{"id":109,"date":"2019-02-16T01:35:44","date_gmt":"2019-02-15T22:35:44","guid":{"rendered":"http:\/\/94.237.85.66\/?p=109"},"modified":"2019-02-16T01:35:45","modified_gmt":"2019-02-15T22:35:45","slug":"turban-sorunu-ve-sinif-mucadelesi","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/2019\/02\/16\/turban-sorunu-ve-sinif-mucadelesi\/","title":{"rendered":"T\u00fcrban sorunu ve s\u0131n\u0131f m\u00fccadelesi"},"content":{"rendered":"\n<p>Baz\u0131 bas\u0131n yay\u0131n organlar\u0131nda yay\u0131mlanan istatistiklere g\u00f6re \u00fcniversiteli gen\u00e7 k\u0131zlar\u0131n sadece y\u00fczde 10\u2019unu ilgilendiren t\u00fcrban sorunu, demokratik hak ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fckler ya da laiklik ba\u011flamlar\u0131nda T\u00fcrkiye\u2019nin g\u00fcndemine oturmu\u015f durumda.<\/p>\n\n\n\n<p>T\u00fcrkiye solu ise bu konuda ikiye ayr\u0131lm\u0131\u015f gibi g\u00f6r\u00fcn\u00fcyor: bir kesim, \u00f6zellikle kad\u0131n sorunlar\u0131na duyarl\u0131 olan \u00e7evreler, \u00fcniversitelerde t\u00fcrban yasa\u011f\u0131n\u0131n Bonapartist bir rejimin topluma dayatt\u0131\u011f\u0131 zorba bir laiklik anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n \u00fcr\u00fcn\u00fc oldu\u011funu, oysa isteyenin, \u00f6zellikle de kad\u0131nlar\u0131n istedikleri giysiyi se\u00e7mekte \u00f6zg\u00fcr olmalar\u0131 gerekti\u011fini, bu y\u00fczden de kimsenin \u00f6\u011frenim hakk\u0131ndan yoksun b\u0131rak\u0131lmamas\u0131 gerekti\u011fini savunuyor; di\u011fer bir anlay\u0131\u015f ise, \u00fcniversitede t\u00fcrban \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcn \u0130slamc\u0131 h\u00fck\u00fcmetin gizli \u015feriat program\u0131 \u00e7er\u00e7evesinde yeni bir sald\u0131r\u0131s\u0131 oldu\u011funu ileri s\u00fcrerek, bu giri\u015fime kar\u015f\u0131 laikli\u011fin titizlikle korunmas\u0131n\u0131 ve t\u00fcrban yasa\u011f\u0131n\u0131n s\u00fcrmesini \u00f6neriyor.<\/p>\n\n\n\n<p>Devrimci Marksizm t\u00fcm toplumun g\u00fcndemine oturmu\u015f siyasi konular kar\u015f\u0131s\u0131nda sessiz kalamaz. Y\u00f6ntemimiz, siyasi kutupla\u015fma anlar\u0131nda basit\u00e7e taraflardan birinin tavr\u0131n\u0131 benimsemek de olamaz. Politik konunun temelinde yatan s\u0131n\u0131f m\u00fccadelesi dinamiklerini tahlil edebilmemiz, buradan hareketle talep ve sloganlar\u0131m\u0131z\u0131 belirleyebilmemiz ve bunlar\u0131n do\u011frultusunda proletarya ve onun \u00f6nc\u00fcs\u00fcne yenebilmemiz gerekiyor.<\/p>\n\n\n\n<p>Bizim program\u0131m\u0131z, proletaryan\u0131n devrimci iktidar\u0131 program\u0131d\u0131r. Ge\u00e7i\u015f program\u0131 anlay\u0131\u015f\u0131m\u0131z bize bunu \u00f6\u011fretir ve gene bu anlay\u0131\u015f\u0131m\u0131z bize i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 ve emek\u00e7i y\u0131\u011f\u0131nlar\u0131n acil gereksinimleri ve verili bilinci ile s\u0131n\u0131f iktidar\u0131 aras\u0131ndaki talep, slogan ve eylemler k\u00f6pr\u00fcs\u00fcn\u00fcn kurulmas\u0131 gerekti\u011fini belirtir. Bu k\u00f6pr\u00fc, proletaryan\u0131n bilincinin ve m\u00fccadelesinin \u00f6n\u00fcn\u00fc a\u00e7\u0131c\u0131, onu ilerletici, yeni mevzilere ula\u015ft\u0131r\u0131c\u0131 nitelikte olmal\u0131d\u0131r. T\u00fcrban sorunu ku\u015fkusuz s\u0131n\u0131f m\u00fccadelesinin acil bir sorunu, emek\u00e7i kitlelerin acil bir gereksinimi de\u011fildir, bununla birlikte bu konuda \u00fcstlenilecek \u015fu ya da bu politik tutum onlar\u0131n bilincinde ve eyleminde ileriye y\u00f6nelik bir hamleye yol a\u00e7abilece\u011fi gibi, zihinlerinin kar\u0131\u015fmas\u0131na, geri mevzilere d\u00fc\u015fmesine, yabanc\u0131 s\u0131n\u0131flar\u0131n program\u0131na ve ideolojik etkinlik alanlar\u0131na do\u011fru \u00e7ekilmesine de neden olabilir.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>T\u00fcrkiye\u2019de laiklik<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Tarihsel maddeci y\u00f6ntem genel olarak toplumsal s\u0131n\u0131flar\u0131n, \u00f6zellikle de burjuvazinin ideolojik motiflerle de\u011fil, maddi gereksinimleri ve \u00e7\u0131karlar\u0131 temelinde hareket etti\u011fini, bunun \u00fcst yap\u0131da \u00e7e\u015fitli ideolojik ve siyasi bi\u00e7imler kazanabilece\u011fini, bu bi\u00e7imlerin maddi \u00e7\u0131karlar\u0131n yerine getirilmesi do\u011frultusunda ara\u00e7la\u015ft\u0131r\u0131labilece\u011fini kan\u0131tlam\u0131\u015ft\u0131r. Bu y\u00f6ntemden hareketle, Cumhuriyet ile birlikte geli\u015fen\/geli\u015ftirilen T\u00fcrk burjuvazisinin ve egemen b\u00fcrokrasinin \u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131n \u00fclkede otokratik bir \u015feriat sisteminden \u00e7ok, g\u00fcd\u00fcml\u00fc ve \u00e7arp\u0131k bir laik d\u00fczeni gerektirdi\u011fi s\u00f6ylenebilir. M\u00fcsl\u00fcman olmayan komprador burjuvazinin kar\u015f\u0131s\u0131nda rekabet edemeyecek kadar zay\u0131f; petrol ya da alt\u0131n gibi sermaye birikimini h\u0131zla olanakl\u0131 k\u0131lacak madenlerden yoksun; emperyalist sermaye giri\u015fini cazip k\u0131lacak altyap\u0131 ve yeti\u015fkin emek g\u00fcc\u00fc pazar\u0131na sahip olmayan; art\u0131k ak\u0131nc\u0131 ya da kabile ruhuyla ya\u011fmalama olanaklar\u0131ndan mahrum b\u0131rak\u0131lm\u0131\u015f T\u00fcrk asker-sivil b\u00fcrokrasisi ve c\u0131l\u0131z burjuvazisi, sermaye birikimi sa\u011flaman\u0131n ve zenginle\u015fmenin yolunu (e\u011fitimle birlikte) ulusal sanayile\u015fme ve kalk\u0131nma stratejisinde g\u00f6rd\u00fc, bu stratejiye uygun hukuki yap\u0131y\u0131 da G\u00f6kalp\u00e7\u0131 korporatizmden devrald\u0131. T\u00fcrk milliyet\u00e7ili\u011fi, \u0130slam uygarl\u0131\u011f\u0131 ve Bat\u0131 teknolojisinin korporatif d\u00fczeydeki bile\u015fiminden de, bug\u00fcnk\u00fc s\u00f6zde laik Bonapartist devlet yap\u0131s\u0131 t\u00fcretildi.<\/p>\n\n\n\n<p>\u0130svi\u00e7re medeni hukuku ile Mussolini\u2019nin ceza yasas\u0131n\u0131, devlet g\u00fcd\u00fcml\u00fc Diyanet \u0130\u015fleri Ba\u015fkanl\u0131\u011f\u0131 mevzuat\u0131yla birle\u015ftiren ve genellikle dayan\u0131\u015fmac\u0131, zaman zaman da fa\u015fizan bir \u00f6zellik ta\u015f\u0131yan bu korporatif sistemin i\u00e7ine oturtulan laiklik anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n e\u011freti ve sahte olman\u0131n yan\u0131 s\u0131ra toplumun sek\u00fclerle\u015fmesine \u00f6nc\u00fcl\u00fck edemeyece\u011fi a\u00e7\u0131kt\u0131r. Avrupa\u2019daki demokratik devrimler ve d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmler s\u00fcreci s\u0131ras\u0131nda halk kitlelerinin aristokrasiye ve Kiliseye kar\u015f\u0131 ayaklanmas\u0131n\u0131n bir \u00fcr\u00fcn\u00fc olan laiklik, T\u00fcrkiye\u2019de ise b\u00fcrokrasi ve burjuvazi taraf\u0131ndan sermaye birikiminin ger\u00e7ekle\u015ftirilmesi ve kapitalizmin geli\u015ftirilebilmesi i\u00e7in kitleleri \u201cterbiye edici\u201d bir ara\u00e7 olarak kullan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Anadolu\u2019da camiler de\u011fil laikli\u011fin as\u0131l savunucusu olarak tan\u0131nan Aleviler yak\u0131lm\u0131\u015f, buna kar\u015f\u0131l\u0131k baz\u0131 imamlar ayaklanan halk kitlelerince de\u011fil asker-polis rejimi taraf\u0131ndan infaz edilmi\u015ftir.<\/p>\n\n\n\n<p>Korporatist devlet sistemi egemen s\u0131n\u0131flar i\u00e7in uzun s\u00fcre i\u015fe yaram\u0131\u015fsa da, gene bu egemen kesimler aras\u0131ndaki b\u00f6l\u00fcnme ve ayr\u0131\u015fmalar, buna ba\u011fl\u0131 politik iktidar m\u00fccadeleleri sistemin farkl\u0131 bile\u015fenlerinin farkl\u0131 d\u00f6nemlerde ve farkl\u0131 kesimlerce \u00f6n plana \u00e7\u0131kar\u0131lmas\u0131na neden olmu\u015ftur. \u00d6rne\u011fin fa\u015fist hareket T\u00fcrk milliyet\u00e7ili\u011fini kendine bayrak edinirken, yeni palazlanan Anadolu ticaret ve k\u00fc\u00e7\u00fck sanayi burjuvazisi \u0130slami motiflere a\u011f\u0131rl\u0131k vermi\u015f, b\u00f6ylece muhafazak\u00e2r halk kesimlerinin deste\u011fini alarak asker-sivil b\u00fcrokrasi ile onun etraf\u0131nda ve yard\u0131m\u0131yla geli\u015fmi\u015f b\u00fcy\u00fck kent temelli a\u011f\u0131r sanayi burjuvazisi ve mali burjuvazi kar\u015f\u0131s\u0131nda tutunmaya, onunla rekabet etmeye \u00e7abalam\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>1960\u2019lar\u0131n sonlar\u0131na do\u011fru ve 1970\u2019li y\u0131llarda geli\u015fen s\u0131n\u0131f m\u00fccadeleleri proletaryan\u0131n korporatist sistemin d\u0131\u015f\u0131na kayan sendikal ve politik \u00f6rg\u00fctlenmeler yaratmas\u0131na yard\u0131m etti\u011fi oranda sek\u00fclerizmin alan\u0131 geni\u015flemi\u015f, ama bu d\u00fcnyevile\u015fme kapitalizmin sorgulanmas\u0131na ve rejimin kendisinde yap\u0131sal bir krize yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131ndan \u00f6t\u00fcr\u00fc de bizzat \u201claik\u201d burjuvazi ve b\u00fcrokrasi taraf\u0131ndan korkuyla kar\u015f\u0131lanm\u0131\u015ft\u0131r. Sonu\u00e7ta 12 Eyl\u00fcl 1980 darbesi laik, milliyet\u00e7i ve \u0130slamc\u0131 b\u00fct\u00fcn \u201ca\u015f\u0131r\u0131 u\u00e7lara\u201d sald\u0131rm\u0131\u015f, sistemi bu kez T\u00fcrk-\u0130slam sentezi ad\u0131 alt\u0131nda ve ABD\u2019nin \u201cye\u015fil ku\u015fak\u201d ya da \u201c\u0131l\u0131ml\u0131 \u0130slamc\u0131l\u0131k\u201d stratejisi do\u011frultusunda yeniden ayaklar\u0131 \u00fczerine oturtmaya, yani Kemalist korporatizmi restore etmeye giri\u015fmi\u015ftir. 1982 Anayasas\u0131 bu giri\u015fimin sonucu olarak varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrmektedir.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>AKP \u015feriat d\u00fczeni mi istiyor?<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>T\u00fcrkiye\u2019yi emperyalist mali sermayenin boyunduru\u011funa iyiden iyiye sokmaya y\u00f6nelik t\u00fcm IMF ve D\u00fcnya Bankas\u0131 stratejilerini harfiyen izleyen, ulusal sanayiyi ve pazarlar\u0131 Avrupa Birli\u011fi\u2019nin egemenli\u011fine a\u00e7\u0131c\u0131 b\u00fct\u00fcn yeni liberal politikalar\u0131 uygulamaya koyan ve bu \u00e7izgisiyle T\u00fcrk burjuvazisinin \u201c\u00e7a\u011fda\u015fla\u015fma\u201d hedefini kendine program edinmi\u015f iktidar partisi AKP\u2019nin, t\u00fcrban\u0131n \u00fcniversitelerde serbest b\u0131rak\u0131lmas\u0131nda bu denli \u0131srarc\u0131 olmas\u0131n\u0131 nas\u0131l a\u00e7\u0131klamal\u0131? \u015eeriat sisteminin kapitalizmle hi\u00e7 de \u00e7eli\u015fmedi\u011finin d\u00fcnya \u00f6rneklerinden belli olmas\u0131ndan hareketle, AKP\u2019nin t\u00fcrban konusunu asl\u0131nda \u201cgizli plan\u0131\u201d olan \u015feri bir toplum ve devlet d\u00fczenine y\u00f6nelik att\u0131\u011f\u0131 bir ad\u0131m olarak g\u00fcndeme getirdi\u011fini s\u00f6yleyebilir miyiz?<\/p>\n\n\n\n<p>AKP esas olarak T\u00fcrk b\u00fcy\u00fck burjuvazisinin yeni liberal ekonomik projesini y\u00fcr\u00fcrl\u00fc\u011fe koyan bir burjuva partisi. Ve bug\u00fcn i\u00e7in, yani kapitalist d\u00fczenin i\u015f\u00e7i ve emek\u00e7i y\u0131\u011f\u0131nlarca y\u0131k\u0131lma tehlikesinin bulunmad\u0131\u011f\u0131 bir evrede burjuvazinin asker-polis rejiminin \u00f6tesinde fa\u015fist ya da fa\u015fizan nitelikli bir \u015feriat rejimine ba\u015fvurmak istemesi i\u00e7in bir neden g\u00f6r\u00fcnmemekte. Kendini ya\u015famsal bir tehlike kar\u015f\u0131s\u0131nda hissetmeyen b\u00fcy\u00fck burjuvazi i\u00e7in \u015fimdilik ekonomik ve toplumsal a\u00e7\u0131lardan \u201cen ucuz\u201d sistem, muhafazakarl\u0131kla uyu\u015fturulmu\u015f, askerin ve polisin g\u00f6zetimi ve g\u00fcvencesi alt\u0131nda \u00e7al\u0131\u015fan, korporatist sistemin milliyet\u00e7i, \u0130slamc\u0131 ve laik unsurlar\u0131n\u0131 kurumsal yap\u0131ya entegre edebilen bir parlamenter demokrasi. Ve AKP, sadece bu unsurlar\u0131 kendi \u00e7at\u0131s\u0131 alt\u0131nda ya da devletin kurumsal yap\u0131s\u0131 i\u00e7inde birle\u015ftirmeye \u00e7al\u0131\u015fmakla kalmay\u0131p, burjuvazinin toplum \u00fczerindeki par\u00e7alanm\u0131\u015f politik egemenli\u011fini yeniden tesis etmeye, onun geleneksel partilerinin verili krizini a\u015fmaya giri\u015fmi\u015f bir parti. Bu a\u00e7\u0131dan bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda AKP\u2019nin asl\u0131nda gizli bir \u015feriat rejimi program\u0131n\u0131n bulundu\u011funu, t\u00fcrban serbest\u00eesinin de bu plan do\u011frultusunda at\u0131lm\u0131\u015f bir ad\u0131m oldu\u011funu s\u00f6ylemek yanl\u0131\u015f olur.<\/p>\n\n\n\n<p>Bununla birlikte, AKP\u2019nin burjuva partisi oldu\u011funu s\u00f6ylemek, onun burjuvazinin t\u00fcm kesimlerinin deste\u011fini alm\u0131\u015f oldu\u011fu ya da fakl\u0131 burjuva kesimler aras\u0131ndaki s\u00fcrt\u00fc\u015fme ve \u00e7eli\u015fkilerden ba\u011f\u0131ms\u0131z oldu\u011fu anlam\u0131na gelmez. Tayyip Erdo\u011fan h\u00fck\u00fcmeti T\u00dcS\u0130AD\u2019\u0131n \u00e7evresinde toplanm\u0131\u015f olan b\u00fcy\u00fck sanayi burjuvazisinin ve mali sermayenin t\u00fcm ekonomik politikas\u0131n\u0131 \u00fcstlenmi\u015f olmakla birlikte, istihdam\u0131n y\u00fczde 65\u2019ini temsil eden k\u00fc\u00e7\u00fck ve orta \u00f6l\u00e7ekli i\u015fletmelerin y\u00fczde 95\u2019inden fazlas\u0131n\u0131 b\u00fcnyesinde toplayan M\u00dcS\u0130AD\u2019\u0131n bas\u0131nc\u0131 alt\u0131ndad\u0131r. Ve sadece, geleneksel olarak bu kesimlerin i\u00e7inden do\u011fmu\u015f bir politik parti olmas\u0131ndan \u00f6t\u00fcr\u00fc de\u011fil; as\u0131l sorun, kredi deste\u011fi, devlet korumac\u0131l\u0131\u011f\u0131 ve pazar gereksinimleri bulunan bu orta boy Anadolu burjuvazisinin \u00e7\u0131karlar\u0131 ile k\u00fc\u00e7\u00fck i\u015fletmeleri de tehdit eden yeni liberal politikalar\u0131n ihtiya\u00e7lar\u0131n\u0131 ve sonu\u00e7lar\u0131n\u0131 birle\u015ftirebilmekte yat\u0131yor. Ku\u015fkusuz emperyalist sermayenin yerli b\u00fcy\u00fck i\u015fletmelere akmas\u0131ndan rahats\u0131z olan k\u00fc\u00e7\u00fck i\u015fletmeler ulusalc\u0131 ve pop\u00fclist s\u00f6ylemlere ba\u015f vurarak devletten daha e\u015fitlik\u00e7i ve korumac\u0131 politikalar talep edebilmekteler; ya da, emek pazar\u0131n\u0131n esnekle\u015ftirilmesi sald\u0131r\u0131s\u0131n\u0131 desteklemekle birlikte, \u00fczerlerindeki \u00fccret talebi bask\u0131s\u0131n\u0131 hafifletebilmek i\u00e7in devletten sosyal harcamalar\u0131n artt\u0131r\u0131lmas\u0131n\u0131 isteyebilmekteler. Bu tip taleplerin bas\u0131nc\u0131yla AKP h\u00fck\u00fcmeti, kimi zaman b\u00fcy\u00fck sanayi burjuvazisi ve mali sermayeyle \u00e7eli\u015fkiye d\u00fc\u015febilmekte, ya da sahte, i\u00e7i bo\u015f uygulamalarla orta burjuvaziyi tatmin etmeye \u00e7al\u0131\u015fabilmekte. \u00d6te yandan, \u201cAnadolu kaplanlar\u0131\u201dn\u0131n palazlanan ve b\u00fcy\u00fck burjuvazinin saflar\u0131na kat\u0131lan kesimleri ekonomik rekabet amac\u0131yla h\u00fck\u00fcmetten yararlanmaya, \u00f6rne\u011fin T\u00fcrk-Avrasya \u0130\u015fbirli\u011fi Konseyi\u2019nde T\u00dcS\u0130AD\u2019l\u0131 i\u015fadamlar\u0131n\u0131n yerini almaya gayret edebilmekteler. B\u00f6yle bir rekabetin kamuoyundaki politik-ideolojik yans\u0131mas\u0131 ise laik-dinci \u00e7eki\u015fmesi g\u00f6r\u00fcn\u00fcm\u00fc kazanabilmekte.<\/p>\n\n\n\n<p>Ama aralar\u0131ndaki rekabet ne olursa olsun T\u00dcS\u0130AD burjuvazisi ile bug\u00fcn M\u00dcS\u0130AD\u2019a egemen olan Anadolulu b\u00fcy\u00fck sermaye T\u00fcrkiye\u2019nin emperyalist d\u00fcnya pazar\u0131na entegre olmas\u0131nda, AB\u2019nin talep etti\u011fi yeni liberal ekonomik \u201creformlar\u0131n\u201d ger\u00e7ekle\u015ftirilmesinde ve buna ba\u011fl\u0131 olarak \u201cucuz\u201d bir devlet sisteminin (buna demokrasi diyorlar) yarat\u0131lmas\u0131nda anla\u015fm\u0131\u015f durumdad\u0131r ve bu projenin politik \u00f6nderli\u011fi AKP\u2019nin elindedir. Bu proje \u015feriat sistemini d\u0131\u015flamaktad\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>T\u00fcrban \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcyle ne ama\u00e7lan\u0131yor?<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>T\u00fcrban\u0131n \u00fcniversitelerde ve di\u011fer kamusal alanlarda serbest b\u0131rak\u0131lmas\u0131 AKP\u2019nin \u0130slamc\u0131 ve muhafazak\u00e2r se\u00e7men kitlesine vermi\u015f oldu\u011fu bir s\u00f6z\u00fc, bir iktidar vaadi olmas\u0131na kar\u015f\u0131l\u0131k, bu vaadin bug\u00fcn ve bu denli tart\u0131\u015fmal\u0131 bir bi\u00e7imde yerine getiriliyor olmas\u0131, ku\u015fkusuz bu se\u00e7men kitlesinin kitle seferberlikleri yaratarak h\u00fck\u00fcmeti buna zorlam\u0131\u015f olmas\u0131ndan kaynaklanm\u0131yor. Ne herhangi bir se\u00e7im ne de yeni bir \u00f6\u011fretim y\u0131l\u0131 arifesindeyiz. Buradan hareketle AKP\u2019nin yeni liberal sald\u0131r\u0131lar\u0131n\u0131, i\u015fsizlik ve enflasyon sorunlar\u0131n\u0131, Tuzla \u00f6rne\u011fi i\u015f cinayetlerini, Kuzey K\u00fcrdistan harek\u00e2t\u0131n\u0131 vb perdeleyebilmek ve kamuoyunda politik g\u00fcndemi sapt\u0131rmak i\u00e7in t\u00fcrban\u0131 ba\u015fl\u0131\u011fa \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131 s\u00f6ylenebilir ve ku\u015fkusuz bu do\u011frudur. Bununla birlikte, bunun daha geni\u015f \u00f6l\u00e7ekli bir sald\u0131r\u0131n\u0131n bir par\u00e7as\u0131 oldu\u011funu da g\u00f6rebilmemiz gerekiyor.<\/p>\n\n\n\n<p>Burjuvazinin bug\u00fcn i\u00e7in bir \u0130slami cumhuriyet d\u00fc\u015f\u00fcncesinden uzak oldu\u011funu s\u00f6ylemek, onun ger\u00e7ekten laik ve demokratik bir toplum yap\u0131s\u0131 arzulad\u0131\u011f\u0131 anlam\u0131na gelmez. D\u00fcnya ekonomik bunal\u0131m\u0131n\u0131n genelle\u015fti\u011fi bir d\u00f6nemde bu bunal\u0131m\u0131n T\u00fcrkiye gibi emperyalizme ba\u011f\u0131ml\u0131 yar\u0131-s\u00f6m\u00fcrge \u00fclkeleri etkilememesi, hatta faturan\u0131n en a\u011f\u0131r k\u0131sm\u0131n\u0131n bu tip \u00fclkelerin s\u0131rt\u0131na y\u00fcklenmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131lmamas\u0131 m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir, tam tersine bu emperyalizm i\u00e7in bir zorunluluktur. Bu \u00e7aptaki bir bunal\u0131m\u0131n yans\u0131d\u0131\u011f\u0131 her \u00fclkede mutlaka i\u015f\u00e7i-emek\u00e7i seferberliklerine yol a\u00e7mas\u0131 bir kural de\u011fildir, ama nesnel bir olas\u0131l\u0131kt\u0131r. Bu olas\u0131l\u0131\u011f\u0131n ger\u00e7ekli\u011fe d\u00f6n\u00fc\u015fmesinde her \u00fclkenin \u00f6znel ko\u015fullar\u0131 etkili olur. 1971-72 yap\u0131sal d\u00fcnya krizine T\u00fcrkiyeli emek\u00e7i kitlelerin ne t\u00fcr seferberliklerle yan\u0131t vermeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 ise burjuvazinin belle\u011findedir. Bu anlamda burjuvazi gerekli \u00f6nlemleri \u015fimdiden almaya giri\u015fmi\u015ftir ve bu i\u015f\u00e7i emek\u00e7i kitlelerin b\u00f6l\u00fcnmesinden ve bir b\u00fct\u00fcn olarak toplumun geni\u015f kesimlerinin daha da muhafazak\u00e2rla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131ndan ge\u00e7mektedir.<\/p>\n\n\n\n<p>Alevi-S\u00fcnni ayr\u0131mc\u0131l\u0131\u011f\u0131 gibi t\u00fcrban \u201c\u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc\u201d sorunu da i\u015f\u00e7i ve emek\u00e7i kitleleri i\u015fyerlerinde ve mahallelerinde b\u00f6lecektir. Hatta \u00fcniversiteye (t\u00fcrbanl\u0131 ya da t\u00fcrbans\u0131z) gidebilecek k\u0131z\u0131 olmayan i\u015f\u00e7iler bile kendi aralar\u0131nda bu sorundan \u00f6t\u00fcr\u00fc ayr\u0131l\u0131klar ya\u015fayarak ekonomik ve toplumsal talepleri konusundaki seferberliklerde ayr\u0131 kamplara b\u00f6l\u00fcnebilecektir. B\u00f6ylece s\u0131n\u0131f bilincinin geli\u015fmesi \u00f6n\u00fcnde yeni bir engel daha yarat\u0131lm\u0131\u015f olacakt\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>\u00d6te yandan kabul etmek gerekir ki t\u00fcrban bir t\u00fcr politik-ideolojik simgedir. Bu simgenin yasal d\u00fczlemde yasaklanm\u0131\u015f olmas\u0131 elbette kendili\u011finden bi\u00e7imde proletarya ve halk kitlelerinin muhafazak\u00e2rl\u0131ktan kurtulmas\u0131na ve taleplerinin d\u00fcnyevile\u015fmesine yol a\u00e7maz. Ama t\u00fcrban tipi bir simgenin yayg\u0131nla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 mistisizmin, dinsel inanc\u0131n maddi bir g\u00f6r\u00fcn\u00fcm kazanarak kitlelerin \u00fczerinde yeni ve ek bir bask\u0131 olu\u015fturmas\u0131na neden olur. Herhangi bir inanan\u0131n Tanr\u0131 ile tek ba\u015f\u0131na giri\u015fti\u011fi ili\u015fki sonucunda edindi\u011fi tutucu hatta gerici kimlik bir \u015feydir, bu kimli\u011fin simgeler arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla g\u00f6zlemlenmesi ve \u201ckamu vicdan\u0131\u201d taraf\u0131ndan bask\u0131 alt\u0131nda tutulmas\u0131 halindeki d\u0131\u015fa vurumu bir ba\u015fka \u015feydir. \u00dclkemiz kad\u0131nlarda birinci tarz kimlik ba\u015f\u00f6rt\u00fcs\u00fcyle belli olur; h\u00fck\u00fcmet ikinci tarz kimli\u011fi t\u00fcrban arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla geli\u015ftirmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131yor. Ba\u015f\u00f6rt\u00fcs\u00fc, t\u00fcrban ya da kara \u00e7ar\u015faf, hepsinin temelinde ayn\u0131 dinsel mistisizm yatar, ama toplumsal ve politik d\u00fczlemlerde farkl\u0131 tutumlar\u0131n d\u0131\u015fa vurumudur. AKP\u2019nin toplumun daha da muhafazak\u00e2rla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131na y\u00f6nelik yeni sald\u0131r\u0131s\u0131n\u0131n bir arac\u0131d\u0131r t\u00fcrban \u201c\u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc\u201d. \u201c\u00c7al\u0131\u015fmak ibadettir\u201d mistisizmine ge\u00e7it vermemeliyiz.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>T\u00fcrban ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fckler sorunu<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>T\u00fcrban\u0131n yasak olmas\u0131 mutlaka laik olundu\u011fu anlam\u0131na gelmez, bu do\u011fru. T\u00fcrkiye\u2019deki laiklik ger\u00e7ek bir laiklik de de\u011fildir, bu da do\u011fru, yukarda bunun tarihsel \u00e7er\u00e7evesi verilmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131ld\u0131 k\u0131saca. Ancak bu noktalardan hareketle burjuvazinin AKP arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla giri\u015fti\u011fi yeni muhafazak\u00e2rla\u015ft\u0131rma \u00e7abalar\u0131na kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kmamak proletarya ad\u0131na b\u00fcy\u00fck bir hata olacakt\u0131r. T\u00fcrban \u201c\u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc\u201d \u015feriat sistemi yolunda laikli\u011fe vurulmu\u015f bir darbe oldu\u011fu i\u00e7in de\u011fil, bunun s\u0131n\u0131f\u0131 b\u00f6lme, s\u0131n\u0131f m\u00fccadelesinin \u201cd\u00fcnyevi\u201d, somut ekonomik, toplumsal ve politik talepler \u00e7er\u00e7evesinde somutlanmas\u0131n\u0131n \u00f6n\u00fcne ge\u00e7me giri\u015fimi olmas\u0131ndan \u00f6t\u00fcr\u00fc.<\/p>\n\n\n\n<p>\u00d6te yandan t\u00fcrban\u0131n serbest b\u0131rak\u0131lmas\u0131n\u0131 evrensel bir \u00f6zg\u00fcrl\u00fck sorunu olarak da ele alamay\u0131z. Solun baz\u0131 kesimleri bunun bir \u201csahte \u00f6zg\u00fcrl\u00fck\u201d oldu\u011funu, toplum \u00fczerinde bunca bask\u0131 varken (s\u0131n\u0131fsal, ulusal bask\u0131lardan cinsiyet\u00e7i bask\u0131lara kadar) t\u00fcrban sorunuyla h\u00fck\u00fcmetin demokrasi ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fckler g\u00fcndemini \u00e7arp\u0131tt\u0131\u011f\u0131n\u0131, t\u00fcrbana gelene kadar ortadan kald\u0131r\u0131lmas\u0131 gereken pek \u00e7ok ba\u015fka ve daha \u00f6nemli \u00f6zg\u00fcrl\u00fck k\u0131s\u0131tlamas\u0131n\u0131n bulundu\u011funu dile getirmekte. Bu t\u00fcr bir d\u00fc\u015f\u00fcnce tarz\u0131 bizim y\u00f6ntemimiz olamaz. Birincisi, \u00f6zg\u00fcrl\u00fckler konusunda \u201cya hep ya hi\u00e7\u201d gibi Maksimalist bir tutum benimsenemez; ikincil, \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fcl d\u00fczeyden de olsa her demokratik kazan\u0131m i\u015f\u00e7i ve emek\u00e7i y\u0131\u011f\u0131nlar i\u00e7in bir mevzidir ve s\u0131n\u0131f m\u00fccadelesini g\u00fc\u00e7lendirir. Ama ikincisi ve daha \u00f6nemlisi, t\u00fcrban\u0131n serbest b\u0131rak\u0131lmas\u0131 bizim demokrasi taleplerimiz i\u00e7inde yer alm\u0131yor olmas\u0131d\u0131r; bu bizim de\u011fil, kar\u015f\u0131-devrim kamp\u0131n\u0131n bir talebidir, bask\u0131s\u0131d\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>Proletaryan\u0131n demokrasi m\u00fccadelesi \u201cevrensel \u00f6zg\u00fcrl\u00fckler\u201d i\u00e7in de\u011fildir. U\u00e7 bir \u00f6rnek verecek olursak, fa\u015fistlerin \u0131rk\u00e7\u0131 ve silahl\u0131 birliklerle donat\u0131lm\u0131\u015f dernekler kurma \u201c\u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc\u201d i\u015f\u00e7i ve emek\u00e7i kitlelerin felaketini haz\u0131rlar. Biz devrimci Marksistler, s\u0131n\u0131flar \u00fcst\u00fc bir demokrasinin ne varl\u0131\u011f\u0131na inan\u0131r\u0131z, ne de b\u00f6yle bir ilkeyi savunuruz. Demokratik haklar ancak proletarya iktidar\u0131 do\u011frultusunda, s\u0131n\u0131f m\u00fccadelesini ve devrimci partinin in\u015fas\u0131n\u0131 g\u00fc\u00e7lendirdi\u011fi oranda kazan\u0131lm\u0131\u015f mevziler haline d\u00f6n\u00fc\u015febilir. Bu do\u011frultuda, Tro\u00e7ki\u2019nin dedi\u011fi gibi, \u201c\u015eeytanla bile ittifak yapabiliriz\u201d, ama ne fa\u015fistlere, ne de benzeri \u0130slamc\u0131 ak\u0131mlara demokratik haklar\u0131n tan\u0131nmas\u0131ndan yana olabiliriz. T\u00fcrban \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc, toplumu muhafazak\u00e2rla\u015ft\u0131rma, gericile\u015ftirme sald\u0131r\u0131s\u0131n\u0131n bir par\u00e7as\u0131 oldu\u011fu oranda (ki bug\u00fcnk\u00fc haliyle \u00f6yledir) kar\u015f\u0131-devrim kamp\u0131n\u0131n bir talebidir ve bizim buna kar\u015f\u0131 m\u00fccadele etmemiz gerekir.<\/p>\n\n\n\n<p>T\u00fcrban\u0131n \u00fcniversitelerde serbest b\u0131rak\u0131lmas\u0131 tart\u0131\u015fmas\u0131n\u0131n en hassas noktas\u0131, bunun kad\u0131nlar i\u00e7in bir t\u00fcr \u00f6zg\u00fcrl\u00fck olup olmamas\u0131nda yat\u0131yor. Ailelerin gen\u00e7 kad\u0131nlar\u0131n ba\u015f\u0131na (onun iste\u011fi d\u00e2hilinde ya da d\u0131\u015f\u0131nda) t\u00fcrban ge\u00e7irmesinin asl\u0131nda peder\u015fahi, patriarkal, erkek egemen cinsiyet\u00e7i ili\u015fkiyi daha da g\u00fc\u00e7lendirdi\u011fini savunanlar bulunmakta. Bu g\u00f6r\u00fc\u015f, t\u00fcrban\u0131n aile i\u00e7i tutucu denetimi kamusal d\u00fczeyde \u00fcniversitede de s\u00fcrd\u00fcrecek olmas\u0131 bak\u0131m\u0131ndan hakl\u0131l\u0131k i\u00e7ermekte. Ama buna kar\u015f\u0131l\u0131k, bu tip kad\u0131nlar\u0131n erkek karde\u015flerinin veya ideolojik d\u00fczlemdeki erkek kar\u015f\u0131l\u0131klar\u0131n\u0131n \u00fcniversiteye girme hakk\u0131 bulunurken, bu hakk\u0131n onlara tan\u0131nmamas\u0131n\u0131n kad\u0131nlar \u00fczerindeki bask\u0131n\u0131n laik kesimce daha da art\u0131r\u0131lmas\u0131ndan \u00f6te bir anlam ifade etmeyece\u011fini \u00f6ne s\u00fcrenler de var. Bu bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131 ise, kad\u0131n sorununun s\u0131n\u0131flar \u00fcst\u00fc ve s\u0131n\u0131f m\u00fccadeleleri d\u0131\u015f\u0131 bir d\u00fczlemde ele al\u0131nmas\u0131 oran\u0131nda daha da do\u011fru. T\u00fcrban bir politik simge oldu\u011fu oranda, erkek muadillerine tan\u0131nan bir hak kad\u0131nlara tan\u0131nm\u0131yor demektir. Ama bu, kar\u015f\u0131-devrimcilere tan\u0131nan bir \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn kad\u0131nlara da yayg\u0131nla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 demektir. Biz b\u00f6yle bir \u00f6zg\u00fcrl\u00fckten yana olamay\u0131z, bu tip bir \u201c\u00f6zg\u00fcrl\u00fck\u201d s\u00f6yleminin bask\u0131s\u0131yla evrensel demokrasi anlay\u0131\u015f\u0131na, sol liberal tutumlara s\u00fcr\u00fcklenemeyiz, s\u00fcr\u00fcklenmememiz gerekir.<\/p>\n\n\n\n<p>Geriye tek bir nokta kal\u0131yor, o da t\u00fcrban tak\u0131p \u00fcniversiteye gelecek olan kad\u0131nlar\u0131n hepsinin \u0130slamc\u0131 gericili\u011fin militanlar\u0131 olmayaca\u011f\u0131d\u0131r. Bu yakla\u015f\u0131m bizim i\u00e7in t\u00fcrban sorununu taktik bir d\u00fczleme indirger. D\u00fcnyevile\u015fmeyi sa\u011flayacak olan s\u0131n\u0131f m\u00fccadeleleri, daha da \u00fcst d\u00fczlemde devrimci m\u00fccadeledir. T\u00fcrbanl\u0131 emek\u00e7i kad\u0131nlar\u0131 s\u0131n\u0131f m\u00fccadelesine kazanabilmenin yolu, onlara i\u015fyerlerinde, sendikalarda, grevlerde,<\/p>\n\n\n\n<p>mitinglerde ula\u015fabilmekten ge\u00e7er. Benzer bi\u00e7imde, e\u011fer t\u00fcrban \u0130slamc\u0131 ya da fa\u015fist hareketin do\u011frudan bir unsuru olmayan daha \u00e7ok say\u0131da gen\u00e7 k\u0131z\u0131n \u00fcniversiteye gelmesine yol a\u00e7acaksa, \u00fcniversitelerdeki m\u00fccadeleler bu kesimleri kendisine \u00e7ekebilecekse ve devrimci ak\u0131mlar bu kad\u0131nlar\u0131n mistik ideolojinin etkisinden kurtar\u0131lmas\u0131 \u00e7abas\u0131nda beceri g\u00f6sterebileceklerse, t\u00fcrban \u201c\u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc\u201dn\u00fc rejimin toplumu tutucula\u015ft\u0131rma, gericile\u015ftirme \u00e7abas\u0131nda ters tepen bir silah haline d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrme olas\u0131l\u0131\u011f\u0131 yakalanabilecektir.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>\u0130slami iktidar-Kemalist rejim ikilemi<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Devrimci sosyalizm g\u00f6r\u00fcn\u00fcrde bir ikilemin kapan\u0131na s\u0131k\u0131\u015fm\u0131\u015f halde: bir yanda asker-polis rejiminin t\u00fcm bask\u0131c\u0131 niteli\u011fini korumakla kendini g\u00f6revli g\u00f6ren Kemalist Bonapartizmin kitleler \u00fczerindeki sahte laiklik bask\u0131s\u0131 ve onun bu politikalar\u0131 do\u011frultusunda seferber olan \u00f6zellikle kentli orta s\u0131n\u0131flar (ama ayn\u0131 zamanda aleviler ve baz\u0131 kad\u0131n hareketleri), \u00f6te yandan ise \u0130slami gericili\u011fi bir dizi demokratik hak ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fck talebi \u00e7er\u00e7evesinde g\u00fc\u00e7lendirip yayg\u0131nla\u015ft\u0131rmaya \u00e7al\u0131\u015fan baz\u0131 sermaye kesimlerinin politik bask\u0131s\u0131 ve bu taleplere g\u00f6n\u00fcll\u00fc ya da isteksiz onay veren i\u015f\u00e7iler d\u00e2hil geni\u015f toplumsal alt katmanlar.<\/p>\n\n\n\n<p>Ne var ki, t\u00fcrban sorununda Bonapartist rejim ile \u0130slamc\u0131 h\u00fck\u00fcmet aras\u0131ndaki gerilimin g\u00f6r\u00fcn\u00fcrde oldu\u011fu ortaya \u00e7\u0131kt\u0131. Bir yandan, \u201claik\u201d asker-polis rejiminin koruyucusu olan TSK\u2019nin yakla\u015fan bunal\u0131m\u0131n arifesinde emek\u00e7i kitlelerin b\u00f6l\u00fcnmesi ve toplumun daha da tutucula\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 gere\u011fini hissetmesi; \u00f6te yandan, AKP\u2019nin korporatist sistemin her an da\u011f\u0131labilmesi tehlikesi kar\u015f\u0131s\u0131nda, burjuvazinin toplumu denetim alt\u0131nda tutulabilmesi i\u00e7in mistisizmin \u00f6tesinde her zaman bir i\u00e7 sava\u015f ordusuna gereksinim oldu\u011funu kavramas\u0131 ve kentli Bat\u0131c\u0131 orta s\u0131n\u0131flara ya\u015fam bi\u00e7imlerine dokunulmayaca\u011f\u0131na dair g\u00fcven vermesi oran\u0131nda taraflar birbirine yakla\u015ft\u0131 ve t\u00fcrban \u201c\u00f6zg\u00fcrle\u015fti\u201d. (Bu yak\u0131nla\u015fman\u0131n ard\u0131nda K\u00fcrdistan sald\u0131r\u0131s\u0131, Ergenekon pazarl\u0131klar\u0131, vb de bulunuyor olabilir, ve b\u00fcy\u00fck olas\u0131l\u0131kla da vard\u0131r; ancak konspiratif \u00f6\u011felerin de i\u00e7inde yer alabilece\u011fi genel tarihsel \u00e7er\u00e7eveyi temel almam\u0131z gerekiyor.)<\/p>\n\n\n\n<p>Ama bu, burjuvazinin ve egemen kesimlerin farkl\u0131 kesimleri aras\u0131ndaki \u00e7eli\u015fki ve \u00e7eki\u015fmelerin bitti\u011fi, burjuvazinin geleneksel \u00f6nderlik krizini a\u015ft\u0131\u011f\u0131 anlam\u0131na gelmiyor. Her an yeni \u00e7eli\u015fkiler do\u011fabilir ve bu \u00e7eli\u015fkiler politik d\u00fczleme farkl\u0131 bi\u00e7imlerde yans\u0131yabilir. Proletarya bu politik kutupla\u015fmalarda sessiz kalamaz ve g\u00fcndeme a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131n\u0131 koyabilmek i\u00e7in kendi taleplerini ve sloganlar\u0131n\u0131 geli\u015ftirmesi, yayg\u0131nla\u015ft\u0131rmas\u0131, i\u015fbirlikleri, eylem birlikleri olu\u015fturmas\u0131 gerekir. Ve proletarya bunu, s\u0131n\u0131f ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131\u011f\u0131 ilkesinden sapmadan, egemen kesimlerden herhangi birinin s\u00f6zc\u00fcs\u00fc durumuna d\u00fc\u015fmeden; s\u0131n\u0131f m\u00fccadelesinin kendi lehine geli\u015febilmesini hedefleyecek bi\u00e7imde yapabilmelidir.<\/p>\n\n\n\n<p>B\u00f6yle bir durumla 27 Nisan 2007\u2019de kar\u015f\u0131la\u015fm\u0131\u015ft\u0131k. Parlamento ve onun se\u00e7ti\u011fi h\u00fck\u00fcmet \u00fczerinde yarat\u0131lan askeri bask\u0131 ve darbe tehdidi kar\u015f\u0131s\u0131nda durmu\u015f, ayn\u0131 parlamento ve h\u00fck\u00fcmetin demokratik parlamenter sistemi koruma niyet ve niteli\u011finden yoksun oldu\u011funu bilerek ve bunu te\u015fhir ederek \u015fu tutumu alm\u0131\u015ft\u0131k:<\/p>\n\n\n\n<p>\u201cBu (27 Nisan bildirisi) Silahl\u0131 Kuvvetlerin do\u011frudan bir h\u00fck\u00fcmet darbesi, yani yasama ve y\u00fcr\u00fctmeyi bizzat kendi eline ald\u0131\u011f\u0131 a\u00e7\u0131k bir diktat\u00f6rl\u00fck giri\u015fimi de\u011fil, ama bunun da olabilece\u011fi tehdidini savuran anti-demokratik ve kar\u015f\u0131-devrimci bir Bonapartist m\u00fcdahaledir. Anti-demokratiktir, \u00e7\u00fcnk\u00fc s\u0131n\u0131rl\u0131 12 Eyl\u00fcl Anayasas\u0131\u2019n\u0131n \u00e7er\u00e7evesinde, g\u00fcd\u00fcml\u00fc ve burjuva nitelikli olsa bile, askeri diktat\u00f6rl\u00fck rejiminden \u00e7ok daha ilerici bir karakter ta\u015f\u0131yan parlamenter demokratik s\u00fcreci kesintiye u\u011fratm\u0131\u015f, rejimin verili \u201casker-polis\u201d a\u011f\u0131rl\u0131kl\u0131 yan\u0131n\u0131 \u00f6n plana \u00e7\u0131karm\u0131\u015ft\u0131r. Kar\u015f\u0131-devrimcidir, \u00e7\u00fcnk\u00fc bu m\u00fcdahale eninde sonunda kitlelerin politik, ekonomik ve sosyal ya\u015fam\u0131nda b\u00fcy\u00fck olumsuzluklara neden olacak, onlar\u0131n m\u00fccadelelerine ve \u00f6rg\u00fctlerine a\u011f\u0131r darbeler indirebilecektir. \u201d<\/p>\n\n\n\n<p>\u201cAKP\u2019nin ve Erdo\u011fan h\u00fck\u00fcmetinin ve de bir b\u00fct\u00fcn olarak Parlamentonun Cumhurba\u015fkanl\u0131\u011f\u0131 se\u00e7imiyle patlak veren kriz kar\u015f\u0131s\u0131ndaki tutumu, \u00fclkede ger\u00e7ek bir demokrasinin asla burjuvazinin ve bu tip bir meclisin \u00f6nderli\u011finde kurulamayaca\u011f\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131\u011fa vurmu\u015ftur. H\u00fck\u00fcmetin ve parlamentonun Silahl\u0131 Kuvvetlerin m\u00fcdahalesi kar\u015f\u0131s\u0131ndaki tutumu \u201csitem\u201d etmenin, krize kurumsall\u0131k i\u00e7inde bir \u00e7\u00f6z\u00fcm aray\u0131\u015f\u0131n\u0131n ve 12 Eyl\u00fcl Anayasas\u0131\u2019n\u0131n farkl\u0131 yorum \u00e7abalar\u0131n\u0131n \u00f6tesine ge\u00e7memi\u015ftir. Bizzat Cumhurba\u015fkanl\u0131\u011f\u0131na aday olan Abdullah G\u00fcl\u2019\u00fcn de a\u00e7\u0131k\u00e7a beyan etti\u011fi gibi, kitlelerin demokratik s\u00fcrecin savunusu do\u011frultusunda seferber edilmesinden sistemli bir bi\u00e7imde ka\u00e7\u0131n\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Tek c\u00fcmleyle, Meclis ve H\u00fck\u00fcmet demokrasiyi savunmam\u0131\u015ft\u0131r. Meclis, ordunun emriyle kendi iradesinden vazge\u00e7meyi ve ard\u0131ndan kendini da\u011f\u0131tmay\u0131 kabul etmi\u015ftir. Bu durum, s\u00f6zde demokrasi \u015fampiyonu AKP\u2019nin utan\u00e7 verici, \u00f6z\u00fcnde anti-demokratik ve uzla\u015fmac\u0131 karakterini a\u00e7\u0131\u011fa vuran tarihi bir s\u00fcre\u00e7tir.\u201d<\/p>\n\n\n\n<p>\u015euras\u0131 \u00e7ok a\u00e7\u0131k: e\u011fer parlamento kendisini da\u011f\u0131tmay\u0131p ordunun bask\u0131lar\u0131na ve tehditlerine kar\u015f\u0131 kitleleri seferber etseydi, bizim kendi program\u0131m\u0131z, sloganlar\u0131m\u0131z ve \u00f6rg\u00fctlerimizle birlikte bu seferberlik i\u00e7inde yer almam\u0131z gerekirdi.<\/p>\n\n\n\n<p>Bug\u00fcn ise, t\u00fcrban \u201c\u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc\u201d slogan\u0131yla h\u00fck\u00fcmetin giri\u015fti\u011fi gerici sald\u0131r\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131nda durmam\u0131z gerekiyor. Bu konuda seferber olan kitlelerin (Alevi emek\u00e7ilerin d\u0131\u015f\u0131nda) esas itibariyle kentli orta s\u0131n\u0131flar, Bat\u0131 tipi t\u00fcketim yanl\u0131s\u0131 elit kesimler oldu\u011funu biliyoruz. Bu kesimler, TSK\u2019nin t\u00fcrban\u0131 onaylamas\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131nda hayli \u015fa\u015fk\u0131n ve zay\u0131flam\u0131\u015f durumdalar. Bu durum, onlara yakla\u015fabilmemizi, sorunun sahte bir laiklik savunusu de\u011fil, T\u00dcS\u0130AD\u2019\u0131ndan TSK\u2019sine kadar t\u00fcm egemen kesimlerin kar\u015f\u0131-devrimci bir muhafazak\u00e2rla\u015ft\u0131rma \u00e7abas\u0131 oldu\u011funu anlatabilmemizi kolayla\u015ft\u0131racakt\u0131r. Onlara, laikli\u011fin ger\u00e7ekten savunusuna y\u00f6nelik program\u0131m\u0131z\u0131 anlatabilmemiz gerekiyor: Diyanet \u0130\u015fleri Ba\u015fkanl\u0131\u011f\u0131 la\u011fvedilmeli, din dersi zorunlulu\u011fu kald\u0131r\u0131lmal\u0131, farkl\u0131 dini inan\u00e7lardan topluluklar\u0131n ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 yerlere zorla cami yapt\u0131r\u0131lmas\u0131 ve imam g\u00f6nderilmesine son verilmeli, dini cemaatlere devletin yard\u0131m etmesi yasaklanmal\u0131, \u0130mam Hatip liseleri gibi resmi din okullar\u0131 kapat\u0131lmal\u0131, Devlet t\u00fcm inan\u00e7lar kar\u015f\u0131s\u0131nda tarafs\u0131z hale getirilmeli, t\u00fcrban veya benzeri dinsel-politik simgelerin t\u00fcm\u00fcn\u00fcn kamu alanlar\u0131na girmesi engellenmelidir. Ayn\u0131 program\u0131 mutlaka liselere ve \u00fcniversitelere de ta\u015f\u0131mal\u0131, ve \u00f6\u011frenci kitlelerine y\u00f6nelik genel propaganda ve seferberlik \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131n\u0131n yan\u0131 s\u0131ra, rekt\u00f6rlerden basit\u00e7e t\u00fcrbanl\u0131 k\u0131z \u00f6\u011frencilerin giri\u015finin yasaklanmas\u0131 yerine ger\u00e7ek bir laiklik program\u0131 do\u011frultusunda tav\u0131r almalar\u0131n\u0131 talep etmeliyiz.<\/p>\n\n\n\n<p>Hepsinden \u00f6nemlisi de i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 i\u00e7inde yapaca\u011f\u0131m\u0131z \u00e7al\u0131\u015fmad\u0131r. Proletaryan\u0131n devrimi ger\u00e7ekle\u015ftirebilmesi i\u00e7in dini inan\u00e7lar\u0131ndan t\u00fcm\u00fcyle ar\u0131nm\u0131\u015f olmas\u0131 gerekmez; ama devrimci s\u0131n\u0131f bilinci ancak d\u00fcnyevi bir temel \u00fczerinde y\u00fckselebilir. Laikli\u011fin savunusu ve rejimin toplumu gericile\u015ftirmesine kar\u015f\u0131 m\u00fccadele bunun i\u00e7in \u00f6nemlidir. Proletaryan\u0131n ve halk kitlelerin zihni, ancak m\u00fccadele i\u00e7inde d\u00fcnyevile\u015febilir. Bug\u00fcn gerek rejimin gericile\u015ftirme sald\u0131r\u0131s\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131nda y\u00fckseltilecek demokratik ve toplumsal talepler, gerek ekonomik sald\u0131r\u0131lar\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131nda g\u00f6sterilecek diren\u00e7 ve b\u00fct\u00fcn bunlar\u0131n eylemlilikler haline d\u00f6n\u00fc\u015febilmesi, laikli\u011fin savunusunda en \u00f6nemli d\u00f6neme\u00e7ler olacakt\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>7 Mart 2008<\/strong><\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Baz\u0131 bas\u0131n yay\u0131n organlar\u0131nda yay\u0131mlanan istatistiklere g\u00f6re \u00fcniversiteli gen\u00e7 k\u0131zlar\u0131n sadece y\u00fczde 10\u2019unu ilgilendiren t\u00fcrban sorunu, demokratik hak ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fckler ya da laiklik ba\u011flamlar\u0131nda T\u00fcrkiye\u2019nin g\u00fcndemine oturmu\u015f durumda. T\u00fcrkiye solu ise bu konuda ikiye ayr\u0131lm\u0131\u015f gibi g\u00f6r\u00fcn\u00fcyor: bir kesim, \u00f6zellikle kad\u0131n sorunlar\u0131na duyarl\u0131 olan \u00e7evreler, \u00fcniversitelerde t\u00fcrban yasa\u011f\u0131n\u0131n Bonapartist bir rejimin topluma dayatt\u0131\u011f\u0131 zorba bir [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":3,"featured_media":110,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_exactmetrics_skip_tracking":false,"_exactmetrics_sitenote_active":false,"_exactmetrics_sitenote_note":"","_exactmetrics_sitenote_category":0,"footnotes":""},"categories":[639],"tags":[162,161,160,47],"class_list":["post-109","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-devrimci-strateji","tag-mucadelesi","tag-sorunu","tag-turban","tag-ve"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/109","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/3"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=109"}],"version-history":[{"count":1,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/109\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":111,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/109\/revisions\/111"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media\/110"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=109"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=109"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/trockist.net\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=109"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}