay\u0131flama anlam\u0131na gelen t\u0131bbi bir terim.<\/p>\n\n\n\n<p><a href=\"http:\/\/www.marksist.com\/print\/588%23_ednref5\">[5]<\/a> Pl\u00fctokrasi: zenginler hakimiyeti<\/p>\n\n\n\n<p><a href=\"http:\/\/www.marksist.com\/print\/588%23_ednref6\">[6]<\/a> Gulliver\u2019in Ser\u00fcvenleri\u2019ndeki c\u00fcceler \u00fclkesi<\/p>\n\n\n\n<p><a href=\"http:\/\/www.marksist.com\/print\/588%23_ednref7\">[7]<\/a> Gulliver\u2019in Ser\u00fcvenleri\u2019ndeki devler \u00fclkesi<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>A\u015fa\u011f\u0131daki metin Marksist Tutum&#8217;dan al\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r. *** 19 Nisan 1939\u00a0 Bu kitap, Marx\u2019\u0131n ekonomik \u00f6\u011fretisinin temellerini Marx\u2019\u0131n kendi s\u00f6zleriyle \u00f6zl\u00fc bir bi\u00e7imde ortaya koymaktad\u0131r. Her \u015feyden \u00f6nce, halen hi\u00e7 kimse emek de\u011fer teorisini Marx\u2019tan daha iyi a\u00e7\u0131klayamam\u0131\u015ft\u0131r. Kapital\u2019in birinci cildinin \u2013Marx\u2019\u0131n t\u00fcm ekonomik sisteminin temeli\u2013 \u00f6zeti Otto R\u00fchle[2] taraf\u0131ndan, b\u00fcy\u00fck bir dikkatle ve derin bir g\u00f6rev [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":14,"featured_media":1114,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_exactmetrics_skip_tracking":false,"_exactmetrics_sitenote_active":false,"_exactmetrics_sitenote_note":"","_exactmetrics_sitenote_category":0,"footnotes":""},"categories":[1],"tags":[],"class_list":["post-1113","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-uncategorized"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1113","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/14"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=1113"}],"version-history":[{"count":2,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1113\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":1690,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1113\/revisions\/1690"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media\/1114"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=1113"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=1113"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=1113"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}