{"id":1110,"date":"1937-10-30T15:43:12","date_gmt":"1937-10-30T12:43:12","guid":{"rendered":"http:\/\/trockist.net\/?p=1110"},"modified":"2022-02-21T20:35:34","modified_gmt":"2022-02-21T17:35:34","slug":"komunist-manifestonun-doksaninci-yildonumu","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/1937\/10\/30\/komunist-manifestonun-doksaninci-yildonumu\/","title":{"rendered":"Kom\u00fcnist Manifesto\u2019nun doksan\u0131nc\u0131 y\u0131ld\u00f6n\u00fcm\u00fc"},"content":{"rendered":"\n<p><strong>30 Ekim 1937<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Kom\u00fcnist Parti Manifestosu\u2019nun y\u00fczy\u0131l\u0131n\u0131 doldurmas\u0131na on y\u0131l kald\u0131\u011f\u0131na inanmak do\u011frusu \u00e7ok g\u00fc\u00e7! D\u00fcnya yaz\u0131n\u0131ndaki her \u015feyden daha \u00fcst\u00fcn bir deha sergileyen bu kitap\u00e7\u0131k, bug\u00fcn bile tazeli\u011fiyle bizleri hayretler i\u00e7inde b\u0131rak\u0131yor. En \u00f6nemli b\u00f6l\u00fcmleri sanki d\u00fcn yaz\u0131lm\u0131\u015f gibi. Hi\u00e7 ku\u015fku yok ki, gen\u00e7 yazarlar (Marks yirmi dokuz, Engels yirmi yedisindeydi), gelece\u011fe bakarken kendilerinden \u00f6nceki ve belki de kendilerinden sonraki herkesten \u00e7ok daha uzak g\u00f6r\u00fc\u015fl\u00fcyd\u00fcler.<\/p>\n\n\n\n<p>1872 bask\u0131s\u0131na yazd\u0131klar\u0131 ortak \u00d6ns\u00f6zde, Marks ve Engels, Manifesto\u2018daki ikincil \u00f6nemdeki baz\u0131 pasajlar\u0131n eskimi\u015f olmalar\u0131na ra\u011fmen, araya giren yirmi be\u015f y\u0131ll\u0131k d\u00f6nem boyunca art\u0131k tarihsel bir dok\u00fcman haline geldi\u011finden, orijinal metni de\u011fi\u015ftirme hakk\u0131n\u0131 kendilerinde bulmad\u0131klar\u0131n\u0131 dile getirmi\u015flerdir. O zamandan bu yana altm\u0131\u015f be\u015f y\u0131l daha ge\u00e7ti. Manifesto\u2018daki baz\u0131 yal\u0131t\u0131k pasajlar da sonradan tarihe kar\u0131\u015ft\u0131. Biz bu \u00d6ns\u00f6zde, Manifesto\u2018daki d\u00fc\u015f\u00fcncelerden hem g\u00fcn\u00fcm\u00fczde dahi t\u00fcm g\u00fcc\u00fcn\u00fc koruyanlar\u0131, hem de \u00f6nemli derecede de\u011fi\u015fiklik ya da geli\u015ftirme gerekenleri k\u0131saca ele almaya \u00e7al\u0131\u015faca\u011f\u0131z.<\/p>\n\n\n\n<p>1. Marks taraf\u0131ndan ke\u015ffedilen ve \u00e7ok k\u0131sa bir s\u00fcre sonra Manifesto&#8217;da kusursuz bir beceriyle uygulanan materyalist tarih anlay\u0131\u015f\u0131, olaylar\u0131n s\u0131nav\u0131na ve d\u00fc\u015fman ele\u015ftiri r\u00fczg\u00e2rlar\u0131na b\u00fct\u00fcn\u00fcyle dayanm\u0131\u015ft\u0131r. Bug\u00fcn bu kavray\u0131\u015f insan d\u00fc\u015f\u00fcncesinin en de\u011ferli ara\u00e7lar\u0131ndan birini olu\u015fturmaktad\u0131r. Tarihsel s\u00fcrecin t\u00fcm di\u011fer yorumlan\u0131\u015flar\u0131 bilimsel a\u00e7\u0131dan anlamlar\u0131n\u0131 yitirmi\u015flerdir. \u015eunu kesinlikle belirtebiliriz ki, b\u0131rakal\u0131m politikada devrimci bir militan olmay\u0131, okur-yazar bir g\u00f6zlemci olmak bile tarihin materyalist yorumlan\u0131\u015f\u0131 \u00f6z\u00fcmlenmeden olanaks\u0131zd\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>2. Manifesto&#8217;nun birinci b\u00f6l\u00fcm\u00fc a\u015fa\u011f\u0131daki s\u00f6zlerle ba\u015flar: \u201c\u015eimdiye kadarki t\u00fcm toplumlar\u0131n tarihi, s\u0131n\u0131f m\u00fccadelelerinin tarihidir.\u201d Tarihin materyalist yorumlan\u0131\u015f\u0131ndan \u00e7\u0131kar\u0131lan bu en \u00f6nemli sonu\u00e7, bu \u00f6nerme, s\u0131n\u0131f m\u00fccadelesinin g\u00fcndemine hemen yerle\u015fti. \u201cOrtak refah\u201d, \u201culusal birlik\u201d ve \u201cebedi ahl\u00e2ki do\u011frular\u201d\u0131n yerine tarihin itici g\u00fcc\u00fc olarak maddi \u00e7\u0131kar m\u00fccadelesini koyan bu teoriye kar\u015f\u0131, \u00f6zellikle gerici ikiy\u00fczl\u00fcler, liberal doktrinerler ve idealist demokratlar taraf\u0131ndan haince sald\u0131r\u0131lar y\u00f6neltildi. Daha sonra bunlara bizzat i\u015f\u00e7i hareketi saflar\u0131ndan gelen revizyonistler, yani Marksizmi s\u0131n\u0131f i\u015fbirli\u011fi ve s\u0131n\u0131f uzla\u015fmac\u0131l\u0131\u011f\u0131 ruhuyla g\u00f6zden ge\u00e7irmeyi (\u201crevize etmeyi\u201d) savunanlar eklendi. Son olarak bizim zaman\u0131m\u0131zda ayn\u0131 yol, pratikte Kom\u00fcnist Enternasyonal\u2019in al\u00e7ak epigonlar\u0131 (\u201cStalinistler\u201d) taraf\u0131ndan izlenmektedir: Halk Cephesi diye bilinen politika, b\u00fct\u00fcn\u00fcyle s\u0131n\u0131f m\u00fccadelesi yasalar\u0131n\u0131n ink\u00e2r\u0131ndan t\u00fcremi\u015ftir. Bu arada t\u00fcm toplumsal \u00e7eli\u015fkileri en y\u00fcksek gerilim noktas\u0131na ta\u015f\u0131yan ve ayn\u0131 zamanda Kom\u00fcnist Manifesto&#8217;ya en y\u00fcksek teorik zaferini sa\u011flayan \u015fey kesinlikle emperyalizm \u00e7a\u011f\u0131n\u0131n kendisidir.<\/p>\n\n\n\n<p>3. Marks, toplumun iktisadi geli\u015fiminde \u00f6zel bir a\u015fama olarak kapitalizmin anatomisini, tamamlanm\u0131\u015f bi\u00e7imiyle Kapital&#8217;de (1867) verir. Fakat daha Kom\u00fcnist Manifesto&#8217;da gelecekteki analizin ana hatlar\u0131 \u00e7ok sa\u011flam bir \u015fekilde \u00e7izilmi\u015ftir: Emek g\u00fcc\u00fcne, onun yeniden \u00fcretim maliyetine e\u015fde\u011fer bir \u00f6demenin yap\u0131lmas\u0131; art\u0131-de\u011fere kapitalistler taraf\u0131ndan el konmas\u0131; toplumsal ili\u015fkilerin temeli olarak rekabet; ara s\u0131n\u0131flar\u0131n, yani \u015fehir k\u00fc\u00e7\u00fck-burjuvazisi ve k\u00f6yl\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcn erimesi; refah\u0131n, bir kutupta, say\u0131s\u0131 giderek azalan m\u00fclk sahiplerinin elinde yo\u011funla\u015fmas\u0131 ve di\u011fer u\u00e7ta proletaryan\u0131n say\u0131sal olarak b\u00fcy\u00fcmesi ve sosyalist rejim i\u00e7in maddi ve politik \u00f6nko\u015fullar\u0131n haz\u0131rlanmas\u0131.<\/p>\n\n\n\n<p>4. Manifesto&#8217;nun, kapitalizmin i\u015f\u00e7ilerin ya\u015fam standartlar\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcrme ve hatta onlar\u0131 yoksulla\u015ft\u0131rma e\u011filiminde oldu\u011fu \u00f6ng\u00f6r\u00fcs\u00fc a\u011f\u0131r bir ele\u015ftiri sa\u011fana\u011f\u0131yla kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131. Papazlar, profes\u00f6rler, bakanlar, gazeteciler, sosyal-demokrat teorisyenler ve sendika liderleri, yoksulla\u015fma teorisi diye an\u0131lan bu teoriye kar\u015f\u0131 ayn\u0131 cephede bir araya geldiler. Hepsi, s\u00fcrekli olarak, i\u015f\u00e7i aristokrasisini proletarya diye yutturarak ya da ge\u00e7ici bir e\u011filimi s\u00fcrekliymi\u015f gibi g\u00f6stererek emek\u00e7iler aras\u0131nda refah\u0131n artt\u0131\u011f\u0131na dair i\u015faretler ke\u015ffettiler. Bu arada d\u00fcnyadaki en g\u00fc\u00e7l\u00fc kapitalist \u00fclke olan ABD\u2019de bile kapitalizm, milyonlarca i\u015f\u00e7iyi, federal, belediye ve \u00f6zel hay\u0131r kurumlar\u0131nca ge\u00e7imleri sa\u011flanan yoksullar haline d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fcr.<\/p>\n\n\n\n<p>5. Ticari ve iktisadi krizleri, daimi bir felaketler dizisi olarak g\u00f6steren Manifesto&#8217;ya kar\u015f\u0131 revizyonistler, tr\u00f6stlerin ulusal ve uluslararas\u0131 a\u00e7\u0131dan geli\u015fiminin pazar\u0131 kontrol edece\u011fine ve krizleri a\u015famal\u0131 olarak ortadan kald\u0131raca\u011f\u0131na dair yeminler ettiler. Ge\u00e7en y\u00fczy\u0131l\u0131n sonu ve bu y\u00fczy\u0131l\u0131n ba\u015f\u0131, ger\u00e7ekten de kapitalizmin \u00f6ylesine f\u0131rt\u0131nal\u0131 bir geli\u015fimine tan\u0131k oldu ki, bu durum krizlerin sadece \u201car\u0131zi\u201d t\u0131kanmalar olarak g\u00f6r\u00fcnmesine yol a\u00e7t\u0131. Ancak bu d\u00f6neme bir daha geri d\u00f6n\u00fclemez. Son tahlilde, ya\u015fanan ger\u00e7eklik bu sorunda da Marks\u2019\u0131 hakl\u0131 \u00e7\u0131kard\u0131.<\/p>\n\n\n\n<p>6. \u201cModern devletin y\u00f6netimi, b\u00fct\u00fcn burjuvazinin ortak i\u015flerini y\u00f6neten bir komiteden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir.\u201d Sosyal demokrasinin liderlerinin bir gazetecilik paradoksu g\u00f6z\u00fcyle bakt\u0131klar\u0131 bu k\u0131sa, \u00f6zl\u00fc form\u00fcl, ger\u00e7ekte yeg\u00e2ne bilimsel devlet teorisini i\u00e7ermektedir. Bernstein ve Kautsky\u2019nin sand\u0131klar\u0131 gibi, burjuva tipi demokrasi, hi\u00e7 de \u00f6yle herhangi bir s\u0131n\u0131f i\u00e7eri\u011fiyle doldurulabilecek bo\u015f bir torba de\u011fildir. Burjuva demokrasisi yaln\u0131zca burjuvaziye hizmet edebilir. \u201cHalk Cephesi\u201d h\u00fck\u00fcmeti, buna ister Blum ya da Chautemps, isterse Caballero ya da Negrin ba\u015fkanl\u0131k etsin, \u201cb\u00fct\u00fcn burjuvazinin ortak i\u015flerini y\u00f6neten bir komite\u201dden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir. Bu \u201ckomite\u201d ne zaman i\u015fleri yetersiz y\u00f6netirse, burjuvazi onu bir tekmede i\u015ften atar.<\/p>\n\n\n\n<p>7. \u201cHer s\u0131n\u0131f m\u00fccadelesi politik bir m\u00fccadeledir.\u201d \u201cProleterlerin bir s\u0131n\u0131f olarak \u00f6rg\u00fctlenmeleri, sonu\u00e7ta onlar\u0131n bir politik parti olarak \u00f6rg\u00fctlenmeleridir.\u201d Bir tarafta sendikalistler di\u011fer yanda anarko-sendikalistler uzun bir s\u00fcre -ve h\u00e2l\u00e2 da \u00f6yle yapmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131yorlar- bu tarihsel yasalar\u0131 anlamaktan ka\u00e7\u0131nd\u0131lar. \u201cAr\u0131\u201d sendikalizm, ba\u015f bar\u0131na\u011f\u0131 ABD\u2019de ezici bir darbe yedi. Anarko-sendikalizm ise son kalesi \u0130spanya\u2019da \u00f6l\u00fcmc\u00fcl bir yenilgi ald\u0131. Manifesto bu konuda da hakl\u0131 \u00e7\u0131kt\u0131.<\/p>\n\n\n\n<p>8. Proletarya, burjuvazi taraf\u0131ndan olu\u015fturulmu\u015f \u00e7er\u00e7eve i\u00e7erisinde iktidar\u0131 fethedemez. Kom\u00fcnistler, \u201cama\u00e7lar\u0131na, varolan t\u00fcm toplumsal ko\u015fullar\u0131n zorla y\u0131k\u0131l\u0131\u015f\u0131yla ula\u015f\u0131labilece\u011fini a\u00e7\u0131k\u00e7a il\u00e2n ederler.\u201d Reformizm, Manifesto&#8217;nun bu \u00f6nermesini, hareketin o zamanki olgunla\u015fmam\u0131\u015fl\u0131\u011f\u0131 ve demokrasinin yetersiz geli\u015fimi temellerinde a\u00e7\u0131klamaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131. \u0130talyan, Alman ve \u00e7ok say\u0131da di\u011fer \u201cdemokrasiler\u201din kaderleri g\u00f6stermi\u015ftir ki, \u201colgunla\u015fmam\u0131\u015fl\u0131k\u201d reformistlerin kendi d\u00fc\u015f\u00fcncelerinin ay\u0131rt edici bir \u00f6zelli\u011fidir.<\/p>\n\n\n\n<p>9. \u0130\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131, toplumun sosyalist d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fc i\u00e7in iktidar\u0131 kendi elinde \u00f6yle yo\u011funla\u015ft\u0131rmal\u0131d\u0131r ki, yeni d\u00fczene giden yolda \u00f6n\u00fcne \u00e7\u0131kan t\u00fcm politik engelleri parampar\u00e7a edebilsin. \u201cEgemen s\u0131n\u0131f olarak \u00f6rg\u00fctlenmi\u015f proletarya\u201d; i\u015fte bu diktat\u00f6rl\u00fckt\u00fcr. Ancak ayn\u0131 zamanda tek ger\u00e7ek proletarya demokrasisidir de. Hareket alan\u0131 ve derinli\u011fi somut tarihsel ko\u015fullara ba\u011fl\u0131d\u0131r. Sosyalist devrim yoluna giren devletlerin say\u0131s\u0131 ne kadar fazla olursa, diktat\u00f6rl\u00fck o kadar daha \u00f6zg\u00fcn ve daha esnek bi\u00e7imler al\u0131r, i\u015f\u00e7i demokrasisi de o kadar geni\u015f ve derin olur.<\/p>\n\n\n\n<p>10. Kapitalizmin uluslararas\u0131 geli\u015fimi, proleter devrimin uluslararas\u0131 karakterini \u00f6nceden belirler. \u201cEn az\u0131ndan \u00f6nde gelen uygar \u00fclkelerin birle\u015fik eylemi, proletaryan\u0131n kurtulu\u015funun ilk ko\u015fullar\u0131ndan birisidir.\u201d Kapitalizmin sonraki geli\u015fimi, gezegenimizin hem \u201cuygar\u201d hem de \u201cuygar olmayan\u201d t\u00fcm b\u00f6lgelerini \u00f6yle s\u0131k\u0131 bir \u015fekilde kayna\u015ft\u0131rm\u0131\u015ft\u0131r ki, sosyalist devrim sorunu b\u00fct\u00fcn\u00fcyle ve kesin olarak bir d\u00fcnya karakteri kazanm\u0131\u015ft\u0131r. Sovyet b\u00fcrokrasisi Manifesto&#8217;yu bu temel sorun a\u00e7\u0131s\u0131ndan tasfiye etmeye \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. Sovyet devletinin Bonapartist yozla\u015fmas\u0131, tek \u00fclkede sosyalizm teorisinin yanl\u0131\u015fl\u0131\u011f\u0131n\u0131n kahredici bir \u00f6rne\u011fidir.<\/p>\n\n\n\n<p>11. \u201cGeli\u015fimin ak\u0131\u015f\u0131 i\u00e7erisinde s\u0131n\u0131f farklar\u0131 ortadan kalkt\u0131\u011f\u0131nda ve t\u00fcm \u00fcretim b\u00fct\u00fcn ulusun muazzam birli\u011finin elinde yo\u011funla\u015ft\u0131\u011f\u0131nda, kamu iktidar\u0131 politik karakterini yitirecektir.\u201d Di\u011fer bir deyi\u015fle; devlet s\u00f6n\u00fcmlenecektir. Toplum deli g\u00f6mle\u011finden kurtulmu\u015f olacakt\u0131r. Bu, sosyalizmden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir. Bunun tersi teoremse \u015fudur: SSCB\u2019de devlet bask\u0131s\u0131n\u0131n \u00fcrk\u00fct\u00fcc\u00fc boyutlara ula\u015fmas\u0131, toplumun sosyalizm yolundan uzakla\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131n anlaml\u0131 bir ispat\u0131d\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>12. \u201c\u0130\u015f\u00e7ilerin vatan\u0131 yoktur.\u201d Manifesto\u2018nun bu s\u00f6zleri, bunu bir zamanlar dar kafal\u0131lar\u0131n ajitatif bir n\u00fckte olarak kullanmalar\u0131ndan daha fazla \u015fey ifade ediyor. Ger\u00e7ek \u015fu ki, bu s\u00f6zler, proletaryaya kapitalist \u201canavatan\u201d sorununda tek makul yol g\u00f6sterici s\u00f6zlerdi. Bu direktifin \u0130kinci Enternasyonal taraf\u0131ndan ihl\u00e2l edilmesi yaln\u0131zca Avrupa\u2019daki d\u00f6rt y\u0131ll\u0131k tahribata de\u011fil, ayn\u0131 zamanda d\u00fcnya uygarl\u0131\u011f\u0131n\u0131n g\u00fcn\u00fcm\u00fczdeki durgunlu\u011funa da yol a\u00e7t\u0131. \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc Enternasyonal\u2019in ihanetinin yolunu d\u00f6\u015fedi\u011fi eli kula\u011f\u0131nda olan yeni sava\u015f kar\u015f\u0131s\u0131nda, Manifesto, kapitalist \u201canavatan\u201d sorununda \u015fimdi bile en g\u00fcvenilir yol g\u00f6sterici olarak \u00f6n\u00fcm\u00fczde duruyor.<\/p>\n\n\n\n<p>Bu bak\u0131mdan bu iki gen\u00e7 yazar\u0131n ortak \u00fcr\u00fcnlerinin, kurtulu\u015f m\u00fccadelesinin en \u00f6nemli ve yak\u0131c\u0131 sorunlar\u0131nda h\u00e2l\u00e2 en b\u00fcy\u00fck yol g\u00f6sterici olmaya devam etti\u011fini g\u00f6r\u00fcyoruz. Ba\u015fka hangi kitap Kom\u00fcnist Manifesto ile uzaktan dahi olsa kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131labilir? Ancak bu, \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerin ve dev toplumsal m\u00fccadelelerin doksan y\u0131ld\u0131r g\u00f6sterdi\u011fi e\u015fi g\u00f6r\u00fclmedik geli\u015fmeye ra\u011fmen, Manifesto\u2018nun ne bir d\u00fczeltmeye ne de eklemeye gerek duymad\u0131\u011f\u0131 anlam\u0131na gelmiyor. Devrimci d\u00fc\u015f\u00fcncenin ki\u015fi-tapmac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla hi\u00e7bir ortak yan\u0131 yoktur. Programlar ve \u00f6ng\u00f6r\u00fcler insan akl\u0131n\u0131n en y\u00fcksek kriteri olan deney \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda s\u0131nan\u0131r ve d\u00fczeltilirler. Manifesto da d\u00fczeltme ve eklemelere gereksinim duymaktad\u0131r. Ne var ki, tarihsel deneyimin g\u00f6sterdi\u011fi gibi, bu d\u00fczeltme ve eklemeler ancak Manifesto\u2018nun temelinde yatan y\u00f6ntemle uyum i\u00e7erisinde y\u00fcr\u00fcn\u00fcrse ba\u015far\u0131yla yap\u0131labilir. En \u00f6nemli birka\u00e7 \u00f6rnek \u00fczerinde bunu g\u00f6stermeye \u00e7al\u0131\u015faca\u011f\u0131z.<\/p>\n\n\n\n<p>1. Marks, hi\u00e7bir toplumsal sistemin kendi yarat\u0131c\u0131 potansiyellerini t\u00fcketmeden \u00f6nce tarih sahnesinden ayr\u0131lmayaca\u011f\u0131n\u0131 \u00f6\u011fretmi\u015fti. Manifesto, kapitalizmin \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerin geli\u015fimine engel oldu\u011funu sapt\u0131yordu. Ne var ki, bu d\u00f6nem boyunca, izleyen on y\u0131llarda da oldu\u011fu gibi, bu engelleme, do\u011fas\u0131 gere\u011fi sadece g\u00f6reliydi. E\u011fer on dokuzuncu y\u00fczy\u0131l\u0131n ikinci yar\u0131s\u0131nda ekonomiyi sosyalist temeller \u00fczerinde \u00f6rg\u00fctlemek m\u00fcmk\u00fcn olsayd\u0131, b\u00fcy\u00fcme temposu kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131lmaz derecede daha b\u00fcy\u00fck olurdu. Ancak teorik olarak tart\u0131\u015f\u0131lmaz olan bu \u00f6nerme, d\u00fcnya sava\u015f\u0131na kadar \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerin d\u00fcnya \u00f6l\u00e7e\u011finde geni\u015flemeyi s\u00fcrd\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc ger\u00e7e\u011fini ge\u00e7ersizle\u015ftirmiyor. Ancak son yirmi y\u0131lda, bilim ve teknolojinin en modern bulu\u015flar\u0131na ra\u011fmen, tam bir durgunluk \u00e7a\u011f\u0131 ve hatta d\u00fcnya ekonomisinin d\u00fc\u015f\u00fc\u015f\u00fc ba\u015flad\u0131. \u00d6n\u00fcm\u00fczdeki sava\u015f, gelecek y\u0131llar boyunca uygarl\u0131\u011f\u0131n temellerini tahrip etmekle tehdit ederken, insanl\u0131k birikmi\u015f sermayesini harcamaya ba\u015fl\u0131yor. Manifesto\u2018nun yazarlar\u0131, kapitalizmin g\u00f6rece gerici bir rejimden mutlak olarak gerici bir rejime d\u00f6n\u00fc\u015fece\u011fi zamandan \u00e7ok daha \u00f6nce hurda haline gelece\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorlard\u0131. Bu d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm son \u015feklini ancak \u015fimdiki ku\u015fa\u011f\u0131n g\u00f6zleri \u00f6n\u00fcnde ald\u0131 ve \u00e7a\u011f\u0131m\u0131z\u0131 sava\u015flar, devrimler ve fa\u015fizm \u00e7a\u011f\u0131 haline getirdi.<\/p>\n\n\n\n<p>2. Marks ve Engels\u2019in ge\u00e7en tarihsel d\u00f6nemler hakk\u0131ndaki hatas\u0131; bir taraftan kapitalizmde gizil olarak bulunan gelece\u011fe ili\u015fkin olanaklar\u0131n k\u00fc\u00e7\u00fcmsenmesi, di\u011fer taraftan proletaryan\u0131n devrimci olgunlu\u011funun b\u00fcy\u00fct\u00fclmesinden kaynaklanmaktad\u0131r. 1848 devrimi Manifesto\u2018nun hesaplad\u0131\u011f\u0131n\u0131n aksine sosyalist bir devrime d\u00f6n\u00fc\u015fmedi, Almanya\u2019ya m\u00fcthi\u015f bir kapitalist y\u00fckseli\u015f olana\u011f\u0131 sundu. Paris Kom\u00fcn\u00fc de, ba\u015f\u0131nda \u00e7elikle\u015fmi\u015f bir devrimci parti olmadan proletaryan\u0131n iktidar\u0131 burjuvazinin elinden s\u00f6k\u00fcp alamayaca\u011f\u0131n\u0131 kan\u0131tlam\u0131\u015ft\u0131r. Bu arada, sonradan ortaya \u00e7\u0131kan uzun kapitalist refah d\u00f6nemi, devrimci \u00f6nc\u00fcn\u00fcn e\u011fitilmesine de\u011fil, yeri geldi\u011finde proleter devrimin \u00f6n\u00fcnde ba\u015fl\u0131ca fren olan i\u015f\u00e7i aristokrasisinin burjuva yozla\u015fmas\u0131na yol a\u00e7t\u0131. Asl\u0131nda Manifesto\u2018nun yazarlar\u0131 bu \u201cdiyalekti\u011fi\u201d \u00f6nceden g\u00f6remezlerdi.<\/p>\n\n\n\n<p>3. Manifesto\u2018ya g\u00f6re kapitalizm serbest rekabet krall\u0131\u011f\u0131yd\u0131. Sermayenin artan yo\u011funla\u015fmas\u0131na i\u015faret eden Manifesto, \u00e7a\u011f\u0131m\u0131z\u0131n ba\u015fl\u0131ca kapitalist formu haline gelen ve sosyalist ekonomi i\u00e7in en \u00f6nemli \u00f6nko\u015ful olan tekel a\u00e7\u0131s\u0131ndan gerekli sonucu \u00e7\u0131karmam\u0131\u015ft\u0131. Marks, ancak sonradan Kapital\u2018de serbest rekabetin tekele d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm e\u011filimini saptad\u0131. Tekelci kapitalizmin niteli\u011fini bilimsel olarak karakterize eden, Emperyalizm adl\u0131 eseriyle Lenin\u2019di.<\/p>\n\n\n\n<p>4. Esas olarak \u0130ngiltere\u2019deki \u201cSanayi Devrimi\u201d \u00f6rne\u011fine dayanan Manifesto\u2018nun yazarlar\u0131, ara s\u0131n\u0131flar\u0131n tasfiye olma s\u00fcrecini olduk\u00e7a tek yanl\u0131 bir \u015fekilde zanaatk\u00e2rlar\u0131n, k\u00fc\u00e7\u00fck t\u00fcccarlar\u0131n ve k\u00f6yl\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcn b\u00fcy\u00fck \u00e7apta proleterle\u015fmesi olarak g\u00f6sterdiler. Ger\u00e7ekte rekabetin temel g\u00fc\u00e7leri, bu derece derece ilerleyen ve barbarca i\u015fi tamamlamaktan \u00e7ok uzaktalar. Kapitalizm k\u00fc\u00e7\u00fck burjuvaziyi, onu proleterle\u015ftirme h\u0131z\u0131ndan \u00e7ok daha h\u0131zl\u0131 bir \u015fekilde y\u0131kt\u0131. Dahas\u0131 burjuva devlet, uzun zamandan beri bilin\u00e7li politikas\u0131n\u0131 k\u00fc\u00e7\u00fck-burjuva tabakalar\u0131n yapay bir \u015fekilde ayakta kalmas\u0131na y\u00f6neltti. Tam kar\u015f\u0131t kutupta, teknolojinin geli\u015fmesi ve b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7ekli sanayinin rasyonalizasyonu kronik i\u015fsizli\u011fe yol a\u00e7makta ve k\u00fc\u00e7\u00fck-burjuvazinin proleterle\u015fmesini engellemektedir. Kapitalizmin geli\u015fimi, ayn\u0131 zamanda \u00e7ok b\u00fcy\u00fck say\u0131da teknisyen, y\u00f6netici, ticari i\u015f\u00e7i gruplar\u0131n\u0131n -k\u0131saca yeni orta s\u0131n\u0131f olarak bilinen kesimlerin-b\u00fcy\u00fcmesini h\u0131zland\u0131rd\u0131. Sonu\u00e7 olarak, Manifesto&#8217;nun yok olu\u015flar\u0131n\u0131 kesin olarak \u00f6ng\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc ara s\u0131n\u0131flar, Almanya gibi y\u00fcksek derecede sanayile\u015fmi\u015f bir \u00fclkede bile n\u00fcfusun yar\u0131s\u0131n\u0131 olu\u015fturuyorlar. Ne var ki, eskimi\u015f k\u00fc\u00e7\u00fck-burjuva tabakalar\u0131n yapay olarak korunmas\u0131 toplumsal \u00e7eli\u015fkileri hi\u00e7bir \u015fekilde yat\u0131\u015ft\u0131rmay\u0131p, tam tersine bunlar\u0131 habis bir hastal\u0131kla donat\u0131yor ve bu, s\u00fcrekli i\u015fsizler ordusuyla birlikte kapitalizmin \u00e7\u00fcr\u00fcy\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcn en k\u00f6t\u00fc ifadesini olu\u015fturuyor.<\/p>\n\n\n\n<p>5. Manifesto, devrimci bir d\u00f6nem i\u00e7in form\u00fcle edilmi\u015f kapitalizmden sosyalizme do\u011frudan ge\u00e7i\u015f d\u00f6nemine kar\u015f\u0131l\u0131k gelen on talebi (II. B\u00f6l\u00fcm\u00fcn sonu) i\u00e7eriyor. 1872 bask\u0131s\u0131n\u0131n \u00d6ns\u00f6z\u00fcnde Marks ve Engels bu taleplerin k\u0131smen eskidi\u011fini ve ne olursa olsun bunlar\u0131n ikincil \u00f6nemde oldu\u011funu il\u00e2n ettiler. Reformistler bu de\u011ferlendirmenin hemen \u00fcst\u00fcne atlay\u0131p bunu, devrimci ge\u00e7i\u015f taleplerinin yerlerini, sonsuza de\u011fin \u00e7ok iyi bilindi\u011fi gibi burjuva demokrasisinin s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 a\u015fmayan sosyal demokrat \u201casgari programa\u201d b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131 \u015feklinde yorumlad\u0131lar. Asl\u0131nda Manifesto\u2018nun yazarlar\u0131 kendi ge\u00e7i\u015f programlar\u0131 \u00fczerinde yapt\u0131klar\u0131 ana d\u00fczeltmeyi, tam bir kesinlikle g\u00f6stermi\u015flerdi: \u201c\u0130\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 sadece haz\u0131r devlet makinesini ele ge\u00e7irip onu kendi ama\u00e7lar\u0131 i\u00e7in kullanamaz.\u201d Di\u011fer bir deyi\u015fle, d\u00fczeltme burjuva demokrasisi feti\u015fizmine kar\u015f\u0131 y\u00f6neltilmi\u015fti. Marks daha sonra kapitalist devlete kar\u015f\u0131 kom\u00fcn tipi devleti savundu. Bu \u201ctip\u201d devlet sonradan \u00e7ok daha net bir bi\u00e7imde sovyetler \u015feklini ald\u0131. Bug\u00fcn sovyetler ve i\u015f\u00e7i denetimi olmaks\u0131z\u0131n devrimci bir program olamaz. Kald\u0131 ki Manifesto\u2018nun bar\u0131\u015f\u00e7\u0131l parlamenter etkinlik \u00e7a\u011f\u0131nda \u201cilkel\u201d g\u00f6r\u00fcnen on talebi, bug\u00fcn ger\u00e7ek anlamlar\u0131n\u0131 b\u00fct\u00fcn\u00fcyle yeniden kazand\u0131. Di\u011fer yandan sosyal demokrat \u201casgari program\u201dsa \u00fcmitsiz bir \u015fekilde antika haline geldi.<\/p>\n\n\n\n<p>6. Manifesto, \u201cAlmanya\u2019da burjuva devrim, hemen takip eden bir proleter devrimin ba\u015flang\u0131c\u0131ndan ba\u015fka bir \u015fey olmayacakt\u0131r\u201d \u015feklindeki beklentisini temellendirirken, Avrupa uygarl\u0131\u011f\u0131n\u0131n, on yedinci y\u00fczy\u0131lda \u0130ngiltere\u2019de ve on sekizinci y\u00fczy\u0131lda Fransa\u2019da varolana k\u0131yasla \u00e7ok daha ileri ko\u015fullarda oldu\u011fundan ve proletaryan\u0131n \u00e7ok daha geli\u015fmi\u015f oldu\u011fundan bahseder. Bu \u00f6ng\u00f6r\u00fcdeki hata zamana ili\u015fkin de\u011fildi. 1848 devrimi, birka\u00e7 ay i\u00e7erisinde, kesinlikle \u00e7ok daha ileri ko\u015fullarda, burjuva s\u0131n\u0131flar\u0131n hi\u00e7birisinin devrimi son noktas\u0131na g\u00f6t\u00fcrmeye yetenekli olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6stermi\u015ftir: B\u00fcy\u00fck ve orta burjuvazi toprak sahipleriyle \u00e7ok daha s\u0131k\u0131 ba\u011flar kurdu ve kitlelerden duydu\u011fu korkuyla ayaklar\u0131 zincirlendi; k\u00fc\u00e7\u00fck-burjuvazi ise b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde b\u00f6l\u00fcnm\u00fc\u015f ve \u00f6nder kesimleri b\u00fcy\u00fck burjuvaziye \u00e7ok daha ba\u011fl\u0131 hale gelmi\u015fti. Daha sonra Avrupa ve Asya\u2019daki geli\u015fmelerin t\u00fcm seyri g\u00f6stermi\u015ftir ki, burjuva devrimi tek ba\u015f\u0131na al\u0131nd\u0131\u011f\u0131nda art\u0131k hi\u00e7bir \u015fekilde tamamlanamaz. Toplumun feodal s\u00fcpr\u00fcnt\u00fclerden tam bir ar\u0131nmas\u0131, ancak burjuva partilerin etkisinden kurtulmu\u015f proletaryan\u0131n k\u00f6yl\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcn \u00f6n\u00fcnde yerini alabilmesi ve kendi devrimci diktat\u00f6rl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc kurabilmesi ko\u015fuluyla tasavvur edilebilir. Bu haliyle burjuva devrimi sosyalist devrimin ilk a\u015famas\u0131yla i\u00e7 i\u00e7e ge\u00e7er ve hemen sonras\u0131nda da sosyalist devrimin i\u00e7inde erir. Ulusal devrim, hemen arkas\u0131ndan d\u00fcnya devriminin bir halkas\u0131 haline gelir. Ekonomik temelin ve t\u00fcm toplumsal ili\u015fkilerin d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fc s\u00fcrekli (kesintisiz) bir karakter kazan\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>Asya, Latin Amerika ve Afrika\u2019n\u0131n geri \u00fclkelerindeki devrimci partiler i\u00e7in demokratik devrim ve proletarya diktat\u00f6rl\u00fc\u011f\u00fc aras\u0131ndaki organik ba\u011flant\u0131 konusunda -ve b\u00f6ylece, uluslararas\u0131 sosyalist devrim konusunda- net bir kavray\u0131\u015f, bir \u00f6l\u00fcm kal\u0131m sorunudur.<\/p>\n\n\n\n<p>7. Manifesto, kapitalizmin geri ve barbar \u00fclkeleri nas\u0131l kendi girdab\u0131na ald\u0131\u011f\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klarken, s\u00f6m\u00fcrge ve yar\u0131-s\u00f6m\u00fcrge \u00fclkelerin ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131k i\u00e7in verdikleri m\u00fccadelelere hi\u00e7 g\u00f6nderme yapmaz. Marks ve Engels, toplumsal devrimi \u201cen az\u0131ndan \u00f6nde gelen uygar \u00fclkelerde\u201d gelecek birka\u00e7 y\u0131l\u0131n sorunu olarak d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fckleri \u00f6l\u00e7\u00fcde, s\u00f6m\u00fcrge sorununun da, ezilen uluslar\u0131n ba\u011f\u0131ms\u0131z hareketinin sonucu olarak de\u011fil, kapitalizmin metropol merkezlerinde proletaryan\u0131n kazanaca\u011f\u0131 zaferin sonucu olarak otomatikman \u00e7\u00f6z\u00fclece\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorlard\u0131. S\u00f6m\u00fcrge ve yar\u0131-s\u00f6m\u00fcrge \u00fclkelerde devrimci strateji sorunlar\u0131na bu nedenle Manifesto\u2018da hi\u00e7 dokunulmaz. Bug\u00fcn bu sorunlar ba\u011f\u0131ms\u0131z \u00e7\u00f6z\u00fcmler gerektirmektedir. \u00d6rne\u011fin, \u201culusal anavatan\u201d s\u00f6z\u00fcn\u00fcn ileri kapitalist \u00fclkelerde en zararl\u0131 tarihsel fren haline geldi\u011fi \u00e7ok a\u00e7\u0131k oldu\u011fu halde, ba\u011f\u0131ms\u0131z bir<\/p>\n\n\n\n<p>varolu\u015f i\u00e7in m\u00fccadeleye zorlanan geri \u00fclkelerde bu h\u00e2l\u00e2 g\u00f6rece ilerici bir fakt\u00f6r olarak \u00f6n\u00fcm\u00fczde durmaktad\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>\u201cKom\u00fcnistler\u201d diyor Manifesto \u201cher yerde, varolan toplumsal ve politik d\u00fczene kar\u015f\u0131 olan her devrimci hareketi desteklerler.\u201d Renkli \u0131rklar\u0131n kendilerini ezen emperyalistlere kar\u015f\u0131 hareketi, varolan d\u00fczene kar\u015f\u0131 olan en \u00f6nemli ve g\u00fc\u00e7l\u00fc hareketlerden birisidir ve bu nedenle beyaz \u0131rk proletaryas\u0131 saflar\u0131ndan eksiksiz, ko\u015fulsuz ve s\u0131n\u0131rs\u0131z bir destek beklemektedir. Ezilen uluslar i\u00e7in devrimci strateji geli\u015ftirme onuru ba\u015fl\u0131ca Lenin\u2019e aittir.<\/p>\n\n\n\n<p>8. Manifesto\u2018nun en eskimi\u015f k\u0131s\u0131mlar\u0131 ise -y\u00f6ntem a\u00e7\u0131s\u0131ndan de\u011fil, fakat malzeme a\u00e7\u0131s\u0131ndan- on dokuzuncu y\u00fczy\u0131l\u0131n ilk yar\u0131s\u0131ndaki \u201csosyalist\u201d yaz\u0131n\u0131n ele\u015ftirildi\u011fi (III. B\u00f6l\u00fcm) ve kom\u00fcnistlerin \u00e7e\u015fitli muhalefet partileri kar\u015f\u0131s\u0131ndaki konumunun tan\u0131mland\u0131\u011f\u0131 (IV. B\u00f6l\u00fcm) b\u00f6l\u00fcmlerdir. Manifesto&#8217;da s\u0131ralanan hareket ve partiler ya 1848 devrimi taraf\u0131ndan ya da sonraki kar\u015f\u0131-devrim taraf\u0131ndan \u00f6ylesine s\u00fcp\u00fcr\u00fcl\u00fcp at\u0131lm\u0131\u015flard\u0131r ki, bunlar\u0131n adlar\u0131n\u0131 art\u0131k tarihi bir s\u00f6zl\u00fckte aramak gerekir. Ne var ki, Manifesto bu k\u0131s\u0131mda da bize bir \u00f6nceki ku\u015faktan belki daha yak\u0131nd\u0131r. Marksizmin tam bir n\u00fcfuzunun h\u00fck\u00fcm s\u00fcr\u00fcyor g\u00f6r\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fc \u0130kinci Enternasyonal\u2019in geli\u015fme d\u00f6neminde, Marksizm \u00f6ncesi sosyalizm d\u00fc\u015f\u00fcncelerinin b\u00fct\u00fcn\u00fcyle ge\u00e7mi\u015fte kalm\u0131\u015f oldu\u011fu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclebilirdi. Ancak bug\u00fcn i\u015fler ba\u015fka t\u00fcrl\u00fc. Sosyal demokrasinin ve Kom\u00fcnist Enternasyonal\u2019in \u00e7\u00f6z\u00fcl\u00fc\u015f\u00fc her ad\u0131mda yeniden korkun\u00e7 ideolojik sapmalar\u0131n a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kmas\u0131na yol a\u00e7t\u0131. \u0130htiyar d\u00fc\u015f\u00fcnceler \u00e7ocukla\u015fm\u0131\u015f gibi g\u00f6r\u00fcn\u00fcyor. Her \u015feyi kurtaracak form\u00fcller aray\u0131p bulma yolunda, \u00e7\u00f6k\u00fc\u015f \u00e7a\u011f\u0131n\u0131n peygamberleri, bilimsel sosyalizm taraf\u0131ndan \u00e7oktan g\u00f6m\u00fclm\u00fc\u015f eski doktrinleri ke\u015ffediyorlar.<\/p>\n\n\n\n<p>Muhalefet partileri sorununa gelince, ge\u00e7en on y\u0131llar as\u0131l bu alanda en derin de\u011fi\u015fiklikleri g\u00fcndeme getirdi; sadece eski partilerin yeniler taraf\u0131ndan alt edilmesi a\u00e7\u0131s\u0131ndan de\u011fil, ayn\u0131 zamanda partilerin as\u0131l karakterleri ve bunlar\u0131n kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 ili\u015fkilerinin emperyalizm \u00e7a\u011f\u0131n\u0131n ko\u015fullar\u0131nda radikal olarak de\u011fi\u015fmesi a\u00e7\u0131s\u0131ndan da. Manifesto, bu bak\u0131mdan Kom\u00fcnist Enternasyonal\u2019in ilk d\u00f6rt kongresinin en \u00f6nemli dok\u00fcmanlar\u0131, Bol\u015fevizmin temel yaz\u0131n\u0131 ve D\u00f6rd\u00fcnc\u00fc Enternasyonal\u2019in konferans kararlar\u0131yla geli\u015ftirilmelidir.<\/p>\n\n\n\n<p>Az \u00f6nce yukar\u0131da i\u015faret etti\u011fimiz gibi, Marks\u2019a g\u00f6re, hi\u00e7bir toplumsal d\u00fczen, \u00f6ncelikle i\u00e7inde ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131 potansiyelleri t\u00fcketmeden sahneden ayr\u0131lmaz. Ne var ki, eskimi\u015f bir toplumsal d\u00fczen bile hi\u00e7bir diren\u00e7 g\u00f6stermeksizin yerini yeni bir d\u00fczene terk etmez. Toplumsal rejimlerin de\u011fi\u015fmesi, s\u0131n\u0131f m\u00fccadelesinin en sert bi\u00e7imini, yani devrimi \u00f6n gerektirir. E\u011fer proletarya g\u00fcn\u00fc ge\u00e7mi\u015f burjuva d\u00fczeni g\u00f6z\u00fc pek bir darbeyle y\u0131kmakta herhangi bir nedenle yetersiz kal\u0131rsa, mali sermaye, kendi karars\u0131z hakimiyetini s\u00fcrd\u00fcrme m\u00fccadelesinde, bizzat y\u0131k\u0131p demoralize etti\u011fi k\u00fc\u00e7\u00fck-burjuvaziyi fa\u015fist katliam ordusuna \u00e7evirmekten ba\u015fka bir \u015fey yapamaz. Sosyal demokrasinin burjuva yozla\u015fmas\u0131 ile k\u00fc\u00e7\u00fck-burjuvazinin fa\u015fist yozla\u015fmas\u0131 aras\u0131nda bir neden-sonu\u00e7 ili\u015fkisi vard\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>\u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc Enternasyonal g\u00fcn\u00fcm\u00fczde, \u0130kinciden \u00e7ok daha namussuzca, t\u00fcm emek\u00e7ileri aldatma ve demoralize etme i\u015flevi g\u00f6r\u00fcyor. Moskova\u2019n\u0131n kudurgan u\u015faklar\u0131, \u0130spanyol proletaryas\u0131n\u0131n \u00f6nc\u00fcs\u00fcn\u00fc katlederek sadece fa\u015fizmin yolunu d\u00f6\u015femekle kalmad\u0131, ayn\u0131 zamanda onun emeklerinin b\u00fcy\u00fck bir b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fc de yok etti. Giderek daha fazla bir bi\u00e7imde insan uygarl\u0131\u011f\u0131n\u0131n krizine d\u00f6n\u00fc\u015fen uluslararas\u0131 devrimin uzatmal\u0131 krizi, temelde devrimci \u00f6nderli\u011fin krizine indirgenebilir.<\/p>\n\n\n\n<p>Kom\u00fcnist Parti Manifestosu\u2019nun en de\u011ferli halkas\u0131n\u0131 olu\u015fturdu\u011fu b\u00fcy\u00fck gelene\u011fin miras\u00e7\u0131s\u0131 olarak D\u00f6rd\u00fcnc\u00fc Enternasyonal, yeni kadrolar\u0131n\u0131 eski g\u00f6revlerin \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fc i\u00e7in e\u011fitmektedir. Teori genelle\u015ftirilmi\u015f ger\u00e7ekliktir. Devrimci teoriye d\u00fcr\u00fcst bir yakla\u015f\u0131m, toplumsal ger\u00e7ekli\u011fi yeniden kurmakta ortaya konulan heyecanl\u0131 ve \u0131srarl\u0131 bir \u00e7abay\u0131 ifade eder. \u201cKara K\u0131ta\u201dn\u0131n g\u00fcney kesimindeki yanda\u015flar\u0131m\u0131z\u0131n Manifesto&#8217;yu G\u00fcney Afrika diline ilk kez \u00e7evirmi\u015f olmalar\u0131, Marksist d\u00fc\u015f\u00fcncenin bug\u00fcn yaln\u0131zca D\u00f6rd\u00fcnc\u00fc Enternasyonal\u2019in bayra\u011f\u0131 alt\u0131nda ya\u015fad\u0131\u011f\u0131n\u0131n di\u011fer bir g\u00f6stergesidir. Gelecek ona aittir. Kom\u00fcnist Manifesto&#8217;nun y\u00fcz\u00fcnc\u00fc y\u0131ld\u00f6n\u00fcm\u00fc kutlan\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, D\u00f6rd\u00fcnc\u00fc Enternasyonal gezegenimizin belirleyici devrimci g\u00fcc\u00fc haline gelmi\u015f olacakt\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Kaynak:<\/strong> <em>Marksist Tutum<\/em><\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>30 Ekim 1937 Kom\u00fcnist Parti Manifestosu\u2019nun y\u00fczy\u0131l\u0131n\u0131 doldurmas\u0131na on y\u0131l kald\u0131\u011f\u0131na inanmak do\u011frusu \u00e7ok g\u00fc\u00e7! D\u00fcnya yaz\u0131n\u0131ndaki her \u015feyden daha \u00fcst\u00fcn bir deha sergileyen bu kitap\u00e7\u0131k, bug\u00fcn bile tazeli\u011fiyle bizleri hayretler i\u00e7inde b\u0131rak\u0131yor. En \u00f6nemli b\u00f6l\u00fcmleri sanki d\u00fcn yaz\u0131lm\u0131\u015f gibi. Hi\u00e7 ku\u015fku yok ki, gen\u00e7 yazarlar (Marks yirmi dokuz, Engels yirmi yedisindeydi), gelece\u011fe bakarken kendilerinden [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":14,"featured_media":1111,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_exactmetrics_skip_tracking":false,"_exactmetrics_sitenote_active":false,"_exactmetrics_sitenote_note":"","_exactmetrics_sitenote_category":0,"footnotes":""},"categories":[1],"tags":[],"class_list":["post-1110","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-uncategorized"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1110","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/14"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=1110"}],"version-history":[{"count":6,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1110\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":2522,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1110\/revisions\/2522"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media\/1111"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=1110"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=1110"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=1110"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}